<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>V | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/yazi/category/kim-kimdir/v-kim-kimdir/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Wed, 29 Mar 2017 11:14:34 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Vecdi Gönül &#8211; (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/vecdi-gonul-biyografi-hayati-kim-kimdir/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/vecdi-gonul-biyografi-hayati-kim-kimdir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jan 2008 20:10:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kim Kimdir?]]></category>
		<category><![CDATA[V]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>
		<category><![CDATA[Hayati]]></category>
		<category><![CDATA[Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Şairlerin Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Sanatçıların Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Ünlülerin Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Vecdi Gönül]]></category>
		<category><![CDATA[Vecdi Gönül Kimdir Biyografi Hayatı Yaşamı]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Öyküsü]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarların Biyografileri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/vecdi-gonul-biyografi-hayati-kim-kimdir/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Vecdi Gönül (Hayatı &#8211; Biyografisi) Kocaeli Milletvekili-AKP Mehmet Vecdi Gönül ERZİNCAN-1939, Mustafa Saffet, Lütfiye-A.Ü.Siyasal Bilgiler Fakültesi, TODAİE, ABD Güney California Üniversitesi Master-İngilizce-Mülki İdare Amiri, Vali-Kaymakam, Mülkiye Müfettişi, İçişleri Bakanlığı Özlük İşleri Genel Müdürü, Kocaeli Valisi, Emniyet Genel Müdürü, Ankara, İzmir Valisi, YÖK Kurucu Üyesi, İçişleri Bakanlığı Müsteşarı, Sayıştay Üyesi ve Başkanı, Avrupa ve Dünya Sayıştaylar [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/vecdi-gonul-biyografi-hayati-kim-kimdir/">Vecdi Gönül – (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><strong> <font style="font-size: 22pt" color="#0099cc" face="Maiandra GD">Vecdi Gönül</font></strong><font face="Maiandra GD"><font color="#0099cc"><strong><span style="font-size: 22pt"><br />
</span></strong></font> <font color="#c0c0c0"><span style="font-size: 8pt; font-weight: 700">(Hayatı &#8211;  Biyografisi)</span></font></font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Kocaeli Milletvekili-AKP</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Mehmet Vecdi Gönül ERZİNCAN-1939, Mustafa Saffet, Lütfiye-A.Ü.Siyasal Bilgiler  Fakültesi, TODAİE, ABD Güney California Üniversitesi Master-İngilizce-Mülki  İdare Amiri, Vali-Kaymakam, Mülkiye Müfettişi, İçişleri Bakanlığı Özlük İşleri  Genel Müdürü, Kocaeli Valisi, Emniyet Genel Müdürü, Ankara, İzmir Valisi, YÖK  Kurucu Üyesi, İçişleri Bakanlığı Müsteşarı, Sayıştay Üyesi ve Başkanı, Avrupa ve  Dünya Sayıştaylar Birliği Divan Başkanı, Dünya Sayıştaylar Birliği Teşkilatı  Denetçisi -TBMM Başkanvekili-Evli, 3 Çocuk.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"></font></p>
<table style="border-collapse: collapse" align="left" border="0" bordercolor="#111111" cellpadding="0" cellspacing="0" height="250" width="250">
<tr>
<td height="267" width="173"><!--adsense#reklam_250x250--></td>
</tr>
</table>
<p align="justify"> <font face="Maiandra GD" size="2"><strong>58. VE 59. HÜKÜMET MİLLİ SAVUNMA BAKANI MEHMET VECDİ GÖNÜL<br />
</strong><br />
Mehmet Vecdi Gönül, 1939 yılında Erzincan&#8217;da doğdu.<br />
Devlet bursu ile kazandığı Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi&#8217;ni  1960 yılında bitiren Gönül, aynı yıl Erzincan İl Maiyet Memurluğu&#8217;na atandı. 37.  Dönem Kaymakamlık Kursu&#8217;nu birinci olarak bitiren Gönül, 9 yıl süre ile değişik  yerlerde kaymakam vekilliği ve Kaymakamlık yaptı (Araban, Tercan, Gerger  vekaleten, Doğanhisar, Çamardı, Hozat, Narman asil Kaymakam olarak).<br />
1970 yılında İçişleri Bakanlığı Özlük İşleri Şube Müdürlüğü&#8217;ne getirilen Gönül,  1972 yılında açılan Mülkiye Müfettişliği sınavını birincilikle kazanarak Mülkiye  Müfettişi oldu.<br />
1975 yılında İçişleri Bakanlığı Özlük İşleri Genel Müdürlüğü&#8217;ne atanan Gönül,  1976 yılı başında Kocaeli Valiliğine atandı.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Vecdi Gönül, 1977 yılında  Emniyet Genel Müdürlüğü&#8217;ne, 1978 yılında Merkez Valiliği&#8217;ne 1979 yılında ise  Ankara Valiliği&#8217;ne getirildi.<br />
1981 yılı sonunda Yüksek Öğretim Kurulu Kurucu Üyeliği&#8217;ne seçilen Gönül, daha  sonra 1984 yılında İzmir Valisi oldu.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">1988 yılından itibaren de  İçişleri Bakanlığı Müsteşarlığı görevinde bulunan Gönül, TBMM&#8217;nin 8 Mayıs 1991  günlü Resmi Gazetede yayınlanan kararı ile Sayıştay Başkanlığı&#8217;na seçildi.  Gönül, başkanlık görevinin sona ermesinin ardından Sayıştay&#8217;da bir süre üye  olarak görev yaptı.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">18 Nisan 1999&#8217;da Kocaeli  milletvekilli olarak parlamentoya giren Gönül, 1999 yılında da TBMM  Başkanvekilliği&#8217;ne seçildi. 2001 yılında bu görevden ayrılan Gönül, Adalet ve  Kalkınma Partisi&#8217;ne geçti.<br />
AK Parti&#8217;de MKYK üyesi ve Genel Başkan Yardımcısı görevi yapan Vecdi Gönül,  Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Üyeliği görevinde de bulundu.<br />
Gönül, evli ve üç çocuk babası. Mehmet Vecdi Gönül, 3 Kasım 2002 seçimlerinde  Kocaeli milletvekili olarak parlamentoya seçildi.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"> </font></p>
<p align="center"><font face="Maiandra GD" size="2"> </font> <font face="Maiandra GD"> <span style="font-size: 15pt; font-weight: 700"><font color="#808080">|</font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> » Biyografiler &#8211; Kim Kimdir Sayfasına Dön! «</a><font color="#c0c0c0"> </font> <font color="#808080">|</font></span></font></p>
<p align="center"> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></p>
<p align="center"><span style="font-size: 8pt"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografi</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografiler</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Yaşam Öyküleri</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Kim Kimdir?</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Biyografi/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografi</font></a></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/vecdi-gonul-biyografi-hayati-kim-kimdir/">Vecdi Gönül – (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/vecdi-gonul-biyografi-hayati-kim-kimdir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vladimir Putin &#8211; (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/vladimir-putin-biyografi-hayati-kim-kimdir/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/vladimir-putin-biyografi-hayati-kim-kimdir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jan 2008 20:08:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kim Kimdir?]]></category>
		<category><![CDATA[V]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>
		<category><![CDATA[Hayati]]></category>
		<category><![CDATA[Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Şairlerin Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Sanatçıların Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Ünlülerin Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Viladimir Putin]]></category>
		<category><![CDATA[Vladimir Putin]]></category>
		<category><![CDATA[Vladimir Putin Kimdir Biyografi Yaşamı Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Öyküsü]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarların Biyografileri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/vladimir-putin-biyografi-hayati-kim-kimdir/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Vladimir Putin (Hayatı &#8211; Biyografisi) Kremlin&#8217;den yabancı Büyükelçilere gönderilen resmi bildiride &#8220;Vladimir Putin 7 Ekim 1952&#8217;de Leningrad&#8217;da doğdu. 1975 yılında Leningrad Devlet Üniversitesi Hukuk Bölümü mezunu. 1975 yılından itibaren KGB Dış İstihbarat Dairesi&#8217;nde hizmete başladı&#8221; deniyordu. &#160; Resmi açıklamalarda 1975&#8217;ten önceki döneme ait bilgi bulamayan gazeteciler, siyaset sahnesinde birden adı parlayan Putin&#8217;in gizli kalan hayat [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/vladimir-putin-biyografi-hayati-kim-kimdir/">Vladimir Putin – (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><strong> <font style="font-size: 22pt" color="#0099cc" face="Maiandra GD">Vladimir Putin</font></strong><font face="Maiandra GD"><font color="#0099cc"><strong><span style="font-size: 22pt"><br />
</span></strong></font> <font color="#c0c0c0"><span style="font-size: 8pt; font-weight: 700">(Hayatı &#8211;  Biyografisi)</span></font></font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Kremlin&#8217;den yabancı  Büyükelçilere gönderilen resmi bildiride &#8220;Vladimir Putin 7 Ekim 1952&#8217;de  Leningrad&#8217;da doğdu. 1975 yılında Leningrad Devlet Üniversitesi Hukuk Bölümü  mezunu. 1975 yılından itibaren KGB Dış İstihbarat Dairesi&#8217;nde hizmete başladı&#8221;  deniyordu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Resmi açıklamalarda 1975&#8217;ten önceki döneme ait bilgi bulamayan gazeteciler,  siyaset sahnesinde birden adı parlayan Putin&#8217;in gizli kalan hayat hikayesine  merak saldılar.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">1975&#8217;te üniversiteden mezun olduktan sonra KGB&#8217;nin dış istihbaratında ve esas  olarak Almanya&#8217;da çalıştı. Aynı zamanda, Leningrad Devlet Üniversitesi  Rektörü&#8217;nün uluslararası işbirliği alanında danışmanlığını yaptı. 1990&#8217;da  KGB&#8217;den ayrıldı ve Leningrad Belediye Başkanı Sobçak&#8217;a yakınlaştı, önce belediye  reisinin dış ilişkiler komitesinin başına geçti. Mart 1994&#8217;ten sonra başkanın  yardımcısı oldu. Evimiz Rusya&#8217;nın yerel şubesinin de başındaydı. Eylül 1996&#8217;da  Sobçak&#8217;ın yenilgisinden sonra istifa etti ve Moskova&#8217;ya taşındı. Başkanlık  Yönetimi&#8217;nin başındaki P.Borodin&#8217;in yardımcılığına atandı.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"></font></p>
<table style="border-collapse: collapse" align="left" border="0" bordercolor="#111111" cellpadding="0" cellspacing="0" height="250" width="250">
<tr>
<td height="267" width="173"><!--adsense#reklam_250x250--></td>
</tr>
</table>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">1997 Mart-1998 Mayıs&#8217;ta Başkanlık Yönetimi Ana Kontrol Departmanı&#8217;nın  başındaydı. Mayıs 1998&#8217;de Bölgelerle İlişkiler İdaresi&#8217;nde başkan yardımcısı,  Ağustos 1998&#8217;de FSB Direktörü oldu. Ekim&#8217;den itibaren de Güvenlik Konseyi üyesi  seçildi. Mart 1999&#8217;da Güvenlik Konseyi Sekreterliği&#8217;ne atandı. Ağustos1999&#8217;da  Yeltsin tarafından yeni başbakan olarak teklif edildi. Yeltsin&#8217;in istifası  üzerine boşalan başkanlık koltuğuna vekil olarak oturdu. Ardından yapılan  seçimlerde başkan seçildi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Resmi bilgiye yalanlama</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Özellikle Putin&#8217;in çocukluk dönemi ve anne-babası hakkında bilgi verilmiyordu.  Internettte yayınlanan bilgilerde ise Putin&#8217;in babası Vladimir Spiridonovic&#8217;in  bir fabrika işçisi olduğu, 1996 yılında vefat ettiği belirtiliyordu. Bu  bilgilere göre de annesi kocasından 6 ay önce hayata gözlerini yumdu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Resmi kaynakların Putin&#8217;in annesinin öldüğüne dair açıklamalarına şüpheyle bakan  gazeteciler konuyla ilgili bilgi toplama seferberliğine çıktılar. Gazeteciler  Putin&#8217;in çocukluk yıllarının geçtiği Gürcistan&#8217;ın Kaspi ilçesinin Metehi köyünün  yolunu tuttular. Ve &#8220;Ben Vera Putina. Viladimir&#8217;in annesiyim&#8221; diyen 73 yaşında  bir kadınla karşılaştılar.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Putin&#8217;in annesi: Ölmedim yaşıyorum<br />
Gürcistan&#8217;da yayınlanan Alya gazetesinin aktardığına göre, gazetecilerden önce  köye Sovyet ve Gürcü istihbarat servisinden ajanlar gelmişti. Köylüler Putin  hakkında bilgi sızdırmasınlar diye uyarılmıştı. Ajanların talimatları bu  doğrultudaydı. Köy halkı Putin&#8217;i Vova diye biliyorlardı. Bu annesinin ona hitap  tarzıydı. Putin bu köyde çocukluğunun 3 ile 10 yaş arasını burada geçirmişti.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">İşte Vera Putina&#8217;nın anlattıkları:<br />
&#8220;Ben Ural bölgesinde doğup büyüdüm. Orada teknik okulda bir erkekle tanıştım. O  erkek de Vova&#8217;nın babası oldu. Adını bile hatırlamak istemiyorum.O beni aldattı.  Gebe kaldığım zaman onun bir ailesi olduğunu öğrenmiştim. Karısından mektup  gelince her şeyi anladım. Onu hemen terkettim. Vova anne ve babamla kalıyordu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Sonra Taskent&#8217;te tahsil görüyordum. Taşkent&#8217;te Gyorgi Osepasvili ile tanıştım.  Osepasvili Sovyet ordusunda askerlik yapıyordu. Evlenip Metehi köyüne geldik.  Biraz sonra annem Vova&#8217;yı Metehi&#8217;ye getirdi. O zaman Vova 3 yaşındaydı. Kocam  Vova&#8217;yı istemedi. Onun kendi çocukları vardı. Ben oğlumla beraber Rusya&#8217;da  kalmak istiyordum fakat benim diğer çocuklarım da vardı, onun için annesi beni  Gürcistan&#8217;a dönmesi için ikna etti. Gürcistan&#8217;a kızlarım için döndüm, kızlarımı  Vova&#8217;dan üstün tuttum.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"> Babam hastalanınca annem çocuğumu çocuk evine verdi. Onu Rusya&#8217;da bıraktığım  için bana darılmıştı. Kardeşlerim de Vova hakkında haber vermiyorlardı. Kocam da  Rusya&#8217;ya gitmeme izin vermiyordu. Kocamın kız kardeşi Vova&#8217;yı Tiflis&#8217;e götürdü  ve bir yüzbaşının karısına verdi. Ben Tiflis&#8217;e gidip Vova&#8217;yı geri aldım. Kocam  ve kız kardeşi Vova&#8217;nın benden alınması için ellerinden geleni yaptılar. Sonunda  başardılar da'&#8221;</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Putin&#8217;in annesi daha ilginç bir bilgiyi de aktarıyor: &#8220;KGB&#8217;den gelip Vova&#8217;nın  fotoğraflarını aldılar. Bana da oğlum hakkında konuşmamam gerektiğini tavsiye  ettiler.<br />
Ajans Kafkas</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"> </font></p>
<p align="center"><font face="Maiandra GD" size="2"> </font> <font face="Maiandra GD"> <span style="font-size: 15pt; font-weight: 700"><font color="#808080">|</font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> » Biyografiler &#8211; Kim Kimdir Sayfasına Dön! «</a><font color="#c0c0c0"> </font> <font color="#808080">|</font></span></font></p>
