<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>idealizm | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/idealizm/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Thu, 13 Mar 2008 23:27:17 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Tarihi Maddecilik ve Sosyal İdealizm &#8211; (Türkçülüğün Esasları)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/tarihi-maddecilik-ve-sosyal-idealizm-turkculugun-esaslari/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/tarihi-maddecilik-ve-sosyal-idealizm-turkculugun-esaslari/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Jan 2008 23:24:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türk Tarihi ve Kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçülük]]></category>
		<category><![CDATA[idealizm]]></category>
		<category><![CDATA[Maddecilik]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal İdealizm]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihi Maddecilik]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihi Maddecilik ve Sosyal İdealizm]]></category>
		<category><![CDATA[Turan]]></category>
		<category><![CDATA[Turancilik]]></category>
		<category><![CDATA[Türk]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Soyu]]></category>
		<category><![CDATA[Turkcu]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçülüğün Esasları]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçülüğün İlkeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçülük İlkeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçülük Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Ziya Gökalp]]></category>
		<category><![CDATA[Ziya Gökalp Türkçülüğün Esasları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/tarihi-maddecilik-ve-sosyal-idealizm-turkculugun-esaslari/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tarihi Maddecilik ve Sosyal İdealizm (Türkçülüğün Esasları) Sosyal olayların anlatılmasında ve açıklanmasında birbirine hem yakın, hem de uzak olan iki sosyoloji sistemi vardır. Bunlar, tarihi maddecilik ve sosyal idealizm sistemleridir. Bu sistemlerden birincisi Karl Marx tarafından, ikincisi Emile Durkheim tarafından meydana atıldı. İlk bakışta, bu iki sistemin birbirine yakın olduğunu görürüz. Çünkü, ikisi de, sosyal [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/tarihi-maddecilik-ve-sosyal-idealizm-turkculugun-esaslari/">Tarihi Maddecilik ve Sosyal İdealizm – (Türkçülüğün Esasları)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><strong> <font style="font-size: 20pt" color="#0099cc" face="Maiandra GD">Tarihi  Maddecilik ve Sosyal İdealizm<br />
</font> <font style="font-size: 10pt" color="#ff6600" face="Maiandra GD">(Türkçülüğün  Esasları)</font></strong><font face="Maiandra GD"><strong><span style="font-size: 15pt"><font color="#3399ff"><br />
</font></span></strong></font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"> </font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Sosyal olayların anlatılmasında ve açıklanmasında birbirine hem yakın, hem de  uzak olan iki sosyoloji sistemi vardır. Bunlar, tarihi maddecilik ve sosyal  idealizm sistemleridir. Bu sistemlerden birincisi Karl Marx tarafından, ikincisi  Emile Durkheim tarafından meydana atıldı.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">İlk bakışta, bu iki sistemin birbirine yakın olduğunu görürüz. Çünkü, ikisi de,  sosyal olayların doğal nedenlerinin sonuçları olduğunu; madde, hayat ve ruh  olayları gibi doğal yasalara uyduğunu esas olarak kabul ediyor. Bu görüşe bilim  dilinde determinizm adı verilir.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Fakat, bu noktadan sonra, bu iki sosyoloji sistemi birbirinden uzaklaşmağa  başlar. Karl Marx, determinizmde, bir tür tekel ileri sürer: Toplumsal olayların  arasından neden olabilmek ayrılacağı yalnız ekonomik olaylara özgüdür. Diğer  sosyal olaylar mesela din, ahlak, estetik, politika, dil akıl sahasına giren  olaylar asla neden olamazlar. Sadece sonuç olabilirler. Bundan dolayı Karl Marx-&#8216;a  göre, ekonomik olayların dışında olan bütün sosyal olaylar gölge olaylar (epifenomenler)  konumundadır. Bir şeyin gölge olay olması, başka şeyler üzerinde hiçbir  etkisinin olmaması demektir. İnsanın gölgesi, yaptığı işlere bir etkide  bulunabilir mi? Şüphesiz bulunamaz. İşte gölge olaylar da, bizim arkamızdan  gelen, şu etkisiz gölgeler gibidir. Demek ki Marx&#8217;a göre, Yalnız ekonomik  olaylar gerçektir. Diğer sosyal kurumlar gerçek olmadıkları gibi olay bile  değildiler. Bunlar ancak ekonomik olayların sonuçları ve gölgeleridir.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"></font></p>
