<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Turkculugun Onemli Meseleleri | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/turkculugun-onemli-meseleleri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Fri, 21 Jun 2013 14:17:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Türkçülüğün Önemli Meseleleri (Hüseyin Nihal ATSIZ)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/turkculugun-onemli-meseleleri-huseyin-nihal-atsiz/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/turkculugun-onemli-meseleleri-huseyin-nihal-atsiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Oct 2007 22:26:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hüseyin Nihal Atsız]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar ve Şairler]]></category>
		<category><![CDATA[Nihal ATSIZin Makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Nihal ATSIZin Yazilari]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçü Nihal ATSIZ]]></category>
		<category><![CDATA[Turkculugun Meseleleri Nihal Atsiz]]></category>
		<category><![CDATA[Turkculugun Onemli Meseleleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/turkculugun-onemli-meseleleri-huseyin-nihal-atsiz/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkçülüğün Önemli Meseleleri (Hüseyin Nihal ATSIZ) Türkçülük, bütün Türklerin tek devlet halinde birleşerek, her bakımdan bütün milletlerden ileri ve üstün olması ülküsüdür. &#160; Bunun değişmeyen iki unsuru vardır: Soyculuk, Turancılık. &#160; Soyculuk, ilk önce bir milli savunma vasıtasıdır. Türkelindeki azınlıkların, kendi aralarında gizlice yürüttükleri, soy şuuruna karşı bir koruma tedbiridir. Türkiye’deki Selanik dönmeleri, Türkleşmemek için [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkculugun-onemli-meseleleri-huseyin-nihal-atsiz/">Türkçülüğün Önemli Meseleleri (Hüseyin Nihal ATSIZ)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font face="Maiandra GD"><font color="#3366ff"><span style="font-size: 18pt; font-weight: 700"> Türkçülüğün Önemli Meseleleri<br />
</span></font><font color="#ff6600"> <span style="font-size: 12pt; font-weight: 700">(</span></font></font><span style="font-weight: 700"><font color="#ff6600" face="Maiandra GD">Hüseyin  Nihal ATSIZ)</font></span></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"> Türkçülük, bütün Türklerin tek devlet halinde birleşerek, her bakımdan bütün  milletlerden ileri ve üstün olması ülküsüdür.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bunun değişmeyen iki unsuru vardır: Soyculuk, Turancılık.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Soyculuk, ilk önce bir milli savunma vasıtasıdır. Türkelindeki azınlıkların,  kendi aralarında gizlice yürüttükleri, soy şuuruna karşı bir koruma tedbiridir.  Türkiye’deki Selanik dönmeleri, Türkleşmemek için yüzyıllardır gizli tedbirler  alırlarken, hiçbir kültürü ve geçmişi olmayan birtakım küçük millet ve cemaatlar  Soyadı Kanunu’nun kesinliğine rağmen, kendi soyadlarını dahi saklayıp soyculuk  yaparken, Yahudiler, İsrail’in gerçek vatanları olduğunu türlü şekillerde ispat  ederken, Türkler de hiç şüphesiz devletin gerçek sahibi olarak bazı tedbirler  almakla haklıdırlar.</p>
<p>Soyculuk, aynı zamanda bir sağlık koruma meselesidir. Karışmak, daima, üstün  olanın aleyhine olduğundan büyük meziyetler sahibi Türklerin, bu meziyetlerden  yoksun soylarla karışmaları halinde ortaya çıkan melezlerde Türk’ün bazı büyük  meziyetleri kaybolmakta, onların yerini diğer soyların iptidai vasıflarından  bazıları tutmaktadır. Birer müsbet ilim olan antropoloji ve rasyolojinin  vazgeçemeyiz. Bilim ve gerçek, siyasetin oyuncağı olamaz.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Türkçülere soyculuğu değişmez bir prensip olarak kabul ettiren işte budur.  Ancak, bu soyculuk, soyculuğun ne olduğunu bilmeyen veya bilmemezlikten  gelenlerin ileriye sürdüğü gibi, insanları ölçüden ve laboratuvar  muâyenelerinden geçirerek hangi milliyete mensup olduklarını tayin anlamına  gelmez. Hemen hemen her soy, başka soylarla karışmıştır. Bundan bir şey çıkmaz.  