<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Dil ve Anlatim | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/dil-ve-anlatim/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Fri, 18 Jan 2019 10:20:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Edebi Metinler (Sanat Metinleri) &#8211; (Metinlerin Sınıflandırılması)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/edebi-metinler-sanat-metinleri-metinlerin-siniflandirilmasi/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/edebi-metinler-sanat-metinleri-metinlerin-siniflandirilmasi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Aug 2008 11:30:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Metinlerin Sınıflandırılması]]></category>
		<category><![CDATA[Didaktik Metinler]]></category>
		<category><![CDATA[Dil ve Anlatim]]></category>
		<category><![CDATA[Dil ve Anlatim Konu Anlatimi]]></category>
		<category><![CDATA[Edebi Metin Türleri]]></category>
		<category><![CDATA[Edebi Metin TÜrlerine Örnekler Edebi Metin Ders Açıklaması]]></category>
		<category><![CDATA[Edebi Metinler]]></category>
		<category><![CDATA[Konu Anlatimi]]></category>
		<category><![CDATA[Metin Sınıflandırması]]></category>
		<category><![CDATA[Metin Türleri]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat Metinleri]]></category>
		<category><![CDATA[Sanatsal Metinler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=5565</guid>

					<description><![CDATA[<p>Edebi Metinler (Metinlerin Sınıflandırılması) Metinler edebi metinler ve edebi olmayan metinler şeklinde iki gruba ayrılabilir. Bizi ilgilendiren edebi metinlerdir. Edebi metinler; düz yazı şeklinde oluşmuş edebi metinler ve nazım (şiir) şeklinde oluşmuş edebi metinler olarak iki ana gruba ayrılabilir. Düz yazı şeklinde oluşmuş edebi metinler; olay bildiren edebi metinler ve düşünce bildirin edebi metinler şeklinde [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/edebi-metinler-sanat-metinleri-metinlerin-siniflandirilmasi/">Edebi Metinler (Sanat Metinleri) – (Metinlerin Sınıflandırılması)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><strong> <span style="font-size: 25pt; font-family: Maiandra GD; color: #33ccff;">Edebi Metinler<br />
</span> <span style="font-size: 15pt; font-family: Maiandra GD; color: #ff6600;">(Metinlerin Sınıflandırılması)</span></strong></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;"> <img decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/ogrenci.jpg" alt="&quot;https://www.bilgicik.com/resimler/ogrenci.jpg&quot; grafik dosyası hatalı olduğu için gösterilemiyor." align="left" /></span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">Metinler edebi metinler ve edebi olmayan metinler şeklinde iki gruba ayrılabilir. Bizi ilgilendiren edebi metinlerdir. Edebi metinler; düz yazı şeklinde oluşmuş edebi metinler ve nazım (şiir) şeklinde oluşmuş edebi metinler olarak iki ana gruba ayrılabilir. Düz yazı şeklinde oluşmuş edebi metinler; olay bildiren edebi metinler ve düşünce bildirin <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/edebi-metinler-sanat-metinleri-metinlerin-siniflandirilmasi/"> <span style="color: #000000;">edebi metinler</span></a> şeklinde iki ana gruba ayrılabilir. Olay bildiren edebi metinler; <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/roman-ozetleri-turk-ve-dunya-edebiyatindan/"> <span style="color: #000000;">roman</span></a>, hikaye, <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/masallar/"> <span style="color: #000000;">masal</span></a>&#8230; Düşünce bildiren edebi metinler; <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-edebiyatinda-makale-turu-tarihi-gelisimi-ve-onemli-temsilcileri/"> <span style="color: #000000;">makale</span></a>, <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-edebiyatinda-deneme-turu-tarihi-gelisimi-ve-onemli-temsilcileri/"> <span style="color: #000000;">deneme</span></a>, fıkra&#8230;</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<table style="border-collapse: collapse; height: 1px;" border="2" width="469" cellspacing="0" cellpadding="0">
<tbody>
<tr>
<td width="469" height="1">
<p align="center"><span style="font-family: Maiandra GD;"> <span style="font-size: 8pt; font-weight: bold;">  <span style="color: #c0c0c0;">Bu bölümden tam yararlanmak için aşağıdaki sayfalar size yardımcı olabilir:</span></span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<table style="border-collapse: collapse; height: 18px;" border="1" width="380" cellspacing="0" cellpadding="0">
<tbody>
<tr>
<td width="189" height="18"><strong><span lang="en"> <span style="font-size: 7pt; font-family: Maiandra GD; color: #0099cc;">»</span> </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/ogretici-metinler-metinlerin-siniflandirilmasi/"> <span style="font-size: 9pt; font-family: Maiandra GD; color: #0099cc;"> Öğretici Metinler</span></a></strong></td>
<td width="189" height="18"><strong><span lang="en"> <span style="font-size: 7pt; font-family: Maiandra GD; color: #0099cc;">»</span> </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/edebi-metinler-sanat-metinleri-metinlerin-siniflandirilmasi/"> <span style="font-size: 9pt; font-family: Maiandra GD; color: #0099cc;">Edebi (Sanat) Metinler</span></a></strong></td>
</tr>
<tr>
<td width="189" height="18"><strong><span lang="en"> <span style="font-size: 7pt; font-family: Maiandra GD; color: #0099cc;">»</span> </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/edebi-turler/"> <span style="font-size: 9pt; font-family: Maiandra GD; color: #0099cc;">Edebi Türler</span></a></strong></td>
<td width="189" height="18"><strong><span lang="en"> <span style="font-size: 7pt; font-family: Maiandra GD; color: #0099cc;">»</span> </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/nazim-bicimleri-turleri-sekilleri/"> <span style="font-size: 9pt; font-family: Maiandra GD; color: #0099cc;">Nazım Biçimleri</span></a></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>&nbsp;</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><br />
<strong><span style="color: #ff6600;"><br />
1) ANLATMAYA BAĞLI METİNLER<br />
</span></strong><br />
&#8211; Bu metinlerde anlatıcı yaşanmış ya da tasarlanmış gerçeklikten alınan bir olayı kendince yorumlayıp dönüştürerek anlatır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">&#8211; Sanatçı dış dünyadan aldığı gerçekliği kendi duygusu iç dünyası yaşadığı dönemin özellikleriyle ve ve düşünceleriyle yoğurur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">&#8211; Anlatmaya bağlı metinlerde üzerinde yaşadığımız dünyada görülen varlık eşya insan ve olaydan hareketle yeni bir evren anlatılmaktadır. Bu evrene “KURMACA EVREN” denir. Bu metinlerin özelliklerinden biri kurmaca olmalarıdır. Bunun amacı okuyucu ve dinleyicide estetik yaşantı uyandırmak böylece onların ilgisini çekmektir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">&#8211; Anlatmaya bağlı eserler yazıldıkları dönemin sosyal kültürel ekonomik siyasal yapısını sanat anlayışını çeşitli bakımlardan yansıtır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">&#8211; Anlatmaya bağlı metinlerde temel unsur “olay örgüsü” dür. Bu metinlerde yapı; olay örgüsü kişiler yer zaman gibi birimlerin bir düzen içerisinde birleşmesiyle oluşur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">&#8211; Bu metinlerde olay örgüsü yaşanmaz düzenlenir (bkz.kurmaca evren)</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">&#8211; Anlatmaya bağlı metinlerde ilahi bakış açısı kahraman anlatıcının bakış açısı ve gözlemci anlatıcı olmak üzere üç tip bakış açısı ve anlatıcı vardır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">&#8211; Bu metinlerde anlatılanlar olayların durumuna göre zenginleştirilmiş durumdadır. Kullanılan edebi dil metnin yazıldığı dönemin sosyal hayatına edebi zevkine ve anlayışına göre değişiklik gösterebilir. Metnin dilinin ele alınan temayla ve verilmek istenen mesajla da doğrudan ilişkisi vardır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">&#8211; Bu metinlerde dil bilgi aktarmak veya öğretmek amacıyla kullanılmaz. <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/sozcuk-turleri/"> <span style="color: #000000;">Sözcük</span></a>ler günlük hayatta herkesin bildiği anlamlarıyla değil; yazarın okuyucuya sunmak istediklerine göre yeni anlamlar yüklenerek kullanılır.</span></p>
<p><center>[ad1]</center></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>ANLATMAYA BAĞLI EDEBİ TÜRLER<br />
</strong><br />
Destan: Önemli tarihsel olayların efsaneleşmiş hikayeleridir. Milletlerin tarih öncesi dönemlerdeki kuraklık göç deprem gibi büyük felaketlerini dile getiren destanlar bu bakımdan ulusal ve anonim ürünlerdir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Masal: Yazarı belli olmayan olayları bilinmeyen bir ülkede ve zamanda geçen içinde olağanüstü olayların geçtiği kendine özgü anlatım biçimi olan edebi metinlerdir. Başlangıçları ve sonuçları kalıplaşmıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/halk-edebiyati/"> <span style="color: #000000;">Halk</span></a> Hikayeleri: Birtakım tarihsel şahsiyetlerin âşıkların halk arasında ünlü olmuş kahramanların serüvenlerini anlatırlar. Şiir ve düzyazı karışıktır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Mesnevi: Uzun aşk maceralarının öğütlerinve çeşitli konuların anlatıldığı her beyti kendi içinde uyaklı olan Türk edebiyatı nazım biçimidir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Manzum Hikaye: Bir mekan bir zaman ve kişiler etrafında gelişen olay örgüsünü şiir halinde anlatan nazım biçimidir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/konularina-gore-kitaplar-guncel/"> <span style="color: #000000;">Hikaye</span></a>: Gerçekleşebilecek olayları kurgulayarak belirli bir hacim içerisinde anlatan metinlerdir. Dünyada Guy de Mauppasant ve Çehov kendi adlarıyla anılan iki hikaye tarzı oluşturmuşlardır. Birincisinde olay ikincisinde durum ön plandadır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Roman: Anlatıma bağlı metinlerin en gelişmiş olanıdır. Mekan zaman ve kişiler etrafında gelişen geniş ve kapsamlı bir olay örgüsü yazarın belirlediği bir anlatıcı tarafından okuyucuya aktarılır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #ff6600;"><strong>2) GÖSTERMEYE BAĞLI METİNLER<br />
</strong></span><br />
&#8211; İnsanın anlatma ve nakletmeyle gerçekleştirdiği etkinlikler bu kez sahnede canlandırılarak sunulur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">&#8211; Genel olarak dramatik metinler ve tiyatro olarak adlandırabileceğimiz bu tarz metinlerde kurmaca olay ve olay örgüsünü bir sahne düzeninde topluluk önünde canlandırmak esastır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">&#8211; Tiyatro; oyun (metin) oyuncu sahne tasarımı (dekor) sahne giysisi (kostüm) ışıklama gibi her biri başlı başına bir sanat etkinliği olan öğelerden oluşan bir sanattır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>GÖSTERMEYE BAĞLI EDEBİ TÜRLER<br />
</strong><br />
<strong>Orta oyunu:</strong> Seyircilerle çevrili bir alanda bir yazılı metne bağlı kalmadan doğaçlama ile sergilenen bir oyundur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Meddah:</strong> Tek kişilik bir seyir sanatıdır. Hikaye anlatma ve taklit yapma gibi yetenekler sergilenir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Karagöz (Gölge Oyunu): </strong>Deriden kesilmiş renkli şekillerin hayalî tarafından ışıklı perdeye yansıtımasıyla gerçekleştirilir. Kargöz ve Hacivat baş kişilerdir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Köy Tiyatrosu:</strong> Köy ve kasabada yaşayan insanların düğünlerde ve uzun kış gecelerinde eğlenmek üzere amatörce sergiledikleri oyunlardır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Trajedi: </strong>Seyirciye hayatın acıklı yönlerini göstermek ahlak erdemi anlatmak için yazılmış manzum eserlerdir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Komedi: </strong>İnsanların ve olayların gülünç yönlerini ortaya koymak izleyenleri güldürmek ve düşündürmek amacıyla yazılmış tiyatro eseridir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Dram:</strong> Hayatı olduğu gibi acıklı ve gülünç yönleriyle sahnede göstermek için yazılan tiyatro eseridir.</span></p>
