<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Irkcilik | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/irkcilik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Fri, 21 Jun 2013 14:21:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Vasiyeti &#8211; (Hüseyin Nihal ATSIZ)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/vasiyeti-huseyin-nihal-atsiz/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/vasiyeti-huseyin-nihal-atsiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jan 2008 14:51:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hüseyin Nihal Atsız]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar ve Şairler]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürkçüler]]></category>
		<category><![CDATA[Atlı]]></category>
		<category><![CDATA[Atsiz]]></category>
		<category><![CDATA[Atsız Ata]]></category>
		<category><![CDATA[Atsızın Vasiyeti]]></category>
		<category><![CDATA[Bozkurt Nihal Atsız]]></category>
		<category><![CDATA[Bozkurtlar]]></category>
		<category><![CDATA[Göktürk]]></category>
		<category><![CDATA[H. Nihal]]></category>
		<category><![CDATA[Irkcilik]]></category>
		<category><![CDATA[Kemalistler]]></category>
		<category><![CDATA[Kur Sad]]></category>
		<category><![CDATA[N. Atsız]]></category>
		<category><![CDATA[Nihal Atsiz Ata]]></category>
		<category><![CDATA[Nihal Atsız]]></category>
		<category><![CDATA[Nihal Atsızın Vasiyeti]]></category>
		<category><![CDATA[Ötüken]]></category>
		<category><![CDATA[Pantürkizm]]></category>
		<category><![CDATA[Selim Pusat]]></category>
		<category><![CDATA[Turan]]></category>
		<category><![CDATA[Turancilik]]></category>
		<category><![CDATA[Türk]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Irkçılığı]]></category>
		<category><![CDATA[Turk irki]]></category>
		<category><![CDATA[Turkcu]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçü Nihal ATSIZ]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçülük]]></category>
		<category><![CDATA[Vasiyet]]></category>
		<category><![CDATA[Yağmur Atsız]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=3798</guid>

					<description><![CDATA[<p>Vasiyeti (Hüseyin Nihal ATSIZ) Yağmur Oğlum!Bugün tam bir buçuk yaşındasın. Vasiyetnameyi bitirdim, kapatıyorum. Sana bir resmimi yadigar olarak bırakıyorum. Öğütlerimi tut, iyi bir Türk ol. Komünizm bize düşman bir meslektir. Bunu iyi belle. Yahudiler bütün milletlerin gizli düşmanıdır. Ruslar, Çinliler, Acemler, Yunanlılar tarihi düşmanlarımızdır. Bulgarlar, Almanlar, İtalyanlar, İngilizler, Fransızlar, Araplar, Sırplar, Hırvatlar, İspanyollar, Portekizliler, Romenler [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/vasiyeti-huseyin-nihal-atsiz/">Vasiyeti – (Hüseyin Nihal ATSIZ)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"> <span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #00ccff;"><span style="font-weight: 700; font-size: 30pt;">Vasiyeti<br />
</span></span><span style="color: #ff6600;"><span style="font-weight: 700; font-size: 15pt;">(Hüseyin Nihal ATSIZ)</span></span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><img decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/atsiz_ata_2.jpg" alt="" align="left" /><span style="font-family: Maiandra GD;">Yağmur Oğlum!Bugün tam bir buçuk yaşındasın. Vasiyetnameyi bitirdim, kapatıyorum. Sana bir resmimi yadigar olarak bırakıyorum. Öğütlerimi tut, iyi bir Türk ol.</p>
<p>Komünizm bize düşman bir meslektir. Bunu iyi belle. Yahudiler bütün milletlerin gizli düşmanıdır. Ruslar, Çinliler, Acemler, Yunanlılar tarihi düşmanlarımızdır.</p>
