<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Wilhelm Radloff | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/wilhelm-radloff/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Wed, 15 Feb 2017 14:14:30 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>İlk Yazılı Tarihimiz: &#8220;Orhun Yazıtları&#8221;</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/ilk-yazili-tarihimiz-orhun-yazitlari/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/ilk-yazili-tarihimiz-orhun-yazitlari/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 02 Aug 2008 23:31:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim Kalemimizden]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[Türkoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Bilge Kagan]]></category>
		<category><![CDATA[Bitimek]]></category>
		<category><![CDATA[Boya]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[Gok Tanri]]></category>
		<category><![CDATA[Gok Tanri Dini]]></category>
		<category><![CDATA[Göktürk]]></category>
		<category><![CDATA[Göktürk Abideleri]]></category>
		<category><![CDATA[Göktürk Yazıtları]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Adları]]></category>
		<category><![CDATA[İlk Yazılı Metin]]></category>
		<category><![CDATA[İlk Yazılı Metinlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[İlk Yazılı Tarihimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Kagan]]></category>
		<category><![CDATA[Kül Tigin]]></category>
		<category><![CDATA[Mogolistan]]></category>
		<category><![CDATA[Morris Swadesh]]></category>
		<category><![CDATA[Muharrem Ergin]]></category>
		<category><![CDATA[Ordu]]></category>
		<category><![CDATA[Orhun Abideleri]]></category>
		<category><![CDATA[Orhun Yazitlari]]></category>
		<category><![CDATA[Orhun Yazıtlarının Bugünkü Durumu]]></category>
		<category><![CDATA[Orhun Yazıtlarının Bulunuşu]]></category>
		<category><![CDATA[Orhun Yazıtlarının Önemi]]></category>
		<category><![CDATA[Orhun Yazıtlarının Söz Varlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Orkun]]></category>
		<category><![CDATA[Orkun Irmağı]]></category>
		<category><![CDATA[Orkun Kutlu]]></category>
		<category><![CDATA[Orkun Yazıtları]]></category>
		<category><![CDATA[Ötüken Ormanları]]></category>
		<category><![CDATA[Savas]]></category>
		<category><![CDATA[Soyut Adlar]]></category>
		<category><![CDATA[Soz Varligi]]></category>
		<category><![CDATA[Tokımak]]></category>
		<category><![CDATA[Tonyukuk]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dili]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Milliyetçiliğinin El Kitabı]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Yazı Dili]]></category>
		<category><![CDATA[Türkolog]]></category>
		<category><![CDATA[Urmak]]></category>
		<category><![CDATA[Üze Kök Tengri]]></category>
		<category><![CDATA[Wilhelm Radloff]]></category>
		<category><![CDATA[Wilhelm Thomsen]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı Dili]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı Yazmak]]></category>
		<category><![CDATA[Yazıtlar Nasıl Yazıldı]]></category>
		<category><![CDATA[Yenisey]]></category>
		<category><![CDATA[Yüz Temel Sözcük]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=3557</guid>

					<description><![CDATA[<p>İlk Yazılı Tarihimiz: &#8220;Orhun Yazıtları&#8220; Türk yazı dilinin ilk örneklerinin ortaya konulduğu, eşi bulunmayacak değerde bilgiler içeren Orhun Yazıtları, her Türk&#8217;ün hakkında bilgi sahibi olması ve onu okuyup hakkıyla benimseyerek Atalarımızın verdikleri uyarıları dikkate alması gereken büyük bir abidedir. Çünkü o kutlu yazıtlarda bilge, alp, inançlı ve pek yürekli atalarımızın, binlerce yıl önce dünyaya düzen [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/ilk-yazili-tarihimiz-orhun-yazitlari/">İlk Yazılı Tarihimiz: “Orhun Yazıtları”</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><strong><span style="font-family: Maiandra GD;"> <span style="font-size: 15pt; color: #c0c0c0;">İlk Yazılı Tarihimiz:</span><span style="font-size: 13pt;"> </span><span style="font-size: 25pt;"><span style="color: #c0c0c0;">&#8220;</span><span style="color: #00ccff;">Orhun  Yazıtları</span><span style="color: #c0c0c0;">&#8220;</span></span></span></strong></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;"> <img decoding="async" src="https://farm4.static.flickr.com/3242/2726586332_4d51623e16.jpg?v=0" alt="" align="left" /><a style="text-decoration: none;" href="../turk-adinin-anlami-turk-ne-demektir/"><span style="color: #000000;">Türk</span></a> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/yazi-dili/"> <span style="color: #000000;">yazı dili</span></a>nin ilk örneklerinin ortaya konulduğu, eşi bulunmayacak değerde  bilgiler içeren  <a style="text-decoration: none;" href="../orhun-gokturk-abideleri/"> <span style="color: #000000;">Orhun Yazıtları</span></a>, her Türk&#8217;ün hakkında bilgi sahibi olması ve onu  okuyup hakkıyla benimseyerek Atalarımızın verdikleri uyarıları dikkate alması  gereken büyük bir abidedir. Çünkü o kutlu yazıtlarda bilge, alp, inançlı ve pek  yürekli atalarımızın, binlerce yıl önce dünyaya düzen vermek ve Türk soyunu,  kültürünü, ulusunu&#8230; bengi (ebedî) kılmak için yaptığı çalışmalar neticesinde  oluşan Türk tarihi yazılmaktadır.  <a style="text-decoration: none;" href="../orhun-gokturk-abideleri/"> <span style="color: #000000;">Orhun Yazıtları</span></a>&#8216;nın değerini anlatabilmek için  &#8220;Çünkü&#8230;&#8221; ile başlayan tümceler arka arkaya dizilebilir. Ben, yazıma yazıtların  değerini ustalıkla dile getiren büyük <a style="text-decoration: none;" href="../onemli-turkologlar/"> <span style="color: #000000;">Türkolog</span></a> <a style="text-decoration: none;" href="../prof-dr-muharrem-ergin/"> <span style="color: #000000;">Muharrem Ergin</span></a>&#8216;in  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Orhun-Yazitlari/"> <span style="color: #000000;">Orhun Abideleri</span></a> adlı yapıtındaki bir paragraflık alıntıyla başlamak istiyorum:</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;"><em>&#8220;<a style="text-decoration: none;" href="../turk-adinin-anlami-turk-ne-demektir/"><span style="color: #000000;">Türk</span></a> adının,  <a style="text-decoration: none;" href="../turk-adinin-anlami-turk-ne-demektir/"> <span style="color: #000000;">Türk</span></a> milletinin isminin geçtiği ilk  <a style="text-decoration: none;" href="../turkcenin-tarihi-gelisimi-muharrem-ergin/"> <span style="color: #000000;">Türkçe</span></a> metin. İlk Türk tarihi. Taşlar üzerine yazılmış tarih. Türk devlet adamlarının  millete hesap vermesi, milletle hesaplaşması. Devlet ve milletin karşılıklı  vazifeleri. Türk nizamının, Türk töresinin, Türk medeniyetinin, yüksek Türk  kültürünün büyük vesikası. Türk askeri dehasının, Türk askerlik sanatının  esasları. Türk gururun ilâhi yüksekliği. Türk feragat ve faziletinin büyük  örneği. Türk içtimai hayatının ulvi tablosu. Türk edebiyatının ilk şaheseri.  Türk hitabet sanatının erişilmez şaheseri. Hükümdarâne eda ve ihtişamlı hitap  tarzı. Yalın ve keskin üslûbun şaşırtıcı numunesi. Türk milliyetçiliğinin temel  kitabı. Bir kavmi bir millet yapabilecek eser. Asırlar içinden millî istikameti  aydınlatan ışık. Türk dilinin mübarek kaynağı. Türk  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/yazi-dili/"> <span style="color: #000000;">yazı dili</span></a>nin ilk, fakat  harikulade işlek örneği. Türk  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/yazi-dili/"> <span style="color: #000000;">yazı dili</span></a>nin başlangıcını milâdın ilk asırlarına  çıkartan delil. Türk ordusunun kuruluşunu en az 1250 sene öteye götüren vesika.  Türklüğün en büyük iftihar vesilesi olan eser. İnsanlık âleminin sosyal muhteva  bakımından en manalı mezar taşları. Dünyanın bugün belki de en büyük meselesi  olan Çin hakkında 1250 sene evvelki Türk ikazı&#8230;&#8221; </em><strong><sup> <a style="text-decoration: none;" href="#dipce"><span style="color: #000000;">[1]</span></a></sup></strong></span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">Türk  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/yazi-dili/"> <span style="color: #000000;">yazı dili</span></a>nin ilk örneklerini gördüğümüz bengü taşlar,  bugün hâlâ yaşayan Orkun Irmağı&#8217;nın <strong><sup> <a style="text-decoration: none;" href="#dipce"><span style="color: #000000;">[2]</span></a></sup></strong> çevresine dikildiği  için onlara &#8220;<strong><a style="text-decoration: none;" href="../orhun-gokturk-abideleri/"><span style="color: #000000;">Orhun Yazıtları</span></a> (Abideleri)</strong>&#8221; denmiştir. Aynı zamanda  yazıtlara, Göktürkler döneminde dikildikleri için &#8220;<strong>Göktürk Yazıtları</strong>&#8221; da  denmektedir. Ayrıca bir de &#8220;<strong>Yenisey Yazıtları</strong>&#8221; vardır ki, bunlar Orhun  Yazıtları ile aynı değildir. Kesin olarak bilinmese de, Yenisey Yazıtları&#8217;nın  <a style="text-decoration: none;" href="../orhun-gokturk-abideleri/"> <span style="color: #000000;">Orhun Yazıtları</span></a>&#8216;ndan daha önce dikildiği tahmin edilmektedir.  <a style="text-decoration: none;" href="../orhun-gokturk-abideleri/"> <span style="color: #000000;">Orhun Yazıtları</span></a>,  yaklaşık olarak 720 &#8211; 735 &#8216;li yıllar arasında dikilmiştir. Dikili  taşlardan önemli olan üç tanesi &#8220;<strong><a style="text-decoration: none;" href="../orhun-abideleri-ceviri-ornekleri-kul-tigin-abidesi/"><span style="color: #000000;">Kül Tigin</span></a>,  <a style="text-decoration: none;" href="../orhun-abideleri-ceviri-ornekleri-bilge-kagan-abidesi/"> <span style="color: #000000;">Bilge Kağan</span></a> ve  <a style="text-decoration: none;" href="../orhun-abideleri-ceviri-ornekleri-tonyukuk-abidesi/"> <span style="color: #000000;">Tonyukuk</span></a> Yazıtları</strong>&#8221;  dır.  <a style="text-decoration: none;" href="../orhun-abideleri-ceviri-ornekleri-kul-tigin-abidesi/"> <span style="color: #000000;">Kül Tigin</span></a> ve  <a style="text-decoration: none;" href="../orhun-abideleri-ceviri-ornekleri-bilge-kagan-abidesi/"> <span style="color: #000000;">Bilge Kağan</span></a>, 2. Göktürk Devleti&#8217;nin kurucusu olan İlteriş (Kutlug)  Kağan&#8217;ın çocukları;  <a style="text-decoration: none;" href="../orhun-abideleri-ceviri-ornekleri-tonyukuk-abidesi/"> <span style="color: #000000;">Tonyukuk</span></a> da dönemin veziridir.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">Yazıtları çok fazla tarihsel  veya karışık  bilgilerle anlatarak yazıyı sıkıcı hâle sokmadan, yazıtların içeriğinden  bahsetmek istiyorum.<sup><strong><a style="text-decoration: none;" href="#dipce"><span style="color: #000000;">[3]</span></a></strong></sup> Türkler o dönemlerde askerlik alanında  çok ileriydiler ve birçok ulusa örnek olacak kadar gelişmiş bir orduya  sahiptirler. Hem o dönemin koşulları hem de Türklerin bağımsızlık tutkuları  nedeniyle Göktürkler döneminde çok sık savaşların yapıldığını görüyoruz. Doğal  olarak yazıtlarda da savaşlardan bahsediliyor. Zaten  <a style="text-decoration: none;" href="../orhun-abideleri-ceviri-ornekleri-bilge-kagan-abidesi/"> <span style="color: #000000;">Bilge Kağan</span></a>&#8216;ın, Kül  Tigin&#8217;in ve  <a style="text-decoration: none;" href="../orhun-abideleri-ceviri-ornekleri-tonyukuk-abidesi/"> <span style="color: #000000;">Tonyukuk</span></a>&#8216;un taşlara yaşadıklarını yazdırıp kendilerinden sonraki  kuşaklara onu bırakması, bir bakıma Kağanların topluma hesap vermedir. Bu da &#8220;<strong>ilk tarih  yazılarının</strong>&#8221; oluşmasını sağlamıştır. Yazıtlarda genel olarak savaşlar,  kağanların değişmesi, aile ilişkileri, cenaze törenleri, Türk ulusuna uyarılar  ve o dönemdeki yaşantı anlatılmaktadır.</span></p>
