<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Selçuk Arıcı | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/selcuk-arici/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Thu, 25 Dec 2008 14:43:34 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Üşengeçliğinizi Nasıl Atabilirsiniz? &#8211; (Selçuk Arıcı)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/usengecliginizi-nasil-atabilirsiniz-selcuk-arici/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/usengecliginizi-nasil-atabilirsiniz-selcuk-arici/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jan 2008 10:25:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Sizin Yazılarınız]]></category>
		<category><![CDATA[Harekete Geçme]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Selçuk Arıcı]]></category>
		<category><![CDATA[Üşengeçliğinizi Nasıl Atabilirsiniz]]></category>
		<category><![CDATA[Üşengeçlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=3603</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üşengeçliğinizi Nasıl Atabilirsiniz? (Selçuk Arıcı) Biz insanoğlunun en büyük sorunlarından birisi de kendi kendimizi harekete geçirecek enerjiyi bir türlü bulamamamızdır herhalde. Konuşmaya gelince herkes fikrini söyler. “Şöyle yapılmalı” “Evet evet , bunu yapmalıyız bana göre de”, “Hayır aslında buradaki temel nokta….vs”. Herkes adeta birer danışman edasıyla fikrini ortaya koyar. Belki iyi niyetle fikirler ortaya koyulur. [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/usengecliginizi-nasil-atabilirsiniz-selcuk-arici/">Üşengeçliğinizi Nasıl Atabilirsiniz? – (Selçuk Arıcı)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><strong> <span style="font-size: 20pt; font-family: Maiandra GD; color: #0099cc;"> Üşengeçliğinizi Nasıl Atabilirsiniz</span><span style="font-size: 20pt; font-family: Maiandra GD; color: #0099cc;">?<br />
</span><span style="font-size: 15pt; font-family: Maiandra GD; color: #ff6600;"> (Selçuk Arıcı)</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Biz insanoğlunun en büyük    sorunlarından birisi de kendi kendimizi harekete geçirecek enerjiyi bir türlü    bulamamamızdır herhalde. Konuşmaya gelince herkes fikrini söyler. “Şöyle    yapılmalı” “Evet evet , bunu yapmalıyız bana göre de”, “Hayır aslında buradaki    temel nokta….vs”. Herkes adeta birer danışman edasıyla fikrini ortaya koyar.    Belki iyi niyetle fikirler ortaya koyulur. Ama genel olarak bizim en büyük    problemimiz harekete geçme ya da başka bir deyişle aktivitedir. Yani biz    düşüncelerin önüne geçememiş fikirsel çatışmaların içinde kaybolup gideriz. Ne    zaman ki birileri bunun farkına varırsa da o diğerlerinin önüne geçer. İlim    adamı, işadamı, saygın bir siyasetçi, ya da falanca yerde bir yetkili olur.    Peki bu kadar konuşmamıza rağmen neden kendimizi harekete geçirecek bu    enerjiye bir türlü sahip olamıyoruz ? Herkes görüntüde şöyle yapılmalı, bu    yapılmalı deyip güzel düşünceler ortaya koyabiliyor. İyi niyetini ortaya    koyabiliyorken bunu neden uygulayamıyor ? Şimdi bunun nedenlerinden ve ne    yapılması gerektiğinden kısaca bahsetmek istiyorum. </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Harekete geçmemizi engelleyen en    büyük nedenlerden birincisi hiç kuşkusuz ki yetiştiriliş tarzımızdır. Daha    küçük yaşlardan itibaren analarımız ve babalarımız bizlere toz kondurmazlar.    Benim oğlum haklıdır veya benim oğlum / kızım bunu yapmaz derler. Çocuklarının    hayata alışması için veya başka bir deyişle ayakta kalmayı öğrenmesi için pek    bir şey yaptığımız söylenemez. Aman kızım sen yapma biz hallederiz. Falancayı    devreye sokarız işlerini hallederiz. Aman oğlum neden yemeğini yemedin, dur    sana hemen yiyecek bir şeyler hazırlayayım der annelerimiz. Hatta bazen    anneler çocukları kocaman olmasına rağmen onlara kendileri yemek yedirmeye    çalışır. Ben 7 yaşındaki çocuğuna yemeğini kendisi yemek istemediği için zorla    ayakta çorba içirmeye çalışan anneler gördüm. Daha neler neler..