<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>iran Turkleri | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/iran-turkleri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Fri, 21 Jun 2013 14:21:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>İran TÜRKler&#8217;i (Hüseyin Nihal ATSIZ)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/iran-turkleri-huseyin-nihal-atsiz/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/iran-turkleri-huseyin-nihal-atsiz/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Oct 2007 10:55:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hüseyin Nihal Atsız]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar ve Şairler]]></category>
		<category><![CDATA[iran Turkleri]]></category>
		<category><![CDATA[Iran Turkleri Nihal Atsiz]]></category>
		<category><![CDATA[Nihal ATSIZin Makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Nihal ATSIZin Yazilari]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçü Nihal ATSIZ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/iran-turkleri-huseyin-nihal-atsiz/</guid>

					<description><![CDATA[<p>İran TÜRKler&#8217;i (Hüseyin Nihal ATSIZ) 12 Kasım 1968’de, saat 19 daki Radyo Ajans Haberlerinde ve ertesi günkü gazetelerde bildirildiğine göre, İran Dışişleri Bakanı Zâhidî, Tahran hava alanında, bira yabancı gazetecinin sorusuna verdiği cevapta, bu ilişkilerin geçmişte olduğu gibi dostluk ve kardeşlik esaslarına dayanarak yürüdüğünü söylemişti. &#160; Türk – İran ilişkilerinin dostluk ve kardeşlik temeline dayanarak [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/iran-turkleri-huseyin-nihal-atsiz/">İran TÜRKler’i (Hüseyin Nihal ATSIZ)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font face="Maiandra GD"><font color="#3366ff"><span style="font-size: 18pt; font-weight: 700"> İran TÜRKler&#8217;i<br />
</span></font><font color="#ff6600"> <span style="font-size: 12pt; font-weight: 700">(</span></font></font><span style="font-weight: 700"><font color="#ff6600" face="Maiandra GD">Hüseyin  Nihal ATSIZ)</font></span></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">12 Kasım 1968’de, saat 19 daki Radyo  Ajans Haberlerinde ve ertesi günkü gazetelerde bildirildiğine göre, İran  Dışişleri Bakanı Zâhidî, Tahran hava alanında, bira yabancı gazetecinin sorusuna  verdiği cevapta, bu ilişkilerin geçmişte olduğu gibi dostluk ve kardeşlik  esaslarına dayanarak yürüdüğünü söylemişti.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Türk – İran ilişkilerinin dostluk ve kardeşlik temeline dayanarak yürümesini,  elbette, biz de isteriz. Çünkü “Kalkınma İçin Bölgesel İşbirliği” andlaşmasında  İran’la müttefik olduğumuz gibi, sınırdaş bulunmaklığımız, aynı muhtemel  tehlikelerden zarar görme durumunda olmamız da bizi dostluğa, ittifaka ve  işbirliğine sürüklemektedir.</p>
<p>İran’la kardeşliğimize gelince bunda da büyük bir gerçek payı olduğu  muhakkaktır. Çünkü 25 milyonluk İran’da Türkler 12 milyonla en büyük millî  topluluğu teşkil etmekte ve Fars, Arap, Kürt, Lor, Belüç gibi etnik unsurlar  arasında her alandaki cevvaliyetleri ile İran’ın âdeta bir Türk memleketi olduğu  gerçeğini ortaya koymaktadır. Unutulmamalı ki bugün İran’ın hâkim unsuru farz  olunan Farslar ancak 8–9 milyonluk bir kütleden ibarettir ve bu unsur, bundan  önceki uzun yüzyıllar boyunca daima İran’daki Türk topluluğunun hâkimiyeti  altında yaşamıştır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">İran 1402’de tamamen Selçukluların hükmüne girip 12. asır sonlarına kadar bu  hanedanın, daha sonra yine halis Türk olan Harzemşahların, Harzemşahlardan sonra  Çengiz Hanedanının bir kolu olan İlhanlıların, ilhanlılardan sonra Calayırlar,  Karakoyunlular, Temirliler, Akkoyunlular, Safevîler, Afşarlar ve Kaçarların  hâkimiyeti altında kalmış ve bu hâkimiyet 1925 yılına kadar uzamıştır. 