<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Uc Rejim Nihal ATSIZ | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/uc-rejim-nihal-atsiz/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Fri, 21 Jun 2013 14:17:26 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Üç Rejim  (Hüseyin Nihal ATSIZ)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/uc-rejim-huseyin-nihal-atsiz/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/uc-rejim-huseyin-nihal-atsiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Oct 2007 21:36:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hüseyin Nihal Atsız]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar ve Şairler]]></category>
		<category><![CDATA[Nihal ATSIZin Makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Nihal ATSIZin Yazilari]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçü Nihal ATSIZ]]></category>
		<category><![CDATA[Uc Rejim Nihal ATSIZ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/uc-rejim-huseyin-nihal-atsiz/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üç Rejim (Hüseyin Nihal ATSIZ) Bugün dünyada başlıca üç rejim var: Demokrasi, faşizm, komünizm. Bunları birer terim olarak kullanıyorum. Çünkü faşizm, nasyonal-sosyalizm ve falanjizm birbirinden biraz farklı ve milli sistemler olduğu halde ana prensipleri benzediği için hepsine birden faşizm diyorum. Komünizmi de umumiyetle sol cereyanları anlatmak için kullanıyorum. Komünizmin mutedil şekli olan sosyalizm aşağı yukarı [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/uc-rejim-huseyin-nihal-atsiz/">Üç Rejim  (Hüseyin Nihal ATSIZ)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font face="Maiandra GD"><font color="#3366ff"> <span style="font-size: 18pt; font-weight: 700">Üç Rejim<br />
</span></font><font color="#ff6600"> <span style="font-size: 12pt; font-weight: 700">(</span></font></font><span style="font-weight: 700"><font color="#ff6600" face="Maiandra GD">Hüseyin  Nihal ATSIZ)</font></span></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><font size="2">Bugün dünyada başlıca üç rejim var:  Demokrasi, faşizm, komünizm. Bunları birer terim olarak kullanıyorum. Çünkü  faşizm, nasyonal-sosyalizm ve falanjizm birbirinden biraz farklı ve milli  sistemler olduğu halde ana prensipleri benzediği için hepsine birden faşizm  diyorum. Komünizmi de umumiyetle sol cereyanları anlatmak için kullanıyorum.  Komünizmin mutedil şekli olan sosyalizm aşağı yukarı dünyadan kalkmış ve  umumiyetle komünizme çevrilmiştir. Bir kısmı da sağa kaçıp nasyonel-sosyalizm  halinde millileştirilmiştir. Bu üç rejimin üçü de yabancı kaynaklıdır. Bundan  dolayı bizim memleketimizde bu üç düşünceden birine taraftar olanları yabancı  ajanlığı ile itham etmelerine yer yoktur.</font></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><font size="2">Demokrasinin doğuşundaki baslıca amil, eski Yunanın ve bilhassa eski Atina`nın  hayat tarzı ve tarihi yürüyüşüdür. Kalabalık olmuyan ve hemen hemen hepsi  birbirini tanıyan münevver vatandaşlardan mürekkep bir şehir devletinde, eğer o  devleti daimi olarak tehdit eden bir dış tehlike yoksa ve o millet ( veya site )  mutedil sıcak bir toprakta yaşıyan ve konuşmasını çok seven insanlardan mürekkep  olursa, demokrasinin kurulması için en uygun vasat mevcut demektir.</font></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><font size="2">Sert iklim topraklarda ve daimi dış tehlikelerle çevrili yerlerde demokrasi  doğamazdı. Nitekim medeniyette bu kadar ileri giden eski Çinde, adaleti pek  ileri götürmüş olan bazı Türk imparatorluklarında ve aşağı yukarı Atina kadar  medeni olan <a href="https://www.bilgicik.com//" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Türk</font></a> sitelerinde (Kaşgarya`da) hiçbir zaman  için demokrasi doğmamıştır. Demokrasi her mesele için bol bol konuşup münakaşa  ederek karar vermek rejimidir. Halbuki bu münakaşalar uzun zamanlara bağlıdır ve  dış tehlikenin olmadığı zamanlarda olur. Nitekim eski Yunan topluluğunda da  devamlı dış tehlikeler yüz gösterince demokrasi suya düşmüştür.