<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Abdülhak Hamit Tarhan Kimdir | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/abdulhak-hamit-tarhan-kimdir/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Fri, 21 Oct 2016 11:40:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Batı Etkisindeki Türk Edebiyatı Tanzimat Edebiyatı</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/bati-etkisindeki-turk-edebiyati-tanzimat-edebiyati/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/bati-etkisindeki-turk-edebiyati-tanzimat-edebiyati/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Feb 2013 09:14:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türk Edebiyatı Tarihi Tanzimat Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[2. Dönem Tanzimat Edebiyati]]></category>
		<category><![CDATA[Abdülhak Hamit Tarhan Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Abdülhak hamit Tarhanın eseleri nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Mithat Efendi kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Mithat Efendinin eserleri nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Vefik Paşa Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Vefik paşanın eserleri nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[Ali bey kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Birinci Dönem Tanzimat Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Cezmi kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyatımızda İlk Tarihi Roman]]></category>
		<category><![CDATA[Gazeteler hakkında bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[İlk edebi Roman]]></category>
		<category><![CDATA[İlk eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[İlk makale]]></category>
		<category><![CDATA[İlk özel türkçe gazete]]></category>
		<category><![CDATA[İlk sahlenen oyun]]></category>
		<category><![CDATA[İlk tarihi roman]]></category>
		<category><![CDATA[İlk tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[İlk yerli roman]]></category>
		<category><![CDATA[İntibah kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Muallim Naci kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Muallim Nacinin eserleri nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[Nabizade Nazım kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Nabizade Nazımın eserleri nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[Namık Kemal Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Namık Kemalin eserleri nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[Recaizade Mahmut Ekrem Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Recaizade Mahmut Ekremin eseleri nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[Şair evlenmesi kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Sami Paşazade Sezai kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Sami paşazade Sezainin eserleri nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[Şemseddin Sami kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Şemseddin Saminin eseleri nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[Şimasi kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Şinasinin eserleri nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[Tanzimat Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Tanzimat Edebiyatının I. Dönem Sanatçıları kimlerdir]]></category>
		<category><![CDATA[Tanzimat Edebiyatının ikinci dönemin özellellikleri nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[Ziya paşa kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Ziya paşanın eseleri nelerdir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=28167</guid>

					<description><![CDATA[<p>[edebiyat_lys] BATI ETKİSİNDEKİ TÜRK EDEBİYATI TANZİMAT EDEBİYATI Osmanlı Devleti, kuruluşundan itibaren Avrupa&#8217;ya egemen olmak istemiştir. Bu gaye ile Avrupa&#8217;ya birçok seferler düzenlemiştir. Avrupa&#8217;da reform ve rönesans ile başlayan aydınlanma çağı, Avrupa&#8217;nın ilimde, fende, teknikte hızla gelişmesini sağlamıştır.Osmanlı Devleti özellikle askeri alanda bu gelişmelere ayak uyduramamıştır.17. asırda dünyanın en büyük imparatorluğu olmuş; ancak 17. yüzyılın sonlarında [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/bati-etkisindeki-turk-edebiyati-tanzimat-edebiyati/">Batı Etkisindeki Türk Edebiyatı Tanzimat Edebiyatı</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>[edebiyat_lys]</p>
<p><strong>BATI ETKİSİNDEKİ TÜRK EDEBİYATI</strong><br />
<strong>TANZİMAT EDEBİYATI</strong><br />
