<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sureyya Ulker | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/sureyya-ulker/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Sat, 29 Sep 2007 22:51:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Bilim Dili ve Türkçe (Prof. Dr. Süreyya Ülker)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/bilim-dili-ve-turkce-prof-dr-sureyya-ulker/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/bilim-dili-ve-turkce-prof-dr-sureyya-ulker/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 29 Sep 2007 22:51:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türkoloji Makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türkoloji Makaleleri (Genel)]]></category>
		<category><![CDATA[Akademik]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim Dili]]></category>
		<category><![CDATA[Dil Sorunlari]]></category>
		<category><![CDATA[Dilbilim]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Turk Dili]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Sureyya Ulker]]></category>
		<category><![CDATA[Türk]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dili]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[Turkcemiz]]></category>
		<category><![CDATA[Türkoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Universite]]></category>
		<category><![CDATA[Yazi]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Turk Dili]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/bilim-dili-ve-turkce-prof-dr-sureyya-ulker/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bilim Dili ve Türkçe (Prof. Dr. Süreyya Ülker) (Bu yazı Gastroenteroloji Derneği&#8217;nce Antalya&#8217;da düzenlenen 19. Ulusal Gastroenteroloji Haftası kapsamında 3 Ekim 2002 günü yapılan &#8220;Türk dili ve tıp&#8221; konulu açık oturumda sunulan bildiriden uyarlanmıştır) Her dilin bilim dili olamayacağı yolunda yanlış bir kanı vardır. Bu, eski uygarlıkların genellikle tek bir bilim dilini benimseme geleneğinden kaynaklanan [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/bilim-dili-ve-turkce-prof-dr-sureyya-ulker/">Bilim Dili ve Türkçe (Prof. Dr. Süreyya Ülker)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="text-align: center" align="center"> <font color="#3366ff"> <span style="font-family: Maiandra GD; font-weight: 700; font-size: 22pt">Bilim  Dili ve Türkçe</span></font><font color="#ff5050" size="3"><strong><span style="font-size: 15pt; line-height: 150%; font-family: Maiandra GD"><br />
(Prof.  Dr. Süreyya Ülker)</span></strong></font></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height: 150%; text-align: center" align="center"> <font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD; font-style: italic">(Bu  yazı Gastroenteroloji Derneği&#8217;nce Antalya&#8217;da düzenlenen 19. Ulusal  Gastroenteroloji Haftası kapsamında 3 Ekim 2002 günü yapılan &#8220;Türk dili ve tıp&#8221;  konulu açık oturumda sunulan bildiriden uyarlanmıştır)</span></font></p>
<p> <font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD; font-style: italic"><br />
</span></font></p>
<p><font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD">Her dilin bilim dili  olamayacağı yolunda yanlış bir kanı vardır. Bu, eski uygarlıkların genellikle  tek bir bilim dilini benimseme geleneğinden kaynaklanan bir görüştür. Örneğin  Akdeniz Havzası&#8217;nın en eski bilim dillerinden biri Yunancadır. Batı uygarlığının  bilim dili olan Latince Yunan bilim dili üzerine kurulmuştur. Bugünkü çağdaş  batı bilim dilleri de Latin bilim dili üzerine kurulmuştur. Batılıların  Yunanlılara duydukları yakınlığın altında onları kendi uygarlıklarının kökü  olarak görmeleri yatmaktadır. Doğu uygarlığının bilim dili Arapça da Yunan bilim  dilinin etkisi altında gelişmiştir.</span></font></p>
<p><font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><br />
</span></font></p>
<p><font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD">Çağdaş batı dillerinden  İtalyanca, Fransızca, İspanyolca, Portekizce, Latin dilleridir. Dolayısıyla, bu  dilleri konuşan ulusların bilim dilinin Latinceye yakın olması kökenlerinin  gereğidir. Örneğin Yunancada mide anlamına gelen gaster sözüyle yine Yunancada  benzer bildiren -oides sonekinden bozma Latince-itis sonekinden oluşan Latince  gastritisin Fransızcası gastrite&#8217;tir.</span></font></p>