</font></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><font size="2">Muhtelif demokrasiler içinde, bir milletin iç olgunlaşmasıyla ve kendi kendine  elde ettiği demokrasi faydalıdır. İngiliz demokrasisi böyle bir iç olgunlaşma  ile elde edildiği için bütün dünyada örnek tutuluyor. Başka milletleri taklid  yolu ile, milletin yapısına uygun olmadan yapılan demokrasiler istibdad kadar  zararlıdır ( örneğin: Fransa).</font></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><font size="2">Dünyada hiçbir siyasi, içtimai veya iktisadi rejim veya mezhep edebi olmadığı  için demokrasi de muvakkattır ve değişmeye mahkumdur. Ancak her mezhep ve her  fikir, yerini başkalarına bırakırken kendisinden bazı unsurları da yeni fikre  veya mezhebe devrettiği için, demokrasinin bazı prensipleri de yeni rejimler  veya mezhepler içinde yaşıyabilir. Yahut, demokrasi yaşamak için, daha yeni  fikirlerden ve mezhepler bazı umdelerle aşlanarak azçok değişik olarak devam  edebilir. Nitekim Ingiltere ve Amerika bu savaştan sonra demokraside bir inkilap  yapılacağını sezdiren belirtiler çoğalmıştır.</font></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><font size="2">Demokrasinin müsamahakarlığı, evvelce kuvvetini teşkil ettiği halde bugün  içindeki düşmanlarının beslenmesine yarıyor. Faşizm ve komünizm demokrasinin bu  müsamahakarlığı sayesinde büyüdüler. Demokrasi buhranının sebeblerinden biri de  bir ağırlık ve yavaşlık rejimi olmasıdır. Halbuki bugünkü hayat, bilhassa bazı  safhalarında, çabukluk istiyor.</font></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><font size="2">Demokrasinin en büyük kusuru ise istidat, zeka ve kalite yerine kalabalığı  koymasıdır.</font></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><font size="2">Faşizm, komünizmin taşkın ve gayri ahlaki hareketlerinin aksülamelidir.  Milliyeti inkar eden, milletleri yıkmak için geleneğe ve mukaddesata düşmanlık  güden komünizme karşı milli varlıklarını korumak isteyen milletlerin  başvurdukları devadır. Hürriyetin, anarşinin, komünizmin doğurduğu  düzensizliklere ve kargaşalıklara karşı başvurulan disiplin yoludur. Avrupa`da  faşizm yalnız üç ülkede, komünizm tehlikesi içine düşmüş olan İtalya, Almanya ve  İspanya`da doğmuştur. Demek ki faşizm içtimai bir panzehirdir.</font></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><font size="2">Faşizmin unsurları milli ülkü, milli gurur, gelenek ve dindir. Bazı esasları  ilim gözüyle bakanlara aykırı gelse de ameli bakımdan halkın duygularını okşar  ve komünizm çılgınlığına karşı dikilmiş olduğu için de makbul sayılır. Komünizm  dünyanın hiçbir yerinde ekseriyetin reyiyle iktidar mevkiine geçememiştir.  Halbuki faşizm Almanya`da ezici bir çokluğun reyi ile iş başına gelmişti. Demek  ki halk yığınları faşizmi komünizme tercih ediyorlar. Nitekim ne faşizmin, ne de  komünizmin iktidar mevkinde olmadıkları bazı ülkelerin millet meclislerinde  faşist saylavların sayısı komünistlerden çoktu. Komünizm, vaadettiği şeylerin  hiçbirisini yapamamış, bilakis iddialarının bir kısmından vazgeçme  mecburiyetinde kalmıştır. Komünizm, cihansumul bir iddia ile meydana çıkmış,  zamanla ri`cat ederek mahallileştirilmiştir. Faşizm, mahalli olarak savaşa  baslamış, yavaş yavaş cihan ölçüsünde bir değer ve karakter almıştır. Komünizm  tehlikesinin başladığı heryerde faşizmin ortaya çıkarak galebe çalması da  üzerinde durulacak bir noktadır. Her ülkedeki faşizmin yapısı bir değildir.  Türlü faşizmlerin birleşik noktaları milli mefahirden ve milli maziden örnek ve  kuvvet almalarıdır. Faşizmin irtica ile ithan olunmasının sebebi budur. Bunun  asrı feodalizm zihniyeti ve bir sınıfın diktatörlüğü diye anlamak doğru  değildir. İtalyan faşizmi tuttuğunu başaramıyacaksa bunun sebeplerini Roma`nın  bin yıllık esaretinde ve İtalyan milletinin melezliğinde aramalıdır.