<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Turk Destani | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/turk-destani/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Tue, 20 Nov 2007 10:05:40 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Göç Destanı</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/goc-destani/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/goc-destani/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Sep 2007 11:46:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir Öykü Roman]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Destanları]]></category>
		<category><![CDATA[Ana yurt]]></category>
		<category><![CDATA[Bozkurt]]></category>
		<category><![CDATA[Destan]]></category>
		<category><![CDATA[Goc]]></category>
		<category><![CDATA[Kagan]]></category>
		<category><![CDATA[Mogol]]></category>
		<category><![CDATA[Orta Asya]]></category>
		<category><![CDATA[Türk]]></category>
		<category><![CDATA[Turk Destani]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/goc-destani/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Göç Destanı Bu destan da bir Uygur destanıdır ve daha önce de belirtildiği üzere, Türeyiş destanının tabii bir devamı gibidir. Bugün, Orhun nehri kenarında bir şehir kalıntısı ile bir saray yıkıntısı vardır ki çok eskiden bu şehre Ordu Balık denildiği tahmin edilmektedir. Büyük Uygur Destanı&#8217; nın, işte bu şehrin saray yıkıntısının önünde bugün dahi görülebilecek [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/goc-destani/">Göç Destanı</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center">  <strong><font style="font-size: 22pt" color="#0099ff" face="Maiandra GD">Göç Destanı</font></strong></p>
<p align="justify">  <font face="Maiandra GD" size="2">Bu destan da bir Uygur destanıdır ve daha önce  de belirtildiği üzere, Türeyiş destanının tabii bir devamı gibidir. Bugün, Orhun  nehri kenarında bir şehir kalıntısı ile bir saray yıkıntısı vardır ki çok  eskiden bu şehre Ordu Balık denildiği tahmin edilmektedir. Büyük Uygur Destanı&#8217;  nın, işte bu şehrin saray yıkıntısının önünde bugün dahi görülebilecek şekilde  duran abidelerde yazılı olduğunu Hüseyin Namık Orkun&#8217; un belirttiğine göre bu  abideler, Moğol Hanı Öğüdey zamanında Çin&#8217; den getirilen mütehassıslarla  okutturulup tercüme ettirilmiştir.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Göç Destanının Çin ve İran kaynaklarındaki kayıtlarına göre iki ayrı rivayet  halinde olduğu bilinmekte ise de aslında birbirinin tamamlayıcısı gibidir. İran  kaynaklarında ki rivayet, daha ziyade tarihî bilgilere yakındır. Aynı zamanda  İran rivayeti, Türklerin Maniheizm&#8217; i kabulünü anlatan bir menkıbe hüviyetinde  görünmektedir. Aşağıda hülasa edilecek olan rivayeti Cüveyni&#8217;nin Tarih-i  Cihanküşa adlı eserinde kayıtlıdır ve bu rivayete göre, destanda zikredilen iki  ağacın, Maniheizm&#8217; in kurucusu Mani&#8217;nin &#8220;iki Esas&#8221; adlı eserindeki iki ağacı  temsil ve taklit ettiğini prof. Fuat Köprülü iddia etmektedir.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Destan:<br />
</font>  <img decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/Turk_destanlari/goc_destani.jpg" alt="Türk Destanları" align="right" height="184" width="175" /><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
Uygur ülkesinde, Tuğla ve Selenge ırmaklarının birleştiği yerde Kumlançu denilen  bir tepe vardır. Adına Hulin Dağı derlerdi.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Hulin Dağında da, birbirine çok yakın iki ağaç büyümüştü. Biri kayın ağacıydı.  Bir gece, kayın ağacının arasında yaşayan halk bu ışığı gördü ve ürpererek takip  etti. Kutsal bir ışıktı, kayın ağacının üstünde kaldığı müddetçe kayın ağacının  gövdesi büyüdükçe büyüfü, kabardı. Oradan çok güzel türküler gelmeğe başladı.  Gece oldu mu, ağacın otuz adım ötesinden bütün çevre ışıklar içinde kalıyordu.