<p><font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><br />
</span></font></p>
<p><font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD">İngilizce tümce  kuruluşu bakımından bir Cermen dili olmakla birlikte İngiltere&#8217;nin eski  sahipleri olan Britonlardan kalma çok sayıda Keltçe, İngiltere&#8217;yi istila eden  Fransızlaşmış Normanlardan kalma çok sayıda Fransızca öğeyi de içerir.  Dolayısıyla karışık bir dildir. Keltçe, Fransızca öğelerin ayıklanması bu dili  Almancaya yaklaştıracaktır. Bu ise İngilizlerin istemeyeceği bir şeydir.  Dolayısıyla Keltçe, Fransızca öğeler İngilizleri Almanlardan ayrı bir ulus yapan  etmenlerin başında gelmektedir.</span></font></p>
<p><font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><br />
</span></font></p>
<p><font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD">Cermen soyunun kök  kavmi olan Almanların dilindeyse Latince birçok kavramın İngilizce ile  Fransızcada bulunmayan ulusal karşılıkları vardır. Örneğin İngilizlerin Latince  gastritis, Fransızlarınsa gastrite dedikleri mide iltihabına Almanlar  Magenschleimhautentzündung derler. Bununla birlikte Alman bilim dilinin  Latinceden tam anlamıyla bağımsız, mükemmel bir bilim dili olduğu söylenemez.  Bunun altında iki neden yatmaktadır.<br />
</span></font></p>
<p><font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><br />
</span></font></p>
<p><font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD">Bunlardan biri Cermen  dillerinin ekler aracılığıyla terim türetmeye elverişli olmaması, öbürüyse bu  dillerin Latin dilleri gibi Hint-Avrupa dillerinden olmalarıdır. Ekler  aracılığıyla terim türetmeye elverişli olmayan bu dilde ulusal adlandırma  bileşik sözcük yapımına dayalıdır. Bu da terimleri uzun, kullanışsız  kılmaktadır. Batının ortak bilim dili olan Latinceyle olan köken bağıysa o dilin  bütünüyle yabancı bir dil olarak görülmesini engellemektedir.</span></font></p>
<p><font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><br />
</span></font></p>
<p><font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD">Uzakdoğuda özgün bir  uygarlık yaratan Japonların bilim diliyse Latinceden bütünüyle bağımsız olarak  gelişir. Bunda Japoncanın Latinceyle ya da başka bir Hint-Avrupa diliyle hiçbir  yakınlığının bulunmamasının rolü büyük olmuştur.</span></font></p>
<p><font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><br />
</span></font></p>
<p><font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD">Arapçaya dayalı olarak  19. yy&#8217;da geliştirilen Osmanlı bilim dili de Almancada olduğu gibi bileşik  sözcüklerin ağır bastığı bir dildi.</span></font></p>
<p><font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><br />
</span></font></p>
<p><font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD">Türkçe, ekler  aracılığıyla sözcük türetmeye elverişli bir dildir. Bu özelliğiyle Latinceye  benzer. Dolayısıyla bilim dili olmaya çok elverişlidir. Dilimizin bu özelliğini  ilk fark eden kişilerden biri ulu önderimiz Atatürk olmuştur. Askerlik,  geometrik terimlerini dilimizin bu özelliğinden yararlanarak bizzat  özleştirmiştir. (Tugay, yüzey, yatay, düşey, dikey gibi terimler bu anlayışın  örnekleridir.)</span></font></p>
<p><font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><br />
</span></font></p>
<p><center><!--adsense#reklam_336x280--></center> <font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD">TDK&#8217;nun dil devrimi  sonrası yayımladığı çok sayıda terim sözlüğü dilimizi bilim dili durumuna  getirmiştir. Kurum bu çalışmalara girişmeden önce Türkçenin söz varlığını  belirlemiştir. Bu amaçla Türkçe yazılı kaynaklar Orhun Yazıtları&#8217;ndan başlayarak  taranmıştır. Bu çalışma sonunda 1934 yılında tarama dergisi yayımlanmıştır. (6).  Bunun ardından genel dilin, tarama dergisindeki veriler ışığında  özleştirilmesine girişilmiş 1935 yılında cep kılavuzu yayımlanmıştır (2).</span></font></p>
<p><font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><br />
</span></font></p>
<p><font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD">Cep kılavuzuna  bakıldığında terimlere Türkçe kökten karşılıklar bulma çabasına girildiği  gözlenir. Ancak kimi terimlerin öz Türkçe karşılıklarının yanı sıra Osmanlıcadan  bozma biçimlerine de yer verilmiştir. Örneğin Osmanlıca eczahanenin öz Türkçesi  olarak Türkçede ilaç anlamına gelen em sözünden türetilen emget önerilmiş ancak  eczahaneden bozma eczaneye de yer verilmiştir.<br />