<p>Bulgarlar, Almanlar, İtalyanlar, İngilizler, Fransızlar, Araplar, Sırplar, Hırvatlar, İspanyollar, Portekizliler, Romenler yeni düşmanlarımızdır.</p>
<p>Japonlar, Afganlılar ve Amerikalılar yarın ki düşmanlarımızdır.</p>
<p>Ermeniler, Kürtler, Çerkezler, Abazalar, Boşnaklar, Arnavutlar, Pomaklar, Lazlar, Lezgiler, Gürcüler, Çeçenler içer(de)ki düşmanlarımızdır.</p>
<p>Bu kadar çok düşmanla çarpışmak için iyi hazırlanmalı.</p>
<p>Tanrı yardımcın olsun!</p>
<p><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong><a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/huseyin-nihal-atsiz/"><span style="color: #000000;">Nihâl Atsız</span></a><br />
4 Mayıs 1941 </strong></p>
<p></span></span></p>
<p align="center"><span lang="tr"><strong><span style="font-size: 10pt; color: #ff0000; font-family: Maiandra GD;">Not:</span><span style="font-size: 10pt; color: #808080; font-family: Maiandra GD;"> İçeriğin tamamı “</span><span style="font-size: 10pt; color: #33cccc; font-family: Maiandra GD;">Nihal-Atsız.Com</span><span style="font-size: 10pt; color: #808080; font-family: Maiandra GD;">“dan alınmıştır.</span></strong></span></p>
<p align="center"><strong><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="font-size: 15pt;"><span style="color: #808080;"><span lang="tr">|</span></span><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/huseyin-nihal-atsiz/">»<span lang="tr"> H. Nihal ATSIZ Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <span style="color: #808080;">|</span></span></span></span></strong></p>
<p align="center">The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/vasiyeti-huseyin-nihal-atsiz/">Vasiyeti – (Hüseyin Nihal ATSIZ)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/vasiyeti-huseyin-nihal-atsiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uluslararası Irk Ayrımı İle Mücadele Günü (Belirli Gün ve Haftalar)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/uluslararasi-irk-ayrimi-ile-mucadele-gunu-belirli-gun-ve-haftalar/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/uluslararasi-irk-ayrimi-ile-mucadele-gunu-belirli-gun-ve-haftalar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 18 Nov 2007 07:53:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belirli Gün ve Haftalar]]></category>
		<category><![CDATA[Dosyalar]]></category>
		<category><![CDATA[Belirli Gunler]]></category>
		<category><![CDATA[Belirli Haftalar]]></category>
		<category><![CDATA[Egitsel Kollar]]></category>
		<category><![CDATA[Irk Ayrimi]]></category>
		<category><![CDATA[Irk Ayrimi ile Mucadele]]></category>
		<category><![CDATA[Irkcilik]]></category>
		<category><![CDATA[Ogrenci Kollari]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Kulupler]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararasi Irk Ayrimi ile Mucadele Gunu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/uluslararasi-irk-ayrimi-ile-mucadele-gunu-belirli-gun-ve-haftalar/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uluslararası Irk Ayrımı İle Mücadele Günü (Belirli Gün ve Haftalar) (21 Mart) İnsanlığın doğuşundan bugüne kadar sürekli bir mücadele içinde bulunuşu barışın değerini ve önemini artıran en önemli sebeplerden biridir. Savaş insanlık için her zaman yıkım ve felaket olmuş, barış ise insanlığa mutluluk ve saadet getirmiştir. İnsanın var oluşu ile birlikte verdiği savaş aslında özlemini [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/uluslararasi-irk-ayrimi-ile-mucadele-gunu-belirli-gun-ve-haftalar/">Uluslararası Irk Ayrımı İle Mücadele Günü (Belirli Gün ve Haftalar)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><strong><font color="#3366ff" face="Maiandra GD" size="5"> Uluslararası Irk Ayrımı İle Mücadele Günü</font></strong><font face="Maiandra GD"><strong><font color="#3366ff" size="5"><br />