1042 ile  1925 arası 883 yıl eder. Bir ülke 883 yıl Türklerin elinde kalıp da halkının  çoğu Türk olunca şüphesiz bir Türk memleketi sayılacaktır. Bir Türk memleketi  olduğu halde zıt ve yabancı bir ülke sayılmasının tek sebebi ortaçağlardaki  devlet kavramında en mühim faktör sayılan mezhep ayrılığının doğurduğu aralıksız  ve lüzumsuz kavgalardır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Tarihlerin Türk – Acem kavgası diye gösterdiği Çaldıran meydan savaşında  Türklüğü temsil eden Yavuz Sultan Selim’in ordusunda 10.000 kadar devşirme  yeniçeri vesaire bulunduğu halde Acemliği temsil eden Şah İsmail’in ordusu yüzde  yüz Türkmenlerden mürekkepti. Saray ve ordu dili Türkçe olan İran’ın fiilen  olmasa bile resmen Farslaşması 1925’te Pehlevî Hanedanının İran tahtına  geçmesinden sonradır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Zâhidî’nin bahsettiği dostluk ve kardeşliğin doğru olması için yalnız Dışişleri  Bakanlarının siyasî nezaket çerçevesindeki sözleri hiç şüphesiz kâfi değildir.  Bütün Dışişleri Bakanları, başka milletlerden bahsederken aşağı yukarı aynı  şeyleri söylerler. Dostluk ve kardeşliğin gerçekleşmesi, bütün milletçe olmasa  bile, aydınlar ve basın tarafından desteklenmedikçe hakikat olmuş sayılmaz.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">İran’da hükümet kontrolünde olduğu herkesçe bilinen basının Türkler hakkındaki  düşünceleri hiç de kardeşçe, hatta dostça değil, aksine düşmancadır. Örnek  olarak son zamanlarda, üzerinde çok durulan bir İran gazetesinin Âyendegân’ın  Türkiye’den bahseden makalesi gösterilebilir. Âyendegân, Türkiye’den “Don  Kişotlar Ülkesi” diye bahsediyor. Doğuda ve Batıda Don Kişot karakterli bazı  milletlerin bulunduğu malumsa da Türklerin bunlardan biri olmadığı millî  karakterleriyle sabittir ve bir ülkeyi bu şekilde adlandırmak herhalde dostça  bir bakışın neticesi değildir.<br />
</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><center><!--adsense#reklam_336x280--></center><br />
<font face="Maiandra GD" size="2"> Âyendegân, Türklerin büyüklük iddiasında olduklarını, akıllılıklarıyla şöhret  sahibi olmak istediklerini, fakat temelden mahrum olan bu iddianın sırf bir  taassup mahsulü olduğunu, bu milletin içindeki bazı bilgisiz kimselerin  Pantürkizm hülyasıyla yaşadığını, Türkçe konuşan başka milletleri kendi  imparatorlukları içine katmak istediklerini yazıyor.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Türklerin büyüklük iddiası, böyle bir iddiaları varsa, temelden yoksun değil,  tarihî temellere dayanan bir düşüncedir. 