<p align="center"><strong><span style="font-family: Maiandra GD;"> <span style="font-size: 15pt;"><span style="color: #808080;"><span lang="tr">|</span></span><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/metinlerin-siniflandirilmasi-metin-turleri/">»<span lang="tr"> “Metinlerin Sınıflandırılması” Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <span style="color: #808080;">|</span></span> </span></span></strong></p>
<p align="center"><span lang="tr"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD; color: #ff0000;">Not:</span><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD; color: #808080;"> İçerik, internetten alıntılanarak derlenmişti</span></strong></span></span><strong><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #808080;">r…</span></strong></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/edebi-metinler-sanat-metinleri-metinlerin-siniflandirilmasi/">Edebi Metinler (Sanat Metinleri) – (Metinlerin Sınıflandırılması)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/edebi-metinler-sanat-metinleri-metinlerin-siniflandirilmasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>17</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Öğretici Metinler &#8211; (Metinlerin Sınıflandırılması)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/ogretici-metinler-metinlerin-siniflandirilmasi/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/ogretici-metinler-metinlerin-siniflandirilmasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Aug 2008 11:14:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Metinlerin Sınıflandırılması]]></category>
		<category><![CDATA[Didaktik Metinler]]></category>
		<category><![CDATA[Dil ve Anlatim]]></category>
		<category><![CDATA[Dil ve Anlatim Konu Anlatimi]]></category>
		<category><![CDATA[Konu Anlatimi]]></category>
		<category><![CDATA[Metin Sınıflandırması]]></category>
		<category><![CDATA[Metin Türleri]]></category>
		<category><![CDATA[Öğretici Metin Ders Açıklaması]]></category>
		<category><![CDATA[Öğretici Metin Türleri]]></category>
		<category><![CDATA[Öğretici Metin Türlerine Örnekler]]></category>
		<category><![CDATA[Öğretici Metinler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=5561</guid>

					<description><![CDATA[<p>Öğretici Metinler (Metinlerin Sınıflandırılması) Öğretici metinler, bilgi ve haber vermek, ikna etmek, kanıları değiştirmek, uyarmak, düşündürmek, yönlendirmek, tanıtmak gibi amaçlarla yazılan metinlerdir. Öğretici metinler ele aldığı konuya göre çeşitli türlere ayrılır. Bu türlerin hepsinin konuyu ele alış biçimi ve üslubu farklılık gösterir. Öğretici metinler şu şekilde gruplandırılmaktadır: Tarihî metinler: Tarih olaylarının ele alındığı, anlatıldığı metinlerdir. [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/ogretici-metinler-metinlerin-siniflandirilmasi/">Öğretici Metinler – (Metinlerin Sınıflandırılması)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><strong> <span style="font-size: 25pt; font-family: Maiandra GD; color: #33ccff;">Öğretici  Metinler<br />
</span> <span style="font-size: 15pt; font-family: Maiandra GD; color: #ff6600;">(Metinlerin  Sınıflandırılması)</span></strong></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;"> <img decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/ogrenci.jpg" alt="&quot;https://www.bilgicik.com/resimler/ogrenci.jpg&quot; grafik dosyası hatalı olduğu için gösterilemiyor." align="left" /></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Öğretici metinler, bilgi ve haber  vermek, ikna etmek, kanıları değiştirmek, uyarmak, düşündürmek, yönlendirmek,  tanıtmak gibi amaçlarla yazılan metinlerdir. Öğretici metinler ele aldığı konuya  göre çeşitli türlere ayrılır. Bu türlerin hepsinin konuyu ele alış biçimi ve  üslubu farklılık gösterir.  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/ogretici-metinler-metinlerin-siniflandirilmasi/"> <span style="color: #000000;">Öğretici metinler</span></a> şu şekilde gruplandırılmaktadır:</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Tarihî metinler: </strong> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-tarihi/"> <span style="color: #000000;">Tarih</span></a> olaylarının ele alındığı,  anlatıldığı metinlerdir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Felsefî metinler:</strong> Felsefî konuları ve  felsefenin varlık, bilgi, değer gibi konularını ele alan metinlerdir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Bilimsel metinler:</strong> Bilimsel araştırmaları  açık ve kesin bir dille , delillere dayanarak anlatan metinlerdir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Gazete çevresinde gelişen metin türleri:</strong> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-edebiyatinda-makale-turu-tarihi-gelisimi-ve-onemli-temsilcileri/"> <span style="color: #000000;">Makale</span></a>, <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-edebiyatinda-deneme-turu-tarihi-gelisimi-ve-onemli-temsilcileri/"> <span style="color: #000000;">deneme</span></a>, <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-edebiyatinda-soylesi-turu-tarihi-gelisimi-ve-onemli-temsilcileri/"> <span style="color: #000000;">sohbet</span></a>, <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-edebiyatinda-fikra-turu-tarihi-gelisimi-ve-onemli-temsilcileri/"> <span style="color: #000000;">fıkra</span></a>, <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-edebiyatinda-elestiri-turu-tarihi-gelisimi-ve-onemli-temsilcileri/"> <span style="color: #000000;">eleştiri</span></a>, <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-edebiyatinda-roportaj-turu-tarihi-gelisimi-ve-onemli-temsilcileri/"> <span style="color: #000000;">röportaj</span></a> gibi <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-edebiyatinda-haber-yazisi-turu-tarihi-gelisimi-ve-onemli-temsilcileri/"> <span style="color: #000000;">gazete</span></a> çevresinde oluşan metinlerdir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Kişisel hayatı konu alan metin türleri:</strong> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-edebiyatinda-ani-turu-tarihi-gelisimi-ve-onemli-temsilcileri/"> <span style="color: #000000;">Hatıra</span></a> (anı), <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-edebiyatinda-gezi-yazisi-turu-tarihi-gelisimi-ve-onemli-temsilcileri/"> <span style="color: #000000;">gezi yazısı</span></a>, <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-edebiyatinda-biyografi-turu-tarihi-gelisimi-ve-onemli-temsilcileri/"> <span style="color: #000000;">biyografi</span></a>, <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-edebiyatinda-mektup-turu-tarihi-gelisimi-ve-onemli-temsilcileri/"> <span style="color: #000000;">mektup</span></a>, <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-edebiyatinda-gunluk-turu-tarihi-gelisimi-ve-onemli-temsilcileri/"> <span style="color: #000000;">günlük</span></a> gibi kişisel hayatla ilgili olan  metinlerdir.</span></p>
<p><center></p>
<table style="border-collapse: collapse; height: 1px;" border="2" cellspacing="0" cellpadding="0" width="469" bordercolor="#c0c0c0">
<tbody>
<tr>
<td width="469" height="1">
<p align="center"><span style="font-family: Maiandra GD;"> <span style="font-size: 8pt; font-weight: 700;">  <span style="color: #c0c0c0;">Bu bölümden tam yararlanmak için aşağıdaki sayfalar      size yardımcı olabilir:</span></span></span></p>
<p><center></p>
<table style="border-collapse: collapse; height: 18px;" border="1" cellspacing="0" cellpadding="0" width="380" bordercolor="#c0c0c0">
<tbody>
<tr>
<td width="189" height="18"><strong><span lang="en"> <span style="font-size: 7pt; font-family: Maiandra GD; color: #0099cc;">»</span><span style="font-size: 9pt; font-family: Maiandra GD; color: #0099cc;"> </span></span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/ogretici-metinler-metinlerin-siniflandirilmasi/"> <span style="font-size: 9pt; font-family: Maiandra GD; color: #0099cc;"> Öğretici Metinler</span></a></strong></td>
<td width="189" height="18"><strong><span lang="en"> <span style="font-size: 7pt; font-family: Maiandra GD; color: #0099cc;">»</span><span style="font-size: 9pt; font-family: Maiandra GD; color: #0099cc;"> </span></span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/edebi-metinler-sanat-metinleri-metinlerin-siniflandirilmasi/"> <span style="font-size: 9pt; font-family: Maiandra GD; color: #0099cc;">Edebi          (Sanat) Metinler</span></a></strong></td>
</tr>
<tr>
<td width="189" height="18"><strong><span lang="en"> <span style="font-size: 7pt; font-family: Maiandra GD; color: #0099cc;">»</span><span style="font-size: 9pt; font-family: Maiandra GD; color: #0099cc;"> </span></span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/edebi-turler/"> <span style="font-size: 9pt; font-family: Maiandra GD; color: #0099cc;">Edebi          Türler</span></a></strong></td>
<td width="189" height="18"><strong><span lang="en"> <span style="font-size: 7pt; font-family: Maiandra GD; color: #0099cc;">»</span><span style="font-size: 9pt; font-family: Maiandra GD; color: #0099cc;"> </span></span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/nazim-bicimleri-turleri-sekilleri/"> <span style="font-size: 9pt; font-family: Maiandra GD; color: #0099cc;">Nazım          Biçimleri</span></a></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p></center>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p></center></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Öğretici metinlerin incelenmesinde aşağıdaki  özellikler göz önünde bulundurulur:</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Metin ve zihniyet:</strong> Her metin, yazıldığı  dönemin sosyal, ekonomik, siyasî yapısını, <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/soz-sanatlari-edebi-sanatlar/"> <span style="color: #000000;">sanat</span></a> anlayışını yansıtır. Dönemin bu  özelliklerine zihniyet diyebiliriz. Metin, yukarıda sayılan unsurların hiç  birine indirgenemez, çünkü metin bunların hepsinden yararlanılarak oluşturulan  bir bütündür. Bir metinde, metnin yazıldığı dönemin özellikleri metne  sindirilmiş bir şekilde yer alır. Bu özellikler metinle bütünleşir. Bir metni  incelerken metinden dönemin zihniyetine ait ipuçları tespit edilir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Öğretici metinler; toplum, kültür ve sanat hayatıyla  ilgili düşüncelerin dile getirildiği, okuyucunun bu konularda bilgilendirilmeye  çalışıldığı metinlerdir. Bu nedenle bu <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/metinlerin-siniflandirilmasi-metin-turleri/"> <span style="color: #000000;">metinler</span></a> aynı zamanda yazıldığı dönemin  bu konulara bakış açısını da yansıtan belgelerdir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Metinlerde ele alınan konular, kullanılan dilin  özellikleri, seçilen <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/sozcuk-turleri/"> <span style="color: #000000;">sözcükler</span></a>, tutum ve davranışlar da  dönemin zihniyetini yansıtan öğelerdir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Yapı (plan): </strong>Metnin yapısı, kendi  içinde anlam bütünlüğü olan birimlerin bir düzene bağlı olarak birleşmesi sonucu  oluşur. Bu birimler paragraflardır. Ayrıca paragraflarda kendi içinde anlam  birliğine sahip cümle kümelerinden oluşur. Bu kümeler yeri, zamanı, mekânı,  kişiyi ve durumu ifade ederler.