<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Türklerde Okçuluk | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/turklerde-okculuk/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Mon, 31 Mar 2008 14:25:40 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Türklerde Okçuluk</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/turklerde-okculuk/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/turklerde-okculuk/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jan 2008 13:52:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Diğer]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Tarihi ve Kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Türklerde Okçuluk]]></category>
		<category><![CDATA[Ok]]></category>
		<category><![CDATA[Okçu]]></category>
		<category><![CDATA[Okçuluğun Türk Tarihindeki Yeri]]></category>
		<category><![CDATA[Okçuluk]]></category>
		<category><![CDATA[Türk]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Tarihinde Okçuluk]]></category>
		<category><![CDATA[Turkler]]></category>
		<category><![CDATA[Türklerde Okçuluk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/turklerde-okculuk/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türklerde Okçuluk Ok, eski Türklerde millî silah olarak kabul edilmekte, çeşitli destan ve halk hikâyelerinde ondan bahsedilmektedir. Oğuz kelimesinin “oklar” mânâsına (ok+z) geldiğini, z’nin çoğul eki olduğunu iddia eden linguistler (dilbilimciler) de mevcuttur. Gerçekte “-z” eki birden çok şeyler için kullanılmıştır. “di-z, gö-z, sö-z, yü-z” gibi. Okun aynı zamanda sembol olarak kullanıldığı da olmuştur. Oğuzlar, [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turklerde-okculuk/">Türklerde Okçuluk</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font color="#0099cc" face="Maiandra GD"><strong> <span style="font-size: 20pt">Türklerde </span></strong></font><strong> <font style="font-size: 20pt" color="#0099cc" face="Maiandra GD">Okçuluk</font></strong></p>
<p align="justify"> <font face="Maiandra GD" size="2">Ok, eski Türklerde millî silah olarak kabul edilmekte, çeşitli destan ve halk  hikâyelerinde ondan bahsedilmektedir. Oğuz kelimesinin “oklar” mânâsına (ok+z)  geldiğini, z’nin çoğul eki olduğunu iddia eden linguistler (dilbilimciler) de  mevcuttur. Gerçekte “-z” eki birden çok şeyler için kullanılmıştır. “di-z, gö-z,  sö-z, yü-z” gibi. Okun aynı zamanda sembol olarak kullanıldığı da olmuştur.  Oğuzlar, Bozoklar ve Üçoklar diye iki, Göktürkler de on oklar diye on büyük kola  ayrılmışlardı. Orta Asya’da yapılan arkeolojik kazılarda ele geçen oklar,  Türklerin ok yapımında çok mahâretli olduklarını göstermektedir. Dede Korkut  Hikâyelerinde bir Türkün alp, yâni kahraman olabilmesi için, uçan kuşları ok ile  düşürmesinin de şart olduğu belirtilmektedir. Büyük Selçuklu İmparatorluğu  Sultanı Tuğrul Bey, husûsî mektuplarında, ok ve yayı tuğra olarak kullanıyordu.  Divan edebiyatında ise ok sevgilinin kirpiklerine yay da kaşlarına  benzetilmektedir. Bu bir noktada mürşidin nazarıdır.