1918 yılına kadar Türklerin aralıksız  olarak büyük devlet halinde yaşadıkları ve bazı asırlarda cihan birincisi  oldukları da yine tarihî bir gerçektir. Farâbî’yi yetiştiren bir millete  “akıllılıklarıyla şöhret sahibi olmak isteyenler” demek ilmî değerden mahrum,  hakikatle ilgisiz bir iftiradır. Âyendegân’ın bilgisiz kimseler diye bahsettiği  Pantürkistlerin “Türkçe konuşan başka milletleri kendi imparatorluklarına  katmak” istemeleri ise düzeltilmeye muhtaç bir yanlıştır. “Türkçe konuşan başka  milletler” yeni icad bir nazariye olacaktır. Çünkü Türkçe konuşanların Türk  olduğu bütün dünya ilim âlemince kabul edilmiş, mantıkın ve tarihin desteklediği  bir hakikattır. Âyendegân, İran Türkleri olan Azerilerin Türkmenlerin ve  Kaşkayların “Türkçe konuşan başka milletler” olduğunu anlatmak istiyorsa bu  fahiş yanlışı düzeltmeye kalkmak bile abestir. Aslında Fars olan bu Azeri,  Türkmen ve Kaşkayların Moğol istilası sırasında zorla Türkçe konuşmaya mecbur  edildiği hakkında İran okullarında öğretilen tarih bilgileri üzerinde ise söz  söylemeye imkan yoktur. Anlaşılmayan, tarihî bir sır olarak kalan nokta,  Moğolların Farsları niçin Moğolca değil de Türkçe konuşmaya icbar ettikleridir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Âyendegân’ın dostluk ve kardeşliğe asla yakışmadığı gibi gerçekle ve mantıkla  bağdaşamayan bir iddiası da, Türklerin büyüklük duygusuna kapılarak birçok  Ermeni’yi yok ettikleri hakkındaki sözleridir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Herhalde Birinci Cihan Savaşı sırasındaki olaylara dokunmak istiyor.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">O Ermeni hâdiseleri büyüklük duygusundan değil, var olma direnişinden doğmuştur.  Ölüm – dirim savaşına girmiş olan Türkiye’yi Ermeniler arkadan vurmak  istemişlerdi. İhanet eden tebaalara karşı bütün devletlerin yapacağı muameleyi  Türkler de yapmışlardı. Ya İkinci Dünya Savaşında ve bir de iki yıl önce  Farsların Şiraz bölgesindeki Kaşkay Türklerine karşı giriştiği yok etme harekâtı  neydi? İran’ın güneyinde Farslığın ortasında, bir ada halinde yaşayan bir iki  yüz binlik Kaşkay Türkleri hangi düşmanla işbirliği yapmış veya İran’ın hangi  hayatî çıkarını tehlikeye koymuştu?</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Görülüyor ki tarihe mal olmuş olayları lüzumsuz yere kurcalamak faydasızdır.  Hele bunların haksız şekilde tefsiri geriye tepen silah tesiri yapar.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">İran gazetesinin unutmaması gereken nokta şudur: Türkiye, çevresinde düşman  devletler olsa bile kendisini koruyacak kudrette olduğunu uzak ve yakın  tarihiyle ispat etmiş bir devlettir. İran aynı durumda değildir ve İran’ı devlet  halinde yaşatan güç İmam Rıza’nın türbesi veya Firdevsi’nın Şehnâmesi değil, 12  milyonluk sağlam, enerjik, müteşebbis ve cesur nüfusu ile İran Türkleri’dir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">İran’ın kendi devlet başkanları olarak saydığı Tuğrul Beğler, Alp Arslanlar,  Melikşahlar, Sancar-Mâziler, Şah İsmâiller, Tahmasblar, Nadir Şahlar ve onların  orduları tamamiyle Türktür. İran edebiyatını teşvik ve mükâfatları ile  geliştirenler Türk hükümdarlarıdır. Fars edebiyatı şairlerinin mühim bir bölümü  de Türk ırkından kimselerdir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Hele İkinci Cihan Savaşı’nın kritik günlerinde, İran Ruslar’la İngilizler  tarafından istilâ edilir ve Pehlevî Hanedanının kurucusu “Büyük Şah Rıza Pehlevî”  esir edilerek sürgüne gönderilirken Basra Körfezi’nde kuvvetli İngiliz filosuna  küçük birkaç savaş gemisiyle karşı koyarak şehid olan İran amirali “Bayındır”  da, adından da anlaşılacağı üzere, Türk’tü.