<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Turk Gencligi Nasil Yetismelidir | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/turk-gencligi-nasil-yetismelidir/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Fri, 21 Jun 2013 14:18:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>TÜRK Gençliği Nasıl Yetişmelidir? (Hüseyin Nihal ATSIZ)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/turk-gencligi-nasil-yetismelidir-huseyin-nihal-atsiz/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/turk-gencligi-nasil-yetismelidir-huseyin-nihal-atsiz/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Oct 2007 09:23:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hüseyin Nihal Atsız]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar ve Şairler]]></category>
		<category><![CDATA[Nihal ATSIZin Makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Nihal ATSIZin Yazilari]]></category>
		<category><![CDATA[Turk Gencligi]]></category>
		<category><![CDATA[Turk Gencligi Nasil Yetismelidir]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçü Nihal ATSIZ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/turk-gencligi-nasil-yetismelidir-huseyin-nihal-atsiz/</guid>

					<description><![CDATA[<p>TÜRK Gençliği Nasıl Yetişmelidir? (Hüseyin Nihal ATSIZ) Dünya bir devler ve kahramanlar ülkesi olmağa doğru gidiyor. Bir yandan çok nüfuslu, akraba milletleri de kendi topluluğu içine alan devletler kurulurken bir yandan da kendi illetlerinin şan ve şerefi uğrunda hayatlarını hiçe sayan, bile bile yüzde yüz ölüme atılan kahramanların çoğaldığını görüyoruz. Artık ferdi hürriyet içinde biraz [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-gencligi-nasil-yetismelidir-huseyin-nihal-atsiz/">TÜRK Gençliği Nasıl Yetişmelidir? (Hüseyin Nihal ATSIZ)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><span style="font-weight: 700"> <font color="#3366ff" face="Maiandra GD" size="5">TÜRK Gençliği Nasıl  Yetişmelidir?</font></span><font face="Maiandra GD"><font color="#3366ff"><span style="font-size: 18pt; font-weight: 700"><br />
</span></font><font color="#ff6600"> <span style="font-size: 12pt; font-weight: 700">(</span></font></font><span style="font-weight: 700"><font color="#ff6600" face="Maiandra GD">Hüseyin  Nihal ATSIZ)</font></span></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Dünya bir devler ve kahramanlar ülkesi  olmağa doğru gidiyor. Bir yandan çok nüfuslu, akraba milletleri de kendi  topluluğu içine alan devletler kurulurken bir yandan da kendi illetlerinin şan  ve şerefi uğrunda hayatlarını hiçe sayan, bile bile yüzde yüz ölüme atılan  kahramanların çoğaldığını görüyoruz. Artık ferdi hürriyet içinde biraz gayri  ahlaki ve oldukça gevşek bir hayat yaşayan fertlerden mürekkep millet örneğine  dünyada yer kalmıyor. Yüksek ahlaklı, döğüşçü, disiplinli ve fedakar milletlerin  devri başlıyor. Milletlerde insanlar gibi bazen tembel, bazen verimli zamanlar  geçirebilirler. Fakat fertlerin hayatında olduğu gibi milletlerin hayatında da  en doğru hareket tarzı, çalışarak, döğüşerek, fedakarlık yaparak bir ülkü  ardında koşarak geçirilen hayattır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Biyoloji bakımından hayat, bir savaştır. Tarihde hayatın milletler arasındaki  çarpışmadan ibaret olduğunu ve medeniyetin ilerlemesine de savaşların sebep  olduğunu ve medeniyetin ilerlemesine de savaşların sebep olduğunu kati olarak  ispat ediyor. O halde yaşamak isteyen millet döğüşmeyi göze alacak demektir.  Bizim milletimiz döğüşçülük bakımından talihin iyiliğine uğramış bir millettir.  25 asırlık tarihi hayatımızın başlangıcından bugüne kadar tarihimiz iki büyük  savaşla geçmektedir. Biri milletlere karşı savaş, biri de tabiata karşı savaş.  