</font><font style="font-size: 15pt" color="#ff6600">(Belirli Gün ve Haftalar)</font></strong></font></p>
<p align="center"> <img decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/belirli_gun_ve_haftalar.jpg" alt="https://www.bilgicik.com/resimler/belirli_gun_ve_haftalar.jpg" height="109" width="170" /></p>
<p align="justify"> <font face="Maiandra GD" size="2">(21 Mart) İnsanlığın doğuşundan bugüne kadar  sürekli bir mücadele içinde bulunuşu barışın değerini ve önemini artıran en  önemli sebeplerden biridir. Savaş insanlık için her zaman yıkım ve felaket  olmuş, barış ise insanlığa mutluluk ve saadet getirmiştir. İnsanın var oluşu ile  birlikte verdiği savaş aslında özlemini duyduğu en ideal yaşam biçimini  yakalamaya yönelik verdiği mücadeledir. Aslında bu mücadele kişinin doğası  gereği yaptığı savaştır. Bilinmeyeni araştırma ve öğrenme içgüdüsü bu savaşın en  ana noktasıdır. Bu doğal olarak insanı araştırmaya, bulmaya, değerlendirmeye,  öğrenmeye ve giderek ideale ulaşmaya itecektir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">İnsanların ütopya olarak gördükleri ve bu uğurda savaştıkları barış ortamı,  insanların özlediği, birlik ve beraberlik, huzur ve güven içinde yaşama arzusunu  beraberinde getirmektedir. Bu niteliği ile savaşların en mutlu olanı barış için  savaştır. Savaşı da barışı da başlatıp bitiren insandır, noktasından hareketle,  savaş insanların fikrinde başlamaktadır. Bu nedenle barışın savunmasında  insanların fikrinde oluşturulmalıdır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Ulusal tarihimizin en büyük lideri ve önderi olan Atatürk ün en önemli  vasıflarından biride insanlık idealine ve barışa olan yaklaşımı ve katkılarıdır.  O sadece bu idealini Türk dünyası için değil bütün insanlık için gerçekleştirmiş  ve dünya barışının en büyük savunucusu ve koruyucusu olmuştur. Atatürk’ün tüm  dünya tarafından asker, siyasetçi ve reformist olarak tanınmış karizmatik ve  pragmatik bir lider olarak tarihe yön veren yapısı ile insanlık sevgisine  dayanan idealist görüşleri ile evrenselleşmiştir. Olağanüstü bir inkılâpçı olan  Atatürk Sömürgecilik ve emperyalizme karşı çıkmış ve dünya ulusları arasındaki  karşılıklı anlayışın ve sürekli barışın öncülüğünü yapmış, bütün hayatı boyunca  insanlar arasında hiçbir renk, din, ırk ayrımı gözetmeyen bir uyum ve işbirliği  içinde insan haklarına saygılı bir lider olmuştur. Gerçekten Atatürk, en yakın  silah arkadaşı İsmet İnönü nün belirttiği gibi, İnsanlık idealinin âşık ve  mümtaz siması olmuş ve bütün dünyaya verdiği barış mesajları ile bunu her zaman  kanıtlamıştır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Atatürk’ün insanlık idealinde, özgürlük, bağımsızlık ve insan haklarına saygı ön  planda gelir. Onun özgürlük ve bağımsızlık tutkusu, bencil değil ulusaldır.  Hatta daha ileri giderek diyebiliriz ki evrenseldir, bütün insanlık dünyasına  yöneliktir. O, “Özgürlük olmayan ülkede ölüm, yıkılış vardır. Her ilerlemenin,  kurtuluşun anası özgürlüktür”,demektedir. Onun insanlık idealini taçlandıran  barış tutkusu gerçekten dikkate değer bir enginliktedir. Bu büyük Türk her  şeyden önce meslekten yetişmiş bir asker, dolayısıyla savaşı iyi bilen bir  devlet adamıdır. Ancak hiçbir zaman savaşı sevmemiş ve mecbur kalmadıkça ona  başvurmamıştır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Atatürk bütün insanların eşit hak ve fırsatlara sahip olmasını istemektedir. O,  İnsanların, mensup olduğu milletin saadetini düşündüğü kadar diğer milletlerinde  huzur ve refahının düşünülmesi gerektiğini her fırsatta