<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Karagöz | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/karagoz/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Thu, 10 May 2018 14:51:54 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Anonim Halk Edebiyatı</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/anonim-halk-edebiyati/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/anonim-halk-edebiyati/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 Feb 2013 13:32:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türk Edebiyatı Tarihi Halk Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Anonim Halk Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Anonim halk edebiyatın nesir türleri nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[Efsane]]></category>
		<category><![CDATA[Halk Hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Karagöz]]></category>
		<category><![CDATA[Masal]]></category>
		<category><![CDATA[Meddah]]></category>
		<category><![CDATA[Orta Oyunu]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Edebiyatı Tarihi Halk Edebiyatı örnek çözümlü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=28157</guid>

					<description><![CDATA[<p>[edebiyat_lys] 3. Anonim Halk Edebiyatı Anonim Halk edebiyatı, sanatçısı bilinmeyen toplumun ortak malı olan sözlü ürünlerden oluşur.Kimin söylediği belli olmayan mani, türkü,destan, bilmece, halk hikayeleri, orta oyunu, masal ve atasözü bu edebiyatın ürünleridir. (Bakınız Türk edebiyatında nazım tür ve şekilleri) Anonim halk edebiyatı nesir türleri şunlardır: Halk Hikâyeleri Hikâyeci aşıklar tarafından halkın önünde söylenir. Nazım [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/anonim-halk-edebiyati/">Anonim Halk Edebiyatı</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>[edebiyat_lys]</p>
<p><strong>3. Anonim Halk Edebiyatı</strong><br />
Anonim Halk edebiyatı, sanatçısı bilinmeyen toplumun ortak malı olan sözlü ürünlerden oluşur.Kimin söylediği belli olmayan mani, türkü,destan, bilmece, halk hikayeleri, orta oyunu, masal ve atasözü bu edebiyatın ürünleridir. (Bakınız Türk edebiyatında nazım tür ve şekilleri)</p>
<p><strong><strong>Anonim halk edebiyatı nesir türleri şunlardır:</strong></strong></p>
<p><strong>Halk Hikâyeleri</strong><br />
Hikâyeci aşıklar tarafından halkın önünde söylenir. Nazım ve nesir karışıktır. Bu tür hikâyelerde olağanüstü öge, kişi ve olaylar bulunur. Manzum kısımları saz eşilğinde söylenir; ancak nesir bölümü taklitlere dayanır. Genellikle aşk ve kahramanlık konuları işlenir. Kerem ile Aslı, Köroğlu, Aşık Garip, Arzu ile Kamber halk hikâyelerimizdendir.</p>
<p><strong>Efsane</strong><br />
Tarihsel olaylarla örülmüş, olağanüstü olaylar ve kişiler bulunan halk masallarıdır. İnsanımızın acıları ve özlemleri, dilden dolaşarak efsanelerde anlatılmıştır.</p>
<p><strong>Masal</strong><br />
Olağanüstü kahraman ve olaylara yer veren öykülerdir.Masallarda yer ve zaman belli değildir. Kahramanlar insan üstü özellikler gösterir. İyiler hep iyi, kötüler hep kötüdür.Tekerleme ile başlar. Genellikle her masalın sonunda dilek ve dua bölümü vardır. Masallarda öğrenilen geçmiş zaman kipi sıkça kullanılır.</p>
<p><strong>Karagöz</strong><br />
Geleneksel Türk oyunlarından gölge oyunudur. Bu oyun, deriden kesilen ve tasvir adı verilen birtakım şekillerin<br />