</font></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><font size="2">Milli ülkü ve milli gururla yuğurulan ve geçmişteki hakları arıyan faşizm  savaşmak mecburiyetindedir. Bu onun için suç sayılamaz. Çünkü yaşamak isteyen  herhangi bir rejim de savaşmak zorundadır. Nitekim Fransa, büyük ihtilali yapıp  demokrasi ve cumhuriyeti kurduktan sonra herzamankinden daha çok savaşmıştır.  Demokrat Ingiltere bile dupedüz ticaret harpleri yapmaktan çekinmemiştir.  Komünist Rusya ise, içerde rejimini biraz sağlamlaştırdıktan sonra Polonya,  Azerbaycan, Gürcistan, Ermenistan, Başkurdistan ve Türkistan`la savaşarak  Polonya`dan başkasının ihtilallerine son vermiş, bu sefer de ilk önce, hariciye  nazırları Molotf`un dedişi gibi Polonya`daki ırkdaşlarını kurtarmak üzere,  Almanya tarafından zaten yere serilmiş olan Polonya`ya arkadan hücum etmiş,  sonra küçük Fin ırkdaşlarımızla çarpışarak büyük bir zafer kazanmış, Romanya`yı  tehdit ederek Besarabya`yı almış ve yine tehditle üç küçük Baltık devletini  kendisine eklemiştir. Bunlar için kimse Rusya`yı ayıplayamaz. Çünkü hayat  savaştır.</font></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><font size="2">Faşizmin, hayatta esas halin savaş oldugunu iddia etmesi biyoloji bakımından  doğrudur. Bunu açık olarak ilan etmesini ya toyluğuna veya mertliğine  vermelidir. Faşizmin en büyük kusuru tenkide müsaade etmeyişidir.</font></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p><center><!--adsense#reklam_336x280--></center></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><font size="2">Komünizm ( ve onun mutedil şekli ve anası olan sosyalizm) ise ezilen insanların  haklarını güya korumak için ortaya atılmış, fakat ortaya atılırken milliyet  gibi, ferdi mülkiyet ve din gibi bazı esaslı unsurları inkar etmek gafletine  düşmüş ve bünyesine hiçbir inanca bağlı olmuyan menfaatçileri de karıştırarak  büsbütün bozulmuş hayali bir meslektir. Bu mesleğin en büyük yanlışlarından  birisi de kendi sistemini dünya ölçüsünde tatbike kalkmış olmasıdır. İzaha luzum  yoktur ki insan topluluklarının hepsi aynı şartlar, prensipler ve kanunlarla  idare edilemez.</font></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><font size="2">Milliyeti reddetmenin ne çıkmaz bir yol olduğuna ve sosyalizmin ancak &#8220;milli&#8221;  olarak yaşıyabileceğine en büyük örnek Almanya olaylarıdır. Dünyanın her yerinde  kuvvetli ve kültürlü milletler tarafından tahkir edilen, ezilen ve iş başına  ancak zorla gelebilen sosyalistler &#8220;milli sosyalist&#8221; olunca Almanya`da seçimle  ve ezici bir çoklukla hükümete geçmişlerdir. Çünkü milliyet maddi ve manevi bir  şeydir. Irsi, ananevi, tarihi, biyolojik ve antropolojik bir keyfiyettir; inkar  olunamaz. &#8220;Yaşamak için bir millete mensup olmağa lüzum yoktur&#8221; sözü insanlar  için doğru değildir. Çünkü ancak hayvanların milliyeti yoktur.</font></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><font size="2">Birinci Cihan Savaşı`ndan sonra insanların sola doğru gittikleri sanılmıştı. Bu  zan yanlış çıktı ve birkaç serbest seçim insanların bilakis sağa tamayül  ettiğini açıkça gösterdi: Alman faşistleri, yani milli sosyalistler, serbest  seçimle iktidar mevkiine geldi. 1936 sonkanununda yapılan Yunan seçiminde  komünistler 300 saylavlıktan 15`ini, yani reylerin %5`ini kazanabildiler. Netice  Yunanistan`da krallığın yeniden kurulması ve komünizmin yokedilmesi oldu. 1936  mayısında yapılan Belçika seçimlerinde sağlar 411, sollar 248 saylavlık elde  ettiler. Solların da ancak 27 tanesi komünistti. Buna mukabil sağ tarafta  bulunan ve yeni kurulup seçime ilk defa iştirak eden Belçika faşistleri 78  azalık kazanmışlardı. 1936 ikinciteşrininde yapılan Amerika seçiminde sosyalist  ve komünistlerden bir tek saylav seçilmedi. İngiltere`nin güya sosyalist fırkası  olan İş fırkasına gelince, bu, birçok memlekettelerdeki sağ partilerden daha  milliyetçidir.</font></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><font size="2">1936 Mayıs`ındaki Fransız seçiminde sosyalistler kazanmış idiyse de bu, Almanya`daki  Hitler hareketlerinin karşılığı ve cevabı idi. Çünkü son zamanlarda Fransız  milleti bozulmuş, isterik bir karakter almıştı ki bunun da sonu bozgun ve çöküş  oldu.