<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Akdeniz | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/akdeniz/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Wed, 09 May 2018 14:03:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Akdeniz Üniversitesi</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/akdeniz-universitesi/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/akdeniz-universitesi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 31 Dec 2007 11:02:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Üniversiteler]]></category>
		<category><![CDATA[YKS - KPSS]]></category>
		<category><![CDATA[Akdeniz]]></category>
		<category><![CDATA[Akdeniz Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Akdeniz Üniversitesinin Bilgileri]]></category>
		<category><![CDATA[Akdeniz Üniversitesinin Özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Evrenkentler]]></category>
		<category><![CDATA[illere Göre Üniversiteler]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiyedeki Üniversiteler]]></category>
		<category><![CDATA[Üniversite Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Üniversiteler Egitim Özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Üniversiteler Hakkinda Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Üniversitelerin Adresleri]]></category>
		<category><![CDATA[Üniversitelerin Özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Üniversitelerin Telefon Numaralari]]></category>
		<category><![CDATA[Üniversitelerin Yerleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/akdeniz-universitesi/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Akdeniz Üniversitesi (Üniversiteler) Şehir : Antalya Telefon No : 0 242 310 15 01 Web Adresi : www.akdeniz.edu.tr 1982 yılında kuruldu. Yerleşim: Dumlupınar bulvarı sınırından 3 700 000 m2 arazi üzerine kurulu. Eğitim: Türkçe olarak yapılıyor (Teknik bilimler meslek yüksekokulunda zorunlu ortak yabancı dil sadece İngilizcedir). Akademik birimler: Bünyesinde 13 fakülte, 4 yüksekokul (lisans düzeyinde) [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/akdeniz-universitesi/">Akdeniz Üniversitesi</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font face="Maiandra GD"><strong> <font style="font-size: 22pt" color="#6699ff">Akdeniz Üniversitesi<br />
</font><font color="#ff6600"><span style="font-size: 15pt">(Üniversiteler)</span></font></strong></font></p>
<p><font color="#000000" face="Maiandra GD" size="2"> 				<span id="lblUniversityCity" class="sekizpt_left"><strong>Şehir : </strong>                  Antalya</span></font></p>
<p><span id="lblUniversityPhoneNumber" class="sekizpt_left"><font color="#000000" face="Maiandra GD" size="2"><strong>                     Telefon No : </strong> 0 242 310 15 01</font></span></p>
<p><span id="lblUniversityWebSite" class="sekizpt_left"><font color="#000000" face="Maiandra GD" size="2"><strong>Web                      Adresi : </strong>                      www.akdeniz.edu.tr</font></span></p>
<p><span id="lblUniversityDetail" class="sekizpt_left"><font color="#000000" face="Maiandra GD" size="2">1982  yılında kuruldu.</font></span></p>
<p><font color="#000000" face="Maiandra GD" size="2"><strong>Yerleşim:</strong> Dumlupınar bulvarı sınırından 3 700 000 m<sup>2</sup> arazi  üzerine kurulu.</font></p>
<p><font color="#000000" face="Maiandra GD" size="2"></font></p>
<table style="border-collapse: collapse" align="left" border="0" bordercolor="#111111" cellpadding="0" cellspacing="0" height="240" width="124">
<tr>
<td height="267" width="173"><center><!--adsense#reklam_120x240--></center></td>
</tr>
</table>
<p><font color="#000000" face="Maiandra GD" size="2"><strong>Eğitim:</strong>   <a href="https://www.bilgicik.com//" style="text-decoration: none">   <font color="#000000">Türkçe</font></a> olarak yapılıyor (Teknik bilimler    meslek yüksekokulunda zorunlu ortak yabancı dil sadece İngilizcedir).</font></p>
<p><font color="#000000" face="Maiandra GD" size="2"><strong>Akademik birimler:</strong> Bünyesinde 13 fakülte, 4 yüksekokul (lisans  düzeyinde) 6 yüksekokul (Önlisans düzeyinde), 1 konservatuar, 4 enstitü  bulunuyor.</font></p>
<p><font color="#000000" face="Maiandra GD" size="2"><strong>Barınma:</strong> Kampüs içerisinde kredi yurtlar kurumuna ait 1 002 kişilik  yurt bulunuyor. 1500 kişilik yeni bir öğrenci yurdu inşaatı sürüyor. Ayrıca  Elmalı ilçesinde kız öğrenciler için 50 kişilik yurt hizmet veriyor.</font></p>
<p><font color="#000000" face="Maiandra GD" size="2"><strong>Beslenme:</strong> Kampüs içinde bulunan yemekhane ihtiyacı karşılıyor.  Yemekten faydalanmak isteyen öğrenciler, yemek katılım payı olarak yemek  maliyetinin yarısını ödüyor, geriye kalan yarısı da sosyal hizmetler bütçesinden  karşılanıyor.</font></p>
<p><font color="#000000" face="Maiandra GD" size="2"><strong>Teknoloji:</strong> Üniversite birimlerinde, bölümlerin ihtiyacını karşılayan  uygulama laboratuvarları ile bilgisayar destekli laboratuvarlar bulunuyor.</font></p>
<p><font color="#000000" face="Maiandra GD" size="2"><strong>Sağlık hizmetleri:</strong> Sağlık hizmetini kampüs sahasında bulunan Sağlık,  Kültür ve Spor Dairesi Başkanlığı Mediko-Sosyal Merkezi veriyor, hastalar  gerekli görüldüğü durumlarda film, tahlil, ileri tetkik ve tedaviler için  üniversite hastanesine sevk edilerek tedavileri sağlanıyor. Mediko-Sosyal  Merkezi&#8217;nde değişik branşlarda 9 poliklinik bulunup, burada 7 uzman doktor, 2  pratisyen hekim, 4 diş hekimi ve yeterli sayıda diğer sağlık personeli hizmet  veriyor.</font></p>
<p><font color="#000000" face="Maiandra GD" size="2"><strong>Spor tesisleri:</strong>Çim futbol sahası, oyun salonları(biriç, tavla,  bilardo), 3 adet tenis kortu, 1 yüzme havuzu, suni bir gölet ve çevresinde  yürüme parkuru mevcut.</font></p>
<p><font color="#000000" face="Maiandra GD" size="2"> 				</font></p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/universiteler-ve-ozellikleri/">»<span lang="tr">  &#8220;Üniversiteler&#8221; Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span><br />
</span></font></strong></p>
<p align="center"> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/akdeniz-universitesi/">Akdeniz Üniversitesi</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/akdeniz-universitesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>5</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çağdaş Kıbrıs Türk Şiirinde Akdeniz Kültürü Yansımaları (Metin Karadağ)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/cagdas-kibris-turk-siirinde-akdeniz-kulturu-yansimalari-metin-karadag/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/cagdas-kibris-turk-siirinde-akdeniz-kulturu-yansimalari-metin-karadag/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Oct 2007 09:58:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Konukların Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Akdeniz]]></category>
		<category><![CDATA[Akdeniz Kulturu]]></category>
		<category><![CDATA[Cagdas Kibris]]></category>
		<category><![CDATA[Cagdas Kibris Siiri]]></category>
		<category><![CDATA[Kibris]]></category>
		<category><![CDATA[Kibris Edebiyati]]></category>
		<category><![CDATA[Kibris Kulturu]]></category>
		<category><![CDATA[Kibris Siiri]]></category>
		<category><![CDATA[Kibris Turk Siiri]]></category>
		<category><![CDATA[Kultur Yansimasi]]></category>
		<category><![CDATA[Metin Karadag]]></category>
		<category><![CDATA[Siir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/cagdas-kibris-turk-siirinde-akdeniz-kulturu-yansimalari-metin-karadag/</guid>