(insan, hayvan, bitki, eşya vb.) arkadan ışıklandırılmış beyaz bir perde üzerine yansıtılması temeline dayanır.Şeyh Küşteri adında bir sanatçı, Karagöz oyununu Anadolu&#8217;da ilk kez oynatmıştır.Oyunda yer alan Karagöz; temiz ruhlu, olayların gülünç yanlarını büyük bir ustalıkla yakalayan zeki fakat eğitim görmemiş insanları temsil eder. Hacivat ise okumuş, medrese eğitimi almış, bilgisini göstermekten hoşlanan insanların temsilcisidir.</p>
<p><strong>Orta Oyunu</strong><br />
Bir meydanda;seyici ile çevrelenmiş olarak orta yerde oynandığı için orta oyununa bu ad verilmiştir.Dekor olarak yeni dünya denilen bir paravan ile dükkan denilen bir kaç iskemle kullanılır.Oyunun oynandığı alana ise palanga denir. <strong>Orta oyunun en önemli iki kişisi</strong> Pişekâr ve Kavukludur. Pişekar,Karagöz oyunundaki Hacivat&#8217;ın karşılığı; Kavukluda Karagöz&#8217;ün karşılığıdır.</p>
<p><strong>Meddah</strong><br />
Taklitler yaparak, hoş öyküler anlatarak halkı eğlendiren sanatçı anlamına gelmektedir.Ancak bu sözcük, daha sonraları bu sanatın adı durumuna da gelmiştir.Meddah, halk önünde mendil ve baston aracılığıyla tipleri canlandırarak öyküler anlatır.Her öykünün sonunda kıssadan hisse çıkartarak dinleyicilerine öğütler verir.XX. yüzyılın başında yetişmiş meddahlardan Sururî, bu sanatın ünlü isimlerinden biridir.</p>
<p><strong>ÖRNEK:</strong><br />
Yüzyıllar boyunca Tekke şiirinin önderi sayılmış,şiirleriyle kafalara ve gönüllere Türkçe ile seslenmiştir. Tasavvuf akımını, taşkın ve gür lirizmi ile halka yansıtmıştır. Aruzla da şiirler yazmakla birlikte, genellikle heceyi kullanmıştır. Bu şiirlerde kullanılan ana tema; Tanrı, aşk ve insan sevgisidir.<br />
<strong>Yukarıda özellikleri belirtilen şair kimdir?</strong><br />
A) Yunus Emre<br />
B) Yusuf Has Hacip<br />
C) Mevlana<br />
D) Sultan Velet<br />
E) Hacı Bayram Veli<br />
<strong>1987 ÖYS</strong><br />
<strong>ÇÖZÜM:</strong><br />
Tasavvuf edebiyatının en tanınmış şairi Yunus Emre&#8217;dir. Şiirlerindeki tema; Allah ve insan sevgisidir.<strong>Yanıt A</strong><br />
<strong>ÖRNEK:</strong><br />
Onu Halk şairi saymak bir bakıma yanlıştır. Ama o halka halkın diliyle seslenerek halkın şairi olabilmiştir. Zaten<br />
başarısının sırlarından biride budur. Hece ile söylediği şiirlerinden başka, bir divan oluşturacak kadar aruzla yazılmış şiirleri de vardır. Yaşamı üzerine kesin bilgiler yoktur.Risaletün Nushiye adlı mesnevinin yazılış tarihinden<br />
yola çıkılarak XIII. yy.da yaşadığı konusunda birleşilmiştir.<br />
<strong>Bu parçada söz edilen şair aşağıdakilerden hangisidir?</strong><br />
A) Pirsultan Abdal<br />
B) Haci Bayrami Veli<br />
C) Yunus Emre<br />
D) Mevlana<br />
E) Kaygusuz Abdal<br />
<strong>1996 ÖYS</strong><br />
<strong>ÇÖZÜM:</strong><br />
Özellikleri verilen sanatçı Yunus Emre&#8217;dir.<strong>Yanıt C</strong><br />
<strong>ÖRNEK:</strong><br />
14.yüzyılın ikinci yarısı ile 15.yüzyılın ilk yarısında yaşamış,Yunus Emre çığrında şiirler söylemiş tekke ve tasavvuf şairidir.Şiirlerinin çoğunda aruzu, bazılarında ise hece ölçüsünü kullanmıştır.Nazım şekli olarak gazel,mesnevi, kaside, koşma, nefes gibi şekilleri kullanmıştır.O aynı zamanda şethiyeleriyle de tanınmıştır. “Gülistan, Budalanâme, Dilgüşa“ gibi eserleri vardır.<br />
