<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>sac | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/sac/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Sat, 15 Sep 2007 10:57:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Altın Saçlı Kız (Masal)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/altin-sacli-kiz-masal/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/altin-sacli-kiz-masal/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 15 Sep 2007 10:30:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir Öykü Roman]]></category>
		<category><![CDATA[Altin]]></category>
		<category><![CDATA[Altn Saçl Kz]]></category>
		<category><![CDATA[cocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[Kiz]]></category>
		<category><![CDATA[Masal]]></category>
		<category><![CDATA[Oyku]]></category>
		<category><![CDATA[sac]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/altin-sacli-kiz/</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8230;Altın Saçlı Kız&#8230; Zamanın birinde, bundan çok yıllar önce. Saraylarda padişahların yaşadığı, meydanlarda okların atıldığı, pazarlarda altın sikkelerle alış veriş yapıldığı zamanın birinde&#8230; Güzel bir bahçenin tam ortasına kurulu bembeyaz bir ev varmış. Bu evde altın sarısı saçları olan güzel mi güzel, alımlı mı alımlı; al yanaklı, gül dudaklı, boylu poslu, Bukle adında bir genç [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/altin-sacli-kiz-masal/">Altın Saçlı Kız (Masal)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"> <font color="#3366ff" face="Maiandra GD"><strong><span style="font-size: 22pt"> &#8230;Altın Saçlı Kız&#8230;</span></strong></font></p>
<p align="justify"> <font face="Maiandra GD" size="2">Zamanın birinde, bundan çok yıllar önce.  Saraylarda padişahların yaşadığı, meydanlarda okların atıldığı, pazarlarda altın  sikkelerle alış veriş yapıldığı zamanın birinde&#8230; Güzel bir bahçenin tam  ortasına kurulu bembeyaz bir ev varmış. Bu evde <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/masallar/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">altın sarısı saç</font></a>ları olan güzel mi güzel,  alımlı mı alımlı; al yanaklı, gül dudaklı, boylu poslu, Bukle adında bir genç  kız anneciği ile beraber otururmuş.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Güzeller güzeli Bukle her sabah, babaannesinden kalma bir kemik tarak ile  saçlarını taramayı pek severmiş. Bir saat, iki saat hiç bıkmadan tarar da  tararmış yumuşacık saçlarını. Sonra da tarağın dişlerine takılan, bir de yere  dökülen tellerini itinayla toplarmış. Onları pembe ipek mendilinin içine sarar  bir çekmecede saklarmış.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Oturdukları beyaz evin bahçesi öyle güzel çiçeklerle bezeliymiş ki, kokuları siz  deyin on mahalle, ben diyeyim yirmi mahalle öteden duyulurmuş. Renkleri o kadar  canlı, o kadar başkaymış ki; bahçenin önünden her geçen durup bakar, hayran  kalırmış bu güzelliğe. Bukle’nin annesi Menzile, bir çocuk gibi severmiş bu  güzel çiçekleri. Okşarmış, öpermiş; her akşam güneş batınca dağların gerisine,  ay ışığı altında sularmış tek tek. Laleler onu gördüklerinde daha dik durmaya,  menekşeler kokularını her köşeye yaymaya, güller iri iri açmaya çalışırlar;  güzellik yarışına girişirlermiş. Hem çiçeklerle yaşamak öyle kolay da değilmiş.  Çabuk küser, çabuk solar, çabuk bükerlermiş boyunlarını. Pek nazlı, pek nazenin,  pek hassas, pek narin, pek kırılgan imişler. Öyleymişler işte. Sevgi imiş asıl  onları besleyip büyüten.