<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bahailik | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/bahailik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Tue, 31 May 2016 15:24:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Mutezile (Mutezille) Mezhebi &#8211; (Dünya Dinleri)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/mutezile-mezhebi-dunya-dinleri/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/mutezile-mezhebi-dunya-dinleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jan 2008 05:48:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya Dinleri]]></category>
		<category><![CDATA[İslamiyet]]></category>
		<category><![CDATA[Abbasiler]]></category>
		<category><![CDATA[Adalet]]></category>
		<category><![CDATA[Ahiret]]></category>
		<category><![CDATA[Ali]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Arapça]]></category>
		<category><![CDATA[Babilik]]></category>
		<category><![CDATA[Bahailik]]></category>
		<category><![CDATA[Bütün Dinler]]></category>
		<category><![CDATA[Büyük günah]]></category>
		<category><![CDATA[Din]]></category>
		<category><![CDATA[Dinler]]></category>
		<category><![CDATA[Dinler Konu Anlatımı]]></category>
		<category><![CDATA[Dinlerin Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Geçmişteki Dinler]]></category>
		<category><![CDATA[Günümüzdeki Dinler]]></category>
		<category><![CDATA[İslam İtikad Mezhep]]></category>
		<category><![CDATA[Mu'tezile]]></category>
		<category><![CDATA[Mutezile Mezhebi]]></category>
		<category><![CDATA[Mutezille Mezhebi]]></category>
		<category><![CDATA[Ölü Dinler]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşayan Dinler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/mutezile-mezhebi-dunya-dinleri/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mu&#8217;tezile Mezhebi (Dünya Dinleri) İslâm’da ilk ortaya çıkan ve akideleri aklın ışığında izah edip temellendirmeye çalışan büyük kelam ekolünün adi. Lügat ta, &#8220;uzaklaşmak, ayrılmak, bırakıp bir tarafa çekilmek&#8221; gibi anlamlara gelen &#8220;i&#8217;tizal&#8221; kelimesinin ism-i fail sığasından meydana gelen çoğul bir isimdir. Müfredi, &#8220;mu&#8217;tezilî&#8221;dir. Kelime, hemen hemen ayni anlamlarda Kur&#8217;ân-i Kerim&#8217;de de geçmektedir: &#8220;Eğer bana iman [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/mutezile-mezhebi-dunya-dinleri/">Mutezile (Mutezille) Mezhebi – (Dünya Dinleri)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><span style="font-family: 'Maiandra GD';"><span style="color: #0099cc;"><span style="font-size: 30pt; font-weight: bold;"> Mu&#8217;tezile Mezhebi<br />
</span> </span><span style="color: #c0c0c0;"><span style="font-size: 15pt; font-weight: bold;"> (Dünya Dinleri)</span></span></span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">İslâm’da ilk ortaya çıkan ve akideleri aklın ışığında izah edip temellendirmeye çalışan büyük kelam ekolünün adi. Lügat ta, &#8220;uzaklaşmak, ayrılmak, bırakıp bir tarafa çekilmek&#8221; gibi anlamlara gelen &#8220;i&#8217;tizal&#8221; kelimesinin ism-i fail sığasından meydana gelen ç<a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Ogul/"><span style="color: #000000;">oğul</span></a> bir isimdir. Müfredi, &#8220;mu&#8217;tezilî&#8221;dir. Kelime, hemen hemen ayni anlamlarda Kur&#8217;ân-i Kerim&#8217;de de geçmektedir: &#8220;Eğer bana iman etmezseniz benden ayrılın, çekilin&#8221; (ed-Duhân, 44/21); &#8220;Ben sizden ve <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/"> <span style="color: #000000;">Allah</span></a>&#8216;tan başka taptıklarınızdan ayrıldım&#8221; (Meryem, 19/48; ayrıca bk. el-Kehf 18/16, en-Nisâ, 4/90).</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Mu&#8217;tezile&#8217;ye bu ismin hangi sebeple verildiği hususunda çeşitli görüşler ileri sürülmüştür</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Bu konuda en yaygın kanaat, devrin en büyük alimi sayılan Hasan el-Basrî (öl. 110/728) ile Mu&#8217;tezile&#8217;nin kurucusu Vâsil b. Ata (öl. 131/748) arasında geçen su olaya dayanmaktadır. Hasan el-Basrî&#8217;nin, Basra camiinde ders verdiği bir sırada bir adam gelir ve büyük günah isleyenin bazıları tarafından kâfir olarak vasıflandırıldığı, günahın imana zarar vermeyeceğini iddia eden bazıları tarafından ise tekfir edilmeyip mü&#8217;min sayıldığını söyler ve bu mesele hakkında kendisinin hangi görüşte olduğunu sorar. Hasan el-Basrî vereceği cevabi zihninde tasarlarken, öğrencilerinden Vâsil b. Ata ortaya atılır ve büyük günah isleyen kimsenin ne mü&#8217;min ne de kâfir olacağını, bilakis bu ikici arasında bir yerde, yani fasihlik noktasında bulunacağını söyler. Halbuki, Hasan el-Basrî büyük günah isleyenin münafık olduğu kanaatindeydi. İste bu hadiseden sonra Vâsil b. Ata, Hasan el-Basrî&#8217;nin ilim meclisinden ayrılır (bir rivayete göre de hocası tarafından dersten uzaklaştırılır) ve arkadaşı Amr b. Ubeyd (öl. 144/761) ile birlikte caminin başka bir kösesine çekilerek kendisi yeni bir ilim meclisi oluşturup görüşlerini anlatmaya baslar. Bunun üzerine Hasan el-Basrî, &#8220;Vâsil bizden ayrıldı (Kadi&#8217;tezele anna Vâsil)&#8221; der. Böylece Vâsil&#8217;in önderliğini yaptığı bu gruba mu&#8217;tezile adi verilir (Abdülkerim es-Sehristanî, el-Milel ve&#8217;n-Nihal, Beyrut 1975, I/48; Abdulkâhir el-Bagdadî, el-Fark Beyne&#8217;l-Firak, Çev. E. Ruhi Figlali, İstanbul 1979, s. 101, 104).</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<table style="border-collapse: collapse;" border="0" width="250" cellspacing="0" cellpadding="0" align="left">
<tbody>
<tr>
<td width="173" height="267"><center><!--adsense#reklam_250x250--></center></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Mu&#8217;tezile ismini bu görüş etrafında temellendirmeye çalışanlara göre, bu isim onlara muarızları tarafından verilmiştir. Çünkü onlar, &#8220;Ehl-i sünnetten ayrılmışlar, Ehl-i sünnetin ilk büyüklerini terletmişler, dinin büyük günah isleyen kişi (mürtekibe-i kebîre) hakkındaki görüşünden ayrılmışlardır. Takılan bu isim onların bu tutumunu gösteriyordu&#8221; (İrfan Abdülhamit, <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/islamiyet-sunnilik-dunya-dinleri/"> <span style="color: #000000;">İslam</span></a>&#8216;da Itikadî <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Mezhep/"> <span style="color: #000000;">Mezhep</span></a>ler ve Akaid Esasları, Çev. M. Saim Yeprem, İstanbul 1981, s. 94).</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Mu&#8217;tezile mezhebini siyâsî ve ıtikadî olmak üzere ikiye ayıran ve ikincisini birincisinin devamı sayan bazı ilim adamlarına göre bu isim, çok daha önceleri mevcuttu. Bunlara göre, Hz. Osman’ın şehit edilmesinden sonra meydana gelen Cemel ve Siffin savaşlarında tarafsız kalıp, savaşlara katılmayanlar, Mu&#8217;tezile&#8217;nin ilk mümessilleridir. Sa&#8217;d b. Ebî Vakkas, Abdullah b. Ömer, <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/peygamberimizin-hayati-hz-muhammedin-hayati/"> <span style="color: #000000;">Muhammed</span></a> b. Mesleme ve Usame b. Zeyd gibi bazı kimseler meydana gelen savaşlarda her hangi bir tarafı desteklemeyip, olaylardan uzak durmayı (itizali) tercih etmişlerdi. Bu nedenle bunlara, &#8220;ayrılanlar bir kenara çekilenler&#8221; anlamında Mu&#8217;tezile denmiştir.</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Diğer bir görüşe göre ise, Vasil b. Ata mürtekibe-i kebîre konusunda icma-i ümmete muhalefet ettiği için, ona ve taraftarlarına bu ad verilmiştir. Mu&#8217;tezile&#8217;ye bu ismin verilmesinin sebebi, onların bu dünyadan el etek çekip, bir tarafa çekilerek zahidane bir hayat sürmelerinde arayanlar da vardır (I. Abdülhamit, a.g.e., s. 94 vd.; Kemal Işık, Mu&#8217;tezile&#8217;nin Doğusu ve Kelamı Görüşleri, Ankara 1967, s. 52 vd.)</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Mu&#8217;tezile mezhebi, kaynaklarda daha değişik isimlerle de anılmaktadır. Fiillerde irade ve ihtiyari insana verip, insani fiillerinin yaratıcısı kabul ettikleri iç:n el-Kaderiyye; Ru&#8217;yetullah, <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/"> <span style="color: #000000;">Allah</span></a>’ın sıfatları ve halk-i Kur&#8217;an gibi meselelerde Cehm b. Safvan&#8217;in görüşlerine katıldıkları için el-Cehmiyye <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/"> <span style="color: #000000;">Allah</span></a>’ın bazı sıfatlarını kabul etmedikleri için de Muattila olarak zikredilmişlerdir. Fakat onlar bu isimleri kabul etmeyip, kendilerini Ehlul-Adl ve&#8217;t-Tevhîd olarak vasıflandırmışlardır (Bekir Topaloglu, Kelâm Ilmi, İstanbul 1981, s. 170; Kemal Işık, a.g.e., s. 56 vd.).</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify">
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-size: 15pt; color: #ff0066; font-family: 'Maiandra GD';"><strong> Mezhebin Doğusunu Hazırlayan Faktörler ve Tarihçesi:<br />
</strong></span><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;"><br />
