<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Üşengeçlik | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/usengeclik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Thu, 25 Dec 2008 14:43:34 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Üşengeçliğinizi Nasıl Atabilirsiniz? &#8211; (Selçuk Arıcı)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/usengecliginizi-nasil-atabilirsiniz-selcuk-arici/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/usengecliginizi-nasil-atabilirsiniz-selcuk-arici/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jan 2008 10:25:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Sizin Yazılarınız]]></category>
		<category><![CDATA[Harekete Geçme]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Selçuk Arıcı]]></category>
		<category><![CDATA[Üşengeçliğinizi Nasıl Atabilirsiniz]]></category>
		<category><![CDATA[Üşengeçlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=3603</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üşengeçliğinizi Nasıl Atabilirsiniz? (Selçuk Arıcı) Biz insanoğlunun en büyük sorunlarından birisi de kendi kendimizi harekete geçirecek enerjiyi bir türlü bulamamamızdır herhalde. Konuşmaya gelince herkes fikrini söyler. “Şöyle yapılmalı” “Evet evet , bunu yapmalıyız bana göre de”, “Hayır aslında buradaki temel nokta….vs”. Herkes adeta birer danışman edasıyla fikrini ortaya koyar. Belki iyi niyetle fikirler ortaya koyulur. [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/usengecliginizi-nasil-atabilirsiniz-selcuk-arici/">Üşengeçliğinizi Nasıl Atabilirsiniz? – (Selçuk Arıcı)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><strong> <span style="font-size: 20pt; font-family: Maiandra GD; color: #0099cc;"> Üşengeçliğinizi Nasıl Atabilirsiniz</span><span style="font-size: 20pt; font-family: Maiandra GD; color: #0099cc;">?<br />
</span><span style="font-size: 15pt; font-family: Maiandra GD; color: #ff6600;"> (Selçuk Arıcı)</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Biz insanoğlunun en büyük    sorunlarından birisi de kendi kendimizi harekete geçirecek enerjiyi bir türlü    bulamamamızdır herhalde. Konuşmaya gelince herkes fikrini söyler. “Şöyle    yapılmalı” “Evet evet , bunu yapmalıyız bana göre de”, “Hayır aslında buradaki    temel nokta….vs”. Herkes adeta birer danışman edasıyla fikrini ortaya koyar.    Belki iyi niyetle fikirler ortaya koyulur. Ama genel olarak bizim en büyük    problemimiz harekete geçme ya da başka bir deyişle aktivitedir. Yani biz    düşüncelerin önüne geçememiş fikirsel çatışmaların içinde kaybolup gideriz. Ne    zaman ki birileri bunun farkına varırsa da o diğerlerinin önüne geçer. İlim    adamı, işadamı, saygın bir siyasetçi, ya da falanca yerde bir yetkili olur.    Peki bu kadar konuşmamıza rağmen neden kendimizi harekete geçirecek bu    enerjiye bir türlü sahip olamıyoruz ? Herkes görüntüde şöyle yapılmalı, bu    yapılmalı deyip güzel düşünceler ortaya koyabiliyor. İyi niyetini ortaya    koyabiliyorken bunu neden uygulayamıyor ? Şimdi bunun nedenlerinden ve ne    yapılması gerektiğinden kısaca bahsetmek istiyorum. </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Harekete geçmemizi engelleyen en    büyük nedenlerden birincisi hiç kuşkusuz ki yetiştiriliş tarzımızdır. Daha    küçük yaşlardan itibaren analarımız ve babalarımız bizlere toz kondurmazlar.    Benim oğlum haklıdır veya benim oğlum / kızım bunu yapmaz derler. Çocuklarının    hayata alışması için veya başka bir deyişle ayakta kalmayı öğrenmesi için pek    bir şey yaptığımız söylenemez. Aman kızım sen yapma biz hallederiz. Falancayı    devreye sokarız işlerini hallederiz. Aman oğlum neden yemeğini yemedin, dur    sana hemen yiyecek bir şeyler hazırlayayım der annelerimiz. Hatta bazen    anneler çocukları kocaman olmasına rağmen onlara kendileri yemek yedirmeye    çalışır. Ben 7 yaşındaki çocuğuna yemeğini kendisi yemek istemediği için zorla    ayakta çorba içirmeye çalışan anneler gördüm. Daha neler neler..