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Zaten bu muhteşem deliliği de ancak bir Türk yapabilirdi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Zâhidî’nin bahsettiği Türk – İran dostluğunun gerçekleşmesi bir takım şartlara  bağlıdır. Bu şartların başında iki taraftaki basının rolü ile İran Türklerine  karşı gösterilen muamele çok mühimdir. Basın hem umumî efkârı temsil etmek, hem  de halka yol göstermek bakımından bu dostlukta güçlü bir faktördür. Şimdiye  kadar Türk basınında İranlıları kıracak sistemli bir yayın görülmemiştir. Türk  basını İranınıki gibi baskı ve sansür altında bulunmayıp hür olduğu halde İran  düşmanlığı yapan bir gazeteye rastlanmamıştır. Aksine, gerek gazeteler gerekse  dergiler İran’ı, İranlıları, özellikle İran saray çevresini memnun edecek  yazılar yazmıştır. İran’da, bir taraftan lüks ve sefahat yapıldığı ve memleketin  bütün servetinin birkaç yüz aile tarafından paylaşıldığı, öte yandan sokaklara  dökülmüş sefaletin acıklı manzaralar arzettiği sol temayüllü bazı gazeteciler  tarafından dile getirilmişse de bunda pek fazla yalan ve yanlış yoktur. Türk  basını, sırf ittifak bağlarına duyduğu saygı dolayısıyla bu meseleleri daha  fazla kurcalamaktan çekinmiş, İran’ın iç işi sayarak üzerinde durmamıştır.  Üzerinde durulan konu, İran’ın genç ve güzel kraliçesi Ferah Dibâ’nın zarafeti,  meziyetleri, sosyal konularla ilgisi gibi meseleler olmuştur. Bu arada İran  şahına da geniş yer verilmiş, hakkında övücü yazılar yazılmış, ilk iki  evlenmesinde bahtiyar olmadığı için kendisine karşı şefkat ve sempati  duyulmuştur.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">İran hükümetinin bir yandan Türkiye ile dost ve müttefik geçinirken öte yandan  Türkiye’de öğrenim yapmak isteyen Türk asıllı İran öğrencilerine pasaport  vermemesi, buna karşılık herhangi bir Avrupa ülkesinde gidenlere hiçbir sınır  konulmaması dikkatten kaçacak gibi değildir. Bu gençlerin Türkiye’de Türkçülük  ve Turancılık ülküleriyle aşılanmalarından korkuyorlarsa bunun çaresi Türklere  Türkiye kapılarını kapamak değil, onları İran’a ısındıracak formülleri bulup  uygulamaktır. Dokuz yüzyıldan beri İran’a hâkim olan Türklerin birdenbire bir  sihirbaz değneğiyle mahkûm duruma düşüvermeleri herhalde onlar tarafından  kolaylıkla ve baskı ile kabul olunacak bir şey değildir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Âyendegân’ın Türklere bir takım kusurlar yakıştırması ve Türkiye’de Turancılık  fikirleri revaçta olduğu için bu memleketi Don Kişotlar ülkesi diye tarif  etmesi, sırça köşkte oturanların komşularına taş atması cinsinden tehlikeli bir  davranıştır. Çünkü iş karşılıklı suçlamalara dökülünce bundan zararlı çıkacak  olan herhalde Türkler olmayacaktır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Türkiye’de Pantürkizm düşüncesi bütün Türkleri (Âyendegân’ın tabiriyle Türkçe  konuşan milletleri) birleştirmek gayesini güder. Bu gaye tarihte birkaç defa  gerçekleşmiştir. Selçuklu Alp Arslan ve Melikşah zamanlarında İran ile Türkiye  tek devlet halinde yaşıyorlardı ve başında Selçuklu Hanedanı bulunan, başkenti  Rey veya İsfahan şehirleri olan bu devlet şüphesiz bir Türk devletiydi. İşte  bugün İran’da Türkçe konuşan Azeriler ve başka Türkler, İranlı dostlarının mizah  konusu olacak iddiaları gibi Moğollar’ın zorla Türkçe konuşturdukları Farslar  değil, Selçuk Devletinin dayandığı unsur olan Türklerin torunları, yani İran’ın  dünkü hâkimleridir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Türklerin Pantürkizm ülküsünü gütmeleri bir kusursa İranlıların panaryanizm  düşünceleri nedir? Pantürkizm, gerçekleşebilir bir ülkü olduğunu ve yalnız  Türkleri düşündüğü halde Fars, Kürt ve Ermenileri içine almak hayalindeki  panaryanizme ne demeli? Hele Farslarla Ermenilerin birleşmesi gibi asla  gerçekleşemeyecek olan bir düşüncenin ardındakiler nasıl insanlardır?