<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Mekanik Saat | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/mekanik-saat/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Mon, 12 Mar 2018 13:33:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Mekanik Saat (Keşifler ve Buluşlar)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/mekanik-saat-kesifler-ve-buluslar/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/mekanik-saat-kesifler-ve-buluslar/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Nov 2007 10:01:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Karışık Başlıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Keşifler ve Buluşlar]]></category>
		<category><![CDATA[Bulus]]></category>
		<category><![CDATA[Buluslar]]></category>
		<category><![CDATA[catlar]]></category>
		<category><![CDATA[icat]]></category>
		<category><![CDATA[Kesif]]></category>
		<category><![CDATA[Kesifler]]></category>
		<category><![CDATA[Maddelerin Kesifleri]]></category>
		<category><![CDATA[Mekanik Saat]]></category>
		<category><![CDATA[Mekanik Saat Kesifler ve Buluslar]]></category>
		<category><![CDATA[Mekanik Saat Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Mekanik Saatin Bulunusu]]></category>
		<category><![CDATA[Saat]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihteki Kesifler ve Buluslar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/mekanik-saat-kesifler-ve-buluslar/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mekanik Saat (Keşifler ve Buluşlar) Ve işte ortaçağ sonlarının üçüncü büyük icadı! &#160; Seine kıyısında Adliye Sarayının kare kulesindeki saati bütün Parisliler tanırlar. Birçok kereler (son olarak 1849&#8217;da) onarılan bu saat, Fransa&#8217;da imal edilen saatlerin ilk örneğidir. X. yüzyıla kadar zamanı bilmenin en pratik yolu, su saatiydi. Suyun sürekli akıtılması esasına dayanan bu araç, zamanla [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/mekanik-saat-kesifler-ve-buluslar/">Mekanik Saat (Keşifler ve Buluşlar)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font face="Maiandra GD"><strong><font color="#3366ff"><span style="font-size: 22pt"> Mekanik Saat<br />
</span></font><font color="#ff6600"><span style="font-size: 15pt">(Keşifler ve  Buluşlar)</span></font></strong></font></p>
<p align="center"> <img decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/icatlar_ve_buluslar/mekanik_saat.jpg" alt="https://www.bilgicik.com/resimler/icatlar_ve_buluslar/mekanik_saat.jpg" align="right" height="120" width="150" /></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"> </font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Ve işte ortaçağ sonlarının üçüncü büyük icadı!</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Seine kıyısında Adliye Sarayının kare kulesindeki saati bütün Parisliler  tanırlar. Birçok kereler (son olarak 1849&#8217;da) onarılan bu saat, Fransa&#8217;da imal  edilen saatlerin ilk örneğidir. X. yüzyıla kadar zamanı bilmenin en pratik yolu,  su saatiydi. Suyun sürekli akıtılması esasına dayanan bu araç, zamanla süs  kaygısıyla yerleştirilen birtakım mekanizmalarla karmaşık bir hal almıştı. Bunun  en tipik örneğinin, 807 yılında Harun Resifin Charlemagne&#8217;a (Şarlman) armağan  ettiği &#8220;saat&#8221; olduğu kesindir. Sürekli akan suyun belirli düzeylere gelmesi  sonucunda her saat başı bir kapakçık açılmakta ve oradan dökülen bilyeler bir  zilin üstüne düşmekteydi. On iki tane olan bu kapacıkların açılıp kapanmalarını  birtakım zemberek ve yaylarla hareket edebilen &#8220;otomat&#8221;lar sağlamaktaydı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Su saatinde, millerin ve otomotların suyu sürüklediğini gören biri, bunları  sudan başka bir şeyi -sözgelişi antik kum  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/mekanik-saat-kesifler-ve-buluslar/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">saat</font></a>lerindeki gibi kumu ya da sicime  bağlı bir çakıl parçasını- itemez mi diye kendi kendine sordu. Bu fikir, ancak XIII. yüzyılda, Arşimet&#8217;ten beri iyice unutulmuş dişli çarkların ve tokmaklı  zillerin kullanılmaya başlanmasından sonra uygulanmaya konulabildi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">İtici ağırlıkların düşmesini düzenlemek ve ölçülü hale sokmak için &#8220;karşılaşma  çarkı&#8221; kullanılıyordu. O dönemde henüz sarkaç yoktu; bunu daha sonra, XVII.  yüzyılda Huygens bulmuştur.