<strong>Yukarıdaki parçada tanıtılan sanatçı aşağıdakilerden hangisidir?</strong><br />
A) Kaygusuz Abdal<br />
B) Pir Sultan Abdal<br />
C) Ahmet Yesevi<br />
D) Karacaoğlan<br />
E) Dertli<br />
<strong>ÇÖZÜM:</strong><br />
Parçada tanıtılan tasavvuf şairi Kaygusuz Abdal&#8217;dır. “Gülistan” manzum; “Budalanâme” mensur; “Dilgüşa” ise Kaygusuz Abdal&#8217;ın hem manzum hem de mensur eserleridir. <strong>Yanıt A</strong><br />
<strong>ÖRNEK:</strong><br />
&#8230;&#8230;&#8230;. 19. yüzyıl halk şairlerindendir.Erzurum&#8217;da doğmuştur.Elinde sazıyla Anadolu&#8217;nun pek çok yerini gezmiştir.1840&#8242;  lar da Tokat&#8217;ın Niksar ilçesine yerleşmiş, burada vefat etmiştir.Saz şairleri içinde divan şiirini en iyi bilenlerden biridir.Aruz ölçüsüyle gazel,murabba, muhammes yazmıştır.Hece ile yazdığı dini–tasavvufi şiirleri de vardır.Aruzla yazdığı şiirlerinde Fuzuli, Baki ve Nedim&#8217;in tesirleri açıkça görülür. O, aynı zamanda aşık tarzında yazdığı koşma ve semaileriyle de tanınmıştır.<br />
<strong>Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?</strong><br />
A) Karacaoğlan<br />
B) Erzurumlu Emrah<br />
C) Dadaloğlu<br />
D) Gevheri<br />
E) Karacaoğlan<br />
<strong>ÇÖZÜM:</strong><br />
Parçada bize ipucu veren yerler sanatçının Erzurum doğumlu olması, Divan şiirini iyi bilmesidir. O halde A, C, D, E&#8217;de verilen sanatçılar parçadaki boşluğa getirilemez.<strong>Yanıt B</strong><br />
<strong>ÖRNEK:</strong><br />
Aşık, Türk Halk edebiyatında XV. yy. başlarından bu yana beliren bir sanatçı tipidir. Bir yönüyle eski destan (epope) geleneğini sürdüren; ama başka bir yönüyle, adının belirttiği gibi sevda şiirleri söyleyen bir sanatçıdır.Günümüzde, yukarıdaki parçada belirtilen sanatçı tipinin bütün özelliklerini taşıyan kişilere rastlanmamaktadır.<br />
<strong>Bunun nedeni aşağıdakilerin hangisi olabilir?</strong><br />
A) Aşıklığın güç bir uğraş olması<br />
B) Günümüz insanının şiire önem vermemesi<br />
C) Aydın sanatçıların, aşıkların görevini üstlenmiş olması<br />
D) Aşıkların işlediği konuların halkı ilgilendirmemesi<br />
E) Toplumsal yaşamın büyük ölçüde değişmesi<br />
<strong>1981 ÖYS</strong><br />
<strong>ÇÖZÜM:</strong><br />
Toplumsal yaşamın büyük ölçüde değişmesiyle aşıklık geleneği unutulmaya yüz tutmuştur.<strong>Yanıt E</strong><br />
<strong>ÖRNEK:</strong><br />
<strong>Aşağıdaki özelliklerden hangisi Aşık edebiyatı için söylenemez?</strong><br />
A) Hece ölçüsünü kullanmışlardır.<br />
B) Aruz ölçüsünü kullananlar da vardır.<br />
C) Konular genellikle gerçek yaşamdan alınmıştır.<br />
D) fiiirler cönk denen kitaplarda toplanmıştır.<br />
E) Türkü, mani gibi nazım biçimleri kullanılmıştır.<br />
<strong>ÇÖZÜM:</strong><br />
A, B, C ve D seçenekleri Aşık edebiyatı sanatçıları özelliklerindendir.Fakat türkü, mani, nazım biçimleri, anonim halk edebiyatında kullanılır.<strong>Yanıt E</strong><br />
<strong>ÖRNEK:</strong><br />
Halk şiirimizin güçlü, bir şairdir. Kendini yedi yaşından itibaren saza, söze, şiire, türküye vererek dış dünyasının karanlığını, gönül dünyası ile aydınlatmıştır. Gönül gözüyle yazdığı şiirlerinde birlik, beraberlik, yurt sevgisi, güzellik, gurbet, ayrılık duygularını dile getirmiştir.<br />
<strong>Yukarıdaki parçada tanıtılan şair aşağıdakilerden hangisidir?</strong><br />
