<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ne Zaman Savasilir | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/ne-zaman-savasilir/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Fri, 21 Jun 2013 14:17:49 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Ne Zaman Savaşılır? (Hüseyin Nihal ATSIZ)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/ne-zaman-savasilir-huseyin-nihal-atsiz/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/ne-zaman-savasilir-huseyin-nihal-atsiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Oct 2007 21:30:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hüseyin Nihal Atsız]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar ve Şairler]]></category>
		<category><![CDATA[Ne Zaman Savasilir]]></category>
		<category><![CDATA[Ne Zaman Savasmaliyiz]]></category>
		<category><![CDATA[Nihal ATSIZin Makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Nihal ATSIZin Yazilari]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçü Nihal ATSIZ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/ne-zaman-savasilir-huseyin-nihal-atsiz/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ne Zaman Savaşılır? (Hüseyin Nihal ATSIZ) &#8220;Biz, bize saldırılmadıkça savaşmayız&#8221; cümlesini siyasiler çok kullanır. Fakat bu cümlenin pek &#8220;sudan&#8221; olduğunu anlamak için ufak bir dikkate bile lüzum yoktur. Çünkü kendisine saldıran bir millet ister istemez savaşacak, aşırı bir barışçı olsa bile yaşamak için bu uğraşı göze alacaktır. &#160; Tarihin başlangıcından beri yapılan savaşların hemen hepsinde, [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/ne-zaman-savasilir-huseyin-nihal-atsiz/">Ne Zaman Savaşılır? (Hüseyin Nihal ATSIZ)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font face="Maiandra GD"><font color="#3366ff"><span style="font-size: 18pt; font-weight: 700"> Ne Zaman Savaşılır?<br />
</span></font><font color="#ff6600"> <span style="font-size: 12pt; font-weight: 700">(</span></font></font><span style="font-weight: 700"><font color="#ff6600" face="Maiandra GD">Hüseyin  Nihal ATSIZ)</font></span></p>
<p align="justify"> <font face="Maiandra GD" size="2">&#8220;Biz, bize saldırılmadıkça savaşmayız&#8221;  cümlesini siyasiler çok kullanır. Fakat bu cümlenin pek &#8220;sudan&#8221; olduğunu anlamak  için ufak bir dikkate bile lüzum yoktur. Çünkü kendisine saldıran bir millet  ister istemez savaşacak, aşırı bir barışçı olsa bile yaşamak için bu uğraşı göze  alacaktır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Tarihin başlangıcından beri yapılan savaşların hemen hepsinde, dikkatle  bakılırsa, bir savunma unsuru vardır. İlk saldıran tarafta bile kendini koruma  içgüdüsü az veya çok bellidir. Dünyaya yayılmaya çalışmak, dünyadan silinmek  korkusunun tepkisidir.</p>
<p>İnsanlık tarihinde, milletlerarası ilişkilerin ana ilkesi &#8220;vurmayan vurulur&#8221;  olmuştur. Barış, savaşın başka metodlarla devamı ve silahlı savaşa hazırlığın  ayrı bir şeklidir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Tekniğin gelişmesiyle savaşların çok yıpratıcı ve çok ölümlü olmasından doğan  ürküntü, görünürde milletleri barışa doğru iter gibi olmuşsa da bunun ne kadar  aldatıcı olduğu meydandadır. İkinci Cihan Savaşı 1945&#8217;te fiilen bitti. Ondan  sonra, günümüze kadar insanlık bir bütün olarak iki üç yıllık rahat yüzü gördü  mü? Kore&#8217;deki savaş, Vietnam Savaşı, Araplarla Yahudiler&#8217;in üç defa kapışması,  Güney Amerika ve Afrika savaşları dünyada tam bir barış yılının olmadığını  gösteriyor.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">İki millet arasındaki gerginlik ikisi arasında kalmıyorsa bunun sebebi, o ikisi  arasındaki savaş sonunda doğacak durumun şu veya bu milletleri de başka  açılardan ilgilendirecek nitelik taşımasıdır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Herkes barıştan söz ettiği halde herkes savaşıyor. Çünkü herkes kendi yarınını,  öbür gününü, daha uzak geleceğini emniyete almak istiyor. Çünkü kimse kimseye  güvenmiyor. Çünkü herkes birbirinden korkuyor.