Osmanlı Devleti, kuruluşundan itibaren Avrupa&#8217;ya egemen olmak istemiştir. Bu gaye ile Avrupa&#8217;ya birçok seferler düzenlemiştir. Avrupa&#8217;da reform ve rönesans ile başlayan aydınlanma çağı, Avrupa&#8217;nın ilimde, fende, teknikte hızla gelişmesini sağlamıştır.Osmanlı Devleti özellikle askeri alanda bu gelişmelere ayak uyduramamıştır.17. asırda dünyanın en büyük imparatorluğu olmuş; ancak 17. yüzyılın sonlarında ilk bozgun alametleri Karlofça Anlaşması ile varlığını hissettirmiştir.Osmanlı Devleti&#8217;nin Fransa elçisi Yirmisekiz Çelebi Mehmet Efendi&#8217;nin yazdığı &#8220;Sefâretnâme&#8221;; Sait Mehmet Paşa&#8217;nın, İbrahim Müteferrika ile kurdukları matbaa (1726) imparatorluğun Avrupa&#8217;ya açılan önemli birer parçası olmuştur.III. Selim yenilik haraketlerini başlatmış, II. Mahmut yapılması gereken yenilikleri daha cesur bir adımla gerçekleştirmeye çalışmıştır. III. Selim Yeniçeri Ocağını kaldırmıştır.(1826).Batılı tarzda yeni okullar açmıştır.Bu okulardaki eğitimin dili Fransızcaydı. Aynı devrede Tıbbiye, Harbiye mekteplerini açılmış, Fransa&#8217;da öğretmenler getirilmiştir.Yine 1831&#8217;de ilk resmi gazete Takvim-i Vekayi çıkarılmıştır.1839 yılının, Osmanlı Devleti ile Avrupa uygarlığı arasındaki ilişkide önemli bir yeri vardır.1839, Osmanlı Devleti&#8217;nin &#8220;insan haklarının korunması&#8221; ilkesini kabul ettiğini Tanzimat Fermanıyla bütün dünyaya resmen bildirdiği yıldır.3 Kasım 1839&#8217;da Sultan Abdülmecid&#8217;in tuğrasını taşıyan ve Mustafa Reşit Paşa tarafından okunan ferman, tarihimize Tanzimat Ferman olarak geçer.Bu fermana, Gülhane parkı&#8217;nda olunduğu için Gülhane Hatt-ı Hümayunu da denir.Bu fermanın okunmasıyla başlayan dönem siyasi tarihimize Tanzimat Devri adıyla geçer.Tanzimat Fermanı&#8217;nın ilanından Şinasi&#8217;nin ilk tiyatro eseri olan &#8220;Şair Evlenmesi&#8221;ni yayımlamasına kadar geçen süre,Tanzimat edebiyatının bir hazırlık dönemidir. Bu dönemde batıdan çeviriler yapılmış,Batı kaynaklı edebi türler tanınmaya başlanmıştır. Avrupa&#8217;dan alınmış olan roman, hikaye, eleştiri, makale, tiyatro gibi edebi türlerin ilk örnekleri verilmeye başlamıştır. 1860&#8217;ta Agah Efendi ve Şinasi&#8217;nin birlikte çıkarmaya başladıkları Tercûman-ı Ahvâl gazetesi ile başlayan bu dönem Servet-i Fûnun topluluğun ortaya çıkışına kadar sürer. Ethem Pertev Paşa&#8217;nın ve fiinasi&#8217;nin şiir çevirileri, Yusuf Kamil Paşa&#8217;nın Fenelon&#8217;dan yaptığı Telemak adlı roman çevirileri hazırlık döneminin ürünleridir.<br />
<strong>Tanzimat edebiyatı iki dönemde incelenir:</strong><br />
<strong>a. Birinci dönem (1860 – 1877)</strong><br />
Bu dönem &#8220;Şinasi – Namık Kemal – Ziya Paşa Okulu&#8221; olarak da isimlendirilir.<br />
<strong>Bu dönemin özellikleri:</strong><br />
1.Halka, halkın anlayabileceği bir dille seslenmek için,yapıtların, sade Türkçe ile yazılması amaç edinilmiştir.Ancak bu konuda istenilen sonuç elde edilememiştir.<br />
2.Toplumun batılılaşması için sanat, bir araç olarak kullanılmıştır. Bu yüzden &#8220;Sanat toplum içindir.&#8221; ilkesi benimsenmiştir.<br />
3.Fransız Devrimi&#8217;yle dünyaya yayılan vatan, millet, adalet, hürriyet gibi konular ele alınmıştır.<br />
4.Fransız edebiyatı örnek alınmış, klasisizm ve romantizmdan etkilenilmiştir.<br />
5.Tanzimatçılar Türk edebiyatında ölçünün hece ölçüsü olduğunu savunmuşlar; ancak aruz ölçüsünü ve beyit birimini kullanmışlardır.<br />
6.Birinci dönem sanatçıları Klasik edebiyatın nazım biçimleriyle yazmışlardır.<br />
7.Bu sanatçılar şiirde parça güzelliği yerine, bütün güzelliğine önem vermişlerdir.<br />
8.Batı&#8217;dan alınan hikâye,roman,tiyatro,makale,fıkra,deneme,eleştiri gibi düzyazı türlerinin edebiyata girmesiyle, cümleler kısaltılmış, noktalama işaretleri kullanılmaya başlamıştır.<br />
9.Roman türünün ilk örnekleri bu dönemde verilmiştir;ancak bu ilk romanlar teknik bakımdan zayıf ve kusurludur.<br />
10.Tiyatro,toplumun eğitilmesinde bir araç olarak kullanılmış,sahne tekniği ve dil bakımından başarılı örnekler verilmiştir.<br />
11. Bu dönem edebiyatı, bir &#8220;ilk&#8221;ler edebiyatıdır:</p>
<p><strong> İlk özel Türkçe gazete:</strong> Tercûman-ı Ahvâl – Şinasi, Agah Efendi (1860)<br />
<strong> İlk makale:</strong> Tercûman-ı Ahvâl Mukaddimesi Şinasi (1869)<br />
 <strong>İlk tiyatro:</strong>Şair Evlenmesi – Şinasi (1859)<br />
 <strong>İlk edebi Roman:</strong> İntibah – Namık Kemal (1876)<br />
 <strong>İlk yerli roman:</strong> Taaşşuk-ı Talat ve Fıtnat – Şemsettin Sami (1872)<br />
<strong> İlk eleştiri:</strong> Tahrib-i Harabat – Namık Kemal (1874)<br />
 <strong>İlk tarihi roman:</strong> Cezmi – Namık Kemal (1880)<br />
 <strong>İlk sahnelenen oyun:</strong> Vatan Yahut Silistre – Namık Kemal<br />
