<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Cumhuriyet Tiyatrosu | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/cumhuriyet-tiyatrosu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Sun, 15 Aug 2010 10:14:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Cumhuriyet Dönemi Türk Tiyatrosu &#8211; (Tiyatro Türleri)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/cumhuriyet-donemi-turk-tiyatrosu-tiyatro-turleri/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/cumhuriyet-donemi-turk-tiyatrosu-tiyatro-turleri/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Aug 2008 10:13:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Tiyatrosu]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet Donemi]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet Dönemi Türk Tiyatrosu]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet Dönemi Türk Tiyatrosunun Evreleri ve Tarihi Gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet Dönemi Türk Tiyatrosunun Gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet Tiyatrosu]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Metinleri]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Oyunları]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Terimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatronun Gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatronun Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatronun Tarihi Gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Tiyatrosu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=5546</guid>

					<description><![CDATA[<p>Cumhuriyet Dönemi Türk Tiyatrosu (Tiyatro Tarihi) Cumhuriyet döneminin ilk yılları oyun yazarları daha çok tarihimize ve efsanelerimize yönelerek ulusçuluğu aşılayan düşünceler üzerinde durmuşlar, toplumsal sorunları, değer yargılarının değişmesini ve ruhsal çelişkileri vermeye çalışmışlardır. Bu konular arasında ruhsal çatışma ve çelişkilerin ağırlıkta olduğu göze çarpar. Duygulu sözler, heyecan verici şiirsel konuşmalarla bir acıklı oyun havasında yazılan [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/cumhuriyet-donemi-turk-tiyatrosu-tiyatro-turleri/">Cumhuriyet Dönemi Türk Tiyatrosu – (Tiyatro Türleri)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><strong> <span style="font-size: 20pt; font-family: Maiandra GD; color: #33ccff;">Cumhuriyet  Dönemi Türk Tiyatrosu</span></strong><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #33ccff;"><strong><span style="font-size: 20pt;"><br />
</span></strong></span><span style="color: #ff6600;"> <span style="font-size: 15pt; font-weight: 700;">(Tiyatro Tarihi)</span></span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Cumhuriyet döneminin ilk yılları  oyun yazarları daha çok tarihimize ve efsanelerimize yönelerek ulusçuluğu  aşılayan düşünceler üzerinde durmuşlar, toplumsal sorunları, değer yargılarının  değişmesini ve ruhsal çelişkileri vermeye çalışmışlardır. Bu konular arasında  ruhsal çatışma ve çelişkilerin ağırlıkta olduğu göze çarpar.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Duygulu sözler, heyecan verici şiirsel konuşmalarla  bir acıklı oyun havasında yazılan bu oyunlarda, kişinin psikolojik durumu  yansıtılmaya çalışılmıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Oyunlarında, kişilerdeki ruhsal çatışmayı ilk ele  alan yazarlarımızdan biri, bir önceki kuşaktan bu yıllara geçen Halit Fahri  Ozansoy&#8217;dur. Sönen Kandiller adlı oyununda aşırı duygulu, heyecanlı, bunalımları  olan kişileri incelerken bir yandan da bu durumda oluşlarının nedenlerini  psikolojik yönden açıklamaya çalışır. Halit Fahri&#8217;yle birlikte, Vedat Nedim Tör,  Necip Fazıl, Nazım Hikmet de kişilerdeki ruhsal bunalım ve çatışmaların değişik  nedenleri üzerinde durmuşlardır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Bu kuşağın yazarlarının ayrıca toplumumuzdaki değer  yargılarının değişmesi sonucu ortaya çıkan sorunlarla da ilgilendikleri  görülüyor. Üzerinde en çok durulan sorunlardan biri, <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/tanzimat-edebiyati/"> <span style="color: #000000;">Tanzimat</span></a> döneminden başlayarak aydınların  ve yazarların önemle üzerinde durdukları konu, yüzeyde kalan, taklitçilikten  öteye geçmeyen Batılılaşma, bu yüzden kişilerin bayağılaşması, ikincisi de  sermaye gücünün toplumun çeşitli kurumlarını ve insanları nasıl değiştirdiğidir.  Oyunların bir bölüğünde yanlış Batılılaşmanın ortaya çıkardığı sorunlar  sergilenirken, bir bölüğünde de gerçek Batı uygarlığının nasıl anlaşılması  gerektiği ortaya konmuştur. Daha önce adı geçen üç yazarımız bu konulara da  değinirken, onlara İsmail Hakkı Baltacıoğlu, Reşat Nuri, Sabahattin Ali, Nahit  Sırrı eklenmiştir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #ff6600;"> <strong>2. 