<p>[ad1]</p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;"> <img decoding="async" src="https://farm3.static.flickr.com/2369/2277181132_072f6a393c.jpg?v=0" alt="" align="right" /><em>&#8220;Kiyük yiyü, tabışgan yiyü oturur ertimiz.&#8221; [Geyik  yiyerek, tavşan yiyerek oturuyorduk.] </em>gibi tümcelerin bulunması, o dönemdeki  yaşam biçimimizi az çok ortaya koymaktadır. <em>&#8220;Tegdükin Türk Begler kop bilir  siz. O süg anda yok kıldımız. [Hücum ettiğini Türk Beyleri&#8217;nin hep bilirsiniz. O  orduyu orada yok kıldık.]</em> denmesi, Türklerin o dönemde de ordularının çok  güçlü olduğunu gösteriyor. <em>&#8220;Türk Oğuz begleri, buduñ eşiding? Üze tengri  basmasar, asra yir teliñmeser, Türk buduñ, ilingin törüngin kim artatı udaçı  erti?&#8221; [Türk Oğuz beğleri, ulusu, işitin: Üstte gök çökmese, altta yer delinmese  senin ilini, töreni kim bozabilecekti?]</em> diye Türk budununa uyarıda  bulunulması da, hem o dönemdeki Gök Tanrı Dini&#8217;nin izlerini taşımakta hem de  ulusun güçlendirilmesi için güdülendiği görülmektedir. <em>&#8220;<a style="text-decoration: none;" href="../orhun-abideleri-ceviri-ornekleri-kul-tigin-abidesi/"><span style="color: #000000;">Kül Tigin</span></a> ol süngüşde  otuz yaşayur erti. Alp Şalçı akın binip oplayu tegdi. İki erig udu aşuru  sançtı.&#8221; [<a style="text-decoration: none;" href="../orhun-abideleri-ceviri-ornekleri-kul-tigin-abidesi/"><span style="color: #000000;">Kül Tigin</span></a> o savaşta otuz yaşında idi. Alp Şalçı atına binip atılarak  hücum etti. İki eri takip edip kovalayarak mızrakladı.]</em> bölümü ise,  yazıların birçok bölümünde anlatılanlara benzer savaş sahnelerini gözümüzde  canlandırmaktadır.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">Yazıtların çoğu,  <a style="text-decoration: none;" href="../orhun-abideleri-ceviri-ornekleri-kul-tigin-abidesi/"> <span style="color: #000000;">Kül Tigin</span></a> ve  <a style="text-decoration: none;" href="../orhun-abideleri-ceviri-ornekleri-bilge-kagan-abidesi/"> <span style="color: #000000;">Bilge Kağan</span></a>&#8216;ın yeğeni olan  Yollug Tigin tarafından yazılmıştır. Kendisi de bazı yazıtların bir yüzüne şöyle  not düşmüştür: <em>&#8220;Bunça bitig bitigme atısı  <a style="text-decoration: none;" href="../orhun-abideleri-ceviri-ornekleri-kul-tigin-abidesi/"> <span style="color: #000000;">Kül Tigin</span></a> atısı Yollug Tigin  bitidim. Yigirmi kün olurup bu taşka bu tamka kop Yollug Tigin bitidim.&#8221; [Bunca  yazıyı yazan  <a style="text-decoration: none;" href="../orhun-abideleri-ceviri-ornekleri-kul-tigin-abidesi/"> <span style="color: #000000;">Kül Tigin</span></a>&#8216;in yeğeni Yollug Tigin, yazdım. Yirmi gün oturup bu taşa,  bu duvara hep Yollug Tigin, yazdım.]</em> Çok ağır ve sert taş kalıplarının  üzerine, yazı yazmanın ne kadar zor olacağı, birazcık düşününce anlaşılabilir.  Taşlar üzerine yazıların çiviye benzer bir demire, çekice benzer bir aletle  vurularak yazıldığı bilinmektedir. Zaten bunun için de o dönemde &#8220;<strong>yazı yazmak</strong>&#8221;  eylemi &#8220;<strong>bitimek, tokımak, urmak</strong>&#8221; sözcükleriyle karşılanmıştır.  Fakat bazı dikili taşların &#8220;<strong>boyandığı</strong>&#8221; da bilinmektedir. Yazıtların  arasındaki mesafe değişmekle birlikte, yaklaşık 1 km&#8217;dir. Yazıtlar sağdan sola  ve yukarıdan aşağıya doğru yazılmıştır. Bazı taşlar, kaplumbağa biçimindeki  kalıpların içerisine oturtulmuştur. Dikili taşların dört yüzünde de yazı  bulunmaktadır.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">Yazıtlar,  <a style="text-decoration: none;" href="../turkcenin-tarihi-gelisimi-muharrem-ergin/"> <span style="color: #000000;">Türkçe</span></a>nin gücünü ve köklülüğünü ortaya koyması  yönüyle çok önemlidir.  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Turk-Dili/"> <span style="color: #000000;">Türk Dili</span></a>&#8216;nin ilk yazılı kaynakları olan ve  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/yazi-dili/"> <span style="color: #000000;">yazı dili</span></a>nin ilk  örneklerini oluşturan  <a style="text-decoration: none;" href="../orhun-gokturk-abideleri/"> <span style="color: #000000;">Orhun Yazıtları</span></a>, bundan bin yıl öncesinde bile düzenli ve  güçlü bir dilimizin varlığını kanıtlamaktadır. Orhun Abideleri&#8217;nde geçen  sözcüklerin %99&#8217;una yakını  <a style="text-decoration: none;" href="../turkcenin-tarihi-gelisimi-muharrem-ergin/"> <span style="color: #000000;">Türkçe</span></a> kökenlidir.  <a style="text-decoration: none;" href="../turkcenin-tarihi-gelisimi-muharrem-ergin/"> <span style="color: #000000;">Türkçe</span></a> kökenli olmayan sözcükler  de Çinli generallerin veya ordu gönderilen yerlerin &#8220;<strong>özel</strong>&#8221; adlarıdır.  Bugün  <a style="text-decoration: none;" href="../turkce-sumerce-iliskisi/"> <span style="color: #000000;">Türkçenin kökeni</span></a> ile ilgili bilgilerimizin çoğuna,  <a style="text-decoration: none;" href="../orhun-gokturk-abideleri/"> <span style="color: #000000;">Orhun Yazıtları</span></a>&#8216;ndan  hareket edilerek ulaşılmıştır.  <a style="text-decoration: none;" href="../orhun-gokturk-abideleri/"> <span style="color: #000000;">Orhun Yazıtları</span></a>&#8216;nda Türkçemizin o dönemdeki &#8220;<strong>söz  varlığı</strong>&#8221; da aşağı yukarı ortaya koyulmuştur. Morris Swadesh adlı ünlü bir dil  bilimcinin yaptığı çalışma sonucunda elde ettiği &#8220;<strong>yüz temel sözcük listesi</strong>&#8221; ne  baktığımız zaman, bu sözcüklerin 64 tanesi yazıtlarda geçmektedir. Yukarıda  yazıtların çok &#8220;<strong>sınırlı</strong>&#8221; alanda bilgiler içerdiğini ve genelde &#8220;s<strong>avaş, ordu,  kağanlık&#8230;</strong>&#8221; ile ilgili şeyler anlatıldığını söylemiştik. Bunun için, yazıtların  o dönemdeki söz varlığını tam olarak ortaya koyamayacağını söyleyebiliriz. Bunu  bir örnekle açıklamak gerekirse: Yazıtlarda M. Swadesh&#8217;in belirlediği 100  sözcükten &#8220;<strong>burun ve ağız</strong>&#8221; sözcükleri geçmemektedir; fakat &#8220;<strong>diş, baş, kulak</strong>&#8221; gibi  sözcükler yazıtlarda geçmektedir. Mantıklı olarak düşünüldüğünde, bir ulusun  dilinde &#8220;<strong>diş, kulak ve baş</strong>&#8221; için sözcük varken, &#8220;<strong>burun ve ağız</strong>&#8221; için sözcüğün  olmaması saçma olur. Bu sözcükler kuşkusuz o dönemde dilimizde bulunuyordu;  fakat Yazıtlar&#8217;da bu sözcüklerin kullanılmasını gerektirecek konular  anlatılmadığı için, bu sözcükler kullanılmamıştır.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;"> <a style="text-decoration: none;" href="../orhun-gokturk-abideleri/"> <span style="color: #000000;">Orhun Yazıtları</span></a>, aynı zamanda bir &#8220;<strong>seslenme &#8211; hitabet</strong>&#8221; sanatı  ürünüdür.  <a style="text-decoration: none;" href="../orhun-abideleri-ceviri-ornekleri-bilge-kagan-abidesi/"> <span style="color: #000000;">Bilge Kağan</span></a>&#8216;ın Türk Budunu&#8217;na seslenişi, onları uyarışı gerçekten bir  &#8220;<strong>sanatçı</strong>&#8221; edasıyla yazılmıştır. Ayrıca  <a style="text-decoration: none;" href="../orhun-abideleri-ceviri-ornekleri-tonyukuk-abidesi/"> <span style="color: #000000;">Tonyukuk</span></a>&#8216;un bilinen ilk Türk tarihçisi  olduğu söylenmektedir. Kuşkusuz bin yıl önce bile &#8220;<strong>edebî</strong>&#8221; anlamda çok  büyük değer taşıyan ve bugün hayranlıkla okunan bu yazıtların oluşturulabilmesi  için, o dönemden çok daha öncelerde dilin uzun süre işlenmesi ve bir &#8220;<strong>yazı ve  yazın dili</strong>&#8221; hâline gelmesi gerekmektedir. Bu da, Türkçemizin yaşı sorununa  farklı bir bakış açısı kazandırmaktadır. Dikkatle incelenirse, yazıtlarda &#8220;renk,  oluş, yer, yön, doğa, hayvan, zaman, duygu, düşünce, akrabalık, sayı, yaşam,  savaş, askerlik, sanat&#8230;&#8221; adlarının kullanıldığı görülür. &#8220;Böri (Kurt),  Tabışgan (Tavşan), Tonguz (Domuz), At, Buka (Boğa), Kiyik (Geyik), Teyeñ  (Sincap), İt, Koñ (Koyun), İñek&#8221; gibi hayvan adları bile, o küçücük metinlerdeki  büyük söz varlığımızı göstermeye yeterlidir. Ayrıca yazıtlar, bin yıl öncesinde  bile dilimizde belirgin bir soyut kavram zenginliğinin gözler önüne serilmesini  sağlamıştır.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">Yazıtların, yüzlerce yıl sonra gün yüzüne çıkarılması da  ilginçtir. Orkun &#8211; Yenisey Irmağı çevresinde dikili taşların olduğunu söyleyen  bazı kişiler, o yerlerin bazı bilim adamlarınca ziyaret edilmesini sağlamıştır.  <a style="text-decoration: none;" href="../turk-adinin-anlami-turk-ne-demektir/"> <span style="color: #000000;">Türk</span></a> olmayan bir doktor ve subayın dikili taşları gördükten sonra onlar hakkında  verdikleri kısa bilgiler, Batı&#8217;da dikili taşlara olan ilgiyi uyandırmıştır.  Büyük dil bilimcilerden olan Wilhelm Radloff ve Wilhelm Thomsen, yazıtların kime  ait olduğunu bulmak için yazıları okumaya çalışmışlardır.  <a style="text-decoration: none;" href="../orhun-abideleri-ceviri-ornekleri-kul-tigin-abidesi/"> <span style="color: #000000;">Kül Tigin</span></a> Yazıtı&#8217;nın Batı  yüzündeki Çince yazıyı hemen fark edip okumuş ve yazıtların  <a style="text-decoration: none;" href="../turklerin-ana-yurdu/"> <span style="color: #000000;">Türkler</span></a>&#8216;e ait  olduklarını açıklamışlardır. Daha sonra W. Radloff ve W. Thomsen yazıtları  okuyabilmek için resmen yarış içerisine girmişlerdir. Danimarkalı dil bilimci W. Thomsen, yoğun çalışmaları sonucu yazıtların sağdan sola doğru yazıldığını ve  &#8220;<strong><a style="text-decoration: none;" href="../orhun-abideleri-ceviri-ornekleri-kul-tigin-abidesi/"><span style="color: #000000;">Kül Tigin</span></a>,  <a style="text-decoration: none;" href="../gokturkler/"> <span style="color: #000000;">Göktürk</span></a>,  <a style="text-decoration: none;" href="../orhun-abideleri-ceviri-ornekleri-bilge-kagan-abidesi/"> <span style="color: #000000;">Bilge Kağan</span></a></strong>&#8221; gibi yazıtlarda sık geçen sözcükleri çözüp,  bunlardan hareketle ünlü ve ünsüz sesleri çözdüğünü açıklamıştır. Bu aşamadan  sonrası çorap söküğü gibi kendiliğinden gelmiştir. <a style="text-decoration: none;" href="../turan-illeri/"> <span style="color: #000000;">Türk Dünyası</span></a>&#8216;nın bu  çalışmalar bittikten sonra Göktürk Yazıtları&#8217;ndan haberdar olması yüreğimizi  burksa da, yabancı dil bilimcilerin yazıtlar üzerindeki ilgisi ve yoğun  çalışmaları takdir edilecek bir duruştur. Türk Dünyası&#8217;nda Yazıtlarla ilgili ilk  olarak  <a style="text-decoration: none;" href="../necip-asim-onemli-turkologlar/"> <span style="color: #000000;">Necip Asım</span></a> ve  <a style="text-decoration: none;" href="../mehmet-fuat-koprulu-onemli-turkologlar/"> <span style="color: #000000;">M. Fuat Köprülü</span></a> çalışmıştır. Daha sonra <a style="text-decoration: none;" href="../huseyin-namik-orkun-hayati/"> <span style="color: #000000;">Hüseyin Namık  Orkun</span></a>, <a style="text-decoration: none;" href="../prof-dr-muharrem-ergin/"> <span style="color: #000000;">Muharrem Ergin</span></a>, <a style="text-decoration: none;" href="../huseyin-nihal-atsiz/"> <span style="color: #000000;">Nihal Atsız</span></a>,  <a style="text-decoration: none;" href="../prof-dr-ahmet-bican-ercilasun/"> <span style="color: #000000;">Ahmet Bican Ercilasun</span></a>,  <a style="text-decoration: none;" href="../prof-dr-osman-fikri-sertkaya/"> <span style="color: #000000;">Osman Fikri Sertkaya</span></a> ve  <a style="text-decoration: none;" href="../cengiz-alyilmaz-biyografi-hayati-kim-kimdir/"> <span style="color: #000000;">Cengiz Alyılmaz</span></a> gibi büyük  <a style="text-decoration: none;" href="../onemli-turkologlar/http:/www.bilgicik.com/yazi/prof-dr-muharrem-ergin/"> <span style="color: #000000;">Türkologlar</span></a> dikili taşlar üzerinde çalışmalar  yapmışlardır.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">Son olarak yazıtların bugünkü durumundan bahsedeceğim.  <a style="text-decoration: none;" href="../orhun-gokturk-abideleri/"> <span style="color: #000000;">Orhun  Yazıtları</span></a>, tıpkı Ötüken Ormanları gibi bugün Moğolistan sınırları içerisinde  bulunuyor. Yazıtlar bulunduktan ve önemi kavrandıktan sonra Türklerin yazıtlara  gösterdikleri yoğun ilgiler nedeniyle, Abideler&#8217;in bulunduğu alan koruma  içerisine alınmış durumda. Dikili taşların çoğu, bugüne gelene kadar korumasız  bir biçimde geçirdiği yüzlerce yıl içerisinde oldukça yıpranmış. Bazı taşların  belirli yüzleri, rüzgarın etkisiyle aşınmış ve üzerindeki yazılar okunmayacak  duruma gelmiş. Fakat şu anda yazıtların hepsi koruma altına alınmış, bazıları  anıt yapılar içerisine alınmış durumdadır. Ayrıca dikili taşların yıpranmış  bölgeleri, çeşitli yöntemlerle okunabilecek duruma getirilmiştir. Bugün  Moğolistan&#8217;daki  <a style="text-decoration: none;" href="../orhun-gokturk-abideleri/"> <span style="color: #000000;">Orhun Yazıtları</span></a> için geziler düzenlenmekte ve birçok Türkolog  yazıtlar üzerinde çalışmalar yapmaktadır. <strong><sup> <a style="text-decoration: none;" href="#dipce"><span style="color: #000000;">[4]</span></a></sup></strong></span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Yavuz TANYERİ</strong></span></p>