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Bir gün ağacın gövdesi ansızın yarıldı. İçinden beş küçük çadır, beş küçük  odacık halinde meydana çıktı. Her odacığın içinde bir çocuk vardı. Çocukların  ağızlarının üstünde asılı birer emzik vardı ve onlar bu mukaddes çocuklara halk  ve halkın ileri gelenleri çok büyük saygı gösterdiler.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Çocukların en küçüğünün adı Sungur Tekin&#8217; di, ondan sonrakinin adı Kutur Tigin,  üçüncüsününki Türek Tekin, dördüncüsünün Us Tekin ve beşincisinin adı Bögü  Tekin&#8217;di. Beş çocuğun beşinin de Tanrı tarafından gönderildiğine inanan halk,  içlerinden birini hakan yapmak istediler. Bögü Han en büyükleri idi hem de  ötekilerden daha güzel, daha zeki ve daha yiğit görünüyordu. Bögü Tekin&#8217; in  hepsinden, her hususta üstün olduğunu anlayan halk onu hakan olarak seçtiler.  Büyük bir törenle Bögü hanı hakan olarak seçtiler. Büyük bir törenle Bögü hanı  tahta oturttular.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Böylece yıllar yılı kovalamış ve bir gün gelmiş Uygurlara bir başkası hakan  olmuş.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Bu hakanın da galı Tekin adında bir oğlu varmış.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Hakan oğlu Galı Tekin&#8217; e, Çin prenseslerinden birini, Kiu-Lien&#8217; i almağı uygun  görmüş.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Evlendikten sonra Prenses Kiu-Lien, sarayını Hatun Dağında kurdu. Hatun dağının  çevre yanı da dağlıktı ve bu dağlardan birinin adı da Tanrı Dağıydı, Tanrı  Dağının güneyinde de Kutlu Dağ derler bir başka dağ vardı, kocaman bir kaya  parçası.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Bir gün elçileri, falcılarıyla birlikte Kiu-Lien&#8217; in sarayına geldiler. Kendi  aralarında konuşup dediler ki:</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">-Hatun Dağının varı yoğu, bütün bahtiyarlığı Kutlu dağ denilen bu kaya parçasına  bağlıdır. Türkleri zayıflatıp yıkmak istiyorsak bu kayayı onların elinden  almalıyız.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Bu konuşmadan sonra varılan karar üzerine Çinliler, Kui-Lien&#8217; e karşılık olarak  o kayanın kendilerine verilmesini istediler. Yeni Hakan, isteğin nereye  varacağını düşünmeden ve umursamadan Çinlilerin arzusunu kabul etti, yurdunun  bir parçası olan bu kayayı onlara verdi. Hâlbuki Kutlu Dağ bir kutsal kayaydı;  bütün Uygur Ülkesinin saadeti bu kayaya bağlıydı. Bu tılsımlı taş Türk Yurdunun  bölünmez bütünlüğünü temsil ediyordu düşmana verilirse bu bütünlük parçalanarak  ve Türkeli&#8217;nin bütün saadeti de yok olacaktı.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Hakan kayayı vermesine verdi ama kaya öyle kolay kolay sökülüp götürülecek  cinsten değildi. Bunu anlayan Çinliler, kayanın çevresine odun ve kömür yığıp  ateşlediler. Kaya iyice kızınca da üzerine sirke döküp parça parça ettiler. Her  bir parçayı da ülkelerine taşıdılar.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Olan o zaman oldu işte. Türkeli&#8217;nin bütün kurdu kuşu, bütün hayvanları dile  geldi, kendi dillerince kayanın düşmana verilişine ağladılar. Yedi gün sonra da  bu düşüncesiz Hakan öldü. Ama Onun ölümüyle ülke felaketten kurtulamadı. bir Çin  prensesi uğruna çekinmeden feda edilen yurdun bir kayası, Türkeli&#8217;nin felaketine  sebep oldu. Halk rahat ve huzur yüzü görmedi. Irmaklar birbiri ardınca kurudu.  Göllerin suyu buhar olup uçtu. Topraklar yarıldı, mahsuller yeşermez oldu.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Günlerden sonra Türk Tahtına Böğü Han&#8217;ın torunlarından biri hakan olarak oturdu.  O zaman canlı cansız, ehli yaban, çoluk çocuk bütün yurtta soluk alan almayan ne  varsa hepsi birden:</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">-Göç!.. Göç!.. diye çığrışmaya başladı. Derinden, inilti, hüzün dolu, çaresiz  bir çığrışmaydı bu. Yürekler dayanmazdı.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Uygurlar bunu bir ilahi emir diye bildiler. Toparlandılar, yollara düzüldüler;  yurtlarını yuvalarını bırakıp bilinmedik ülkelere doğru göç etmeğe başladılar.  Nihayet bir yere gelip durdular, orada sesler de kesildi. Uygurlar, seslerin  kesilip duyulmaz olduğu bu yerde kondular, beş mahalle kurup yerleştiler ve  bunun için bu yerin adını da Beş-Balık koydular. Burada yaşayıp çoğaldılar.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-destanlari/">»<span lang="tr">  Türk Destanları Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span><br />