					<description><![CDATA[<p>————————————————————————————————– Aşağıdaki yazı, “Metin Karadağ” adlı konuğumuz tarafından gönderilmiştir. ————————————————————————————————– Çağdaş Kıbrıs Türk Şiirinde Akdeniz Kültürü Yansımaları Metin KARADAĞ (UKÜ Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı) ÖZET Edebiyat ile coğrafya arasında biçimlendirici bir ilişki vardır. Kültür oluşturucusu toprak, üretim-tüketim biçimleri ile gelenekler oluşturur. Bu gelenekler de günlük yaşam biçimlerini aşarak sanatsal yaratmalara uzanır. Coğrafî etkenlerin şiir için [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/cagdas-kibris-turk-siirinde-akdeniz-kulturu-yansimalari-metin-karadag/">Çağdaş Kıbrıs Türk Şiirinde Akdeniz Kültürü Yansımaları (Metin Karadağ)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font face="Maiandra GD"><strong><em> <font style="font-size: 9pt" color="#c0c0c0">————————————————————————————————–</font><font style="font-size: 9pt" color="#ff0066"><br />
Aşağıdaki yazı, “</font><font style="font-size: 9pt" color="#3366ff">Metin  Karadağ</font><font style="font-size: 9pt" color="#ff0066">” adlı konuğumuz  tarafından gönderilmiştir.<br />
</font><font style="font-size: 9pt" color="#c0c0c0"> ————————————————————————————————–</font></em></strong></font></p>
<p align="center"><strong><font color="#0066ff" face="Maiandra GD" size="5">Çağdaş  Kıbrıs Türk Şiirinde Akdeniz Kültürü Yansımaları</font></strong></p>
<p><em><font face="Maiandra GD" size="2">Metin KARADAĞ<br />
(UKÜ Fen Edebiyat  Fakültesi Dekanı)</font></em></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
<strong>ÖZET</strong></font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"> Edebiyat ile coğrafya arasında biçimlendirici bir ilişki vardır. Kültür  oluşturucusu toprak, üretim-tüketim biçimleri ile gelenekler oluşturur. Bu  gelenekler de günlük yaşam biçimlerini aşarak sanatsal yaratmalara uzanır.  Coğrafî etkenlerin şiir için de esin ve izlek kaynağı olduğu söylenebilir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><font size="2">Kıbrıs adası tarihin ilk çağlarından  beri çok farklı din, dil, ırk ve uygarlıkların yaşam alanı olmuştur.  Mitolojik/epik kalıntıların başat işlevi yanı sıra denizcilik etkinliklerinin  her bir boyutu, Akdeniz ikliminin doğal özelliklerinden kaynaklanan bitki  kültürü ve ada insanı olmanın yarattığı psikoloji, çağdaş Türk Kıbrıs şiirini de  belirli ölçüde etkilemiştir.<br />
Bu çalışmada sözkonusu etkiler: a. Akdeniz coğrafyasının etkileri, b. Mitik/  antik kalıntıların yansımaları, c. Akdeniz’in renk, esin, nostalji vb. soyut  işlevleri başlıklarında ele alınıp örneklendirilmiştir.</font></font></p>
<p><font face="Maiandra GD"><font size="2"><strong>ABSTRACT</strong></font></font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><font size="2">There is a formative relationship between literature and geography. The forms of  production – consumption in the land shaping the culture make up the traditions.  These traditions extend to the artistic creations going beyond the daily life  styles. It can be maintained that the geographical factors are sources of  inspiration and themes in poetry. Cyprus Island has always been the land of  different religions, languages, races and civilizations since the first ages of  history. Along with the dominant function of the mythological-epic remnants,  every single dimension of maritime activities, the vegetation culture resulting  from the natural characteristics of the Mediterranean climate, and the  psychology of being an islander have, to some extent, influenced the  contemporary Cypriot poetry.</font></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><font size="2">In this study, the aforementioned factors have been dealt with as the forms of:  a. the effects of the Mediterranean physical geography, b. the reflections of  mythological-epic remnants and c. the abstract functions of Mediterranean such  as color, inspiration, and nostalgia, etc., and they have been exemplified.</font></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><font size="2">Anahtar Sözcükler: Kıbrıs Türk Şiiri, Çağdaş Kıbrıs Türk Şiiri, Akdeniz kültürü,  Akdeniz ve Kıbrıs Türk Şiiri.<br />
Keywords: Cyprus Turkish poems, Contemprarly Cyprus Turkish poems, Meditreannian  Culture, Mediterannien and Cyprus Turkish poems.</font></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><font size="2"><strong>Giriş: </strong>Coğrafyanın önemli kültür oluşturma araçlarından biri olduğu  bilinmektedir. İlk insan topluluklarındaki doğaya bağlı yaşam biçimi, salt  yaşamayı sürdüren üretkenliğin değil sanatsal/estetik değerlerin ortaya  konulmasını da sağlamıştır. Coğrafya – kültür ilişkileri konusunda çeşitli  bilimsel çalışmalar bulunmaktadır (Kefeli 2006: 11-13). Kendi kültür evrenimizde  şaman şarkılarında biçimlenen doğa, epik edebiyatın başat malzemesi olur;  kopuzla ezgilenir, anlatıda insancıllaşır, efsanelerle kutsanır, kısaca sonsuz  bir bestenin ana kaynağı niteliğini kazanır. Doğanın her oluşumu, yaşattığı  insanlara ve onların yarattıklarına da kimlik verir. Braudel’in deyişiyle “And  tepeleri insana sert davranır ama bu sertlikle savaşan insan İnka uygarlığını  kurar” (Braudel 1990: 39). Dağlık alanların, düzlüklerin; soğuk ya da sıcak  iklimlerin; farklı üretim-tüketim biçimlerinin kimlik belirlenmesi ve sanatsal  üretimin biçimlenmesinde oldukça işlevsel olduğunu görüyoruz.</font></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><font size="2">Bu farklı yapılanmaların bir başka yansıması olan deniz genellemesinden konumuz  olan Akdeniz özeline geçerken bu uzamın; ”&#8230; sfenkslerin anayurdu, nice  sanatçının esin kaynağı, tutkulu aşkların mekânı” (Kefeli 2006: 21) olarak  nitelendirildiğini; bir “Akdeniz ustası” olan Braudel tarafından da; ”&#8230;  Akdeniz’de gezen, Lübnan’da Roma dünyasını, Sardinya adasında tarih öncesini,  Sicilya’da Yunan kentlerini, İspanya’da Arap varlığını, Yugoslavya’da Türk  İslâmını bulur” (Braudel 1990: 7-8) biçiminde tanımlanmıştır.<br />
Bu çevre, iklim özelliklerine dayanan karakter ortaklığının yarattığı  üretim-tüketim araçlarında buluşan renkli, dinamik, değişken bir kültür  oluşturmuştur. </font></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">“Güneş ve deniz, kokular ve renkler, rüzgârlar ve dalgalar, kumsallar ve  mutluluğun egemen olduğu adalar, erken olgunlaşan genç kızlar, karalar giyen  dullar, limanlar, gemiler ve bilinmedik kıyıların çağrısı, deniz seferleri,  batan gemiler ve bunların öyküleri, portakal, mersin ve zeytin ağaçları,  palmiyeler, çam ve serviler, şatafat ve sefalet, gerçek ve yanılsama, yaşam ve  düş&#8230; Edebiyatın basma kalıp düşünceleri, bu konuları yığınla betimleme ve  usandırıcı tekrarla iliklerine kadar sömürmüştür.(&#8230;) Akdeniz ve Akdeniz  söylemi birbirinden ayrılamaz.” (Matvejeviç: 28).</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><font size="2">Bildiri çerçevemizin merkezi olan Doğu Akdeniz, kültür yapısı bakımından genelin  içinde kendine özgü kimi özellikleriyle ortaya çıkar. Akdeniz edebiyatlarında  usu inkâr etmeyen ama duyguya ağırlıklı olarak değer veren bir davranışlar  bütünlüğü dikkat çeker. “Daha önemlisi, Doğu Akdeniz kültürünün sentezci değil  senkristik olmasıdır. Yani farklı kültürler bir arada bir senkron içinde varola  gelmişlerdir. Bu kültürlerin hepsi büyük, kadim kültürler olduğundan biri  diğerini bütünüyle asimile edememiştir. Birbirlerini etkileyerek, birbirlerinden  etkilenerek yan yana yaşayabilmişlerdir. Bir arkeolojik kazıda ortaya çıkan  tarihi katmanlar gibi. Ortaya çıkan şey iki madenin eriyerek bir eriyik  oluşturması değil bir karışım oluşturmasıdır” (Ortega y Gasset: 125-128).</font></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><font size="2">“Doğa, insana ilişkin kültür değerlerinin yaratılmasında öncül etkenlerdendir.  