1950&#8217;ye Kadar Türk Tiyatrosu:</strong></span> Cumhuriyetin onuncu yılına değin <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turklerin-ana-yurdu/"> <span style="color: #000000;">Türk yurdu</span></a>nu, Türk ulusunu sevmek  biçiminde gelişen ülkücülük de oyunlara konu olmuş, yazarlar bu duyguları  aşılamak için kimi zaman efsanelere, kimi zamanda masallara yönelmişlerdir. Bu  oyunlardan Faruk Nafiz&#8217;in manzum olarak yazdığı Akın, Türklerdeki herşeyden  üstün olan yurt sevgisini verirken, Özyurt <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-adinin-anlami-turk-ne-demektir/"> <span style="color: #000000;">Türk</span></a>&#8216;lerinin adaletini, sanat sevgisini,  yerleştikleri yerleri bayındır bir duruma getirmek için gösterdikleri çabaları  ortaya koymaya çalışır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>1930&#8217;lu yılların Türk Tiyatrosu&#8217;nun özellikleri  nelerdir?<br />
</strong><br />
Yaşar Nabi&#8217;nin Mete; Behçet Kemal&#8217;in Çoban ve Atilla; <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/necip-fazil-kisakurek/"> <span style="color: #000000;">Necip Fazıl</span></a>&#8216;ın Sabır Taşı adlı oyunları  Türk&#8217;lerin erdemleri ve uygarlığını yansıtmak amacını taşırlar. Kardeş kavgaları  yüzünden yıkılan Osmanlı İmparatorluğunun acıklı durumu Yaşar Nabi&#8217;nin İnkılap  Çocukları&#8217;nda ele alınırken hareket noktası Anadolu olmak üzere</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Türk gücünün övülüşünü de Necip Fazıl&#8217;ın Tohum;  Faruk Nafiz&#8217;in manzum olarak yazdığı Kahraman adlı oyununda buluyoruz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Bu yılların yazarları arasında Selahattin Batu,  mitolojiye ve masala yönelişiyle dikkati çeker. Güzel Helena, Oğuzata, Kerem ile  Aslı onun mitolojiden yararlanarak yazdığı oyunlardır. Bu oyunlarda daha çok  evrensel değerler üzerinde durmuştur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Oyunlarda ele alınan konulara göre bir genelleme  yaparsak Cumhuriyetin ilk yirmi yılında, kişi ve toplumsal sorunları birlikte  ele alınmıştır diyebiliriz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">1940&#8217;lı yıllara geldiğimizde üzerinde durulabilecek  üç <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/eser-yazar-eslestirmeleri/"> <span style="color: #000000;">yazar</span></a> görüyoruz. Bunlar Ahmet Kutsi  Tecer, Cevat Fehmi Başkurt ve Ahmet Muhip Dıranas&#8217;tır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Çözülen aile yapısına çözüm olarak sağlam  temellere dayalı aile tezi savunulur.<br />
</strong><br />
Bu yazarların en çok ele aldıkları konunun aile yapısıyla ilgili olduğu göze  çarpıyor. Değer yargılarının değişmesinin ve ekonomik koşulların aileyi  etkileyişi üzerinde durulmuş, maddi değere önem verdikleri için yanlış yolda  giden aileler yanında, yoksul ancak sağlam temellere oturmuş, düzgün bir  yaşayışı olan aileler verilmiştir. Aile konusunun yanında yine Batılılaşmanın  yanlış anlaşılması konusunun da sürdürüldüğü görülüyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">1940&#8217;lı y ıllarda Türk tiyatrosunda geleneksel Türk  Tiyatrosu&#8217;nun izleri görülür.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Ahmet Kutsi Tecer, bu konuları, geleneksel Türk  tiyatrosundan da yararlanarak, Köşebaşı, Bir Pazar Günü, Satılık Ev adlı  oyunlarında ele almıştır. Köroğlu ise, hak ve adalet kavramını bir Türk  efsanesinden yararlanarak ortaya koyduğu oyunudur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Ahmet Muhip Dıranas, toplumumuzdaki geleneksel,  ataerkil ailenin, değişen ve modernleşen değerler karşısında ortadan kalktığını  ortaya koyduğu Gölgeler adlı oyunuyla tanınmıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Bu üç yazar arasında en çok oyunu olan Cevat Fehmi  Başkurt&#8217;tur. Yazar, ahlâk yönünden ele alarak, değişen toplumumuzdaki paranın  gücü ve bu gücün bireylere yaptığı baskı üzerinde durmuştur. Bu sorunları daha  çok, büyük kentlerde ve taşra ilçelerindeki yaşam üzerinde durarak yansıtmıştır.  Konuyu ahlak yönünden ele alışı kişilerine de yansıyarak, ülkücü, meslek sahibi  olan kişilerle, bilgisiz ve çıkarcı olanlar karşılaştırılmıştır. Yer yer  fantaziden de yararlanan yazarın en çok tanınan oyunları arasında Büyük Şehir,  Küçük Şehir, Paydos, Sana Rey Veriyorum, Tablodaki Adam, Buzlar Çözülmeden,  Hepimiz Birimiz İçin ve Ölen Hangisi&#8217;ni sayabiliriz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #ff6600;"> <strong>3. 1950-1970 Arasında Türk Tiyatrosu:</strong></span> 1950-60 yılları arasında  roman yazarlarında olduğu gibi oyun yazarlarının sayısında da büyük bir artış,  konularda çeşitlenme göze çarpıyor. Yine toplum sorunları ön planda olmakla  birlikte yazarların toplum sorunlarına değişik hareket noktalarından  yöneldikleri görülüyor. Kimi yazarlar bireyden toplum sorunlarına geçerken,  kimileri olaydan ve durumlardan hareket ederek toplumsal sorunlara yöneliyorlar.  Kimi yazarlar da evrensel sorunlar üzerinde durup, bu yoldan topluma gidiyorlar.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>1950&#8217;li yılların tiyatrosunda köy sorunlarına  eğilme görülür.<br />