<p align="center"> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></p>
<p align="center"><span style="font-size: 8pt"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografi</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografiler</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Yaşam Öyküleri</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Kim Kimdir?</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Biyografi/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografi</font></a></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/vladimir-putin-biyografi-hayati-kim-kimdir/">Vladimir Putin – (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/vladimir-putin-biyografi-hayati-kim-kimdir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Volkan Konak &#8211; (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/volkan-konak-biyografi-hayati-kim-kimdir/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/volkan-konak-biyografi-hayati-kim-kimdir/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jan 2008 20:06:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kim Kimdir?]]></category>
		<category><![CDATA[V]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>
		<category><![CDATA[Hayati]]></category>
		<category><![CDATA[Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Şairlerin Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Sanatçıların Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Ünlülerin Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Volkan Konak]]></category>
		<category><![CDATA[Volkan Konak Kimdir Yaşamı Hayatı Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Öyküsü]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarların Biyografileri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/volkan-konak-biyografi-hayati-kim-kimdir/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Volkan Konak (Hayatı &#8211; Biyografisi) 1967 yılında Trabzon&#8217;un Maçka ilçesinde doğdu. İlk orta ve Lise Eğitimini Maçka &#8216;da tamamladıktan sonra, İstanbul Teknik Ünüversitesi Türk Müsikisi Devlet Konservatuarına girdi. 1988 yılında Konservatuarı bitirip aynı yıl İstanbul Teknik Ünüversitesinde Sosyal Bilimler Master Eğitimine başladı. Karadeniz Müziğini Evrensel Müzik formlarıyla buluşturarak, özgün bir yapıda yeniden şekillendiren Volkan Konak, [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/volkan-konak-biyografi-hayati-kim-kimdir/">Volkan Konak – (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font face="Maiandra GD"><font color="#0099cc"><strong><span style="font-size: 22pt"> Volkan Konak<br />
</span></strong></font> <font color="#c0c0c0"><span style="font-size: 8pt; font-weight: 700">(Hayatı &#8211;  Biyografisi)</span></font></font></p>
<p align="justify">  <font face="Maiandra GD" size="2"> 1967 yılında Trabzon&#8217;un Maçka ilçesinde doğdu. İlk orta ve Lise Eğitimini Maçka  &#8216;da tamamladıktan sonra, İstanbul Teknik Ünüversitesi Türk Müsikisi Devlet  Konservatuarına girdi. 1988 yılında Konservatuarı bitirip aynı yıl İstanbul  Teknik Ünüversitesinde Sosyal Bilimler Master Eğitimine başladı. Karadeniz  Müziğini Evrensel Müzik formlarıyla buluşturarak, özgün bir yapıda yeniden  şekillendiren Volkan Konak, İlk albümü Efulim&#8217;i 1993 yılında yaptı. Albüm başta  Karadeniz halkının ve müzikseverlerin beğenizini ve ilgisini kazandı daha sonra  1994 yılının Ekim ayında Gelirmisin Benimle adlı albümünü hazırladı.ve askerlik  görevi nedeniyle bir süre çalışmalarına ara verdi.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">  </font></p>
<table style="border-collapse: collapse" align="left" border="0" bordercolor="#111111" cellpadding="0" cellspacing="0" height="250" width="250">
<tr>
<td height="267" width="173"><!--adsense#reklam_250x250--></td>
</tr>
</table>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Askerlik görevini tamamladıktan sonra hemen üçüncü albümü Volkanik Parçalar&#8217;ın  çalışmasına başladı. Üç aylık çalışmadan sonrada bu albüm Müzikseverlerin  beğenisine sunuldu. Volkan konak 1998 yılının Nisan ayında kendisi tarafından  kurduğu Kuzey Müzik Prodüksiyon isimli firmasından Pedaliza isimli Albümünü  Müzikseverlerin beğenisine sundu. 1993 yılından bu yana Albüm çalışmalarında  yaklaşık elli adet bestesini sergilemiş ve bu çalışmalar sonunda Gazeteciler  Cemiyeti, çeşitli vakıf ve dernekler tarafından yılın sanatçısı seçildi.1997  yılınıda Politika dergisi tarafından yılın en iyi Müzik sanatçısı seçildi.  Volkan Konak&#8217;ın 1993 yılında ürettiği bir bestesinin tüm dünya hakları Kuzey  Müzik Prodüksiyon ile Fransız prodüktör Alain Finet tarafından yapılan sözleşme  sonucunda Alain Finet tarafından satın alındı. Bu beste İspanyolca olarak tüm  dünyada yayınlanmak üzere single olarak çıkarılacaktır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">2000 yılında Şimal Rüzgarı adlı albümünü DMC&#8217; den çıkararak dinleyicilerine  ulaştırdı. 2003 yılı Aralık ayında 3.5 yıl aradan sonra yine DMC etiketiyle  yayınlanan Maranda isimli albümü ise büyük beğeni toplayarak 2004 e müzik  dünyasının iddiaları yapımlarından biri olarak girdi.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Cerrahpaşa</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Ah gurbet zalim gurbet<br />
Ağlatırsın adami<br />
Gözümde yaş kalmadi<br />
Biraksana yakami</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Vay seni Cerrahpaşa suyundan içmem<br />
Bi dahaki seneye<br />
Yolcu da gelup geçmem</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Yaş akar gözüm sızlar<br />
Ne kalur gerisine<br />
Herkesun bir derdi var<br />
Durur içerisinde</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Doktorlara böyle dediler<br />
Ayrılık defterini<br />
Elimize verdiler</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Doktorlar da ne bilir<br />
Ciğerun acisini<br />
Cerrahpaşa&#8217;ya koydum<br />
Canumun yarisini</font></p>
<p align="center"><font face="Maiandra GD" size="2"> </font> <font face="Maiandra GD"> <span style="font-size: 15pt; font-weight: 700"><font color="#808080">|</font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> » Biyografiler &#8211; Kim Kimdir Sayfasına Dön! «</a><font color="#c0c0c0"> </font> <font color="#808080">|</font></span></font></p>
<p align="center"> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></p>
<p align="center"><span style="font-size: 8pt"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografi</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografiler</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Yaşam Öyküleri</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Kim Kimdir?</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Biyografi/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografi</font></a></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/volkan-konak-biyografi-hayati-kim-kimdir/">Volkan Konak – (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/volkan-konak-biyografi-hayati-kim-kimdir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vedat Nedim Tör &#8211; (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/vedat-nedim-tor-biyografi-hayati-kim-kimdir/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/vedat-nedim-tor-biyografi-hayati-kim-kimdir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jan 2008 20:05:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kim Kimdir?]]></category>
		<category><![CDATA[V]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>
		<category><![CDATA[Hayati]]></category>
		<category><![CDATA[Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Şairlerin Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Sanatçıların Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Ünlülerin Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Vedat Nedim Tör]]></category>
		<category><![CDATA[Vedat Nedim Tör Kimdir Yaşamı Hayatı Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Öyküsü]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarların Biyografileri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/vedat-nedim-tor-biyografi-hayati-kim-kimdir/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Vedat Nedim Tör (Hayatı &#8211; Biyografisi) Vedat Nedim Tör (1897-1985). Cumhuriyet&#8217;in ilk dönem aydınlarından. 1916 yılında Galatasaray Lisesi&#8217;ni bitirdi. Yüksek öğrenimini Berlin Üniversitesi&#8217;nde tamamladı. İktisat alanında doktora yaptı. Türkiye&#8217;ye döndükten sonra Matbuat Umum Müdürlüğü (1933-37), Turizm Müdürlüğü (1938), Ankara Radyosu (1938-43), Ankara Elektrik Şirketi gibi çeşitli kurumlarda yönetici olarak çalıştı. Cumhuriyet ve Vatan gazetelerinde yazılar [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/vedat-nedim-tor-biyografi-hayati-kim-kimdir/">Vedat Nedim Tör – (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font face="Maiandra GD"><font color="#0099cc"><strong><span style="font-size: 22pt"> Vedat Nedim Tör<br />
</span></strong></font> <font color="#c0c0c0"><span style="font-size: 8pt; font-weight: 700">(Hayatı &#8211;  Biyografisi)</span></font></font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"> </font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Vedat Nedim Tör (1897-1985). Cumhuriyet&#8217;in ilk dönem  aydınlarından. 1916 yılında Galatasaray Lisesi&#8217;ni bitirdi. Yüksek öğrenimini  Berlin Üniversitesi&#8217;nde tamamladı. İktisat alanında doktora yaptı. Türkiye&#8217;ye  döndükten sonra Matbuat Umum Müdürlüğü (1933-37), Turizm Müdürlüğü (1938),  Ankara Radyosu (1938-43), Ankara Elektrik Şirketi gibi çeşitli kurumlarda  yönetici olarak çalıştı. Cumhuriyet ve Vatan gazetelerinde yazılar yazdı. Şevket  Süreyya Aydemir ve Yakup Kadri ile birlikte ünlü Kadro dergisi (1933-34)  kurucuları arasında yer aldı. </font></p>
<table style="border-collapse: collapse" align="left" border="0" bordercolor="#111111" cellpadding="0" cellspacing="0" height="250" width="250">
<tr>
<td height="267" width="173"><center><!--adsense#reklam_250x250--></center></td>
</tr>
</table>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Amerika&#8217;da 30 Nisan 1939 tarihinde açılan New York Dünya  Sergisi&#8217;nde Türkiye bölümünün komiserliğini yaptı. 1943&#8217;te Hep Bu Topraktan  dergisini yayımladı. 1945 yılında Yapı ve Kredi Bankası&#8217;nın Kültür ve Sanat  Müşaviri oldu. Burada 25 yıl boyunca sayısız ulusal ve uluslararası yarışma,  sergi, program düzenledi; Aile, Doğan Kardeş ve Sanat Dünyamız dergilerini  çıkardı, Türkiye fotoğraf arşivini kurdu. 1970 yılında Akbank&#8217;ta Kültür  Başuzmanı olarak çalışmaya başladı. 1974 yılında bu görevinden ayrılarak,  yeniden Yapı ve Kredi Bankası&#8217;na geçti. 1977 yılında buradan emekli oldu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">ESERLERİ</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">(OYUN): İşsizler (1924), Fevkâlasriler (1928), Hayvan Fikri Yedi (1929), Kör  (1935), Köksüzler (Varlık dergisinde tefrika, 1937), Üç Kişi Arasında (1938),  Değişen Adam (1941), İmralı&#8217;nın İnsanları (1942), Sanatkâr Aşkı (1945), Hep ve  Hiç (1951), Siyah-Beyaz (1952), Aşağıdan Yukarı (1952), Sahte Kahramanlar  (1975), Kadın Polis Olursa, Görücü, Çarliston, Halıcı Kız, İstenilmeyen Mucize,  Dağ Başındaki Kız, Sonsuz, Hacivat Diplomat, Batista, Büyük İhtilâl (çeviri).<br />
(DENEME): Dinimiz (1940), Kemalizmin Dramı (1980), Atatürk Olmasaydı (1982).<br />
(ANI): Yıllar Böyle Geçti (1976). (ROMAN): Resim Öğretmeni (1943).</font></p>
<p align="center"><font face="Maiandra GD" size="2"> </font> <font face="Maiandra GD"> <span style="font-size: 15pt; font-weight: 700"><font color="#808080">|</font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> » Biyografiler &#8211; Kim Kimdir Sayfasına Dön! «</a><font color="#c0c0c0"> </font> <font color="#808080">|</font></span></font></p>
<p align="center"> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></p>
<p align="center"><span style="font-size: 8pt"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografi</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografiler</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Yaşam Öyküleri</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Kim Kimdir?</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Biyografi/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografi</font></a></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/vedat-nedim-tor-biyografi-hayati-kim-kimdir/">Vedat Nedim Tör – (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/vedat-nedim-tor-biyografi-hayati-kim-kimdir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vedat Türkali &#8211; (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/vedat-turkali-biyografi-hayati-kim-kimdir/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/vedat-turkali-biyografi-hayati-kim-kimdir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jan 2008 20:04:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kim Kimdir?]]></category>
		<category><![CDATA[V]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>
		<category><![CDATA[Hayati]]></category>
		<category><![CDATA[Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Şairlerin Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Sanatçıların Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Ünlülerin Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Vedat Türkali]]></category>
		<category><![CDATA[Vedat Türkali Kimdir Hayatı Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Öyküsü]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarların Biyografileri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/vedat-turkali-biyografi-hayati-kim-kimdir/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Vedat Türkali (Hayatı &#8211; Biyografisi) 1919&#8217;da Samsun&#8217;da doğdu. Asıl adı Abdülkadir Pir Hasan&#8217;dır.Yüksek öğrenimini 1942&#8217;de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyat Bölümü&#8217;nde tamamladı. Maltepe ve Kuleli Askeri Liseleri&#8217;nde edebiyat öğretmenliği yaptı. 1951&#8217;de siyasal eylemlerde bulunmakla suçlanarak tutuklandı. Askeri mahkeme tarafından dokuz yıl hapis cezasına çaptırıldı. yedi yıl sonra koşullu olarak serbest bırakıldı. Rıfat [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/vedat-turkali-biyografi-hayati-kim-kimdir/">Vedat Türkali – (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font face="Maiandra GD"><font color="#0099cc"><strong><span style="font-size: 22pt"> Vedat Türkali<br />