</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Pantürkistler kendi tarihleri hususunda hiçbir mugalata veya mübalağaya kapılmış  değillerdir. Buna ihtiyaçları olmadığı da malumdur. Ya geçende kutlanan “İran’ın  2500 üncü yıl dönümü” nedir? Acaba ortada gerçekten 2500 yıllık bir devlet var  mı? İranlı müttefiklerimizi gücendirmek pahasına olsa da böyle bir devletin  bulunmadığını söylemeye mecburuz. Medyalıları İranlı saysak bile Medyalılarla  Perslerin kısa süren hakimiyetlerini İskender istilâsı yok edip İran uzun süre  Makedonyalıların esareti altında kalmamış mıydı?</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Makedonya hakimiyetine son veren Partların Fars olmadığı muhakkak olmamakla  beraber bunları da İran kadrosuna alsak ve Sasanlılarla birlikte hesap etsek  dört beş asır süren bu devreyi Araplar sona erdirip ondan sonra İran haritadan  silinmemiş miydi? Asırlardan sonra kurulan ve İran’ın ancak bir parçasına hâkim  olabilen Samanlılar, Saffarlılar, Büveyliler de nihayet İran’ı bütünüyle  Türklere bırakmamışlar mıydı? Arada asırlarca süren Makedonya, Arap ve Türk  hakimiyetleri bulunan bir ülkeyi 2500 yıllık Fars devleti saymak herhalde tarihe  “seni saymıyorum” demekle birdir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Hele adının “Muhammed Rıza” olduğu bütün dünya tarafından bilinen şimdiki İran  şahının “Aryamihr” (yani Arya güneşi) adıyla anılması İslâmiyetten önceki İran  tarih ve kültürüne çekilen özleyişin ifadesinden fazla bir mânâ ifade etmez.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bizim tarihimizde buna benzer mübalegalar yoktur. Mustafa Kemal Paşa, “Atatürk”  adını soyadı olarak almıştır. Şunu da unutmamalı ki o Sakarya ve Dumlupınar  meydan savaşlarını kazanmış bir kumandan, mahvoldu sanılan bir milleti  kalkındıran devlet adamıydı. Tehlike anlarında ülkesini bırakıp gitmiş ve bu  unvanı durup dururken almış değildi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">İranlı müttefiklerimizin bizi tenkit veya hicvederken kendilerinin toz  kondurulacak tarafları bulunmaması icab ederdi. Meselâ, dost bir devlet, kendi  sınırları içinde bulunan 12 milyon Türk’e başka türlü muamele etmeliydi. İran’ın  en özlü ve savaşçı unsuru olan Türklerin o ülkedeki 50–60 bin Ermeni’nin  yararlandığı azınlık haklarından faydalanmasının önlenişi Türk denilince ödü  patlayan bir devletin başvuracağı çaredir. Farslar’ın beyninde Şehnâmedeki  masallar yer etmiş olduğu için kuzeylerindeki Azerbaycan’da bir “Turan” ve her  Türk’te de bir “Afrâsiyab” görmek kuruntusundan kendilerini kurtaramıyorlar.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Halbuki devlet ve onun politikası kuruntularla değil, gerçek müttefikleri ve  sağlam dostlarla hakiki düşmanları kavrayabilmek hüneriyle yürütülür.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Türkiye’de hiçbir İran düşmanlığı bulunmamasına karşılık müttefikimiz İran’ın  şuuraltında bazı karanlık noktaların bulunduğu muhakkaktır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">İranlılara, geleceklerinin Türk dostluğuna bağlı bulunduğunu, Türk düşmanlığının  İran’ın lehinde olmayacağını hatırlatmak ise dostça bir uyarmadan başka bir şey  değildir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Ötüken, Ocak – 1970</font></p>