ifade etmiştir. Kaldı ki  dünya milletlerinin saadetine çalışmak diğer bir yoldan kendi huzuruna  çalışmaktır. Bu düşünceden hareketle Atatürk; insanlığın tümünü bir beden ve bir  ulusu da bunun bir organı sayar.” Bedenin parmağının ucundaki acıdan öteki bütün  organların etkileneceğini belirtir. O, ”İnsan bağlı bulunduğu ulusun varlığını  ve mutluluğunu düşündüğü kadar bütün ulusların dirlik ve gönencini de düşünmeli,  kendi ulusunun mutluluğuna ne denli değer veriyorsa, bütün dünya uluslarının  mutluluğuna da o denli değer vermelidir; Çünkü dünya uluslarının mutluluğuna  çalışmak, başka yoldan kendi dirlik ve mutluluğunu sağlamaya çalışmak demektir.”  demiştir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p><center><!--adsense#reklam_336x280--></center></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Atatürk ‘ün insanlık ideali geleceğe yönelik ve umut doludur. 1923 yılında  söylediği şu sözler bunu açıkça ortaya koymaktadır. “ Doğudan şimdi doğacak olan  güneşe bakınız. Bugün günün ağardığını nasıl görüyorsam, uzaktan bütün doğu  milletlerinin de uyanışını öyle görüyorum. Bağımsızlık ve hürriyetine kavuşacak,  daha çok kardeş millet vardır. Onların yeniden doğuşları şüphesiz ki ilerlemeye  ve refaha yönelmiş olarak vuku bulacaktır. Bu milletler bütün güçlüklere ve  bütün engellere rağmen engelleri yenecekler ve kendilerini bekleyen geleceğe  ulaşacaklardır. Sömürgecilik ve emperyalizm yeryüzünde yok olacak yerlerini  milletlerarasında hiçbir renk, din ve ırk farkı gözetmeyen yeni bir ahenk ve  işbirliği çağı olacaktır.”</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Atatürk insanlık idealini sonuna kadar savunan ve bu ideali korumaya çalışan bir  lider olarak her zaman dünyaya barış mesajları vermiştir. O;” Biz kimsenin  düşmanı değiliz! Yalnız insanlığın düşmanı olanların düşmanıyız ifadesi ile bunu  kanıtlamıştır. Onun insanlık ideali asil ruhundaki insanlık sevgisinden  kaynaklanır. Hiçbir faninin erişemeyeceği kadar üstün ve yüce bir insan  sevgisine sahip olan Atatürk, bu sevgisini tüm dünyaya yayma çabasını sonuna  kadar sürdürmüştür.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Atatürk’ün gerçekleştirdiği üstün başarıları, kendisindeki insanlık duygusu ile  birleşince evrensel bir nitelik kazanmıştır. Bu nitelikler batı ülkelerini  etkilediği kadar özgürlüğe muhtaç Asya ve Avrupa ülkelerini de etkilemiş ve  onlara yön vermiştir. Bugün özgürlük, bağımsızlık ve demokrasi arayışı içinde  olan ve bu yolda mücadele veren bu ülkeler Atatürk’ün çizdiği ve uyguladığı  politikaları takip etmekte buna yanaşmayanlar ise sömürge ve bağımlı yaşamaya  devam etmektedirler.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Alman Devlet adamı Bismarck’a göre gerçek büyük adamı şu üç nitelik belirler;  tasarımda soyluluk, uygulamada insanlık, başarıda ılımlılık. Atatürk’ün kişisel  yapısına baktığımız zaman bu üç niteliği aynen görmekteyiz.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">O, önce milletinin bağımsızlığını sağladı sonra milletini çağdaş uygarlık  düzeyine eriştirerek tasarımda ne kadar usta olduğunu kanıtladı.<br />
Kurtuluş savaşında savaş esirlerine ve yerde sürünen Yunan bayrağına karşı  takındığı tavır ve bu bayrağı yerden kaldırtması ile uygulamadaki insanlığını  gösterdi.<br />
Kazandığı zaferlerden sonra başka milletlerin topraklarına ve bağımsızlıklarına  göz koymamakla da ne kadar ılımlı olduğunu ortaya koydu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">İnsanlar arasındaki ilişkiler ya çarpışma, zorlama veya uyumdur. Menfaat  çarpışmalarının tabii sonucu mücadeledir, savaştır. Menfaatlerin uyuşması ise  barıştır. Barış ve savaş birbirine taban tabana zıt iki ayrı kavramdır.<br />