Coğrafî yapı, iklim, üretim-tüketim biçimleri, bitki örtüsü&#8230; davranışların ve  yaşam biçimlerinin ortaya çıkmasında güçlü yönlendiricilerdir. Yaz- kış,  deniz-dağ, avcılık-tarım, ada-anakara gibi ikilemler de genel kültürün ana  çizgilerini belirleyen öğeler arasında kabul edilir. Haritaya bakıldığında bir  iç deniz görüntüsü veren Akdeniz’e kıyısı olan ya da onun içindeki topraklarda  yaşayanların ortak kimi kültür değerlerine sahip olduklarından söz edilebilir  mi? Salt denizin değil, bu deniz çevresindeki iklim, beslenme, üretim-tüketim  alışkanlıkları, mevsim, bitki ve hatta hayvan varlıklarındaki benzerlikler  kısaca eş fauna, en azından benzer bir kültür varlığından söz edebileceğimizi  göstermektedir. Braudel’in vurgulamaya çalıştığı ‘Akdenizlilik”in ortaya  çıkışındaki göstergeler bunlar olsa gerek. Yazlık ve kışlık yaşam koşulları  çevresinde hep güneşe göre ölçümlenmiş barınma yerleri (stoa bazilika, stadyum,  amfi tiyatro) ya da gölgeleri hedeflemiş avlulu evlerde şarap, zeytin ve peynir  üçlemesinde denizin tadında ezgilerle yıldızı bol gecelerde sonsuzluğa miras  bırakılmış bir davranışlar bütünüdür Akdenizlilik&#8230;” (Karadağ: 2006, 1).</font></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><font size="2">İklimin yaratıcı gücünü çevresel ilişkiler bütünlüğü içinde ele alan bir başka  yazar da, coğrafya &#8211; şiir ilişkisine ilginç yorumlar getirmiştir:</font></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><font size="2">“Akdeniz havzasındaki ılıman iklimin yaratıcı gücünü ve bu çevrede yer alan ülke  ve uygarlıklar arasında, ilkçağdan bu yana var olan iletişim ve ilişkilerin  yoğunluğu göz önüne alınırsa, bu etkileşimin boyutları daha bir belirginleşir.  Bu yoğunluk, Akdenizlilik denilen kavramı, her alana yayılan yaşam ve üretim  biçim ve biçemini de yaratmıştır. Bu havza tarih boyunca yaratıcı aklın ve el  hünerinin yurdu olmuştur. Akdeniz, kendine özgü bir yaşam felsefesini, sanatın  ve yaratıcılığın dinamiklerini üretmiş, bu malzemeleri yoğurarak şiirin doğal  mekânını kurmuş bir coğrafyadır. Bu coğrafyada, ilk çağlardan bu yana,  uygarlığın organik biçimlerinin, doğanın kendi geometrisiyle örtüşen gizemli  özdeşliği, insanın varoluş serüvenindeki kilometre taşlarına damgasını vurmuştur  “ (Mutlu 1).</font></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><font size="2">Mitoloji’deki Aphrodite çevresinde yoğunlaşan bir anlatılar evrenine sahip  Kıbrıs’ın antik çağlarda Fenike-Elen kaynaklarından eski Mısır, Ortadoğu  uygarlıklarına kadar inen gösterişli bir mazisi bulunmaktadır.</font></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><font size="2">Ada kimliğinin evrenselliği bakımından Osmanlı-Türk kültürünün İslamî  temellerinin yanında Doğu Akdeniz’in “senkristik” yapısı da önemli bir etkendir.  Bu kimlikte Orta Asyalı, Müslüman, Akdenizli, Balkanlı, Doğu Roma’nın varisi ve  Avrupa ruhunu özümlemiş bir sentez sözkonusudur.</font></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><font size="2">Kanımızca, Kıbrıs  <a href="https://www.bilgicik.com//" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Türk şiiri</font></a>nin temellerinde de bu ruhsal bileşim bulunmaktadır.  Doğu Akdeniz ve özellikle Türkiyeli şairlerin Kıbrıs eksenli ürünlerine  baktığımızda bu bileşimin ilk izlerini ve Kıbrıs   <font color="#000000">Türk</font> şiirinin de esin  kaynaklarını görmek mümkün olacaktır.</font></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><font size="2">Nev-Yunanîlik akımı, Salih Zeki Aktay, Yahya Kemal Beyatlı, Sabahattin Eyüboğlu  gibi öncül şairlerden sonra Kıbrıs’ta da bir süre yaşamış olan Arif Nihat  Asya’nın Kıbrıs Rubaileri, adanın mazideki kültür izlerini taşıyan, etkileyici  coğrafyanın ağırlıklı olduğu örnekler olarak dikkat çekmektedir:</font></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><font size="2">Bahsetse de Sent Hilarion insanlardan<br />
Yok söylenecek nesnesi destanlardan;<br />
Aşk uğruna yardan atılan kadının<br />
Son çığlığıdır kalan, Lüzinyan’lardan.<br />
<em>(Kefeli 2006: 94)</em></font></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><font size="2">Şair, Gemiler başlıklı bir rubaide de:<br />
Ey Kantara’lar, Bellapaisler, Vuni’ler;<br />
Bin yıl ötelerden yola çıkmış gemiler&#8230;<br />
Kaptansız, yolcusuz ve yüksüz nereye<br />
Ey kalyonlar, kadırgalar, çekdiriler?<br />
<em>(Kıbrıs Rubaileri’nden Kefeli 2006: 95)</em></font></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><font size="2">Adanın mitolojik anlatılarına, mazideki anılarına göndermeler yapmaktadır.<br />
Kıbrıs Türk eğitimine de önemli hizmetler vermiş olan İbrahim Zeki Burdurlu  (1922- 1984) adayı “mavi” ile kurgulamış, yıldızı bol Akdeniz geceleri ile  betimleyen dizeleriyle yoğun etkiler yaratmıştır:</font></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><font size="2"><br />
Gece<br />
Gözlerim pencere pencere<br />
Yıldız sayıyorum.<br />
Öyle dalmışım<br />
Öyle dalmışım ki<br />
Yıldız yıldız kayıyorum.<br />
Akdeniz uzanıvermiş<br />
Yatağından,<br />
Baktım, baş ucumda (&#8230;)</font></font></p>
<p><font face="Maiandra GD"><font size="2">Odam maviyle dolmuş<br />
İçim şıkır şıkır mavi,<br />
Akdeniz bende içeri.<br />
“Kalk” diyor, durma böyle<br />
“Gel arkamdan gel” diyor<br />
“Gel mavimden içeri” (Kefeli 2006: 105).<br />
“Yeni bir dil öğrendim Akdeniz’de/ Mavice” diyen Burdurlu, adanın gizemli  yapısı, binlerce yılın anılarını çağrıştıran kalıntıları karşısında<br />
Var Akdeniz var bir sır<br />
İşin içinde bir iş var<br />
Nedendir sırrına eremeyeşim?” diye Akdenizin etkisini çözümlemeye çalışmaktadır.</font></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p><center><!--adsense#reklam_336x280--></center></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><font size="2"><br />
Akdeniz kültürünün şiir üzerindeki türlü öğelerini inceleyen Prof.Dr. Emel  Kefeli; Behçet Kemal Çağlar, Mustafa Seyit Sutüven, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Can  Yücel ve Beşir Ayvazoğlu’nun şiirlerinden örnekler vererek konuyu  ayrıntılandırmıştır (Kefeli 2006: 94-114). Akdeniz etki ve kültürünün Kıbrıs  Türk şiirine yansımaları konusundaki çalışmaları da göz önünde bulundurarak  çalışmamızı;</font></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">a. Akdeniz coğrafyasının etkileri, b. Mitik/antik kalıntıların yansımaları, c.  Akdeniz’in renk, esin, nostalji vb. soyut işlevleri biçiminde sınırlandıracağız.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">a. Akdeniz coğrafyasının etkileri:<br />
Kıbrıs Türk Edebiyatın’nın -özellikle de şiirinin- önemli isimlerinden olan  Osman Türkay’ın ürünlerinde Akdeniz kültürü izlerini daha önceki bir  çalışmamızda ele aldığımız için (Karadağ 2005) şairin yorumlarını özetleyerek  aktaracağız. Yıllarca ayrı kaldığı adasının kokuları, tadları Osman Türkay’ın  yaşantısını renklendirmiş; klasik/otantik gurbet-sıla motifleri Akdeniz  temelinde çağdaş örnekler olarak şairin dizelerinde yeniden karşımıza çıkmıştır.  Türkay’ın 7 Telli adlı şiir kitabının Akdeniz Türküsü başlıklı bölümünde  coğrafya ile duyguların başarılı valsini izleriz:</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Ya hele yüce dağlar, engin sular/ Göller, içdenizler, okyanuslar/ Körfezler,  berzahlar, boğazlar/ Kaç gece dünyayı bir düş içinde gezdim/ Ve ötekilerden  kıskandığım sevgimle/ Denizler içinde en fazla Akdenizi/ Ülkeler içinde/  Anadolu’yu sevdim</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><font size="2">Türkay 7 Telli adlı kitabındaki Beşparmak Melodileri adlı şiirinde de coğrafî  yapıyı estetik dokunuşlarla betimlemekte:<br />
Bir yaz gününün bu eşref saatinde<br />
Yeşil çamlar<br />
Yalçın kayalar<br />
Başdöndürücü uçurumlar<br />
Kaleler<br />
Şatolar<br />
Saraylar<br />
Kıvrımlı asfalt yollar<br />
Ağaçlar<br />
Pınarlar<br />
Serin sular<br />
Akıp girmede rüyalarımdan&#8230;<br />
Bir doruğunda bir eski yapı görünür:<br />
St. Hilarion&#8217;dur!<br />
Bir başka doruğunda bir başka yapı:<br />
Bufavento&#8217;dur!<br />
Girne kalesi, Balabayıs, Yüzbirevler&#8230;<br />