Çünkü tabiat bir süre sonra melezliği temizler. Fakat, bir soy durmadan başka  soylarla karışmakta devam ederse, bir zaman sonra, bir daha düzelmemek üzere  bozulur.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Soyculuk tehlikelidir diye bağıranlar, dünyadan haberi olmayan zavallılardır.  Dünyanın her yerinde, hatta soyculuk düşmanlığını bizdeki gafillere aşılayan  İngiltere ve Amerika’da bile mükemmel birer soyculuk vardır. Amerikalılarla  İngilizlerin soyculuk düşmanı gözükmeleri, İkinci Dünya Savaşı’nda Almanların  yaptığı ırkçılık dolayısıyladır. Almanlar, kendi soylarının üstün olduğunu iddia  edip, bazı haklı yayınlar Amerikalılarla İngilizlerin karışması yüzünden  düştükleri güçsüzlüğü gösterince Anglosaksonlar, siyasi rekabet ve kıskançlık  sebebinden soyculuğa düşman kesilmişlerdir. Fakat, onların düşman olduğu  soyculuk, resmi ve açık Alman ırkçılığı olup, gizli ve örfi Anglosakson  ırkçılığı değildir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Kunlar ve Gök Türkler çağında saraylarımıza giren Çin prenseslerinin ihanetleri,  artık bugün herkesin bildiği bilgiler haline gelmiştir. Osmanlılar devrinde,  Kanuni Sultan Süleyman gibi büyük bir padişahı küçük düşüren hareketler, Islav  asıllı Hurrem Sultan yüzündendir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Soyculuk aleyhinde bulunanlara şunu sormalı: Kendilerini Çingene ile bir  tutarlar mı? Bir Çingene ile evlenir mi? Çingene bir gelin veya damat kabul  ederler mi?</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Evet derlerse mesele yok. Hayır derlerse, soy ayrımı yapıyorlar demektir.  Onların yalnız Çingenelere karşı yaptığı ayrımı, Türkçüler, başkalarına karşı da  yapmaktadırlar.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Soyculuk, Anadolu Türklerinin içinde örf olarak yaşamaktadır. Köy ve  kasabalarda, kaç yıl ve hatta yüzyıl önce oraya gelmiş olan bir yabancının  bugünkü torunları hala yabancı sayılır. Tamamen Türkleşen, Türkçeden başka dil  bilmeyen ve kendisini başka bir millete mensup saymayan bu türlü insanlara dahi  yabancı gözle bakmak Anadolu Türklerindeki kuvvetli soy şuurunu gösterir.  Demokrasinin bir “çoğunluk isteklerinin gerçekleştirilmesi sistemi” olduğu  unutulmamalıdır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Türkçülüğün ikinci unsuru olan Turancılık, bütün Türklerin birleşmesi  düşüncesidir. Bugün dünyada belki 60, belki 65, belki de 70 milyon Türk var.  Geniş bir vatana yayılmış olan bu Türkler, geçmişte muhteşem rol oynamış,  hareketli, kabiliyetli bir millettir. Sebebi her ne olursa olsun, başka  milletlerin hakimiyeti altına düşmüş olan ve Türkleri bir tek devlet halinde  toparlamak düşüncesi kadar haklı ve akla uygun ne olabilirdi? Dünyadaki bütün  milletler, yabancı hakimiyeti altında kalmış olan milletdaşlarını kurtarma  gayesini güderken, Türkler neden aynı dileğin ardından koşmasın? Yaratılıştan  devlet kurucu olan Türkler için bu kadar büyük bir devleti kurup yaşatmak, hayal  değildir. Tren, otomobil, uçak, telgraf, telefon ve radyo olmadığı çağlarda  bile, Türkler, büyük devletler kurup onları yüzyıllarca yaşatmışlardır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Dünyanın bütün Türkleri, Türkiye’ye kabe gibi bakıyor. Türkiye’nin kendilerini  bir gün kurtaracağı efsanesi aralarında yaşıyor. Yalnız anayurtta ve zulüm  altında yaşayan Türkler değil, medeni ülkelerde yaşayan Türkler de buraya hasret  çekiyor.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bir süre sonra Finlandiya Türklerinden bir genç kızla tanışmıştım. Gümrükte ve  başka yerlerde gördüğü güçlüklere rağmen Türkiye’yi çok sevmişti. Finlandiya’da  1000 kadar Türk yaşadığını hepsi zengin ve bolluk içinde olan bu Türkleri,  kendilerine çok iyi muamele eden mert ve asil Fin milletini sevmelerine rağmen  Türkiye’ye gelmek istediklerini, Finlilerle asla evlenmediklerini, en büyük  korkularının Türkçeyi unutmak olduğunu, Fin – Rus savaşında şehit olan altı yedi  Türk’ün Finlandiya Türklerinin en seçme ve kültürlü gençleri olduğunu  söylemişti.