</span></font></strong></p>
<p align="center"> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 10pt"><br />
</span></font></strong></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/goc-destani/">Göç Destanı</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/goc-destani/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>34</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaradılış Destanı</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/yaradilis-destani-turk-kozmogonisi/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/yaradilis-destani-turk-kozmogonisi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Sep 2007 11:10:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir Öykü Roman]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Destanları]]></category>
		<category><![CDATA[Bozkurt]]></category>
		<category><![CDATA[Destan]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Tanri]]></category>
		<category><![CDATA[Türk]]></category>
		<category><![CDATA[Turk Destani]]></category>
		<category><![CDATA[Yaradilis]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/yaradilis-destani/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaradılış Destanı (Türk Kozmogonisi) &#160; Yer gök hiç bir şey yokken dünya uçsuz bucaksız sulardan ibaretti. Tanrı Ülgen bu uçsuz bucaksız dünyada durmadan uçuyordu. Göklerden gelen bir ses Tanrı Ülgen&#8217;e denizden çıkan taşı tutmasını söyledi. Göğün emri ile oturacak yer bulan Tanrı Ülgen artık yaratma zamanı geldi diye düşünerek şöyle dedi. Bir dünya istiyorum, bir [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/yaradilis-destani-turk-kozmogonisi/">Yaradılış Destanı</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center">  <strong><font style="font-size: 22pt" color="#0099ff" face="Maiandra GD">Yaradılış  Destanı</font></strong></p>
<p align="center"><strong><font style="font-size: 15pt" color="#ff6600" face="Maiandra GD">(Türk  Kozmogonisi)</font></strong></p>
<p align="center">&nbsp;</p>
<p align="left"><font face="Maiandra GD" size="2">Yer gök hiç bir şey yokken dünya uçsuz  bucaksız sulardan ibaretti. Tanrı Ülgen bu uçsuz bucaksız dünyada durmadan  uçuyordu.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Göklerden gelen bir ses Tanrı Ülgen&#8217;e denizden çıkan taşı tutmasını söyledi.  Göğün emri ile oturacak yer bulan Tanrı Ülgen artık yaratma zamanı geldi diye  düşünerek şöyle dedi.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Bir dünya istiyorum, bir soyla yaratayım Bu dünya nasıl olsun, ne boyla  yaratayım Bunun çaresi nedir, ne yolla yaratayım Su içinde yaşayan Ak Ana, su  yüzünde göründü ve Tanrı Ülgen&#8217;e</font><img fetchpriority="high" decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/Turk_destanlari/ergenekon_2.jpg" alt="Yaradılış Destanı" align="right" height="230" width="276" /><font face="Maiandra GD" size="2">  şöyle dedi :</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Yaratmak istiyorsan Ülgen, Yaratıcı olarak şu kutsal sözü öğren De ki hep,&#8221;  yaptım oldu &#8221; başka bir şey söyleme. Hele yaratır iken,&#8221;yaptım olmadı&#8221; deme. Ak  Ana bunları söyledi ve kayboldu.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Tanrı Ülgen&#8217;in kulağından bu buyruk hiç gitmedi. İnsana da bu öğüdü iletmekten  bıkmadı :</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">&#8221; Dinleyin ey insanlar, varı yok demeyin. Varlığa yok deyip de, yok olup da  gitmeyiniz.