</span></font></p>
<p><font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><br />
</span></font></p>
<p><font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD">O gün için öz Türkçesi  bulunmayan Osmanlıca terimler dilimize uyarlanarak yalınlaştırılmıştır. Örneğin  siyasete siyasa, bağçeye bahçe denmiştir. Tarama dergisiyle cep kılavuzunun bir  yıl arayla yayımlanmış olması, cep kılavuzunun ivedi olarak toplumun  gereksinmelerini karşılamak üzere hazırlandığını, eksiklerin sonradan  bütünlenmesinin düşünüldüğünü göstermektedir.<br />
</span></font></p>
<p><font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><br />
</span></font></p>
<p><font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD">Ancak, Atatürk&#8217;ün  ölümünden sonra işin kolayına kaçılması yeğlenerek adı geçen kılavuzda geçici  olarak dilimize Osmanlıcadan uyarlanan terimlerin öz Türkçe karşılıkları  üzerinde kafa yorulmamış, hem öz Türkçesi, hem Osmanlıcadan uyarlanan karşılığı  sunulmuş seçeneklerden genellikle Osmanlıcadan bozma olanlar yeğlenmiştir.  Örneğin bugün eczahaneye emget değil, eczane diyoruz.</span></font></p>
<p><font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><br />
</span></font></p>
<p><font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD">TDK&#8217;nun terim  sözlükleri kırklı yıllarda yayımlanmaya başlanmıştır. Bu çalışmalar ellili  yıllarda durmuş, 27 Mayıs 1960 devriminden sonra Atatürk devrimlerine dönüş  sürecinde yeniden başlanmıştır. Kurumun 1963-1983 yılları arasında çok sayıda  terim sözlüğü yayımlanmıştır. Bu sözlüklerin Türkçe terim varlığı 80.000&#8217;e  yakındır. En çok terime sahip bir bilim alanı olan tıp bu rakamın içinde  değildir. Dolayısıyla dilimiz artık bir bilim dili olmuştur. Ne var ki bu bilim  dilini oluşturmakta gösterilen başarı yaygınlaştırmakta gösterilememiş,  özellikle fen bilimlerinde Türkçe terimler yüksek öğretimden büyük ölçüde  dışlanmıştır.</span></font></p>
<p><font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><br />
</span></font></p>
<p><font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD">Bilim dilinin içinde en  büyük yeri tutan tıp alanında da çalışmalar yapılmıştır. TDK&#8217;nca 1944-48  arasında bölüm bölüm yayımlanan &#8220;Türkçe hekimlik terimleri üzerine bir deneme&#8221;  adlı 13.000 terimlik çalışma (4), o dönemin milli eğitim bakanının yönergesine  karşın yüksek öğretimde kullanım alanı bulmamıştır. Bunda, çalışmanın sözlük  olarak değil, deneme olarak nitelemiş olması da etkili olmuştur. Benim 1991  yılında yayımlanan 90.000 terimlik sözlüğüm (9) de gereken ilgiyi görmemiştir.</span></font></p>
<p><font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><br />
</span></font></p>
<p><font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD">Atatürk&#8217;ün askerlikte  geometri terimlerine başarıyla uyguladığı işlek eklerle terim türetme yöntemini  hekimlik diline uygulayan, TDK kurucu üyelerinden Prof. Dr. Saim Ali Dilemre  olmuştur, Sauvages&#8217;ca 18.yy&#8217;da Latinceye dayalı olarak oluşturulan uluslararası  tıp dili de bu ilkelere dayanmaktaydı (7). Dilemre Latince -itis, hyper-, hypo-,  dys-, eu- eklerinin Türkçe -ce, üs-, as-, yoz-, key- ekleriyle karşılanmasını  önermiştir (3).<br />
</span></font></p>
<p><font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><br />
</span></font></p>
<p><font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD">Ben 1986 yılında  yayımlanıp (8) 1991 yılında genişlettiğim sözlüğümde (9) bu yönteme bağlı  kalmaya çalıştım. 1983 yılında yazdığım bir yazıda (10) Dilemre yöntemi olarak  adlandırdığım bu yöntemi geliştirmeye çalıştım. Soğdakça key- yerine Türkçe iyi-  önekini kullandım. Dilemre&#8217;nin ele aldığı 6 işlek eke coco-, normo-, ortho-  öneklerini de ekleyerek bunları Türkçede kötü-, ola- önekleriyle karşıladım.</span></font></p>
<p><font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><br />
</span></font></p>
<p><font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD">Bu yönteme göre  stomatitis ağızca, hypertonia üsgerimce, hypotonia asgerimce, dystonia  yozgerimce, eutocia iyidoğumca, cacogeusia kötüadımca, normotonia ola gerimce,  orthocrasia olasuyukça olmaktadır.</span></font></p>
<p><font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><br />