</strong><br />
Bireyden topluma giden yazarlar olarak Oktay Rifat, Melih Cevdet, Haldun Taner,  Nazım Kurşunlu, Orhan Asena, Çetin Altan, Refik Erduran, Turgut Özakman ve  Nezihe Meriç&#8217;i görüyoruz. Bu yazarlar oyunlarının çoğunda kişideki ruhsal  baskıları, tedirginlikleri, iç çatışma ve bunalımları toplumsal koşullara  bağlarlar.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Oktay Rifat ilk oyunu olan Kadınlar Arasında da,  büyük kentleri ele alarak, bu kentlerdeki toplum düzensizliğinin, ahlak  çöküntüsünün aile üzerindeki etkisini gösterirken hareket noktası kişidir. Onu  izleyen oyunlarından Oyun İçinde Oyun, Birinci Dünya Savaşı başlamadan hemen  önce İstanbul&#8217;dan bir kesiti ele alarak değer yargılarındaki değişmeyi,  Batılılaşma çabasında olan ancak bir senteze ulaşamadığı için yüzeyde bir  Batılılaşmayla züppeleşen ve ona karşı yine senteze ulaşamadığı için kendisini  yenileyemeyen iki kişiyi karşılaştırarak verir. Çil Horoz ve Zabit Fatma&#8217;nın  Kuzusu&#8217;nda da kişilerden hareket eden yazar, Yağmur Sıkıntısı&#8217;nda aile yapısı  içinde, toplumdaki bozuk düzeni yansıtır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Sorunlar bireyden topluma yönelir.<br />
</strong><br />
Melih Cevdet&#8217;in bireyden topluma yönelen iki başarılı oyunu İçerdekiler ile  Mikadonun Çöpleri&#8217;dir. İçerdekiler, tutuklanmış bir öğretmenden hareket ederek  özgürlüğü kısıtlanmış, ancak kişiliğini özgürlüğe kavuşturmuş bir insanla  dışarıda dolaşmalarına karşın toplumun belli kalıplarından kurtulamayarak  özgülüklerini tadamayan insanları karşılaştırır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Bireyi hareket noktası olarak alan Haldun Taner  Fazilet Eczanesi ve Huzur Çıkmazı adlı oyunlarında değişen toplum koşulları  karşısında bağnazca düşünceleri yüzünden yanlış bir ahlak düşüncesiyle yaşamdaki  değişikliklere karşı çıkanları verir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Nazım Kurşunlu daha değişik konulara değinmiştir.  Branda Bezi adlı oyununda, kendilerine başlarını sokacak bir ev yapma çabasında  olan yoksul insanların karşılaştıkları güçlükleri yansıtırken, Çığ&#8217;da kız  kaçırma sorununa değinmiştir. Bu oyununda yine kişilerden hareket ederek,  töreler ve alışkanlıklar yüzünden hemen hemen yaşam hakkını yitirmiş olan genç  kız ve kadınların değişik sorunlarına bu arada evlenme sorununa değinir.  Merdiven&#8217;de yine bireyden, özellikle küçük memurdan hareket ederek toplumdaki  aksaklıkları yansıtmıştır. Dumanlıda Telaki Var&#8217;da ise yaşlı bir istasyon  şefinin genç bir kadına duyduğu kıskançlıktan hareket ederek, kişisel duyguları  işlemiştir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Bireyden topluma yönelen yazarlardan biri olan Orhan  Asena&#8217;nın tarihten yararlandığını görüyoruz. Hürrem Sultan, Tohum ve Toprak,  Atçalı Kel Mehmet, Şeyh Bedrettin onun tarihsel olaylardan ve kişilerden hareket  ederek dönemini verdiği oyunlardır. Bunlarla birlikte tarihe yönelmeden toplum  gerçeklerine yöneldiği iki oyunu olarak da Kocaoğlan ve Öç&#8217;ü görüyoruz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Oyunlarında köy sorunlarını da ele alan Necati  Cumalı, Mine&#8217;de kadını bir mal gibi kullanan ve bunu doğal sayan bir çevrenin  yaşamını vermiştir. Bununla birlikte Yeni Çıkan Şarkılar, Aşk Duvarı, Zorla  İspanyol adlı oyunları ise toplum sorunlarından çok bireyin iç dünyasını verir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Çetin Altan ilk iki oyununda aileden hareket  etmiştir. Çemberler&#8217;de ailenin yoksulluğun ve dar bir yaşayış çemberi yüzünden  aile bireyleri arasındaki çözülme, birbirinden kaçış üzerinde durulmuştur. Yazar  oyunda, bireyin direnme gücünü aşan yaşam koşulları karşısında kaçışa  yöneleceğini belirtir ve bireyin özgürlüğünü savunur. İkinci oyunu  Tahtaravalli&#8217;de ise insanın maddi değerler karşısındaki durumunu yine aile  sınırı içinde işler. Beybaba, Suçlular ve Mor Defter&#8217;de de insanın huzursuzluğa  ve yalnızlığa itilişinin çeşitli nedenleri üzerinde durmuştur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Refik Erduran&#8217;ın bireyden çevreye ve topluma doğru  genişleyen oyunları arasında en tanınanı Cengiz Hanın Bisikleti&#8217;dir. Yazar bu  oyunda eski yaşayış biçiminden kurtulamadığı halde kurtulmak için çaba gösteren  bir erkeğin tutumundan hareket ederek Batılılaşmanın yanlış anlaşıldığını  savunur. Karayar Köprüsü, Büyük Jüstünyen, Uçurtmanın Zinciri adlı oyunlarında  ise üstün yetenekleri olan kişilerin topluma karşı olan sorumlulukları üzerinde  durur. Kendisinin de içinde bulunduğu konu olarak dürüst bir gazetecinin  patronunca sömürülmesini İkinci Baskı adlı oyununda ele almıştır. Tiyatromuz  için yeni bir konu olan gazeteciliğin oyuna yansımasını Sevgi Sanlı&#8217;nın  Dilsizlerin Dili ve Recep Bilginer&#8217;in Gazeteciden Dost adlı oyunlarında da  görüyoruz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Toplum dışına sürülmüş kişilerin toplumla  uyuşmazlığını veren yazarlardan biri olan Turgut Özakman, bu kuşağın yazarları  arasında, aşağılık duygusunu toplumsal koşullar açısından inceleyişiyle dikkati  çeker. Güneşte On Kişi, Ocak, Paramparça, Komşularımız bu konuyu aile yaşayışı  çerçevesinde verdiği oyunlarıdır.