<em>(7 Telli, Beşparmak Melodileri, 29-31)</em></font></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><font size="2">Cevdet Çağdaş, bir dizesinde “Aşk, efsane, şiir dolu bu yerin” diye nitelediği  ada coğrafyasının dörtlüklere yerleştirilmiş görüntüsünü, Bir Adadayım adlı  şiiri ile yansıtmıştır:<br />
Kıyıları köpük köpük dokunmuş/ Poyraz rüzgârıyla sarhoş olduğum<br />
Öz yurdun ufkuna hasretle konmuş/ Toprağım canım kadar sevdiğim.</font></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><font size="2">Kaleler var, burçlar var bu adada/ Gölgesinde şehit insanlar yatan/ Mezar gibi  toprak kokan adada/ Hürriyeti mısra mısra anlatan&#8230;<br />
Aşk efsane şiir dolu bu yerin/ Her zevkıme ömrüm olsa tadayım/ Cilvesine boyun  eğmiş kaderin/ Sanki yapayalnız bir adadayım (MEB 90).<br />
Urkiye Mine Balman’ın “Torosları Gördüm” adlı şiirinde anavatanla yakınlığın  yarattığı duyguların seslenişine tanık oluruz. Beşparmakla Torosların göz süzüp  hüzün bestesi yapması, aradaki denizin kıyılarda nakış örmesi ve denizin mavi  bir mermer gibi uzanışı dizelere şöyle yansır:</font></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Mermer gibi dümdüz /Işıl ışıl Akdeniz’in ötesinde / Torosları Gördüm/ Henüz  başlamamış /Dalgaların hazin senfonisi/ Düşmüş sabahın heyecanına/ Nakış nakıştı  kıyılar/ Kormacit burnuyla koyun koyuna/ Anadolu’nun dağlarını gördüm.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><font size="2">Ürperdim suların sessizliğinden/ Ruhum dalgalar gibi coşuyordu/Rüya değil  söylediğim/ Gerçek bu/ Mavi mermer Akdeniz’in ötesinde/ Toroslar’ı gördüm  (Burağan 65).<br />
Coğrafya ve kültür yakınlaşmasının bir diğer yansıması da Orbay Deliceırmak’ta  görülür. “Akdenizde çakan şimşekler” metaforu ile Türkiye-Kıbrıs tarihsel  birlikteliğine gönderme yapan şair, mavi ile dokuduğu bir ortak mekân oluşturur:</font></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><font size="2">Oysa ben/ “Ta ezelden hür yaşamış” bir ulusun dalıydım/ Asırlarca Akdeniz’de  çakan her şimşeğin/ Ki bir mavisi Toroslar’a,/ Bir mavisi Beşparmak’a vururdu,/  Şavkı ile doluydum&#8230; (Burağan 68).<br />
Şairler, adanın gizemli, anılarla dolu; naif, romantik yanlarını aktarmanın yanı  sıra, doğal olumsuzluklara da dizelerinde yer vermişlerdir:<br />
Uçaraktan gelir mektup<br />
Zarfın üstünde postacının selâmı<br />
Akdenizin üstünden<br />
Akdeniz aktır ak<br />
Dalga dalga<br />
Akdeniz gönül bayrak<br />
Akdeniz kasırgadır<br />
Akdeniz tanrıya sigortadadır (Kefeli 2005).<br />
Diyen Süleyman Uluçamgil, Akdeniz’in öfkeli, hırçın yapısına dikkat çekerken  Havva Tekin de Akdeniz’in kısrak huysuzluğunu anımsatıyordu:<br />
Ben Akdeniz…<br />
Kısrak huysuzluğunda uyurum geceleri<br />
Ve yedi dalgama yedi gülüşün düştükçe<br />
Eğri bir kılıç gibi duran burnunu<br />
Öpüp uyandırmak düşer aşıklığıma. &#8230;<br />
<em>(Kefeli 2005: 3). </em> </font></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><font size="2">Fikret Demirağ Akdeniz’i zamanın hırpaladığı canlı bir kişiliğe dönüştürerek  ana/sevgili ve oğul/âşık içtenliği ve yürek diliyle bir Akdeniz çocuğu olmanın  sorumluluğunu dile getirir:<br />
Durduk Akdeniz’le, o bilge denizle karşılıklı/ Birbirini aldatmış iki sevgili  gibi/ Zamanın hırpaladığı/ Yaşamın yaraladığı iki sevgili/ Bakışlarımız konuştu  ve/ Anlaşmak için sözcükler gerekmedi.</font></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><font size="2">Yurdumun yaralı toprağıyla durduk karşılıklı/ Anayla oğul gibi/ Yüreğimle  konuştum, yüreğiyle dinledi/ Yüreğimle konuştum, o beni anladı.<br />
Sen de onu anladın mı ey cahil gönlüm/ Verebildin mi zorlu sınavını/ Onun oğlu  olmanın/ Yazabildin mi en doğru şiirini (Burağan 69).</font></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><font size="2">b. Mitik/antik kalıntıların yansımaları<br />
Kıbrıs Türk şiiri üzerindeki araştırmaların çoğunda adanın mitolojik, epik,  tarihsel mirasına göndermeler yapılır. Adanın, Akdeniz uygarlıklarının, tarihsel  çatışmalarının orta yerinde olması, bu bağlantıları haklı kılmaktadır.  Aphrodite’ten başlayıp şövalyelerin, kral/kraliçelerin, çeşitli saltanatların,  kuşatma, direnme, savaş ve barışların bitmeyen izlerini taşır tarih yorgunu  Kıbrıs adası&#8230;</font></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><font size="2">Mehmet Kansu’nun Kaç Soytarı Güldü Kırallara adlı şiirinde adadaki gotik, greko-latin  kalıntıların dekor olduğu duygulanmaları görürüz:<br />
Bir şiir büyütüyorum şimdi/ gotik kiliselerin kemerlerinde/ bir greko çizdi  anlamını karanlığa/ toledo sokaklarındaki sessizlik gibi<br />
Kaç soytarı güldü kırallara biliyorsunuz/ gözyaşına sardık neyimiz varsa/ büyük  denizlere karıştırdık içtenliğimizi/ belki daha güzel okyanuslarda güzel olmak<br />
Kaç soytarı güldü kırallara biliyorsunuz<br />
Bir şiir büyütüyorum şimdi/ Gotik kiliselerin kemerlerinde (MEB 122).</font></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><font size="2">Osman Türkay’ın, 7 Telli adlı şiir kitabının Akdeniz Türküsü başlıklı bölümünde  coğrafya ile duyguların başarılı valsini izleriz:<br />
Ya hele yüce dağlar, engin sular/ Göller, içdenizler, okyanuslar/ Körfezler,  berzahlar, boğazlar/ Kaç gece dünyayı bir düş içinde gezdim/ Ve ötekilerden  kıskandığım sevgimle/ Denizler içinde en fazla Akdenizi/ Ülkeler içinde/  Anadolu’yu sevdim.</font></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><font size="2">O. Türkay, doğum yeri Ozanköy’ün büyüleyici atmosferinin doğa ve tarih  bileşkesini yansıtan 1947 tarihli ilk dönem şiirlerinden Balabayıs’ta tarihle  mekânı birleştirir:<br />
Bir bahar aleminin hazla çarpan kalbinde/ Bir füsûn diyarının mabedi var  muazzam&#8230;/ Efsaneler söylenir yüzyılların lebinde/ Gotik mimarisinin yarattığı  ihtişam&#8230; (&#8230;)/ Bir Luzinyan sarayı Beşparmak kucağına/ Bir sonsuzluk anıtı  yükseliyor göklere&#8230;/ Bir sanatın timsali her köşe bucağında/ Gösteriyor  kendini işlenerek mermere.(&#8230;)/ Kimbilir kaç fâninin aşkına şahit bu yer/ Belki  yine o Tanrı eşsiz Venüs’ü özler/ Belki candan âşıktır köpüklü Akdenize/ Belki  sevmiş o dağı oturduğu diz dize/ O asude diyar ki okşıyor gönülleri.. (Öznur  41-42).<br />
Bir Akdeniz sevdalısı olan Neriman Cahit, Ay Seferi adlı eserinde Akdeniz’in  doğal simgeleri olan balık ve martı motifleriyle, denizin yürek dinginliği için  umar olduğunu söylemektedir:<br />
Yüreğim bir başka açılır Akdeniz&#8217;e<br />
dellenir balıklar martılar peşinden gelir&#8230;<br />
-daha bir severim seni<br />
Duyarım içimde, bir sarmaşık gibi büyüdüğünü&#8230;<br />
sen çocuktun sevdamla ben büyüttüm seni&#8230;<br />
Sen Akdeniz&#8217;e yatır yüreğini<br />
Ne derse odur bir sevdaya soyunursa iyi belle aşk odur.<br />
İvecen, alıngan yüzüne yakışmasa da kimliğin odur&#8230; (Ayseferi 10).<br />
Faize Özdemirciler, karanlık tünelde adlı şiirinde;</font></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><font size="2">&#8230;Lüzinyanlar hiç mi uğraşmamışlardı müzikle/ üçüncü selim ada’da keşfetmiş  olamaz mıydı/ suzidilarayı&#8230;(Yaşın 496).<br />
Diyerek tarihle bağlantılar kuruyor; Lâtin varlığından Osmanlılara uzanan  görkemli kültür geçmişine gönderme yapıyordu.<br />
Fikret Demirağ’ın “Mersin, Zeytin Dalı ve Hüzünden Bir Taç Yaraşır İlkaşkımın  Başına” adlı şiiri, Akdeniz bağlantılı mitik/epik öğelerden yararlanılarak  oluşturulmuş; antik Dor yapılardan Kybele’ye, Demeter’e, Pygmalion’a uzanan bir  Akdeniz tarihçesi görüntüsündedir:</font></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><font size="2">Batık bir gemide hüzünle dolu<br />
bir amforadır şimdi ilkgençlik aşkım,<br />
batık gemi benim gençlik yüreğim;<br />
kim ne zaman bulup çıkarır onu,<br />
hangi sulardadır yüreğimin batığı?<br />
Antik Dor taşları gibi yaralı<br />
orda burada saçılıdır şimdi ilk şarkım;<br />
