<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Saray Yönetimi | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/saray-yonetimi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Thu, 20 Jun 2013 07:24:37 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Türk &#8211; İslam Devletlerinde Kültür ve Medeniyet</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/turk-islam-devletlerinde-kultur-ve-medeniyet/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/turk-islam-devletlerinde-kultur-ve-medeniyet/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Jun 2013 07:24:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tarih Ygs-Lys Hazırlık]]></category>
		<category><![CDATA[Türk - İslam Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Büyük Selçuklu Devletinde Ordu]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[Moğollarda Devlet Yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[Saray Yönetimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=37937</guid>

					<description><![CDATA[<p>Devlet Yönetimi İslamiyet’ten önce kurulan Türk devletlerinde, hükümdarın ülkeyi Tanrı adına yönettiğine inanılırdı. Bu anlayış Türk- İslam devletlerinde de devam etmiştir.  Tolunoğulları ve ihşidilerde devlet yönetimi, Abbasi devlet teşkilatı ile büyük benzerlik gösteriyordu. Abbasi devlet teşkilatında yer alan naiplik, Tolunoğulları ve ihşidilerde de bulunuyordu. ihşidilerdeki önemli bir idari kurum olan vezirlik makamının yerini Tolunoğullarında haciplik makamı almıştır. Hacibin görevi hükümdar ile görüşecek kişilerin [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-islam-devletlerinde-kultur-ve-medeniyet/">Türk – İslam Devletlerinde Kültür ve Medeniyet</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Devlet Yönetimi</h2>
<ul>
<li><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">İslamiyet’ten önce kurulan Türk devletlerinde, hükümdarın </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">ülkeyi Tanrı adına yönettiğine inanılırdı. </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">Bu anlayış Türk- İslam devletlerinde de devam etmiştir.</span></li>
<li><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;"> Tolunoğulları ve ihşidilerde devlet yönetimi, Abbasi </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">devlet teşkilatı ile büyük benzerlik gösteriyordu. Abbasi </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">devlet teşkilatında yer alan naiplik, Tolunoğulları </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">ve ihşidilerde de bulunuyordu. ihşidilerdeki önemli </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">bir idari kurum olan vezirlik makamının yerini Tolunoğullarında </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">haciplik makamı almıştır. Hacibin görevi </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">hükümdar ile görüşecek kişilerin huzura giriş çıkışlarını </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">düzenlemekti. Hacipten sonra hazinedar ve </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">tabip (doktor) geliyordu.</span></li>
<li><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;"> Karahanlılar ülkeyi yönetmede ikili yönetimi (doğubatı) </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">esas alınmışlardır. Büyük Han, Arslan Kara </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">Han unvanı ile devletin doğu kısmını diğer bir han </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">da Arslan Kara Han&#8217;ın otoritesinde bağlı olarak devletin </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">batısını yönetirdi. (Orta Asya geleneğini devam </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">ettirmişlerdir. Bu durum, millî benliklerini koruduklarını </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">göstermektedir.) </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">y Karahanlılar saraya ordu diyorlardı. Saray, hükümdar </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">ve ailesinin yaşadığı bir yer olmanın yanı sıra </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">devlet yönetiminin de merkeziydi. Bu nedenle saraya </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">kapu adı da verilmekteydi. Sarayda en önemli </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">görevliler haciplerdi. Haciplerin başkanına Hacibülhüccap </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">denilirdi.</span></li>
<li><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;"> Saraydaki diğer görevliler şunlardı:</span></li>
