<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Tiyatro Gelişmeleri | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/tiyatro-gelismeleri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Fri, 21 Jun 2013 14:19:53 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Osmanlı Tiyatrosu &#8211; (Tiyatro Tarihi)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-tiyatrosu-tiyatro-tarihi/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-tiyatrosu-tiyatro-tarihi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Aug 2008 01:48:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Tiyatrosu]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanli]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı İmparatorluğu]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı Tiyatrosu]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlıda Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Gelişmeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Metinleri]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Oyunları]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Terimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatronun Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatronun Tarihi Gelişimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=5530</guid>

					<description><![CDATA[<p>Osmanlı Tiyatrosu (Tiyatro Tarihi) Osmanlı Tiyatrosu günümüz tiyatrosunun birçok olumsuz yanlarına ışık tutabilir. 130 yıl önce Batı Tiyatrosu örneğinde bir tiyatro kurarken ne seyirci, ne tiyatro sanatçısı ve teknik adamı, ne yazar ne de yönetmen ve sahne tasarımcısı vardı. Osmanlı Tiyatrosu kısa zamanda bunların hepsini sağlamıştır. Ayrıca müslüman kadın seyirci, müslüman kadın oyuncu sorunlarına da [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-tiyatrosu-tiyatro-tarihi/">Osmanlı Tiyatrosu – (Tiyatro Tarihi)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong><span style="color: #33ccff;"> <span style="font-size: 25pt;">Osmanlı Tiyatrosu<br />
</span></span></strong> <span style="color: #ff6600;"><span style="font-size: 15pt; font-weight: 700;">(Tiyatro Tarihi)</span></span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Osmanlı Tiyatrosu günümüz  tiyatrosunun birçok olumsuz yanlarına ışık tutabilir. 130 yıl önce Batı  Tiyatrosu örneğinde bir tiyatro kurarken ne seyirci, ne tiyatro sanatçısı ve  teknik adamı, ne yazar ne de yönetmen ve sahne tasarımcısı vardı. Osmanlı  Tiyatrosu kısa zamanda bunların hepsini sağlamıştır. Ayrıca müslüman kadın  seyirci, müslüman kadın oyuncu sorunlarına da çözüm getirmiştir. Oyun  yazarlarını tiyatro içine çekmiştir. Bu kadar kısa sürede her bakımdan iyi  örgütlenmiş yerleşik bir repertuar tiyatrosunun kuruluşuna dünya <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro/"> <span style="color: #000000;">tiyatro</span></a> tarihinin hiç bir döneminde  rastlanmamıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Önce  <span style="color: #000000;">Osmanlı Tiyatrosu</span>nun çok çağdaş bir  tutumuna ilgiyi çekmek isterim. Osmanlı Tiyatrosu Namık Kemal, Ali Bey, Ahmet  Mithat Efendi gibi oyun yazarlarını tiyatro içine çekmiş, bu yazarların tiyatro  sanatçılarıyla elele birlikte çalışmalarına olanak sağlamıştır. Çoğunluğu Ermeni  olan sanatçıların bozuk teleffuzlarını düzeltmişlerdir. Ayrıca Güllü Agop,  tiyatro bilgisi ve deneyimiyle bir takım oyunları yazarlarıyla birlikte  yazmıştır. Böylece tiyatrocu eylemi ile edebiyatçı eylemi güç birliği yapmıştır.  