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><center><!--adsense#reklam_336x280--></center></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bütün Türkleri kurtarmak milli hakkımızdır. Milli hakkımız olmasa bile bize  karşı duyulan bu büyük sevgiden sonra, insanlık görevimiz haline gelmiştir.  Millerleri büyüten şeyler, milli ve insani hareketlerdir. Zulüm altında inleyen  tutsak Türkleri kurtarmak için yapılacak fedakarlıktaki ihtişam o kadar  parlaktır ki, Türklüğün ölmezliğinin senetlerinden biri olacaktır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Hiçbir ülkünün ardında almayarak, yalnız yiyip içmeyi düşünmek ve yalnız bugün  için yaşamak insanlara hiçbir şeref vermez. Bu kadarını hayvanlarda yapar.  İnsanlık, ülkü için yaşamak, bu uğurda fedakarlık etmek ve ölmektir. Ölümden  hayvanlarda kaçar. İnsan, şeref için ve muhteşem saydığı bir gaye için ölmesini  bilen yaratıktır</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Turancılık, bizimle akraba olan milletleri, yani Moğol, Mançu ve Korelileri,  hatta Finler ve Macarları da birleştirmek ülküsü değildir. Turan kelimesi  Ural-Altay anlamında da kullanıldığı için Turancılığımız, Türk’ün tarihi vatanı  olan ve çoğu hala Türklerle dolu bulunan ülkeleri bağımsızlığa ve Türkiye ile  birliğe kavuşturmaktır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">***</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Demek ki, Türkçülük, bütün Türklerin birleşmesini ve Türkçülüğün yabancı soy  etkilerinden korunmasını istiyor. Burada Türkçülüğün millet ve vatan  tariflerinin ne olduğu meselesiyle karşılaşıyoruz. Başka bir deyişle, Türk  kimdir ve Türklerin vatanı neresidir?</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Türk her şeyden önce, Türk soyundan gelen insandır. Türk soyundan gelince de pek  ender bazı istisnalar bir yana o insanın Türkçe konuşması ve Türk kültürünü  taşıması gerektir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Türk oldukları halde anadillerini kaybetmiş olan Polonya-Litvanya Türklerini,  Türkçe bilmiyorlar diye Türklük kadrosundan çıkaramayız. Bunlar soy bakımından  da, duygu bakımından da Türk oldukları için, günün birinde kendi istekleriyle  Türk dili kadrosuna gireceklerdir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bazan, yabancı ülkede doğup anasını babasını kaybettiği için Türkçeyi  unutanlarda vardır. Türk olduğunu bildikçe, bu gibileri de Türktür. Bir felaket  yüzünden Türkçeyi kaybedenleri Türklükten çıkarmak başka bir felaket yüzünden  bağımsızlıklarını kaybedenleri Türklükten çıkarmakla eşittir ki, buna kimsenin  hakkı yoktur.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Türkleri, bir millet olmaları için, geçmişte mukadderat birliğine, tarih  birliğine ihtiyaç yoktur. Türkiye Türkleriyle Türkistan Türkleri uzun zaman ayrı  mukadderata sahip olmuşlardır. Bundan, onların ayrı milletler oldukları anlamı  çıkmaz, Onlar, günün birinde yine aynı mukadderata sahip tek millet  olacaklardır. Anadolu ve Azerbaycan Türkleri de uzun zaman ayrı yaşamışlardır.  Fazla olarak Anadolu, Türkistan ile İdil – Ural, İdil – Ural ile Türkiye (yani  İlhanlılar ile Altın Ordu) bazan şiddetle çarpışmışlardır. Hele mezhep kavgaları  yüzünden Anadolu ve Azerbeycan Türklerinin vuruşmaları tek acıklı olmuştur.  Fakat bütün bunlar, Türklerin tek millet olmasına engel değildir. Bugün tek  millet olduğundan kimsenin şüphesi olmayan Anadolu Türklerinin, vaktiyle  Osmanlı-Karaman, Osmanlı-Akkoyunlu halinde yüzyıllarca boğuşmaları, nasıl  onların sonunda tek millet halinde birleşmelerine engel olamamışsa, yarın da  öteki Türklerle Türkiye’nin birleşmesi ve kaynaşması, önüne kimsenin  geçemeyeceği tarihi bir zarurettir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Türkler, aynı tarihi mukadderata sahip değiller gibi gözüküyorsa da, bir  bakımdan bu mukadderata sahip oldukları da söylenebilir. Çünkü ayrı siyasi  parçalar halinde Türklerden herhangi birinin başına gelen faciadan, biraz sonra  ötekilerinin de müteessir olmuşlardır. Mesela, Kazan Hanlığının yıkılışı  Türkistan’ın yıkılışına yol açmış, Kırım’ın çöküşü Türkiye’ye ağır kayıplara mal  olmuştur.