<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ömer Seyfettin | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/omer-seyfettin/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Mon, 12 Mar 2018 13:33:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Pembe İncili Kaftan (Ömer Seyfettin) &#8211; Roman (Kitap) Özeti</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/pembe-incili-kaftan-omer-seyfettin-roman-kitap-ozeti/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/pembe-incili-kaftan-omer-seyfettin-roman-kitap-ozeti/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 13 Jan 2008 19:54:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Roman Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir Öykü Roman]]></category>
		<category><![CDATA[100 Temel Eser Özet]]></category>
		<category><![CDATA[100 Temel Eser Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dunya Edebiyati]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Edebiyati Roman Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Klasik Roman Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ömer Seyfettin]]></category>
		<category><![CDATA[Özet Romanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Pembe Incili Kaftan]]></category>
		<category><![CDATA[Pembe Incili Kaftan Ömer Seyfettin]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihi Roman Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Temel Eser Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Edebiyatindan Romanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yüz Temel Eser Kitap Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yüz Temel Eser Kitaplari]]></category>
		<category><![CDATA[Yüz Temel Eser Özet]]></category>
		<category><![CDATA[Yüz Temel Eser Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yüzlerce Roman Özeti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/pembe-incili-kaftan-omer-seyfettin-roman-kitap-ozeti/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Pembe İncili Kaftan  (Ömer Seyfettin) Kitabın adı : Pembe İncili Kaftan Kitabın Yazarı : Ömer Seyfettin KİTABIN ANA FİKRİ İnsan, yaptığı fedakarlık büyük veya küçük olsun hiçbir zaman övünmemelidir. KİTABIN ÖZETİ Osmanlı devletinin başında bu dönemde Şah İsmail adında bir bela vardır.Vezirler bu deli adama elçi göndermek için toplanmışlardı.gönderilecek elçi cesur,ölümden korkmayan,devletin şanına yakışacak bir [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/pembe-incili-kaftan-omer-seyfettin-roman-kitap-ozeti/">Pembe İncili Kaftan (Ömer Seyfettin) – Roman (Kitap) Özeti</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;" align="center"><strong><span style="color: #0099cc; font-size: xx-large;"><span style="font-family: Maiandra GD;"> Pembe İncili Kaftan</span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center;" align="center"><span style="font-size: 15pt; color: #ff6600;"> </span><strong><span style="font-size: 15pt; color: #ff6600; font-family: Maiandra GD;">(</span><span style="font-family: Maiandra GD; font-size: 15pt; color: #ff6600;">Ömer Seyfettin)</span></strong></p>
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD';"><strong><span style="font-size: small;">Kitabın adı :</span></strong><span style="font-size: small;"> Pembe İncili Kaftan<br />
<strong>Kitabın Yazarı :</strong> Ömer Seyfettin</span></span></p>
<p align="justify"><strong><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">KİTABIN ANA FİKRİ</span></strong></p>
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">İnsan, yaptığı fedakarlık büyük veya küçük olsun hiçbir zaman övünmemelidir.</span></p>
<p align="justify"><strong><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">KİTABIN ÖZETİ</span></strong></p>
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Osmanlı devletinin başında bu dönemde Şah İsmail adında bir bela vardır.Vezirler bu deli adama elçi göndermek için toplanmışlardı.gönderilecek elçi cesur,ölümden korkmayan,devletin şanına yakışacak bir kişi olmalıydı.Sarayda, Enderunda, divanda böyle bir kişi yoktur.Vezirlerden biri Muhsin Çelebi’nin adını ortaya atar.Bunun üzerine sadrazam Muhsin Çelebinin çağrılmasını ister.Peki kimdi bu Muhsin Çelebi.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Muhsin Çelebi: Cesur, doğruluktan ayrılmayan, ölümden korkmayan, akıllı bilgili, Allah’tan başka kimseye boyun eğmeyen, hali vakti yerinde, garibi, zayıfı gözeten bir baba yiğittir.Muhsin Çelebi sadrazamın emri üzerine huzura gelir.Sadrazam ondan el etek öpmesini beklerken o eğilmez.Sadrazam onun bu hareketine kızmasına karşın ona elçilik teklifinde bulunur.Muhsin Çelebi bu görevi devleti için kabul eder.Elbette ki bu büyük devletin elçisi;atları,hademeleri ve giysileriyle ihtişamlı olmalıydı.Muhsin Çelebi bu giderleri, sadrazamın ısrarına karşın, kendisinin karşılayacağını söyler. Çünkü o fedakarlığın karşılıksız olacağına inanıyordu.Giderler için bütün varlığını rehin vererek tüccarlardan on bin altın alır.Bu parayla ihtiyaçları karşılar. Bir de Sırmakeş Toroğlu’ndaki: Kumaşı Hint’ten incileri Venedik’ten gelme Şah İsmail’in hayatında göremeyeceği pembe incili kaftanı sekiz bin altına alır.Bu kaftanı padişaha hediye etmek için herkes sıraya girmektedir. Muhsin Çelebi hazırlıklarını tamamlar.</span><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: 1pt; color: #ffffff;">Yüz Temel Eser Özetleri</span><span style="font-size: 1pt;"><span style="color: #ffffff;">, </span> <span style="color: #ffffff;">Kitap Özetleri</span><span style="color: #ffffff;">, </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/roman-ozetleri-turk-ve-dunya-edebiyatindan/"> <span style="color: #ffffff;">Roman Özetleri</span></a><span style="color: #ffffff;">, </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/yuz-100-temel-eser/"> <span style="color: #ffffff;">Yüz Temel Eser</span></a><span style="color: #ffffff;">, </span> </span> <span style="font-size: 1pt; color: #ffffff;">Özet</span></span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Karısını iki çocuğunu akrabalarına bırakarak yola koyulur. Muhsin Çelebi Tebriz’e vardığında halk ve şah onu şaşkınlıkla karşılar. O her zamanki gibi başı dik göğsü ilerde Şah İsmail’in huzuruna varır. Padişahın mektubunu öperek Şaha uzatır.Ayağı öpülmeyen Şah sapsarı kesilir. Muhsin Çelebi sağına soluna bakar ve oturacak bir şeyin olmadığını görür. Bunun ayakta beklemeye mecbur bırakmak için yapılmış bir davranış düşünerek o göz kamaştıran kaftanını tahtın önüne serer ve üzerine oturur.Şah,vezirleri komutanları ¤¤¤¤¤laşmıştır.Muhsin Çelebi gür sesiyle:Padişahının hiçbir ecnebi padişah karşısında eğilmeyeceğini ve dünyada Türk Padişahı kadar asil bir padişahın olmadığını söyleyerek huzurdan izin istemeden ayrılır.Kapıdan çıkarken Şah’ın askeri kaftanı arkasından getirir.Muhsin Çelebi sesini yükselterek ‘bir Türk asla yere serdiği şeyi sırtına koymaz.’diyerek oradan ayrılır.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Muhsin Çelebi sağ salim ülkesine döner.Herkes pembe incili kaftana ne olduğunu merak eder. Fakat o bu yaptığını anlatacak kadar küçük bir insan değildir. Muhsin Çelebi elçilikten kalan malzemelerini satarak küçük bir bahçe alır.Üsküdar pazarında sebze meyve satarak geçimini sağlamaya başlar.Düştüğü bu acı durum karşısında o hiçbir zaman yaptığı fedakarlıkla övünmemiştir.</span></p>
<p align="justify"><strong><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">KİTAPTAKİ KİŞİLER</span></strong></p>
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD';"><strong><span style="font-size: small;">Muhsin Çelebi: </span></strong><span style="font-size: small;">Hikayenin baş kahramanıdır. Muhsin Çelebi 40 yaşlarında, namerde muhtaç olmayacak kadar servete sahip akıllı bir insandı. Tek ülküsü “Allah’tan başkasına secde etmemek, kula kul olmamaktı.” Aynı zamanda savaş zamanlarında Kuba bölüklerinde kumandanlık yapardı. Doğruluktan ayrılmayan, ölümden korkmayan bir yiğitti.</span></span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD';"><strong><span style="font-size: small;">Vezirler:</span></strong><span style="font-size: small;"> Kubbe altı vezirleridir.</span></span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD';"><strong><span style="font-size: small;">Sadrazam: </span></strong><span style="font-size: small;">Başbakandır. Vezirlerin başıdır.</span></span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD';"><strong><span style="font-size: small;">Şah İsmail: </span></strong><span style="font-size: small;">Kurnaz, zalim, gaddar bir adamdır. İran devletinin şahıdır.</span></span></p>
<p align="center"><strong><span style="font-family: 'Maiandra GD';"> <span style="font-size: 15pt;"><span style="color: #808080;"><span lang="tr">|</span></span><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/roman-ozetleri-turk-ve-dunya-edebiyatindan/">»<span lang="tr"> Roman Özetleri Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <span style="color: #808080;"> |</span></span></span></span></strong></p>
<p align="center"> <span lang="tr"><strong><span style="font-size: 10pt; color: #ff0000; font-family: 'Maiandra GD';">Not:</span><span style="font-size: 10pt; color: #808080; font-family: 'Maiandra GD';"> İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir…</span></strong></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/pembe-incili-kaftan-omer-seyfettin-roman-kitap-ozeti/">Pembe İncili Kaftan (Ömer Seyfettin) – Roman (Kitap) Özeti</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/pembe-incili-kaftan-omer-seyfettin-roman-kitap-ozeti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>88</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beyaz Lale (Ömer Seyfettin) &#8211; Roman (Kitap) Özetleri</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/beyaz-lale-omer-seyfettin-roman-kitap-ozetleri/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/beyaz-lale-omer-seyfettin-roman-kitap-ozetleri/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Jan 2008 23:57:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Roman Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir Öykü Roman]]></category>
		<category><![CDATA[100 Temel Eser Özet]]></category>
		<category><![CDATA[100 Temel Eser Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Beyaz]]></category>
		<category><![CDATA[Beyaz Lale]]></category>
		<category><![CDATA[Beyaz Lale Ömer Seyfettin]]></category>
		<category><![CDATA[Dunya Edebiyati]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Edebiyati Roman Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Klasik Roman Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Lale]]></category>
		<category><![CDATA[Ömer Seyfettin]]></category>
		<category><![CDATA[Özet Romanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihi Roman Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Temel Eser Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Edebiyatindan Romanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yüz Temel Eser Kitap Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yüz Temel Eser Kitaplari]]></category>
		<category><![CDATA[Yüz Temel Eser Özet]]></category>
		<category><![CDATA[Yüz Temel Eser Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yüzlerce Roman Özeti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/beyaz-lale-omer-seyfettin-roman-kitap-ozetleri/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beyaz Lale (Ömer Seyfettin) KİTABIN ADI : BEYAZ LALE KİTABIN YAZARI : ÖMER SEYFETTİN YAYIN EVİ VE ADRESİ : BİLGİ YAYINEVİ-ANKARA BASIM YILI : 1976 KİTABIN KONUSU Balkan Savaşı sırasında, Bulgar asıllı bir binbaşı tarafından, Türk köylerinde özellikle kadın ve kız çocuklarına yapılan işkenceler bütün gerçeğiyle gözler önüne serilmiştir. Ayrıca buradaki Türkleri vaftizleyip Hristiyan yapıldıktan [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/beyaz-lale-omer-seyfettin-roman-kitap-ozetleri/">Beyaz Lale (Ömer Seyfettin) – Roman (Kitap) Özetleri</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center;" align="center"><strong><span style="color: #0099cc; font-size: xx-large;"><span style="font-family: Maiandra GD;"> Beyaz Lale</span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center;" align="center"><strong><span style="font-size: 15pt; color: #ff6600; font-family: Maiandra GD;">(Ömer Seyfettin)</span></strong></p>
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;"><strong>KİTABIN ADI : </strong>BEYAZ LALE<strong><br />
KİTABIN YAZARI : </strong>ÖMER SEYFETTİN<strong><br />
YAYIN EVİ VE ADRESİ : </strong>BİLGİ YAYINEVİ-ANKARA<strong><br />
BASIM YILI : </strong>1976</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;"><span style="font-weight: bold;">KİTABIN KONUSU</span> </span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Balkan Savaşı sırasında, Bulgar asıllı bir binbaşı tarafından, Türk köylerinde özellikle kadın ve kız çocuklarına yapılan işkenceler bütün gerçeğiyle gözler önüne serilmiştir. Ayrıca buradaki Türkleri vaftizleyip Hristiyan yapıldıktan sonra nasıl öldürükleri anlatılmaktadır.Amaçları özgür bir Bulgartoplumu yaratmaktır.</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;"><span style="font-weight: bold;">KİTABIN ÖZETİ</span> </span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Balkan Savaşından sonra bazı Türk köyleri bozguna uğramıştır.Bulgar asıllı binbaşı Radko Balkaneski’ nin bunda çok büyük payı olmuştur.Bu binbaşı Galatasaray Sultanisini bitirmiş,iyi tahsil görmüş bir kişidir.<br />
</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Serez’ de bulunan Türkler oldukça zengindiler. Bu binbaşının amacı buradaki müslümanların kaçamayanlarını toplamak, ilk önce işkence ile kasalarındaki ve bankalarındaki paralar alınıp, bu paralar Bulgar mekteplerine verilecektir. Daha sonra Türkler vaftizlenip Hristiyan yapıldıktan sonra öldürülecektir.</span><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: 1pt; color: #ffffff;">Yüz Temel Eser Özetleri</span><span style="font-size: 1pt;"><span style="color: #ffffff;">, </span> <span style="color: #ffffff;">Kitap Özetleri</span><span style="color: #ffffff;">, </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/roman-ozetleri-turk-ve-dunya-edebiyatindan/"> <span style="color: #ffffff;">Roman Özetleri</span></a><span style="color: #ffffff;">, </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/yuz-100-temel-eser/"> <span style="color: #ffffff;">Yüz Temel Eser</span></a><span style="color: #ffffff;">, </span> </span> <span style="font-size: 1pt; color: #ffffff;">Özet</span></span><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;"><br />
</span></p>
<table style="border-collapse: collapse;" border="0" width="250" cellspacing="0" cellpadding="0" align="left">
<tbody>
<tr>
<td width="173" height="267"><center><!--adsense#reklam_250x250--></center></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Binbaşı Rako’ nun diğer bir amacı bu köylerdeki en güzel Türk kızını seçmektir.Binbaşıya göre 45 yaşı üzerindeki kadınlar ve 60 yaşı üzerindeki erkeklerin vaftizlenmesi uygun değildir. Genç bir Türk kadınının karnında on beş tane düşman taşıdığını düşünmektedir. Bu yüzden bir genç kadını veya bir kızı öldürmek on beş tane birden düşman öldürmek demektir.<br />