<p>[ad2]</p>
<hr />
<div id="dipce"></div>
<p><span style="font-family: Maiandra GD; font-size: x-small;"><strong>1. </strong> <a style="text-decoration: none;" href="../prof-dr-muharrem-ergin/"> <span style="color: #000000;">Prof. Dr.  Muharrem Ergin</span></a>&#8216;in alıntısını yaptığım bu yazısının devamını okumak için Boğaziçi  Yayınları&#8217;nın bastırdığı &#8220;<strong>Orhun Abideleri</strong>&#8221; adlı yapıta bakabilirsiniz.</span></p>
<p><span style="font-family: Maiandra GD; font-size: x-small;"><strong>2.</strong> &#8220;<strong>Orkun</strong>&#8221;  adı, &#8220;<strong>Or + Kun</strong>&#8221; biçiminde oluşmuştur. Eski Türkçede &#8220;<strong>or</strong>&#8220;, &#8220;yer&#8221;  demektir. &#8220;<strong>Kun</strong>&#8221; ise, atalarımızın adı olan &#8220;<strong>Hun</strong>&#8221; adının Eski  Türkçedeki biçimidir. Buradan anlaşılacağı gibi &#8220;<strong>Orkun</strong>&#8221; adı, &#8220;Hunların  yeri&#8221; anlamına gelmektedir. Bugün dikili taşların bulunduğu yerler, bir zamanlar  Türkler&#8217;in yurduydu&#8230;</span></p>
<p><span style="font-family: Maiandra GD; font-size: x-small;"><strong>3. </strong>Daha fazla bilgi  için &#8220;<strong><a style="text-decoration: none;" href="../prof-dr-muharrem-ergin/"><span style="color: #000000;">Prof. Dr. Muharrem Ergin</span></a>, Orhun Abideleri, Boğaziçi Yayınları</strong>&#8221;  yapıtına bakabilirsiniz.</span></p>
<p><span style="font-family: Maiandra GD; font-size: x-small;"><strong>4.</strong> Günümüzde Orhun  Yazıtları üzerinde en çok çalışan Türkologlardan biri, değerli hocamız <strong> <a style="text-decoration: none;" href="../cengiz-alyilmaz-biyografi-hayati-kim-kimdir/"> <span style="color: #000000;">Doç.  Dr. Cengiz Alyılmaz</span></a></strong>&#8216;dır.  <a style="text-decoration: none;" href="../orhun-gokturk-abideleri/"> <span style="color: #000000;">Orhun Yazıtları</span></a>&#8216;nın bugünkü durumunu merak edenler,  birkaç yıl önce  <a style="text-decoration: none;" href="../orhun-gokturk-abideleri/"> <span style="color: #000000;">Orhun Yazıtları</span></a>&#8216;nı gece gündüz demeden inceleyen ve hatta dikili  taşların dibinde uyuklayan değerli hocamızın &#8220;<strong>Orhun Yazıtlarının Bugünkü  Durumu</strong>&#8221;  <span style="color: #000000;">(*)</span> adlı yapıtına bakabilirler.</span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/ilk-yazili-tarihimiz-orhun-yazitlari/">İlk Yazılı Tarihimiz: “Orhun Yazıtları”</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/ilk-yazili-tarihimiz-orhun-yazitlari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>42</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Wilhelm Radloff &#8211; (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/wilhelm-radloff-biyografi-hayati-kim-kimdir/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/wilhelm-radloff-biyografi-hayati-kim-kimdir/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jan 2008 19:57:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kim Kimdir?]]></category>
		<category><![CDATA[V]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>
		<category><![CDATA[Hayati]]></category>
		<category><![CDATA[Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Şairlerin Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Sanatçıların Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Ünlülerin Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Vilhelm Radlof]]></category>
		<category><![CDATA[Wilhelm Radloff]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Öyküsü]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarların Biyografileri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/wilhelm-radloff-biyografi-hayati-kim-kimdir/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Wilhelm Radloff (Hayatı &#8211; Biyografisi) Wilhelm Radloff, (1837 &#8211; 1918) &#8216;Türk Dünyası&#8217;nı türlü yönlerden araştıran yabancı bilginler arasında müstesna bir yer tutan ve devir açan şahsiyetlerden biri de, hiç şüphesiz 81 yıllık uzun ömrünün (1837-1918) altmış yılını bu uğurda çalışmaya hasretmiş olan Alman asıllı Rus Türkoloğu Wilhelm Radloff&#8217;tur. 1813 Savaşları&#8217;na katılmış olan Prusya Ordusu yedek [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/wilhelm-radloff-biyografi-hayati-kim-kimdir/">Wilhelm Radloff – (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><strong> <font style="font-size: 22pt" color="#0099cc" face="Maiandra GD">Wilhelm Radloff</font></strong><font face="Maiandra GD"><font color="#0099cc"><strong><span style="font-size: 22pt"><br />
</span></strong></font> <font color="#c0c0c0"><span style="font-size: 8pt; font-weight: 700">(Hayatı &#8211;  Biyografisi)</span></font></font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Wilhelm Radloff, (1837 &#8211; 1918) &#8216;Türk Dünyası&#8217;nı türlü yönlerden araştıran  yabancı bilginler arasında müstesna bir yer tutan ve devir açan şahsiyetlerden  biri de, hiç şüphesiz 81 yıllık uzun ömrünün (1837-1918) altmış yılını bu uğurda  çalışmaya hasretmiş olan Alman asıllı Rus Türkoloğu Wilhelm Radloff&#8217;tur. 1813  Savaşları&#8217;na katılmış olan Prusya Ordusu yedek subaylarından ve Berlin şehri  polis komiseri Wilhelm Radloff&#8217;un biricik oğlu olarak 5 Ocak (yeni takvime göre  17 Ocak) 1837&#8217;de Berlin&#8217;de doğmuştur.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">İlk ve orta tahsilini aynı şehirde yaptıktan sonra, gelirleri mahdut olduğu  halde çocuklarının ciddi bir tahsil görmesini isteyen ailesinin teşvikiyle 1854  yılının sonbaharında, Wilhelm henüz 17 yaşında iken Berlin Üniversitesi Felsefe  Fakültesi&#8217;ne kaydolmuştur.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Lisede iken en çok Alman Edebiyatı ve klasik filoloji hocalarının derslerini  sevmiş, bunlardan bilhassa klasik edebiyat öğretmeni ve iyi bir pedogog olan  üniversite doçenti Benari&#8217;nin, Radloff&#8217;un yetişmesinde mühim rolü olmuştur.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"></font></p>
<table style="border-collapse: collapse" align="left" border="0" bordercolor="#111111" cellpadding="0" cellspacing="0" height="250" width="250">
<tr>
<td height="267" width="173"><center><!--adsense#reklam_250x250--></center></td>
</tr>
</table>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Üniversite hayatının ilk aylarında manevi ilimlerin türlü dallarını denemiş,  esas olarak önce ilahiyat tahsil etmek istemişse de, az zaman sonra fikrini  değiştirerek filolojide karar kılmıştır. Tahsilinin büyük bir kısmını Berlin&#8217;da  yapmış, iki sömestir Halle&#8217;de bulunmuş ve doktora sınavını da Jena&#8217;da vermiştir.  (20 Mayıs 1858)&#8217;</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Radloff mukayeseli dilbilgisini kuran ve bilhassa İndocermen dillerinin  mukayeseli gramerini yazan F.Bopp&#8217;un son derslerini dinleyebilmiş, dilci ve  filozof H.Steinthal&#8217;in derslerine devam etmiş Jena&#8217;da A.F.Pott&#8217;un takririlerini  dinlemiştir. Bütün bu genel dersler meyanında Radloff Şark dillerini de merak  ederek Berlin&#8217;da başlıca W.Schott&#8217;un talebesi olmuştur&#8217; Radloff&#8217;un hocaları arasında W.von Humbold&#8217;un fikirlerini devam ettirenlerden  A.F.Pott ile H. Steinthal&#8217;i görmekteyiz. Fakat bunların fikirleri de sonraları  birbirinden ayrılmıştır&#8217;</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Radloff, üniversite tahsili esnasında H.Steinthal&#8217;den ziyade A.F.Pott&#8217;un  fikirlerine bağlanarak, önümüzdeki eserinde dil hadiselerini halk psikolojisiyle  değil de, insanların ferdi hususiyetleriyle açıklamaya çalışmıştır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Radloff&#8217;u şark dillerine meraklandıran hocası, daha sonra A.Castren&#8217;den önce  linguistik özelliklere dayanarak Türk, Mançu, Moğol, Fin ve kuzeydeki diğer  diller arasındaki akrabalığı göstermeye çalışan Wilhelm Schott olmuştur.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bunlara Abel Rėmusat gibi &#8216;Tatarische Sprachen&#8217; adını veren ve sonra da &#8216;Hochaslatiscih  Sprachen&#8217; tabirini teklif eden W.Schott, 1836&#8217;da ifade ettiği gibi, yaptığı  araştırmanın sağlam bir zemine dayanabilmesi için daha çok çok zamana ihtiyaç  olacağını müdrikti.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Böylece Radloff, W.Schott&#8217;un tesiriyle Orta Asya ve Sibirya&#8217;nın az tanınmış  dillerini kendisine çalışma sahası olarak almış, Türkçe ile birlikte Moğol,  Mançu ve Çin dillerini öğrendiği gibi, İbrani, Arap ve Fars derslerine devam  etmiştir. Radloff bunları içerisinde bilhassa Mançu Tunguz dilleri üzerinde  durarak ilerideki araştırmalarını da bu konu üzerine yöneltmeyi düşünüyordu&#8217;<br />
Jena Üniversitesi&#8217;ne sunduğu Über den Einfluss der Religion auf die  Nationalitäten und Sprachen Hochasiens&#8217; adlı teziyle 20 Mayıs 1858 tarihinde  felsefe doktoru payesini kazanıp, halk mektebi öğretmenlerinden birinin kızı  olan Pauline-Auguste Fromm ile nişanlandıktan sonra, aynı yıl hocası Wb.Schott&#8217;un  tavsiye mektubu ile Petersburg&#8217;a hareket etti.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">1854&#8217;de Petersburg&#8217;da açılmış bulunan Vostoçnıy Fakültet&#8217;e (Şark Fakültesi&#8217;ne)  Kazem-beg Şeyh Tantavi, İ.N Berezin, D.A.Chwolson, V.P Vasilyev ve Popov gibi  tanınmış şahsiyetlerin de çağrılmış olması, Radloff&#8217;un Rusya&#8217;ya giderek doğu  dillerini yerinde öğrenmek hususunu körükleyen hadiselerdendi.<br />
Yakut dili gramerini yazan O.Böhtligk de o zaman Petersburg&#8217;da yaşıyordu. Bu  sıralarda L.vonSchrenk idaresindeki sefer heyeti (1858) Amur civarında  bulunuyor, fakat Radloff&#8217;un da iştirak etmek istediği F.B.Schmidt&#8217;in doğu seferi  heyeti ise bir türlü harekete geçemiyordu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bunun üzerine Baron P.Meyendorff ve F.A.Schiefner gibi hamileri 1859 Mayısı&#8217;nda  (tayin tarihi 14.Mayıs.1859) onu Batı Sibirya&#8217;da bulunan Barnaul şehrindeki  yüksek madencilik mektebine (Barnaulskoye Visşoye Gornoye Uçilişçe) Almanca ve  Latince öğretmeni olarak tayin ettirdiler.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">İlk anlaşması beş yıl müddetle olup, maaşı senede 1000 ruble idi ve bundan  başka, yazın yapacağı geziler için her yıl ayrıca 700 rublelik tahsisat  ayrılmıştı.<br />
İşte W.Radloff&#8217;un ilmi faaliyeti esas bundan sonra başlar. Barnaul&#8217;a gelirken  henüz 22 yaşında olduğu halde, kafasında ne muazzam planlar taşıdığını sonraki  senelerde yaptığı çalışmalarla ispat etti.<br />
