<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	
	>
<channel>
	<title>
	Ağıt yazısına yapılan yorumlar	</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/yazi/agit-edebi-turler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com/yazi/agit-edebi-turler/</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Sun, 21 Jun 2009 05:02:13 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>
		Yazar: oumar		</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/agit-edebi-turler/comment-page-1/#comment-75950</link>

		<dc:creator><![CDATA[oumar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Jun 2009 05:02:13 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/agit-edebi-turler/#comment-75950</guid>

					<description><![CDATA[AĞIT; Alm. Lobgedicht (n), Trauerode (f), Fr. Ode Funéhre, İng. Dirge. Ölünün arkasından, ölünün iyiliklerini, ölümünden duyulan acıları manzum olarak, belli bir makamla söylemek. Daha ziyade meşhur kimselerin ölümünden sonra veya toplu felaketlerden sonra daha çok kadınlar tarafından söylenir. Erkekler daha ziyade ağlayarak değil de, yazarak söylerler.

Türklerde ağıdın tarihi çok eskilere dayanır. Türklerde Orhun abidelerinde Bilge Kağan’ın ağzından kardeşi Kültigin’in ölümü ele alınır. Ayrıca eski Türklerde yuğ merasimlerinde kamlar veya bahşılar ölünün defni sırasında münasib bir zamanı gözleyerek kopuzları ile yas şiirleri terennüm ederlerdi. Divanu Lugat-it Türk’te “yug veya sagu” diye ağıttan bahsedilir. Alper Tunga’nın mersiyesi yanında başka mersiyelere de yer verilir.

Ağıdın makamı ve söylenişi bölgelere göre değişir. Ağıt törenine belli kişiler değil, her isteyen katılabilir.

Dünya milletlerinde ağıt, mersiye türünün ortaya çıkmasına sebeb olmuş ve şiirler yazılmıştır. Rivayete göre ilk mersiye, Habil’in ölümü üzerine hazret-i Adem tarafından söylenmiştir.

Hemen her millette görülen ağıdın İslamiyetten önce Araplarda mühim bir yeri vardı. Bunun için para ile hususi ağlayıcı kadınlar tutulmuştur. Ancak İslamiyet’in gelmesi ile sevgili Peygamberimiz sesli ağlamayı yasaklamış ve bunun ölü için eziyet olduğunu bildirmiştir. Buna rağmen, ölünün yakınları bu acı karşısında yine kendilerini tutamayarak sesli şekilde ağlamışlardır. Bu en çok propaganda vasıtası yapılarak, müslüman toplulukların merhametini sömürmek için şiilerde görülmektedir. Bu fırka güya Peygamber torunlarının derdiyle dertlenmek için muharrem ayinleri yapmışlardır. İran edebiyatında daha çok bu konuyu işleyen zamanla bizim edebiyatımızda da bir tür olarak gelişen Maktel-i Hüseyn kısaca Maktel adlı eserler yazılmıştır. Buna karşılık İran edebiyatında, Mevlid türünden eserler yazılmamıştır.

Sadece ölünün ardından değil, harplerin ortaya çıkardığı felaketler de ağıt şeklinde işlenmiştir. Bilhassa halk şairleri koşma nazım şekli ile uzun destanlar yazmışlardır. Bu durum yerine göre şahısların ölümü için de söz konusudur.

Türk edebiyatında mersiye türünün mühim yeri vardır. Padişahların, şehzadelerin ölümü ile pek çok mersiye yazılmıştır. Bu durum günümüze kadar devam edegelmiştir.

Türk halk şiiri türlerindendir. Bir ölünün arkasından söylenen şiirlere denir. Cenaze çıkan evlerde, yas, matem meclislerinde okunan acıklı Türkülere halk edebiyatında ağıt adı verilir. Ağıt&#039;ın karşılığı olarak İslamiyet öncesi Türk Edebiyatı&#039;nda sagu, Divan Edebiyatı&#039;nda ise mersiye adı kullanılmıştır. Ağıt söyleyen kişilere ağıtçı denir.