</ul>
<p>1. Kapucubaşı: Sarayın korunmasından ve her türlü günlük hizmetinden sorumluydu.<br />
2. Silahdar: Hükümdarın silahlarının bakımı ve bayrakların yapımı ve bakımı ile görevli olanların başında bulunurdu.<br />
3. Alemdar: Devlete ait sancak ve bayrakların yapımı ile görevli olanların başıydı.<br />
4. Aşçıbaşı: Saray mutfağında görevli olanların sorumlusuydu.<br />
5. İlbaşı: Hükümdarın ve kapukulu askerinin atlarına bakan görevlilerin başında bulunurdu.<br />
6. Camedar: Hükümdarın elbiselerini hazırlar ve korurdu.</p>
<ul>
<li><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;"> Gaznelilerde diğer Müslüman ve Türk devletlerinde </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">de görülen saray teşkilatı vardı. Gazneli saray teşkilatında; </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">ağacı (hacip), candar, emir-i silah, camedar, </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">emir-i ahur, emir-i şikar, çavuş gibi görevliler bulunmaktaydı.</span></li>
<li><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;"> Büyük Selçuklular, devlet teşkilatını oluştururken </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">Gaznelileri ve Abbasileri örnek almışlardır. Selçuklu </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">hükümdarı, önce yabgu unvanı kullanırken Tuğrul </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">Bey&#8217;den itibaren Sultan unvanı kullanılmaya başlandı. </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">Selçuklular&#8217;da hutbe okutmak, para basmak, taht </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">ve taç hükümdarlık sembolleriydi.</span></li>
<li><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;"> Türk -İslam devletlerinde, devlet işleri Büyük Divan </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">(Divan-ı Saltanat)’da görüşülür ve karara bağlanırdı.</span></li>
</ul>
<p>1. Tuğra Divanı: Devletin iç ve dış, yazışmalarını yapardı.<br />
2. İstifa Divanı: Başında hazinedarın (Müstevfi) bulunduğu bu divan devletin maliye işlerine bakardı.<br />
3. Arz Divanı: Askerlerin kayıtlarını ve maaş defterlerini tutardı.<br />
4. İşraf Divanı: Devletin adli ve idari işlerini denetlerdi.</p>
<ul>
<li><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">Büyük Selçuklu Devleti, eyalet adı verilen 12 büyük </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">idari bölgeye ayrılmıştır. Eyaletlerin başında şıhne </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">denilen askerî valiler ya da amil denilen sivil valiler </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">bulunurdu. Eyalet valisi, Selçuklu ailesinden gelirse </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">buna melik denirdi.</span></li>
<li><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">Selçuklularda eyaletlere yönetici olarak gönderdikleri </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">şehzadelerin yanına atabey denilen deneyimli bir </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">devlet adamı verilirdi. Atabeyler, şehzadeleri yöneticilik </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">ve askerlik alanlarında yetiştirirlerdi.</span></li>
</ul>
<p>NOT: Atabeyler, Büyük Selçuklu Devleti&#8217;nin son dönemlerindeki güçsüzlüğünden yararlanıp kendi adlarına bağımsız devletler kurmuşlardır.</p>
<ul>
<li><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">Müslüman Türk devletlerinde olduğu gibi, Selçuklu </span>saray teşkilatında aynı işi yapan görevliler vardı.</li>
</ul>
<h2>Saray Yönetimi</h2>
<p>Selçuklu sarayındaki görevliler şunlardır:<br />
1. Üstadü’d -dar: Hazine ve vergi gelirlerinden bir kısmını, sarayın fırın, mutfak ve ahır gibi bölümlerinin harcamaları için kullanan görevlidir.<br />
2. Emir &#8211; i Hares: Hükümdarın verdiği cezaları yerine getirmekle sorumluydu.<br />
3. Abdar: Hükümdarın elini yıkaması için, ibrik ve leğen tutan görevliydi.<br />
4. Çeşnigir: Hükümdarın yemeğini hazırlayan ve tadarak kontrol eden kişidir.<br />
5. Emir &#8211; i Şikar: Hükümdarın av partisi ile ilgili hazırlıklarını yapan ve av sırasında hükümdara hizmet eden görevlilerin başıdır.<br />
6. Nedimler: Hükümdarı eğlendirmek, sohbet ve arkadaşlık etmekle görevli kişilerdir.<br />
7. Çavuş (Serheng): Hükümdar tarafından verilen emirlerin yerine getirilmesi başlıca göreviydi. Ayrıca, törenlerde ve hükümdar bir yere giderken, ellerindeki asalar ile hükümdara yol açarlardı.</p>