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Menzile haftada bir kere, karanlık çöker çökmez Bukle’nin altın sarısı  tellerinden birisini alır, bahçedeki o güzel çiçeklerden seçtiğinin içine usulca  koyarmış. Ertesi sabah da aynı çiçek bir altın verirmiş Menzile’ye. Bu, kimseye  duyurmak istemedikleri bir sırmış. Anne kız böyle yaşar giderlermiş işte.  Kimseye zararları yokmuş. Kimseye de muhtaç değillermiş.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Ancak insanlar çeşit çeşitmiş. İyiler de çokmuş, kötüler de&#8230; Kimin iyi, kimin  kötü olduğunu ise bilebilmek pek zormuş. Günlerden bir gün nasıl olduysa,  kadının biri, bir köşede durur iken Menzile’nin çiçekten aldığı altını  görüvermiş. Hayret etmiş, gözlerine inanamamış, dönüp bir daha bakmış  “gördüklerim doğru mu acep!” diye. Hemen aklında türlü fikirler dolaşmaya, bu  fikirler bir kurt gibi beynini kemirmeye başlamış. Sonunda bu fikirlere yenilip  de aklınca bir plan hazırlamış. Üzerine eski püskü, yırtık pırtık giysiler  geçirip elini yüzünü kire pasa bulayıp, varmış güzel bahçeli beyaz evin  kapısına.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Menzile çıkmış bu perişan görünen kadının karşısına. “Buyrun” demiş  gülümseyerek. Kadın iki büklüm durarak, kısık sesle “misafir etseniz beni birkaç  gün Allah rızası için” demiş ve kapının önüne yığılıp kalmış. Menzile kadına pek  acımış, haline pek üzülmüş. Hemen ana kız içeri taşımışlar kadını. Yatağa  yatırıp üstünü örtmüşler. Merakla başında beklemeye başlamışlar. Bir süre sonra  kadın açmış gözlerini “su içsem” demiş. Bukle bir koşu su getimiş. “Açım” demiş  bunun üzerine kadın. Bu sefer de Menzile koşmuş mutfağa, sıcak çorba getirmiş.  Bir güzel karnını doyurmuş kadın. Ardından da açmış elerini, uzun uzun dua etmiş  bu güzel insanlara:</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">“Allah ne muradınız varsa versin.<br />
Sağlık, mutluluk, huzur dolsun eviniz.<br />
Tuttuğunuz altın, sofranız bereketli olsun.<br />
Eviniz sıcak, yüreğiniz ferah olsun.<br />
Yarınınız güzel, seveniniz bol olsun.<br />
Kötülük dokunamadan geçip gitsin çatınızın üzerinden.<br />
&#8230;&#8230;&#8230;.”</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Bir güzel dualar etmiş ki kadın oturduğu yerden, Bukle ve Menzile pek  sevinmişler. Menzile “evin yoksa kal bizimle, yoldaş olursun bize” demiş. Kadın  hiç beklemeden hemen atılmış. “Olur olur, kalırım” diyerek bir çığlık bırakmış  havaya. Kim ne düşünür nereden bilsin Menzile. Kimin niyeti nedir nasıl bilsin  Menzile.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">O günden sonra birlikte yaşamaya başlamışlar beyaz evde. Güzel, temiz elbiseler  vermiş Menzile kadına. Birlikte yiyip birlikte içmeye, birlikte gezip birlikte  tozmaya, birlikte oturup birlikte kalkmaya kısa zamanda pek alışmışlar. Her  sabah Bukle’nin altın sarısı saçlarını o tarar olmuş. Her teli itinayla  toplamış, kimse görmeden bir kısmını ayırıp saklamış. Fırsat buldukça bahçeye  çıkıp çiçeklere koymuş telleri. Ertesi sabah da bir bir toplamış altınları.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Günler geçmiş, haftalar geçmiş, aylar geçmiş. Kadın usanmış bu işten. Yorulmuş,  bıkmış, “yeter artık” diyerek bir gece yarısı uyurken Bukle derin derin, mışıl  mışıl; almış makası eline, altın saçını kökünden tutup kesmiş bir çırpıda.