Barış kısaca sosyal düzendir, güvenliktir, hukuk ve kazanılmış haklara saygıdır.  Toplum hayatında dengenin sağlanmasıdır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Mücadele, en vahim olanı savaş ise anarşidir, karışıklıktır, kararsızlık ve  dengesizliktir.<br />
Teknik anlamda savaş, bir devletin kendi idaresini zorla kabul ettirmek amacı  ile başka bir devlete karşı zor kullanarak yaptığı silahlı mücadeledir. Savaş  her zaman ve her devirde tehlikeli olmuş insanların ölümüne, sefaletin artmasına  ızdırapların çoğalmasına sebep olmuştur.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Atatürk hayatının büyük bölümünü asker kişiliği ile savaş meydanlarında  geçirmiş, ancak hiçbir zaman savaş taraftarı olmamıştır. “Savaş Zaruri  Olmalıdır, Zaruri Olmayan Savaş Cinayettir” ifadesi ile bütün yaşamı boyunca  barışa bağlı kalmıştır.<br />
Atatürk neden barış adamıdır? Atatürk bir kere Türkiye’nin ve dünyanın en büyük  çağdaşlaşma lideridir. Çağdaşlaşma lideri olan bir kimsenin ülkesinde barışa,  sükûna, huzura ihtiyaç vardır. Ancak barışın hem içeride hem de dışarıda  sağlanması zorunludur.<br />
1931’de “ Yurtta Barış Cihanda Barış” ilkesini dile getiren Mustafa Kemal bunu  her alanda uygulamıştır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Yurtta barış cihanda barış ilkesi bir taraftan yurt içinde huzur ve sükûnu güven  içinde yaşamayı diğer taraftan da milletlerarası barış ve güvenliği hedef tutar.<br />
Yurtta barış toplum hayatındaki düzeni, vatandaşın devlete güvenini, devletin de  ülkede kanun hâkimiyeti ve hukuk hükümranlığı yurtta barış ilkesinin en tabii  sonucudur.<br />
Yurtta barış, devletin, vatandaşına karşı huzur ve güven içinde yaşama imkânına  kavuşma için yükümlülükler de yükler.<br />
Cihanda barış ise milletlerarası barış ve güvenliğin korunmasını ve sağlanmasını  amaç bilir.<br />
Yurtta barış cihanda barış, en geniş ve yaygın anlamı ile teknik bir deyim olan  kolektif güvenliği, milletlerarası barışın korunmasını ve devamlılığını ifade  eder.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu ilke yeni Türkiye Cumhuriyeti’nin bir devlet politikası olarak kuruluşundan  itibaren izlenmeye başlanmıştır. Ancak burada dikkatimizi çeken önemli nokta,  milli mücadele yıllarında esas hedef ilk hedef, Misak-ı Milli sınırları ile  belirlenen vatan topraklarını işgalden kurtarmak, milli bağımsızlığı sağlamak,  Türk milletinin menfaatlerine uygun adil bir barış yapmak öncelikle izlenmesi  gereken bir politik tutum olmuştur. Zaferden sonra ise Misak-ı Milli sınırları  içindeki Türkiye Cumhuriyetinin tam bağımsızlığı cihanda barışın ilk şartı  olmuştur.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Atatürk, milliyetçiliğe önem veren bir devlet adamı olarak, bütün başka  milletleri hor gören, aşağılayan saldırgan bir tutumda asla olmamıştır. O, bu  konuda;<br />
“Baylar dış politikamızda dost bir devletin hukukuna saldırı yoktur. Ancak  hakkımızı, hayatımızı, memleketimizi, namusumuzu müdafaa ediyoruz, edeceğiz.<br />
Türkler bütün medeni milletlerin dostudur demiştir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Atatürkçü düşünce sistemi, Türk Milleti’nin iç kavgalara sürüklenmeden, milli ve  sosyal dayanışma içinde kalkınmasını amaçlar. Milli beraberlik, milli bütünlük,  milli dayanışma, Atatürkçü düşünce sisteminde önemli bir yer tutar.<br />
Atatürk her toplumda olduğu gibi, Türk toplumunda da işbölümünün zorunlu şekilde  mevcut olduğunu kabul ediyor, ancak çeşitli işlerde çalışan yurttaşlar arasında  sınıf kavgasının bilerek körüklenmesine karşı çıkıyor ve bunun iç barışı tehdit  ettiğini belirtiyordu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Türk milletini oluşturan bireylerin doğum yerleri ayrı da olsa, vatanları  birdir. Meslekleri, mezhepleri ayrı da olsa, mensup oldukları millet birdir.<br />