<table style="border-collapse: collapse" align="left" border="0" bordercolor="#111111" cellpadding="0" cellspacing="0" height="250" width="250">
<tr>
<td height="267" width="173"><center><!--adsense#reklam_250x250--></center></td>
</tr>
</table>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Mesela Karl Marx, dinlerin meydana çıkışını, farklı mezheplere ayılmasını,  sofuların sığındıkları zaviyelerle tasavvufla ilgilenenlerin içinde yaşadıkları  tekkelerin oluşmasını reform yapılmasını dinle devletin ayrılmasını, yalnız  üretim tekniklerinin değişmesiyle açıkladığı gibi; ahlak, hukuk, politika,  estetik, dil, düşünce alanına ait bütün ideallerin doğmasını, büyümesini ve  ölmesini de yine aynı ekonomik olayların gelişimi ile açıklamaya çalışmıştır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Durkeheim&#8217;in kurduğu sosyolojiye göre, böyle bir tekel doğru değildir. Ekonomik  olayların diğer sosyal olaylardan hiçbir üstün tarafı yoktur. Ekonomik kurumlar  nasıl bir olay bir gerçekse; din, ahlak, estetik, v.b. gibi diğer sosyal  kurumlar da birer doğal olaydır birer gerçektir. Bu sonuncuları, eşyanın  gölgelerine benzeterek, gölge hadiseler diye adlandırmak objektif gerçeklikten  ayrılmak demektir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Fizikte, kimyada, biyolojide gölge olaylar olmadığı halde, sosyolojide neden  bulunsun? Gerçi geçmişte Maudsley gibi bazı psikologlar &#8220;bilinç&#8221;e gölge olay  adanı veriyor ve bilincin psikolojik olaylar üzerinde hiçbir etkisi olmadığını  savunuyorlardı. Fakat, Alfred Fouilee, Ribot, James, Höffding, Bergson, Pierre  Janet, Binet, Paulhan gibi yeni psikologlar bu teoriyi ilmi delillerle kesin  olarak yıktılar. Artık psikoloji alanında &#8220;Gölge olayı&#8221; deyimi kalmadı.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bundan başka sosyal olaylar arasında yalnız ekonomik kurumları gerçek saymak,  mesela fizyolojik olaylar arsında yalnız mideye ve hazım borusuna ait olayları  gerçek sayarak diğer fizyolojik işlemleri bunların gerçek olmayan etkisiz  gölgeleri saymak gibidir. Böyle bir teoriyi, hiçbir fizyoloji bilgini kabul  edebilir mi?</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Karl Marx, bu tekelciliği, teori alanında bırakmayarak, pratik alanına da  aktarmakla ikinci bir hataya düşmüştü. Marx&#8217;a göre, halk yalnız işçi sınıfından  ibarettir. Buna göre, işçi sınıfı diğer sınıfları ortadan kaldırmak zorundadır.  Oysa ki, halk &#8220;toplum&#8221; anlamı taşıdığından hukukça bir birine eşit olmayı kabul  eden bütün sınıfların toplamı demektir. Gerçekten çoğunlukla eşit olmayı kabul  etmeyen emperyalist, aristokrat, feodal sınıfları halkın dışında görmek  doğrudur. Burjuvalarla aydınlar arasında da hukukça her kese eşit olmayı kabul  etmeyen sınıflar varsa, hak dairesinin dışında kalmalıdırlar. Fakat hukukça  herkesin eşit olduğunu kabul edenler hangi meslek sınıfında bulunurlarsa,  bulunsunlar halktandırlar.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Durkheim&#8217;ın sosyolojisinde, diğer sosyal olaylar ekonomik olaylara neden  olabildiği gibi, ekonomik olaylar da diğer sosyal olaylara neden olabilirler.  