<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Budizm İnancı Dini Düşüncesi | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/budizm-inanci-dini-dusuncesi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Fri, 21 Jun 2013 14:14:09 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Budizm &#8211; (Dünya Dinleri)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/budizm-dunya-dinleri/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/budizm-dunya-dinleri/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jan 2008 14:53:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya Dinleri]]></category>
		<category><![CDATA[İslamiyet]]></category>
		<category><![CDATA[Asil Sekiz Yol]]></category>
		<category><![CDATA[Bangladeş]]></category>
		<category><![CDATA[Bhuta]]></category>
		<category><![CDATA[Buda Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Budha]]></category>
		<category><![CDATA[Budism]]></category>
		<category><![CDATA[Budistler]]></category>
		<category><![CDATA[Budizm]]></category>
		<category><![CDATA[Budizm İnancı Dini Düşüncesi]]></category>
		<category><![CDATA[Budizm Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Bütün Dinler]]></category>
		<category><![CDATA[Din]]></category>
		<category><![CDATA[Dinler]]></category>
		<category><![CDATA[Dinler Konu Anlatımı]]></category>
		<category><![CDATA[Dinlerin Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Geçmişteki Dinler]]></category>
		<category><![CDATA[Günümüzdeki Dinler]]></category>
		<category><![CDATA[Nirvana]]></category>
		<category><![CDATA[Ölü Dinler]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşayan Dinler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/budizm-dunya-dinleri/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Budizm (Dünya Dinleri) Budizm &#8216;in kurucusu Buda (Guatama, Gotama) ( MÖ.563 &#8211; 483 ) Kuzey Hindistan &#8216;da Lumbini koruluğunda doğmuş bir filozoftur. Buda “aydınlanmış” anlamına gelir. Budizm &#8216; in en güçlü yayılma dönemi Hint Hükümdarlarından Aşoka (MÖ. 273 &#8211; 236) zamanına rastlar. Aşoka zamanında Budizm &#8216; Hindistan, Seylan,Suriye,Mısır,Makedonya ve Yunanistan &#8216;a kadar yayılmıştır. Aşoka &#8216;dan [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/budizm-dunya-dinleri/">Budizm – (Dünya Dinleri)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font face="Maiandra GD"><font color="#0099cc"><span style="font-size: 30pt; font-weight: 700">Budizm<br />
</span> </font><font color="#c0c0c0"><span style="font-size: 15pt; font-weight: 700"> (Dünya Dinleri)</span></font></font></p>
<p align="justify">  <font face="Maiandra GD" size="2">Budizm  &#8216;in kurucusu Buda (Guatama, Gotama) ( MÖ.563 &#8211; 483 ) Kuzey Hindistan &#8216;da Lumbini  koruluğunda doğmuş bir filozoftur. Buda “aydınlanmış” anlamına gelir. Budizm &#8216;  in en güçlü yayılma dönemi Hint Hükümdarlarından Aşoka (MÖ. 273 &#8211; 236) zamanına  rastlar. Aşoka zamanında Budizm &#8216; Hindistan, Seylan,Suriye,Mısır,Makedonya ve  Yunanistan &#8216;a kadar yayılmıştır. Aşoka &#8216;dan sonrada yeni Krallar Budizm &#8216;e  girmiş yayılmasını sağlamış hatta Çin,Moğolistan ve Japonya &#8216;nın ileri gelen  devlet adamlarının Budizm &#8216;e hizmet etmesini sağlamışlardır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Budizm &#8216; MS 1.yy Türkistan , 4. yy da Kore , 6.yy da Japonya ve 7.yy da ise  Tibet &#8216;te yayılmaya başlamıştır. Günümüzde Güney,Doğu;Güneybatı ve Orta Asya &#8216;da  çok sayıda taraftarı olan Budizm &#8216; Avrupa ve Amerika &#8216;da da yayılmaya ve  taraftar bulmaya başlamıştır </font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
</font><strong> <font style="font-size: 15pt" color="#ff0066" face="Maiandra GD">Budizm &#8216;de  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/inanc/" style="text-decoration: none"> <font color="#ff0066">inanç</font></a> ve  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/ibadet/" style="text-decoration: none"> <font color="#ff0066">ibadet</font></a></font></strong></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