</span></strong></font> <font color="#c0c0c0"><span style="font-size: 8pt; font-weight: 700">(Hayatı &#8211;  Biyografisi)</span></font></font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"> 1919&#8217;da Samsun&#8217;da doğdu. Asıl adı Abdülkadir Pir Hasan&#8217;dır.Yüksek öğrenimini  1942&#8217;de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyat  Bölümü&#8217;nde tamamladı. Maltepe ve Kuleli Askeri Liseleri&#8217;nde edebiyat  öğretmenliği yaptı. 1951&#8217;de siyasal eylemlerde bulunmakla suçlanarak tutuklandı.  Askeri mahkeme tarafından dokuz yıl hapis cezasına çaptırıldı. yedi yıl sonra  koşullu olarak serbest bırakıldı.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">  </font></p>
<table style="border-collapse: collapse" align="left" border="0" bordercolor="#111111" cellpadding="0" cellspacing="0" height="250" width="250">
<tr>
<td height="267" width="173"><center><!--adsense#reklam_250x250--></center></td>
</tr>
</table>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Rıfat Ilgaz&#8217;la birlikte Gar Yayınları&#8217;nı kurdu.1960&#8217;ta Dolandırıcılar Şahı ile  ilk senaryo denemesini yaptı. Otobüs Yolcuları, Üç Tekerlekli Bisiklet,  Karanlıkta Uyuyanlar gibi önemli filmlerin senaryolarını yazdı. 1965&#8217;te  senaryosunu yazdığı Sokakta Kan Vardı ile yönetmenliği de denedi. Kurgusu,  anlatım tekniği ve gerçekçi yaklaşımıyla çağdaş edebiyatta bir aşama olarak  nitelendirilen Bir Gün Tek Başına&#8217;yı Mavi Karanlık izledi.Yeşilçam Dedikleri  Türkiye ve tek Kişilik Ölümle roman uğraşısını sürdürdü.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">ESERLERİ<br />
Bir Gün tek Başına, Mavi Karanlık, Güven 1-2, Tek Kişilik Ölüm</font></p>
<p align="center"><font face="Maiandra GD" size="2"> </font> <font face="Maiandra GD"> <span style="font-size: 15pt; font-weight: 700"><font color="#808080">|</font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> » Biyografiler &#8211; Kim Kimdir Sayfasına Dön! «</a><font color="#c0c0c0"> </font> <font color="#808080">|</font></span></font></p>
<p align="center"> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></p>
<p align="center"><span style="font-size: 8pt"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografi</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografiler</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Yaşam Öyküleri</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Kim Kimdir?</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Biyografi/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografi</font></a></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/vedat-turkali-biyografi-hayati-kim-kimdir/">Vedat Türkali – (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/vedat-turkali-biyografi-hayati-kim-kimdir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vehbi Koç &#8211; (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/vehbi-koc-biyografi-hayati-kim-kimdir/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/vehbi-koc-biyografi-hayati-kim-kimdir/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jan 2008 20:01:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kim Kimdir?]]></category>
		<category><![CDATA[V]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>
		<category><![CDATA[Hayati]]></category>
		<category><![CDATA[Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Şairlerin Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Sanatçıların Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Ünlülerin Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Vehbi Koç]]></category>
		<category><![CDATA[Vehbi Koç Kimdir Biyografi Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Vehbi Koçun Hayatı Yaşamı Biyografisi]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Öyküsü]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarların Biyografileri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/vehbi-koc-biyografi-hayati-kim-kimdir/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Vehbi Koç (Hayatı &#8211; Biyografisi) Vehbi Koç, 1901 yılında Ankara&#8217;da Çoraklık semtindeki yazlık evde, &#8216;üzüme alaca düştüğü&#8217; günlerde doğdu. Doğduğu günü hiç bilmedi. Annesi &#8216;üzüme alaca düştüğü günlerde&#8217; deyince, sonradan çocuklarıyla birlikte 20 Temmuz&#8217;u doğum günü kabul etti.Soyu, Kütükçüzadeler olarak anılan ana tarafından 600, Koçzadeler olarak anılan baba tarafından da 250 yıllık Ankaralı ailelere dayanıyordu. [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/vehbi-koc-biyografi-hayati-kim-kimdir/">Vehbi Koç – (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font face="Maiandra GD"><font color="#0099cc"><strong><span style="font-size: 22pt"> Vehbi Koç<br />
</span></strong></font> <font color="#c0c0c0"><span style="font-size: 8pt; font-weight: 700">(Hayatı &#8211;  Biyografisi)</span></font></font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Vehbi Koç, 1901 yılında Ankara&#8217;da Çoraklık semtindeki yazlık  evde, &#8216;üzüme alaca düştüğü&#8217; günlerde doğdu. Doğduğu günü hiç bilmedi. Annesi  &#8216;üzüme alaca düştüğü günlerde&#8217; deyince, sonradan çocuklarıyla birlikte 20  Temmuz&#8217;u doğum günü kabul etti.Soyu, Kütükçüzadeler olarak anılan ana tarafından  600, Koçzadeler olarak anılan baba tarafından da 250 yıllık Ankaralı ailelere  dayanıyordu. Babası Koçzade Hacı Mustafa Efendi, annesi Kütükçüzade Fatma Hanım&#8217;ın  ilk çocuğuydu. Sonra iki kardeşi daha doğdu. Zehra ve Hüsniye Koçzade Ahmet Vehbi, 5 yaşında mahalle mektebine başladı. Hacı Bayram Camii&#8217;nin  yanındaki &#8220;Topal Hoca&#8217;nın Mektebi&#8221;nde ilk tedrisini aldı. Mahalle Mektebi&#8217;nden  sonra yine Hacı Bayram Camii&#8217;nin yanında kiralık bir evde ders görülen ilkokula  başladı. Bu okulu birincilikle bitirdi. Daha sonra, bugün Tıp Fakültesi İhtisas  Hastanesi&#8217;nin bulunduğu yerde olan &#8220;Taş Mektep&#8221; denilen Ankara İdadi&#8217;sine (lise)  gitti. Ancak idadi hayatı uzun sürmedi.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">  </font></p>
<table style="border-collapse: collapse" align="left" border="0" bordercolor="#111111" cellpadding="0" cellspacing="0" height="250" width="250">
<tr>
<td height="267" width="173"><!--adsense#reklam_250x250--></td>
</tr>
</table>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Dedesi Koçzade Hacı Mehmet Efendi ile, Vilayet Meclisi Umumi Azalığı yapmış,  Ankara&#8217;da iyi tanınmış, zaman zaman taahhüt işlerine girmiş, buğday ticaretiyle  uğraşmış hareketli bir insandı. Babası medreseye devam etmiş, hoca olmuş ancak  bu konuda çalışmamıştı. Babası, o günlerde Ankara&#8217;nın en güzel caddelerinden  biri olan Karaoğlan Caddesi (bugünkü Anafartalar Caddesi) üzerinde olan  evlerinin altındaki dört dükkanı ticaret yapan gayrimüslimlere kiralık  vermişti.O zamanlarda, tüm Osmanlı&#8217;da olduğu gibi, Ankara&#8217;da da ticaret  gayrimüslimlerin elindeydi. Müslüman Türkler, ülkenin sahibi olmakla birlikte,  çoğunlukla ticaret erbabının emrinde çalışan, basit hayat süren kimselerdi. En  güzel binalar, en güzel mağazalar, en güzel yazlıklar ticaret yapan  gayrimüslimlerindi.Bu, Koçzade Ahmet Vehbi&#8217;nin dikkatini daha çok küçükken  çekmişti. Fakir sayılmazlardı. Geçim sıkıntısı çekmiyorlardı. Kışlık evlerinin  yanında, Çoraklık semtinde doğduğu yazlık evleri de vardı. Ama bir gariplik  hissediyordu. Sünnet olduğunda babası ona bir eşek hediye etti. Çok sevindi. Ama  eşeğiyle yazlık evlerine giderken ilk hüznünü yaşadı. Zira, onun gibi yazlık  evlerine giden gayrimüslim çocukları, daha güzel eşekleriyle yolda onu sürekli  geçmişlerdi. Üstelik, güzel arabalarıyla imrendirmişlerdi. Eşeğine, daha hızlı  gitsin diye, babasının atının arpasından yedirdi. Ama fayda etmedi, hayvan ne  kulaklarını dikti, ne de bir canlılık emaresi gösterdi. Bu içine işledi.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Ticarete atılmaya karar verdi: &#8220;Eğer Allah bana 50.000 liralık bir servet  verirse, beş katlı güzel bir mağaza açacağım&#8221; diye kendi kendine söz verdi.  Okuldan ayrılmaya karar verdi. Ancak anne ve babası &#8220;katiyyen olmaz&#8221;  dediler.Israr etti. Ailesi dayanamadı ve Kütükçüzade Hacı Rıfat Efendi&#8217;nin  yazdığı dilekçeyle, hayatında yeni bir sayfa açıldı: &#8220;Diyki maişet (geçim  darlığı) dolayısıyla mektebimi terk etmek mecburiyetinde kaldım. Lazım gelen  tasdiknamenin verilmesini rica ederim. Ahmet Vehbi&#8221;</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Okuldan ayrıldı. 15 yaşındaydı. Dedesi ve babasıyla görüşerek esnaflığa başladı.  Karaoğlan Caddesi&#8217;nde oturdukları evin altındaki dükkan, bir sandık ayakkabı  lastiği, bir sandık şeker, bir kaç teker kaşar peyniri, zeytin, makarna gibi  mallarla bakkal dükkanı haline getirildi ve üzerine &#8220;Koçzade Hacı Mustafa Rahmi&#8221;  tabelası kondu. Sermayeleri 120 liraydı.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Onun görevi, dükkanı açmak, süpürmek, tozlanan malları temizlemek, müşterilerin  aldığı malları tartmak ya da saymak, mangalı yakmak, camekanları temizlemekti.  Kısacası, hademe, satıcı ve muhasebeci görevlerini bir arada yürütüyordu.  Babası, tezgah başında oturup, satılan malların parasını alırdı. Zaman geçip,  piyasada iş yapanları gördükçe ustalaştı. Güzel mallar getirip satmaya başladı.  Artık İstanbul&#8217;a mal almaya da o gidiyordu. Ayakkabı lastiği işine girdi.  Müşteri gelir, çamurlu ayağını uzatır, o da temizler ve ayağına lastiği  geçirirdi. Bir çift lastiğin maliyeti 200 kuruştu ve 225 kuruşa satıp, 25 kuruş  kazanıyordu. İki yıl daha böyle gitti. Sonra bakkallık işleri az gelmeye  başladı. Yine ticaret yapan gayrimüslimleri izledi. Kösele işi cazip geldi.  Ankara&#8217;daki en büyük kösele satıcısı gayrimüslim bir tüccarın yanındaki Kosti  adlı satıcıyla anlaştı ve kösele işine girdi. İyi iş yaptı. Bir süre sonra  kösele işi de az geldi. Ayakkabı yapımında kullanılan malzemeler için ikinci bir  dükkan daha açmaya karar verdi. Kösele dükkanına bitişik kendilerine ait dükkanı  ayakkabı, hırdavat mağazası olarak açtı. Bir süre sonra yine gayrimüslim bir  tezgahtar olan Hiya Elmalaki ile anlaştı ve aktariye işine girdi. Artık, kösele,  hırdavat ve aktariye işlerini yapıyordu. Her çeşit iplik, makara, baharat,  bardak, fincan, tabak, ayna, boncuk satıyordu.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">O günlerde, İstanbul işgal edildi. Tarih 16 Mart 1919&#8217;du. Kurtuluş Savaşı  başladı. Atatürk&#8217;ü ilk o günlerde gördü. İstanbul&#8217;un işgalinden sonra  vatanseverlerin yavaş yavaş Ankara&#8217;ya geldiği günlerde, Atatürk Adnan ve Halide  Edip Adıvar&#8217;ı karşılamak için istasyona gitmişti. Koçzade Ahmet Vehbi de o gün,  biriken halkın arasında Atatürk&#8217;ü görebilmişti.<br />
O dönemde askerlik çağına gelenlerden önce subay olacaklar askere alınırdı.  Koçzade Ahmet Vehbi&#8217;yi lise mezunu olmadığı için askere almadılar. Ancak  Kurtuluş Savaşı sırasında, o da birşeyler yapmak istiyordu. Büyük Millet Meclisi  açıldıktan sonra, Genel Sekreter Recep Peker&#8217;e bir dilekçe vererek, Meclis&#8217;te  bir memuriyet istedi. Ve 1920 yazında Meclis Matbaası&#8217;nda Cevat Fehmi Başkut&#8217;un  yanında musahhih yardımcısı olarak işe başladı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bir süre sonra da Muhafız Kıt&#8217;a Kumandanlığı&#8217;nda askere gitti. Askerden  döndükten sonra yine işlerin başına geçti. Hem vatandaşın ihtiyacını, hem de  ordunun ihtiyacı olan malzemeleri getiriyordu. Ordu mal bedelinin yüzde 60&#8217;ını  öder, geri kalanı için &#8216;Tekalif-i Harbiye&#8217; denilen bir borç makbuzu verirdi. O  da bu makbuzlarla mal verdi. Ve zaferden sonra hükümet, bütün borçları ödedi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Artık Cumhuriyet ilan edilmişti. Her şey değişiyordu. En azından umut  doluydu.1925&#8217;in sonlarında 24 yaşına gelmişti. Anne ve babası onu evlendirmeye  karar verdi. Gelin adayı da, teyzesinin kızıydı. Aile içinden evlilik geleneğine  &#8216;pek de iyi bakmıyordu&#8217; ama, karşı gelmedi. Sadberk Hanım ile nişanlandılar.  1926&#8217;nın ilk haftasında düğün yapıldı. Cuma günü başlayan düğüne Ankara&#8217;nın  tanınmış kişileri, İstiklal Mahkemesi Başkanı ve üyeleri de geldi. Münir  Nurettin Bey (Selçuk) ve Riyaseticumhur Musiki Heyeti şarkılar söyledi. Düğünde  o kadar yorulmuştu ki, gelinin yüzünü açmayı unuttu. Uyarılar üzerine yüzünü  açtı ve Sadberk Hanım&#8217;ın yüzünü ilk defa o zaman gördü. 47 yıl sürecek mutlu bir  beraberliğin, minnettarlığın ilk adımı o gün atıldı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Evlenmişti. Artık daha çok çalışıyordu. Rakipleri arasında ün yapmaya başlamış,  babasının tam güvenini almıştı. Koçzade Hacı Mustafa Rahmi Efendi, 1917&#8217;de  kurdukları Koçzade Hacı Mustafa Rahmi firmasını 1926 yılında ona devretti.  Böylece Koçzade Ahmet Vehbi firması kurulmuş oldu. Bir yıl sonra da babası öldü.  Dükkanları yol genişletmesi nedeniyle yıkılmıştı. Yerine şimdiki Koç Han&#8217;ı  yaptırdı. Artık esnaflıktan çıkmış, tüccar sınıfına girmişti. İşleri iyi  gidiyor, ilerlemek, yükselmek istiyordu. Ankara Ticaret Odası&#8217;nda ikinci başkan  olmuş, ilk çocuğu Semahat Koç (Arsel) doğmuştu. Bu arada Ford ve Standart Oil&#8217;in  (Mobil) Ankara Temsilciliklerini almış, taahhüt işlerine girmeye başlamıştı.  Otomobil ve petrol işine girmişti. Ankara dar geliyordu. Bütün isteği,  İstanbul&#8217;da bir mağaza açmaktı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Artık, koşmanın zamanı gelmişti&#8230;<br />