<strong>I. Dönem Sanatçıları:</strong><br />
Şinasi, Ziya Paşa, Namık Kemal, Ahmet Mithat Efendi,Ahmet Vefik Paşa, Şemsettin Sami.</p>
<p><strong>Şinasi (1826–1871)</strong><br />
İstanbul&#8217;da doğan Şinasi, Avrupai Türk edebiyatının kurucularındandır.Çeşitli türlerde eserler vermiştir.Şiirlerin bir kısmı divan şiiri tarzına,bir kısmı da yeni ve Avrupa şiir tarzına uygundur.Bu şiirleri Müntehabat-ı Eş&#8217;ar ve Tercüme-i Manzume adlarıyla yayımlamıştır Durûb-ı Emsâl-i Osmaniye adlı eserinde Türk atasözlerini modern bir anlayışla Fransızcadaki benzerleriyle karşılaştırmıştır.Tercumanı  Ahval ve Tasvir-i Efkar isimli gazetelerde çeşitli makaleler yazmıştır.Edebiyatımızda batılı anlamda ilk tiyatro eseri sayılan Şair  Evlenmesi adlı komediyi yazmıştır.Klasisizmin etkisinde kalan Şinasi, makalelerinde noktalama işaretlerini kullanmıştır.Şiirlerinde parça güzelliği yerine bütün güzelliğine önem vermiştir.<br />
<strong>Eserleri</strong><br />
Tiyatro: Şair Evlenmesi (1860)<br />
Derleme (atasözleri): Dûrub-ı Emsâl-i Osmaniye (1863)</p>
<p><strong>Şair Evlenmesi</strong><br />
Edebiyatımızda tiyatro türünün batılı anlamda ilk örneğidir.Eser, bir töre ve karakter komedisidir.Eserde, görücü usulü ile evlenmenin yanlışlığı vurgulanmıştır.Şair Müştak Bey, sevdiği bir kızla nikahlanmış, düğün gecesi karşısına yaşlı ve çirkin bir kız çıkarılarak nikahlısının bu olduğu söylenmiştir. Müştak Bey kabul etmeyince, tartışmalar başlamıştır. İmam (Ebüllaklaka) ve mahalleli düğün evi önünde toplanır. Eserin sonunda Ebûllaklaka&#8217;nın yardımıyla olay tatlıya bağlanır, ve Müştak Bey bu işten sıyrılır.</p>
<p><strong>Namık Kemâl (1840–1888)</strong><br />
Tanzimat döneminin en tanınmış düşünce ve sanat adamıdır. Divan edebiyatı etkisiyle şiirler yazmıştır. Ancak Avrupaya gittikten sonra Osmanlı&#8217;da,Batılı edebiyatın gelişmesi ve yayılması uğrunda mücadele etmiştir.Eski edebiyatı eleştirmiştir.Ancak şiirlerinde dil ve biçim bakımından klasik edebiyatın etkisinden kurtulamamıştır.Edebiyatımızın o zamana kadar tanımadığı &#8216;vatan,millet,hürriyet&#8217; gibi yeni konuları işlemiştir.Namık Kemal;sanatı,halka yarar sağlamak, düşüncelerini halka yaymak için araç olarak kullanmıştır. Yazıda konuşma dilinin kullanılmasını savunmuş, piyeslerini sade bir dille yazmıştır.Şiirlerindeki dil ağırdır.Hürriyet,Hadika,ibret gazetelerinde vatan,hürriyet ve Meşrutiyetle ilgili düşüncelerini yazmıştır.Vatan yahut Silistre piyesinin oynanması sırasında meydana gelen olaylar yüzünden Magosa&#8217;ya sürgün edilmiştir.(1873)Roman ve tiyatrolarında romantizm akımının etkisinde kalmıştır.Romanlarında ve şiirlerinde olduğu gibi tiyatrolarında da yerli konuları işlemiştir.<br />
<strong>Eserleri</strong><br />
Şiirleri, kitap olarak yayımlanmamıştır.<br />
Tiyatro: Celâleddin Harzemşah, Kara Bela, Zavallı Çocuk, Akif Bey, Gülnihal<br />
Roman: İntibah, Cezmi<br />
Eleştiri: Tahrib-i Harabat, Takib-i Harabat<br />
Tarih: Evrak-ı Perişan, Kanije Müdafası, Devr-i İstila.</p>
<p><strong>İntibah</strong><br />
Eserde mirasyedi bir genç olan Ali Bey&#8217;in güzel ancak geçmişi kötü olan Mahpeyker&#8217;e olan aşkı, Ali Bey&#8217;in içki sofralarına düşüşü, annesi tarafından Dilaşup&#8217;la evlendirilişi, Mahpeyker&#8217;in intikam almak için başvurduğu entrikalar anlatılır.Eserin ön sözünde romanda<br />
anlatılanların hayal ürünü olduğunu belirtmekten çekinmeyen Namık Kemal&#8217;in bu eseri,roman tekniği açısından pek başarılı değildir.</p>
<p><strong>Cezmi</strong><br />
İyi silah kullanıp iyi ata binen ve aynı zamanda iyi şiir yazan Cezmi,Adil Giray ile tanışır.Adil Giray,İran savaşında esir düşer,Şahın hanımı Adil Giray&#8217;a aşk olur.Ancak Şahin&#8217;in kız kardeşi Perihan ile Adil Giray birbirini sevmektedir. İki sevgili bir plan yapar, İran tahtına Adil Giray geçmiş olacaktır.Adil Giray, yardım etmesi için Cezmi&#8217;yi İran&#8217;a çağırır.Şehriyar plandan haberdar olur. Adil Giray ve Perihan öldürülür.Koruyucular yanlışlıkla Şehriyar&#8217;ı da öldürür. Cezmi yaralı olarak kurtulur.Olay Sokullu Mehmet Paşa döneminde, İstanbul&#8217;da başlar,Azerbaycan&#8217;da İran&#8217;da sürüp gider ve Tebriz Sarayında sona erer.Cezmi çok iyi bir atlı spor ustasıdır.Bu ustalığı sayesinde Ahmet Paşa ile tanışır.Ahmet Paşanın verdiği bir yemekte Cezmi&#8217;nin atlı sporda olduğu kadar şairlikte de usta olduğu anlaşılır.