İlk oyunu olan Penbe Evin Kaderi&#8217;nde ve  Kaneviçe&#8217;de kuşaklar arasındaki kopuşu, yabancılaşmayı ele alan yazar,  Duvarların Ötesinde adlı oyununda, toplumun suçlu insanları bir kenara itişini  eleştirerek onlara daha uygarca davranmak gerektiğini savunur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Bireylerden toplum sorunlarına giden kimi yazarların  olaylar ve durumlardan da toplum sorunlarına eğildikleri görüldüğü gibi doğrudan  doğruya olaylardan toplum sorunlarına giden yazarların oyunlarıyla da  karşılaşıyoruz. <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/su-cilgin-turkler-turgut-ozakman-roman-kitap-ozeti/"> <span style="color: #000000;">Turgut Özakman</span></a>, Haldun Taner, Orhan  Asena, Refik Erduran ve Çetin Altan bireylerden olaylara geçerken; Orhan Kemal,  Oktay Rifat, Rıfat Ilgaz, Recep Bilginer, Cahit Atay ile Oktay Arayıcı olaydan  hareket eden yazarlar olarak yer alıyorlar.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nun yanlışları irdelenir.<br />
</strong><br />
Turgut Özakman&#8217;ın, Reşat Nuri Güntekin&#8217;in Değirmen adlı romanından  değişik-likler yaparak oyunlaştırdığı Sarıpınar 1914 bu konudaki en başarılı  oyunudur. Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nda, İstanbul&#8217;da oturan yöneticilerle  Anadolu&#8217;daki kopukluğu ortaya koymaya çalıştığı bu oyunu izleyerek aynı  çizgideki ikinci oyunu da Ulusal Kolej Disiplin Kurulu&#8217;dur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Devlet kurumlarıyla halk arasındaki kopukluğu Orhan  Asena, Sağırlar Sövüşmesi adlı oyununda bu kopukluğu yansıtırken, Hacivat  Politikacı&#8217;da bu kopmuşluğu halkın kötüye kullanışını ve politikacının  çıkarcılığını vurgular. Fadik Kız adlı oyununda ise bir kızın toplumumuzun  çeşitli aşamalarında nasıl sömürüldüğünü ortaya koyar.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Haldun Taner, Lütfen Dokunmayın adlı oyununda ilk  olarak bireyden olaylara geçmeye başlamıştır. Devlet otoritesinin güçsüzlüğü ve  politikacılar, Haldun Taner&#8217;i de ilgilendiren bir konu olmuştur. Günün  Adamı&#8217;nda, devlet adamlarına dayanarak büyük vurgunlar vuranların açık  gözlülüklerini belirtirken devletteki düzensizliği eleştirir. Keşanlı Ali  Destanı&#8217;nda da devlet otoritesi olmayan bir toplumda özellikle yoksul çevrenin  çektiği sıkıntıyı gözler önüne serer. Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım ile  Eşeğin Gölgesi olaylara daha değişik açıdan bakan iki oyunudur. Gözlerimi  Kaparım Vazifemi Yaparım&#8217;da Türkiye&#8217;de geçimini güçlükle sağlayan kişilerin  yıllar süren sömürülüşlerini güldürü havasında verirken, Eşeğin Gölgesi&#8217;nde  hayali bir ülkede sermaye patronlarının üstünlüğünü sergiler.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Refik Erduran, Ayı Masalı ve Direkler Arasında&#8217;da  iki değişik konuyu ele almıştır. Ayı Masalı&#8217;nda sınıflanmış bir toplumun çeşitli  sorunlarını, Direkler Arasında adlı oyunuyla ise kadının çarşaflı gezdiği  zamanlardan günümüze değin gelen bir takım sorunlara ve alışkanlıklara değinir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Çetin Altan, yakından izlediği politikacıların  çalışmalarını Komisyon adlı oyununda eleştirir daha da ileri giderek taşlar.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Bu dönem tiyatrolarında olaydan hareketle toplum  sorunları incelenir.<br />
</strong><br />
<a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/roman-ozetleri-turk-ve-dunya-edebiyatindan/"> <span style="color: #000000;">Romanlar</span></a>ında da toplumsal sorunlara  ağırlık veren Orhan Kemal, roman ve öykülerini oyunlaştırarak tiyatro alanına  girmiştir. Sanatçının toplumsal bir kaygı taşıması gerektiği düşüncesinde olan  Orhan Kemal, toplum sorunlarını, olayları ön plana alarak verme yoluna  gitmiştir. Üç ayrı konuyu ele aldığı oyunlarından İspinozlar, yoksul bir göçmen  ailesiyle, zengin ancak görgüsüz bir ailenin karşılaştırılmasıdır. 72. Koğuş,  bir cezaevi koğuşundan hareket ederek, insanları suça itenin toplum düzeni  olduğu düşüncesini ortaya koymaya çalışır. Kardeş Payı&#8217;nın konusu ise kimi  romanlarında da üzerinde durduğu Anadolu&#8217;dan büyük kentlere çalışmaya giden  işçilerin sömürülüşüdür.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Cahit Atay ve Oktay Arayıcı birer oyunlarında  birbirine yakın konulara değinmiş-lerdir. Cahit Atay Geristanda Var Bir Polis  adlı oyununda yönetimdeki yozlaşmaya ayak uyduramayan dürüst bir polisin içine  düştüğü, onun sürülmeye değin götüren durumları verir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Oktay Arayıcı ise Seferi Ramazan Beyin Nafile  Dünyası adlı oyununda bir başkomiserin kendi kendisini nasıl yok ettiğini  veriyor. Ele alınan başkomiser, sürekli olarak yasalara uyulmasından söz eden  ancak farkına varmadan kendisi yasaları çiğneyen, dar ahlak anlayışıyla hareket  eden ve çevresinde olanlarla ilgilenmeyen bir kişidir. Bu durumuna bilgisizliği  ve bilinçsizliği de eklenince yok olup gider.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Eğitimi eleştiren, yol gösterici oyunlar yazılır.<br />