</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">O halde ilk nedenimiz; Birilerinin sizin yerinize  bir şeyleri yapmasına alıştıysanız her şeyi önce başkalarının yapmasını  beklersiniz. Zira insanoğlunun tabiatında her zaman kolay olana yönelmek vardır.  Kolay olan bir başkasının yapmasını yapmaktır. Zira yeni doğan bir bebeğe ilk 3  gün biberonla mama verirseniz, bu daha sonra kendisine daha kolay geleceği için  annesinden süt emmek istemeyecektir. Kolay olana yönelmek daha bu hayata  geldiğimiz günden itibaren kazandığımız veya öğrendiğimiz bir tutumdur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Harekete geçmemizi engelleyen diğer unsurlardan  birisi de içinde bulunduğumuz ruh halidir. Eğer uzunca bir süredir bir konuda  çabalamış iseniz ve onda da bir başarı elde edememiş iseniz pek muhtemeldir ki  sonrasında da bu sizde yılgınlığa neden olacaktır. Hatta öyle durumlar vardır ki  bu sizin hayata küsmenize, depresyona girmenize veya bunların daha hafifleri  olarak stres ve duygu durum bozukluklarına yol açacaktır. Hayata bir şekilde  küsen insanlar hayata tutunmak için kendilerinde bir umit görmedikleri için  harekete geçmezler. Nasıl olsa yine başaramayacağım derler. İçlerinde biraz  korku, biraz yıpranmışlığın verdiği çaresizlikle artık ne yapabilirim ki derler.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Çaresizlik insanı yıpratan ve bir adım öteye  gitmesine engel olan en büyük nedenlerdendir. Daha önce sürekli kaybettiğini  düşünen insan bu davranışı artık öğrenmiştir. Biz buna psikolojide öğrenilmiş  çaresizlik duygu durumu deriz. </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Tembellik etmek veya gayret  göstermemek te yine bizim harekete geçmemizi engelleyen unsurlardandır. Biz  millet olarak rahatlığa alışmış bir topluluğuz. Bugün sokaktan herhangi birisini  çevirip çok paran olsa ne yaparsın sorusunu sorsanız hemen hemen hepsinde de  güzel bir tebessüm belirerek şunu yapacağım bunu yapacağım diyerek hayallerini  anlatırlar. Hemen hemen tüm insanlarda rahat, bol kazançlı, daha az emek  harcayarak daha çok para kazanma düşünceleri vardır. O yüzden ülkemiz  girişimcileri sabit bir iş yapmadan sürekli o günün moda işi neyse veya o anda  ne kazançlıysa onu yapmaya çalışırlar. O anı kurtarmak önemlidir çünkü. Örneğin  TV’lerde yayınlanıp ta birincilerinin daha sonra hiçbir şekilde hatırlanmadığı  yüzlerce yarışmayı aklınıza getirin. Veya yılbaşı günleri alınan milli piyango  biletlerinin veya devir miktarı arttığı zaman sayısal loto bayilerinin önünde  oluşan kuyrukları düşünün. Tembellik öylesine başa bela bir şeydir ki gerek  fiziksel olarak ve gerekse de düşünsel olarak tüm insanların en büyük  düşmanlarından birisidir. İnsana uyuşukluk verdiği gibi insanın içinde zaten  kısıtlı olan gayret duygularını da ortadan kaldırır. İnsanın herhangi bir işi,  daha başlamadan bitirmesine neden olur. Önce kafada ortaya çıkan bu tembellik  bir süreden sonra sizin fizyolojik olarak ta sağlınızın bozulmasına neden olur.  Yine bununla ilgili aklıma gelen güzel bir örneği vermek istiyorum. Örneğin  eskiden zayıflama uzmanları egzersiz önerirlerdi. Ama gelişen ve tembelleşen  dünyamızda bugün bitkisel adı altında öyle ilaçlar çıktı ki ve siz öyle şeyler  vaat ediyorlar ki. Daha önce girişimci diye bahsettiğim kişi veya kuruluşlar o  günün trendine uyarak ve ayrıca insanın tembellik içgüdüsünü de dürterek  “Hareket etmeden falanca içerikli bitkisel hapları içerek zayıflayabilirsiniz  diyorlar” Belki doğru , belki yanlış ama bunda bile kolaya kaçan biz yakında  herhalde koltuğa yapışık olarak yaşamaya başlayacağız. Sokağa çıktığınızda  altlarına tekerlek takılmış binlerce koltuk ve üzerinde birer tuşa basarak bu  koltukların