<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Nihal Atsiz Konusmalar Serisi 2 | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/nihal-atsiz-konusmalar-serisi-2/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Fri, 21 Jun 2013 14:20:26 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Konuşmalar &#8211; 2 (Hüseyin Nihal ATSIZ)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/konusmalar-2-huseyin-nihal-atsiz/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/konusmalar-2-huseyin-nihal-atsiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Oct 2007 10:08:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hüseyin Nihal Atsız]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar ve Şairler]]></category>
		<category><![CDATA[Konusmalar]]></category>
		<category><![CDATA[Nihal Atsiz Konusmalar Serisi 2]]></category>
		<category><![CDATA[Nihal ATSIZin Makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Nihal ATSIZin Yazilari]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçü Nihal ATSIZ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/konusmalar-2-huseyin-nihal-atsiz/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konuşmalar &#8211; 2 (Hüseyin Nihal ATSIZ) Türkiye ahlâk buhranı içindedir. Bunun ilk sebebi ne olursa olsun gelişmesi, artması demokrasi yüzündendir. Çünkü demokrasideki basın hürriyeti daima kötüye kullanıldığı için, ahlâksızlıkların yayılmasında başlıca faktör olmaktadır. &#160; İnsanlar gördükleri şeyi kaparlar. Terbiyeli insanların çevresinde yetişenlerin terbiyeli, fena insanların yanında yetişenlerin fena olması bu taklit kanunu dolayısıyladır. İnsanlara tesir [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/konusmalar-2-huseyin-nihal-atsiz/">Konuşmalar – 2 (Hüseyin Nihal ATSIZ)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font face="Maiandra GD"><font color="#3366ff"><span style="font-size: 18pt; font-weight: 700"> Konuşmalar &#8211; 2<br />
</span></font><font color="#ff6600"> <span style="font-size: 12pt; font-weight: 700">(</span></font></font><span style="font-weight: 700"><font color="#ff6600" face="Maiandra GD">Hüseyin  Nihal ATSIZ)</font></span></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Türkiye ahlâk buhranı içindedir. Bunun ilk  sebebi ne olursa olsun gelişmesi, artması demokrasi yüzündendir. Çünkü  demokrasideki basın hürriyeti daima kötüye kullanıldığı için, ahlâksızlıkların  yayılmasında başlıca faktör olmaktadır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">İnsanlar gördükleri şeyi kaparlar. Terbiyeli insanların çevresinde yetişenlerin  terbiyeli, fena insanların yanında yetişenlerin fena olması bu taklit kanunu  dolayısıyladır. İnsanlara tesir eden amiller yalnız çevresindeki insanlar değil,  aynı zamanda okudukları, gördükleri ve işittikleridir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Türk milletinin bir zamanlar gayet yiğit ve fedakâr olmasındaki bir sebep, halk  elindeki kitapların sadece kahramanlık kitapları olmasıydı. Bugün fuhuş ve zina  romanları, külhanbeyi ağzıyla yazılmış hezeyanlardan başka ne var ki?  Gazetelerin hepsinde peygamber hikayelerinin yanında açık saçık tefrikalar,  filimlerdeki iğrenç sahneler, tiyatrolarda ahlâk ve mukaddesat adına ne varsa  hepsini batıran eserler, radyoda sanatçıların aşkları adı altında bir takım  beynelmilel fahişelerin zinaları elbette erdem değil, rezâlet aşılayıcıdır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Hele bir iki tane günlük gazete var ki baş sayfalarında yalnız cinayet,  hırsızlık, dolandırıcılık, ihanet, fuhuş, zina, külhanbeylik havadisleri büyük  puntolarla yer alır ve bu rezaletleri, ortaokul çocuklarına kadar herkes okur.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Kendilerine sorarsanız “halka haber vermek görevlerini yapmaktadırlar”. Halka  neyin haber verilmesi gerektiğini bilmeyen bu insanlara basınla hitap hakkını  vermekle eşkiyanın eline silah vermek arasında hiçbir fark yoktur.