<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ç | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/yazi/category/kim-kimdir/c-kim-kimdir-2/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Sat, 11 Feb 2017 07:56:53 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>
	<item>
		<title>Anton Çehov &#8211; (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/anton-cehov-biyografi-hayati-kim-kimdir/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/anton-cehov-biyografi-hayati-kim-kimdir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jan 2008 13:02:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[A]]></category>
		<category><![CDATA[Ç]]></category>
		<category><![CDATA[Kim Kimdir?]]></category>
		<category><![CDATA[Anton Çehov]]></category>
		<category><![CDATA[Anton Çehov Kimdir Yaşamı Biyografi Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>
		<category><![CDATA[Çehov]]></category>
		<category><![CDATA[Hayati]]></category>
		<category><![CDATA[Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Şairlerin Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Sanatçıların Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Ünlülerin Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Öyküsü]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarların Biyografileri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/anton-cehov-biyografi-hayati-kim-kimdir/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Anton Çehov (Hayatı &#8211; Biyografisi) &#8221;ÇEHOV&#8217;UN OYUNLARININ EN ÖNEMLİ İKİ ÖĞESİ, TIPKI YAŞAMIN KENDİSİ GİBİ, ONUN ÇELİŞKİN BİRER YANSILARI OLAN OYUN KİŞİLERİ İLE -DRAMATİK- İÇ EYLEMDİR.&#8221; &#160; S860 Taganrog-1904 Badenweiler, Karaorman; Rus oyun yazarı ve hikayecisidir. 19. yüzyıl Rus eleştiri gerçekçi tiyatrosunun en önde gelen temsilcilseri arasında yer alır. Büyükbabası serf olan Çehov, çocukken babasının [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/anton-cehov-biyografi-hayati-kim-kimdir/">Anton Çehov – (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font face="Maiandra GD"><font color="#0099cc"><strong><span style="font-size: 22pt"> Anton Çehov<br />
</span></strong></font> <font color="#c0c0c0"><span style="font-size: 8pt; font-weight: 700">(Hayatı &#8211;  Biyografisi)</span></font></font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"> </font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"> &#8221;ÇEHOV&#8217;UN OYUNLARININ EN ÖNEMLİ İKİ ÖĞESİ, TIPKI YAŞAMIN KENDİSİ GİBİ, ONUN  ÇELİŞKİN BİRER YANSILARI OLAN OYUN KİŞİLERİ İLE -DRAMATİK- İÇ EYLEMDİR.&#8221;</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">S860 Taganrog-1904 Badenweiler, Karaorman; Rus oyun yazarı ve hikayecisidir. 19.  yüzyıl Rus eleştiri gerçekçi tiyatrosunun en önde gelen temsilcilseri arasında  yer alır. Büyükbabası serf olan Çehov, çocukken babasının dükkanında çalıştı.  1871&#8217;de dükkan batınca ailesi evlerini satıp Moskova&#8217;ya gitti. 1879&#8217;da kendisi  de Moskova&#8217;ya giderek, üniversitede tıp öğrenimi gördü. Erkek kardeşinin de  desteğiyle para kazanmak için gülmece dergilerine kısa yazılar göndermeye  başladı. Moskova ve Petersburg gülmece dergilerinde yüzlerce fıkra, öykü,  öyküsel yazı, nükte, dramatik taslaklar yayımladı. 1883-86 yıllarında Oskolsi  (Alıntılar) dergisinde 300&#8217;den çok yazısı çıktı. 1886&#8217;dan sonra yazıları,  dostluk kurduğu yayımcı Suvorin tarafından Novoye Vremya (Yeni çağ) dergisinde  yayımlandı. Oyun yazmaya yöneldi, başarısızlığa uğraması üzerine yine hikaye  yazmaya devam etti.</font></p>
<p align="justify">
<table style="border-collapse: collapse" align="left" border="0" bordercolor="#111111" cellpadding="0" cellspacing="0" height="250" width="250">
<tr>
<td height="267" width="173"><!--adsense#reklam_250x250--></td>
</tr>
</table>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"> Tolstsoycu dünya görüşünü benimsedi. Çar tarafından mahkum edilen kişilerin  yaşam koşullarını yerinde incelemek için bir Uzakdoğu adası olan Sahalin&#8217;e  geziye çıktı. 1891&#8217;de Suvorin&#8217;le birlikte Batı Avrupa&#8217;ya gitti. 1892&#8217;de  ailesiyle birlikte Moskova yakınlarındaki Melikhovo köyüne yerleşerek, kendini  yazmaya verdi. &#8221;Martı&#8221; adlı oyunu, konuşma ve ruhsal havanın eylem ve olaylara  ağır basması nedeniyle 1896&#8217;da St. Petersburg Aleksandrinskiy Tiyatrosu&#8217;ndan  geri dönünce, yine hikayeye yöneldi. Bu dönemde köylülere yardım için düzenlenen  eylemlere katıldı. 1897&#8217;de Fransa&#8217;ya giderek Dreyfus davasında Zola&#8217;yı  destekledi. Liberal halkçılık, Tolstoyculuk ve &#8221;dekadans&#8221;la hesaplaşma  bağlamında maddeci ve demokratik temele dayalı bir dünya görüşüne  bağlandı.1899&#8217;da sağlık nedenleriyle (akciğer veremi) Yalta&#8217;ya taşındı. O sırada  Kırım&#8217;da yaşamakta olan L. Tolstoy ve M. Gorki ile yakın dostluk kurdu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Dostları, Nemiroviç-Dançenko ile K. Stanislavki&#8217;nin Moskava Sanat Tiyatrosu&#8217;nu  kurmaları üzerine oyunlarını onlara verdi. 1895-1904 yılları arasındaki  çalışmalarıyla Rus tiyatrosunun yenileyicisi oldu, oyunları özellikle de  &#8221;Martı&#8221; büyük başarı kazandı. 1902&#8217;de, Çar II. Nikola&#8217;nın Gorki&#8217;nin Rus  Bilimler Akademisi&#8217;ne üye olmasını onaylamaması üzerine, 1900 yılında onursal  üye seçildiği Akademi&#8217;den ayrıldı. 1903-1904 yıllarını sağlık nedenleriyle Güney  Almanya&#8217;daki bir sağlık yurdunda geçirmek zorunda kaldı.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"> 1880&#8217;lerde hükümet baskısının siyasal ve toplumsal eylemciliğe engel olduğu bir  dönemde, yazı yaşamını sürdürmeye çalışmış olan Çehov, 19. yüzyıl büyük Rus  dünya edebiyatının en büyük adlarındandır. Çehov&#8217;un çoğu zaman şiirsel -lirik-  ve psikolojik gerçekçilik olarak nitelenen oyunları, 1905 Devrim öncesi Çarlık  Rusyası&#8217;nın şehir-taşra ikiliğini kendinde barındırdığı kadar, aristokrasinin  çöküşü ile birlikte ortaya çıkan yeni koşulları da kendinde barındıran,  toplumsal yaşamın çelişmeli birliğini yansıtır; eskimiş, ömrünü yitirmiş, eski  toplum düzeninin insanlarını, yeni bir düzenin gelmesi umudu karşısında ele  alarak, bu insanların iç dünyalarında -iç dramlarında- toplumsal dış dünyanın  dramını ortaya koyar; yaşamın dokunaklılığını, gündelik yaşamın kendi varoluşu  içinde verir ve yaşamı &#8221;kendiliğinden&#8221; oluşturur.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu nedenle, Çehov&#8217;un oyunlarının en önemli iki öğesi, tıpkı yaşamın kendisi  gibi, onun çelişkin birer yansıları olan oyun kişileri ile -dramatik- iç  eylemdir. Bu kişiler, genel karşıtlığı içinde, duydukları boşlukta değer  anlayışını yitirmiş ama bunun farkında olan, gündelik yaşamın sıkıcı ve aynı  zamanda katı gerçekleri karşısında ezilen ya da buna bireysel ve nihilistçe  başkaldıran; toplumsal değişim dinamiğinin ortaya çıkardığı, yeni ekonomik  güçlere sahip; halktan yana toplumsal bir yaşam değişikliğini esinleten  aydınlardır. Bu kişilerin bir bölüğü, yaşamın tutkulu, hoşgörülü, çalışkan,  bozulmamış geleceğe açık yanını verirken öbür bölüğü yaşamın, boş, sıkıcı,  yılgınlıkla kapalı, düşkırıklığına uğramış, gerçeği örten, anlamsız kılan, ömür  dolduran, yiten yanılsamalarla avunan, geçmişte kalan yanını verirler;  aralarında oluşan dramatik çatışma, bütün bir toplumsal çelişmenin genel  görünümünü -atmosferini- yansıtır. Bu atmosfer, kişiler arasında &#8221;mecazi&#8221; bir  karşılıklı anlaşma diliyle kurulan iç eylemden doğar.