1931 yılında ilk Avrupa yolculuğuna çıktı. Trenle yaptığı bu seyahatte dış  dünyayı tanımaya başladı. Budapeşte, Viyana, Berlin ve Paris&#8217;i gördü. Ama o  günlerde içini bir evham kapladı. Babasının ve kayınpederinin genç denilecek  yaşlarda ölmesi onu korkutmuştu. Paris&#8217;te devrin tanınmış kalp doktoru Dr.  Vacquez&#8217;e muayene oldu. Kalbinin sağlam olduğunu öğrenince çok sevindi. 1934  yılında İstanbul&#8217;da ilk teşebbüsüne başladı. Bu aynı zamanda onun ilk sanayi  teşebbüsüydü. Haliç Sütlüce&#8217;de Hovagimyan Biraderler&#8217;in kurduğu boru fabrikasına  ortak oldu. Ancak daha işin başında hesaplar iyi yapılmadığı için iş battı.  Böyle bir iki tecrübe geçirdikten sonra, &#8216;Başkalarının kurduğu işe ortak olmam,  kendi kurduğum işe ortak ararım&#8217; kararını verdi.1937&#8217;de İstanbul&#8217;da ilk şubesini  açtı. Fermenciler&#8217;de 100 bin lira sermayeli Vehbi Koç ve Ortakları Kolektif  Şirketi faaliyete geçti. 1938&#8217;de de Koç Ticaret Anonim Şirketi&#8217;ni kurdu.Artık,  ülkenin sayılı ticaret adamlarından biri haline gelmişti. 1930 yılında oğlu  Rahmi Koç, 1938&#8217;de kızı Sevgi Koç (Gönül) ve 1941&#8217;de de kızı Suna Koç (Kıraç)  doğmuştu. Artık dört çocuk babası bir ticaret adamıydı.1944 yılı, yıllar boyunca  başarılı bir şekilde sürecek bir işbirliğinin başlangıcı oldu. Otomobil işinde  daha da gelişmek için iyi bir yönetici arıyordu. Sonunda Bernar Nahum&#8217;la tanıştı  ve onu transfer etti. 1944 başlarında, Bernar Nahum, Koç Ticaret A.Ş. Otomobil  Şubesi Müdürü oldu. Böylece uzun yıllar sürecek bir işbirliği ve dostluk  başladı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu arada İkinci Dünya Savaşı devam ediyordu. 1945&#8217;te savaş sonrası ticarette  öncelik kazanmak için New York&#8217;ta Ram Commercial Corporation şirketini kurdu.  Ama bu şirket istediği sonucu vermedi. Bu arada lastik firması U.S. Rubber (Uniroyal)  firmasının temsilciliğini aldı. Savaş sonrası ilk Amerika seyahatine çıktı. 52  gün kaldığı bu ülkede, gördüğü herşey onu etkiledi. 102 katlı Empire State  binası, yollar, binalar, fabrikalar, mağazalar, araçlar, herşey ama herşey  bambaşka bir dünyanın görüntüsü gibiydi. Burada işadamlarının zamanı nasıl  kullandıklarını, iş görüşmelerini nasıl yaptıklarını gördü. Bir anlamda  &#8216;işadamlığı stajı&#8217; gibiydi Amerika seyahati. Bu seyahatte Ford&#8217;la ilişkilerini  geliştirdi, ama Henry Ford&#8217;la görüşmeye muvaffak olamadı. General Electric&#8217;i  Türkiye&#8217;de ampul fabrikası kurmaya ikna etti. Ama içindeki evham Amerika&#8217;da da  peşini bırakmadı. Önce Ford Hospital&#8217;da daha sonra Chicago&#8217;da ünlü Mayo Clinic&#8217;te  muayene oldu. Yine sağlam çıktı, biraz rahatladı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Türkiye&#8217;ye döndükten sonra Cumhurbaşkanı İsmet İnönü&#8217;nün ısrarıyla Cumhuriyet  Halk Partisi&#8217;nin yeni kurulan Parti Divanı&#8217;na (Kırklar Meclisi) girdi. 1947&#8217;de  kendi sermayesiyle ilk sanayi teşebbüsüne girişti. Ankara Oksijen Sanayi  Şirketi&#8217;ni kurdu. Ardından bir yıl sonra da General Electric Ampul Fabrikası&#8217;nı  kurdu.Artık ticaretten sanayiye kayıyordu. Bunda, çocukluk yıllarının etkisi  büyüktü. O çok iyi bir gözlemciydi. Ticarete, ticareti çok iyi yapan  gayrimüslimleri izleyerek girmiş, hep en kazançlı işleri seçmişti. Sanayiye  girerken de, ülkenin, insanların ihtiyaçlarını gözledi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Artık o, ülkesinin en büyük sanayicilerinden biri idi &#8230;</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">1954&#8217;te demir mobilya işi yapmak üzere Arçelik&#8217;i kurdu. İsrail&#8217;li Amcor  firmasıyla anlaşma yaparak onlardan kompresör alıp buzdolabı üretmeye başladı.  Buzdolabı işi geliştikçe, Arçelik demir mobilya işinden çekildi ve yavaş yavaş  elektrikli ev aletleri endüstrisine geçti. Üstüne üstlük, General Electric&#8217;le  yaptığı anlaşma çerçevesinde, ürettiği Arçelik buzdolapları General Electric  markasıyla yakın doğu ülkelerine ihraç edilmeye başlandı. Artık, sanayi  yatırımları birbirini izliyordu. Daha sonra, Bozkurt Mensucat, Demirdöküm,  Türkay, Aygaz, Gazal, Türk Elektrik Endüstrisi, Siemens ile kablo fabrikaları  kuruldu ve FIAT lisansıyla traktör üretimine geçildi. 1956 başlarında, Ford&#8217;un  34 yakın doğu ülkesi acentaları arasında açtığı yarışmayı, Ankara Acentası  olarak Koç kazandı. Amerika&#8217;ya davet edildi. Bu yolculuğa Bernar Nahum ve Kenan  İnal ile birlikte çıktı. Bernar Nahum&#8217;la birlikte geliştirdikleri plan,  Türkiye&#8217;de otomobil endüstrisinin kurulması, bunun için de önce montaj  endüstrisinin başlamasıydı. Bir otomobil montaj fabrikası kuracaklardı. </font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bunun  için Başbakan Adnan Menderes&#8217;ten Ford Başkanı Henry Ford II&#8217;ye böyle bir  yatırıma hükümetin destek vereceğini belirten bir mektup aldı. 9 Kasım 1956&#8217;da  Ford&#8217;la biraraya geldiler. Ardından birlikte yemek yediler. Ama, Ford, daha  önceki olumsuz tecrübelerinden dolayı, Türkiye&#8217;de bir ortak yatırıma girme  yanlısı değildi. Ancak, böyle bir işi kredi vererek desteklemeye  taraftardı.Vehbi Koç Türkiye&#8217;ye döndü, sanayi yatırımları birbirini izlerken,  otomobil işini kovalıyordu. Ama, Ford&#8217;un şartları güç geldiğinden onlardan kredi  almadı. Krediyi hükümetten istedi. Kendi başına bu işi başaracağına söz verdi.  Yeni fabrikanın adı Otosan olacaktı. Arsa alındı, makinalar sipariş edildi.  Fabrikaya otomobil acentaları da ortak edildi. 2 Ağustos 1960 günü fabrika  işletmeye açıldı. Bir kaç yıl sonra, yerli bir otomobil üretmek için çalışmalar  başladı. Bir akşam Ankara&#8217;da Otokoç Şirketi&#8217;nde olan Bernar Nahum ve Rahmi  Koç&#8217;un dikkatini, yedek parça almak üzere gelen bir bayiinin pikabı çekti.  Araba, saç olmayan bir maddeden, fiberglass-cam elyafından yapılmıştı. Kısa bir  araştırmadan sonra, fiberglass için İngiliz Reliant, teknik aksam olarak da Ford  ile yerli otomobil üretimi için anlaşma yapıldı. Çalışmalara başlandı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">İşleri artık çok büyümüştü. Türkiye&#8217;nin dünya ölçüsünde tanınmış, başarılı olmuş  bir işadamıydı. Ancak, kurumsallaşmayı başaramamıştı. En büyük endişesi,  müesseselerinin kendisinden sonra devam ettirilememesiydi. Topluluğun devamını  sağlamak, daha randımanlı bir organizasyona ulaşmak, müşterek hizmet ve  masraflardan tasarruf etmek, iş arkadaşlarını bünyesine katarak sosyal adalet  ilkelerini hayata geçirmek ve Topluluğun serbest kalacak varlığını ülke yararına  olacak yeni teşebbüslere daha kuvvetle yöneltmek istiyordu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Şirketler daha fazla büyümeden temellerini sağlamlaştırmak, şirketlerin  birbiriyle bağlantısını güçlendirmek, modern yönetim prensipleriyle  yönetilmelerini ve en önemlisi sürekliliklerini sağlamak istiyordu. Bazı  ülkelerde çok büyük, çok köklü firmaların, kurucularının ölümünden sonra  parçalanıp, silinip gitmeleri onu çok üzüyordu. Çocuklarına güveni vardı.  Onların devralacakları müesseseleri zedelemeden yürüteceklerinden ve  kendilerinden sonrakilere devredeceklerinden kuşkusu yoktu. Ama daha sonraki  kuşaklar için şimdiden aynı ümit ve güveni besleyemiyordu.Çözüm  kurumsallaşmaydı. Amerikalı bir danışmanlık firmasıyla anlaştı. Uzmanlar geldi,  topluluğu inceledi ve bir rapor hazırladı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Holding Kuruluyor<br />
Şirketlerin Koç Ailesi elindeki hisselerinin kurulacak bir Holding&#8217;e  devredilmesiyle, şirketleri bu Holding&#8217;e ortak etmek, bütün iş arkadaşlarına  Holding&#8217;den pay ayırmak, bu suretle Holding&#8217;e gerçek ve halka açık bir anonim  şirket vasfını kazandırmak en doğru çözüm olarak ortaya çıkmıştı. Ailenin  Holding&#8217;deki çoğunluk hissesini yönetimde dengelemek için, kurulacak bir Vakfa  da Holding&#8217;den hisse vermek ve bu hisseye yönetimde daha kuvvetli bir mevkii  ayırmak da devamlılığı destekleyecekti.Ancak Holding kurmanın önünde yasal  engeller vardı. 1961 yılı başlarında Kurumlar Vergisi Yasası&#8217;nda yapılan  değişiklikle bu sorun ortadan kalktı. Ve Holding projesini, yakın dostu Hulki  Alisbah hazırladı ve danışman firmanın değerlendirmeleri doğrultusunda son  şeklini verdi. Holding esas mukavelesi 20 Kasım 1963 günü Divan Oteli&#8217;nde  kurucular tarafından imzalandı. Kurucu ortaklar şunlardı:</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Koç Ailesi&#8217;nden; Vehbi Koç, Sadberk Koç,Semahat Arsel, Rahmi M.Koç,Sevgi Gönül,  Suna Koç, Çiğdem Koç, şirket müdürlerinden; Hulki Alisbah,Dr.Nusret Arsel, Ziya  Bengü, Adnan Berkay, İsak de Eskinazis,Erdoğan Gönül, Kenan İnal, Can Kıraç,  Muhterem Kolay, İsrael Menaşe, Bernar Nahum, Behçet Osmanağaoğlu, Fazıl Öziş ve  Hüseyin Sermet.<br />
Ancak, çok istediği Holding esas mukavelesini Vehbi Koç imzalayamadı. O sırada  çok önemli bir Avrupa seyahatindeydi ve onun adına Hulki Alisbah imzaladı.<br />
Artık kurumsallaşmayı başarmıştı. İçi rahattı. Sanki daha hızlı koşuyordu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">1964 yılında Uniroyal Lastiklerini Türkiye&#8217;de üretmeye başladı. 1966 yılı Şubat&#8217;ında,  çalışmaları 1960&#8217;ların başında başlayan yerli otomobil üretimi konusunda  hükümet, imalatın yıl sonuna kadar gerçekleşmesi ve 26 bin 800 liradan satılması  şartıyla izin verdi. Çalışmalar hızlandı. İlk Türk arabasının adı için 100 bin  kişinin cevap verdiği geniş bir anket yapıldı. Ve yıl sonunda &#8220;Anadol&#8221; piyasaya  çıktı. 1967&#8217;de uzun yıllar planladığı bir yatırımı gerçekleştirdi.Tat Konserve  Sanayii&#8217;ni kurdu. İlk düşüncesi 1946 yılında ortaya çıkan konserve ve meyve suyu  projesi, 21 yıl sonra Heinz firmasının teknik desteği, İsviçre&#8217;li Migros,  Türkiye Şeker Fabrikaları ve Şeker Sigorta ortaklığıyla hayata geçti.Ardından  1968 yılında İtalyan FIAT firmasıyla anlaşılarak, yeni bir otomobil fabrikası  kurulmasına başlandı. Fabrika 12 Şubat 1971 günü açıldı. Yine bir anketle yeni  arabanın adı &#8220;Murat&#8221; olarak belirlendi. 1970&#8217;li yıllar ülkedeki çalkantılara  rağmen, Koç Holding&#8217;in ve Vehbi Koç&#8217;un hızlı gelişme ve &#8216;kök salma&#8217; dönemi oldu.  1972&#8217;de yine bir ilke imza atarak Türkiye&#8217;nin ilk dış ticaret şirketi Ram Dış  Ticaret&#8217;i kurdu. Koç Yatırım ve Pazarlama A.Ş. halka açıldı, Türkiye&#8217;nin ilk  süpermarketlerinden Migros, Koç Topluluğu&#8217;na katıldı. </font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Özel sektörün ilk  araştırma geliştirme birimi Koç AR-GE&#8217;yi kurdu. 1980&#8217;lere gelindiğinde Koç  Holding, her alanda büyük yatırımları olan büyük bir topluluktu artık. Ve 80&#8217;lerde  Topluluk &#8216;olgunluk dönemi&#8217;ni yaşıyordu.Vehbi Koç, 1984 yılında Koç Holding İdare  Meclisi Başkanlığı&#8217;nı oğlu Rahmi Koç&#8217;a devrederek, aktif olarak yönetimden  çekildi. Ama, çalışmayı bir an bile bırakmayan bir insan olarak, Koç Holding  Şeref Başkanı sıfatıyla çalışmalarını sürdürdü. Ve zamanının büyük bölümünü  vakıf ve hayır işlerine yönlendirdi.Ford&#8217;la 60 yıla yaklaşan birliktelik,  Türkiye&#8217;de ilk Ford otomobil üretimini getirdi. Hemen ardından American Express  Company ortaklığında Koç Amerikan Bank&#8217;la, bankacılık sektörüne girildi. 1990&#8217;larda,  küçük bir bakkal dükkanından yola çıkan Vehbi Koç, dünya çapında bir topluluk  yaratmıştı. Çocukluğunda, evlerde gaz lambaları yakılırdı. Yiyecekler evin en  soğuk yerindeki tel dolaba konurdu. Yazın da kuyuya sarkıtılırdı. Bahçelerdeki  fırınlarda ekmek, mangallarda yemek pişerdi. Bir yerden bir yere gitmek için ya  yürünür, ya da eşeğe, ata binilirdi. Çamaşır yıkamak için çay kenarına gidilir,  çaydan su alınır, kazanda kaynatılan çamaşırlar yıkanırdı. Mahalle çeşmesinden  taşınan suyla bulaşıklar yıkanırdı. Ailece yıkanmak için ocakta su ısıtılır ya  da ayda bir hamama gidilirdi. Kışın saç soba kurulur ya da mangal yakılırdı.  Temiz hava ancak, açılan kapılardan girerdi. Kış şiddetli olduğu zaman, pencere  kenarları hamurla sıvanırdı. </font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bütün bu anılar, ona insanların ihtiyaçlarının  neler olduğunu gösterdi. Ve bu ihtiyaçların giderilmesi yolunda adımlar atarak  Türk insanını çağdaş ürünlerle tanıştıran o oldu.Bu çabaları onu dünya çapında  ödüllerle tanıştırdı. İşadamı olarak yıllarca Ankara Ticaret Odası Başkanlığı&#8217;nı  yürütmüştü. Türkiye&#8217;nin müteşebbis insanlarına örnek olmuştu. Ve küçük bir  bakkal dükkanından bir dünya devi yaratmıştı. 1987 yılında Milletlerarası  Ticaret Odası onu &#8216;Dünyada Yılın İşadamı&#8217; seçti. Ödülünü Hindistan Başbakanı Rajiv Gandhi&#8217;den törenle aldı. 1994 yılında ise Türkiye Aile Sağlığı ve  Planlaması Vakfı&#8217;ndaki çalışmaları nedeniyle Birleşmiş Milletler Dünya Nüfus  Planlaması Ödülü&#8217;nü Genel Sekreter Boutros Boutros Ghali&#8217;nin elinden aldı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Vehbi Koç sadece iş dünyasındaki başarılarıyla öne çıkmadı. Sosyal  faaliyetleriyle de örnek oldu. Özellikle Avrupa ve Amerika seyahatlerinde, büyük  işadamlarının eğitim ve sağlık alanındaki faaliyetlerle isimlerini  ölümsüzleştirmelerinden etkilendi. &#8216;İşe başlayıp biraz para kazandıktan sonra,  mahallesinde, çarşısında, halk arasında muhtaç olanlara yardım etmekten mutlu  olduğunu&#8217; söylerdi. Ve 1948 yılında bir adım atmak istedi. Pek çok kişi cami  yaptırmasını önerirken o yine &#8216;toplumsal ihtiyacı&#8217; görerek, öğrenci yurdu  yaptırdı. Ankara Üniversitesi Vehbi Koç Öğrenci Yurdu 1951 yılında hizmete  girdi. 1960 yılında çocuk hastanesi olarak Ankara Valiliği&#8217;ne kiraya verdiği  binayı, çocuk hastanesi olarak kullanılmak üzere Hazine&#8217;ye bağışladı. Ankara  Üniversitesi Tıp Fakültesi Vehbi Koç Göz Bankası, Eskişehir İktisadi ve Ticari  İlimler Akademisi Vehbi Koç Kitaplık ve Araştırma Binası, ODTÜ Vehbi Koç Öğrenci  Yurdu, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kardiyoloji Enstitüsü,  Amiral Bristol Hastanesi Vehbi Koç Kanser Pavyonu, Taksim Atatürk Kitaplığı,  Vehbi Koç ve Ankara Araştırmalar Merkezi onun sosyal alandaki faaliyetlerinin  birer örnekleriydi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Daha sonra sosyal faaliyetlerini de kurumsallaştırma yoluna gitti. İlk olarak  1967 yılında bir yurt dışı seyahatten aldığı ilham ile çelenk bağışlarını  eğitime yönlendirmek üzere Türk Eğitim Vakfı&#8217;nın kuruluşuna öncülük yaptı.  Ardından 1969 yılında eğitim, sağlık ve kültür alanında faaliyet göstermek üzere  Vehbi Koç Vakfı&#8217;nı kurdu. Türkiye&#8217;nin nüfus ve aile sağlığı sorununu gören Vehbi  Koç 1985 yılında Türkiye Aile Sağlığı ve Planlaması Vakfı&#8217;nı kurdu ve ölümüne  kadar başkanlığını yürüttü. Türkiye Erozyonla Mücadele Vakfı TEMA&#8217;nın bir  numaralı kurucu üyesi oldu. Artık sosyal çalışmalarını bu vakıflar aracılığıyla  yürütecekti. Bu çalışmalarla 100 bine yakın öğrenci öğrenim imkanı buldu. Tüm  bunların ardından Koç Özel Lisese, Koç Üniversitesi ve Sadberk Hanım Müzesi ve  geldi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">95 yıllık başarılarla dolu bir ömre, çok şey sığdırmıştı Vehbi Koç.<br />
Türk insanının başarı simgesi olmuştu. Türkiye&#8217;yi, insanını hep ilklerle, hep  çağdaş ürünlerle tanıştırmıştı.<br />
Ülkesinin yaşadığı her aşamanın tanığıydı. Bir Cumhuriyet Çınarıydı<br />
Ülkesiyle var olan, ülkesiyle gelişen, ülkesini geliştiren bir çınar<br />
&#8216;Devletim ve ülkem varoldukça, ben de varım diyen bir çınar</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"> </font></p>
<p align="center"><font face="Maiandra GD" size="2"> </font> <font face="Maiandra GD"> <span style="font-size: 15pt; font-weight: 700"><font color="#808080">|</font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> » Biyografiler &#8211; Kim Kimdir Sayfasına Dön! «</a><font color="#c0c0c0"> </font> <font color="#808080">|</font></span></font></p>