Binbaşı Radko’ nun en büyük işkencesi insanları soyundurup, kasaturayla vücutlarını yararak ateşe atmaktır. Çünkü vücudu yarılrn insan ateşte çok çabuk yanmaktadır.<br />
</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Bir gün binbaşı Radko köydeki 45 yaşı altı kadınları toplatıp bunlara işkence yapmaya karar verir. Kadınlardan soyunmalarını ister.Kadınlar bu istek karşısında inat ederler. Radko elinde çocuk bulunan bir kadının çocuğunu alır ve ateşe atar. Kadın bunun üzerine Radko’ nun boynunu sıkmaya çalışır. Ama komitalar buna engel olurlar.Kadını ellerinden tutarak karnını kasaturayla oyarak ateşe atarlar.<br />
</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">İşkencelerden en ünlüsü ise “canlı çukur” adını verdikleri tekniktir. İlk önce yere şişman bir kadın yatırırlar, onun üzerine beğendikleri diğer ikinci bir güzel kadını yatırırlar ve bu üstteki kadını alttaki kadına bağlarlardı. Bu kadının karnını kasatura ile oyarlardı.Kadın böylece bir iki saat içinde inleye inleye, kıvrana kıvrana ölmekteydi.<br />
</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Bütün bu olaylar yanı sıra Binbaşı Radko bütün köyü gezerek köydeki en güzel Türk kızını seçmeye çalışmaktadır. Herkesten topladığı isimlerden en çok göze çarpanları Hacı Hasan Beyin kızı Lale Hanım, Müderris Ahmet Efendinin kızı Naciye Hanım ve Kadri Ağanın kızı İclal hanımdır.Bunlardan Lale Hanım beyaz, Naciye Hanım kumral, İclal Hanım ise esmer tenlidir.Bu kızlardan Lale Hanımı seçer.Ve onu dünya güzeli ilan eder.<br />
</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Hemen Lale Hanımın bababsı Hacı Hasan Beyi yanına çağırır.Ona evlerini birkaç günlük için çarın oğlu ziyarete geleceğinden dolayı kullanacağını söyler.Ayrıca evde sadece kızı Lale Hanımın hizmetçilik yapmasını ve onun dışındaki herkesin evden ayrılmasını söyler.Hacı Hasan Bey bunu kabul eder.Hemen kızını evde bırakarak evden oğlu ve eşiyle birlikte ayrılır. Binbaşı Radko Hacı Hasan Beyin evine giderek kapıyı çalar.Lale Hanım kapıyı açmamakta ısrar eder.Radko kapıyı açmamakta ısrar eder.Radko niyetinin kötü olmadığını sadece çarın oğlunun gelerek bir kaç gün için evde misafir olacağını söyler.Lale Hanım buna inanmaz ve kapıyı açmamakta ısrar eder.Binbaşı Radko, tekrar niyetinin kötü olmadığını sadece evi birkaç dakikalığına gezip görmek olduğunu bütün nezaketiyle söyler. Lale Hanım sonunda dayanamayarak kapıyı açar.<br />
</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Radko içeri girer ve Lale Hanımı tam kafasında hayal ettiği gibi bulur.Evin odalarını gezmeye başlarlar.Birkaç oda gezdikten sonra artık dayanamayarak Lale Hanıma taciz etmeye kalkar.Lale Hanım Radko’ nun bu hareketleri karşısında bütün gücüyle direnir.Radko zorla onu öpmeye çalışır.Onu kucaklayarak yatağa götürür.Lale Hanımın artık bu işkencelere dayanacak gücü kalmaz.Aklına bir fikir gelir.Artık çok sıkıldığını biraz hava alması gerektiğini söyler.Radko sonunda Lale Hanımın yola geldiğini düşünerek sevinir.Ona hava alması için izin verir.Lale Hanım açık pencereye doğru gider ve hiç düşünmeden kendisini pencereden aşağıya çalılıkların arasına bırakıverir.<br />
</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Bunu gören Radko sinirinden ne yapacağını bilmez. Hemen pencereden aşağıya bakar.Lale Hanımın yerde cansız bir şekilde uzandığını görür.Koşa koşa yanına gider ve Lale Hanımın öldüğünü görür.Onu alarak tekrar yatağa götürür. Ölü olduğu halde, vücudunun daha sıcak olduğunu düşünerek ona tacie etmeye kalkar.Tam o sırada bir komita gelir ve aşağıdan Binbaşı Radko diye seslenir.Hemen apar topar aşağıya iner.Komita Radko’ ya durumu öğrenmek için geldiğini söyler.Bu arada Lale Hanımın cesedi soğumuştur.Ona hiçbir şey yapamadığı için sinirinden etrafı kırıp döker.</span></p>
<p align="justify">
<p style="font-weight: bold;" align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">KİTABIN ANAFİKRİ </span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Balkan Savaşı sırasında, halk çok kötü işkencelere maruz kalmakta, eli kolu bağlı olması ve hiç kimseden manevi destek alamaması nedeniyle, zorla nasıl Hristiyanlaştırılıp öldürülmesidir.</span></p>
<p align="justify">
<p style="font-weight: bold;" align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;"><span style="font-weight: bold;">Binbaşı Radko Balkaneski :</span> Gayet zeki ve akıllı bir kişidir.Ama halka yaptığı zulüm ve işkence onun acımasız, duygusuz ve karaktersiz biri olduğunu bize göstermektedir.<br />
</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;"><span style="font-weight: bold;">Hacı Hasan Efendi :</span> Maddi durumu iyi olan bir zattır.Halk tarafından sevilen iki çoçuğu ve eşiyle geçinip giden birisidir.<br />
</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;"><span style="font-weight: bold;">Lale Hanım : </span>Tartışılmaz köyün engüzel kızıdır.Ailesi tarafından iyi yetiştirilmiş kültürlü bir kızdır. Yapılan bu işkencelere boyun eğmektense ölmeyi yeğler.</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;"><span style="font-weight: bold;">KİTAP HAKKINDAKİ ŞAHSİ GÖRÜŞLER</span> </span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Bu eser.bizim tarihimizi anlatması itibarıyla çok güzel bir kitap.Olayda anlatılanlar gerçek olması yanısıra, olayların tüm çıplaklığıyla sade ve açık bir diile anlatılması söz konusudur.Çok akıcı ve sürskleyici bir kitap. Herkesin bu kitabı okumasını tavsiye ederim.<br />
</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;"><span style="font-weight: bold;">YAZAR HAKKINDA KISA BİLGİ</span> </span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Ömer Seyettin; Gönende, 11 Mart1884′te doğdu. Dağıstan’dan göçen bir Türk ailesinin çocuğu olan Ömer Şevki Bey’in oğludur. Dört yaşında mahalle mektebine verildi. 1892′de İstanbul’da Yusufpaşa’daki Mekteb-i Osmani’ye kaydoldu. 1893 yılında Eyüp semtindeki Askeri Rüştiye’de subay çocukları için açılan özel sınıfa nakledildi.<br />
</span></p>
<p align="justify">
<p style="font-weight: bold;" align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Romanları</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Ashab-ı Kehfimiz (1918), Harem (1918), Efruz Bey (1919).</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;"><span style="font-weight: bold;">Hikayeleri</span> </span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Ölümünden sonra ilk defa Ali Canib Yöntem derledi (1926). Ahmet Halit Kitabevi 9 ciltte topladı (1938), Şerif Hulusi hikayeleri gözden geçirerek notlarla 10 cilt (1950), Rafet Zaimler Yayınevi 30 hikaye ekleyerek 11 cilt halinde yayınlandı. Bütün hikayelerini Bilgi Yayınevi yayınladı.</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;"><span style="font-weight: bold;"> İncelemeleri</span> </span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Milli Tecrübelerden Çıkarılmış Ameli Siyaset (Tarhan takma adıyla, 1912), Yarınki Turan Devleti (1914), Türk Mefkuresi (Ayın Sin rumuzuyla, 1914). İncelemelerin hepsini Sakin Öner bir araya getirerek yayınladı (1975).</span></p>
<p align="center"><strong><span style="font-family: 'Maiandra GD';"> <span style="font-size: 15pt;"><span style="color: #808080;"><span lang="tr">|</span></span><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/roman-ozetleri-turk-ve-dunya-edebiyatindan/">»<span lang="tr"> Roman Özetleri Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <span style="color: #808080;"> |</span></span></span></span></strong></p>
<p align="center"><span lang="tr"><strong><span style="font-size: 10pt; color: #ff0000; font-family: 'Maiandra GD';">Not:</span><span style="font-size: 10pt; color: #808080; font-family: 'Maiandra GD';"> İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir…</span></strong></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/beyaz-lale-omer-seyfettin-roman-kitap-ozetleri/">Beyaz Lale (Ömer Seyfettin) – Roman (Kitap) Özetleri</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/beyaz-lale-omer-seyfettin-roman-kitap-ozetleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>32</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ömer Seyfettin</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/omer-seyfettin/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/omer-seyfettin/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Oct 2007 00:52:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ömer Seyfettin]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar ve Şairler]]></category>
		<category><![CDATA[Omer Seyfettinin Hayati]]></category>
		<category><![CDATA[Turan Devleti]]></category>
		<category><![CDATA[Turk Hikayeciligi]]></category>
		<category><![CDATA[Turk Oykuculugu]]></category>
		<category><![CDATA[Turk Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçülük]]></category>
		<category><![CDATA[Turkluk Mefkuresi]]></category>
		<category><![CDATA[Turkluk Ulkusu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/omer-seyfettin/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ömer Seyfettin (Hayatı) 28 Şubat 1884’te Gönen’de doğdu. 6 Mart 1920’de İstanbul’da yaşamını yitirdi. Çağdaş Türk öykücülüğünün ile &#8220;Milli Edebiyat Akımı&#8221;nın kurucularından. Kafkas göçmenlerinden Yüzbaşı Ömer Şevki Bey&#8217;in oğlu. Öğrenimine Gönen’de başladı. Babasının görevi nedeniyle sürekli yer değiştirmemeleri için annesiyle bilikte İstanbul&#8217;a gönderildi. 1892&#8217;de Aksaray’daki Mekteb-i Osmaniye’ye yazdırıldı. 1896&#8217;da Eyüp’teki Baytar Rüşdiyesi’ni bitirdi. Edirne Askeri [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/omer-seyfettin/">Ömer Seyfettin</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font face="Maiandra GD"><font color="#3366ff"> <span style="font-size: 22pt; font-weight: 700">Ömer Seyfettin<br />
</span></font><font color="#ff6600"> <span style="font-size: 15pt; font-weight: 700">(Hayatı)</span></font></font></p>
<p align="center"> <img decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/Turk_yazarlar_ve_sairler/omerseyfeddin.jpg" alt="https://www.bilgicik.com/resimler/Turk_yazarlar_ve_sairler/omerseyfeddin.jpg" height="138" width="120" /></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">28 Şubat 1884’te Gönen’de  doğdu. 6 Mart 1920’de İstanbul’da yaşamını yitirdi. Çağdaş Türk öykücülüğünün  ile &#8220;Milli Edebiyat Akımı&#8221;nın kurucularından. Kafkas göçmenlerinden Yüzbaşı Ömer  Şevki Bey&#8217;in oğlu. Öğrenimine Gönen’de başladı. Babasının görevi nedeniyle  sürekli yer değiştirmemeleri için annesiyle bilikte İstanbul&#8217;a gönderildi.  1892&#8217;de Aksaray’daki Mekteb-i Osmaniye’ye yazdırıldı.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">1896&#8217;da Eyüp’teki Baytar Rüşdiyesi’ni bitirdi. Edirne Askeri İdadisi’nden sonra  1903&#8217;te İstanbul’da Mekteb-i Harbiye’den mezun oldu. Mülazim (teğmen) rütbesiyle  orduya katıldı. İzmir Zabitan ve Efrat Mektebi&#8217;nde bir süre öğretmenlik yaptı.  1908&#8217;de merkezi Selanik&#8217;te olan 3&#8217;üncü Ordu&#8217;da görevlendirildi. 1911’da ordudan  ayrıldı. Ama Balkan Savaşı çıkınca tekrar askere alındı. Sırp ve Yunan  cephelerinde savaştı. Yanya Kalesi&#8217;nin savunması sırasında Yunanlılara esir  düştü. Bir yıl süren tutsaklıktan sonra İstanbul&#8217;a döndü. Kısa bir süre &#8220;Türk  Sözü&#8221; dergisinin başyazarlığını yaptı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">1914&#8217;te Kabataş Lisesi&#8217;ne edebiyat öğretmeni olarak atandı. Ölümüne dek bu  görevi sürdürdü. Yazmaya Edirne&#8217;deki öğrenciliği sırasında başladı. İlk şiiri &#8220;Hiss-i  Müncemid&#8221; &#8220;Ömer&#8221; imzasıyla 1900&#8217;de &#8220;Mecmua-i Edebiye&#8221;de yayınlandı. İlk öyküsü  &#8220;İhtiyarın Tenezzühü&#8221; 1902&#8217;de Sabah gazetesinde yer aldı. İzmir ve Makedonya&#8217;da  görevliyken yazdığı şiir, öykü ve makaleler çeşitli dergilerde çıktı. Askerliğe  ara verdiği dönemde ise yazıları &#8220;Rumeli&#8221; gazetesi ve çeşitli dergilerde  yayınlandı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Selanik&#8217;te yayınlanan &#8220;Genç Kalemler&#8221; dergisindeki yazılarıyla ünlendi. Derginin  ikinci dizisinin ilk sayısında Nisan 1911&#8217;de yayınlanan &#8220;Yeni Lisan&#8221; başlıklı  yazısı &#8220;Milli Edebiyat&#8221; akımının başlangıç bildirgesidir. Yazılarında, yalın,  halkın konuştuğu ve anladığı bir dil kullanmak gerektiğini savundu. Türkçe&#8217;nin  kendi kurallarına uygun yazılmasını, Arapça ve Farsça sözcüklerden  arındırılmasını istedi. Milli Edebiyat akımının öncülüğünü Ziya Gökalp ve Ali  Canip Yöntem&#8217;le birlikte sürdürdü. 1&#8217;inci Dünya Savaşı yıllarında &#8220;Yeni  Mecmua&#8221;da yayınlanan öyküleriyle ününü iyice yaygınlaştırdı. Öykülerini kişisel  deneyimlerine, tarihsel olaylara ve halk geleneklerine dayandırdı. Günlük  konuşma dilini kullanması, öykülerine canlı ve etkileyici bir özellik verdi. </font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p><center><!--adsense#reklam_336x280--></center></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Çok değişik konular işledi. Bunları anlatırken yergiye, polemiğe, komik  durumlara ve toplumsal yorumlara da yer verdi. Ölümünden sonra 1926’da  öykülerini önce Ali Canip Yöntem derledi. Ardından Ahmet Halit Kitabevi 1936’da  bir derleme yaptı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">1950’den sonra Şerif Hulusi, öykülerini yeniden gözden geçirip 10 cilt halinde  yayınladı. Rafet Zaimler Yayınevi 1962’de 30 öykü daha ekleyerek 11 ciltlik bir  külliyat halinde yayınladı. Son olarak Bilgi Yayınevi, &#8220;Bütün Eserleri&#8221; adıyla  tüm öykülerini 16 kitapta topladı. Kahramanlar, Bomba, Yüksek Ökçeler, Yüzakı,  Yalnız Efe, Falaka, Aşk Dalgası, Beyaz Lale, Gizli Mabet bu dizideki öykü  kitaplarından bir bölümü. İnceleme kitaplarında &#8220;Tarhan&#8221;, &#8220;Ayın Sin&#8221; rumuzlarını  kullandı.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Ömer Seyfettin, Türk hikâyeciliğinin usta  kalemi ve ünlü simalarından biridir. Ömer Seyfettin hayatını ve sanatını  milliyetçilik idealinin gerçekleşmesi için çalışmaya adamıştır. Dilde sadeleşme  yolunda inançla yürümüş ve önemli mesafeler almıştır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Ömer Seyfettin Türk edebiyatında dilde başlattığı sadeleştirme hareketi ve  hikâyeciliği ile tanınır. Kullanılan sade Türkçenin edebiyat lisanımıza girmesi  için çaba sarf eden ve bunda başarılı olan bir sanatçıdır. “<strong>Genç Kalemler</strong>”  dergisinde yayınladığı &#8220;<strong>Yeni Lisan</strong>&#8221; isimli makalesi o günlerde büyük  yankı yaptı ve çığır açtı. İlgiyle karşılanan bu makalede Ömer Seyfettin, Türk  edebiyatının her yönü ile Türk’e dönük olmasını, saf ve sade Türkçe  kullanılmasını savunuyordu. Kendi yazdığı hikâyelerde de bu görüşünü başarı ile  uygulamış ve eserleri günümüzde hâla okunmakta ve sadeleştirmeye gerek  duyulmadan anlaşılmaktadır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Akıcı ve ilgi çekici bir üslubu vardır. Çok kuvvetli anlatış gücü ile  gereksiz uzatmalar ve süslü anlatımlardan uzak, sade bir anlatımla konulara  yaklaşmış ve hikâyelerini beklenmeyen sonuçlara bağlamıştır. Hikâyelerinde  okuyuculara iyilik, doğrulu ve ahlakî üstünlük vasıflarını taşıyan ibret  dersleri vermeye çalışmıştır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Ömer Seyfettin şiirde yazardı. Önceleri aruz vezniyle yazarken son  zamanlarında hece vezniyle de yazmıştır. Yalnız, edebi kişiliğini asıl ortaya  koyan eserleri hikayeleridir. “Foya” ve “Sultanlığın Sonu” adlarında iki romana  başlamışsa da ölünce bunlar yarıda kalmıştır. Bu arada “<strong>Tanin</strong>” ve “<strong>Vakit</strong>”  gazetelerinde yayınlanmış birçok makalesi de vardır.</font></p>