Şairliğinin ünüyle Nevi ile tanışır.1570 yılında İran seferi başlar. Cezmi bu sefere gönüllü olarak katılır.Bu sefer sırasında çok ustaca ve zekice davranışlarda bulunur ve ünü bir kat daha artar.Hatta sefer sırasında düşman olduğu halde canı pahasına da olsa Pertev isminde bir İran askerini de nehirde boğulmaktan kurtarır.Bu sayede Pertev&#8217;le de çok iyi dost olurlar.Bir başka İran seferinde Cezmi, Adil Giray&#8217;la tanışır.Cezmi bu savaşlarda gösterdiği kahramanlık sayesinde Adil Giray&#8217;ın teveccühünü kazanır.Kötü şans eseri Adil Giray ve kardeşi Gazi Giray savaş sırasında İranlılara esir düşer. Savaşta Adil Giray&#8217;ı esir eden Hamza Mirza esiri başkente götürüp şöhret kazanmak ister.Adil Giray ve Gazi Giray,Şehriyar tarafından ayrı yerlere hapsedilirler. Adil Giray sarayda ağırlanırken Gazi  Giray bir adada &#8220;Kahkaha Zindanı&#8221; denilen yerde hapsedilir.Bunun sebebi ise Şehriyar&#8217;ın Adil Giray&#8217;ı ilk anda görüp aşık olması ve bu durumun Gazi Giray tarafından anlaşılmasıdır.Adil&#8217;in esirliği zamanında İran devletini kör bir şah, onun karısı Şehriyar ve kardeşi Perihan idare etmektedir. Şehriyar&#8217;ın oğlu Hamza Mirza ise sadece savaşlarla ilgilenmektedir.Şehriyarın Adil Giray&#8217;la yaptığı ikili müzakereler Perihan&#8217;ı şüphelendirir.Perihan da müzakerelere devletin bir idarecisi olarak katılmak ister ve katılır.Şehriyar bir şekilde aşkını Adil Giray&#8217;a yalnız oldukları biran açıklar.Fakat Şehriyar çok kıskanç bir kişiliğe sahip olduğundan Adil Giray&#8217;a,Perihan&#8217;ı olduğundan çok farklı bir şekilde tanıtır.Adil de inanıyormuş gibi davranarak Şehriyar&#8217;a bir şey sezdirmeyip kardeşiyle birlikte anavatanına dönmek istemektedir.Perihan, Adil Giray&#8217;ı ilk gördüğünde ona aşık olmuştur.Fakat Adil, Perihan&#8217;ın o tatlı güzelliğini üstündeki peçe sayesinde görememiştir.Bununla birlikte ilk görüşmelerde Adil Perihan&#8217;ın ne kadar zengin kalpli olduğunu, anlamıştır. Perihan&#8217;ın yüzünü de göstermesiyle ona ilk görüşte aşık olmuştur.Şehriyarın delice şehveti Perihan&#8217;ın masum aşkı her ikisini de birbirine düşürmeye yeter.Şehriyar ve Perihan aynı kişiye aşık olduklarını anlayınca aralarında bir kıskançlık yarışı başlar.Ayrıca Adil&#8217;in de Perihan&#8217;ı sevdiğini anlayan Şehriyar her ikisini de öldürmek için planlar yapar.Adil Giray esir düştükten sonra Cezmi bu haberi alır ve Adil&#8217;in yardımına koşar.Cezmi,bir şekilde Adil&#8217;in bulunduğu odaya girmeyi başarır.Bundan sonra kaçış için planları yapmaya başlarlar. Cezmi bu planlara uygulamak için bir İran askeri olan Abbas&#8217;ı kullanır. Şehriyar&#8217;ın yaptığı planlar yanlış zamanda uygulandığı için suya düşer.Hatta planın istediği gibi gitmemesi kendisinin ölümüne sebep olur.Şehriyar&#8217;ın askerleri Perihan ve Adil Giray&#8217;ı da öldürürler,fakat aşklarını yok edemezler.Her ikisi de aynı mezara Cezmi tarafından defnedilir.Cezmi kılık değiştirerek vatanına geri döner.Cezmi, edebiyatımızda ilk tarihi romandır.Romandaki olay, 16. yüzyılda III. Murat zamanında Osmanlı Devleti ile İran arasındaki bir savaş sırasında geçmektedir.<br />
<strong>UYARI:</strong><br />
Namık Kemal,Ziya Paşa&#8217;nın Divan edebiyatını övdüğü &#8220;Harabat&#8221; adlı esere karşılık Tahrib-i Harabat isimli eserini yazar</p>
<p><strong>Ahmet Mithat Efendi (1844 – 1912)</strong><br />
Tanzimat devri yazarlarından Ahmet Mithat Efendi, romancı olmakla birlikte coğrafya, tarih, gezi,astronomi gibi birçok alanda çalışma yapmış bir yazardır. Çoğu eserinde naturalist etkiler görülür.Toplum içind sanat anlayışına bağlı kalan sanatçı, çok yazdığı için yazı makinesi olarak nitelendirilmiştir.<br />
<strong>Eserleri</strong><br />
Hikaye: Letaif-i Rivayet<br />
Romanları:Hasan Mellah,Hüseyin Fellah,Felatun Bey&#8217;le Rakım Efendi,Parit&#8217;te Bir Türk,Jön Türk<br />
<strong></strong></p>
<p><strong>Şemseddin Sami</strong><br />
ilk Türk romanı olan Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat ile ilk Türkçe sözlük Kamus-ı Türki&#8217;nin yazarı, önemli dil bilginidir.Tüm yaşamını Türkçe&#8217;ye adamıştır.Dilin sorunlarını inceledi, Türkçe&#8217;nin yabancı sözcük ve kurallardan arındırılmasına çalıştı.En önemli çalışmalarını dil konusunda yaptı. Türkçe&#8217;yi zenginleştirmenin yolunun, yabancı sözcükler yerine Doğu Türkçesi&#8217;n deki sözcüklerin kullanmaktan geçtiğini söyledi.Türk dil bilgisi çalışmalarının yanında tarih ve coğrafya ile ilgili araştırmalar da yaptı.<br />
<strong>Eserleri</strong><br />
Roman: Taaşukk-ı Talat ve Fitnat<br />
Dil çalışmaları: Kamus-ı Türki<br />
Oyun: Seyyid Yahya<br />
Ansiklopedi: Kamüs&#8217;ül Alam,</p>
<p><strong>Ahmet Vefik Paşa(1828 – 1891)</strong><br />