Budizm &#8216;de inancın temeli “ Buda &#8216;ya sığınırım, Dhamma &#8216;ya (dine,doktrine)  sığınırım, Sangha &#8216;ya sığınırım (Rahipler  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Cemaat/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Cemaat</font></a>i,dünyanın en eski bekar  rahipler topluluğu)” cümlesi oluşturur.Bunlardan birini inkar eden kişi budist  sayılmaz ve Budizm &#8216;e girmek için yukarıdaki cümleyi söylemek gerekir. Sangha  &#8216;ya giren rahip ve rahibeler evlenemezler.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Budizm &#8216; de mabetlere “Vihara” denir. Budistler Karma- Ruhgöçü &#8216;ne inanırlar.  Vihara da ayda 2 kez bir araya gelen rahipler yaptıkları hataları itiraf ederek  benliklerini öldürürler. Bazı dinlerde olduğu gibi Budizm &#8216;de de bir kurtarıcı  bekleme inancı vardır. Kurtarıcının isma Metteya veya Maitreye &#8216; dir.  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/inanc/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">inanç</font></a>larına göre Metteya tüm dünyayı düzeltmek olarak gelecek ve Buda &#8216; nın  tamamlayamadığı dini tamamlayacaktır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><a href="https://www.bilgicik.com/tag/ibadet/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">ibadet</font></a> Stupa denilen mabetlerde yapılır. Stupalar helezoni yapıda inşa  edilmiştir.  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/ibadet/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">ibadet</font></a> için Stupaya giren Budist önce Buda &#8216;nın heykeline saygı  gösterisi yapar; O &#8216;na çiçek ve tütsü sunar, Budistler kendi evlerinde de bir  köşede korudukları Buda heykeline tazimde bulunarak,<a href="https://www.bilgicik.com/tag/ibadet/" style="text-decoration: none"><font color="#000000">ibadet</font></a> ederler.  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/ibadet/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">ibadet</font></a>lerinde klişeleşmiş dua ve söz yoktur.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Budizm &#8216;in  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Kutsal/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">kutsal</font></a> ziyaret yerleri ;<br />
Budanın doğum yeri( Lumbin)<br />
Aydınlanma yeri (Bodhi Gaya)<br />
Buda &#8216; nın ilk vaaz verdiği geyik parkı (Sarnarth &#8216;da)<br />
Buda &#8216;nın öldüğü Uttar_Prades şehri,<br />
Ganj nehri </font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<table style="border-collapse: collapse" align="left" border="0" bordercolor="#111111" cellpadding="0" cellspacing="0" height="250" width="250">
<tr>
<td height="267" width="173"><center><!--adsense#reklam_250x250--></center></td>
</tr>
</table>
<p align="left"><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
</font><strong> <font style="font-size: 15pt" color="#ff0066" face="Maiandra GD"> <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Kutsal/" style="text-decoration: none"> </a></font></strong></p>
<p align="justify"><strong><font style="font-size: 15pt" color="#ff0066" face="Maiandra GD"><a href="https://www.bilgicik.com/tag/Kutsal/" style="text-decoration: none"><font color="#ff0066">Kutsal</font></a>  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/roman-ozetleri-turk-ve-dunya-edebiyatindan/" style="text-decoration: none"> <font color="#ff0066">Kitap</font></a><font style="font-size: 15pt" face="Maiandra GD">ları</font></font></strong></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
Budistler Buda &#8216;nın vaazlarının Pali &#8211; Kanon adlı bir  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/roman-ozetleri-turk-ve-dunya-edebiyatindan/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">kitap</font></a>ta toplandığına ve  400 yıl kadar sözlü olarak nesilden nesile aktarıldığına inanırlar. Budizm &#8216;in  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Kutsal/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">kutsal</font></a> kitabı üç sepet anlamına gelen “Tripitaka veya Tipitaka &#8216;dır”.Tripitaka  da; Vinaya Pitaka, Sutta Pitaka, Abhidhamma adlı bölümler bulunur.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/roman-ozetleri-turk-ve-dunya-edebiyatindan/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">kitap</font></a>larda rahip ve rahibelerle ilgili kurallar, ayin usulleri,  beslenme,giyinme, Buda &#8216;nın hayatı,konuşmaları,vaazların yorumu,Budizm &#8216;  felsefesi vb ayrıntılı bir şekilde anlatılır.<br />
</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><strong> <font style="font-size: 15pt" color="#ff0066" face="Maiandra GD">Budizm &#8216;de  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Mezhep/" style="text-decoration: none"> <font color="#ff0066">Mezhep</font></a>ler</font></strong></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