notaları doğaçtandı, dalgaları umuttan:<br />
Sevdam, kanımın içinden yükselen ince bir ay,<br />
öfkem hışırtıyla sulardan doğan güneş<br />
ya da tam donanımlı bir destroyer gibiydi.<br />
Nerde olduğunun sesini duyur bana<br />
ey, gençlik yüreğimin batığında şimdi<br />
yosunlar ve kabuklar bağlayan amfora!<br />
Rüzgârda zeytinlere mi sormalı bunu,<br />
Haruplara ve başaklara mı yoksa?<br />
Kybele! Anaç ve doğurgan tanrıça!<br />
Demeter! Hasat tanrıçası! Sevgili Kore!<br />
Ey Arkadyalı çoban! Hünerli Pygmalion!<br />
Tecimin talanın yağmaladığı toprak,<br />
anne toprak, bilge toprak, toprağım!<br />
Siz bulup çıkarın batık aşkımı benim<br />
bir eski zamanın battığı yerden! (Kefeli 2005).</font></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><font size="2">c. Akdeniz’in renk, esin, nostalji vb. soyut işlevleri</font></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><font size="2">Akdeniz denilince akla ilk gelen mavi ile ilgili çeşitli çağrışımlar ve  iğretilemelerdir. Mustafa İzzet Adiloğlu’nun Mavi Mavi başlıklı şiirinde mavi  tutkusu, “kan rengiyle” özdeşleştirilecek kadar ön plana çıkarılmıştır:</font></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><font size="2">(&#8230;)Unutmak istediklerimizi unutmuşuz da/ Niye karpuz yüklü gemiler<br />
Ve portakal dilim-dilim Akdeniz/ Bir düziye düşlerimize girer?<br />
Yeşil yeşil bir kuzey ülkesinde/ Sarmaş dolaş olsak da sevdiklerimizle<br />
Benim kanım mavi mavi Akdeniz (MEB 69).<br />
Özdemir (Mustafa) Sennaroğlu, Kıbrıs’ım şiirinde mavi motifini işlerken:<br />
Akdeniz’in incisisin: Mavili/ Dalgalarda aygın baygın serpili<br />
İzmir’in bir eşisin: Sevgili / Hülya tenli, yeşil benli Kıbrıs’ım (MEB 159).<br />
Ahmet Okan’ın mavi motifini işlediği şiirinin başlığı Adalıyız Maviye’dir:<br />
Adalıyız/ kanımız sıcak/ adalıyız dört bir çevremiz maviye&#8230; /adamız küçük/  sevdamız büyük..(MEB 142).</font></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><font size="2">Adanın Akdeniz kültürünü yansıtan bitki örtüsü, beslenme gelenekleriyle ilgili  öğeler de dizelere taşınmıştır. Mehmet Levent’in Doğduğum Şehir şiirinde geçen  “sıcak yaz gecelerinde/ kapı önlerinde / molohiya ayıklayan kadınlar&#8230;Bu  şehirdedir/ Hurma dallarına dizilir/ tomurcuk tomurcuk yaseminler/ ve satarlar  tepsiler içinde/serin yaz gecelerinde kolundaki sepette Baf sakızı/ tepsideki  yaseminler dizi dizi&#8230;” (MEB 135) gibi betimlemeler, bu izlerin yansımalarıdır.</font></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><font size="2">Havva Tekin Akdeniz Sevdası başlıklı şiirinde Akdeniz faunasının belirgin  öğelerini ele alırken yaz sıcaklarının sarı akşamlarını serinleten avlulardaki  limon çiçeği renklerle yasemin kokuşlarla adanın tipik yaşam alanlarını çizer:<br />
Akıntısında yüzyıllık bir yalnızlık sürüklenir<br />
Eğilir bakar kısacık düşlerin gözbebekleri<br />
Sarı akşam sefalarının motiflediği gövdelerini<br />
Avlularda serinletir firuze kadınlar<br />
Cam gülümdanlıklardan akar avuçlarıma<br />
Çağrılısı olduğum Akdeniz sevdası<br />
Bebekmiş gibi özenir şafak<br />
Oysa dolgun bir kadın gövdesidir ülkem<br />
Hırpalanmış ve hor görülmüş<br />
Limon çiçeği renginde<br />
Yasemin kokuşlu bir buhurdanlık gibi<br />
İçin için yanar biteviye (Kefeli 2005).</font></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><font size="2">Akdeniz denildiğinde gözümüzde canlanan bir başka güzellik turunç/narenciye  zenginliğidir. Mehmet Levent’in Portakal Toplayan Sarı Saçlı Kız başlıklı  şiirinde kullandığı “portakal çiçeği gibi bir sevda”, “kopardığın portakallar  kadar gürbüz”, “portakal kokulu ellerin” deyişleri bitki örtüsünün duygusallığı  yansıtmadaki kullanılışını göstermektedir (Yaşın 432/433).<br />
Filiz Naldöken’in Kimlik Çiçeği adlı şiiri ise, Kıbrıslı kimliğinin “çiçekçe”  bir anlatımı ya da Akdeniz ruhununun portresi gibidir:</font></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><font size="2">önce hüznü damıtıp turunçlardan<br />
serptik ölümlerin ardından günlere<br />
sonra hüznü damıtıp çayından adanın<br />
verdik bir dingin sıcaklığa kanımızı<br />
sonra hüznü damıtıp mersinlerden<br />
akıttık buruk sevdalar gözlerimizden<br />
sonra hüznü damıtıp zeytinlerden<br />
karayağ değirmenlerinde döndürdük<br />
sonra hüznü damıtıp üzümlerden<br />
al kana sarhoş uyandık geceleri<br />
sonra hüzün damıtıp kendini<br />
takıldı yakamıza kimlik çiçeği (Yaşın 488).</font></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><font size="2">İlkay Adalı’nın Miras adlı şiirinde yasemin kokulu Akdeniz akşamlarının meltem  esintileriyle Afrodit’ten şarkılar çığırdığı yansıtılır; İskender’in açamadığı  kapılar dile getirilir:<br />
Yasemin kokar yaz akşamları Akdeniz’in/ Elleri uzanır yıldızlara/ Kıyı  esintisinde meltemin/ Söyler yüzyıllardır türküsünü Afrodit’in..<br />
Prangalı bir umuttur barış/ Kılıcının ucunda İskender’in/ Açılmamış kapılardaki  zil sesinin/ Yankısıydı o mavi Akdeniz’in&#8230; (Burağan 2005).</font></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><font size="2">Akdeniz’in tarih boyunca zeytin dalıyla evrenselleşen barış imgesi, genç kuşak  şairlerinden Hakkı Yücel’in Acı Sürgün (1980) adlı kitabında şöyle dile  getiriliyordu:</font></font></p>
<p><font face="Maiandra GD"><font size="2">İnce bir nakıştır sevdalar senle dokunur<br />
akdeniz ve mavinin eteklerinde silahlar<br />
gerilir gölgenizde barıştır şarkınız mutlak<br />
okunur.</font></font></p>
<p><font face="Maiandra GD"><font size="2">Sonuç: A.H.Tanpınar’ın “Coğrafya kaderdir” sözü Kıbrıs’ın sosyal, tarihî,  kültürel, edebî yapısını anlamamızda bir ipucu gibi görünmektedir. Adanın  ilkçağlardan beri uygarlıklar yaratmış geniş bir coğrafî alanın neredeyse  ortasında olması, deniz ulaşım yollarının kavşağında bulunması; Akdeniz  ikliminin yaratıcı, doğurgan iklim ve bitki örtüsünün yakın zamanlara kadar  cömertçe görülmesi, soyut ya da somut estetik oluşumların zenginleşmesine yol  açmıştır. Farklı dinler, onlarca değişik uygarlıklar savaş ve barışlarla  yüzyıllar boyunca adayı mekân tutup özlerinden kimi yanları, zamana inat adada  kalıcı kılmışlardır.</font></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><font size="2">Türkiye etkisini sürekli yaşamış olan Kıbrıs Türk şiiri, gene de azımsanmayacak  bir oranda tarihî-coğrafî özelliklerin ortaya koyduğu motifleri, temaları  yansıtabilmiştir. Bu şiirin yöresel kültür özelliklerini en çok tarihsel  zenginlikler, mitik/epik anılarla dile getirdiğini; zaman zaman da Akdeniz’in  evrenselleşen kimi özelliklerini işlemeye çalıştığını görüyoruz.<br />
Kıbrıs Türk şiiri, Türkçe’nin engin kılavuzluğunda, “anayurda en yakın taşra”  konumunu da alabildiğine yanına çekerek değişik kulvarlarda Akdeniz mayalı bir  şiir yapılanmasına ulaşmıştır, diyebiliriz.</font></font></p>
<p><font face="Maiandra GD"><strong><font size="2">Kaynakça:</font></strong></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font style="font-size: 9pt" face="Maiandra GD">Braudel, Fernand (vd) (1990), Akdeniz Mekân  ve Tarih, (çev. Necati Erkut) İstanbul: Metis Yayınları.</font><br />
<font style="font-size: 9pt" face="Maiandra GD"> ( 1994- 2. baskı), Akdeniz ve Akdeniz Dünyası 2, (çev. M.A.Kılıçbay)  İstanbul: İmge Kitabevi.</font><br />
<font style="font-size: 9pt" face="Maiandra GD"> Burağan, Altay (2005), “Akdeniz” Temasının Kıbrıs Türk Şiiri’ndeki Yeri, KIBATEK  XI. Uluslararası Edebiyat Şöleni, 23-28 Ekim 2005, Bildiriler sayfa: 65-70.</font><br />
<font style="font-size: 9pt" face="Maiandra GD"> Cahit, Neriman (1995), Ayseferi, Lefkoşa.</font><br />
<font style="font-size: 9pt" face="Maiandra GD"> Karadağ, Metin (2005), Çağdaş Kıbrıs Türk Edebiyatı İçinde Osman Türkay Şiirinin  Evrensel Boyutları, 11-13 Kasım 2005, II. Uluslararası Türk Tarihi ve Edebiyatı  Kongresi, Manisa Celal Bayar Üniversitesi.</font><br />