<hr color="#000099" size="1" />
<p align="center"><font face="Maiandra GD"><u> <font style="font-size: 14pt" color="#ff6600"><strong>ESERLERİ<br />
</strong></font></u></font><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
</font><font face="Maiandra GD"><font color="#3366ff"><strong><font size="3"> ŞİİR</font></strong><font size="3"><br />
</font></font><font size="2">Ömer Seyfettin’in Şiirleri (1972, Fevziye Abdullah  Tansel derlemesi)</font></font></p>
<p align="center">&nbsp;</p>
<p align="center"><font face="Maiandra GD"><font color="#3366ff" size="3"><strong>ROMAN</strong><br />
</font><font size="2">Ashâb-ı Kehfimiz (1918)<br />
Efruz Bey (1919)<br />
Yalnız Efe (1919, 1988)</font></font></p>
<p align="center">&nbsp;</p>
<p align="center"><font face="Maiandra GD"><font color="#3366ff" size="3"><strong>ÖYKÜ</strong><br />
</font><font size="2">Harem (1918)<br />
Yüksek Ökçeler (1922, 1988)<br />
Gizli Mabed (1923, 1988)<br />
Beyaz Lale (1938)<br />
Asilzâdeler (1938)<br />
İlk Düşen Ak (1938, 1980)<br />
Mahçupluk İmtihanı (1938, 1982 bir oyun da içerir)<br />
Dalga (1943, 1952)<br />
Nokta (1956)<br />
Tarih Ezelî Bir Tekerrürdür (1958)</font></font></p>
<p align="center">&nbsp;</p>
<p align="center"><font face="Maiandra GD"><font color="#3366ff" size="3"><strong>İNCELEME</strong><br />
</font><font size="2">Milli Tecrübelerden Çıkarılmış Ameli Siyaset (1912)<br />
Yarınki Turan Devleti (1914)<br />
Türklük Mefkuresi (1914)<br />
Türklük Ülküsü (ilk 3 kitap birarada ölümünden sonra, 1975)</font></font></p>
<p align="center">&nbsp;</p>
<p align="center">&nbsp;</p>
<p align="center">&nbsp;</p>
<p align="center"><span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir…</font></strong></span></p>
<p align="center">&nbsp;</p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"> <span style="font-size: 15pt"><font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-yazarlar-ve-sairler/">»<span lang="tr">  &#8220;Yazarlar ve Şairler&#8221; Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span></span></font></strong></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/omer-seyfettin/">Ömer Seyfettin</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/omer-seyfettin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>63</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Diyet (Masal)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/diyet-masal/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/diyet-masal/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 15 Sep 2007 00:15:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir Öykü Roman]]></category>
		<category><![CDATA[cocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[gece]]></category>
		<category><![CDATA[Kasap]]></category>
		<category><![CDATA[Kol]]></category>
		<category><![CDATA[Masal]]></category>
		<category><![CDATA[Metin]]></category>
		<category><![CDATA[Ömer Seyfettin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/diyet-masal/</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8230;Diyet&#8230; Dar kapısından başka aydınlık girecek hiçbir yeri olmayan dükkânında tek başına, gece gündüz kıvılcımlar saçarak çalışan Koca Ali, tıpkı kafese konmuş terbiyeli bir aslanı andırıyordu. Uzun boylu, iri pençeli, kalın pazılı, geniş omuzlu bir pehlivandı. On yıldır bu karanlık in içinde ham demirden dövdüğü kılıç ve namluları tüm Anadolu&#8217;da, tüm Rumeli&#8217;de sınır boylarında büyük [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/diyet-masal/">Diyet (Masal)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"> <strong> <font style="font-size: 25pt; background-color: #ffffff" color="#3366ff" face="Maiandra GD"> &#8230;Diyet&#8230;</font></strong></p>
<p align="left"><font face="Maiandra GD" size="2">Dar kapısından başka aydınlık  girecek hiçbir yeri olmayan dükkânında tek başına, gece gündüz kıvılcımlar  saçarak çalışan Koca Ali, tıpkı kafese konmuş terbiyeli bir aslanı andırıyordu.</font><img decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/masal/diyet.jpg" alt="https://www.bilgicik.com/resimler/masal/diyet.jpg" align="right" height="181" width="172" /><font face="Maiandra GD" size="2">  Uzun boylu, iri pençeli, kalın pazılı, geniş omuzlu bir pehlivandı. On yıldır bu  karanlık in içinde ham demirden dövdüğü kılıç ve namluları tüm Anadolu&#8217;da, tüm  Rumeli&#8217;de sınır</font><font face="Maiandra GD" size="2"> boylarında büyük bir ün  kazanmıştı. Hatta İstanbul&#8217;da bile yeniçeriler, satın alacakları kamaların,  saldırmaların, yatağanların üstünde &#8220;Ali Usta&#8217;nın işi&#8221; damgasını arıyorlardı. O,  çeliğe çifte </font><font face="Maiandra GD" size="2">su vermesini biliyordu.  Uzun kılıçlar değil, yaptığı kısacık bıçaklar bile iki kat olur, kırılmazdı,  &#8220;Çifte su vermek&#8221; sanatının, yalnız ona özgü bir sırrı vardı. Yanına çırak  almaz, kimseyle çok konuşmaz, dükkânından dışarı çıkmaz, durmadan uğraşırdı.  Bekârdı. Hısımı, akrabası yoktu. Kentin yabancısıydı. Kılıçtan, demirden,  çelikten, ateşten başka söz bilmez, pazarlığa girişmez, müşterileri ne verirse  alırdı. Yalnız savaş zamanları ocağını söndürür, dükkânının kapısını kilitler,  kaybolur, savaştan sonra ortaya çıkardı. Kent</font><font face="Maiandra GD" size="2">te  onunla ilgili birçok hikaye söylenirdi. Kimi &#8220;cellat elinden kaçmış bir çelebi&#8221;,  kimi &#8220;sevgilisi öldüğü için dünyadan elini eteğini vakitsiz çekmiş garip&#8221; derdi.  Siyah şahane gözlerinin mağrur bakışından, soylu davranışlarından, gururlu  suskunluğundan, düzgün sözlerinden onun öyle sıradan bir adam olmadığı  belliydi&#8230; Ama kimdi? Nereliydi? Nereden gelmişti? Bunları bilen yoktu. Halk  onu seviyordu. Kentte böyle tanınmış bir ustanın bulunması herkes için ayrı bir  övünç kaynağıydı.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">&#8211; Bizim Ali&#8230;<br />
&#8211; Bizim koca usta&#8230;<br />
&#8211; Dünyada eşi yoktur&#8230;<br />
&#8211; Zülfikâr&#8217;ın sırrı ondadır!.. derlerdi.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Koca Ali en kalın, en katı demirleri mısır yaprağı gibi incelten, kâğıt gibi  yumuşatan sanatını kimseden öğrenmemiş, kendi kendine bulmuştu. Daha on iki  yaşındayken, sert bir beylerbeyi olan babasının başı vurulmuş, öksüz kalmıştı.  Amcası çok zengindi. Gösterişe düşkün bir vezirdi. Onu yanına aldı. Okutmak  istedi. Belki devlet katında yetiştirecek, büyük görevlere çıkaracaktı. Ama  Ali&#8217;nin yaratılışında &#8220;başkasına gönül borcu olmak&#8221; gibi bir sızlanmaya yer  yoktu. &#8220;Ben kimseye eyvallah etmeyeceğim,&#8221; dedi. Bir gece amcasının konağından  kaçtı. Başıboş bir adsız gibi dağlar, tepeler, dereler aştı. Adını bilmediği  ülkelerde dolaştı. Sonunda Erzurum&#8217;da yaşlı bir demircinin yanına girdi. Otuz  yaşına kadar Anadolu&#8217;da uğramadığı kent kalmadı. Kimseye boyun eğmedi. Gönül  borcu olmadı. Ekmeğini taştan çıkardı. Alnının teriyle kazandı, içinde &#8220;kutsal  ateş&#8221;ten bir alev bulunan her yaratıcı gibi, para için değil, sanatı, sanatının  zevki için çalışıyordu. &#8220;Çeliğe çifte su vermek&#8221; onun aşkıydı. Gönüllü olarak  savaşlara gittiği zamanlar yeniçerilerin, sipahilerin, sekbanların arasında, Ali  Usta, işinin övgüsünü duydukça tadı dille anlatılmaz bir mutluluk duyardı.  Ölünceye kadar böyle hiç durmadan çalışırsa daha birkaç bin gaziye kırılmaz  kılıçlar, kalkanlar parçalayan çelik yatağanlar, zırhlar, keskin ağır  saldırmalar yapacaktı. Bunu düşündükçe gülümser, tatlı tatlı yüreği çarpar,  ruhundan kopan bir atılımla örsünün üzerinde milyonlarca kıvılcım tutuştururdu.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">&#8211; Tak!<br />
&#8211; Tak, tak!&#8230;<br />
&#8211; Tak, tak!</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">İşte bugün de sabah namazından beri durmadan on saat uğraşmıştı. Dövdüğü eğri  namluyu örsünün yanındaki su fıçısına daldırdı. Ocağının sönmeye başlayan  ateşine baktı. Çekici bırakan eliyle terini sildi. Kapıya döndü. Karşıki  mescitte dokunaklı dokunaklı akşam ezanı okunuyor, bacasının tepesindeki yuvada  leylekler sonu gelmez bir takırdı koparıyorlardı. İkindi abdesti daha duruyordu.  Yalnız ellerini yıkadı. Kuruladı. Yenlerini indirdi. Saltasını omzuna attı.  Dışarıya çıktı. Kapısını iyice çekti. Kilitlemeye gerek görmezdi. Uzun alandan  mescide doğru yürüdü&#8230; Kentin kenarındaki bu gösterişsiz tapınağa hep yoksular  getirdi. Minaresi sokağa bakan küçük bir pencereydi. Müezzin buradan başını  çıkarır, ezanını okurdu.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Koca Ali mescide girince her zamankinden fazla kalabalık gördü. Hep üç kandil  yakılırken bu akşam ramazan gibi bütün kandiller yanmıştı. Daha namaz safları  dizilmemişti. Kapının yanına çöktü. Yanında alçak sesle konuşanların sözlerine  istemeye istemeye kulak kabarttı. Konya&#8217;dan iki garip dervişin geldiğini, yatsı  namazına kadar Mesnevi okuyacaklarını duydu.<br />
Akşam namazı kılınıp, bittikten sonra mescittekilerin bir bölümü çıktı.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Koca Ali yerinden kımıldamadı. Zaten biraz başı ağrıyordu. &#8220;Mesnevi dinler,  açılırım!&#8221; dedi. Büyük bir gönül rahatlığı içinde, iki garip dervişin ruhu  ürperten ezgileriyle kendinden geçti. Her âşık gibi onun yüreğinde de sonsuz bir  kendinden geçiş, bir coşku, bir kaynaşma yeteneği vardı. En küçük bir nedenle  coşardı. Anlamını çıkaramadığı bir dilin gizemli uyumu, durgun kanını sular  altında saklı derin bir su çevrintisi gibi kaynattı. Her yanı nedensiz bir  sarsıntıyla titriyor, sökülmez bir hıçkırık boğazına düğümlenir gibi oluyordu.  Yatsı namazını kıldıktan sonra mescitten çıkınca, doğru dükkânına giremedi.  Yürüdü. Uykusu yoktu. Ilık, yıldızlı bir yaz gecesiydi. Samanyolu, sarı altın  tozundan göz alabildiğine bir bulut gibi göğün bir yanından öbür yanına  uzanıyordu. Yürüdü, yürüdü. Kentten mandıralara giden yolun geçtiği tahta  köprüde durdu. Kenara dayandı. Geniş derenin dibine yansıyan yıldızlar, ışıktan  çakıltaşları gibi parlıyor, şırıldıyordu. Kenardaki karanlık top söğütlerde  bülbüller ötüyordu. Daldı, gitti. Saatlerce kımıldamadı. Dinlediği ezgilerin  ruhunda kalan uyumlarını işitiyor, tıpkı mescitteki gibi kendinden geçiyordu.  Ansızın arkasından bir ses:</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">&#8211; Kimdir o?&#8230; diye bağırdı.<br />
Daldığı tatlı düşten uyandı. Döndü. Köprünün öbür yanında iki üç karaltı  ilerliyordu. Elinde olmadan karşılık verdi:<br />
&#8211; Yabancı yok!<br />
&#8211; Kimsin?<br />
&#8211; Ali&#8230;<br />
Gölgeler yaklaştı. Bir adım kalınca onu giyiminden tanıdılar:<br />
&#8211; Koca Ali&#8230; Koca Ali, be!<br />
&#8211; Sen misin, Ali Usta?<br />
&#8211; Benim!<br />
&#8211; Ne arıyorsun bu saatte buralarda?<br />
&#8211; Hiç&#8230;<br />
&#8211; Nasıl hiç? Suya çekicini mi düşürdün yoksa!&#8230;</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Bunlar kent subaşısının adamları, bekçilerdi. Kol geziyorlardı. Ne diyeceğini  şaşırdı. Geceleri afyon yutan bu serseriler, namuslular gözünde hırsızlardan,  uğursuzlardan daha korkunçtu. Kendilerinden başka dışarıda bir gezeni  yakaladılar mı, dayaktan canını çıkartırlardı. Ama, ona kötü davranmadılar.  Bekçibaşı:</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">&#8211; Ali Usta, sen deli mi oldun? dedi.<br />
&#8211; Yok.<br />
&#8211; Böyle gece yarısına yakın değil, hatta yatsıdan sonra sokakta, hele böyle  kentin kıyısında kimsenin dolaşmasına ağamızın izin vermediğini bilmiyor musun?<br />
&#8211; Biliyorum.<br />
&#8211; Ee, ne arıyorsun buralarda?<br />
&#8211; Hiç&#8230;<br />
&#8211; Nasıl hiç&#8230;<br />
Koca Ali yine ses etmedi. Bekçiler onun namuslu bir adam olduğunu biliyorlardı.  Hırpalamadılar. Yalnız:<br />
&#8211; Haydi yerine git, dolaşma&#8230; dediler.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Geldiği yollardan hızlı hızlı dönen Koca Ali, ruhunda demin dinlediği uyumu  tekrarlıyordu. Bülbüller keskin keskin ötüyor, uzaktan mandıraların köpekleri  havlıyorlardı. Sokakta hiç kimseye rastgelmedi. Dükkânının önüne gelince durdu.  Bacasının üstündeki leylek uyumamış, kefenli bir görüntü gibi ayakta duruyordu.  Kapısı aralıktı. Çıkarken sıkı sıkıya kapadığını hatırladı:</font></p>
<p><center><!--adsense#reklam_336x280--></center> <font face="Maiandra GD" size="2"><br />
&#8211; Tuhaf, rüzgâr açmış olacak!&#8230; dedi.<br />
İşine yaramazdı ki, hırsız aşırmak sıkıntısına girsin&#8230;</font><font face="Maiandra GD" size="2">İçeriden kapıyı sürmeledi. Bekçilerin karışması canını sıkmıştı. İşte kentte  yaşamak da bir türlü tutsaklıktı. Öte yandan da dağ başında, köyde sanatı  geçmezdi. Birden ağır bir yorgunluk duydu. Kandilini yakmaya üşendi. Ocağın  soluna gelen alçak musandıraya el yordamıyla çıktı. Büyük bir ayı pöstekisinden  oluşmuş yatakçığına uzandı.<br />
Sıçrayarak uyandı. Kapısı vuruluyordu. Uyku sersemliğiyle:</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">&#8211; Kim o? diye haykırdı.<br />
&#8211; Aç çabuk.<br />
Sabah olmuştu. Kapının aralıklarında bembeyaz ışık çizgileri parlıyordu. O hiç  böyle dalıp kalmaz, güneş doğmadan uyanırdı. Doğruldu. Musandıradan atladı.  Ayakkabılarını bulmadan yürüdü. Hızla sürmeyi çekti. Birdenbire açılan kapının  dükkânı dolduran aydınlığı içinde, palabıyıklı, yüksek kavuklu Bekçibaşı&#8217;yı  gördü. Arkasında keçe külâhlı, çifte hançerli genç yamakları da duruyorlardı.  &#8220;Ne var?&#8221; der gibi yüzlerine baktı. Bekçibaşı:</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">&#8211; Ali Usta, dükkânı arayacağız! dedi. Koca Ali şaşkınlıkla sordu:<br />
&#8211; Niçin?&#8230;<br />
&#8211; Bu gece Budak Bey&#8217;in mandırasında hırsızlık olmuş.<br />
&#8211; Ee, bana ne?&#8230;<br />
&#8211; Onun için işte dükkânı arayacağız.<br />
&#8211; O hırsızlıktan bana ne?<br />
&#8211; Hırsızlar çaldıkları bir kuzuyu köprünün altıda kesmişler. Meşin keselerin  içindeki paraları alarak bir tanesini oraya bırakmışlar.<br />
