<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>parağrafta düşünce | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/paragrafta-dusunce/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Fri, 17 Feb 2017 10:33:15 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Paragrafta Çeşitli Üslup Özellikleri</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/paragrafta-dusunceyi-gelistirme-yontemleri/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/paragrafta-dusunceyi-gelistirme-yontemleri/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 10 Dec 2011 13:15:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Paragrafta Anlam]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[çeşit]]></category>
		<category><![CDATA[geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[parağrafta düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[prağraf]]></category>
		<category><![CDATA[Uslup]]></category>
		<category><![CDATA[Yöntem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=9386</guid>

					<description><![CDATA[<p>Paragrafta Çeşitli Üslup Özellikleri 1. Duruluk Paragrafta gereksiz ifadelere yer vermemektir. 2. Açıklık Söylenmek istenenin rahatlıkla anlaşılabilmesi, açık bir anlatıma sahip olunmasıdır. 3. Özgünlük Yazarın, şairin kendine özgü, farklı ve orjinal bir üsluba sahip olmasıdır. 4. Sadelik Sanat yapıtında yabancı sözcüklere yer vermeyerek rahat anlaşılır bir dil kullanmaktır. 5. Akıcılık Okunan metinde telaffuzu kolay sözlerin [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/paragrafta-dusunceyi-gelistirme-yontemleri/">Paragrafta Çeşitli Üslup Özellikleri</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1><center>Paragrafta Çeşitli Üslup Özellikleri</h1>
<p></center></p>
<h3>1. Duruluk</h3>
<p>Paragrafta gereksiz ifadelere yer vermemektir.</p>
<h3>2. Açıklık</h3>
<p>Söylenmek istenenin rahatlıkla anlaşılabilmesi, açık bir anlatıma sahip olunmasıdır.</p>
<h3>3. Özgünlük</h3>
<p>Yazarın, şairin kendine özgü, farklı ve orjinal bir üsluba sahip olmasıdır.</p>
<h3>4. Sadelik</h3>
<p>Sanat yapıtında yabancı sözcüklere yer vermeyerek rahat anlaşılır bir dil kullanmaktır.</p>
<h3>5. Akıcılık</h3>
<p>Okunan metinde telaffuzu kolay sözlerin kullanılmasıdır.</p>
<h3>6. Derinlik</h3>
<p>Sanat eserinin, derinlerinde gizli anlamlar bulundurmasıdır.</p>
<h3>7. Yalınlık</h3>
<p>Paragrafta anlaşılması zor, süslü anlatıma yer vermemektir.</p>
<h3>8. Yoğunluk</h3>
<p>Paragraftan yoğun anlamlar çıkarabilmektir.</p>
<h3>9. Doğallık</h3>
<p>Yapıtı günlük konuşma dilinin rahatlığıyla oluşturmaktır.</p>
<h3>10. Çekicilik</h3>
<p>Bir sanat metninin ilgi uyandırıcı bir üsluba sahip olmasıdır.</p>
<h3>11. Sıradanlık</h3>
<p>Sanatçının kalıpların ve alışılmışın dışına çıkamamasıdır.</p>
<h3>12. Evrensellik</h3>
<p>Sanat yapıtının veya sanatçının dünyanın her yerindeki insanlara seslenebilmesidir.</p>
<h3>13. Güncellik</h3>
<p>Bir sanat yapıtının aktüel meseleleri ele almasıdır.</p>
<h3>14. Kapalılık</h3>