Ağıtlar genellikle dörtlükler halinde düzenlenir ve onbirli hece vezniyle söylenir. Ancak beşer veya altışar mısralık bendler halinde söylenmiş ağıtlar da vardır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>AĞIT; Alm. Lobgedicht (n), Trauerode (f), Fr. Ode Funéhre, İng. Dirge. Ölünün arkasından, ölünün iyiliklerini, ölümünden duyulan acıları manzum olarak, belli bir makamla söylemek. Daha ziyade meşhur kimselerin ölümünden sonra veya toplu felaketlerden sonra daha çok kadınlar tarafından söylenir. Erkekler daha ziyade ağlayarak değil de, yazarak söylerler.</p>
<p>Türklerde ağıdın tarihi çok eskilere dayanır. Türklerde Orhun abidelerinde Bilge Kağan’ın ağzından kardeşi Kültigin’in ölümü ele alınır. Ayrıca eski Türklerde yuğ merasimlerinde kamlar veya bahşılar ölünün defni sırasında münasib bir zamanı gözleyerek kopuzları ile yas şiirleri terennüm ederlerdi. Divanu Lugat-it Türk’te “yug veya sagu” diye ağıttan bahsedilir. Alper Tunga’nın mersiyesi yanında başka mersiyelere de yer verilir.</p>
<p>Ağıdın makamı ve söylenişi bölgelere göre değişir. Ağıt törenine belli kişiler değil, her isteyen katılabilir.</p>
<p>Dünya milletlerinde ağıt, mersiye türünün ortaya çıkmasına sebeb olmuş ve şiirler yazılmıştır. Rivayete göre ilk mersiye, Habil’in ölümü üzerine hazret-i Adem tarafından söylenmiştir.</p>
<p>Hemen her millette görülen ağıdın İslamiyetten önce Araplarda mühim bir yeri vardı. Bunun için para ile hususi ağlayıcı kadınlar tutulmuştur. Ancak İslamiyet’in gelmesi ile sevgili Peygamberimiz sesli ağlamayı yasaklamış ve bunun ölü için eziyet olduğunu bildirmiştir. Buna rağmen, ölünün yakınları bu acı karşısında yine kendilerini tutamayarak sesli şekilde ağlamışlardır. Bu en çok propaganda vasıtası yapılarak, müslüman toplulukların merhametini sömürmek için şiilerde görülmektedir. Bu fırka güya Peygamber torunlarının derdiyle dertlenmek için muharrem ayinleri yapmışlardır. İran edebiyatında daha çok bu konuyu işleyen zamanla bizim edebiyatımızda da bir tür olarak gelişen Maktel-i Hüseyn kısaca Maktel adlı eserler yazılmıştır. Buna karşılık İran edebiyatında, Mevlid türünden eserler yazılmamıştır.</p>
<p>Sadece ölünün ardından değil, harplerin ortaya çıkardığı felaketler de ağıt şeklinde işlenmiştir. Bilhassa halk şairleri koşma nazım şekli ile uzun destanlar yazmışlardır. Bu durum yerine göre şahısların ölümü için de söz konusudur.</p>
<p>Türk edebiyatında mersiye türünün mühim yeri vardır. Padişahların, şehzadelerin ölümü ile pek çok mersiye yazılmıştır. Bu durum günümüze kadar devam edegelmiştir.</p>
<p>Türk halk şiiri türlerindendir. Bir ölünün arkasından söylenen şiirlere denir. Cenaze çıkan evlerde, yas, matem meclislerinde okunan acıklı Türkülere halk edebiyatında ağıt adı verilir. Ağıt&#8217;ın karşılığı olarak İslamiyet öncesi Türk Edebiyatı&#8217;nda sagu, Divan Edebiyatı&#8217;nda ise mersiye adı kullanılmıştır. Ağıt söyleyen kişilere ağıtçı denir.</p>
<p>Ağıtlar genellikle dörtlükler halinde düzenlenir ve onbirli hece vezniyle söylenir. Ancak beşer veya altışar mısralık bendler halinde söylenmiş ağıtlar da vardır.</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: tuğba		</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/agit-edebi-turler/comment-page-1/#comment-66150</link>