Budizm &#8216; başlıca iki büyük mezhebe ayrılır: 1- Hianayana , 2- Mahayana</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>1 &#8211; Hinayana (Küçük Araba):</strong> Kişinin kendisini kurtarmasını esas aldığı  için böyle isimlendirilmiştir. Bu  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Mezhep/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">mezhep</font></a> Seylan ve Güney Asya &#8216;da yayılmıştır.  Mensupları saf Budizm &#8216;e yani Budanın asıl telkinlerine kendilerinin muhatap  olduklarını iddia ederek Mahayana koluna bağlı olanları sapkınlıkla suçlarlar</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>2 &#8211; Mahayana ( Büyük Araba): </strong>Toplumu bir bütün halinde ele alarak  herkesin kurtuluşa ermesini amaç edinmişlerdir. Onlara göre Budizm &#8216;, herkese  cevap vermeli, herkesin ihtiyaçlarını gidermeli, doktrinleri basitleştirerek  halkın anlayacağı bir seviyeye getirilmelidir. Budizm &#8216;in bu kolu başka din ve  doktrinlerden yararlanmakta sakınca görmez. Bu mezhebe göre Nirvanayı  gerçekleştiren herkes Buda unvanını alır. Ve ihtiraslarının esiri olarak dünya  zevklerinin arkasından koşmaz. Mahayana mensupları,”hata yapabilirim” diye  faaliyetleri askıya almanın karşısındadır. “Bu yüzden pişmanlık duymaya lüzum  yoktur” derler Mahayana &#8216;ya bağlı kişi kendini kurtuluşa hazırlayabilmek için şü  hususlara dikkat etmek zorundadır:</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Cömertlik<br />
Olgun manada bilgelik<br />
Budizm &#8216;in ahlak kurallarına bağlılık<br />
Meditasyon<br />
Karşılaştığı olumsuzluklara sabır göstermek<br />
Hiç usanmadan sürekli bir gayret içinde olmak</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu sayılan özellikleriyle Mayayana Budizm &#8216;i dünyanın bir çok bölgesinde yayılma  imkanı bulmuş,adeta misyonerli bir hüviyet kazanmıştır<br />
</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
</font><strong><font style="font-size: 15pt" color="#ff0066" face="Maiandra GD">Buda  ve Öğretisi</font></strong></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Buda &#8216;nın öğretisinin baslıca özelliği; Buda &#8216;nın aydınlanma sonucu bulmuş  olduğu gerçekleri birer dogma olarak sunacak yerde aydınlanma yöntemini  öğretmeyi ve böylelikle yöntemi öğrenen kimselerin kendi çabalarıyla bu  gerçekleri kendilerinin bulup yasantısal deneyimle doğrulamalarını öngörmesi,  Budalık yolunu herkese açık tutmasıdır. Buda &#8216;nın yasadığı dönemde Budizm &#8216; bir  din, Buda da bir  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Peygamber/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">peygamber</font></a> değildi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Şimdiye dek her geliş gidişsimde, içinde hapis olduğum, Duyularla duvaklan mis  bu evin, Yapıcısını aradım durdum. Ey yapıcı! Simdi seni buldum. Bir daha bana  ev yapmayacaksın, Bütün kirişlerin kirildi, payandaların çöktü. içimde Nirvana &#8216;nın  suskunluğundan başka bir şey kalmadı Tutkuların, isteklerin biçimlediği  yanılgıdan kurtardım kendimi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Öğretide 4 temel gerçek vardır: Yaşamda ıstırap vardır; ıstırabın bir nedeni  vardır; bu neden yok edilirse ıstırapta yok edilmiş olur; bu nedeni yok etmeyi  sağlayan bir yol, bir yöntem vardır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>1.Istırap (DUKKHA) ve Yaşamın 3 özelliği:</strong> Dört okyanusun suyu mu daha  çoktur, yoksa sizlerin inleye sızlaya sürdürdüğünüz bu yolculukta sevdiğiniz  istediğiniz şeyleri elde edememek, sevmediğiniz istemediğiniz şeylerden  kaçınamamak, istediğiniz şeylerin istediğiniz gibi olmaması, istemediğiniz  şeylerin istemediğiniz biçimde olması yüzünden akıttığınız göz yaşları mi daha  çoktur? Ananızı,   <font color="#000000">baba</font>nızı yitirmek, kardeşlerinizi, kızınızı yitirmek, malinizi,  mülkünüzü yitirmek&#8230; Bu uzun yolculukta tüm bunlara katlandınız ve dört  okyanusun suyundan daha çok göz yaşı akıttınız.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Buda ıstırap için dukkha sözcüğünü kullanıyordu. Anlamı; ıstırap, üzüntü, tasa,  keder, maddesel veya ruhsal sağlıksızlık, uyumsuzluk, tedirginlik, doyumsuzluk,  yetersizlik, sürtüşme, çelişki yani olumsuz ruh durumları&#8230; Buda &#8216;nın  gözlerimizi açmaya çalıştığı gerçek daha çok ıstıraptan korunmak, kurtulmak için  izlediğimiz tutumdaki yanlışlarımız, yanılgılarımız. Herkes yaşamda Istırabın  olduğunu biliyor, ama yaşamda Tatlı anlar, hoş ve zevkli olan şeyler olduğunu,  haz ve zevkin ıstırabı dengeleyebileceğini düşünüp bu anların beklentisi içinde  ıstıraba katlanabiliyor. Buda &#8216;ya göre yanılgı işte burada. Buda kaynağı  dışımızda olan şeylerden elde ettiğimiz haz ve zevkin ıstırabın asil nedeni  olduğunu göstermeye çalışıyordu. Yanılgının dünyanın bu geçiciliğine gözlerimizi  kapamak, geçici olan, kalıcı olmayan şeylere tutunmaya çalışmaktan geldiğini,  dünyayı gerçek böylesiliği, yapısıyla görememekten kaynaklandığını söylüyordu.  “Sevdiğimiz hiç bir şey yok ki, bir gün gelip ya onlar bizden, ya biz onlardan  ayrılmayalım.” </font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Buda yaşamı gerçek boyutları içinde kavrayabilmemiz için yaşamın birbiriyle  ilgili 3 özelliğinin üzerinde ısrarla duruyordu: Dukkha &#8211; Istırap Bir arada  bütünleşmiş, bileşmiş, oluşmuş hiç bir şey değişimden, çözülüp dağılmaktan  kurtulamaz. Yanılgı değişim içinde olan, geçici olan şeylere sanki hiç  değişmeyeceklermiş, sanki kalıcı şeylermiş gibi tutunmaya, sarılmaya  çabalamaktan geçiyor. Oysa elde etmek istediğimiz şeyi elde edene kadar o şey  değişiyor, koşullar değişiyor, bu arada biz kendimiz de değişiyoruz.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Buda &#8216;nın amacı dünyayı ne olduğundan daha kötü ne de daha iyi göstermekti. Onu  olduğu gibi iyi ve kötü yanlarıyla, kendimizi hiç bir yanılgıya, yanılsamaya  kaptırmadan bütünlüğü içinde gerçek böylesiliğiyle görmemizi sağlamaya  çalışıyordu. Istırabın dünyayı olduğu gibi içimize sindirememekten, dünyadan  verebileceklerini değil de daha çoğunu beklememizden, istememizden  kaynaklandığını anlatma çabası içindeydi. Kötü olan yaşam değil, ona arsızca  yapışmaya çabalamaktan, ondan verebileceğinden çoğunu istemekten gelen  ıstıraptır. akıp giden yasamla birlikte karşı koymadan, direnmeden akıp  gitmesini öğrenmek, dönüsü olmayan bir akis içinde olduğumuzun, yaşamın tek bir  aninin bile ikinci kez yaşanmasının olanaksızlığını içten içe kavramak, her  saniyenin tadını bilecek biçimde yaşamın sevinçle, kıvançla, coşkuyla  kucaklanmasına yol açabilir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Mutluluğun ertelenmesinin de, para biriktirir gibi haz ve zevk biriktirmenin de  olanaksızlığı iyice anlaşılabilir. Acaba yaşamda kendimize sığınak  yapabileceğimiz Istırabın güçsüz kaldığı, etkisinin azaldığı bir yer, bir zaman  var mi? Budizm &#8216; olduğunu savunuyor. Bu an ve burası&#8230; Hiç bir şeyin öteki  şeylerden ayrı bir kendiliği, ayrı kalıcı bir benliği olamaz. Istırabın asil  nedenini aradığımız, kökenine indiğimiz zaman hiç bir kuşkuya yer bırakmayacak  biçimde karşımıza çıkan sorumlunun, bir yandan istek ve tutkularımızı besleyip  kışkırtan den Başka birisi olmadığını görüyoruz. “Benim güvenim” ”Benim görevim”  ”Benim sorumluluğum” ”Benim başarım” ”Benim param” ”Benim isteklerim” ”Benim  heveslerim” ”Benim öldükten sonra ne olacağım” ”Benim öldükten sonra da var olma  doyumsuzluğumdan gelen sorunlarım” Nedir bu ben?</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Buda insan varlığında geçici olmayan değişmeden kalan, dayanıklı bir öz, tözel  bir nitelik olmadığını göstermeye çalışıyordu. Bir gövde doğar, büyür, yaşlanır,  ölür, çözülür, sürekli değişim içindedir. Bir kimse kolunu, bacağını yitirse de  ne azalır, ne de küçülür. Öyleyse insanin gövdesinde olamaz. duygularımızda da  olamaz. Çünkü onlar değişse de gene olduğu gibi kalır. duyu organlarımızdan  gelen algılarımız da olamaz. önceki düşüncelerimiz, kararlarımız, eylemlerimizle  biçim almış eğilimlerimiz de olamaz. ayırt edici bilincimizde de olamaz. Bu beş  kümede toplanan bedensel ve ruhsal varlığımız gövdemiz, duygularımız, duyu  organlarımızdan gelen algılarımız, önceki düşüncelerimiz, kararlarımız ve  eylemlerimizle biçim almış eğilimlerimiz, karakter özelliklerimiz, ayırt edici  bilincimizin bir araya gelmiş olmasından da oluşmuş olamaz. Çünkü bunlardan  hiçbirisi i içermiyorsa o zaman besinin bir araya gelmesi de beni oluşturmaz. O  zaman geriye değişmeden kalan tek bir şey kalıyor. Ad&#8230; Ben &#8216;e verilen özel ad.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Milanda Panha adli  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/roman-ozetleri-turk-ve-dunya-edebiyatindan/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">kitap</font></a>tan: Kral Bilge Nagasena &#8216;ya seslenmiş: “Ustam kimsin,  adini söyler misin?” “Bana Nagasena diyorlar. Ama bu yalnızca bir ad,  adlandırmaktan, belirtmekten Başka şeye yaramayan, bir deyim, bir sözcük, içinde  bir kimlik, bir benlik yok. Bir ad, bir lakap, bir işaret, yalın bir sözden  Başka bir şey değil. Kral inanmaz ve sorular sorar. “Nagasena bu saçlar midir?”  “Hayır büyük kral” &#8230; “Duygu ve coşkular midir Nagasena?” “Hayır büyük kral”  Nagasena kraldan arabayı tanımlamasını ister. “Tekerlek, dingil, ok, sandık ve  kollar bir arada olunca arabadan söz edilir. Araba yalnızca bir ad,  adlandırmaktan, belirtmekten Başka bir ise yaramayan bir deyimden Başka bir şey  değil.” “Evet kralım. Benim de saçlarım, derim, &#8230; ad ve bedenim, duygularım,  algılarım, geçmiş eylemlerimle biçim almış karakter özelliklerim, ayırt edici  bilincim bir araya gelince Nagasena adi veriliyor. Ama kimlik, benlik söz konusu  olunca burada öyle bir şey yok. Nasıl arabanın beş bölümü bir araya gelince  araba diyorlarsa, beş katışmaç bir araya gelince de bir kimden bir den bir  özneden söz ediliyor. Buda diyor ki: Ne ben &#8216;in, ne de ben &#8216;e ilişkin kalıcı bir  şeyin varlığından söz edilebilir. Ben, ben olarak gelecekte de var olacağım,  