Radloff Sibirya&#8217;da 1859&#8217;dan 1871&#8217;e kadar 12 yıl kalmış, kışın öğretmenlik  yapmış, yazları da dil, etnografya ve tarih malzemesi toplamak üzere Sibirya ve  Türkistan&#8217;da yaşayan türlü Türk boyları arasında seyahat etmiştir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Radloff bu zaman içinde (Kuznetsk havalisi madencilik müfettişi Freze&#8217;nin daveti  üzerine 1859&#8217;da yaptığı ilk kısa gezi müstesna), ilk defa 1860 yazında ve son  defa da 1870&#8217;de olmak üzere on defa seyahat etmiş, ancak 1864&#8217;de kesilen  tahsisatı yeniden temin etmek maksadıyla Petersburg&#8217;a gitmek zorunda kaldığından  gezisini tatbik edememiştir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">&#8216;Freze&#8217;nin daveti üzerine yaptığı kısa gezisinden Barnaul&#8217;a döndüğü zaman,  tesadüfen orada bulunan Tomsk Valisi Ozerskiy&#8217;i ziyarete gelmiş olan Altay  Türkleri mümessillerinden ibaret bir heyetle karşılaştı ve onun başkanından,  kendisine söze usta birini öğretmen olarak göndermesini rica etti. Radloff, kısa  zaman içinde gelen Yakob adlı bu öğretmenle bütün yaz ve kış çalışarak Altay  ağzını öğrendi ve 1860&#8217;da başlayacak gezisine hazırlandı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">1860-1863 yılları yazında Altaylı, Soyon, Kazak-Kırgız, İli ve Abakan Türkleri&#8217;ni  ziyaret ederek onların dilleri üzerine ve bundan başka Rus-Moğol ticareti  hakkında da malzeme topladı. 1860 yazında Berlin&#8217;den yeni gelmiş olan karısının  veöğretmen Yakob&#8217;un iştirakiyle yaptığı ilk gezi esnasında, 1843-1865 yıllarında  misyoner Landışev ile tanışarak sonra onu kendisine öğretmen ve anmaraş edindi  ve onun hayatını Proben der Volksliteratur&#8217;un 1.cildinde yayımlayarak  ebedileştirdi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">1864&#8217;de tahsisatı yenilemek maksadıyla Petersburg&#8217;a gidince, P.Meyendorff ölmüş  olduğundan başka hamiler aramak icabetti. Akademi üyesi Ber, onu saray nedimesi  Fräulein Editha von Rahden&#8217;e takdim etmek suretiyle, bu yolda ona yeni imkanlar  açtı. Radloff, E.von Rahden&#8217;in salonunda o zamanki Rusya&#8217;nın birçok münevver  şahsiyetleriyle tanışmak fırsatına nail oldu. Saray nedimesi onu büyük prenses  Elena Pavlovna&#8217;ya takdim etti, bu suretle tahsisat işi çabuk halledildi. Oradan  Berlin ve Tirol&#8217;e seyahat ederek dinlendi ve yeni kuvvetle Barnaul&#8217;a döndü.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Radloff bu gezileri esnasında her şeyden evvel Türk boylarının dil ve halk  edebiyatına ve bu meyanda halk bilgisi, arkeoloji, coğrafya, istatistik ve  ekonomi sahasına ait malzeme topladı. Barnaul&#8217;da kaldığı müddet zarfında hepsi  20 adet eser neşretmekle beraber, ilk beş senede malzemesini tasnifle  uğraştığından, bu müddet içinde yayınladıkları birkaç makale ile seyahati  hakkındaki raporlara inhisar etmiştir. Proben der Volksliteratur der Turkischen  Stämme &#8216;Türk boylarının halk edebiyatı denemeleri) gibi büyük eserleri ancak  1866&#8217;dan sonra çıkmaya başlamıştır (1.bölümün metin ve tercümesi 1866; 2. ve 3.  bölümleri 1868 ve 1870). Bunlar ilim dünyasında geniş bir ilgiyle karşılanmış ve  Dorpat Üniversitesi Radloff&#8217;a bu eserleri yüzünden fahri doktor ünvanını tevcih  etmiştir. &#8216;Honoris causa pro maxima intelligentia orlentalium&#8217;.)</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Radloff, 1871 yılının ilk aylarında Barnaul&#8217;dan ayrıldı ve yol üzerinde  Kazan&#8217;dan geçerken birkaç gün tanınmış Rus misyoneri N.İ.İlminskiy&#8217;nin  (1822-1891) evinde misafir kaldı. 15 yol Kazan ve Mısır medreselerinde tahsil  etmiş olan ve Kazan&#8217;daki Rus İlahiyat Akademisi&#8217;nde profesörlük yapan İlminskiy,  İdil boyu Türkleri&#8217;ni çok iyi tanıyor, bir yerliden farksız Türkçe konuşuyor ve  buradaki Türk boyları arasında Hıristiyanlığı yaymak için canla başla  çalışıyordu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">O zamanki Kazan Maarif Müdürü Şestakov, İlminskiy&#8217;nin evinde Radloff ile  tanışarak, ona, İdil boyu Müslüman mektepleri müfettişliği vazifesini teklif  etti. Bu iş, zorla Hıristiyanlaştırılmış Mazanlılar&#8217;a (Kreşinler&#8217;e) ait  mektepleri idare eden İlminskiy&#8217;nin faaliyetine paralel bir çalışma teşkil  edecekti.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Esas itibariyle bunu kabul eden Radloff, plan üzerinde etraflıca konuştuktan  sonra Petersburg&#8217;a gitti. Şestakov da meseleyi Maarif Nazırı Graf D.A.Tolstoy&#8217;a  (1823-1889) arz etti. Radloff, Prens Konstantin Nikolayeviç vasıtasıyla bu işin  devlet şûrasında sıradışı görüşümesini teklif etti ve halk mektepleri üzerinde  araştırma yapmak maksadıyla, Rus maarif nezaretinin emri altında tekrar Batı  Avrupa&#8217;ya gitti. Radloff Berlin&#8217;de Rus maarif nazırı Tolstoy tarafından  tertiplenen bir ziyafette, nazırın daveti üzerine, azınlık milletlerin  mektepleri hakkında bir konuşma yaptı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">1872&#8217;de Müslüman mektepleri meselesi müspet olarak çözüldü ve böylece Radloff,  Kazan bölgesi Tatar, Başkurt ve Kazak mektepleri müfettişliğine tayin edildi. O  zaman Rusya&#8217;da Ruslar&#8217;dan başka milletlerin (Rus tabiriyle azınlık milletlerin)  devlet tarafından idare edilen mektepleri yoktu. Türk-Tatar medreselerine,  mahalli idare veya yerli zengin şahıslar tarafından bakılıyordu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Misyoner mektepleri iç işleri vekaletine bağlı olup, maarif nazırlığı, ezilmiş  milletlerin aydınlanma ve terbiyesine karşı cephe almıştı. Bundan başka, dini  taassubun tesiri ve Ruslaşma korkusu yüzünden, Türk ahali kendisi de kısmen yeni  usul mekteplere muhalif bulunuyordu. Bu yüzden Radloff, muallim mektepleri  açmakla işe başladı. Kazan muallim mektebi ancak 12.Kasım.1876&#8217;da açılabildi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Muallimlerin bir kısmı başta Ruslar&#8217;dan ibaretti. Önce muallim olarak Kazanlı  Türkler&#8217;den ancak birkaç kişi celbedilebilmiştir ki, bunlar Veteriner Teregul  (tabii ilimler için), Kazan Üniversitesi okutmanlarından Ahmer idi. Bundan başka  Radloff meşhur Kazan tarihçisi Şehab ed-Din Mercanî ile de yakından tanışmış ve  onun eserleri hakkında batı dünyasına bilgi vermiştir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Mercanî, Kazan arkeoloji cemiyetine üye olan ilk imamdır ve sonraları Kazan&#8217;da  Radloff tarafından açılan muallim mektebinde o da öğretmenlik yaparak İslam dini  bilgisi ve tarih okutmuştur. Radloff, Kazan muallim mektebinde bilhassa tabii  ilimler terdisatına önem veriyordu. İlk yıllarda buraya alınan talebeler  çocuklardan değil de yetişmiş imam namzetlerinden ibaretti ve halkın şüphesini  gidermek için, mektebe alınırken dini mevzulardan iyice imtihan ediliyorlardı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Radloff, bu meyanda Müslüman kızları için de bir ilk mektep açmak istiyordu.  Fakat önce hiçbir İslam kadını böyle bir mektepte muallimlik yapmayı kabul  etmedi. Kızlar mektebi nihayet tahsilli bir kadının evinde açılabildiyse de, bu  ilk deneme çok yaşamadı ve talebe azlığı sebep gösterilerek Rus Hükümeti  tarafından kapattırıldı. (İlk senede 4 ikinci yıl 8 talebesi vardı.)</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Radloff, eskimiş camilerin tamiri sırasında, Rus Hükümeti tarafından bu gibi  camilerin yanında bir Rus mektebi açılmasının şart konmasına da şiddetle karşı  geldi ve bu şartın, Rus mektebi yerine Müslüman mektebi açılması şeklinde  değiştirilmesini talep etti. O, iki taraftan da engellerle karşılaşıyordu. Rus  Hükümeti yerli halkın uyanmasını istemiyor, Müslüman ahali ise Radloff&#8217;a Rus  misyoner teşkilatının bir mümessili olarak bakıyordu. Bazı mütaassıp  Tatarlar&#8217;dan rüşvet alan Rus polisi, eski zihniyetli Müslümanlarla bir olarak  Radloff&#8217;a karşı çalışıyordu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Fakat bu gibi tatsız hadiseler geçici oldu. Birkaç yıl içinde İdil boyu Türkleri  arasında ve az sonra Rusya içerisindeki bütün diğer Türk ülkelerinde de geniş  bir medeni kalkınma gözüküyordu. Bu yolda her hareketin Radloff&#8217;un tesiriyle  açıklanması doğru olmamakla beraber denebilir ki, onun tarafından girişilen  faaliyet, Rusya içerisindeki Türk halklarının uyanma hareketini çabuklaştırmaya  hiç şüphesiz yardım etmiştir. Türkler arasında basım ve kitabevleri, gazete ve  mecmualar ve yayımlanan eserlerin sayısı gün geçtikçe arttı ve 1905&#8217;de geniş  kalkınma halini aldı. Muallim birlikleri tedris usulü için yeni cereyanlar  (usulü ceditçilik), Müslüman kadın birlikleri ve nihayet bütün bunların bir  neticesi olarak muhtariyet veya Rusya&#8217;dan ayrılmak için tam istiklal hareketleri  meydana geldi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Radloff Kazan&#8217;da 1872&#8217;den 1884&#8217;e kadar 12 yıl kaldı ve bu esnada bilhassa  pedagoji, felsefe ve genel linguistik problemleriyle uğraştı. Bu zaman içinde  irili ufaklı 11 kadar eser yayımladı ki, en mühimleri şunlardı: Uçebnik  nemetskago yazıyka (Almanca derslik), &#8216;Proben der Volksliteratur&#8217;un 4.bölümü  (metin ve tercüme), &#8216;Bilik&#8217; (Kazan lehçesinde okuma kitabı), &#8216;Grammatika  russkago yazıyka&#8217; (Tatarlar için Rusça gramer), &#8216;Phonetik der nördlichen Türk-Sprachen&#8217;  v.s. Bu meyanda &#8216;Aus Sibirien&#8217; adlı eserini tab&#8217;a hazırladı ve Koman dili  üzerine de bir makale yazdı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><strong><font face="Maiandra GD" size="2">Radloff Petersburg&#8217;ta</font></strong></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">1881&#8217;de Berlin&#8217;de toplanan müsteşrikler kongresine iştirak ettikten sonra  Radloff 1884&#8217;de Kazan&#8217;daki vazifesinden ayrıldı ve 47 yaşında iken 25 yıllık bir  ilmi çalışmasına istinaden Petersburg İlimler Akademisi&#8217;nin &#8216;Tarih ve Eski  Eserler&#8217; kısmına üye seçildi ve oraya gidip yerleşti. Bu suretle kendisini  büsbütün ilme vermek imkanını kazanmış oldu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Aynı yıl &#8216;Kudatku Bilik&#8217; (Kutadgu Bilig)&#8217;in nüshasını tetkik etmek üzere  Viyana&#8217;ya, 1886&#8217;da Kırım&#8217;a, 1887&#8217;de Batı Karamları&#8217;na seyahat etti, 1891&#8217;de  Petersburg Akademisi tarafından Orhon Bölgesi&#8217;nin arkeolojik tetkiki için  tertiplenen heyetin başında bulundu, 1898&#8217;de yine aynı müessese tarafından  tertiplenen bir heyetle Turfan&#8217;a ve 1907&#8217;de etnografya müzelerini tetkik etmek  amacıyla Batı Avrupa&#8217;ya gitti.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Roma&#8217;da toplanan 12. Milletlerarası Şarkiyatçılar Kongresi&#8217;nde (1899) Radloff&#8217;un  teklifiyle, merkezi Petersburg&#8217;da olmak üzere &#8216;Assosiation Internationale pour  I&#8217;exploration archėologique et linguistique de I&#8217;Asie Centrale et de I&#8217;Extrėme  Orient&#8217; adı altında bir cemiyetin kurulmasına karar verildi ve bu iş Hamburg&#8217;da  toplanan 13.. kongrede (1902) tekrar konuşularak tasdik edildi.<br />
Radloff, Rus akademisindeki çalışmasıyla aynı zamanda daha şu vazifeleri de  görüyordu: a) Rus arkeoloji cemiyetinin şarkiyat bölümü neşriyatının (Trudıy  Vostoçn. Otdeleniya Imp. Russk, Arch. Obşçestva) tahrir heyetinde azalık, b)  Yine aynı müessesenin etnografya bölümünde azalık, c) Sibirya&#8217;yı araştırma  cemiyeti başkanlığı, d) Petersburg&#8217;da yapılacak Budist mabedi inşa komisyonu  başkanlığı ve e) 20 Ocak 1894&#8217;de ölen Schrenk&#8217;in yerine 16 Mart 1894&#8217;den  başlayarak akademinin etnografya müzesi müdürlüğü.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Radloff&#8217;un Petersburg&#8217;da yayımlanan eserlerinin sayısı 100&#8217;e yakındır. O burada  çalışmasını modern ağızlara tahsis ettirmeyip, orta devir Türkçesi ile eski  Türkçe üzerinde de büyük işler başarmıştır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Modern lehçelerle ilgili en mühim eseri olan &#8216;Proben der Volksliteratur&#8221;un son  10 cildi, Petersburg&#8217;da bulunduğu zaman yayımlanmıştır. 1859&#8217;da Barnaul&#8217;a  yerleşerek metin toplamayabaşladığı zaman, ikinci büyük eseri olan &#8216;Versuch  Wörterbuches der Türk Dialecte (Türk ağızları için sözlük denemesi)nin planını  da kurmuştu. Fakat bunun ikide bir eklemelerle tamamlanması icabettiğinden, ilk  fasikülü çıkıncaya kadar (1888) aradan 29 yıl geçti. Nihayet bu lûgat, her altı  fasikülü bir cilt teşkil etmek üzere 26 fasikül ve 4 cilt halinde (hepsi 8161  sütun +256 sayfa) 1911&#8217;de tamamlanabildi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">1887&#8217;de &#8216;Das Türkische Sprachmaterial des Codex Comanicus&#8217;u ve 1890, 91, 1900,  1910 yıllarında 4 cilt halinde &#8216;Kudatku Bilik&#8217;in metin ve tercümesini neşretti.  Bundan başka Anadolu&#8217;daki Selçuk metinleriyle de ilgileniyordu.<br />
Onun eski Türkçe üzerindeki çalışma ve eserlerine gelince, bu mesele başlıbaşına  bir tarihtir. Çin kaynaklarıyla Alâ ed-Din Cüveynî gibi bazı İslam yazarları  istisna edilirse, Avrupalılar, eski Türk yazıtlarının ancak 18.yüzyılın ikinci  yarısında farkına varmışlardır. Bunlardan ilk bahseden kimseler Hollandalı N.C.Wiytsen,  (1641-1717) Çar 1.Petro (1672-1725) zamanında yaşamış S.U.Remezov adlı bir Rus  memuru ve Poltava Savaşı&#8217;nda (1709) Ruslar&#8217;a esir düşerek Sibirya&#8217;ya sürülen  İsveçli subaylardan Strahlenberg (1726-1730) olmuştur&#8217;</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Radloff&#8217;un henüz okunmamış olan bu yazıtları araştırmak maksadıyla 1891&#8217;de  Petersburg Akademisi tarafından tertiplenen bir sefer heyetinin başında Orhon  Bölgesi&#8217;ne gitti. Bu heyette ondan başka Sçegolev, Klementz, Dubin Yadrintsev ve  Levin gibi bilginler de vardı. Radloff önce bu gezi hakkında bir önhaber  (&#8216;1892-93) yayımlandı ve toplanan mazemeyi iki seri halinde neşre başladı&#8217;<br />
