acil kitap


Kırgızistan Türk Edebiyatı

Kırgız Türkleri; zengin bir sözlü edebiyat geleneğine sahiptir. Kırgız halk destanları ozanlar tarafından nesilden nesile aktarılmıştır. Yazılı  edebiyatta ise çeşitli türlerde eserler verilmiştir. Kırgız Türklerine ait olan “Manas Destanı,” Dünya edebiyatında önemli bir yer tutar. Kırgız edebiyatı sanatçılarında Cengiz Aytmatov, kendi edebiyatı nı dünyaya tanıtmış ünlü bir yazardır.

Cengiz Aytmatov (1928 – 2008)
Kırgız Türk edebiyatının dünyaca tanınmı ş bir yazardır. Eserlerinde Kırgız Türklerinin köy hayatını anlatır. Ayrıca vatan sevgisi, tabiat ve aşk onun eserlerinin ana duygusunu oluşturur. Kırgız efsaneleri ve Manas Destanı onun eserlerinin çekirdeğini oluşturur. Romanlarından bazı ları yabancı dillere çevrilir. Aytmatov, esir bir milletin aydını olmanın ezikliğini mecazlı ifadelerle dile getirir.


Devamını Oku... | Yorum Yap! | Bu Yazıyı Paylaşın!

Türk Dünyasının Büyük Kaybı
Cengiz Aytmatov Uçmağa Vardı

Bu yazıyı yazmak için çok geç kaldığımın farkındayım; fakat sınavlarım nedeniyle ancak şimdi yazabiliyorum. İki gün önce Türk dünyasının en büyük yazarlarından biri olan Cengiz Aytmatov‘u kaybettik. Bundan birkaç hafta önce “Gün Olur Asra Bedel” adlı romanının film çekimleri için Tataristan‘a gidip, orada rahatsızlanarak Almanya’ya kaldırıldığını haberlerde okumuştum. Ani bir böbrek rahatsızlığı geçiren Aytmatov’un, hastalığa yenik düştüğünü öğrenince, sanki omuzlarıma bir ağırlık çöktü. Bir Kırgızistan Türk‘ü olan Aytmatov, ünü Kırgızistan‘ı aşıp bütün dünyaya yayılmış ve eserleri milyonlarca kişi tarafından okunmuş büyük bir yazardı. Edebiyat dünyasına çok şey kazandıran, şerefiyle yaşayıp, ardında belki de yüzyıllarca okunacak eserler bırakan Çingiz Aka, dünyanın değişmeyen kuralı olan “ölüm” ile aramızdan ayrıldı.

Cengiz Aytmatov‘u, geçen sene Elazığ’da yapılan Hazar Şiir Akşamları’nda görmüş, yakından tanımıştım. Hem kendisinin hem de yakınlarının anlattıklarını dinledikten sonra, sıkıntılarla doğduğunu ve genç yaşında babasız kaldığını öğrendim. Kitaplarını okuduğum bilge insan ile bir fotoğraf çektirebilmek ve ona bir kitabını imzalatabilmek, beni hem çok heyecanlandırmış hem de anlatılması güç duygular içerisine sokmuştu. O, gerçekten bilge birisiydi. Öyle ki, abartısız söylüyorum daha önce Cengiz Aytmatov‘u hiç görmemiş birisi, koskoca konferans salonunda hisleriyle Cengiz Aytmatov‘u bulabilirdi. Çünkü o, bakışlarıyla bile çevresine ışık yayıyordu. Elazığ’dayken de yaşlılığın etkisiyle yorgun görünmesine rağmen, gelen her gencin sorularına yanıt verip onlarla fotoğraf çekilmeyi, onlara çok görmüyordu. Ayrıca gösterdiğimiz ilgi, verilen ödüller ve o günlerin Cengiz Aytmatov’un adına armağan edilmesi, onu çok mutlu etmişti. Hatta Hazar Şiir Akşamları programında çok emeği geçen Servet Kabaklı’nın da ısrarı üzerine, bizler için bir kitap yazabileceğine söz vermişti. Tam da Kırgızistan’da da bu yıl, Aytmatov’un 80. yaşı olması dolayısıyla “Cengiz Aytmatov Yılı” olarak ilan edilmişken, Türk yazını Aytmatov’un ölümüyle gerçekten başsız kaldı.


Devamını Oku... | Yorum Yap! | Bu Yazıyı Paylaşın!

Mankurt Nedir?

Türk dünyasının en büyük yazarlarından biri olan ve eserleri yüzlerce dile çevrilip milyonlarca kişi tarafından okunduğu hâlde hâlâ Nobel ödülü alamayan bir Kırgızistan Türkünün, yani Cengiz Aytmatov‘un 1980 yılında yazmış olduğu “Gün Uzar Yüzyıl Olur (Gün Olur Asra Bedel) adlı romanında yer verdiği bir Kırgız efsanesinde “mankurt sözcüğü ve “mankurtlaştırmak deyimi geçmektedir. Yirminci yüzyılın en büyük romancılarından biri olan Cengiz Aytmatov tarafından bütün dünya dillerine ve edebiyatına olduğu gibi dilimize ve edebiyatımıza da kazandırılan bu sözcük ve deyimin bir öyküsü vardır.