<h2>Moğollarda Devlet Yönetimi</h2>
<ul>
<li><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;"> Moğollar, devlet yönetiminde Uygur Türklerine </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">önemli görevler verdiler ve devlet teşkilatında büyük </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">ölçüde Türklerden etkilendiler.</span></li>
<li><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;"> Cengiz Han Moğol topluluklarını, askerî tarzda teşkilatlandırdı. </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">Moğol hükümdarlarına &#8220;kağan&#8221; veya </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">&#8220;han&#8221; denirdi.</span></li>
<li><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;"> Moğollar Moğol olmayan uluslardan geniş bir memur </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">kadrosu oluşturdular. Moğollarda resmî yazışmalarda </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">Uygur yazısı kullanılıyordu.</span></li>
<li><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;"> Moğol Devleti’nde egemenlik, Cengiz Han&#8217;ın elindeydi </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">ve babadan oğula geçiyordu.</span></li>
<li><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;"> Moğol Devleti’nin yönetimi, Cengiz Han tarafından </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">yapılan ve Cengiz Yasası diye bilinen temel bir yasaya </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">göre yürütülürdü.</span></li>
<li><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;"> Yasada ordunun kuruluşu, posta teşkilatı, yabancı </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">ülkelerle ilişkiler, vergi ve miras ile ilgili kurallar bulunuyordu.</span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">Bu yasanın esasını katı bir disiplin ve ahlak </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">anlayışı oluşturuyordu.</span></li>
<li><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;"> Moğol Devleti’nde en önemli devlet organı kurultay </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">idi. Kurultaya han başkanlık ederdi. Kurultay; Moğol </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">beyleri, kabile başkanları ve devlet ileri gelenlerinden </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">oluşuyordu.</span></li>
<li><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;"> Kurultay; kesinlikle yasaya göre karar almak zorundaydı. </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">Kurultayda han seçimi, savaş kararları, halktan </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">alınacak vergi miktarının belirlenmesi gibi konular </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">görüşülür ve karara bağlanırdı.</span></li>
<li><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;"> Moğollarda ordu komutanlarına Noyan denirdi. Ordu </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">komutanlığı babadan oğula geçerdi. Moğol ordusunda </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">askerî başarısızlıklar olursa kumandalar cezalandırılırdı.</span></li>
<li><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;"> Timurlarda yönetim ülkenin hükümdar ailesinin ortak </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">malı sayılması anlayışına dayanıyordu. Timur devletin </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">gerçek yöneticisi olmakla beraber hiçbir zaman </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">sultan unvanını kullanamadı. Bunun nedeni hükümdar </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">soyundan gelmemesiydi. Bu nedenle Timur sadece </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">&#8220;Emir&#8221; unvanını kullanmıştır.</span></li>
<li><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;"> Timur devlet teşkilatlanmasında Cengiz Yasası’nı </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">uygulamış aynı zamanda eski Türk yönetim geleneklerine </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">bağlı kalmıştır.</span></li>
<li><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;"> Babür Devleti&#8217;nde yönetim ve askerî teşkilat, Timurlular </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">örnek alınarak oluşturulmuştu. Babürlerde ordu, </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">hassa askerleri ile tımarlı sipahilerden oluşuyordu. </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">Devletin Suyurgal (tımar) verdiği kişiler belirli sayıda </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">asker beslemek zorundaydılar.</span></li>