</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">O halde ilk nedenimiz; Birilerinin sizin yerinize  bir şeyleri yapmasına alıştıysanız her şeyi önce başkalarının yapmasını  beklersiniz. Zira insanoğlunun tabiatında her zaman kolay olana yönelmek vardır.  Kolay olan bir başkasının yapmasını yapmaktır. Zira yeni doğan bir bebeğe ilk 3  gün biberonla mama verirseniz, bu daha sonra kendisine daha kolay geleceği için  annesinden süt emmek istemeyecektir. Kolay olana yönelmek daha bu hayata  geldiğimiz günden itibaren kazandığımız veya öğrendiğimiz bir tutumdur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Harekete geçmemizi engelleyen diğer unsurlardan  birisi de içinde bulunduğumuz ruh halidir. Eğer uzunca bir süredir bir konuda  çabalamış iseniz ve onda da bir başarı elde edememiş iseniz pek muhtemeldir ki  sonrasında da bu sizde yılgınlığa neden olacaktır. Hatta öyle durumlar vardır ki  bu sizin hayata küsmenize, depresyona girmenize veya bunların daha hafifleri  olarak stres ve duygu durum bozukluklarına yol açacaktır. Hayata bir şekilde  küsen insanlar hayata tutunmak için kendilerinde bir umit görmedikleri için  harekete geçmezler. Nasıl olsa yine başaramayacağım derler. İçlerinde biraz  korku, biraz yıpranmışlığın verdiği çaresizlikle artık ne yapabilirim ki derler.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Çaresizlik insanı yıpratan ve bir adım öteye  gitmesine engel olan en büyük nedenlerdendir. Daha önce sürekli kaybettiğini  düşünen insan bu davranışı artık öğrenmiştir. Biz buna psikolojide öğrenilmiş  çaresizlik duygu durumu deriz. </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Tembellik etmek veya gayret  göstermemek te yine bizim harekete geçmemizi engelleyen unsurlardandır. Biz  millet olarak rahatlığa alışmış bir topluluğuz. Bugün sokaktan herhangi birisini  çevirip çok paran olsa ne yaparsın sorusunu sorsanız hemen hemen hepsinde de  güzel bir tebessüm belirerek şunu yapacağım bunu yapacağım diyerek hayallerini  anlatırlar. Hemen hemen tüm insanlarda rahat, bol kazançlı, daha az emek  harcayarak daha çok para kazanma düşünceleri vardır. O yüzden ülkemiz  girişimcileri sabit bir iş yapmadan sürekli o günün moda işi neyse veya o anda  ne kazançlıysa onu yapmaya çalışırlar. O anı kurtarmak önemlidir çünkü. Örneğin  TV’lerde yayınlanıp ta birincilerinin daha sonra hiçbir şekilde hatırlanmadığı  yüzlerce yarışmayı aklınıza getirin. Veya yılbaşı günleri alınan milli piyango  biletlerinin veya devir miktarı arttığı zaman sayısal loto bayilerinin önünde  oluşan kuyrukları düşünün. Tembellik öylesine başa bela bir şeydir ki gerek  fiziksel olarak ve gerekse de düşünsel olarak tüm insanların en büyük  düşmanlarından birisidir. İnsana uyuşukluk verdiği gibi insanın içinde zaten  kısıtlı olan gayret duygularını da ortadan kaldırır. İnsanın herhangi bir işi,  daha başlamadan bitirmesine neden olur. Önce kafada ortaya çıkan bu tembellik  bir süreden sonra sizin fizyolojik olarak ta sağlınızın bozulmasına neden olur.  Yine bununla ilgili aklıma gelen güzel bir örneği vermek istiyorum. Örneğin  eskiden zayıflama uzmanları egzersiz önerirlerdi. Ama gelişen ve tembelleşen  dünyamızda bugün bitkisel adı altında öyle ilaçlar çıktı ki ve siz öyle şeyler  vaat ediyorlar ki. Daha önce girişimci diye bahsettiğim kişi veya kuruluşlar o  günün trendine uyarak ve ayrıca insanın tembellik içgüdüsünü de dürterek  “Hareket etmeden falanca içerikli bitkisel hapları içerek zayıflayabilirsiniz  diyorlar” Belki doğru , belki yanlış ama bunda bile kolaya kaçan biz yakında  herhalde koltuğa yapışık olarak yaşamaya başlayacağız. Sokağa çıktığınızda  altlarına tekerlek takılmış binlerce koltuk