üzerinde bir yere gitmeye çalışan insanlar göreceksiniz. Oysa insan  hareket ister ve buna göre yaratılmıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">İçinizdeki tembellik içgüdüsünü ortadan kaldrımaz  iseniz korkarım ki hem sağlığınızdan olacaksınız, hem de ruhsal olarak daha  kötüye gideceksiniz. Zira içinizde biriken enerjiyi atabilmenizin ve  rahatlamanızın tek yolu fiziksel olarak ta sağlıklı olmanızdır. Tembelliği  hareket ederek yenersiniz. </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Yaptığınız her hareket  neticesinde maddi bir kazanç beklemeyin. Evet yaptığınız her hareketin bir  şeyler kazandıracağını düşünün ama burada önemli olan bunun sürekli olarak sizin  olmasını beklemeyin. Burada önemli olan gerçekleştirdiğiniz her eylemin sizin  için veya başka insanlar için faydalı olacağını düşünmenizdir. Bir iş yaparken  hep kendinize faydası olup olmadığını sorgularsanız bu sizi bencil ve faydacı  bir insan haline getirir. Faydacı bir insan olmak ise toplum tarafın kabul  edilebilir bir insan tipi değildir. Yapacağınız işleri sadece kendinizin  faydasını düşünerek yapmayın. Allah rızasını gözetin. Birilerinin sizin  sayenizde mutlu olduğunu, belki hayatının kurtulduğunu hayal edin.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Unutmayın ki hayatta her şey karşılıklıdır. Hayat  öylesine adaletlidir ki. Siz bugün birileri için bir şey yaparsanız şuna adım  gibi eminim ki siz zora düştüğünüzde de birileri size yardımcı olacaktır. O  yüzden harekete geçmek için kendi faydanız olup olmadığına bakmayın. Yapacağınız  iş sizin faydanıza değilse bile başka insanların faydasına olacaktır.  Başkalarına yardım etmenin verdiği vicdani rahatlamayı, onlardan gelecek duayı  hiçbir parayla alamazsınız. Geriye dönüp baktığında kim hayırlarla anılmayı  istemez ki ?</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Alışkanlıklarınızı değiştirin ! Küçüklüğünüzden  itibaren geliştirdiğiniz bir takım tutumlar olabilir. Kendinize özgü  alışkanlıklarınız veya düşünce biçiminiz olabilir. Hatta sizin değişmez  prensipleriniz de olabilir. Ama durup arada bir şöyle düşünmelisiniz. “Dünya  bile sürekli değişirken benim düşünce biçimimde acaba hiç mi yanlışlık yok ? “  Kendinizi tıpkı arabaların servis bakımları gibi arada bir gözden geçirin. Zira  kötü alışkanlıklar da insanın harekete geçmesine engel olan en büyük  etkenlerdendir. Örneğin; Sürekli sigara içen biriyseniz bir süre sonra bunu  bırakacak gücü bulamazsınız kendinizde. Bunun size zarar verdiğini bilirsiniz  ama sürekli erteler ve üşenirsiniz sigarayı bırakmayı. Hatta daha sonra “Hayır  efendim sigara içenlerinde hakları var” gibi bir saçmalık bile ortaya  atabilirsiniz. Sahip olduğunuz kötü alışkanlık yüzünden doğrunun ne olduğu, hak  hukuk teraziniz zarar görür. Doğrusu sigara içememek iken, kendinizi birden  sigarayı içenleri savunurken bulursunuz. Bu benim insan hakkım der kendinizi  kandırırsınız. Oysa yapmanız gereken alışkanlığınızın size ve çevrenize ne gibi  bir zararı olduğunu sorgulamaktan başka bir şey değildir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Düşüncelerinizi arada bir gözden geçirmek iyidir.  Her ne yaparsanız yapın ne düşünürseniz düşünün, alışkanlıklarınızın, yaşam  stilinizin, düşüncelerinizin, kararlarınızın Hakk”a hukuka uygun olmasını esas  alın. Bu sizin hayatla daha barışık olmanızı sağlayacaktır.<br />
PEKİ ÜŞENGEÇLİĞİ YENMEK İÇİN NE YAPMALI:<br />