Sanatçı ve devlet adamı Ahmet Vefik Paşa, Bursa valisiyken adına bir tiyatro binası kurdurmuştur.Edebiyat alanında Moliere&#8217;den yaptığı çevirilerle ün kazanmıştır.Bunların bir kısmı uyarlama, bir kısmı da çeviridir.Lehçe-i Osmani adlı Anadolu Türkçesine ait ilk sözlüğü hazırlamıştır.Türk tiyatro ve sahne hayatının gelişmesinde çok büyük hizmetleri vardır.Tanzimat döneminde milliyetçilik ve Türkçülük akımının en büyük temsilcisi olmuştur.Ebülgazi Bahadır Han&#8217;ın, Şecere-i Türk adlı yapıtını Anadolu Türkçesiyle kaleme almıştır.<br />
<strong>Eserleri</strong><br />
Moliere&#8217;den çeviri ve uyarlamalar:Kocalar Mektebi, Kadınlar Mektebi, Zor Nikah, Zoraki Tabip</p>
<p><strong>Ziya Paşa (1825 – 1880)</strong><br />
Ziya Paşa Doğu kültürüyle yetişmiş,sonra yönünü Batı&#8217;ya dönerek Türk edebiyatına Batılı özellikler vermeye çalışmıştır.&#8221;Şiir ve inşa&#8221; adlı makalesinde Divan şirini eleştiren sanatçı, Harabat adlı eserinde ise tam aksine Divan edebiyatını övüp Halk edebiyatını yerden yere vurmuştur.Sanatçı Eski – Yeni ikilemi içerisinde kalmıştır.Sanatçı terkib-i bent ve terci-i bentleriyle ünlüdür. Sanatçının bu eserleri dönemin sosyal bir eleştirisi niteliğindedir.<br />
Harabat: Antoloji şeklindedir.<br />
Zafername: Düzyazı niteliğinde bir eleştiri kitabıdır.<br />
Esar-ı Ziya: fiiirlerini toplandığı eserdir.</p>
<p><strong>Ali Bey (1844–1899)</strong><br />
Diyojen gazetesindeki çalışmaları ile Anadolu&#8217;da &#8220;mizah edebiyatı&#8221; nın gelişmesine öncülük etmiştir.Ayyar Hamza adıyla Moliere&#8217;in eserini Türkçeye uyarlamıştır.Misafiri İstiskal, Memiş Ağa, Kokona Yatıyor ve Geveze Berber onun komedi türündeki yapıtlarıdır. Namık Kemal, Ziya Paşa&#8217;nın Divan edebiyatını övdüğü &#8220;Harabat&#8221; adlı esere karşılık Tahrib Harabat isimli eserini yazar.</p>
<p><strong>b. İkinci Dönem (1877–1895)</strong><br />
Tanzimat edebiyatının II. dönemi Osmanlı–Rus savaşıyla ve ilk meclisimiz Meclis-i Mebusan&#8217;ın kapanmasıyla başlar.Bu siyasi olaylar sanat ve edebiyat üzerinde etkili olmuştur.Böylece anlayışları birinci dönemden oldukça farklı sanatçıların etkin olduğu bir dönem başlamıştır.Bu dönem sanatçılarından Recaizade Mahmut Ekrem, Abdülhak Hamit Tarhan ve Samipaşazade Sezai sanat anlayışları bakımından birbirlerine çok benzeyen çalışmalar yapmışlardır. Bundan dolayı Tanzimat&#8217;ın ikinci dönemine &#8220;Ekrem – Hamit – Sezai Okulu&#8221; da denmektedir.<br />
<strong>Bu dönemin özellikleri:</strong><br />
1.Sanatçılar, toplumsal sorunlardan uzaklaşmışlardır.Bu nedenle birinci dönemden farklı olarak &#8220;Sanat sanat içindir.&#8221; ilkesi  benimsenmiştir.<br />
2.Dilde sadeleşme çalışmaları terk edilmiş, birinci döneme nazaran dil ağırlaşmıştır.<br />
3.Birinci dönem sanatçılarına göre daha derli toplu ürünler verilmiştir. Eski edebiyatın yıkılışı hızlandırılmıştır.<br />
4.Teorik olarak şiirde konu sınırlaması kaldırılmış,özellikle kişisel konulara yer verilmiştir.Şiirde biçim bakımından da yenilikler görülmeye başlanır.<br />
5. Aruz ölçüsü kullanılmıştır.<br />
6. Göz için uyak yerine, kulak için uyak ilkesi benimsenmiştir.<br />
7. Roman ve öyküde teknik bakımdan güçlü yapıtlar görülmeye başlanır.Hikaye ve romanda realizm etkileri görülür.İlk realist roman Araba Sevdası (Recaizade Mahmut Ekrem) ve natüralizmin etkileri görülen ilk köy romanı Karabibik (Nabizade Nazım) bu dönemin ürünüdür.<br />
8. Birinci dönemde başlatılan olumlu gelişmeler devam ettirilmemiştir. İkinci dönemdeki tiyatro yapıtları okunmak için yazılmıştır.</p>
<p><strong>Recâizade Mahmut Ekrem (1847–1914)</strong><br />
Şiir, roman, hikâye, tiyatro, eleştiri türünde yirmi sekizi aşkın eser vermiştir. Sanat sanat içindir, ilkesine bağlı kalmıştır.Eski edebiyatı<br />
destekleyenlere karşı, yeni edebiyatı savunmuştur. Döneminde &#8220;Üstat Ekrem&#8221; diye bilinir.&#8221;Her güzel şey şiirdir.&#8221; ilkesini benimseyerek Türk şiirinin tema ve konusunu genişletmiştir. Toplumsal kavramlardan uzak durarak kişisel konuları işlemiştir. Yeni edebiyatın kurallarını &#8220;Talim-i Edebiyat&#8221; adlı yapıtıyla tanıtır.Ayrıca bu yapıtı yıllarca ders kitabı olarak okutulmuştur. Roman türündeki en önemli eseri ve ilk realist yapıtı &#8216;Araba Sevdası&#8217;dır.Yazar bu yapıtında Avrupalılaşmayı yanlış anlayarak aile servetini zevk ve  eğlenceye harcayan zihniyeti eleştirmiştir.Bu eleştiriyi, Bihruz Bey aracığıyla yapar.Romanın kahramanı Bihruz Bey, mirasyedi bir tiptir. Recaizade Ekrem aynı zamanda Moliere&#8217;den etkilenmiştir.Ekrem, Klasizmin etkisinde kalmıştır.Şiirin konusunu genişletmiş, eski edebiyatı destekleyen Muallim Naci ile kafiye “göz için mi, kulak için mi olacağı&#8221; konusunda tartışmalara girmiştir. Böylece Servet-i Fünün hareketinin doğmasını sağlamıştır.<br />