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bununla beraber, Türklerde, tarihi mukadderat meselelerinin şuurlu bir şekilde  mütalaa olunduğunu gösteren olaylar da vardır. Mesela Türkiye, Kırım’ın  kurtarılması için 1786-1791 savaşını yapmış, Sultan Aziz de aynı denemeyi  tekrarlamak üzere kuvvetli bir donanma hazırlamıştır. Doğu Türkistan da  Çinlileri kovan Atalık Gazi Yakub Beğ, Türkiye’yi metbu tanımıştı. Sözün kısası,  bugün Türklerin mukadderatı birdir ve geçen her yıl bu mukadderat birliğini  biraz daha kuvvetlendirmektedir. Bundan başka, bizim de imza koyduğumuz  Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Beyannamesi’ndeki “milletlerin hür ve bağımsız  yaşama hakkı”na, Türkler geçmişleri, kaabiliyetleri, coğrafi önemleri ve  nüfusları bakımından, başka milletlerden daha çok layıktırlar. Başka milletler,  koydukları imzanın şerefi için, bizim bu hakkımızı kabule mecburdur.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Milleti yapan unsurlardan biri de din olduğuna göre, Türklerin dini üzerinde de  durmaya mecburuz. Hiç şüphe yok ki, Türklerin dini müslümanlıktır. Eski dinimiz  olan şamanlıktan da bazı unsurlar alarak bir Türk müslümanlığı haline gelen bu  din, on yüzyıldan beri bizim milli dinimiz olmuştur. Bununla beraber Türk olmak,  için mutlaka müslüman olmaya lüzum yoktur. Çünkü bu günkü Türkler arasında  birkaç yüzbin şaman, birkaçyüzbin hıristiyan ve hatta birkaç bin Musevi Türk (Karayımlar)de  vardır. Din ayrılığı yüzünden bunları Türklükten çıkarmaya hakkımız yoktur.  Zaten, hıristiyan Türkler olan Gagavuzların Türkiye’de yerleşenleri, çoğunlukla  müslüman olmuşlardır. Onlar bunu, Türklüğün vazgeçilmez bir şartı saydıkları  için yapmışlardır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Öyle görünüyorki bir Türk birliği gerçekleştiği takdirde bütün bu şaman ve  hıristiyan Türkler müslüman olacaklardır. Onun için onları şimdiden zorlamaya  bir mecburiyet yoktur.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Eskiden Türkler arasında bir ayrılık konusunda sünnetlik-şiilik meselesi de  artık bahis konusu sayılmaz. Bunların hepsi müslüman Türktür ve müslümanlığı  anlayıştaki içtihat farkları, artık Türkler arasında ikilik doğuramaz.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu Türklerin oturdukları yerler Türk vatanıdır. Türklerin devamlı devlet ve  medeniyet kurduğu Türk hatıraları ile dolu ülkeler yurdumuzdur ve bize aittir.  Bu ülkelerin herhangi birinde Türklerin zorla sökülüp atılması bu hakkımızı  kaybettirmez. Mesela Kırım Türklerinin yok edilmesi veya Doğu Rumeli Vilayeti  Türklerinin sürülmesi, hiçbir mana ifade etmez.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Yahudiler tam bir Arap ülkesi haline gelen Filistin’den nasıl Arapları sürerek  orada bir Yahudi çoğunluğu yaptılarsa, biz de aynı şeyi yaparak bize ait olan  toprakları mutlaka Türkleştirmek zorundayız.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Türkçülüğün değişmeyen yönü, soyculuğu ile Turancılığı ve bunun sonucu olarak da  Türk milleti ve vatanı üzerindeki düşünceleri.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu iki temel de bütün Türkçüler birleşmiştir. Bunun dışında kalan meseleler,  mesela iktisadi, toplumsal ve hukuki görüşler. Türkçülerin ilerde halledecekleri  meselelerdir. Bu meseleler üzerindeki Türkçü düşünceler değişebilir. Çünkü,  zamanla herhangi bir iktisadi veya toplumsal düşünce çürütülebilir. Fakat  soyculuk ve Turancılık asla değişmeyecektir. Çünkü bunlar Türklüğün Türklük  olması için gerekli şartlardır. Tıpkı bir insanın havaya ve yiyeceğe olan mutlak  ihtiyacı gibi&#8230;</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bir insanın elbise ihtiyacı yaza, kışa, geceye, gündüze göre değişebilir.  