1- Kendinizle barışık olun. Hep ben demeyin. İnsanlar içinde bir şeyler  yapabilecek iken sadece kendiniz için bir şeyler yapmayın. Bana ne faydası  olacak düşüncesi sizi bir süre sonra bencil ve herhangi bir olay karşısında  hareketsiz bırakır. Bir süre sonra hiçbir olay karşısında hareket edemez hala  gelirsiniz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">2- Sağlıklı bir vücuda sahip olun. Egzersiz yapın.  Eğer hergün belli bir saat aralığını fiziksel aktiviteye, spora ayırmaz iseniz  bir süre sonra vücudunuz tembelleşir. Vücut ve beyin birbiriyle uyumlu iyi birer  takım oyuncusudur. Birinden biri çalışmaz ise diğeri de durur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">3- Vicdanınızı arada bir sorgulayın. Arada bir  zihinsel muhasebe yapmak, iyi bir insan olacağım cümlesini kurmak sizi iyi bir  insan olmaya yöneltecektir. Unutmayın ki önemli olan sadece ben iyi bir insanım  demek değil. Başka ve çok çeşitli insanlar tarafından da evet sen iyi bir  insansın diye geri bildirim almaktır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">4- Alışkanlıklarınızı gözden geçirin. Sizi  hareketsiz bırakan her tür alışkanlık kötüdür. Sizin faydalı işler yapmanıza  engel olan her tür alışkanlık kötüdür.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">5- Hiçbir şeyi sadece maddi kaygılarla yapmayın.  Manevi kazançların aslında sizi daha çok ayakta tutacağını bilin.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">6- Kendiniz için bir yaşam felsefesi geliştirin.  Davranışlarınızda tutarlı olun ve bunu hareketlerinizle de gösterin. Belirli  durumlara hep aynı tepkiyi verin. Unutmayın ki olumlu davranışların tekrarı  zamanla alışkanlığa dönüşecek ve siz farkında olmadan faydalı alışkanlıklarınız  olacaktır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">7- Öğrenilmiş çaresizliğinizi yenin. Her durum kendi  başına bağımsız bir olaydır. Daha önce benzer bir olay karşısında yaşadığınız  başarısızlık sonra da gerçekleşecek değildir. Pekala çabalayarak ve akılcı  hareket ederek ve en önemlisi de sabrederek başarılı olabilirsiniz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">8- Bir durum karşısında hep” aman canım bana ne”  demeyin. Başkaları nasıl olsa yapar demeyin. Yani hep karşıdan beklemeyin. Bu  sizin hep tereddüt etmenize neden olur. Çekimser, arka planda kalan, etliye  sütlüye dokunmayan bir insan haline gelirsiniz. Bir süre sonrada bencilleşir ve  sadece kendiniz için yaşayan ir insan olursunuz. Oysa herkes bir toplulukta  yaşadığına göre o topluluğun her ferdi, insanların gerçekten faydasına olacak  bir konuda Hakka hukuka uygun bir şekilde her duruma yardımcı olmalıdır. Destek  vermelidir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">9- Zihinsel süreçlerinizi geliştirerek sosyal bir  insan olmaya karar vermelisiniz. Entellektüel sermayenizi ve Allah inancınızı ne  kadar geliştirirseniz o kadar sorumlu ve vicdanı huzurlu bir insan olursunuz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">10- Yaşamınızda hep empati yapın. Yani bir karar  verirken acaba onun yerinde ben olsam ne yapardım deyin. Bir durum karşısında  kendinizi hep o durumu yaşayan insanın yerine koyun. Eğer vicdan sahibi iseniz  zaten bu sizi harekete geçmek için ikna edecektir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Psik.Dan. Selçuk Arıcı<br />
İnsan Kaynakları Uzmanı<br />
selcukarici@gmail.com</strong></span></p>
<p align="center"><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD;"><strong> <span style="font-size: 15pt;"><span style="color: #808080;"> <span lang="tr">|</span></span><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/sizden-gelenler/">»<span lang="tr"> “Sizden Gelenler” Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <span style="color: #808080;">|</span></span></span></strong></span><span style="font-family: Maiandra GD;"> </span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/usengecliginizi-nasil-atabilirsiniz-selcuk-arici/">Üşengeçliğinizi Nasıl Atabilirsiniz? – (Selçuk Arıcı)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/usengecliginizi-nasil-atabilirsiniz-selcuk-arici/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Özgüven Kazanma Taktikleri &#8211; (Selçuk Arıcı)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/ozguven-kazanma-taktikleri-selcuk-arici/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/ozguven-kazanma-taktikleri-selcuk-arici/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jan 2008 10:17:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Sizin Yazılarınız]]></category>