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">İşte o an olmuş ne olduysa, altın saçın her bir teli kocaman bir yılana dönüşüp  atlamışlar kadının üstüne. Oracıkta sokup öldüreceklermiş neredeyse, Bukle  “durun” demeseymiş. Kadın korkudan küçük dilini yutmuş da, bir dahi hiç  konuşamamış. Ödü “pat” diye patlamış da aklı yerinden oynamış. O günden sonra da  kiminle karşılaştıysa, saçının tellerini yaşmağının ucundan gösterip bir şeyler  geveler, bir şeyler anlatmak istermiş. Lakin kimse ne dediğini bir türlü  anlayamazmış bu deli kadının. Acıdıklarından eline ekmek parası tutuşturup  yollarına devam ederlermiş.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Bir gün bir sokağın köşesinde bağdaş kurmuş otururken ak sakallı bir dede gelip  durmuş karşısında. Uzun uzun bakmış gözlerine bir şey okur gibi. Sonra da “bir  adam vardı buralarda yaşayan” demiş kadına. “Nalbant idi. Herkes sever, herkes  hürmet eder, herkes pek güvenirdi ona. Bir sabah senin gibi o da gördü  çiçeklerin verdiği altınları. Göz bir gördü mü, akıl bir yazdı mı kenara gözün  gördüklerini insan kendini tutamaz olur. Günler boyu eline iş alamadı. Gelip  gidenler “niye çalışmıyorsun, hasta mısın?” diye sordular uzun süre. Nalbant  kimseyle tek kelime konuşmadı. Gözünün önünden çil çil altınlar gitmiyordu. Bir  damla uyku girmedi gözüne. Sonra baktı ki olmayacak; eline koluna, diline  kulağına bir de aklına hakim olamayacak. Her bir şeyini, neyi var neyi yoksa  olduğu gibi bırakıp çekti gitti buralardan. Kimseler bir daha haber alamadı  nalbanttan. Ne nereye gittiğini öğrendiler, ne de neler yaptığını duydular. Ben  sana söyleyeyim mi ne oldu nalbanta?”</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Kadın gözleri yuvalarından fırlayacakmış gibi bakmış dedeye, karşısında duran  bir canavarmış gibi. Devam etmiş ak sakallı dede konuşmaya. “Nalbant şimdi  padişahın sağ kolu. Vezir oldu memlekete. Eğer senin gibi tutamasaydı kendini,  bu şehrin sokaklarında dolaşacak, adı “deli nalbant”a çıkacaktı belki de.”</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Konuşması bitince dede yürüye yürüye uzaklaşmış kadının yanından. Onun  arkasından bakakalan kadın saçını başını yola yola bağırmış da duyanlar gök  yarıldı sanmış. Çocuklar öyle bir ağlamış ki üç gün üç gece susturamamışlar.  Kediler korkup damdan dama atlaya atlaya başka şehirde miyavlamaya gitmişler.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Bukle’nin saçları da kısa sürede uzamış, yine eskisi gibi taranacak hale gelmiş.  Açgözlü olmanın, yalan söylemenin, kötü düşüncelerin ne kadar zararlı olduğunu  da daha iyi öğrenmiş. Anne kız uzun yıllar mutlu bir şekilde, beyaz evlerinde,  güzel çiçekleri ile yaşamaya devam etmişler. Bir daha da kimseye güvenip  evlerine almayı hiç düşünmemişler.</font></p>
<p align="right"> <font face="Maiandra GD" size="2"><br />
<em>Naz Ferbina</em></font></p>
<p align="right">&nbsp;</p>
<p align="right">&nbsp;</p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/masallar/">»<span lang="tr">  Masallar Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span></span></font></strong></p>
<p align="center">&nbsp;</p>
<p align="center"> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 10pt"><br />
</span></font></strong></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/altin-sacli-kiz-masal/">Altın Saçlı Kız (Masal)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/altin-sacli-kiz-masal/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>11</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