Görülüyor ki, Durkheim sosyolojisi ekonomik olayların önemini ve değerini inkar  etmiyor. Gittikçe ekonomik olayların toplum içindeki değerinin yaratığını, hatta  modern toplumlarda ekonomik hayatın sosyal yapıya esas olduğunu ortaya atan  Durkheim&#8217;dir. Durtheim&#8217;a göre ilkel toplumlardaki dayanışma yalnız ortak  bilinçten doğan mekanik dayanışmadır. Bunlar bir birine benzeyen oba, oymak,  boy, il gibi bölümlerden oluştuğu için, Durkheim tarafından segmanter (dilimlere  bölünmüş) toplumlar diye adlandırmışlardır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">İleri gitmiş toplumlarda ise, birinci tür dayanışmadan başka bir de, sosyal iş  bölümünden doğan organik dayanışma vardır. Durkheim bunlara da organize  (örgütlü) toplumlar adını vermiştir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bilindiği gibi, iş bölümü ekonomik hayatın da temelidir. Modern toplumlarda din,  politika bilim estetik, ekonomi alanlarıyla ilgili topluluklar; iş bölümünden  doğmuş olan, uzmanlık ve mesleki guruplarıdır. O halde, Durkheim&#8217;ın, ekonomik  hayata da hak ettiği yeri ve önemi tamamen vermiş olduğunu kabul etmek gerekir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bununla beraber Dukheim&#8217;da bütün sosyal olayları bir tek asıl&#8217;a indiriyor: Bu  tek asıl, &#8220;kollektif tasavvurlar&#8221; dır. Bu terimin, tariften ziyade, örneklerle  açıklaması mümkündür. Bundan dolayı, birkaç örnek vererek, &#8220;Kollektif  tasavvuflar&#8221; ın ne demek olduğunu anlatmağa çalışacağım:</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Mesela, Meşrutiyetten önce de, memleketimiz de işçiler vardı. Fakat, bu  işçilerin ortak bilincinde &#8220;Biz, işçi sınıfını oluşturuyoruz&#8221; düşüncesi yoktu.  Bu düşünce bulunmadığı için, o zaman ülkemizde işçi sınıfı yoktu. Yine  Meşrutiyetten önce, memleketimizde birçok  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turklerin-ana-yurdu/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Türkler</font></a> vardı. Fakat, bunların  kollektif bilincinde &#8221; Biz, Türk  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Millet/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">millet</font></a>iyiz&#8221; kavramı bulunmadığı için, o zaman  Türk Milleti de yoktu. Çünkü bir topluluk, onu oluş<a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turan-illeri/" style="text-decoration: none"><font color="#000000">Turan</font></a> fertlerin ortak  vicdanında bilinçli bir biçimde algılanmadıkça, sosyal bir sınıf özelliği  kazanamaz. Bunun gibi,  <a href="https://www.bilgicik.com//" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Türkçe</font></a> asıllı bir  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/sozcuk-turleri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">kelime</font></a> Türk halkının dil bilincinde  artık yaşamıyorsa,  <a href="https://www.bilgicik.com//" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Türkçe</font></a> bir  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/sozcuk-turleri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">kelime</font></a> olmak niteliğinin de, sosyal bir varlık  olmak değerini de kaybetmiş demektir. Bunun gibi, gerçekte Türk töresine giren  bir adet de Türk halkının ahlaki vicdanında artık bilinmiyor ve duyulmuyorsa, o  da gerek sosyal bir olay olmak, gerek Türk ahlakında bir ilke olmak  özelliklerini kaybetmiş demektir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu ifadelerden anlaşılıyor ki sosyal olaylar mutlaka, ait oldukları sınıfın  kollektif vicdanında bilinçli duyuşlar bu çiminde bulunmalıdırlar İşte,  kollektif vicdandaki bu bilinçli algılara &#8220;kollektif tasavvurlar&#8221; adı verilir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Kollektif tasavvurlar, Marx&#8217;ın zannettiği gibi, sosyal hayatta etkisi olmayan,  gölge olaylardan ibaret değildir. Aksine bütün sosyal yaşantımız bu  tasavvurların etkilerine göre biçimlerini alır. Mesela, biz Türkiyelilerin  kollektif vicdanımızda &#8221; Türk  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Millet/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">millet</font></a>indeniz&#8221; tasavvurları açık ve seçik  görünüşler halinde belirmeğe başlayınca, bütün sosyal hayatlarımız değişmeye  başlayacaktır. &#8220;Türk  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Millet/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">millet</font></a>indeniz&#8221; dediğimiz için, dilde, estetikte, ahlakta,  hukukta, hatta din hayatında ve felsefede Türk  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Kultur/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">kültür</font></a>üne Türk zevkine, Türk  vicdanına göre bir orijinallik, bir özgünlük göstermeğe çalışacağız. &#8220;İslam  ümmetindeniz&#8221; dediğimiz &#8220;için, bize göre en kutsal kitap Kur&#8217;an-ı Kerim, en  kutsal insan Hazret-i Muhammed, en kutsal tapınak Kabe, en kutsal din İslamiyet  olacaktır. &#8220;Batı medeniyetindeniz&#8221; dediğimiz için de ilimde, felsefede, fenlerde  ve diğer çağdaş sistemlerde tam bir Avrupalı gibi hareket edeceğiz.