<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Rönesansda Tiyatro | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/ronesansda-tiyatro/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Sat, 14 Aug 2010 23:32:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Rönesans Tiyatrosu &#8211; (Tiyatro Tarihi)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/ronesans-tiyatrosu-tiyatro-tarihi/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/ronesans-tiyatrosu-tiyatro-tarihi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 Aug 2008 23:32:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Tiyatrosu]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Rönesans]]></category>
		<category><![CDATA[Rönesans Tiyatrosu]]></category>
		<category><![CDATA[Rönesansda Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Metinleri]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Oyunları]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Terimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatronun Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatronun Tarihi Gelişimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=5512</guid>

					<description><![CDATA[<p>Rönesans Tiyatrosu (Tiyatro Tarihi) Rönesans tiyatrosu İtalya&#8217;da başladı, ama en önemli ürünlerini Rönesans&#8217;ı geç yaşayan İngiltere gibi ülkeler verdi. 15. yüzyılda İtalya&#8217;da Plautus, Terentius ve Seneca&#8217;nın oyunları yeniden okunmaya başlamıştır. Yüzyılın sonuna doğru bu yazarların oyunları önce Roma, sonra Ferrara&#8217;da sahnelenmiştir. İtalyan Rönesans tiyatrosu, mimarlık açısından da klasik tiyatroya öykünüyordu. 1414&#8217;te, Romalı mimar Vitruvius&#8217;un Mimarlık [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/ronesans-tiyatrosu-tiyatro-tarihi/">Rönesans Tiyatrosu – (Tiyatro Tarihi)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><strong> <span style="font-size: 25pt; font-family: Maiandra GD; color: #33ccff;">Rönesans  Tiyatrosu</span></strong><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #33ccff;"><strong><span style="font-size: 25pt;"><br />
</span></strong></span><span style="color: #ff6600;"> <span style="font-size: 15pt; font-weight: 700;">(Tiyatro Tarihi)</span></span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Rönesans tiyatrosu İtalya&#8217;da  başladı, ama en önemli ürünlerini Rönesans&#8217;ı geç yaşayan İngiltere gibi ülkeler  verdi. 15. yüzyılda İtalya&#8217;da Plautus, Terentius ve Seneca&#8217;nın oyunları yeniden  okunmaya başlamıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Yüzyılın sonuna doğru bu yazarların oyunları önce  Roma, sonra Ferrara&#8217;da sahnelenmiştir. İtalyan Rönesans tiyatrosu, mimarlık  açısından da klasik tiyatroya öykünüyordu. 1414&#8217;te, Romalı mimar Vitruvius&#8217;un  Mimarlık Üzerine adlı kitabı keşfedildi ve Avrupa dillerine çevrildi. Bu yapıta  dayanılarak İtalya&#8217;da Roma tiyatroları inşa edilmeye başladı. Bu çalışmaların  ürünü olan Venedikli mimar Andrea Palladio&#8217;nun tasarlayıp 1585&#8217;te Vincenzo  Scamozzi&#8217;nin tamamladığı Vicenzo&#8217;da ki Olimpico Tiyatrosu, Avrupa&#8217;nın günümüze  ulaşan en eski kapalı tiyatrosudur. Scamozzi, geri plandaki kemerlerin arkasına,  sokak sahnelerini gösteren üç boyutlu perspektif panoları yerleştirmişti.  Rönesans tiyatrosunun en özgün yönlerinden bir de perspektife verdiği önemdir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Rönesans döneminin başında İtalyan tiyatrosu fazla  kuralcı bir yola sapmış, klasik ölçülere ve Aristoteles&#8217;in zaman, mekan ve eylem  birliği ölçütüne bağlı kalma adına uzun bir süre cansız ürünler vermiştir. Gene  de Plautus&#8217;un açık saçık komedyaları, bu dönemde, Aristo ve Ruzzante gibi iki  önemli yazara esin kaynağı oldu. İtalyan tiyatrosuna ulusal bir dil ve yerel  karakterler kazandıran bu iki <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-yazarlar-ve-sairler/"> <span style="color: #000000;">yazar</span></a>dan sonra, İtalyan&#8217;ın dünya  tiyatrosuna en önemli katkısı olan Commedia dell&#8217;arte doğdu. Canlı bir halk  tiyatrosu geleneğine dayanan ve farklı öğeleri bütünleştiren Commedia dell&#8217;arte  edebi bir metne değil, doğaçlama oyunculuğuna dayanan bir tiyatro türüydü.  