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Paragraftaki birlik ve bütünlüğü sağlamak için  giriş, gelişme ve sonuç bölümlerindeki <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/cumlede-anlam/"> <span style="color: #000000;">cümle</span></a>lerin dil ve fikir yönünden  birbiriyle bağlantı kurmasını sağlayan bağlayıcı öğeler vardır. Köprü kelimeler  diye de nitelendirebileceğimiz bu <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/cumlenin-ogeleri/"> <span style="color: #000000;">öğeler</span></a> cümle başı <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/edat-ilgec/"> <span style="color: #000000;">edat</span></a>ları, <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/zamir-adil/"> <span style="color: #000000;">zamirler</span></a>, <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/sozcuk-turleri/"> <span style="color: #000000;">sözcük</span></a> ve sözcük gruplarıdır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Cümle başı edatları: </strong>Cümleleri birbirine  bağlayan, boşluklar arasında geçiş köprüleri kuran hatta, oysa, şöyle ki, meğer,  nitekim, bunun gibi, bununla beraber&#8230; gibi cümle başı edatları yerli yerinde  kullanılmalıdır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Zamirler:</strong> Bağlantıyı kuran zamirler, bir  önceki cümlede geçen bir ad veya kavramın bir sonraki cümlede yerini tutarak  cümleler arasında birliğin sağlanmasına katkıda bulunur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Sözcük ve sözcük gruplarının tekrarı:</strong> Bir  önceki cümlede geçen sözcük ve sözcük grubu, bir sonraki cümlede tekrarlanarak  cümleler arasında bağlantı kurar.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Aşağıdaki örnekte, bağlayıcı öğeler, koyu olarak  gösterilmiştir: </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">&#8220;İnsanın içini dökmeden edemediği dakikalar  olur. Bir dost, bu dakikalarda erişilmez bir değer kazanır. Ama her şey, bir  dosta söylenmez ki? Onun için, hele bir insan bir yazarsa, içinin gizli  kıvrımlarını görmesini biliyorsa, masanın başına geçip kalemi eline almadan  edemez. İşte günlük dediğimiz, yazarın kendi kendisi ile alçak sesle  konuşmasından başka bir şey olmayan, o günü gününe tutulmuş hatıralar, bu iç  dökme ihtiyacından doğmuştur. Böyle bir yazar, kendisi için günlüğünü tutar. Bu  bakımdan, sessiz bir konuşma olan bu çeşit günlükleri bir edebiyat türü saymaya  imkân yoktur.&#8221;</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><em>Suut Kemal Yetkin</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Öğretici metinler giriş, gelişme ve sonuç  bölümlerinden oluşan bir bütünlük gösterir. Bir eseri yapı bakımından  incelerken, metnin yazılış amacı, amaca uygun anlatım biçimi, hedeflenen okuyucu  kitlesi, yapıyı meydana getiren birimlerin bağlanışı ve sıralanışı gibi  özellikler üzerinde durulur. İçerik ve yapı, birbirini bütünleyen öğeler olarak  ana düşüncenin oluşumunu sağlar.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Yukarıda Suut Kemal Yetkin&#8217;e ait olan paragrafta,  metni oluşturan birimler bir ana düşünceyi ortaya koymak için bir araya  gelmişlerdir. Metnin ana düşüncesi, son cümlede vurgulanmıştır: &#8220;Sessiz bir  konuşma olan bu çeşit günlükleri bir <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/edebiyatin-tanimi-edebiyat-nedir/"> <span style="color: #000000;">edebiyat</span></a> türü saymaya imkân yoktur.&#8221;</span></p>
<p><center>[ad1]</center></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Ana Düşünce (Ana Fikir):</strong> Öğretici  metinlerin amacı bilgi vermek, öğretmektir. Ama ne öğretilmek isteniyor? Metinde  ele alınan, bize verilmek istenen düşünce nedir? Yazı ne amaçla yazılmıştır?  Yazıdan çıkaracağımız sonuç nedir? İşte bu soruların cevabı ana düşüncedir.  Metnin tamamının iletmek istediği düşüncenin en kısa, yoğun ifadesine ana  düşünce denir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Öğretici metinlerin incelenmesinde metnin ana  düşüncesini tespit etmek gerekir. Eğer biz bu düşünceye ulaşamamışsak, metni  yeterince anlamamışız demektir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Ana düşünceyle metnin kaleme alındığı dönem arasında  ilişki kurulabilir. Zira metnin kaleme alındığı dönemin sosyal ve siyasî yapısı,  tartışılan sanat anlayışları ana düşüncenin oluşmasında etkili olur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Öğretici metin türlerine göre ana düşüncenin oluşumu  farklılık gösterir. Ana düşünce olarak;</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Felsefî metinlerde soyut bir kavram,<br />
Bilimsel metinlerde teknik bir gelişme,<br />
Tarihî metinlerde ve makalede siyasî bir düşünce,<br />
Deneme, sohbet, gezi, anı gibi metinlerde sosyal yeni bir buluş ifade edilir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Dil ve Anlatım:</strong> Öğretici metinlerde dil bir  nesneyi, bir kavramı, bir olayı anlatmak, açıklamak ve bildirmek ve okuyucuyu  uyarmak, harekete geçirmek üzere kullanılır. Metnin dili; ifade edilmek istenen  düşünceye, seçilen anlatım türüne ve hitap edilen okuyucuya, kullanılan iletişim  aracına göre değişir. Hitabetin diliyle <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-edebiyatinda-soylesi-turu-tarihi-gelisimi-ve-onemli-temsilcileri/"> <span style="color: #000000;">sohbet türü</span></a>nün, <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-edebiyatinda-deneme-turu-tarihi-gelisimi-ve-onemli-temsilcileri/"> <span style="color: #000000;">deneme türü</span></a>yle <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-edebiyatinda-makale-turu-tarihi-gelisimi-ve-onemli-temsilcileri/"> <span style="color: #000000;">makale türü</span></a>nün anlatımı aynı değildir.  Aynı manzaraya farklı açılardan bakıldığında aynı şey görülmez. Bu farklılık  bakış açısından kaynaklanır. Bir konuya farklı bakış açılarından yaklaşılabilir.  Bilgi, inanç, düşünce farklılığı, kültürel çevre, psikolojik özellikler bakış  açısını belirler. Bütün bunlar yazarın <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/anlatim-bicimleri-sekilleri/"> <span style="color: #000000;">anlatım</span></a>ını etkiler.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Aynı konu farklı yazarlar tarafından ifade  edilebilir. Ancak sonuçta hiçbir yazarın anlatımının birbirine benzemediği  görülür. İşte bu farklılık üsluptan kaynaklanmaktadır. Üsluba, yazarın anlatım  tarzı diyebiliriz. Yazarın kurduğu cümleler, kelime seçimi, cümle yapısı,  kelimelere kazandırdığı anlam, anlatımının açık, tutarlı, anlaşılır olup  olmadığı o yazarın üslubunu ortaya koyar.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Üslub, Seyit Kemal Karaalioğlu tanımı:</strong> &#8220;Üslûp; sanatçının özel yapış yolu; yazarın duyuş, düşünüş ayrılığı; cümlelerin  uzunluğu, kısalığı; kelimeleri seçişi, yazısının ahengindeki ayrılıklardır.  Üslûp için; ifade tarzı, usul, yol da denilebilir. Üslûp, insanın özünden doğar.  Edebî eserler, ancak üslûplarının kuvvetiyle ölümsüzlüğe erişirler.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Sanat eserlerinde, kompozisyonlarda, insanın  düşünüşlerine, duygularına, hayâllerine, heyecanlarına verdiği biçim üslûp&#8217;tur.  Güzel yazı yazmanın en önemli niteliği üslûpta kendini gösterir, yazı yazmak  sanatı; kusursuz yazmak hüneri, istenilen üslûp, eksersizle elde edilebilir.  Tıpkı yüzmenin yüzerek öğrenildiği gibi.&#8221;</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/metinlerin-siniflandirilmasi-metin-turleri/"> <span style="color: #000000;">Metinlerin türleri</span></a> ile kullanılan  kelimeler arasında sıkı bir ilişki vardır. Bilimsel metinlerde çok sık bir  şekilde terimlere yer verilir. Makale türündeki metinlerde doğal dil kullanılır.  Dil, değişik yorumlara kapalıdır. Sözcükler genellikle ilk anlamlarında  kullanılır. Felsefî metinlerde dil kavram boyutuyla, sözcükler günlük hayattaki  anlamlarından soyutlanmış bir görev yüklenerek karşımıza çıkar. Deneme, sohbet,  anı gibi türlerde dil, öznel bir şekilde kullanılır. <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/sozcukte-anlam/"> <span style="color: #000000;">Sözcük</span></a>lere yeni anlamlar yüklenir. Hitap  edilen kitle de öğretici metinlerin dilinin oluşumunda etkili olur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Antik dönemde düzey bakımından üslup yüksek, orta ve  alçak üslup olmak üzere üç gruba ayrılmıştır:</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Örnek: Yüksek üslup düzeyi son uykusuna dalmak<br />
Orta üslup düzeyi ölmek<br />
Alçak üslup düzeyi gebermek<br />
Metin ve Gelenek</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Öğretici metinler incelenirken metnin hangi geleneğe  bağlı kalınarak yazıldığı, sanatçının gelenekle ilişkisi tespit edilir. Felsefe,  bilim, gazete çevresinde gelişen ve kişisel hayatı konu alan metinler, yapı,  tema, dil ve anlatım gibi konularda tarihî akış içinde kendi geleneklerini  oluşturur. Ancak her dönem, bunlara yeni öğeler ve değerler katarak  zenginleştirir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Her metin <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/cekim-ve-yapim-ekleri/"> <span style="color: #000000;">yapı</span></a>, tema, dil ve anlatım bakımlarından  aynı türde daha önce yazılmış metinlerden yararlanılarak oluşturulur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-edebiyati-donemleri/"> <span style="color: #000000;">Türk edebiyatı</span></a>nda nesir türü, <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/tanzimat-edebiyati/"> <span style="color: #000000;">Tanzimat Dönemi</span></a> edebiyatından sonra  gelişmeye başlar. Daha öncesinde Türk edebiyatında Batılı anlamda bir nesir  geleneği yoktur. Makale, deneme, gazete&#8230; türündeki yazılar, Batı edebiyatı  örnek alınarak kaleme alınmış ve günümüze kadar kendi geleneğini oluşturarak  sürmüştür.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Öğretici Metinlerde Anlam:</strong> Öğretici  metinlerde söz ve söz öbekleri (grupları) daha çok ilk anlamlarıyla kullanılır.  Bundan dolayı öğretici metinlerde anlam okuyucuya, mekâna ve zamana göre  değişmez. Yani okuyucu, zaman ve mekân faktörleri öğretici metinlerin anlamını  etkilemez. Bu bakımdan öğretici metinler edebî metinlerden farklılık gösterir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">İyi bir edebî metin birden çok anlama ve yorumlamaya  açık olan metindir. İyi bir öğretici metin ise yazarın anlatmak istediği anlamı  yorumlamaya meydan vermeden ileten metindir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Öğretici metinlerin amacı, bilgi vermek,  aydınlatmak, açıklamaktır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Örnek 1:</strong> İnsanların çoğu kaybetmekten  korktuğu için, sevmekten korkuyor. Sevilmekten korkuyor, kendisini sevilmeye  lâyık görmediği için. Düşünmekten korkuyor sorumluluk getireceği için.  Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için. Duygularını ifade etmekten  korkuyor, reddedilmekten korktuğu için. Yaşlanmaktan korkuyor, gençliğin  kıymetini bilmediği için. Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi bir şey vermediği  için. Ve ölmekten korkuyor aslında yaşamayı bilmediği için. </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><em>W.SHAKESPEARE</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Yukarıdaki metinde insanların korkma nedenleri  açıklanmıştır. Dolayısıyla bu metinin yazılış amacı açıklamaktır. Metinde  kelimeler ilk anlamlarıyla kullanıldığı için her okuyucu bu metinden aynı anlamı  çıkarmaktadır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Örnek 2:</strong> Tabiat ile hayat, insanoğlunun şekil  vererek güzel ve faydalı eserler vücuda getirebileceği muazzam bir malzeme  deposudur. Resim mi yapmak istiyorsunuz? Dünyada renkten ve boyadan çok ne var?  Hakiki bir ressam konu bakımından da bir sıkıntı çekmez. Bütün tabiat ve hayat  işlenecek konu ile doludur. Mühim olan, herhangi bir konu etrafında bir renk  kompozisyonu vücuda getirmektir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><em>Mehmet KAPLAN</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Mehmet Kaplan&#8217;a ait olan ikinci metin okuyucuyu  aydınlatmak amacıyla yazılmıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Yalınlık: </strong>Yalınlık; sadelik, gösterişsizlik,  bir düşünceyi herkesin anlayabileceği bir açıklıkla anlatma; süssüz ve kısa,  anlamı kuvvetli ve kesin sözdür. Hiçbir özentiye yer vermeyen cümle; gereksiz  süslerden, eskimiş, anlamı iyi bilinmeyen kelimeleri kullanmaktan çekinme  yalınlık için gereklidir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Yukarıdaki metin, yalınlık hakkında bilgi vermek  amacıyla yazılmıştır. Yine bu metinde kelimeler öz anlamlarında kullanıldığı  için her okuyucu metinden aynı anlamı çıkaracaktır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Metin ve Yazar:</strong> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/edebi-metinler-sanat-metinleri-metinlerin-siniflandirilmasi/"> <span style="color: #000000;">Edebî metinler</span></a>de metnin yazarıyla metin  arasında sıkı bir ilişki olduğunu belirtmiştik. Bu ilişki öğretici metinlerin  bir kısmı için de geçerlidir. Deneme, sohbet, fıkra, anı, gezi gibi metinlerde  yazarın hayatında yer etmiş olaylar, beklentiler, özlemlerin izleri de yansır.  Fakat ansiklopedi, <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-edebiyatinda-makale-turu-tarihi-gelisimi-ve-onemli-temsilcileri/"> <span style="color: #000000;">makale</span></a>, tarih gibi bilimsel metinlerde  yazarın kişiliği metne yansımaz. Çünkü bu metinler nesnel bir anlatımla kaleme  alınır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Yorum: </strong>Okuyucu, öğretici metni  inceledikten sonra metnin yapısı, düşüncesi, anlatımı, yazılış amacıyla  sezdirdiği anlamı, metnin anlamının zaman içinde değişip değişmediğini, metnin  okuyucuda uyandırdığı duyguları yorumlar.</span></p>
<p align="center"><strong><span style="font-family: Maiandra GD;"> <span style="font-size: 15pt;"><span style="color: #808080;"><span lang="tr">|</span></span><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/metinlerin-siniflandirilmasi-metin-turleri/">»<span lang="tr"> “Metinlerin Sınıflandırılması” Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <span style="color: #808080;">|</span></span> </span></span></strong></p>
<p align="center"><span lang="tr"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD; color: #ff0000;">Not:</span><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD; color: #808080;"> İçerik, internetten alıntılanarak derlenmişti</span></strong></span></span><strong><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #808080;">r…</span></strong></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/ogretici-metinler-metinlerin-siniflandirilmasi/">Öğretici Metinler – (Metinlerin Sınıflandırılması)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/ogretici-metinler-metinlerin-siniflandirilmasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Metinlerin Sınıflandırılması (Metin Türleri)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/metinlerin-siniflandirilmasi-metin-turleri/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/metinlerin-siniflandirilmasi-metin-turleri/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Aug 2008 10:51:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Metinlerin Sınıflandırılması]]></category>
		<category><![CDATA[Dil ve Anlatim]]></category>
		<category><![CDATA[Edebi Metinler]]></category>
		<category><![CDATA[Edebi Metinler ve Sınıflandırma]]></category>
		<category><![CDATA[Konu Sınıflandırma]]></category>
		<category><![CDATA[Konu Sınıflandırmaları]]></category>
		<category><![CDATA[Metin Sınıflandırması]]></category>
		<category><![CDATA[Metin Türleri]]></category>
		<category><![CDATA[Metinler]]></category>
		<category><![CDATA[Öğretici Metinler]]></category>
		<category><![CDATA[Öğretici Metinler ve Sınıflandırma]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat Metinleri]]></category>
		<category><![CDATA[Sınıflandırma]]></category>
		<category><![CDATA[Sözlü Anlatim]]></category>
		<category><![CDATA[Sözlü ve Yazılı Anlatım Türleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=5555</guid>

					<description><![CDATA[<p>Metinler gerçeklikle ilişkileri, işlevleri ve yazılış amaçları bakımından sınıflandırılırlar. Bu açıdan netinler, sanat metinleri ve öğretici metinler olmak üzere işlevleri bakımından ikiye ayrılır. Sanat metinlerinde yan anlam değeri taşıyan ve okuyucunun anlayışına, sezgisine bırakılan ifadelere yer verildiğini, mecazlı ifadeler kullanıldığını böylece anlatıma çağrışım ve duygu değeri kazandırarak okuyucunun yeni ve farklı anlamlar çıkarabildiğini görüyoruz. Sanat [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/metinlerin-siniflandirilmasi-metin-turleri/">Metinlerin Sınıflandırılması (Metin Türleri)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" class="alignleft" src="https://www.bilgicik.com/resimler/ogrenci.jpg" />Metinler gerçeklikle ilişkileri, işlevleri ve yazılış amaçları bakımından sınıflandırılırlar. Bu açıdan netinler, sanat metinleri ve öğretici metinler olmak üzere işlevleri bakımından ikiye ayrılır.</p>
<p>Sanat metinlerinde yan anlam değeri taşıyan ve okuyucunun anlayışına, sezgisine bırakılan ifadelere yer verildiğini, mecazlı ifadeler kullanıldığını böylece anlatıma çağrışım ve duygu değeri kazandırarak okuyucunun yeni ve farklı anlamlar çıkarabildiğini görüyoruz. Sanat metinlerinde gerçekliğin dönüştürülmesi söz konusudur.</p>
<p>Öğretici metinler ise bilgi vermek amacıyla yazılırlar. Öğretici metinler günlük hayatın gerçeklerini, tarihi olayları, felsefi düşünceleri ve bilimsel gerçekleri anlatan metinlerdir. Öğretici metinler genelde kelimelerin ilk anlamlarıyla oluşturulduklarından, bu metinler okuyucuda aynı izlenimi bırakırlar.</p>
<p>[ad1]</p>
<p>Sınıflama ve sınıflandırma, felsefede &#8220;bilgide ilk ve en önemli adım olarak, belirli şeylerin birliğini ve çeşitli şey türleri arasındaki ilişkiyi kavramanın yolu; doğada düzen keşfetmenin ilk ve en basit yöntemi. Konu ve nesneleri cins tür ilişkisine göre sıralama&#8221; olarak tanımlanır. Sınıflandırma öğrenmeyi, öğretmeyi, araştırmayı kolaylaştırmak İçin yapılır.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/metinlerin-siniflandirilmasi.jpg" alt="metinlerin sınıflandırılması" /></p>
<p>Canlıların çevrelerinde bulunan unsurların sınıflandırılması, insanın yeryüzünde ortaya çıkışından daha eskidir. Zira hayvanlar bile çevrelerinde bulunan objeleri besinler, besin olmayanlar, düşmanlar, rakipler, eşler vs. şeklinde bir gruplandırma yaparak tanırlar. Sınıflandırmanın tarihi Eski Yunan&#8217;a kadar uzanır. Eski Yunan bilginlerinden Hippocrates (M.Ö. 460-377), ilk olarak hayvan türlerini saymıştır. Ancak sınıflandırmaya ait bilinen en eski çalışma Yunan filozof Aristoteles(M.Ö.354-291) tarafından yapılmıştır. Aristoteles yapmış olduğu sınıflandırmada &#8220;hava, kara ve su&#8221; gibi canlıların yaşam ortamlarını temel olarak almıştır.</p>
<p>Bilim adamları, canlı ve cansız varlıklar hakkında sistemli ve yeterli bir bilgiye sahip olmak ve dolayısıyla canlı ve cansız varlıklar hakkındaki karışıklığı gidermek için sınıflandırmaya ihtiyaç duymuşlardır. İşte sınıflandırma yapılmamış olsaydı birçok canlı ile İlgili bilginin gelecek kuşaklara aktarılması da söz konusu olmayabilirdi. Günümüzde bilimin her kolunda ilerleme kaydedilmesinin nedeni, işte bu sınıflandırma yönteminin oldukça gelişmiş olması ve daha da geliştirilmesine yoğun bir şekilde devam edilmesidir. Çünkü sınıflandırılamayan şeyler anlamsızdır; tanımlanması, değerlendirilmesi, yargılanması ve diğerlerine iletilmesi mümkün değildir. Bu nedenle sınıflandırılamayan ve adlandırılamayan şeyler sosyal gerçekliğimizin bir parçası olmaz. Sınıflandırma ve adlandırma &#8216;şeyleri&#8217; tanıdık hale sokar ve anlam ve önem kazandırır.</p>
<p>Sınıflandırmada dikkate alınacak belli başlı kurallar şu şekilde sıralanabilir:<br />
<strong>a</strong>. Sınıfları ayıklamak ya da öbeklemek için, her adımda yalnızca tek bir ilke kullanılabilir.<br />
<strong>b</strong>. Sınıflama ya da bölmenin adımlarında, hiçbir grup ya da sınıfın atlanmamış olmasına dikkat edilmelidir.<br />
<strong>c</strong>. Hiçbir ara adım unutulmamalıdır.</p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/metinlerin-siniflandirilmasi-metin-turleri/">Metinlerin Sınıflandırılması (Metin Türleri)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/metinlerin-siniflandirilmasi-metin-turleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>21</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Demokrasi ve Demokrasinin Türk Toplumu İçin Önemi &#8211; (Performans ve Proje Ödevleri)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/demokrasi-ve-demokrasinin-turk-toplumu-icin-onemi-performans-ve-proje-odevleri/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/demokrasi-ve-demokrasinin-turk-toplumu-icin-onemi-performans-ve-proje-odevleri/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jan 2008 19:38:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Performans Ödevleri]]></category>
		<category><![CDATA[YKS - KPSS]]></category>
		<category><![CDATA[6. Sınıf Performans ve Proje Ödevleri]]></category>
		<category><![CDATA[7. Sınıf Performans ve Proje Ödevleri]]></category>
		<category><![CDATA[8. Sınıf Performans ve Proje Ödevleri]]></category>
		<category><![CDATA[Demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[Demokrasi Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Dil ve Anlatim]]></category>
		<category><![CDATA[Etkinlik Örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Fen ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Matematik Performans Ödevleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ödev]]></category>
		<category><![CDATA[ogrenci]]></category>
		<category><![CDATA[Performans]]></category>
		<category><![CDATA[Performans Ödevleri Örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Performans ve Proje Ödevleri]]></category>
		<category><![CDATA[Proje]]></category>
		<category><![CDATA[Proje Ödevleri]]></category>
		<category><![CDATA[Projeler]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Tasarım]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Toplumu İçin Demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Toplumu İçin Demokrasinin Önemi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe Performans Ödevleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=3752</guid>