<p>Paragraftaki anlamın ilk okuyuşta sezilememesidir.</p>
<h3>15. Nesnellik</h3>
<p>Metnin bilimsel verilere dayanması ve tarafsızlığını ortaya koymasıdır.</p>
<h3>16. Kalıcılık</h3>
<p>Yapıtın ya da yazarın sadece günümüz insanına değil her çağa hitap edebilmesidir.</p>
<h3>17. Bütünlük</h3>
<p>Metni oluşturan cümlelerin anlam ve yapıca bir bütün meydan getirmesidir.</p>
<h3>18. Öznellik</h3>
<p>Sanat eserinde tartışma ve yoruma açık, kişisel düşüncelere ağırlık vermektir.</p>
<h3>19. Ulusallık</h3>
<p>Sanat yapıtında belli bir milletin kültürel özeliklerini öne çıkarmaktır.</p>
<h3>20. Canlılık</h3>
<p>Parçadaki olayların okuyucuda merak uyandırması ve okuyucuyu bunaltmamasıdır.</p>
<h3>21. Özlülük</h3>
<p>Parçada az sözle çok şey anlatabilmektir.</p>
<h3>22. İçtenlik</h3>
<p>[ad1]<br />
Yazarın okuyucuya samimi duygular taşıdığını hissettirebilmesidir.</p>
<h3>23. Etkileyicilik</h3>
<p>Metni okuyanda iz bırakabilmek, okuyucunun düşünce yapısına etki edebilmektir.</p>
<h3>24. Sürükleyicilik</h3>
<p>Okurda merak uyandırıp onun ilgi ve heyecanını her an canlı tutmaktır.</p>
<h2>Parçada Konu</h2>
<p>Bir parça genellikle bir konu etrafında oluŞturulur. Parçada anlatılan her Şey konuyu verir. Konu yani içerik değiŞtikçe<br />
parça da değiŞir. Konu parçada belirtilen düŞünceye ev sahipliği yapar.&#8221;Parçada ne anlatılmaktadır?&#8221; sorusuna vereceğimiz yanıt, konudur.<br />
Çoğu kez parçanın ilk cümlesi konu hakkında ipucu verir. Dolayısıyla konunun tespitinde giriŞ cümlesi önem taŞır.</p>
<p><strong>Örnek</strong></p>
<p>Gerçek sanatçıların bir hedeş vardır ve bu hedef ün ve para kazanmakla, birilerinin gözüne girmekle ilgili değildir.<br />
Onlar varlık nedenlerinin bir gereği olarak evrensel nitelikteki ürünlerini ortaya koymuŞ ve kendilerine düŞen<br />
sorumlulukları yerine getirmiŞtir. Yukarıdaki paragrafın konusu, “gerçek sanatçıların esas hedeŞeri ve nitelikleri”dir.</p>
<h2>Parçada ana düşünce</h2>
<p>Parçada Ana düŞünce bir paragrafın yazılıŞ sebebidir. Yazarın okuyucuya vermek istediği ileti, vurgulamak istediği temel noktadır.<br />
Genellikle “Parçada asıl anlatılmak istenen nedir, vurgulanan nedir?” biçiminde sorularla karŞımıza gelir.<br />
Ana düŞünce parçayı özetleyen en genel kapsamlı yargıdır. Genellikle parçanın son cümlesinde yer alır.</p>
<p><strong>Örnek</strong></p>
<p>Aydınlarımız toplumsal meselelere duyarsız kalmaya baŞladı. Elbette bu, tüm aydınlarımız için geçerli olmayabilir.<br />
Ancak aklımızdan çıkarmamamız gereken Şey toplum olmaksızın aydının var olamayacağıdır. Aydını doğuran toplumdur.<br />
Gerçek bir aydın kendisini birçok açıdan geliŞtirmiŞ ve vizyon kazanmıŞ olabilir. Bununla birlikte<br />
kendini toplumdan soyutlayan kiŞi aydın olma iddiasında bulunamaz. &#8220;Aydın olmanın mutlak Şartı toplumla iç içe olmaktır.&#8221; yukarı<br />
daki parçanın ana düŞüncesidir. iki yaŞını dolduran küçük kızım, televizyondaki sanatsal nitelikten yoksun ürünler sunan Şarkıcıyı görünce hemen<br />