En eski zamanlardan beri nüfusun azlığına rağmen Türk milleti hem kalabalık  milletleri yenmiş; hem de çorak, kurak yerlerde, tabii afetlere karşı da  çarpışarak bugüne kadar varlığını korumuştur.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Fakat bugün, artık durum değişiyor. Bugün “teknik” denilen yeni bir amil de  milletler arasındaki savaşta rol almağa başlamıştır. O halde tekniği geri ve  nüfusu az olan milletler ne yapacaklardır ? Kalabalık ve ileri teknikli  milletlere karşı hangi kuvvetle döğüşeceklerdir ? Cevap basittir; ahlaki ve  manevi kuvvetlerle&#8230;</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Manevi ve ahlaki değerleri üstün olan milletler sayı ve teknik bakımdan olan  geriliklerini örtebilirler. İnanmış kahramanlardan mürekkep bir milleti yenmeğe  imkan olmadığını eski ve yeni örnekler ile hepimiz biliyoruz.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Biz Türkler bugün 60 milyonluk bir millet olduğumuz halde henüz birleşmiş  değiliz. Türk birliği meydana gelinceye kadar da ancak müstakil Türkleri ile iş  görmeğe, hesaplarımızı bu kadroya göre yapmağa mecburuz. 18 milyon nüfuslu  Türkiye, bütün nüfusu Türk olsa bile, az nüfuslu milletlerdendir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><center><!--adsense#reklam_336x280--></center></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Teknik bakımdan da geride olduğumuz malumdur. Demek ki milletler arasındaki  savaşta ancak üçüncü silahımız, yani manevi ve ahlaki tarafımızın olgunluğuna  güvenebiliriz. Böyle yüksek bir genç nesil yetiştirmek için acaba ne yapıyoruz ?</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Türk gençliği acaba yeni harikalar yaratabilecek bir kabiliyetle mi yetişiyor?  Bunlara düşünmeden cevap verebilecek durumda değiliz. Türk gençliği bugün  yeniden bir Sakarya ve hatta yeniden bir Çanakkale yaratabilir. Fakat bu son  yılların icapları öyle kahramanlıklar ve kabiliyetler istiyor ki Sakarya ve  Çanakkale mucizelerini yapan nesilden daha üstün bir nesle malik olmadıkça bu  işleri başarmağa imkan yoktur.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Kahramanlık terbiyesi beşikten başlayıp yüksek tahsilin sonuna kadar devam  etmelidir. Evlerimizde, savaşlarda şehit düşmüş babaların ve dedelerin  hikayeleri belki bir dereceye kadar bu terbiyeyi verebilir. Bu kafi olmamakla  beraber şimdilik buna yetişir diyelim. Fakat ilkokulda, orta okulda, lisede ne  yapılıyor? Kahraman yetiştirmek için bir kımıldama var mıdır? Buna hayır diye  cevap vereceğiz. Kahramanlar, ancak kahramanlığa inanmış öğretmenlerin telkini  ile yetişir. İlkokul öğretmenlerinin yüzde kaçı kahramanlığa inanmıştır? Ben,  “çocuklara harb aleytarlığı aşılıyorum” diye öğünen ilkokul öğretmenleri  biliyorum. Bundan başka biz öyle sistemler kuruyoruz ki çocuk ister istemez  orada kahramandan başka her şey olmağa mahkumdur.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">İlkokullarda çocuklara dans öğretiliyor. Ben kendim balet oynanan ilkokul  temsillerinden bizzat bulundum. Çocuklarımız aktörlük de öğreniyor. Fakat hiçbir  ilkokulda çocuklara güreş öğretildiğini görmedim. İnsaflı düşünelim: Bir Türk  çocuğuna güreş mi yakışır, yoksa aktörlük mü? Bize askerlik terbiyesi mi gerek,  yoksa Güzel sanatların Tiyatroculuk şubesi mi? Birinciyi bırakıp ikinciye  ehemmiyet vermek aç insana süslü elbise giydirmekten farksızdır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">İlkokullarda çocuklara hiçbir şey öğretilmiyor. Bizim zamanımızda tarih dersi  ikinci sınıfta başlardı. Biz İlk Osmanlı kahramanlarını, Sırpsındığını, Kosovayı,  Niğeboluyu, Varnayı, Mohacı ikinci sınıfta öğrenirdik. Bize bu savaşları anlatan  fedakar öğretmenimiz bizde milli şuuru kamçılardı. Şimdi ilkokulların ilk üç  yılında havaiyattan, şarkı söylemekten başka bir şey öğretilmiyor. Talebe gevşek  alıştırılıyor. İstikbali temin edilmemiş ilkokul öğretmeni de cemiyete karşı  kırgın olduğu için fazla gayret göstermiyor. İlk mektepte çocuğu doğru yola  getirecek bir müeyyide yoktu. Dayak gayri insani (!) olduğu için kaldırılmıştır.  