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Çehov&#8217;un duygusallık ile fars, melodram ile alaylama arasında ince bir dengeye  dayanan oyunlarındaki bu iç eylem, iç diyalogla, &#8221;iç deneyim&#8221; ile (perezhivaniye)  sağlanır. Karşılıklı konuşan iki kişi birbirleriyle iletişim kurmadan  düşüncelerini birbirlerine ve izleyiciye duyurur. Tematik olarak yineledikleri  sözler ile yoğun duyguları arasında kurulan karşıtlıkla kendilerini varederler.  Çehov&#8217;un şiirsel ve buruk gülmeceli üslubunu belirleyen bu iç eylem; kişilerin  &#8221;zımni&#8221; olarak kendilerini ortaya koymaları, &#8221;zımmen çatışma&#8221;ları, oyun  kişileri ile izleyici arasında bir uzaklık da yaratarak, izleyicinin  karşısındaki &#8221;yaşam tuhaflığı&#8221;nı eleştirel bir gözle izlenilip  yaşantılaştırmasına yol açar. Bu simgeci ve izlenimci psikolojik anlatım  bütünlüğü, yapısal birer öğe olarak zaman ve mekan ile de yakından bağıntılı; iç  eylem, zaman ve eşya ile doğrudan ilintilidir. Örneğin, geçen mevsimler,  çocukların büyüyüşü, geliş ve gidişler, zamanı iç yaşantıya, iç gelişime  bağlarken, -Martı&#8217;da olduğu gibi- oyunun dış mekandan gitgide iç mekana, açık ve  geniş alandan gitgide kapalı ve dar alana sıkışması da mekanı iç yaşantıya, iç  gelişime bağlar. Böylece, Çehov&#8217;un oyunlarında bütün yapısal öğelerin bütüncül  birliğiyle iç eylemlilik yoluyla kendiliğinden kurulan &#8221;atmosfer&#8221;, yaşamı da  kendi yansısı olarak sahnede vareder ve &#8221;insanlık komedyası&#8221;nı, yaşamın doğal  (çelişkin) gülmecesini oluşturur.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Çehov&#8217;un kaleme aldığı ilk oyunlarından günümüze yalnızca &#8221;Platanov&#8221; (1878)  kalmıştır. Mali (küçük) Tiyatro&#8217;nun geri çevirdiği bu oyun, Çehov&#8217;un daha  sonraki oyunlarının bütün öğelerini içermekle birlikte, uzun ve hantal yapısı  ile diyaloglar halinde yazılmış bir romandır. Gününün düşkırıklığına uğramış,  yüzeyde aydın tipini işleyen İvanov (1887), ciddi oyun doğrultusunda dış eylemi  öne çıkarır. Melodram ve romantik öğelerin kendini daha çok duyurduğu &#8221;Leşi&#8221;  (1889, Orman Cini) ise, geleneksel dramatik tarzdan ayrılarak, daha karmaşık ve  yargıdışı kalmaya yönelik bir oyun olup, Vanya Dayı&#8217;ya temellik eder. Çehov&#8217;un  &#8221;şakalar&#8221; olarak nitelendirdiği tek perdelik küçük oyunları, gülmece  yazarlığının ve Gogol-Turgenyev esinlenimleri uzantısında, vodvil ile farsı  birleştiren, kesintisiz bir eylem akışı içinde kesin çizgili kişileri işleyen  güldürülerdir; &#8221;Na Bolşoy Doroge&#8221; (1884, Dağ Yolunda) &#8221;Lebedinaya Pesniya&#8221;  (1888, Kuğunun Şarkısı), &#8221;Medved&#8221; (1888, Ayı), &#8221;Predlozheniye&#8221; (1888,  Teklif), &#8221;Svadba&#8221; (1889, Bir Evlenme), &#8221;O Vrede Tabaka&#8221; (1886, Tütünün  Zararları), &#8221;Yubiley&#8221; (1891, Jübile).</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Çehov, oyun yazarı olarak ününü 1898&#8217;de Moskova Sanat Tiyatrosu&#8217;nda oynanan &#8221;Çayka&#8221;  (1896, Martı) adlı, Rusya&#8217;da oyun yazarlığında yeni bir çığır açan oyunuyla  kazanmıştır. Sanatçının temel görevini ve yaşarken kendini doğrulamasını konu  alan ve &#8221;psikolojik-lirik&#8221; oyun tarzının ilk örneği olan oyunun başlıca  özelliği, Çehov&#8217;un öbür büyük oyunlarında da açıkça görüleceği gibi, gündelik  yaşamın görünüşte önemsiz olanın daha derin katlarına inerek, bunlara yüksek  düzeyde dramatik bir nitelik kazandırmasıdır. Çehov, &#8221;Martı&#8221;yı &#8221;komedya&#8221;  olarak nitelendirirken, yaşama uzaklık ile yaşamı ayrıcalık arasındaki çelişkiyi  işleyen &#8221;Dyadya Vanyı&#8221;yı (1899, Vanya Dayı) &#8221;taşra yaşamından sahneler&#8221;  olarak, duyarlı insanların istekleri ve düşleri ile çağdaş yaşamın bayağılığı  arasındaki çelişkiyi veren &#8221;Tri Sestri&#8221;yi (1900, Üç Kızkardeş) &#8221;dram&#8221;,  soyluluğun kaçınılmaz çöküşü ve yaşam değerleri ile yeni güçlerin ve kuşakların  değerleri arasındaki çelişkiyi yansıtan &#8221;Vişyovy sad&#8221;ı da (1903, Vişne  Bahçesi) yine bir &#8221;komedya&#8221; olarak nitelendirir. 19. ve 20. yüzyıl Rus ve  dünya edebiyatında derin etkiler bırakmış olan Çehov, bugün de en çok oynanan ve  yorumlanan oyun yazarlarından biri olma sıfatını korumaktadır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Öbür oyunları:<br />
Tatyana Repina (A. Suvorin&#8217;in aynı adlı oyununa ek, 1889),<br />
Tragik Po Nevole (Şaka, 1889; Kendi Yüzünden Tragedya Kahramanı Olan Adam),<br />
Noç Pered Sudom (Bitmemiş Komedya, 1891, Duruşma Öncesi Akşam).</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="center"><font face="Maiandra GD" size="2"> </font> <font face="Maiandra GD"> <span style="font-size: 15pt; font-weight: 700"><font color="#808080">|</font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> » Biyografiler &#8211; Kim Kimdir Sayfasına Dön! «</a><font color="#c0c0c0"> </font> <font color="#808080">|</font></span></font></p>
<p align="center"> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></p>
<p align="center"><span style="font-size: 8pt"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografi</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografiler</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Yaşam Öyküleri</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Kim Kimdir?</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Biyografi/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografi</font></a></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/anton-cehov-biyografi-hayati-kim-kimdir/">Anton Çehov – (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/anton-cehov-biyografi-hayati-kim-kimdir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çelebi Mehmet &#8211; (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/celebi-mehmet-biyografi-hayati-kim-kimdir/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/celebi-mehmet-biyografi-hayati-kim-kimdir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jan 2008 12:59:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ç]]></category>
		<category><![CDATA[Kim Kimdir?]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>
		<category><![CDATA[Çelebi Mehmet]]></category>
		<category><![CDATA[Çelebi Mehmet Kimdir Yaşamı Hayatı Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Hayati]]></category>