tanıdı ve adını söyleyiverdi. O sırada, elimde ünlü bir yazarı mızın son kitabı vardı. Onu ikinci kez okuyordum.<br />
Birden içimin sızladığını hissettim. iki yaŞında bir çocuk televizyonun etkisiyle bir Şarkıcıyı tanıyordu. Ekranda o<br />
Şarkıcının yerine bir Şair, romancı, öykücü, ressam ya da bilim adamının görünmesine fırsat verilirse, onların yaŞamları<br />
anlatılırsa, yapıtları dile getirilirse o küçük çocuk onları da bilecek, onları da tanıyacak. Bu da ülkenin geleceğ<br />
i için ne kadar güzel olacak!<br />
<strong>Bu sözleri söyleyen kiŞinin anlatmak istediği aŞağıdakilerden hangisidir?</strong></p>
<p>A) Televizyondaki çocuk programlarının yetersizliği<br />
B) Edebiyatçılarımızın pek çok güzel ve eğitimci yapıtı<br />
bulunduğu<br />
C) Bilim ve sanat adamlarıyla ilgili programlara televizyonda<br />
yer verilmesinin gerekliliği<br />
D) Televizyondaki müzik programlarının birçok yönden<br />
çocuklara uygun olmadığı<br />
E) Çocuklar üzerinde televizyonun gereğinden fazla etkili<br />
olduğu</p>
<p>Yazar bu parçada, bilim ve sanat adamlarıyla ilgili programlara televizyonda yer verilmesinin gerekli olduğunu vurgulamaktadır.</p>
<p>Yanıt C</p>
<p><strong>Örnek</strong></p>
<p>Bu yazarımızın, anlattığı çevre ve kişiler hakkında geniş bilgisi vardır. Ama o, bunu hiçbir zaman açıkça gözler önüne sermez.<br />
Anlattıkları, buzdağının suyun üstünde kalan kısmı gibidir.<br />
Okur, zamanla buzdağının altta kalankısmını fark eder ve yazarın asıl kimliğinin orada saklı olduğunu anlar.<br />
<strong>Bu parçada anlatılmak istenenle aşağıdaki yargılardan<br />
hangisi arasında anlamca yakınlık vardır?</strong></p>
<p>A) Her yazarın, olayları ve kişileri algılama biçimi farklı<br />
dır.<br />
B) Kimi yazarlar, yapıtlarında kendilerini bütünüyle açığa vurmaktan kaçınır.<br />
C) Bir yapıtı, her okur farklı biçimlerde algilayabilir.<br />
D) Okur, beğendiği yazarların yapıtlarından her okuyuşta değişik tatlar alır.<br />
E) Kimi yazarlar, olayların değerlendirilmesini okura bırakarak ilgi çekmeye çalışır.</p>
<p>Parçada geçen yazarın anlattıklarının buzdağının suyun üstünde kalan kısmı gibi olduğu, yazarın asıl kimliğinin<br />
buzdağının altta kalan kısmında saklı olduğu” görüşlerinden B seçeneğine ulaşılmaktadır.</p>
<p>Yanıt B</p>
<p><strong>Örnek</strong></p>
<p>Önemli bir edebiyat yapıtını çevirirken o yapıtın yazarıyla çok farklı bir ilişki kurmanın mutluluğunu da tadar çevirmen.<br />
Bir yazarla çeviri aracılığıyla ilişki kurmak, onun söyledikleri ve söyleme biçimleri üzerinde kafa yormayı gerektirir.<br />
Çünkü çeviride yapılması gereken, yalnızca okumakla okunanı anlamakla sınırlı değil; asıl önemli<br />
olan, yazarın söylediklerine, söyleme biçimlerine, hangi dile çeviriyorsak o dilde varlık kazandırmaktır.<br />
<strong>Bu parçada vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?</strong></p>
<p>A) Başarılı çevirmenler, yapıtları çevirirken tarihsel ve toplumsal koşulları da düşünürler.<br />