&#8216; Yenisey ve Orhon yazıtları hakkındaki Fin neşriyatına (1889-1892) ve Radloff  tarafından yayımlanan atlasa dayanarak (1892, 93, 96, 99), Danimarkalı dil  bilgini Vilhelm Thomsen de, Radloff ile yarış halinde bu yazıtların alfabesini  çözmek için çalışıyordu. Thomsen 25 Kasım 1893 tarihinde eski Türk yazıtlarında  kullanılan alfabenin sırlarını tamamıyla çözmeye muvaffak oldu ve araştırmalarının neticesini bir mektupla Radloff&#8217;a bildirdi. Bu keşifle ilgili  Dėchiffrement de In******ions de I&#8217;Orkhon et de I&#8217;Iėnissėi, 1894 adlı 15  sayfalık broşürünü 15 Aralık 1893&#8217;te Danimarka Akademisi&#8217;ne sundu ve çözümünü  gösteren bir listeyi Radloff&#8217;a da yolladı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu sırada Radloff da 11 kadar işareti çözmüş olmakla beraber, bütün metni  ancak 1894&#8217;da Thomsen&#8217;in anahtarını kullanmak suretiyle okuyabildi ve ilk  denemesini Die alt-türkischen Inschriften der Mongolei I.Das Denkmal zu Ehren  des Pirnzen Kül Tegin adı altında 1894 kasımında 35 sayfalık bir broşür halinde  ancak 50 nüsha bastırarak meslektaşları arasında dağıttı.<br />
Kısa zaman içerisinde üç fasikül halinde (Mart 1894, Mayıs 1894, Ekim 1895) Koşo  Tsaydam yazıtlarını da neşretti ve bunları sonradan bir cilt halinde  birleştirerek tekrar yayımladı. 1897&#8217;de bu eserlerin &#8216;Neue Folge&#8217; (yeni serisi)  aynı yılın aralığında Radloff ve Melioranskiy tarafından hazırlanmış Rusça  tercümesi ve nihayet 1899 martında Tonyukuk yazıtlarının Zweite Folge (ikinci  serisi) neşredildi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Radloff, Uygurca el yazma metinler üzerinde ancak 1898&#8217;den sonra çalışmaya  başladı. Bir yıl sonra Altuigursche Sprachproben aus Turfan, 1906&#8217;da A.Grünwedel&#8217;in  seferinde bulunan Uygurca metinler ile Ein uigurischer Text aus dem XII. Jh.,  1909&#8217;da Cuastuanit, Buss gebet der Manichäer 1909-1912&#8217;de altı kitap halinde  Alttürkische Studien ile Uygurskie Fragmenti 1911&#8217;de Kuan-şi-im Pusar ve 1913&#8217;de  Suvarnaprabbasa&#8217;nın metnini neşretti, Radloff&#8217;un ölümünden sonra Malov 1928&#8217;de  Uigursche Sprachdenkmäler adı altında bir cilt halinde diğer metinleri ve 1930  yılında Suvarnaprabbasa&#8217;nın yine Radloff tarafından yapılmış olan tarcümesini  yayımladı&#8217;</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">&#8230; Fakat onun hususi hayatı hakkında kaynaklardan pek çok bilgi edinmek  mümkün değildir. Şternberg&#8217;in makalesinden öğrendiğimize göre, Almanya&#8217;daki 1848  isyanları küzüklüğünde Radloff&#8217;a büyük tesir yapmıştır. Radloff, hayatı  müddetince filoloji ile birlikte bilhassa felsefe ve kalisek edebiyatı da  sevmiştir.<br />
Halen Seattle&#8217;de bulunan Prof. Dr. N.Pope&#8217;nin bana yazdığına nazaran, Radloff&#8217;un  ölümünden sonra karısı Berlin&#8217;e dönmüş ve birkaç yıl sonra aynı şehirde ölmüş,  biricik oğulları Aleksander ise 1930 sıralarında Paris&#8217;te mide kanserinden vefat  etmiştir. Ayrıca Radloff&#8217;un iki kız çocuğu vardı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Friedrich Wilhelm Radloff kendisi 29 Nisan (yeni takvime göre 12 Mayıs) 1918  günü Petersurg&#8217;da hayata gözlerini kapamıştır.<br />
Radloff&#8217;un ölümünden sonra kurulan Dadlovdkiy krujok (Radloff Birliği) Barthold&#8217;un  reisliği altında her ay toplanarak yıllarca ilim çalışmasını devam ettirmiştir.  1930 yılında Barthold&#8217;un ölümünden sonra bu işi A.Nsamoyloviç idare etmiş, fakat  1937&#8217;de bu birlik dağıtılarak Samoyloviç öldürülmüş ve Radloff&#8217;un da Alman  casusu olduğu ileri sürülerek adının eserlerde anılması yasak edilmiştir. Son  yıllarda onun adı (1953) ilmi eserlerde yine gözükmeye başlamıştır.<br />
(W.Radloff, Sibirya&#8217;dan 1.Cilt, XIII-XXVII)</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"> </font></p>
<p align="center"><font face="Maiandra GD" size="2"> </font> <font face="Maiandra GD"> <span style="font-size: 15pt; font-weight: 700"><font color="#808080">|</font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> » Biyografiler &#8211; Kim Kimdir Sayfasına Dön! «</a><font color="#c0c0c0"> </font> <font color="#808080">|</font></span></font></p>
<p align="center"> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></p>
<p align="center"><span style="font-size: 8pt"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografi</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografiler</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Yaşam Öyküleri</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Kim Kimdir?</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Biyografi/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografi</font></a></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/wilhelm-radloff-biyografi-hayati-kim-kimdir/">Wilhelm Radloff – (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/wilhelm-radloff-biyografi-hayati-kim-kimdir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Orhun Yazıtları&#8217;nın Bulunuşu &#8211; Göktürkçe ve Orhun Yazısı</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/orhun-yazitlarinin-bulunusu-gokturkce-ve-orhun-yazisi/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/orhun-yazitlarinin-bulunusu-gokturkce-ve-orhun-yazisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jan 2008 12:04:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim Kalemimizden]]></category>
		<category><![CDATA[Dil]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[Türkoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Abideler Ne Zaman Bulundu]]></category>
		<category><![CDATA[Abideleri Kim Buldu]]></category>
		<category><![CDATA[Çalışmalar]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Türk Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Göktürk]]></category>
		<category><![CDATA[Göktürk Abideleri]]></category>
		<category><![CDATA[Göktürk Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Göktürk Yazıtları]]></category>
		<category><![CDATA[Göktürkçe]]></category>
		<category><![CDATA[Göktürkçe Öğrenin]]></category>
		<category><![CDATA[Gokturkler]]></category>
		<category><![CDATA[Muharrem Ergin]]></category>
		<category><![CDATA[Necip Asım]]></category>
		<category><![CDATA[Orhun]]></category>
		<category><![CDATA[Orhun Abideleri]]></category>
		<category><![CDATA[Orhun Abideleri Üzerinde Çalışanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Orhun Yazisi]]></category>
		<category><![CDATA[Orhun Yazitlari]]></category>
		<category><![CDATA[Orhun Yazısını Öğrenin]]></category>
		<category><![CDATA[Orhun Yazıtları Bibliyografisi]]></category>
		<category><![CDATA[Orhun Yazıtları Kim Tarafından Bulundu]]></category>
		<category><![CDATA[Orhun Yazıtları Üzerinde Yapılan Çalışmalar]]></category>
		<category><![CDATA[Orhun Yazıtlarının Bulunuşu]]></category>
		<category><![CDATA[Orkun Kutlu]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Budunu]]></category>
		<category><![CDATA[Wilhelm Radloff]]></category>
		<category><![CDATA[Wilhelm Thomsen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=5264</guid>

					<description><![CDATA[<p>Orhun Yazıtları&#8217;nın Bulunuşu ve Yapılan Çalışmalar 13. yy’da Tarih-i Cihangüşa’yı yazan İlhanlı tarihçisi Alaeddin Ata Melik Cüveyni Köktürk yazılı metinlerini görmüştür. Cüveyni’nin gördüğü yazılı kayalar, Uygur bitiglerinden “Karabalsagun” yazıtlarıdır. Ünlü tarihçi İbni Arabşah da Köktürk harflerinden bahseder ve “Ben gördüm, 41 harf var.” der. Batı’da Yenisey Yazıtları’ndan ilk bahseden Romen Seyyah Nicolaie Gavriloyiç Milescu’dur. 1721’in [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/orhun-yazitlarinin-bulunusu-gokturkce-ve-orhun-yazisi/">Orhun Yazıtları’nın Bulunuşu – Göktürkçe ve Orhun Yazısı</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 700; text-decoration: none;" align="center"><span style="font-size: 23pt; font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #00ccff;">Orhun Yazıtları&#8217;nın Bulunuşu<br />
</span><span style="color: #c0c0c0;">ve</span> <span style="color: #ff0066;">Yapılan Çalışmalar</span></span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD; color: #000000;"> <img decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/gokturkce/calismalar.jpg" alt="" hspace="8" vspace="5" align="left" />13. yy’da Tarih-i  Cihangüşa’yı yazan İlhanlı tarihçisi Alaeddin Ata Melik Cüveyni Köktürk yazılı  metinlerini görmüştür. Cüveyni’nin gördüğü yazılı kayalar, Uygur bitiglerinden “<strong>Karabalsagun</strong>”  yazıtlarıdır. Ünlü tarihçi İbni Arabşah da Köktürk harflerinden bahseder ve “<em>Ben  gördüm, 41 harf var.</em>” der.</span></p>
<p style="text-decoration: none;" align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD; color: #000000;">Batı’da  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Yenisey-Yazitlari/"> <span style="color: #000000;">Yenisey  Yazıtları</span></a>’ndan ilk bahseden Romen Seyyah Nicolaie Gavriloyiç Milescu’dur.  1721’in sonlarında Güney Sibirya’da, Yenisey Irmağı’nın ve kollarının suladığı  Abakan bölgesinde genç bir doktor <span style="font-size: x-small;">(Almanyalı bilgin D. G.  Messerchimidt)</span> ve genç bir subay <span style="font-size: x-small;">(İsveçli J. P. Tabbert)</span> bahsettiği taşları görmüşler ve Yenisey Yazıtları’ndan üçüncü Uybat ve Yenisey &#8211;  Tes Yazıtı’nı keşfetmişlerdir.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD; color: #000000;">Bu bilgilerin  neşredilmesi Batı bilim dünyasının dikkatini çekmiştir. Bunun üzerine  araştırmalar başlamış ve Avrupalı bilginler bu yazıların kimlere ait olduğu  konusunda tahminler yapmaya başlamışlardır. Kimi bu yazıların Prusyalılara, kimi  İskitlere, kimi Yunan ve Romanlılara ait olduğunu savunmuştur. Bu arada ilmi  seferler düzenlenmiş, yeni taşlar keşfedilmiştir.</span></p>
<p style="text-decoration: none;" align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD; color: #000000;">1889 yılında  Nikolay M. Yadrintsev, Moğolistan’da araştırmalar yaparken daha sonradan Kül  Tigin’e ait olduğu anlaşılan bengü taşı bulmuştur. Yadrintsev Bilge Kağan’a ait  abide ile Ongin Bengü Taşını da keşfetmiştir. Bu sırada başka bir araştırmacı  1893’te Hoytu Tamir yazıtlarını bulmuştur.  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Tonyukuk/"> <span style="color: #000000;">Tonyukuk</span></a> bengü taşı ise, 1897’de  botanikçi Yelizaveta Klements tarafından keşfedilmiştir.</span></p>
<p style="text-decoration: none;" align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD; color: #000000;">Köl Tigin ve  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Bilge-Kagan/"> <span style="color: #000000;">Bilge Kağan</span></a> Bengü Taşları’nın bulunuşu, yazıyı çözmeye çalışan bilginlere yeni  ufuklar açmıştır. Çünkü bu taşlar hacimlilerdi ve batı cephelerinde Çince metin  bulunuyordu. Çince metinler okununca abidelerin Köktürkler’e ait olduğu  anlaşılmıştır. Sonraki süreçte Wilhelm Radloff ve Danimarkalı dil bilimci  Wilhelm Thomsen arasında bu esrarlı yazıların keşfi konusunda yarış başlamıştır.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD; color: #000000;">Wilhelm Thomsen  uzun araştırma ve incelemeler yaptıktan sonra yazıtlardaki satırların sağdan  sola sıralandığını çözmüş; ünlü seslerle diğer bazı harfleri keşfetmiş ve arkası  çorap söküğü gibi gelmiştir. Esrarlı harflerin sırrını çözen Danimarkalı dil  bilimci W. Thomsen, 25 Kasım 1893’te, bu taştan abidelerin Türkler’e ait  olduğunu tüm dünyaya duyurmuştur.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD; color: #000000;">Wilhelm Radloff  40 Yenisey, 10 Hoytu Tamir ve 6 Moğolistan olmak üzere, toplam 56 yazıtı ilk  okuyan, ilk tercüme eden, sözlüklerini ve gramerini yapan bir öncüdür. Fakat  Radloff hazırladığı ilk çalışmayı yayımlamakta acele ettiği için, bu çalışması  okuma yanlışlarıyla doludur. Thomsen&#8217;in Radloff&#8217;tan iki yıl sonra yayımladığı  çalışma çok daha başarılı olduğundan, bu eser Türklük bilimi alanında daha  yaygın kullanılan bir kaynak olmuştur.</span></p>