&#8211; Bana ne?&#8230;</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">&#8211; O keselerden bir tanesini de bu sabah senin dükkânın önünde bulduk&#8230; Sonra&#8230;  Şu eşiğe bak. Kan lekeleri var!<br />
Koca Ali, kamaşan gözleriyle kapısının temiz eşiğine bakh. Gerçekten el kadar  bir kan lekesi sürülmüştü. O, bu kırmızı lekeye dalgın dalgın bakarken,  palabıyıklı bekçi:<br />
&#8211; Hem bu gece, geç saatte ben seni köprünün üstünde gördüm, orada ne arıyordun?  dedi.<br />
Koca Ali yine verecek bir karşılık bulamadı. Önüne baktı:<br />
&#8211; Arayın&#8230; diyerek geri çekildi. Bekçiyle yamakları dükkâna<br />
girdiler. Örsün yanından geçen yamaklardan biri haykırdı:<br />
&#8211; Ay! İşte, işte&#8230;</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Koca Ali elinde olmadan, bekçinin baktığı yana gözlerini çevirdi. Yeni yüzülmüş  bir deri gördü. Şaşırdı. Yamaklar hemen deriyi yerden kaldırdılar. Açtılar. Daha  ıslaktı. Bir ağalarının, bir de suçlunun yüzüne bakıyorlardı. Bekçibaşı  köpürerek sordu:<br />
&#8211; Çaldığın paraları nereye sakladın?<br />
&#8211; Ben para çalmadım.<br />
&#8211; İnkâr etme, işte kuzunun derisi dükkânında çıktı.<br />
&#8211; Ya kim koydu?<br />
&#8211; Bilmiyorum.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Koca Ali öyle uzun boylu konuşmazdı. Subaşının karşısına çıkartıldığı zaman da,  gece geç saatte köprünün üstünde ne aradığını anlatamadı. Bekçilerin bulduğu  bütün kanıtlar aleyhine çıkıyordu. Budak Bey&#8217;in yeni sattığı beş yüz koyunun  parası da mandıradan çalınmıştı. İki güçlü hırsız, bekçi çobanı sımsıkı  bağlamışlardı. Sonra canını çıkarıncaya kadar dövmüşler, hatta işkence için bir  kolunu da kırmışlardı. Ertesi gün yargıcın önünde bu çoban, hırsızın birini Koca  Ali&#8217;ye benzettiğini söyledi. Gece geç saate kadar dükkânına gelmemesi, derinin  dükkânda, para keselerinden birinin kapısı önünde bulunması, Koca Ali&#8217;nin  suçlanmasına yetti. Ne kadar inkâr etse hırsızlık suçunu silemiyordu. Üstelik  nereden geldiği, nereli olduğu da belli değildi.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Sol kolunun kesilmesine karar verildi. Koca Ali bu kararı duyunca, ömründe ilk  kez sarardı. Dudaklarını ısırdı. Karara boyun eğmekten başka yolu yoktu&#8230;  Sendeleyerek ayağa kalktı. Yargıca dik bir sesle: &#8211; Kolumu bırakın, kafamı  kesin! diye dilekte bulundu. Bu, ömründe onun ilk dileğiydi. Ama yaşlı yargıç  hak yemez biriydi.<br />
&#8211; Hayır oğlum, dedi. Sen adam öldürmedin. Eğer çobanı öldürseydin, o zaman kafan  giderdi. Ceza suça göredir. Sen yalnız hırsızlık ettin. Kolun kesilecek Hak  böyle istiyor. Yasaların kestiği yer acımaz&#8230;</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Koca Ali&#8217;nin kolu kafasından çok değerliydi. Çeliğe &#8220;çifte su&#8221;yu bu iki koluyla  veriyor, bu iki eliyle sınırlarda dövüşen binlerce gaziye çelik kalkanları  kıran, ağır zırhları yırtan, demir tolgaları ikiye biçen tüy gibi hafif kılıçlar  yetiştiriyor, yok pahasına, pir aşkına çalışıyordu.<br />
Onu, Ağa kapısında bekçilerin odası altına kapattılar. Cezanın uygulanacağı günü  burada bekliyor, hiç sesini çıkarmıyor, çolak kalınca örsünün başında çekiç  vuramayacağını düşünerek, tanrısı ölen inançlı bir kişinin yasını duyuyordu.  Kolunun diyetini verecek on parası yoktu&#8230; Şimdiye kadar para için  çalışmamıştı.<br />
Bütün kent halkı, Koca Ali gibi büyük bir ustanın kolu kesileceğine acıdı. Bu  kadar yakışıklı, mert, çalışkan, güçlü, güzel bir adamın ölünceye kadar sakat  sürünmesine en duygusuz gönüller bile dayanamıyordu.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">İşte herkes onu seviyordu.<br />
Sipahiler onlara çok ucuza kılıç döven bu adamı kurtarmaya sözleştiler. Kentin  en büyük zengini Hacı Mehmet&#8217;e başvurdular; bu adam Karun kadar mal sahibi  olduğu halde son derece cimriydi. Hâlâ kentin pazar yerinde küçük bir dükkânda  kasaplık yapıyordu. Düşündü, taşındı; nazlandı. Suratını ekşitti. Başını  salladı: Ama sipahilerle iyi geçinmek gerekiyordu.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">&#8211; Değil mi ki siz istiyorsunuz, dedi. Ben de onun kolu için diyet veririm. Ama  bir koşulum var.<br />
&#8211; Ne gibi? diye sordular.<br />
&#8211; Varın kendisine söyleyin. Eğer ben ölünceye kadar bana, hiç para almadan  hizmetçilik, çıraklık etmeye yanaşırsa&#8230;<br />
&#8211; Pekâlâ, pekâlâ&#8230;<br />
Sipahiler, Ağa kapısına koştular. Hacı Kasap&#8217;ın önerisini  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/masallar/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Koca Ali</font></a>&#8216;ye  söylediler. O, önce &#8220;kasaplık bilmediğini&#8221; ortaya sürdü. Kabul etmek  istemiyordu. Sipahiler:<br />
&#8211; Adam sen de! Kasaplık iş mi? O kadar savaş gördün. Kılıç salladın. Bağlı  koyunu yere yatırıp kesemez misin? diye üstelediler. &#8220;Kula kul olmak&#8221;, ölümlü  dünyada &#8220;birisine gönül borcu duymak&#8221; acıların en büyüğüydü.<br />
O daha çok gençken, vezir amcasının kayırmasını bile çekememiş, gönül borcu  altında kalmamak için aile ocağından kaçmış, gurbet ellerine atılmıştı. Şimdi  kör talihi, onu bak kime köle edecekti? Sipahiler:</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">&#8211; Hacı&#8217;nın yaşı yetmişi aşmış&#8230; Zaten daha ne kadar yaşar ki&#8230; O ölünce yine  sen özgür kalır, bize kılıç yaparsın. Haydi, düşünme usta, düşünme! diyorlardı.<br />
Hacı Kasap, kesilecek kolun diyetini yargıca saydığı gün Hoca Ali&#8217;yi arkasına  taktı. Dükkânına getirdi. Bu adam pek titiz, pek huysuz, oldukça çekilmez  biriydi. Hiç durmadan dırdır söylenirdi. Cimriliğinden şimdiye kadar bir  hizmetçi, bir çırak tutamamıştı. Koca Ali&#8217;yi eline geçirince hemen dükkânının  köşesinde bir set yerleştirdi. Üstüne bir şilte koydu. Geçti, oraya oturdu. Her  şeyi ona yaptırmaya başladı. Ama her şeyi&#8230; Sabah namazından beş saat önce  kentten iki saat ötedeki mandırasından o gün satılacak koyunları ona getirtiyor,  ona kestiriyor, ona yüzdürüyor, ona parçalatıyor, ona sattırıyor&#8230; ta akşam  namazına kadar durmadan buyruklar veriyordu. Zavallıya yedirdiği, içirdiği  yalnız bulgur çorbasıydı. Bazen kendi artıklarını köpeğe verir gibi önüne  atardı. Geceleri dükkânı baştan aşağı yıkatıyor, uykuya yatmadan ertesi sabah  için koyun getirmek üzere mandırasına yolluyordu. Odununu bile ormandan ona  kestiriyor, suyunu ona taşıtıyor, her işi, her işini ona gördürüyordu. Hatta  evinin bahçesindeki lağım kuyusunu bile ona temizletti.<br />
Koca Ali sade suya bulgur çorbasıyla bu kadar sıkıntıya yıllarca göğüs  gerebilecekti. Ama Hacı Kasap&#8217;ın ikide bir:<br />
&#8211; Ulan Ali!&#8230; Kolunun diyetini ben verdim. Yoksa çolak kalacaktın!&#8230; diye  yaptığı iyiliği tekrarlamasına dayanamıyordu. Bir gün, iki, üç gün dişini sıktı.  Durmadan çalıştı. Gece uyumadı. Gündüz koştu. Efendisinin karşısında elpençe  divan durdu. Yine:</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">&#8211; Kolunun diyetini ben verdim.<br />
&#8211; &#8230;<br />
&#8211; Şimdi çolak kalacaktın, ha&#8230;<br />
&#8211; &#8230;<br />
&#8211; Benim sayemde kolun var.<br />
&#8211; &#8230;</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Hacı Kasap bu sözleri âdeta &#8220;aferin&#8221; dercesine diline dolamıştı. Her buyruğunun  yerine getirilmesinden sonra kır sakallı, çirkin, sıska yüzünü ekşiterek, mavi  çukur gözleriyle onu tepeden tırnağa kadar süzer, &#8220;Aklında tut, benim  tutsağımsın!&#8221; der gibi verdiği diyeti hatırlatırdı. Koca Ali susar, yüreğinin  parçalandığını, göğsüne sıcak sıcak bir şeyler yayıldığını, kilitlenen  çenelerinin çatırdadığını, şakaklarının attığını duyardı. Geceleri uyuyamıyor,  gündüzleri uğraşırken, mandıraya gidip gelirken, salhanede koyunları yüzerken,  müşterilere et keserken, &#8220;Ne yapacağım, ne yapacağım?&#8221; diye düşünüyor, hiçbir  şeye karar veremiyordu. Dünyada kimseye eyvallah etmeyerek azla yetinip, gururun  mutluluğu için yaşamak isterken başına gelen bu bela neydi?</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Kaçmayı namusuna yediremiyordu. İşte o zaman gerçekten hırsızlık etmiş olacaktı.  Ama bu herifin ikide bir de yaptığını başa kakmasına dayanmak ölümden pek güç,  ölümden pek acı, ölümden pek ağırdı&#8230;<br />
Hacı Kasap&#8217;a köle olduğunun tam haftasıydı. Günlerden cumaydı. Yine erkenden  mandıraya gitmiş, koyunları getirmiş, salhanede yüzmüş, dükkândaki çengellere  asmıştı. Tezgâhın solundaki büyük, yağlı siyah taşta satırları biliyor, yine &#8220;Ne  yapacağım, ne: yapacağım?&#8221; diye düşünüyor, dudaklarını ısırıyordu. Daha efendisi  gelmemişti. Satırları bitirince büyük bıçakları bilemeye başladı.<br />
&#8220;Ne yapacağım, ne yapacağım?&#8221; diye düşünmeye öyle dalmıştı ki, kasabın geldiğini  duymadı. Ansızın uğursuzun boğuk sesi yüreğini ağzına getirdi:<br />
&#8211; Ne yapıyorsun be?&#8230;<br />
Döndü. Efendi köşesine oturmuş, çubuğunu tüttürüyordu:<br />
&#8211; Bıçakları biliyorum, dedi.<br />
&#8211; Hay tembel miskin hay!&#8230; Sabahtan beri ne yaptın?<br />
Ses çıkarmadı. Kapakları çürümüş bu küçük, bu hain, bu yılan gözlere kırpmadan  baktı, baktı. İhtiyar beklemediği bu acı bakışa kızdı. Sordu:<br />
&#8211; Ne bakıyorsun?<br />
&#8211; &#8230;</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Koca Ali sesini çıkarmıyor, bir hafta içinde belki beş yıllık hizmetini durup  dinlenmeden gördüğü halde onu yine &#8220;tembel, miskin&#8221; diye kötülemekten sıkılmayan  bu kötü insanı ezici bir bakışla süzüyordu. Yine yüreği parçalanır gibi oluyor,  göğsüne sıcak bir şeyler yayılıyor, çeneleri kilitleniyor, şakakları  zonkluyordu. Bir anda bu titreme durdu. Koca Ali gözlerini açtı. Bir hafta buna  nasıl dayanmıştı? Şaşırdı. Hacı Kasap çubuğu yanına bıraktı. Hizmetçisinin bu  ağır bakışından kurtuluvermiş gibi dırlandı:<br />
&#8211; Kolunun diyetini benim verdiğimi unutuyorsun galiba! dedi. Ben olmasaydım  şimdi çolak kalacaktın&#8230;</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"> <font color="#000000">Koca Ali</font> yine karşılık vermedi. Acı acı gülümsedi. Kızardı. Sonra birden  sarardı. Hızla döndü. Bilediği satırların en büyüğünü kaptı. Sıvalı kolunu,  yüksek kıyma kütüğünün üstüne koydu. Kaldırdı, ağır satırı öyle bir indirdi  ki&#8230; O anda kopan kolunu tuttu. Gördüğü şeyin ürperticiliğinden gözleri dışarı  fırlayan Hacı   <font color="#000000">Kasap</font>&#8216;ın önüne:<br />
&#8211; Al bakalım, şu diyetini verdiğin şeyi! diye hızla fırlattı. Sonra giysisinin  kolsuz kalan yenini sıkı bir düğüm yaptı. Dükkândan çıktı.<br />
Onun bir zamanlar geldiği yer gibi, şimdi gittiği yeri de, kentte kimse  öğrenemedi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/masallar/">»<span lang="tr">  Masallar Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span></span></font></strong></p>
<p align="center">&nbsp;</p>
<p align="center"> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 10pt"><br />
</span></font></strong></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/diyet-masal/">Diyet (Masal)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/diyet-masal/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>6</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yüksek Ökçeler (Ömer Seyfettin)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/yuksek-okceler-roman-ozetleri-omer-seyfettin/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/yuksek-okceler-roman-ozetleri-omer-seyfettin/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Sep 2007 13:09:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Roman Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir Öykü Roman]]></category>
		<category><![CDATA[Yüz (100) Temel Eser]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Ders]]></category>
		<category><![CDATA[Karakter]]></category>
		<category><![CDATA[Ömer Seyfettin]]></category>
		<category><![CDATA[Ozet]]></category>
		<category><![CDATA[Roman]]></category>
		<category><![CDATA[Roman Ozeti]]></category>
		<category><![CDATA[Sahis]]></category>
		<category><![CDATA[Turk Edebiyati]]></category>
		<category><![CDATA[Yuksek Okceler]]></category>
		<category><![CDATA[Yuz Temel Eser]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/yuksek-okceler-roman-ozetleri-omer-seyfettin/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yüksek Ökçeler &#160; (Ömer Seyfettin) &#160; Konu Hikayenin sosyal bozulma olarak değerlendirilecek küçük bir anekdotta, yalıda çalışan ve çalışmak için alınan hizmetkarların hırsızlık yapmalarıdır. Hatice Hanım’ ın yüksek ökçeli ayakkabıları bu anekdotun hikayenin başında ortaya çıkmasını engellemiştir. Batı hayranlığının timsali olan yüksek ökçeli ayakkabılar ne zaman terkedilmiş o zaman da yalı içerisinde görülen diğer aksaklıklar [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/yuksek-okceler-roman-ozetleri-omer-seyfettin/">Yüksek Ökçeler (Ömer Seyfettin)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center"> <strong> <span style="font-size: 24pt; color: #333399; font-family: 'Maiandra GD'"> Yüksek Ökçeler</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center"> <strong> <span style="font-size: 18pt; color: teal; font-family: 'Maiandra GD'">(Ömer  Seyfettin)</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt"> <span style="font-size: 18pt; font-family: 'Maiandra GD'"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center"> <span style="font-size: 18pt; color: gray; font-family: Maiandra GD; font-weight: 700"> Konu </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"> <font color="#000000">Hikayenin sosyal bozulma olarak değerlendirilecek küçük bir anekdotta, yalıda çalışan ve çalışmak için alınan hizmetkarların hırsızlık yapmalarıdır. Hatice Hanım’ ın yüksek ökçeli ayakkabıları bu anekdotun hikayenin başında ortaya çıkmasını engellemiştir. Batı hayranlığının timsali olan yüksek ökçeli ayakkabılar ne zaman terkedilmiş o zaman da yalı içerisinde görülen diğer aksaklıklar Ömer Seyfettin’in üzerinde durduğu önemli temalar haline gelir.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center"> <strong> <span style="font-size: 18pt; color: gray; font-family: 'Maiandra GD'">Özet</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"> <font color="#000000">Ömer Seyfettin bu hikayesinde Hatice Hanım karakteriyle Batı hayranlığını, şekil üzerinde uygulamaya çalışan bir kadın tiplemesinden faydalanarak dile getirir. Tanzimat Edebiyatı’ nda sıkça işlenen bu konu Ömer Seyfettin’ de bu hikaye ile devam eder. Hikayenin sosyal içerikli diğer bir konusu da izdivaç olayındaki çarpıklığın dile getirilişidir. Devrin getirdiği sosyal yapılanma kadınların genç yaşta ilerlemiş yaştaki erkeklerle evlendirilmesine zemin hazırlıyordu. Hatice Hanım’ da on üç yaşında iken altmışaltı yaşında zengin bir ihtiyarla evlenmiştir. Hatice Hanım bu izdivacın sonunda erkeklerden nefret etmeye başladığı görülür. Eşinin ölümünden sonra da bir daha evlenmemesi bu tepkinin sonucudur.