İslâm’da ıtikadî meselelerin gündeme gelip tartışılmasına sebep olan ve neticede ıtikadî <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Mezhep/"> <span style="color: #000000;">mezhep</span></a>lerin doğusunu hazırlayan çeşitli faktörler vardır. Bunlar ayni zamanda, bir ıtikadî <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Mezhep/"> <span style="color: #000000;">mezhep</span></a> ve yeni bir düşünme biçimi olan Mu&#8217;tezile mezhebinin dogmasına da zemin hazırlamıştır.</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Bu faktörlerin basında, <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/islamiyet-sunnilik-dunya-dinleri/"> <span style="color: #000000;">Müslüman</span></a>lar arasında zuhur eden ihtilaf ve çekişmeler yer almaktadır. Çok ciddi boyutlara ulasan bu ihtilaflar neticesinde bir takım yeni meseleler ortaya çıkmış ve tartışılmaya başlanmıştı. Bu meseleler için teklif edilen çözümler, ıtikadî fırkaların dogmasına neden olmuştur. <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/islamiyet-sunnilik-dunya-dinleri/"> <span style="color: #000000;">Müslüman</span></a>lar arasında hararetle tartışılan meselelerden birisi de mürtekibe-i kebîre&#8217;nin durumu idi. Haricîler, mürtekibe-i kebîre&#8217;nin kâfir olduğunu iddia ederken, Mürciîler, mü&#8217;min olduğunu iddia ediyorlardi. Vâsil b. Ata ve taraftarları ise, meseleye &#8220;el-menzile beyne&#8217;l-menzileteyn* (iki yer arasında bir yer)&#8221; prensibiyle yeni bir çözüm sekli teklif ediyordu. yaygın olan rivayete göre, bu çözüm önerisi ile Mu&#8217;tezile mezhebi ortaya çıkmış oldu. Bu durumda Mu&#8217;tezile, <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/islamiyet-sunnilik-dunya-dinleri/"> <span style="color: #000000;">Müslüman</span></a>lar arasında zuhur eden yeni meselelere yeni bir bakış açısını ifade etmektedir.</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Mu&#8217;tezile&#8217;nin doğusuna zemin hazırlayan amillerden birisi de, Islâm dininin fetih politikasıyla ilgilidir. <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/islamiyet-sunnilik-dunya-dinleri/"> <span style="color: #000000;">Müslüman</span></a>lar çok kısa bir zaman zarfında Arap Yarımadasını asarak bir çok ülkeyi kendi topraklarına kattılar. Değişik kültür ve dinlere mensup olan bu ülkelerin ilhakı ile, bir takım yeni problemler ortaya çıktı. Bu ülke halklarından <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/islamiyet-sunnilik-dunya-dinleri/"> <span style="color: #000000;">İslam</span></a>’ı kabul edenler yanında etmeyenler de vardı. Kabul etmeyenler mensup oldukları dinlerin savunmasını yaparken, kabul edenler de, eski kültürlerinin etkisinden tamamen kurtulamıyorlardı. Köklü bir geçmişe sahip olan Yahudilik, <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/hristiyanlik-dunya-dinleri/"> <span style="color: #000000;">Hristiyan</span></a>lik, Seneviye, Zerdüştlük gibi din ve görüşler, zaman içerisinde müesseseleşmiş ve belli bir savunma mekanizması da geliştirmişlerdi. Islâm dini için henüz böyle bir mekanizma mevcut değildi. Çok geçmeden <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/islamiyet-sunnilik-dunya-dinleri/"> <span style="color: #000000;">Müslüman</span></a>larla tartışmaya dalan yabancı unsurlarla başedebilmek için güçlü bir diyalektik (cedel) yönteme ihtiyaç vardı. İste bunu hisseden ve bu doğrultuda yöntem geliştirmeye çalışan ilk alimler Mu&#8217;tezilîler olmuştur. Mu&#8217;tezile, yabancı kültürlerden de istifade ederek Islâm düşüncesine Kelâm metodunu getirmiştir. Gayri Müslimlere karşı <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/islamiyet-sunnilik-dunya-dinleri/"> <span style="color: #000000;">İslam</span></a>’ı savunma ve akideleri aklî bir platformda değerlendirme yolundaki takdire sayan Mu’tezile gayret <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/islamiyet-sunnilik-dunya-dinleri/"> <span style="color: #000000;">İslam</span></a> düşüncesine yeni bir renk katmıştır.</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Mu’tezili düşüncenin temel esprisi; Islâm akaidini aklî tefekkür zeminine oturtmak ve akılla çatıştığı anda nassi aklin istekleri doğrultusunda tevil etmektir. Naklî düşüncenin yanında, zaman içerisinde aklî düşüncenin de teşekkül etmesi; akli rehber kılan bir zümrenin ortaya çıkması tabii bir durumdur. Bu durum, dinlerin normal seyri içerisinde tabii ve zorunlu bir merhalenin ifadesidir. <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/islamiyet-sunnilik-dunya-dinleri/"> <span style="color: #000000;">İslam</span></a> düşüncesinin bu merhalesinde aktif rol oynayan ve dolayısıyla felsefi düşünceye ve yeni ilimlere rağbet gösteren ilk kişiler Mu&#8217;tezilîler olmuştur (İrfan Abdülhamit, a.g.e., s.121 vd.; Bekir Topaloglu, a.g.e., s. 171; Kemal Işık, a.g.e., s. 28; <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/peygamberimizin-hayati-hz-muhammedin-hayati/"> <span style="color: #000000;">Muhammed</span></a> Ebu Zehra, <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/islamiyet-sunnilik-dunya-dinleri/"> <span style="color: #000000;">İslam</span></a>&#8216;da Siyasi ve Itikadi <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Mezhep/"> <span style="color: #000000;">Mezhep</span></a>ler Tarihi, Çev. E.Ruhi Figlali, Osman Eskicioglu, İstanbul 1970, s.180 vd.).</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">İste bu ve benzeri şartlar altında Mu&#8217;tezile akımı Hicri birinci asrin sonlarıyla ikinci asrin baslarında Vâsil b. Ata ve Amr b. Ubeyd&#8217;in önderliğinde Basra&#8217;da ortaya çıktı. Genelde kabul gören görüşe göre, Mu&#8217;tezile akımı Vâsil b. Ata ile Hasan el-Basrî arasında geçen tartışma neticesinde ortaya çıkmıştır.</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Mu&#8217;tezilî düşüncenin Basra&#8217;da ortaya çıkışından yaklaşık bir asır sonra Bisr b. el-Mu&#8217;temir (öl. 210/825) başkanlığında Bağdat Mu&#8217;tezile ekolü de teşekkül etti. Temel prensipler itibariyle ayni görüşleri paylasan bu iki ekol mensupları arasında teferruatla ilgili bir çok görüş farklılığı da vardır. Vâsil b. Ata, Ebu&#8217;l-Huzeyl el-Allâf (öl. 235/850), İbrahim en-Nazsâm (öl. 231/845), Ebu Ali el-Cübbâî (öl. 303/916), el-Câhiz (öl. 225/869) gibi Mu&#8217;tezilîler Basra ekolüne; Bisr b. el-Mu&#8217;temir, Sümame b. el-Esras (öl. 213/828), el-Hayyat (öl. 298/910) gibi Mu&#8217;tezilîler de Bağdat ekolüne mensuptur.</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Tercüme faaliyetleri çerçevesinde Islâm kültür dünyasına kazandırılan yeni eserlerle birlikte, siyâsî etkenlerin de tesiriyle giderek güç kazanan İtizal akımı kısa zamanda devlet ricalini de cezbeder duruma geldi ve daha Emevîler döneminde bile halifeler düzeyinde kabul gördü.</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Bu <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Mezhep/"> <span style="color: #000000;">mezhep</span></a> bir fikir hareketi olarak Abbâsîler döneminde gelişip yaygınlık kazandı. Abbasî halifelerinin Mu&#8217;tezile&#8217;ye karşı tutumları genelde müspet olmuştur. Harun er-Resîd döneminde (170-193/786-808) saraya kadar nüfuz etmiş olan Mu&#8217;tezilî düşünce, altın çağını el-Me&#8217;mun (öl. 218/833), el-Mu&#8217;tasim ve özellikle el-Vâsik&#8217;in hilafetleri esnasında yaşamıştır. Bu halifeler döneminde Mu&#8217;tezilî görüş devletin resmi mezhebi durumuna gelmiş, Mu&#8217;tezile âlimleri de devlet ricâli nezdinde en muteber kişiler olarak saygı ve itibar görmüşlerdir. Mu&#8217;tezile âlimleri, bu dönemlerde, halifeleri kendi düşünce ve kanaatleri doğrultusunda yönlendirdikleri gibi, kendileri de devletin yüksek kademelerinde mevki sahibi olmuşlardır.</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Mu&#8217;tezile&#8217;nin devlet otoritesi ve resmi mezhebi haline geldiği, yaklaşık 198-232/813-846 yilllarını kapsayan bu dönem, Ehli sünnet âlimleri ve <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/islamiyet-sunnilik-dunya-dinleri/"> <span style="color: #000000;">Müslüman</span></a> halk açısından ve izdırabın hüküm sürdüğü bir dönem olmuştur. Mu&#8217;tezile doktrinini devletin resmi görüşü olarak benimseyen, devrin hükümdarları el-Me&#8217;mun, el-Mu&#8217;tasim ve el-Vâsik, bununla yetinmeyip resmi organlar vasıtasıyla halkı da bu görüşleri kabullenmeye zorladılar. Özellikle, <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Kuran/"> <span style="color: #000000;">Kuran</span></a>-i Kerim&#8217;in yaratıldığını varsayan (Halku&#8217;l-Kur&#8217;ân&#8217;i* Mu&#8217;tezîli görüşün devlet eliyle zorla kabul ettirilmeye çalışıldığı bu dönem, Islâm <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Mezhep/"> <span style="color: #000000;">mezhep</span></a>leri tarihinde &#8220;mihne&#8221; olarak bilinmektedir. Basta Ahmet b. Hanbel (öl. 241/855) olmak üzere, resmi düşünceye karşı çıkan pek çok Islâm âlimi, bu tutumlarından dolayı mahkûm edilip işkenceye maruz kaldılar.</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Bir tür Engizisyon anlamına gelen &#8220;mihne&#8221; el-Me&#8217;mun&#8217;dan sonra, el-Mu&#8217;tasim ve el-Vâsik dönemlerinde de şiddetini artırarak devam etti (Macid Fahrî, Islâm Felsefesi Tarihi, Çev. Kasım Turhan, İstanbul I987, s. 54).</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Başlangıçta hür düşüncenin savunucusu olarak ortaya çıkan Mu&#8217;tezile, bu halifeler döneminde tam aksi bir pozisyonda bulunmuştur. Mu&#8217;tezile&#8217;nin parlak dönemi ve dolayısıyla &#8220;mihne&#8221; hadisesi, el-Vâsik&#8217;in ölüp yerine el-Mütevekkil (247/861)&#8217;in geçmesiyle son buldu. Mu&#8217;tezilî düşünce daha önce el-Mehdî ve el-Emîn&#8217;in halifelik dönemlerinde de hüküm giyip cezalandırılmıştı. Fakat asil darbe el-Mütevekkil&#8217;den geldi. Mu&#8217;tezile Mütevekkil&#8217;in hilafetiyle devlet kademelerinden kovuldu ve giderek gerilemeye başladı. Bu <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Mezhep/"> <span style="color: #000000;">mezhep</span></a>, sonraki asırlarda Büveyh <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Ogul/"> <span style="color: #000000;">oğul</span></a>ları ve Selçuklu sultani Tuğrul Bey dönemlerinde rağbet görmüşse de bir daha eski itibarına kavuşamamıştır (Kemal Işık, a.g.e., s. 59 vd.; Bekir Topaloglu, a.g.e., s. 183; M. Ebu Zehra, a.g.e., s. 182).</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;"><a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Mezhep/"> <span style="color: #000000;">Mezhep</span></a>ler tarihi kaynakları, Mu&#8217;tezile&#8217;nin çöküşünü hazırlayan sebepler arasında, &#8220;mihne&#8221; hadisesini, Mu&#8217;tezile&#8217;nin akla ifrat derecede önem vermesini ve bu arada el-Es&#8217;arî ile el-Matüridî&#8217;nin öncülüğünde Ehli-i Sünnet ilm-i kelâmının zuhur etmesini göstermektedirler (İrfan Abdülhamit, a.g.e., s.125; B. Topaloglu, a.g.e., s. 183).<br />
</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;"><br />
</span><span style="font-size: 15pt; color: #ff0066; font-family: 'Maiandra GD';"><strong>Mu&#8217;tezile&#8217;nin Metodu ve Görüşleri:<br />
</strong></span><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;"><br />