<strong>Eserleri</strong><br />
Şiir: Nağme-i Seher, Zemzeme (3 cilt) Nijad Ekrem, Pejmürde<br />
Tiyatro: Afife Anjelik, Çok Bilen Çok Yanılır, Atala, Vuslat<br />
Roman: Araba Sevdası, Muhsin Bey<br />
Eleştiri: Takdir-i Elhan<br />
İnceleme: Talim-i Edebiyat</p>
<p><strong>Abdülhak Hamit Tarhan (1852–1937)</strong><br />
Tanzimatın 1. dönemiyle başlayan edebiyatımızdaki yenileşme hareketi Hamit&#8217;le başarıyı yakaladı. O zamana kadar fazla bir değişikliğe uğramayan Türk şiiri, Batılı anlayışa Hamit&#8217;le kavuştu.Hamit yaşadığı dönemde &#8220;fiair-i Azam&#8221; olarak adlandırılmış, döneminin en tanınmış ozanı kabul edilmiştir.Doğu ile Batı edebiyatı arasında bir köprü olabilecek kadar zengin bir kültüre ve hayal gücüne sahiptir. Aruzun yanında heceyi de kullanır.Eşi Fatma Hanım&#8217;ın ölümü üzerine yazdığı ölüm şiirleri, özellikle &#8220;Makber&#8221;, en çok bilinen şiirleridir. Oyunları sahne tekniğine uygun olmayan Hamit, eserlerini daha çok okunmak üzere yazmıştır. Sanat için sanat akımına bağlı, romantik bir anlayıştadır. Piyeslerinde tarihsel konuları, hayale dayalı olaylarla anlatır.En güzel eserim dediği Finten&#8217;de bir lordla evlenerek soyluluk kazanmak için zengin kocasını, Hintli uşağı Davalaciro&#8217;ya öldürten kadının dramı işlemiştir.<br />
<strong>Eserleri</strong><br />
Şiir ve Tiyatro:Macera-yı Aşk (dram),Sabr ü Sebat (dram),İçli Kız (dram),Duhter-i Hindu (Hintli Kız, mensur tiyatro), Nesteren (heceyle tiyatro),Sahra (ilk pastoral şiir), Tarık (mensur tiyatro), Eşber (aruzla tiyatro), Makber (şiir) Hacle, Gelin odası (şiir),Finten (nazım–nesir karışık tiyatro).</p>
<p><strong>Sami Paşazade Sezai (1860–1936)</strong><br />
Öykü,roman,makale türünde eserler vermiştir.Öykülerinde doğa güzellikleri ve insan uyum içerisinde verilmiştir.Esir kız Dilber&#8217;in maceralarını anlattığı Sergüzeşt romanı ile üne kavuşmuştur.Eserde, esirlik ve insan ticareti ana tema olarak seçilmiştir.Tasvir biçimlerinde süslü; karşılıklı konuşmalarda ise, sade bir dil kullanmıştır.İstanbul tasvirlerine ağırlık veren yazar gözlemlerinden yola çıkarak gerçekçi bir sanat anlayışına ulaşır.Yazarın bir diğer önemli bir yapıtı, batılı anlamda kısa öykü anlaşının bizdeki ilk örneklerinden sayılan Küçük Şeyler&#8217;dir.<br />
<strong>Eserleri</strong><br />
Öykü–Roman: Sergüzeşt, Küçük fieyler Mektup: İclâl<br />
Gezi–Sohbet: Rumuzü&#8217;l – Edep</p>
<p><strong>Muallim Naci (1850–1883)</strong><br />
Divan edebiyatına bağlı kalmıştır. Recaizade Mahmut Ekrem ve Abdülhak Hamit&#8217;e karşı açıkça cephe almıştır. Türkçeyi, doğal<br />
söyleyişini bozmadan aruza uydurması bakımından Tevfik Fikret&#8217;i ve Mehmet Akif&#8217;i etkilemiştir.<br />
<strong>Eserleri</strong><br />
Şiir: Ateşpare, fierâre, Füruzan<br />
Anı: Ömer&#8217;in Çocukluğu<br />
Eleştiri: Demdeme<br />
Sözlük: Lugat-i Naci</p>
<p><strong>Nabizâde Nazım (1862–1893)</strong><br />
Edebiyatımızda ilk kez köy gerçeğine dayanan, &#8220;Karabibik&#8221; en önemli bir yapıtıdır. Eserde, realist-natüralist özelliklere rastlanır. Nabizâde Nazım gözlemlere önem vermiştir. &#8220;Zehra&#8221; isimli romanında psikolojik tahliller yapmıştır.Edebiyatta,konuşma dilinden yararlanmak gerektiğini savunmuş; kahramanlarını kendi dilleriyle konuşturmaya çalışmıştır.<br />
<strong>Eserleri</strong><br />
Roman: Karabibik, Zehra</p>
<p><strong>GAZETECİLİK</strong><br />
1. Takvim-i Vekayi (1831): II. Mahmut döneminde ilk Türkçe gazete.<br />
2. Ceride-i Havadis (1840): W. Churchill adında bir ingiliz tarafından çıkarılmış, yarı resmi gazete<br />
3. Tercüman-ı Ahval (1860): Agah Efendi ve fiinasi tarafından çıkarılmış, ilk özel gazete.<br />
4. Tasvir-i Efkar (1862): Şinasi tarafından çıkarılmıştır.<br />
5. Muhbir (1866): Ali Suavi tarafından çıkarılmıştır.<br />
6. Hürriyet (1869): Ziya Paşa ve Namık Kemal çıkarmışlardır.<br />
7. İbret (1871): Namık Kemal gazetenin yöneticiliğini yapmıştır.<br />
8. Diyojen (1870) Mizahi bir gazetedir. Teodor Kasap tarafından çıkarılır.<br />
9. Tercüman-ı Hakikat (1878): Ahmet Mithat Efendi çıkarmıştır.<br />
10. Sabah (1872): fiemsettin Sami çıkarmıştır.<br />
11. Hadika (1872): Ebüz Ziya Tevfik çıkarmıştır.<br />
Tanzimat döneminde Münif Paşa tarafından yayınlanan Mecmua-i Fûnün ilk aylık bilim dergisidir.İlk çocuk dergisi olan Mümeyyiz 1869&#8217;da yayınlanır.</p>