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"> <font color="#000000"> </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"> <font color="#000000">Hatice Hanım’ ın batı hayranlığı yüksek ökçeli ayakkabı merakıyla dile getirilir. Bu merak Hatice Hanım’ ın rahatsızlanmasına da sebep olmuştur. Devrin bu çarpık merakı Ömer Seyfettin’ in kendi kaleminde şekilcilik boyutuyla kendi uslubuyla dile getirilir.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"> <font color="#000000"> </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"> <font color="#000000">Bu çalkantılarda zamanla etkilenen Hatice Hanım’ da artık gözünün görmediğinden vicdanım rahat düşüncesi ile eski hayatına tekrar geri döner.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"> <font color="#000000"> </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center"> <strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> DÜNYANIN NİZAMI</font></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"> <font color="#000000">Hikaye genç bir kızın ağzından anlatılır. Genç kız kocaya varmadığını düşünmediğini aynı zamanda da erkeklere tavır takındığını dile getirir. Bu kinin belirtisi olarak da bahçelerinde besledikleri horozun tavukları rahatsız ettiği için öldürmekle gösterir. Ancak horozu öldürdükten sonra tavukların düzeni bozulur. Kısa bir süre sonra horozun tavukların düzenini, birlik ve beraberliğini sağladığının farkına varır. Tavukların nasıl horoza ihtiyacı varsa kadınlarında erkeğe ihtiyacı olduğunu anlar. Bunun dünyanın nizamı olduğunu kabul eder. Artık o da dünyanın nizamına uyup evlenmesi gerektiğinin farkına varmıştır.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center"> <strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> TAVUKLAR</font></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"> <font color="#000000">Hikayede Ömer SEYFETTİN Anadolu’nun ücra bir köşesinde handa geçirdiği bir günü dile getirir. Hancı ve kahraman hikayenin belli başlı karakterleri olarak karşımıza çıkar. Ömer Seyfettin ‘in hikayede hanın içini görsel bir betimleme ile okuyucunun gözleri önüne sermeye çalışır. Tavukların davranışları Ömer Seyfettin’in gözünde canlanır. Düzgün hareketleri, görünüşleri Ömer Seyfettin’ i etkilemiştir.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"> <font color="#000000"> </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"> <font color="#000000">Hana her girişinde tavukları insanlardan korkmayışları belli bir yerde yiyecek verilecekmiş gibi toplanmaları onun muhayyilesinde akıllı insanların yaptıkları ile özdeşleşir.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"> <font color="#000000"> </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"> <font color="#000000">Kısa bir süre sonra tavukların bu düzenli davranışlarında hancının hiçbir etkisi olmadığını öğrenmesi ve hancının tavuklara sürekli yiyecek vermediği söylemesi üzerine tavukların sürekli bekleyiş içinde bulunduğunun farkına varan kahramanımızın şaşkınlığı bir kat daha artmıştır.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"> <font color="#000000"> </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center"> <strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> BAHARIN TESİRİ</font></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"> <font color="#000000">Hikaye eski bir İstanbullu’ nun ağzından anlatılır. Bu zat arkadaşının verdiği bir çay partisine gider ve çay partisinde gördüğü bir kadına aşık olur. Evine kapanır, ona göre kadın sanki dururken sönmüş bir lamba gibidir.Arkadaşı onu ziyarete geldiğinde aşkını ona anlatır. Arkadaşı bunun bir bahar aşkı olduğunu gelip geçeceğini söyler. Soğuk bir ortamda yaşarsa yani bahardan uzak kalırsa aşk zannettiği bu tutkunun söneceğini söyler ve hikayenin kahramanı soğuk bir yerde on gün kalır. Gerçekten de arkadaşının söylediğinin doğru olduğunu anlar.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"> <font color="#000000"> </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center"> <strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> ÇİRKİNLİĞİN ESRARI</font></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"> <font color="#000000">Hikaye genç bir kızın yaş farkına rağmen umarsızcasına sevgi çırpınışlarını dile getirir. Genç kızın sevdiği adam yalnızlıktan hoşlanan yaşamında şimdiye kadar kadına pek fazla yer vermeyen bir tiptir. Ömer Seyfettin bu sevgiyi dile getirirken genç kızın düşüncelerini ve aşka bakışını da gözler önüne serer, kahraman her ne kadar yalnız kalmaktan hoşlanıyor görünse de genç kızlarla yalnız kalmanın aslında mutluluk verici olduğunu dile getirmekten de geri kalmaz.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"> <font color="#000000"> </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"> <font color="#000000">Özellikle Şuhude’ nin odaya girişi, güzelliği kahramanımızı etkilemiştir. Ancak bu etkilenmeyi dile getirebilecek kadar cesaretli değildir. Ağır başlı ve vakarlı davranmaya çalışır. Şuhude ile aralarında başlayan konuşmalar uzadıkça kahramanımız Şuhude’ nin kendisine aşık olduğunu itiraf etmesiyle birden karşı taarruza geçer ve kızı kendinden uzaklaştırmaya çalışır.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"> <font color="#000000"> </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"> <font color="#000000">Şuhude o zamana kadar yaşadığı ada halkından Tevfik Çeşban tarafından istenmiş yakışıklı, zengin ve aynı zamanda genç olması Şuhude’ nin onu reddetmesini sağlamıştır. Bu noktada kahraman kendini aşık olunmayacak kadar yaşlı ve çirkin göstermeye çalışır.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"> <font color="#000000"> </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"> <font color="#000000">Şuhude’ nin güzelliğine asla yakışmayacağını düşündüğünden ondan kaçar. Kahraman Şuhude’ nin fiziki özelliklere gerçekten de önem vermediğini anlayabilmek için onun ada da en pis ve en yaşlı olan çirkin kral Ali Bey’ le de rahatlıkla yaşayabileceğini söylemesi Şuhude’ yi kendinden uzaklaştırır. Ancak böyle bir güzelliğin de çirkin bir insana ait olması, kahramanın aşk denilen kavramın ne olduğunu gerçekten sorgulamasını sağlamıştır.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"> <font color="#000000"> </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center"> <strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> AŞK VE AYAK PARMAKLARI</font></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"> <font color="#000000">Ömer Seyfettin bu hikayesinde aşka ve insanlara bakış açısını Asime Hanımefendi’ nin ve Hasan’ ın ağzından yazdığı iki mektupla dile getirir. Asime Hanımefendi’ yi aşkın gerçekte ne olduğunu anlamayan bir karakter olarak gösterir. Hasan’ ın ağzından yazdığı mektupta kadına ve erkeğe bakış açısını görmek mevcuttur. Hasan’ a göre erkekler belirgin hayvanlarla özdeştir. Örneğin; arslan profiline sahip birinin arslan karakterine, eşek profiline sahip birinin inatçı olması gibi. Hasan bu noktada hayvanlarla özdeşleştirdiği erkeklerin aslında onlardan bir farkı olmadığını dile getirir. Kadınlar da Hasan’ ın gözünde pek farklı değildir. Onlara da hayvan profilleri yükleyip karakterlerini belirlemeye çalışır. Aslında Hasan’ ın yaptığı şey gerçekte insanların aşkın ne olduğunu tam anlamıyla çözemediklerinden şikayettir.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"> <font color="#000000"> </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"> <font color="#000000">Hasan’ ın bir zamanlar Asime Hanım’ a duyduğu aşk onu tam anlamıyla tanıyamaması geçen zaman içerisinde de Asime’ nin gerçek karakterini çözümlemesi ile ondan uzaklaşır. Hasan’ da Asime Hanımefendi de buldum zannettiği aşkı bırakıp arayışına yeniden geri döner.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"> <font color="#000000"> </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center"> <strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> TUĞRA</font></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"> <font color="#000000">Hikayede, kahramanın, bir meyhanede oturarak yaşamı irdelemesi dile getirilir. Kahraman günde on iki saat çalışan paraya pek fazla değer vermeyen biri olarak tanıtılır. Meyhanede oturarak kadınlara olan ilgisini, yaşamında kadın olmayışının eksikliğini ve maddiyatın insana gerçekte bir şey kazandırmadığını dile getirir. Tuğra yardımıyla maddiyatın eleştirisini, değersizliğini gözler önüne serer.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"> <font color="#000000"> </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center"> <strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> BİRDENBİRE</font></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"> <font color="#000000">Hikayede Ahder ve Yumuk adlı iki kadın karakter yardımıyla yaş farkına rağmen aşk kavramının irdelenişi dile getirilir. Aşk onlara göre bir zümrüt-ü anka yani masaldır. Aşkın ne olduğunu dünyada kimse öğrenememiştir. Aşk şairlerin terennümlerinden ibarettir.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"> <font color="#000000"> </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"> <font color="#000000">Ahder hayatında yaptığını zannettiği hataları genç olan Yumuk’ un da yapmaması için bir nevi aşk öğretmeni gibi davranmayı ihmal etmez hikaye boyunca.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"> <font color="#000000"> </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center"> <strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> NEZLE</font></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"> <font color="#000000">Masume Hanım otuz dokuz yaşında genç görünümlü duygulu bir kadın olarak tanıtılır. Hikayede çarpık izdivacın sonuçları yine gözler önüne serilir. Diğer hikayelerden farklı olarak Masume Hanım erkeklere karşı tavır takınmayıp genç, güçlü bir erkekle tekrar evlenmek ister. Günün birinde on dokuzundan arabaya bakan hizmetçisi Himmet gelir aklına bir kır gezisinde arabacısına sorar: “Şu ahırın oradaki ineği öküzün şerrinden kurtar.”der. Himmet: “Öküz ineği üzmüyor, koklaşıyorlar.”der Masume Hanım bir türlü ilgisini çekemediği Himmet’ e arabayı mesire yerine çekmesini söyler ve kurduğu hayalinde artık yıkıldığının farkına varır.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"> <font color="#000000"> </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center"> <strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> TÜRKÇE REÇETE</font></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"> <font color="#000000">Ömer Seyfettin bu hikayesinde, yanlış batılılaşmayı Belkıs Hanım karakteri ile ortaya koyar. Belkıs Hanım hikayede zengin bir dul olarak tanıtılır. Sık sık rahatsızlanması dolayısıyla Doktor Şerif’ i çağırdığında ondan hastalık dışında magazin, eğlence, aşk, kadınlar hukuku, Avrupa Kadınları, yaşamları vs.hakkında bilgiler alır.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"> <font color="#000000"> </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"> <font color="#000000">Bu konuşmadan sonra Belkıs Hanım iyileşir ama doktorun gideceği zaman tekrar hastalanır ve ondan reçete yazmasını ister. Doktor Türkçe bir reçete Yazarak Belkıs Hanım’ a verir. Belkıs Hanım bu noktada Doktor Şerif’ in Avrupa eğitimi almasına rağmen böyle bir reçete yazmasını başlangıçta yadırgar. Doktor reçetede Belkıs Hanım’ a eğlenceyi, lüksü, modayı ve Avrupai Yaşantıyı tavsiye eder. Hikayede Doktor Şerif doğru bir batılılaşmanın gerçek bir timsali olarak üzerinde sıkça durulan diğer önemli bir kahramandır. Doktor Şerif batı eğitimi almasına rağmen kültür değerlerini yitirmeyen sağlam bir tip olarak tanıtılır.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"> <font color="#000000"> </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center"> <strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> TERAKKİ</font></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"> <font color="#000000">Ömer Seyfettin bu hikayesinde Niyazi ve Neşet yardımıyla toplumda görülen medeni ilerlemenin farklı yönlerini dile getirir. Niyazi ve Neşet duvarları kağıt kaplı odada oturmuş sigara dumanları içerisinde medeniyetteki ilerlemeden konuşuyorlardı. Kısa bir zaman önce telefonun, elektriğin, sinemanın, otomobilin, gramofonun olmadığından bahsediyorlardı. Bütün bu gelişmelere şimdi sahip olunmasına rağmen pahalılıktan yakınıyorlardı. Paranın hiç bir kıymetinin kalmadığını düşünüyorlardı.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"> <font color="#000000"> </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"> <font color="#000000">Niyazi ile Neşet medeniyetteki ilerlemeyi böyle eleştirirken dışarıdan gelen sesle birlikte dilencinin bambaşka bir dem vurduğunu gördüler dilenci de kendine göre artık dünyanın değiştiğini, merhametin kalmadığını, insanlık denen şeyin sona erdiğini dile getirir. Herkesin eğlenceye düşkün olduğunu ifade eder. Niyazi ile Neşet bu durumu şaşkınlıkla seyreder. Dilenciyi hem küçük görürler hem de filozof ve sosyalist olarak nitelendirirler. Sekiz on sene evvel bunları bile söyleyecek müderrisin olmadığını belirterek yaşadıkları zamanın ne kadar da farklı olduğunu ortaya koymaya çalışırlar.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"> <font color="#000000"> </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center"> <strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> BOYKOTAJ DÜŞMANI</font></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"> <font color="#000000">Mahmut Türkçe konuşan ancak kültür değerleri bakımından Rum olduğuna inanan, Türkçülük cereyanının yükselmesine ve azınlıklardan alış veriş yapılmaması için Türkçülerin yaptığı boykota sinirlenen bir gazetecidir. Mahmut hikayede Türkçe ile Yunan edebiyatı yapmaya çalışan bir karakter olarak da gözükür. Yeniden İstanbul’ da Bizans’ın dirileceğine inanmış edebiyatı Yunan Edebiyatı fakat dili Türkçe olan bir Bizans Kültürü muhayyilesine sahiptir. Ona göre bütün medeniyet, insaniyet, şiir ve musiki hayatı Yunan Medeniyetinden çıkmıştır.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"> <font color="#000000"> </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center"> <strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> TUHAF BİR ZULÜM</font></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"> <font color="#000000">Ömer Seyfettin bu hikayesinde Gaspadin, Mülki idare mensubu ve Kaşdanov yardımıyla kendi siyasi düşüncelerini dile getirme fırsatı yakalar. Özellikle Kaşdanov ve Müki İdare mensubu arasındaki geçen konuşmalarda bu düşüncelerini daha belirgin olarak dile getirir.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"> <font color="#000000"> </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"> <font color="#000000">Kaşdanov, bir Türk Diplomat ve Gaspadin Bulgaristan’ da görüşürler ve aralarında şu diyalog geçer: Gaspadin’ e göre Türkler’ den ne sosyalist olur ne de nosyonalist. Sebebini ise taassub olarak gösterir. Gaspadin Türkler’ in taassubundan çok istifade ettiğini belirtir. Deliorman’ a kaymakam olduğunda bir tane bile Türk olmadığını niyetinin burayı kan dökmeden Bulgarlaştırmak olduğunu belirtir. Kasaba’ ya Makedonya’ dan sürekli muhacir getirip onlara ikamet vererek domuz besiciliği yapmalarını sağlamış. Bir süre sonra, Türkler gelip durumdan şikayetçi olmuşlardır.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"> <font color="#000000"> </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"> <font color="#000000">Domuzların çeşmelerden su içtiğini, tarlalarında dolaştığını ulu orta sokaklarda gezdiğini söylediler. Gaspadin‘ de onlara hürriyetten, hayvan haklarından domuzunda Allah’ ın yarattığı bir hayvan olduğundan bahsedip Türkleri başından gönderdi. Domuz düşmanı olan Türkler yavaş yavaş evlerini, tarlalarını satıp İstanbul’ a göç ettiler. Gaspadin’ de Türkler’ in sattığı yerleri satın alıp Makedonya’ dan muhacie getirmeye devam etti. Hikayenin kahramanı Türk diplomat bu olayı dinleyince Gaspadin’ e karşı olan tavrını ortaya koyar.</font></span></p>