Okuldan koğmak da yok. Bu yüzden ilkokulların bazıları haşarat yuvası haline  geliyor ve bizim asri pedagojimiz (!) bunu normal buluyor.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Biz ilkokulda çocuklarımız yorulmasınlar, hiçbir güçlüğe uğramasınlar prensibi  ile yürüdükçe, ilk tahsil bitirecektir diye ahlaksızları okuldan koğmadıkça,  icapettiği zaman dayak da dahil olmak üzere ceza müeyyidesini koymadıkça  ilkokullarımızda kahramanlık tohumları atılmaz. Çünkü kolay şartlar altında,  kendini zora sokmadan büyüyen çocuklarda en güç iş olan kahramanlığa karşı  istidat kalmaz.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Orta okullara liselere gelince; burada yüklü programlardan başka hiçbir şey  yoktur. Talebeye milliyet aşkı ve kahramanlık duygusu verecek olan Türkçe,  edebiyat, tarih, yurt bilgisi, coğrafya derslerinin kitaplarına bakmak kafidir.  Bu kültür derslerinden asıl maksat talebeye milletini sevdirmekiken bizim  okullarımızda bunlar birer angaryadan başka bir şey değildir. Mesela dokuzuncu  sınıflarda okutulan 400 sahifelik tarih kitabında Türklere ait kısmın ancak 30  sahife tutması da dersin ne kadar manasız olduğunu göstermeğe kafidir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Ortaokulların okuma kitaplarındaki ise insani çileden çıkaracak bir kayıtsızlık  ve milli kültüre yabancılık göze çarpar. İçindeki parçaların çoğu manasız  şeyler. Başka dillerden tercüme olunmuş çoğu saçma hikayeler, insani şiirden  tiksindirecek kadar bayağı manzumeler yanında Türk çocuğuna milli kin, milli ruh  aşılayacak hiçbir parça yoktur. Mehmet Emin’in, Ziya Gökalp’ın o pek terbiyevi  ve milli ruhlu manzumelerini yer verilmiştir. Yahya Kemal’in “Akıncılar”ı  durdururken sanki kasten yapılmış gibi “Açık Deniz” manzumesi alınmıştır.  Sekizinci sınıf talebesi’nin bu manzumeyi anlıyamıyacağı hiç düşünülmemiştir.  Hececilerin vatani şiirlerinden hiç biri alınmamıştır. Buna mukabil neler  alınmıştır bilir misin?.. Ben söylemekten utanıyorum. İsterseniz siz o kitapları  alıp bir bakın da hükmünüzü verin&#8230;</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Genç nesil kahraman yetiştirmek için ona iyi öğretmen kolay bulunmaz ama iyi  kitap vermek lazımdır. İyi öğretmen kolay bulunamaz ama iyi kitap yazmak daima  kabildir. Bunun için de kitap müsabakası açarak birinciden beşinciye kadar  binlerce lira mükafat vermeğe lüzum yoktur. Bu iş menfaat beklemeyen bir  öğretmene havale olunursa bir yılda en mükemmel kitap elden edilmiş olur ve  talebeler ister istemez kitabın tesirinde kalacakları için de kahramanlık tohumu  kısmen atılmış olur.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Eğer Türkiye’de para menfaati beklemeden kitap yazacak öğretmenler yoksa  okulları katıp öğretmenliği kaldırmalıyız. Çünkü bu kadar maddileşmiş bir  öğretmen ordusu ile cehalet ve ülküsüzlük gibi sarp düşmanları kaldırarak işe  başlamalı ve kitap yazmayı bezirganlık halinden çıkarmalıyız. Yıllarca gençliğe  sunduğumuz kitaplardan nasıl bir nesil hasıl olduğu gün gibi meydandadır. Siz  “Deli Petrol sultan Mustafanın oğludur” diyen bir onuncu sınıf talebesi gördünüz  mü? Avusturalyada yapılan Moçan muhaberesine İngiliz donanmasının iştirak  ettiğini” söyliyen bir son sınıf talebesine ne dersiniz? Biz dokuzuncu sınıf  talebesi “Avrupada üç millet vardır. Biri Amerikalılardır.” derse inanır  mısınız? Bütün bunlar gevşeklik, fena kitapların, cezasız mektup hayatının  