</span></font></p>
<p><font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD">Hekimlik terimlerinin  tabanını oluşturan anatomi terimleri otuzlu yıllarda, başında Ord. Prof. Dr.  Nurettin Ali Berkol&#8217;un bulunduğu bir yarkurulca özleştirilerek İstanbul Ü. Tıp.  F. Anatomi Kürsüsü&#8217;nce yüksek öğretimde kullanılmaya başlanmıştır. Bu yarkurulun  çalışmalarını 1946 yılında Ord. Prof. Dr. Zeki Zeren&#8217;ce sözlükleştirilmiştir  (12).<br />
</span></font></p>
<p><font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><br />
</span></font></p>
<p><font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD">Bu çalışmalar, birtakım  eksiklerine karşın genelde başarılıdır. Osmanlıcada occiput anlamına gelen  Yunancadan bozma Arapça kafa sözünün cranium anlamında kullanılmış olması,  Yunanca pankreasın Türkçesi olan uykuluk, Latince nasopharynxin doğal Türkçe  karşılığı olan geniz sözlerine yer verilmemiş olması bu eksikliklere örnek  gösterilebilir. Ancak bunlar İşcil-Elöve (4) ile Dilemre&#8217;nin (3) çalışmalarında  önerilen terimlerle kapatılabilecek açıklardır. Nitekim cranium&#8217;a İşcil-Elöve&#8217;nin  denemesinde sağrak denmesi önerilmiştir (4).</span></font></p>
<p><font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><br />
</span></font></p>
<p><font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD">Özleştirmede çok  tartışılan konulardan biri önerilecek terimlerin Türkçe kökten olmalarının  gerekip gerekmediğidir. Örneğin, Latincede aero-önekiyle başlayan yüzlerce terim  herkesçe bilinen Arapça hava sözüyle mi karşılanacaktır, yoksa bugün kimsece  bilinmeyen eski Türkçe kalık sözüyle mi karşılanacaktır? Yani aero-önekiyle  başlayan yüzlerce terim özleştirilirken Arapça hava sözüne dilimizde yüzlerce  yeni kullanım alanı mı yaratacaktır, yoksa belleklerimizden silinmiş bir  varlığımız olan kalık sözü bu vesileyle dirilecek midir?</span></font></p>
<p><font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><br />
</span></font></p>
<p><font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD">Dil devrimimiz Türkçe  köke dayanmayı ilke edinmiştir. Genel dilde çok tartışılan bu konu özellikle  bilim dilinde daha az tartışmalıdır. Prof. Dr. Saim Ali Dilemre, terimlerin bir  ulusun ölü sözcüklerini yaşattığı bir alan olduğunu belirtmiştir (3).  Uluslararası tıp dilinin babası Sauvages&#8217;ın konudaki yaklaşımı açıktır. Yunanca  ya da Latince kökten olmayan hiçbir söze yer verilmemesi Sauvages&#8217;ın ana  ilkelerindendir (7). Latinceye dayalı tıp dilinde bugüne dek bu ülkeye  titizlikle uyulmuştur. Yunanca ya da Latince olmayan terimler barbarizma olarak  değerlendirilmektedir.<br />
</span></font></p>
<p><font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><br />
</span></font></p>
<p><font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD">Türkçe kökten olmayan  sözlerin de bizim barbarizmamız olacakları açıktır. TDK&#8217;nun terim sözlüklerinin  bu konuya yaklaşımı kırklı yıllarda oldukça titiz olmuş, 1960 sonrasında yapılan  çalışmaların titizliğiyse yazarına göre değişmiştir. İşçil-Elöve ile Dilemre&#8217;nin  hekimlik terimleri üzerinde yaptıkları çalışmalar Türkçe kökene bağlılık  konusunda oldukça titiz olmuştur. Bu titizlik Altınkök (1), Mıhçıoğlu (5) ile  benim çalışmalarımda da (8,9) sürdürülmüştür.</span></font></p>
<p><font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><br />
</span></font></p>
<p><font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD">Hekimlik dili alanında  bugüne dek yapılan çalışmaları toplarsak yüz binin üzerinde terim önerilmiş  olduğunu görürüz. Bunun 90.000&#8217;ini benim sözlüğümde toplu halde bulabiliriz.  Dolayısıyla bu alanda da dilimizin bilim dili olmasına yeterli gereç vardır.  Ancak bu gereç meslek mensuplarınca bugüne dek verimli bir biçimde  değerlendirilmemiştir.<br />
</span></font></p>
<p><font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><br />
</span></font></p>
<p><font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD">Bugün tıp topluluğuna  Türkçe terimlerin yaygınlaşmasını sağlayacak bütün yollar tıkalıdır. Türkçe  terimlerle yazılmış yazıları yayımlayacak dergi, kitapları yayımlayacak  yayınevi, bildirileri kabul edecek kurultay düzenleme kurulu yoktur. Bütün bu  engelleri kendiniz dergi çıkarıp kitap yayımlayarak aşarsanız karşınıza  doçentliğinizi ya da profesörlüğünüzü, yayınlarınızın anlaşılmayan bir dilde  yazıldığını ileri sürerek engelleyen seçici kurullar çıkacaktır.</span></font></p>