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Osmanlılar zamânında  <a href="https://www.bilgicik.com/Tag/Okculuk/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Okçuluk</font></a> büyük bir ehemmiyet taşımış, okçuların yetişmesi ve  eğitimi meselesi devlet seviyesinde ele alınmıştır. Anadolu beyliklerinde ve  Osmanlılarda okçu birlikleri savaşlarda çok mühim rol oynamışlardır. Özellikle  Birinci Kosova, Varna, Gazze, Mısır Seferi ve 1521 Belgrad Muhâsarası&#8217;nın  zaferle neticelenmesinde bu birliklerin payı çok büyük olmuştur. Böyle güçlü  birlikler teşekkül ettirebilmek için ok tâlimleri ve müsâbakalarının yapıldığı  ok meydanları düzenlenmiştir. İlk olarak Orhan Bey Bursa’da, sonra Yıldırım  Bâyezîd Gelibolu’da, Fâtih İstanbul’da gemileri karadan Haliç’e indirdiği yerde  ve Yavuz Sultan Selim&#8217;de Yenibahçe’de ok meydanları inşâ ettirmişlerdir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"> <font face="Maiandra GD" size="2"></font></p>
<table style="border-collapse: collapse" align="left" border="0" bordercolor="#111111" cellpadding="0" cellspacing="0" height="250" width="250">
<tr>
<td height="267" width="173"><center><!--adsense#reklam_250x250--></center></td>
</tr>
</table>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">İstanbul’daki ok meydanlarının sayısı otuz  civârında idi. Belgrad, Üsküp, Edirne, Bağdat, Kahire, Amasya, Şam, Diyarbakır  ve Cidde gibi daha birçok yerde de ok meydanları bulunuyordu. Bu meydanlarda ok  tâlimlerinden başka koşular, pehlivan güreşleri ve diğer atletizm müsâbakaları  da yapılırdı. Divan şâirleri usta sayılan kemankeşler (okçular) için methiyeler,  şiirler yazarlar, rekor sayılan atışlarda nişantaşları dikilirdi. Üçüncü Sultan  Selim’in attığı okun düştüğü yere dikilen menzil taşı bugün hâlâ yerindedir.  Yavuz Sultan Selim Han&#8217;ın önünde ok atan kemankeş için zamânından çok sonra  Yahya Kemal’in yazdığı şiir bunların en güzellerinden biridir. İkinci Bâyezîd  Han, Genç Osman, Dördüncü Murâd, Dördüncü Mehmed Han, Üçüncü Selim Han, İkinci  Mahmûd Han ve Sultan Abdülazîz Han gibi pâdişâhlar, kabri Ok Meydanı’nda olan  Dâmâd İbrahim Paşa, Kemankeş Ali Paşa, Kemankeş Ahmed Paşa, Kemankeş Kara  Mustafa Paşa ve Deli Hüseyin Paşa gibi vezirler,  <a href="https://www.bilgicik.com/Tag/Okculuk/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Okçuluk</font></a>ta zamanlarının  şampiyonu idiler.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Ok talimleri rüzgârın cihetine göre yapıldığından böyle her rüzgâra mâruz yerler  meydan olarak seçilmezdi. Ok meydanlarının bakımı ile uğraşanlara “ihtiyar”  denilirdi. Her meydanın üç ihtiyarı olup, baş sorumlu “şeyhü’l-meydan” diye  adlandırılırdı. Bunlar aynı zamanda  <a href="https://www.bilgicik.com/Tag/Okculuk/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Okçuluk</font></a> tekkesi şeyhliğini de yaparlardı.  Şeyhü’l-meydan, kemankeş pehlivanların en kabiliyetli, zeki ve dürüst olanları  arasından seçilirdi. Kemankeşliğe yeni başlayanlar ondan müsâde alırlardı.  Şeyhü’l-meydan ile menzil ihtiyârı ve mütevelli, meydanın ve okçuluğun bütün  meselelerini, ihtilaflarını çözerlerdi. Burada tâlim yapanların imtihanlarını  yaparlar ve gençleri okçuluğa teşvik ederlerdi. Üç yüz metreye ok atabilen okçu,  “kemankeş” ünvânını alırdı.  <a href="https://www.bilgicik.com/Tag/Okculuk/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Okçuluk</font></a> tekkesi, her sene altı mayısta ok  talimlerine başlamak için açılır, pazartesi ve perşembe günleri olmak üzere  tâlimler altı ay devâm ederdi. Okçular, müsâbakalarına “koşu” derlerdi. Okçu  meydanına öğleden evvel gelip yemekler yenildikten ve namaz kılındıktan sonra  müsabaka başlardı.