Kökenleri ortaçağ cambazlığına, mime ve fabula Atellana&#8217;ya değin götürülebilecek  olan Commedia dell&#8217;arte&#8217;nin yeniliği, topluluk oyununa dayanmasıydı. Sürekli bir  arada çalışan ve çok uzun bir süre aynı rolü oynayan oyuncular, daha öncesi eşi  görülmemiş bir virtüözlük düzeyine ulaşabiliyordu. Oyunlarda senaryo vardı, ama  her oyuncu diyalogun kendine düşen bölümünü zaman içinde istediği gibi  geliştirebiliyordu. Venedikli pinti tüccar Pantalone gibi bütün tiyatroya mal  olacak tipleri Commedia dell&#8217;arte yarattı. Profesyonel kadın oyuncu kullanan ilk  tiyatroda Commedia dell&#8217;arte&#8217;ydi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">İtalyan tiyatrosu 16. yüzyılda sahneyi edebiyattan  arındırırken, İspanya da tam tersini yaptı; tiyatroyu yeniden edebileştirdi, en  önemli edebiyat ürünlerini tiyatro alanında verdi. İspanya Reform hareketinden  etkilenmediği için, eski dinsel tiyatro, auto sacramental (ayin oyunu) adıyla  devam etti. Bu tek perdelik oyunlar, öteki ülkelerde dinsel tiyatroyu  gülünçleştiren öğelerden arındırıldığı için, İspanya&#8217;nın en iyi şairleri de bu  alanda yeteneklerini denemekten çekinmediler. Ülkenin ilk sabit tiyatroları da,  İspanyol edebiyatının Altın çağ olarak anılan bu dönemde yapıldı. İspanyol  tiyatrosu, kendini klasikçiliğin kurallarıyla sınırlamamasıyla İtalyan  tiyatrosundan farklıydı. Duyguya, lirizme, tutkulu <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/fiiller/"> <span style="color: #000000;">eylem</span></a>lere yer veriyordu. En önemli  yazarları, orta sınıf törelerini ve entrikalarını konu alan özgün bir İspanyol  türü olan perdelerin ve kılıç oyunu tarzında binden çok yapıt yazmış olan Lope  de Vega ile İspanyol barok üslubunun en tipik temsilcisi olan Calderon&#8217;dur.</span></p>
<p><center><!--adsense#reklam_336x280--></center></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">İtalyan Rönesansı&#8217;nın etkisi İngiltere&#8217;de daha geç  ve daha zayıf hissedildi. Bu yüzden, Elizabeth dönemi (1558- 1603) yalnızca  tiyatroda değil, genel olarak edebiyatta özgün İngiliz geleneğinde kurulduğu  yıllar oldu. Aslında bu dönemde İngiliz tiyatrosu karşıt etkilere açık  durumdaydı: Bir yandan Protestan kilisesinin nüfuzunu kırmak için Corpus Christi  Yortusu&#8217;nu kutlamak yasaklanmış, bu da gizem ve ibret oyunlarının gerilemesine  yol açmıştır. Öte yandan, saray tiyatroyu İngiliz ulusak kimliğini pekiştirmek  içinde kullanmak istiyordu. Bütün bunlara karşı, Avrupa&#8217;daki düşünsel, ahlaki ve  dinsel çatışmaların özgürleştirici etkisi de 16. yüzyılın sonuna doğru  şiddetlendi. Bunun sonucunda ortaya tiyatro da bu gerilimli, yeniliklere açık  ruh halini yansıtıyordu. İngiliz tiyatrosu, kendi özgün ortaçağ geleneğinden  aldığı mirası kara Avrupa&#8217;sının daha incelmiş buluşlarıyla kaynaştırarak, saray  tiyatrosunun sınırlarını aşan, toplumun her kesimine seslenebilen bir sanat türü  yarattı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Marlovu&#8217;un, Shakespeare&#8217;nin, Beaumant ve Fletcher&#8217;in  oyunlarını herkes izleyebiliyordu. İngiltere&#8217;de de ilk <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro/"> <span style="color: #000000;">tiyatrolar</span></a>, 1576&#8217;dan başlayarak Elizabeth  döneminde kuruldu. Bu ilk tiyatrolar, daha önce oyunların sahnelendiği han  avlularının biraz daha geliştirilmiş biçimiydi; seyirciler, üstü açık bir yapı  içinde, yükseltilmiş bir tahta platformdan oluşan sahnenin üç yanında bulunan  sıralarda oturuyordu. İzleyicilerle oyuncular arasındaki alış veriş, İtalyan  tiyatrosundan daha fazlaydı. Buna karşılık biletler de daha ucuzdu. 1590&#8217;larda  her tiyatro soylu bir kişinin desteğiyle işletiliyordu. İtalyan tiyatrosundan  bir farkı da, kadın oyuncuların olmamasıdır. Kadın rollerini çoğu zaman erkek  oyuncular üstleniyordu. Elizabeth&#8217;ten sonra gelen James döneminde (1603-25),  tiyatro içerik olarak klasikçiliğe daha çok yaklaşırken, konu zenginliğini ve  ufuk genişliğini de yitirmeye başladı. Bu dönemde, Ben Janson, John Ford, John  Webster ve John Lyly gibi yazarlar zaman, mekan ve eylem birliği kurallarına  önem verirken, trajedi ve komediyi de birbirinden daha kesin çizgilerle  ayırdılar. 