<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Türk Irk Sag Olsun | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/turk-irk-sag-olsun/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Fri, 21 Jun 2013 14:17:39 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Kızıl Elma (Hüseyin Nihal ATSIZ)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/kizil-elma-huseyin-nihal-atsiz/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/kizil-elma-huseyin-nihal-atsiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 20 Oct 2007 22:41:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hüseyin Nihal Atsız]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar ve Şairler]]></category>
		<category><![CDATA[Kizil Elma]]></category>
		<category><![CDATA[Kizil Elma Nihal Atsiz]]></category>
		<category><![CDATA[Kizilelma]]></category>
		<category><![CDATA[Nihal ATSIZin Makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Nihal ATSIZin Yazilari]]></category>
		<category><![CDATA[Tanri Turku Korusun ve Yuceltsin]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Irk Sag Olsun]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçü Nihal ATSIZ]]></category>
		<category><![CDATA[Ulku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/kizil-elma-huseyin-nihal-atsiz/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kızıl Elma (Hüseyin Nihal ATSIZ) Bir milletin yürütücü kuvvetine “ülkü” denir. Toplumlardaki kişileri birbirine bağlayan nesne, sadece kök birliği, çıkar ve ihtiyaç değil, bunlarla birlikte ve aynı zamanda ülküdür. &#160; Ülküsüz topluluk yerinde sayan, ülkülü topluluk yürüyen bir yığındır. Sözlük anlamı “and” ve “uzak hedef” demek olan “ülkü”, topluluğu aynı yolda yürüten bir kuvvettir ki, [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/kizil-elma-huseyin-nihal-atsiz/">Kızıl Elma (Hüseyin Nihal ATSIZ)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font face="Maiandra GD"><font color="#3366ff"><span style="font-size: 18pt; font-weight: 700"> Kızıl Elma<br />
</span></font><font color="#ff6600"> <span style="font-size: 12pt; font-weight: 700">(</span></font></font><span style="font-weight: 700"><font color="#ff6600" face="Maiandra GD">Hüseyin  Nihal ATSIZ)</font></span></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"> Bir milletin yürütücü kuvvetine “ülkü” denir. Toplumlardaki kişileri birbirine  bağlayan nesne, sadece kök birliği, çıkar ve ihtiyaç değil, bunlarla birlikte ve  aynı zamanda ülküdür.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Ülküsüz topluluk yerinde sayan, ülkülü topluluk yürüyen bir yığındır. Sözlük  anlamı “and” ve “uzak hedef” demek olan “ülkü”, topluluğu aynı yolda yürüten bir  kuvvettir ki, bu uğurda insanlar birbirlerine karşı içten sözleşmiş gibidirler.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Ülkü, ilkönce, insanların gönüllerinde, gönüllerinin derinliğinde, şuuraltında,  hayallerinde doğar ve kendini önce destanlarda gösterir. Sonra şuura geçer,  büyük kılavuzlar tarafından açıklanır. Daha sonra da büyük kahramanlar, onu  gerçekleştirmek için büyük hamleler yapar. Bu hamle sırasında da ülkülü millet,  kahramanlar ardından gönül isteği ile koşar. Bütün bu uğraşmalar arasında da  millet yürür; önce manen, sonra maddeten ilerler, olgunlaşır, erginleşir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Türk destanlarından çıkan anlama göre, Türklerin ülküsü, fetihler sonunda büyük  ve üstün bir devlet kurarak bu devletin içinde bolluğa ve mutluluğa kavuşmaktır.  Aşağı yukarı, her millet, aynı şekildeki milli gayelerin ardındadır. Milletlerin  çapına, kaabiliyetine göre milli ülkülerin ayrıntılarında farklar olmakla  beraber, ana çizgiler bakımından hepsi birbirine benzer: Büyümek ve rahatlığa  kavuşmak!</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Türkler, kendi ülkülerine niçin “kızılelma” demiştir, bunun sebebini bilmiyoruz.  