<font style="font-size: 9pt" face="Maiandra GD"> (2006), Akdeniz Kültürü Bağlamında Osman Türkay Şiiri, Lefke Avrupa  Üniversitesi Edebiyat Buluşması, 20/21 Nisan 2006 .</font><br />
<font style="font-size: 9pt" face="Maiandra GD"> Kefeli, Emel (2005), Kıbrıs Türk Şiirine ‘Géo-littéraire’ Bir Yaklaşım, Kıbrıs  Araştırmaları Merkezi’nin düzenlediği 5. Kıbrıs Araştırmaları Kongresi 14 &#8211; 15  Nisan 2005 (Bildiriler basım aşamasındadır).</font><br />
<font style="font-size: 9pt" face="Maiandra GD"> (2006), Edebiyat Coğrafyasında Akdeniz, İstanbul: 3F yayınevi.</font><br />
<font style="font-size: 9pt" face="Maiandra GD"> Kıbrıs Türk Edebiyatı – Başlangıçtan Bugüne-(1989), Lefkoşa: KKTC Milli Eğitim  ve Kültür Bakanlığı Yayını (Hazırlayan-lar- belli değil. Çalışmamızda MEB olarak  kısaltılmıştır).</font><br />
<font style="font-size: 9pt" face="Maiandra GD"> Matvejeviç, Predrag (2004), Akdeniz’in Kitabı, (çev. Tolga Esmer) İstanbul: YKY.</font><br />
<font style="font-size: 9pt" face="Maiandra GD"> Mutlu, Ayten (2006), Akdeniz, Şiirin Tanrıçası, Ayrıntı Edebiyat (sanal dergi)  sayı 45. Nisan/Mayıs 2006, www.ayrinti.net.</font><br />
<font style="font-size: 9pt" face="Maiandra GD"> Ortega y Gasset (1992), Tarihsel Bunalım ve İnsan, (çev. Gül Işık) İstanbul:  Metis Seçkileri, s.125-128. </font><br />
<font style="font-size: 9pt" face="Maiandra GD"> Öznur, Şevket (2002), Osman Türkay- İlk Şiirleri Üzerine Bir Araştırma  (1946-1961), Lefkoşa.</font><br />
<font style="font-size: 9pt" face="Maiandra GD"> Türkay, Osman (1995), 7 Telli, Lefkoşa: Beşparmak Yayınları.</font><br />
<font style="font-size: 9pt" face="Maiandra GD"> Yaşın, Mehmet (2005), Kıbrıs Şiiri Antolojisi, İstanbul: Adam Yayınevi.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">  </font></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/cagdas-kibris-turk-siirinde-akdeniz-kulturu-yansimalari-metin-karadag/">Çağdaş Kıbrıs Türk Şiirinde Akdeniz Kültürü Yansımaları (Metin Karadağ)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/cagdas-kibris-turk-siirinde-akdeniz-kulturu-yansimalari-metin-karadag/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>4</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Akdeniz Kültürü Bağlamında Osman Türkay Şiiri (Metin Karadağ)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/akdeniz-kulturu-baglaminda-osman-turkay-siiri-metin-karadag/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/akdeniz-kulturu-baglaminda-osman-turkay-siiri-metin-karadag/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Oct 2007 09:41:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Konukların Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Tarihi ve Kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Akdeniz]]></category>
		<category><![CDATA[Akdeniz Kulturu]]></category>
		<category><![CDATA[Kibris]]></category>
		<category><![CDATA[Kibris Kulturu]]></category>
		<category><![CDATA[Metin Karadag]]></category>
		<category><![CDATA[Osman Turkay]]></category>
		<category><![CDATA[Siir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/akdeniz-kulturu-baglaminda-osman-turkay-siiri/</guid>

					<description><![CDATA[<p>————————————————————————————————– Aşağıdaki yazı, “Metin Karadağ” adlı konuğumuz tarafından gönderilmiştir. ————————————————————————————————– Akdeniz Kültürü Bağlamında Osman Türkay Şiiri Metin KARADAĞ (UKÜ Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı) “Akdeniz’in mavi incisi Kıbrıs Doğduğum, ilk güneş ışıklarını gördüğüm Şiiri, barışı ve erinci ilk soluduğum ülke” (Osman Türkay) Doğa, insana ilişkin kültür değerlerinin yaratılmasında öncül etkenlerdendir. Coğrafî yapı, iklim, üretim-tüketim biçimleri, bitki [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/akdeniz-kulturu-baglaminda-osman-turkay-siiri-metin-karadag/">Akdeniz Kültürü Bağlamında Osman Türkay Şiiri (Metin Karadağ)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font face="Maiandra GD"><strong><em> <font style="font-size: 9pt" color="#c0c0c0">————————————————————————————————–</font><font style="font-size: 9pt" color="#ff0066"><br />
Aşağıdaki yazı, “</font><font style="font-size: 9pt" color="#3366ff">Metin  Karadağ</font><font style="font-size: 9pt" color="#ff0066">” adlı konuğumuz  tarafından gönderilmiştir.<br />
</font><font style="font-size: 9pt" color="#c0c0c0"> ————————————————————————————————–</font></em></strong></font></p>
<p align="center"><font color="#0066ff" face="Maiandra GD"><strong> <span style="font-size: 18pt">Akdeniz Kültürü Bağlamında Osman Türkay Şiiri</span></strong></font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><em>Metin KARADAĞ<br />
(UKÜ Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı)<br />
</em><br />
“Akdeniz’in mavi incisi Kıbrıs<br />
Doğduğum, ilk güneş ışıklarını gördüğüm<br />
Şiiri, barışı ve erinci ilk soluduğum ülke”<br />
<em>(Osman Türkay)</em></font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Doğa, insana ilişkin kültür değerlerinin yaratılmasında öncül etkenlerdendir.  Coğrafî yapı, iklim, üretim-tüketim biçimleri, bitki örtüsü&#8230; davranışların ve  yaşam biçimlerinin ortaya çıkmasında güçlü yönlendiricilerdir. Yaz- kış,  deniz-dağ, avcılık-tarım, ada-anakara gibi ikilemler de genel kültürün ana  çizgilerini belirleyen öğeler arasında kabul edilir. Haritaya bakıldığında bir  iç deniz görüntüsü veren Akdeniz’e kıyısı olan ya da onun içinde olan  topraklarda yaşayanların ortak kimi kültür değerlerine sahip olduklarından söz  edilebilir mi? </font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"></p>
<p>Salt denizin değil, bu deniz çevresindeki iklim, beslenme,  üretim-tüketim alışkanlıkları, mevsim eşliği, bitki ve hatta hayvan  varlıklarındaki benzerlikler kısaca eş fauna, en azından benzer bir kültür  varlığından söz edebileceğimizi göstermektedir. Braudel’in ömrü boyunca gerçek  bir bilimadamı titizliği ve sanatçı duyarlılığı ile vurgulamaya çalıştığı  “Akdenizlilik”in ortaya çıkışındaki göstergeler bunlar olsa gerek. Yazlık ve  kışlık yaşam koşulları çevresinde hep güneşe göre ölçümlenmiş barınma yerleri  (stoa bazilika, stadyum, amfi tiyatro) ya da gölgeleri hedeflemiş avlulu evlerde  şarap, zeytin ve peynir üçlemesinde denizin tadında ezgilerle yıldızı bol  gecelerde sonsuzluğa miras bırakılmış bir davranışlar bütünüdür Akdenizlilik&#8230;</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">“Akdenizli kişi daha çok doğayla birlikte  olduğundan daha çok doğa insanıdır. Doğa gibi değişkendir. Yağmurdan sonra göğün  bir yerinden yırtılıp maviyi göstermesi gibi, o da çabuk geçer  kızgınlıklarından&#8230; Ver Akdenizin Yeline diyerek barışmayı bilir. Küskünlüğü  bile bir tülbentin kuruma süresince olmalıdır anama göre&#8230; Kendini değişmeye  bırakır. Değişmeyi sever&#8230; Hatti Hitit olur. Yahudi hıristiyan  olur&#8230;Hıristiyan müslüman olur. Başkalarına, toplu yaşama daha çok zaman  ayırır. Empatiyi bilir. Yollara su kapları yerleştirir yolcular için&#8230; Akılla  coşku arasında gider gelir&#8230; Apollon ile Dionisos arasında&#8230; Akılla düşünür  yürekle karar verir. Macerayı sever&#8230; Uzakları&#8230;<br />
Âşık olmayı, şarkı söylemeyi, yağmurda yürümeyi, çiçeği böceği sever. Ağlamaktan  utanmaz&#8230; Hüznü sever&#8230; Sıcak kanlıdır. Çabuk kaynaşır, çabuk arkadaş olur&#8230;  İyi arkadaştır. İnsanı sever ama en çok kendini sever&#8230; Kendini sevmeyen  başkasını sevemez ki! </font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Sevgilisinde bile anasını arar. Anasının  dizine başını koymayı ister yetmiş yaşında bile&#8230; Gelip geçmiş Tanrıları bile  kadındır. Yemeği, sofrayı sever&#8230; Şöleni (sympozumu) sever. Yemek şölendir onun  için&#8230; Ayaküstü geçirmeyi sevmez&#8230; Geçiştirmez de zorunlu kalmadıkça&#8230; </font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">İnanmayı sever, inanılmaktan hoşlanır&#8230;  Bütün dinlerin burda doğması raslantı değil elbette&#8230; Konuşmayı sever&#8230;  Giderek gevezeleşir de&#8230;” (Bektaş)<br />