</strong><br />
Rıfat Ilgaz, değişik durumlarıyla filme de alınan Hababam Sınıfı&#8217;nda, bir okul  sınıfından hareket ederek, toplumdaki düzensizlikleri ve değer yargılarını  verir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Recep Bilginer, devlet-vatandaş ilişkilerinde  devleti değil, vatandaşı sorumlu tutan bir yazar olarak karşımıza çıkıyor. Ben  Devletim adlı oyununda, yönetimde yüksek düzeydeki yöneticilerle kurulan  ilişkilerde, vatandaşın haksızlık yapmadan ve hakkını çiğnetmeden haksızlıkla  savaşması gerektiğini ortaya koymaya çalışır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Evrensel konular da ihmal edilmez.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Topluma yönelik oyunlar yazan yazarların üçüncü  grubunu oluşturanlar ise evrensel konulardan hareket ederek toplumu  değerlendirenlerdir. Bu grupta Orhan Asena dışında önceki gruplara girmeyen  yazarlarla karşılaşıyoruz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Bu yazarların başında Aziz Nesin geliyor. Aziz Nesin  Biraz Gelir misiniz?, Bir Şey Yap Met, Düdükçülerle Fırçacıların Savaşı, Tut  Elimden Rovni, Çiçu ve Hadi Öldürsene Canikom adlı oyunlarında evrensel konuları  işlemiştir. Değişik konuları ele alan yazarın birbirine benzer konulu iki  oyununu görüyoruz. Biraz Gelir misiniz? Ve Bir Şey Yap Met adlı oyunlarında,  toplumda küçük insan gözüyle bakılanların kendilerini kabul ettirip başkalarına  yararlı oluşlarını veriyor.</span></p>
<p><center><!--adsense#reklam_336x280--></center></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Aziz Nesin&#8217;i Şahap Sıtkı İlter, Behçet Necatigil,  Sabahattin Kudret Aksal ve Suat Taşer izlerler. Şahap Sıtkı ve Behçet Necatigil  sanatçı yaşamından kesitler vermişlerdir. Şahap Sıtkı Ayrı Dünyalar adlı  oyununda sanatçının evlilikle aile yaşamı ile bağdaşamayışı ve nedenleri  üzerinde dururken Behçet Necatigil ise Kutularda Sinek&#8217;te kafasını ve hayal  gücünü zorlamadan birşeyler yaratmaya çalışan bir sanatçıyla, sanata ticaret  hesaplarını karıştıran bir tüccar eleştiriciyi karşılaştırır. Yine Necatigil,  Arttırma Salonu adlı oyununda daha değişik bir konuya değinmiştir. Bu oyunda  satacak hiçbir şeyi olmayan bir öğrencinin &#8220;umut&#8221;unu açık arttırmaya çıkardığını  görüyoruz. Ancak &#8220;umut&#8221; bir genç kızın kendisinin &#8220;umut&#8221; olduğunu söylemesi  üzerine alıcı bulur. Alıcılar bir eşya olarak gördükleri genç kıza yüksek  fiyatlar verirler. Genç kızın, namuslu bir genç kız olduğunun anlaşılması açık  arttırmayı durdurur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Tiyatroda, aile sorunları da ele alınır.<br />
</strong><br />
Sabahattin Kudret Aksal&#8217;ın üç oyunu ise evlilik ve aile ile ilgilidir. Bunlardan  Bir Odada Üç Ayna bir aileyi kuruluşundan ele alarak, yeni kuşaklar  yetiştirmesini ve dağılıp yok oluşunu verir. Tersine Dönen Şemsiye evli bir  erkeğin, kendisini bekar olarak tanıttığı bir genç kıza yaklaşmasını, durumu  fark eden karısının boşanma davası açması üzerine tekrar evine dönüşünü, bir  ailenin geçirebileceği sarsıntılardan biri olarak verir. Kahvede Şenlik Var&#8217;da  ise evliliğin bir çıkar anlaşması durumuna getirilişini görüyoruz. Aksal&#8217;ın ilk  oyunu Şakacı aynı çevrede yaşayan bireylerin birbirleriyle olan ilişkilerini,  çatışmalarını verip, bu ilişki ve çatışmaların hangi koşullar altında çözülüp,  gevşeyebileceğini gösterir. Aksal&#8217;ın yönetime ilişkin bir oyun yazdığını da  görüyoruz. Kral Üşümesi adlı oyununda yöneten-yönetilen ilişkileri üzerinde  duruyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Suat Taşer, Turgut Özakman ve Tarık Buğra birer  oyunlarıyla bu yazarlara katılırlar. Suat Taşer, Aşk ve Barış&#8217;ta genel düzeyde  insanlar arasındaki barış ve sevgi ülküsünü ele alır. Özakman atom bombalarının  ve yok edici silahların insanları tehdit edişini Tufan adlı oyununda yansıtır.  Tarık Buğra&#8217;nın Ayakta Durmak İstiyorum&#8217;unda da özgürlükleri için savaşan  insanları buluyoruz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">1950-1970 yılları arasında romanlarda olduğu gibi  oyunlarda da çeşitli sorunlarıyla köyün konu olarak alındığını görüyoruz.  Ağaların köylüyü sömürüşü ve onlar üzerindeki baskıları, köy kadınlarının  durumu, kan davası, köy yaşayışındaki değer çatışmaları oyunlara konu oluyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Ağa-köylü ilişkisinde ağaların yanlış tutumları  eleştirilir.<br />