<p style="text-decoration: none;" align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD; color: #000000;">Türkiye’de  Köktürk Yazıtları’nı ilk tanıtan bilim adamı <strong> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/necip-asim-onemli-turkologlar/"> <span style="color: #000000;">Necip Asım</span></a></strong><span style="font-weight: normal;"> olduğu gibi,  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/orhun-gokturk-abideleri/"> <span style="color: #000000;">Orhun Abideleri</span></a>&#8216;ni ilk defa neşretme şerefi de ona aittir.</span> Müsteşrikler Kongresinde Ahmet Mithat Efendi, Thomsen’i tanımıştır. Ahmet  Mithat, Thomsen&#8217;den aldığı meşhur kitabın nüshasını Necip Asım’a vermiştir.  Necip Asım da 1897’de “<em><span style="font-weight: normal;">Pek Eski Türk Yazısı</span></em>”  adıyla ülkemizde Köktürk harfleri ve abideleri hakkında ilk kitabı  yayımlamıştır.</span></p>
<p style="text-decoration: none;" align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD; color: #000000;"><strong>Şemseddin  Sami</strong>, Orhun Abideleri’ni bizde neşretmeye teşebbüs eden ilk kişidir. Köktürk  Bengü Taşlarının kısmen de olsa ilk tercümesi <strong>Ahmet Hikmet Müftüoğlu</strong>&#8216;na  aittir ve “<strong>Gönül Hanım</strong>” adlı bir roman içerisinde yer alır. <strong>M. Fuat  Köprülü</strong> “<em>Türk Edebiyatı Tarihi</em>” adlı eserinde anıtlardan bahsedip,  değerlendirmeler yapmıştır. Türkiye’de bengü taşları konusunu “<em>Eski Türk  Yazıtları</em>” adlı eserinde en geniş ölçüde işleyen büyük tarihçi <strong> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/huseyin-namik-orkun-hayati/"> <span style="color: #000000;">Hüseyin  Namık Orkun</span></a></strong>’dur.</span></p>
<p style="text-decoration: none;" align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD; color: #000000;">1943’te <strong> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/huseyin-nihal-atsiz/"> <span style="color: #000000;">Nihal  ATSIZ</span></a></strong>, “<em><a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-edebiyati-donemleri/"><span style="color: #000000;">Türk Edebiyatı</span></a> Tarihi</em>” adlı eserinde Tonyukuk ve Kül Tigin  bengü taşlarının bugünkü  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkcenin-tarihi-gelisimi-muharrem-ergin/"> <span style="color: #000000;">Türkçeye</span></a> çevrilmiş şekillerini vermiştir. İlk baskısı  1970’te neşredilen <strong> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/prof-dr-muharrem-ergin/"> <span style="color: #000000;">Muharrem Ergin</span></a></strong>’in “<em><a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/orhun-gokturk-abideleri/"><span style="color: #000000;">Orhun Abideleri</span></a></em>” adlı eseri  üç büyük bengü taşın yeni okunuş ve tercümelerini içermektedir. Şimdi  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/prof-dr-muharrem-ergin/"> <span style="color: #000000;">Muharrem  Ergin</span></a>’in talebelerinden <strong> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/prof-dr-osman-fikri-sertkaya/"> <span style="color: #000000;">Osman Fikri Sertkaya</span></a></strong> bir kuyumcu titizliği ile  abideler üzerinde çalışmaktadır.</span></p>
<p>[ad1]</p>
<p style="text-decoration: none;" align="justify"><span style="color: #000000;"> <span style="font-family: Maiandra GD;">“</span><span style="font-family: Maiandra GD;"><em>Orhun  Yazıtları</em><span style="font-style: normal;">”</span><em> </em> <span style="font-style: normal;">ve</span> “<em>Orhun Türkçesi Grameri</em>” gibi  eserlerle yazıtlar hakkında çok kapsamlı çalışmalar yapan önemli isim <strong>Talat  Tekin</strong>’dir. 1985 yılında Büyük Türk Klasikleri dizisinin 1. cildinde “<em>Bengütaş  Edebiyatı</em>” başlığıyla <strong> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/prof-dr-ahmet-bican-ercilasun/"> <span style="color: #000000;">Ahmet Bican Ercilasun</span></a> da,</strong> Tonyukuk ve Köl Tigin  anıtlarının yeni bir aktarımını vermiş, anıtları özellikle edebi yönden  değerlendirmiştir.</span></span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD; color: #000000;">1990 yılından  itibaren Köktürk Anıtları üzerindeki çalışmalar, Türkiye’de büyük bir ivme  kazanmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’na bağlı olarak kurulan  Türk İşbirliği ve Kalkınma Ajansı (TİKA), Köktürk Anıtları konusuna büyük önem  vermiştir. Türk Dil Kurumu’nca başlatılan projelerle de Köktürk Anıtları  konusunda ilerlemeler kaydedilmiştir. Tonyukuk Külliyesi ile Bilge Kağan &#8211; Kül  Tigin Külliyelerinde, 1988’de inşasına başlanan koruma ve müze binaları 1990’da  TİKA tarafından teslim alınmıştır.</span></p>
<p style="text-decoration: none;" align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD; color: #000000;">Bugün  Amerika’dan Japonya’ya kadar bütün dünya  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/onemli-turkologlar/"> <span style="color: #000000;">Türkologları</span></a>, hemen hemen her dilde  heyecanla bengü taşları araştırmaktadır. Âbideler üzerinde yapılan çalışmalar  sonucunda, 6 tanesi büyük olan Orhun harfli yeni kitâbeler ve metinler bulunmuş,  neşirler birbirini kovalamıştır. Son zamanlarda Orhun Irmağı vadisinde yapılan  arkeolojik araştırmalar da hız kazanmış ve burada yüzlerce heykel, balbal,  çeşitli eserler ve şehir harabeleri bulunmuştur. Bu alanda yapılan çalışmaların  adları bile, bir kitap teşkil edecek kadar geniştir.</span></p>
<p>[ad2]</p>
<p style="text-decoration: none;" align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD; color: #000000;">Gerçekten de  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/orhun-gokturk-abideleri/"> <span style="color: #000000;">Orhun Âbideleri</span></a>ni, bugün Türkiye&#8217;den binlerce kilometre uzakta eski  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turklerin-ana-yurdu/"> <span style="color: #000000;">Türk  yurdu</span></a>nda, bugünkü Moğolistan&#8217;da <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkluk-bilginizi-sinayin/"> <span style="color: #000000;">Türklüğün</span></a> şehadet parmakları olarak yükselen bu  mübarek taşları kana kana okumak, her kelimesi üzerinde derin derin düşünmek,  resimlerini huşû içinde seyrederek ruhu yıkamak, her Türk için millî ibadettir.</span></p>
<p style="text-decoration: none;" align="justify">
<p style="text-decoration: none;" align="center"><strong><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="font-size: 15pt;"> <span style="color: #808080;"><span lang="tr">|</span></span><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/gokturkce-ve-orhun-yazisi/"><span style="color: #00ccff;">»<span lang="tr"> Göktürkçe ve Orhun Yazısı Sayfasına Dön! </span>«</span></a><span lang="tr"> <span style="color: #808080;">|</span></span></span></span></strong></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/orhun-yazitlarinin-bulunusu-gokturkce-ve-orhun-yazisi/">Orhun Yazıtları’nın Bulunuşu – Göktürkçe ve Orhun Yazısı</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/orhun-yazitlarinin-bulunusu-gokturkce-ve-orhun-yazisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Wilhelm Radloff</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/wilhelm-radloff-onemli-turkologlar/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/wilhelm-radloff-onemli-turkologlar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Sep 2007 13:28:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Önemli Türkologlar]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dili]]></category>
		<category><![CDATA[Türkoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Wilhelm Radloff]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/wilhelm-radloff-onemli-turkologlar/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Wilhelm Radloff (1837 &#8211; 1918) Hayatı “Türk Dünyası’nı türlü yönlerden araştıran yabancı bilginler arasında müstesna bir yer tutan ve devir açan şahsiyetlerden biri de, hiç şüphesiz 81 yıllık uzun ömrünün (1837-1918) altmış yılını bu uğurda çalışmaya hasretmiş olan Alman asıllı Rus Türkoloğu Wilhelm Radloff’tur. 1813 Savaşları’na katılmış olan Prusya Ordusu yedek subaylarından ve Berlin şehri [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/wilhelm-radloff-onemli-turkologlar/">Wilhelm Radloff</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="color: #1f86de; font-size: 14pt; padding-bottom: 0px" align="center"> <font face="Maiandra GD"><strong><span style="font-size: 16pt">Wilhelm Radloff</span></strong><span style="font-size: 16pt"> </span></font><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 16pt"><br />
</span></font><font color="#ff6600" face="Maiandra GD" size="2">(1837 &#8211; 1918)</font></strong></p>
<p style="color: #1f86de; font-size: 14pt; padding-bottom: 0px" align="center"> <font face="Maiandra GD"> <img decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/onemli_turkologlar/wilhelm_radloff.gif" height="150" width="104" /></font></p>
<p style="color: #ff6600; padding-bottom: 0px" align="center"><u><strong> <font style="font-size: 15pt" face="Maiandra GD">Hayatı</font></strong></u></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"><font face="Maiandra GD"> “Türk Dünyası’nı türlü yönlerden araştıran yabancı bilginler arasında müstesna  bir yer tutan ve devir açan şahsiyetlerden biri de, hiç şüphesiz 81 yıllık uzun  ömrünün (1837-1918) altmış yılını bu uğurda çalışmaya hasretmiş olan Alman  asıllı Rus Türkoloğu Wilhelm Radloff’tur. 1813 Savaşları’na katılmış olan Prusya  Ordusu yedek subaylarından ve Berlin şehri polis komiseri Wilhelm Radloff’un  biricik oğlu olarak 5 Ocak (yeni takvime göre 17 Ocak) 1837’de Berlin’de  doğmuştur.</font></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"><font face="Maiandra GD"> İlk ve orta tahsilini aynı şehirde yaptıktan sonra, gelirleri mahdut olduğu  halde çocuklarının ciddi bir tahsil görmesini isteyen ailesinin teşvikiyle 1854  yılının sonbaharında, Wilhelm henüz 17 yaşında iken Berlin Üniversitesi Felsefe  Fakültesi’ne kaydolmuştur.</font></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"><font face="Maiandra GD"> Lisede iken en çok Alman Edebiyatı ve klasik filoloji hocalarının derslerini  sevmiş, bunlardan bilhassa klasik edebiyat öğretmeni ve iyi bir pedogog olan  üniversite doçenti Benari’nin, Radloff’un yetişmesinde mühim rolü olmuştur.</font></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"><font face="Maiandra GD"><br />
Üniversite hayatının ilk aylarında manevi ilimlerin türlü dallarını denemiş,  esas olarak önce ilahiyat tahsil etmek istemişse de, az zaman sonra fikrini  değiştirerek filolojide karar kılmıştır. Tahsilinin büyük bir kısmını Berlin’da  yapmış, iki sömestir Halle’de bulunmuş ve doktora sınavını da Jena’da vermiştir.  (20 Mayıs 1858)&#8230;</font></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"><font face="Maiandra GD"> Radloff mukayeseli dilbilgisini kuran ve bilhassa İndocermen dillerinin  mukayeseli gramerini yazan F.Bopp’un son derslerini dinleyebilmiş, dilci ve  filozof H.Steinthal’in derslerine devam etmiş Jena’da A.F.Pott’un takririlerini  dinlemiştir. Bütün bu genel dersler meyanında Radloff Şark dillerini de merak  ederek Berlin’da başlıca W.Schott’un talebesi olmuştur&#8230;</font></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"><font face="Maiandra GD"> Radloff’un hocaları arasında W.von Humbold’un fikirlerini devam ettirenlerden  A.F.Pott ile H. Steinthal’i görmekteyiz. Fakat bunların fikirleri de sonraları  birbirinden ayrılmıştır&#8230;</font></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"><font face="Maiandra GD"><br />
..Radloff, üniversite tahsili esnasında H.Steinthal’den ziyade A.F.Pott’un  fikirlerine bağlanarak, önümüzdeki eserinde dil hadiselerini halk psikolojisiyle  değil de, insanların ferdi hususiyetleriyle açıklamaya çalışmıştır.</font></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"><font face="Maiandra GD"> Radloff’u şark dillerine meraklandıran hocası, daha sonra A.Castren’den önce  linguistik özelliklere dayanarak Türk, Mançu, Moğol, Fin ve kuzeydeki diğer  diller arasındaki akrabalığı göstermeye çalışan Wilhelm Schott olmuştur.</font></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"><font face="Maiandra GD"> Bunlara Abel Rėmusat gibi ‘Tatarische Sprachen’ adını veren ve sonra da  ‘Hochaslatiscih Sprachen’ tabirini teklif eden W.Schott, 1836’da ifade ettiği  gibi, yaptığı<span>  </span>araştırmanın sağlam bir zemine dayanabilmesi  için daha çok çok zamana ihtiyaç olacağını müdrikti. </font></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoNormal"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"><font face="Maiandra GD"> Böylece Radloff, W.Schott’un tesiriyle Orta Asya ve Sibirya’nın az tanınmış  dillerini kendisine çalışma sahası olarak almış, Türkçe ile birlikte Moğol,  Mançu ve Çin dillerini öğrendiği gibi, İbrani, Arap ve Fars derslerine devam  etmiştir. Radloff bunları içerisinde bilhassa Mançu Tunguz dilleri üzerinde  durarak ilerideki araştırmalarını da bu konu üzerine yöneltmeyi düşünüyordu&#8230;</font></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoBodyText"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"><font face="Maiandra GD"> Jena Üniversitesi’ne sunduğu Über den Einfluss der Religion auf die  Nationalitäten und Sprachen Hochasiens’ adlı teziyle 20 Mayıs 1858 tarihinde  felsefe doktoru payesini kazanıp, halk mektebi öğretmenlerinden birinin kızı  olan Pauline-Auguste Fromm ile nişanlandıktan sonra, aynı yıl hocası Wb.Schott’un  tavsiye mektubu ile Petersburg’a hareket etti. </font></span></p>
