<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>telefonun icadi | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/telefonun-icadi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Thu, 16 May 2013 06:06:34 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Telefon (Keşifler ve Buluşlar)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/telefon-kesifler-ve-buluslar/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/telefon-kesifler-ve-buluslar/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Nov 2007 23:43:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Karışık Başlıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Keşifler ve Buluşlar]]></category>
		<category><![CDATA[Bulus]]></category>
		<category><![CDATA[Buluslar]]></category>
		<category><![CDATA[catlar]]></category>
		<category><![CDATA[icat]]></category>
		<category><![CDATA[ilk bulunan telefon]]></category>
		<category><![CDATA[Kesif]]></category>
		<category><![CDATA[Kesifler]]></category>
		<category><![CDATA[Maddelerin Kesifleri]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihteki Kesifler ve Buluslar]]></category>
		<category><![CDATA[Telefon]]></category>
		<category><![CDATA[Telefon Kesifler ve Buluslar]]></category>
		<category><![CDATA[telefonun bulunusu]]></category>
		<category><![CDATA[telefonun icadi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/telefon-kesifler-ve-buluslar/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Telefon (Keşifler ve Buluşlar) XIX. yüzyılın son çeyreğinde Morse telgrafı standart araçları, kuralları ve uzmanlarıyla tam örgütlenmiş bir kamu hizmeti durumuna gelmişti. Ve sayısız araştırmacılar daha da geliştirmek için harıl harıl çalışmaktaydılar. Çabaları özellikle iki yön izlemekteydi: En kısa zamanda masrafları karşılayacak azami hızı ulaşımda sağlamak; bir de Morse alfabesini bir yana bırakıp mesajları normal [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/telefon-kesifler-ve-buluslar/">Telefon (Keşifler ve Buluşlar)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font face="Maiandra GD"><strong><font color="#3366ff"><span style="font-size: 22pt"> Telefon<br />
</span></font><font color="#ff6600"><span style="font-size: 15pt">(Keşifler ve  Buluşlar)</span></font></strong></font></p>
<p align="center"> <img decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/icatlar_ve_buluslar/telefon.jpg" alt="https://www.bilgicik.com/resimler/icatlar_ve_buluslar/telefon.jpg" height="118" width="150" /></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">XIX. yüzyılın son  çeyreğinde Morse telgrafı standart araçları, kuralları ve uzmanlarıyla tam  örgütlenmiş bir kamu hizmeti durumuna gelmişti. Ve sayısız araştırmacılar daha  da geliştirmek için harıl harıl çalışmaktaydılar. Çabaları özellikle iki yön  izlemekteydi: En kısa zamanda masrafları karşılayacak azami hızı ulaşımda  sağlamak; bir de Morse alfabesini bir yana bırakıp mesajları normal yazıyla  alabilmek&#8230;</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Birincisini duplex (çift taraflı haberleşme) tekniğiyle yani her iki yönden  birden mesaj göndermek yoluyla sağladılar. Bu güzel icat iki kişinin eseri oldu:  Wheatstone (1852) ve Amerikalı Stearns (1868). Ünlü Thomas Edison da bunu  1871&#8217;de guadruplex sistem haline soktu.</p>