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Kollektif tasavvurlar, yalnız toplum kavramlarına özgü değildir. Mitler,  menkıbeler, masallar, efsaneler, fıkralar, dini inanışlar, ahlak, hukuk, ekonomi  fen alanına ait kurallar; bilim ve felsefe ile ilgili görüşler de birer  kollektif tasavvurdan ibarettir. Dini inancın ve teorinin tersi sayılan törenler  ve eylemler bile, önce zihinde tasarlandıktan sonra yapıldıkları için, gerçekte  birer kollektif tasavvurdan ibarettirler.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Şahsi düşünceler her ferdin kendine özgü olan toplum bütün fertleri arasında  ortak olan, daha doğrusu kollektif vicdanında bilinçle kavranılan düşünme  biçimleridir. Şahsi düşünceler, gerçekte, toplum üzerinde hiçbir etkiye sahip  değildir. Fakat şahsi düşünceler sosyal güce dayanarak kollektif bir tasavvur  niteliği kazandığı zaman, sosyal hayatta büyük bir etken olur. Mesela, büyük bir  manevi etki gücüne sahip olan bir kurtarıcı, ne düşünürse, fikirleri biraz sonra  herkesin ortak düşünüşleri sırısana geçer. Tabi şahsi düşünceler bu nitelikte  olursa, sosyal hayatta her an etkilidir. Bir  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Millet/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">millet</font></a>, büyük başarılarıyla  dehasını, fedakarlığını, kahramanlığını fiiller ispat etmiş, büyük bir kişiliğe  sahip olduğu zaman, onun kollektif tasavvurlar yaratmak gücü sayesinde, her  türlü yeniliği kolayca gerçekleştirebilir. İşte, bugün biz böyle bir deha  hazinesine sahibiz. Sıradan insanların hatta ilimde büyük bilgileri ve uygulama  alanında yüksek güç ve etkinlikleri olsa bile &#8211; asla başaramayacakları yenilik  ve ilerlemeleri herkesin vicdanında kurtarıcı ve dahi tanılan böyle bir kişi bir  sözle, bir nutukla, bir bildiriyle gerçekleştirebilir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Kollektif tasavvurlar, coşkun krizler sırasında çok şiddetli heyecanlarla  çerçevelenerek son derece büyük bir kudret ve güç kazanırlar. Kollektif  tasavvurların bu biçimine ülkü adı verilir. Kollektif tasavvurlar asıl ülkü  biçimini aldıktan sora dır ki, gerçek ülkücülerin etkeni olurlar. Mesela  Türkçülerin ortaya attıkları  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkculuk/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Türkçülük</font></a> düşüncesi genç bir topluluğun kafasındaki  tasavvuru Tür  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Millet/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">millet</font></a>ine yayarak onu bir ülkü biçimine dönüştüren Trablusgarp,  Balkan Savaşlarıyla I. Dünya Savaşındaki yıkımlar olmakla beraber, bu ülküye  resmilik veren ve onu uygulayan da ancak Mustafa Kemal oldu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu örneklerden de anlaşılıyor ki, Durkheim, idealciliği toplumun coşkun halleri  ile, yani sosyoloji ile açıklıyor. Ona göre bütün kollektif olaylar ideallerden  veya onların hafif dereceleri olan kollektif tasavvurlardan ibarettir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Gerçekten de, her kollektif tasavvur, az-çok, bir değer duygusu ile karışıktır.  Sosyal kurumların bazısını kutsal bazısını iyi, bazısını güzel, bazısını doğru  biçimde değerlendiririz. Kurumlara bu sıf2atların verilemesi, onların  duygulardan, heyecanlardan, ihtiraslardan uzak olmadığını gösterir. Zaten, biz  hangi şeye karşı dini bir heyecan duyarsak ona kutlu hangi şeye karış ahlaki bir  heyecan duyarsak ona iyi, hangi şeye karşı estetik bir heyecan duyarsak ona  güzel, hangi şeye doğru değerlerini veririz. Demek ki, bütün kollektif  tasavvurlarda ideal niteliği vardır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Kollektif tasavvurlar yani ülküler bütün sosyal olayların nedenleri olmakla  beraber, kendilerinin de doğması, kuvvetlenmesi, zayıflaması, ölmesi birtakım  sosyal nedenle bağlıdır. Bu sebeple sosyal yapıdan meydana gelen değişmelerdir.  