A) Yunus Emre<br />
B) Pir Sultan Abdal<br />
C) Karacaoğlan<br />
D) Aşık Veysel<br />
E) Dadaloğlu<br />
<strong>1991 ÖYS</strong><br />
<strong>ÇÖZÜM:</strong><br />
Parçada &#8220;dış dünyasının karanlığını gönül dünyasıyla aydınlatmış, gönül gözüyle yazdığı şiirler&#8230;&#8221; gibi ifadeler bize küçük yaşta gözlerini kaybeden Aşık Veysel&#8217;i hatırlatmaktadır.<strong>Yanıt D</strong></p>
<p>[edebiyat_lys]</p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/anonim-halk-edebiyati/">Anonim Halk Edebiyatı</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/anonim-halk-edebiyati/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Karagöz ve Hacivat</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/karagoz-ve-hacivat/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/karagoz-ve-hacivat/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 30 Jan 2008 22:17:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim Kalemimizden]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Cambazlik]]></category>
		<category><![CDATA[Cavcav]]></category>
		<category><![CDATA[Dil Cambazligi]]></category>
		<category><![CDATA[Gölge]]></category>
		<category><![CDATA[Gölge Oyunu]]></category>
		<category><![CDATA[Gölge Oyunu Teknigi]]></category>
		<category><![CDATA[Gölge Oyununun Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Haci Cavcav]]></category>
		<category><![CDATA[Hacivat]]></category>
		<category><![CDATA[Karagöz]]></category>
		<category><![CDATA[Karagöz Hacivat Video]]></category>
		<category><![CDATA[Karagöz ve Hacivat]]></category>
		<category><![CDATA[Karagöz ve Hacivat Gölge Oyunu]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Esma Simsek]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Edebiyatinda Gölge Oyunu]]></category>
		<category><![CDATA[Türkcan]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçeyi Canlandirma Dernegi]]></category>
		<category><![CDATA[Vikipedia]]></category>
		<category><![CDATA[Wikipedia]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/karagoz-ve-hacivat/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Karagöz ve Hacivat Nereden estiyse, aklıma &#8220;Karagöz ve Hacivat&#8221; geldi. Bir iki görüntü izledim. Bu görüntüleri ve gölge oyununun oluşumu hakkında bildiklerimi paylaşmak istedim.  Değerli hocamız Prof. Dr. Esma Şimşek&#8217;in bir dersinde anlattığı ve genel olarak da kabul görülen görüşe göre gölge oyunları şöyle başlamıştır: M.Ö. 100&#8217;lü yıllarda Çin İmparatoru &#8220;Wu&#8221; nun eşi ölünce, Wu [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/karagoz-ve-hacivat/">Karagöz ve Hacivat</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><span style="font-family: 'Maiandra GD';"><strong><span style="font-size: 22pt;"> <span style="color: #3399ff;">Karagöz </span><span style="color: #c0c0c0;">ve</span> <span style="color: #ff0066;">Hacivat</span></span></strong></span></p>
