<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ikinci Yeni | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/ikinci-yeni/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Tue, 11 Sep 2007 00:29:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Yaratımsız dönem ve İkinci Yeni</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/yaratimsiz-donem-ve-ikinci-yeni/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/yaratimsiz-donem-ve-ikinci-yeni/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 09 Sep 2007 21:25:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edebi Akımlar]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Dönem]]></category>
		<category><![CDATA[ikinci Yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/yaratimsiz-donem-ve-ikinci-yeni/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaratımsız dönem ve İkinci Yeni 1950’lerde toplumsal yapıda kimi değişimlerin belirginleştiği görülür. II. Dünya Savaşı, tek parti yönetiminin baskısı, toplumsal gelişimindeki dengesizlik sınıfsal çatışmayı körüklemiş, çok partili döneme geçiş iktidar değişimiyle sonuçlanmıştır. Oysa görünürde halkın oyuyla değişen iktidar, aslında savaş sırasında güçlenen ticaret kesimindeki kentsoylular sınıfıyla büyük toprak sahiplerini temsil edenlerin eline geçmiştir. Nitekim 1950’den [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/yaratimsiz-donem-ve-ikinci-yeni/">Yaratımsız dönem ve İkinci Yeni</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font color="#3366ff"> <span style="font-size: 15pt; font-family: Comic Sans MS"><strong> <span style="font-family: Maiandra GD">Yaratımsız dönem ve İkinci Yeni</span></strong></span></font><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"><font color="#3366ff"> </font></span></font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 10pt">        1950’lerde toplumsal yapıda kimi değişimlerin belirginleştiği görülür. II.  Dünya Savaşı, tek parti yönetiminin baskısı, toplumsal gelişimindeki dengesizlik  sınıfsal çatışmayı körüklemiş, çok partili döneme geçiş iktidar değişimiyle  sonuçlanmıştır. Oysa görünürde halkın oyuyla değişen iktidar, aslında savaş  sırasında güçlenen ticaret kesimindeki kentsoylular sınıfıyla büyük toprak  sahiplerini temsil edenlerin eline geçmiştir. Nitekim 1950’den başlayarak  ekonomik alanda devletin geriye çekildiği, özel girişime destek olduğu görülür.  Ayrıca dış krediye dayalı bir kalkınma biçimi gerçekleştirilmek istenir. Bu, bir  yandan kısa sürede, özellikle tarımsal üretimin ve ulusal gelirin artmasına yol  açarken, bir yandan da anamalcı (kapitalist) ilişkilerin gelişmesine, dış  borçların birikmesine neden olur. Dış bağlaşmaların ve sağlıksız toplumsal  gelişimin, iktidarı, siyasal, düşünsel, kültürel alanlarda özgürlüklerin  kısılmasına, baskıya götürmesi ise doğaldır. Demokrasi yanlısı güçlerin,  aydınların desteğiyle iktidar olan Demokrat Parti de, daha iktidarının ilk  yıllarında yalnız toplumculara değil, bütün ilerici güçlere karşı bir tutum  takınır. Köy Enstitülerini kapatır. Ardından, Kore Savaşı’nın yarattığı ortamdan  yararlanarak toplumcuları ezer. CHP’de kurtulamaz bu sindirme eyleminden. Gidiş,  &#8220;dikensiz gül bahçesi&#8221;nedir.</span></font></p>
<p><font face="Maiandra GD">Dönemin şiir ortamını ise Mehmet Doğan şöyle betimler:<br />
&#8220;1954-55 yılları sanat dergileri araştırıcı bir gözle tarandığında şiirin  belirli bir şekilde zayıfladığı görülecektir. Orhan Veli’nin daha 1949’da genç  şairlerin ilgisini çektiği tehlike elle tutulur bir gerçeğe dönüşmüş; şiir  deyince yalnız küçük olayların, yalnız alelade bir dille anlatılması akla gelir  olmuş, basitlik, aleladelik şiirin ölçüsü olmuştur. Dergi sayfalarını Garip  akımının sıradan kopyaları doldurmuştur. Coşkusuz, cansız, renksiz, bütün gücü  üç beş dize içine sıkıştırdığı bir espride olan fıkramsı şiirler. Korkunç  şekilde birbirlerine benzerler hepsi de. Şair kişilikleri nerdeyse silinmiştir  ortalıktan. İmzalar olmasa hangi şiir kimindir tanınamaz. Bazan hiç şiirsiz  çıktığı görülür bir derginin.&#8221;<br />