<p><center><!--adsense#reklam_336x280--></center></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center"> <strong><br />
<font color="#808080" face="Maiandra GD" size="5">Ana Fikir</font><span style="font-size: 18pt; color: gray; font-family: 'Maiandra GD'"> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"> <font color="#000000">Ömer Seyfettin’in Yüksek Ökçeler kitabı küçük hikayelerden ve bir de küçük bir piyesten oluşur. Hikayelere genel olarak bakıldığında ağırlıkta olan temanın sevgi ve aşk olgusu olduğu söylenebilir. Ancak Ömer Seyfettin hikayelerinde (Yüksek Ökçeler, Birden Bire, Nezle, Çirkinliğin Esrarı) aşırı yaş farkına rağmen yapılan izdivaçların yanlışları üzerinde de sıkça durduğu gözden kaçmamalıdır. Ancak bu hikayeler arasında Ömer Seyfettin’in siyasi düşüncelerini dile getirdiği Tuhaf Bir Zulüm adlı hikayesi farklı bir temada işlenen bir hikaye olarak göze çarpar. Piyes te yine karşılıklı sevgiyi dile getiren Ömer Seyfettin bu kez bu olayı dramatik bir halden çıkartıp komedi tarzında okuyucunun gözleri önüne serer.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"><strong>  </strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center"> <strong> <span style="font-size: 18pt; color: gray; font-family: 'Maiandra GD'">Şahıslar  ve Olaylar</span></strong></p>
<p><strong> <span style="font-size: 18pt; color: gray; font-family: 'Maiandra GD'"></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"><strong> <font color="#000000"> <span style="font-size: 10pt; font-family: 'Maiandra GD'">Hatice Hanım:</span><span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: 'Maiandra GD'"> Batı hayranı, bunu da her hareketi ve özellikle giyimiyle belli eden bir kadın.Kitap ismini de bu kadının yüksek ökçeli ayakkabılarından almıştır.</span></font></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"><strong> <font color="#000000"> <span style="font-size: 10pt; font-family: 'Maiandra GD'">Hayranzade Şem’ i  Bey:</span><span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: 'Maiandra GD'">  55 yaşında yeni zengin bir patron.</span></font></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"><strong> <font color="#000000"> <span style="font-size: 10pt; font-family: 'Maiandra GD'">Peride Hanım:</span><span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: 'Maiandra GD'">  Büro müdiresi.</span></font></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"><strong> <font color="#000000"> <span style="font-size: 10pt; font-family: 'Maiandra GD'">Sermet Bey:</span><span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: 'Maiandra GD'">  Başkatipliğe namzet.</span></font></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"><strong> <span style="font-size: 10pt; font-family: 'Maiandra GD'"> <font color="#000000">Niyazi Molla</font></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"><strong> <span style="font-size: 10pt; font-family: 'Maiandra GD'"> <font color="#000000">Gazanfer Bey</font></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"><strong> <span style="font-size: 10pt; font-family: 'Maiandra GD'"> <font color="#000000">Bican Efendi</font></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"><strong> <font color="#000000"> <span style="font-size: 10pt; font-family: 'Maiandra GD'">Müstement Efendi:</span><span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: 'Maiandra GD'">  45 yaşında garson dö büro.</span></font></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center"> <strong> <span style="font-size: 18pt; color: gray; font-family: 'Maiandra GD'">Yazar  Hakkında Bilgi</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center"> <span style="font-size: 22pt; font-family: 'Maiandra GD'"> <span style="font-size: 10pt; font-family: 'Maiandra GD'"><strong>ÖMER  SEYFETTİN</strong></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: 'Maiandra GD'"> 28 Şubat 1884 tarihinde Gönen&#8217;de doğdu. Öğrenimine Gönen&#8217;de başlayan Ömer Seyfettin, Ayancık&#8217;ta ve annesiyle birlikte geldiği İstanbul&#8217;da Aksaray&#8217;daki Mekteb-i Osmaniye&#8217;ye devam etti. Eyüp&#8217;teki Baytar Rüşdiyesi&#8217;ni bitirip asker çocuğu olduğu için Kuleli Askeri İdadi&#8217;sine yazıldı (1893). Bir müddet sonra da Edirne Askeri İdadisi&#8217;ne naklolarak öğrenimini burada tamamladı.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: 'Maiandra GD'">  </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: 'Maiandra GD'"> Daha sonra İstanbul&#8217;da Mekteb-i Harbiye&#8217;ye gelen Ömer Seyfettin, piyade mülâzımı sânisi rütbesiyle buradan mezun oldu. İzmir&#8217;de Teğmen (1903-1910), daha sonra da üsteğmen olarak Rumeli&#8217;de görev yaptı (1908-1910). Askerlik&#8217;ten ayrılıp Selanik&#8217;e gelerek, Genç Kalemler Dergisi&#8217;nde yazmaya başladı. Balkan Savaşı&#8217;nda tekrar subay olarak orduya döndü. Yunanlılar&#8217;ın elinde bir yıl kadar esir kaldı. Esareti sırasında da öykü yazamaya devam ederek bunları Halka Doğru, Türk Yurdu ve Zakâ dergilerinde yayımladı. İstanbul&#8217;a dönünce ordudan ikinci kez ayrılıp, ölümüne kadar Kabataş Lisesi edebiyat öğretmenliği yapan Ömer Seyfettin, 6 Mart 1920 tarihinde İstanbul&#8217;da öldü. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/roman-ozetleri-turk-ve-dunya-edebiyatindan/">»<span lang="tr">  Roman Özetleri Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080"> |</font></span></span></font></strong></p>
<p align="center">&nbsp;</p>
<p align="center"> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/yuksek-okceler-roman-ozetleri-omer-seyfettin/">Yüksek Ökçeler (Ömer Seyfettin)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/yuksek-okceler-roman-ozetleri-omer-seyfettin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kaşağı (Ömer Seyfettin)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/kasagi-roman-ozeti-omer-seyfettin/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/kasagi-roman-ozeti-omer-seyfettin/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Sep 2007 12:50:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Roman Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir Öykü Roman]]></category>
		<category><![CDATA[Yüz (100) Temel Eser]]></category>
		<category><![CDATA[100 Temel Eser]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Ders]]></category>
		<category><![CDATA[Karakter]]></category>
		<category><![CDATA[Kasagi]]></category>
		<category><![CDATA[Ömer Seyfettin]]></category>
		<category><![CDATA[Ozet]]></category>
		<category><![CDATA[Roman]]></category>
		<category><![CDATA[Roman Ozeti]]></category>
		<category><![CDATA[Sahis]]></category>
		<category><![CDATA[Turk Edebiyati]]></category>
		<category><![CDATA[Yuz Temel Eser]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/kasagi-roman-ozeti-omer-seyfettin/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaşağı (Ömer Seyfettin) Konu &#160; Kardeşine iftira atıp, onun ölümünden sonra vicdan azabıyla yanıp tutuşan bir çocuğun dramı anlatılmaktadır. Özet Annesi, İstanbul&#8217;a gittiği için kendisinden bir yaş küçük olan kardeşi Hasan&#8217;la artık Dadaruh&#8217;un yanından hiç ayrılmaz. Bu, babasının seyisi, yaşlı bir adamdır. En sevdikleri şey atlardır. Dadaruh&#8217;la birlikte onları suya götürmek, çıplak sırtlarına binmek, onlar [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/kasagi-roman-ozeti-omer-seyfettin/">Kaşağı (Ömer Seyfettin)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center;" align="center"><strong> <span style="font-size: 24pt; color: #333399; font-family: 'Maiandra GD';"> Kaşağı</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center;" align="center">
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center;" align="center">
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center;" align="center"><strong> <span style="font-size: 18pt; color: teal; font-family: 'Maiandra GD';">(Ömer Seyfettin)</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center;" align="center">
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center;" align="center">
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;">
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center;" align="center"><strong> <span style="font-size: 18pt; color: gray; font-family: 'Maiandra GD';">Konu</span></strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;" align="center"><strong> <span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: 'Maiandra GD';"> <span style="color: #000000;"> Kardeşine iftira atıp, onun ölümünden sonra vicdan azabıyla yanıp tutuşan bir çocuğun dramı anlatılmaktadır.</span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center;" align="center"><strong> <span style="font-size: 18pt; color: gray; font-family: 'Maiandra GD';"><br />
Özet<br />
</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #000000;">Annesi, İstanbul&#8217;a gittiği için kendisinden bir yaş küçük olan kardeşi Hasan&#8217;la artık Dadaruh&#8217;un yanından hiç ayrılmaz. Bu, babasının seyisi, yaşlı bir adamdır. En sevdikleri şey atlardır. Dadaruh&#8217;la birlikte onları suya götürmek, çıplak sırtlarına binmek, onlar için çok zevklidir. Torbalara arpa koymak, yemliklere ot doldurmak, gübreleri kaldırmak eğlenceli bir oyundan daha çok hoşlarına gider. Dadaruh eline kaşağıyı alıp işe başladı mı, tıkı&#8230; tık&#8230; tıkı&#8230; tık&#8230; tıpkı bir saat gibi&#8230; yerinde duramaz, bunu gören küçük çocuk ben de yapacağım! diye tutturur.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;">
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;">
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #000000;">O vakit Dadaruh, onu Tosun&#8217;un sırtına koyar, eline kaşağıyı verir,</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #000000;">&#8211; Hadi yap! Der.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #000000;">Bu demir gereci hayvanın üstüne sürter, ama o uyumlu tıkırtıyı çıkaramazdı.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #000000;">Her sabah ahıra gelir gelmez,</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;">
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;">
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #000000;">&#8211; Dadaruh, tımarı ben yapacağım, der.Ama adam izin vermez ancak boyu at kadar olunca yapabileceğini söyler.Boyu atın karnına bile varmıyordu. Oysa en keyifli, en eğlenceli şey buydu. Sanki kaşağının düzenli tıkırtısı Tosun&#8217;un hoşuna gidiyor, kulaklarını kısıyor, kuyruğunu kocaman bir püskül gibi sallıyordu. Tam tımar biteceğine yakın huysuzlanır, o zaman Dadaruh, &#8220;Höyt..&#8221; diye sağrısına bir tokat indirir, sonra öteki atları tımara başlardı.Bir gün yalnız başına kalır. Hasan&#8217;la Dadaruh dere kenarına inmişlerdi. İçimde bir tımar etmek hırsı uyanır. Kaşağıyı arar, bulamaz. Annesinin bir hafta önce İstanbul&#8217;dan gönderdiği armağanlar içinden çıkan fakfon kaşağı, pırıl pırıl parlıyordu. Hemen alıp, Tosun&#8217;un yanına koşar, karnına sürtmek ister fakat rahat durmaz.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;">
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;">
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #000000;">&#8211; Sanırım acıtıyor? Diye düşünür.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;">
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #000000;">Gümüş gibi parlayan bu güzel kaşağının dişlerine bakar. Çok keskin, çok sivridir. Biraz köreltmek için duvarın taşlarına sürtmeye başlar. Dişleri bozulunca yeniden dener. Gene atların hiçbiri durmaz ve kızar. Öfkesini sanki kaşağıdan çıkarmak ister. On adım ilerdeki çeşmeye koşar. Kaşağıyı yalağın taşına koyup yerden kaldırabildiği en ağır bir taş bularak üstüne hızlı hızlı indirmeye başlar.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;">
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #000000;"> İstanbul&#8217;dan gelen, üstelik Dadaruh&#8217;un kullanmaya kıyamadığı bu güzel kaşağıyı ezip, parçalar. Sonra yalağın içine atar. Babası çeşmeye bakarken, yalağın içinde kırılmış kaşağıyı görür; Dadaruh&#8217;a yanına çağırınca çok korkar. Dadaruh şaşırır, kırılmış kaşağı ortaya çıkınca, babası bunu kimin yaptığını sorar.Dadaruh,</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;">
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;">
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;">
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #000000;">&#8211; Bilmiyorum, der.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #000000;">Babasının gözleri ona döner, daha bir şey sormadan, çocuk kaşağıyı kardeşi Hasan’ın kırdığını söyler. “Dadaruh uyurken odaya girdi. Sandıktan aldı. Sonra yalağın taşında ezdi” der.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;">
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #000000;">Babası Hasan’I çağırır. </span> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #000000;">-Bu kaşağıyı niye kırdın?diye sorar.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #000000;">Hasan, Dadaruh&#8217;un elinde duran alete şaşkın şaşkın baktıp, sarı saçlı başını sarsarak,</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #000000;">&#8211; Ben kırmadım, der.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #000000;">&#8211; Doğru söyle, darılmayacağım. Yalan çok kötüdür, der babası. Hasan inkârda direnir. Baba öfkelenir. Üzerine yürür &#8220;Utanmaz yalancı&#8221; diye yüzüne bir tokat indirir.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;">
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #000000;">&#8211; Götür bunu eve; sakın bunu bir daha buraya sokma. Hep Pervin&#8217;le otursun! diye haykırır.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #000000;">Artık ahırda hep yalnız oynar. Hasan eve hapsedilir. Annesi geldikten sonra da bağışlanmaz.Annesi onun iftira atabileceğine hiç ihtimal vermez.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;">
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;">
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;">