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Çinde komünist rejim kurulduktan sonra bu devlet ilk iş olarak Tibet&#8217;i zaptetti.  Tibet, ortalama 5000 metre yüksekliğinde verimsiz, değersiz bir toprak  parçasıdır ve dünyanın garip bir milletini barındırmaktadır. Raka&#8217;dan  Hindistan&#8217;a saldırıp ondan birkaç hektarlık bir toprak parçası kopardı. Sonra  kuzeye yöneldi. Ruslar&#8217;a eski tarihi haklardan bahsetti. Fakat karşısındakini  kendisinden güçlü görünce durdu. Daima duracak mı? Çocuk musunuz? Durursa kendi  kendine mahvolur. Ya Hindistan&#8217;a, ya Rusya&#8217;ya taşacak. Taşmaya mecburdur.  Çekirdek silahlarım geliştirmek, teknikte biraz daha ilerlemek için bekliyor.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Rusya&#8217;nın geniş toprakları bugünkü 240 milyon nüfusunun beş katını barındırıp  besleyecek, otarşik bir hayat sürdürecek kadar verimli ve her bakımdan  zengindir. Fakat kendisini emniyette hissetmiyor. Kırımlılar&#8217;ın ve Napoleon&#8217;un  Moskova&#8217;ya girişlerini, Alman ordularından ancak korkunç kış ve Amerikan yardımı  sayesinde kurtulduğunu unutamıyor. Bunun için Varşova Paktı&#8217;ndaki uydu  devletleri Batı tehlikesine karşı tampon gibi kullanıyor. Çekoslovakya&#8217;nın  işgali aslında Rusya&#8217;nın uzaktan savunmasıdır. Yoksa Kremlin&#8217;in iddia ettiği  gibi Çekoslovakya&#8217;yı Batı Almanya istilâ edecek değildi. Çekoslovakya  komünizmden sıyrılıp tam bir Batı demokrasisi olacak ve bunu önce uydular, sonra  artık iyice uyanmış bulunan Ukraynalılar, Türkler ve öteki iç milletler takip  edecekti. Ruslar bu uzak tehlikeyi önlemek için büyük prestij kaybı pahasına o  istilayı yaptılar.<br />
</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><center><!--adsense#reklam_336x280--></center></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
Amerika&#8217;nın Asya macerasını da kuru bir emperyalizm kelimesiyle açıklamaya  kalkmak çok sathi bir görüştür. Araya bazı fabrikaların çıkarı karışmış olsa  bile bu savaşlar, Asya&#8217;ya ve oradan Afrika&#8217;ya sıçrayıp yayılacak komünizmin daha  sonra Amerikan anavatanını tehdit eder hale gelmesi ihtimaline karşıdır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">İki Cihan Savaşı arasında bir &#8220;önleyici savaş&#8221; deyimi çıkmıştı. Hitler&#8217;in  silahlanmaya başlayarak Almanya&#8217;dan intikam seslerinin yükseldiği sıralarda  Fransa&#8217;da, Almanya kuvvetlenmeden açılacak bir savaşla onu büyük tehlike  olmaktan çıkarmak düşüncesi uyanmıştı. Bunu yapsalardı Almanya tekrar yenilerek  büyük tehlike olmaktan çıkacak, ikinci Cihan Savaşı olmayacaktı. Fransızlar buna  kıyışamadılar. Bunu tavsiye eden ileri görüşlü devlet adamlarına ve  generallerine aldırmadılar ve bunun cezasını çok acıklı şekilde çektiler.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Aynı önleyici savaşı Habeşler de İtalyanlara karşı yapabilir, Mussolini  Habeşistan&#8217;ı istila fikriyle Süveyş Kanalı&#8217;ndan yavaş yavaş askeri birlikler  geçirerek Eritre ve Somali&#8217;ye yığarken, iptidaî silahla, fakat kalabalık  ordularıyla saldırarak İtalyan yığınağını bozabilirlerdi. O zamanki araçlarla  haftada ancak birkaç bin asker taşıyan İtalyanlar bunun üstesinden gelemezler,  Habeşistan kurtulurdu. Fakat Habeş İmparatoru korktu. Askerî müşaviri olan Vehip  Paşa&#8217;nın fikirlerine iltifat etmedi. Hatta İtalyanlar&#8217;ı tahrik ediyor gözükmemek  için askerlerini sınırdan geri çekti. Sonu malûm&#8230;</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Şimdi Irak Devleti Başkan Yardımcısı General Ammâş Türkiye&#8217;ye gelirken  yukarıdaki örnekleri, ki bunlar daha da çoğaltılabilir, hatırlamakta fayda  vardır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Irak, Osmanlı İmparatorluğunun Musul, Bağdat ve Basra Vilâyetleri üzerinde  kurulmuştur. Musul &#8220;Milli Mîsak&#8221;ın içinde olduğu halde sırf Kerkük petrolleri  yüzünden İngilizler direnmişler, bu yüzden Şeyh Said isyanını çıkarmışlar;  Balkan , Cihan ve Kurtuluş Savaşları&#8217;ndan bitkin ve yıkık bir halde çıkan  Türkiye yeni