benim sürekli değişmez bir benliğim var, savında bulunmak hatalıdır. Ben  düşüncesini yok etmeli, benlikle kurumlanmak yanılgısını yenmelidir. Buda &#8216;nın  görüsüne göre “ben”, insanin hem bedensel hem de ruhsal varlığını oluşturan bu  beş kümenin bir arada ve birlikte, sürekli bir akis, sürekli bir değişim içinde  olusunun ortaya çıkardığı bir görüngü, bir olgu, insani çevresinden ayrı bir  varlık olarak ayırt etme, özerk bir biçimde hareket etme durumundan köklenen bir  yanılgı, bir yanılsamadan Başka bir şey değil. ayırt edici bilinç ise karışıp  dünyayı ben ve ben olmayan diye ikiye bölünce bu ben yanılgısı kendiliğinden  ortaya çıkıyor. Aslında bilincin ayırt etmeden, seçmeden, bölmeden bütünü  kavrama olanağı da var.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Ben &#8216;in var olma doyumsuzluğundan kaynaklanan ve ölümün sinirini aştığına  inanılan uzantısına verilen ad &#8216;sa ruhtur. Budizm &#8216;de Öz varlık yoktur. Buda  ben-ruh yanılgısını sergilemek istiyor. Bir kez ben-ruh yanılgısı oluştu mu  bütün varlığımızı sarıyor, bilincimizin özgürce çalışma etkinliği engelleniyor,  onun bitmez tükenmez istekleri nasıl yaşamı çekilmez bir hale koyuyor,  sorunlarımız yaşamla bile sınırlı kalmıyor, ölümden sonrası ile ilgili sorunlar  da gündeme girdiğinden onlar da kaygı ve üzüntü konusu olmaya başlıyor. Buda ben  &#8216;i kurtarmaya değil, bizi ben &#8216;den kurtarmaya çalışıyordu. Ölümsüzlüğe erişmek  için tek bir yol olduğunu savunuyordu. Öncesizden sonsuza uzanıp giden varoluş  zincirinin içindeki yerimizi bulmak, evrensel yaşam ırmağının içimizden  aktığının, yaşam gücünün bizim burun deliklerimizde, bizim ciğerlerimizde nefes  alıp verdiğinin bilincine erişmek&#8230;.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>2. Nedensellik Çemberi- bağımlılık ve Özgürlük- Ka:</strong> Buda &#8216;ya göre varolan  her şey nedenselliğin bir sonucu olarak vardır, boşluktan yokluktan oluşan bir  evrende nedenselliğin döngüsüne takılan yokluk varlığa dönülür, her neden bir  sonucu, her etki bir tepkiyi zorlar. Evrenin değişmez yasası nedensellik (Karma)  yasasıdır. Ne başlangıcı ne de sonu olan evrende egemen olan yalnız doğa  yasalarıdır. Buda böylelikle  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Tanri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Tanrı</font></a>ların görevini yasalara yüklemiş,  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Tanri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Tanrı</font></a>ları  gereksizleştirmişti. Değil mi ki insanin geleceğini belirleyen nedenlerin  zorladığını sonuçlardır, öyleyse insanin kendi eylemlerinin sonuçlarından kaçıp  kurtulması olanaksızdır. Bir çocuğun anasından beklediği gibi  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Tanri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Tanrı</font></a>ların bize  sevecenlik göstermelerini, bizi bağışlamalarını bekleyemeyiz. Eylemlerimizin  sonuçlarından kurtulmanın bir yolu varsa, onu ancak kendi çabamızla kendimiz  bulmalıyız.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">On iki halkalı kapalı bir zincir olarak temsil edilen nedensellik yasası:</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>1. </strong>Yanılgı yanlış düşüncelere yol açıyor.<br />
<strong>2. </strong>Bu düşünceler eğilimlere, karakter özelliklerinin biçimlenmesine ortam  hazırlıyor.<br />
<strong>3. </strong>Buradan da bilinç oluşuyor.<br />
<strong>4.</strong> Bilincin bentle ben olmayanı ayırt etmesinden özne nesne ikiliği, ad  ve beden ortaya çıkıyor.<br />
<strong>5. </strong>Bundan altı duyu alanı gelişiyor.<br />
<strong>6.</strong> Bu altı duyudan dolayı duyularla nesneler karşılaşıyor.<br />
<strong>7. </strong>Bu karşılaşmadan hoşlanma, hoşlanmama gibi duygular oluşuyor.<br />
<strong>8.</strong> Bu duygular isteklere, tutkulara dönüşüyor.<br />
<strong>9.</strong> istekler, tutkular bağımlılığa, insanin isteklerinin, tutkularının  tutsağı olmasına, bireysel yaşam isteğine yol açıyor.<br />
<strong>10.</strong> Bundan da oluşuma bağımlılık ortaya çıkıyor.<br />
<strong>11.</strong> Oluşum doğuşa<br />
<strong>12.</strong> Doğuşsa ihtiyarlık ve ölüme, ıstıraba, tedirginlik ve umutsuzluğa yol  açıyor. Buradan da gene yanılgı çıkıyor ortaya. Buda &#8216;nın yanılgıyı dizinin en  başına koymasının nedeni olasılıkla bu döngüden tek çıkış yolunun bu halka  olmasıyla açıklanabilir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">istekleri, tutkuları kışkırtan yanılgıdır ana yanılgıyı besleyen de gene  istekler ve tutkulardır. Kökünü yanılgıdan alan düşünceler, karar ve eylemlere  dönüşüyor. Düşüncelerimiz kararlarımızı, kararlarımız Eylemlerimizi belirlerken,  eylemlerimiz de kararlarımızı etkileyip zorluyor. Her düşünce sonrakileri  sınırlıyor. Biz kez tam bir özgürlük içinde bir şey düşünmüş olabileceğimizi  varsaysak bile, ondan sonraki düşüncelerimizde ayni oranda özgür olamayacağımız  açık. Giderek özgürlük alanı kısıtlanıp daralıyor&#8230; Şu anda ne olduğumuzu  belirleyen dünkü düşüncelerimizdir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu gün kafamızdan geçen düşüncelerse yarinki yaşamımızı biçimliyor. Yaşamımız  kesinlikle zihnimizin yaratısıdır. Budist metinler dört tür bağımlılıktan söz  ediyorlar.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>1.</strong> isteklerden, tutkulardan gelen bağımlılık<br />