sonuçlarıdır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bence Türk gençliğinin kahraman yetiştirmek için maarifte bazı değişiklik yapmak  lazımdır. Fikrimce bunların ana çizgileri şunlardır:</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">1- İlkokullardan başlayarak yüksek tahsil müstesna olmak üzere bütün okullardan  muhtelif tedrisatı kaldırmalıyız küçük sınıflarda kız ekseriyeti arasında kalan  bazı erkek çocukların erkeklik ruhlarını kaybettikleri ve kısmen avareleştikleri  muhakkaktır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">2- İlkokulların programları bizim talebelik zamanımızda olduğu gibi  olgunlaştırılmalı, ikinci sınıfta başlayarak her yıl biraz daha mufassal olmak  üzere Türk tarihi ve grameri gösterilmelidir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">3- İlkokul talebesine verilen sınırsız hürriyet derhal kaldırılacak çocuk sıkı  bir disiplin muhiti içine alınmalı ve hayatta disiplin denilen bir şeyin  varolduğunu daha pek küçükken idrak etmelidir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">4- Ceza bütün şiddetiyle okullara girmeli ve kötü aile muhitlerinde yetişen veya  şahsen fenalığa istidatı olan çocuklar yaptıkları hareketlerin mukabelesiz  kalmadığını görmeli ve iyi çocukların da bozulmasının önüne geçilmelidir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">5- İyilerin ahlakını bozacak kabiliyette olanlar derhal okullardan çıkartılmalı  ve bir kişi kazanmak için 40 kişinin önünden fena örnek bulunmasının önüne  geçilmelidir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">6- Bütün oyunlar, ders kitapları, vazifeler, kahramanlar, Türkçülük, fedakarlık  aşılayacak şekilde olmalıdır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">7- Kadın öğretmenler erkek talebeye ders vermemelidir. Bütün öğretmenler sade  kılıkları ile talebeye örnek olmalıdır. Boyalı veya bob-stil hocalar derhal  meslekten uzaklaştırılmalıdır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">8- Ortaokullarda askerlik dersi nazari ve ameli olarak çoğaltılmalı ve ciddi  tutulmalıdır. Talebe askeri kanunlara ve cezalara tabi olmalı ve mektep  üniformasını giymeğe mecbur edilmelidir. Ortaokullara girerken kendisinden  ortaokul usullerine tabi olacağına dair imza alınarak söz ve mesuliyet ne demek  olduğu kendisine anlatmalı ve nizamata aykırı gidenler tahsilden men  edilmelidir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">9- Gramer, Türk tarihi, Türk coğrafyası, yurt bilgisi dersleri ortaokulun her üç  sınıfına biraz daha genişletilmek üzere gösterilmelidir. Tekrar edilen derslerin  ne kadar iyi öğrenildiği malumdur.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">10- Ortaokulda milli sporlar başlamalı, kılıç, güreş, cirit gibi ananevi  sporlar, yüzücülük, kürekçilik vesaire gibi savaşa yardımcı sporlar birinci  mevkii tutulmalıdır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">11- Askerlik dersler ile sporlar en mühim dersler haline gelip her birinden ayrı  not verme usulü konulmalı, gösteriş izciliği, caka resmi geçitleri kaldırarak  yerine hakiki ve sert askerlik konulmalıdır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">12- Ortaokullarda hiçbir faydası görülmeyen, boşuna zaman, emek ve para  harcamaktan başka bir şeye yaramayan ecnebi dili dersleri tamamen kaldırılarak  bunun yerine askerlik ve spor dersleri konulmalıdır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">13- Lisenin ilk sınıfından itibaren edebiyat ve fen kolları ayrılarak yalnız bir  tarafa istidatı olan pek çok değerli talebemizin parlak istidatlarının  körleşmesinin önüne geçilmelidir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">14- Gramer ve yurt bilgisi dersleri bilhassa liselerde devam ederek talebenin  kendi dilini ve memleketin kanunlarını