B) Bir çevirinin başarısı, yapıtın, çevrildiği dilde düşünce ve anlatım yönünden yeniden oluşturulmasına bağlıdır.<br />
C) Çevirmenle çevrilen yapıtın yazarı arasında duygusal yönden benzerlik olması, çeviriyi olumlu yönde etkiler.<br />
D) Çevirmenler, çeviriyi bitirinceye değin çok değişik duygular yaşarlar.<br />
E) Anlatım olanakları birbirine benzeyen dillerde yapılan çeviriler daha başarılı olur.</p>
<p>Paragrafın son cümlesine dikkat edildiğinde paragraftaçevirinin başarısının, “çevrildiği dilde düşünce ve anlatım<br />
yönünden yeniden oluşturulmasına bağlı olduğu” vurgulamasının yapıldığı anlaşılır.</p>
<p>Yanıt B</p>
<p><strong>Örnek</strong></p>
<p>insanı insana anlatmak, başlıca kaygısıdır sanatın. Çağlar boyunca; sözle olsun, renkle, ezgiyle olsun, tüm sanat<br />
ürünleriyle insanın iç ve dış evreni yansıtılmak istenmiştir. Duygular, tutkular, düşler, düşünceler değişik biçimler<br />
içinde ele alınmış, işlenmiştir. işleyiş, ele alış biçimleri sanatçıdan sanatçıya, çağdan çağa değişse de<br />
amaç aynı kalmıştır: &#8220;insanı insana anlatmak&#8230;&#8221; Bir bakıma sanatın işlevindeki soyluluk da bu amaçtan doğar.<br />
Yaşamın tatlanması, çirkinliklerden arınması, insanın insanı anlamasına bağlı değil midir? Mutsuzluklar; uyumsuzluklar<br />
hep insanın insanı anlamamasından kaynaklanmaz mı?<br />
<strong>Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?</strong></p>
<p>A) Duygu ve düşüncelerin anlatımı çeşitli sanat dalları-<br />
na göre farklılık gösterir.<br />
B) Sanat ürünleri, bireylerin birbirine yakınlaşmasını,<br />
yaşamın güzelliklerini sezmesini ve algılamasını sağlar.<br />
C) Sanatın etki gücü, her şeyden önce yaşamı olduğu gibi yansıtmasından ileri gelir.<br />
D) Sanatsal yaratıların yaygınlaşıp gelişmesiyle yaşam koşulları arasında sıkı bir iletişim vardır.<br />
E) Aynı konuyu işleyen iki sanatçının konuya bakış açıları, konuyu işleyiş yöntemleri birbirinden farklı özellikler gösterebilir.</p>
<p>Parçanın ilk cümlesi, vurgulanan düşüncenin B seçeneğinde yer aldığını gösterilmektedir.<br />
[m2]<br />
Yanıt B</p>
<h2>PARÇANIN BAŞLIĞI</h2>
<p>Paragrafta dile getirilen görüşü özetleyebilecek kısa bir ifade paragrafın başlığını oluşturur. Bir paragrafın başlı-<br />
ğı olabilecek ifade, paragrafta anlatılanlarla ilişkili olmalıdır.</p>
<p><strong>Örnek</strong></p>
<p>Edebiyat ve tarih arasında çeşitli biçimlerde ilişki kurulabilir. Bazı edebiyat eserleri konusunu tarihi olaylardan veya kişilerden almaktadır.<br />
Tarih bilimi de kendine has yöntemlerle edebi devirlerin kronolojik olarak değerlendirilmesine yardımcı olmakta ve söz gelimi siyasi, sosyal,<br />
idari görevleri olan ve tarihte rol oynamış edebiyatçı şahsiyetleri ele alabilmektedir.<br />
Bu parçanın başlığı &#8220;Edebiyat ve Tarih ilişkisi&#8221; olabilir. Bilgi aktarmacılığına alışmış olan öğrenciler, okudukları<br />
bir şiir, bir öykü üzerine kendi düşünceleri sorulduğunda şaşkına dönüyorlar. Düşünmeyi bilmediklerinden daha<br />