ve üzerinde birer tuşa basarak bu  koltukların üzerinde bir yere gitmeye çalışan insanlar göreceksiniz. Oysa insan  hareket ister ve buna göre yaratılmıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">İçinizdeki tembellik içgüdüsünü ortadan kaldrımaz  iseniz korkarım ki hem sağlığınızdan olacaksınız, hem de ruhsal olarak daha  kötüye gideceksiniz. Zira içinizde biriken enerjiyi atabilmenizin ve  rahatlamanızın tek yolu fiziksel olarak ta sağlıklı olmanızdır. Tembelliği  hareket ederek yenersiniz. </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Yaptığınız her hareket  neticesinde maddi bir kazanç beklemeyin. Evet yaptığınız her hareketin bir  şeyler kazandıracağını düşünün ama burada önemli olan bunun sürekli olarak sizin  olmasını beklemeyin. Burada önemli olan gerçekleştirdiğiniz her eylemin sizin  için veya başka insanlar için faydalı olacağını düşünmenizdir. Bir iş yaparken  hep kendinize faydası olup olmadığını sorgularsanız bu sizi bencil ve faydacı  bir insan haline getirir. Faydacı bir insan olmak ise toplum tarafın kabul  edilebilir bir insan tipi değildir. Yapacağınız işleri sadece kendinizin  faydasını düşünerek yapmayın. Allah rızasını gözetin. Birilerinin sizin  sayenizde mutlu olduğunu, belki hayatının kurtulduğunu hayal edin.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Unutmayın ki hayatta her şey karşılıklıdır. Hayat  öylesine adaletlidir ki. Siz bugün birileri için bir şey yaparsanız şuna adım  gibi eminim ki siz zora düştüğünüzde de birileri size yardımcı olacaktır. O  yüzden harekete geçmek için kendi faydanız olup olmadığına bakmayın. Yapacağınız  iş sizin faydanıza değilse bile başka insanların faydasına olacaktır.  Başkalarına yardım etmenin verdiği vicdani rahatlamayı, onlardan gelecek duayı  hiçbir parayla alamazsınız. Geriye dönüp baktığında kim hayırlarla anılmayı  istemez ki ?</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Alışkanlıklarınızı değiştirin ! Küçüklüğünüzden  itibaren geliştirdiğiniz bir takım tutumlar olabilir. Kendinize özgü  alışkanlıklarınız veya düşünce biçiminiz olabilir. Hatta sizin değişmez  prensipleriniz de olabilir. Ama durup arada bir şöyle düşünmelisiniz. “Dünya  bile sürekli değişirken benim düşünce biçimimde acaba hiç mi yanlışlık yok ? “  Kendinizi tıpkı arabaların servis bakımları gibi arada bir gözden geçirin. Zira  kötü alışkanlıklar da insanın harekete geçmesine engel olan en büyük  etkenlerdendir. Örneğin; Sürekli sigara içen biriyseniz bir süre sonra bunu  bırakacak gücü bulamazsınız kendinizde. Bunun size zarar verdiğini bilirsiniz  ama sürekli erteler ve üşenirsiniz sigarayı bırakmayı. Hatta daha sonra “Hayır  efendim sigara içenlerinde hakları var” gibi bir saçmalık bile ortaya  atabilirsiniz. Sahip olduğunuz kötü alışkanlık yüzünden doğrunun ne olduğu, hak  hukuk teraziniz zarar görür. Doğrusu sigara içememek iken, kendinizi birden  sigarayı içenleri savunurken bulursunuz. Bu benim insan hakkım der kendinizi  kandırırsınız. Oysa yapmanız gereken alışkanlığınızın size ve çevrenize ne gibi  bir zararı olduğunu sorgulamaktan başka bir şey değildir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Düşüncelerinizi arada bir gözden geçirmek iyidir.  Her ne yaparsanız yapın ne düşünürseniz düşünün, alışkanlıklarınızın, yaşam  stilinizin, düşüncelerinizin, kararlarınızın Hakk”a hukuka uygun olmasını esas  alın. Bu sizin hayatla daha barışık olmanızı sağlayacaktır.<br />
PEKİ ÜŞENGEÇLİĞİ YENMEK İÇİN NE YAPMALI:<br />