İşte Muzaffer Erdost’un &#8220;İkinci Yeni&#8221; akımı adını taktığı şiir akımı bu  ortamda, Garip’e tepki olarak belirir. İlk ürünler Yeditepe dergisinde  (1954-1955), Pazar Postası’nda (1956) yayımlanır. Cemal Süreya, İlhan Berk, Edip  Cansever, Turgut Uyar, Sezai Karakoç, Ece Ayhan, Tevfik Akdağ, Ülkü Tamer akımın  bellibaşlı adlarıdır. Oktay Rifat da Perçemli Sokak’ı (1956) çıkararak yeni  arayışlara katılır. Aynı yıllarda, özellikle Pazar Postası’nda yeni şiir  anlayışını savunan yazılar görülür. Ozanlar dışında, Muzaffer Erdost akımın  kuramcısı görünümündedir.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD">Kısaca özetlemek gerekirse, İkinci Yeni, Garip’in tam tersi bir noktadan  yola çıkar. Söyleyişteki rahatlığın yerine şiir dilini zorlamayı, anlaşılırlık  yerine anlamca kapalılığı, somuta karşılık soyutlamayı getirir. Halk şiirine  sırt çevrilir. Öteyandan dize anlayışına, sözcüklerle oynamaya yönelinerek eski  şiirle zayıf da olsa bağlantı kurulur. İkinci Yeniciler için önce biçim gelir.  Cemal Süreya bunu şöyle belirtir: 2Biz şiir salt biçimdir, demiyoruz, belki en  çok biçimdir diyoruz. Bunu belirtebilmek için de soyut bir metodla diğer her şey  aynı kaldığı takdirde biçimin beklenebilir değişmelerini arıyoruz. Biçimi  önemsiyoruz. Bunu da gerekli buluyoruz.&#8221; (Pazar Postası, s. 41, 1958).</font></p>
<p><font face="Maiandra GD">İkinci Yeni’nin çıkışında gerçeküstücülüğün etkin olduğu biliniyor. Andre  Breton’un gerçeküstücülük tanımını anımsayalım: &#8220;Sürrealizm: Sözle, yazıyla, ya  da başka bir biçimle düşüncenin gerçek işleyişini ortaya koymak için  yararlanılan katkısız bir ruhsal otomatizm. Aklın ve her türlü ahlaksal ve  estetik kaygının denetimi dışında, düşüncenin belirlenmesi&#8230; Sürrealizm,  düşüncenin çıkar gözetmez oyununa, rüyanın sınırsız gücüne ve bugüne değin  önemsenmemiş bulunan belli çağrışım biçimlerinin üstün bir gerçekliği olduğuna  inanır.&#8221;<br />
Usu boşlayan, daha doğrusu usun mantıksal işleyişine sırt çeviren bu  anlayış İkinci Yeni’nin belirgin özelliklerindendir. Başlangıçta Garipçilerin  çıkışı da gerçeküstücülüğün izlerini taşır; ama İkinci Yeniciler  gerçeküstücülüğü daha bilinçli benimserler. Gerçeküstücülerin bilinç dışına  yönelişlerini, çağrışımlarla zenginleşen imgeciliklerini, düş, fantezi ve alay  öğelerinden yararlanışlarını ustaca değerlendirirler. Harfçiliğin (lettrisme)  etkisini taşıyan örnekleri ise biçimsel arayışların ürünü saymak gerekir.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD">İkinci Yeni bir kaçış şiiri midir? Siyasal ortam düşünüldüğünde, evet.  Ama yaşanılan toplumsal durum göz önüne alındığında, bireyin toplumla  çatışmasının, yabancılaşmanın; yerleşik değerlerin bireyi bunaltmasının ve dış  dünyayla, insanlarla kurulan ilişkilerin yozlaşmasının İkinci Yeni’yi beslediği  söylenemez mi? Çağdaş düşünce akımlarıyla (varoluşçuluk gibi) beslenen İkinci  Yeni deviniminin siyasal eylemi dışlaması, gerici bir sanat akımı olarak  damgalanması için yeterli midir? Kaldı ki, her akımın çıkışında ve gelişim  sürecinde rastlanan aşırı örnekler, öykünmecilerin, yenilik için yenilik ardında  koşanların yoz ürünleri de o akımı olumsuzlaşmanın nedeni olmaz.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD">Nitekim 1960’tan sonra İkinci Yeni akımı da, kendi içinde biçimsel  aşırılıklardan arınarak, yeni imgelere, dize işçiliğine dayanan ve şiirsel bir  yapı kurmayı amaçlayan arayışlarla gelişimini sürdürdü. İkinci Yenicilerin uzak  çağrışımlar yaratmaya yönelik, şiire özgü bir dil oluşturma çabaları genelde  Türk şiirini de etkiledi. Anlamsızlık değil, yeni anlamlar yakalamaktı artık  amaç.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD">1965’lere gelinirken, Yön dergisinde Nazım Hikmet’in şiirlerinin çıkması,  1936’dan beri basılmaları yasaklanmış kitaplarının birbiri ardına yayımlanmaya  başlaması. İkinci Yeni akımının sonu oldu. Akımın bellibaşlı adları toplumsal  özlere açılarak yeni bileşimler ardındaydılar zaten. Yeniden gündeme gelen  toplumcu şiir, geçirilen bütün deneyleri özümseyerek, kaldığı yerden değil,  gelinen yerden yeni bir gelişim sürecine girdi.</font></p>
<p class="MsoNormal" align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="center"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/edebi-akimlar/">»<span lang="tr">  Edebi Akımlar Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span></span></font></strong></p>
<p class="MsoNormal" align="center">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="center"> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></p>
<p class="MsoNormal" align="center">&nbsp;</p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/yaratimsiz-donem-ve-ikinci-yeni/">Yaratımsız dönem ve İkinci Yeni</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/yaratimsiz-donem-ve-ikinci-yeni/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