<p align="justify"><img decoding="async" src="https://farm3.static.flickr.com/2328/2231651956_2f5085782e.jpg?v=0" alt="https://farm3.static.flickr.com/2328/2231651956_2f5085782e.jpg?v=0" width="171" height="200" align="left" /><span style="font-family: 'Maiandra GD';"><span style="font-size: 10pt;">Nereden estiyse, aklıma &#8220;<strong>Karagöz ve Hacivat</strong>&#8221; geldi. Bir iki görüntü izledim. Bu görüntüleri ve gölge oyununun oluşumu hakkında bildiklerimi paylaşmak istedim. </span></span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD';"><span style="font-size: 10pt;">Değerli hocamız Prof. Dr. Esma Şimşek&#8217;in bir dersinde anlattığı ve genel olarak da kabul görülen görüşe göre gölge oyunları şöyle başlamıştır: M.Ö. 100&#8217;lü yıllarda Çin İmparatoru &#8220;Wu&#8221; nun eşi ölünce, Wu derin bir üzüntüye boğulmuştur. Halk arasından bir Çinli, İmparator&#8217;un üzüntüsünü hafifletmek için ona &#8220;Karısının hayalini gösterebileceğini&#8221; söylemiştir. </span></span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD';"><span style="font-size: 10pt;">İmparator bu teklifi kabul edince, bu Çinli sarayda boş bir odaya beyaz bir perde gerdirmiş, arkasından da ışıkla bir kadının gölgesini o perdeye düşürmüş ve İmparator&#8217;a eşinin hayalini göstermeye çalışmıştır. İmparator bu oyunu sevmiş ve daha sonra bu Çinli&#8217;ye bunu sık sık yaptırmıştır. İşte birçok kişinin kabul ettiği düşünceye göre &#8220;<span style="color: #000000;">gölge oyunu</span>&#8221; bu şekilde ortaya çıkmış ve günümüze kadar gelmiştir.</span></span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD';"><span style="font-size: 10pt;">Başka bir düşünceye göre ise, gölge oyunu ilk kez Hindistan&#8217;da ortaya çıkmıştır. Nedense &#8220;masallar ve gölge oyunları&#8221; gibi bazı konular, Hint kültürüne dayandırılmaya çalışılıyor. Bu düşünce bana uzak geliyor. Gölge oyununun <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-adinin-anlami-turk-ne-demektir/"> <span style="color: #000000;">Türkler</span></a>&#8216;e nereden veya ne zaman geldiği, kesin olarak belli değildir. Fakat Çinliler&#8217;den Moğollar&#8217;a, Moğollar&#8217;dan da Türkler&#8217;e geldiği kabul edilmektedir. Bu düşünce de gölge oyununun ana kaynağının Çin olduğu konusunu pekiştirmektedir.</span></span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD';"><span style="font-size: 10pt;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/karagoz-ve-hacivat/"> <span style="color: #000000;">Karagöz ve Hacivat</span></a> gölge oyununun özelliklerini, bölümlerini falan uzun uzun anlatmaktansa, benzer içeriğe sahip olan <strong> Vikipedia</strong>&#8216;daki yazıyı buraya ekliyorum: (Yazının sonundaki görüntüleri izlemeniz tavsiye edilir.</span></span> <span style="font-family: 'Maiandra GD';"><span style="font-size: 10pt;">) </span></span></p>
<p><center><!--adsense#reklam_336x280--></center></p>
<p align="justify"><span style="color: #808080;"><strong><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</span></strong></span><span style="font-family: 'Maiandra GD';"><span style="font-size: 10pt;"><span style="color: #808080;"><strong><br />
</strong></span></span></span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD';"><span style="font-size: 10pt;"><span style="color: #9b9b9b;">Karagöz ve Hacivat taklide ve karşılıklı konuşmaya dayanan, iki boyutlu tasvirlerle bir perdede oynatılan gölge oyunudur. Karagöz oynatıcısına hayali, hayalbaz denir. Yardımcıları çırak, yardak, dayrezen, sandıkkar&#8217;dır. Oyunda konuşmaların değişmesi baş hareketleriyle yapılır.</span></span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #9b9b9b; font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Bu iki karakterin gerçekten yaşayıp yaşamadığı, yaşadıysa nerede nasıl yaşadığı kesin olarak bilinmemektedir. Anlatılanlar rivayete dayanır, zira gerçekten yaşamış olsalar bile büyük ihtimalle bahsedilen dönemde tarih kitaplarına girecek kadar önemli bulunmamışlardır.</span></p>