1- Kendinizle barışık olun. Hep ben demeyin. İnsanlar içinde bir şeyler  yapabilecek iken sadece kendiniz için bir şeyler yapmayın. Bana ne faydası  olacak düşüncesi sizi bir süre sonra bencil ve herhangi bir olay karşısında  hareketsiz bırakır. Bir süre sonra hiçbir olay karşısında hareket edemez hala  gelirsiniz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">2- Sağlıklı bir vücuda sahip olun. Egzersiz yapın.  Eğer hergün belli bir saat aralığını fiziksel aktiviteye, spora ayırmaz iseniz  bir süre sonra vücudunuz tembelleşir. Vücut ve beyin birbiriyle uyumlu iyi birer  takım oyuncusudur. Birinden biri çalışmaz ise diğeri de durur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">3- Vicdanınızı arada bir sorgulayın. Arada bir  zihinsel muhasebe yapmak, iyi bir insan olacağım cümlesini kurmak sizi iyi bir  insan olmaya yöneltecektir. Unutmayın ki önemli olan sadece ben iyi bir insanım  demek değil. Başka ve çok çeşitli insanlar tarafından da evet sen iyi bir  insansın diye geri bildirim almaktır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">4- Alışkanlıklarınızı gözden geçirin. Sizi  hareketsiz bırakan her tür alışkanlık kötüdür. Sizin faydalı işler yapmanıza  engel olan her tür alışkanlık kötüdür.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">5- Hiçbir şeyi sadece maddi kaygılarla yapmayın.  Manevi kazançların aslında sizi daha çok ayakta tutacağını bilin.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">6- Kendiniz için bir yaşam felsefesi geliştirin.  Davranışlarınızda tutarlı olun ve bunu hareketlerinizle de gösterin. Belirli  durumlara hep aynı tepkiyi verin. Unutmayın ki olumlu davranışların tekrarı  zamanla alışkanlığa dönüşecek ve siz farkında olmadan faydalı alışkanlıklarınız  olacaktır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">7- Öğrenilmiş çaresizliğinizi yenin. Her durum kendi  başına bağımsız bir olaydır. Daha önce benzer bir olay karşısında yaşadığınız  başarısızlık sonra da gerçekleşecek değildir. Pekala çabalayarak ve akılcı  hareket ederek ve en önemlisi de sabrederek başarılı olabilirsiniz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">8- Bir durum karşısında hep” aman canım bana ne”  demeyin. Başkaları nasıl olsa yapar demeyin. Yani hep karşıdan beklemeyin. Bu  sizin hep tereddüt etmenize neden olur. Çekimser, arka planda kalan, etliye  sütlüye dokunmayan bir insan haline gelirsiniz. Bir süre sonrada bencilleşir ve  sadece kendiniz için yaşayan ir insan olursunuz. Oysa herkes bir toplulukta  yaşadığına göre o topluluğun her ferdi, insanların gerçekten faydasına olacak  bir konuda Hakka hukuka uygun bir şekilde her duruma yardımcı olmalıdır. Destek  vermelidir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">9- Zihinsel süreçlerinizi geliştirerek sosyal bir  insan olmaya karar vermelisiniz. Entellektüel sermayenizi ve Allah inancınızı ne  kadar geliştirirseniz o kadar sorumlu ve vicdanı huzurlu bir insan olursunuz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">10- Yaşamınızda hep empati yapın. Yani bir karar  verirken acaba onun yerinde ben olsam ne yapardım deyin. Bir durum karşısında  kendinizi hep o durumu yaşayan insanın yerine koyun. Eğer vicdan sahibi iseniz  zaten bu sizi harekete geçmek için ikna edecektir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Psik.Dan. Selçuk Arıcı<br />
İnsan Kaynakları Uzmanı<br />
selcukarici@gmail.com</strong></span></p>
<p align="center"><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD;"><strong> <span style="font-size: 15pt;"><span style="color: #808080;"> <span lang="tr">|</span></span><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/sizden-gelenler/">»<span lang="tr"> “Sizden Gelenler” Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <span style="color: #808080;">|</span></span></span></strong></span><span style="font-family: Maiandra GD;"> </span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/usengecliginizi-nasil-atabilirsiniz-selcuk-arici/">Üşengeçliğinizi Nasıl Atabilirsiniz? – (Selçuk Arıcı)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/usengecliginizi-nasil-atabilirsiniz-selcuk-arici/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