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Atışlar mesâfe atışı ve “hedefe atış” olmak üzere iki çeşitti. Bir de zarp vurma  denilen sert cisimleri delme yarışı vardı. Hedefe atışlarda, hedef tabla veya  “puta” denilen kalın meşinden yapılmış ve içi saman dolu cisimlerdi. Tabla iki  ayak üzerine tespit edilir. İsâbeti haber vermek için etrafına çıngıraklar  konulurdu. Menzil atışına katılanlar meydan sorumlularından olan ihtiyarlar ki  “azmâyiş” denilen okları kullanırlar, dokuz yüzcüler, binciler ve bin yüzcüler  diye dörde ayrılırlardı. Seksen gez aralıkta dikilmiş iki bayrak arasına  düşmeyen oklar müsâbaka hâricinde tutulur, oku en uzağa atan kemankeş müsâbakayı  kazanırdı. Târihte meşhur kemankeşlerin menzil dereceleri şöyledir: Tozkoparan  İskender 1281 gez (845,4 m), Arap kemankeş 1124 gez (741,8 m), Sübaşı Sinan 1109  gez (731,9 m), Havandelen 1235 gez (815,1 m), Kazzaz Ahmed 1037 gez (684,4 m),  Benli Karagöz 1161 gez (766,2 m), Deve Kemal 1205 gez (795,3 m), Çullu Ferruh  1223 gez (807,1 m) Kaptan Sinan 1232 gez (813,1 m), Bursalı Şela 1271 gez (838,8  m) Solak Bali 1239 gez (817,7 m) (Bir gez 66 cm’dir)</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Okçular ok atarken, sol dizlerini yere koyup sağ dizlerini kaldırırlar “Ya Hak”  diye salâ verip oku fırlatırlardı. Abdestsiz ok atmazlardı. Kazanan kemankeşin  boynuna çaprazvârî şal takılır. Okçular tekkesine götürülürdü. Şeyhü’l-meyâdin  de kazanana iltifât ederdi. Müsâbakalarda mükâfât koymak, sadece pâdişâhlara,  vezirlere ve şeyhü’l-meydanlara mahsustu. Her yıl binlerce kemankeş yarışırdı.  Topkapı Müzesindeki bir belgede; 1671’de sâdece Ok Meydanı’nda 3375 kemankeşin  ok attığı belirtilmektedir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Okçular, kullandıkları âletlere hürmet ederler, tâlim veya müsâbakalardan sonra  yay ve oklarını tekkedeki dolaplarına koyarlardı.  <a href="https://www.bilgicik.com/Tag/Okculuk/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Okçuluk</font></a> tekkeleri iki odadan  müteşekkil olup birinde sohbet edilir diğerinde ise yemekler yenirdi.  <a href="https://www.bilgicik.com/Tag/Okculuk/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Okçuluk</font></a>  sporunun ve tekkelerinin kendilerine âit kuralları olup, bunlara riâyet  etmeyenler, kemankeşlikten men edilmeye kadar varan birçok müeyyidelere tâbi  tutulurlardı. İstanbul, Edirne, Bursa gibi pek çok şehirde ok îmâlâtçıları büyük  çarşılar hâlinde toplanmışlardı. Osmanlı ordusunun ok ihtiyâcını cebeci ocağı  karşılamakta, bu ocak tarafından îmal edilen oklar sandıklarla savaş meydanına  götürülüp burada kemankeşlere dağıtılmaktaydı. Pâdişâhı ise, dört yüz okçu  muhâfaza ederdi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Osmanlının son zamanlarına doğru özellikle İkinci Mahmûd Han zamânında ateşli  silahların iyice yerleşmesiyle,  <a href="https://www.bilgicik.com/Tag/Okculuk/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Okçuluk</font></a> eski önemini kaybetmeye başladı.</font></p>
<p> <strong><br />
</strong></p>
<p align="center"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-tarihi-kulturu-devami/">»<span lang="tr">  &#8220;Türk Tarihi &#8211; Kültürü&#8221; Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span></span></font></strong></font></p>
<p align="center"> <span lang="tr"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></font></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turklerde-okculuk/">Türklerde Okçuluk</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/turklerde-okculuk/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