					<description><![CDATA[<p>Demokrasi ve Demokrasinin Türk Toplumu İçin Önemi (Performans &#8211; Proje Ödevleri) 1. Demokrasi: Halkın kendi kendini yönetmesine denir. Halk kendi yöneticilerini kendisi seçer. 2. Demokrasinin Temel İlkeleri: Milli egemenlik, hürriyet ve eşitlik, siyasi partiler. a. Milli Egemenlik: Demokraside egemenlik millete aittir. Millet bu hakkını temsilcilerini kullanarak seçer. Yönetenler, gücünü milletten alır. b. Hürriyet ve Eşitlik: [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/demokrasi-ve-demokrasinin-turk-toplumu-icin-onemi-performans-ve-proje-odevleri/">Demokrasi ve Demokrasinin Türk Toplumu İçin Önemi – (Performans ve Proje Ödevleri)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><strong><span style="font-size: 25pt; color: #00ccff; font-family: Maiandra GD;">Demokrasi ve Demokrasinin Türk Toplumu İçin Önemi</span></strong><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong><span style="font-size: 25pt; color: #00ccff;"><br />
</span><span style="font-size: x-small; color: #ff9933;">(Performans &#8211; Proje Ödevleri)</span></strong></span></p>
<p align="center"><span style="font-family: Maiandra GD;"><img decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/ogrenci.jpg" alt="" /></span></p>
<p style="text-align: justify;">
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><br />
<strong>1. Demokrasi: </strong>Halkın kendi kendini yönetmesine denir. Halk kendi yöneticilerini kendisi seçer.</span></div>
<p><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>2. Demokrasinin Temel İlkeleri: </strong>Milli egemenlik, hürriyet ve eşitlik, siyasi partiler.</p>
<p><strong>a. Milli Egemenlik: </strong>Demokraside egemenlik millete aittir. Millet bu hakkını temsilcilerini kullanarak seçer. Yönetenler, gücünü milletten alır.</p>
<p><strong>b. Hürriyet ve Eşitlik: </strong>Hürriyet ; başkalarına zarar vermeden her şeyi yapabilmektir. Eşitlik; hiçbir ayrım yapmaksızın herkesin kanun önünde eşit olmasıdır.<br />
<center><!--adsense#reklam_336x280--></center><br />
<strong>c. Siyasi Partiler:</strong> Siyasi partilerin çok olması demokrasinin daha iyi işlemesini sağlar. Farklı düşüncedeki insanlar kendi fikirlerine uygun partilere üye olabilir. Ve istedikleri partiyi destekleyebilirler. Atatürk demokrasinin tam anlamıyla gerçekleşebilmesi için çok partili hayata geçilmesinin şart olduğunu belirtmiştir.</p>
<p><strong><span style="font-size: 15pt;">DEMOKRASİNİN KORUNMASINDA BİREYE DÜŞEN GÖREVLER<br />
</span></strong><br />
Tarih boyunca, yönetimin bir kişide veya bir zümrede olduğu, baskıya dayalı yönetim biçimleri vardı. İnsanların yönetimde söz sahibi olmak için verdiği mücadele yüzyıllarca sürmüştür. Uzun mücadeleler sonucunda elde edilen demokrasiyi, birey olarak korumamız rahat ve huzurlu yaşamamıza imkan sağlar.</p>
<p>Demokrasiyi korumak için öncelikle iyi bir vatandaş olmalıyız. Kendi haklarımıza sahip çıktığımız gibi, ödevlerimizi de yerine getirmeliyiz. Demokrasinin hoşgörü kuralına bağlı kalarak farklı düşüncelere de saygılı olmalıyız. Kısacası demokrasinin korunmasında birey olarak bize düşen en önemli görev demokrasinin kurallarına uymaktır.</p>
<p><strong><span style="font-size: 15pt;">DEMOKRASİDE KAMUOYU VE BASININ ÖNEMİ<br />
</span></strong><br />
<strong>Kamuoyu: </strong>Toplumu ilgilendiren her hangi bir konu hakkında halkın benimsediği ortak görüştür.</p>
<p>Kamuoyunu Oluşturan Etkenler: a- Yapılan yollar (Ulaşım) b- Sinema ve Tiyatrolar (Bakış açısı kazandırır) c- Sivil Toplum örgütleri (dernekler, vakıflar, kulüpler, okul koruma derneği vs.)</p>
<p><strong>Kamuoyunun Toplumdaki Yeri: </strong>Kamuoyu toplumun sorunlarının çözümünde önemli bir etkiye sahip olduğundan dolayı önemlidir. (Toplumun yaralarını sarar örnek Deprem felaketinde kamuoyunun etkisi)</p>
<p>Basın ve Yayının Önemi : Basın: gazete kitap ve her türlü neşriyattır. Yayın: Bu yazılan eserlerin duyurulması olayıdır. Toplumdaki aksaklıkları dile getirdiği için basın ve yayın kamuoyunun oluşmasında önemli etkiye sahiptir. (Örnek: Depremin nerede kaç şiddetinde olduğunu neler yapılması gerektiğini bize bildirmesi .. vs. )</p>
<p>Kamuoyu Basın ilişkisi: Basın ve kamuoyu bir birine muhtaçtır. Basın, vermiş olduğu haberler vasıtasıyla kamuoyunu oluşturur, Kamuoyu da sorunlarının çözümü için basını kullanır.</p>
<p><strong><span style="font-size: 15pt;">EĞİTİM VE DEMOKRASİ İLİŞKİSİ<br />
</span></strong><br />
Eğitim vasıtasıyla demokrasinin gereklerini öğreniriz, demokrasi vasıtasıyla da eğitimimizi her zaman daha modern ve anlaşılır ve bir o kadar da kolay hale getiririz.</p>
<p><strong><span style="font-size: 15pt;">MESLEK VE MESLEK SEÇİMİ<br />
</span></strong><br />
Meslek Sahibi Olmanın Birey ve Toplum Hayatı için Önemi: Meslek: Bir kimsenin geçimini sağlamak için yaptığı, belli bir eğitimle kazanılan bilgi ve becerilere dayanılan etkinlikler bütünüdür. Meslek dalları insanın vücudundaki organlar gibidir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Nitelikli Eleman Yetiştirmenin Ülke Ekonomisi Açısından Yararları<br />
</strong><br />
Nitelikli insanlar okullarda yetiştirilir. Ancak yaptığı işin de kalitesi bakımından, insanların yetenekli ve istekli olduğu dallarda eğitim almaları gerekir. Alanında uzman olmak zamandan, enerjiden ve malzemeden tasarruf sağlar. Bu durum, bizim gibi çok zengin olmayan ülkelerin ekonomilerine olumlu katkıda bulunur. Nitelikli eleman çalışma hayatındaki verimi artırır.</p>
<p></span></p>
<p align="center"><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD;"><strong><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="font-size: 15pt;"><span style="color: #808080;"><span lang="tr">|</span></span><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/performans-proje-odevleri/">»<span lang="tr"> “Performans Ödevleri” Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <span style="color: #808080;">|</span></span></span></span></strong></span></p>
<p align="center"><span style="font-size: 9pt;" lang="tr"><strong><span style="font-size: 10pt; color: #ff0000; font-family: Maiandra GD;">Not:</span><span style="font-size: 10pt; color: #808080; font-family: Maiandra GD;"> İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir…</span></strong></span><span style="font-family: Maiandra GD;"> </span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/demokrasi-ve-demokrasinin-turk-toplumu-icin-onemi-performans-ve-proje-odevleri/">Demokrasi ve Demokrasinin Türk Toplumu İçin Önemi – (Performans ve Proje Ödevleri)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/demokrasi-ve-demokrasinin-turk-toplumu-icin-onemi-performans-ve-proje-odevleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>11</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;deki Bitki Türleri &#8211; (Performans &#8211; Proje Ödevleri)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/turkiyedeki-bitki-turleri-performans-proje-odevleri/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/turkiyedeki-bitki-turleri-performans-proje-odevleri/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jan 2008 19:17:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Performans Ödevleri]]></category>
		<category><![CDATA[YKS - KPSS]]></category>
		<category><![CDATA[6. Sınıf Performans ve Proje Ödevleri]]></category>
		<category><![CDATA[7. Sınıf Performans ve Proje Ödevleri]]></category>
		<category><![CDATA[8. Sınıf Performans ve Proje Ödevleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ağaçların Yararları]]></category>
		<category><![CDATA[Akdeniz Ormanları]]></category>
		<category><![CDATA[Bitki Örtüsü]]></category>
		<category><![CDATA[Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[Çayır]]></category>
		<category><![CDATA[Dil ve Anlatim]]></category>
		<category><![CDATA[Etkinlik Örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Fen ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Maki]]></category>
		<category><![CDATA[Matematik Performans Ödevleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ödev]]></category>
		<category><![CDATA[ogrenci]]></category>
		<category><![CDATA[Ormanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Ormanların Yararları]]></category>
		<category><![CDATA[Performans]]></category>
		<category><![CDATA[Performans Ödevleri Örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Performans ve Proje Ödevleri]]></category>
		<category><![CDATA[Proje]]></category>
		<category><![CDATA[Proje Ödevleri]]></category>
		<category><![CDATA[Projeler]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Tasarım]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe Performans Ödevleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiyedeki Bitki Örtüsü]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiyedeki Bitki Türleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=3749</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye&#8217;deki Bitki Türleri (Performans &#8211; Proje Ödevleri) Türkiye, barındırdığı bitki türleri bakımından dünyanın en zengin ülkelerinden biridir. Yaklaşık 9.000 den fazla bitki türünün mevcut olduğu ülkemizde, yüksek dağ çayırlarından, bazı tropik bitkilere; bozkırlardan, iğne yapraklı ve geniş yapraklı ormanlar kadar çok çeşitli bitki toplulukları bulunmaktadır. Dünyanın başka yerlerinde hiç bulunmayan ülkemize has (endemik) bitki türleri [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkiyedeki-bitki-turleri-performans-proje-odevleri/">Türkiye’deki Bitki Türleri – (Performans – Proje Ödevleri)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong><span style="font-size: 25pt; color: #00ccff;">Türkiye&#8217;deki Bitki Türleri<br />
</span><span style="font-size: x-small; color: #ff9933;">(Performans &#8211; Proje Ödevleri)</span></strong></span></p>
<p align="center"><span style="font-family: Maiandra GD;"><img decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/ogrenci.jpg" alt="" /></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><br />
Türkiye, barındırdığı bitki türleri bakımından dünyanın en zengin ülkelerinden biridir. Yaklaşık 9.000 den fazla bitki türünün mevcut olduğu ülkemizde, yüksek dağ çayırlarından, bazı tropik bitkilere; bozkırlardan, iğne yapraklı ve geniş yapraklı ormanlar kadar çok çeşitli bitki toplulukları bulunmaktadır. Dünyanın başka yerlerinde hiç bulunmayan ülkemize has (endemik) bitki türleri de bitki varlığımızın önemli bir kısmını oluşturmaktadır. Ülkemizin bu kadar çeşitli bitki türlerine sahip olmasında bazı faktörlerin etkisi büyüktür. </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Bu faktörlerin başında, kuşkusuz iklim gelmektedir. Bulunduğu konum itibariyle çeşitli iklim özelliklerine sahip olan ülkemizde, bu iklim özellikleri, farklı bitki türlerinin yetişmesine imkân vermiştir, iklim elemanlarından sıcaklık ve yağış ile güneşlenme süresi, bitkilerin yetişmesinde çok etkilidir. Örneğin, özellikle yaz mevsiminde güneşli gün sayısının çok olduğu Akdeniz Bölgesinde, güneş ışığını seven, kuraklığa dayanıklı makiler geniş yer kaplar. Buna karşılık, Doğu Karadenizde sisli – bulutlu ortamları seven ladin, şimşir, fındık gibi bitkiler yetişebilmektedir. İklim elemanlarından yağış da bitki topluluklarının yetişmesi ve dağılışında önemli rol oyar. Bitkiler, su isteklerine bağlı olarak yağış rejimlerinin değiştiği alanlarda, farklı türler hâlinde dağılış gösterirler. Örneğin, maki topluluğu içinde yer alan defne» kocayemiş, zakkum gibi bitkiler, kuraklığa dayanıklı olduklarından Akdeniz Bölgesinde yetişebilmektedir. </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Buna karşılık, su ihtiyacı yüksek bir bitki olan çınar ise genellikle suyun bol olduğu alanlarda ve 1000 mden daha aşağıda yetişebilmektedir. Ülkemizde bitki örtüsünün farklılığı ve dağılışı üzerinde etkili olan diğer faktörler ise yükselti. Jeolojik yapı ile yüzey şekilleridir. Yükselti, bitkilerin hayat alanını sınırlayan bir etkendir. Çünkü yükselti arttıkça, havadaki su buharı ve sıcaklık azalmakta, belli bir yükseltiden sonra yağış miktarı da düşmektedir. Buna bağlı olarak da farklı yükseltilerde farklı bitkiler yetişebilmektedir. Bitkiler için bir durak yeri ve besin kaynağı olan toprakların fiziksel ve kimyasal özellikleri de bitkilerin dağılışı üzerinde etkilidir. Örneğin, bazı bitkiler, özel toprak şartlarında yetişebilmektedir. </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Fıstık çamı, dana çok volkanik taşların ayrışması sonucu oluşan kumlu topraklarda yetişir. Bu sebeple fıstık çamı uygun toprakların yer aldığı Aydın ve Manisa çevresi ile Nur dağlarında doğal olarak yetişmektedir. Akdeniz kökenli bir bitki olan kızılcam. Karadeniz Bölgesinde Kızılırmak ve Yeşilırmak vadisindeki bazı kuytu alanlarda yerel olarak yetişir. Yine bir Akdeniz bitkisi olan zeytin de Artvinde Çoruh ırmağı vadisindeki kuytu alanlarda yetiştirilebilmektedir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong><span style="font-size: 15pt;">Özellikler:</span></strong></span></p>
