<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Türkçe Notlari | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/turkce-notlari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Fri, 05 Oct 2007 23:42:38 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Türkçe Hakkında İlginç Notlar</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/turkce-hakkinda-ilginc-notlar/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/turkce-hakkinda-ilginc-notlar/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Oct 2007 23:42:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dilimizle İlgili Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dili]]></category>
		<category><![CDATA[Dilimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[ilginc Notlar]]></category>
		<category><![CDATA[Türk]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[Turkce ilginc]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe Notlari]]></category>
		<category><![CDATA[Yazi]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/turkce-hakkinda-ilginc-notlar/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkçe Hakkında İlginç Notlar * Türkiye&#8217;den yapılan radyo televizyon yayınları etkisiyle Azerbaycanlı gençler artık Farsça &#8220;evet&#8221; anlamına gelen &#8220;beli&#8221; yerine &#8220;evet&#8221; demeye başlamışlar. Vaktiyle biz &#8220;vazife&#8221; diyorduk, onlar da &#8220;vazife&#8221; diyorlardı. &#8220;Görev&#8221; kelimesi kullanım alanına girmemiş olsa bile en azından duydukları zaman yadırgamıyorlar. Türkiye&#8217;deki alelade insan da Azerbaycanlı bir konuşucuyu on yıl öncesine göre daha [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkce-hakkinda-ilginc-notlar/">Türkçe Hakkında İlginç Notlar</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><font face="Maiandra GD"> </font></p>
<p align="center"><font face="Maiandra GD"><strong> <font style="font-size: 22pt" color="#3366ff" face="Maiandra GD">Türkçe  Hakkında İlginç Notlar</font></strong></font></p>
<p><font face="Maiandra GD"><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
</font></font></p>
<p><font face="Maiandra GD"><font face="Maiandra GD" size="2">* Türkiye&#8217;den yapılan radyo televizyon  yayınları etkisiyle Azerbaycanlı gençler artık Farsça &#8220;evet&#8221; anlamına gelen  &#8220;beli&#8221; yerine &#8220;evet&#8221; demeye başlamışlar. Vaktiyle biz &#8220;vazife&#8221; diyorduk, onlar  da &#8220;vazife&#8221; diyorlardı. &#8220;Görev&#8221; kelimesi kullanım alanına girmemiş olsa bile en  azından duydukları zaman yadırgamıyorlar. Türkiye&#8217;deki alelade insan da  Azerbaycanlı bir konuşucuyu on yıl öncesine göre daha rahat anlayabiliyor. Hatta  Türkmenistanlı, Özbekistanlı konukları da daha rahat anlayabiliyor.</p>
<p>* Birleşmiş Milletler ve dünya İstatistik kuruluşlarının verdiği verilere göre  dünyada yaygın kullanılan dilleri kullanış alanı ve amacına göre üç kategoride  sınıflayabiliriz:</p>
<p>1. Dünyada en çok nüfus tarafından ana dil olarak kullanılan diller,<br />
2. Dünyada en geniş coğrafi alanda kullanılan diller,<br />
3. Dünyada bilimsel ve teknoloji alanda ticaret, haberleşme ve bilgi  alışverişinde yaygın kullanılan diller.</p>
<p>Birinci gruptaki diller açısından sıralama Çince, Hinduca, İngilizce,  İspanyolca, Rusça, Arapça ve diğerleri;<br />
İkinci kategoriye göre sıralama İngilizce, Çince, İspanyolca, Arapça, Türkçe,  Hinduca;<br />