İslâm’da akait esaslarını aklin ışığı altında ele alıp değerlendiren, meselelere aklin ölçüleri doğrultusunda çözüm getirmeye çalışan ilk düşünürler, Mu&#8217;tezile ve onların selefleri olan Kaderiyye ve Cehmiyye&#8217;dir. Mu&#8217;tezile âlimleri, akaid meselelerinin çözümünde, daha önceki Islâm âlimlerinin yaptığı gibi, sadece nakille yetinmeyip akla da önem vermiş, hattâ naklin yeterince açık olmadığı ve önceki Islâm âlimlerinin susmayı tercih ettiği konularda tek otorite olarak akli kabul edip tevil yoluna gitmiştir. Selefiyle tarafından şiddetle eleştirilen bu yeni yaklaşım tarzının adi Kelamı metottur. Mu&#8217;tezilîler, benimsemiş olduklar Kelam metodu ile, akideleri kendilerine has bir üslupla değerlendirip, Ehl-i sünnet öğretisinin dışında farklı kanaatlere ulaştılar. Bu nedenle, Mu&#8217;tezile,ehl-i bidat fırkaları arasında zikredilmektedir (el-Bagdâdî, a.g.e., s. 100).</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Mu&#8217;tezile doktrininin esasini teşkil eden ve bütün Mu&#8217;tezile alimlerince benimsenen beş temel prensip (elusûlü&#8217;l-hamse) vardır:</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;"><strong>1-</strong>&#8216;Tevhid: Mu&#8217;tezile&#8217;nin en temel ilkesi olan tevhid anlayışı, bütün Islâm düşüncesinin de temelini oluşturmaktadır. Sadece Mu&#8217;tezile&#8217;ye göre değil, bütün Islâm <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Mezhep/"> <span style="color: #000000;">mezhep</span></a>lerine göre önemli bir prensip olup bu, <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/"> <span style="color: #000000;">Allah</span></a> birdir, esi ve benzeri yoktur, ezeli ve ebedîdir anlamına gelir. Bu konuda Mu&#8217;tezile&#8217;yi diğerlerinden ayıran husus, <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/"> <span style="color: #000000;">Allah</span></a>’ın sıfatlarına dair tartışmalarda ortaya çıkmaktadır. Mu&#8217;tezile&#8217;ye göre <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/"> <span style="color: #000000;">Allah</span></a>’ın en önemli iki sıfatı &#8220;birlik&#8221; ve &#8220;kıdem&#8221;dir. Mu&#8217;tezile <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/"> <span style="color: #000000;">Allah</span></a>’ın sıfatlarını kabul eder, fakat bu sıfatlara <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/"> <span style="color: #000000;">Allah</span></a>’ın zatinin dışında bir varlık hakki tanımaz. Onlara göre &#8220;<a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/"><span style="color: #000000;">Allah</span></a> âlimdir&#8221; demek doğru; &#8220;<a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/"><span style="color: #000000;">Allah</span></a> ilim sahibidir&#8221; demek ise yanlıştır. Çünkü ilim, sem&#8217;, basar gibi, sıfat-i maânînin kabulü, kadim varlıkların çokluğuna (taaddüdü kudemâ) delâlet eder. Halbuki tek kadim varlık vardır. O da <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/"> <span style="color: #000000;">Allah</span></a>’tır.</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Mu&#8217;tezile, sıfatlar konusunda kendisini ehlu&#8217;t-Tevhîd olarak isimlendirirken, Ehli sünnet âlimleri tarafında da Muattila (<a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/"><span style="color: #000000;">Allah</span></a>’ın sıfatlarını inkâr edenler) olarak vasıflandırılmıştır.</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;"><strong>2-</strong> Adalet (el-Adl): Mu&#8217;tezile&#8217;ye göre, insan tamamen hür bir iradeye sahiptir ve fiillerinin yegâne sorumlusu odur. Yapmış olduğu iyilik de kötülük de kendisine aittir. Bu nedenle yapmış olduğu iyi amellere karşı mükâfat, kötü amellere karşı da ceza görecektir. Eğer kulun fiillerinde <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/"> <span style="color: #000000;">Allah</span></a>’ın bir müdahalesi olsaydı, o zaman kul yapmış olduğu fiillerden mesul olmazdı. Çünkü bu durumda bir zorlama (cebr) söz konusu olurdu. İnsani, zorlama altında yapmış olduğu fiillerden sorumlu tutmak ise zulümdür. Bu, <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/"> <span style="color: #000000;">Allah</span></a>’ın adaleti ile bağdaşmaz. Çünkü <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/"> <span style="color: #000000;">Allah</span></a> en âdil varlıktır.</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;"><strong>3-</strong> İyi amellerde bulunanların mükâfatlandırılması, kötü amellerde bulunanların cezalandırılması (el-Va&#8217;d ve&#8217;l-Va&#8217;îd): Güzel amellerin mükâfatla kötü amellerin de ceza ile karışık görmesi kaçınılmazdır. Bu nedenle <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/"> <span style="color: #000000;">Allah</span></a>, adâletinin bir gereği olarak, iyi amellerde bulunan kullarını <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Cehennem/"> <span style="color: #000000;">cennet</span></a>le mükafatlandıracağını (el-va&#8217;d); kötü amellerde bulunan kullarını ise <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Cehennem/"> <span style="color: #000000;">Cehennem</span></a>le cezalandıracağını (el-va&#8217;îd) bildirmiştir. <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/"> <span style="color: #000000;">Allah</span></a>’ın, bunun aksini yapması, bu sözünden vazgeçmesi mümkün değildir. Mü&#8217;min, mutlaka <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Cennet/"> <span style="color: #000000;">Cennet</span></a>e; büyük günah işleyipte tövbe etmeden ölen kimse ise mutlaka <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Cehennem/"> <span style="color: #000000;">Cehennem</span></a>e gidecektir. <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/"> <span style="color: #000000;">Allah</span></a>’ın adaletinin gereği budur. Mutezile, bu görüşü ile sefahati reddetmiştir.</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;"><strong>4-</strong> el-Menziletü beyne&#8217;l-Menzileteyn (İki Yer Arasında Bir Yer): Bu prensip, büyük günah isleyen kimsenin imanla küfür arasında bir yerde, yani fasihlik noktasında bulunacağını ifade eder. Bu görüş, büyük günah isleyeni kâfir sayan Hâricîlerle, mü&#8217;min sayan Mercie <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Mezhep/"> <span style="color: #000000;">mezhep</span></a>leri arasında mütevassit bir görüşü temsil etmektedir.</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;"><strong>5</strong>&#8211; İyiliği emretmek kötülükten Nehyetmek (el-emru bi&#8217;l-ma&#8217;ruf ve&#8217;nnehyu ani&#8217;l-münker): Mutezile, toplumda hak ve adaletin sağlanması ve ahlâkî yapının sağlıklı olabilmesi için, her <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/islamiyet-sunnilik-dunya-dinleri/"> <span style="color: #000000;">Müslüman</span></a>cın iyiliği emredip, kötülüğü yasaklamasını gerekli görmektedir (el-Bagdâdî, a.g.e., s. 100 vd.; Kemal Işık, a.g.e., s. 67 vd.; M. Ebu Zehra, a.g.e., s.174 vd.; B. Topaloglu, a.g.e., s.174 vd.; I Abdülhamit a.g.e., s. 105 vd.; es-Sehristani, a.g.e., I, 43)</span></p>
<p align="center"><strong><span style="font-family: 'Maiandra GD';"><span style="font-size: 15pt;"> <span style="color: #808080;"><span lang="tr">|</span></span><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/dunya-dinleri/">»<span lang="tr"> &#8220;Dünya Dinleri&#8221; Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <span style="color: #808080;">|</span></span></span></span></strong></p>
<p align="center"><span lang="tr"><strong> <span style="font-size: 10pt; color: #ff0000; font-family: 'Maiandra GD';">Not:</span><span style="font-size: 10pt; color: #808080; font-family: 'Maiandra GD';"> İçerik, &#8220;www.dunyadinleri.com&#8221;dan alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</span></strong></span></p>
<p align="center"><strong><span style="color: #808080; font-family: Arial;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/dunya-dinleri/"> <span style="font-size: 8pt; color: #ffffff;">Dünya Dinleri</span></a></span><span style="font-size: 8pt; color: #ffffff; font-family: Arial;">, </span><span style="color: #808080;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/dunya-dinleri/"> <span style="font-size: 8pt; color: #ffffff; font-family: Arial;">Bütün Dinler</span></a></span><span style="font-size: 8pt; color: #ffffff; font-family: Arial;">, </span><span style="color: #808080;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Din/"> <span style="font-size: 8pt; color: #ffffff; font-family: Arial;">Din</span></a></span><span style="font-size: 8pt; color: #ffffff; font-family: Arial;">, </span><span style="color: #808080; font-family: 'Maiandra GD';"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/islamiyet-dunya-dinleri/"> <span style="font-size: 8pt; color: #ffffff; font-family: Arial;">İslamiyet</span></a></span><span style="color: #808080; font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;"><span style="font-size: 8pt; color: #ffffff; font-family: Arial;">, </span><span style="color: #808080; font-family: 'Maiandra GD';"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/hristiyanlik-dunya-dinleri/"> <span style="font-size: 8pt; color: #ffffff; font-family: Arial;">Hristiyanlık</span></a><span style="font-size: 8pt; color: #ffffff; font-family: Arial;">, </span><span style="color: #808080;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/alevilik-dunya-dinleri/"> <span style="font-size: 8pt; color: #ffffff; font-family: Arial;">Alevilik</span></a></span><span style="font-size: 8pt; color: #ffffff; font-family: Arial;">, </span><span style="color: #808080;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Sunnilik/"> <span style="font-size: 8pt; color: #ffffff; font-family: Arial;">Sünnilik</span></a></span><span style="font-size: 8pt; color: #ffffff; font-family: Arial;">, </span><span style="color: #808080;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/budizm-dunya-dinleri/"> <span style="font-size: 8pt; color: #ffffff; font-family: Arial;">Budizm</span></a></span><span style="font-size: 8pt; color: #ffffff; font-family: Arial;">, </span><span style="color: #808080;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/musevilik-dunya-dinleri/"> <span style="font-size: 8pt; color: #ffffff; font-family: Arial;">Musevilik</span></a></span></span></span></strong></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/mutezile-mezhebi-dunya-dinleri/">Mutezile (Mutezille) Mezhebi – (Dünya Dinleri)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/mutezile-mezhebi-dunya-dinleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bahailik &#8211; (Dünya Dinleri)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/bahailik-dunya-dinleri/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/bahailik-dunya-dinleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Jan 2008 21:39:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya Dinleri]]></category>
		<category><![CDATA[İslamiyet]]></category>
		<category><![CDATA[Bahai]]></category>
		<category><![CDATA[Bahailik]]></category>
		<category><![CDATA[Bahailik Dini]]></category>
		<category><![CDATA[Bahailik İnancı Düşüncesi Dini]]></category>
		<category><![CDATA[Bahailik Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Bütün Dinler]]></category>
		<category><![CDATA[Din]]></category>
		<category><![CDATA[Dinler]]></category>
		<category><![CDATA[Dinler Konu Anlatımı]]></category>