<p><center><!--adsense#reklam_336x280--></center></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>1- </strong>Bitkiler hayvanların besin kaynağıdır.<br />
<strong>2-</strong> Bitkiler toprakların aşınmasını ve sellerin oluşumunu sağlar.<br />
<strong>3-</strong> Bitkilerden ilaç yapılır.<br />
<strong>4- </strong>Canlıların beslenmesinde ve kullandığımız bazı mal ve eşyaların üretiminde yer tutar.<br />
<strong>5-</strong> Bitkiler çeşitli topluluklar halinde bulunur (Orman ,Çalı, ot gibi)<br />
<strong>6- </strong>Türkiye’de 12.000’den fazla bitki türü bulunur.Bu yüzden dünyada ekvatoral bölgeden sonra oldukça zengin bir ülkedir.<br />
<strong>7-</strong> Ülkemizde farklı iklim bölgelerine ait, bitkilerde barındırır.<span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Relikt (Kalıntı) Bitki:</strong> 4.Zamandaki buzul devrinde yaşayabilen iklimlerin ısınmasıyla günümüzde dağların yüksek kesimlerindeki soğuk alanlarda yaşamını sürdüren eski devre ait bitkilerdir. Ülkemizde dördüncü jeolojik zamanda görülen iklim değişiklikleri bitki topluluklarının dağılışı üzerinde etkili olmuştur.Karadeniz iklim bölgesine ait bitkilerin Akdeniz iklim bölgesinde, Akdeniz iklim bölgesinde yer alan bitkilerinde Karadeniz iklim bölgesinde yer alması bu şekildedir. Akdeniz bölgesinde yer alan:kayın, porsuk, fındık ve gürgen gibi ağaçlar relik topluluklardır. Ülkemizde yer alan bitkilerin yaklaşık üçte biri günümüz iklim şartlarının ortaya çıkmasından daha önce oluşmuş kalıntı bitkilerdir.<br />
[ad1]<br />
</span></span></p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="font-weight: 700; font-size: 15pt;">Endemik bitkiler:</span>Yeryüzünde sadece belirli bir bölgede yetişen bitki topluluklarına denir. Ülkemizin yer şekillerinin çok çeşitlilik göstermesi ve geçmişte sık sık önemli iklim değişimlerinin yaşanması endemik türler bakımından zenginleşmesini sağlamıştır. Ancak sıcak iklimlerde yetişen ama ülkemizde Torosların güneye bakan sıcak yamaçlarında yetişme ortamı bulabilen bitkilerdir. Üçüncü zamanda geniş alanlar kaplayan bazı bitkiler geçen süre içinde iklim şartlarının değişmesi ve yer şekillerinin de etkisiyle bazı bölgelerde günümüze kadar kalabilmiştir. Kasnak meşesi Dedegöl ve Davras dağlarında yar alan karstik çukurlarda, Sığla ağaçları Köyceğiz gölü çevresinde, Datça hurması Teke ve Datça yarımadalarında, Kazdağı köknarı Kaz dağında, İspir meşesi Kastamonu ve Yozgat çevresinde yetişir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Geniş Yapraklılar:</strong> Kayın,Kestane,Meşe, Dişbudak,Ihlamur, Kavak<br />
<strong>İğne Yapraklılar: </strong>Ladin, Köknar, Sarıçam, Karaçam, Kızılçam</span></p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong><span style="font-size: 15pt;">ÜLKEMİZDE BİTKİ ÖRTÜSÜNÜN ZENGİN OLMASI ŞU FAKTÖRLERE BAĞLIDIR;<br />
</span></strong><br />
<strong><span style="font-size: 15pt;">İklim etkisi:</span></strong> Karadeniz’de dağların eteklerinde-geniş yapraklı orman görülürken, Karadeniz’de dağların yükseklerinde iğne yapraklı orman görülür. Akdeniz’de kuraklığa dayanıklı bitkiler, iç kesimlerde bozkırlar vardır. Yüzey şekillerinin etkisi: Dağ kuşaklarının kuzey ve güney yamaçlarında ormanlar birbirinden farklıdır. Örnek: K.Anadolu Dağlarının kuzeyinde aşağıda nemli ve ılıman geniş yapraklı, yukarıda ise iğne yapraklı orman görülür. Aynı dağın güneyinde ise kuraklığa dayanıklı fazla güneş ışığı isteyen kurakçıl bitkiler yetişir. Yine yükseltinin artmasına bağlı olarak da, bitki örtüsü farklılık gösterir. Örnek: Toroslarda 1000m’ye kadar, kuraklık isteyen Kızılçam ormanları yetişirken, daha sonra soğuğa dayanıklı sedir ormanları görülür.<span style="font-weight: 700; font-size: 15pt;">Toprak ve Ana Materyalin Etkisi:</span> Bitkilerin besin maddesi isteği ve kök gelişim özellikleri farklıdır. Bazı bitkiler kireçli arazileri, bazı bitkiler yumuşak ve kumlu ana materyalleri tercih eder. Tuzlu topraklarda Fıstık çamı, ve sarıçam yetişmez, bunlar kumlu topraklarda yetişir.</p>
<p><strong><span style="font-size: 15pt;">İnsan etkisi: </span></strong>Ülkemizde medeniyetler eskiden beri geliştiği için, bitki örtüsü çok tahrip edilmiştir. Akdeniz’de kızılçam ormanlarının yerini çalı toplulukları almış, İç ve D.Anadolu ormanlarının yerini bozkırlar almıştır.</p>
<p><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong><span style="font-size: 15pt;">İklim değişmeleri:</span></strong> 4. Jeolojik zamanda, soğuk ve az yağışlı devirde Avrupa ve Sibirya’da yetişen bitkiler Anadolu’da yayılmıştır. Sıcak ve nemli devirde Akdeniz iklim bölgesinde yetişen bitkiler Anadolu’nun kuzeyine kadar ilerlemiştir. Yurdumuzda geçmişteki iklim şartlarına göre yetişmiş bazı bitkilerde bulunmaktadır. Ülkemizin bu özelliği, daha önceden yetişmiş olan bitkilerin tamamen ortadan kalkmasını engellemiştir. Bu nedenle ülkemizdeki bitkilerin üçte biri kalıntı bitkilere aittir. Dünyanın hiçbir yerinde görülmeyen bitkilere Endemik bitkiler denmektedir.</p>
<p></span></span></p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="font-weight: 700; font-size: 15pt;">ORMANLAR:</span> Ormanlar geniş yapraklı,iğne yapraklı, bazen de karışık orman gibi gruplara ayrılır. Bu ormanlar iklim ve toprak şartlarına göre farklı bölgemizde yetişir.<strong>1)KARADENİZ ORMANLARI:<br />
</strong><br />
Bu bölgede iki farklı orman kuşağı yer almaktadır. Birincisi Karadeniz kıyısı boyunca nemli ve ılıman iklimde yetişen geniş yapraklı orman, ikincisi dağların yükseklerinde nemli ve soğuk iklimde yetişen iğne yapraklı orman görülür. Karadeniz bölgesinde bulunan ormanların en önemli özelliği, ağaç türlerinin fazla olmasıdır. Sebebi iklimin uygunluğudur. D.Karadeniz bölümünde ülkemizdeki bitki türlerinin yarısı görülür. (6 bin çeşit)</p>
<p><strong>a-Geniş Yapraklı Orman:</strong> Batıda yıldız dağlarından başlayarak doğuda Gürcistan sınırına kadar dağların kuzey yamaçlarında 1000m’ye kadar olan bölümde yer alır. Kışın yapraklarını dökerler. Bu orman kuşağında; kayın, kestane, gürgen, ıhlamur, akçaağaç, karaağaç, meşe, kızılağaç ve dişbudak türleri bulunur.Ormanlardaki ağaç türleri bazen tek, bazen toplu şekilde dağılış gösterir. Yıldız dağlarında meşe, kayın, gürgen yaygındır. Batı ve orta Karadeniz kuşağında, kestane, kayın ve gürgen yaygındır. Kayın kerestesi özellikle mobilyacılıkta ve kaplamacılıkta kullanılır.Doğu K. bölümünde ise, kızılağaç ormanları hakimdir. Yamaçlarda ıhlamur, kestane ve kayın ormanları bulunur.</p>
<p><strong>Geniş yapraklı Tropikal Ormanlar<br />
</strong><br />
Bölgedeki kayın ormanlarının altında ağaççık veya çalılarda bulunur. Bu ağaçcıkları, orman gülü, fındık, üvez, kayacık, kızılcık ve şimşir oluşturur. Orman gülü daha çok. Batı ve Doğu Karadeniz bölümlerinde hakimdir.</p>
<p>Karadeniz bölgesindeki ormanlarda, nadiren anıt ağaçlarda vardır. Örnek: Batı K.’de Yenice kasabasında kalın gövdeli (Istranca meyvesi) bulunur. Ayrıca Porsuk ve Fındık ağaçları da görülür. Bu ağaçları korumak için Yenice çevresi, tabiatı koruma alanı olarak ilan edilmiştir. İstanbul ve çevresinin odun ihtiyacını Çatalca ve Kocaeli platolarındaki ve yıldız dağlarındaki Demirköy meşe ormanları karşılar.</p>
<p>b-Karışık ormanlar: Orta ve Doğu Karadeniz bölümlerinde kuzey yamaçlarda 1000-1500m arasında görülür. Geniş yapraklı ağaçlardan kayın, iğne yapraklılardan köknar ve sarıcam ağaçları bulunur.</p>
<p><strong>c-İğne yapraklı ormanlar: </strong>Dağların yüksek kesimlerinde 1000-2000 arasında görülür. İkiye ayrılır.</p>
<p><strong>1)</strong> Ordu’nun batısında sarıçam, köknar, ve karaçamlardan oluşanlar.</p>
<p><strong>2) </strong>D.Karadeniz’de Ladinlerin hakim olduğu ormanlar.</p>
<p>Ayrıca köknar, sarıcam, saf ladin ormanları, Ardanuç ve Şavşat dolaylarında yaygındır.Yazın doğu Karadeniz fazla sisli ve yağışlı olduğundan bitki örtüsü açısından farklı bir ortam oluşturur. Sisli ortamları seven ağaçlar yaygındır.</p>
<p>K.Anadolu dağlarının güney yamaçlarında orman örtüsünün özelliği değişir. Kaçkar, Ilgaz, Bolu ve Köroğlu dağlarının güney yamaçlarında güneşi seven sarıçam ormanları hakimdir. Bolu, Gerede arasında ve Kastamonu’da karaçam ormanları yaygındır. Alçak olukların tabanlarında Erbaa, Niksar oluğu, Gökırmak ve Devrez vadilerinin güney alt yamaçları Kızılçam ormanlarıyla kaplıdır.</p>
<p><strong>Not:</strong> Karadeniz bölgesi bitki örtüsü açısından en önemli özelliklerinden biride ot toplulukları yönünden zengin olmasıdır.</p>
<p><strong><span style="font-size: 15pt;"><br />
2) BATI ANADOLU ORMANLARI: </span></strong>Batı Anadolu’da yükselti ve bakının etkisine bağlı olarak ekolojik özellikleri farklı üç orman topluluğu görülür.<br />
[m2]<br />
<strong>a-Kızılçam ormanları: </strong>Kıyı ile 600-800m’ye kadar olan sahada iğne yapraklı ormanlardır.Sıcaklık isteği fazla olup, kuraklığa dayanıklıdır.Kızılçam Akdenizde en iyi yetişen ağaçtır.Ege de kıyıdan 600 800m’ye kadar yetişir.Bu ormanlarımız en fazla Ege de yaygındır. Kızılçam ormanlarının yetiştiği sahalarda makiler yaygındır.Edremit ,Burhaniye –Havran arasında ve güney Marmara kıyılarında geniş zeytinlikler vardır.</p>
<p><strong>b-Karaçam Ormanları:</strong> Yazı,serin ve güneşli, kışı karlı olan ortamlarda yetişir.Bu nedenle; yüksek dağlık alanlarda Dursunbey, Demirci,Uşak, ve Kütahya çevresi, Bozdağlar, Aydın ve menteşe dağlarında karaçam ormanları geniş yer tutar. Kaz dağında da çok geniş sahalar kaplar. (Kozak /Bergama) ve Kaçarlı (Aydın) dolaylarındaki kumlu topraklarda Fıstık çamı ormanları yer alır.</p>
<p><strong>c-Meşe Ormanları: </strong>Dağların alt seviyelerinde ve Batı Anadolu platolarında görülür.</p>
<p><strong>d-Kayın ormanları:</strong> Marmara Bölgesi’nde Samanlı, Uludağ, Domaniç Kapıdağı ve Kazdağı’nın kuzeye bakan yamaçlarında, ayrıca İç Batı And. Şaphane ve Murat Dağının kuzeye bakan yamaçlarında görülür.Sebebi yazın nemli hava olması.Uludağ’da dikey yönde birden fazla orman kuşağı bulunur. Uludağ’ın kuzeyinde altta maki ve kestane, üstte meşe, kayın, köknar ve karaçam bulunurken güneyde, alttan üste doğru, kızılçam, meşe, karaçam ve sarıçam ormanları görülür.</p>
<p><strong><span style="font-size: 15pt;">3- AKDENİZ ORMANLARI:</span></strong><span style="font-size: 15pt;"> </span>a) Akdeniz kıyı kuşağı ormanları: Kıyıdan, Toros Dağlarının 1000 m ’ye kadar olan kısmında, kuraklığa dayanıklı Kızılçam Ormanları yaygındır. Kızılçam, yağışlı yerlerde hızlı büyür; o yüzden ülkemizin en hızlı büyüyen ormanıdır. Reçinesi fazla olduğu için kolay yanar. Bu nedenle orman yangınları kızılçam ormanlarında görülür. Köyceğiz gölü çevresinde, gövdesinden yağ çıkarılan ve kozmetik sanayiinde kullanılan Sığla ağacından oluşan ormanlar bulunur. Bunlar sadece Türkiye’de yetişir.</p>