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu makinelerden, daha doğrusu bu en ilkel saatlerden bize kadar gelenlerin en  eskileri şunlardır: 1324&#8217;ten önce imal edilen Beauvais&#8217;deki saat ve 1348&#8217;den  kalma Douvre&#8217;daki saat&#8230; Birincisinin ne kadranı vardı ne akrebi ne de  yelkovanı; yalnız her saat başı çalardı. Kadranlı saatler, XIV. yüzyılın  sonlarına doğru ortaya çıktı. 1370&#8217;de Heinrich von Vic adlı Alman&#8217;ın imal ettiği  Paris Adliye Sarayındaki saat, daha ilkel başka bir saatin yerine konmuştu.  Yalnızca akrebi olan bu saatin, hem durmadan onarılması, hem de kurulması için  birinin sürekli yanında beklemesi gerekiyordu. Bu tür saatlerin günde yarım saat  geri kalmaları kutlanmaya değer bir başarı sayılıyordu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"> <font color="#000000">Saatin</font> kaç olduğu, ortaçağda kimsenin aldırış etmediği bir şeydi. Komşu  manastırın saatleri günü yeterince bölümlüyordu. Manastırdakilere gelince, tören  saatleri, gündüzleri ya güneş kadranı, ya su ya da kum saatiyle ve geceleri de  yıldızlara göre ayarlanıyordu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Artık mekanik saatçilik, yani itici ağırlıkların kullanılması gelişiyor ve eski  yöntemlerin yerini alıyordu. Saatler değişik perdeli çan sistemleri ve hareketli  sahnelen temsil eden süslemeleriyle anıtsal sanat eserleri halini aldı.  1352-1354&#8217;te inşa edilen Strasbourg katedralinin saatinde bir kadran, dişli çark  sistemi ve saatte bir gelip Hazreti Meryem heykelinin önünde secde eden ayin  alayı heykelcikleri vardı. Frankfurt ve Lund&#8217;un dev saatleri da aynı çağın  eserleridir. Olağanüstü bir ustalık isteyen bu zanaatın merkezi, Nurenberg&#8217;di ve  ilk özel saatler XIII. yüzyılın sonlarında burada imal edildi. O zamanın  saatleri ancak önemli kişilerin sahip olabilecekleri pahalı şeylerdi. Ne var ki,  çok geçmeden itici ağırlıkların yerini zembereğin almasıyla saatler hantallıktan  kurtulup taşınabilir hale geldiler; böylece daha geniş halk yığınları saat  kullanma imkânına kavuştu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Şimdi mekanik saatin icadının uygarlık üzerinde yaptığı paha biçilmez etkilerden  söz edelim: Gelişmekte olan sanayinin &#8220;yaklaşık&#8221; saate &#8216;tahammülü&#8217; yoktu. Dakik  çalışmak verimliliği her bakımdan artırıyordu. Ayrıca, kutsal hareketlerin  dakikliği ancak o zaman daha iyi kavranabilirdi, Bu anlayış insanları, tabiat  olaylarının belirli ve şaşmaz nedenlere bağlı oldukları düşüncesine götürdü.  &#8220;Determinist&#8221; (gerekirci) akım, yani tabiat yasalarını matematik güçlerin  yönettiği kanısı, başka bir deyişle bilimin temeli, bu gözleme dayanır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p><center><!--adsense#reklam_336x280--></center></p>
<hr align="justify" />
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>  <font color="#000000">Wikipedia</font> Bilgisi:</strong> İngilizcede saat  anlamına gelen &#8220;clock&#8221; kelimesi Latince &#8220;clocca&#8221;dan gelmektedir ve çan  anlamındadır. Ancak, daha sonra bu kelime bütün   <font color="#000000">saatleri</font> tanımlamaya  başlamıştır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Mekanik saatler için bulunan mekanizma, ağırlığın asılı olduğu ipi ya da zinciri  kısa aralıklarla tutan ve bırakan bir vargel düzenidir ve tüm bütün modern  saatlerdede aynısı vardır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>Tarihi<br />
</strong><br />