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;" align="justify"><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD;"> <span style="color: #000000;">Ertesi yıl anne, yazın gene İstanbul&#8217;a gider.Hasan&#8217;a ahır hâlâ yasaktır. Bir gün birdenbire hastalandı. Doktor &#8220;Kuşpalazı&#8221; der. Babası yatağın başucundan hiç ayrılmaz. Hizmetçi kardeşinin öleceğini söyler ve çocuk ağlamaya başlar. Gece uyuyamaz, uykuya dalar dalmaz Hasan&#8217;ın hayali gözünün önüne gelir &#8220;İftiracı! İftiracı!&#8221; diye karşısında ağlar. Pervin&#8217;i uyandırır. Hasan&#8217;ın yanına gitmek istediğini ve babasına bir şey söylemek istediğini söyler.Yarın söylersin, der.Sabaha kadar gene gözlerini kapayamaz. Hava henüz ağarırken Pervin&#8217;i uyandırır. Ama zavallı suçsuz kardeşi, o gece ölmüştür.</span></span></p>
<p>[ad1]</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center;" align="justify"><strong><br />
<span style="color: #808080; font-family: 'Maiandra GD'; font-size: x-large;">Ana Fikir</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center;" align="center"><span style="font-size: 18pt; color: gray; font-family: 'Maiandra GD';"> <span style="font-size: 10pt; font-family: 'Maiandra GD';"> <span style="color: #000000;">Yalan söylemek kötü bir alışkanlıktır.</span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center;" align="center">
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center;" align="center">
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center;" align="center">
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center;" align="center"><strong> <span style="font-size: 18pt; color: gray; font-family: 'Maiandra GD';">Şahıslar ve Olaylar</span></strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><strong><span style="color: #000000;"> <span style="font-size: 10pt; font-family: 'Maiandra GD';">Büyük çocuk:</span><span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: 'Maiandra GD';"> Hasan’ın abisidir.babasından çok korkar.Atları çok sever.</span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><strong><span style="color: #000000;"> <span style="font-size: 10pt; font-family: 'Maiandra GD';">Hasan:</span><span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: 'Maiandra GD';"> Küçük kardeştir.O da babasından çok korkar ve atları çok sever.Geçirdiği hastalık ölümüne sebep olur.</span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><strong><span style="color: #000000;"> <span style="font-size: 10pt; font-family: 'Maiandra GD';">Dadaruh:</span><span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: 'Maiandra GD';"> Evin seyisidir. Bütün zamanını atlarla geçirmekyen çok zevk alır.İki çocuğu da çok sever.</span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><strong><span style="color: #000000;"> <span style="font-size: 10pt; font-family: 'Maiandra GD';">Pervin:</span><span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: 'Maiandra GD';"> Evin hizmetçisidir. Çok yumuşak kalplidir ve herşeyi açıkça söyler.Bir o kadar da sulugözdür.</span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: 'Maiandra GD';"><strong><span style="color: #000000;">Baba: </span></strong></span> <span style="font-size: 10pt; font-family: 'Maiandra GD';"><span style="color: #000000;"> Çocuklarının üzerinde büyük bir otorite sahibidir. Çocukları onu çok sever ama ondan çok korkarlar.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;">
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;">
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center;" align="right"><strong> <span style="font-size: 18pt; color: gray; font-family: 'Maiandra GD';">Yazar Hakkında Bilgi</span></strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><strong> <span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: 'Maiandra GD';"> <span style="color: #000000;">Ömer Seyfettin, yazı ve öyküleriyle dilde sadeleşme hareketinin öncülüğünü yaparak yeni bir edebiyat akımının oluşumunu sağlayıp, Türk öykücülüğünde kısa öykü türünün dil, anlatım tekniği ile tematik yönden ilk özgün örneklerini vermiştir. Aynı zamanda ulusal edebiyat akımını başlatan yazarlardan olan Ömer Seyfettin 28 Şubat 1884&#8217;te Gönen&#8217;de doğdu. Öğrenimine, dört yaşında iken, Gönen Mahalle Mektebi&#8217;nde başladı. Ailesiyle birlikte İstanbul&#8217;a gelince (1892), ilköğrenimini özel bir okul olan Aksaray&#8217;daki Mekteb-i Osmani&#8217;da sürdürdü.</span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;">
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;">
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><strong><span style="font-weight: normal; font-size: 10pt; font-family: 'Maiandra GD';"><span style="color: #000000;">Babasının isteği üzerine, Eyüp baytar Rüştiyesi&#8217;nin subay çocuklarına özgü bölümüne yatılı olarak yazıldı (1893). Buradaki eğitiminden sonra (1896), Edirne Askeri İdadisi&#8217;ni (1900) ve İstanbul Mekteb-i Harbiye&#8217;yi bitirdi. 22 Ağustos 1903&#8217;te piyade teğmeni rütbesiyle mezun oldu. Ziya Gökalp ve arkadaşlarının çıkardıkları &#8220;Genç Kalemler&#8221; dergisinin kadrosuna katıldı. Balkan Savaşı&#8217;nın başlaması üzerine, yeniden orduya çağrıldı (14 Eylül 1914). Kısa bir süre &#8220;Türk Sözü&#8221; dergisinin başyazarlığını yaptı. lan Calibe Hanım&#8217;la evlendi (1915). Eylül 1918&#8217;de eşinden ayrıldı. 6 mart 1920&#8217;de kaldırıldığı Haydarpaşa Hastanesi&#8217;nde şeker hastalığından öldü. Kadıköy Kuşdili&#8217;ndeki Mahmut Baba Türbesi mezarlığına gömüldü. 1939&#8217;da, kemikleri Zincirlikuyu Mezarlığı&#8217;ndaki Asri Mezarlık&#8217;a taşındı. </span></span></strong></p>
<p>[m2]</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;">
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><strong> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #000000;"> ESERLERİ:</span></span></strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;" align="right"><span style="font-size: 10pt; font-family: 'Maiandra GD';"> <span style="color: #000000;"><strong>Romanları:</strong><br />
Yaşadığı yıllarda yayınlanan üç romanı ( Ashab-ı Kehfimiz, Efruz Bey, Yalnız Efe, 1919) onun bu alanda yarım kalmış denemeleri olarak sayılır.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;" align="right"><span style="font-size: 10pt; font-family: 'Maiandra GD';"><span style="color: #000000;"><br />
&#8220;Fantezi roman&#8221; olarak nitelendirilen Efruz Bey; 1908&#8217;den Mütareke yıllarına kadarki süreci, aydın kişilerin eleştirisi ekseninde yansıtır. Dönemin aydın hastalıklarını, siyasi akımların yanlış yönsemelerini toplumsal eleştiri bağlamında, yeni bir roman tekniğiyle verir.<br />
Yarın kalan romanı Yalnız Efe, destansı bir nitelik taşır. Konusunu bir halk menkıbesinden almıştır. Dönemin toplumsal ortamında, yapılan haksızlıklara başkaldırarak silahlanıp dağa çıkan -kız kahraman- Yalnız Efe&#8217;nin kişiliğinde Türk halkanın direnme gücünü göstermeye çalışmıştır. </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;" align="right"><span style="font-size: 10pt; font-family: 'Maiandra GD';"> <span style="color: #000000;"><strong><br />
Öykü:</strong> Harem, (u.ö.), 1918; Yüksek Ökçeler, (ö.s.), 1923; Gizli Mabet, (ö.s.), 1923; bahar ve Kelebekler, (ö.s.), 1927.<br />
Bütün Eserleri, temalarına göre bir araya getirilen basım: Efruz Bey, 1970; kahramanlar, 1970; bomba, 1970; Harem, 1970; Yüksek Ökçeler, 1970; Yüzakı, 1970; Yalnız Efe, 1970; Falaka, 1970; Aşk Dalgası, 1970; Beyaz Lale, 1970; Gizli Mabet, 1970.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify;" align="right">
<p align="center"><strong><span style="font-family: 'Maiandra GD';"><span style="font-size: 15pt;"> <span style="color: #808080;"><span lang="tr">|</span></span><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/roman-ozetleri-turk-ve-dunya-edebiyatindan/">»<span lang="tr"> Roman Özetleri Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <span style="color: #808080;">|</span></span></span></span></strong></p>
<p align="center">
<p align="center"><span lang="tr"><strong> <span style="font-size: 10pt; color: #ff0000; font-family: 'Maiandra GD';">Not:</span><span style="font-size: 10pt; color: #808080; font-family: 'Maiandra GD';"> İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</span></strong></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/kasagi-roman-ozeti-omer-seyfettin/">Kaşağı (Ömer Seyfettin)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/kasagi-roman-ozeti-omer-seyfettin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>74</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bomba (Ömer Seyfettin)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/bomba-roman-ozeti-omer-seyfettin/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/bomba-roman-ozeti-omer-seyfettin/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Sep 2007 12:09:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ömer Seyfettin]]></category>
		<category><![CDATA[Roman Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir Öykü Roman]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Bomba]]></category>
		<category><![CDATA[Ders]]></category>
		<category><![CDATA[Karakter]]></category>
		<category><![CDATA[Kultur]]></category>
		<category><![CDATA[Milli dil]]></category>
		<category><![CDATA[Milliyetçilik]]></category>
		<category><![CDATA[Ozet]]></category>
		<category><![CDATA[Roman]]></category>
		<category><![CDATA[Roman Ozeti]]></category>
		<category><![CDATA[Sahis]]></category>
		<category><![CDATA[Türk]]></category>
		<category><![CDATA[Turk Edebiyati]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçülük]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/bomba-roman-ozeti-omer-seyfettin/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bomba &#160; &#160; (Ömer Seyfettin) &#160; &#160; &#160; Konu Milli dil ve kültürüne yabancı yetişen kimliğini bulmasıdır. &#160; Özet Serin ve karanlık eylül gecesinin yıldızsız seması altında Selanik, sanki gündüzkü heyacanlardan, gürültülerden yorulmuş gibi, baygın ve sakin uyumaktadır. Rıhtım tenhadır. Olimpos Palas’ın, Kristal’in, Splandit Palas’ın, diğer küçük gazinoların lambaları çoktan sönmüştür. Tramvay yolunu tamir için [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/bomba-roman-ozeti-omer-seyfettin/">Bomba (Ömer Seyfettin)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center"> <strong> <span style="font-size: 28pt; color: #333399; font-family: 'Maiandra GD'"> Bomba</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center"> <strong> <span style="font-size: 22pt; color: teal; font-family: 'Maiandra GD'">(Ömer  Seyfettin)</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt"> <span style="font-size: 22pt; font-family: 'Maiandra GD'"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt" align="center"> <strong> <span style="font-size: 20pt; color: gray; font-family: 'Maiandra GD'">Konu</span></strong></p>
<p><span> <span style="font-size: 20pt; color: gray; font-family: 'Maiandra GD'"></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt" align="center"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> Milli dil ve kültürüne yabancı yetişen kimliğini bulmasıdır.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt" align="center">&nbsp;</p>
<p><span style="color: gray; font-family: Maiandra GD"><font size="2"> </font> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center"> <strong> <span style="font-size: 20pt; color: gray; font-family: 'Maiandra GD'">Özet<br />
</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> Serin ve karanlık eylül gecesinin yıldızsız seması altında Selanik, sanki gündüzkü heyacanlardan, gürültülerden yorulmuş gibi, baygın ve sakin uyumaktadır. Rıhtım tenhadır. Olimpos Palas’ın, Kristal’in, Splandit Palas’ın, diğer küçük gazinoların lambaları çoktan sönmüştür. Tramvay yolunu tamir için yığılmış parke taşlarının ilersinde, denize inen küçük merdivenin başında, hareketsiz bir gölge dimdik durmaktadır.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> Gölgenin sahibi tahsilini Paris’te bitirip daha sonra dolgun bir maaşla İzmir’egiden ve orada aşık olduğu güzel bir İtalyan kızı olan Grazia ile evlenen genç mühendis Kenan Bey’dir. Kenan Bey Türklüğe, yani medeniyetsizliğe karşı olan garazi Avrupalılara, onların adetlerine, ananelerine, terbiyelerine, cemiyetlerine hayran olan ve bunları uygulayan kişiliği ile tanınmaktadır.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> Nazik ve şendir. Savaşa tamamen karşıdır. İşte bu gece Kemal Bey kırk sekiz saat boyunca işittikleri, gördükleri gazetelerde okuduklarının etkisindedir. Son derece rahatsızdır. Çünkü savaş çıkmıştır. İtalya Trablus’a saldırmıştır. Hayran olduğu, insaniyete hizmet ettiğine inandığı Avrupalıların önceden önem vermediği hatta bazen çok doğal bulduğu hareketleri aklına gelmektedir. İlk Fransa’yı hatırlar. Daima fazilete, insaniyete hizmet ettiğini haykıran bu millet, yüz senedir Afrika’yı kana boyamakta, masum, silahsız insanları öldürmekte onları esir edip hayatlarını, ruhlarını zapt etmektedir.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> Daha sonra İngiliz’leri düşünür ve İspanyol’ları, Almanları hatta Belçika ve Portekizlileri en sonunda da İtalyan’ları düşünür. Hepsi aynıdır. Kenan Bey yıllarca ruhunu zapt eden bu toplumun, Avrupalıların naçiz bir kulu, hizmetçisi olduğunu düşündükçe kahrolmaktadır. Düne gelinceye kadar kendisine bile Türküm demeye sıkıldığını ve bu memlekette kendisi gibi tarihinin büyüklüğünü, mazisinin şerefini, dedelerinin şanını bilmeyen, inkâr eden, milliyetinden uzak ve hatta utanan nekadar Avrupalılaşmış renksiz olduğunu düşünerek yürür.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> Evine gitme düşüncesinden uzaktır. Şuursuz bir şekilde Splandi Palas’ın önüne gelir. Bir odaya çıkar ve yatağa uzanır. Yaşadığı olaylar onu şaşırtmış, mevcudiyetini perişan etmiştir. Hakaretin, tecavüzün, itisafın şiddetinden ansızın uyanan millet, İtalyan mektebinin, acentasının, hastanesinin, hatta konsolosluğunun armalarını parçalamış, bayrak direklerini kırmış, sancaklarını yırtmıştır.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000">Ne kadar İtalyan varsa şüphesiz kovulacaktır. İtalyan dostu görünecek bir Türk şüphesiz lanetler, nefretler, içinde tahkir olunacak, memleketten dışarı çıkarılacaktır. Başı ağrımakta başını arısından gözleri yaşarmaktadır. Yüzükoyun döner, gözünün önüne zevcesi, çocuğu, evi gelir. O hiç böyle bir günü düşünmemiş bu ana kadar mesut yaşamıştır. Avrupadan geldiği seneyi, gençlik ve bekarlık günlerini hatırlar. Bir İtalyan’la izdaviç etmek, hayatını birleştirmek ona doğal görünmüş, hatta iftihar edebilecek bir mümtazlık gibi gelmiştir.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> Gerçi Grazia ile evlenmek istediğinde Grazia’nın babası Kenen Bey’in Türk oluşından dolayı bir barbar, bir medeniyet düşmanına kızını vermesi şiddetle reddetmiştir. Daha sonra ise gerek kişisel menfaatlerini gerekse kızıyla yaptığı bir konuşma sonrasında Kenen Bey’i Rumeli ve Anadolu’da Türk namı altında yaşayan onyedi milyon Rumdan biri olarak değerlendirir.