<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yaratici Aklin Sentezi | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/yaratici-aklin-sentezi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Fri, 21 Jun 2013 14:08:23 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Yaratıcı Aklın Sentezi (Server Tanilli) &#8211; Roman (Kitap) Özeti</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/yaratici-aklin-sentezi-server-tanilli-roman-kitap-ozeti/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/yaratici-aklin-sentezi-server-tanilli-roman-kitap-ozeti/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 13 Jan 2008 15:44:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Roman Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir Öykü Roman]]></category>
		<category><![CDATA[100 Temel Eser Özet]]></category>
		<category><![CDATA[100 Temel Eser Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dunya Edebiyati]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Edebiyati Roman Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Klasik Roman Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Özet Romanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Server Talilli]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihi Roman Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Temel Eser Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Edebiyatindan Romanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yaratici Akil]]></category>
		<category><![CDATA[Yaratici Aklin Sentezi]]></category>
		<category><![CDATA[Yaratici Aklin Sentezi Server Tanilli]]></category>
		<category><![CDATA[Yüz Temel Eser Kitap Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yüz Temel Eser Kitaplari]]></category>
		<category><![CDATA[Yüz Temel Eser Özet]]></category>
		<category><![CDATA[Yüz Temel Eser Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yüzlerce Roman Özeti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/yaratici-aklin-sentezi-server-tanilli-roman-kitap-ozeti/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaratıcı Aklın Sentezi  (Server Tanilli) KİTABIN ADI : Yaratıcı Aklın Sentezi KİTABIN YAZARI : Server TANİLLİ BASIM YILI : 1999 KİTABIN ÖZETİ Giriş bölümünde felsefenin anlamı ve amacı üzerinde durulmuştur. Felsefenin, insan zekasının bu en anlamlı uğraşın amacı, doğa, toplum ve insan, üzerine giderek evren üstüne tutarlı, sistemli bir görüşe varmaktır. Bir yerde bağımsız yürütülen [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/yaratici-aklin-sentezi-server-tanilli-roman-kitap-ozeti/">Yaratıcı Aklın Sentezi (Server Tanilli) – Roman (Kitap) Özeti</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center"> <strong><font color="#0099cc" size="6"><span style="font-family: Maiandra GD"> Yaratıcı Aklın Sentezi</span></font></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center"> <font style="font-size: 15pt" color="#ff6600"> </font><strong><span style="font-size: 15pt; color: #ff6600; font-family: Maiandra GD">(Server  Tanilli)</span></strong></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><strong><font size="2">KİTABIN ADI </font></strong><font size="2">: Yaratıcı Aklın Sentezi<br />
<strong>KİTABIN YAZARI</strong> : Server TANİLLİ<br />
<strong>BASIM YILI </strong>: 1999</font></font></p>
<p align="justify"><strong><font face="Maiandra GD" size="2">KİTABIN ÖZETİ</font></strong></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Giriş bölümünde felsefenin  anlamı ve amacı üzerinde durulmuştur.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Felsefenin, insan zekasının  bu en anlamlı uğraşın amacı, doğa, toplum ve insan, üzerine giderek evren üstüne  tutarlı, sistemli bir görüşe varmaktır. Bir yerde bağımsız yürütülen bu uğraş ”  özgür aklın sorgulaması’ na ” dayanır.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Batılı toplumlarda, felsefe  yüzyıllarca yürüdüğü dikenli yollardan sonra, bileğinin hakkıyla, ama elbette  arkasına aldığı sosyal güçlerin de yardımıyla, bugünkü saygın ve dokunulmaz  yerini kazanmış bulunuyor.</font></p>
<table style="border-collapse: collapse" align="left" border="0" bordercolor="#111111" cellpadding="0" cellspacing="0" height="250" width="250">
<tr>
<td height="267" width="173"><center><!--adsense#reklam_250x250--></center></td>
</tr>