<p align="justify"><span style="color: #9b9b9b; font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Rivayete göre Hacivat ve Karagöz, Orhan Gazi devrinde yaşamış cami yapımında çalışan iki işçidir. Kendileri çalışmadıkları gibi diğer işçilerin de çalışmasını engellemektedirler. Orhan Gazi&#8217;nin, &#8220;cami vaktinde bitmezse kelleni alırım&#8221; dediği cami mimarı, caminin vaktinde bitmemesine Karagöz ve Hacivat&#8217;ı şikayet eder. Bunun üzerine bu ikili başları kesilerek idam edilir. Karagöz ve Hacivat&#8217;ı çok seven ve ölümlerine çok üzülen Şeyh Küşteri, ölümlerinin ardından kuklalarını yaparak perde arkasından oynatmaya başlar. Bu sayede Hacivat ve Karagöz tanınır.</span></p>
<p align="justify"><span style="color: #9b9b9b; font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Hacivat&#8217;ın asıl adının Hacı İvaz olduğu söylenir. Hacivat karakteri düzeni temsil eder. Nabza göre şerbet verir. Kişisel çıkarlarını her zaman ön planda tutar. Az buçuk okumuşluğundan dolayı yabancı sözcüklerle konuşmayı sever. Perdeye gelen hemen herkesi tanır, onların işlerine aracılık eder. Alın teriyle çalışıp kazanmaktan çok Karagöz’ü çalıştırarak onun sırtından geçinmeye bakar. Rol icabı değişik kıyafetler içinde Keçi Hacivat, Çıplak Hacivat, Kadın Hacivat, Kahya Hacivat gibi farklı tasvirleri vardır.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD';"> <span style="color: #9b9b9b;"><span style="font-size: small;">Karagöz:</span><span style="font-size: 10pt;"> Oyunun hiç şüphesiz başrol oyuncusu Karagöz’dür. Okumamış bir halk adamıdır. Hacivat’ın kullandığı yabancı kelimeleri anlamaz ya da anlamaz görünüp, onlara yanlış anlamlar yükleyerek ortaya çeşitli nükteler çıkarırken bir taraftan da Türkçe dil kuralları ile yabancı kelimeler kullanan Hacivat ile alay eder. Her işe burnunu sokar,her işe karışır, sokakta olmadığı zaman da evinin penceresinden uzanarak, ya da içerden seslenerek işe karışır. Dobra, zaman zaman patavatsız yapısından dolayı ikide bir zor durumlarda kalırsa da bir yolunu bulup işin içinden sıyrılır. Çoğu zaman işsiz, geçim derdindedir .Hacivat’ın bulduğu işlere girip çalışır. Başında ışkırlak adı verilen oynak bir şapka vardır. Ve Hacivat&#8217;ta boyle tanınır.</span></span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #9b9b9b; font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Hacivat ve Karagöz oyunundaki karakterler kısaca şunlardır:</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD';"><span style="color: #9b9b9b;"><span style="font-size: 10pt;"><strong> 1)</strong>Hacivat <strong>2)</strong>Karagöz <strong>3)</strong>Zenne <strong>4)</strong>Hikmet Ağa <strong>5)</strong>Tuzsuz deli <strong>6)</strong>Bekir <strong>7)</strong>Arap <strong>8)</strong>Zenne <strong>9)</strong>Frenk <strong>10)</strong>Zeybek <strong>11)</strong>Tiryaki <strong>12)</strong>Çelebi <strong>13)</strong>Arnavut</span></span></span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD';"><span style="color: #9b9b9b;"><span style="font-size: small;">Tekniği:</span></span><span style="font-size: 10pt;"><span style="color: #9b9b9b;"> Oyun 100&#215;180&#8217;lik bir bez perde üzerine (oyuna göre boyut değişebilir) aksettirilen tasvirlerin gölgelerinin konuşturulmasıdır. Kenarları çiçekli bez perde patiskadandır. Asıl perdeye ayna denir. Perde arkasındaki peş tahtası üzerindeki şem&#8217;a ile bu gölgelendirme sağlanır.