<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kuyucakli Yusuf Kitabi Romani | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/kuyucakli-yusuf-kitabi-romani/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Fri, 21 Jun 2013 14:08:48 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Kuyucaklı Yusuf (Sabahattin Ali)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/kuyucakli-yusuf-sabahattin-ali/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/kuyucakli-yusuf-sabahattin-ali/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 13 Jan 2008 21:43:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Roman Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir Öykü Roman]]></category>
		<category><![CDATA[100 Temel Eser Özet]]></category>
		<category><![CDATA[100 Temel Eser Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dunya Edebiyati]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Edebiyati Roman Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Klasik Roman Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kuyucakli Yusuf]]></category>
		<category><![CDATA[Kuyucakli Yusuf Kitabi Romani]]></category>
		<category><![CDATA[Kuyucakli Yusuf Sabahattin Ali]]></category>
		<category><![CDATA[Özet Romanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Sabahattin Ali]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihi Roman Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Temel Eser Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Edebiyatindan Romanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yüz Temel Eser Kitap Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yüz Temel Eser Kitaplari]]></category>
		<category><![CDATA[Yüz Temel Eser Özet]]></category>
		<category><![CDATA[Yüz Temel Eser Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yüzlerce Roman Özeti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/kuyucakli-yusuf-sabahattin-ali/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kuyucaklı Yusuf  (Sabahattin Ali) Tanzimattan 1950’lere kadarki Türk romanımızın ana sorununu batılılaşma oluşturuyordu. Yazarlarımız içinde bulunduğu toplumun aynası olmaya çalışmıyor, toplumu sorgulamıyorlardı. Buradan da anlaşılacağı üzere halk, ezilen köylü, işçi sınıfını konu alan eserlere 1950’li yıllardan sonra görebiliyoruz. İşte Kuyucaklı Yusuf bu konuları içine alan onları inceleyen ilk kitap olması dolayısıyla önemlidir. Kuyucaklı Yusuf’ta bir [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/kuyucakli-yusuf-sabahattin-ali/">Kuyucaklı Yusuf (Sabahattin Ali)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt" align="center"> <strong><font color="#0099cc" size="6"><span style="font-family: Maiandra GD"> Kuyucaklı Yusuf</span></font></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center"> <font style="font-size: 15pt" color="#ff6600"> </font><strong><span style="font-size: 15pt; color: #ff6600; font-family: Maiandra GD">(</span><span style="font-family: Maiandra GD; font-size: 15pt; color: #ff6600">Sabahattin  Ali)</span></strong></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Tanzimattan 1950’lere  kadarki Türk romanımızın ana sorununu batılılaşma oluşturuyordu. Yazarlarımız  içinde bulunduğu toplumun aynası olmaya çalışmıyor, toplumu sorgulamıyorlardı.  Buradan da anlaşılacağı üzere halk, ezilen köylü, işçi sınıfını konu alan  eserlere 1950’li yıllardan sonra görebiliyoruz. İşte Kuyucaklı Yusuf bu konuları  içine alan onları inceleyen ilk kitap olması dolayısıyla önemlidir. Kuyucaklı  Yusuf’ta bir yanda eşraf bürokrasi, zengin kesim bir yanda da ezilen halk  bulunmaktadır. Kuyucaklı Yusuf eserin adından da anlaşılacağı üzere Yusuf’un  öyküsüdür.