Yalnız bu addaki saflık ve tabiilik, Türk ülküsünün çok eski olduğunu göstermek  bakımından manalıdır. Kızılelma adı, ülkünün aydınlardan önce halk arasında  doğduğunu gösterse gerektir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Kızılelma ülküsü, Osmanlıların parlak çağlarında iyice belirip şekillenmiş ve  konak konak, Türk büyüklüğünün, yükseklik fikrinin, ilahi bir gayenin timsali  haline gelmiştir. Bu büyük düşünce olmasaydı, XI. Yüzyılda Anadolu’ya gelen,  ençok bir milyon Türk, Bizans’ın Asya ve Avrupa’daki topraklarında rastladıkları  diğer Türklerin birkaç tümenlik hrıstiyanlaşmış döküntülerinin yardımı ile de  olsa, bu dünya çapında devleti kurup dört kıta “dördüncüsü Okyanusya’dır”  üzerindeki teşkilat ve medeniyet şaheserini yaratamazdı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Milletlere milli inanç ve güvenç veren ülkünün ne büyük bir kuvvet olduğunu  anlamak için bugünkü olaylara bakmak yeter:</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">60 milyonluk bir millet olmalarına rağmen dağınık, teşkilatsız ve geri olan  Araplar, milli ülküleri olan Arap Birliği düşüncesi sayesinde toparlanma yoluna  girmişlerdir. Ülkülerinden aldıkları güçle, Filistin işinde İngiltere ve  Amerika’ya kafa tutmaktadırlar. Ülkü sahibi millet oldukları için de dünyada  itibarları ve değerleri artmıştır. Bizim için çok büyük isret ve ders olan şu  olay, Arapların itibarını göstermesi bakımından manalıdır: Birleşmiş Milletler  teşkilatının 11 üyeli Güvenlik Konseyi’nin beşi “Amerika, İngiltere, Fransa,  Rusya ve Çin” daimi, altısı geçicidir. 1945 yılında, bu altı üyelik için seçim  yapıldı. 900 yıllık büyük bir geçmişi ve tarihi olan, askeri devlet olarak nam  kazanmış bulunan Türkiye bu seçimde ancak bir tek oy alarak Konsey’e giremediği  halde, İngiliz işgalinden henüz kurtulamamış olan ordusuz, donanmasız Mısır, 45  oy alarak bu üyeliğe seçildi. Demek ki, o zamanki Birleşmiş Milletler  teşkilatına dahil bulunan 50 devletten 45’i, Mısır’ı bizden daha itibarlı ve  üstün görmüştü.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">1946’da geçici üyelik için yapılan seçimde de, Türkiye’ye kimse oy vermediği  halde, Suriye 45 oy aldı. Bir iki yıllık bir devlet olan o zamanki üç milyon  nüfuslu Suriye’nin Türkiye`ye tercih edilmesinin sebebi açıktır: Suriye, bir  ülkünün ardındadır. Yani prensip sahibidir. Bundan dolayı da, düşmanlarının bile  saygısını kazanmıştır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Yahudiler de, ülkü sahibi olmanın ikinci bir ibret verici örneğidir. Korkaklığı  atasözü haline gelen bu millet, bugün, bir milli ülkünün ardında, herhangi bir  millet kadar cesaretle çarpışıyor. Milli kahramanlar ve bu milli kahramanlar,  idama mahkum edildikleri ve bağışlanma dileğinde bulunurlarsa ölümden  kurtulacakları halde, İngiltere’den af dilemeyerek milletlerine şeref vermek  suretiyle ölüyorlar. Bu milli ülkü sayesinde, Filistin’deki yarım milyon yahudi  (O zaman Filistin’de yarım milyon Yahudi vardı), yalnız Araplarla değil, koca  İngiltere ile savaşı göze alıyor, Amerika’ya meydan okuyor. Milli ülküye  yapışmak sayesinde Yahudiler o kadar kuvvetlenmişledir ki, bugün İngiltere  imparatorluğu onlara karşı bir şey yapamıyor. Tebaasında bir tek kişinin hapse  atılmasını savaş sebebi saban İngiltere, bugün, İngiliz askerlerinin  öldürülmesine, İngiliz subaylarının kaçırılıp dayak atılarak horlanmasına, masum  İngiliz çavuşlarının Yahudiler tarafından canice asılmasına ses çıkaramıyor.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bütün bunların en önemli sebebi Arapların ve Yahudilerin olağanüstü kuvvetli  olmasıdır. Bu kuvvet maddi değil, manevidir, Yani ülkü kuvvetidir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Kızılelma ülküsüne “tehlikeli maceracılık” diyenler, bugünkü Araplar ile  Yahudilere bakıp düşünmelidirler. Hele Yahudiler 2000 yıl önce kaybettikleri  vatanlarını yeniden ele geçirmek ve yalnız kitaplarda kalmış olan İbrani dilini  diriltip bir konuşma dili haline getirmek uğrundaki çalışmaları ile dünyaya  örnek olmuşlardır.<br />