</strong><br />
Oyunlardaki ağalar, genellikle romanlarda olduğu gibi, köylünün elindekini  avucundakini alan, kötü niyetli, köylüye eziyet eden, devletle olan ilişkileri  kendi çıkarlarına göre ayarlayan kişiler olarak görülürler. Devlet gücünü  kendilerinden yana çekmeyi de başarırlar. Henüz bilinçlenmemiş olan köylü ise  yapılan baskıya ve sömürülüşüne karşı koymayı düşünmez. Kimi oyunlarda da yeni  yeni bilinçlenmeye ağaya, muhtara baş kaldırmaya başlamışlardır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Cahit Atay, Pusuda adlı bir perdelik oyununda, bir  köy ağasının göz koyduğu kızı, kızın öldürtülmesini, sevdiği gence kaptırmamak  için, o gencin saf bir köylüye verir. Ana Hanım Kız Hanım&#8217;da ise bilinçsiz ve  saf bir köylünün, ağa sözüne kanarak tek güvencesi olan ineği ile eşeğini elden  çıkarışının izliyoruz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Necati Cumalı, Susuz Yaz&#8217;da ağa ile köylü arasındaki  su sorununu ortaya koyup, bu sorunu köylünün yararına çözümlemeye çalışanların  hapse bile girebileceklerini belirtiyor. Yine yaygın olan ağanın, köylünün  toprağını sömürüş teması Fakir Baykurt&#8217;un aynı adlı romanından oyunlaştırılan  Yılanların Öcü&#8217;nde ele alınıyor. Zeki Özturanlı&#8217;nın Batak Gölü adlı oyunu yine  romanlara da konu olan ağa ile köylü arasındaki balık avlama yüzünden çıkan  çatışmayı ve köylünün yenilgisini anlatır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Ağa-köylü çatışmasını veren oyunlar arasında Nazım  Kurşunlu&#8217;nun Toprağın Kurbanları&#8217;nı, Hidayet Sayın&#8217;ın Küçük Devler ve Penbe  Kadın&#8217;ını sayabiliriz. Penbe Kadın&#8217;ı öbür oyunlardan ayıran özelliği, bir köylü  kadınının tek başına ağanın baskısına direnişini vermesidir. Yazar, aynı zamanda  köyde hükümetin temsilcisi olan muhtarın çıkarı için haksız, ancak güçlü olandan  yana olduğunu da ortaya koyuyor. Sabahattin Engin&#8217;in oyununda ise değişik bir  ağayla karşılaşıyoruz. Orda Bir Köy Var Uzakta&#8217;da, önceki oyunlarda gördüğümüz,  köylüye baskı yapan, onu sömüren ağa yerine, iyi yürekli, hemen hemen yazarın  idealinde yarattığı bir ağayla karşılaşıyoruz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Köy kadınının sorunları tiyatro aracılığı ile  topluma duyurulur.<br />
</strong><br />
Köy oyunlarının bir kısmı da, köy kadınının değişik sorunlarını yansıtıyorlar.  Üzerinde durulan sorunlar olarak, köy kadınının özgürlüğünün çok kısıtlı oluşu,  kadının bir mal gibi satılabildiği, genç kızların en iyi para verenle  evlendirilmesi, kuma, erkek çocuk anası olmadıkça kendisini çevreye kabul  ettiremeyişi, kadınların erkeklerden çok çalışmakla birlikte hiçbir konuda  düşüncelerinin alınmayışı göze çarpıyor. Değişik köy sorunlarıyla birlikte, köy  kadınlarının sorunları üzerinde de en çok Cahit Atay&#8217;ın durduğunu görüyoruz. Ana  Hanım Kız Hanım&#8217;la birlikte, Sultan Gelin, Yangın Memet, Kerpiç Memet adlı  oyunları genç kızların evlenme sorunlarıyla, yaşama hakkı hemen hemen elinden  alınan kadını konu edindiği oyunlarıdır. Necati Cumalı, Derya Gülü ve  Nalınlar&#8217;da, Recep Bilginer İsyancılar&#8217;da, Turan Oflazoğlu Keziban&#8217;da benzer  konuları ele almışlardır. Güngör Dilmen ise Kurban adlı oyununda kuma sorununa  değinir. Nazım Kurşunlu da Çığ&#8217;da kız kaçırma sorununu ele almıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Köylerde kimi zaman kuşaktan kuşağa geçen kan davası  da oyun yazarlarının üzerinde durdukları bir konu olmuştur. Bu konuyu ele alan  oyunlar olarak Necati Cumalı&#8217;nın Ezik Otlar&#8217;ını, Ali Yürük&#8217;ün Çatallı Köy&#8217;ünü  sayabiliriz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Dini yanlış anlama eleştirilir.<br />
</strong><br />
Köy yaşayışını ele alan oyunlarda konu ne olursa olsun köylünün bilgisizliğinden  kaynaklanan, dinde tutuculuğun yaygınlaşmasına dikkatlerin çekildiği görülüyor.  Bu oyunların bir bölüğünde köylülerdeki ermişliğe inanış yansıtılıyor. Cahit  Atay&#8217;ın Ermiş Memet&#8217;i, Yaşar Kemal&#8217;in Yer Demir Gök Bakır adlı romanından  uyarlanan Uzun Dere&#8217;si; Hidayet Sayın&#8217;ın Topuzlu&#8217;su ermişlik konusuna değinen  önemli oyunlar arasında yer alıyorlar. Turan Oflazoğlu&#8217;nun Allahın Dediği Olur;  Talip Apaydın&#8217;ın Bir Yol; Bekir Büyükarkın&#8217;ın da Keçiler adlı oyunları dinin  sömürülüşünü yansıtan oyunlar arasında görünüyorlar.