<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ruhbilim | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/ruhbilim/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Wed, 12 Dec 2007 11:59:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Ruhbilimsel Savaş &#8211;  (Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/ruhbilimsel-savas/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/ruhbilimsel-savas/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Dec 2007 11:01:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Önemli Türkologlar]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dili]]></category>
		<category><![CDATA[Oktay Sinanoglu]]></category>
		<category><![CDATA[Oktay Sinanoglu Makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Oktay Sinanoglunun Yazilari]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Oktay Sinanoglu]]></category>
		<category><![CDATA[Ruh]]></category>
		<category><![CDATA[Ruhbilim]]></category>
		<category><![CDATA[Ruhbilimsel Savas]]></category>
		<category><![CDATA[Ruhbilimsel Savas Oktay Sinanoglu]]></category>
		<category><![CDATA[Savas]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/ruhbilimsel-savas/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ruhbilimsel Savaş (Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu) En etkin savaşın ruhbilimsel savaş olduğunu hepimiz biliyoruz. Buna &#8220;ruhbilimsel&#8221; diyorum; Türkçe. &#8220;Pisikolojik savaş&#8221; demiyorum. [Tarzanca &#8220;pisi pisi&#8221; falân derseniz, kediler üstünüze atlar. Ayrıca &#8220;pisikiyatri&#8221; demiyelim; Türkçesi &#8220;ruhiyat&#8221;. Bak ne güzel: İkisine de ayrı düzgün terim. İllâ da &#8220;pisi pisi&#8221;li Tarzan terimleri kullanmakta ısrar edenlerin üstüne yalnız kediler değil, [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/ruhbilimsel-savas/">Ruhbilimsel Savaş –  (Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="color: #1f86de; font-size: 14pt; padding-bottom: 0px" align="center"> <strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 18pt">Ruhbilimsel Savaş<br />
</span></font><font style="font-size: 15pt" color="#ff6600" face="Maiandra GD"> (Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu)</font></strong></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">En etkin savaşın ruhbilimsel savaş olduğunu  hepimiz biliyoruz. Buna &#8220;ruhbilimsel&#8221; diyorum; Türkçe. &#8220;Pisikolojik savaş&#8221;  demiyorum. [Tarzanca &#8220;pisi pisi&#8221; falân derseniz, kediler üstünüze atlar. Ayrıca  &#8220;pisikiyatri&#8221; demiyelim; Türkçesi &#8220;ruhiyat&#8221;. Bak ne güzel: İkisine de ayrı  düzgün terim. İllâ da &#8220;pisi pisi&#8221;li Tarzan terimleri kullanmakta ısrar edenlerin  üstüne yalnız kediler değil, ruhiyatçılar da atlar haa&#8230; &#8220;Dedesini İngiliz  huliganı zannetmiş; müşteri çıktı&#8221; diye düşünerek.]</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Evet, bazı ülkeler, ruhbilimsel savaş taktikleri kullanılarak içinden  fethedilmiştir; tek kurşun sıkmadan. İlâveten, &#8220;kültür mühendisliği&#8221;, &#8220;toplum  mühendisliği&#8221; adlarını taktığım yöntemler de var. [Bunlar için Bkz. O.Sinanoğlu,  &#8220;Bye-Bye Türkçe&#8221; ve &#8220;Hedef Türkiye&#8221; kitapları (OTOPSİ Yayınları, İstanbul,  2000-2002)].<br />
Matematiksel biçime bile sokulabilecek bu yöntemler neden etkin? Çünkü  insanların kafalarını, gönüllerini sömürgeleştirirsen, sonunda fabrikalarını,  bankalarını, tarımını, en son da topraklarını alır götürürsün. İçerdeki özel  işbirlikçiler sana yardımcı olur; geniş bir kesimin de karşı durmalarını  sağlayacak melekeleri yıpratılmıştır; &#8220;gık&#8221; çıkarmayanlar çoğalır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu yöntemler tarih boyu hep vardı; ama 20. yüzyılda iyice bilimselleştirildi.  Birkaç ay önce bir dış ülkede duydum ki, orada bir &#8220;Özel Harekât ve Ruhbilimsel  Savaş Evrenkenti&#8221; kurulmuş. Herkes için değil, o ülkenin bazı ordu mensupları  için. Tabii evrenkent (üniversite) olunca, (&#8220;Tarzanca dershanesi&#8221;nden  bahsetmiyorum; sâhici evrenkent), araştırma da ağır basar demektir. Demek ki,  zaten yapılmakta olan araştırmalar daha da yoğunlaştırılıyor. Ruhbilimsel savaşın en önemli iki aracı eğitim kurumları ve (ayarlı)  basın-yayın; bunlara nüfuz edip kullanmak. Önemli oyunlardan biri de  sözcük/kelime oyunları.<br />