Üçüncü kategoriye göre ise sıralamada başlıca Batı Avrupa Dilleri İngilizce,  Almanca, Fransızca, İspanyolca ve Rusça yer almaktadır. Pasifik devletlerinden  Japonya&#8217;nın hızla gelişen Çin&#8217;in dili de yakın bir gelecekte bu kategoride yer  alacaktır.</p>
<p>* Yabancı dil öğretimi için eğitim-öğretim dilinin mutlaka yabancı dilde  olmasının gerekmediğini çarpıcı bir örnekle sunmak istiyorum. Skale dergisi 1993  yılı 1. sayısında yayınlanan &#8220;Sayılarla Avrupa Topluluğu&#8221; yazısında verilen  bilgiye göre Avrupa topluluğunda 20-24 yaş arası gençlerin % 83&#8217;ü en az bir  yabancı dile hakim, bu daha yaşlılarda % 50 civarında. Belçika, Hollanda,  İsviçre gibi ülkelerde oran çok daha yüksek. Buna karşın Avrupa&#8217;da bütün orta  öğrenim ve üniversite öğretimi kendi ana dillerinde yapılıyor. Diğer bir örnek,  nüfusu sadece 10 milyon olan Macaristan&#8217;da bütün okullar Macarca, tek bir  üniversite 1991 sonrası İngilizce açıldı, ama öğrencileri yabancı. Macarca ülke  dışında hiçbir ülkede kullanılmadığı halde her konuda bizden çok daha fazla  Macarca kitap basıyorlar ve her Macar da bir yabancı dil biliyor. SCI ce taranan  dergilerde yayınlanan makalelerin ülkelere göre sıralamasında ilk 20 sırada yer  alan ülkelerden yalnız Hindistan yabancı dilde öğretim yapıyor. Yani her ülke  kendi dilinde öğretim yaparak bilim üretebiliyor, diller bilim üretimine engel  değil.</p>
<p>* Sırf İstanbul&#8217;da İngilizce, Fransızca, Almanca İtalyanca eğitim yapan orta  dereceli okulların sayısı 150&#8217;nin üzerende. Bütün ülkede ise özel okulların  sayısı 1995 yılı itibariyle 871&#8217;dir. Eğer önlem alınmaz ve sınırlamaya  gidilmezse üniversitelerimiz de bu yola girer. Eğitim çağında 15 milyon nüfusun  tamamını böyle özel okullara göndermemiz mümkün olmadığından (14.300.000. toplam  öğrencinin sadece 200.000&#8217;i özel okullara gidebilmektedir.) talep de devamlı  kamçılandığından maalesef en seçme başarılı öğrenciler &#8220;Robert Kolej,  Galatasaray Lisesi&#8221; başta olmak üzere yabancı dilde eğitim yapan okullara  gönderiliyor ya da bu okulları tercihe zorlanıyor. Yabancı dilde öğretim yapan  üniversiteler için de aynı durum sözkonusu. Böyle olunca bütün bu üstün  yetenekli çalışkan, seçme öğrencileri alan okullar hem yabancı dilde hem de  diğer sosyal ve fen derslerinde daha başarılı oluyorlar. Bu sonuç da biraz önce  değindiğimiz genel kanaati oluşturuyor. Yani malzeme kaliteli olduğu için ürün  de kaliteli oluyor. Önemli olan bir öğretim kurumunun öğrenci alırken hangi  yüzde diliminden öğrenci aldığına bakılarak bu öğrencileri hangi yüzde  diliminden mezun ettikleridir. Mezunlar ilk yüzde diliminden daha başarılı  yüzdeye yerleştirilebiliyorsa o kurum başarılıdır.</p>
<p>* Tarihçi Jean-Paul Roux,  &#8221;Türklerin Tarihi&#8221; adlı yapıtında &#8221;Türklerle  ilgili olarak kabul edilebilecek biricik tanım dilbilgisel olandır. … Türklerin  dili çok büyük bir çekim gücüne sahip olduğundan ilişkide bulundukları birçok  insan topluluğu tarafından benimsenmiştir.&#8221; diyor. Ünlü dilbilimciler,  Türkçenin yetkinliğini ve kurallı oluş bakımından öteki dillerden üstünlüğünü  övmüşlerdir.</p>
<p>* Max Müller, Türkçe hakkındaki görüşlerini şöyle açıklıyor: &#8221;Türkçenin bir  dilbilgisi kitabını okumak, bu dili öğrenmek niyetinde olanlar için bir  zevktir.Türlü dilbilgisi kurallarının belirlenmesindeki ustalık, eylem  çekimlerindeki düzenlilik, bütün dil yapısındaki saydamlık, kolayca  anlaşılabilme niteliği, insan zekasının dil aracılığı ile beliren üstün gücünü  kavrayabilenlerde hayranlık uyandırır…. Türk dilinde her şey saydamdır,  apaçıktır.</p>