Eğlencesi de sinemaya, ava gitmek veya içki içmek şeklinde olabilir. Fakat  havaya ve yiyeceğe ihtiyacı hiçbir zaman değişmez. Soyculuk ve  Turancılık,Türklüğün havası ve gıdasıdır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Türkçülüğün kendisine has bir dünya görüşü vardır. Gerçekçi olan Türkçülük  “yaşamak için kavga” yasasının sonuna kadar devam edeceğine inandığından,  askerliğe karşı saygı duymaktan ve soyumuzun asker millet olmak geleneğini  geliştirme amacını gütmektedir. “Artık savaş olmayacak” gibi uyuşturucu  telkinleri, milli savunmamızı gevşetmesi bakımından aleyhindeyiz. Dünyadan  savaşı kaldırmak düşüncesi, yüzyıllardan beri denenmiş, fakat tutmamıştır. “Roma  Barışı” denen sözde barış sisteminin büyük kırgınlarla, askeri hazırlıkla,  zorbalıkla sağlanmış, fakat hiçbir zaman ömürlü olamamış bir sistem olduğu  unutulmamalıdır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Gerçek askeri erdemlerin diriltilmesi ve ruhlarda kökleşmesi taraftarıyız.  Askerlik, kalıp işi değil, ruh işidir. Fakat kalıbın da ruha uygun olması  şarttır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bize fenalığı dokunmayan milletlerin, fikirlerin ve insanların dostuyuz. Fakat,  hayatın yalnız sevgiyle yürüyeceğini sanmanın büyük bir gaflet olduğuna  inanıyoruz. Dünyada her şey, zıddı ile birlikte vardır. Bundan dolayı sevgiyle  birlikte kin de bulunacaktır. Türkçülük, bir bakıma göre de, “Türkçülük  düşmanlığı düşmanlığı”dır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Soyumuza, devletimize, yurdumuza, mukaddesatımıza, şerefimize fenalık etmiş olan  her millette, her dine, her rejime, fikre, topluma, kişiye düşmanız. “Kinimiz  dinimizdir!”</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Varlığımızı korumak, haklarımızı almak için her zaman çarpışmaya mecburuz.  Çarpışmaya mecburuz demek, asker olmaya mecburuz demektir. Askerlik, çarpışma  bilimidir. Yaşamaya hak kazanmak bilimidir. Bu bakımdan tek gerçek bilim odur.  Başka her bilim ve fen onun yardımcısıdır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Türkçülük “disiplinli millet” taraftarıdır. Disiplinli millet demek, ferlerin  devlete, devletinde fertlere zarar vermeyeceği karşılıklı hak ve görevler  sistemini kabul etmiş millet demektir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Disiplinli millet tipinde isabet ve zorbalık olmadığı gibi hürriyet sarhoşluğu  da yoktur. Disiplinli millette, milletin ahlak, gelenek, şeref ve isteklerine  aykırı hiçbir şey yapılamaz. Disiplinli millet, hayat telakkisi, mukaddesatı,  zevki, bayramı, kederi ve hatta kılığı ve takvimi belli millet demektir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Türkçülük, Türklerin her bakımdan Türkleşmesi taraftarıdır. Bu sınırlar içinde  yabancı bir şey kalmayacaktır. Kayıtsız şartsız Türk kültürü hakim olacaktır. Bu  bakımdan Türkçülüğün kendine mensup bir dil, tarih ve alfabe telakkisi vardır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Arınmış ve geliştirilmiş bir Türkçe istiyoruz. Dil kurultaylarına ait bilim dışı  yadigarlar temizlenecek, fakat bu arada elde edilmiş olumlu sonuçlar  saklanacaktır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu alfabe Türkçeyi yazmaya ve geliştirmeye elverişli değildir. Buna, Türkçeyi  yazmak için gerekli dört beş harf eklenecek, böylelikle Türkçe, bir zenci dili  durumuna düşmek talihsizliğinden kurtulacaktır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Türkçülüğün tarih tezi, eski milletler ve hele Anadolu’da yaşayanları Türk  saymak komedisinden tamamen uzak, bilim çerçevesi içinde milli bir görüştür:  Türk tarihi Orta Asya’da Millattan Önce XII. Yüzyılda “Şu” veya “Çu”larla  başlayan bir tarihtir. Bu tarih, Mançurya’dan Kırım’a kadar uzanan bir  anayurttur. XI. Yüzyıla kadar sürmüş, XI. Yüzyılda Türkiye deiğimiz Anadolu,  Suriye, Irak, Azerbaycan ve Horasan’dan meydana gelmiş ikinci bir anavatan  kurulmuştur. Türkçülük bakımından Aksak Temür – Yıldırım Beyazıd kavgası, bir  kardeş kavgasıdır. Türkçülük bakımından Türkiye tarihi Selçuklu, İlhanlı ve  Osmanlı hakimiyetlerinin, şimdi de cumhuriyetin devam ettirdiği tarihtir.  