		<category><![CDATA[Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Şairlerin Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Sanatçıların Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Ünlülerin Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Öyküsü]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarların Biyografileri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/celebi-mehmet-biyografi-hayati-kim-kimdir/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çelebi Mehmet (Hayatı &#8211; Biyografisi) &#160; Osmanlı padişahlarının beşincisi Saltanatı: 1413-1421 Babası: Yıldırım Bayezid- Annesi: Devlet Hatun Doğumu: 1379 Vefatı: 26 Mayıs 1421 Osmanlı Devleti&#8217;nin ikinci kurucusu. Babası Sultan Yıldırım Bayezid Han, annesi Germiyanoğlu Süleyman Şah&#8217;ın kızı Devlet Hatun&#8217;dur. Küçüklüğünden itibaren devrin en yüksek alimlerinden ders aldı. Din ve fen ilimlerini öğrendi. 1393&#8217;te devlet idaresinde [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/celebi-mehmet-biyografi-hayati-kim-kimdir/">Çelebi Mehmet – (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><span style="font-family: 'Maiandra GD';"><span style="color: #0099cc;"><strong><span style="font-size: 22pt;"> Çelebi Mehmet<br />
</span></strong></span> <span style="color: #c0c0c0;"><span style="font-size: 8pt; font-weight: bold;">(Hayatı &#8211; Biyografisi)</span></span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Osmanlı padişahlarının beşincisi</span></p>
<p><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Saltanatı: 1413-1421<br />
Babası: Yıldırım Bayezid- Annesi: Devlet Hatun<br />
Doğumu: 1379 Vefatı: 26 Mayıs 1421</span></p>
<p><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Osmanlı Devleti&#8217;nin ikinci kurucusu. Babası Sultan Yıldırım Bayezid Han, annesi Germiyanoğlu Süleyman Şah&#8217;ın kızı Devlet Hatun&#8217;dur. Küçüklüğünden itibaren devrin en yüksek alimlerinden ders aldı. Din ve fen ilimlerini öğrendi. 1393&#8217;te devlet idaresinde tecrübe sahibi olmak üzere Amasya&#8217;ya sancak beyi tayin olundu.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Çelebi Mehmet, Ankara savaşından sonra parçalanan Osmanlı topraklarını yeniden bir idare altında birleştirmek için fetret devrinde (1402-1413) kardeşleri Süleyman, İsa ve Musa Çelebiler ile mücadele etti. En son 1413&#8217;te Çamurlu mevkiinde, Musa Çelebi kuvvetlerini bozguna uğrattıktan sonra, Edirne&#8217;de tahta çıktı. Böylece Osmanlı Devleti&#8217;ni karşılaştığı bu büyük bunalımdan kurtararak devletin birliğini sağlayan Çelebi Sultan Mehmet, ilk olarak elden çıkan toprakları geri almaya çalıştı.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">1414&#8217;te Anadolu üzerine yürüyerek Aydınoğlu Cüneyd beyin elinden Kayacık, Nif ve İzmir&#8217;i aldı. Karamanoğulları&#8217;na ait Konya&#8217;yı muhasara etti ise de İkinci Mehmet&#8217;in af dilemesi ve tabiiyetini arz etmesi üzerine barış yapıldı. Ancak Karamanoğlu&#8217;nun sözünde durmaması üzerine Sultan Mehmet, Şehri ikinci defa kuşatarak zaptetti (1415). Daha sonra yapılan antlaşmayla Konya&#8217;yı Karamanoğulları&#8217;na bırakan Sultan, Beypazarı, Sivrihisar, Akşehir, Yalvaç ve Beyşehir kalelerini ülkesine kattı.</span></p>
<p>[ad1]</p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Bundan sonra, evvelce Musa Çelebi ile birleşerek kendisine karşı hareket eden ve vergisini de göndermeyen Eflak beyi Mirça üzerine yürüyen Sultan, onu Yer-Göğü&#8217;de mağlup etti. Mirça, üç yıllık vergisini ödediği gibi, oğlunu da rehin olarak bıraktı. Rumeli&#8217;den dönüşünde Candaroğulları üzerine yürüdü. Tosya, Çankırı ve Kalecik&#8217;i ele geçirdi. 1416 ve 1420&#8217;de ilk defa Tuna ırmağının kuzeyine geçerek Basarabya&#8217;ya girdi.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Çelebi Mehmet devrinin en önemli iç hadisesi Şeyh Mahmut Bedrettin isyanıdır. İslam&#8217;a uymayan sapık fikirlerini halk arasında yayan Şeyh Bedrettin&#8217;in çıkardığı isyan kısa sürede Karaburun&#8217;dan Amasya&#8217;ya kadar yayıldı. Ancak ülkeye tek başına hakim olduğu günden beri Şeyh Bedrettin&#8217;in hareketlerini dikkatle takip eden Sultan, Şeyhin ve taraftarlarının başlattığı bu ayaklanmayı zamanında bastırmaya muvaffak oldu. Yakalanan Şeyh Bedrettin İslam alimlerinin fetvası üzerine idam edildi.</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Aynı yıl Rumeli&#8217;de taht mücadelesine giren ve Düzmece Mustafa olarak da bilinen kardeşi Mustafa Çelebi&#8217;yi yenilgiye uğrattı. Mustafa Çelebi kaçarak Bizans imparatoruna sığındı. Bu olaydan kısa bir müddet sonra Sultan, Edirne&#8217;de avlanırken rahatsızlandı ve çok geçmeden de 26 Mayıs 1421&#8217;de vefat etti. Naşı Bursa&#8217;ya getirilerek Yeşil Türbe&#8217;ye defnedildi.</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Osmanlı Devleti&#8217;nin ikinci kurucusu kabul edilen Çelebi Mehmet, sabırlı, azim ve irade sahibi, sözüne ve vaadine sadık, vakur bir hükümdar idi. Sekiz yıllık saltanatını Allhü tealanın dinine hizmet etmek ve yolunu yaymak için kuvvetli bir devlet kurmaya feda etti. Küçük ve büyük yirmi dört muharebede bulunarak kırka yakın yara aldı. İçte ve dışta daimi olarak din ve devlet düşmanlarıyla mücadele halinde iken yazdığı bir şiiri:</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">&#8220;Cihan hasm olsa, Hakk&#8217;tan nusret iste!</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Erenlerden dua vü himmet iste!&#8221;</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">beytiyle başlamaktadır.</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Çelebi Mehmet, memleketindeki refahtan diğer müslümanlara da pay vermek, Resul-i Ekrem&#8217;in mübarek komşularının dualarını almak için her sene onlara hediyeler gönderme adetini başlattı. Sürre alayı adı verilen bir heyetle gönderilen hediyeler, Mekke ve Medine&#8217;deki mübarek yerlerin tamir ve bakımı ile fakirlerin yiyecek ve giyecekleri için sarf edilirdi.<br />
[m2]<br />
</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Memleketin imarına büyük önem veren Sultan, Bursa&#8217;da Yeşil Türbe ile bir cami, medrese ve imaret, Edirne&#8217;de bir cami ve bedesten, Amasya&#8217;da da oğlu Kasım için bir türbe yaptırmıştır.</span></p>
<p align="justify">
<p align="center"><span style="font-family: 'Maiandra GD';"> <span style="font-size: 15pt; font-weight: bold;"><span style="color: #808080;">|</span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/"> » Biyografiler &#8211; Kim Kimdir Sayfasına Dön! «</a> <span style="color: #808080;">|</span></span></span></p>
<p align="center"><span lang="tr"><strong> <span style="font-size: 10pt; color: #ff0000; font-family: 'Maiandra GD';">Not:</span><span style="font-size: 10pt; color: #808080; font-family: 'Maiandra GD';"> İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</span></strong></span></p>