<p></font></font></p>
<p><center><!--adsense#reklam_336x280--></center><font face="Maiandra GD"><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
* Jean Deny, &#8221;Türk dili, seçkin bir bilginler kurulunun danışma ve tartışmaları  sonucunda oluştuğu kanısını uyandırıyor. Fakat böyle bir kurul, Türkistan  bozkırında kendi başına kalmış olarak ve kendi yasaları ya da kendi içgüdüleri  itişiyle, insan beyninin yarattığı bu sonucu sağlayamazdı !&#8221; demektedir.</p>
<p>* XIII. yüzyılda Cengiz Hanın Moğol İmparatorluğu, yaklaşık olarak, tüm Türk Dünyasını egemenliği altında toplamıştır.  Moğol İmparatorluğunun, devlet dili olarak Uygur Türkçesini ve Uygur yazısını  kullanmıştır.</p>
<p>* Türk dilinin büyüleyici etkisi kendini göstererek, Türkçe, Anadoluda hızla  yaygınlaşan halk dili olur. Moğol işbirlikçisi Anadolu Selçuklusu sultanlarının  egemenliğine başkaldıran Türkmen beyi Karamanoğlu Mehmet Bey&#8217;in Konyayı ele  geçirip Siyavuş&#8217;u Selçuklu sultanı yapması, Türk dili için mutlu bir olay olur:  Karamanoğlu Mehmet Bey, 19 Mayıs 1277&#8217;de ünlü fermanını yayınlar: &#8221;Bugünden  sonra divanda, dergahta, mecliste ve meydanda Türkçeden gayrı dil  konuşulmayacaktır! &#8221;. Türkçenin bu bağımsızlık bildirgesiyle, Moğolların  ilerlemesini durdurmuş olan &#8221; külahlı, ayağı çarıklı ve kara kilimli  Türkmenler&#8221;, Farsçayı benimsetmeye çalışan &#8221;Rumi&#8221; adı takınmış Selçuklulara  karşı bir dil yengisi kazanmışlardır.</p>
<p>* Yunus ,Mevlana&#8217;nın Mesnevisini okuduğunda çok uzun ve belki biraz da Farsça  yazılmış olmasını beğenmeyerek, bu Mesnevinin yerine:<br />
&#8221;Ete kemiğe büründüm<br />
Yunus deyi göründüm.&#8221;</p>
<p>beytini önermesi, Türkçeyi sevenler için etkileyicidir. Yunus&#8217;un  şiirleri yüz yılardan beri Türklerin belleğinde yaşamaktadır. Günümüzde  Birleşmiş Milletler yapısının girişinde duvara yazılan :<br />
Gelin kardeş olalım<br />
İşi kolay kılalım<br />
Sevelim sevilelim<br />
Dünya kimseye kalmaz</p>
<p>dörtlüğü ile Yunus Emre güzel Türkçe ve insancıllık dersi  vermektedir.</p>
<p>* Karacaoğlan, Dadaloğlu, Köroğlu, Kaygusuz Abdal ve daha nice Türk halk  ozanları koşmalar, koçaklamalar söyleyerek Türk dilinin gelişmesine katkıda  bulunmuşlardır. Osmanlı şairlerinden daha özgün, daha kalıcı olmuşlardır.  Örneğin en ünlü Osmanlı şairleri, Karacaoğlan&#8217;ın &#8221;Çukurova  bayramlığın giyerken / Çıplaklığın üzerinden soyarken / Şubat ayı kış yelini  kovarken / Cennet demek sana yakışır dağlar&#8221; dörtlüsü ile başlayıp  &#8221;Karacaoğlan size bakar sevinir / Sevinirken kalbi yanar göğünür / Kımıldanır  hep dertleri devinir / Yas ile sevinci yıkışır dağlar&#8221; dörtlüsü ile biten  koşmasındaki özgün doğa betimlemesinin düzeyine ulaşamamışlardır . Bu koşmadaki  anlatım akıcılığı ve sözcük zenginliği, Türkçenin gücünü ortaya koymaktadır.</p>
<p>* I. Abdülhamit&#8217;in tahta geçmesi sonrasında  Anayasanın (Kanun-u Esasi) hazırlanmasında dil sorunu ortaya çıktı: Geniş  Osmanlı topraklarından Meclise gelecek temsilciler hangi dil ile konuşacaktı?  Batı, yüzyıllar önce tek bir ulusal dili egemen kılıp geliştirerek böyle bir  sorunla karşılaşmamıştı. Uzun tartışmalardan sonra -azınlıkların tepkileri de  yatıştırılarak- Anayasanın 18. Maddesine Osmanlı Devletinin resmi dilinin Türkçe  olduğuna ve devlet hizmetlerine gireceklerin bu dili bilmesinin gerektiğine  ilişkin hüküm konuldu. II.Abdülhamit&#8217;in Meclisi kapattıktan sonra uyguladığı  ağır sansür, dili kapsamadığından, aydınların Türkçeyi geliştirme çabaları  kesintiye uğramamıştır. II. Abdülhamit, sadrazamlığa atadığı Türkçe bilmeyen  Çerkez Hayrettin Paşanın telkini ile devletin resmi dilinin Arapça olmasını  istemiş ise de, Sait Paşa&#8217;nın &#8221;Devlet dili Arapça olursa Türklük ortadan  kalkar&#8221; diyerek karşı çıkması üzerine, bu isteğinden vazgeçmiştir.</p>