		<category><![CDATA[Özgüven]]></category>
		<category><![CDATA[Özgüven Kazanma]]></category>
		<category><![CDATA[Özgüven Kazanma Taktikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Psik. Dan. Selçuk Arıcı]]></category>
		<category><![CDATA[Selçuk Arıcı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=3600</guid>

					<description><![CDATA[<p>Özgüven Kazanma Taktikleri (Selçuk Arıcı) Önemli bir savaş sırasında Japon bir komutan askerlerinin sayısının düşmanlarınkine kıyasla çok daha az olmasına rağmen saldırıya geçmeye karar verir. Ordusunun kazanacağına olan güveni tamdır. Ancak, askerleri zafer konusunda oldukça kaygılıdır. KOMUTAN ZEKİCE BİR PLAN YAPAR?Savaş alanına doğru ilerlerken, yol kenarındaki bir tapınakta durup hep birlikte dua ederler. Daha sonra [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/ozguven-kazanma-taktikleri-selcuk-arici/">Özgüven Kazanma Taktikleri – (Selçuk Arıcı)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><strong> <span style="font-size: 20pt; font-family: Maiandra GD; color: #0099cc;">Özgüven    Kazanma Taktikleri</span><span style="font-size: 20pt; font-family: Maiandra GD; color: #0099cc;"><br />
</span><span style="font-size: 15pt; font-family: Maiandra GD; color: #ff6600;"> (Selçuk Arıcı)</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Önemli bir savaş sırasında Japon    bir komutan askerlerinin sayısının düşmanlarınkine kıyasla çok daha az    olmasına rağmen saldırıya geçmeye karar verir. Ordusunun kazanacağına olan    güveni tamdır. Ancak, askerleri zafer konusunda oldukça kaygılıdır. KOMUTAN    ZEKİCE BİR PLAN YAPAR?Savaş alanına doğru ilerlerken, yol kenarındaki bir    tapınakta durup hep birlikte dua ederler. Daha sonra komutan cebinden bozuk    para çıkararak ?Şimdi yazı-tura atacağız. Eğer tura gelirse, biz kazanacağız,    ama eğer yazı gelirse kaybedeceğiz, kaderimiz böylece ortaya çıkacak? der.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Bozuk parayı havaya atar ve herkes sabırsızca  paranın yere düşmesini bekler. Tura gelmiştir. Askerler çok sevinirler;  kendilerine olan güvenlerini toplamışlardır. Bu coşkuyla düşmana saldırır ve  savaşı kazanırlar. Bir süre sonra yüzbaşı komutanının yanına gelerek onun  kehanetini takdir edercesine, ?Kimse kaderi değiştiremez? der. Bunun üzerine  ?Haklısın? der komutan, iki tarafı da ?tura- olan parayı göstererek…!!</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Hepimiz hikayede yazdığı gibi zor durumlarla karşı  karşıya kalmışızdır.Çoğu zaman karar vermek ve harekete geçmek için bazı  yönlendirilmelere ihtiyaç duymuş ve sanki içimizde bizi biz yapan ve harekete  geçmemize yardımcı olacak o gücü hissetmekte zorlanmışızdır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Burada asıl önemli olan o gücü ne zaman ve hangi  koşullarda hissettiğimizdir aslında.Şöyle bir gözlerinizi kapayın.Hayatınızda  gerçekten bir işi başardığınız aklınızda yer etmiş geçmişinizdeki o günleri  hatırlayın.Örneğin okul yıllarınızda çok büyük bir kalabalığın karşısında  yaptığınız konuşmayı hatırlayın.Veya ilk flörtünüze çıkma teklifi yaparken  yaşadığınız heyecanı ve her şeye rağmen tüm heyecanınıza ve hata yapma korkunuza  rağmen ona çıkma teklifi ettiğiniz günü hatırlayın.Ve her iki örnekte de  başarıya ulaştığınız zaman içinizde hissettiğiniz iç huzuru hatırlayın.Ne kadar  mutlu olmuştunuz değil mi?</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"> Şu bir gerçek ki hayatta elde ettiğimiz başarıların hiçbiri tesadüfler sonucu  kazanılmamıştır.Yani burada önemli olan nokta bizim başarılı olmak ve kazanmak  için kadercilik oyunu oynamayıp bu kaderi oluşturabilmemiz için bir ön hazırlık  yapmamız, çabalamamız, başarma içgüdüsüyle harekete geçmemizdir.<br />