</table>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Felsefenin amacı doğruyu  aramaktır. Felsefenin, bir bilgi dalı olarak belli bir konusu yoktur. Diğer  bilim dallarında öğrenilecek konular vardır. Örneğin tarihte, geçmişteki olaylar  gibi. Felsefede böyle bir şeye rastlanmaz.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Felsefede tasarlanmış  doğrular yoktur. Tarih boyunca, sistemleri sistemler izlemiş, her filozof,  kendinden önce gelenin görüşlerinden farklı, kimi zaman onlara zıt görüş ortaya  atmıştır. Ne var ki filozofların bütün bu tartışma ve uyumsuzluklarının yaptığı  bir şey vardır.: bizi onlar üzerine bizzat düşünmeye çağırır.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Felsefenin özü bir bilgiye  sahip olmaktan çok, onu arayıp karıştırmaktır. Buda bir ” düşünme çabası ” dır.  Peki düşünme ne? Düşünme aklın bir işlevidir.; böylece akıl edindiği bilgileri  yeniden gözden geçirir, tartışır. Felsefe, akıl sahibi insanın bulduğu en yüce  fikri uğraştır.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Birinci bölümde insanın ne  ve kim olduğu üzerinde durulmuştur.</font><font face="Arial"><font style="font-size: 1pt" color="#ffffff">Yüz Temel Eser Özetleri</font><font style="font-size: 1pt"><font color="#ffffff">, </font>  <font color="#ffffff">Kitap Özetleri</font><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/roman-ozetleri-turk-ve-dunya-edebiyatindan/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Roman Özetleri</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/yuz-100-temel-eser/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Yüz Temel Eser</font></a><font color="#ffffff">, </font> </font>  <font style="font-size: 1pt" color="#ffffff">Özet</font></font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">İnsanın yer yüzünde ortaya  çıkışı ve kendi kendisinin bilincine varışı diye bir olgu vardır. Biliyoruz ki  insan soyu birden bire ortaya çıkmadı; tersine, milyonlarca yıl süren bir süreç  boyunca, daha önceki hayvansal türlerden doğdu. İnsana has olan zekamıdır  diyeceğiz?</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bunun, hayvanlarda da  bulunduğu yanıtı verilecektir. İnsanın ” daha zeki ” olduğu bir gerçektir. Ama  insanlara özgü birde ” düşünen ruh vardır” ancak her şeyin ötesinde, insana has  olan şeyin belirtisi olarak neyi görmeli?</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Descartes’in bunun için  önerdiği şuydu: Dil</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Düşüncelerin alış verişini  sağlayan dildir. Bununla beraber hayvanlarla insanlar arasında başka büyük  farklılıklar da vardır. İnsanları Descartes’in dediği gibi ” Doğanın efendileri  ve sahipleri ” olmaya götüren bir farklılık söz konusudur. Buda tek kelimeyle  emektir. Emek, insanın kendisinin bilincine varmada zorunlu bir andır.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">İnsanı insan yapan sonrada  varlığını sürdüren, emektir. Ellerin oynadığı rol ise bu süreçte pek önemlidir.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Eski uygarlıklar, bu arada  yunan ve roma uygarlıkları, emeği saysalar da hor görmüşlerdir. Emek aklı  maddeyle uğraşmaya mahkum ettiği için köleliğin hem nedeni hem de sonucudur.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Ancak kentleşmenin su  yüzüne çıktığı, ticaretin geliştiği devrelerde, kısacası kapitalizmin ve  burjuvanın ortaya çıkmasıyla emekte saygınlık kazanır ve bağımsızlaşmaya başlar.  Böylece sosyal mücadeleler. Ortaya çıkar. Ve daha insanca bir dünya meydana  gelebilir.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">İkinci bölümde düşünmenin  diyalektiği ele alınmıştır.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Biliyoruz, insan düşünür,  doğadaki ayrıcalığıdır bu onun. Düşünmek, insanın düşünceler üretme, onları dışa  vurma ve aralarında bağlar kurma gücüdür. Örneğin Romancı romanını yazarken,  Ressam resmini yaparken, Bestecide bestesini yaparken düşünür. Düşünme çok  boyutlu bir olaydır. Düşünme çeşitli felsefe sistemleri arasında çok önemlidir  ne kadar felsefe varsa, o kadar da düşünce vardır. Düşüncenin temelinde bilinç  vardır. Bilinç, kişinin tek başına düşünme yetkisidir. Her bilinç bireyseldir.  Gerçekten, düşündüğüm şey benimdir. Ayrıca bilinçli düşünmenin altında mantık  yatmaktadır. insan bütün canlılar içinde düşünebilen ve düşündüğünü başkalarına  aktarıp anlatabilen tek varlıktır. Herkes düşünür, ancak herkesin düşündüğü  doğrumudur? Değilse,, düşünmenin ilkesi nedir? Tabi ki mantık. Mantık, her  şeyden önce ” Doğru düşünme sanatıdır.”</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">İnsanı mantıklı olmaya doğa  ve toplum dayatmıştır. Özetle mantık yaşamın ürünüdür.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Üçüncü bölümde felsefenin  gerçeklikle ilişkisi tartışılmaktadır.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Burada soracağımız ilk soru  bilim neyi anlatır?