Durkheim&#8217;a göre sosyal olayların ilk nedenleri toplum nüfusunun yoğunluğundan  fertlerinin birbiri ile kaynaşmasının, aynı  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Millet/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">millet</font></a>ten oluşmalarının, iş  bölümünün artıp eksilmesi gibi sosyal morfolojiye ait olaylardır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkculuk/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Türkçülük</font></a> hareketinin ortaya çıkması da sosyal bir olaydır. Bu olayın  açıklanmasında da, &#8220;Tarihi Maddecilik&#8221; ve &#8221; sosyal idealizm&#8221; görüşlerine ait iki  zıt teori karşısındayız. Birinci teoriye göre,  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkculuk/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Türkçülük</font></a> yalnız ekonomik  nedenlerden doğdu. İkinci teoriye göre,  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkculuk/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Türkçülük</font></a> akımının doğması sosyal  ideallerin değişmesinden ve bunların değişmesi de sosyal yapının değişime  uğramasından ileri geldi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Eskiden, memleketimizde başlıca iki dini topluluk vardı. Birincisi hilafetin  etrafında toplanan Müslüman ümmeti, ikincisi Rum patrikhanesinin etrafında  toplanan Hıristiyan ümmeti idi. Eğer dinler, eski kuvvetini aynı şiddetle  koruyabilseydi bu topluluk dağılmayacaktı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Fakat şehirlerde nüfus yoğunluğunun çoğalması yüzünden ilkin iş bölümü doğmağa,  sonar da gittikçe derinleşmeğe başladı. İş bölümü melek sınıflarını ve meslek  sınıfları da meselem bilincini doğurduğundan, eski zamanlarda gerek Müslüman  topluluğunda, gerek Hıristiyan topluluğunda tek başına egemen olan bu iki  kollekif2 bilinç zayıflamağa başladı. Kollektif bilincin zayıflaması, onlara  dayanan topçululukların ortak dayanışmalarını da bozdu. Yeni doğan gazete ile  okul  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/edebiyatin-tanimi-edebiyat-nedir/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">edebiyat</font></a>la şiir de, anlamı anlaşılmayan din topluluğu dili yerine, toplum  dilini koydu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Böylelikle gerek Müslümanların, gerek Hıristiyanların kendi topluluklarına özgü  vicdanları, tasavvurları ve görüşleri değişti. Eskiden her fert bağlı bulunduğu  dini topluluğu sosyal bir organizma ve kendisini onun yarılmaz bir organı  görürken, şimdi sosyal organizma olarak yalnız kendi dil topluluğunu görmeğe ve  kendisini onun ayrılmaz bir organı saymağa başladı. İşte, din topluluklarının  dağılmasıyla onların yerine dil topluluklarının geçmiş olması böylece  gerçekleşti. Rum patrikhanesine bağlı din topluluğundan önce Ermenilerin, sonra  ilahların, Sırpların, Bulgarların, hatta bağımsızlık kazanan yunanlıların  ayrılmaları ve bir kısmının Eksarhlık dayıla bu ayrılışa daha belirli bir biçim  vermeleri bu iddiamıza canlı bir delildir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu dil toplulukların Osmanlılık adı verilen politik topluluktan ayrılmaları din  topluluğundan ayrılmalarından sonra olması da, ilk nedenin politik olmayıp  sadece  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Kultur/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">kültür</font></a>el olduğunu gösterir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Zaten, dil ve  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Milli/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">milli</font></a>  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Kultur/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">kültür</font></a> topluluklarından ibaret olan  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Milli/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">milli</font></a>yetler eski  zamanlarda da vardı. Ancak, iki türlü emperyalizm, dini ve politik emperyalizm  onları iki topluluğun içinde yani saltanat ve ümmet çemberleri arasında  hapsetmişti. Bu toplulukları çemberleri güçten düştükçe, hapsedilmiş  toplulukların serbest olmak için mücadeleye girişmeleri doğaldı. İşte,  Yurdumuzda önce bağımsızlık biçiminde kendisini gösteren  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Milli/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">milli</font></a>yet akımları bu  biçimde gelişti.