<li><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;"> Kazak Hanlığı’nda devletin başında “han” unvanı taşıyan </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">bir hükümdar bulunuyordu. Hükümdarın yanında </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">&#8220;kurultay&#8221; denilen bir meclis bulunurdu.</span></li>
<li><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;"> Kırgızlarda; boyların ortak sorunları, ak sakalların </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">bir araya gelip oluşturdukları Uruğ Şurası’nda görüşülür </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">ve karara bağlanırdı.</span></li>
</ul>
<h2>Adalet (Yargı)</h2>
<ul>
<li><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">ilk Türk -İslam devletlerinde hukuk, şer’i ve örfi hukuk </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">olmak üzere ikiye ayrılırdı. Şer’i hukuk içine giren </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">davalara (evlenme, boşanma, miras, nafaka vb.) </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">kadılar bakardı. Kadının verdiği karar bozulmaz ve </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">derhal yerine getirilirdi. Kadılar, sultan tarafından tayin </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">edilen kaddıyülkuddat denilen baş kadıya bağlıydılar.</span></li>
<li><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;"> Bunların yanı sıra sultanın başkanlık ettiği Divan-ı </span><span style="font-size: 13px; line-height: 19px;">Mezalim denilen bir yüksek mahkeme vardı.</span></li>
</ul>
<p><strong> Örfi hukuk:</strong> Halkın geleneklerinden oluşurdu.</p>
<p><strong>Ordu: </strong> Karahanlılarda ordunun esasını Karluk, Yağma, ve Çiğil Türkleri oluşturuyordu. Ordunun komutanı su başı idi. Gazneli ordusu gulamlar (köleler), düzenli birlikler, eyalet askerleri, ücretli askerler ve gönüllülerden oluşuyordu. Çok uluslu bir yapıda olduğu için ordu farklı etnik gruplardan oluşuyordu. Gulamların çoğu Türk’tü.</p>
<p>ÖRNEK:Selçuklularda değişik toplulukların çocukları küçük yaşta alınarak özel olarak yetiştirilir ve yeterli olgunluğa geldiklerinde askere alınırlardı. Bu sisteme “gulam” sistemi denilirdi. Selçuklulardaki bu sistem in Osmanlılardaki karşılığı aşağıdakilerden hangisidir?<br />
A) Tımar B) Kapıkulu C) Millet D) iltizam E) Sâliyane<br />
<strong>2008 ÖSS</strong><br />
ÇÖZÜM: Selçuklular döneminde özel birlikler olan gulamların Osmanlı Devleti&#8217;ndeki karşılığı kapıkulu askerleridir.<br />
<strong>Yanıt B</strong></p>
<h2>Büyük Selçuklu Devletinde Ordu</h2>
<p><strong>1. Gulaman— Saray (Saray Köleleri):</strong> Çoğunluğu Türklerden olan bu birlik farklı milletlerden oluşur ve özel olarak yetiştirilirdi. Doğrudan sultana bağlı olan bu askerler hassa ordusu içinden seçilirdi.<br />
<strong>2. Hassa Askerleri:</strong> Küçük yaşta esir edilen ya da satın alınan gençlerden oluşan birlikti. Her zaman savaşa hazırdılar. Bütün masrafları devlet tarafından karşılanırdı.<br />
<strong>3. Meliklerin, Askerî Valilerin Askerleri:</strong> Eyalet yöneticisi olan melikler ve valiler, bulundukları bölgelerde <em id="__mceDel"><em id="__mceDel">kendilerine bağlı askerî birliklere sahiptiler. Bir savaş </em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">zamanı bu görevliler kendi askerleriyle birlikte orduya </em></em></em></em></em></em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">katılırlardı.</em></em></em></em></em></em></em></em></em></p>
<p><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><strong> 4. Bağlı  Devletlerin ve Beyliklerin Askerleri:</strong> Selçukluların egemenliğini tanımış olan devletler gerektiğinde kendi ordularıyla Selçuklu ordusunun yanında<br />
savaşa katılırlardı.<br />
<strong>5. Türkm enler</strong>: Konargöçer bir hayat sürdürdükleri için her an savaşa hazır durumda bulunurlardı. Savaş zamanında sultanın daveti üzerine orduya katılırlardı.<br />
<strong>6. İkta Askerleri:</strong> ikta sahibi olanların, gelirlerinin bir bölümüyle beslenmek zorunda oldukları askerlerdi. Tamamı atlı birliklerdi.</em></em></em></em></em></em></em></em></em></p>
<p><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><strong>ÖRNEK:</strong><br />
I. Harzemşahlar<br />
II. Hazarlar<br />
III. Selçuklular<br />
Yukarıdaki devletlerin hangilerinde ikta sistemi uygulanmıştır?<br />