		<category><![CDATA[Dinlerin Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Geçmişteki Dinler]]></category>
		<category><![CDATA[Günümüzdeki Dinler]]></category>
		<category><![CDATA[Ölü Dinler]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşayan Dinler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/bahailik-dunya-dinleri/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bahailik (Dünya Dinleri) Bahai Dini: 1800&#8217;lerde İran&#8217;da Mehdi inancının uzantısı olarak doğan Babiliğin Bağımsız Dine dönüşmüş biçimi. Tüm dünyada inananları olan evrensel bir dindir. Bahai Tarihi, 1844&#8217;te Bab&#8217;ın (Seyyid Ali Muhammed) yeni bir çağın gelmekte olduğunu ve yeni bir Peygamber&#8216;in geleceğini ilan etmesiyle başlar. Bahailiğin kurucusu ve peygamberi, lakabı Bahaullah olan Mirza Hüseyin Ali&#8217;dir 21 [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/bahailik-dunya-dinleri/">Bahailik – (Dünya Dinleri)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font face="Maiandra GD"><font color="#0099cc"><span style="font-size: 30pt; font-weight: 700"> Bahailik<br />
</span> </font><font color="#c0c0c0"><span style="font-size: 15pt; font-weight: 700"> (Dünya Dinleri)</span></font></font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bahai Dini: 1800&#8217;lerde  İran&#8217;da Mehdi inancının uzantısı olarak doğan Babiliğin Bağımsız Dine dönüşmüş  biçimi. Tüm dünyada inananları olan evrensel bir dindir. Bahai Tarihi, 1844&#8217;te  Bab&#8217;ın (Seyyid Ali  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/peygamberimizin-hayati-hz-muhammedin-hayati/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Muhammed</font></a>) yeni bir çağın gelmekte olduğunu ve yeni bir  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Peygamber/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Peygamber</font></a>&#8216;in geleceğini ilan etmesiyle başlar. Bahailiğin kurucusu ve  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Peygamber/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">peygamber</font></a>i, lakabı Bahaullah olan Mirza Hüseyin Ali&#8217;dir 21 Nisan 1863&#8217;te yeni  dini ve yeni prensipleri Bağdat&#8217;ta sürgünde iken ilan etti.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
</font><font style="font-size: 15pt" color="#ff0066" face="Maiandra GD"><strong> Prensipleri</strong></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">İnsanlık alemi tek bir  ailedir<br />
Irk, din, dil, cinsiyet gibi tüm önyargılar kaldırılmalıdır<br />
Tüm dinlerin temeli birdir (şimdilik son din  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/islamiyet-sunnilik-dunya-dinleri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">İslam</font></a> ya da Bahailik değildir,  gelecekte de dinler gelecektir)<br />
Din bilim ve akıl ile uyum içinde olmalıdır<br />
Kadın ve erkek eşittir<br />
Genel barış için çalışılmalıdır<br />
Evrensel eğitim hedeflenmelidir<br />
serbest düşünce ile gerçek araştırılmalıdır<br />
Aşırı zenginlik ve yoksulluk kaldırılmalıdır.<br />
Bahai Dininde tek evlilik (monogami) esastır, kadınlar türban takmak zorunda  değillerdir. Tüm dünya ülkelerinde değişik ırksal ve dinsel kökenden gelme  (<a href="https://www.bilgicik.com/yazi/islamiyet-sunnilik-dunya-dinleri/" style="text-decoration: none"><font color="#000000">İslam</font></a>, Hıristiyan, Yahudi, Zerdüştî, Hindu vs) Bahailer vardır. Bahai Dinine  göre tüm dinlerin kaynağı ve amacı ortaktır ve birbirine aykırı değildirler.  Düşmanlık aracı haline gelmeleri tarihte insanların dinleri güç elde etme  amaçlarına alet etmelerinden kaynaklanmıştır. Buna göre Bahailikte &#8220;eğer din  sevgi ve birliğe değil, düşmanlık ve ayrılığa neden oluyorsa dinsizlik daha  iyidir&#8221;. Daha önceki dinlerde olduğu gibi bundan sonra da insanlara ahlaki ve  ruhani eğitim sağlamak amacıyla başka  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Peygamber/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">peygamber</font></a>ler geleceğine inanılır.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"></font></p>
<table style="border-collapse: collapse" align="left" border="0" bordercolor="#111111" cellpadding="0" cellspacing="0" height="250" width="250">
<tr>
<td height="267" width="173"><center><!--adsense#reklam_250x250--></center></td>
</tr>
</table>
<p align="justify"><font style="font-size: 15pt; font-weight: 700" color="#ff0066" face="Maiandra GD"> Tarihi Bilgiler<br />
</font><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
Yeni Delhi&#8217;de Bahai MabediSeyyid Ali  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/peygamberimizin-hayati-hz-muhammedin-hayati/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Muhammed</font></a>(Bab) (Bab, Arapça&#8217;da kapı  demektir), kendisinin tüm  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/islamiyet-sunnilik-dunya-dinleri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Müslüman</font></a> aleminin beklediği kişi olan &#8220;Kaim&#8221;, &#8220;Mehdi&#8221;  olduğunu 23 Mayıs 1844&#8217;te ilan etti. Binlerce kişi Bab&#8217;a inanarak &#8220;Babi&#8221; oldu.  Bu gelişmeler ve onun eski dini yapıya göre çok yenilikçi ve radikal fikirleri  ortaya koyması İran&#8217;da işkencelere ve baskılara yol açtı. Bab, 1850&#8217;de Tebriz  şehrinde kurşuna dizildi. Birçok Babi ise yine İran&#8217;da değişik feci işkence  yöntemleri ile öldürüldü. Bab&#8217;ın ölümünden sonra &#8220;Babi&#8221;lere Mirza Hüseyin Ali (Bahaullah)  liderlik etti. Bahaullah ve beraberindekiler İran Kaçar yönetiminin baskısıyla,  Osmanlı İmparatorluğu ile yapılan görüşmeler sonunda Bağdat&#8217;a sürgün edildi.  Bahaullah 1863&#8217;te burada, Bab&#8217;ın gelişini müjdelediği kişinin kendisi olduğunu  ve insanlık tarihinde bütün önceki dinlerin gelmesini vaad ettiği &#8220;dünyanın bir  vatan gibi olacağı, insanların artık savaş yapmayı öğrenmeyecekleri&#8221; Mehdi  çağının gelmiş olduğunu ilan ederek Bahai Dini&#8217;nin yeni prensiplerini açıkladı.  Bahaullah&#8217;ın hayatının 40 yılı Osmanlı İmparatorluğu topraklarında geçti. 12  Aralık 1863&#8217;te vardığı Edirne&#8217;de bu tarihten itibaren 5 yıla yakın yaşadı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Mirza Hüseyin Ali (Bahaullah) ‘ nin vefatından sonra büyük oğlu Abdül<font color="#000000">baba</font> (  1844-1957 ) öğretinin liderliğini yapmış, Abdülbaha &#8216; nın vefatından sonra ise  büyük torunu Şevki Efendi Bahai misyonunun liderliğine getirilmiştir.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bahai Dünya Merkezi İsrail&#8217;in Hayfa şehrindedir. 1868&#8217;ten itibaren Bahaullah ve  ailesinin ve beraberindeki inananlarının o tarihte Osmanlı toprağı olan Akka  Kalesine (bugün İsrail&#8217;de Akdeniz kıyısında) sürgün edilmesi ve orada vefatına  kadar yaşamaya devam etmesi sonrasında Akka&#8217;nın hemen yanındaki Hayfa şehri,  Bahai Dünya Merkezi&#8217;nin yeri oldu. Bahailik Birleşmiş Milletler&#8217;de temsil  edilmekte ve dünyadaki gayrisiyasi alanlarda sosyoekonomik projelere katkıda  bulunmak için çalışmaktadır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"> <font style="font-size: 15pt; font-weight: 700" color="#ff0066" face="Maiandra GD"> <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Kutsal/" style="text-decoration: none"> <font color="#ff0066">Kutsal</font></a> Yazılar ve İbadet</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font style="font-size: 15pt; font-weight: 700" color="#ff0066" face="Maiandra GD"><a href="https://www.bilgicik.com/tag/Kutsal/" style="text-decoration: none"> <font color="#ff0066">Kutsal</font></a>  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/roman-ozetleri-turk-ve-dunya-edebiyatindan/" style="text-decoration: none"> <font color="#ff0066">Kitap</font></a>lar<br />
</font><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
Temel yasaları ve dinin şer&#8217;i hükümlerini içeren  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Kutsal/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Kutsal</font></a>  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/roman-ozetleri-turk-ve-dunya-edebiyatindan/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">kitap</font></a> olan Kitab-ı Akdes  (En <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Kutsal/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Kutsal</font></a>  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/roman-ozetleri-turk-ve-dunya-edebiyatindan/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Kitap</font></a>), İkan Kitabı [Kitab-ı İkan- Tevrat,   <font color="#000000">İncil</font> ve Kur&#8217;an&#8217;daki bazı  ayetlerin açıklamasını ve bazı  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/ilah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">ilah</font></a>iyat konularını içeren bir  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/roman-ozetleri-turk-ve-dunya-edebiyatindan/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">kitap</font></a>. İkan,  Arapça&#8217;da kesin bilgi demektir(ikan, yakîn, yakînen vb.)], Saklı Sözler (Kelimat-ı  Meknune), Kurdun Oğlu Risalesi gibi  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/roman-ozetleri-turk-ve-dunya-edebiyatindan/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">kitap</font></a>lardır. Bahailer, tüm dinlerin  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Kutsal/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Kutsal</font></a>  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/roman-ozetleri-turk-ve-dunya-edebiyatindan/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Kitap</font></a>larının (Tevrat,   <font color="#000000">İncil</font>, Kur&#8217;an, Baghavad Gita ve diğerleri) tek bir  sistemin parçaları ve insanlığın ortak dinsel mirası olduğuna, kutsallıklarını  yitirmediğine inanırlar.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Kitab-ı Akdes, Bahailik&#8217;in en önemli  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Kutsal/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">kutsal</font></a> kitabı. Dinin kurucusu Bahaullah  tarafından kaleme alınmıştır. Arapça el-Kitab el-Akdes adıyla, Arapça  yazılmıştır. Yine de çoğunlukla Farsça ismi olan Kitab-ı Akdes kullanılır. Bazen  sadece &#8220;Akdes&#8221; olarak da anılır. Akdes kelimesinin anlamı &#8220;en  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Kutsal/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">kutsal</font></a>, en  mübarek&#8221;tir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Her ne kadar kitabın bir kısmının daha erkenden yazılmış olduğuna dair bazı  deliller olsa da, genel kanı kitabın 1873 yılı civarında tamamlanmış olduğudur</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Kitab-ı İkan, yani İkan kitabı Bahai inancının  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Kutsal/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">kutsal</font></a>  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/roman-ozetleri-turk-ve-dunya-edebiyatindan/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">kitap</font></a>larındandır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/roman-ozetleri-turk-ve-dunya-edebiyatindan/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Kitap</font></a> 1862&#8217;de Bahailik&#8217;in kurucusu olan Bahaullah tarafından kaleme alınmıştır.  Bir kısmı Farsça bir kısmı ise Arapça yazılmıştır. Bahaullah o sıralarda Osmanlı  Devleti&#8217;ne bağlı olan Bağdat&#8217;ta sürgündedir. Bahai inancına göre Bahaullah vahyi  ilk kez Siyah Çal&#8217;da, Kitab-ı İkan&#8217;ın yazılmasından yaklaşık on yıl önce almış  fakat vahiy aldığını ve misyonunu açıkca ilan etmemiştir. Kitabın 2 gün ve gece  içinde yazılmıştır. Bahaullah&#8217;ın, böylece de Bahailik&#8217;in, başlıca teolojik  eseridir. Farsça Beyan&#8217;ın tamamlanışı olarak da tanımlanmıştır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"> <font style="font-size: 15pt; font-weight: 700" color="#ff0066" face="Maiandra GD"> İbadet<br />