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Müslüman kavimler arasındaki  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Milli/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">milli</font></a>yetçilik akımları da aynı biçimde kendisini  gösterdi. Örnek olarak, Arnavutları alalım. Başkımcılğın merkezi olan Toskalar,  eski zamanlardan beri Bektaşiliğe sapmakla din topluluğundan uzaklaşmışlardı.<br />
Bunlar, öncelikle, çağın gerekleri sayılan okul ve basın şiir ve  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/edebiyatin-tanimi-edebiyat-nedir/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">edebiyat</font></a>tan  nasiplerini almak için kendi dillerini kullanmak istediler. Bunun için bir yazı  kabul etmek gerekti. Kabul ettikleri yazının Latince olması da gösteriyor ki,  Toskalar, her şeyden önce, din topluluğundan ayrılmışlardı. Bir zamandan beri  zayıflamağa başlayan din bağları yerine  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Milli/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">milli</font></a>  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Kultur/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">kültür</font></a>e dayanan bir birlik kurmağa  çalışıyorlardı. Araplar da ve kürtlerde de  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Milli/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">milli</font></a>yetçilik akımı önce  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Kultur/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">kültür</font></a>  alanında görünmeğe başladı. Bu akımların politik bir nitelik kazanması ikinci  aşamaları ekonomik bir nitelik kazanmaları da üçüncü aşamalardır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Türkçülüğe gelince, bunun da  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Milli/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">milli</font></a>  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Kultur/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">kültür</font></a> alanında başladığını biliyoruz.  Türkçülüğün ilk babalarından birisi eski Darülfünun (Üniversite) umuzun,  ikincisi de askeri oklularımızın kurucusuydu. Medrese kuvvetli olsaydı,  Darülfünun kurulmayacaktı. Yüzyıllarca medresenin silahlı kuvveti olma  özelliğinin koruyan yeniçerilik var iken de, askeri okullar açılamazdı. Demek  ki, sosyal bölümünün bir sonucu olarak,  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turklerin-ana-yurdu/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Türkler</font></a>de de din topluluğunun dayandığı  birleştirici güç artık zayıflamağa başlamıştı. Sultan Abdülaziz devrinin  açılması, askeri okullara yeni bir düzen verilmesine girişilmesi bu zayıflamanın  sonuçlarıdır. Bu yeni kurumların başında Ahmet Vefik paşa ile Süleyman paşa,  dağılmağa başlayan ümmet ve saltanat toplulukları içinde pusulasız kalan  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Millet/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">millet</font></a>lerini dil,  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Milli/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">milli</font></a>  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Kultur/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">kültür</font></a>, tarih bağları ile yeniden güçlendirmek ve  gençleri bu yeni ideallere göre terbiye etmek gereğini duydular. Bundan sonra  yirmişer sene aralıkla doğan özleştirmecilik ve yeni dil akımları da  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkculuk/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Türkçülük</font></a>  idelinde özellikle dil ile  