</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><center><!--adsense#reklam_336x280--></center><br />
<font face="Maiandra GD" size="2"> Biz ise bir yandan “bir Türk dünyaya bedeldir” vecizesine inanmış görünürken,  bir yandan da kendimizi baltalayıp inkar ettik. Büyüklükten korktuk. Küçüklüğü  benimsedik ve milli ülkü ile delilik diye alay ettik. Güvenlik Konseyindeki  seçimler göstermiştir ki, kimseden bir şey istememek, herkesle hoş geçinmek,  ittifaklar yapmak bir millete itibar sağlamıyor. Kızılelma ülküsünü bir delilik  sayacaksak, büyüklükten değil, yaşamaktan da vazgeçmeliyiz. “Tarihi görevini  yapmış ve artık ölmeye yüz tutmuş bir topluluk” olmayı kabul etmeliyiz. Eski  Asurlular, Hititler, Romalılar gibi haritadan silinmeye razı olmalıyız. Buna  razı değilsek milli ülkünün peşine düşmeliyiz ve demiryolu yapmakla birkaç  fabrika kurmayı ülkü diye göstermek gafletinden çekinmeliyiz.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Ülküler için “maddi faydası nedir?”, “uygulanabilir mi?” diye düşünmek doğru  değildir. Hiçbir inanç riyazi mantığa vurulmaz. Tanrı’nın varlığı da riyazi  metod ile isbat edilememiştir. Fakat yüz milyonlarca insan ona inanmakta ve bu  inançtan güç almaktadır. Ülküler de böyledir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Kızılelma ülküsünün gerisinde savaşlar ve büyük sıkıntılar görüp de korkanlar  bulunabilir. Kendi rahatı ve keyfi kaçmasın diye insanlık davası (!) güdenler,  ülküyü inkar edenler her zaman, her yerde çıkabilir. Fakat bir milletin içinde  büyük bir çoğunluk milli ülküye inandıktan sonra, geri kalanlar da ister istemez  bu milli akıntıya uymaya mecburdurlar. Bizim için önemli olan, dost kılıklı  yabancıların milli ülküyü güya milli çıkar adına baltalamasının önüne geçmektir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bir topluluktan ortak ülküyü kaldırın, insanların hayvanlaştığını görürsünüz.  Ortak düşüncesi olmayan toplulukta, herkes, yalnız kendi çıkar ve zevkini  düşünür. Böyle bir toplulukta fedakarlık, saygı, nezaket kalmaz. Bencillik,  kabalık, rüşvet, iltimas ve namussuzluğun türküsü alır yürür. Maddileşmiş bir  insan vatan için ölür mü? Bencil bir insan muhtaçlara yardım eder mi? Milletine  inanmayan bir adam yabancı ile işbirliği yapmaz mı? Erdemi gülünç bulan birisi  çalıp çırpmaz mı? Kızılelma, Türk milletinin manevi besinidir. Açlar yiyecek  bulamadıkları zaman nasıl faydasız, zararlı, hatta zehirli nesneleri yerlerse;  Türk milleti de “Kızılelma” kendisine yasak edildiği için marksizm ve  kozmopolitizm gibi zararlı ve zehirli fikirlere el uzatıyor.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Fakat artık bu devir kapanmıştır. Gittikçe uyanan milli şuur karşısında gafiller  ve hainler, Türk milletini daha çok aldatamayacaklardır. Kızılelmanın yolunu  kapatamayacaklardır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Ziya Gökalp’ın mısraları düsturumuz olacaktır:</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Demez taş, kaya<br />
Yürürüz yaya&#8230;<br />
Türküz, gideriz Kızılelmaya.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Kızılelma, 1.sayı, 31 Ekim 1947 </font></p>
<p><strong><font face="Maiandra GD" size="2"><font color="#ff0000">Kaynak:</font>  <font color="#000000">Nihal-Atsız.Com</font></font></strong></p>
<p align="center">&nbsp;</p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/huseyin-nihal-atsiz/">»<span lang="tr">  H. Nihal ATSIZ Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080"> |</font></span></span></font></strong></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/kizil-elma-huseyin-nihal-atsiz/">Kızıl Elma (Hüseyin Nihal ATSIZ)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/kizil-elma-huseyin-nihal-atsiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