bir savaşa girecek güçte olmadığı için nihayet Kerkük Türkleri ile  birlikte Musul&#8217;u da feda etmek zorunda kalmıştı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu eski Musul vilâyetimizin güney bölümlerinde &#8220;Türkmen&#8221; denilen Irak Türkleri  yaşamaktadır. Sayıları 750.000 kadar olan bu Türkler millî şuur bakımından örnek  seviyede bir topluluktur. Bu topluluktan Irak Hükümeti bunlara gereğince bir  azınlık hakkı tanımamıştır. Aksine, kendisine isyan eden ve dağlık bölgelerde  tutunup Rus, Amerikan, İngiliz ve Acem yardımı gören Kürtler&#8217;e haklar ve  tavizler verirken Türklerin varlığını bile unutmuş gibi gözükmüştür. Türkiye&#8217;ye  gelen bu General Ammâş, bir süre önce bir Türk gazetecisiyle yaptığı konuşmada  &#8220;Bu meseleyi fazla kurcalamayın. Hem Türkler ancak 150.000 kişidir&#8221; demek  suretiyle bir devlet adamına yakışmayan bîr ağız kullanmıştır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Ammâş, milletlerin değer ve ehemmiyetinin nüfus sayısıyla ölçülemeyeceğini  unutmuş gözüküyor. Irak Türkleri 150.000 kişi de olsa Türk ve büyük bir tarihî  mirasın neticesi oldukları için bir buçuk milyon Kürt&#8217;ten daha mühimdir.  Ehemmiyet sayı ile orantılı olsaydı 100 milyon Arap iki buçuk milyon Yahudi&#8217;ye  yenilmezdi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Irak Devleti de hemen bütün Arap devletleri gibi istikrarsız bir devlettir ve  varlığının emniyete alınması şartlarının başında Türkiye ile iyi geçinmek gelir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bugün Kuzey Irak&#8217;ta Barzânî&#8217;ye muhtariyet vermek, Irak kabinesine birkaç Kürt  almak , onların her türlü azınlık haklarını tanımak ve &#8220;Irak Devleti Arap ve  Kürtler&#8217;den mürekkep bir devlettir&#8221; diyerek Türkler&#8217;i kaale almamak Irak&#8217;ın  akıbeti bakımından hiç de hayırlı değildir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Burada Türk Devleti&#8217;ne düşen görev de mühimdir. Büyük bir geçmişin hâtıraları  olarak şurda burda kalan Türk topluluklarını ihmal edemeyiz. Türkiye sadece  taviz mi verecek? Siyasî sınırlar dışında kalan Türkler&#8217;in hakkı aranmayacak mı?  Aciz Irak Devleti yarın Barzânî&#8217;nin Türkiye&#8217;deki Kızıl Kürtleri kışkırtarak  başımıza yeni gaileler açmasına kadar bekleyecek miyiz?</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bir Kürt devleti, Türkiye için hiçbir zaman bir tehlike olamaz. Fakat bir Kürt  devleti, hele kızıl bir Kürt devleti dışarı düşman kuvvetlerin üssü haline  gelirse, ki böyle olacağı muhakkaktır, Türkiye&#8217;nin zayıf bir anında buhranlar  doğurabilir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Türkiye, Kıbrıs Türkleri&#8217;nin haklarını korumak istediği zaman karşısında  basiretsiz Amerika&#8217;yı bulmuştu. Bulgaristan Türkleri&#8217;nin hakkını korumak isterse  karşısında basiretli Rusya&#8217;yı bulur. Fakat Irak Türkleri&#8217;nin hakkını korumak  için bir hareket yaparsa karşısında hiç kimseyi bulmaz.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Beş on günde bitirilecek olan böyle bir hareket milli ahlâk, milli siyaset,  yarınki emniyet bakımından bir zaruret değil mi? Türkiye&#8217;nin uyuşuk değil,  dinamik ve çetin olduğunu göstermesi bakımından da terbiyevi bir tesiri yok mu?</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Ötüken, 1971</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p><strong><font face="Maiandra GD" size="2"><font color="#ff0000">Kaynak:</font>  <font color="#000000">Nihal-Atsız.Com</font></font></strong></p>
<p align="center">&nbsp;</p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/huseyin-nihal-atsiz/">»<span lang="tr">  H. Nihal ATSIZ Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080"> |</font></span></span></font></strong></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/ne-zaman-savasilir-huseyin-nihal-atsiz/">Ne Zaman Savaşılır? (Hüseyin Nihal ATSIZ)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/ne-zaman-savasilir-huseyin-nihal-atsiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