Duygularla örülü bu izlenim ve yorumların egzotik etkisinden sıyrılarak  coğrafyamızın şiirsellikle bağlantılarına daha somutça yaklaşımı denemeye  geçebiliriz:<br />
Akdeniz ve Akdenizlilik, coğrafi bir terim olarak somut bir kavram. Peki  sanatta, öznel olarak da şiir gibi soyut bir düzlemde böyle bir kavramdan söz  edilebilir mi? Konu, bu özgün coğrafyada, tarihsel süreç boyunca üretilmiş  şiirin, kendi içindeki değme, zaman zaman da bitişme noktaları içeren belli  karakteristikleri, özgün tını, aroma, renk vb. gibi öznellikleri içeren ortak  ruhu saptamaya gelince, somut bazı göstergelerle karşılaşmamız kaçınılmaz.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Uygarlıklar ve kültürler, tarihin eleğinden  süzülürken, birbirleriyle karışır, süreğen bir devinimle birbirlerini  etkileyerek, üreterek rafineleşirler. Akdeniz havzasındaki ılıman iklimin  yaratıcı gücünü ve bu çevrede yer alan ülke ve uygarlıklar arasında, ilkçağdan  bu yana var olan iletişim ve ilişkilerin yoğunluğu göz önüne alınırsa, bu  etkileşimin boyutları daha bir belirginleşir. Bu yoğunluk, Akdenizlilik denilen  kavramı, her alana yayılan yaşam ve üretim biçim ve biçemini de yaratmıştır. Bu  havza tarih boyunca yaratıcı aklın ve el hünerinin yurdu olmuştur. Akdeniz,  kendine özgü bir yaşam felsefesini, sanatın ve yaratıcılığın dinamiklerini  üretmiş, bu malzemeleri yoğurarak şiirin doğal mekânını kurmuş bir coğrafyadır.  Bu coğrafyada, ilk çağlardan bu yana, uygarlığın organik biçimlerinin, doğanın  kendi geometrisiyle örtüşen gizemli özdeşliği, insanın varoluş serüvenindeki  kilometre taşlarına damgasını vurmuştur. “ (Mutlu)</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Dalgalarının köpüğünde Afrodit’i yaratan  Kıbrıs adası da Akdenizliliğin tipik temsilcisi olmuştur tarih boyunca. Eski  kültürlerin yüzlerce mitik anlatılarının, söylencelerinin, Akdenizli kadın  şairlerden Sapho, Enheduanna, Korinna’nın gizemli anılarından bu zengin  kültürler sofrasından Türkçe ile yola çıkıp İngilizce’yi de kullanarak  adalılığı, Akdenizliliği dünyanın dört bir yanına ulaştıran şairimiz Osman  Türkay’a ve şiirine geçelim.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Uzun yıllar Türkiye’deki şiir akımlarının  etkisinde kalmış olan adadaki  <a href="https://www.bilgicik.com//" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Türkçe</font></a> şiirin köken ve gelişimleri üzerinde  çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Bildirimizin sınırlı çerçevesinde bu  çalışmalardan Tamer Öncül’ün özet niteliğindeki değerlendirmesiyle yetineceğiz:</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Denilebilir ki, Çağdaş Kıbrıs Türk Şiiri,  &#8220;Türk dilini kullanan, Akdenizli bir şiirdir.&#8221; Ona kişilik-kimlik kazandıran  temel unsur da, O&#8217;nun Türkçe şiir coğrafyasındaki özgün yerini sağlayan da bu  özelliği ve yapısıdır kuşkusuz. Yüzü karaya bakan, asık suratlı bir şiir  değildir. Yüksek sesle bağırmak yerine, lirik masallar anlatmayı yeğler.  Mitolojik öykülemenin çağdaş bir versiyonudur da diyebiliriz buna.” (Öncül)</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Osman Türkay, Öncül’ün değerlendirmesindeki  gibi lirik masallar anlatan, mitolojik öykülemeleri çağdaş izlek ve  iğretilemelerle dile getiren bir şair. İngilizce şiirleriyle dünyanın her  yerinde geniş bir okuyucu kitlesi yakalamış olan Türkay, evrensel şiir  çevrelerinde şiirlerinde çokça kullandığı evren-gökyüzü motifleri nedeniyle uzay  şairi- kozmik mistik olarak da tanınmıştır.<center><!--adsense#reklam_336x280--></center></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Ulaşabildiğimiz şiirlerine baktığımızda  Osman Türkay için tipik ve bütüncül bir Akdenizliliği görmek mümkün değil. Ancak  yetiştiği toprağın kimi yerel ve evrensel değerleri O’nun şiirinin oluşmasında  etken olmuştur. Yıllarca ayrı kaldığı adasının kokuları, tadları sözcüklerde  yeniden şairin yaşantısını renklendirmiş; klasik/otantik gurbet-sıla  motiflerinin çağdaş örnekleri olarak karşımıza çıkmıştır. Yedi Telli adlı şiir  kitabının Akdeniz Türküsü başlıklı bölümünde coğrafya ile duyguların başarılı  valsini izleriz:<br />
Ya hele yüce dağlar, engin sular/ Göller, içdenizler, okyanuslar/ Körfezler,  berzahlar, boğazlar/ Kaç gece dünyayı bir düş içinde gezdim/ Ve ötekilerden  kıskandığım sevgimle/ Denizler içinde en fazla Akdenizi/ Ülkeler içinde/  Anadolu’yu sevdim.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">“diyen şair, Akdeniz’i dile getiriyor ve  bir renk cümbüşü içinde Akdeniz’i taşıyle, toprağıyle, kumlarıyle bize  anlatıyor. Biz de yudum yudum içiyoruz bu mısralarda Akdeniz’i. Fakat öyle bir  dile getirmiş ki, nabızlarda deniz vuruyor, yüreklerde deniz çalkalanıyor. Bir  çok sanatçı denizi anlatmış veya anlatmak istemiştir. Fakat diyebiliriz ki,  denize Osman Türkay kadar iğilen az sanatçı vardır. Nesir yazılarında hikâyeci  Sait Faik pul pul bize denizi getiriyor, Osman Türkay ise deniz şiirlerinde renk  renk denizi önümüze seriyor.” (Öznur- Özdoğanoğlu/Mopalar 76)</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Mit ve eski kültürel değerlerin işlevlerine  duyarlı bir biçimde eğilen Türkay, çağdaş yorumlamalardaki “yararlanma”  ölçütlerine de titiz bir seçiciliği öngörürür: “Prometheus ve Orpheus bugün  bizim için iki mitolojik varlık, iki masal kahramanı değildir, yalnız iki  simgedir, insanlığın saf çocukluk günlerinden kalan: Bir bilimdir, öteki sanat.  (&#8230;) Geldik dayandık atom ve uzay çağına. Çağımız Orpheusların çağı değil.  Prometheus’ların yanında Orpheus’lar cüce kalmakta. Gökyüzünden ateşi çalıp  insanlığa veren bilim tanrısı Prometheus’u Kafkas dağlarının yalçın kayalarında  çivileyen Zevs, şimdi, insanlar arasında yetişen Prometheus’ları nasıl  başlarımız üstünde taşıdığımızı kalkıp bir görsün. Demek ki yırtıcılığına,  vuruculuğuna, kırıcılığına karşı insanoğlu, insan olabilmenin yolunu öğrenmiş.”  (Türkay 1993, 156-157) </font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Mit’in çağdaş şiir içindeki yeri konusunda  çağdaş sanatçı özgürlüğünden ödün verilmemesi inancında olan Türkay, mit-şiir  ilişkileri konusunda şöyle diyor: Myth, kuramsal öğe ile sanatsal yaratış  ögesini birleştirir. Myth’in ilk bakışta en çarpıcı yönü şiirle sarmaş-dolaş,  akraba oluşudur. Eski çağların mythi biçimsiz bir kütle idi, ama aydınlanma  çağından başlayarak yüzyılımıza dek yeni ozanların çabasıyla yeni şiir  oluşturuldu. Dünün biçimsiz bilinç kütlesi artık bugünün biçimli şiiridir.” (Türkay  1993, 271)<br />