<p align="center"><span style="font-size: 8pt;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/"> <span style="color: #ffffff;">Biyografi</span></a><span style="color: #ffffff;">, </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/"> <span style="color: #ffffff;">Biyografiler</span></a><span style="color: #ffffff;">, </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/"> <span style="color: #ffffff;">Yaşam Öyküleri</span></a><span style="color: #ffffff;">, </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/"> <span style="color: #ffffff;">Kim Kimdir?</span></a><span style="color: #ffffff;">, </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Biyografi/"> <span style="color: #ffffff;">Biyografi</span></a></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/celebi-mehmet-biyografi-hayati-kim-kimdir/">Çelebi Mehmet – (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/celebi-mehmet-biyografi-hayati-kim-kimdir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çerkes Ethem &#8211; (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/cerkes-ethem-biyografi-hayati-kim-kimdir/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/cerkes-ethem-biyografi-hayati-kim-kimdir/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jan 2008 12:58:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ç]]></category>
		<category><![CDATA[Kim Kimdir?]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>
		<category><![CDATA[Çerkes Ethem]]></category>
		<category><![CDATA[Çerkez Ethem]]></category>
		<category><![CDATA[Çerkez Ethem Kimdir Yaşamı Biyografi Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Hayati]]></category>
		<category><![CDATA[Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Şairlerin Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Sanatçıların Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Ünlülerin Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Öyküsü]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarların Biyografileri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/cerkes-ethem-biyografi-hayati-kim-kimdir/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çerkes Ethem (Hayatı &#8211; Biyografisi) Büyük Çerkes sürgününde Kafkasya&#8217;nın Şapsığ yöresinden göçederek Bandırma&#8217;ya yerleşen bir Adıge ailesindendir. 1886 yılında Emre Köyü&#8217;nde doğdu. Pşevu Ali Bey&#8217;in oğludur. Rüşdiyeyi ve Küçük Zabit Mektebi&#8217;ni bitirdi. Balkan Savaşları&#8217;na katılarak yaralandı. Birinci Dünya Savaşı&#8217;nda Sencer Eşref Bey&#8217;in yönetimindeki Teşkilat-ı Mahsusa&#8217;da çalıştı. Dr.Hanakhe Reşit Bey&#8217;in (Diyarbekir Valisi) ve Aşharuva Rauf (Orbay) [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/cerkes-ethem-biyografi-hayati-kim-kimdir/">Çerkes Ethem – (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font face="Maiandra GD"><font color="#0099cc"><strong><span style="font-size: 22pt"> Çerkes Ethem<br />
</span></strong></font> <font color="#c0c0c0"><span style="font-size: 8pt; font-weight: 700">(Hayatı &#8211;  Biyografisi)</span></font></font></p>
<p align="justify">  <font face="Maiandra GD" size="2"> Büyük Çerkes sürgününde Kafkasya&#8217;nın Şapsığ yöresinden göçederek Bandırma&#8217;ya  yerleşen bir Adıge ailesindendir. 1886 yılında Emre Köyü&#8217;nde doğdu. Pşevu Ali  Bey&#8217;in oğludur. Rüşdiyeyi ve Küçük Zabit Mektebi&#8217;ni bitirdi. Balkan Savaşları&#8217;na  katılarak yaralandı. Birinci Dünya Savaşı&#8217;nda Sencer Eşref Bey&#8217;in yönetimindeki  Teşkilat-ı Mahsusa&#8217;da çalıştı. Dr.Hanakhe Reşit Bey&#8217;in (Diyarbekir Valisi) ve  Aşharuva Rauf (Orbay) Bey&#8217;in emrinde Irak ve İran&#8217;da görev yaptı. Bu arada  yaralanarak Bandırma&#8217;ya döndü. Mütareke devresinin başlangıcında İzmir yöresinde  bazı siyasi eşkıyalık olaylarına adı karıştı. Yunanlıların İzmir ve çevresini  işgali üzerine Anadolu&#8217;ya geçen Aşharuva Rauf Bey&#8217;in ve Zaraho Bekir Sami Bey&#8217;in  uyarılarıyla Yunanlılara karşı eyleme geçti. </font></p>
<p align="justify">  <font face="Maiandra GD" size="2"> </font></p>
<p align="justify">
<table style="border-collapse: collapse" align="left" border="0" bordercolor="#111111" cellpadding="0" cellspacing="0" height="250" width="250">
<tr>
<td height="267" width="173"><!--adsense#reklam_250x250--></td>
</tr>
</table>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Ağabeyleri Reşit ve Yüzbaşı Tevfik Bey&#8217;lerle birlikte Bursa ve Balıkesir  yöresindeki Kafkas göçmenleri arasından topladığı gönüllülerle önce Ayvalık,  sonra da Akhisar ve Salihli yörelerinde Yunanlılara karşı savaştı. Örgütçü  yeteneğiyle diğer bazı Kuvay-ı Milliye çetelerini de tasfiye edip kendi  güçlerine katarak Yunanlılara karşı sağlam bir cephe oluşturdu. Yunan  ilerlemesinin &#8220;Milen Hattı&#8221; üzerinde durdurulmasında en büyük rolü aldı.  Emrindeki atlı güçlere 14. Kolordu Komutanı Met İzzet Yusuf Paşa tarafından &#8220;Kuvay-ı  Seyyare&#8221; adı verilmişti. 1920 yılı boyunca birlikleri, zaman zaman Yunan  cephesine çekilerek Marmara yöresi ve İç Anadolu&#8217;daki karşı ihtilal  hareketlerinin bastırılmasında vurucu güç olarak kullanıldı. Bu suretle TBMM&#8217;nin  toplanarak ülkenin kaderini eline almasında önemli bir rol oynadı.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Düzce, Adapazarı, Çorum, Yozgat gibi ayaklanma bölgelerinden toplayarak  güçlerine kattığı yeni gönüllülerle daha da güçlenerek TBMM hükümetinin dayanağı  en güçlü Kuvay-ı Milliye Komutanı haline geldi. Kendisine resmen &#8220;Milli  Kahraman&#8221; ünvanı verilerek TBMM&#8217;nde ayakta karşılandı. Fakat birliklerinin  kendine özgü yapısı ve genellikle Kafkas göçmenlerinden oluşması kuşkular  yarattığı gibi, ayaklanma bölgelerinde verdiği yersiz idam kararları ve köyleri  yaktırması hemşehrileri arasında da kendisine karşı antipati uyandırmaya  başlamıştı. İç Anadolu&#8217;da Çapanoğulları&#8217;nın yönlendirdiği karşı ihtilal  hareketini bastırmak için Yozgat yöresinde bulunduğu sırada, Yunanlıların iki  koldan saldırıya geçerek Bursa, Balıkesir ve Uşak yörelerini işgal etmeleri  üzerine tekrar bu cepheye çağrıldı. Düşman saldırısının durdurulmasında büyük  başarısı görüldü ve Demirci yöresindeki savaşlarda üstün Yunan güçlerine karşı  büyük bir başarı kazandı. Batı Cephesi Komutanı Ali Fuat Paşa&#8217;nın Moskova  Büyükelçiliği&#8217;ne atanarak yerine İsmet Bey&#8217;in getirilmesinden sonra Ethem Bey ve  kardeşleri ile Mustafa Kemal Paşa ve hükümet arasındaki anlaşmazlıklar  belirginleşmeye başladı. Bir yandan Nizami Ordu&#8217;nun güçlendirilmesi için bir  engel olarak görülen Kuvayı Seyyare öte yandan da Anadolu ihtilaline el koymaya  çalışan sol akımlar ve Enver Paşa taraftarları için hazır bir potansiyel olarak  değerlendiriliyordu.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Ethem Bey&#8217;in Yozgat ayaklanmasının bastırılması sırasında hükümet üzerinde  giriştiği bazı güç gösterilerinden de kuşkulanan Mustafa Kemal Paşa, sol eğimli  Yeşilordu Cemiyeti gibi Kuvayı Seyyare&#8217;yi de dağıtmaya karar vermişti. Durumu  değerlendiremeyen Ethem Bey ve kardeşleri çeşitli olaylar karşısında yaptıkları  hissi çıkışlarla siyasi hasımlarının eline yeni kozlar verdiler. Met Yusuf İzzet  Paşa, Hakkı Behiç Bey gibi aydın ve niyetli hemşehrileri tarafından kendilerine  yapılan bazı uyarıları da değerlendiremediler. Böylece 1920 yılı sonunda,  Mustafa Kemal Paşa, bir yandan Pşevu kardeşleri gelen giden kurullarla oyalarken  bir yandan da meclise haber vermeksizin Batı Cephesi birliklerini Kuvayı Seyyare  üzerine sevketti. Diğer düzensiz Kuvayı Milliye güçlerinden de bir yardım  sağlamayan ve Yunana orduları ile Türk Nizamı orduları arasında sıkışan Ethem  Bey, Yunanlılarla bir mütareke yaparak küçük çarpışmalarla geri çekilmeye  başladı. Bu arada infiale kapılarak TBMM&#8217;ne çektiği hakaretamiz telgraf,  TBMM&#8217;nde bütünüyle aleyhine dönmesine neden oldu. Lozan Anlaşması&#8217;ndan sonra da  150&#8217;lik listeye dahil edildi. Bunun üzerine önce Mısır&#8217;a sonra da Ürdün&#8217;e giden  Ethem Bey buradaki Kafkas göçmenleri arasında sessizce yaşadı. Kardeşlerinin  aksine, 150&#8217;liklerin affından sonra da Türkiye&#8217;ye dönmedi. 1948 yılında Amman&#8217;da  öldü ve bir Çerkes mezarlığına gömüldü.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">ESERLERİ</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Anılarım<br />