Atatürk’ün ısrarla belirttiği gibi ortak bir tarihin, ortak sevinçlerin, ortak  kederlerin ve ortak bir kaderin aralarında sayısız bağlar ördüğü yurttaşlar,  ırk, mezhep, sınıf kavgalarıyla bölünüp parçalanmamalıdır. Yurtta barış ancak  böyle sağlanabilir.<br />
Atatürk’ün barışçılık anlayışında, teslimiyetçi, boyun eğmeye hazır, hayalci,  pasifist bir tutum asla yoktur. Bir milletin barış içinde yaşaması için kendinin  savunacak güce ve iradeye sahip olması gerektiğini ifade etmiştir. Pek çok  savaş, felaketi geçirmiş olan Türkiye’nin barış ihtiyacının büyük olduğunu  belirtirken, barışın ancak güçlü olmakla korunabileceğini söylemiştir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Sömürgeciliğin yeryüzünden er geç silineceğini belirten, “Yurtta barış, dünyada  barış” ilkesiyle geleceğe ışık tutan Atatürk, çağının ilerisinde bir liderdi.  Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Teşkilatı (UNESCO) doğumunun 100.  Yıldönümünde Atatürk’ü anma kararı alırken şöyle diyordu:</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">“Kemal Atatürk, dünya milletleri arasında devamlı barış ülküsünün ve karşılıklı  anlayış ruhunun olağanüstü bir öncüsüdür. Bütün hayatı boyunca insanlar arasında  hiçbir renk, dil ve ırk ayrımı tanımayan bir ahenk ve işbirliği çağının açılması  uğrunda çalışmıştır.”<br />
1938 yılında Milletler cemiyeti Atatürk hakkında;</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">“Barışın Dahi Hizmetçisi” deyimini kullanarak uluslararası barışa yaptığı  hizmetleri anlatmıştır.<br />
Atatürk uluslararası barışın devamlı ve kalıcı olmasını istemiş ve şu sözleri  söylemiştir.<br />
“Eğer devamlı barış isteniyorsa insanların, insan kütlelerinin durumlarını  iyileştirecek uluslararası önlemler alınmalıdır. İnsanlığın bütününün refahı  açık ve baskının yerine geçmelidir. Dünya vatandaşları haset, açgözlülük ve  kinden uzaklaşacak biçimde eğitilmelidirler.”</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Türk Milleti Atatürk’ten bu yana tarihinde en uzun barış dönemini yaşadı.  Kalkınmasını barış içinde sürdürmeye çalıştı. 1923 ile 1937 yılları arasında tam  26 dostluk anlaşması imzaladı. Bunlarla karşılıklı ilişkiler dostluk üzerine  kuruldu. Barış için atılan bu adımlar Türkiye Cumhuriyeti Devletinin  çağdaşlaşmasında etkili olmuş ve Türkiye’ye huzur ortamını sağlamıştır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Atatürk’e göre barış, toplumun bağımsızlık ve özgürlük ortamında yaşadığı  durumlarda gerçekten vardır; özgürlük ve barıştan yoksun bir toplum için barış  bir erdem olmaktan çıkar. Bu gibi durumlarda ulusun kendisini savunması,  ülkesinin bütünlüğünü korumak uğruna savaşması bir insanlık görevidir ve  barışseverliğe ters düşmez. Kısacası bağımsızlığı ve özgürlüğü korumak için  savaşmak bir haktır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">O bu konuda “ Bizim için barış demek, gerçek ve özgür yaşayışımızı  sağlayabilecek nedenleri elde ediş demektir. Bu nedenleri sağlayamadan barış  yapmaya yanaşmak, barış oldu demek, kendi kendimizi aldatmak olur.” Demiştir. İç  işlerimizde belirleyici faktör olan Misak-ı Millinin aynı zamanda dış  ilişkilerimizin de belirleyici temel ilke olduğunu ifade ederek “Özgürlüğünü ve  bağımsızlığını korumak yolunda savaş vermeyi bilmeyen uluslar için yaşama hakkı  yoktur. Bu uğurda savaş gereklidir.” demiştir. Başka bir değişle Atatürk’ün  barış anlayışı, tarihte