<p>İkinci sorun için ilk çözüm bulan İngiliz Davit Hughes (1831-1900) oldu.1855&#8217;te  alfabenin harflerine karşılık olan bir klavye teklif etti. Ama yine de en köklü  çözüm yolunu basit bir telgraf teknisyeni olan Fransız Emile Baudot (1845-1903)  gösterdi. 1874&#8217;te karma bir yol Hughes ile şirketinin kullandığı Morse  makinelerinin birleştirilmesini teklif etti. Ve bunu gerçekleştirmeyi başardı.  Böylece yazılı bir telgraf meydana getirmekle kalmadı, birkaç mesajı (5-6  taneyi) birden gönderme imkânını da sağlamış oldu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Açıkgöz bir adam olan Baudot, icadının beratını almaya ve makinesini P.T.T.&#8217;ye  kabul ettirmeyi başardı. Bunun kendisine paraca bir tatmin sağladığı  söylenemezse de adının Morse&#8217;unki gibi gelecek kuşaklara bir cins isim olarak  kaldığını görmek kıvancına erişti.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"> <font color="#000000">Telefon</font> Baudot&#8217;nun ilk denenmesi sırasında icat edildi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu icadın da uzun bir geçmişi olmuştur. İlkini, sicimi:   <font color="#000000">telefon</font>u (Hooke) bir  yana bırakalım; 1782&#8217;de sesleri 800 m. uzağa götürmeyi deneyen Papaz Dom  Gauthey&#8217;i de anıp geçtikten sonra, bu alanda ciddi ilk çalışmayı yapmış olan  Amerikalı Charles Page&#8217;a (1812-1873) gelelim. Page yumuşak demir parçacıklarını  hızla mıknatıslamak ve mıknatıslığını gidermek yoluyla sesleri almayı  başarmıştı. Meslektaşı Cenevreli fizikçi Auguste de la Rive (1801-1873) bunu  geliştirdi ve işi,  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/telefon-kesifler-ve-buluslar/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">telefon</font></a>un gerçek ön-icatçısı olarak sayacağımız Alman fizikçi Philipp Reiss (1801-1873) ele aldı .</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Reiss makinesi sesin titrediği bir zardı ve bu titremeler elektrik devresini  kapatmaktaydı. </font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p><center><!--adsense#reklam_336x280--></center></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Reiss, uluslararası üne sahip bir bilgin değildi. Öyle ki, çalışmaları kendini  aynı çalışmalara vermiş olan Amerikalı profesörün kulağına rastlantıyla çalındı.  Bu bir diksiyon profesörünün oğlu olup 3 Mart 1847&#8217;de Edinburg&#8217;da doğan Graham  Bell idi. Kendisi de babası gibi fonetikle konuşma mekanizması ve sağır  dilsizlerle ilgilenmişti. Bu alandaki incelemeleri sırasında Holmholtz&#8217;un  &#8220;İşitme Duyusu Açısından Müziğin Fizyolojik Teorisi&#8221; (1863) adlı eserinden,  elektromıknatısın etkilediği bir diyapazon aracılığıyla nasıl sesler elde  edilebileceği hakkında fikir edinmiş ve elektrik konusunda incelemeler yapmaya  başlamıştı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">1872&#8217;de A.B.D.&#8217;ye göç eden ve Boston Üniversitesine ses fizyolojisi profesörü  olarak atanan Bell, sağırlarla ilgili projelerini bir yana atmış değildi; hatta  bir sağır kadınla evlenmişti. O kadar ki, 1875&#8217;te bir telgraf maniplesi  aracılığıyla bir diyapazonu onlar için titreştirmişti. Günün birinde diyapazonun  yerine mıknatıslı maden parçaları kullandı ve bunlardan birinin kuru bir ses  çıkararak elektromıknatısa gidip yapıştığını gözlemledi. Ani bir esinlemeyle  irkildi. Maden parçacıklarının yerine bir zar yerleştirdi ve zarı titreşimlerine  göre direnci değişen bir elektrik devresine bağladı. Sonra telin öbür ucunda  çalışmakta olan asistanına seslendi: &#8220;Bay Watson, gelin! size ihtiyacım var.&#8221;  Watson şaşkın ve ürkek bir tavırla koşup geldi: Patronunun sesini telefondan  duymuştu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu olay 10 Mart 1876&#8217;da olmuştu. O zamanlar ilim adamları bu icadı Amerika&#8217;nın  en olağanüstü buluşu olarak nitelemekteydiler, ama o haliyle çok olduğu da bir  gerçekti. Bir elektrik jeneratörüyle çalışmıyordu. Elektrik akımını yaratan,  vericideki manyetik alanın değişimleriydi ve bu telden geçerek alıcıdaki  elektromıknatısı harekete getiriyordu. Bu durumda 10-12 metreyi aşamazdı. Aygıtı  ilk geliştiren Edison oldu (1876). Vericiye bir pil bağlayarak gücünü artırdı.  