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Milli/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">milli</font></a>  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Kultur/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">kültür</font></a>ün etken olduklarını gösterir. Gerçi,  Türkçülüğün sonlarına doğru &#8220;<a href="https://www.bilgicik.com/tag/Milli/" style="text-decoration: none"><font color="#000000">milli</font></a> ekonomi&#8221; ideali de doğdu. Fakat bu teoriyi  ortaya atanlar, ne ekonomistler ne de ticaretle uğraşanlardı. Milliyetin  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Milli/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">milli</font></a>  hukuk  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Milli/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">milli</font></a> ahlak  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Milli/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">milli</font></a> terbiye, hatta  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Milli/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">milli</font></a> felsefe gibi çeşitli yansımalarının  arayanlar,  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Milli/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">milli</font></a>  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Kultur/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">kültür</font></a>cü Türkçülerdi. </font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Milli ekonomi de  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turklerin-ana-yurdu/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Türkler</font></a>de, önce çıkar  gözetmeyen bir ideal biçiminde doğdu ve salt teorik olarak, ülkemizin ekonomik  gerçeğini yani ziraatimizin, sanayimizin, ticaretimizin çeşitli alanlarında  uygulanmakta olan hukuki rejimlerle teknik biçimleri aramağa başladı. Mili  ekonomimiz ancak ekonomik gerçeklerimiz inceledikten sonradır ki, ekonomik  olaylarımızdan normal ve hasta olanlarını ayırabilecek ve ancak o zaman ekonomik  hastalıklarımızın tedavisi için rapor yahut reçete verebilecekti. Fakat, ne  yazık ki, birinci Dünya Savaşı teorik incelemeleri durdurarak, farklı biçimlerde  pratik uygulamaların meydana gelmesine neden oldu. Milli ekonomi ticari bir  spekülasyon aracı değil, ilmi bir ekoldür. Almanya&#8217;da, bu ekolün kurucusu  Friedrich List&#8217;tir. Durkheim, List&#8217;in  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Milli/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">milli</font></a> ekonomi hakkındaki eserine &#8220;Objektif  olarak yazılmış, gerçeklere dayanan ilk ekonomi kitabı budur&#8221; diyor. Fakat, bu  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Milli/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">milli</font></a> ekonomi bilimi her yerde,  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Milli/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">milli</font></a> idealden önce değil, sonar doğar.</font></p>
<p align="justify"> <font face="Maiandra GD" size="2"> </font></p>
<p align="center"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkculuk/">»<span lang="tr">  &#8220;Türkçülük&#8221; Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span></span></strong></font></p>
<p align="center"> <span lang="tr"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></font></span><font face="Maiandra GD" size="2"><strong><span style="font-size: 10pt"><br />
<a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkculuk/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Türkçülük</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Turk/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Türk</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Turkcu/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Türkçü</font></a></span></strong></font></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/tarihi-maddecilik-ve-sosyal-idealizm-turkculugun-esaslari/">Tarihi Maddecilik ve Sosyal İdealizm – (Türkçülüğün Esasları)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/tarihi-maddecilik-ve-sosyal-idealizm-turkculugun-esaslari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İdealizm</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/idealizm/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/idealizm/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 09 Sep 2007 22:10:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edebi Akımlar]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[idealizm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/idealizm/</guid>