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">1959’da Türkiye’ye gelen bir Alman basın heyeti memleketi dolaştıktan sonra  “dünyanın hiçbir yerinde Türkiye basını kadar sorumluluk duygusundan yoksun  basın yoktur” neticesine varmıştır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Basın hürriyeti; saklanması gereken haberleri açıklamak, manevi zarar yapacak  olayları yazmak, garezkârlık ederek bir haberin yanlış tefsirine gitmek ve hele  bir düşmanı gözden düşürmek için yalan yazmak değildir. Basın çok güçlü bir  silahtır. Bu silah ahlâksız, vicdansız, satılık yazarların elinde milletin  manevi yapısını çökertecek çekirdek silah halini alır. Pek az istisna ile, basın  denilen seviyesiz ve seciyesiz topluluğun, çıkarlarına göre yön değiştiren,  gerçekleri tahrif eden, inanmadığını savunur görünen satılık kalemlerini herkes  tanımaktadır. Yıllar boyunca bunları okuyarak yaşayan insanların en sonunda  zehirleneceği, gerçekleri anlayamaz hale geleceği muhakkaktır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Basının görevi, kendi inancına göre yanlış gördüklerini duyurmaktır. Bir  damlalık gerçeği alarak onun çevresinde büyük bir yalan dünyası yaratmak  değildir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">27 Mayıs hareketi olduğu zaman, İstanbul vilayeti önündeki gazetecilerin  birkaçının “Adnan Menderes ecnebi dövizlerle kaçarken yakalandı diye yazalım mı”  diye konuştuklarını, bu konuşmayı dinleyen birisi bana anlatmıştı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Samed Ağaoğlu’nun çoban kılığında Bulgaristan’a kaçarken yakalandığını, Celal  Bayar’ın bankalarda 103 milyon lirası bulunduğunu yazmışlardı. Kıyma makineleri  icad etmişlerdi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu büyük iftiraları yapan ve yazanlar şüphesiz en büyük ahlâksızlardır. Bütün  bunlar demokrasiden doğmaktadır. Demokrasinin kötüye kullanılması denecek. Bunun  cevabı şudur. Kötüye kullanılmayı önlemeyen bir sistem ergeç zararlı olacak  demektir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><center><!--adsense#reklam_336x280--></center></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bir zamanlar Doktor Fahrettin Kerim Gökay intihar haberlerinin gazetelerde  yazılmasını yasak ettirmeyi başarmıştı. Doktor, ruh hastalıkları uzmanı olarak  intiharların taklit edildiğini, istidatı olanları kötü davranışa gitmekten  alıkoymak için onlara kötü şeylerden bahsedilmemesi gerektiğini herkesten iyi  biliyordu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu, basın hürriyetine aykırı görülerek sonradan kaldırıldı. Doktorun ne kadar  haklı olduğu şimdi daha iyi anlaşılıyor. Buda rahipleri gibi kendini yakanlar,  açlık grevi yapanlar, artist olmak için İstanbul’a kaçıp kötü yola düşenler,  banka soyanlar, paraları alıp kaçan mutemedler hep birbirini göre göre,  gazetelerde okuya okuya bu hale düşüyorlar.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bunlar yazılmasın derseniz tabiî yine basın özgürlüğü, anayasa diye bir  kıyamettir kopar. Yalnız şu düşünülmez: Bunlar yazılmazsa millet kayıp mı eder,  kazanır mı? Herkese her şeyi açıklamakta fayda nedir? Bazı şeylerin söylenmemesi  zarureti yok mudur? Bunlar düşünülmez.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bazı şeyler vardır ki yalnız ilim ve adalet önünde açıklanır, başka zaman bahsi  edilmez. Bir çocuğun doğumundan bahsedilir ama o çocuğun doğması için bir çiftin  cinsî münasebette bulunduğunu anlatmaya hiç lüzum yoktur; faydasızdır,  çirkindir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bir toplum içindeki ahlâksızlıklar, özellikle cinsî ahlâksızlıklar ancak  psikologların, sosyologların, tarihçilerin, devlet adamlarının konusu olmalıdır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu sebepledir ki aklı başında milletler, okullardaki tarih derslerinde kendi  milletlerinin büyük kusurlarını çocuklarına öğretmezler. Çocuk bunları kısmen  veya tamamen ya üniversitede veya hayatta, o da kısmen öğrenir. Kendi milletinin  kusurlarını ufak çocuklara tarih derslerinde öğretmek çok olumsuz sonuçlar  doğurur. Çocuk kendi milletini sevmez olur. Aşağılık duygusuna kapılır. Hele bu  çocuk başka milletlerin ballandıra ballandıra anlatan bir tarih kitabını okul  müfredatı diye okumak talihsizliğinde ise ondan hayır gelmez. Bugün ortada  gördüğümüz züppe alayları peyda olur.