Çerkes Ethem<br />
Berfin Yayınları / Anı Dizisi</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="center"><font face="Maiandra GD" size="2"> </font> <font face="Maiandra GD"> <span style="font-size: 15pt; font-weight: 700"><font color="#808080">|</font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> » Biyografiler &#8211; Kim Kimdir Sayfasına Dön! «</a><font color="#c0c0c0"> </font> <font color="#808080">|</font></span></font></p>
<p align="center"> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></p>
<p align="center"><span style="font-size: 8pt"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografi</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografiler</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Yaşam Öyküleri</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Kim Kimdir?</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Biyografi/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografi</font></a></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/cerkes-ethem-biyografi-hayati-kim-kimdir/">Çerkes Ethem – (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/cerkes-ethem-biyografi-hayati-kim-kimdir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çaka Bey &#8211; (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/caka-bey-biyografi-hayati-kim-kimdir/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/caka-bey-biyografi-hayati-kim-kimdir/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jan 2008 12:56:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ç]]></category>
		<category><![CDATA[Kim Kimdir?]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>
		<category><![CDATA[Çaka Beğ]]></category>
		<category><![CDATA[Çaka Bey]]></category>
		<category><![CDATA[Çaka Bey Kimdir Yaşamı Hayatı Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Hayati]]></category>
		<category><![CDATA[Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Şairlerin Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Sanatçıların Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Ünlülerin Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Öyküsü]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarların Biyografileri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/caka-bey-biyografi-hayati-kim-kimdir/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çaka Bey (Hayatı &#8211; Biyografisi) Alpaslan, Anadolu&#8217;yu fethettikten sonra, birçok Türkmen beyleri iç Anadolu&#8217;ya doğru fetihlerine devam ettiler. Bunlardan Afşin, Orta Anadolu&#8217;da, Kutulmuş oğlu Süleyman Bey de İznik taraflarında savaşırken yine bir Türkmen Beyi olan Çaka Bey de İzmir ve yöresini fethederek burada bir Türk Beyliği kurmuştu. &#160; Çaka Bey, İzmir Beyliği(1081-1097)&#8217;nin kurucusudur. İzmir Beyliği&#8217;nin [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/caka-bey-biyografi-hayati-kim-kimdir/">Çaka Bey – (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font face="Maiandra GD"><font color="#0099cc"><strong><span style="font-size: 22pt"> Çaka Bey<br />
</span></strong></font> <font color="#c0c0c0"><span style="font-size: 8pt; font-weight: 700">(Hayatı &#8211;  Biyografisi)</span></font></font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"> </font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Alpaslan, Anadolu&#8217;yu fethettikten sonra, birçok Türkmen  beyleri iç Anadolu&#8217;ya doğru fetihlerine devam ettiler. Bunlardan Afşin, Orta  Anadolu&#8217;da, Kutulmuş oğlu Süleyman Bey de İznik taraflarında savaşırken yine bir  Türkmen Beyi olan Çaka Bey de İzmir ve yöresini fethederek burada bir Türk  Beyliği kurmuştu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Çaka Bey, İzmir Beyliği(1081-1097)&#8217;nin kurucusudur. İzmir Beyliği&#8217;nin Türk  tarihindeki önemi, bu beyliğin kurucusu Çaka Beyin ilk Türk Derya Kaptanı  oluşundan, bir donanma meydana getirerek Ege Denizi&#8217;nde hâkimiyet kurmasından  ileri gelir.<br />
Çaka Bey, Oğuzların Çavuldur boyundan idi. Anadolu&#8217;nun fethi sırasında,  Danişmend Gazi&#8217;nin kumandanlarından biri olarak Malatya dolaylarında başarılı  çalışmalar gösterdi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Fakat katıldığı akınlardan birinde Bizans Kumandanı Aleksandros&#8217;a esir düştü ve  İstanbul&#8217;a götürüldü. Burada, üstün yetenekleriyle imparatorun dikkatini çekti  ve saraya alındı. Soyluluk unvanı ile bazı imtiyazlar da elde etti. Yunanca  öğrendi. Ayrıca Bizans&#8217;ın güçlü ve zayıf taraflarını öğrenmiş oldu.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"></font></p>
<table style="border-collapse: collapse" align="left" border="0" bordercolor="#111111" cellpadding="0" cellspacing="0" height="250" width="250">
<tr>
<td height="267" width="173"><!--adsense#reklam_250x250--></td>
</tr>
</table>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">1081 yılında Bizans tahtına I. Aleksios Komnenos çıkınca saraydan  uzaklaştırıldı. Kutulmuşoğlu Süleyman Şah ile Bizans arasındaki anlaşmaya göre  Türklere bırakılan İzmir bölgesine gitti. Bizans&#8217;taki kargaşalıktan yararlanarak  beyliğini ilân etti.<br />
Türk tarihlerinin adından pek az bahsettiği Çaka Bey&#8217;in maceralarını, Bizans  İmparatoru Aleksi Komnen&#8217;in kızı Anna&#8217;nın yazdığı bir eserden öğrenmekteyiz.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Çaka Bey, Anadolu&#8217;ya akın eden gazilerin en genci idi. O da silah arkadaşları  gibi nam kazanmak üzere akınlara karışmış; önce Kastamonu ve Bolu taraflarında  savaştıktan sonra İzmir taraflarına gitmişti. Bu havalideki savaşlarda  gösterdiği cesaret dolayısıyla şan almıştı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bizans İmparatoru, İzmir&#8217;den Türkleri atmak üzere bu bölgeye bir kuvvet  göndermişti. 1081 tarihinde İzmir&#8217;e gelen meşhur Bizans komutanlarından Kabalika  Alexander Türklerle muharebe ederken eline yiğit bir delikanlı esir düştü.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu ele avuca sığmayan delikanlı, komutanın dikkatini çekti. Bu genç çok  yakışıklı ve pek de sevimli idi. Adı Çaka idi. Bizanslıların yaptığı araştırma  sonunda onun Türkmen Beylerine mensup olduğu anlaşıldı. Bizans komutanı  zaferinin bir nişanesi olmak üzere Çaka&#8217;yı o zaman İmparator bulunan Nikaforos&#8217;a  gönderdi. Çaka Bey, Türkmen kıyafetiyle Bizans sarayına getirildi. İmparator,  gence:<br />