<p align="center"> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></p>
<p align="center"><span style="font-size: 8pt"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografi</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografiler</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Yaşam Öyküleri</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Kim Kimdir?</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Biyografi/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografi</font></a></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/vehbi-koc-biyografi-hayati-kim-kimdir/">Vehbi Koç – (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/vehbi-koc-biyografi-hayati-kim-kimdir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>19</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vahdettin Han &#8211; (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/vahdettin-han-biyografi-hayati-kim-kimdir/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/vahdettin-han-biyografi-hayati-kim-kimdir/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jan 2008 19:59:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kim Kimdir?]]></category>
		<category><![CDATA[V]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>
		<category><![CDATA[Hayati]]></category>
		<category><![CDATA[Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Şairlerin Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Sanatçıların Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Ünlülerin Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Vadettin Han]]></category>
		<category><![CDATA[Vahdettin Han Kimdir Biyografi Yaşamı Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Vahidettin Han]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Öyküsü]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarların Biyografileri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/vahdettin-han-biyografi-hayati-kim-kimdir/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Vahdettin Han (Hayatı &#8211; Biyografisi) Otuzaltıncı ve son Osmanlı padişahı, yüzbirinci İslam halifesi. Saltanatı: 1918-1922 Babası:Sultan Abdülmecid Han &#8211; Annesi: Gülistu Kadın Efendi Doğumu: 2 Şubat 1861 Vefatı: 16 Mayıs 1926 Sultan Abdülmecid Han&#8217;ın en küçük oğludur. Küçük yaşta anne ve babasını kaybettiğinden, ağabeyi II. Abdülhamid&#8217;in himayesinde yetişti. Çok zeki olup fıkıh bilgisinde pek ileriydi. [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/vahdettin-han-biyografi-hayati-kim-kimdir/">Vahdettin Han – (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font face="Maiandra GD"><font color="#0099cc"><strong><span style="font-size: 22pt"> Vahdettin Han<br />
</span></strong></font> <font color="#c0c0c0"><span style="font-size: 8pt; font-weight: 700">(Hayatı &#8211;  Biyografisi)</span></font></font></p>
<p align="justify">  <font face="Maiandra GD" size="2"> Otuzaltıncı ve son Osmanlı padişahı, yüzbirinci İslam halifesi.</font><br />
<font face="Maiandra GD" size="2"> </font><br />
<font face="Maiandra GD" size="2"> Saltanatı: 1918-1922</font><br />
<font face="Maiandra GD" size="2"> Babası:Sultan Abdülmecid Han &#8211; Annesi: Gülistu Kadın Efendi</font><br />
<font face="Maiandra GD" size="2"> Doğumu: 2 Şubat 1861 Vefatı: 16 Mayıs 1926</font><br />
<font face="Maiandra GD" size="2"> </font><br />
<font face="Maiandra GD" size="2"> Sultan Abdülmecid Han&#8217;ın en küçük oğludur. Küçük yaşta anne ve babasını  kaybettiğinden, ağabeyi II. Abdülhamid&#8217;in himayesinde yetişti. Çok zeki olup  fıkıh bilgisinde pek ileriydi. 4 Temmuz 1918&#8217;de ağabeyi Sultan Reşad&#8217;ın vefat  ettiği gün padişah ve halife oldu. Saltanata geçtiğinde I. Dünya Savaşı&#8217;nın  korkunç neticeleri alınmak üzereydi. Nitekim 30 Ekim 1918&#8217;de Mondros mütarekesi  imza edilerek, Birinci Dünya Harbi mağlubiyetimizle bitti. Vahideddin Han bu  mütarekeye imza koyan delegeleri kabul etmedi. Mütarekeden hemen sonra Osmanlı  Devleti&#8217;ni sebepsiz yere savaşa sokan, milyonlarca vatan evladını cephelerde  eriten Talat, Enver ve Cemal paşalar yurt dışına kaçtılar.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
  </font><br />
[ad1]</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">İttihatçı liderlerin baskısından kurtulan Sultan Vahideddin&#8217;in elinde ancak  düşmanlara teslim edilmiş bir milleti idare etmek kaldı. İstanbul, 16 Mart  1920&#8217;de İtilaf devletleri tarafından işgal edildi. Yunanlılar İzmir&#8217;e,  İtalyanlar güney batıya, Fransızlar da Güney Anadolu&#8217;ya girdiler. Vahideddin Han  11 Mayıs 1920&#8217;de düşmanların hazırladığı ve Anadolu&#8217;nun işgalini ihtiva eden  Sevr antlaşmasını bütün baskılara rağmen imzalamadı. Osmanlı ordusu tamamen  lağvedildi. Medine muhafızı Fahri Paşa, on ikinci ordu kumandanı Ali İhsan Paşa  ve harbiye nazırı Mersinli Cemal Paşa gibi değerli kumandanlar Malta&#8217;ya  sürüldüler. Padişah&#8217;ın şahsını korumak için yalnız yedi yüz kişilik maiyyet-i  seniyye kıtası bırakıldı. Sultan bu taburu, Ayasofya etrafındaki sipere sokup  camiye çan takmak veya müze yapmak isteyenlere ateş etmeleri emrini verdi.</font><br />
<font face="Maiandra GD" size="2"> </font><br />
<font face="Maiandra GD" size="2"> İşgal altındaki İstanbul&#8217;dan vatanın kurtarılmayacağını anlayan Vahideddin Han,  güvendiği kumandanları Anadolu&#8217;ya göndermek istedi. Ancak bunlar; &#8220;Dış dünyaya  karşı harp edilmez. Bu iş olmaz.&#8221; diyerek gitmeyi reddettiler. Sultan&#8217;ın  kurtuluşun Anadolu&#8217;dan gerçekleşeceğine ümidi tamdı. Bir ara kendisi gitmeyi  düşündü ise de, İngilizler &#8220;Eğer Anadolu&#8217;ya geçersen İstanbul&#8217;u Rumlara işgal  ettirir, taş üstünde taş bırakmayız.&#8221; diyerek engellediler. Bunun üzerine bir  gün saraya çağırdığı Mustafa Kemal&#8217;i; &#8220;Paşa paşa şimdiye kadar devlete çok  hizmet ettin. Bunları unutun. Asıl şimdi yapacağın hizmet hepsinden mühim  olabilir. Devleti kurtarabilirsin!&#8221; sözlerinden sonra, büyük yetkilerle  Anadolu&#8217;ya gönderdi. Böylece İstiklal mücadelesi başlamış oldu.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"> İstiklal harbi zafer ile neticelendikten sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi  hükümeti 1 Kasım 1922&#8217;de hilafet ile saltanatın ayrıldığını ve saltanatın  kaldırıldığını bir kanun ile ilan etti. Vahideddin Han&#8217;ın adı hutbelerden  kaldırıldı. İstanbul ve Anadolu basınında aleyhinde yazılar çıkmaya başladı.</font><br />
<font face="Maiandra GD" size="2"> </font><br />
<font face="Maiandra GD" size="2"> 17 Kasım 1922 Cuma günü Dolmabahçe Sarayı&#8217;ndan Malaya harp gemisi tarafından  alınıp Malta adasına götürüldü. Oradan Melik Hüseyin&#8217;in daveti üzerine Mekke&#8217;ye  gitti. Oradan da İtalya&#8217;daki Sen Remo şehrine giderek orada ikamet etti.  Vahideddin Han, acı ve sıkıntı içinde geçen bir sürgün hayatından sonra, 16  Mayıs 1926&#8217;da İtalya&#8217;da vefat etti. Cenazesi Şam&#8217;a getirilerek Sultan Selim  Camii kabristanına defnedildi.</font><br />
<font face="Maiandra GD" size="2"> </font><br />
<font face="Maiandra GD" size="2"> Vahideddin Han, çok akıllı ve çabuk kavrayışlı idi. Arada Sultan Reşad olmayıp  da, II. Abdülhamid Han&#8217;dan sonra tahta çıksaydı, belki devletin başına böyle bir  bela gelmezdi. Çünkü O, İttihat ve Terakki hükümetinin hatalarını önleyip,  felaketlerin önüne geçebilecek kudret ve irade sahibi bir kimseydi. Çok sevdiği  vatanından koparken yanında şahsi ve pek cüzî mal varlığından başka bir şey  götürmediği, ülkesinden ayrılmasının üzerinden henüz dört yıl geçmeden vefatında  kasaba, bakkala ve fırına olan borçlarından dolayı 15 gün tabutunun  kaldırılmamış olmasından da anlaşılmaktadır.</font><br />
<font face="Maiandra GD" size="2"> </font><br />
<font face="Maiandra GD" size="2"> Vahideddin Han&#8217;ın vatanının ve milletinin uğradığı felaketler karşısında neler  düşündüğü ve neler hissettiği kayıtlara geçmiş şu hadiseden çıkarılabilir. 1919  senesi Ramazanında bir sabah Yıldız Sarayı&#8217;nda yangın çıkar. Kısa zamanda  büyüyen alevler, Sultan&#8217;ın geceleri kaldığı daireyi de sarar. O geceyi tesadüfen  Cihannüma Köşkü&#8217;nde geçirmiş olan Vahideddin, yangını haber alınca, üzerine  pardesüsünü giyerek dışarı çıkar. Köşkün önünde hiç telaş göstermeden yangını  seyrederken çevrede ağlayanları görünce gözleri yaşararak; &#8220;Benim vatanım ateş  içinde, onun yanında bunun ne kıymeti var.&#8221; demekten kendini alamaz.</font><br />
<font face="Maiandra GD" size="2"> </font><br />
<font face="Maiandra GD" size="2"> Hakkında Yazılanlar</font><br />
<font face="Maiandra GD" size="2"> </font><br />
<font face="Maiandra GD" size="2"> 1.Şahbaba</font><br />
<font face="Maiandra GD" size="2"> Osmanoğulları&#8217;nın Son Hükümdarı 6. Mehmed Vahideddin&#8217;in Hayatı, Hatıraları ve</font><br />
<font face="Maiandra GD" size="2"> Özel Mektupları</font><br />
<font face="Maiandra GD" size="2"> Murat Bardakçı</font><br />
<font face="Maiandra GD" size="2"> Pan Yayıncılık / Gri Yayın Dizisi</font><br />
<font face="Maiandra GD" size="2"> </font><br />
<font face="Maiandra GD" size="2"> Torunları, Sultan Vahideddin&#8217;e &#8220;Şahbaba&#8221; derlerdi&#8230; Şahbaba, yukarıdaki  satırları, ölümünden sadece birkaç gün önce yazmıştı&#8230; Son padişahın tarihteki  rolü yıllarca tartışıldı ama, o hiç katılmadı bu tartışmaya&#8230; Şimdi, ölümünün  üzerinden geçen 70 küsur yıl boyunca ailesinin titizlikle sakladığı özel arşivi  ilk kez bu kitapla gün ışığına çıkıyor ve Sultan</font><br />
<font face="Maiandra GD" size="2"> Vahideddin, hakkındaki tartışmalara belgeleriyle, mektuplarıyla, yarım bıraktığı  anılarıyla, yani kendi kalemiyle katılıyor&#8230; Murat Bardakçı&#8217;nın titiz bir  araştırmayla topladığı ve bugüne kadar hiçbir yerde yayınlanmamış belgelere  dayanarak kaleme aldığı &#8220;Şahbaba&#8221; sadece Sultan Vahideddin&#8217;in değil, ailesinin  ve yakın çevresinin de hikayesi&#8230; Hükümdarın kızı Sabiha Sultan&#8217;ın ifadesiyle,  &#8220;Masalı andıran bir hayat yaşayıp başdöndürücü iniş-çıkışlar ve taşkın  fırtınalar atlattıktan sonra pek de kolay olmayan bir şekilde ayakta</font><br />
<font face="Maiandra GD" size="2"> kalabilen insanların&#8221; öyküsü&#8230;</font><br />
[m2]<br />
<font face="Maiandra GD" size="2"> </font><br />
<font face="Maiandra GD" size="2"> 2.Son Padişah Vahdettin</font><br />
<font face="Maiandra GD" size="2"> Yılmaz Çetiner</font><br />
<font face="Maiandra GD" size="2"> Milliyet Yayınları / Tarih Dizisi</font><br />
<font face="Maiandra GD" size="2"> </font><br />
<font face="Maiandra GD" size="2"> 3.Yıldız&#8217;dan Sanremo&#8217;ya</font><br />
<font face="Maiandra GD" size="2"> Vahdettin&#8217;in Dördüncü Kadınefendisi Nevzat Vahdettin&#8217;in Hatıraları ve</font><br />
<font face="Maiandra GD" size="2"> 150&#8217;liklerin Gurbet Maceraları</font><br />
<font face="Maiandra GD" size="2"> Nevzat Vahdettin</font><br />
<font face="Maiandra GD" size="2"> Arma Yayınları / Tarih-Anı Dizisi</font><br />
<font face="Maiandra GD" size="2"> </font><br />
<font face="Maiandra GD" size="2"> 1937 yılında Tan Gazetesinde dizi olarak yayınlandığı zaman büyük yankı yapan bu  kitap iki kısımdan oluşmaktadır. Birinci kısım olan Osmanlı Padişahı  Vahdettin&#8217;in Dördürcü Kadınefendisi Nevzat Hanım&#8217;ın hatıralarından ibarettir.  Son derece önemli olan bu hatıralarda Nevzat Hanım&#8217;ın Sultan Reşad&#8217;ın sarayında  geçirdiği çocukluk dönemi, Vahdettin&#8217;in Dördüncü Kadınefendisi olarak katıldığı  Vahdettin&#8217;in haremine ait hatıralar ve son nefesine kadar yanında bulunduğu  Vahdettin&#8217;in Sanremo&#8217;ya ait hatıraları anlatılmaktadır.</font><br />
<font face="Maiandra GD" size="2"> </font><br />
<font face="Maiandra GD" size="2"> İkinci kısımda ise Vahdettin&#8217;in yurt dışına kaçışından sonra gittiği Malta,  Hicaz ve Sanremo&#8217;da başından geçenlerle, İngiliz elçiliğine sığınıp bir süre  Taşkışla&#8217;da kalan, daha sonra İngiliz gemileriyle yurt dışına çıkarılan ve büyük  bir çoğunluğu 150&#8217;likler listesine dahil olanların Malta, Mısır, Sanremo,  Romanya, Yunanistan ve Hicaz&#8217;da başlarından geçenler yer almaktadır.</font></p>
<p align="center"><font face="Maiandra GD" size="2"> </font> <font face="Maiandra GD"> <span style="font-size: 15pt; font-weight: 700"><font color="#808080">|</font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> » Biyografiler &#8211; Kim Kimdir Sayfasına Dön! «</a><font color="#c0c0c0"> </font> <font color="#808080">|</font></span></font></p>
<p align="center"> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></p>
<p align="center"><span style="font-size: 8pt"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografi</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografiler</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Yaşam Öyküleri</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Kim Kimdir?</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Biyografi/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografi</font></a></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/vahdettin-han-biyografi-hayati-kim-kimdir/">Vahdettin Han – (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/vahdettin-han-biyografi-hayati-kim-kimdir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>10</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Wilhelm Radloff &#8211; (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/wilhelm-radloff-biyografi-hayati-kim-kimdir/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/wilhelm-radloff-biyografi-hayati-kim-kimdir/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jan 2008 19:57:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kim Kimdir?]]></category>
		<category><![CDATA[V]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>
		<category><![CDATA[Hayati]]></category>
		<category><![CDATA[Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Şairlerin Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Sanatçıların Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Ünlülerin Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Vilhelm Radlof]]></category>