<p><font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><br />
</span></font></p>
<p><font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD">Oysa dilimizin hekimlik  alanında da bilim dili olması için bütün bu mekanizmaların ters yönde işlemesi  gerekir. Atatürk ilkeleriyle devrimlerine bağlılık öğretim üyelerinde resmen  aranan bir özelliktir. Oysa yukarda saydığım uygulamalar bunun açıkça  çiğnenmesidir. Dilimizin bilim dili olabilmesi için Türkçe terimlerin yüksek  öğretimde, uzmanlık tezlerinde , yayınlarda kullanılması teşvik edilmelidir. </span></font></p>
<p><font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD">Benim 1993 yılında akut  apandisit konusunda kendi kitabımdan alınan bir paragraf üzerinde yaptığım  çözümlemede bugün tıp fakültelerinde kullanılan dilin Türkçe terim oranının %  13.8 olduğunu, tutunmuş terimlerin kullanılmasıyla bu oranın % 74.7&#8217;ye  çıktığını, tutunmamış önerilerin kullanılmasıyla % 100&#8217;e çıktığını belirlemiştim  (11). Bu veriler, hekimlik dilimizde yaygın olarak kullanılan Türkçe terim  oranını % 10&#8217;lardan % 75&#8217;in üzerine çekmemiz gerektiğini göstermektedir. </span> </font></p>
<p><font size="3"> <strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD">KAYNAKÇA</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"> </span></font></p>
<p><font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD">1) Altınkök M.  Işınbilim terimleri sözlüğü IÜCTF. İstanbul, 1977. </span></font></p>
<p><font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD">2) Osmanlıcada Türkçeye  cep kılavuzu, TDAK İstanbul, 1935. </span></font></p>
<p><font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD">3) Dilemre SA. Hekimlik  dili terimleri. Ankara, 1945. </span></font></p>
<p><font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD">4) İşçil Şİ, Elöve AU  Türkçe hekimlik terimleri üzerine bir deneme. TDK. Bursa 1944-48. </span></font></p>
<p><font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD">5) Mıhçıoğlu C. Türk  hekimlik dili. Kültür Bak. Ankara., 1997. </span></font></p>
<p><font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD">6) Osmanlıcadan  Türkçeye söz karşılıkları tarama dergisi. TDTC. İstanbul, 1934. </span></font></p>
<p><font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD">7) Terzioğlu A. Tıbbi  terminolojinin tarihine ve esaslarına kısa bir bakış. Belleten 1986 (Aralık); CL  (198) : 637-650. </span></font></p>
<p><font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD">8) Ülker S. Ülker tıp  terimleri sözlüğü. İnkılap. İstanbul, 1986. </span></font></p>
<p><font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD">9) Ülker S. Ülker tıp  terimleri sözlüğü. Bütünlenmiş 2. bakı. İnkılap. İstanbul, 1991. </span></font></p>
<p><font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD">10) Ülker S. Değişkin  Dilemre yöntemine göre Türk dirgerlik dilinde kullanılan işlek terim ekleri.  Dirgerin Seri 1993; 3: 14-18. </span></font></p>
<p><font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD">11) Ülker S. Türk  dirgerlik dilinin 60 yıllık evriminin bir örnek metin üzerinde  değerlendirilmesi. Dirgerin Sesi 1993; 3: 19-27. </span></font></p>
<p><font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD">12) Zeren Z.  Latince-Türkçe-Osmanlıca anatomi sözlüğü ve Türk anatomi terimleri, İstanbul,  1946.</span></font></p>
<p style="margin: 0px">&nbsp;</p>
<p style="margin: 0px">&nbsp;</p>
<p style="margin: 0px">&nbsp;</p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"> <span style="font-size: 15pt"><font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkoloji-makaleleri-genel/">»<span lang="tr">  “Türkoloji Mak. &#8211; Genel” Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span> </span></font></strong></p>
<p align="center"><span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir…</font></strong></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/bilim-dili-ve-turkce-prof-dr-sureyya-ulker/">Bilim Dili ve Türkçe (Prof. Dr. Süreyya Ülker)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/bilim-dili-ve-turkce-prof-dr-sureyya-ulker/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