Adın ne ?<br />
Dediği zaman, O, vakur ve yiğit bir tavırla:<br />
Çaka! Dedi.<br />
Çaka&#8217;nın erkek tavırları İmparatorun çok hoşuna gitti. Gülümseyerek:<br />
Bu sarayda senin unvanın &#8216;Protonolilismus&#8217; olsun! diye iltifatta bulundu. Çaka,  diğer esirler gibi ağır işlerde kullanılmayıp, sarayda alıkonulmasından memnun  olmuştu. Burada Homeros&#8217;un İlyada adlı meşhur eserini okuyacak kadar Yunanca  öğrendi.<br />
Asil bir soydan gelen Çaka, Bizans sarayında bir şehzade muamelesi görmekte idi.  Fakat Bizans tahtına Aleksi Kommen&#8217;in geçmesi üzerine Çaka&#8217;nın hayatında yeni  bir devir açıldı. Yeni imparator, Çaka&#8217;dan hoşlanmamıştı. Onu sarayda kazandığı  bütün imtiyazlardan mahrum etti. Saraydan da çıkardı. Esasen kabına sığmayan  Çaka için bu zaten çoktan beri arzu edilmekte idi. Bir fırsatını bularak  İstanbul&#8217;dan İzmir&#8217;e kaçmaya muvaffak oldu. Bu maceradan sonra onu, müstakil bir  Türk Beyi olarak görmekteyiz.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Çaka Bey, İzmir&#8217;e gelir gelmez, Türkmen oymaklarından birçok yiğitleri başına  topladı. Bu kuvvetlerle İzmir şehrine taarruz ederek burayı Rumların elinden  almaya muvaffak oldu. Bu suretle İzmir&#8217;in ilk fatihi Türkmen beylerinden Çaka  Bey&#8217;dir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Çaka Bey fethettiği İzmir şehrinde bir Türk Beyliği kurarak hükümdarlığını ilan  etti. O tarihlerde Efes şehrini de yine Türkmen Beylerinden olan Tanrıvermiş Bey  zaptetmişti. Çaka Bey, İzmir&#8217;de evlendi. Bir müddet sonra bir kız çocuğu dünyaya  geldi. Çaka Bey&#8217;in, Yalvaç adında bir erkek kardeşi vardı. Çaka Bey, İzmir&#8217;e ve  Ege Denizi adalarına sahip olmak için bir donanmaya ihtiyaç olduğunu hissetti.  Bu sebeple İzmir limanında elde ettiği ustalar vasıtasıyla bir donanma meydana  getirmeye muvaffak oldu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Akdeniz&#8217;de Türklerin ilk denizcisi Çaka Bey&#8217;dir. Meydana getirdiği bu Türk  donanması ile Ege Denizi&#8217;ne açıldı. İlk defa Türk Bayrağını Akdeniz&#8217;de  dalgalandıran deniz kahramanımız olmak vasfını kazandı. Onun donanması kırk  gemiden ibaretti. Bu gemilerin üstü kapalı yapılmıştı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Çaka Bey, bu donanması sayesinde ilk defa Foça şehrini zaptetti. Bundan sonra  gemileriyle Midilli adası önüne gelerek onları harp düzeninde dizdi. Midilli  Valisi Alpos&#8217;a, adanın teslimi için haber gönderdi. Kan dökülmeden bu adanın  tesliminin kendisi için hayırlı olacağını bildirdi. Midilli Valisi, Türk  donanmasından korkarak bir gemi ile İstanbul&#8217;a kaçtı. Türk askerleri Midilli  Adasına girerek şehrin kalelerine Türk bayrakları çektiler.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Çaka Bey Midilli&#8217;yi fethettikten sonra Sakız Adasına da asker çıkararak bu adayı  da elde etti. Bir yıl sonra da Sisam ve Rodos adalarına asker çıkararak bu iki  adayı da mülküne kattı. Bu suretle Ege Denizi&#8217;nin irili ufaklı adaları İzmir  Türk Beyliği&#8217;ne geçmişti.<br />
Çaka Bey&#8217;in adaları birer birer zaptetmesi üzerine Bizans İmparatoru Aleksi  Kommen, iki kumandan idaresinde bir Bizans donanmasını Akdeniz&#8217;e gönderdi. Çaka  Bey&#8217;in kaptanlık yaptığı donanma, Bizans gemileriyle harbe tutuşarak birçoğunu  batırdı. Diğerleri de Boğazı geçerek Marmara&#8217;ya kaçtılar. Birkaç gemileri de  Türklerin eline geçti. Türklerin, Akdeniz&#8217;de Bizanslılara karşı ilk zaferleri bu  deniz savaşı olmuştur. Karalarda her zaman muzaffer olan Türkler, kısa bir  zamanda denizci olmuşlardı.<br />
Çaka Bey&#8217;in bu başarısını gören Bizans İmparatoru, bu defa meşhur kaptanlarından  Konstantin adında bir amiral tayin ederek Türklerin üzerine ikinci bir donanma  daha gönderdi. Bu gemilerin içinde 500 kadar da Flandr&#8217;lı şövalye vardı.  Donanma, Sakız Adasına yanaşarak asker çıkardı, kaleyi muhasara etti. Kaleyi  müdafaa eden Türk askerleri, düşmanı içeri sokmadılar. Bu esnada Çaka Bey,  İzmir&#8217;de bulunuyordu. Düşmanın geldiğini duyar duymaz, donanmasıyla Sakız  Adasına hareket etti. Gemilerin birbirine zincirlerle bağlayarak hilal şeklinde  düşmana doğru ilerledi. Bunu gören Bizans komutanı, bilmediği bu yeni harp  usulünden adeta ürktü. Türkler geminin içinde davul ve zurnalar çalıyorlar,  kılıçlarını havada döndürüyorlardı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Türkler harbe gitmiyor, sanki bir bayram şenliği içinde bulunuyorlardı.  Türklerin bu neşesi ve galeyanı Bizanslıların maneviyatı üzerinde tesir yaptı.  Bu gemiler bir kale gibi yanaşık nizamda Bizans gemilerine yaklaşınca düşmanı  bir ok yağmuruna tuttular. Sonra da yelkenlerini tutuşturmak için yağlı  paçavralar atmaya başladılar. Bu hali gören Bizans, gemilerini geriye çekerek  başka bir limana çekildi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bunun üzerine Çaka Bey Sakız Adasına çıktı. Türklerin karşısına atlı ve zırhlı  şövalyeler uzun mızraklarıyla çıkıverdiler. Türkler bunları görünce derhal  kılıçlarını bellerine takarak üç sıra olmak üzere yere diz çöktüler,  şövalyelerin atlarına nişan alarak teker teker vurmaya başladılar. Hepsi yaya  bırakılmışlardı. Durumu gören Türk askerleri Allah! Allah! diyerek yalın kılıç  şövalyelerin üzerine yıldırım gibi atıldılar. İki kuvvet birbirine girmiş, kavga  şiddetlenmişti. Düşman askerleri, Türkün kuvvetle salladığı kılıçlarla üçer  beşer yere devriliyorlardı. Düşman askeri paniğe uğradı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Çaka Bey, Sakız Harbinden de muzaffer olarak çıkmıştı.<br />
Çaka Bey, bu zaferleri kazandıktan sonra kafasında büyük bir plan hazırladı.  Çanakkale Boğazını geçerek Trakya&#8217;yı elde edecekti. Balkanlarda yaşayan Peçenek  ve Hıristiyan Oğuzlardan bir ordu vücuda getirerek İstanbul&#8217;u zaptetmeğe karar  verdi. Bu planını yerine getirmek için Balkanlardaki Peçeneklerle anlaştı.  Peçenekler büyük bir ordu hazırlayıp İstanbul üzerine yürüyecekleri sırada  Bizans İmparatoru bu tehlikeyi önlemek üzere aslı Türk olan Kumanlarla anlaştı.  Onlara büyük vaadlerde bulundu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu iki Türk kuvveti, 29 Nisan 1091 tarihinde birbirlerine insafsızca  saldırdılar. Kumanlar, Peçenek Türklerini katlettiler. Evlerini yaktılar.  Çocuklarına varıncaya kadar binlercesini kılıçtan geçirdiler. Çaka Bey  Peçeneklere yardıma gelememişti.<br />