Tarihimizin Osmanlı çağı diğer iç ve dış gelişmelerle birlikte Türk soyunun  devşirmelerle iç savaşı şeklinde mütalaa olunacaktır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Türkçülük, Tanzimattan sonraki tarihimizin yeniden ele alınarak gerçeklerin  ortaya çıkmasını ve yalancı kahramanların gerçek yerlerini almasını ister.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Türkçülük, bütün fantezilerden uzak bir ciddiyet taraftarıdır. Devlet ve millet  hayatında fantezilerin millet aleyhinde olduğuna inanmıştır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Türkçülük, Türk soyunun tarihi geleceğine dayanarak, kadın hususunda hür  düşüncelidir ve kadına saygı beslemektedir. Ancak, kadının koket derecesine  düşmesine de şiddetle karşıdır. Kadına saygı beslemek, onu erkekle kayıtsız  şartsız eşit tutmak anlamına gelmez. Tanrı’nın ayrı yarattığı iki cinsi bir  tutmak, tabiat yasalarına aykırı bir davranıştır. Kadınların her türlü öğrenimi  yapmalarına ve bazı durumlar dışında her mesleğe girmelerine taraftarız. Fakat  aile yapısının korunması bakımından kadının her şeyden önce analık ve evdeşlik  görevini yapmasını isteriz.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Türkçülük, memlekette toplumsal bir adalet olmasını ister ve gerçek adaletin  toplumsal olduğu inancındadır. Millet fertlerini sağlık, geçim ve gelecek  bakımından tatmin etmenin milliyetçilik şartlarından olduğu meydandadır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Türkçülüğe göre Moskof bizim barışmaz düşmanımızdır. Bu düşmanlığı tarih,  mukadderat ve jeopolitik yaratmıştır. Siyasetle ve yalanla bu düşmanlık  kaldırılamaz. Onun için Türk soyunun hayatında yürütücü amillerden biri olarak,  zaten saklı bir halde yaşayan Moskof düşmanlığının millette beslenmesine  taraftarız. Sevgiler gibi düşmanlıklar da milletleri diri ve ayakta tutar. Türk  dışişleri bakanları arasında Moskoflarla dostluk edebilirler. Türk milleti için  böyle bir şey düşünmek milli menfaatler aleyhinde düşünmektir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Moskof, bizim soy düşmanımız olduğuna göre, Moskof emperyalizmi olan komünizm de  en tehlikeli düşmanımızdır. Komünizm, moskofluğa mal olmuş bulunduğundan, ona  taraftarlık vatan hainliğidir. Türkçülük bakımından en alçak vatan hainleri olan  komünistler yok edilmesi şarttır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Masonluğa da düşman sayarız. Masonluk, kökü dışarda olan gizli bir cemiyettir ve  milliyetçilikle bağdaşmayanların başvurduğu Türkçülük düşmanı bir teşekküldür.  Başlangıçta, Yahudilerin milli çıkarlarını gizli olarak korumak için kurulmuş,  zamanla milletler arası bir hale gelmiştir. Savaş halinde bulunan iki millete  mensup masonların, kendi devletleri aleyhine olsa bile birbirine yardım etmek  mecburiyetinde olmaları, bu zümrenin bütün milliyetçiliklere ve bu arada Türk  milliyetçiliğine de düşman olduğunu göstermektedir. Onlar, gizlice her yere el  atıp orayı ele geçirmeye çalışmakta ve bunu başarmaktadır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Siyonizm, Yahudi soyunun rahatını ve mutluluğunu, dünya milletlerinin  huzursuzluğundan arayan teşkilatlı ve insanlık düşmanı bir fikirdir. Kendisini,  bir devletin milli ülküsü göstermek yolundaki gayreti, emperyalist isteklerini  gizlemek içindir. Birinci Dünya Savaşı’nda, her türlü kılığa girerek Filistin  cephesindeki ordumuzu arkadan vuran ve düşmana casusluk eden siyonistlerin  ortaya koyduğu korkunç gerçek, Türkleri bu akıma karşı da her zaman uyanık ve  tedbirli bulunmaya zorlamıştır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Komünizm, siyonizm ve masonluk, Türkiye’de bir sacayak halinde Türk düşmanlığı  