Bazen, sanki bir şeyler sesimizi keser; beğenilmemek korkusu, dışlanma kaygısı,  süregelen düzene boyun eğmişlik ya da yoğun bir yetersizlik hissi, vs. gibi  olumsuz öngörüler duygu ve düşüncelerimizi pek az açmamıza ya da hiç açmamamıza  neden olur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Özgüveni gelişmemiş bireyler kendilerine bir görev  verildiğinde, ya da karşılarına başarmaları gereken bir durum çıktığında, bu  durumdan kaçmaya çalışabilirler hatta mümkünse bu işleri başka arkadaşlarına,  dostlarına yaptırmaya gayret ederler. Mahcubiyet duygusunu yaşamamak için bu  çeşit riskli durumlardan sürekli uzak dururlar. Peki böyle bir durumdan  kurtulunması için ne yapılması gerekir?</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Esasında özgüven konusundan bahsederken özgüvenin  tanımını yapmak daha doğru bir yaklaşım olacaktır.Özgüven kendimizle ile ilgili  olumlu ve pozitif duygular geliştirmemiz sonucunda ortaya çıkan harekete geçme  gücü şeklinde düşünülebilir.Ayrıca özgüveni yine iç ve dış özgüven olarak ta  ikiye ayırabiliriz. . İç özgüven, kendimizle ilgili hissettiğimiz memnuniyet ve  kendimize dair inancımız, dış özgüven ise dışarıya kendimiz hakkında verdiğimiz  görüntü ve insanlarla olan iletişimlerimizde farklı duygularımızı ifade edebilme  becerimizle ilgilidir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Bizler toplumda yaşayan bireyler olarak hem iç hem  de dış özgüveni farkında olarak ya da farkında olmadan çoğu zaman  kullanırız.Bunlar arasında da zaten çok iyi bir dengenin kurulmuş olması  gerekir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Eğer iç ve dış özgüveni dengeleyemezsek sağlıksız  bir iletişim kurmaya başlarız ki bu da bizim ilişkilerimiz olumsuz bir yönde  etkiler.Keza bu durum çoğu zaman bizlerin bağımsız birer fert olmasını  engellediği gibi bizlerin sadece yakınımızdaki topluluğun bizi iteklemesiyle  harekete geçirmesi ya da toplumla çatışma topluluğa ters düşme şeklinde olumsuz  sonuçları görülebilir.<br />
Özgüven konusunda temel nokta bizi harekete geçiren bu gücün ne kadar sağlıklı  ve gerçekten ne kadar olumlu ve pozitif olduğudur.Çünkü özgüvenin temelinde  insanın pozitif olma duygusu yatar.Eğer bir durumla ilgili negatif  düşünceleriniz ne kadar fazlaysa o durumla ilgili iş yapma kapasiteniz de o  oranda azalacaktır. Kısacası o işi yapmak istemeyeceksiniz ya da mecbur  olduğunuz için yapacaksınız.Bu da sizin o işten alacağınız verimi ve başarıyı  haliyle düşürecek. Hangimiz başarmayı yürekten istediğimiz bir konuda çok  çalışıp ta kaybetmiş ki.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Özgüven konusuyla, hayattaki başarılarımızın doğru  orantılı olarak birbirini tamamladığı göz önünden kaçırılmaması gereken bir  nokta.Bizler başarılı olduğumuz, üzerinde defalarca alıştırma yaptığımız bir  konuda daha az hata yapma olasılığına sahibiz.Sizlere hata yapmayacağımızı  söylemiyorum ama gerçekten böyle bir durumda heyecanımızı daha iyi kontrol  ettiğimiz için daha başarılı oluruz.Çünkü biz önceki yaşantılarımızla, birer  deneyim kazanmış ve artık tecrübe sahibi olmuşuzdur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Dolayısıyla herhangi bir konuda ne kadar çok  çalışırsak ve başarılı olursak özgüvenimizde o oranda artmakta diyebiliriz<br />