1092 yılında Çaka Bey, Anadolu Selçuklu Sultanı I. Kılıçaslan&#8217;la bir dostluk  kurdu. O zamanlar Anadolu&#8217;nun en kuvvetli orduları Kılıçaslan&#8217;ın kumandasında  bulunmakta idi. İznik şehrini hükümet merkezi yapan I. Kılıçaslan, durmadan  Bizanslıların şehirlerini zaptetmekte idi. Çaka Bey, Selçuklu Türkleriyle  dostluğunu kuvvetlendirmek için kız kardeşini I. Kılıçaslan&#8217;a vermek suretiyle  akraba olmuştu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Çaka Bey, Çanakkale taraflarını da ele geçirdikten sonra, Edremit şehrini  mülküne kattı. Onun, Balkanlardaki Peçenekleri teşkilatlandırması, Çanakkale&#8217;yi  alarak Marmara&#8217;ya doğru ilerlemesi, Bizans İmparatorunu fena halde ürkütüyordu.  Çaka Bey&#8217;i, kuvvetle değil de hile ile yok etmeyi tasarladı. Bunu  gerçekleştirmek için de Kılıçaslan&#8217;la bir anlaşma yaptı. Anlaşmaya göre  Selçuklular, Çaka Bey&#8217;in Marmara&#8217;ya doğru ilerlemesine mani olacaklardı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Çevrilen dolaptan haberi olmayan Çaka Bey, kuvvetleriyle durmadan Marmara  sahillerinde ilerliyordu. Hatta Aydos&#8217;a kadar gelmişti. Halbuki bu bölgeler  Selçuklu Sultanlığı hakimiyetinde bulunuyordu. Çaka Bey, birden bire karşısında  Selçuklu ordularını gördü. Çaka Bey, I. Kılıcaslan&#8217;la boy ölçüşemezdi. Bunun  için Kılıçaslan&#8217;la bir müzakereye girişti. Çaka Bey&#8217;in, Selçukluların  Bizanslılarla gizli bir anlaşma yaptıklarından haberi yoktu Serbestçe,  akrabasının karargahına gitti. Çaka Bey, aynı zamanda Selçuklular için de artık  bir tehlike olmuştu. Kendisine, Kılıçaslan&#8217;ın karargahında mükellef bir ziyafet  verildi. Bu ziyafette yenilip içildiği esnada I. Kılıçaslan, birden bire  kılıcını çekerek Çaka Bey&#8217;e hücum etti ve onu öldürdü.<br />
Bizans ve Selçuklular için bir tehlike olan Çaka Bey, bu surette ortadan  kaldırılmış bulunuyordu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Ege bölgesinin ilk fatihlerinden olan Çaka Bey, böyle bir hilenin kurbanı olup  öldüğü sırada tarih 1097 idi. Böylece, İzmir Beyliği kuruluşundan sadece 16 yıl  sonra yıkılmış oldu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="center"><font face="Maiandra GD" size="2"> </font> <font face="Maiandra GD"> <span style="font-size: 15pt; font-weight: 700"><font color="#808080">|</font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> » Biyografiler &#8211; Kim Kimdir Sayfasına Dön! «</a><font color="#c0c0c0"> </font> <font color="#808080">|</font></span></font></p>
<p align="center"> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></p>
<p align="center"><span style="font-size: 8pt"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografi</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografiler</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Yaşam Öyküleri</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Kim Kimdir?</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Biyografi/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografi</font></a></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/caka-bey-biyografi-hayati-kim-kimdir/">Çaka Bey – (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/caka-bey-biyografi-hayati-kim-kimdir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çağrı Bey &#8211; (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/cagri-bey-biyografi-hayati-kim-kimdir/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/cagri-bey-biyografi-hayati-kim-kimdir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jan 2008 12:55:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ç]]></category>
		<category><![CDATA[Kim Kimdir?]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>
		<category><![CDATA[Cagri Beg]]></category>
		<category><![CDATA[Çağrı Bey]]></category>
		<category><![CDATA[Çağrı Bey Kimdir Yaşamı Hayatı Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Hayati]]></category>
		<category><![CDATA[Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Şairlerin Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Sanatçıların Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Ünlülerin Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Öyküsü]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarların Biyografileri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/cagri-bey-biyografi-hayati-kim-kimdir/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çağrı Bey (Hayatı &#8211; Biyografisi) Büyük Selçuklu Devletinin kurucularından. Selçukluların ilk hükümdârı Tuğrul Beyin kardeşidir. 990 yılında doğdu. Künyesi Ebû Süleymân olan Dâvûd Çağrı Bey, Horasan bölgesinin emîri idi. Târihçi Beyhekî ve Gerdizî onu dâimâ Dâvûd ismiyle zikretmişlerdir. Diğer kaynaklarda da öbür isimleri geçmektedir. Seyhun ve Ceyhun nehirleri arasında yer alan meşhur ilim ve irfân [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/cagri-bey-biyografi-hayati-kim-kimdir/">Çağrı Bey – (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font face="Maiandra GD"><font color="#0099cc"><strong><span style="font-size: 22pt"> Çağrı Bey<br />
</span></strong></font> <font color="#c0c0c0"><span style="font-size: 8pt; font-weight: 700">(Hayatı &#8211;  Biyografisi)</span></font></font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"> </font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Büyük Selçuklu Devletinin kurucularından. Selçukluların ilk  hükümdârı Tuğrul Beyin kardeşidir. 990 yılında doğdu. Künyesi Ebû Süleymân olan  Dâvûd Çağrı Bey, Horasan bölgesinin emîri idi. Târihçi Beyhekî ve Gerdizî onu  dâimâ Dâvûd ismiyle zikretmişlerdir. Diğer kaynaklarda da öbür isimleri  geçmektedir.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Seyhun ve Ceyhun nehirleri arasında yer alan meşhur ilim ve irfân bölgesi  Mâverâünnehr&#8217;de Oğuz Türklerini etrâfında toplayan Selçuk Beyin vefâtından  sonra, ülkenin idâresi oğulları arasında taksim edilmişti. Büyük bir kısmı oğlu  Mikail Beye verilmişti. Yabgu ünvanını taşıyan Mikail Beyin vefâtından sonra  ülkenin idâresi oğulları Dâvûd Çağrı Bey ile Mehmed Tuğrul Beye kaldı. İki  kardeş, Karahanlı Hakanı İsrâil Arslan Yabgu&#8217;yu reis tanıyıp, Gaznelilerle olan  mücâdelesine katıldılar.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"></font></p>
<table style="border-collapse: collapse" align="left" border="0" bordercolor="#111111" cellpadding="0" cellspacing="0" height="250" width="250">
<tr>
<td height="267" width="173"><!--adsense#reklam_250x250--></td>
</tr>