<p style="text-align: justify">   <font face="Maiandra GD" size="2"> </font></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoBodyText"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"><font face="Maiandra GD"> 1854’de<span>  </span>Petersburg’da açılmış bulunan Vostoçnıy Fakültet’e  (Şark Fakültesi’ne) Kazem-beg Şeyh Tantavi, İ.N Berezin, D.A.Chwolson, V.P  Vasilyev ve Popov gibi tanınmış şahsiyetlerin de çağrılmış olması, Radloff’un  Rusya’ya giderek doğu dillerini yerinde öğrenmek hususunu körükleyen  hadiselerdendi.</font></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoBodyText"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"><font face="Maiandra GD"> Yakut dili gramerini yazan O.Böhtligk de o zaman Petersburg’da yaşıyordu. Bu  sıralarda L.vonSchrenk idaresindeki sefer heyeti (1858) Amur civarında  bulunuyor, fakat Radloff’un da iştirak etmek istediği F.B.Schmidt’in doğu seferi  heyeti ise bir türlü harekete geçemiyordu.</font></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoBodyText"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"><font face="Maiandra GD"> Bunun üzerine Baron P.Meyendorff ve F.A.Schiefner gibi hamileri 1859 Mayısı’nda  (tayin tarihi 14.Mayıs.1859) onu Batı Sibirya’da bulunan Barnaul şehrindeki  yüksek madencilik mektebine (Barnaulskoye Visşoye Gornoye Uçilişçe) Almanca ve  Latince öğretmeni olarak tayin ettirdiler.</font></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoBodyText"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"><font face="Maiandra GD"> İlk anlaşması beş yıl müddetle olup, maaşı senede 1000 ruble idi ve bundan  başka, yazın yapacağı geziler için her yıl ayrıca 700 rublelik tahsisat  ayrılmıştı. </font></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoBodyText"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"><font face="Maiandra GD"> İşte W.Radloff’un ilmi faaliyeti esas bundan sonra başlar. Barnaul’a gelirken  henüz 22 yaşında olduğu halde, kafasında ne muazzam planlar taşıdığını sonraki  senelerde yaptığı çalışmalarla ispat etti.</font></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoBodyText"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"><font face="Maiandra GD"> Radloff Sibirya’da 1859’dan 1871’e kadar 12 yıl kalmış, kışın öğretmenlik  yapmış, yazları da dil, etnografya ve tarih malzemesi toplamak üzere Sibirya ve  Türkistan’da yaşayan türlü Türk boyları arasında seyahat etmiştir.</font></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoBodyText"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"><font face="Maiandra GD"><br />
Radloff bu zaman içinde (Kuznetsk havalisi madencilik müfettişi Freze’nin daveti  üzerine 1859’da yaptığı ilk kısa gezi müstesna), ilk defa 1860 yazında ve son  defa da 1870’de olmak üzere on defa seyahat etmiş, ancak 1864’de kesilen  tahsisatı yeniden temin etmek maksadıyla Petersburg’a gitmek zorunda kaldığından  gezisini tatbik edememiştir. </font></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoBodyText"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"><font face="Maiandra GD"> &#8230;Freze’nin daveti üzerine yaptığı kısa gezisinden Barnaul’a döndüğü zaman,  tesadüfen orada bulunan Tomsk Valisi Ozerskiy’i ziyarete gelmiş olan Altay  Türkleri mümessillerinden ibaret bir heyetle karşılaştı ve onun başkanından,  kendisine söze usta birini öğretmen olarak göndermesini rica etti. Radloff, kısa  zaman içinde gelen Yakob adlı bu öğretmenle bütün yaz ve kış çalışarak Altay  ağzını öğrendi ve 1860’da başlayacak gezisine hazırlandı. </font></span></p>
<p style="text-align: justify">   <font face="Maiandra GD" size="2"> </font></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoBodyText"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"><font face="Maiandra GD"> 1860-1863 yılları yazında Altaylı, Soyon, Kazak-Kırgız, İli ve Abakan  Türkleri’ni ziyaret ederek onların dilleri üzerine ve bundan başka Rus-Moğol  ticareti hakkında da malzeme topladı. 1860 yazında Berlin’den yeni gelmiş olan  karısının veöğretmen Yakob’un iştirakiyle yaptığı ilk gezi esnasında, 1843-1865  yıllarında misyoner Landışev ile tanışarak sonra onu kendisine öğretmen ve  anmaraş edindi ve onun hayatını Proben der Volksliteratur’un 1.cildinde  yayımlayarak ebedileştirdi.</font></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoBodyText"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"><font face="Maiandra GD"> 1864’de tahsisatı yenilemek maksadıyla Petersburg’a gidince, P.Meyendorff ölmüş  olduğundan başka hamiler aramak icabetti. Akademi üyesi Ber, onu saray nedimesi  Fräulein Editha von Rahden’e takdim etmek suretiyle, bu yolda ona yeni imkanlar  açtı. Radloff, E.von Rahden’in salonunda o zamanki Rusya’nın birçok münevver  şahsiyetleriyle tanışmak fırsatına nail oldu. Saray nedimesi onu büyük prenses  Elena Pavlovna’ya takdim etti, bu suretle tahsisat işi çabuk halledildi. Oradan  Berlin ve Tirol’e seyahat ederek dinlendi ve yeni kuvvetle Barnaul’a döndü.</font></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoBodyText"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"><font face="Maiandra GD"> Radloff bu gezileri esnasında her şeyden evvel Türk boylarının dil ve halk  edebiyatına ve bu meyanda halk bilgisi, arkeoloji, coğrafya, istatistik ve  ekonomi sahasına ait malzeme topladı. Barnaul’da kaldığı müddet zarfında hepsi  20 adet eser neşretmekle beraber, ilk beş senede malzemesini tasnifle  uğraştığından, bu müddet içinde yayınladıkları birkaç makale ile seyahati  hakkındaki raporlara inhisar etmiştir. Proben der Volksliteratur der Turkischen  Stämme ‘Türk boylarının halk edebiyatı denemeleri) gibi büyük eserleri ancak  1866’dan sonra çıkmaya başlamıştır (1.bölümün metin ve tercümesi 1866; 2. ve 3.  bölümleri 1868 ve 1870). Bunlar ilim dünyasında geniş bir ilgiyle karşılanmış ve  Dorpat Üniversitesi Radloff’a bu eserleri yüzünden fahri doktor ünvanını tevcih  etmiştir. “Honoris causa pro maxima intelligentia orlentalium”.)</font></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoBodyText"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"><font face="Maiandra GD"> Radloff, 1871 yılının ilk aylarında Barnaul’dan ayrıldı ve yol üzerinde  Kazan’dan geçerken birkaç gün tanınmış Rus misyoneri N.İ.İlminskiy’nin  (1822-1891) evinde misafir kaldı. 15 yol Kazan ve Mısır medreselerinde tahsil  etmiş olan ve Kazan’daki Rus İlahiyat Akademisi’nde profesörlük yapan İlminskiy,  İdil boyu Türkleri’ni çok iyi tanıyor, bir yerliden farksız Türkçe konuşuyor ve  buradaki Türk boyları arasında Hıristiyanlığı yaymak için canla başla  çalışıyordu.</font></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoBodyText"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"><font face="Maiandra GD">O  zamanki Kazan Maarif Müdürü Şestakov, İlminskiy’nin evinde Radloff ile  tanışarak, ona, İdil boyu Müslüman mektepleri müfettişliği vazifesini teklif  etti. Bu iş, zorla Hıristiyanlaştırılmış Mazanlılar’a (Kreşinler’e) ait  mektepleri idare eden İlminskiy’nin faaliyetine paralel bir çalışma teşkil  edecekti.</font></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoBodyText"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"><font face="Maiandra GD"><br />
Esas itibariyle bunu kabul eden Radloff, plan üzerinde etraflıca konuştuktan  sonra Petersburg’a gitti. Şestakov da meseleyi Maarif Nazırı Graf D.A.Tolstoy’a  (1823-1889) arz etti. Radloff, Prens Konstantin Nikolayeviç vasıtasıyla bu işin  devlet şûrasında sıradışı görüşümesini teklif etti ve halk mektepleri üzerinde  araştırma yapmak maksadıyla, Rus maarif nezaretinin emri altında tekrar Batı  Avrupa’ya gitti. Radloff Berlin’de Rus maarif nazırı Tolstoy tarafından  tertiplenen bir ziyafette, nazırın daveti üzerine, azınlık milletlerin  mektepleri hakkında bir konuşma yaptı.</font></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoBodyText"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"><font face="Maiandra GD"> 1872’de Müslüman mektepleri meselesi müspet olarak çözüldü ve böylece Radloff,  Kazan bölgesi Tatar, Başkurt ve Kazak mektepleri müfettişliğine tayin edildi. O  zaman Rusya’da Ruslar’dan başka milletlerin (Rus tabiriyle azınlık milletlerin)  devlet tarafından idare edilen mektepleri yoktu. Türk-Tatar medreselerine,  mahalli idare veya yerli zengin şahıslar tarafından bakılıyordu.</font></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoBodyText"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"><font face="Maiandra GD"> Misyoner mektepleri iç işleri vekaletine bağlı olup, maarif nazırlığı, ezilmiş  milletlerin aydınlanma ve terbiyesine karşı cephe almıştı. Bundan başka, dini  taassubun tesiri ve Ruslaşma korkusu yüzünden, Türk ahali kendisi de kısmen yeni  usul mekteplere muhalif bulunuyordu. Bu yüzden Radloff, muallim mektepleri  açmakla işe başladı. Kazan muallim mektebi ancak 12.Kasım.1876’da açılabildi.</font></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoBodyText"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"><font face="Maiandra GD"> Muallimlerin bir kısmı başta Ruslar’dan ibaretti. Önce muallim olarak Kazanlı  Türkler’den ancak birkaç kişi celbedilebilmiştir ki, bunlar Veteriner Teregul  (tabii ilimler için), Kazan Üniversitesi okutmanlarından Ahmer idi. Bundan başka  Radloff meşhur Kazan tarihçisi Şehab ed-Din Mercanî ile de yakından tanışmış ve  onun eserleri hakkında batı dünyasına bilgi vermiştir.</font></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoBodyText"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"><font face="Maiandra GD"> Mercanî, Kazan arkeoloji cemiyetine üye olan ilk imamdır ve sonraları Kazan’da  Radloff tarafından açılan muallim mektebinde o da öğretmenlik yaparak İslam dini  bilgisi ve tarih okutmuştur. Radloff, Kazan muallim mektebinde bilhassa tabii  ilimler terdisatına önem veriyordu. İlk yıllarda buraya alınan talebeler  çocuklardan değil de yetişmiş imam namzetlerinden ibaretti ve halkın şüphesini  gidermek için, mektebe alınırken dini mevzulardan iyice imtihan ediliyorlardı.</font></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoBodyText"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"><font face="Maiandra GD"> Radloff, bu meyanda Müslüman kızları için de bir ilk mektep açmak istiyordu.  Fakat önce hiçbir İslam kadını böyle bir mektepte muallimlik yapmayı kabul  etmedi. Kızlar mektebi nihayet tahsilli bir kadının evinde açılabildiyse de, bu  ilk deneme çok yaşamadı ve talebe azlığı sebep gösterilerek Rus Hükümeti  tarafından kapattırıldı. (İlk senede 4 ikinci yıl 8 talebesi vardı.)</font></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoBodyText"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"><font face="Maiandra GD"> Radloff, eskimiş camilerin tamiri sırasında, Rus Hükümeti tarafından bu gibi  camilerin yanında bir Rus mektebi açılmasının şart konmasına da şiddetle karşı  geldi ve bu şartın, Rus mektebi yerine Müslüman mektebi açılması şeklinde  değiştirilmesini talep etti. O, iki taraftan da engellerle karşılaşıyordu. Rus  Hükümeti yerli halkın uyanmasını istemiyor, Müslüman ahali ise Radloff’a Rus  misyoner teşkilatının bir mümessili olarak bakıyordu. Bazı mütaassıp  Tatarlar’dan rüşvet alan Rus polisi, eski zihniyetli Müslümanlarla bir olarak  Radloff’a karşı çalışıyordu.