Sahneye çıkan ilk Türk oyunu olan Mustafa Efendi&#8217;nin Leyla ve Mecnun oyunuda  böyle bir işbirliğinin sonucudur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Günümüzde ise yazarlar oyunlarını evlerinde yazıp  tiyatroya verdikten sonra yalnız ilk gösteriminde görürler. Osmanlı  Tiyatrosu&#8217;ndan günümüz tiyatrosuna ışık tutabilecek 2. Öğrenek oyuncular  bakımındandır.  <span style="color: #000000;">Osmanlı Tiyatrosu</span>&#8216;nun sanatçıları tam  anlamıyla profesyoneldi; kendilerini yanlızca sanatlarına adamışlardı. İçlerinde  Avrupa görmüş,bir kaç yabancı dil bilenler vardı. Kolaylıkla devlet kapısında  iyi aylıklı bir iş bulabilirlerdi. Kimininde iyi para getirebilecek bir zanaatı  vardı. Ancak onlar kendilerini tiyatroya adamışlardı. Çoğu da yaşlılıklarında  veremden, yoksulluktan ölmüşlerdi. Günümüzün tiyatrocularına gelince çoğu  reklamlara çıkar, tv dizi filmlerinde rol alır, sunucu olur. Çoğunlukla  Brezilya,Amerikan dizilerini seslendirir,Milyonların izlediği bu dizilerde de  bir ses olarak kalırlar.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Osmanlı Devleti&#8217;nin ilk padişahları sade ve  gösterişsiz bir hayat sürmüş olamakla beraber kısa bir zaman sonra saray,  Selçuklularınkine uygun bir gelenekle kurulmuştur. Selçuk Sarayı&#8217;nda büyük  ziyafetler verilir, çalgılar çalınıp şarkılar söylenir,şiirler okunur, <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/oykuler-hikayeler/"> <span style="color: #000000;">hikayeler</span></a> anlatılır, mudhik (güldürücü)  ve mukallid (taklid edici) ler tarafından eğlenceler düzenlenirdi. Osmanlı  Sarayı&#8217;nda da az zaman sonra böyle bir hayatın yerleşip kökleştiğini görüyoruz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>TANZİMAT VE İSTİBDAT  DÖNEMİNDE TÜRK TİYATROSU (1839-1908)<br />
</strong><br />
1839 Tanzimat Dönemi&#8217;nin başlangıcı olarak benimsenirken aynı yıl tiyatro  bakımından da bir önem taşır. Bu yıl tiyatro binalarının yapımının yoğunlaştığı  yıldır.Türkler ilk bakışta kendi geleneksel tiyatrolarıyla Batı Tiyatrosu  arasında 2 önemli ayrılık görüyorlardı. Bunlardan ilki geleneksel tiyatromuzun  bir sahne üzerinde ve bir tiyatro binasında oynanmayışına karşı Batı  Tiyatrosunun sahne üzerinde ve tiyatroda oynanışıdır. Bu nedenle ayrımı  belirtmek için Ortaoyuncular sahne üzerinde oynadıklarında bunu &#8216;perdeliye  çıkmak&#8217; deyimiyle karşılıyordu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Maiandra GD; color: #ff0000;">Tiyatronun  Batılılaşmasına Neden Olan Etkenler</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>1- Saray ve Çevresi:</strong> Batılılaşmada girişim padişahlardan gelmiştir. Batı tiyatrosu içinde bu böyle  olmuştur. Ayrıca tiyatroya karşı dinden ve gerici çevrelerden gelecek  karşıcılıkta gene padişah-halife&#8217;nin tiyatroya gösterdiği yakın ilgi ile  sönmüştür. Saray daha baştan beri geleneksel tiyatromuz için uygun bir ortamdı.  Genel şenliklerde seyirlik oyunlara saray geniş ölçüde önem verdiği gibi ,saray  içinde de bu oyunların eğitimi ve gösterileri düzenlenmişti.Padişahların daha  önceki y.y.&#8217;lardaki ilgilerini bir yana bırakarak Batılılaşmanın bilinçleştiği  3.Selim çağını alırsak bu yenilikçi sultanın çağında Batı Tiyatrosunun artık  Türkiye&#8217;ye girdiğini söyleyebiliriz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">2. Mahmut çağında tiyatroya  ilginin daha da çoğaldığını görüyoruz. 2 tane anfiteatr kurulmuştur. İlk  başlarda sarayda temsil veren sanatçılar daha çok gözbağcılar ve sirk  topluluklarıydı. Ancak ileride de görüleceği gibi bunların tiyatronun  gelişmesinde önemli yeri vardır. Saray içinde önce geçici tiyatrolar yapıldı.  (Çırağan Sarayı&#8217;nda,daha sonra 1856&#8217;da Dolmabahçe Sarayı&#8217;nda) Padişahların  dışarıdaki tiyatrolara ilgisi,bunları fermanla ve ödenekle desteklemesi tıpkı  Avrupa ülkelerinde olduğu gibi <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-kaganlari-ve-sultanlari/"> <span style="color: #000000;">sultan</span></a>ın ve yabancı konukların  gidebileceği bir tiyatronun olması, sarayın saygınlığı içindi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">2. Abdülhamid döneminde ya  saraydaki yerli ve yabancı sanatçılarla temsil düzenlenmiş, yada dışarıdan gelen  topluluklara ve sanatçılara saray tiyatrosunda temsiller verdirmiştir. Asıl  önemlisi sarayın kendi sanatçılarıyla düzenlediği  <span style="color: #000000;">Türkçe</span> temsillerdir. Unutmayalım ki ilk <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-adinin-anlami-turk-ne-demektir/"> <span style="color: #000000;">Türk</span></a> oyunu olarak benimsediğimiz İbrahim  Şinasi Efendi&#8217;nin Şair Evlenmesi komedyası Dolmabahçe Saray tiyatrosunda  oynanmak üzere yazarına ısmarlanmıştı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Abdülaziz çağında saray ve çevresinin tiyatrosu  kısıtlanmış olmakla birlikte tersine dışarda Türk Tiyatrosu altın çağını  yaşamıştır. Bunu ise padişahtan çok, yüksek devlet görevlilerinin katkısı ve  çabasına borçluyuz. Abdülhamid çağında ise tam tersine saray dışı tiyatro can  çekişecek kadar kısıtlanmış, saray tiyatrosu ise saray içi ve saray dışından  yerli ve yabancı sanatçılarla güçlenmişti.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>2- Yüksek Devlet  Görevlileri-<a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-adinin-anlami-turk-ne-demektir/"><span style="color: #000000;">Türk</span></a> Elçileri-Basın</strong>: Batı Tiyatrosu ile tanışıklığımızda ve bu tiyatronun  ülkemizde gelişmesinde saray ve çevresi ölçüsünde belki daha da önemli bir etken  olarak devlet görevlilerinin, dışarıya giden Türk elçilerinin ve yeni gelişmekte  olan basın ve yayınında önemli katkısı vardır. Saraya koşut olarak devlet  adamları da konaklarında Batı Tiyatrosu ve müziğine önem veriyorlardı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Avrupa Tiyatrosu&#8217;nun tanınmasında <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/tanzimat-edebiyati/"> <span style="color: #000000;">Tanzimat</span></a> öncesi ve sonrası kurulan  elçiliklerimizinde önemli katkısı vardır. Asal görevleri diplomatik ilişkilerin  yanısıra, elçiliklerimizden gittikleri ülkede Türkiye&#8217;nin batılılaşmasına  katkısı olacak bilgileri vermeleri istenmişti.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Tiyatronun tanınmasında basının önemli yardımı  görülmüştür. Tiyatro duyurularına, haberlerine, eleştirilerine ve özellikle  Avrupa&#8217;daki tiyatro yaşamı üzerine verdiği bilgilerle halkı tiyatro konusunda  aydınlatıyorlardı. Hatta oyun metinlerine de yer veriyorlardı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>3- Yabancı Elçilikler: </strong> Kimi elçiler,elçilikleri içinde tiyatro yaptırıp, burada temsiller  verdirmişlerdir, bu temsillere <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turklerin-ana-yurdu/"> <span style="color: #000000;">Türkler</span></a> seyirci olarak gelmiş, temsillere  Türk oyuncularının da kendi gösterileriyle katıldığı olmuştur. Elçiler ayrıca  dışarıdaki, özellikle kendi ülkelerini ilgilendiren temsilleri çeşitli yollardan  desteklemişlerdir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>4- Azınlıklar:</strong> Azınlıklar