</table>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Çağrı Bey, 1016&#8217;da Mâverâünnehr&#8217;den Bizans ülkeleri üzerine cihâda çıktı.  Horasan bölgesine gelerek oradaki Türkmenleri etrâfına topladı. Buradan Irak-ı  Acem bölgesine geçerek Bizans&#8217;a bağlı Ermeni Vaspurakan ve Ani krallıkları ile  Âzerbaycan&#8217;da muhârebeler yaptı. 1016&#8217;dan 1022 senesine kadar altı yıl boyunca  Bizans hududunda Ermeni ve Hıristiyan Gürcü krallıklarıyle savaştı. Birçok  muvaffakiyetler ve ganîmet kazanan Çağrı Bey, tekrar Mâverâünnehr&#8217;e döndü. 1025&#8217;te  Mâverâünnehr&#8217;e geçen Sultan Mahmud Gaznevî, Türkmenlerin ve Selçukluların reisi  Arslan Yabgu&#8217;yu esir edip Hindistan&#8217;a gönderince, ülke halkının bir kısmı  Gaznelilerin tâbiiyeti altına girdi. Bir kısmı ise Tuğrul ve Çağrı beylere  katılarak ordularını güçlendirdiler. Böylece iki kardeş, amcaları Mûsâ Yabgu ile  birlikte Türkmenlerin reisi oldular. Mâverâünnehr bölgesinde râhat ve huzur  içinde devleti idâre eden Selçuklu liderleri, muhâfızları durumundaki Ali Tigin&#8217;in  1034&#8217;te vefâtı üzerine zor durumda kaldılar. Buhârâ ve Harezm emirleri  tarafından baskı altına alındıklarından, Horasan&#8217;a geçmek zorunda kalan Çağrı ve  Tuğrul beyler, Gazneli Sultanı Mes&#8217;ûd&#8217;un Horasan vâlisine mürâcat ederek  sürüleri için Sultan&#8217;dan yaylak ve kışlak istediler. Fakat istekleri kabul  edilmediği gibi o bölgeden uzaklaştırmak için üzerlerine büyük bir ordu  gönderildi. Nisa yakınlarında yapılan harbi Selçuklu liderleri Tuğrul ve Çağrı  beyler kazandılar (1035).</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu muvaffakiyetleri üzerine Gazneli Sultan Mes&#8217;ûd, Selçuklu reisleriyle  müzâkerelere girişti ve isteklerini fazlasıyla verdiği gibi, birçok imtiyazlar  da tanıdı. Sultan Mes&#8217;ûd, Dihkan ve Dihistan bölgelerini vermesine karşılık,  onların Oğuzlara karşı durmalarını şart koştu. Ancak Selçuklular, Oğuz  boylarının akınlarına mâni olamadıklarından bir kere daha Sultan Mes&#8217;ûd ile  karşı karşıya geldiler. Sultan&#8217;ın gönderdiği büyük bir orduyu da mağlûb ettiler.  Hattâ Çağrı Bey, kendisine saldıran Cürcan vâlisini mağlûb ederek 1037&#8217;de Merv  şehrini ele geçirdi. Burada &#8216;Melikü&#8217;l-mülûk&#8217; ünvânıyla hükümdârlığını îlân  ederek adına hutbe okuttu. Bunu duyan Gazneli kumandanı Subaşı, taarruz için  aldığı kesin emre uyarak Selçuklular üzerine yürüdü. Serahs civârındaki Talhâb  denilen yerde iki gün süren şiddetli muhârebede Selçuklular bir zafer daha  kazandılar (1038) ve Herat şehrini de ele geçirdiler. Aynı yıl Tuğrul Bey  Nişabur&#8217;da Büyük Selçuklu Devletinin ilk hükümdârı olarak sultan îlân edildi.  Durumun vehâmetini ve Selçukluların gittikçe kuvvetlendiğini gören Sultan Mes&#8217;ûd,  büyük bir orduyla Selçuklular üzerine yürüyerek Cürcan&#8217;ı geri aldı. Belh  şehrinden geçerek Karahanlılardan Böri Tigin&#8217;in tâbiliğini sağlamak için  Mâverâünnehr ülkesine girdi. Ancak Çağrı Beyin üzerine geldiğini haber alınca,  geri döndü ve 1039 yılı Nisanında, Çağrı Beyin kuvvetleriyle Aliâbâd Ovasında  yaptığı muhârebede nisbî bir başarı sağladı. Ancak kesin bir netîceye varmak  istediğinden yeniden Çağrı Beyin üzerine kuvvet sevk etti. Buna karşılık Çağrı  Bey, vur-kaç taktiğiyle Gazneli kuvvetlerine ağır kayıplar verdirdi. Netîcede  Selçukluların geleceğini tâyin edecek muhârebe 23 Mayıs 1040&#8217;ta Dandanakan  Ovasında Gaznelilere karşı yapıldı. Başkumandanlığını Çağrı Beyin yaptığı  harpte, Selçuklular, parlak bir zafer kazanarak, Gazneli ordusunu perişân  ettiler. Sultan Mes&#8217;ûd güçlükle canını kurtardı ise de karargâhı ve bütün  hazînesi ele geçirildi. Bu başarı üzerine birçok Türkmen boyları Selçuklulara  iltihâk etti.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Dandanakan Savaşından sonra yapılan kurultayda, eski Türk devlet an&#8217;anesi  gereğince, ülkeyi kendi aralarında bölüştüler. Buna göre, Tuğrul Bey Irak-ı Acem  bölgesi üzerine, Çağrı Bey ise Horasan&#8217;ın kuzey bölgesi ile Gaznelilerin elinde  bulunan topraklar üzerinde fütûhât yapacaklardı. Mûsâ Yabgu ise, Herat ve Sistan  bölgesi fütûhâtına memur edildi. Bu plâna göre hareket eden Çağrı Bey, 1040&#8217;ta  Belh&#8217;e yürüdü ve Sultan Mes&#8217;ûd&#8217;un oğlu Mevdûd kumandasındaki yardımcı kuvvetleri  bozarak şehri ele geçirdi. Şehrin kumandanı Altun-Tak da Çağrı Beyin emri altına  girdi. Belh&#8217;ten sonra Cürcan, Badgis, Hutlan ve Tuharistan şehirlerini de  hâkimiyeti altına alan Çağrı Bey, Merv şehrini hükümet merkezi yaptı. 1044&#8217;te  Çağrı Beyin hastalanmasını fırsat bilen yeni Gazne Sultanı Mes&#8217;ûd&#8217;un oğlu Mevdûd,  Belh ve Tuharistan&#8217;ı geri almak için ordular sevk etti ise de bu kuvvetler Çağrı  Beyin oğlu Alparslan tarafından mağlûb edildiler. Bir müddet sonra sıhhatı  düzelen Çağrı Bey, Tirmüz şehrini de ele geçirdi. Belh, Tuharistan ve diğer bâzı  şehirleri oğlu Alparslan&#8217;a vererek Gaznelilerle mücâdeleye memur eden Çağrı Bey,  diğer oğullarını da ayrı yerlerde vazîfelendirdi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Büveyhoğulları hükümdarı Ebû Kalicar&#8217;ın 1048&#8217;de vefâtı üzerine Çağrı Bey,  oğullarından Kavurt Beyi büyük bir ordu ile Büveyhoğulları üzerine sevk etti ve  nihâyet 1055&#8217;te bütün Kirman bölgesi Selçukluların eline geçti. 1056&#8217;da Sistan  bölgesi de Selçukluların hâkimiyetine girdi ve o bölge Mûsâ Yabgu&#8217;nun idâresine  verildi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Çağrı Bey, her zaman kardeşi Tuğrul Beye yardımcı oldu. Tuğrul Beye isyân edip  saltanat dâvâsına kalkışan İbrâhim Yınal&#8217;a karşı, oğulları Alparslan ile  Kavurt&#8217;u sevk edip isyânı bastırması son yardımı oldu. Bu hâdiseden sonra  rahatsızlanan Çağrı Bey, 70 yaşında olduğu hâlde, nice İslâm âlim ve velîlerinin  yetiştiği Serahs şehrinde vefât etti (1060). Orada defnedilen Çağrı Beyin, oğlu  ve veliahtı Horasan Hâkimi Sultan Alparslan ile Kirman Hâkimi Ahmed Kavurt ve  Âzerbaycan vâlisi Yakuti&#8217;den başka Osman, Behramşah ve Süleyman adında oğulları  vardı. Onlar ülkenin muhtelif yerlerinde devlete ve İslâmiyete hizmet ettiler.  Çağrı Beyin dört de kızı vardı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Dâvûd Çağrı Bey, kardeşi Tuğrul Bey ile birlikte bütün İran ve yakındoğu  ülkesini fethetmiş, Türkleri fâtih bir millet olarak bir araya toplamak ve  Anadolu kapılarının tam anlamıyla İslâmiyete açılmasını sağlamak sûretiyle  Türklüğe ve İslâmiyete pek büyük bir hizmet yapmıştır. Büyük Selçuklu Devleti ve  medeniyetinin, daha sonra da Osmanlı Devletinin kurularak, İslâmiyetin ta Viyana  kapılarına kadar ulaşmasına pek sağlam bir zemin hazırlamıştır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Kaynaklar, Çağrı Beyin çok âdil, halîm, güzel huylu, fazîletli, fevkalâde dindar  ve merhâmetli bir mücâhid olduğunu ittifakla kaydetmektedirler.</font></p>
<p align="center"><font face="Maiandra GD" size="2"> </font> <font face="Maiandra GD"> <span style="font-size: 15pt; font-weight: 700"><font color="#808080">|</font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> » Biyografiler &#8211; Kim Kimdir Sayfasına Dön! «</a><font color="#c0c0c0"> </font> <font color="#808080">|</font></span></font></p>
<p align="center"> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></p>
<p align="center"><span style="font-size: 8pt"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografi</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografiler</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Yaşam Öyküleri</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Kim Kimdir?</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Biyografi/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografi</font></a></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/cagri-bey-biyografi-hayati-kim-kimdir/">Çağrı Bey – (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/cagri-bey-biyografi-hayati-kim-kimdir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