<p>* Osmanlı döneminde, tıp, mühendislik ve askerlik terimlerinin Batı dillerinden  Osmanlıcaya çevrilmesi görüşü egemendi. Ancak terim türetmede Türkçe  sözcüklerden değil de Arapça ve Farsça sözcüklerden yararlanılmakta idi. Bu  &#8220;takıntıyla&#8221; kimi zaman gülünçlüklere düşülürdü.Örneğin Osmanlının İtalyadan  satın aldığı topların üzerinde &#8221;Balliemez&#8221; damgası bulunduğu için, bu toplar  Türkler arasında &#8221;Balyemez Topu&#8221; diye adlandırılmıştı. Ancak Osmanlının bilgiç  okumuşları, bu toplara Türkçe bir ad konulduğunu sanarak, Türkçe sözcükleri  aşağılık sayıp Türkçeyi bilimsel ürünleri adlandırmaya yakıştıramadıklarından,  Türkçe &#8221;Balyemez&#8221; sözcüğünü, yarısı Arapça yarısı Farsçaya çevirerek &#8221;Asalnemihored&#8221;  yapmıştı. &#8221;Asal&#8221;, Arapça &#8220;bal&#8221;, &#8221;Nemi-hored&#8221; ise Farsça &#8220;yemez&#8221; anlamına  geliyordu</p>
<p>* Abece sorununu,  Atatürk &#8221;Bizim ahenkli zengin dilimiz Yeni Türk Harfleriyle kendini gösterecektir.&#8221;  diyerek, 3 Kasım 1928 tarihinde Mecliste kabulünü sağladığı yasayla, Latin  harflerine dayanan Türk abecesini dilimize kazandırmıştır.</p>
<p>* Hint-Avrupa ve Sami dillerine göre Türkçenin  <font color="#000000">sözcük</font> ve bu arada bilim terimleri türetmede  önemli bir üstünlüğü vardır.  <font color="#000000">Prof. Doğan Aksan</font>&#8216;ın &#8221;Türkçenin Gücü&#8221;  yapıtında açıklandığı üzere, Türkçemiz bu özelliği ile benzersiz üstünlüğe  sahiptir. Bu yapıtta &#8221;sür-&#8221; kökünden, yalnızca Türkiye Türkçesinde 100 kadar  türetilmiş sözcük örneği verilmiştir.</p>
<p>* 1936 yılında Kahire&#8217;de toplanan Arap dil kurultayı,  <font color="#000000">Türkçe</font> kökenli 3600 kadar sözcüğü Arapça  sözlükten çıkarmıştır. Çıkarılan bu sözcükler arasında &#8221;sarık&#8221; sözcüğü de  vardır.</p>
<p>* 12 Eylül Darbesi sonrası, dilde geriye dönüş zorlamalarına girilmiş, kimi öz  Türkçe sözcüklerin kullanılması Yönetim Buyruğuyla yasaklanmıştır. Bu sözcükler  arasında &#8221;devrim&#8221; ve dönemin devlet başkanı Kenan Evren&#8217;in soyadı olan  &#8221;evren&#8221; sözcüğü bile bulunmakta idi&#8230;</font></font></p>
<p align="center"><font face="Maiandra GD"> </font></p>
<p align="center"><font face="Maiandra GD"> </font></p>
<p align="center"><font face="Maiandra GD"><strong><font face="Maiandra GD"> <span style="font-size: 15pt"><font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/category/turk-dili/dilimizle-ilgili-yazilar/">»<span lang="tr">  “Dilimizle İlgili Yazılar” Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span><br />
</span></font></strong></font></p>
<p align="center"><span lang="tr"><font face="Maiandra GD"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir…</font></strong></font></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkce-hakkinda-ilginc-notlar/">Türkçe Hakkında İlginç Notlar</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/turkce-hakkinda-ilginc-notlar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>8</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