&#8221;</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Tanrı Ülgen yere bakarak : &#8221; Yaratılsın yer!&#8221; Göğe bakarak &#8220;Yaratılsın Gök!&#8221; Bu  buyruklar verilince yer ve gök yaratılmış.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Tanrı Ülgen çok büyük üç balık yaratmış ve dünya bu balıkların üzerine konmuş.  Böylece dünya gezer olmamış bir yerde sabit olmuş. Tanrı Ülgen balıkların  kımıldadıklarında dünyaya su kaplamasın diye Mandışire&#8217;ye balıkları denetleme  görevi vermiş. Tanrı Ülgen, dünyayı yarattıktan sonra tepesi aya güneşe değen  etekleri dünyaya değmeyen büyük Altın Dağın başına geçip oturmuş.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Dünya altı günde yaratılmıştı, yedinci günde ise Tanrı Ülgen uyumuş kalmıştı.  Uyandığında neler yarattım diye baktı: Ayla güneşten başka fazladan dokuz dünya  birer cehennem ile bir de yer yaratmıştı.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Günlerden bir gün Tanrı Ülgen denizde yüzen bir toprak parçacığı üzerinde bir  parça kil gördü&#8221; insanoğlu bu olsun, insana olsun baba.&#8221; dedi ve toprak  üstündeki kil birden insan oldu. Tanrı Ülgen bu ilk insana &#8220;Erlik&#8221; adını verdi  ve onu kardeşi kabul etti. Ancak Erlik&#8217;in yüreği kıskançlık ve hırsla doluydu.  Tanrı Ülgen gibi güçlü ve yaratıcı olmadığı için öfkelendi. Tanrı Ülgen,  kemikleri kamıştan, etleri topraktan yedi insan yarattı.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Erlik&#8217;in yarattığı dünyaya zarar vereceğini düşünerek insanı korumak üzere  Mandışire adlı bir kahraman yarattıktan sonra yedi insanın kulaklarından  üfleyerek can, burunlarından üfleyerek başlarına akıl verdi. Tanrı Ülgen  insanları idare etmek üzere May-Tere&#8217;yi yarattı ve onu insanoğlunun başına han  yaptı.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Yakut&#8217;lardan (Saka) derlenen yaradılış efsaneleri de Altay yardılış destanının  yakın varyantı niteliğindedir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-destanlari/">»<span lang="tr">  Türk Destanları Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span><br />
</span></font></strong></p>
<p align="center"> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 10pt"><br />
</span></font></strong></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/yaradilis-destani-turk-kozmogonisi/">Yaradılış Destanı</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/yaradilis-destani-turk-kozmogonisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>42</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şu Destanı</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/su-destani/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/su-destani/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Sep 2007 10:42:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir Öykü Roman]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Destanları]]></category>
		<category><![CDATA[Bozkurt]]></category>
		<category><![CDATA[Destan]]></category>
		<category><![CDATA[iran]]></category>
		<category><![CDATA[Kagan]]></category>
		<category><![CDATA[saka]]></category>
		<category><![CDATA[Su Destani]]></category>
		<category><![CDATA[Turk Destani]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/su-destani/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şu Destanı Şu destanı M.Ö. 330-327 yıllarındaki olaylarla bağlantılıdır. Bu tarihlerde Makedonyalı İskender, İran’ı ve Türkistan&#8217;ı istilâ etmişti. Bu dönemde Saka hükümdarının adı Şu idi. Bu Destan Türklerin İskender’le mücadelelerini ve geriye çekilmeleri anlatılmaktadır. Doğuya çekilmeyen 22 ailenin Türkmen adıyla anılmaları ile ilgili sebeb açıklayıcı bir efsane de bu destan içinde yer almaktadır. Kaşgarlı Mahmud [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/su-destani/">Şu Destanı</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center">  <strong><font style="font-size: 22pt" color="#0099ff" face="Maiandra GD">Şu Destanı</font></strong></p>