</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bilim, doğaya, topluma, ve  insana egemen, deneyle yada ortaya çıkarılmış zorunlu yasalar, onların  araştırmasıdır. Doğa toplum ve insan böylesi yasalarla çevrilidir. Hemen hemen  rakipsizdir. Doğadaki gerçeklik olsun, sosyal gerçeklik olsun, bilimin onun  üzerine eğilip yasaları bulup çıkarması, yöntem sayesindedir. Yöntem bilimin can  damarıdır. Onsuz bilim olma. Her bilimin kendine özgü yöntemi vardır. Ancak  unutulmasın ki, bilimsel yasa ve kurumlar, her zaman sınanabilir;dogmatik değil,  genel tartışmaya hep açıktır. Böylece, bir bilimsel yasa bir başka bilimsel  yasayla çürütülebilir. Bilim tarihi bunun sayısız örnekleriyle doludur. Ve  bilimsel bilginin inandırıcılığı da bundan ileri geliyor.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Dördüncü kısım “yaşama  nasıl anlam verebiliriz” tartışmasını ortaya atmıştır.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Yaşamın kendi içinde bir  takım değerleri bulunmaktadır. Din, insanın ” Kutsal ” yada daha somut bir  değişle ” Tanrı ” yla ilişkili inançların kapsadığı dogmaların ve ibadet  biçimlerinin tümüdür.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Ahlak topluluğun yada bir  bireyin, iyi, ile kötü üstüne verdiği bir değer yargısıdır. Başta gelen  özelliği, bir kişinin davranışlarıyla ilgili değerlendirme olsa da, kişi  doğmadan önce topluda yerleştirmiştir.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Diğer bir olgu olan  özgürlükte ise insanlar doğanın kölesi olmaktan kurtulduktan sonra, toplumda  şiddetin yerini de hukuk kuralları almıştır. Ama tarihte gösteriyor ki çoğu kez  iktisadi bağımlılık içinde ve siyasi baskının altında yaşanmaktadır.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Son olgu ise mutluluktur.  Mutluluk kavramı, bolluk içinde yaşama isteğinden doğmuştur. Felsefe tarihinde,  bütün ilk çağ klasik felsefesine damgasını vuran ve mutluluğa insan yaşamının  anacı olarak bakan bir anlayıştan geçilmiştir.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Beşinci bölümümüzde  geçmişten geleceğe kadar olan zaman süreci üzerinde durulmuştur.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Tarihten günümüze kadar  olan süreçte insanların bir takım değişikliklere uğradığını biliyoruz. Bir  gerçek var ki; tarihi insanlar yapıyor, ama tarih acılar ve felaketler getiriyor  onlara. Ama insanlar bunları teknik yolla engellemeyi başarmışlar fakat daha  insanca bir topluma sahip olabilmek için tarihin akışını değiştirememişler.  Geçmiş tarih, günümüz üzerinde o kadar bir ağırlığa sahip ki,atalardan kalma  siyasal, dinsel ve dilsel direnişler bugün bile çatışmalara yol açmaktadır.  Özetlemek gerekirse insanlar tarihin tek sorumlusudur. Geçmişteki olup bitenden  bugünde sorumludur.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Son bölümde ise insanın  kendisi olması üzerinde durulmuştur. İnsanları birbirinden ayıran şey,  kimliğidir. Yani kendi kişiliğidir. İnsanların kimlik sorunları tarihin büyük  geçiş dönemlerindeki alt-üst oluşlarda ortaya çıkıyor. Örneğin eski roma  imparatorluğunda durup durup başkaldıran halklar, yalnız sömürüden kurtulmak  değil, kimliklerini saydırmanın da arayışındaydılar. İmparatorluk çökerken daha  da yoğunlaşmıştır. Avrupa da kendini göstermiş olan kilise kozmopolitalizmin  den, ortaçağın sonlarında uluslar kimliklerini ortaya koyarak sıyrılmışlardır.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Kısaca belirtmek gerekirse,  bütün dünya kendi kimliğinin çevresinde dönmemiş olur, ister istemez başka  kimlikler karşısında da saygılı olmak zorundadır.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Sonuç olarak insanlık,  binlerce yıl öncesinden beslediği bir ideali, asıl kurtuluş diye gördüğü bir  düzeni yaşama geçirmeye bugün de terk etmiş değil. Aklın, bilimin, emeğin  başköşeye oturtulduğu bir dünya, eşitliğin, kardeşliğin sömürüsüz ve barışçı  dünyası.</font></p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"> <span style="font-size: 15pt"><font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/roman-ozetleri-turk-ve-dunya-edebiyatindan/">»<span lang="tr">  Roman Özetleri Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080"> |</font></span></span></font></strong></p>
<p align="center"> <span lang="tr"><strong><font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir…</font></strong></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/yaratici-aklin-sentezi-server-tanilli-roman-kitap-ozeti/">Yaratıcı Aklın Sentezi (Server Tanilli) – Roman (Kitap) Özeti</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/yaratici-aklin-sentezi-server-tanilli-roman-kitap-ozeti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