</font><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
Başlangıçta islam dininin bir mezhebini andıran Bahailik zamanla bağımsız bir  din halini almıştır. Bahailik &#8216;te Yahudilik ve Hıristiyanlıktan alınan esaslarda  vardır. Bahailik,  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a> &#8216; a,  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/roman-ozetleri-turk-ve-dunya-edebiyatindan/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">kitap</font></a>larına,  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Peygamber/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">peygamber</font></a>lerine, kıyamete ve Baha &#8216;ya  imanı emreder. Bahailik için insan yaşamının amacı  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Tanri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Tanrı</font></a>yı tanımak O &#8216;na tapmak  ve sürekli ilerleyen uygarlığı desteklemektir. Bahailik alemin birliğini sağlama  ve dünya barışının temelleri oluşturma gayreti içerisindedir. Bahailik  öğretilerinin en başında ;</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">&#8211; Bağnazlıklardan vazgeçilmesi<br />
&#8211; Kadın erkek eşitliği<br />
&#8211; Zorunlu eğitim<br />
&#8211; Uluslar arası ortak bir dilin gerekliliği<br />
&#8211; Aşırı zenginlik ve fakirliğin ortadan kaldırılmasının sağlanması gibi  öğretiler Bahai dinin temel öğretileri arasında sayılmaktadır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bahailik &#8216;te namaz ve oruç gibi  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/ilah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">ilah</font></a>i yasaların yanında insansı yasalarda  bulunmaktadır. Bahailik aile kurumuna önem verir ve tek eşli evliliği emreder ve  kendilerince zorunlu durumlar dışında birden fazla kadınla evlenemezler. Cenaze  namazı dışında toplu namaz kılmazlar. Alkol kullanımı kesinlikle yasaktır.  Bahailer herhangi bir siyasi ve politik düşünceyi savunmaz veya tavır almazlar.  Yaşadıkları toplumun siyasi ve geleneksel kurallarını yorumlamaksızın kabul  ederler.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bahailer 21 mart günü başlayan her biri 19 gün süren 19 aydan oluşan Bahai  Takvimini kullanırlar. Bahai Takvimine göre Bahailerin 9  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Kutsal/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">kutsal</font></a> günleri vardır  ve son ay oruç tutarlar.. Günde üç vakit özel namaz kılarlar. Namaz kılarken  islam &#8216;dan ayrılan önceleri  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Mezhep/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">mezhep</font></a> sonra ayrı bir din hüviyetine dönüşen  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/inanc/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">inanç</font></a>  sistemi olmalarına karşın Kabe &#8216;yi kıble olarak kabul etmezler. Bahaullah &#8216;ın  oturduğu evin bulunduğu yeri kıble sayarlar.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font style="font-size: 15pt" color="#ff0066" face="Maiandra GD"><strong>Bahai  Dini&#8217;nde Dünya Barışı, Dünya Görüşleri<br />
</strong></font><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
Dünya barışı sadece mümkün olmakla kalmayıp aynı zamanda kaçınılmazdır. Barışa,  insanların eski davranış kalıplarına inatla sarılmasının sebep olacağı akla  hayale sığmaz dehşetteki olaylardan sonra mı ulaşılacak, yoksa şimdi  müşaverelerle belirecek iradenin tasarrufu ile mi kucak açılacak; bu, tüm dünya  sakinlerinin önündeki bir seçimdir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Dünyanın tek bir ülke olması, insanlığın vatanı olarak yeniden örgütlenmesi ve  yönetimi için ilk temel şart, insanlığın birliğini kabul etmektir. Dünya  barışını kurma çabalarının başarısı için bu ruhani prensibin evrensel ölçüde  kabulü gereklidir. Bunun için, evrensel olarak beyan edilmeli, okullarda  öğretilmeli ve sosyal yapıda içerdiği organik değişikliğe hazırlık olarak her  millete devamlı olarak ifade edilmelidir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">En zararlı ve inatçı kötülüklerden biri olan ırkçılık barışın en büyük  engellerinden biridir. Irkçılık uygulaması, bahanesi ne olursa olsun, insanlık  onurunun en çirkin bir şekilde ihlalini teşkil eder.” “Zengin ve yoksul arasında  ölçüsüz farklılık, şiddetli bir ıstırap kaynağı olarak dünyayı, hemen hemen  savaşın eşiğine getiren bir istikrarsızlık halinde tutmaktadır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Makul ve meşru bir vatanseverlik dışında, dizginlenmemiş bir milliyetçiliğin  yerini daha geniş temelli bir bağlılığın, tüm insanlık sevgisinin alması  gerekir. Bahaullah şöyle demektedir: ‘Dünya tek bir ülke ve insanlar onun  vatandaşlarıdır.’ Dünya vatandaşlığı kavramı, bilimin ilerlemesi sebebiyle  dünyanın tek bir mahalleymiş gibi daralmasının ve milletlerin tartışmasız  şekilde birbirine bağımlı olmasının doğrudan bir sonucudur. Dünya milletlerinin  hepsini sevmek insanın kendi memleketini sevmesini dışlamaz.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Dinsel çatışmalar tarih boyunca sayısız savaşlara ve çarpışmalara neden olmuş,  ilerlemeye büyük bir engel teşkil etmiş, her dinden veya dinsiz insanlar için  gitgide menfur hale gelmiştir. Bütün dinlerin mensupları, bu çatışmanın ortaya  çıkardığı temel sorunlara bakmaya ve açık seçik cevaplar aramaya razı  olmalıdırlar.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Kadınların özgürlüğü, iki cins arasında tam eşitliğin sağlanması, barışın daha  az kabul edilmekle beraber, en önemli ön şartlarından biridir. Ancak kadınlar  insan girişiminin her alanında tam ortaklığa kabul edilirse, uluslararası  barışın boy vereceği ahlaki ve psikolojik ortam oluşabilir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Tüm din ve ırklar birdir: “Hiç şüphesiz hangi milletten, hangi ırk veya dinden  olursa olsun, tüm insanlık ilhamını bir İlahi Kaynaktan almaktadır ve tek  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Tanri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Tanrı</font></a>’nın kuludur.”</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"> <font style="font-size: 15pt; font-weight: 700" color="#ff0066" face="Maiandra GD"> Diğer Dinler&#8217;e Göre Bahailik<br />
</font><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
Birçok kaynağa göre Bahai Dini, yeni dini akımlar arasında sayılmaktadır. Bazı  görüşlere göre, 19.yüzyılda doğmuş, başlıca büyük dinler ve diğer  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/inanc/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">inanç</font></a>ları  sentezlemeye çalışan hümanist ve barışçıl bir dinsel harekettir; bazılarına göre  bir din sayılmamaktadır. Bahailiği bir din olarak kabul edenler arasında,  tarihsel kökeni nedeniyle onu İbrahimî Dinler arasında sayanlar da vardır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Başta 3 büyük Ortadoğu dini, yani  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/islamiyet-sunnilik-dunya-dinleri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">İslam</font></a>, Hıristiyanlık ve Yahudilik  inananlarının Bahailik ile çatıştığı ve karşı olarak öne sürdüğü noktaların  başında &#8220;son din, son  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Peygamber/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">peygamber</font></a> inanışı&#8221; sayılabilir. Çünkü bu üç dinin  mensuplarında da, doğru yolda olma, bir daha başka  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Peygamber/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">peygamber</font></a> gelmeyeceği inancı  görülebilir. Örneğin  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/islamiyet-sunnilik-dunya-dinleri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Müslüman</font></a>lık&#8217;taki son din kavramı gibi, Hıristiyanlık&#8217;ta   <font color="#000000">İncil</font>&#8216;de geçen &#8220;Alfa benim, Omega da Benim&#8221; -yani İlk benim, Son da benim-  sözlerinden kaynaklanan sonluk inanışı, Musevilik&#8217;te (Yahudilik) de temelini  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Kutsal/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Kutsal</font></a>  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/roman-ozetleri-turk-ve-dunya-edebiyatindan/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Kitap</font></a> Tevrat&#8217;tan alan,  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Tanri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Tanrı</font></a>&#8216;nın seçilmiş tek dini olma inancı vardır.  Bahailiğe göre ise bu ifadelerin kastettiği şey, bu dinlerin  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Peygamber/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">peygamber</font></a>lerinin  aslında aynı dini ve aynı öğretileri diriltmekte olduğu; dolayısıyla dinlerin bu  noktada birbiriyle çelişik olmadığıdır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bahailik, dünyada birçok ülkede resmi din olarak tanınmakla birlikte bazı  yerlerde bu söz konusu değildir. Özellikle doğduğu ülke olan İran&#8217;da  başlangıcından itibaren meydana gelen baskılar ve ölümler sonrasında, dünyanın  birçok kıtasına Bahailerin göçü yaşandı. Bugüne kadar geçen 150 yıllık sürede bu  göçler yüzbinlerle sayılabilecek kadardır. İran&#8217;daki Bahailer halen kamu hizmeti  ve üniversite öğrenimi haklarından yoksun durumdadırlar.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"> <font style="font-size: 15pt; font-weight: 700" color="#ff0066" face="Maiandra GD"> Bahai Tapınakları<br />