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Fikret Otyam&#8217;ın Mayın; Yaşar Kemal&#8217;in Teneke; Sedat  Veyis Örnek&#8217;in Manda Gözü adlı oyunları da değişik yönden köylüdeki değer  yargılarının değişmesini verir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Bu yılların politik eğilimli yazarları, genellikle  toplumdaki bozuklukların toplumun bilinçsiz oluşundan ve bireyin  sorumsuzluğundan ileri geldiği düşüncesindedirler. Bu yazarların bir bölüğü,  toplum düzensizlikleri, dünya siyaseti ve içine düşülen bunalımların nedenlerine  eğilirken bir bölüğü de insanlık sorunlarına genel bir yöneliş gösterirler. Kimi  yazarlar da efsane ya da tarihe dayanarak çağın eleştirisini yapmışlardır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Birinci gruptaki konulara eğilen yazarlar olarak  Güngör Dilmen, Sermet Çağan, Adalet Ağaoğlu, Kerim Korcan, Güner Sümer, Başar  Sabuncu ve Vasıf Öngören&#8217;i sayabiliriz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Güngör Dilmen, Ayak Parmakları, Canlı Maymun  Lokantası; Sermet Çağan, Ayak Bacak Fabrikası ve Öyle Bir Oyun; Adalet Ağaoğlu  Evcilik Oyunu, Çatıdaki Çatlak, Tombala, Bir Sessiz Adam; Kerim Korcan Linç;  Güner Sümer, Yarın Cumartesi, Bozuk Düzen; Başar Sabuncu, Şerefiye, Çark,  Zenberek; Vasıf Öngören Asiye Nasıl Kurtulur adlı oyunlarında bu konulara  değinmişlerdir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Efsane ya da tarihe dayanarak çağın eleştirisini  yapan yazarlara bir göz attığımızda yankılar uyandıran Midas&#8217;ın Kulakları,  Midas&#8217;ın Altınları, Akad&#8217;ın Yayı, İttihat ve Terakki oyunlarıyla Güngör Dilmen  başta geliyor. Onunla birlikte Turan Oflazoğlu&#8217;nun Deli İbrahim, Dördüncü Murat  ve Sokrates Savunuyor adlı oyunları önem taşıyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Bu yazarlara Erol Toy, Pir Sultan Abdal ve Parti  Pehlivanı; İsmet Küntay da Tozlu Çizmeler adlı oyunlarıyla katılmışlardır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">1950-1970 yılları arasındaki yazarlardan Yıldırım  Keskin İnsansızlar, Sedat Veyis Örnek Pirinçler Yeşerecek, Başar Sabuncu  Kargalar&#8217;la, genel olarak insanlık sorunlarına değinenler olarak dikkati  çekmişlerdir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #ff6600;"> <strong>4. 1970&#8217;ten Sonra Türk Tiyatrosu:</strong></span> 1970&#8217;ten sonra yayımlanan roman  ve öykü sayısında görülen artış, oyunda da kendini gösteriyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Oyunlara konu olarak, önceki yıllardan gelenlere  Kurtuluş Savaşı, işçilerin sorunları, 12 Mart ve Türkiye dışındaki olaylar  ekleniyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Kurtuluş Savaşı&#8217;na değinen yazarlar ve oyunlar  olarak, Erol Toy&#8217;un, Parti Pehlivanı&#8217;nı, İsmet Küntay&#8217;ın Tozlu Çizmeleri&#8217;ni;  Ergin Orbey&#8217;in Birinci Kurtuluştan&#8217;ını; Erol Toy&#8217;un İpteki&#8217;ni; Lale Oraloğlu&#8217;nun  Yıl 1921&#8217;ini, Fazıl Hayati Çorbacıoğlu&#8217;nun Erkek Satı&#8217;sını sayabiliriz. Bu  oyunlarda Birinci Dünya Savaşı&#8217;ndan başlayarak, işgal altında İstanbul, Çerkez  Etem olayı, Kurtuluş Savaşı, Milli Mücadele sonrası durum, Kubilay olayı öncesi  artan konu olarak ele alınıyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">12 Mart olayları da, Adalet Ağaoğlu&#8217;nun, Kendini  Yazan Şarkı,Cengiz Gündoğdu&#8217;nun, Karar 71; Necati Cumalı&#8217;nın, Yürüyen Geceyi  Dinle; Uğur Mumcu&#8217;nun anı kitabından uyarlanan Sakıncalı Piyade ve Macit  Koper&#8217;in Sabotaj adlı oyunlarında öncesi, sonrasıyla ele alınmıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Bu yıllarda oyunlarda ele alınan değişik bir konu da  işçilerin sorunları oluyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Çoğu gerçek bir olaya dayanan, ayrıca belgesel  nitelik taşıyan oyunlar arasında Ömer Polat&#8217;ın, 1975&#8217;te 804 İşçi; Hüsamettin  Çetinkaya&#8217;nın Hatboyu Şantiye; İsmet Küntay&#8217;ın 403. Kilometre; Haşmet Zeybek&#8217;in,  Alpagut Olayı; Ali Taygun&#8217;un, Fabrikalardan&#8217;ı; Bilgesu Erenus&#8217;un Nereye Payidar  ile Ortak&#8217;ını sayabiliriz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Cumhuriyet dönemi yazarlarının bir bölüğünün de  Türkiye dışındaki olaylarla ilgilenerek bu olayları konu alan oyunlar yazdıkları  görülüyor. Bu yazarlar arasında da, Şili&#8217;de Av ile Ölü Kentin Nabzı adlı  oyunlarıyla Orhan Asena; Gün<br />
Dönerken&#8217;le Yavuzer Çetinkaya; Şahları da Vururlar&#8217;la Ferhan Şensoy; Marangoz&#8217;la  Çetin Erginel önem taşıyorlar.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Konusunu tarihten alan oyunlar yazılır.<br />
</strong><br />
Bu yıllarda, daha önceki yıllardan gelen Turan Oflazoğlu&#8217;nun IV. Murat, Kösem  Sultan, Genç Osman, Orhan Asena&#8217;nın Ya Devlet Başa Ya Kuzgun Leşe oyunları,  tarihsel konulu oyunlar olarak önem taşırken Adnan Giz, Ömür Satan Hüsam Çelebi,  Küçük Esma Sultan, Sokullu Ne Yapmalıydı adlı oyunlarıyla dikkati çekmiştir. Bu  yılların tarihsel konulu oyunlar yazan yazarları arasında, Fazıl Hayati  Çorbacıoğlu ( Koca Sinan), Mehmet Akın (Hikaye-i Mahmut Bedrettin) yer alırlar.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Tarihsel konulu oyunlar yazanlarla birlikte değişik  konulu oyunlarıyla dikkati çeken yazarlar olarak Oğuz Atay, Nezihe Araz, Sadık  Şendil, Oktay Arayıcı, Dinçer Sümer, Ülker Köksal, Başar Sabuncu, Tarık Buğra,  Vasfi Uçkan, Muzaffer İzgü, İsmet Küntay, Lale Oraloğlu, Sevgi Soysal, Refik  Erduran,<br />