denilince ilk akla gelen Yahudiler,Rumlar ve Ermenilerdir. Ancak  özellikle Avrupa&#8217;dan gelen çeşitli nedenlerle Türkiye&#8217;ye yerleşmiş Levantin ve  Türkçe deyimiyle Tatlısu Frenkleri&#8217;ni anlamak gerekecektir. Bunlar arasında  özellikle İtalyan, Fransız ve Almanları düşünmemiz gerekir. Bu topluluklar için  tiyatro binaları yapılmış, düzenli temsiller verilmesi sağlanmıştı. Bunların  katkıları daha çok Türkiye&#8217;ye yerleşik azınlığın kendi olanaklarıyla ve kendi  aralarında sürdürdükleri tiyatro yaşamıdır. Türkiye&#8217;de Batı Tiyatrosu&#8217;nun  başlaması ve gelişmesinde Ermeni azınlığın katkısı çok önemlidir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>5- Yabancı Topluluklar:</strong> Temsil için dışarıdan sık sık yabancı sahne sanatçıları ve toplulukları gelirdi.  Bunlar yanlız seyircinin yetişmesi ve sahne sanatlarını tanıması bakımından  değil, yerli sahne sanatçıları ve <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Tiyatro/"> <span style="color: #000000;">tiyatro</span></a> adamlarının görgü ve bilgi  kazanmaları, yerli toplulukların oyun dağarları,yerli yazarların Avrupa  Tiyatrosunu tanımaların bakımından önemli katkıları olmuştur. Tiyatro  binalarının yapılmasında da doğrudan doğruya yada dolaylı payları vardır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>6- İlk Türkçe Oyunlar: </strong> Geleneksel Tiyatromuz doğmaca olduğundan bir yazılı metin söz konusu değildi.  İlk Türkçe oyun sarayın ısmarlaması üzerine 1859&#8217;da Şinasi tarafından yazılan  Şair Evlenmesi&#8217;dir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Türkçe oyun yazılmasında veya  Türkçe&#8217;ye <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/yazimi-karistirilan-sozcuklerin-dogru-yazimi-ve-yabanci-sozcuklere-turkce-karsiliklar/"> <span style="color: #000000;">yabancı</span></a> oyunların çevrilmesinde katkısı  olan bir kurum Doğu Dilleri Okulu&#8217;dur.Bu okulda Fransız ve başka ülkelerden  gelen gençlere Türkiye&#8217;deki elçiliklerde görevlendirilmek üzere <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Arapca/"> <span style="color: #000000;">Arapça</span></a>, <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Farsca/"> <span style="color: #000000;">Farsça</span></a> ve <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkcenin-tarihi-gelisimi-muharrem-ergin/"> <span style="color: #000000;">Türkçe</span></a> öğretiliyordu. Yabancı  elçiliklerde çevirmen olarak kullanılan Ermeni, Yahudi ve Rumların çeşitli  nedenlerle işe yaramadıkları görülünce bunlara tiyatro oyunu çevirileri işi  verildi.</span></p>
<p><center><!--adsense#reklam_336x280--></center></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Osmanlı Tiyatrosu&#8217;nun kuruluşunu ve sona erişini  kesin olarak saptamak güçtür.Bu kuruluştan ve sona erişten ne anladığımıza  bağlıdır.Güllü Agop&#8217;un bu sırada kurduğu topluluğun adı Asya kumpanyası idi.  Osmanlı Tiyatrosu adı altında ilk Türkçe Gösterimini verdiği yıl olan 1868&#8217;I  benimsemek daha uygun gözüküyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Osmanlı Tiyatrosu&#8217;na asıl  gücünü veren 1870 yılında devletin tanıdığı tekel imtiyazıydı. Nitekim bu  imtiyazı aldığı yıldan başlayarak tiyatro <a style="text-decoration: none;" href="http://hizliokumatesti.bilgicik.com/"> <span style="color: #000000;">hızlı</span></a> bir gelişme göstermiştir; daha  önemlisi Türk aydınları, yazarları ve devlet adamlarıyla sıkı ilşkisi bu yıldan  sonra artmıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Sona erişe gelince burada da çeşitli <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-tarihi/"> <span style="color: #000000;">tarih</span></a>ler düşünülebilir. Eğer Osmanlı  Tiyatrosu adına bağlı kalacak olursak, bu adı Güllü Agop&#8217;tan sonrada kullananlar  olmuştur,öyleki Meşrutiyet döneminde de adı Osmanlı Tiyatrosu olan topluluklar  vardı. On yıl için verilen tekelin işlerlik gücü 1880&#8217;den daha önce azalmıştı.  