</font><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
Chicago,Wilmette&#8217;deki Bahai MabediBahai Tapınakları, her dinden kimsenin sessiz  olmak koşuluyla bildikleri şekilde  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/ibadet/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">ibadet</font></a> edebilecekleri mekanlardır. Şimdiye  dek her kıtada bir tane olacak şekilde 7 adet tapınak inşa edilmiştir. Bu  tapınakların ortak özeliği, bir kubbeleri ve 9 girişleri olmasıdır (dünyada 9  dinin varolduğuna dair Bahai inancını yansıtır).</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">İlki Aşkabat’ta 1908’de inşa edilmişti. 1938’e kadar hizmet veren bu tapınak  Sovyet rejimi tarafından  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/ibadet/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">ibadet</font></a>e kapatıldı; 1962’de bir depremle yıkıldı. Bu ilk  tapınak; hastane, okul, hostel gibi başka bir çok birimi içeren bir kompleks  idi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">1953 yılında ABD’nin Illinios eyaletinde Chicago’nun kuzeyinde bir Bahai mabedi  tamamlandı. (Bakınız: resim)</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Daha sonra inşa edilen tapınaklar sırasıyla şu ülkelerdedir: Uganda(Kampala),  Avustralya (Sidney yakınında), Almanya (Frankfurt’un dışında), Panama (Panama  City yakınında), Batı Samoa (Apia), Hindistan (Yeni Delhi)</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">En yeni Bahai Tapınağı olan Hindistan, Yeni Delhi’deki tapınak, 1986’da  tamamlandı. Pek çok mimari ödül aldı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"> <font style="font-size: 15pt; font-weight: 700" color="#ff0066" face="Maiandra GD"> Osmanlı Reformcuları ve Bahailik</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font style="font-size: 15pt; font-weight: 700" color="#ff0066" face="Maiandra GD">Osmanlılar/Tanzimat Devri<br />
</font><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
1789 Fransız Devrimi’nden sonra Hürriyetçilik (liberalizm) ve Milliyetçilik gibi  bazı ideolojiler Osmanlı İmparatorluğu’na da ulaştı ve 19. yy.’a kadar Avrupa,  Osmanlılar için önemli bir rol taşımıyordu, ancak ondan sonra Batı’nın gelişmiş  orduları, hızla gelişen teknolojisi ve siyasi ve kültürel fikirleri gittikçe  iktidarda olanların ve entellektüel grupların ilgisini çekmeğe başladı. Avrupa  artık medeniyetsiz değildi lâkin büyük bir tehdit ve aynı zamanda araştırmaya  değer bir model olarak görülüyordu. Osmanlıların baştaki Batı’ya olan hayranı ve  taklidi daha sonra Batılılaşmanın, kendi toplumunu yeniden tanımlamak ve  düzenlemek kanaatına yol açtı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">1839-1876 senelerini “Tanzimat Devri” olarak tanıyoruz. Bu devirde Sultan II.Mahmud,  I.Abdülmecid ve Sultan Abdülaziz iktidarlarında değişik alanda reformlar ilan  edildi ve birkaç paşanın sayesinde gerçekleştirilmeğe çalışıldı. Reform Devrinin  önemleri aşamaları, 1839&#8217;da Mustafa Reşid Paşa tarafından ilan edilen “Gülhane  Hatt-ı Şerifi” ile başladı. Bu belge, sosyal haklar açısından herkese, hangi  dine mensup olsa da, aynı hakları temin ediyordu. Gelecek 30 sene içinde bu ve  daha sonraki belgelerin şartları yürürlüğe girecekti. Bu müddet esnasında,  Mustafa Reşid Paşa başta olarak, Mehmed Emin Âli ve Keçecizade Mehmed Fuad  Paşalar da önemli rol oynadılar. Âli ve Fuad Paşalar Bahai tarihinde iyi tanınan  kişilerdir, çünki Bahaullah onlara, Kendisini ve başka Bahaileri, durumlarını  hiç araştırmadan sürgün ettikleri için, şiddetli kelimeler yöneltmiştir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Gülhane belgesinin ilanından hemen sonra reform çabaları, onlara karşı olanların  çoğunluğu yüzünden durakladı, ama 1856’da Hatt-ı Hümayun veya İslahat Fermanı  ilan edildi. Bu, birinci belgeyi tasdik ediyor ve yeni şartlar da koşuyordu,  bilhassa Hıristiyanların haklarını vurguluyor, onlara sınırsız din hürriyeti ve  sivil makamlar sağlıyordu. Âli ve Fuad Paşalar Tanzimat reformlarını ellerinden  geldiği kadar gerçeklestirmeğe çalıştılarsa da etraflarındakilerden ve toplumdan  gereken muvafakatı bulamadıkları için reformlar gene yavaş yürütülüyordu.  Osmanlıların parasal ve idari sorunları, 1876 senesinde bir krizde sonuç  buldular. O zamana kadar hükmeden Abdülaziz aklî dengesizliği ve müsrifliği  yüzünden sorunlara çözüm bulamadı ve tahttan indirildi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Yeni sultan II.Abdülhamid 1876 senesinde Kanun-i Esasi’yi ilan etti. Bu Türkiye  tarihindeki önemli belge Tanzimat’ın şartlarını tekrarladı ve bir daha  vurguladı. Bununla beraber, en önemli noktası olarak, Meşrutiyet’i yani bir  anayasayı ortaya koydu ve demokrasi saltanatını takdim etti. 1877-78 Balkan  krizi esnasında Abdülhamid Batı ülkelerine, absolütist yani mutlak monarşiyi  kaldıracağına ve bir parlamenter demokrasi kuracağına söz verdi. Ancak sultan,  Balkan krizinin karışıklığında Mart 1877’de açılan ilk  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-adinin-anlami-turk-ne-demektir/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Türk</font></a> parlamentosunu 1878  senesinde belirsiz bir süre için dağıttı. İmparatorluk kanunen demokrasi  saltanatıydı. Halbuki Abdülhamid 1909’e, Jön  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-adinin-anlami-turk-ne-demektir/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Türk</font></a> devriminin sonrasına kadar  mutlak hükümdardı. Tanzimat’ta eğitim alanında başlatılan reformlar birçok  bürokrat, doktor, subay, yazar, vs. yetiştirdi ve bunlar Batı’dan her türlü  liberal fikirleri benimsediler. Bu entellektüeller yavaş yavaş Osmanlı  gelenekçiliğiden uzaklaşıp gitgide Batı eserlerine yöneldiler ve kendi yazıla-rında  Osmanlı İmparatorlugu’ndaki siyasî, iktisadî, toplumsal ve dinî sorunlarını ele  aldılar.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"> <font style="font-size: 15pt; font-weight: 700" color="#ff0066" face="Maiandra GD"> Tanzimat ve Yeni Osmanlıların Muhalefeti<br />
</font><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
Devlet görevlerinde çalışan ve Batı’da eğitim gören bu entelektüeller  1860-1870’li yıllarında Tanzimat reformlarını yürüten yüzeysel politikayı ağır  eleştirdiler. “Yeni Osmanlılar” adıyla tanımlanan ve İttifak-ı Hamiyyet 1867’de  kurulan grupta toplananlar, daha hür şartlar altında yaşamayı ve bir anayasayı  (meşrutiyet) destekliyorlardi. Yeni Osmanlılar’ın en tanınmış üyesi şair ve  yazar Namık Kemal (1840-1888) ve Ziya Paşa’dır (18. Bu kendi zamanlarına göre  modern görüşlü ve devrimci gençlerin ortak gayeleri Avrupa’ya karşı olan  ilgileri ve Osmanlı İmparatorlugu’nun çöküşünü durdurmaktı. Ortak düşmanları  sultan değil, Âli Paşa (1815-1871) ve Fuad Paşa (1815-1869) idiler. Kendilerine  göre bunlar İmparatorluk’daki yaşayan  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/islamiyet-sunnilik-dunya-dinleri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Müslüman</font></a>ları Batı’ya satıp, Avrupa  ülkelerinin emperiyalizm esirleri ve Batı kültürünü körü körüne taklid eden  kişilerdi. Yeni Osmanlılar’ın tek istedikleri şey, Osmanlıların hem Batı, hem de  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/islamiyet-sunnilik-dunya-dinleri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">İslam</font></a> kültürüne iştirak etmeleriydi. Tanzimat’ı yürüten paşalar parlamenter  hükümeti reddederken, Yeni Osmanlılar değişik milletlerin böyle bir sistemdeki  katılımını  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/islamiyet-sunnilik-dunya-dinleri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Müslüman</font></a>larda ve gayri  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/islamiyet-sunnilik-dunya-dinleri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Müslüman</font></a>larda aynı “vatan” duygusunu  uyandıracağından emindiler. Böylece milliyetçiliğe karşı olan ilgi zayıflatılmış  olurdu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Görüşleri yüzünden bazı Yeni Osmanlılar 1867 senesinden sonra Avrupa’ya kaçmak  zorunda kaldılar; 1871’de Âli Paşa’nın ölümünden İstanbul’a geri döndüler. Ancak  Namık Kemal’in 1873’te “Vatan yahut Silistre” adlı tiyatrosunun büyük bir  heyecan uyandırması ve Namık, Ebüzziya Tevfik ve Menapirzâde Nuri’nin bilhassa  tahta iddiali olan Murad Paşa’yı destekledikleri için, Sultan Abdülaziz  tarafından değişik vilayetlere sürgün edildiler. Böylece Namık Kemal Kıbrıs, Magosa’ya, Ebüzziya Tevfik Rodos’a ve Menapizâde Nuri Bey ile Bereketzade İsmail  Hakkı da Akka’ya sürgün edildiler. Sürgünleri sırasında oradaki Bahailer’le  temasta bulundular.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"> <font style="font-size: 15pt; font-weight: 700" color="#ff0066" face="Maiandra GD"> Yeni Osmanlılar ve Bahailer<br />
</font><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