<p><strong><font face="Maiandra GD" size="2"><font color="#ff0000">Kaynak:</font>  <font color="#000000">Nihal-Atsız.Com</font></font></strong></p>
<p align="center">&nbsp;</p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/huseyin-nihal-atsiz/">»<span lang="tr">  H. Nihal ATSIZ Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080"> |</font></span></span></font></strong></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/iran-turkleri-huseyin-nihal-atsiz/">İran TÜRKler’i (Hüseyin Nihal ATSIZ)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/iran-turkleri-huseyin-nihal-atsiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>8</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İran Türkleri &#8211; (Turan İlleri)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/iran-turkleri-turan-illeri/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/iran-turkleri-turan-illeri/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 Jan 2007 15:31:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Turan İlleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Tarihi ve Kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Hedef Turan]]></category>
		<category><![CDATA[iran]]></category>
		<category><![CDATA[iran Turkleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kizil Elma]]></category>
		<category><![CDATA[Kizil Elma Ülküsü]]></category>
		<category><![CDATA[Turan]]></category>
		<category><![CDATA[Turan Devletleri]]></category>
		<category><![CDATA[Turan Elleri]]></category>
		<category><![CDATA[Turan Türk Devletleri]]></category>
		<category><![CDATA[Turan Türkleri]]></category>
		<category><![CDATA[Turan Ülküsü]]></category>
		<category><![CDATA[Turancilik]]></category>
		<category><![CDATA[Turk Birligi]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Birligi Devletleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Elleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türk illeri]]></category>
		<category><![CDATA[Turkler]]></category>
		<category><![CDATA[Ulku]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkümüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/iran-turkleri-turan-illeri/</guid>

					<description><![CDATA[<p>İran Türkleri (Turan İlleri) Nüfus : 36 .000.000 Bulundukları başlıca şehirler : Tebriz, urmiye, Diazziye Bölgedeki Türk toplulukları : Azeri Türkleri, Karapapaklar , Kaşkaylar , Türkmenler , Hamseler , Karapapalılar , Geymikler , Şahsevenler , Karadağlılar , Şatrunlular , Delikanlılar, Beybağlılar , Bocağcılatlar , Halaçlar , Karaylar , Timurtaşlar ve Avşarlar. Siyasi ve idari konumlan [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/iran-turkleri-turan-illeri/">İran Türkleri – (Turan İlleri)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font face="Maiandra GD"><strong><font color="#66ccff"> <span style="font-size: 20pt">İran Türkleri<br />
</span></font> <font color="#ff9966"><span style="font-size: 15pt">(Turan İlleri)</span></font></strong></font></p>
<p><span class="px5">  </span></p>
<p align="justify"><span class="px5"></span></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>Nüfus :</strong> 36 .000.000 </font></p>
<p><span class="px5"></span></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"> <strong>Bulundukları başlıca şehirler : </strong>Tebriz, urmiye, Diazziye </font></p>