Buna karşı, Güllü Agop tekelin sona erdiği yılda da , duyurularında imtiyaz  sahibi olduğunu gösteren başlıkları kullanagelmiştir. Kimi görüşe bakılırsa  Gedikpaşa Tiyatrosu&#8217;nun yıktırılış yılı olan 1884 tarihi önemlidir. Ancak bu  yıl, başka bakımlardan önemli olmakla birlikte Osmanlı Tiyatrosu&#8217;nun sona erişi  olarak kabul edilemez.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #ff0000;"> <strong>Güllü Agop<br />
</strong></span><br />
Batı Tiyatrosu&#8217;nun gelişmesi, Türk yazarlarının dramatik sanatla ilgilenmesi,  profesyonel tiyatroculuğun gelişmesi kadar, her bakımdan örnek bir kültür  kuruluşu olan ve izleri günümüze kadar gelen Osmanlı Tiyatrosu&#8217;nu kuran,  geliştiren, ona yön veren Güllü Agop üzerine tiyatroculuğu dışında bilgimiz pek  azdır; doğum ve ölüm yılları bile kesin değildir. Güllü Agop hem Türk, hem  Ermeni olamak üzere iki toplumun ilişginiydi. Bizler her zamanki  değerbilmezliğimizle onunla ilgilenmemişiz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Güllü Agop&#8217;un tiyatroda adına ilk 1862&#8217;de  rastlıyoruz. Şark Tiyatrosu, dönemi 5 Mayıs 1862&#8217;de Hugo&#8217;nun Kral Eğleniyor&#8217;u  ile kapatmıştıAgop burada sahneye çıkmış ve herkes tarafından beğenilmişti.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Bundan sonra sahne koyucu ve oyuncu olarak katıldığı  İzmir&#8217;de Vaspuran Tiyatrosu&#8217;nda ve sonra başına geçtiği Asya Kumpanyası&#8217;nda  çalışmalarına devam etmiştir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Güllü Agop tiyatroculuk yaşamında hep Türk ve Ermeni  toplumları arasında sıkışmış, bocalamış, iki yanı da hoşnut etmeye çaba  göstermiştir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Osmanlı Tiyatrosu günümüz tiyatrosunun birçok  olumsuz yanlarına ışık tutabilir. 130 yıl önce Batı Tiyatrosu örneğinde bir  tiyatro kurarken ne seyirci, ne tiyatro sanatçısı ve teknik adamı, ne yazar ne  de yönetmen ve sahne tasarımcısı vardı. Osmanlı Tiyatrosu kısa zamanda bunların  hepsini sağlamıştır. Ayrıca Müslüman kadın seyirci, müslüman kadın oyuncu  sorunlarına da çözüm getirmiştir. Oyun yazarlarını tiyatro içine çekmiştir. Bu  kadar kısa sürede her bakımdan iyi örgütlenmiş yerleşik bir repertuar  tiyatrosunun kuruluşuna dünya tiyatro tarihinin hiç bir döneminde  rastlanmamıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Önce Osmanlı Tiyatrosunun çok çağdaş bir tutumuna  ilgiyi çekmek isterim. Osmanlı Tiyatrosu Namık Kemal, Ali Bey, Ahmet Mithat  Efendi gibi oyun yazarlarını tiyatro içine çekmiş, bu yazarların tiyatro  sanatçılarıyla elele birlikte çalışmalarına olanak sağlamıştır. Çoğunluğu Ermeni  olan sanatçıların bozuk teleffuzlarını düzeltmişlerdir. Ayrıca Güllü Agop,  tiyatro bilgisi ve deneyimiyle bir takım oyunları yazarlarıyla birlikte  yazmıştır. Böylece tiyatrocu eylemi ile <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-edebiyati-donemleri/"> <span style="color: #000000;">edebiyat</span></a>çı eylemi güç birliği yapmıştır.  