<strong>2. </strong>Yanlış görüşler, kanılardan kaynaklanan bağımlılık<br />
<strong>3.</strong> Erdemli bir yaşamla ve kurallara tıpatıp uygun davranmakla kurtuluşa  erişilebileceğini sanmaktan gelen bağımlılık<br />
<strong>4. </strong>Sürekli ve değişmez bir ben &#8216;in varlığına inanmaktan gelen bağımlılık  isteklerimizin tümüne yakın bir bölümü toplumun yapay olarak yarattığı gereksiz  şeyler.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Örneğin toplum bizi zeki bir adam gibi görünmeye isteklendiriyor. Çevremizde  beğenilen bir kimse olmak bize nelere mal oluyor ? Bunun karşılaştırmalı bir  hesabini yapabilmiş olsak, harcadığımız bunca çaba, üzüntü, sıkıntıya  değmeyeceğini anlayacaktık. Başka insanların önüne geçememek, Başka insanlara  üstün olamamaktan gelen ezikliklerin ardında hep ben yanılgısı yatıyor ama bu  ben yanılgısını besleyen de toplumun özendirici etkisi. Bir kere gözümüzü açıp  ta bu koşturmacanın amaçsızlığını, anlamsızlığını görebilsek, bu koşullanmalar,  biçimlenmeler etkisini yitirecek, ve bağımlılık da ortadan kalkacak. O zaman  ıstırap yerini özgürlüğümüzü yeni bastan kazanmış olmaktan gelen aşkın bir  mutluluk duygusuna bırakacak, nedensellik döngüsünden kendimizi kurtarmış, daha  doğrusu döngüyü ters yöne çevirmeyi başarmış olacağız insan kendini yanılgıdan  nasıl kurtarır? Bu sekiz basamaklı yolla mümkündür. Yanılgıdan kurtaran bilgiye  çıkarımcı düşünceyle varılamaz. Çünkü bu tür düşüncede özgürlük yoktur. Budizm &#8216;  görüsüne göre, bizi yanılgıdan kurtaracak bilgiye ancak sezgiyle erişilebilir.  insan yanıldığını, yanilmadigini; aldatılmadığını, aldatılmadığını; sevildiğini,  sevilmediğini ancak sezgiyle anlayabilir. Uyanan kimse karmanın elinde eli kolu  bağlı bir oyuncak olmaktan kendini kurtarmış olur. Koşullanmaya, biçimlenmeye  bütünüyle karşı koyabilecek bir insan yok bu dünyada. Yanında yada karşısında  tutum almakla her zihnini sınırlamış oluyor. Bizi düşündüğümüz gibi düşünmeye,  davrandığımız gibi davranmaya iten ön koşullar, düşünsel yada duygusal  zorunluluklar var. Uyanınca bu zorunluluğu fark etmiş oluyoruz ve zorunluluk  olmaktan çıkıyor. Bu yüzden de karma değiştirilemez bir alın yazısı sayılmaz,  uyanan kimse karmanın bağlarını da koparmış olur. Eylemlerimiz er geç bize geri  döner.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Her eylemin iyi yada kötü sonuçları eninde sonunda eylemi yapana ulaşır. Buda,  kalıcı olan bir yaşamdan öbürüne aktarabileceğimiz, şu gövdemiz içinde saklanan  bir şey olamayacağını anlatmaya çalışmıştı Öyleyse gene doğumla söz edilmek  istenen neydi? Buda &#8216;ya göre bir yaşamdan ötekine aktarılan ben yada ruh değil,  yalnızca eylemlerimizin zorladığını nedensel sonuçlardır. Bu senin gövden de  değil, Başka birisinin gövdesi de değil. Ona geçmiş eylemlerin (karma) ürünü  gözüyle bakmak daha doğru olur. Önceki bir yaşamda yaptıklarımın ödülü ya da  cezası da değil. Ben nedensellik zincirinin bir zorunluluğu olarak varım.  Eylemlerin bir sürekliliği var ama ben &#8216;in de bilincin de sürekliliği yok. Buda  &#8216;nın dilinde doğum ölüm döngüsü, yaşamların önceki yaşamların etkisiyle  biçimlendiğini anlatmaktan öte bir anlam taşımıyordu.<br />
</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"> <font style="font-size: 15pt" color="#ff0066" face="Maiandra GD"><strong>3. Nirvana</strong></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Nirvana, Batı &#8216;da genelde anlaşıldığı gibi ölümden sonra değil, burada ve şu  anda gerçekleştirilebilecek bir ruhsal durumdur. istek ve tutkuların yok olması,  Istırabın etkili olmayacağı bir iç barışa, iç suskunluğa, aşkın bir Mutluluğa  erişmektir. Nirvana &#8216;ya erişme isteği de dahil olmak üzere tüm istek ve tutkular  bırakılmadan, olanla, gelenle yetinmekten gelen iyimser bir yetingenlik  kazanılmadan Nirvana gerçekleştirilemez. Nirvana &#8216;yı gerçekleştiren kimse bir  yandan da günlük yaşamını normal haliyle sürdürüyor. Eylemlerinin bir takım  nedensel zorunluluklar (karma) yaratmaması da olanaksız elbette. Nirvana &#8216;ya  erişen kimselerin tek farkı, bu zorunlulukların dışında kalmayı başarabilmesi.  