</span></span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #9b9b9b; font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Tasvirler manda, dana, deve derisinden yapılır. Deri saydamdır, nevrekan&#8217;la kesilip kök boyasıyla boyanır. Hareketli yerleri kirişle tutturulur, değnek delikleri açılır. 30-40 cm olan tasvirleri oynatmak için 60 cm lik değnekler kullanılır&#8230;</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD';"><span style="font-size: 10pt;">Bildiğiniz gibi, Karagöz ve Hacivat adlı gölge oyununda, genellikle dilimizin esnek yapısından yararlanarak <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/dil-cambazligi/"> <span style="color: #000000;">dil cambazlığı</span></a> yapılır. Aşağıdaki iki kısa canlandırma da, dilimizdeki yozlaşmayı anımsatıyor. <strong> <span style="color: #3399ff;">Türkçeyi Canlandırma Derneği</span></strong>&#8216;nin hazırlayıp sunduğu bu iki canlandırmayı, ben burada yayımlanacak biçime çevirerek sizlere sunuyorum. Dilerseniz canlandırmaları [<strong><span style="color: #3399ff;">1</span> </strong>&#8211; <span style="color: #3399ff;">2</span>] yandaki numaralardan veya Türkcan&#8217;ın ana sayfasından indirebilirsiniz. Çalışmaları için <strong> <span style="color: #3399ff;">Türkcan</span></strong>&#8216;a teşekkürler&#8230;</span></span></p>
<p><center><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;"> <object width="425" height="350"><embed src="http://img227.imageshack.us/img227/1195/karagozofap7.swf" type="application/x-shockwave-flash" height="350" width="425" /></object></span><object width="425" height="350"><font face="Maiandra GD" size="2">   </font><embed src="http://img341.imageshack.us/img341/96/karagozcigirs7.swf" type="application/x-shockwave-flash" height="350" width="425" /></object></center></p>
<p align="center"><strong><span style="color: #3399ff; font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Aşağıdaki görüntüler de, yapılan birkaç canlandırmadan&#8230;</span></strong></p>
<p><center><object width="425" height="355"><embed src="https://www.youtube.com/v/hKQ4GRq8cyA&amp;rel=1" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" height="355" width="425" /></object><embed src="https://www.youtube.com/v/dH8U5mjEDbw&amp;rel=1" type="application/x-shockwave-flash" width="425" height="355"></embed><embed src="https://www.youtube.com/v/uVAm7lqO_G0&amp;rel=1" type="application/x-shockwave-flash" width="425" height="355"></embed><embed src="https://www.youtube.com/v/Q1QaURh4tX8&amp;rel=1" type="application/x-shockwave-flash" width="425" height="355"></embed></center></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/karagoz-ve-hacivat/">Karagöz ve Hacivat</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/karagoz-ve-hacivat/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>43</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