17. yüzyılın ortalarına doğru İngiliz tiyatrosu, maske ve dekor gibi  görsel öğelere daha çok yer vermeye başlamıştı. 1642&#8217;deki burjuva devriminden  sonra tiyatrolar kapatıldı ve sahne sanatı çok uzun bir süre eski canlılığına  kavuşamadı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Fransa&#8217;da düzenli tiyatro toplulukları 16. yüzyılda  yaygınlaşmıştır. Bunların repertuvarında, ibret ve mucize oyunları kadar, kaba  bürlesk ve parodiler de yer alıyordu. Ama Fransa&#8217;nın öbür Avrupa ülkeleri gibi  özgün bir yerel tiyatro geleneği yoktu. Bu yüzden İtalyan Rönesansı&#8217;nın etkisini  kolayca benimsedi. 17. yüzyılda ülkenin güçlü bir merkezi yönetim altında  birleşmesini sağlayan Başbakan Kardinal Richeliu, en gelişmiş sahne  teknolojisini içeren bir tiyatro binası yaptırdı. Richeliu, trajedi ile  komedinin birbirinden ayrılması, tiyatrodan traji-komik öğelerin atılması içinde  çalıştı. Ama dönemin üç önemli yazarından biri olan Corneille&#8217;in Le Cid&#8217;i  Kardinalin yerleştirmeye çalıştığı klasik birlik kurallarını hiçe sayan bir  trajikomediydi. Corneille&#8217;in rakibi Racine ise klasikçi kuralların içinde  kalarak trajediye romantik bir ton kazandırdı. Konularını Yunan-Roma  mitolojisinden ve tarihten alan bu iki yazara karşılık Moliere, Fransız  toplumunun gündelik yaşamından aldığı tiplerle kendi çağını aşan bir modern  komedi anlayışının kurucusu oldu. Üstelik dönemin en sevilen oyun yazarıydı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">17. yüzyılda Avrupa&#8217;nın başka  ülkelerinde de ulusal tiyatrolar kuruldu. Ama bunların çoğu, sınırlı bir  izleyici kesimine seslenebilen saray tiyatroları olarak kalacaktı. Opera ve  balede gene aynı dönemde, soylu sınıfın seyirlik sanatları olarak gelişmişti.17.  yüzyılın ikinci yarısında, İngiliz Restorasyon dönemi (1660-85) tiyatrosu  Elizabeth dönemine geri dönmek istediyse de, İngiliz aristokrasisinin soğuk  mizah anlayışını yansıtan bir töre komedisinden öteye gidemedi. Restorasyon  tiyatrosunun en başarılı örneği sayılan William Congreve&#8217;in The Way of the  World&#8217;ü (Dünyanın Hali) bile günümüzde sahnelenmektedir. İtalyan tiyatrosunun en  önemli yazarı 18. yüzyılın ortasında birçok komedi kaleme alan Carlo  Goldoni&#8217;dir.</span></p>
<p align="center"><strong><span style="font-family: Maiandra GD;"> <span style="font-size: 15pt;"><span style="color: #808080;"><span lang="tr">|</span></span><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro/">»<span lang="tr"> “Tiyatro” Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <span style="color: #808080;">|</span></span></span></span></strong></p>
<p align="center"><span lang="tr"><strong> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD; color: #ff0000;">Not:</span><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD; color: #808080;"> İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir…</span></strong></span></p>
<p align="center"><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #808080;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro/"> <span style="color: #ffffff;">Tiyatro</span></a></span><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #ffffff;">, </span><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #808080;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro-nedir/"> <span style="color: #ffffff;">Tiyatro Nedir</span></a><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #ffffff;">, </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro-metinleri-tekstleri/"> <span style="color: #ffffff;">Tiyatro Metinleri</span></a><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #ffffff;">, </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-tiyatrosu/"> <span style="color: #ffffff;">Türk Tiyatrosu</span></a><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #ffffff;">, </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/tiyatro/"> <span style="color: #ffffff;">Tiyatro</span></a></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/ronesans-tiyatrosu-tiyatro-tarihi/">Rönesans Tiyatrosu – (Tiyatro Tarihi)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/ronesans-tiyatrosu-tiyatro-tarihi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