Yıldırım Keskin, Murathan Mungan, Macit Koper, Mehmet Keskinoğlu &#8230; gibi adları  sayabiliriz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Cumhuriyet döneminin ilk yıllarından başlayarak oyun  yazarlarının ele aldıkları konular gözden geçirilince <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/roman-ozetleri-turk-ve-dunya-edebiyatindan/"> <span style="color: #000000;">roman</span></a> ve <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/oykuler-hikayeler/"> <span style="color: #000000;">öykü</span></a> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-yazarlar-ve-sairler/"> <span style="color: #000000;">yazarlar</span></a>ıyla aralarında bir koşutluk  dikkati çekiyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/roman-edebi-turler/"> <span style="color: #000000;">Roman</span></a> yazarlarının üzerinde durdukları  konuları, sahneye koydukları oyunlarında ele alan yazarlar, iletilerini topluma  canlı olarak veriyorlar.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD; color: #ff6600;"><strong>Özet</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Cumhuriyetin ilk yıllarında  ulusçuluk yönü ağır basan idealist oyunlar yazılır. 1930&#8217;lu yıllarda Osmanlı  İmparatorluğu&#8217;nun yıkılış nedenleri, Anadolu&#8217;daki uyanış, mitoloji ve evrensel  konular işlenir. 1940&#8217;lı yıllarda aile yapısı, idealizm ile paranın güçü  arasındaki çatışmalar ele alınır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">1950-1970&#8217;li yıllarda yazar sayısı artar. Buna koşut  olarak konu çeşitlenir. Kimi yazarlar birey sorunlarından toplumsal sorunlara  geçiş yaparken; kimi yazarlar toplumsal sorunlardan kişiye inerler, bir üçüncü  küme evrensel sorunları ele alır. Eğitim ve sorunları ön plana çıkar. Kuşaklar  arası ve kentli köylü arası eğitim farkından doğan çatışmalar işlenir.  Ebeveyn-çocuk, kadın-erkek, ağaç-köylü, imam-muhtar-<a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/ogretmen-ve-ogrenci-tipleri/"><span style="color: #000000;">öğretmen</span></a> ilişkileri işlenir. Böylece toplumdaki bozuklukların temelinde; bireyin  bilinçsizliğinin, bilinçli olanların da sorumluluktan kaçmalarının yattığı  vurgulanır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">1970&#8217;ten sonra 12 Mart olayı buna bağlı olarak <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-tarihi/"> <span style="color: #000000;">Türk tarihi</span></a>ni yeniden gözden geçirme,  işçi sorunları, Almanya&#8217;ya gidenlerin kültür çatışmaları, Almanya&#8217;da yetişmekte  olan birinci, ikinci kuşak sorunları işlenir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong><em>Prof. Dr. Olcay ÖNERTOY</em></strong></span></p>
<p align="center"><strong><span style="font-family: Maiandra GD;"> <span style="font-size: 15pt;"><span style="color: #808080;"><span lang="tr">|</span></span><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro/">»<span lang="tr"> “Tiyatro” Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <span style="color: #808080;">|</span></span></span></span></strong></p>
<p align="center"><span lang="tr"><strong> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD; color: #ff0000;">Not:</span><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD; color: #808080;"> İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir…</span></strong></span></p>
<p align="center"><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #808080;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro/"> <span style="color: #ffffff;">Tiyatro</span></a></span><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #ffffff;">, </span><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #808080;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro-nedir/"> <span style="color: #ffffff;">Tiyatro Nedir</span></a><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #ffffff;">, </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro-metinleri-tekstleri/"> <span style="color: #ffffff;">Tiyatro Metinleri</span></a><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #ffffff;">, </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-tiyatrosu/"> <span style="color: #ffffff;">Türk Tiyatrosu</span></a><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #ffffff;">, </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/tiyatro/"> <span style="color: #ffffff;">Tiyatro</span></a></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/cumhuriyet-donemi-turk-tiyatrosu-tiyatro-turleri/">Cumhuriyet Dönemi Türk Tiyatrosu – (Tiyatro Türleri)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/cumhuriyet-donemi-turk-tiyatrosu-tiyatro-turleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