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Sosyal açıdan Yusuf içinde  bulunduğu kent toplumuna kendini yabancı hisseder; yalnız ve mutsuzdur. İstediği  tek şey Muazzez ile birleşmektir. Elverişsiz koşullara ve kişilere karşın  Muazzez ile evlenmeyi başarır. Aynı koşullar ve kişiler yüzünden karısı ölür.  Buradaki durum yoksulluk, yalnızlık içinde kıvranan Yusuf ile Muazzez bir yandan  da Şakir ile Hakkı Ethem, Kaymakam gibi zengin, şehvet düşkünü insanlar arasında  geçiyor. Yani romanın iki tane toplumsal açıdan incelenecek yönü vardır.  Birincisi Yusuf ile Muazzez’in aşkı, ikincisi ise bu aşkın geçtiği elverişsiz  ortam. Kuyucaklı Yusuf bu yönleri ile incelersek toplumsal açıdan tamamen  topluma ayna tutmuş şekilde bir gerçeklik arz etmektedir.</font></p>
<table style="border-collapse: collapse" align="left" border="0" bordercolor="#111111" cellpadding="0" cellspacing="0" height="250" width="250">
<tr>
<td height="267" width="173"><center><!--adsense#reklam_250x250--></center></td>
</tr>
</table>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Kuyucaklı Yusuf gerçekleri  topluma ışık tutan, toplumdaki olaylarla örtüşen, şekli dışında romantizmden de  etkilenmiştir. Çünkü eserin içeriğini oluşturan toplum hayatı, toplumu oluşturan  bireylerin birbirine karşı beslediği planlar, kasaba gerçeğine romantik bir  anlayışla bakılmıştır. Yani Kuyucaklı Yusuf’ta realite ve romantizm sanıldığı  kadar birbirindne uzak değildir. Eser toplumu ilgilendirmesi, topluma ışık  tutması dolayısıyla bakıldığı zaman toplumdaki çarpıklıkları da gözler önüne  seriyor. Örneğin; Şehir, doğa-yapay insan, doğal insan-masumiyet, yozlaşmak,  şehvet, aşk. Eser incelendiğinde iki ana bölümden oluşmaktadır. Birinci kısım  Yusuf çocukluk yıllarını anlatan kısımdır. İkinci kısım ise Yusuf’un Şakir ile  çatışmasını Muazzez ile evlenmesini ve yusuf’un yaşadığı sıkıntılarını için  ealan kısımdır. Kuyucaklı Yusuf’u dini açıdan değerlendirecek olursak aşağıdaki  metni incelemek zorunda kalırız.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">“Bu alevi köylerinin daha  geniş mezhepli, daha temiz ve daha samimi olduğunu ona uzun memuriyet seneleri  öğretmişti. Nahiye ve köyleri dolaşmaya çıktığı zamanlar buralarda kalmayı  tercih ederdi. İsmail “Acı bir su getireyim mi?” diyinceye kadar bir “Kızılbaş”  köyünde olduğunu nasıl fark etmediğine şaştı.”</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Yazarın yaptığı en büyük  hata olarak şunu söyleyebilirim ki; yazar eserin içine kendi ideolojik  anlayışını katması, kendi ideolojik anlayışının ortaya çıkardığı insan proto  tipinin daha temiz daha saf, daha iyi olduğunu söylemesi yazarın hatası olarak  değerlendirebiliriz. Çünkü yapıtla eserleri belli bir kesime ışık tutup o  topluma ayna tutabilir. Yalnız büyük eserler evrensel boyutta değerlendirildiği  ve yapıldıkları sürece değer kazanırlar. Belli bir ideolojik anlayışın esiri  olmuş kitaplar klasik bir eser olma özelliği kazanamazlar.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Aşağıda yazarın bir yanlışı  daha göze çarpıyor ki dikkatle metni inceleyeceğiz:</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">“İkisi de akşama kadar masa  başında uyumak, öğle ve ikindi namazı kılmak suretiyle vakit geçirmişlerdi.  Yusuf onların omuzlarında, havlu ve çıplak ayaklarında nalın, iki kolları  sıvalı, aptes almaya gittikleri ve pembe,çıplak ayaklarıyla kirli bir seccadenin  üstünde yatıp kalktıklarını tekrar görür gibi oldu. Kendisi için böyle bir hayat  tasavvur etmek korkunçtu.”</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Burada yazar doğrudan  olmasa da dolaylı olarak olmasa da günün beş vakti namaz kılmanın  düşünülemeyeceğini söylemek istiyor. Doğrudan söyleyemediği için dolaylı olarak  çevrenin kirliliğinden, uyuklamalarından bahsediyor. Ancak gerçek mevzu bahis  konusu olan olay namazkılmasıdır. Aşağıdaki metinde toplumun bütün renklerini  bir arada bize görmek nasip olacak.<br />