</font></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><font size="2">Sosyalizm ve komünizm 1936 Şubat`ı seçiminde 169 saylavlığa karşı 233  saylavlıkla İspanya`da kazandıysa da ömrü pek kısa oldu. Franko`nun temsil  ettiği faşizm İspanya`yi temizledi. Franko`ya dışardan yardım yapıldığı ve bu  sayede kazandığı söylenemez. Çünkü solcu İspanya`ya da aynı yardım, hemde deniz  aşırı yerlerden değil, sınırlardan yapılmıştı.</font></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><font size="2">Komünizmin kısmen veya tamamen galebe çaldığı İspanya ve Rusya, medeni dünyanın  en geri ülkeleridir. Zaten komünizm ileri ülkelerde hiçbir zaman tutunamamıştır.  Geçen cihan savaşından sonra ileri ülkeler olan Macaristan ve Şili`de bir iki  ay, daha geri olan İspanya`da iki yıl, en geri olan Rusya`da ise yirmi yil  sürmüştür. İleri ülkelerde komünizmin tutunamadığına son örnek de Rusyadır.  Rusya, Alman ve Amerikan mühendislerin yardımıyla yirmi yıllık bir çalışmadan  sonra kültür ve teknik alanlarında bir hayli ilerleyince komünizme tahammül  edememiş, hakiki komünizm taraftarı olan Trocki grubu tasfiye edilmiştir.</font></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><font size="2">Komünizm girdiği ülkelerde, mesela İspanya`da yapılan toptan öldürmeler  insanlığın refahı için yapılıyor. Milli ve dini ülkülere toptan öldürmelerle  varılabileceğini cihan tarihi göstermiştir. Fakat insani ülkülere kırgınlarla ve  sertlikle varmak usulunun ne kadar çürük olduğunu da son çağ olayları ispat  etmiştir.</font></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><font size="2">İnsanların refah ve saadeti için kömünizmden başka sınanmış çarelerin de  bulunabileceğini dünyanın bugünkü durumu bize gösteriyor: İkinci cihan  savaşından önceki Finlandiya ve İsviçre Cumhuriyetleriyle İsveç, Norveç ve  Danimarka Krallıklarındaki refah , saadet ve düzende komünizmin hangi payü var?  İsveç`in başında bir kralın ve içinde sermayedarların bulunması kuvvete,  saadete, düzene engel olmuyor. Buna karşılık İspanya`nın komünizmi ve sosyalizmi  onu uçurumun kıyısına kadar getirmişti. Demek ki suç yalnız rejim ve akidenin  değil, insanların kendisinindir.</font></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><font size="2">Yüksek ahlaklı ve münevver insanlar mutlakiyetle de idare olsunlar yine hür ve  bahtiyardırlar. Geri insanlar ne ile idare olunurlarsa olsunlar bedbaht ve  esirdirler. Bundan dolayı komünizm (ve onun hafif şekli olan sosyalizm)  millileşmedikçe dünyanın hiçbir yerinde tutunamayacaktır. Japonya`da bir milli  komünist fırkası olduğunu da bu vesile ile hatırlatırım.</font></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><font size="2">Komünizmin cihandaki durumu ne olursa olsun Türkiye`de bu fikir vatan ve millet  aleyhindedir. Hırslarını doyuramıyan cinsi ihtibaslar içinde kıvranan,  arkadaşlarından geri kalan, yabancı kan taşiyan ne kadar şaşkın varsa hepsi  komünisttir.</font></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><font size="2">Demokrasi yer yüzünden kalkarsa onun yerini tutacak olan kuvvet herhalde  komünizm olmayacaktır.</font></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><em><strong><font size="2">29 İlkkanun 1941, Maltepe</font></strong></em></font></p>
<p><strong><font face="Maiandra GD" size="2"><font color="#ff0000">Kaynak:</font>  <font color="#000000">Nihal-Atsız.Com</font></font></strong></p>
<p align="center">&nbsp;</p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/huseyin-nihal-atsiz/">»<span lang="tr">  H. Nihal ATSIZ Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080"> |</font></span></span></font></strong></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/uc-rejim-huseyin-nihal-atsiz/">Üç Rejim  (Hüseyin Nihal ATSIZ)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/uc-rejim-huseyin-nihal-atsiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