Biz insanların en çok yaptığı hatalardan biri bir başarısızlıkla  karşılaştığımızda o başarısızlığımızın sonucunda kendimize olumsuz ifadelerde  bulunmamızdır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Bunu biraz açarsak hepimiz zaman zaman ?Ah ben ne  beceriksizim?, ?benden adam olmaz?, ?zaten şu işi başarsaydım alim olurdum? vb.  bir sürü olumsuz yükleme yapmışızdır kendimize.Esasında bu yüklemelerimiz  bizlerin gelecekte ki hayatında gerçekten pahalıya mal olmakta.Bizleri pasif ,  çekinden, özgüveni olmayan, arka planda kalmayı tercih eden bireyler haline  getiriyor.Her şeyden korkar oluyoruz ve içimizde bulunan girişimcilik ruhunu yok  ediyoruz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Bütün bunların yanı sıra kendi olumsuz  varsayımlarımızla beslediğimiz ?yıkıcı? düşünce yapılarımızı yenmek için bazı  ?onarıcı? teknikler de var:</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Güçlü yönlerimizi belirlemek ve onların üstünde daha  çok durmak: Denediğimiz her yeni şey için kendinize şans tanımalıyız. Önemli  olan elde edilen sonuç değil, bu yolda harcanan çabalardır. Bu yüzden kendimizi  takdir etmeyi bilmeliyiz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Risk almak: Her yeni deneyime yeni bir öğrenme  fırsatı olarak bakabilmek.Asıl olan kazanmak yahut kaybetmek değil! Ancak bu  şekilde yeni fırsatlarla karşılaşabiliriz ve kendimizi olduğumuz gibi kabul  edebiliriz. Aksi taktirde, her fırsat açılmamış bir kutu olarak içimizde  kalacak; dolayısıyla doğrudan başarısızlıkla sonuçlanıp, kişisel gelişimimizi  engelleyecektir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">İç konuşma yapmak: İç konuşma yaparak olumsuz  varsayımlarımızla başa çıkabiliriz. Kendimize haksızlık ettiğimiz bu durumlarda,  ?dur bakalım, o kadar da değil? diyerek daha olumlu varsayımlar üretmeliyiz.  Örneğin, herhangi bir şeyin mükemmel olmasını beklediğimiz bir durumda , herşeyi  mükemmel yapamayacağımızı, önemli olanın elimizden geldiği kadarını en iyi  şekilde yapmaya çalışmak olduğunu kendimize hatırlamak harika bir fikirdir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Kişisel değerlendirme yapmak: Kendimizi her şeyden  ve herkesten bağımsız olarak değerlendirebilmek… İçsel olarak kendimiz kendi  davranışımız hakkında ne düşünüyoruz? Bu tarz bir bakış açısı içsel olarak daha  güçlü hissetmemizi sağlayacak ve kişisel gücümüzü başkalarının ellerine teslim  etmemizi engelleyecektir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Kendini sevmek: İnsanlar kendilerini sevdiklerinde  hem duygusal hem de fiziksel olarak kendilerini güvende hissederler ve  kendileriyle barışık yaşarlar.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Kendini tanımak: Kendilerini tanıyan insanlar kendi  güçlü ve güçsüz yönlerini iyi bilirler. Bir topluluğa girdiklerinde kendilerini  ifade ederken kendi potansiyellerinin farkında olarak harekete geçerler.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Hedef Koymak: Tabi burada kastedilen hedef açık  venet koyduğumuz hedefler.Elbetteki çok büyük genel hedeflerimiz olabilir.Ama  bunlara ulaşmamız için mutlaka planlı ve daha gerçek hedeflerimizde olmalı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Pozitif Düşünmek: Pozitif düşünce özgüveni harekete  geçirmeye zorlayan belki de en önemli etkenlerden biri. Olumsuz bir düşünceyle  herhangi bir başarı elde etmek çok güç. Bu bizi ancak karamsarlığa götürür. O  yüzden kendimizi pozitif düşünmeye alıştırmamız ve bunu bir yaşam biçimi haline  getirmemiz bize hayatımızda çok şeyler kazandıracak.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">İyi bir iletişim: Sağlıklı bir iletişim yeteneğimiz  olması bizlerin çevremizde sevilen saygı duyulan güvenilen insanlar olmamızı  sağlar.