<p align="left"> <font face="Maiandra GD" size="2">Şu destanı M.Ö. 330-327 yıllarındaki  olaylarla bağlantılıdır. Bu tarihlerde Makedonyalı İskender, İran’ı ve  Türkistan&#8217;ı istilâ etmişti. Bu dönemde Saka hükümdarının adı Şu idi. Bu Destan</font><img decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/Turk_destanlari/su_destani.jpg" alt="Şu Destanı" align="right" height="338" width="230" /><font face="Maiandra GD" size="2">  Türklerin İskender’le mücadelelerini ve geriye çekilmeleri anlatılmaktadır.  Doğuya çekilmeyen 22 ailenin Türkmen adıyla anılmaları ile ilgili sebeb  açıklayıcı bir efsane de bu destan içinde yer almaktadır. Kaşgarlı Mahmud Divan  ü Lügat-it Türk&#8217;de İskender’den Zülkarneyn olarak bahsetmektedir. Destanın  tesbit edilebilen kısa metni şöyle özetlenebilir:</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">İskender, Türk memleketlerini almak üzere harekete geçtiğinde Türkistan&#8217;da  hükümdar Şu isminde bir gençti. İskender’in gelip geçici bir akın düzenlediğine  inanıyordu. Bu sebeble de İskender’le savaşmak yerine doğuya çekilmeği uygun  bulmuştu. İskender’in yaklaştığı haberi gelince kendisi önde halkı da onu  izleyerek doğuya doğru yol aldılar. Yirmi iki aile yurtlarını bırakmak  istemedikleri için doğuya gidenlere katılmadılar.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Giden gurubun izlerini takip ederek onlara katılmaya çalışan iki kişi bu 22  kişiye rastladı. Bunlar birbirleriyle görüşüp tartıştılar. 22 kişi bu iki  kişiye: &#8220;Erler İskender gelip geçici bir kişidir. Nasıl olsa gelip geçer , o  sürekli bir yerde kalamaz. Kal aç&#8221; dediler. Bekle , eğlen, dur anlamına gelen &#8220;Kalaç&#8221;  bu iki kişinin soyundan gelen Türk boyunun adı oldu. İskender Türk yurtlarına  geldiğinde bu 22 kişiyi gördü ve Türk&#8217;e benziyor anlamında &#8221; Türk maned &#8221; dedi.  Türkmenlerin ataları bu 22 kişidir ve isimleri de İskender’in yukarıdaki  sözünden kaynaklanmıştır.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Aslında Türkmenler, Kalaçlarla birlikte 24 boydur ama Kalaçlar kendilerini ayrı  kabul ederler. Hükümdar Şu Uygurların yanına gitti. Uygurlar gece baskını  yaparak İskender’in öncülerini bozguna uğrattılar. Sonra iskender ile Şu  barıştılar. İskender Uygur şehirlerini yaptırdı ve geri döndü. Hükümdar şu da  Balasagun&#8217;a dönerek bugün şu adıyla anılan şehri yaptırdı ve buraya bir tılsım  koydurttu.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Bugün de leylekler bu şehrin karşısına kadar gelir, fakat şehri geçip  gidemezler. Bu tılsımın etkisi hâlâ sürmektedir. Bu destana göre İskender  Türkistan&#8217;a geldiğinde Türkmenlerin dışındaki Türkler doğuya çekilmişlerdi.  İskender Türkistan’da mukavemetle karşılaşmamış bu sebeble de ilerlememiştir.  Büyük ölçüde çadırlarda yaşayan Türkler İskender’in seferinden sonra şehirler  kurmuş ve yerleşik hayatı geliştirmişlerdir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-destanlari/">»<span lang="tr">  Türk Destanları Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span><br />
</span></font></strong></p>
<p align="center"> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 10pt"><br />
</span></font></strong></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/su-destani/">Şu Destanı</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/su-destani/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>32</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Satuk Buğra Han Destanı</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/satuk-bugra-han-destani/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/satuk-bugra-han-destani/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Sep 2007 00:43:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir Öykü Roman]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Destanları]]></category>
		<category><![CDATA[Destan]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[Satuk Bugra Han]]></category>
		<category><![CDATA[Türk]]></category>