1878&#8242; de Hugnes mikrofon&#8217;u icat etti ve böylece zarların titreşimleri sonucu  elde edilen sesleri büyük oranda yükseltmek mümkün oldu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Böylesine olağanüstü bir buluş, sözgelişi, New York&#8217;ta iken Boston&#8217;daki  arkadaşının sesini duymak görülmemiş bir heyecan yarattı; olaylara,  kıskançlıklara, kinlere ve davalara konu oldu. ilk davayı açan Amerikalı değerli  teknisyen Elisha Gray (1835-1901) idi. içine kapanık bir araştırmacı olan Gray  telefonu Graham Bell&#8217;le aynı zamanda bulmuş, ama ne yazık ki beratını ondan iki  saat sonra istemişti. Bu 120 dakikalık gecikme mahkemelerin, haklarını  reddetmesi için yetti. Graham Bell&#8217;in, icadını telgraf şirketi Western Union&#8217;a  teklif edip (1877) reddedilmesinden sonra kurulan Bell Telephone Şirketi  aleyhine; sözde başka mucitler, geliştiriciler ve rakipler tarafından bir yığın  davalar açılmaya başlanmış, bir yandan da berat meseleleri çevresinde tatsız  didişmeler ve açgözlü çekişmeler almış yürümüştü.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bütün davalar art arda gerçek mucidin lehine sona ermekteydi. Telefon da bir  yandan durmadan yayılmakta, teller şehirlerden şehirlere uzanmaktaydı. 1880  yılında Amerika&#8217;nın 35 eyaleti telefon santralına kavuşmuş ve 70.000 abone  kaydetmişti. Bell 4 Ağustos 1922&#8217;de Halifax&#8217;da öldüğünde A.B.D. ve Kanada&#8217;daki  17 milyon abonelik şebekede ulaşım bir dakika durduruldu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">1876&#8217;da telefonun icadı bunca hayranlık dolu bir şaşkınlık yarattıktan sonra  fonografın etkisi ne oldu, bir gözünüzün önüne getirin. Oysa bu konu da ani  olarak patlak vermemiş, çalışmalar az çok kulaktan kulağa duyulmuştu. Bilim  adamları uzunca bir süreden beri uğraşmaktaydılar; hatta 1857&#8217;de yarı yola  varmışlardı bile. O yıl mütevazı bir basın musahhihi olan Fransız Edouard-Leon  Scott (1817-1879), gerçek bir kaydedici fonograf imal etti. Bu, altında bir  silindirin döndüğü madeni bir sivri uç ve buna bağlı bir zardan oluşmuştu. Bu  zarın önünde konuşulunca ya da şarkı söylenince sesler sivri madeni uç  aracılığıyla silindirin üzerinde titreşimli izlet bırakıyordu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu kaydetmenin tersinin olabileceği yani sivri ucu bu izlerden bir daha geçirmek  yoluyla söz ya da müziği yeniden meydana getirmek bambaşka bir alandı elbet. Ve  kolay kolay kimsenin aklına gelecek şey de değildi. Bunu ilk düşünen Charles  Cros (1842-1888) adında bir Fransız oldu. Cros şair, mizahçı, hem de bilim  adamıydı. Bir yandan şiirler yazıyor, bir yandan da teorik olarak renkli  fotoğraf, gezegenlerarası ulaşım ve fonograf tasarlıyordu. Tasarıları  gerçekleşti ve 1877&#8217;de Bilimler Akademisine, &#8220;paleophone&#8221; adını verdiği gerçekte  bir fonograf olan bir aletin planını sundu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Edison&#8217;un bu çalışmadan haberi oldu mu? Yoksa yalnızca bir rastlantı sonucu  olarak mı bilmiyoruz; tıpatıp aynı ilkelere dayanan makinesi için berat istedi.  Edison&#8217;u bu makinenin önünde çocukça bir şarkı olan &#8220;Mary had a little lamb -Mary&#8217;nin  minik bir kuzusu var&#8221; şarkısını söylerken görenler, makinenin az sonra hımhım  bir sesle bunu tekrarladığını duydular.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">1878&#8217;in fonografı bir oyuncaktı, ama inanılmaz bir gelişme gösterdi ve günümüzün  elektrofon ve mikrosiyon plaklarına bir yığın yeni buluş ve icatlara yol açtı&#8230;</font></p>
<p align="center"><span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/kesifler-ve-buluslar/">»<span lang="tr">  &#8220;Keşifler ve Buluşlar&#8221; Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span></span></font></strong></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/telefon-kesifler-ve-buluslar/">Telefon (Keşifler ve Buluşlar)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/telefon-kesifler-ve-buluslar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>17</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