A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve II D) I ve III E) II ve III<br />
<strong>2006 ÖSS</strong></em></em></em></em></em></em></em></p>
<p><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><strong>ÇÖZÜM:</strong> ikta sistemi ilk olarak Hz. Ömer devrinde uygulanmıştır. Bu sistem daha sonraki dönemde İslam ve Türk-islam devletleri tarafından uygulanmıştır. Harzemşahlar ve Selçuklular bu sistemi uygulamıştır.<br />
<strong>Yanıt D</strong><br />
</em></em></p>
<ul>
<li><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel">Selçuklularda, ordu teşkilatı ile toprak yönetimi arasında </em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel">bağlantı vardı. Buna göre ülke toprakları vergi </em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel">gelirlerine göre bölümlere ayrılırdı. Devletin sivil </em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel">ve askerî memurlarına görev karşılığı verdiği topraklara </em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel">&#8220;ikta&#8221; denilirdi. Bu toprakları işleyen çiftçiler, </em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel">devlete vermeleri gereken vergiyi sipahiye verirlerdi.</em></em></em></em></li>
</ul>
<h2><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Dil ve Edebiyat</em></em></em></h2>
<ul>
<li><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"> Karahanlılar Türkçeye önem vermişler ve Türkçeyi </em></em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">resmî dil olarak kabul etmişlerdir. Resmî yazışmalarda </em></em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Uygur yazısı kullanmışlardı.</em></em></em></em></li>
<li><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"> Karahanlılar döneminden kalma yapıtların başında </em></em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Türk edebiyatının en önemli yapıtlarından biri Divân-</em></em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">ı Lügati’t Türk&#8217;tür. Eser Karahan prenslerinden </em></em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Kaşgarlı Mahmut tarafından yazılmıştır. Kaşgarlı </em></em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Mahmut, 1074 yılında tamamladığı yapıtında, çeşitli </em></em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Türk boylarının lehçelerinden örnekler vermiştir.</em></em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Kaşgarlı Mahmut Arapça&#8217;nın Türk dili üzerinde olumsuz etkisinden dolayı bu eseri hazırlamıştır.</em></em></em></em></li>
<li><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"> Karahanlılar döneminin bir başka önemli yapıtı da </em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel">Yusuf Has Hacib tarafından yazılan Kutadgu Bi</em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel">lig’dir. Yapıt 1069 yılında Kaşgar’da Uygur alfabesi </em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel">ile yazılmıştır. Kutadgu Bilig, Türkçe yazılan ilk siya </em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel">setnâmedir.</em></em></li>
<li><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"> Atabetü’l -Hakayık (Gerçeklerin Eşiği) ve Divan &#8211; ı </em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel">Hikmet adlı eserler Karahanlılar döneminin diğer ö</em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel">nemli eserleridir. Ele alınan konular açısından bu </em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel">iki yapıt birbirine benzer. Her iki yapıt da ahlaksal </em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel">yönü ağır basan, eğitici ve öğretici bir nitelik taşımaktadır. </em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel">Atabetü’l Hakayık, Edip Ahmet Yükneki tarafından </em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel">Uygur alfabesiyle Türkçe yazılmış bir yapıttır.</em></em></li>
<li><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"> Divan-ı Hikmet ise Ahmet Yesevi tarafından Türkçe </em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel">yazılmış bir yapıttır. </em></em></li>
<li><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"> Gazneliler halkının büyük kısmını İranlIlar, AfganlIlar </em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel">ve Hintliler oluşturuyordu. Bu nedenle Gaznelilerde </em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel">devletin resmî dili Arapçaydı. Buna karşılık ordu içinde </em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel">ve sarayda yaşayanlar Türkçe konuşuyorlardı. </em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel">Bu dönemin ünlü yapıtı, Firdevsi tarafından yazılıp </em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel">Gazneli Mahmut’a sunulan Şehnâme&#8217;dir.</em></em></li>