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> Hikaye, gençliğini Makedonya’da geçirmiş eski bir zabitin hatıralarından alınmıştır. Sene 1903 , yer Pirbeçik, genç zabit halinden ve içinde bulunduğu ortamdan oldukça şikayetçidir. Bu duruma rağmen kendine verilen görevleri yerine getirmeye çalışmaktadır.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> Genç zabit, devamlı İstanbul’u düşünmekte, o güzel İstanbul günlerinde yaptığı hovardalıkları anmaktadır. Şuan içinde bulunduğu durumu o eski günlere ne kadar zıt olduğunu, çekilmez olduğunu düşünmektedir. Oysa kendisi Hayat-ı Askeriye ye başlamadan önce hayallinde mükemmel, muntazam, şık bir ordu vardır. Taburun tüfekçisi Agah Usta da, genç zabitin bu durumu halinin farkındadır.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> Agah Usta bir akşam genç zabitin odasın gelerek ona bozuk İstanbul şivesiyle nasihatler vermeye başlar. Ona artık İstanbul hayellerini bir kenara bırakması gerektiğini Olayları fazla kafasına takmamasını, gerektiğinde gülüp geçmesini hatta akşamları gerektiğinde bir tek atmasını ve kendisinin de buna eşlik edebileceğini söyler. Agah Usta ayrıldıktan sonra genç zabit onun söylediklerinde doğruluk payı olduğuna kanaat getirir.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> Bir süre sonra genç zabitin Velmefçe taraflarındaki keşif görevine talip olur. Genç zabit kendisine verilen keşif görevi sırasında, düşmana ait boş erzak ambarları ve bir kaç köyden toplanan yüz-yüzelli kadar silahtan başka bir şey elde edememişlerdir. Civarda bir çete olabileceği ihtimaline karşı müfrezesiyle birlikte köyde kalır.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> İlk günler oldukça zordur. Yerleştiği kırık dökük, pislik içinde olan ev ve bulunduğu ortam adeta bütün mevcudiyetini yok etmiş, caresiz bırakmıştır. Taki bir sabah penceresinden bakarken gördüğü Bulgar kızına kadar. Genç zabit bu kızdan çok etkilenir. Ona ilk görüşte aşık olmuştur. Yaşadığı bütün olumsuzlukları ona unutturmuş sanki aklını başından almıştır.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> Bütün her şeyi bırakıp uzaklara kaçmayı bile düşünmeye başlamıştır. Lakin kendisinin bir Türk zabiti olması, ailesini ve ülkesini kötü bir duruma düşmemesi için , uzaktan uzağa kendi içinde bir aşk yaşamaya başlar. Bulgar kızı da bu durumun farkındadır. Genç zabitin devamlı onu izlediğini ve gözetlediğini bilmektedir. Bulgar kızıda genç zabiti her gördüğünde şu şarkıyı söylemektedir.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> ‘Naş, naş</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> Çarigrad naş..</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> Raz-va-tri’</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000">Bu  şarkının kendisi için söylenen bir aşk şarkısı olduğuna inanan ve bundan çok  etkilenen zabit şarkıyı kendince tercüme eder.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> ‘Seni çok seviyorum</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> Seni çok seviyorum</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> Balkanlar’dan Şıka’dan</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> Aşıp geldim sana</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> Genç zabit şarkı sözlerini bu şekilde çevirdikten sonra, genç kızın söylediği şekilde mırldanmaya başlayarak, kızın her geçişinde ona doğru söyler. Ne yazık ki genç zabit için ayrılık zamanı gelmiştir. Askerler manastıra geri çağrılmaktadır.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> Oysa genç zabıt güzel Bulgar kızıyla bir tek kelime bile konuşamamıştır. Ona bu şekilde veda etmeden gitmek iztemez. Çantasında hiç kullanmadığı kolonyayı gideceği sabah hancının çırağı ile göndermeye karar verir. Böylece genç zabitin gönderdiği hediyeyi genç kız ne reddedebileçek ne de teşekkür edebileçekti.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000">O sabah zabit pençereden dışarı baktığında güzel kızı göremez. Yine de çırağı yanına çağırır ve hediyeyi tarif ettiği kıza teslim etmesini söyler, çırakta ona kızın adının Rada olduğunu söyleyerek odadan ayrılır. O sırada hancı içeri girer ve zabitin toplanmasına yardımcı olmaya başlar. Artık zabıt dayanamayarak Rada’yı tanyıp tanımadığını sorar. Hancıda kendisini pek tanımam, ama babası iyi adam değildi, kilisede papaz iken kalktı bir gün komite oldu, geçen senede Velmefce’de vuruldu diye cevap verir.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> Zabit daha sonra o çok merak ettiği şarkı sözünün manasını sorar. Alacağı cevap onu yıkacak, kendisinden nefret etmesine neden olacak vicdanını rahatsız edecektir. Aşk şarkısı zannettiği şarkının Türkçe karşılı şudur. ‘Bizim olacak, bizim olacak İstanbul bizim olacak’</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> </font></span></p>
<p>[ad1]</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> HÜRRİYET BAYRAKLARI</font></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> Hikayenin kahramanı olan Türk , sıcak ve yorgun geçen bir günün akşamında Demirhisar’dan Cumayıbala’ya gelerek bir otele yerleşir. Sabahleyin zurna ve davul seslerine karışan naralar, türkülerin gürültüsü ile uyanır.Gerinirken, bu kansız ve hakikate ancak manasız alkış tufanlarından ibaret olan zavallı düzme Türk inkılabının ikinci senesi olduğunu hatırlar. Milli bir bayram olduğunu “Lakin, acaba hangi milletin bayramı? “ diye düşünerek kalkar.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> Pencereden bakar, dışarıda karmakarışık bir kalabalık, kaynaşarak gitmektedir. Bulgar dükkanları açıktır. Sahipleri bu diyara yeni gelmiş hakim yabancılar gibi önlerinden geçen sırma cepkenli Türk delikanlılarına gülümseyerek bakmaktadırlar. Bir süre bu geçiş törenini, On Temmuz kutlamalarını izler. Dalmıştır, Türkiye’nin, vatanının, bu mutlaka öleceğine iman edilen hasta adamın hayatını düşünür, yeise pek benzeyen acı bir hisle bütün zihniyetinin büzüldüğünü, işlemez bir hale geldiğini duymaktadır.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> Odanın kapısı açılır, Rum otelci atlarının hazır olduğunu söyler. Razlık’a gidecektir. Giyinir, yola çıkar. Bir saat sonra Papaz Bayırı’nı çıkan dik yokuşu tırmanmaktadır. Atından iner, tepeye çıkar. Biraz ileride bir atlı görür,kılıcının parıltısından bir zabit olduğunu anlar.Oda dinlenmektedir.yanına gider.Türkiye’de takdim ve takat dümebinced olmadığına Selam verir.Nereye gittiğini sorar. Gülümseyerek cevap verir.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> ‘Razlık’a efendim siz?’</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> ‘Ben de’</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000">‘O  halde beraber gideriz’</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> Konuşmaya başlarlar. Konu politikadan açılır. Kahramanımız On Temmuz’un buralarda bile takdir olunduğunu söyler. Mülazım kahramanımızın hayretine canı sıkılmış gibi bir tavırla ‘On Temmuzu takdir etmek&#8230;’ bu da lafmı? Bu bizim en büyük en şanlı günümüz, en mukaddes milli bayramımız keşke bir gün yerine üç gün olsa der. Kahramanımız iddaaların aksini söyleyerek asabi munakaşacıları kızdırmak hoşuna gittiğinden ilave eder.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> ‘Hem bu nasıl milli bayram? Hangi milletin bayramı?’</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> ‘Osmanlı milletinin&#8230;..’</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> ‘Osmanlı milleti demekle Türkleri mi kasdediyorsunuz?’</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> ‘Hayır, asla &#8230; Bütün Osmanlıları&#8230; ‘</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> ‘Bütün Osmanlılar kimlerdir?’</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> ‘Tuhaf sual! Araplar,Arnavutlar, Rumlar, Bulgarlar, Sırplar, Ulahlar, Yahudiler,</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> Ermeniler, Türkler&#8230;Hasılı hepsi&#8230;’</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> ‘Bunlar demek hep bir millet?’</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> ‘Şüphesiz&#8230;’</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> ‘Fakat ben şüpheliyim’ der.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000">Bu mümkün değildir ve bu imkansızlık nasıl riyazi ve bozulmaz bir kaide ise birbirlerinden tarihleri, ananeleri, meyilleri, müesseseleri, lisanları, mefkureleri ayrı milletleri cem edip hepsinden bir millet yapılamayacağını, bunları bir sayıp Osmanlı demesinin yanlış olacağını söyler Mülazım şaşırmıştır.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> Onun şüphesiz ilk defa işittiği, bu kadar basit ve adi bir hakikaten şaşalamasını sersemliğe çevirmek için sözlerine devem eder. Osmanlılık kelimesinin duveli bir tabirden başka bir şey olmadığını , Rumlar’ın, Bulgarlar’ın, Sırplar’ın, bütün o eski esirlerimiz olan bugünkü uyanık milletlerin, Türkler’den intikam almak ve kendi öz kardeşleriyle, Balkan hükümetleriyle birleşmekten daha tabi daha makul, daha haklı mefkureleri olmayacağını anlatır.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> Lakin mülazım anlamadığını, gözlerinden, birden coşmasından anlaşılmaktadır. Mulazım ‘sizinle münakaşa edemem’ der. Çünkü fikirlerimiz taban tabana zıt&#8230;! Ayağa kalkarlar, atlarını yedeğe alarak yüremeye başlarlar. Bir süre sonra mülazım ‘ah, bakınız azizim&#8230;’ diye haykırır, ‘bakınız işte Osmanlılığın şahidi’.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> Parmağıyla bin metre kadar ileride ucurumlu bir yarın kenarındaki küçük bir Bulgar köyünü gösterir. Köydeki sallanan kırmızı kırmızı hürriyet bayraklarının bugünkü Osmanlıların birbirleriyle en samimi ve hakiki kardeş olduklarını dünyaya anlaktıklarını, bu mukaddes On Temmuz gününü alkışlayan kırmızı bayrakları gösterir.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> Bulgar köyündeki insanların, Osmanlı vatanına düşmanlar hücum ettikleri zaman kendilerinden önce onların koşacaklarını, Osmanlılık namına kanlarını dökeceklerini savunur. Kahramanımız kendini tutamaz ve ‘Bu Bulgar’lar ha?&#8230;! der.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> ‘Evet bu Bulgarlar en sadık Osmanlılardır. Komitacılarla hiç münasebetleri yoktur. Fakat siz mutassıpsınız inanmazsınız. Daha sonra yollarından bir buçuk saat kaybedecek olmalarına rağmen kahramanımız mulazımın ısrarlarına dayanamaz ve köye gitmeye karar verirler.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> Köye geldiklerinde mulazımın en sadık dost dediği Bulgar’ların, tam aksine vurdumduymaz tavırları , hain ve kızgın bakışları ile karşılaşmışlar ve en önemliside mülazımın hürriyet bayrakları sandığı şeylerin aslında hava aldırmak üzere güneşe asılmış kırmızı biber dizeleri olduğunu şaşkınlık ve acı içinde görmüşlerdir.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center"> <strong><br />
<font color="#808080" face="Maiandra GD" size="5">Ana Fikir</font></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD; color: gray"> <font color="#000000">Türklük, Türkçülük ve milli benlik fikridir.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center"> <strong> <span style="font-size: 20pt; color: gray; font-family: 'Maiandra GD'"> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center"> <strong> <span style="font-size: 20pt; color: gray; font-family: 'Maiandra GD'">Şahıslar  ve Olaylar</span></strong></p>
<p><span style="font-size: 20pt; color: gray; font-family: 'Maiandra GD'"> <span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> <strong>KENAN BEY;</strong> Avrupa’da çalışan bir mühendistir.Sonuçta Avrupa’ya gittiği  için pişman oluyor.Vatanı seven bir kişidir.</font></span></p>
<p>[ad2]</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> <strong>GRAZİA;</strong> güzel ve kendi kültürüne bağlı bir kadındır.Kenan bey’in  eşidir.Türklerin düşmanı olarak sayılır.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> <strong>PRİMO;</strong> Kenan beyin oğludur.Türk olduğunu için gurur duyardı,fakat Türkçe konuşmayı ve Türk kültürünü bilmedi.Kenan beyin etkisiyle kendi kültürünü sarılıyor.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center"><strong> </strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center"> <strong> <span style="font-size: 20pt; color: gray; font-family: 'Maiandra GD'">Yazar  Hakkında Bilgi</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"> <strong style="font-weight: 400">28.2.1884 tarihinde Gönen&#8217;de doğdu. Öğrenimine Gönen&#8217;de başlayan Ömer Seyfettin, Ayancık&#8217;ta ve annesiyle birlikte geldiği İstanbul&#8217;da Aksaray&#8217;daki Mekteb-i Osmaniye&#8217;ye devam etti, Eyüp&#8217;teki Baytar Rüşdiyesi&#8217;ni bitirip asker çocuğu olduğu için Kuleli Askeri İdadi&#8217;sine yazıldı (1893), bir müddet sonra da Edirne Askeri İdadisi&#8217;ne naklolarak öğrenimini burada tamamladı.</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt"><font size="2"> </font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"> <strong style="font-weight: 400">Daha sonra İstanbul&#8217;da Mekteb-i Harbiye&#8217;ye gelen Ömer Seyfettin, piyâde mülâzımı sânisi rütbesiyle buradan mezun oldu. Teğmenlikle İzmir&#8217;de (1903-1910), sonra üsteğmen olarak Rumeli&#8217;de görev yaptı (1908-1910). Askerlik&#8217;ten ayrılıp Selanik&#8217;e gelerek, Genç Kalemler dergisinde yazmaya başladı. Balkan Savaşında tekrar subay olarak orduya döndü, Yunanlılar&#8217;ın elinde bir yıl kadar esir kaldı.</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt"><font size="2"> </font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"> <strong style="font-weight: 400">Esareti sırasında da öykü yazamaya devam ederek bunları Halka Doğru, Türk Yurdu ve Zakâ dergilerinde yayımladı. İstanbul&#8217;a dönünce ordudan ikinci kez ayrılıp, ölümüne kadar Kabataş Lisesi edebiyat öğretmenliği yapan Ömer Seyfettin, 6 Mart 1920 tarihinde İstanbul&#8217;da öldü..</strong></span></p>
<p><span style="font-family: Maiandra GD"><font size="2"><strong>Öykü Kitapları</strong><strong style="font-weight: 400"><br />
Sağlığında, Tarih Ezelî Bir Tekerrürdür (1910), Harem (1918), Efruz Bey (1919) adlı hikâye kitapları yayımlandı. Bilgi Yayınevi Bütün Eserleri adıyla yazarın tüm çalışmalarını 16 kitapta topladı. Ömer Seyfettin&#8217;in bu seriden basılan öykü kitapları şunlar: Kahramanlar, Bomba, Harem, Yüksek Ökçeler, Yüzakı, Yalnız Efe, Falaka, Aşk Dalgası, Beyaz Lale, Gizli Mabet.</strong></font></span></p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/roman-ozetleri-turk-ve-dunya-edebiyatindan/">»<span lang="tr">  Roman Özetleri Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span></span></font></strong></p>
<p align="center">&nbsp;</p>
<p align="center"> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/bomba-roman-ozeti-omer-seyfettin/">Bomba (Ömer Seyfettin)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/bomba-roman-ozeti-omer-seyfettin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>7</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