Eylemlerinde beğenilmek, beğenilmemek gibi bir güdü etkin olmuyor, yaptığı  islerden alkış beklemiyor, basarı ya da kazanç onu fazla sevindirmediği gibi  başarısızlık ya da yitim de fazla üzmüyor. Kuskusuz acı da çekiyor ama bunlara  bilgece katlanmasını, olayların doğal akımına boyun eğmesini de biliyor. Ben &#8216;i  aşınca bütünle bütünleşiyor.. Yarinin getireceklerine kaygısız, ben &#8216;in  doyumsuzluğundan gelen bütün sorunlara sırtını çevirmiş, şu yaşam nasıl  yaşanmalıysa öyle yaşamaya başlıyor. Özgürlük, coşku, aşkın mutluluk içinde,  akıp gitmekte olan yaşam ırmağı içindeki yerinin bilincine erişiyor.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Buda &#8216;nın öğretisi, bir yandan ben &#8216;i yokumsarken öbür yandan da bireyciliği en  ileri götürmüş olan öğretidir. insanin toplumun kendisine giydirdiği kişiliksiz  kişilikten soyunup gerçek varlığıyla baş başa kalınca gerçeği olduğu gibi  özümleyecek bir yeteneğe sahip olabileceğine inanıyordu. Buda ölümden sonra ne  olduğuyla ilgili sorulara yanıt vermek istemiyordu. Böyle bir soruyla  karşılaşınca ya susuyor, ya da söyle diyordu: Göğsünüze zehirli bir ok saplanmış  olsa, oku çıkartmaya çalışacak yerde, oku atanın kim olduğunu, hangi kasttan,  hangi soydan geldiğini, boyunu boşunu, oku atmaktaki amalini falan mi  araştırmaya kalkardınız? Ben bir şeyi açıklamıyorsam bırakın açıklanmamış olarak  kalsın. Peki neden açıklamıyorum? Çünkü o şeyin açıklanması size hiç bir yarar  sağlamayacaktır da ondan. Çünkü bu sorulara yanıt aramak ne aydınlanmanıza, ne  bağımlılıktan kurtulup özgürlüğünüzü kazanmanıza, iç suskunluğuna, gerçeğe  ermenize, Nirvana &#8216;ya erişmenize katkıda bulunabilir. Buda öğretisinde hiç bir  dogma, iç yaşantıyla doğrulanamayacak hiç bir  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/inanc/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">inanç</font></a> getirmemeye özen  göstermiştir. Varoluş, devingen gücünü nedensellikten alan sürekli bir oluşum,  değişim sürecinden Başka bir şey değildir; varoluşun ardında Durağan bir öz,  tözel bir nitelik yoktur. Budizm &#8216;de tözsüz, öz varlıksız bir nedensellik  vardır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><strong> <font style="font-size: 15pt" color="#ff0066" face="Maiandra GD">4.Sekiz  basamaklı yüce yol</font></strong></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
-Tam görüş</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">-Tam anlayış Bu basamaklar kendimizi de, dünyayı da olduğu gibi, gerçek  böylesiliğiyle görmeyi, adların biçimlerin gizlediği temel gerçeğin, her şeyin  ıstırap, her şeyin oluşum, değişim içinde olduğu, kalıcı bir ben &#8216;in, değişmeyen  bir tözün olmadığını anlayışına ulaşmayı amaçlıyor.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">-Doğru sözlülük</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">-Tam davranış Bu basamak, özgür istencinizin ürünü olan, içten geldiği için, hiç  bir amaç gütmeden yapılan davranıştır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">-Doğru yaşam biçimi Yaşamını sağlamakta doğruluktan ayrılmamak, kendine yetecek  olandan çoğunu elde etmeye çalışmamaktır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">-Tam çaba, tam uygulama Her şeyin tam bir özenle, eksiksiz yapılmasıdır. Bir  Budist &#8216;in oturması, kalkması bile büyük bir dikkatle yapılmalıdır. Zihnini  bencil düşüncelerden arıtmak sürekli bir uğraş olmalıdır. Zihnin arıtılması,  bencil düşüncelerden ayıklanması dört yüce duygunun yüzeye çıkmasına olacak  sağlar: Sevecenlik, acıma, sevgi, yan tutmama.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">-Tam bilinçlilik</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">-Tam uyanıklık</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu basamaklar meditasyonla ilgilidir. Meditasyon Batı &#8216;da anlaşıldığı gibi derin  derin düşünme değil, düşüncenin aşılmasını, çıkarımcı düşünceden arıtılmış bir  zihinle, salt bilinçli olmayı amaçlayan bir yöntem. Tam bilinçlilik, tüm  duyumların, duyguların, düşüncelerin ruhsal durumların ardında olacak biçimde  bir alicilik, bir uyanıklık durumunu sürdürmektir. Algının kapıları öylesine  temizlensin ki, her algı hiç bir engelle karşılaşmadan bilince ulaşabilsin.  Sözcükler de bilinçle yaşantı arasına giren bir engel oluyor çoğu kez.  Sözcüklerden oluşan düşünceler durmadan bizi, iyi kötü, hoşa giden hoşa gitmeyen  gibi ayrımlar yapmaya, yargılara varmaya kışkırtıyor. Artık dünyayı olduğu gibi  değil, kurgularla, soyutla, soyutlamalarla yani sözcüklerle dünyayı kavrıyoruz.  Gerçeğin sözcüklerle kavramlarla değil, ancak yaşantıyla kavranabileceğini  savunan Budizm &#8216; sözcüklere, kavramlara tutsak olmak yerine onları tam olarak  denetim altına almak istiyor.