		<category><![CDATA[Wilhelm Radloff]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Öyküsü]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarların Biyografileri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/wilhelm-radloff-biyografi-hayati-kim-kimdir/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Wilhelm Radloff (Hayatı &#8211; Biyografisi) Wilhelm Radloff, (1837 &#8211; 1918) &#8216;Türk Dünyası&#8217;nı türlü yönlerden araştıran yabancı bilginler arasında müstesna bir yer tutan ve devir açan şahsiyetlerden biri de, hiç şüphesiz 81 yıllık uzun ömrünün (1837-1918) altmış yılını bu uğurda çalışmaya hasretmiş olan Alman asıllı Rus Türkoloğu Wilhelm Radloff&#8217;tur. 1813 Savaşları&#8217;na katılmış olan Prusya Ordusu yedek [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/wilhelm-radloff-biyografi-hayati-kim-kimdir/">Wilhelm Radloff – (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><strong> <font style="font-size: 22pt" color="#0099cc" face="Maiandra GD">Wilhelm Radloff</font></strong><font face="Maiandra GD"><font color="#0099cc"><strong><span style="font-size: 22pt"><br />
</span></strong></font> <font color="#c0c0c0"><span style="font-size: 8pt; font-weight: 700">(Hayatı &#8211;  Biyografisi)</span></font></font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Wilhelm Radloff, (1837 &#8211; 1918) &#8216;Türk Dünyası&#8217;nı türlü yönlerden araştıran  yabancı bilginler arasında müstesna bir yer tutan ve devir açan şahsiyetlerden  biri de, hiç şüphesiz 81 yıllık uzun ömrünün (1837-1918) altmış yılını bu uğurda  çalışmaya hasretmiş olan Alman asıllı Rus Türkoloğu Wilhelm Radloff&#8217;tur. 1813  Savaşları&#8217;na katılmış olan Prusya Ordusu yedek subaylarından ve Berlin şehri  polis komiseri Wilhelm Radloff&#8217;un biricik oğlu olarak 5 Ocak (yeni takvime göre  17 Ocak) 1837&#8217;de Berlin&#8217;de doğmuştur.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">İlk ve orta tahsilini aynı şehirde yaptıktan sonra, gelirleri mahdut olduğu  halde çocuklarının ciddi bir tahsil görmesini isteyen ailesinin teşvikiyle 1854  yılının sonbaharında, Wilhelm henüz 17 yaşında iken Berlin Üniversitesi Felsefe  Fakültesi&#8217;ne kaydolmuştur.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Lisede iken en çok Alman Edebiyatı ve klasik filoloji hocalarının derslerini  sevmiş, bunlardan bilhassa klasik edebiyat öğretmeni ve iyi bir pedogog olan  üniversite doçenti Benari&#8217;nin, Radloff&#8217;un yetişmesinde mühim rolü olmuştur.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"></font></p>
<table style="border-collapse: collapse" align="left" border="0" bordercolor="#111111" cellpadding="0" cellspacing="0" height="250" width="250">
<tr>
<td height="267" width="173"><center><!--adsense#reklam_250x250--></center></td>
</tr>
</table>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Üniversite hayatının ilk aylarında manevi ilimlerin türlü dallarını denemiş,  esas olarak önce ilahiyat tahsil etmek istemişse de, az zaman sonra fikrini  değiştirerek filolojide karar kılmıştır. Tahsilinin büyük bir kısmını Berlin&#8217;da  yapmış, iki sömestir Halle&#8217;de bulunmuş ve doktora sınavını da Jena&#8217;da vermiştir.  (20 Mayıs 1858)&#8217;</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Radloff mukayeseli dilbilgisini kuran ve bilhassa İndocermen dillerinin  mukayeseli gramerini yazan F.Bopp&#8217;un son derslerini dinleyebilmiş, dilci ve  filozof H.Steinthal&#8217;in derslerine devam etmiş Jena&#8217;da A.F.Pott&#8217;un takririlerini  dinlemiştir. Bütün bu genel dersler meyanında Radloff Şark dillerini de merak  ederek Berlin&#8217;da başlıca W.Schott&#8217;un talebesi olmuştur&#8217; Radloff&#8217;un hocaları arasında W.von Humbold&#8217;un fikirlerini devam ettirenlerden  A.F.Pott ile H. Steinthal&#8217;i görmekteyiz. Fakat bunların fikirleri de sonraları  birbirinden ayrılmıştır&#8217;</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Radloff, üniversite tahsili esnasında H.Steinthal&#8217;den ziyade A.F.Pott&#8217;un  fikirlerine bağlanarak, önümüzdeki eserinde dil hadiselerini halk psikolojisiyle  değil de, insanların ferdi hususiyetleriyle açıklamaya çalışmıştır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Radloff&#8217;u şark dillerine meraklandıran hocası, daha sonra A.Castren&#8217;den önce  linguistik özelliklere dayanarak Türk, Mançu, Moğol, Fin ve kuzeydeki diğer  diller arasındaki akrabalığı göstermeye çalışan Wilhelm Schott olmuştur.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bunlara Abel Rėmusat gibi &#8216;Tatarische Sprachen&#8217; adını veren ve sonra da &#8216;Hochaslatiscih  Sprachen&#8217; tabirini teklif eden W.Schott, 1836&#8217;da ifade ettiği gibi, yaptığı  araştırmanın sağlam bir zemine dayanabilmesi için daha çok çok zamana ihtiyaç  olacağını müdrikti.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Böylece Radloff, W.Schott&#8217;un tesiriyle Orta Asya ve Sibirya&#8217;nın az tanınmış  dillerini kendisine çalışma sahası olarak almış, Türkçe ile birlikte Moğol,  Mançu ve Çin dillerini öğrendiği gibi, İbrani, Arap ve Fars derslerine devam  etmiştir. Radloff bunları içerisinde bilhassa Mançu Tunguz dilleri üzerinde  durarak ilerideki araştırmalarını da bu konu üzerine yöneltmeyi düşünüyordu&#8217;<br />
Jena Üniversitesi&#8217;ne sunduğu Über den Einfluss der Religion auf die  Nationalitäten und Sprachen Hochasiens&#8217; adlı teziyle 20 Mayıs 1858 tarihinde  felsefe doktoru payesini kazanıp, halk mektebi öğretmenlerinden birinin kızı  olan Pauline-Auguste Fromm ile nişanlandıktan sonra, aynı yıl hocası Wb.Schott&#8217;un  tavsiye mektubu ile Petersburg&#8217;a hareket etti.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">1854&#8217;de Petersburg&#8217;da açılmış bulunan Vostoçnıy Fakültet&#8217;e (Şark Fakültesi&#8217;ne)  Kazem-beg Şeyh Tantavi, İ.N Berezin, D.A.Chwolson, V.P Vasilyev ve Popov gibi  tanınmış şahsiyetlerin de çağrılmış olması, Radloff&#8217;un Rusya&#8217;ya giderek doğu  dillerini yerinde öğrenmek hususunu körükleyen hadiselerdendi.<br />
Yakut dili gramerini yazan O.Böhtligk de o zaman Petersburg&#8217;da yaşıyordu. Bu  sıralarda L.vonSchrenk idaresindeki sefer heyeti (1858) Amur civarında  bulunuyor, fakat Radloff&#8217;un da iştirak etmek istediği F.B.Schmidt&#8217;in doğu seferi  heyeti ise bir türlü harekete geçemiyordu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bunun üzerine Baron P.Meyendorff ve F.A.Schiefner gibi hamileri 1859 Mayısı&#8217;nda  (tayin tarihi 14.Mayıs.1859) onu Batı Sibirya&#8217;da bulunan Barnaul şehrindeki  yüksek madencilik mektebine (Barnaulskoye Visşoye Gornoye Uçilişçe) Almanca ve  Latince öğretmeni olarak tayin ettirdiler.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">İlk anlaşması beş yıl müddetle olup, maaşı senede 1000 ruble idi ve bundan  başka, yazın yapacağı geziler için her yıl ayrıca 700 rublelik tahsisat  ayrılmıştı.<br />
İşte W.Radloff&#8217;un ilmi faaliyeti esas bundan sonra başlar. Barnaul&#8217;a gelirken  henüz 22 yaşında olduğu halde, kafasında ne muazzam planlar taşıdığını sonraki  senelerde yaptığı çalışmalarla ispat etti.<br />
Radloff Sibirya&#8217;da 1859&#8217;dan 1871&#8217;e kadar 12 yıl kalmış, kışın öğretmenlik  yapmış, yazları da dil, etnografya ve tarih malzemesi toplamak üzere Sibirya ve  Türkistan&#8217;da yaşayan türlü Türk boyları arasında seyahat etmiştir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Radloff bu zaman içinde (Kuznetsk havalisi madencilik müfettişi Freze&#8217;nin daveti  üzerine 1859&#8217;da yaptığı ilk kısa gezi müstesna), ilk defa 1860 yazında ve son  defa da 1870&#8217;de olmak üzere on defa seyahat etmiş, ancak 1864&#8217;de kesilen  tahsisatı yeniden temin etmek maksadıyla Petersburg&#8217;a gitmek zorunda kaldığından  gezisini tatbik edememiştir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">&#8216;Freze&#8217;nin daveti üzerine yaptığı kısa gezisinden Barnaul&#8217;a döndüğü zaman,  tesadüfen orada bulunan Tomsk Valisi Ozerskiy&#8217;i ziyarete gelmiş olan Altay  Türkleri mümessillerinden ibaret bir heyetle karşılaştı ve onun başkanından,  kendisine söze usta birini öğretmen olarak göndermesini rica etti. Radloff, kısa  zaman içinde gelen Yakob adlı bu öğretmenle bütün yaz ve kış çalışarak Altay  ağzını öğrendi ve 1860&#8217;da başlayacak gezisine hazırlandı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">1860-1863 yılları yazında Altaylı, Soyon, Kazak-Kırgız, İli ve Abakan Türkleri&#8217;ni  ziyaret ederek onların dilleri üzerine ve bundan başka Rus-Moğol ticareti  hakkında da malzeme topladı. 1860 yazında Berlin&#8217;den yeni gelmiş olan karısının  veöğretmen Yakob&#8217;un iştirakiyle yaptığı ilk gezi esnasında, 1843-1865 yıllarında  misyoner Landışev ile tanışarak sonra onu kendisine öğretmen ve anmaraş edindi  ve onun hayatını Proben der Volksliteratur&#8217;un 1.cildinde yayımlayarak  ebedileştirdi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">1864&#8217;de tahsisatı yenilemek maksadıyla Petersburg&#8217;a gidince, P.Meyendorff ölmüş  olduğundan başka hamiler aramak icabetti. Akademi üyesi Ber, onu saray nedimesi  Fräulein Editha von Rahden&#8217;e takdim etmek suretiyle, bu yolda ona yeni imkanlar  açtı. Radloff, E.von Rahden&#8217;in salonunda o zamanki Rusya&#8217;nın birçok münevver  şahsiyetleriyle tanışmak fırsatına nail oldu. Saray nedimesi onu büyük prenses  Elena Pavlovna&#8217;ya takdim etti, bu suretle tahsisat işi çabuk halledildi. Oradan  Berlin ve Tirol&#8217;e seyahat ederek dinlendi ve yeni kuvvetle Barnaul&#8217;a döndü.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Radloff bu gezileri esnasında her şeyden evvel Türk boylarının dil ve halk  edebiyatına ve bu meyanda halk bilgisi, arkeoloji, coğrafya, istatistik ve  ekonomi sahasına ait malzeme topladı. Barnaul&#8217;da kaldığı müddet zarfında hepsi  20 adet eser neşretmekle beraber, ilk beş senede malzemesini tasnifle  uğraştığından, bu müddet içinde yayınladıkları birkaç makale ile seyahati  hakkındaki raporlara inhisar etmiştir. Proben der Volksliteratur der Turkischen  Stämme &#8216;Türk boylarının halk edebiyatı denemeleri) gibi büyük eserleri ancak  1866&#8217;dan sonra çıkmaya başlamıştır (1.bölümün metin ve tercümesi 1866; 2. ve 3.  bölümleri 1868 ve 1870). Bunlar ilim dünyasında geniş bir ilgiyle karşılanmış ve  Dorpat Üniversitesi Radloff&#8217;a bu eserleri yüzünden fahri doktor ünvanını tevcih  etmiştir. &#8216;Honoris causa pro maxima intelligentia orlentalium&#8217;.)</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Radloff, 1871 yılının ilk aylarında Barnaul&#8217;dan ayrıldı ve yol üzerinde  Kazan&#8217;dan geçerken birkaç gün tanınmış Rus misyoneri N.İ.İlminskiy&#8217;nin  (1822-1891) evinde misafir kaldı. 15 yol Kazan ve Mısır medreselerinde tahsil  etmiş olan ve Kazan&#8217;daki Rus İlahiyat Akademisi&#8217;nde profesörlük yapan İlminskiy,  İdil boyu Türkleri&#8217;ni çok iyi tanıyor, bir yerliden farksız Türkçe konuşuyor ve  buradaki Türk boyları arasında Hıristiyanlığı yaymak için canla başla  çalışıyordu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">O zamanki Kazan Maarif Müdürü Şestakov, İlminskiy&#8217;nin evinde Radloff ile  tanışarak, ona, İdil boyu Müslüman mektepleri müfettişliği vazifesini teklif  etti. Bu iş, zorla Hıristiyanlaştırılmış Mazanlılar&#8217;a (Kreşinler&#8217;e) ait  mektepleri idare eden İlminskiy&#8217;nin faaliyetine paralel bir çalışma teşkil  edecekti.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Esas itibariyle bunu kabul eden Radloff, plan üzerinde etraflıca konuştuktan  sonra Petersburg&#8217;a gitti. Şestakov da meseleyi Maarif Nazırı Graf D.A.Tolstoy&#8217;a  (1823-1889) arz etti. Radloff, Prens Konstantin Nikolayeviç vasıtasıyla bu işin  devlet şûrasında sıradışı görüşümesini teklif etti ve halk mektepleri üzerinde  araştırma yapmak maksadıyla, Rus maarif nezaretinin emri altında tekrar Batı  Avrupa&#8217;ya gitti. Radloff Berlin&#8217;de Rus maarif nazırı Tolstoy tarafından  tertiplenen bir ziyafette, nazırın daveti üzerine, azınlık milletlerin  mektepleri hakkında bir konuşma yaptı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">1872&#8217;de Müslüman mektepleri meselesi müspet olarak çözüldü ve böylece Radloff,  Kazan bölgesi Tatar, Başkurt ve Kazak mektepleri müfettişliğine tayin edildi. O  zaman Rusya&#8217;da Ruslar&#8217;dan başka milletlerin (Rus tabiriyle azınlık milletlerin)  devlet tarafından idare edilen mektepleri yoktu. Türk-Tatar medreselerine,  mahalli idare veya yerli zengin şahıslar tarafından bakılıyordu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Misyoner mektepleri iç işleri vekaletine bağlı olup, maarif nazırlığı, ezilmiş  milletlerin aydınlanma ve terbiyesine karşı cephe almıştı. Bundan başka, dini  taassubun tesiri ve Ruslaşma korkusu yüzünden, Türk ahali kendisi de kısmen yeni  usul mekteplere muhalif bulunuyordu. Bu yüzden Radloff, muallim mektepleri  açmakla işe başladı. Kazan muallim mektebi ancak 12.Kasım.1876&#8217;da açılabildi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Muallimlerin bir kısmı başta Ruslar&#8217;dan ibaretti. Önce muallim olarak Kazanlı  Türkler&#8217;den ancak birkaç kişi celbedilebilmiştir ki, bunlar Veteriner Teregul  (tabii ilimler için), Kazan Üniversitesi okutmanlarından Ahmer idi. Bundan başka  Radloff meşhur Kazan tarihçisi Şehab ed-Din Mercanî ile de yakından tanışmış ve  onun eserleri hakkında batı dünyasına bilgi vermiştir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Mercanî, Kazan arkeoloji cemiyetine üye olan ilk imamdır ve sonraları Kazan&#8217;da  Radloff tarafından açılan muallim mektebinde o da öğretmenlik yaparak İslam dini  bilgisi ve tarih okutmuştur. Radloff, Kazan muallim mektebinde bilhassa tabii  ilimler terdisatına önem veriyordu. İlk yıllarda buraya alınan talebeler  çocuklardan değil de yetişmiş imam namzetlerinden ibaretti ve halkın şüphesini  gidermek için, mektebe alınırken dini mevzulardan iyice imtihan ediliyorlardı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Radloff, bu meyanda Müslüman kızları için de bir ilk mektep açmak istiyordu.  Fakat önce hiçbir İslam kadını böyle bir mektepte muallimlik yapmayı kabul  etmedi. Kızlar mektebi nihayet tahsilli bir kadının evinde açılabildiyse de, bu  ilk deneme çok yaşamadı ve talebe azlığı sebep gösterilerek Rus Hükümeti  tarafından kapattırıldı. (İlk senede 4 ikinci yıl 8 talebesi vardı.)