“Şakir’in kendine benzeyenlerden ibaret bir partisi vardı. Ne candarma ne  hükümet bunlara karışmazdı. Çünkü parayı bolca oynatıyorlardı.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu grubun ekseriyetini  yaşlıca hovardalar teşkil ederdi. Bunlar paralarını burada şurada yiyip  bitirdikten sonra şimdi, bu husustaki şöhret ve tecrübelerinden ve aralarına  katılan ve daha ellerinde yiyecek paraları bulunan delikanlıların  sahavetlerinden istifade edip geçiniyorlardı.</font><font face="Arial"><font style="font-size: 1pt" color="#ffffff">Yüz Temel Eser Özetleri</font><font style="font-size: 1pt"><font color="#ffffff">, </font>  <font color="#ffffff">Kitap Özetleri</font><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/roman-ozetleri-turk-ve-dunya-edebiyatindan/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Roman Özetleri</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/yuz-100-temel-eser/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Yüz Temel Eser</font></a><font color="#ffffff">, </font> </font>  <font style="font-size: 1pt" color="#ffffff">Özet</font></font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Şehrin iyi aileleri  arasında bile bunların istedikleri zaman alamayacakları kız yoktu. Adeta bütün  eşraf aileleri arasında ezelden beri mevcut değişmez bir mukavele vardı ve buna,  harici şeklin değişmesine, vaziyetin tamamen başka olmasına rağmen, daima riayet  ediliyordu. Bunun için bunların herhangi bir talebini reddetmek akla gelmez ve  15-16 yaşlarında temiz, güzel kızcağızlar bu saçı burırmaya başlamış, manen ve  maddeten çürümüş on parasız sefillerin kucağına atılırdı. Ekserisi pis bir tahin  hastalıklara malul olan bu heriflerin evleri bundan sonra dışarıdan pek belli  olmayan ve şiddetle saklanan faciaların yuvası olurdu. Şehrin kızlarını bu  felaketten bir an olsun korumayan bu adamların, …pular arasında yaşayarak  evlenme arzusunu pek seyrek duymaları ve daha bu hayattan yorulup kız istemeye  vakit kalmadan ya bir tabanca kurşunu ile yahut da bir hastalık neticesinde  etmeleriydi.”</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu olaylar zinciri  içerisinde aslında arayacak, sorup soruşturacak bir olay bulamıyorum. Çünkü her  şey ayan beyan ortadadır. Burada da yinelendiği gibi günümüzde de yaşadığımız  gibi “Ne candarma, ne hükümet onlara karışmazdı, çünkü bolca para  oynatıyorlardı.” Rüşvet, iltimas, yolsuzluk yani toplumun tüm kanayan yaraları  burada ortaya çıkıyor. Aile hayatının nasıl bozulduğunu dost (metres) hayatının  yaşanmaya başladığı bir nevi Türk toplumunun kendi örf, adet, gelenek görenek  ananelerinden uzaklaştığı da ortaya koyulmaktadır. Evlilik olayına da burada  değinmek istiyorum. Günümüzün, geleceğimizin ve geçmişimizin en büyük  sorunlarından birisi olmuş olan evlilik her devirde aynı olaylar üzerinde  iştigal etmektedir. Bir yanda yaşlı, zengin, hovarda damat, bir yanda masum genç  kız. İşte bu çelişki sürekli bir döngü haline gelmiş bir realitedir.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Eserde bakıldığı zaman yine  Selahattin Bey’in evlatlığı, damadı Yusuf’u devlet kirasına işe alırken  gösterdiği iltimas da gözlerden kaçmıyor. Okuma-yazmabilmiyor, o işten anlamıyor  ancak Kaymakamın evlatlığı olması her şeyi örtbas etmeye yetiyor.