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Budist meditasyonun özü nefes alıp verdiğinin ayırdında olmakla başlayan yaygın  dikkattir. insan nefes alıp verdiğine duyarlı olunca yaşadığının da farkında  oluyor, geleceğe ya da geçmişse değil, kendini şu ana ayarlıyor, şimdide  yaşamaya başlıyor, duyulara daha duyumlu, duygulara daha duyarlı oluyor;  kendinden kopuk, kendinden habersiz yaşamaktan kurtarıyor kendini, yaşamla da  kendiyle de bütünleşiyor. Bu uygulamada yol almış kimse gövdesinde kendi  istencine bağlı olmadan bir nefes alıp verme işleminin sürüp gittiğine duyarlı  olmaya başlıyor. Bu yaşamsal bir yaşantı olarak kendini açığa vuruyor, ve bu  izlenim insanda iç barış, esenlik ve Mutluluğun oluşmasına yol açıyor. Artık  zihindeki karmasa yatışmıstır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Buda &#8216;nın meditasyon yöntemi öyle dalıp gitmeyi kendinden geçmeyi değil, tersine  sürekli uyanıklılığı, sürekli bilinçli kalmayı gerektiriyor. Tam bilinçlilik  gerçekleşince tam uyanıklık kendiliğinden gelir. Burada tüm ikilikler yok olur;  düşünenin düşünceden, bilenin bilinişten, öznenin nesneden kopukluğu diye bir  şey kalmıyor; zihinle yaşantı arasındaki bölüntü kalkıyor. Bütün bu ayrımların  yaşantıyla ayırt edilecek somut bir gerçekliği olmadığını, bunların akıl yoluyla  varılmış çıkarımlar olduğunu fark ediyorsunuz. Size “bu benim, bu da benim  düşüncem” yada “gören benim, bu da gördüğüm şey” diye ayrım yapmanıza olanak  veren şeyin bir gözlemden daha çok, sözcüklerin ve mantığın aracılığıyla elde  edilmiş bir kuramdan Başka bir şey olmadığını anlıyorsunuz.</font></p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/dunya-dinleri/">»<span lang="tr">  &#8220;Dünya Dinleri&#8221; Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span></span></font></strong></p>
<p align="center"> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, &#8220;www.dunyadinleri.com&#8221;dan alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></p>
<p align="center"> <strong><font color="#808080" face="Arial"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/dunya-dinleri/" style="text-decoration: none"> <font style="font-size: 8pt" color="#ffffff">Dünya Dinleri</font></a></font><font style="font-size: 8pt" color="#ffffff" face="Arial">, </font><font color="#808080"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/dunya-dinleri/" style="text-decoration: none"> <font style="font-size: 8pt" color="#ffffff" face="Arial">Bütün Dinler</font></a></font><font style="font-size: 8pt" color="#ffffff" face="Arial">, </font><font color="#808080"> <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Din/" style="text-decoration: none"> <font style="font-size: 8pt" color="#ffffff" face="Arial">Din</font></a></font><font style="font-size: 8pt" color="#ffffff" face="Arial">, </font><font color="#808080" face="Maiandra GD"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/islamiyet-dunya-dinleri/" style="text-decoration: none"> <font style="font-size: 8pt" color="#ffffff" face="Arial">İslamiyet</font></a></font><font color="#808080" face="Maiandra GD" size="2"><font style="font-size: 8pt" color="#ffffff" face="Arial">, </font><font color="#808080" face="Maiandra GD"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/hristiyanlik-dunya-dinleri/" style="text-decoration: none"> <font style="font-size: 8pt" color="#ffffff" face="Arial">Hristiyanlık</font></a><font style="font-size: 8pt" color="#ffffff" face="Arial">, </font><font color="#808080"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/alevilik-dunya-dinleri/" style="text-decoration: none"> <font style="font-size: 8pt" color="#ffffff" face="Arial">Alevilik</font></a></font><font style="font-size: 8pt" color="#ffffff" face="Arial">, </font><font color="#808080"> <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Sunnilik/" style="text-decoration: none"> <font style="font-size: 8pt" color="#ffffff" face="Arial">Sünnilik</font></a></font><font style="font-size: 8pt" color="#ffffff" face="Arial">, </font><font color="#808080"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/budizm-dunya-dinleri/" style="text-decoration: none"> <font style="font-size: 8pt" color="#ffffff" face="Arial">Budizm</font></a></font><font style="font-size: 8pt" color="#ffffff" face="Arial">, </font><font color="#808080"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/musevilik-dunya-dinleri/" style="text-decoration: none"> <font style="font-size: 8pt" color="#ffffff" face="Arial">Musevilik</font></a></font></font></font></strong></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/budizm-dunya-dinleri/">Budizm – (Dünya Dinleri)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/budizm-dunya-dinleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>7</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