Sahneye çıkan ilk Türk oyunu olan Mustafa Efendi&#8217;nin Leyla ve Mecnun oyunuda  böyle bir işbirliğinin sonucudur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Günümüzde ise yazarlar oyunlarını evlerinde yazıp  tiyatroya verdikten sonra yalnız ilk gösteriminde görürler.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Osmanlı Tiyatrosu&#8217;ndan günümüz tiyatrosuna ışık  tutabilecek 2. Öğrenek oyuncular bakımındandır. Osmanlı Tiyatrosu&#8217;nun  sanatçıları tam anlamıyla profesyoneldi; kendilerini yalnızca sanatlarına  adamışlardı. İçlerinde Avrupa görmüş,bir kaç yabancı dil bilenler vardı.  Kolaylıkla devlet kapısında iyi aylıklı bir iş bulabilirlerdi. Kiminin de iyi  para getirebilecek bir zanaatı vardı. Ancak onlar kendilerini tiyatroya  adamışlardı. Çoğu da yaşlılıklarında veremden, yoksulluktan ölmüşlerdi.  Günümüzün tiyatrocularına gelince çoğu reklamlara çıkar, tv dizi filmlerinde rol  alır, sunucu olur. Çoğunlukla Brezilya, Amerikan dizilerini  seslendirir,Milyonların izlediği bu dizilerde de bir ses olarak kalırlar.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Osmanlı Devleti&#8217;nin ilk padişahları sade ve  gösterişsiz bir hayat sürmüş olamakla beraber kısa bir zaman sonra saray,  Selçuklularınkine uygun bir gelenekle kurulmuştur. Selçuk Sarayı&#8217;nda büyük  ziyafetler verilir, çalgılar çalınıp şarkılar söylenir,şiirler okunur, <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/oykuler-hikayeler/"> <span style="color: #000000;">hikayeler</span></a> anlatılır, mudhik (güldürücü)  ve mukallid (taklid edici) ler tarafından eğlenceler düzenlenirdi. Osmanlı  Sarayı&#8217;nda da az zaman sonra böyle bir hayatın yerleşip kökleştiğini görüyoruz.</span></p>
<p align="center"><strong><span style="font-family: Maiandra GD;"> <span style="font-size: 15pt;"><span style="color: #808080;"><span lang="tr">|</span></span><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro/">»<span lang="tr"> “Tiyatro” Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <span style="color: #808080;">|</span></span></span></span></strong></p>
<p align="center"><span lang="tr"><strong> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD; color: #ff0000;">Not:</span><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD; color: #808080;"> İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir…</span></strong></span></p>
<p align="center"><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #808080;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro/"> <span style="color: #ffffff;">Tiyatro</span></a></span><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #ffffff;">, </span><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #808080;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro-nedir/"> <span style="color: #ffffff;">Tiyatro Nedir</span></a><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #ffffff;">, </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro-metinleri-tekstleri/"> <span style="color: #ffffff;">Tiyatro Metinleri</span></a><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #ffffff;">, </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-tiyatrosu/"> <span style="color: #ffffff;">Türk Tiyatrosu</span></a><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #ffffff;">, </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/tiyatro/"> <span style="color: #ffffff;">Tiyatro</span></a></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-tiyatrosu-tiyatro-tarihi/">Osmanlı Tiyatrosu – (Tiyatro Tarihi)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-tiyatrosu-tiyatro-tarihi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