<li><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"> Selçuklular döneminde fethedilen Irak, Suriye, Arabistan </em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel">ve İran gibi bölgelerde yaşayan halkın dili, </em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel">daha çok Arapça ve Farsçadır. Bu nedenle Selçuklularda </em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel">bilim dili Arapça, resmî yazışma dili Farsça </em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel">idi. Bununla birlikte, günlük yaşamda konuşma dili </em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel">Türkçeydi.</em></em></li>
</ul>
<p><strong>SORU:</strong> Selçuklularda resmî yazışmalar Farsça idi. Medreselerde eğitim Arapça yapılıyordu. Halk ve ordu kesimi ise Türkçe konuşuyordu.<br />
Bu durum , Selçuklularda aşağ&gt;dakilerden hangisine neden olm uştur?<br />
A) Ordudaki asker sayısının azalmasına<br />
B) Yöneticiler ile halk arasındaki bağların güçlenmesine<br />
C) Türk dilindeki gelişmenin yavaşlamasına<br />
D) Yabancıların siyasal baskılarının önlenmesine<br />
E) Yönetimde bilim adamlarının söz sahibi olmasına</p>
<p><em><em><em><strong>ÇÖZÜM:</strong> Selçuklularda yazışmaların Farsça olması, eğitimin Arapça yapılması Türk dilinin gelişmesini yavaşlatmıştır.<br />
<strong>Yanıt C</strong><br />
</em></em></em></p>
<ul>
<li><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Dönemin bilgin ve şairleri yapıtlarını genellikle Arapça </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">ve Farsça yazmışlardır.</em></em></em></li>
<li><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Karahanlılar döneminin sözlü edebiyat yapıtlarının </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">başlıcaları da Satuk Buğra Han Destanı&#8217;dır.</em></em></em></li>
<li><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Türk edebiyatının Gazneliler dönemine ait yapıtlarının </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">başında, iranlı şair Firdevsi tarafından yazılan </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Şehnâme gelir.</em></em></em></li>
<li><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"> Selçuklular döneminin divan edebiyatı alanında </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">eser veren iki önemli şairi, iranlı Ömer Hayyam ve </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Feridüddin Attar’dır. Özellikle bağnazlığa karşı şiirler </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">yazan Hayyam’ın Rubailer’i dünyaca ünlüdür. Feriddüdin </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Attar’ın en ünlü yapıtı Mantıku’t- Tayr’dır.</em></em></em></li>
<li><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"> Moğol Devleti&#8217;nde 13. yüzyılda resmî dil Moğolca </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">idi. Moğol Devleti bölündükten sonra Altın Orda, Çağatay </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">ve ilhanlı devletlerinde Moğolcanın yerine </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Türkçe kullanılmaya başlandı.</em></em></em></li>
<li><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"> Türk ve Moğolların genel tarihi olan ve ilhanlı vezirlerinden </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Reşidüddin tarafından yazılan Cami-üt-Tevarih </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">ile Cüveyni&#8217;nin yazdığı Tarih-i Cihangüşa, bu </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">dönemin ünlü yapıtlarındır.</em></em></em></li>
<li><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"> Tarih konusunda önemli eserlerden biri de Moğolca </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">yazılmış olan Moğolların Gizli Tarihi’dir. Bu kitapta </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Cengiz Han&#8217;ın yaşamı anlatılır. </em></em></em></li>
<li><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Karahanlılar döneminin edebiyat dili olan Hakaniye </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">lehçesi, Çağatay Hanlığı zamanında bütün Orta Asya’ya </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">yayıldı ve Çağatayca adını aldı.</em></em></em></li>