</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p><center><!--adsense#reklam_336x280--></center><br />
<font face="Maiandra GD" size="2"> Her sözcüğün, o dili kullananların tarihî ve kültürel birikimine bağlı bir  çağrışım bulutu var. Bunu &#8220;Bye-Bye Türkçe&#8221; kitabında anlatmıştık. Hele öyle  sözcükler vardır ki, o ülkedekilerde derin duygular uyandırır, onları harekete  geçirir: &#8220;Vatan&#8221;, &#8220;yurt&#8221;, &#8220;millet&#8221; (ya da &#8220;ulus&#8221;), &#8220;Kuvayı milliye&#8221; gibi.  Ruhbilimsel savaşta böyle sözcükler yıprandırılır, gözden düşürülür, hatta  onlara sahte anlamlar yüklenir. Ülkülem (ideoloji) veya inanç ifâde eden  kelimelere de bu özellikle yapılır. Türkiye&#8217;de son kırk yılda bu yöntem yoğun  bir biçimde uygulanmıştır. Her ülkülemin içi boşaltılmış, onu temsil eden  kuruluşlar sahtelenmiş, o ülkülemin hakikisini benimseyenler ezilmiş, maskeliler  tepelerine oturtulmuştur. [Tabii bu yalnız Türkiye&#8217;de yapılmadı. Benzerleri son  yetmiş yılda birçok Güney ve Orta (&#8220;Lâtin&#8221;) Amerika ülkesinde görülmüştür].</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">***** konusu yöntemde yeni sözcükler, terimler, kavramlar da türetilir. Ve  bunlar ayarlı basın-yayın yoluyla altı ay gibi kısa bir sürede halkın kafasına  âdetâ dağlanmış gibi yerleştiriverilir. ABD, kendi halkı üzerinde de aynı oyunu  sürekli sergiler. Tek sözcüğe şartlanmış &#8220;kamuoyu&#8221; sonra da başka ülkelere ihraç  edilir. Bunun dünya çapında yoğun bir örneğini 1991&#8217;den itibâren gördük. Hâl-i  hazırdaki Haçlı Seferi 11 Eylül 2001&#8217;de değil, önce ruhbilimsel savaşla 1991&#8217;de  başlatıldı: &#8220;Kızıl tehlike&#8221; yerine &#8220;yeşil tehlike&#8221;, &#8220;medeniyetler çatışması&#8221;, &#8220;fundamentalist&#8221;,  &#8230; . Aslında 1947&#8217;de türetilen &#8220;kızıl tehlike&#8221; de aynı cinsten bir kavramdı. Bu  &#8220;tehlike&#8221;nin, ABD silâh sanayii harcamalarını kamuoyuna gerekli göstermek için  (ayrıca diğer ülkeleri, içinden bölerek, veya ürküterek, ABD&#8217;nin, daha doğrusu  &#8220;küresel kıraliyetçi&#8221;lerin boyunduruğuna sokmak için) en azından abartıldığını  1991&#8217;den sonra ABD yetkilileri ve CIA da itiraf ettiler.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Ruhbilimsel savaşla içinden fethedilmiş  ülkelerde ilk yapılacak iş, ilk kurtuluş harekâtı, gönülleri, zihinleri  sömürgeleştirilmiş halkın gönüllerini ve zihinlerini kurtarmaktır. Böyle bir  kurtuluş savaşı da önce ruhbilimsel savaş silâhlarına karşı aynı cinsten  silâhlarla savaşmayı gerektirir. İşte bu yeni kurtuluş savaşı Türkiye&#8217;de  başlamış bulunuyor. Düşmanın savaşında ülkenin dilini yok etmek çok önemli bir  yer tuttuğuna göre, dili yok etmenin başlıca yolunun da eğitim dilini Türkçe  yerine Tarzanca yapmak olduğuna göre, bizim kurtuluş savaşımız da, çok yıllar  önce, Türkçe eğitim ve bilim dilinin kurtarılması şeklinde başladı. Biliyorduk  ki, Türkçe konusunda ülke çapında ulusal hassasiyet yeniden canlandırılırsa,  Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin bağımsızlığının, iktisâdının, ulus-devletinin,  topraklarının korunması için şart olan ulusal hassasiyet de yeniden canlanır, ve  giderek artar. Nitekim öyle de oldu. Şimdi, rehâvete kapılmamak şartıyla herkes  sevinmelidir: Kurtuluş için gerekli bilinç ve Atatürk ruhu canlandı ve dalga  dalga ve hızla ülkemizin her köşesinde gönüllerden gönüllere yayılmaktadır.</font></p>
<p style="text-align: center">&nbsp;</p>
<p style="text-align: center"><strong><font face="Maiandra GD"> <span style="font-size: 15pt"><font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/prof-dr-oktay-sinanoglu/">»<span lang="tr">  &#8220;Oktay Sinanoğlu&#8221; Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span></span></font></strong></p>
<p style="text-align: center"><span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir…</font></strong></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/ruhbilimsel-savas/">Ruhbilimsel Savaş –  (Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/ruhbilimsel-savas/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