<p><span class="px5"></span></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"> <strong>Bölgedeki Türk toplulukları :</strong> Azeri Türkleri, Karapapaklar , Kaşkaylar ,  Türkmenler , Hamseler , Karapapalılar , Geymikler , Şahsevenler , Karadağlılar ,  Şatrunlular , Delikanlılar, Beybağlılar , Bocağcılatlar , Halaçlar , Karaylar ,  Timurtaşlar ve Avşarlar.</font></p>
<p><span class="px5"></span></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"> <strong>Siyasi ve idari konumlan : </strong>Bulundukları ülkenin idari yapısına  uymaktadırlar .Farsça&#8217;nın etkin olduğu bölgelerdeki Türk kökenliler Şii-müslümandırlar  . Buna rağmen özellikle Tebriz&#8217;de yaşayan </font></p>
<p><span class="px5"></span></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"> Azeriler milli benliklerini korumak için tarih boyunca mücadele etmişlerdir  .Ancak acımasız asimilasyon hareketlerinden onlar da nasibini almıştır. </font></p>
<p><span class="px5"></span></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"> </font></p>
<p><span class="px5"></span></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"></font></p>
<p><center><!--adsense#reklam_336x280--></center> <font face="Maiandra GD" size="2"><strong>TARİHÇE </strong></font><br />
<span class="px5"><font face="Maiandra GD" size="2"> İran&#8217;ın bilinen en eski ataları Pers, Furus, Fars ve Parsovalılardır. Firdevsi  ünlü destanı Şehnamesinde ve 10 yy&#8217;da İRAN- TURAN savaşlarını anlatırken  bölgedeki Türk varlığına değinir. </font></span><br />
<span class="px5"><font face="Maiandra GD" size="2"> 11. yy&#8217;ın ilk yarısından itibaren &#8221;Yıva&#8221; boyundan kalabalık bir Türkmen grubu  İran&#8217;a yerleşmiş; 12. yy&#8217;da ise Solgurlarla birlikte Avşarlar, Huzistan&#8217;ı yurt  edinmişlerdir. 10 yy&#8217;dan sonra ise yoğun biçimde Türk savaşçıları (Gazneliler,  Selçuklular) ve sayısız Türk boyları Orta Asya&#8217;dan Ortadoğu&#8217;ya ve İran&#8217;a akın  akın gelmişler ve Güney Azerbaycan&#8217;a yerleşmişlerdir. Dil olarak Batı Oğuz  Türkçesi&#8217;ni kullanmışlar, Arap alfabesiyle yazmışlardır. Ancak 1925-1979 yılları  arasında Pehleviler döneminde Türklere zorla Farsça öğretilmek istenmiş ve  Azerbaycan Türkçesi yasaklanmıştır.</font></span><br />
<span class="px5"><font face="Maiandra GD" size="2"> </font></span><br />
<span class="px5"><font face="Maiandra GD" size="2"> <strong>ÜlKEDEKİ TÜRK VARLIĞI </strong></font></span><br />
<span class="px5"><font face="Maiandra GD" size="2"> Türklerin yoğun olduğu Tebriz önemli. bir ticaret merkezi ve İran&#8217;ın dördüncü  büyük kentidir. İran Türkleri şiidirler. Erkekler genellikle işçi ve memurdur.  Türk kadınları ise ev işleriyle uğraşır. </font></span><br />
<span class="px5"><font face="Maiandra GD" size="2"> İran, tarih boyunca Doğu Türklüğü ile Batı Türklüğü arasında bir duvar ve engel  oluşturmuştur. Devam eden bu politikalar karşısında İran Türkleri&#8217;nin durumu,  her dönemde sıkıntılı olmuştur. </font></span></p>
<p><span class="px5"></span></p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turan-illeri/">»<span lang="tr">  &#8220;Turan İlleri&#8221; Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span></span></font></strong></p>
<p align="center"> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/iran-turkleri-turan-illeri/">İran Türkleri – (Turan İlleri)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/iran-turkleri-turan-illeri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>17</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