</font></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoBodyText"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"><font face="Maiandra GD"> Fakat bu gibi tatsız hadiseler geçici oldu. Birkaç yıl içinde İdil boyu Türkleri  arasında ve az sonra Rusya içerisindeki bütün diğer Türk ülkelerinde de geniş  bir medeni kalkınma gözüküyordu. Bu yolda her hareketin Radloff’un tesiriyle  açıklanması doğru olmamakla beraber denebilir ki, onun tarafından girişilen  faaliyet, Rusya içerisindeki Türk halklarının uyanma hareketini çabuklaştırmaya  hiç şüphesiz yardım etmiştir. Türkler arasında basım ve kitabevleri, gazete ve  mecmualar ve yayımlanan eserlerin sayısı gün geçtikçe arttı ve 1905’de geniş  kalkınma halini aldı. Muallim birlikleri tedris usulü için yeni cereyanlar  (usulü ceditçilik), Müslüman kadın birlikleri ve nihayet bütün bunların bir  neticesi olarak muhtariyet veya Rusya’dan ayrılmak için tam istiklal hareketleri  meydana geldi.</font></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoBodyText"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"><font face="Maiandra GD"> Radloff Kazan’da 1872’den 1884’e kadar 12 yıl kaldı ve bu esnada bilhassa  pedagoji, felsefe ve genel linguistik problemleriyle uğraştı. Bu zaman içinde  irili ufaklı 11 kadar eser yayımladı ki, en mühimleri şunlardı: Uçebnik  nemetskago yazıyka (Almanca derslik), “Proben der Volksliteratur”un 4.bölümü  (metin ve tercüme), “Bilik” (Kazan lehçesinde okuma kitabı), “Grammatika  russkago yazıyka” (Tatarlar için Rusça gramer), “Phonetik der nördlichen Türk-Sprachen”  v.s. Bu meyanda “Aus Sibirien” adlı eserini tab’a hazırladı ve Koman dili  üzerine de bir makale yazdı.</font></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoBodyText"><font face="Verdana"><strong> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD">Radloff Petersburg’ta </span></strong></font></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoBodyText"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"><font face="Maiandra GD"> 1881’de Berlin’de toplanan müsteşrikler kongresine iştirak ettikten sonra  Radloff 1884’de Kazan’daki vazifesinden ayrıldı ve 47 yaşında iken 25 yıllık bir  ilmi çalışmasına istinaden Petersburg İlimler Akademisi’nin ‘Tarih ve Eski  Eserler’ kısmına üye seçildi ve oraya gidip yerleşti. Bu suretle kendisini  büsbütün ilme vermek imkanını kazanmış oldu.</font></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoBodyText"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"><font face="Maiandra GD"> Aynı yıl ‘Kudatku Bilik’ (Kutadgu Bilig)’in nüshasını tetkik etmek üzere  Viyana’ya, 1886’da Kırım’a, 1887’de Batı Karamları’na seyahat etti, 1891’de  Petersburg Akademisi tarafından Orhon Bölgesi’nin arkeolojik tetkiki için  tertiplenen heyetin başında bulundu, 1898’de yine aynı müessese tarafından  tertiplenen bir heyetle Turfan’a ve 1907’de etnografya müzelerini tetkik etmek  amacıyla Batı Avrupa’ya gitti.</font></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoBodyText"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"><font face="Maiandra GD"> Roma’da toplanan 12. Milletlerarası Şarkiyatçılar Kongresi’nde (1899) Radloff’un  teklifiyle, merkezi Petersburg’da olmak üzere ‘Assosiation Internationale pour  I’exploration archėologique et linguistique de I’Asie Centrale et de I’Extrėme  Orient’ adı altında bir cemiyetin kurulmasına karar verildi ve bu iş Hamburg’da  toplanan 13.. kongrede (1902) tekrar konuşularak tasdik edildi.</font></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoBodyText"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"><font face="Maiandra GD"> Radloff, Rus akademisindeki çalışmasıyla aynı zamanda daha şu vazifeleri de  görüyordu: a) Rus arkeoloji cemiyetinin şarkiyat bölümü neşriyatının (Trudıy  Vostoçn. Otdeleniya Imp. Russk, Arch. Obşçestva) tahrir heyetinde azalık, b)  Yine aynı müessesenin etnografya bölümünde azalık, c) Sibirya’yı araştırma  cemiyeti başkanlığı, d) Petersburg’da yapılacak Budist mabedi inşa komisyonu  başkanlığı ve e) 20 Ocak 1894’de ölen Schrenk’in yerine 16 Mart 1894’den  başlayarak akademinin etnografya müzesi müdürlüğü.</font></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoBodyText"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"><font face="Maiandra GD"> Radloff’un Petersburg’da yayımlanan eserlerinin sayısı 100’e yakındır. O burada  çalışmasını modern ağızlara tahsis ettirmeyip, orta devir Türkçesi ile eski  Türkçe üzerinde de büyük işler başarmıştır.</font></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoBodyText"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"><font face="Maiandra GD"> Modern lehçelerle ilgili en mühim eseri olan ‘Proben der Volksliteratur&#8230;’un  son 10 cildi, Petersburg’da bulunduğu zaman yayımlanmıştır. 1859’da Barnaul’a  yerleşerek metin toplamayabaşladığı zaman, ikinci büyük eseri olan ‘Versuch  Wörterbuches der Türk Dialecte (Türk ağızları için sözlük denemesi)nin planını  da kurmuştu. Fakat bunun ikide bir eklemelerle tamamlanması icabettiğinden, ilk  fasikülü çıkıncaya kadar (1888)<span>  </span>aradan 29 yıl geçti. Nihayet  bu lûgat, her altı fasikülü bir cilt teşkil etmek üzere 26 fasikül ve 4 cilt  halinde (hepsi 8161 sütun +256 sayfa) 1911’de tamamlanabildi.</font></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoBodyText"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"><font face="Maiandra GD"> 1887’de ‘Das Türkische Sprachmaterial des Codex Comanicus’u ve 1890, 91, 1900,  1910 yıllarında 4 cilt halinde ‘Kudatku Bilik’in metin ve tercümesini neşretti.  Bundan başka Anadolu’daki Selçuk metinleriyle de ilgileniyordu.</font></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoBodyText"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"><font face="Maiandra GD"> Onun eski Türkçe üzerindeki çalışma ve eserlerine gelince, bu mesele başlıbaşına  bir tarihtir. Çin kaynaklarıyla Alâ ed-Din Cüveynî gibi bazı İslam yazarları  istisna edilirse, Avrupalılar, eski Türk yazıtlarının ancak 18.yüzyılın ikinci  yarısında farkına varmışlardır. Bunlardan ilk bahseden kimseler Hollandalı N.C.Wiytsen,  (1641-1717) Çar 1.Petro (1672-1725) zamanında yaşamış S.U.Remezov adlı<span>  </span>bir Rus memuru ve Poltava Savaşı’nda (1709) Ruslar’a esir düşerek  Sibirya’ya sürülen İsveçli subaylardan Strahlenberg (1726-1730) olmuştur&#8230;</font></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoBodyText"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"><font face="Maiandra GD"> Radloff’un henüz okunmamış olan bu yazıtları araştırmak maksadıyla 1891’de  Petersburg Akademisi tarafından tertiplenen bir sefer heyetinin başında Orhon  Bölgesi’ne gitti. Bu heyette ondan başka Sçegolev, Klementz, Dubin Yadrintsev ve  Levin<span>  </span>gibi bilginler de vardı. Radloff önce bu gezi hakkında  bir önhaber (&#8230;1892-93) yayımlandı ve toplanan mazemeyi iki seri halinde neşre  başladı&#8230;</font></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoBodyText"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"><font face="Maiandra GD"> &#8230; Yenisey ve Orhon yazıtları hakkındaki Fin neşriyatına (1889-1892) ve Radloff  tarafından yayımlanan atlasa dayanarak (1892, 93, 96, 99), Danimarkalı dil  bilgini Vilhelm Thomsen de, Radloff ile yarış halinde bu yazıtların alfabesini  çözmek için çalışıyordu. Thomsen 25 Kasım 1893 tarihinde eski Türk yazıtlarında  kullanılan alfabenin sırlarını tamamıyla çözmeye muvaffak oldu ve  araştırmalarının neticesini bir mektupla Radloff’a bildirdi. Bu keşifle ilgili  Dėchiffrement de In******ions de I’Orkhon et de I’Iėnissėi, 1894 adlı 15  sayfalık broşürünü 15 Aralık 1893’te Danimarka Akademisi’ne sundu ve çözümünü  gösteren bir listeyi Radloff’a da yolladı.</font></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoBodyText"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"><font face="Maiandra GD">Bu  sırada Radloff da 11 kadar işareti çözmüş olmakla beraber, bütün metni ancak  1894’da Thomsen’in anahtarını kullanmak suretiyle okuyabildi ve ilk denemesini  Die alt-türkischen Inschriften der Mongolei I.Das Denkmal zu Ehren des Pirnzen  Kül Tegin adı altında 1894 kasımında 35 sayfalık bir broşür halinde ancak 50  nüsha bastırarak meslektaşları arasında dağıttı.</font></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoBodyText"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"><font face="Maiandra GD"> Kısa zaman içerisinde üç fasikül halinde (Mart 1894, Mayıs 1894, Ekim 1895) Koşo  Tsaydam yazıtlarını da neşretti ve bunları sonradan bir cilt halinde  birleştirerek tekrar yayımladı. 1897’de bu eserlerin ‘Neue Folge’ (yeni serisi)  aynı yılın aralığında Radloff ve Melioranskiy tarafından hazırlanmış Rusça  tercümesi ve nihayet 1899 martında Tonyukuk yazıtlarının Zweite Folge (ikinci  serisi) neşredildi.</font></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoBodyText"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"><font face="Maiandra GD"> Radloff, Uygurca el yazma metinler üzerinde ancak 1898’den sonra çalışmaya  başladı. Bir yıl sonra Altuigursche Sprachproben aus Turfan, 1906’da A.Grünwedel’in  seferinde bulunan Uygurca metinler ile Ein uigurischer Text aus dem XII. Jh.,  1909’da Cuastuanit, Buss gebet der Manichäer 1909-1912’de altı kitap halinde  Alttürkische Studien ile Uygurskie Fragmenti 1911’de Kuan-şi-im Pusar ve 1913’de  Suvarnaprabbasa’nın metnini neşretti, Radloff’un ölümünden sonra Malov 1928’de  Uigursche Sprachdenkmäler adı altında bir cilt halinde diğer metinleri ve 1930  yılında Suvarnaprabbasa’nın yine Radloff tarafından yapılmış olan tarcümesini  yayımladı&#8230;</font></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoBodyText"> <font face="Maiandra GD" size="2">.</font><span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"><font face="Maiandra GD">..  Fakat onun hususi hayatı hakkında kaynaklardan pek çok bilgi edinmek mümkün  değildir. Şternberg’in makalesinden öğrendiğimize göre, Almanya’daki 1848  isyanları küzüklüğünde Radloff’a büyük tesir yapmıştır. Radloff, hayatı  müddetince filoloji ile birlikte bilhassa felsefe ve kalisek edebiyatı da  sevmiştir.</font></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoBodyText"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"><font face="Maiandra GD"> Halen Seattle’de bulunan Prof. Dr. N.Pope’nin bana yazdığına nazaran, Radloff’un  ölümünden sonra karısı Berlin’e dönmüş ve birkaç yıl sonra aynı şehirde ölmüş,  biricik oğulları Aleksander ise 1930 sıralarında Paris’te mide kanserinden vefat  etmiştir. Ayrıca Radloff’un iki kız çocuğu vardı.</font></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoBodyText"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"><font face="Maiandra GD"> Friedrich Wilhelm Radloff kendisi 29 Nisan (yeni takvime göre 12 Mayıs) 1918  günü Petersurg’da hayata gözlerini kapamıştır.</font></span></p>
<p style="text-align: justify" class="MsoBodyText"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana"><font face="Maiandra GD"> Radloff’un ölümünden sonra kurulan Dadlovdkiy krujok (Radloff Birliği)  Barthold’un reisliği altında her ay toplanarak yıllarca ilim çalışmasını devam  ettirmiştir. 1930 yılında Barthold’un ölümünden sonra bu işi A.Nsamoyloviç idare  etmiş, fakat 1937’de bu birlik dağıtılarak Samoyloviç öldürülmüş ve Radloff’un  da Alman casusu olduğu ileri sürülerek adının eserlerde anılması yasak  edilmiştir. Son yıllarda onun adı (1953) ilmi eserlerde yine gözükmeye  başlamıştır.</font></span></p>
<p style="text-align: justify">   <font face="Maiandra GD" size="2"> </font></p>
<p style="text-align: justify">   <span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; font-style: italic">   <font face="Maiandra GD">(W.Radloff, Sibirya’dan 1.Cilt, XIII-XXVII)</font></span></p>
<p style="text-align: justify">&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify">&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify">&nbsp;</p>
<p style="text-align: center">   <strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/onemli-turkologlar/">»<span lang="tr">    Önemli Türkologlar Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span></span></font></strong></p>
<p style="text-align: center">&nbsp;</p>
<p style="text-align: center">   <strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"><br />
</span></font></strong></p>
<p style="text-align: center"> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></p>
<p style="text-align: center">&nbsp;</p>
<p style="text-align: center">&nbsp;</p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/wilhelm-radloff-onemli-turkologlar/">Wilhelm Radloff</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/wilhelm-radloff-onemli-turkologlar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