kavraması temin edilmelidir. Geçen yıl  liselerde okutulan gramer derslerinden benim aldığım iyi netice gramerin  muhakkak liselerde de okutulması lüzumunu bana ispat etti. Böylelikle ilkokuldan  itibaren gramer okumuş talebe liseyi bitirirken kendi diline tamamen hakim  olacak ve artık memlekette “Kuyu sokak, Nur apartmanı” diyecek edebiyat  öğretmenleri ve dil mütehassısları kalmayacaktır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">15- Askerlik ve spor liselerde daha sıkı olarak devam etmeli ve talebeler  silahla toplu bir halde talime, hakiki süngü ve kılıçlarla hakiki mübarezeler  yapmağa alışmalıdır. Zarar yok, aralarında tehlikeli yara olanlar bulunsun&#8230; Bu  yaralar sinemaların, baloların yaptığı tahribat kadar zararlı değil; talebeyi  tehlikeli azımsamağa alıştırmak bakımından faydalıdır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">16- Ortaokul ve liselerden en ufak ahlaki ve zaaf tartla ceza görmeli ve bu  talebeler başka hiçbir okula alınmamalıdır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">17- Talebenin başına daima otoriter, seciyeli ve Türk öğretmenler  getirilmelidir. Bizim talebemiz hatta kız talebemiz, gayri Türk öğretmenlere  tahammül edememektedir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">18- Okullar birer kışla haline gelmeli, hatta liselerin müdürleri yüksek rütbeli  subaylardan olmalıdır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">19- Okullar birbiri ile futbol gibi manasız ve voleybol gibi kadınca müsabakalar  değil, askeri ve milli müsabakalar yapmalı. Türk kılıcı, okçuluk gibi milli  sporlarımız ihya olunarak liselere sokulmalıdır. Bir stadyumda iki okulu temsil  eden 22 gencin lastik top ardında koşması ile iki okulu temsil eden 200 gencin  başlarında tulgalar, göğüslerinde zırhlar olduğu halde, hakiki kılıçlar veya  süngüler çarpışmaları arasındaki farkı düşünür.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">20- Bütün okul kitapları mütehassız ve fedakar öğretenlere, milli ve askeri ruh  gözönüne alınmak şartile yeniden yazdırılmalı ve öğretmenler bu işin şerefi ile  kanarak maddi kazanç beklememelidir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">21- Liselilerin fen kollarında laboratuvar çalışmaları arttırılmalı ve talebe  yurt için yaratıcılık kabiliyeti daha bu sıralarda inkişaf ettirilmelidir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">22- Askerlik ve spor derslerinde liyakat gösterenler için eski ananelerimizde  olduğu gibi alplık ve batırlık unvanları, bilgide başarı gösterenler için  bilgelik ve danışmanlık unvanları ihdas olunarak hakkaniyet dairesinde  talebelere verilmeli, sıkı mücazat olduğu gibi büyük mükafaatlar da  bulunmalıdır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">***</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Böyle sıkı şartlarla okullarımızda yeni bir ruh yaratmazsak yüksek kabiliyetli  gençlerden ve kahramanlardan ümidimizi kesmeliyiz.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Çınaraltı Dergisi, 21 Mart 1942, Sayı:35</font></p>
<p> <strong><font face="Maiandra GD" size="2"><font color="#ff0000">Kaynak:</font>  <font color="#000000">Nihal-Atsız.Com</font></font></strong></p>
<p align="center">&nbsp;</p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/huseyin-nihal-atsiz/">»<span lang="tr">  H. Nihal ATSIZ Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080"> |</font></span></span></font></strong></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-gencligi-nasil-yetismelidir-huseyin-nihal-atsiz/">TÜRK Gençliği Nasıl Yetişmelidir? (Hüseyin Nihal ATSIZ)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/turk-gencligi-nasil-yetismelidir-huseyin-nihal-atsiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