<p><strong>b)Akdeniz Dağ Kuşağı Ormanları: </strong>Kızılçam orman kuşağının üzerinde 2000m’ye kadar çıkar. Bu sahada karaçam, sedir ve köknarlardan oluşun iğne yapraklı ormanlar hakim durumdadır. Akdeniz dağ kuşağında sedir ormanları geniş saha kaplar. Bunlar doğuda, Maraş (Ahır Dağ) başlar batıda Denizli’deki Çal dağına kadar uzanır. Kerestesi çok kıymetlidir. Eskiden sedir ağacından tapınaklar, saraylar yapılmıştır. Bu nedenle bu ormanlar çok tahrip edilmiştir.</p>
<p>Akdeniz dağ kuşağının diğer bir ormanını Toros köknarı oluşturur. Doğuda Nur Dağları ile Burdur’da (Bucak) arasında bulunur. Bunlar güneş ışığını sevmediğinden kuzey yamaçlarında bulunur.</p>
<p><strong>Karaçam ormanları: </strong>Toros dağlarının yüksek kesimlerinde yaygın durumdadır. Adana’nın kuzeybatısında, Beyşehir gölü çevresinde ve Teke yarımadasında gür karaçam ormanları görülür.Kerestesi değerli olduğundan mobilya, kapı ve pencere yapımında kullanılır.</p>
<p><strong>Meşe ormanları: </strong>Beyşehir ve Eğirdir gölleri çevresi ile Nur dağı ve K.Maraş- Pazarcık arasında çok yaygındır. Sadece ülkemizde görülen Kasnak meşesi, Davras dağında yetişir. Toros dağlarındaki sedir ve karacam ormanlarının olmadığı yerlerde Ardıç toplulukları görülür. Ardıç topluluklarına Taşeli Platosu Göller yöresi Teke yarımadası ve Maraş’ta görülür.</p>
<p>Nur dağlarının yüksek kısımlarında, İskenderun körfezine ve kuzeye bakan yamaçlarda geniş yapraklı kayın, meşe ve gürgen ormanları görülür. Bu ormanların içinde Karadeniz’e ait, kızılçam, fındık, porsuk, ıhlamur ve akçaağaç bulunur.</p>
<p><strong><span style="font-size: 15pt;">4) DOĞU VE İÇ ANADOLU ORMANLARI:</span></strong> Bu bölgelerimizde nispeten kuraklılığa ve soğuğa dayanıklı ağaçlardan oluşan ormanlar yetişir. Bu ormanlar, gür değil, seyrektir. Bu bölgelerdeki belli başlı ormanlar meşe, karaçam, ve ardıçlardan oluşur. İç ve Doğu Anadolu’da meşe ormanları hakimdir.</p>
<p>Doğu Anadolu’da: Gür meşe ormanları Tunceli, Pötürge, Bingöl dolaylarında ve G.Doğu Toroslarda yaygındır. Bu ormanların büyük bölümü, yakacak odun sağlamak amacıyla kesilmektedir. Bu yüzden meşe ormanları sürekli tahrip edilmektedir.</p>
<p>İç Anadolu’da: Dağların 1000-2000m’ler arasında özellikle Torosların kuzey yamaçları ile K. Anadolu Dağlarının güney yamaçlarında meşe ormanları görülür. Bu dağların üst yamaçlarında karaçam, eteklere doğru ise karaçam ve meşe’den oluşan karışık orman bulunur. Kuzeyde Akdağ madeni, Erzincan-Refahiye arasındaki dağlarda Sarıçam ormanları yer alır.</p>
<p>Güneydoğu Toroslarda; Antep Platosu, Mardin( Mazıdağı) ve Karacadağ dolaylarında meşe ormanları yaygındır.</p>
<p>Güneydoğu Anadolu Bölgesi Ormanları: Kilis-Gaziantep arasında kızılcam, yabani fıstık ve bunların aşılanmasıyla yetiştirilen Antepfıstığı yer alır. Kilis dolaylarında Zeytin ,Siirt dağlarında Kızılçam toplulukları vardır.</p>
<p><strong><span style="font-size: 15pt;">ORMANLARIN FAYDALARI</span></strong></p>
<p><strong>1- </strong>Odun ve kereste ihtiyacımızı sağlar.</p>
<p><strong>2- </strong>Eğimli yamaçlarda erozyonu önler</p>
<p><strong>3- </strong>Her türlü dinlenme ihtiyacımıza cevap verir.</p>
<p><strong>4- </strong>Yurt savunmasında, çeşitli yönlerden kolaylık sağlar.</p>
<p><strong>5- </strong>Yabani ve özellikle av hayvanlarını barındırır.</p>
<p><strong>6- </strong>Yağış sularını yer altına toplar,bunlarında kaynaklar halinde çıkmasını sağlar.</p>
<p><strong>7- </strong>Havadaki oksijen ve karbondioksit dengesini sağlar.</p>
<p><strong>Not: </strong>Ormanlardan sürekli faydalanmak için ormancılığın üç temel ilkesi vardır.</p>
<p>a-Ormanların genişletilmesi</p>
<p>b-Devamlı korunması</p>
<p>c-İşletilmesi</p>
<p>Ormanların faydalarını ona başlık altında toplarız.</p>
<p><strong>a) DOĞAL DENGEYİ SAĞLAR :<br />
</strong><br />
Eğimli sahalarda ormanlar toprağı örgü şeklinde sararak toprakların aşınmasını önler. Toprak tabakasına saldığı kökleri ile suyun derinlere sızması için, küçük kanalcıklar oluşturur.Böylece ormanlık sahalara düşen yağışlar toprağa sızar ve oradan yer altı suyuna, derelere ve kaynaklara kavuşur.</p>
<p>Ormanların diğer önemli tarafı,doğadaki besin maddelerinin dolaşımını sağlamasıdır. Toprağa düşen dal ve yapraklar; bakteriler tarafından organik maddeye dönüşür.Organik madde, topraktaki bitki besin maddesini artırarak bitki örtüsünün daha iyi gelişmesini sağlar. Diğer taraftan toprağa karışan organik madde toprakta gözenekli bir yapı oluşturur.Bu da yağışların toprağa sızmasını sağlar.</p>
<p><strong>b)ORMANLAR DİNLENDİRİCİ ETKİ YAPAR :<br />
</strong><br />
Orman içi mesire yerleri ve milli park alanları, önemli dinlenme yerleridir. Ülkemizde son yıllarda önemli milli parklar kurulmuştur.Bunlar;Yozgat çamlığı, Kaçkar Adana(soğuksu),Kızılcahamam, Kuş Cenneti, Uludağ,Yedigöller,Dilek yarımadası(Aydın). Spil dağı,</p>
<p>Kızıldağ(Yalvaç), Termosos, Köprülü Kanyon, Olimpos, Beydağları, Altınbeşik mağarası (Antalya)Kovada (Isparta), Mercan vadisi, Maçka, Altındere, Hatilla vadisi, Beyşehir,Karagöl, Nemrut Dağı (Adıyaman), Başkomutanlık (Afyon), Honaz Dağı (Denizli)</p>
<p><strong>c)ODUN, KERESTE VE BAZI SANAYİ KOLLARINA HAM MADDE SAĞLAR:<br />
</strong><br />
Ormanlardan yakacak odun ve kereste üretilir.Yılda ortalama 6-8 milyon m3 tomruk elde edilir. Bunlar inşaatta, kağıt üretiminde,ambalaj sanayisinde, maden ocaklarında destek ,PTT ve enerji hatlarında taşınma direği olarak kullanılır. Ayrıca çamdan elde edilen reçine, kimya sanayiinde, boya yapımında kullanılır.</p>
<p>Ormanlarımızdan odun ve kereste üretimi orman işletmelerine yapılır.Odunu büyük bir bölümü yakacak olarak evlerin ısıtılmasında kullanılınır.Evlerin ısıtılmasında enerjinin beşte biri odundan sağlanır.</p>
<p>Ormanlarımızı., korunan ormanlar ve verimli parklar hariç işletmemiz gereklidir. Ormanlarımız, orman içinde ve orman kenarında yaşayan köylülerimizin önemli gelir kaynağıdır. Köylerimizin üçte ikisi orman içinde ve kenarında kurulmuştur.Nüfusumuzun onda biri ormanlardan yararlanmaktadır.Bu yönü ile de ormanlarımız vatandaşlarımıza iş temin eden doğal kaynaktır.</p>
<p><strong><span style="font-size: 15pt;">B – MAKİ<br />
</span></strong><br />
Akdeniz iklimi etkisindeki kıyı bölgelerimizde insanların tahrip ettiği orman kuşağının yerinde oluşan bitki topluluğudur. Makiler çalı yada ağaççık olarak tanımlanır. Yüzlerce çeşidi vardır. (Tesbih, Sandal, Zakkum, Delice Zeytin, Kocayemiş, Keçiboynuzu v.s. bazılarıdır. ) Makiler tüm kıyılarımızda görülür. Ancak Güney kıyılarımızdan Kuzeye doğru yükselti basamakları ve çeşitleri değişir. (enlemin etkisi) Akdeniz’de 800-1000m lere Ege’de 500-600m lere Marmara’da ise 300m’ye kadar yetişebilirler. Karadeniz’de ise Yalancı Maki dediğimiz Garigler yer alır.</p>
<p><span style="font-weight: 700; font-size: 15pt;">C – BOZKIR<br />
</span><br />
İklim şartlarının ağaç yetişmesine uygun olmadığı yarı kurak yerlerdeki otsu, dikensi küçük çalı topluluklarıdır. İlkbahar aylarında yemyeşil olan bu ot toplulukları, yaz kuraklığı ile sapsarı kurak ve çorak çalı topluluğuna dönüşür.  İç bölgelerimizdeki alçak (çukur) alanlarda yayılan bozkırlar yağışın arttığı dağ yamaçlarında yerlerini iğne yapraklı ormanlara bırakır. İç Anadolu’da bir çok yerde bu ormana geçiş kuşağı birden olmaz çünkü insanların tahribi sonucu eskiden orman olan alanlar tek tük ağaçlardan ibaret olan Antropojen Bozkırlara dönüşmüştür. Doğu Anadolu’da yüksek platolardaki bozkırlar kurak bir yaz yaşamadıkları için yazın yemyeşil kalırlar. Bu yüzden buralarda büyükbaş mera hayvancılığı yaygındır.</p>
<p><span style="font-family: Maiandra GD;"></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-weight: 700; font-size: 15pt;">D – DAĞ ÇAYIRLARI (Alpin Çayırları)<br />
</span><br />
Ormanların yetişemeyeceği kadar soğuk ve az nemli yükseltilerde görülen yazın yeşeren kışın kar altında kalan soğuğa dayanıklı ot topluluklarıdır.Erzurum kars bölümünün yüksek yerlerinde yaz yağışlarına bağlı olarak sıkca görülür.Büyük baş hayvancılığı destekler.</p>
<p></span></span></p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD;"><strong><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="font-size: 15pt;"><span style="color: #808080;"><span lang="tr">|</span></span><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/performans-proje-odevleri/">»<span lang="tr"> “Performans Ödevleri” Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <span style="color: #808080;">|</span></span></span></span></strong></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: 9pt;" lang="tr"><strong><span style="font-size: 10pt; color: #ff0000; font-family: Maiandra GD;">Not:</span><span style="font-size: 10pt; color: #808080; font-family: Maiandra GD;"> İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir…</span></strong></span><span style="font-family: Maiandra GD;"> </span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkiyedeki-bitki-turleri-performans-proje-odevleri/">Türkiye’deki Bitki Türleri – (Performans – Proje Ödevleri)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/turkiyedeki-bitki-turleri-performans-proje-odevleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>33</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;de Görülen İklim Tipleri &#8211; (Performans ve Proje Ödevleri)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/turkiyede-gorulen-iklim-tipleri-performans-ve-proje-odevleri/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/turkiyede-gorulen-iklim-tipleri-performans-ve-proje-odevleri/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jan 2008 19:12:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Performans Ödevleri]]></category>
		<category><![CDATA[YKS - KPSS]]></category>
		<category><![CDATA[6. Sınıf Performans ve Proje Ödevleri]]></category>
		<category><![CDATA[7. Sınıf Performans ve Proje Ödevleri]]></category>
		<category><![CDATA[8. Sınıf Performans ve Proje Ödevleri]]></category>
		<category><![CDATA[Akdeniz İklimi]]></category>
		<category><![CDATA[Dil ve Anlatim]]></category>
		<category><![CDATA[Etkinlik Örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Fen ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[İç Anadolu İklimi]]></category>
		<category><![CDATA[İç Bölge İklimi]]></category>
		<category><![CDATA[İklim Tipleri]]></category>
		<category><![CDATA[Karadeniz İklimi]]></category>
		<category><![CDATA[Karasal İklim]]></category>
		<category><![CDATA[Kuraklık]]></category>
		<category><![CDATA[Matematik Performans Ödevleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ödev]]></category>
		<category><![CDATA[ogrenci]]></category>
		<category><![CDATA[Performans]]></category>
		<category><![CDATA[Performans Ödevleri Örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Performans ve Proje Ödevleri]]></category>
		<category><![CDATA[Proje]]></category>
		<category><![CDATA[Proje Ödevleri]]></category>
		<category><![CDATA[Projeler]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Tasarım]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe Performans Ödevleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiyede Görülen İklim Tipleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yağışlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=3746</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye&#8217;de Görülen İklim Tipleri (Performans &#8211; Proje Ödevleri) Akdeniz iklimi: Yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı geçen iklim türüdür. Yaz sıcaklığı güneş ışınlarının düşme açısına, kuraklık ise alçalıcı hava hareketlerine bağlıdır. En sıcak ay ortalaması 28-30 °C , en soğuk ay ortalaması 8-10 °C dir. Yıllık sıcaklık ortalaması 18 °C dir. Kar yağışı [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkiyede-gorulen-iklim-tipleri-performans-ve-proje-odevleri/">Türkiye’de Görülen İklim Tipleri – (Performans ve Proje Ödevleri)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong><span style="font-size: 25pt; color: #00ccff;">Türkiye&#8217;de Görülen İklim Tipleri<br />
