<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Nazim Hikmet | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/nazim-hikmet/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Wed, 15 Feb 2017 12:20:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Nâzım Hikmet: Toplumcu-gerçekçi çizgi</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/nazim-hikmet-toplumcu-gercekci-cizgi/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/nazim-hikmet-toplumcu-gercekci-cizgi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 09 Sep 2007 21:28:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edebi Akımlar]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Gerçekçi]]></category>
		<category><![CDATA[Nazim Hikmet]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/nazim-hikmet-toplumcu-gercekci-cizgi/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nâzım Hikmet: Toplumcu-gerçekçi çizgi       Cumhuriyet sonrası Türk şiirinde asıl yenilik Nazım Hikmet’le gelir. Sağlıklı, biçim ve özde devrim yapan bir yeniliktir bu. Ölçüyü atan Nazım Hikmet’tir, özü biçimin bağlarından kurtaran da. İlk iki kitabıyla (835 Satır, Jakond ile Si-Ya-U, 1929) &#8220;şairane&#8221;ye karxı çıkmış, dizeci anlayışı yıkmıştır. Ama gelenekten de kopmaz. Çünkü ona göre asıl önemli [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/nazim-hikmet-toplumcu-gercekci-cizgi/">Nâzım Hikmet: Toplumcu-gerçekçi çizgi</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 12pt" align="center"> <font color="#3366ff"> <span style="font-size: 15pt; font-family: Comic Sans MS"><strong> <span style="font-family: Maiandra GD">Nâzım Hikmet: Toplumcu-gerçekçi çizgi</span></strong></span></font><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"><font color="#3366ff"> </font></span></font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 12pt" align="justify"> <font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 10pt">      Cumhuriyet sonrası  Türk şiirinde asıl yenilik Nazım Hikmet’le gelir. Sağlıklı, biçim ve özde devrim  yapan bir yeniliktir bu. Ölçüyü atan Nazım Hikmet’tir, özü biçimin bağlarından  kurtaran da. İlk iki kitabıyla (835 Satır, Jakond ile Si-Ya-U, 1929) &#8220;şairane&#8221;ye  karxı çıkmış, dizeci anlayışı yıkmıştır. Ama gelenekten de kopmaz. Çünkü ona  göre asıl önemli olan öz’dür. Biçim öze uydurulmalı, özü bir kat daha belirgin  kılmalıdır. Üstelik onun şiiriyle gelen öz bir ideolojiye dayanmakta, siyasal  bir tutumu içermektedir. Toplumcu gerçekçi (realisme social) sanat anlayışını  bilinçli olarak benimsemekle kalmamış, bu alanda en yetkin örnekleri vererek hem  kendisinden sonra gelen kuşağı, hem de 1960 sonrası Türk şiirini etkilemiştir.  Türk yazını onunla toplumcu gerçekçi çizgiye girmiştir. </span></font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 12pt" align="justify"> <font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 10pt">       Biçim açısından  bakıldığında, serbest nazım, serbest şiir, özgür koşuk adlarıyla nitelenen ve  şiirden ölçü, uyak gibi bağları atan bir akımın başlatıcısıdır Nazım Hikmet.  Ondan önce de bu yolda denemeler yapılmış, özellikle Tevfik Fikret serbest  müstezadı alabildiğine geliştirerek şiiri düzyazıya yaklaştırmış, Ahmet Haşim  dizeyi kırarak serbest söyleyişe ulaşmak istemiştir, ama böylesi denemeler aruz  kalıplarıyla oynayarak gerçekleştirilmiştir. Başlangıçta Milli Edebiyat akımı  etkisinde heceyle şiirler yazan Nazım Hikmet ise Anadolu’ya gidişiyle (1921)  başlayan ve Moskova’daki öğrenim yıllarında ilkeleri belirginleşen yeni bir şiir  anlayışıyla, ölçüsüzlüğü (vezinsizliği) düşünemeyen Türk şiirini kökten  değiştirir. Moskova’dayken tanıdığı gelecekçilik (futurisme), kuruculuk (constructivisme)  akımlarından etkilenerek yazdığı şiirlerinde ölçüyü atmakla birlikte uyağı  boşlamaz. Ama bu, alışılmışın dışında, geleneğin, divan şiirinin birikimlerinden  yararlanan yeni bir uyak anlayışıdır. Türkiye’ye dönüşünde Aydınlık dergisinde  yayımladığı (1923-1925) yeni şiirleri, bu nedenle en çok yapıları açısından  yankı uyandırır. </span><br />