		<category><![CDATA[Turk Destani]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/satuk-bugra-han-destani/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Satuk Buğra Han Destanı &#160; Hz. Muhammed kanatlı atı Burak&#8217;ın sırtında göklere yükseldiği &#8220;Mirâc Gecesinde&#8221; gök katlarında kendinden önceki peygamberleri görür. Bunlar arasında birini tanıyamaz ve Cebrail&#8217;e bunun kim olduğunu sorar. Cebrail : &#8221; Bu peygamber değildir. Bu sizin ölümünüzden üç asır sonra dünyaya inecek olan bir ruhtur. Türkistan&#8217;da sizin dininizi yayacak olan bu ruh [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/satuk-bugra-han-destani/">Satuk Buğra Han Destanı</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center">  <strong><font style="font-size: 22pt" color="#0099ff" face="Maiandra GD">Satuk Buğra  Han Destanı</font></strong></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="left">  <font face="Maiandra GD" size="2">Hz. Muhammed kanatlı atı Burak&#8217;ın sırtında  göklere yükseldiği &#8220;Mirâc Gecesinde&#8221; gök katlarında kendinden önceki  peygamberleri görür. Bunlar</font><img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/Turk_destanlari/satuk_bugra_han.jpg" alt="Danişmend name" align="right" height="309" width="204" /><font face="Maiandra GD" size="2">  arasında birini tanıyamaz ve Cebrail&#8217;e bunun kim olduğunu sorar. Cebrail : &#8221; Bu  peygamber değildir. Bu sizin ölümünüzden üç asır sonra dünyaya inecek olan bir  ruhtur. Türkistan&#8217;da sizin dininizi yayacak olan bu ruh &#8220;Abdülkerim Satuk Buğra  Han&#8221; adını alacaktır.&#8221; Hz. Muhammed yeryüzüne döndükten sonra hergün islâmiyeti  Türk ülkesine yayacak olan bu insan için dua etti. </font></p>
<p align="left">  <font face="Maiandra GD" size="2">Hz. Muhammed&#8217;in arkadaşları da bu ruhu görmek  istediler. Hz. Muhammed dua etti. Başlarında Türk başlıkları bulunan silâhlı,  kırk atlı göründü. Satuk Buğra Han ve arkadaşları selâm verip uzaklaştılar. Bu  olaydan üç asır sonra Satuk Buğra Han, Kaşgar Sultanının oğlu olarak dünyaya  geldi. Satuk Buğra Hanın doğduğu gün yer sarsılmış, mevsim kış olduğu halde  bahçeler, çayırlar çiçeklerle örtülmüştü. Falcılar bu çocuğun büyüyünce müslüman  olacağını söyleyerek öldürülmesini isterler. Satuk Buğra Hanı, annesi : &#8221;  Müslüman olduğu zaman öldürürsünüz.&#8221; diyerek ölümden kurtarır.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Satuk Buğra Han 12 yaşında arkadaşlarıyla birlikte ava çıkmağa başlar. Avda  oldukları günlerden birinde kaçan bir tavşanın arkasından hızla koşarken  arkadaşlarından uzaklaşır. Kaçan tavşan durur ve bir ihtiyar insan görünümü  kazanır. Satuk Buğra Han&#8217;ın sonradan Hızır olduğunu anladığı bu yaşlı kişi ona  Müslüman olmasını öğütler ve islâmiyeti anlatır. Satuk Buğra, Kaşgar hükümdarı  olan amcasından islâmiyeti kabul etmesini ister. </font></p>
<p align="left">  <font face="Maiandra GD" size="2">Kaşgar Hanı, müslüman olmayacağını söyler.  Satuk Buğra Han&#8217;ın işaretiyle yer yarılır ve hükümdar toprağa gömülür. Satuk  Buğra Han hükümdar olur ve bütün Türk ülkeleri onun idaresinde islâmiyeti kabul  ederler. Satuk Buğra Han, ömrünü müslümanlığı yaymak için mücadele ile  geçirmiştir. Menkabelere göre Satuk Buğra Han&#8217;ın düşmana uzatıldığında kırk adım  uzayan bir kılıcı varmış ve savaşırken etrafına ateşler saçıyormuş. 96 yaşında  Tanrıdan davet almış bu sebeble Kaşgar&#8217;a dönmüş ve hastalanarak burada ölmüştür.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-destanlari/">»<span lang="tr">  Türk Destanları Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span><br />
</span></font></strong></p>
<p align="center"> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/satuk-bugra-han-destani/">Satuk Buğra Han Destanı</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/satuk-bugra-han-destani/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>9</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