Ünlü Türkolog Ana Masala, Türkay’ın şairliğini değerlendirdiği ve Türkay’a açık  bir mektup niteliğindeki bir yazısında konumuzu ilgilendiren ilginç  değerlendirmelerde bulunmuştur: “Venüs ile Adonis, Leyla ile Mecnun, Aslı ile  Kerem: Sevgin işte bunlardan oluşan bir sevgidir; ama şimdi inanmaya başladım ki  senin gerçek sevgilin Leyla’n, Anadolu’dur. Senin şiirin, Osman Türkay, yalnız  seslerden, anılardan örülmüş değildir. Senin şiirin, geniş ölçüde   <font color="#000000">Türk</font>  kalmamakla birlikte, arı Türkçe’den yeryüzündeki tüm dillere çevrilebilen ozanca  bir bildirge, bir göstergedir. Hepimizin “Türk” olan yanıdır, geçmişten miras  kalan mutluluk ve üzgüdür. Orta Asya dağlarından ve ovalarından kopup gelen  Şaman niteliğimizdir, belki de bizi birleştiren, aynı kılan&#8230;” (Öznur-  Özdoğanoğlu-Masala 54-55)</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bir başka yabancı eleştirmen Staffan Stolpe  de Türkay’ın bu yönü ile ilgili olarak şunları yazmakta: “Damarlarında Akdeniz  ve tüm kültür mirasıyla bir tarih olan Türkay kozmik varlığın bilinci içindedir.  Kıbrıs’ın koruları, İstanbul’un silüeti ve Nil kıyıları onun şiirlerinde  zaman-ötesi aynalarmış gibi yansımakta. (&#8230;) Mermer tapınakları, dağ dorukları  ve kutsal pınarları, onun evreni dolaşan ruhunun aradığı kozmik ziyaretgâhlara  doğru füzesini fırlatacak rampalara dönüşür. Böylece zaman kaybolur. Şair,  düşlerinin Akdeniz’ine dalar ve zamanı yok bir çalkantıda deniz yosunları  arasında bir boyuttan öteki boyuta gidip gelir..” (Öznur- Özdoğanoğlu- Stolpe  99)</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Osman Türkay’ın doğup büyüdüğü topraklar,  büyüleyici bir coğrafyanın, tarihle kucaklaştığı mekânlardır. Şairin kendi  ağzından dinleyelim: “Kuzey Kıbrıs’ta Girne ilçesine bağlı Ozanköy’de doğdum.  Burası dünyanın en güzel yerlerinden biridir. İlkbaharda badem, erik, zerdali ve  nar çiçekleri arasında kendimi anadan doğma ozan hissettim. Burada, yazları,  deniz köpükleri ile mermer taşları, gün ışığıyla bütünleşerek sütbeyaz dünyamın  saltık aklığını tümlerdi. Dökülen kuru yapraklar ve solan çimenlerle  sonbaharlarım altın sarısına bürünürdü. Firuze rengindeydi kışlarım Akdeniz  mavisiyle.” (Öznur- Özdoğanoğlu 111)</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">İşte o büyüleyici atmosferin doğa ve tarih  bileşkesinde ortaya çıkan 1947 tarihli ilk dönem şiirlerinden biri:  Balabayıs’tan dizeler:<br />
Bir bahar aleminin hazla çarpan kalbinde/ Bir füsûn diyarının mabedi var  muazzam&#8230;/ Efsaneler söylenir yüzyılların lebinde/ Gotik mimarisinin yarattığı  ihtişam&#8230; (&#8230;)/ Bir Luzinyan sarayı Beşparmak kucağına/ Bir sonsuzluk anıtı  yükseliyor göklere&#8230;/ Bir sanatın timsali her köşe bucağında/ Gösteriyor  kendini işlenerek mermere.(&#8230;)/ Kimbilir kaç fâninin aşkına şahit bu yer/ Belki  yine o Tanrı eşsiz Venüs’ü özler/ Belki candan âşıktır köpüklü Akdenize/ Belki  sevmiş o dağı oturduğu diz dize/ O asude diyar ki okşıyor gönülleri.. (Öznur  41-42)</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Şairimizin 1958 tarihli bir şiirinde Kıbrıs  Türk’ünün folklorik bir görüntüsünü yansıtırken iş mânilerinin ya da  tekerlemelerin havasını buluruz:<br />
Bu yaz hava çok sıcak/ Harnıplar tez kararacak/ Şekerlene şekerlene ballanacak/  İşte Ağustos ayındayız/ Dağ yolunda kadın,erkek, kız/ Babalarınız, amcalarınız,  dayılarınız/ Dediler “Başladı harup toplama panayırınız!”/ Boş eşek eyri bacak  dik ulak/ Anıra anıra koşacak/ Bir bu geçitten bir o geçitten/ Ve yollar  uzayacak da uzayacak/ Beşparmak Beşparmak!/ </font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Boş eşek, eyri bacak, dik kulak/ Nallar  tırnakta, semer arkada, çuvak omuzda,/ Bir bu/ geçitten bir o geçitten/ Taka-tuka  koşacak da koşacak/ Beşparmak Beşparmak!<br />
Dağlar düz, günler yüz, gençler kız, arı vız, kollar hız/ Vurun uzun  değneklerinizi yüklü dallara be gençler!/ Dükülü dükülüversin semiz ballı  harnıplarınız/ Toplasın analarınız, bacılarınız, yavuklarınız!/ Bu sene  harnıplar çok ballı/ Silkele şu zorlu dalı / Pekmez kıralı/ Bal Kazafanalı! (Öznur  96-97)</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Osman Türkay’ın uzun yıllar yurdundan ayrı  kalmasının yarattığı melankolik, kırılgan, hüzünlü hava, dizelerine  olabildiğince içten bir biçimde yer almıştır:<br />
(&#8230;) Yıllarca düşüme girdi cüce Beşparmak/ Yıllarca gönlümde yattı Trodos/ Dağ  dağ, ova ova çatladı tohum/ Umutlar boyunca yeşerdi toprak/ Dedim ki nasıldır  şimdi Limasol/ Nasıldır Girne, Larnaka, Baf/ Yoksa uzun bir uykuda mı/ Hisarlar  koynunda yiğit Lefkoşa/ Tarih Mağusa (&#8230;)/ Hani doğduğum o şirin köy/ Nerde  ömrümün Beşparmak dağları/ Nerde benim Girne’m, Lefkoşa’m, Mağusa’m/ Tüm vatan  öksüzlüğünde yorgun argın/ Kaç gece buhranlı düşler içinde belirdi Mersin../ Beş  yıl gurbette geçen ömrüm zalim saatlarında/ Uzun saniyeleri saydım/ Sandım ki  her bahar- her yaz/ Bir köy düğününde/ Ya Mesarya’da, ya Çukurovada’ydım./  Yürüdüm yıllar boyu düşlerimin ülkesinde, yaya/ İklimle, mevsimle değişti  alınyazım/ Çorak bozkırlarda başıboş, özgür/ Dudaklarım çatladı susuzluktan.  (&#8230;)/ Ayaklarım kök saldı Kıbrıs’ta ana toprağa&#8230; ! (Öznur 113-117)</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Osman Türkay, doğduğu toprağı, çocukluk  yıllarının ölümlerden kaynaklanan türlü hüzünlerini Ömrümün Dağlarında adlı uzun  şiirinde dile getirmiştir. Şiirin giriş kısmında çizilen otantik Kıbrıs  kırsalının tablosu, geçmişin söylencelerle de bezenmiş bir resmidir: </font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">“Evimiz sekiz odalı bir evdi, Önünde büyük  bir portakal bahçesi/ Erik, incir, dut ağaçları/ Bir de yasemin çardağı vardı/  Ardından yol geçerdi/Yolun sol kenarından sular akardı/ Kayısı çiçekleri  tospembe/ Muzlar hışır hışır/ Badem dalları dama değerdi/.. Bunlar ilk  anılarımdır/ Daha sonra neler olmadı neler/ Bir gün deniz taşacak/ Dünya da  batmadı ama/ Bir başka gün Dilli Razge’nin/ Hilkat garibesi doğurduğunu  söylediler/ Deccaldır diye konu komşu üzüldüler..Deniz olduğu yerde kıpırdamadı/  Dünya da batmadı ama/ Dilli Razge’yi bir akşam gençler/ Kaçırdılar dağa  götürdüler&#8230;.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Tüm şiirlerinin genel bir değerlendirilmesi  sonucunda Osman Türkay’ın tüm renkleri ve izlekleriyle tipik bir Akdeniz şairi  olduğunu söylemek mümkün değil. O daha çok evrensel temalar çerçevesinde evrenin  çağdaş yansımalarını dizelerine temel almış bir şairdir. Bireyin mutluluğunda  somut gösterimlerden çok duygu bağlamında kimi zaman doğaüstü objelerle  konuşmayı yeğlemiştir. Ama bu şiir sevecenliğini, sıcaklığını korumayı  bilmiştir. Bu da Akdenizliliğin bir başka temel yansıması sayılabilir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bildirimizi şairin Hindistan’dan  İngiltere’ye uçarken, uşağın penceresinden gördüğü “can ada”sına adadığı şiirin  dizeleri ile noktalamak istiyoruz.<br />
Akdeniz’in mavi incisi Kıbrıs/ Doğduğum, ilk güneş ışıklarını gördüğüm/ Şiiri,  barışı ve erinci ilk soluduğum ülke/ Şimdi seni otuzbeş bin ayak yükseklikte/  Hindistan’dan Londra’ya uçtuğum/ Uçağın penceresinden seyretmekteyim/  Tapınırcasına güzelliğini akıtıyorum yüreğime/ Özlemimi acılarına katarak yudum  yudum içiyorum/ Göklerin möavi renginde/ Tutuşuyor alev alev düşüncelerim/  Kucaklayıp düşümde seni, öperken toprağını/ Sevgi ve saygı dolu duygularla (&#8230;)</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Ruhumun derininde konuşarak diyorum/ Söz  ver böyle sakin ve rahat kalacağına/ Ve sonsuz barışın, erincin vatanı  olacağına&#8230;(Öznur-Özdoğanoğlu 247-248)</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"><u><strong>Kaynaklar:<br />
</strong></u><br />
</font><font style="font-size: 9pt" face="Maiandra GD">Bektaş, Cengiz:  Akdenizlilik II, Yaşam Kültürü (internetten)<br />
Mapol, Hikmet Afif: Şairler Sultanı Türkay (Öznur-Özdoğanoğlu 2002, s. 48-49)<br />
Masala, Anna: Osman Türkay’a Açık Mektup, (Öznur-Özdoğanoğlu 2002)<br />
Mutlu, Ayten: Akdeniz Şiirin Tanrıçası, www.okyanus.com’dan.<br />
Öncül, Tamer: Çağdaş Kıbrıs Türk Şiiri, (internetten)<br />
Öznur, Şevket: Osman Türkay- İlk Şiirleri Üzerine Bir Araştırma (1946-1961)  Lefkoşa 2002<br />
Öznur, Şevket- Tuncay Özdoğanoğlu: Uzay Çağı Ozanı Osman Türkay, Lefkoşa 2003.<br />
Stolpe, Staffan: Coşku ve Mutluluk, (Öznur-Özdoğanoğlu 2002, s. 99)<br />
Türkay, Osman: Edebiyat, Eleştiri ve Dil Üstüne Düşünceler, Lefkoşa 1993.<br />
Yaşın, Mehmet, Kıbrıslıtürk Şiiri Antolojisi, İstanbul, 1994.</font><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
</font></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/akdeniz-kulturu-baglaminda-osman-turkay-siiri-metin-karadag/">Akdeniz Kültürü Bağlamında Osman Türkay Şiiri (Metin Karadağ)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/akdeniz-kulturu-baglaminda-osman-turkay-siiri-metin-karadag/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