</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Radloff, eskimiş camilerin tamiri sırasında, Rus Hükümeti tarafından bu gibi  camilerin yanında bir Rus mektebi açılmasının şart konmasına da şiddetle karşı  geldi ve bu şartın, Rus mektebi yerine Müslüman mektebi açılması şeklinde  değiştirilmesini talep etti. O, iki taraftan da engellerle karşılaşıyordu. Rus  Hükümeti yerli halkın uyanmasını istemiyor, Müslüman ahali ise Radloff&#8217;a Rus  misyoner teşkilatının bir mümessili olarak bakıyordu. Bazı mütaassıp  Tatarlar&#8217;dan rüşvet alan Rus polisi, eski zihniyetli Müslümanlarla bir olarak  Radloff&#8217;a karşı çalışıyordu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Fakat bu gibi tatsız hadiseler geçici oldu. Birkaç yıl içinde İdil boyu Türkleri  arasında ve az sonra Rusya içerisindeki bütün diğer Türk ülkelerinde de geniş  bir medeni kalkınma gözüküyordu. Bu yolda her hareketin Radloff&#8217;un tesiriyle  açıklanması doğru olmamakla beraber denebilir ki, onun tarafından girişilen  faaliyet, Rusya içerisindeki Türk halklarının uyanma hareketini çabuklaştırmaya  hiç şüphesiz yardım etmiştir. Türkler arasında basım ve kitabevleri, gazete ve  mecmualar ve yayımlanan eserlerin sayısı gün geçtikçe arttı ve 1905&#8217;de geniş  kalkınma halini aldı. Muallim birlikleri tedris usulü için yeni cereyanlar  (usulü ceditçilik), Müslüman kadın birlikleri ve nihayet bütün bunların bir  neticesi olarak muhtariyet veya Rusya&#8217;dan ayrılmak için tam istiklal hareketleri  meydana geldi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Radloff Kazan&#8217;da 1872&#8217;den 1884&#8217;e kadar 12 yıl kaldı ve bu esnada bilhassa  pedagoji, felsefe ve genel linguistik problemleriyle uğraştı. Bu zaman içinde  irili ufaklı 11 kadar eser yayımladı ki, en mühimleri şunlardı: Uçebnik  nemetskago yazıyka (Almanca derslik), &#8216;Proben der Volksliteratur&#8217;un 4.bölümü  (metin ve tercüme), &#8216;Bilik&#8217; (Kazan lehçesinde okuma kitabı), &#8216;Grammatika  russkago yazıyka&#8217; (Tatarlar için Rusça gramer), &#8216;Phonetik der nördlichen Türk-Sprachen&#8217;  v.s. Bu meyanda &#8216;Aus Sibirien&#8217; adlı eserini tab&#8217;a hazırladı ve Koman dili  üzerine de bir makale yazdı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><strong><font face="Maiandra GD" size="2">Radloff Petersburg&#8217;ta</font></strong></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">1881&#8217;de Berlin&#8217;de toplanan müsteşrikler kongresine iştirak ettikten sonra  Radloff 1884&#8217;de Kazan&#8217;daki vazifesinden ayrıldı ve 47 yaşında iken 25 yıllık bir  ilmi çalışmasına istinaden Petersburg İlimler Akademisi&#8217;nin &#8216;Tarih ve Eski  Eserler&#8217; kısmına üye seçildi ve oraya gidip yerleşti. Bu suretle kendisini  büsbütün ilme vermek imkanını kazanmış oldu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Aynı yıl &#8216;Kudatku Bilik&#8217; (Kutadgu Bilig)&#8217;in nüshasını tetkik etmek üzere  Viyana&#8217;ya, 1886&#8217;da Kırım&#8217;a, 1887&#8217;de Batı Karamları&#8217;na seyahat etti, 1891&#8217;de  Petersburg Akademisi tarafından Orhon Bölgesi&#8217;nin arkeolojik tetkiki için  tertiplenen heyetin başında bulundu, 1898&#8217;de yine aynı müessese tarafından  tertiplenen bir heyetle Turfan&#8217;a ve 1907&#8217;de etnografya müzelerini tetkik etmek  amacıyla Batı Avrupa&#8217;ya gitti.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Roma&#8217;da toplanan 12. Milletlerarası Şarkiyatçılar Kongresi&#8217;nde (1899) Radloff&#8217;un  teklifiyle, merkezi Petersburg&#8217;da olmak üzere &#8216;Assosiation Internationale pour  I&#8217;exploration archėologique et linguistique de I&#8217;Asie Centrale et de I&#8217;Extrėme  Orient&#8217; adı altında bir cemiyetin kurulmasına karar verildi ve bu iş Hamburg&#8217;da  toplanan 13.. kongrede (1902) tekrar konuşularak tasdik edildi.<br />
Radloff, Rus akademisindeki çalışmasıyla aynı zamanda daha şu vazifeleri de  görüyordu: a) Rus arkeoloji cemiyetinin şarkiyat bölümü neşriyatının (Trudıy  Vostoçn. Otdeleniya Imp. Russk, Arch. Obşçestva) tahrir heyetinde azalık, b)  Yine aynı müessesenin etnografya bölümünde azalık, c) Sibirya&#8217;yı araştırma  cemiyeti başkanlığı, d) Petersburg&#8217;da yapılacak Budist mabedi inşa komisyonu  başkanlığı ve e) 20 Ocak 1894&#8217;de ölen Schrenk&#8217;in yerine 16 Mart 1894&#8217;den  başlayarak akademinin etnografya müzesi müdürlüğü.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Radloff&#8217;un Petersburg&#8217;da yayımlanan eserlerinin sayısı 100&#8217;e yakındır. O burada  çalışmasını modern ağızlara tahsis ettirmeyip, orta devir Türkçesi ile eski  Türkçe üzerinde de büyük işler başarmıştır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Modern lehçelerle ilgili en mühim eseri olan &#8216;Proben der Volksliteratur&#8221;un son  10 cildi, Petersburg&#8217;da bulunduğu zaman yayımlanmıştır. 1859&#8217;da Barnaul&#8217;a  yerleşerek metin toplamayabaşladığı zaman, ikinci büyük eseri olan &#8216;Versuch  Wörterbuches der Türk Dialecte (Türk ağızları için sözlük denemesi)nin planını  da kurmuştu. Fakat bunun ikide bir eklemelerle tamamlanması icabettiğinden, ilk  fasikülü çıkıncaya kadar (1888) aradan 29 yıl geçti. Nihayet bu lûgat, her altı  fasikülü bir cilt teşkil etmek üzere 26 fasikül ve 4 cilt halinde (hepsi 8161  sütun +256 sayfa) 1911&#8217;de tamamlanabildi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">1887&#8217;de &#8216;Das Türkische Sprachmaterial des Codex Comanicus&#8217;u ve 1890, 91, 1900,  1910 yıllarında 4 cilt halinde &#8216;Kudatku Bilik&#8217;in metin ve tercümesini neşretti.  Bundan başka Anadolu&#8217;daki Selçuk metinleriyle de ilgileniyordu.<br />
Onun eski Türkçe üzerindeki çalışma ve eserlerine gelince, bu mesele başlıbaşına  bir tarihtir. Çin kaynaklarıyla Alâ ed-Din Cüveynî gibi bazı İslam yazarları  istisna edilirse, Avrupalılar, eski Türk yazıtlarının ancak 18.yüzyılın ikinci  yarısında farkına varmışlardır. Bunlardan ilk bahseden kimseler Hollandalı N.C.Wiytsen,  (1641-1717) Çar 1.Petro (1672-1725) zamanında yaşamış S.U.Remezov adlı bir Rus  memuru ve Poltava Savaşı&#8217;nda (1709) Ruslar&#8217;a esir düşerek Sibirya&#8217;ya sürülen  İsveçli subaylardan Strahlenberg (1726-1730) olmuştur&#8217;</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Radloff&#8217;un henüz okunmamış olan bu yazıtları araştırmak maksadıyla 1891&#8217;de  Petersburg Akademisi tarafından tertiplenen bir sefer heyetinin başında Orhon  Bölgesi&#8217;ne gitti. Bu heyette ondan başka Sçegolev, Klementz, Dubin Yadrintsev ve  Levin gibi bilginler de vardı. Radloff önce bu gezi hakkında bir önhaber  (&#8216;1892-93) yayımlandı ve toplanan mazemeyi iki seri halinde neşre başladı&#8217;<br />
&#8216; Yenisey ve Orhon yazıtları hakkındaki Fin neşriyatına (1889-1892) ve Radloff  tarafından yayımlanan atlasa dayanarak (1892, 93, 96, 99), Danimarkalı dil  bilgini Vilhelm Thomsen de, Radloff ile yarış halinde bu yazıtların alfabesini  çözmek için çalışıyordu. Thomsen 25 Kasım 1893 tarihinde eski Türk yazıtlarında  kullanılan alfabenin sırlarını tamamıyla çözmeye muvaffak oldu ve araştırmalarının neticesini bir mektupla Radloff&#8217;a bildirdi. Bu keşifle ilgili  Dėchiffrement de In******ions de I&#8217;Orkhon et de I&#8217;Iėnissėi, 1894 adlı 15  sayfalık broşürünü 15 Aralık 1893&#8217;te Danimarka Akademisi&#8217;ne sundu ve çözümünü  gösteren bir listeyi Radloff&#8217;a da yolladı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu sırada Radloff da 11 kadar işareti çözmüş olmakla beraber, bütün metni  ancak 1894&#8217;da Thomsen&#8217;in anahtarını kullanmak suretiyle okuyabildi ve ilk  denemesini Die alt-türkischen Inschriften der Mongolei I.Das Denkmal zu Ehren  des Pirnzen Kül Tegin adı altında 1894 kasımında 35 sayfalık bir broşür halinde  ancak 50 nüsha bastırarak meslektaşları arasında dağıttı.<br />
Kısa zaman içerisinde üç fasikül halinde (Mart 1894, Mayıs 1894, Ekim 1895) Koşo  Tsaydam yazıtlarını da neşretti ve bunları sonradan bir cilt halinde  birleştirerek tekrar yayımladı. 1897&#8217;de bu eserlerin &#8216;Neue Folge&#8217; (yeni serisi)  aynı yılın aralığında Radloff ve Melioranskiy tarafından hazırlanmış Rusça  tercümesi ve nihayet 1899 martında Tonyukuk yazıtlarının Zweite Folge (ikinci  serisi) neşredildi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Radloff, Uygurca el yazma metinler üzerinde ancak 1898&#8217;den sonra çalışmaya  başladı. Bir yıl sonra Altuigursche Sprachproben aus Turfan, 1906&#8217;da A.Grünwedel&#8217;in  seferinde bulunan Uygurca metinler ile Ein uigurischer Text aus dem XII. Jh.,  1909&#8217;da Cuastuanit, Buss gebet der Manichäer 1909-1912&#8217;de altı kitap halinde  Alttürkische Studien ile Uygurskie Fragmenti 1911&#8217;de Kuan-şi-im Pusar ve 1913&#8217;de  Suvarnaprabbasa&#8217;nın metnini neşretti, Radloff&#8217;un ölümünden sonra Malov 1928&#8217;de  Uigursche Sprachdenkmäler adı altında bir cilt halinde diğer metinleri ve 1930  yılında Suvarnaprabbasa&#8217;nın yine Radloff tarafından yapılmış olan tarcümesini  yayımladı&#8217;</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">&#8230; Fakat onun hususi hayatı hakkında kaynaklardan pek çok bilgi edinmek  mümkün değildir. Şternberg&#8217;in makalesinden öğrendiğimize göre, Almanya&#8217;daki 1848  isyanları küzüklüğünde Radloff&#8217;a büyük tesir yapmıştır. Radloff, hayatı  müddetince filoloji ile birlikte bilhassa felsefe ve kalisek edebiyatı da  sevmiştir.<br />
Halen Seattle&#8217;de bulunan Prof. Dr. N.Pope&#8217;nin bana yazdığına nazaran, Radloff&#8217;un  ölümünden sonra karısı Berlin&#8217;e dönmüş ve birkaç yıl sonra aynı şehirde ölmüş,  biricik oğulları Aleksander ise 1930 sıralarında Paris&#8217;te mide kanserinden vefat  etmiştir. Ayrıca Radloff&#8217;un iki kız çocuğu vardı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Friedrich Wilhelm Radloff kendisi 29 Nisan (yeni takvime göre 12 Mayıs) 1918  günü Petersurg&#8217;da hayata gözlerini kapamıştır.<br />
Radloff&#8217;un ölümünden sonra kurulan Dadlovdkiy krujok (Radloff Birliği) Barthold&#8217;un  reisliği altında her ay toplanarak yıllarca ilim çalışmasını devam ettirmiştir.  1930 yılında Barthold&#8217;un ölümünden sonra bu işi A.Nsamoyloviç idare etmiş, fakat  1937&#8217;de bu birlik dağıtılarak Samoyloviç öldürülmüş ve Radloff&#8217;un da Alman  casusu olduğu ileri sürülerek adının eserlerde anılması yasak edilmiştir. Son  yıllarda onun adı (1953) ilmi eserlerde yine gözükmeye başlamıştır.<br />
(W.Radloff, Sibirya&#8217;dan 1.Cilt, XIII-XXVII)</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"> </font></p>
<p align="center"><font face="Maiandra GD" size="2"> </font> <font face="Maiandra GD"> <span style="font-size: 15pt; font-weight: 700"><font color="#808080">|</font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> » Biyografiler &#8211; Kim Kimdir Sayfasına Dön! «</a><font color="#c0c0c0"> </font> <font color="#808080">|</font></span></font></p>
<p align="center"> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></p>
<p align="center"><span style="font-size: 8pt"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografi</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografiler</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Yaşam Öyküleri</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Kim Kimdir?</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Biyografi/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografi</font></a></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/wilhelm-radloff-biyografi-hayati-kim-kimdir/">Wilhelm Radloff – (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/wilhelm-radloff-biyografi-hayati-kim-kimdir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Veysel Karani &#8211; (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/veysel-karani-biyografi-hayati-kim-kimdir/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/veysel-karani-biyografi-hayati-kim-kimdir/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jan 2008 19:49:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kim Kimdir?]]></category>
		<category><![CDATA[V]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>
		<category><![CDATA[Hayati]]></category>
		<category><![CDATA[Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Şairlerin Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Sanatçıların Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Ünlülerin Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Veysel Garani]]></category>
		<category><![CDATA[Veysel Karani]]></category>
		<category><![CDATA[Veysel Karani Kimdir Biyografi Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Öyküsü]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarların Biyografileri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/veysel-karani-biyografi-hayati-kim-kimdir/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Veysel Karani (Hayatı &#8211; Biyografisi) Karen&#8217;de parlayan pırlanta Veysel Karâni Hazretleri &#160; Efendimiz&#8217;in (Sallallahü aleyhi ve sellem) bilinen iki hırkası vardır. Bunlardan biri Kaside-i Bürde&#8217;nin yazarı büyük şair Kaab bin Züheyr&#8217;e verilir ki, Topkapı Sarayı&#8217;nı ziynetlendirir. Diğeri de Kareli Üveys&#8217;e gönderilir. Hasılı bu iki kutlu miras da İstanbulumuz&#8217;a nasip olur. Belki de ona bu yüzden [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/veysel-karani-biyografi-hayati-kim-kimdir/">Veysel Karani – (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font face="Maiandra GD"><font color="#0099cc"><strong><span style="font-size: 22pt"> Veysel Karani<br />
</span></strong></font> <font color="#c0c0c0"><span style="font-size: 8pt; font-weight: 700">(Hayatı &#8211;  Biyografisi)</span></font></font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Karen&#8217;de parlayan pırlanta  Veysel Karâni Hazretleri</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Efendimiz&#8217;in (Sallallahü aleyhi ve sellem) bilinen iki hırkası vardır. Bunlardan  biri Kaside-i Bürde&#8217;nin yazarı büyük şair Kaab bin Züheyr&#8217;e verilir ki, Topkapı  Sarayı&#8217;nı ziynetlendirir. Diğeri de Kareli Üveys&#8217;e gönderilir. Hasılı bu iki  kutlu miras da İstanbulumuz&#8217;a nasip olur. Belki de ona bu yüzden İslambol  derler&#8230; Kimbilir? Peki siz Karen adında bir yer duydunuz mu? Yalanı yok ya,  ben duymamıştım. Ta ki Veysel Karani hakkında bir şeyler okuyana kadar.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Karen, Yemen taraflarında adı bilinmedik bir beldedir. Etrafı kum dağları ile  çevrilidir, kuraktır, çoraktır. Ortalıkta birkaç kuyu vardır, üç beş ağaç. Sonra  hepsi birbirine benzeyen toprak damlı evler&#8230; Sadece develerin ve bedevilerin  yaşayabildiği bu kavurucu coğrafyanın sakinleri kervan ağırlamakla geçinirler.  Bir şey ekip biçmezler, hayvanlarını ise Üveys isimli bir çobana emanet ederler.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"></font></p>
<table style="border-collapse: collapse" align="left" border="0" bordercolor="#111111" cellpadding="0" cellspacing="0" height="250" width="250">
<tr>
<td height="267" width="173"><center><!--adsense#reklam_250x250--></center></td>
</tr>