<li><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"> Timurluların ilk zamanında edebiyat dili Farsça, bilim </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">dili Arapça idi. 15. yüzyıldan sonra Doğu Türkçesi </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">(Çağatayca) ile eserler yazılmaya başlandı.</em></em></em></li>
<li><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Timurlu Devleti hükümdarlarından Sultan Halil ve </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Hüseyin Baykara da Türkçe şiirler yazmışlardır. Dönemin </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">en ünlü şair ve yazarı Ali Şir Nevâî idi.</em></em></em></li>
<li><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"> Çağataycanın edebî bir dil olmasına çalışan Ali Şir </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Nevâî, Türkçeyi Farscadan daha üstün göstermek </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">amacıyla Muhakemetü’l- Lügateyn adlı kitabını yazmıştır.</em></em></em></li>
<li><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"> Safevi Devleti’nde halk, Türkçe ve Farsça konuşuyordu. </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Devletin resmi dili Farsça idi. Bir Türk hanedanı </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">olan Safeviler, Türkçeye ve Türk edebiyatına </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">da yakın ilgi gösterdiler. Safevi hükümdarı Şah İsmail, </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">aynı zamanda 16. yüzyılın en büyük Türk şairlerinden </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">biriydi. &#8220;Hatayi&#8221; mahlasını kullanan Şah İsmail </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">şiirlerinde sade bir Türkçe kullanmıştır.</em></em></em></li>
<li><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Özbek hanlıkları döneminde, Hive Hanı Ebul’l Gazi </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Bahadır Han&#8217;ın yazdığı Şecere-i Türkî (Türklerin soy </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">kütüğü) ve Şecere-i Terakime adlı eserdir. Bu iki </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">eser de Türkçe yazılmış olup Türk tarihine kaynak </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">oluşturması bakımından önem taşırlar.</em></em></em></li>
<li><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">16. yüzyılda Azeri edebiyatı da gelişmeye başladı. </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Genceli Nizami, Azeri edebiyatının en büyük temsilcilerinden </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">biridir. Köroğlu ve Dede Korkut Destanları, </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Anadolu Türk edebiyatı için olduğu kadar Azeri </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">edebiyatı için de önemli eserlerdir. </em></em></em></li>
<li><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Kazak Türkçesi, Türk dilinin bir şivesidir. 19. yüzyıla </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">kadar halk edebiyatı örnekleri sözlü olarak yaşamıştır. </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Kazak sözlü edebiyatının en güzel örnekleri Edige </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">ve Çora Batır destanlarıdır. </em></em></em></li>
<li><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Kırgız edebiyatının en güzel örneği Manas Destanı’dır.</em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Kırgızların kahramanlık destanı olan Manas </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Destanı’nda, Kırgız halkının inançları, gelenek ve </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">görenekleri eğlenceleri ve sosyal hayatları anlatılmaktadır.</em></em></em></li>
<li><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Türkmenistan edebiyatı, XIX. yüzyıl sonlarına kadar </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">sözlü edebiyat şeklinde gelişmiştir. Bu edebiyatın en </em></em></em><em id="__mceDel" style="font-size: 13px; line-height: 19px;"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">büyük temsilcisi, Türkmen Şairi Mahdum Kulu’dur.</em></em></em></li>
</ul>
<p>[tarih_ygs_lys]</p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-islam-devletlerinde-kultur-ve-medeniyet/">Türk – İslam Devletlerinde Kültür ve Medeniyet</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/turk-islam-devletlerinde-kultur-ve-medeniyet/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