<p>[edebiyat_lys]</p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/bati-etkisindeki-turk-edebiyati-tanzimat-edebiyati/">Batı Etkisindeki Türk Edebiyatı Tanzimat Edebiyatı</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/bati-etkisindeki-turk-edebiyati-tanzimat-edebiyati/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Abdülhak Hamit Tarhan &#8211; (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/abdulhak-hamit-tarhan-biyografi-hayati-kim-kimdir/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/abdulhak-hamit-tarhan-biyografi-hayati-kim-kimdir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Aug 2008 14:49:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[A]]></category>
		<category><![CDATA[Kim Kimdir?]]></category>
		<category><![CDATA[Abdülhak Hamit Tarhan]]></category>
		<category><![CDATA[Abdülhak Hamit Tarhan Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Abdülhak Hamit Tarhan Kimdir Hayatı Biyografi Yaşamı]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>
		<category><![CDATA[Hayati]]></category>
		<category><![CDATA[Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Şairlerin Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Sanatçıların Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Ünlülerin Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Öyküsü]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarların Biyografileri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=5853</guid>

					<description><![CDATA[<p>Abdülhak Hamit Tarhan (Hayatı &#8211; Biyografisi) 2 Ocak 1852&#8217;de İstanbul&#8217;da doğdu. Hekimbaşı Abdülhak Molla&#8217;nın torunu, tanınmış tarihçi ve Tahran Büyükelçisi Hayrullah Bey&#8217;in oğlu. Kısa süre Rumelihisar Rüşdiyesi&#8217;ne devam etti. Yanyalı Tahsin Hoca ile Edremitli Bahaeddin Efendi&#8217;den özel dersler aldı. 1862&#8217;de 10 yaşındayken ağabeyi ile birlikte Paris&#8217;e babasının yanına gitti. Bir süre Paris&#8217;te eğitim gördükten sonra [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/abdulhak-hamit-tarhan-biyografi-hayati-kim-kimdir/">Abdülhak Hamit Tarhan – (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #00ccff;"><strong><span style="font-size: 22pt;"> Abdülhak Hamit Tarhan<br />
</span></strong></span><span style="color: #c0c0c0;"> <span style="font-size: 8pt; font-weight: 700;">(Hayatı &#8211; Biyografisi)</span></span></span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">2 Ocak 1852&#8217;de İstanbul&#8217;da doğdu. Hekimbaşı Abdülhak Molla&#8217;nın torunu,  tanınmış tarihçi ve Tahran Büyükelçisi Hayrullah Bey&#8217;in oğlu. Kısa süre  Rumelihisar Rüşdiyesi&#8217;ne devam etti. Yanyalı Tahsin Hoca ile Edremitli Bahaeddin  Efendi&#8217;den özel dersler aldı. 1862&#8217;de 10 yaşındayken ağabeyi ile birlikte  Paris&#8217;e babasının yanına gitti. Bir süre Paris&#8217;te eğitim gördükten sonra 1864&#8217;te  İstanbul&#8217;a döndü. Yaşının küçüklüğüne rağmen Bab-ı Ali&#8217;de tercüme odasına katip  olarak girdi. Bir yıl sonra Tahran Büyükelçiliği&#8217;ne atanan babasıyla birlikte  İran&#8217;a gitti. Farsça öğrendi. Babasının 1867&#8217;de ölümü üzerine İstanbul&#8217;a döndü.  Maliye Mühimme Kalemi&#8217;ne girdi. Şûra-yı Devlet ve Sadaret kalemleri&#8217;nde çalıştı. </span></p>
<p><span style="font-family: Maiandra GD;"></span></p>
<table style="border-collapse: collapse; height: 250px;" border="0" cellspacing="3" cellpadding="3" width="250" align="left" bordercolor="#111111">
<tbody>
<tr>
<td width="173" height="267"><!--adsense#reklam_250x250--></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">1871&#8217;de Fatma Hanım&#8217;la evlendi.1876&#8217;da Paris Büyükelçiliği İkinci Katipliği&#8217;ne  atandı. 1878&#8217;de görevden alındı, iki yıl açıkta kaldı. 1881&#8217;de Gürcistan&#8217;da Poti,  1882&#8217;de Yunanistan&#8217;da Golos konsolosluklarına, 1883&#8217;te Bombay Başkonsolosluğu&#8217;na  atandı. Bombay&#8217;dan gemiyle İstanbul&#8217;a dönerken uğradıkları Beyrut&#8217;ta eşi Fatma  Hanım&#8217;ı kaybetti. Bu ölümün sarsıntısıyla ünlü şiiri &#8220;Makber&#8221;i yazdı. 1886&#8217;da  Londra Büyükelçiliği Başkatipliği görevine getirildi. Londra&#8217;da Bayan Nelly ile  evlendi. 1895&#8217;te Lahey&#8217;e elçi olarak gönderildi. Bir yıl sonra Brüksel  elçiliğine getirildi. Nelly&#8217;nin 1911&#8217;de ölmesinden sonra İstanbul&#8217;da Cemile  Hanım ile evlendi. Bu evlilik 20 gün sürdü. 1912&#8217;da Belçika asıllı Lüsyen  Hanım&#8217;la evlendi. Aynı yıl görevden alınınca İstanbul&#8217;a döndü. Meclis-i Âyan  üyeliğine getirildi. İstanbul&#8217;un 1920&#8217;de işgal edilmemesi üzerine Viyana&#8217;ya  gitti. Sıkıntı içinde yaşadı. </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Ankara Hükümeti yurda dönmesini sağladı.  