Bizde “Avarlar“, Avrupa’da ise “Juan-Juan” olarak bilinen ve Kırgızistan Türkleri’nin baş düşmanı olan acımasız bir topluluk vardır. 1 Bu topluluktaki insanlar, çevrelerindeki büyük küçük topluluklara, fırsat buldukları zaman saldırırlar, onların yerleşim yerlerini yakıp yıkarlar, insanları öldürdükten sonra çevrede ne varsa yağmalarlar ve bazı kişileri de tutsak ederlermiş. Tutsak ettikleri kişileri kendi bölgelerine götürüp incelerlermiş. Güçlü ve dayanıklı olanları 2, “mankurtlaştırmak” için ayırırlarmış. Geri kalan güçsüzleri ise başka yerlere satmaya çalışırlarmış. Satılanlar bir bakıma şanslı sayılırlarmış; çünkü onlar belki bir gün götürüldükleri yerlerden kaçıp yurtlarına dönebileceklerdir. Fakat geride kalanlar, mankurtlaştırılarak sonsuza dek köle olarak yaşayacaklardır.


Devamını Oku... | Yorum Yap! | Bu Yazıyı Paylaşın!

Cengiz Aytmatov
(Hayatı – Biyografisi)


Cengiz Törekuloviç Aytmatov 12 Aralık 1928 tarihinde Kuzeybatı Kırgızistan’da Şeker adlı bir köyde doğdu.Babası Törekul Aytmatov at yetiştiricisiydi. Kırgızistan’a,dağlık yörelere Ekim devrimi daha yeni ulaşıyordu. Yazarın çocukluk yılları sistemin yeni yeni yerleşmeye başladığı yıllararastlar.Geçmişe bağlı yaşlı neslin yanında yeni düzene ayak uydurmuş genç kuşak da toplumdaki yerlerini alıyorlardı. Yazar kolhoz tarlalarında çalıştı.Çevresini,tabiatı,insanları o yıllarda tanımaya başladı. İkinci Dünya Savaşı yıllarında bütün yetişkinler savaşta oldukları için gençlere çok iş düşüyordu. Henüz on beş yaşındayken köyü sovyetinde sekreterlik yaptı,tarım makinalarının hesaplarını tuttu. Daha sonra Kazakistan’daki Cambul veterinerlik teknik okulunda okudu Ardından Frunze(bugünkü Bişgek tarım enstitüsünde okudu.Zooteknisyen olarak bütün ülkeyi ,Kazakistan’ı dolaştı. Aynı zamanda da bir gazeteci sıfatıyla çalışıyor,sürekli gözlem yapıyordu. Pek çok genç nesil mensubu gibi halkından uzaklaşmadı,insanına daha da yakınlaştı. Kırgız gazetelerindeki yazıları,redaksiyon servislerinde aldığı görevler ,muhabirlik faaliyetleri onu yavaş yavaş edebi dünyaya hazırlıyordu.Yazarın akıcı uslubu,kurgudaki başarısı bu ön araştırmalarıyla yakından ilgilidir. Ayrıca bu yıllar geçmiş ile geleceğin kesiştiği bir noktaydı.Her iki dünyayı ve her iki insan tipini çok iyi tanıyordu. Süpeyçi adlı hikayesinin kahramanı baraj mühendisi Beknazar ve Beyaz Yağmur’un kahramanı Zeynepapaalışılagelmiş hayatı temsil ederler.Yeni ahlaki normlar ile eskiyi yaşamakta direnen insanların çatışması eserlere hakim konudur.


Devamını Oku... | Yorum Yap! | Bu Yazıyı Paylaşın!

Gün Olur Asra Bedel

 (Cengiz Aytmatov)

1. ROMANIN K0NUSU:

II.Dünya Savaşı;ından sonra Kazak bozkırlarında bir tren istasyonunda yaşamaya başlayan Yedigey’inburada tanık olduğu olaylar.

2. ROMANIN ÖZETİ:

İnterneti daha hızlı dolaşın. Google Araç Çubuğuyla birlikte Firefox’u da alın

Roman kahramanı Yedigey Cangeldin,cepheden döndükten sonra,Kazak bozkırlarında küçük bir aktarma istasyonunda çalışmaya başlar.burada tanık olduğu ve uzak geçmişine çağrışım yapan olaylar,gerçekte bir siyasi rejimin gümbür gümbür çöküşünün nedenlaeridir.Yüz Temel Eser Özetleri, Kitap Özetleri, Roman Özetleri, Yüz Temel Eser, Özet


Devamını Oku... | Yorum Yap! | Bu Yazıyı Paylaşın!

Sayfalar: 1 2 »

Yukarı