birçok örneği görüldüğü gibi, düşçü bir barış anlayışı  değil, gerçekçi bir barış anlayışıdır. Her zaman kardeşlik ilişkilerimizin  pekiştirilmesini dış politikamızın temeli olduğunu vurgulayan Atatürk,  kesinlikle başka ulusların toprağında ve egemenliğinde gözümüzün olmadığını ve  barışında temel noktasının bu olması gerektiğini söylemiştir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Atatürk’ün barış anlayışı, gerçekçi, akılcı, insancı ve uygarlıkçıdır. Hem  ulusumuzun, hem de tüm insanlığın esenlik ve mutluluğu bu anlayışın odak  noktasıdır. Dünya çapında, uluslar arası yazgı ortaklığının başka anlatımı  olamaz. Öte yandan, ulusçuluk da bu bağlamda yepyeni bir anlam, özgün bir içerik  kazanır, barışçı ve uygarlıkçı bir yörüngeye oturur. Tüm bencillikten uzak,  başka uluslarında hakkını tanıyan bir anlayıştadır. Ulu önder, başka alanlarda  olduğu gibi barış konusunda da yalnız kuramsal düşüncelerle yetinmemiş daha  öncede belirtildiği gibi bunları uygulamaya koyarak düşünce eylem işbirliğini  uygulamıştır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bağımsızlık savaşının kazanılmasıyla varlığını, şerefini, yaşama hakkını kazanan  yüce Türk milleti, Cumhuriyetten bu yana milli tarihinin en uzun barış dönemini  yaşamıştır. Kalkınmasını barış içinde sürdürmeğe çalışmıştır. Bunu da ulu önder  Atatürk’ün başlattığı ve en iyi uygulattığı “Yurtta barış cihanda barış” ilkesi  çerçevesinde gerçekleştirmiştir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>KAYNAKÇA<br />
</strong>1 Özdeyişleriyle Atatürk, ATASE Yayınları, Ankara, 1981,s.32<br />
2 Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, Ankara,1981,C.II,s.282<br />
3 GÖNLÜBOL Mehmet- Cem SAR, Atatürk ve Türkiye’nin Dış Politikası,  İstanbul,1973.<br />
4 Özdeyişleriyle Atatürk…s. 34<br />
5 ENGİNSOY Cemal , “Atatürk’te İnsan Sevgisi”, Atatürk Araştırma Merkezi  Dergisi,C. II,s.95<br />
6 Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri…s.235<br />
7 FEYZİOĞLU Turhan , Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi, YÖK Yay.,Ankara,1987,S.  145<br />
8 a.g.e., s. 145<br />
9 Bugünün Diliyle Atatürk’ün Söylevleri , TDK Yay., Ankara,1968, s.98</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">• AKARSU Bedia, Atatürk Devrimi ve Yorumları, Ankara,1978<br />
• Atatürkçülük,Atatürk’ün Görüş ve Direktifleri (1. Kitap), Ankara, 1982<br />
• Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri,Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü Yay., Ankara,  1981<br />
• Bugünün Diliyle Atatürk’ün Söylevleri, TDK Yayınları,Ankara,1968<br />
• ENGİNSOY Cemal, “Atatürk’te İnsan Sevgisi”,Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi,  Ankara,1985<br />
• EROĞLU Hamza, Türk İnkılap Tarihi, İstanbul, 1982<br />
• EYÜBOĞLU İsmet Zeki, Kendi Sözleriyle Atatürk İlkeleri, İstanbul,1984<br />
• GÖNLÜBOL Mehmet-Cem SAR, Atatürk ve Türkiye’nin Dış Politikası,İstanbul,1983<br />
• Özdeyişleriyle Atatürk,ATASE Yayınları, Ankara,1981<br />
• ÖZERDİM Sami, Atatürkçünün El Kitabı, Ankara,1981</font></p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/belirli-gun-ve-haftalar/">»<span lang="tr">  “Belirli Gün ve Haftalar” Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span><br />
</span></font></strong></p>
<p align="center"><span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/uluslararasi-irk-ayrimi-ile-mucadele-gunu-belirli-gun-ve-haftalar/">Uluslararası Irk Ayrımı İle Mücadele Günü (Belirli Gün ve Haftalar)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/uluslararasi-irk-ayrimi-ile-mucadele-gunu-belirli-gun-ve-haftalar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