Zamanın mekanik olarak ölçülmesi yönündeki ilk adımlar din adamlarından  gelmiştir. Keşişler dua etmek için kesin saati bilmek zorundaydılar. İlk mekanik  saatler, saati göstermek değil duyurmak üzere yapılmışlardı. Bu saatler birer  ağırlığa bağlı olarak çalışıyorlardı ve belirli zaman aralıkları ile gonga vuran  tokmaklarla donatılmışlardı. Daha önceki yüzyıllarda, eski saat sistemlerinin  sesli birer uyarı vermesini sağlama çabaları olumlu sonuçlanmamıştı. Geçen  süreyi ufak taş parçacıkları atarak ya da düdük öttürerek belirten karmaşık  mekanizmalar üretilmişti.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Güneş saati, su saati ve kum saati, değişik şekillerde süreyi göstermek amacına  yönelikti. Mekanik saat ise manastır hayatında belli bir mekanik işlevi yerine  getirmek, bir çekiç aracılığıyla ses üretmek ve böylece belirli zaman  aralıklarını belirtmek amacını gütmekteydi. O dönemlerde saatlerin çan çalması  gerektiğine inanılıyordu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Mekanik saatlerin içinde en ünlülerinden olan Giovanni di Dondi’nin tasarımı,  ağırlıkla işleyen mekanizmaya bağlı sarkaç ve sekteli rakkas dişlisinden  oluşuyordu ve saatte kadran bulunmuyordu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Gündüz saatlerinin gece saatlerine uymayan saat sistemi, 14. yüzyılda mekanik  saatlerin yapılmasına kadar devam etmiştir. Günü eşit saatler halinde bölen ilk  saat, Milan’daki Saint Gottard kilisesi saatidir. Yüzyılın ortasına doğru büyük  Avrupa şehirlerinin kulelerinde mekanik saatler görülmeye başlanmış ve gittikçe  yayılmıştır. Vargel düzeniyle çalışan bu saatler 300 yıl boyunca devam etmiştir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">1500’lerde Nürnberg’de Peter Heinlein’ın zembereği bulmasıyla, büyük ağırlıklar  kalkarak taşınabilir küçük saatler olanaklı kılınmıştır. İlk saatlerde kadran,  akrep ve yelkovan bulunmuyordu. Okuma yazma oranının düşük olması, saatlere  insanların bakıp anlayacağı yazılar koymak yerine çan sesleri konmasını  gerektiriyordu. Süreyi görsel olarak göstermek için saatlere kadranı ilk olarak  kullanan ve 1344’te 24 dilimlik saati yapan Dondi’dir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/mekanik-saat-kesifler-ve-buluslar/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Saat</font></a> gelişiminde atılan başka bir büyük adım da sarkacın bulunmasıdır. Kilisede  papazı dinlerken kürsünün üzerinde sallanan lambanın salınım zamanının sabit  olduğunu farkeden Galileo, sarkacın salınım periyodunun, ağırlığına ya da  genişliğine değil, uzunluğuna bağlı olduğunu bulmuştur. Galileo, ölümüne yakın,  sarkaçla çalışan bir saat tasarlasa da bunu gerçekleştirememiştir. İlk çalışan  sarkaçlı saati 1656’da, Galileo’nun ölümünden 14 yıl sonra, Alman astronom  Christian Huygens yapmıştır. Huygens’in saati önceleri günde bir dakikadan az  hata veriyordu. İlk olarak sağlanan bu hassaslığı, Huygens çalışmalarıyla hatayı  günde 10 saniyeye düşürerek, artırmıştır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Sarkacın bulunmasıyla ilk defa olarak saatlere dakika ve saniye kolları  eklenmiştir.1670’lerin ortalarında Huygens’in balans yayını geliştirmesi  taşınabilir saatlerin gerçek bir cep saati haline getirilebilmesini sağlamıştır.  Yay mekanizmasının bulunması, zamanın hem karada hem de denizde aynı doğrulukta  ölçülebilmesini sağlamıştır. Balans yayının geliştirilmesi ile gittikçe küçülen  saatler cepte ya da kolda taşınabilmeye başlamış, ilk ucuz cep saatleri ABD’de  üretilmiş, kol saatleri ise 1890’larda ortaya çıkmıştır. Başlangıçta sadece  kadınların kullandığı kol saatleri I. Dünya Savaşı sırasında erkekler arasında  da yaygınlaşmıştır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Zamanı karada ve denizde aynı olarak ölçebilen bu yeni saatlerle zaman  birimlerinin hassaslığı sorgulanmaya başlanmıştır. Bir saniyenin uzunluğu neydi?  Basit bir hesapla saniye dakikanın 1/60’ı, dakika saatin 1/60’ı ve saat te günün  24’te biri olduğu için bir saniye ortalama güneş gününün 86 400’de biri olarak  ortaya çıkar. 1820’de zaman aralıkları bu hesaba göre standardize edilmiştir.</font></p>
<p align="center"><span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/kesifler-ve-buluslar/">»<span lang="tr">  &#8220;Keşifler ve Buluşlar&#8221; Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span></span></font></strong></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/mekanik-saat-kesifler-ve-buluslar/">Mekanik Saat (Keşifler ve Buluşlar)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/mekanik-saat-kesifler-ve-buluslar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>4</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