önce ortaya konmuş olan hazır düşünce kalıplarını benimsiyorlar. Bunları ezberliyor, kendi düşünceleriymiş gibi ortaya koyuyorlar.<br />
<strong>Bu parçada sözü edilen öğrencilerle ilgili olarak vurgulanmak istenen nedir?<br />
</strong></p>
<p>A) Düşünmeden çok, eğlenceye önem verdikleri<br />
B) Başkalarının düşüncelerini önemsemedikleri<br />
C) Sorunlarını çözerken hileli yollara başvurdukları<br />
D) Sanat değeri bulunan yapıtlardan hoşlanmadıkları<br />
E) Hazır bilgilerle yetindikleri</p>
<p>Bu paragrafta “Bilgi aktarmacılığına alışmış öğrenciler&#8217;in kendi düşüncelerini geliştiremeyi, hazır bilgilerle yetinişi<br />
vurgulanmaktadır.</p>
<p>Yanıt E</p>
<p><strong>Örnek</strong></p>
<p>Konuşurken düşüncenizi iyi anlatamadığınızı varsayalım. Geri alamazsınız onu. Dinleyene gitmiştir bir kez. Yeni cümleniz, ister istemez öncekinin yetersizliğini kapatma<br />
kaygısı taşıyacaktır. Öte yandan siz ne kadar açıklamaya çalışırsanız çalışın dinleyiciler, kendilerine uygun düşen, kendi<br />
özlemlerini karşılayan yorumu benimseyecek, öyle algılayacaklardır.<br />
<strong>Bu parçada vurgulanmak istenen aşağıdakilerden<br />
hangisidir?</strong></p>
<p>A) Dinleyicilerin, söylenenleri istedikleri doğrultuda anladı<br />
kları<br />
B) Dinleyicilerin, konuşmayı, eleştirel bir değerlendirmeden<br />
geçirdikleri<br />
C) Söylenen bir düşünceyi değiştirmenin gereksizliği<br />
D Dinleyicilerin düzeyini göz önünde bulundurarak konuşmak<br />
gerektiği<br />
E) Düşünceleri açıklamada, konuşma yerine yazmayı<br />
seçmenin doğru olduğu</p>
<p>Parçada vurgulanan düşünce, dinleyicilerin söylenenleri<br />
istedikleri doğrultuda anladıklarıdır.</p>
<p>Yanıt A</p>
<p>Bir yazarın günlük tutmasının çeşitli yararları vardır. Çünkü günlük, bir tür olarak edebiyatın bir parçası olduğu kadar,<br />
yazarın kendi yapıtlarını düşünürken, yazarken aldığı notlardır da. Eleştirmenler, günlüğüne bakarak, bir yazarın kişiliğini ya da yazarlık yeteneğini anlayabilirler.<br />
Bir yazarın sanat anlayışını, sanatçı tutumunu çözümlemekte yararlı ipuçları verir günlükler.<br />
<strong>Bu parçada günlüklerle ilgili olarak asıl anlatılmak istenen<br />
aşağıdakilerden hangisidir?</strong></p>
<p>A) Yapıtın yazılmadan önce alınan notlardan oluştuğu<br />
B) Yazarların anlaşması ve değerlendirilmesi açısından önem taşıdığı<br />
C) Yazarların eğilimlerini, özlemlerini yansıtması gerektiği<br />
D) Alanı ne olursa olsun, her sanatçının tutmasının zorunlu olduğu<br />
E) Yapıtların oluşturulmasına kaynaklık ettiği.</p>
<p><strong>Paragrafta, günlüklerin bir yazarın anlaşılması ve değerlendirilmesi<br />
açısından ne kadar önemli olduğu üzerinde durulmaktadır</strong>.</p>
<p>Yanıt B</p>
<p>[turkce_ygs_lys]</p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/paragrafta-dusunceyi-gelistirme-yontemleri/">Paragrafta Çeşitli Üslup Özellikleri</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/paragrafta-dusunceyi-gelistirme-yontemleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