Ebüzziya Tevfik Yeni Osmanlı Tarihi adlı eserinde, “Babiler”den yani  Bahailerden, onların İstanbul’dan Rodos üzeri Akka’ya sürgün edildiklerinden  bahsediyor ve şöyle yazıyor: Daha evvel Babî’lerden kimseler Rodos’a  gönderilmiş, çünkü bizim Hükûmet kendisi için aldığı zabıta tedbirlerine kanaat  etmeyerek, komşu Devletler için de zaptiyelik ederdi. Netekim sırf dinî  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/inanc/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">inanç</font></a>la  ilgili ve hiç bir vakit sünnîliğe saldırmasına imkân olmayan “Babi” mezhebini  çıkaranlarla inananlarını da, Rodos’a, oradan da Akkâ’ya sürgün etmişti. Sırası  gelmışken şurasını bildirelim ki, kırkbeş seneden beri Osmanlı topraklarında o-turmakta  olan bu adamlar,  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Mezhep/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">mezhep</font></a> ve dinî  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/inanc/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">inanç</font></a>larını kabul ettirmek yolunda, bir kişiye  bile tekliflerde bulunmamışlardır. Hiç bir Osmanlı Babî olmamıştır. Çünkü  Babî’lik, kim ne derse desin bir  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Mezhep/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">mezhep</font></a> değil, fakat  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Mezhep/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">mezhep</font></a> örtüsü altında bir  siyasî  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/inanc/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">inanç</font></a>tır ve sırf İrana mahsus inkilâp hareketlerile ilgilidir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">İşte bu kimselerden Bahaeddin Efendi isminde ve ihtimal halen hayatta bulunan  bir zatın, insanlık göstermek gayreti sayesinde, Nuri Beyle Hakkı Efendiden,  önce bir haber, sonra da yazdığımız mektuba cevap aldık.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Tevfik burada şüphesiz “Bahaullah” ismini “Bahaeddin” ile karıştırıyor. &#8230;  Magosa’ya sürgüne gönderilen olan Namık Kemal, öyle görünüyor ki, orada daha cok  Ezelîler’le temasta bulunmus; Ezelîler, Bahaullah’ın üvey kardeşi ve O’na karşı  çıkan Mirza Yahya “Subh-i Ezel”in taraftarlarıydılar. Bir tarihçiye göre,  Namık’ın en yakın arkadası ve “Kuleli Vak’ası”nın aslî faili Şeyh Ahmed Efendi,  Kıbrıs’ta görünüşte Babiliğe veya Bahailiğe inanmış, ve Namık Kemal 1876’da  yazdığı bir mektupta kendisinin de “Babi” olduğu söylentileri reddediyor.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Başka bir mektupta Magosa ve oradaki insanlardan anlattıktan sonra “Babiler”den  şöyle bah-sediyor:</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Gâh nübuvvet ve gâh ulûhiyyet davasında bulunan ve hatta haşa Cenâb-ı Hakk’ı  kendi-leri yaratmış olmak zu’mlarına kadar çıkışan Babiler burada &#8230; Babiler  hazarâtı, yevmiye nâmı ile memleket memurlarından ziyade maaş alıyorlar.  Yiyorlar, içiyorlar; saye-i seniyyede Memâlik-i Osmaniyye’nin taksimine  çalışıyorlar; hele Devlet-i Âliyye’nin kahr-ü izmihlaline duadan bir dakika hâli  oldukları yoktur.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Ve daha başka bir mektupta Namık Kemal Babileri “eşerr-i mevcudât” (en kötü  yaratıklar) olarak nitelendiriyor. Nitekim Süleyman Nazif’in Nasiru’d-Din Şah ve  Babiler adlı eserindeki tespitlerinden, Namık’ın “eşerr-i mevcudât”la Ezelîler’i  kasdettigini görebiliriz:</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Kemal Bey’in Babileri “eşerr-i mevcudât” kabul etmiş olması Abbas Efendi’yi [Abdülbaha’yı]  yalanlamaz. Çünki evvela Abbas Efendi Babilik’ten ayrılmış, hatta  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>’a  sığınıyordu. İkincisi, Babileri Şark daima fena görmüş, fena anlamıştı. Bu  mektup yazıldıktan yirmi küsür sene sonra bile, ben bir Fransız edibine Babiler  hakkındaki fenaatımı izah ederken, onları “kana susamış bir çift siyah gözle  kızıl bir hançer” görü-yordum. &#8230; Şu da doğrudur ki, Subh-i Ezel’in etrafı  Babilerin fena ve soysuzlaşmış ta-kımıyla çevrilmiş idi. Kuvvet ve azamet  Bahaullah tarafına gitmişti. Nasıl ki hala iyice yerleşmiş ve Avrupa ile  Amerika’da itibar sahibi olan yalnız Bahaullah’ın  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Mezhep/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">mezhep</font></a> ve  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Tarikat/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">tarikat</font></a>ıdır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Nazif’in burada “Abbas Efendi Babilikten ayrılmış” demesinin anlamı, üvey amcası  olan ve Bahaullah’ın  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Peygamber/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">peygamber</font></a>liğini reddeden Subh-i Ezel’in ve “Babilerin fena  ve soysuzlaşmış takımı”nın yaydıkları Babilikten ayrılmasıdır. Nazif aynı  eserinde Namık Kemal’ın Abdülbaha ile mektuplaştığını söylüyor:</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bahaullah’ın oğlu Abbas Efendi ile iki sene önce [1917] Hayfa kasabasında  görüştüğüm zaman, Kemal Bey’e birçok mektuplar ilettiğini ve fakat Sultan II.  Abdülhamid zama-nında bir aralık takip ve araştırma edilmek endişesiyle bu  mektupları yakmış olduğunu bana tam bir kederle söylemiş(ti)&#8230;</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Namık Kemal Ezelîler hakkında kötü konuşmasına rağmen, kendisinden, “Gülnihal”  adlı tiyatrosunu Subh-i Ezel’in oğlu Ahmed Ezel’e yazdırdığını ve tebyizi onun  olduğunu ögreniyoruz. Süleyman Nazif, bazı Batılı tarihçilere göre Ziya Paşa  Kıbrıs mutasarrıfı iken Subh-i Ezel ile buluşmuş ve Babiler ile Yeni Osmanlılar  arasındaki temasların temelini atmış olmasına işaret ediyor, ancak bunu  ıspatlıyacak deliller olmadığını söylüyor. Ayrıca Abdülbaha’nın Yeni Osmanlı  hareketinde önemli rol alan Ziya Paşa ile tanışıklığı olduğundan söz ediyor. Şu  kesindir ki, Abdülbaha, 1876’ta Meşrutiyet’i hazırlayan Midhat Paşa ile  Beyrut’ta buluşmuş. Akka’da sürgünde olan Nuri Bey ve İsmail Hakkı Efendi&#8217;ye  gelince, bunların Bahailerle şahsi ve iyi tanışıklıkları olmuş. İsmail Hakkı  Efendi Yâd-ı Mâzi adlı hâtıratında Babiliği ve Bahai-liği olumlu bir sekilde ele  alıyor ve “Mirza Abbas Efendi” yani Abdülbaha’nın “âlim, fâzil ve asrin ahvaline  vâkıf soylu yüzlü bir zattir” oldugunu söylüyor. Ayrıca yabancı gazetelerde İran  hakkında makaleler okuduğunu ve Bahai  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Cocuk/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">çocuk</font></a>larına yabancı diller okuttuğunu  zikredi-yor.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Biz Akka’da bulunduğumuz müddetçe, Bahâullah Efendi, kirayla oturduğu evde  münzevî olup  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Cemaat/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">cemaat</font></a>tan baska kimseye görünmez olduğundan  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Cemaat/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">cemaat</font></a>in işlerini Abbas  Efendi idare ederdi. Abbas Efendi’nin tavir ve meşrebi incelenirse şeyhâne  olmaktan çok siyasî bir tarz ve durumu andırdığı ortaya çıkar. Yabancı basında  İran hakkında bir makale, dikkatli gözlerine tesadüf edince saatlerce, kendini  vererek, düsüncelerini açıklar ve bundan o kadar tat alır ki, bütün bütün  uykusunu ve rahatını ona feda eder. Bazen Arapça ve Farsça makaleler yazıp  Fransızca tercümeleriyle Avrupa basınına gönderdiği olurdu. Sohbetinin ve  insanlarla geçinmesinin güzelliği, cömertliği ve iyiliğiyle Akka’da halkın  kalbini elde ettiginden oturdukları evin bulundugu meydancığın karşısında  selamlık olarak kullanınan yerde, zengin ve fakir, Müslim ve gayri Müslim  ziyaretçiler, sabah akşam eksik olmaz. Misafirlere lezzetli çaylar, Şiraz’ın en  nefis tömbeklerinden nargileler ikram edilir. Pek çok olurdu ki, Abbas Efendi  sur dışında bulunan bahçeler içinde satın aldığı bahçede bize ziyafetler  verirdi. Birlikte çıkıp gezintiler yapılıp yemekler yendikten sonra yine  birlikte kaleye dönülürdü.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Şerif Mardin’e göre İsmail Hakkı Efendi Akka’daki “Babiler”i ilkel görmüş ve  ciddiye almamış, ancak İsmail Hakkı’nın söylediğine bakarsak bunun doğru  olmadığını görüyoruz: “&#8230;avâmın anlattıklarını  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Cemaat/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">cemaat</font></a>inin mâkul tavırlarına  bakarak yalanlamaya layık görürüm. &#8230; Gerek  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Cemaat/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">cemaat</font></a>in gerekse  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Cocuk/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">çocuk</font></a>ların  terbiyeleri, hakikaten takdire layıktır.” Yeni Osmanlılar, İmparatorluk’ta fazla  değişim getirmedilerse de, düşünceleri ve fikirlerini kısa bir süre sonra “Jön  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-adinin-anlami-turk-ne-demektir/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Türk</font></a>” adı altında toplanan ve bu sefer Sultan II. Abdülhamid’e karşı olan genç  aydınlar miras aldılar.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"> <font style="font-size: 15pt; font-weight: 700" color="#ff0066" face="Maiandra GD"> Abdullah Cevdet ve Bahailik<br />
</font><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
Bunlardan biri Doktor Abdullah Cevdet’dir (1869-1932). Aile çevresinde aldığı  dinî eğitimden sonra yüksek tahsilini İstanbul’da Kuleli Askeri Mekteb-i  Tibbiye’de bitirdi. Burada, mevcut yönetime karşı yoğunlaşmış tepkiler olan bir  ortamda, “&#8230;üc sene zarfında fikirler hayli uyandı ve idarei Hamidiyeye karşı  dehşetli bir hareketi fikriye ve zemin hazırladı&#8230;”. 1889’da kendisi ve birkaç  arkadaşı İttihad-ı Osmanî Cemiyeti’ni (İttihat Partisi )kurdular. Bu örgüt daha  sonra İttihad ve Terakki Cemiyeti adını taşıdı. Tıbbiye’de okuyan gençler Batı  ve özellikle Fransız ve Alman maddiyatçı filozofların eserlerinden etkilenerek,  hayatı bir  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/ilah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">ilah</font></a>î iradenin sonucu olarak değil, değişik biyolojik ve fiziyolojik  mekanizmaların neticesi olarak görüyorlardı. “İttihad-ı Osmanî Cemiyeti başta  biyolojik materyalizm olmak üzere karmaşık düşünsel etkilerden ve  ‘vatanseverlik’ fikrinden etkilenen bir ögrenci örgütü durumundadır. Bu örgütte  felsefi boyutun ağır basmasına karşılık Cemiyetin daha sonra tam bir siyasal  örgüt haline geldiğini” özellikle 1906 senesinden sonra görebiliriz. “Üyelerin  bir kısmının yeni Cemiyette de çalışmaları dışında düşünsel boyutlar açısından  hiçbir ilgi bulunmamasıdır.” Cevdet’in ve diğer arkadaşlarının inandıkları  felsefe Fransız filozof Auguste Comte’un kurdugu “Pozitivizm”dir (Olguculuk). Bu  felsefeye göre insanlığın gelişimi din, metafizik ve son olarak ilim  aşamalarından oluşuyor, yani insanlık son olarak dini terkedip sadece ilime  inanacak ve bütün sorunları sadece bilimle çözecektir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Abdullah Cevdet yogun siyasal faaliyetleri sonucu birkac defa sürgün edildi ve  başka yerler arasında Fransa’ya da kaçmak zorunda kaldı. 20. yy. başından beri  Bahailerin bulunduğu Paris’te Cevdet muhtemelen Bahailik’le temas etti.  