yapmaktadır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Türkçülüğün ana meselelerin ele aldığım bu yazıyı bitirirken, genç Türklere de  bazı tavsiyelerde bulunmak isterim:</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bugünkü şartlar içinde Türkçülerin yapacağı hareketlerin başında, hepsinin,  kendi meslek alanında çalışarak yükselmesi gelir. Her Türkçü, kendi mesleğinin  en yüksek derecesine veya rütbesine erişebilmek için ciddi ve sistemli şekilde  çalışmalıdır. Başarı gösteremeyenler bezginliğe kapılmamalı, gerekirse melek  değiştirmeli, kendilerinden ümit kesenler, arkadaşlarının yükselmesine yardım  etmelidir. Yükselmeye çalışmakta tutunacak yol, masonların başvurduğu gibi  birbirlerini haklı haksız destekleyerek layık olmadığı yere yükselmek gibi  şerefsizce bir yol değildir. Ehliyet göstererek yükselmenin şerefli yoludur.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Her mesleğin faydası ve önemi olmakla beraber Türkçüler, en çok Harb okulu’na,  Mülkiye’ye ve öğretmen okullarına girmelidir. Öğretmenlerin öğrencilere  yapacakları milliyetçilik telkini ile memleketin geleceğine nasıl hakim  olduklarını söylemeye lüzum yoktur. Subaylar da kısman öğretmendir. Bundan başka  bizim yurdumuzda milli mukadderata hakim olan en önemli zümre subay sınıfıdır.  Mülkiye’den çıkarak kazaların, vilayetlerin başına geçmek, Türkçüler için önemli  bir hizmet fırsatıdır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Türkçülerin düşüneceği ikinci mesele bir aile kurarak memlekete gürbüz ve Türkçü  çocuklar yetiştirmek olmalıdır. Bunu anlayarak genç yaşında evlenen ve çok çocuk  yetiştiren Türkçülerin epey fazla oluşu, ümit verecek, iç açacak bir durumdadır.  Daima çok çocuk ve gürbüz çocuk yetiştirmek prensibinin önemi üzerinde uzun uzun  konuşmaya lüzum yoktur. Türkçüler, evlenecekleri kızın, sağlık ve soy  durumlarına ve bu hususta aşka tutsak olmaya dikkat etmelidir. Bu türlü  ihmallerin kısa ömürlü evlenmelere yol açtığı örnekleriyle sabittir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Türkçüler teşkilatlanmalı, bunun için de her zaman en güçlü milliyetçi  teşekkülün çatısı altında toplanmalıdır. Bu teşkilatta geçimsizlik göstermemeli,  benlik davası gütmemelidir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Her Türkçü, kendi çevresini uyarmaya ve aydınlatmaya çalışmalıdır. Bulunduğu  şartlar içinde nasıl bir Türkçülük yapacağını kestirmek, o Türkçünün zekasına ve  kaabiliyetine kalmıştır. Lüzum görürse milliyetçi teşekküllere ve kişilere  sormalı, sormazsa vicdanına danışarak hareket etmelidir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Yanlışlar samimiyetle itiraf olunmalı, bir daha yapılmamasına çalışılmalıdır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Genç Türkçülerin çoğunda bir milli kültür eksikliği bulunduğu gözden kaçacak  gibi değildir. İmla yanlışları ve ifade bozuklukları bunu açıkça gösteriyor. Bu  eksikliklerin giderilmesine uğraşmak lazımdır. Milli kültürü zenginleştirecek  eserleri okumak, hatta mümkünse eski harfleri öğrenmek faydalıdır. Eski  harflerle yazılmış eserler hala büyük bir hazine halinde kapalı olarak  durmaktadır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">En önemli bir mesele de Türkçülerin kendi aralarında bir veya birkaç sandık  kurmalarıdır. Gayet az paraların birikmesiyle başlayacak olan bu sandıkların  ilerde akla, hayale gelmez faydalar sağlaması mümkündür. Damlaya damlaya göl  olduğu unutulmamalıdır. Bu sandıklar, Türkçüleri, mali güçlüklerden koruyacağı  gibi, Türkçü yayınlara da yol açar.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu tavsiyelerimin hepsi ehemmiyetsiz şeylerdir. Fakat zamanla bunlardan önemli  sonuçlar doğması beklenebilir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">***</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Türkçülük, ağır fakat sağlam bir şekilde ilerliyor. O, mesela Almanya’daki  nasyonal sosyalizm gibi kısa bir zamanda birdenbire büyüyerek iktidara geçen  akımlarla ölçülmez. Ağır ağır ilerlemesi, sağlam ve gürbüz olacağının  teminatıdır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Uğrunda çalışanlar, ıztırap çekenler, ölenler bulundukça, Türkçülük, mutlaka  zafere erişecektir. Yabancı hakimiyetler altında kırılan, sürülen milyonlarca  soydaşımızın bulunması, bize görevimizin büyüklüğünü ve şerefini hatırlatsın.