Çevremizde olumlu bir imaja sahip olduğumuzda kendimize güvenimiz  artacaktır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">İyi bir ifade yeteneği: Toplum içinde konuşmak için  bol bol okumamız konuşma tekrarları yapmamız ve hatta zaman zaman iyi birer  hatip olabilmek için evde çalışmamız ve sonucunda da konuşma yeteneğimizi  artırmamız bize topluluk içinde daha çok söz söyleme imkanı tanıyabilir.Bu da  bizi yine özgüven konusunda olumlu destekleyebilir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Duyguları kontrol etme : Duyguları ile başa  çıkabilen çocuklar duygularının esiri olmazlar. Beklenmedik davranışlar  göstermezler. Korkuları ve endişeleri ile başa çıkabildikleri için riskleri göze  alabilirler. Mutsuzluklarının kendilerini sürekli engellemesine izin  vermedikleri için sıkıntılı dönemlerini kısa sürede atlatabilirler. Anlaşmazlık  olduğunda kendilerini iyi savunurlar. Kıskançlık, öfke gibi doğal olan duyguları  yaşadıklarında suçluluğa kapılmazlar. İlişkilerinde neşe, sevgi ve mutluluk  ararlar. Kimseye körü körüne kapılmazlar.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Anne babalar çocuğu özgüvenli yetiştirmek için neler  yapabilir ?<br />
* Çocuğun güçlü olduğu konularda büyüklerine yardımcı olmalarına izin verilmesi.<br />
* Yaptığı işe çok fazla müdahale etmeyerek kendisine duyulan güvenin belli  edilmesi.<br />
* Onunla zaman geçirerek önemli olduğunun kanıtlanması.<br />
* Onların düşünce ve inançlarının eleştirilmeden dinlenmesi.<br />
* Potansiyellerini sınamaları için riske atılmalarının teşvik edilmesi.<br />
* Yaptığı işlerle ilgili ona olumlu tepkiler verilmesi.<br />
* Çocuğa yönelik eleştirilerin dolaysız, açık ve dürüst olması.<br />
* Kendisini tanıması için sosyal etkinliklere (Resim, tiyatro, spor…. vb.)  yönlendirilmesi.<br />
* Karşılaştırma yapmaktan kaçınılması.<br />
* Çocuğun sınırlarını göz önünde bulundurarak çok zor hedefler belirlememesine  yardımcı olunması.<br />
* Hedeflerine ulaşmada geçtikleri her aşama için teşvik edilmesi. (Daha uzun  birlikte olmak, hafta sonu sinemaya birlikte gitmek, evde parti yapmasına izin  vermek…..vb.)<br />
* Onların hedeflerine saygı gösterilmesi.<br />
* Olumsuz düşüncelerini bir kenara bırakarak kendileri adına olumlu şeyler  söylemeleri için cesaretlendirilmesi.<br />
* Düşüncelerinde genelleme yapmalarının engellenmesi. (Sınav konularının  hiçbirini öğrenmemistik yerine Sınav konularının bazılarını öğrenmemiştik ….  vb.)<br />
* Düsüncelerindeki abartılı ifadelerin daha doğru ifadelere yöneltilmesine  yardımcı olunması (Öğretmen beni hiç dinlemiyor yerine Soru sorduğumda bazen  öğretmen beni dinlemiyor…..vb.)<br />
* Sık sık konuşma fırsatı verilmesi ve düzenli aralıklarla çesitli konularda  sohbetler edilmesi.<br />
* Kültür farklılıkları,farklı insanlar ve durumlar hakkında tartısmalar  yapılması.<br />
* Beden dilinin önemi üzerinde durulması.<br />
* Ev içinde ve dışında basarabileceği sorumluluklar verilmesi. (Sofrayı kurma,  telefon faturasını yatırma, ufak tefek alısveris yapma…. vb.)<br />
* Değişik yaş gruplarındaki insanların bulunduğu ortamlara girmesine fırsat  yaratılması.<br />
* Pozitif düşüncelerin paylaşılarak olumlu düşünme yeteneğinin gelistirilmesi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Sonuç olarak ; Özgüven için başınızı kaldırıp biraz  dik durmanız ve geleceğe güvenle pozitif bir şekilde bakmanız hayatınıza yeni  bir ufuk kazandıracaktır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Psik.Dan.Selçuk Arıcı<br />
İnsan Kaynakları Uzmanı<br />
selcukarici@gmail.com </strong></span></p>
<p align="center"><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD;"><strong> <span style="font-size: 15pt;"><span style="color: #808080;"> <span lang="tr">|</span></span><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/sizden-gelenler/">»<span lang="tr"> “Sizden Gelenler” Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <span style="color: #808080;">|</span></span></span></strong></span><span style="font-family: Maiandra GD;"> </span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/ozguven-kazanma-taktikleri-selcuk-arici/">Özgüven Kazanma Taktikleri – (Selçuk Arıcı)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/ozguven-kazanma-taktikleri-selcuk-arici/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