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Evet, bunları kısmalı, kaldırmalı. Bir devlet komşu bir devlete saldırma  plânlarını, yahut bir saldırışa karşı koyma planlarını gizli tutmakla nasıl  basın hürriyeti veya demokrasiye gedik açmıyorsa, milletin ahlâkî ve manevî  kuvvetleri üzerinde yıkıcı tesirler yapacak haberlerin yayınlanmasını önlemekle  de gedik açılmaz.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu kadar yalan dolan içinde yüzen basına artık dördüncü kuvvet denebilir mi?  Dünyanın bir çok yerlerinde basını kontrole alan hükümetler haklı sayılmaz mı?  Sen, işine geldiği gibi yalan söyle, insanların şerefiyle oyna, çıkar görünce  yön değiştir, milleti boyuna aldat, para ile kendini hemen sat, sonra da sana  dokunulunca basın özgürlüğü gidiyor diye yaygarayı bas.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Birçok mesleklere girebilmek için türlü şartlar olduğu halde basına girip  başyazı veya fıkra yazmak için hiçbir manevî şart mevcut değil. Önüne gelen  yazıyor. Aralarında ahlâksızlar, vatansızlar, casuslar bulunuyor. Bunlar millete  hitap edip akıl ve öğüt veriyor. Hattâ ahlâk ve vatan dersi veriyor. Doğu  vilayetlerimizi Ermenilere vermek için makale yazmış olan vatansız bir Selanik  Dönmesi yıllarca Türk basınında başyazar olarak geçindi. Moskova’da vatansızlık  öğrenimi yapıp bütün dünyayı Moskova’ya bağlamak düşüncesini kabullendikleri  için hiçbir tereddüte yer kalmayacak derecede belli olanlar gelip gazetelerde,  dergilerde yer tuttular. Vatan hainliği ve Polonyalılığı yüzde yüz bilinen Nazım  Hikmet’i büyük Türk ozanı diye ilan edecek derecede yüzsüzlüğü ileri götürdüler.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Dünya değişiyor. Milletler, maddi veya manevi varlıklarını korumak için türlü  türlü tedbirler alıyorlar. Bu arada klâsik demokrasiye aykırı davranış da  oluyor. İliğine kadar demokrat bir ülke olan Fransa’da De Gaulle, milletinin ve  yurdunun çıkarı uğruna demokrasiyi biraz öteye itmekten çekinmedi. Otoriter bir  idare kurdu. Böylelikle karmakarışık ve uluslar arası piyasada haysiyeti  kırılmış Fransa’yı yine büyük devlet durumuna soktu. Siyasî alanda büyük söz  sahibi oldu. Atom bombası yaptı. Ülkenin iktisadi durumunu düzeltti. Fransa’da  dillere destan olan ahlâksızlık kaybolmaya başladı. Bir zamanlar Fransa’nın  başbakanı olan Yahudi Leon Blum, gençleri kızkardeşleriyle evlendirmeye  kışkırtan yazılar yazarak bu milletin ahlâkını sıfıra doğru indirirken şimdi  halis Fransız De Gaulle sayesinde Avrupa’nın bir çok milletlerinden disiplinli  ve hele dünün şampiyonu İngiltere’den kuvvetli ve haysiyetli bir Fransa  görüyoruz.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bunun doğudaki örneği de Pakistan’dır. Eyüp Han’ın otoriter idaresi henüz pek  genç bir devlet olan ve demokrasi rüzgarlarının kaldırıldığı toza bulanmış olan  Pakistan’ı kolundan tutup kaldırdı. Bu ülke bugün disiplinlidir. En iyisi de  yarına güvenle bakarak çalışmasındadır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Demokrasinin batırmak üzere olduğu bir ülke Yunanistan’dı, rezilane bir  solculuğa doğru gidiyordu. Milliyetçi askerler ortaya atılmasaydı o muhteris  ihtiyar; Yunanistan’ı Demir Perde’nin gerisine atacaktı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bundan şu sonuç çıkıyor: Bir ülkede aydınlar ve siyasi liderler hayvanlaşıp da  ihtirasları uğruna milleti mahva sürüklerken tek kurtuluş ilâcı demokrasiyi  kenara itmektir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Ötüken, 1967, Sayı: 41</font></p>
<p> <strong><font face="Verdana" size="2"><br />
</font></strong></p>
<p><strong><font face="Maiandra GD" size="2"><font color="#ff0000">Kaynak:</font>  <font color="#000000">Nihal-Atsız.Com</font></font></strong></p>
<p align="center">&nbsp;</p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/huseyin-nihal-atsiz/">»<span lang="tr">  H. Nihal ATSIZ Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080"> |</font></span></span></font></strong></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/konusmalar-2-huseyin-nihal-atsiz/">Konuşmalar – 2 (Hüseyin Nihal ATSIZ)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/konusmalar-2-huseyin-nihal-atsiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