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/cumhuriyet-donemi-turk-edebiyati/"> <span style="color: #000000;">Cumhuriyet</span></a>&#8216;in kuruluşundan sonra kendisine maaş bağlandı. İstanbul Maçka  Palas&#8217;ta bir daire verildi. 1928&#8217;de İstanbul Milletvekili seçildi ve ölünceye  kadar milletvekili olarak kaldı. 12 Nisan 1937&#8217;de İstanbul&#8217;da öldü. Mezarı  Zincirlikuyu&#8217;da. Şiire 1870&#8217;lerde başladı. Ebüzziya Tevfik, Recaizade Mahmut  Ekrem, Samipaşazade Sezai,  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/namik-kemal-biyografi-hayati-kim-kimdir/"> <span style="color: #000000;">Namık Kemal</span></a> gibi <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/tanzimat-edebiyati/"> <span style="color: #000000;">Tanzimat</span></a> döneminin yeni <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/edebiyatin-tanimi-edebiyat-nedir/"> <span style="color: #000000;">edebiyat</span></a>çıları arasında yer aldı. Yurtdışı görevleri nedeniyle Batı  edebiyatçılarını yakından tanıdı, onların etkisinde kaldı. Divan edebiyatı  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/nazim-bicimleri-turleri-sekilleri/"> <span style="color: #000000;">nazım</span></a> birimlerinin dışına çıkmayı denedi. Dize ve uyak düzeninde değişiklikler yaptı. <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/divan-edebiyati/"> <span style="color: #000000;">Divan</span></a> şiiri konularının dışına çıkmayı denedi. Şiirlerine günlük yaşamı, doğa ve  insan ilişkilerini konu aldı. Lirik, epik ve felsefi şiirler yazdı. Manzum  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro/"> <span style="color: #000000;">tiyatro</span></a> oyunları da kaleme aldı. Ancak bunlar sahnelenmekten çok okunması  amacıyla yazılmış oyunlardı. Yaşadığı dönemde <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-edebiyati-donemleri/"> <span style="color: #000000;">Türk edebiyatı</span></a>nın en büyük şairi  sayıldı ve &#8220;Şair-i Âzam&#8221; ya da &#8220;Dahi-i Âzam&#8221; unvanı verildi.</span></p>
<p><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>ESERLERİ<br />
</strong><br />
<strong>ŞİİR:<br />
</strong>Sahra (1879)<br />
Ölü (1886)<br />
Hacle (1886)<br />
Bir Sefilenin Hasbihali (1886)<br />
Bâlâ&#8217;dan Bir Ses (1911)<br />
Validem (1913)<br />
İlham-ı Vatan (1918)<br />
Tayflar Geçidi (1919)<br />
Ruhlar (1922)<br />
Garâm (1923)</span></p>
<p><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>OYUN:<br />
</strong>İçli Kız (1874)<br />
Sabr ü Sebat (1875)<br />
Duhter-i Hindu (1875)<br />
Nazife yahut Feda-yı Hamiyet (1876, 1919)<br />
Tarık yahut Endülüs Fethi (1879, 1970)<br />
Eşber (1880, 1945)<br />
Zeynep (1908)<br />
Macera-yı Aşk (1910)<br />
İlhan (1913)<br />
Tarhan (1916)<br />
Finten (1918, 1964)<br />
İbn Musa (1919, 1928)<br />
Yadigar-ı Harb (1919)<br />
Hakan (1935) </span></p>
<p align="center">
<p align="center"><span style="font-family: Maiandra GD;"> <span style="font-size: 15pt; font-weight: 700;"><span style="color: #808080;">|</span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/"> » Biyografiler &#8211; Kim Kimdir Sayfasına Dön! «</a><span style="color: #c0c0c0;"> </span> <span style="color: #808080;">|</span></span></span></p>
<p align="center"><span lang="tr"><strong> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD; color: #ff0000;">Not:</span><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD; color: #808080;"> İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir…</span></strong></span></p>
<p align="center"><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="font-size: 8pt;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/"> <span style="color: #ffffff;">Biyografi</span></a><span style="color: #ffffff;">, </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/"> <span style="color: #ffffff;">Biyografiler</span></a><span style="color: #ffffff;">, </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/"> <span style="color: #ffffff;">Yaşam Öyküleri</span></a><span style="color: #ffffff;">, </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/"> <span style="color: #ffffff;">Kim Kimdir?</span></a><span style="color: #ffffff;">, </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Biyografi/"> <span style="color: #ffffff;">Biyografi</span></a></span></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/abdulhak-hamit-tarhan-biyografi-hayati-kim-kimdir/">Abdülhak Hamit Tarhan – (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/abdulhak-hamit-tarhan-biyografi-hayati-kim-kimdir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