[ad1]<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 12pt" align="justify"> <font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 10pt">       Doğaldır bu.  Çünkü &#8220;sanat toplum içindir&#8221; tezini savunan Tanzimat ozanlarından sonra Türk  şiirinin ana sorunsalı hep biçim düzeyinde çözülmeye çalışılmıştır. Yenilik  olarak hep yeni söyleyişler ardında koşulmuş, yeni biçimler aranmıştır. Kuşkusuz  bunda en büyük etken, Cumhuriyet’e dek dil sorununun gündemde olmasıdır. Nitekim  yukarda özetlendiği gibi, Milli Edebiyat akımı da dil konusunun yeni bir  yaklaşımla ele alınması girişimiyle başlatılmıştır. Nazım Hikmet’in şiirleri  yayımlandığında dil sorunu çözümlenmiş, Milli Edebiyat akımı dışındaki ozanlar  da yalın bir dil kullanma gereğini duyar olmuşlardır; ama bu soruna bağlı olarak  gelişen aruz-hece tartışması, Hececilerin utkusuyla sonuçlanmış görünse de,  birinden birinin kesin yengisiyle çözümlenebilmiş değildir. Daha doğrusu, gizli  bir uzlaşma, ideolojik uzlaşmanın yazına yansıması söz konusudur. İşte Nazım  Hikmet’in her iki ölçüyü de atan şiirleri böylesi bir ortamdan yayımlanınca  biçimde devrim olarak görülür. Oysa asıl devrim özdedir. </span></font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 12pt" align="justify"> <font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 10pt">       Bu konuda şunları  söyler Nazım Hikmet: &#8220;Şiir kafiyeli de kafiyesiz de, vezinli de vezinsiz de, bol  resimli, hiç resimsiz de, bağırarak da fısıldayarak da yazılabilir, yeter ki  yazılacak şey olsun ve bu yazılacak şey en uygun şeklini &#8211; bazan belirli bir  tarihi merhaleye göre en uygun şeklini &#8211; en ustaca bulmuş olsun. Şahsen  kendimse, şekli öylesine öze uydurmak istiyorum ki, şekil, özü bir kat daha  belirtsin, ama kendisi, yani şekil belli olmasın.&#8221; (Ekber Babayef’le  konuşmasından) &#8220;Şiirlerimde genellikle topyekün belirli bir ölçü ve şekil  yoktur. Fakat ölçü ve şekil var. Hem melodi, hem armoni. Hem kafiye, hem  kafiyesizlik, hem mısra-i berceste, hem kül. Yani realiteyi ve realite içindeki  faal insanı iç ve dış aleminde yansıtması gereken şiire en uygun dinamik şekil  ve ölçüler. Daha yüksek bir ölçü ve şekle, hareket ve değişme halindeki  çerçevelere ulaşmak istiyorum. (&#8230;) Ben kendi toplumsal sınıf çevreme karşıt ve  çelişmeli değilim. Bundan ötürü de sanat için değildir diyorum. Şiirde bileşik,  diyalektik gerçekçiliğe ulaşmak istiyorum.&#8221; (Her Ay, Nisan 1937) </span></font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 12pt" align="justify"> <font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 10pt">       Nitekim şiirsel  eyleminde biçimle ilgili tartışmalara girmez Nazım Hikmet. Öze uygun biçimi  bulmaktır amacı. Bunun için yalnız Türk yazınının değil, tanıdığı bütün  yazınların geleneklerine açıktır. Hepsinden yararlanabilir. Çünkü ona göre, &#8220;Her  sanatkar ömrünün sonuna kadar arayacaktır. Bu arama seyrinde her konkre öze en  uygun şekli bulmaya, kendi kendini tekrarlamamaya, şahsiyetini muhafaza etmekle  beraber taklit etmemeye çalışacaktır. Hiçbir değişmez, mutlak sanat kaidesi  tanımayacaktır.&#8221; (Babayef’le konuşma). Bu ise biçimin öze bağlı olarak sürekli  değişmesi, bir değişkenlik içinde olmasıdır. Değişmeyen sanata yüklediği  işlevdir. İşlevi belirleyen de toplumcu dünya görüştü. </span></font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 12pt" align="justify"> <font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 10pt">       Nazım Hikmet’in  toplumcu yazının gelişmesi yolundaki eylemi, asıl 1929’da, Resimli Ay’da  çalıştığı yıllarda yoğunlaşacak, egemen sanat anlayışlarına karşı gerçek kavga,  yalnız şiirde değil, bütün yazın dallarında bu dönemde başlatılacaktır. Asım  Bezirci bu gelişimi şöyle özetler: </span></font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 12pt" align="justify"> <font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 10pt">       &#8220;1928’de Takrir-i<br />
[ad2]<br />
Sükun Kanunu yürürlükten kalkınca, baskı da hafiflemeye başlar. Bundan  yararlanarak, toplumcu yazarlar Sabiha Zekeriya’nın 1 Şubat 1924’ten beri  çıkarmakta olduğu Resimli Ay dergisi çevresinde toplanmaya çalışırlar. 1928’den  sonra Vala Nurettin, Suat Derviş, Sadri Ertem Resimli Ay’da yazarlar.  Almanya’dan gelen Sabahattin Ali ile Rusya’dan dönen Nazım Hikmet de onlara  katılırlar. Resimli Ay, 15 Ocak 1931 tarihinde kapanıncaya değin toplumcu bir  edebiyatın kurulup yayılmasına hizmet eder. </span></font></p>
<p class="MsoNormal" align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="center"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/edebi-akimlar/">»<span lang="tr">  Edebi Akımlar Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span></span></font></strong></p>
<p class="MsoNormal" align="center">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="center"> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></p>
<p class="MsoNormal" align="center">&nbsp;</p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/nazim-hikmet-toplumcu-gercekci-cizgi/">Nâzım Hikmet: Toplumcu-gerçekçi çizgi</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/nazim-hikmet-toplumcu-gercekci-cizgi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>3</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