					<description><![CDATA[<p>İdealizm Dünyayı ve varoluşu bilinç ve düşünceye öncelik vererek açıklama öğretisinin temel olduğu felsefi akımın edebiyattaki uzantısıdır. İdealist felsefenin tüm özellikleri edebi eserlerde de görülür. 20. yüzyılın başlarında ortaya çıkmıştır. Bireyci dünya görüşü ve simgecilik akımına bir tepki olarak doğmuştur. Çağcıl yaşamın artık makineleşen toplumları ve alabildiğine serpilip gelişen kentleriyle bireyi topluluk içinde yaşamaya zorladığını [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/idealizm/">İdealizm</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 12pt" align="center"> <font color="#3366ff" face="Maiandra GD"><strong><span style="font-size: 15pt"> İdealizm</span></strong></font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 12pt" align="justify"> <font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 10pt"><span>          </span>Dünyayı ve varoluşu bilinç ve düşünceye öncelik vererek açıklama  öğretisinin temel olduğu felsefi akımın edebiyattaki uzantısıdır. İdealist  felsefenin tüm özellikleri edebi eserlerde de görülür. 20. yüzyılın başlarında  ortaya çıkmıştır. Bireyci dünya görüşü ve simgecilik akımına bir tepki olarak  doğmuştur. Çağcıl yaşamın artık makineleşen toplumları ve alabildiğine serpilip  gelişen kentleriyle bireyi topluluk içinde yaşamaya zorladığını vurgulayan  idealizm, bir arada yaşamanın yarattığı ortak kanı ve duyguları dile getirmeyi  amaçlamaktadır. </span></font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 12pt" align="justify"> <font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 10pt">       Topluluk  bilincini ve bu bilince göre bireyin varoluşunu, yaşamı belli belirsiz  yönlendiren kimi tinsel gerçekleri betimlemeyi ön planda tutar. En büyük  temsilcisi Fransız yazar </span></font> <span style="font-size: 10pt; font-family: Comic Sans MS"><strong> <span style="font-family: Maiandra GD">Jules Romains</span></strong></span><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 10pt">’tir.  Bu akımın temelleri, </span></font> <span style="font-size: 10pt; font-family: Comic Sans MS"><strong> <span style="font-family: Maiandra GD">Romains</span></strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 10pt">’le </span></font><strong><span style="font-family: Maiandra GD">Chenneviere</span></strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 10pt">’nin  yazdığı Petit Traite de Versification (Şiir üzerine küçük inceleme) ve </span> </font><strong><span style="font-family: Maiandra GD">Georges Duhamel</span></strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 10pt">’le </span></font><strong><span style="font-family: Maiandra GD">Charles Vildrac</span></strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 10pt">’ın  kaleme aldığı Notes su <st1:personname productid="la Technique Poetique" w:st="on">la Technique  Poetique</st1:personname> (Şiir tekniği üzerine notlar) adlı eserlerde ortaya  konulmuştur. </span></font></span></p>
<p class="MsoNormal" align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="center"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/edebi-akimlar/">»<span lang="tr">  Edebi Akımlar Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span></span></font></strong></p>
<p class="MsoNormal" align="center">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="center"> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></p>
<p class="MsoNormal" align="center">&nbsp;</p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/idealizm/">İdealizm</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/idealizm/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