Cevdet’in 1904-1932 senelerinde yayınladığı ve halkı aydınlatma aracı olarak  gördügü “İctihad” dergisinde, 1921 senesinin sonunda ve 1922’nin başında üç  makale yayınlandı. Yazar Emin Âli “Bahai hareketi hakkında ilmî bir tetebbu”  başlığı altındaki üç makalesinde Bahailik hakkında çok olumlu bir şekilde  yazıyor. Abdullah Cevdet bu makalelere dayanarak İctihad’ın 1 Mart 1922 tarihli  144. sayısında “Mezheb-i Bahaullah &#8211; Din-i Ümem” başlıklı bir makale yayınladı.  “Bir dünya dini olarak kabul edilmesini istedigi Bahailik hakkindaki” bu  yazısında “<a href="https://www.bilgicik.com/tag/Peygamber/" style="text-decoration: none"><font color="#000000">peygamber</font></a>e hakaret ettiği ge-rekçesiyle önce tutuklanarak iki sene  hapse mahkum edildi.” Cevdet bu makalesinde Bahailik hakkında şöyle yazıyor:</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bahailik bir din-i merhamet ve muhabbettir&#8230; Her din, merhamet ve uhuvvet  tesisi için gelmiştir. Fakat bir insan hangi dinde olarak doğdu ise o dinde  kalmasına hiç mani olmaksızın o insana, kendisini din olarak kabul ettirebilecek  bir mahiyette bir din görülmemişdir. Bu din ancak, Bahaullah’ın ve oğlu  Abdülbaha’nın va’z ve tesis ettiği din-i merhamet ve muhabbettir. Bahaullah:  “İnsanlar arasında tohum-i nifak ekmekten, gönüllere reyb ve şüphe dikenleri  dikmekten sakınınız. Selsebil-i saf-i aşkı bulandıracak, ıtır-ı muhabbeti  uçuracak birşey yapmayınız. Hayatıma kasem ederim ki, siz aşk ve muhabbet icin  yaratıldınız, kin ve nefret icin degil” diyor. Bu sübhani ve hakikaten rahmani  söz, her asırda ve bilhassa bu asr-ı insaniyette söylenmesi ve tekrar edilmesi  ve ruhlara derinden derine infaz olunması elzem olan bir sözdür&#8230; Beynelümem ve  beynelbeşer muhabbeti, merhameti, sulhu bir âyin halinde koyan ve buna lazım  gelen nur ve harareti veren bir mürşid, Hazret-i Bahaullah’tan evvel  görülmedi&#8230; Bahaullah’ın tesis, Abdülbaha’nın tanzim ve neşrettigi Bahailik  akil ile mütearız hiç bir fikri, hiç bir hükmü ihtiva etmemektedir. Yani  Bahailik ziyâ-nisâr bir hararettir. Bir hareket-i muzlime ve gayr-i muzîe  değildir. Bu seciyyesi onu cihan-ı şümul ve millel-i muhit bir âyin-i sulh ve  muhabbet olmağa doğru götürmektedir&#8230; “Mum ışık-rîzdir: damla damla cevher-i  hayatını aktırır, ta ki bu döktüğü yaşları neşr-i nur etsin. İşte bu, sizin için  bir misal-i imtisal, bir timsal olmalıdır” diyen Abdülbaha hakikaten bir meşale  gibi yanmış, binlerce meşa-leler îkad ettikten sonra başka cihanlarda yine  yanmağa gitmiştir&#8230; Fakat bu kıvılcımdan ne kadar hararet ve nur intişar  edebilir? Cihanı ısıtmak için Bahaullah’ın ruhundaki muazzam yangın lazımdır.  Tenvir etmek ve aynı zamanda ısıtmak icin yanan ruhani ve rahmani bir yangın.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">“Abdullah Cevdet’in gördüğü büyük tepkinin nedeni bizzat Sultan’ın bu olaydan  dolayı kendisine kızmasıdır”. Bu tepkiler o zamanın muhafazakâr gazetelerinden  de geldi. Cevdet mahkum edildikten “daha sonra ise giyaben verilen bu karara  itirazi sonucunda Cumhuriyet döneminde de uzun süre devam edecek olan  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-adinin-anlami-turk-ne-demektir/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Türk</font></a> basın  tarihinin en ilginç yargılamalarından birisi başladı. Abdullah Cevdet kısa  sürede olayı bir düşünce ve vicdan özgürlüğü sorunu haline getirerek bu konudan  yararlandı. Olayın bu yönünün yanısıra Bahailiğin İmparatorluk kamuoyunda geniş  biçimde tartışılmasına neden oldugu görülmektedir.” Tarihçi Şükrü Hanioğlu’na  göre Cevdet, Bahailiği  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/islamiyet-sunnilik-dunya-dinleri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">İslam</font></a> ile Materyalizm arasında bir aşama olarak  görüyordu. Hanioğlu’nun Bir Siyasal Düşünür Olarak Doktor Abdullah Cevdet ve  Dönemi kitabındaki açıklamaları şöyledir:</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">&#8220;Toplum için yeni bir ‘ethic’ (ahlak) yaratma çabaları Abdullah Cevdet’i  Bahailiği bu gö-revi ifa etmek için topluma sunmaya kadar götürmüştü. Kuşkusuz  Bahailiğin pasifizme benzeyen içeriği Abdullah Cevdet’in bu mezhebe ilgi  duymasında etkili olmuştu. Ancak, ruhban sınıfı ve ayinleri olmayan, nihaî amaç  olarak dünya çapında sulhu benimseyen bu  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Mezhep/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">mezhep</font></a> Abdullah Cevdet açısından  toplumun dinin yerine biyolojik materiyalizmi kabul etmesi sürecinde olumlu  gelişme sağlayacak bir basamak olarak kabul ediliyordu. Burada, Bahailiğin  Abdullah Cevdet açısından daha evvel İslamin saf hali düşüncesinde olduğu gibi  bir aşama olarak benimsediğini görüyoruz&#8230; Abdullah Cevdet’in bu düşüncesi  nedeniyle karşılaştığı tepkileri görmüştük. Hukukî uygulamaların dışında  Abdullah Cevdet’in gördüğü en sert eleştiriler ise gene  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/islamiyet-sunnilik-dunya-dinleri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">İslam</font></a> üleması tarafından  kendisine yöneltilmişti. Bahailiğin,  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/islamiyet-sunnilik-dunya-dinleri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">İslamiyet</font></a>le hiçbir ilgisi bulunmadığını  belirten bu eleştirilere karşılık Abdullah Cevdet, bir ‘ethic’ olarak düşündüğü  bu mezhebi İslamın olumlu içeriğiyle destekleyeceğini &#8230; açıklamasına karşın bu  çabasında başarı sağlayamadı. Zaten çok kısa bir süre sonra rejim değişikliği  Abdullah Cevdet’e bu çeşit aşamalar yerine topluma biyolojik materiyalizmi dini  ikame edecek bir kurum olarak sunma imkanı verdiğinden kendisi tekrar bu  konudaki tartışmalara dönmedi.”</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"> <font style="font-size: 15pt; font-weight: 700" color="#ff0066" face="Maiandra GD"> Günümüzde Bahailik<br />
</font><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
Günümüzde hareketi yönlendiren Umumi Adalet Evi ilk kez 1963 yılında  kurulmuştur. Hareket islam ülkelerinde ilk yıllarda oldukça baskı altında kalmış  olmasından dolayı islam ülkelerinde fazla yayılamamıştır. Bahailik özellikle  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Tanri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Tanrı</font></a> inancının oldukça zayıfladığı ve toplum düzeninin bozulduğu yerlerde  günümüzde taraftar sayısını arttırma eğilimindedir. Ülkemizde dahil olmak tüm  islam ülkelerinde Bahailik ayrı bir din olarak kabul edilmemektedir. Bu  nedenlede herhangi bir islam ülkesinde Resmi  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/ibadet/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">ibadet</font></a>haneleri yoktur. Nufüs  cuzdanında Din Hanesi olan islam ülkelerinde Bahai yazılmamaktadır. Bahailik  sapkın bir mezheo olarak tanıtılmaktadır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/islamiyet-sunnilik-dunya-dinleri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">İslam</font></a> ülkelerindeki bu tavırlara rağmen Bahailik günümüzde içlerinde ülkemizin  de bulunduğu dünyanın hemen hemen tüm ülkelerinde Bahai inancını taşıyan  topluluklara rastlanmaktadır.Ülkemizde Bahailer genelde istanbul,Ankara gibi  büyük kentlerde yaşamaktadırlar ve sayıları 20.000 civarındadır. Yaklaşık olarak  dünyada 2.000.000 civarında Bahai bulunmaktadır.</font></p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/dunya-dinleri/">»<span lang="tr">  &#8220;Dünya Dinleri&#8221; Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span></span></font></strong></p>
<p align="center"> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, &#8220;www.dunyadinleri.com&#8221;dan alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></p>
<p align="center"> <strong><font color="#808080" face="Arial"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/dunya-dinleri/" style="text-decoration: none"> <font style="font-size: 8pt" color="#ffffff">Dünya Dinleri</font></a></font><font style="font-size: 8pt" color="#ffffff" face="Arial">, </font><font color="#808080"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/dunya-dinleri/" style="text-decoration: none"> <font style="font-size: 8pt" color="#ffffff" face="Arial">Bütün Dinler</font></a></font><font style="font-size: 8pt" color="#ffffff" face="Arial">, </font><font color="#808080"> <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Din/" style="text-decoration: none"> <font style="font-size: 8pt" color="#ffffff" face="Arial">Din</font></a></font><font style="font-size: 8pt" color="#ffffff" face="Arial">, </font><font color="#808080" face="Maiandra GD"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/islamiyet-dunya-dinleri/" style="text-decoration: none"> <font style="font-size: 8pt" color="#ffffff" face="Arial">İslamiyet</font></a></font><font color="#808080" face="Maiandra GD" size="2"><font style="font-size: 8pt" color="#ffffff" face="Arial">, </font><font color="#808080" face="Maiandra GD"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/hristiyanlik-dunya-dinleri/" style="text-decoration: none"> <font style="font-size: 8pt" color="#ffffff" face="Arial">Hristiyanlık</font></a><font style="font-size: 8pt" color="#ffffff" face="Arial">, </font><font color="#808080"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/alevilik-dunya-dinleri/" style="text-decoration: none"> <font style="font-size: 8pt" color="#ffffff" face="Arial">Alevilik</font></a></font><font style="font-size: 8pt" color="#ffffff" face="Arial">, </font><font color="#808080"> <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Sunnilik/" style="text-decoration: none"> <font style="font-size: 8pt" color="#ffffff" face="Arial">Sünnilik</font></a></font><font style="font-size: 8pt" color="#ffffff" face="Arial">, </font><font color="#808080"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/budizm-dunya-dinleri/" style="text-decoration: none"> <font style="font-size: 8pt" color="#ffffff" face="Arial">Budizm</font></a></font><font style="font-size: 8pt" color="#ffffff" face="Arial">, </font><font color="#808080"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/musevilik-dunya-dinleri/" style="text-decoration: none"> <font style="font-size: 8pt" color="#ffffff" face="Arial">Musevilik</font></a></font></font></font></strong></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/bahailik-dunya-dinleri/">Bahailik – (Dünya Dinleri)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/bahailik-dunya-dinleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