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Eserde içinde bulunduğu  toplumun idari-siyasi yapısını görmek mümkündür. Kaymakamın toplum tarafından  saygı gören, söylevleri dikkatle dinlenen dolayısıyla halkın içinde bulunan  devlete olan saygı ve sevgi kavramını ortaya çıkarabiliriz. Yine eserde idari  işlerin işleniş şekli anlatıldığında devlet kadrolarındaki lüzumsuz, aşırı  derecede fazla olan işçi sayısı, tembellik kavramları ortaya çıkıyor. Eser  toplumun tüm kurumlarını, toplumda süregelen değişik traji komik olayları  göstermesiyle kaynak niteliğinde bir kitaptır. 1935’li yılların yapısı bu  kitaptan çıkararak mümkün olacaktır.<br />
Yusuf işaret ettiğimiz aksaklıklara karşın yine de kuşkusuz Türk romanı için  yeni ve ilginç bir kahramandır. Onu ilginç kılan yalnızca topluma karşı ters  düşmüş, kendini toplumun dışında, belli bir toplumsal yapının yarattığı  değerleri ve görüşleri aşmak istemedir. Bu bakımdan düzenle uzlaşamayan  kahramanlar tipinin de ilk örneği olması da ilgi çekicidir.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">İlk verdiğimiz örnekte  eşraf sınıfını, o zamandaki idari-siyasi olayların nasıl geliştiğini anlatırken  “Ne candarma, ne hükümet bunlara karışmadı. Çünkü parayı bolca oynatırlardı.”  Cümlesiyle başlamıştı işe. Yani ikinci bir örnek ile bir takım olanlarında  göreni, memleketi asıl idareleri altında bulunduran eşrafı, bu paraya dayanan  gücü belirtmektedir. Örneğin; Şakir, babasının yardımıyla evlerinde çalışan  Kübra’nın zorla ırzına geçer, ama ne kız ne anası bir şey yapamaz. Kadın,  onlardan hesap sormaya kimsenin gücü yetemeyeceğini söylediği zaman Kaymakam Bey  “Benim kudretim yeter.” Diyecek gibi olur ama bunu laf olsun söylemek bile  içinden gelmez. Yine İhsan’ın düğünde herkesin gözü önünde Ali’yi vuran Şakir,  jandarmaya yedirilen rüşvetle ve tanıklara yapılan baskı sonucu mahkemeden  beraat eder.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu örnekleri vermem sebebim  işte bu tür olayların yıllardan beri süregelmesidir. Kişiler değişiyor, olaylar  değişiyor ama kurumlar hep aynı kalıyor. Bu çarpık zihniyet yüzünden ne  Kübra’lar, ne Ali’ler feda ettik bu vatan için. “KUYUCAKLI YUSUF” un toplumun bu  kanayan yaralarına değinmesi ve ortaya atması yönüyle, eserde hiçbir batı  hayranlığı etkisinin görülmemesiyle, sade ve basit anlatımıyla çok önemli bir  şaheserdir.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Eksik olan bir yönü de  yazar dini inançlarını eserin içinde kullanırken aşırıya kaçmıştır. Diğer inanca  sahip olan insanları değerlendirirken nesnel davranmayı başaramamıştır. Her şeye  rağmen ezilen halkı, köylüyü anlatması içinde batı hayranlığından hiçbir etki  almamasıyla ilk roman özelliği taşır.</font></p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"> <span style="font-size: 15pt"><font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/roman-ozetleri-turk-ve-dunya-edebiyatindan/">»<span lang="tr">  Roman Özetleri Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080"> |</font></span></span></font></strong></p>
<p align="center"> <span lang="tr"><strong><font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir…</font></strong></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/kuyucakli-yusuf-sabahattin-ali/">Kuyucaklı Yusuf (Sabahattin Ali)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/kuyucakli-yusuf-sabahattin-ali/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>19</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