		<dc:creator><![CDATA[tuğba]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Apr 2009 12:22:26 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/agit-edebi-turler/#comment-66150</guid>

					<description><![CDATA[Daha iyi de olabilirdi. Bu da güzel.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Daha iyi de olabilirdi. Bu da güzel.</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: ebru		</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/agit-edebi-turler/comment-page-1/#comment-65177</link>

		<dc:creator><![CDATA[ebru]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Mar 2009 17:54:19 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/agit-edebi-turler/#comment-65177</guid>

					<description><![CDATA[Süper ama biraz daha ayrıntılı olsa ne olur yaaaaa.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Süper ama biraz daha ayrıntılı olsa ne olur yaaaaa.</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: alf		</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/agit-edebi-turler/comment-page-1/#comment-65005</link>

		<dc:creator><![CDATA[alf]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Mar 2009 19:12:41 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/agit-edebi-turler/#comment-65005</guid>

					<description><![CDATA[Çok kısa olmuş ama emeğe saygı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çok kısa olmuş ama emeğe saygı.</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: abdullah		</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/agit-edebi-turler/comment-page-1/#comment-56534</link>

		<dc:creator><![CDATA[abdullah]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Feb 2009 18:46:15 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/agit-edebi-turler/#comment-56534</guid>

					<description><![CDATA[Süper olmuş, elinize sağlık.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Süper olmuş, elinize sağlık.</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: Murat		</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/agit-edebi-turler/comment-page-1/#comment-44119</link>

		<dc:creator><![CDATA[Murat]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 29 Nov 2008 12:05:57 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/agit-edebi-turler/#comment-44119</guid>

					<description><![CDATA[Allah razı olsun. Emeği geçen herkesin emeğine sağlık... ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Allah razı olsun. Emeği geçen herkesin emeğine sağlık&#8230; </p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: sibel		</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/agit-edebi-turler/comment-page-1/#comment-33160</link>

		<dc:creator><![CDATA[sibel]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 Sep 2008 18:11:10 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/agit-edebi-turler/#comment-33160</guid>

					<description><![CDATA[ÇOK KISA OLMUŞ AMA YİNE DE TEŞEKÜRLER. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ÇOK KISA OLMUŞ AMA YİNE DE TEŞEKÜRLER. </p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: şadiye		</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/agit-edebi-turler/comment-page-1/#comment-31376</link>

		<dc:creator><![CDATA[şadiye]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 13 Sep 2008 15:13:34 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/agit-edebi-turler/#comment-31376</guid>

					<description><![CDATA[BU KONUYU DAHA AÇIK BİR ŞEKİLDE AÇIKLASANIZ DAHA İYİ OLUR.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>BU KONUYU DAHA AÇIK BİR ŞEKİLDE AÇIKLASANIZ DAHA İYİ OLUR.</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: ceren		</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/agit-edebi-turler/comment-page-1/#comment-24422</link>

		<dc:creator><![CDATA[ceren]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 18 May 2008 06:01:19 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/agit-edebi-turler/#comment-24422</guid>

					<description><![CDATA[Çok kısa olmuş. Bence biraz daha ayrıntılı olsa fena olmaz. Çünkü ögretmenler ögrencileri çok bastırıyorlar arastırma konusunda. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çok kısa olmuş. Bence biraz daha ayrıntılı olsa fena olmaz. Çünkü ögretmenler ögrencileri çok bastırıyorlar arastırma konusunda. </p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: samet		</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/agit-edebi-turler/comment-page-1/#comment-17633</link>

		<dc:creator><![CDATA[samet]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 12 Apr 2008 14:41:25 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/agit-edebi-turler/#comment-17633</guid>

					<description><![CDATA[Çok güzel olmuş teşekkürler.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çok güzel olmuş teşekkürler.</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
	</channel>
</rss>