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Zevk ve safa içinde yaşamak, içkiyle dünyayı hoş görerek zevk kadınları ile mest  olmak, şehvet içinde kendinden geçmek de vardır. Turan’ı kurtarmak için  yapılacak kutlu savaşta yığın yığın topraklara serilmek de vardır. İsteyen onu,  isteyen berikini seçer.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Hayat ve ölüm&#8230; Bunların ikisi de güzeldir. Fakat esas ve edebi olan ölümdür.  Öteki bir rüya kadar geçici ve aldatıcıdır. Büyük ve esrarlı kainatın bağrında  yatmak&#8230; İşte bizim nasibimiz budur. Bu nasibimizi ölüm kadar edebi bir fikre  vermek ve fikir uğrunda harcamak gibi yüksek bir ülküye kaptırmaktan şerefli ne  olabilir? Bu ölüm, bizi gayemize Tanrı Dağı’nda bekleyen ataların ruhuna ve  Tanrı’ya kavuşturacak şanlı ve güzel bir ölümdür. Bu ölümün güzelliği ile içki  ve şehvet içindeki hayatın çirkinliğini düşünmek, gerçeği anlamaya da yardım  edecektir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Ülkü yolunda ölenlerin, edebi karanlık içinde kaybolurken, hafızalarda bir ışık  gibi parlamaları güzeli fakat hafızalardan ve gönüllerden de uzakta bulunarak  karanlıkta bir olmaları ondan da güzeldir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Yaşamak, sadece kısa bir yaşamaktır. Ölüm ise, kainatın edebiliğinde,  hatıralarda ve gönüllerde yüzyıllarca yaşamak, yahut hatıralardan ve gönüllerden  de silindikten sonra sonsuzlukta sonuna kadar yaşamakta devam etmektir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Yaşamak hakkından vazgeçmek ne kadar güzel; hatırlanmadan, gönüllerden  silinerek, unutularak yaşamak ondan da ne kadar güzeldir. Fakat eserine imza  koymamak, ülkü uğrunda ad bırakmadan silinmek herşeyden daha muhteşemdir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Birleşmiş Milletler ülküsü uğrunda Kore’de şehitler vermek güzel şey, fakat  Türkleri birleşmiş görmek için Kafkasya’da, Azerbaycan’da, Türkistan’da,  Altay’larda can harcamak şaheser bir şeydir. Türkçülük, din gibi derin, tasavvuf  gibi mistik bir sistemdir. Ondaki ihtişamı ve bu uğurda ölmekteki ululuğu ancak  ruhunda istidat olanlar duyabilir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Türkçüler! Sıkı saflar halinde birleşerek ve başka her düşünceyi geride  bırakarak, ateş yağmuru altında döküle döküle, fakat bir an durmadan Moskof’a  karşı Köprüköy saldırısını yapan Türk alayı gibi ülküye doğru ilerleyiniz. Bu  ilerleme sırasında düşenlere bakmak için bile bir an kaybetmeyiniz. Onları  mukadderata, tarihin şeref yaprağına ve Tanrı’ya bırakarak yürümekte devam  ediniz ve en büyük kahramanlığı yapsanız bile en küçük karşılığını beklemeyiniz.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Tanrı Türk’ü Korusun!</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Orkun, 68. Sayı, 18 Ocak 1952<br />
</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
</font><strong><font face="Maiandra GD" size="2"><font color="#ff0000">Kaynak:</font>  <font color="#000000">Nihal-Atsız.Com</font></font></strong></p>
<p align="center">&nbsp;</p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/huseyin-nihal-atsiz/">»<span lang="tr">  H. Nihal ATSIZ Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080"> |</font></span></span></font></strong></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkculugun-onemli-meseleleri-huseyin-nihal-atsiz/">Türkçülüğün Önemli Meseleleri (Hüseyin Nihal ATSIZ)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/turkculugun-onemli-meseleleri-huseyin-nihal-atsiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