</table>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Üveys garip biridir. Dünyadadır, ama ne dünyalığı vardır, ne de dünyalık gibi  bir kaygısı. Güttüğü develer için ücret istemez. Verenden alır, vermeyene sormaz  bile. Adı üzerine çobandır işte, fakirdir. Ama iş cömertliğe geldi mi onunla  yarışmak kimsenin harcı değildir. Paylaşacak çok şeyi yoktur, ama hayırda daima  başı çeker.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Üveys, bizim bildiğimiz ismi ile Veysel Karani Hazretleri mütevazı yaşar. Ama  halinden memnundur. Sessiz, dostları arasında yalansız, dolansız bir hayat  sürer. Issız vadilerde, kaya kovuklarında ibadet eder. İnsanlar ona hep divane  gözüyle bakarlar, ama aldıran kim?</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">ANASININ KÖLESİ<br />
Mübareğin çok yaşlı bir annesi vardır. Hem kör, hem de kötürümdür. Veysel Karani  onun eli ayağı, gözü kulağıdır. Yedirir, içirir, yıkar, paklar. Kadıncağıza  bebek gibi bakar. Ne derse, ama ne derse yapar. En olmayacak arzularını bile  ikiletmez. Bir yüz ifadesinden bin mânâ çıkarır ve hepsini de getirir yerine.  Tabiri caizse, anasına kölelik eder.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Veysel Karani Hazretleri haram bilmez, yalan söylemez. Hoş, sahrada bir başına  dolanan böylesi bir insanın günaha girme şansı da azdır ya. O, gün boyu  zikreder, af diler. Ümmet-i Muhammede dua eder. Ama en bilinen özelliği Allah ve  Resulüne duyduğu tarifsiz aşktır. Veysel Karani&#8217;nin tek arzusu vardır. Yüzü suyu  hürmetine kainatın yaratıldığı Server&#8217;i görebilmek. Efendimizi düşündükçe  burnunun direği sızlar, yüreği bir hoş olur. Yumruk iriliğinde bir şeyler gelir,  oturur boğazına. Hani o, anlaşılamayan ve anlatılamayan şeyler.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Ve gün gelir muhabbet ve Muhammed kelimeleri yüreğinde buluşur, dışarı taşar.  Efendimizin hasreti kor olur, ciğerini yakar. Onu bir kez, ama bir kez  görebilse, bir solukluk olsun sohbetinde bulunabilse ve adına sahabe denilen  kutlu kadroya katılabilse&#8230;</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Annesi itiraz etmese de, bu yolculuğa razı değildir. Omuzlarını kaldırıp boynunu  büker. Mahzun bir üslupla &#8216;İstiyorsan git!&#8217; der, &#8216;Git bakalım, beni kime emanet  edeceksen?&#8217; Doğrusu onu bırakabileceği kimse yoktur. Bu yaşlı kadına incitmeden  kim bakabilir ki? Onun nazını kim çeker sonra?</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">HASRETİNİ YÜREĞİNE GÖMER<br />
Üveys hasretini yüreğine gömer. Bir daha bu konuda tek kelime etmez. Ama o  günden sonra daha fazla ağlar, daha fazla yalvarır. Aşkını kayalara, kumlara,  anlatır. Kuşlarla, develerle dilleşir, serin seher yeliyle selâmlar yollar  Haremeyn&#8217;e. Ve ufuklar perde perde açılır, dağlar çekilir aradan. Artık o  günboyu ibadet eder, sürüyü melekler bekler. Hayvanlar mı? İnanın muma döner.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Evet Üveys, Allah Resulünün muhteşem sohbetine (madde planında) erişemez, ama  mânâ aleminde çok şeye kavuşur. Efendimizle aralarında imrenilecek bir dostluk  başlar. Hoş onlar için mesafelerin ne önemi vardır. Öyle ya alan uygun, veren  olgun olduktan sonra &#8216;feyz&#8217; nehir olur akar.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Serveri Kainat zaman zaman mübarek yüzlerini Karen taraflarına döndürür ve  &#8216;Yemen cihetinden rahmet rüzgarları esiyor&#8217; buyururlar, &#8216;İhsan ve iyilikte  Tabiinin en iyisi Üveys-i Karni&#8217;dir!&#8217;</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">MÜJDELER<br />
Yine Efendimiz buyururlar ki: &#8216;Ümmetimden bir kimse vardır ki, Kıyamet günü  Rabia ve Mudar kabilelerinin koyunlarının kılları adedince insana şefaat  edecektir.&#8217; (ki bu iki kabile sürülerinin çokluğu ile tanınırlar)<br />
Eshab-ı kiram sorar:<br />
&#8211; Ya Resullallah kimdir bu nasipli?<br />
&#8211; Allahın kullarından biri.<br />
&#8211; Peki adı nedir?<br />
&#8211; Üveys!<br />
&#8211; Ya memleketi?<br />
&#8211; Karen!<br />
&#8211; O sizi gördü mü?<br />
Efendimiz mânâlı mânâlı gülümser, &#8216;Baş gözü ile hayır!&#8217; derler. Sahabeden  &#8216;Hayret!&#8217; diyenler olur, &#8216;Size böylesine aşık olan biri nasıl oluyor da koşmuyor  huzurunuza?&#8217; Efendimiz izah eder: &#8211; Onun gelmemesi de bana olan  bağlılığındandır. İhtiyar bir annesi vardır. İman etmiştir. Ancak gözleri  görmez, hareket edemez. Üveys gündüzleri deve çobanlığı yapar, kazandığını  annesine harcar&#8217;.<br />
Hazret-i Ebubekir sorar:<br />
&#8211; Ya Resulallah biz onu görür müyüz?<br />
Efendimiz mübarek kafalarını &#8216;ne yazık ki hayır&#8217; manasında sallar, &#8216;Sen  göremezsin&#8217; buyururlar, ama Hazret-i Ömer ve Hazret-i Ali&#8217;ye dönüp müjdeyi  verirler: &#8216;Onu, siz göreceksiniz!&#8217; Sonra bir bir vasıflarını tarif ederler ki,  bu işaretlerden biri avucunun içindeki gümüşi beyazlıktır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">&#8216;Aşık için zaman geçmez&#8217; derler, ama aradan yıllar geçer. Hani o dakikaları  asırlaşan yıllar&#8230; Efendimiz hayatlarının son soluklarını aldıkları demlerde  mübarek hırkalarını çıkarır ve &#8216;Bunu Üveys-i Karni&#8217;ye verin!&#8217; buyururlar.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Resullullah&#8217;ın (Sallallahü aleyhi ve sellem) dar-ı bekaya göçmelerinin ardından  Hazreti Ömer ve Hazreti Ali yollara düşer, Veysel Karani&#8217;nin izini bulurlar.  Ahali böylesine şerefli iki kimsenin böylesine köhne bir yeri ziyaretine mânâ  veremez. Hele &#8216;Üveys&#8217;i arıyoruz!&#8217; cümlesine çok şaşırırlar. &#8216;O divanenin  tekidir&#8217; derler, &#8216;İnsanlardan kaçar. Kimseyle konuşmaz, kimseye karışmaz.  Ağladıklarımıza güler, güldüklerimize ağlar. Neşe nedir bilmez. Aradığınız sakın  başka biri olmasın!&#8217;<br />
Hazret-i Ömer dikkatle dinler, &#8216;Bilakis!&#8217; der, &#8216;Aradığımız o olmalı!&#8217;</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Karenliler iki şanlı sahabenin önüne düşer, onları Arne Vadisi&#8217;ne getirirler.  Veysel Karani&#8217;yi namaz kılarken görürler. Develer akıllı uslu dolanmakta,  çobanlarını üzecek hareketlerden sakınmaktadırlar. Namazı biten Üveys  misafirlerine döner. &#8216;Hoşgeldiniz!&#8217; der. Hazret-i Ömer önce müsafaha eder, sonra  gülümseyerek sorar &#8216;Kimsin sen?&#8217;<br />
&#8211; Abdullah! (Allah&#8217;ın kulu)<br />
&#8211; Evet hepimiz Abdullah&#8217;ız, ama seni ne diye tanırlar?<br />
&#8211; Üveys derler.<br />
&#8211; Sağ elini açar mısın?<br />
Açar. Efendimiz&#8217;in belirttiği işaret ayan beyan ortadadır. Büyük sahabe &#8216;Ben  Hattapoğlu Ömer&#8217;im&#8217; der, &#8216;Arkadaşım Ali bin Ebu Talip!&#8217;<br />
Vadiyi kısa ama mânâlı bir sessizlik kaplar. Sükutu yine Hazreti Ömer bozar: &#8211;  Efendimiz sana selâm ettiler ve mübarek hırkalarını gönderip buyurdular ki &#8216;Alıp  giysin, ümmetime dua etsin!&#8217;</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">BEN GÜNAHKARIN BİRİYİM<br />
Veysel Karani ağlamaklıdır. Şaşkınlıktan titreyen bir sesle &#8216;Ya Ömer&#8217; der, &#8216;Ben  aciz ve günahkar bir kulum. Sizin aradığınız başka Üveys olmasın?&#8217;<br />
Hazret-i Ömer &#8216;Hayır sensin!&#8217; buyurur. &#8216;Zira Efendimiz çizgi çizgi eşkalini  verdi ve sen tamı tamına uyuyorsun buna.&#8217;<br />
O büyük mücahide, o koca Ömer&#8217;e itiraz ne mümkün. Hele müjdenin böylesini  getiriyorsa.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Üveys-i Karani mübârek hırkayı hasretle koklar, (ki ziyaret edenler iyi  bilirler, Efendimizin gül teniyle ıtırlanan Hırka-i Şerif aradan geçen asırlara  rağmen tarif edilemeyecek kadar güzel kokar) sonra yüzüne gözüne sürerek bir  kuytuya çekilir. Mübarek alnını toprağa koyar ve ağlayarak yalvarır. &#8216;Ya Rabbi  !&#8217; der &#8216;Bu ne nimettir. Yüzü suyu hurmetine kâinatı yarattığın Server benim gibi  bir acizi hatırlıyor ve mübarek hırkalarını Ömer ve Ali gibi iki güzide sultanla  bu günahkâra yolluyor. Senden bir tek dileğim var: Ümmet-i Muhammedi affeyle.  N&#8217;olur. Bu hırkanın hakkı için!&#8217;</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Gaibden bir ses gelir. &#8216;Şu kadarını sana bağışladım. Haydi giy hırkayı!&#8217;<br />
&#8211; Hepsini ya Rabbi! Hepsini.<br />
&#8211; Şunları, şunları, şunları da bağışladım.<br />
&#8211; Diğerlerinin hali n&#8217;olacak Ya Rabbi? N&#8217;olur, hırkanın ve hırkanın sahibinin  hatırına&#8230;</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">HIŞŞT BAKSANA GİDİYORLAR<br />
Tam bu sırada Karenlinin biri gelir ve o muhteşem huzuru bozar. &#8216;Misafirlerin  dönmeye niyetliler&#8217; diye ikaz eder güya, &#8216;Onlara diyeceğin bir şey yok mu?&#8217;<br />
Veysel Karani &#8216;Ahh!&#8217; der, &#8216;Ahh bu hali bozmayacaktın işte. İnanın az kalmıştı.  Bütün ümmeti Muhammed affedilmedikçe giymeyecektim hırkayı.&#8217;</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Aradan günler geçer. Karenliler şaşkın, hatta pişmandırlar. Öyle ya, elinin  altında Üveys gibi bir cevher olsun da, sen onun kıymetini bilme. Ama bu kez  mübareği hurmet ve ilgiyle bunaltırlar. Huzurunda el pençe divan durur, ısrarla  nasihat isterler. Hele bazıları aşikare keramet bekler. Veysel Karani gibi  mütevazı biri, ilginin böylesinden sıkılır. İşte tam o günlerde biricik annesi  vefat eder ve onu Karen&#8217;e bağlayan hiçbir şey kalmaz. İşte şimdi yollara  düşebilir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Mübâreğin ilk hedefi elbette Haremeyndir. Önce hacceder, sonra Medine&#8217;ye gider.  Ancak o münevver şehrin hüzünlü yüzünü görür ve Resullulah&#8217;ın yaşamadığı  Peygamber beldesinde duramaz. Çeker çarığını, yürür uzaklara. Bir ara Basra&#8217;da  eyleşir, bir ara Kufe&#8217;ye yerleşir. Yine eskisi gibi deve güder. Aç kalır, açıkta  kalır. Horlanır, aşağılanır. Garip bu ya milletin gücü hep ona yeter. Hatta  ufacık veledler bile sataşır, taş yağdırırlar. Büyük veli, çığlık çığlığa  saldıran afacanlara gülümser &#8216;N&#8217;olur ayaklarımı kanatacak kadar büyükleri  atmayın&#8217; der, &#8216;Abdestim bozulmasın e mi?&#8217; Zira o güne kadar bir kez olsun  abdestsiz basmamıştır zemine.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">MELEKLERİN İBADETİ<br />
Veysel Karani Hazretleri bazen sehere kadar secdede, bazen sabahlara kadar  rükûda kalır. &#8216;Bırakın üç kere Sûbhane rabbiyel âla demeyi, ben bir keresini  bile beceremiyorum&#8217; diye yakınır. Eh onun özlediği ibadet meleklerinkinden  farksız olmalıdır. &#8216;Namazda huşu öyle olmalıdır ki&#8217; der: &#8216;Bağrına bıçak sokulsa  duyulmaya.&#8217;</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Biri sorar: &#8216;Nasılsın?&#8217; Cevap manidardır: &#8216;Akşama çıkacağını bilmeyen biri nasıl  olursa!&#8217; Sevenleri ısrarla nasihat isterler. O gülümser:<br />
&#8211; Allahü teâlâyı bilir misiniz?<br />
&#8211; Evet biliriz.<br />
&#8211; Öyleyse başka şeyleri bilmeseniz de olur.<br />
&#8211; Aman efendim bir nasihat daha.<br />
&#8211; Allahü teâlâ sizi bilir mi?<br />
&#8211; Elbette bilir.<br />
&#8211; Öyleyse başkaları bilmese de olur.<br />
Mübarek, Allahü teâlâdan çok korkar ve buyururlar ki: İnanın Allahü teâlâ&#8217;yı  tanıyana gizli kalmaz.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Veysel Karani hazretleri hayatını kendi ifadesiyle şöyle hülâsa eder.  &#8216;Yüksekliği tevazuda buldum, liderliği nasihatte&#8230; Nesebi takvada buldum,  şerefi kanaatte&#8230; Rahatlığı zühdde buldum, zenginliği tevekkülde.&#8217;</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bizde ne takva, ne zühd, ne de tevvekkül. Eh bir şey bulamıyoruz tabii. Allahü  teâlâ o büyüklerin yüzü suyu hürmetine sonumuzu hayreyliye.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Veysel Karani Hazretlerinin kutlu hırkası elden ele geçer ve Van civarında hüküm  süren İrisan Beyleri&#8217;ne gelir. Hicri 1028 yılında 2. Osman Han&#8217;a hediye edilen  nurlu emanet İstanbul&#8217;da heyecanla karşılanır. Asitane halkı ona &#8216;Hırka-ı Şerif&#8217;  der, ramazanlarda ziyaret ederler. Buğulu gözlerle ilmeklerine dalar, Efendimizi  hatırlarlar.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Gel zaman git zaman büyük izdihamlar yaşanır. Hırkanın saklandığı ve  sergilendiği küçük bina kalabalığı kaldırmaz olur. Abdülmecid Han bu mübarek  hırkanın şerefine, Fatih&#8217;te koca bir mahalleyi istimlak eder ve biblo  güzelliğinde bir cami yaptırır. Bu uğurda şahsi servetini fedadan çekinmez.  Belki de şu ferah mabedi böylesine sevimli kılan, temelindeki ihlâstır, kimbilir?</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">ASIRLIK GELENEK<br />
Ve asırlık gelenek yaşar. Hırka-i şerif, gözü yaşlı aşıkların ziyaretgahı olur.  Medine&#8217;ye, Mescid-i Nebi&#8217;ye ulaşamayanlar hasretlerini burada dindirmeye  çalışırlar. Cami çalışanları şirin mescidi güllerle bezerler, ki tasavvufta gül  O&#8217;na işarettir. Efendimiz&#8217;e!</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Hele Ramazan günleri civar coğrafya Hırka-i Şerif&#8217;e akar. Müminler kar demez,  kış demez ziyarete koşarlar. Anadolu&#8217;nun dört bir yanından gelen aşıklar yaşlı  gözlerle yüce Serverin kutlu mirasına bakarlar.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Allahü teâlâ bizleri yalan dünyayı Veysel Karani gibi görenlerden ve Resulü  Ekrem&#8217;in (Sallallahü aleyhi ve sellem) şefaatine erenlerden eylesin!</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"> </font></p>
<p align="center"><font face="Maiandra GD" size="2"> </font> <font face="Maiandra GD"> <span style="font-size: 15pt; font-weight: 700"><font color="#808080">|</font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> » Biyografiler &#8211; Kim Kimdir Sayfasına Dön! «</a><font color="#c0c0c0"> </font> <font color="#808080">|</font></span></font></p>
<p align="center"> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></p>
<p align="center"><span style="font-size: 8pt"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografi</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografiler</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Yaşam Öyküleri</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Kim Kimdir?</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Biyografi/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografi</font></a></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/veysel-karani-biyografi-hayati-kim-kimdir/">Veysel Karani – (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/veysel-karani-biyografi-hayati-kim-kimdir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