</span><span style="font-size: x-small; color: #ff9933;">(Performans &#8211; Proje Ödevleri)</span></strong></span></p>
<p align="center"><span style="font-family: Maiandra GD;"><img decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/ogrenci.jpg" alt="" /></span></p>
<p style="text-align: justify;">
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><br />
<span style="font-weight: 700; font-size: 15pt;">Akdeniz iklimi: </span>Yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı geçen iklim türüdür. Yaz sıcaklığı güneş ışınlarının düşme açısına, kuraklık ise alçalıcı hava hareketlerine bağlıdır. En sıcak ay ortalaması 28-30 °C , en soğuk ay ortalaması 8-10 °C dir. Yıllık sıcaklık ortalaması 18 °C dir. Kar yağışı ve don olayı çok ender görülür. En fazla yağış kışın , en az yağış yazın düşer. Kışın görülen yağışlar cephesel kökenlidir. Cephesel yağışlar en fazla bu ikimde görülür. Yıllık yağış miktarı yükseltiye göre değişir. Ortalama 600-1000 mm arasındadır. Yağış rejimi düzensizdir. Bitki örtüsü maki&#8217;dir. Maki yaz kuraklığına dayanabilen; mersin, defne, kocayemiş, zeytin, zakkum, keçiboynuzu gibi kısa bodur ağaççıklardan meydana gelen bir bitki topluluğudur.</span></div>
<p><span style="font-family: Maiandra GD;"></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-weight: 700; font-size: 15pt;">Görüldüğü yerler: </span>Akdeniz’e kıyısı olan ülkeler ( Libya, Mısır ve İsrail hariç. Buralarda görülmeme sebebi yer şekillerinin engebesiz olmasıdır.), Avustralya’nın güneybatısı, Güney Afrika Cumhuriyetinde Kap bölgesi, Şili’nin orta kesimleri ve Kuzey Amerika’da Kaliforniya çevresinde etkilidir. Türkiye&#8217;de Akdeniz iklimi esas karakterini Akdeniz Bölgesi&#8217;nde, Torosların denize bakan yamaçlarında 800-1000 metre yüksekliğe kadar olan alanlarda gösterir. Kıyı boyunca kuzeye gidildikçe karakterinde değişiklikler görülmekle birlikte, kıyılar ve içeriye doğru uzanan grabenler boyunca görülür. Marmara Bölgesi&#8217;nde ise Güney Marmara kıyıları ile Trakya&#8217;nın Ege kıyılarında görülür. Akdeniz iklimiyle ilgili daha çok bilgiyi İklimler sayfasında bulabilirsiniz.<br />
<center><!--adsense#reklam_336x280--></center><br />
<span style="font-weight: 700; font-size: 15pt;">Karasal iklim: </span>Kıtaların orta kesimlerinde deniz etkisinden uzak yerlerde, ve Kuzey Yarım Küre&#8217;de etkili olan iklim çeşitidir. Kışları soğuk ve karlı geçer, yazlar ise özellikle Orta Asya&#8217;da ve Anadolu&#8217;da sıcak ve kurak geçer, Türkiye&#8217;nin büyük bir kısmında özellikle İç Anadolu Bölgesi&#8217;de, Güneydoğu Anadolu Bölgesi&#8217;nde ve Doğu Anadolu Bölgesi&#8217;nde etkili olur.</p>
<p style="text-align: justify;">Karasal iklimin görüldüğü yerlerde kış erken başlar ve ortama olarak 90 gün karın yerde kalma süresi vardır. Yazlar da kış kadar erken başlar ve sıcaktır fakat nem az olduğundan dolayı bu sıcaklık fazla hissedilmez, gece ve gündüz arasındaki sıcaklık ve yıllık sıcaklık farkı çok fazladır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size: 15pt;">Görüldüğü Yerler: </span></strong>Ülkemizde Karasal İklim, İç Anadolu, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri ile İç Batı Anadolu Bölümünde görülür.</p>
<p></span></p>
<p style="text-align: justify;">
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Genel özellikleri şunlardır: Yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve kar yağışlıdır. İç Anadolu Bölgesinde maksimum yağış ilkbaharda, minimum yağış yazın düşer. İç Anadolu da ortalama yağış 300-400 mm’dir. İç Anadolu’nun kış sıcaklık ortalaması, -1, -5°C, yaz sıcaklık ortalaması, 22-23°C, yıllık sıcaklık ortalaması ise, 10-11°C’dir. Ege Bölgesinin İç batı Anadolu Bölümünde de yağışlar kıyı kesimine göre azdır. Doğu Anadolu Bölgesinin kuzeydoğu kesiminde yıllık sıcaklık ortalaması, 4-6°C’dir. Kuzeydoğu Anadolu’da kış sıcaklık ortalaması, -7, -10°C, yaz sıcaklık ortalaması, 17-19°C’dir. Yıllık yağış miktarı, 500-600 mm’dir. Güneydoğu Anadolu’da ise ortalama yağış, 400-700 mm’dir. Güneydoğu Anadolu Bölgesinde kış mevsimi çok karlı ve donlu geçmemekle beraber, yaz mevsiminde şiddetli kuru sıcaklar egemendir. Güneydoğu Anadolu’da yıllık ortalama sıcaklık, 15-16°C, kış sıcaklığı, -1, 4°C, yaz sıcaklığı ise, 30-35°C’dir.</span></div>
<p><span style="font-family: Maiandra GD;"></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-weight: 700; font-size: 15pt;">Karadeniz İklimi ve Görüldüğü Yerler: </span>Karadeniz iklimi (Okyanusal İklim veya Ilıman Deniz İklimi) asıl olarak Kuzey Anadolu Dağları&#8217;nın Karadeniz’e bakan yamaçlarında görülür. Genel özellikleri şunlardır: Her mevsim yağışlıdır. Doğu Karadeniz Bölümünde maksimum yağış sonbaharda, minimum yağış ilkbaharda düşer. Yıllık yağış miktarı 2000-2500 mm’dir. Batı Karadeniz Bölümünde maksimum yağış sonbaharda, minimum yağış ilkbaharda düşer. Yıllık yağış miktarı 1000-1500 mm’dir. Orta Karadeniz Bölümünde ise maksimum yağış kışın, minimum yağış yazın düşer. Yıllık yağış miktarı 800-1000 mm’dir. Karadeniz ikliminin görüldüğü alanlarda kar yağışlı günlerin ortalaması 18 gündür. Yıllık ortalama sıcaklık 13-15 °C’dir. Ocak ayı ortalama sıcaklığı 6-7 °C’dir. Temmuz ayı ortalama sıcaklığı 21-23 °C’dir. Yıllık sıcaklık farkı 13-15 °C’dir. Doğal bitki örtüsü ormandır. Yüksek alanlarda Alpin çayırlar görülür.</p>
<p></span></p>
<p align="center"><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD;"><strong><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="font-size: 15pt;"><span style="color: #808080;"><span lang="tr">|</span></span><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/performans-proje-odevleri/">»<span lang="tr"> “Performans Ödevleri” Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <span style="color: #808080;">|</span></span></span></span></strong></span></p>
<p align="center"><span style="font-size: 9pt;" lang="tr"><strong><span style="font-size: 10pt; color: #ff0000; font-family: Maiandra GD;">Not:</span><span style="font-size: 10pt; color: #808080; font-family: Maiandra GD;"> İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir…</span></strong></span><span style="font-family: Maiandra GD;"> </span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkiyede-gorulen-iklim-tipleri-performans-ve-proje-odevleri/">Türkiye’de Görülen İklim Tipleri – (Performans ve Proje Ödevleri)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/turkiyede-gorulen-iklim-tipleri-performans-ve-proje-odevleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>380</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nüfusun Dağılışını Etkileyen Faktörler &#8211; (Performans ve Proje Ödevleri)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/nufusun-dagilisini-etkileyen-faktorler-performans-ve-proje-odevleri/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/nufusun-dagilisini-etkileyen-faktorler-performans-ve-proje-odevleri/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jan 2008 19:10:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Performans Ödevleri]]></category>
		<category><![CDATA[YKS - KPSS]]></category>
		<category><![CDATA[6. Sınıf Performans ve Proje Ödevleri]]></category>
		<category><![CDATA[7. Sınıf Performans ve Proje Ödevleri]]></category>
		<category><![CDATA[8. Sınıf Performans ve Proje Ödevleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dil ve Anlatim]]></category>
		<category><![CDATA[Etkinlik Örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Fen ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Matematik Performans Ödevleri]]></category>
		<category><![CDATA[Nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[Nüfusun Dağılışı]]></category>
		<category><![CDATA[Nüfusun Dağılışını Etkileyen Etmenler]]></category>
		<category><![CDATA[Nüfusun Dağılışını Etkileyen Faktörler]]></category>
		<category><![CDATA[Ödev]]></category>
		<category><![CDATA[ogrenci]]></category>
		<category><![CDATA[Performans]]></category>
		<category><![CDATA[Performans Ödevleri Örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Performans ve Proje Ödevleri]]></category>
		<category><![CDATA[Proje]]></category>
		<category><![CDATA[Proje Ödevleri]]></category>
		<category><![CDATA[Projeler]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Tasarım]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe Performans Ödevleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiyede Nüfusun Dağılışı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=3742</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nüfusun Dağılışını Etkileyen Faktörler (Performans &#8211; Proje Ödevleri) Nüfusun dağılışıyla ilgili faktörleri iki grupta toplamak mümkündür: (1) Doğal çevrenin verimi ve yerleşmeye uygunluğu ile ilişkili faktörler: İklim, su kaynaklan, toprak, yüzey şekli ve maden zenginlikleri; (2)Beşeri faktörler. İnsanların coğrafi çevreye uyum sağlama yetenekleriyle ilgili faktörler, toplumsal ve ekonomik örgütlenme, teknolojik durum, coğrafi konum, tarihsel faktörler. [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/nufusun-dagilisini-etkileyen-faktorler-performans-ve-proje-odevleri/">Nüfusun Dağılışını Etkileyen Faktörler – (Performans ve Proje Ödevleri)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><strong><span style="font-size: 25pt; color: #00ccff; font-family: Maiandra GD;">Nüfusun Dağılışını Etkileyen Faktörler</span></strong><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong><span style="font-size: 25pt; color: #00ccff;"><br />
</span><span style="font-size: x-small; color: #ff9933;">(Performans &#8211; Proje Ödevleri)</span></strong></span></p>
<p align="center"><span style="font-family: Maiandra GD;"><img decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/ogrenci.jpg" alt="" /></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Nüfusun dağılışıyla ilgili faktörleri iki grupta toplamak mümkündür: (1) Doğal çevrenin verimi ve yerleşmeye uygunluğu ile ilişkili faktörler: İklim, su kaynaklan, toprak, yüzey şekli ve maden zenginlikleri; (2)Beşeri faktörler. İnsanların coğrafi çevreye uyum sağlama yetenekleriyle ilgili faktörler, toplumsal ve ekonomik örgütlenme, teknolojik durum, coğrafi konum, tarihsel faktörler. Beşeri faktörleri bazı araştırıcıların &#8220;tarihsel faktörler&#8221; adı altında da topladıklarına rastlanmaktadır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong><span style="font-size: 15pt;">1. Doğal çevre faktörleri:</span></strong> Bunlar arasında nüfus dağılışını açık bir seçik etkileyen iki faktör iklim ve yüzey şekilleri- dikkati çekmektedir. Dünya nüfusunun yaklaşık olarak onda dokuzunun ova ve benzeri düzlüklerde yaşayabilinmektedir. Diğer yandan, yeryüzü karalarının kabaca dörtte biri de yüksek sıcaklık ve az ya da düzensiz yağış koşullarının bir arada neden olduğu kuraklık yüzünden seyrek olarak nüfuslanmıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Fiziki coğrafya koşullarının, yeryüzünde nüfusun dağılış ve büyüklüğünün şekillenmesinde genelde egemen olduğu kesindir. Bununla birlikte, çevreci determinist görüşün en güçlü savunucularının da kabul ettiği gibi, çevre elemanlarının (iklim, yer şekilleri, su, toprak, madenler, bitki örtüsü) ne tek ne de bütün olarak ve birbirleriyle uyum halinde nüfus sayısını ya da öteki demografik özellikleri kesin olarak belirlemediği de açıktır. Aslında dünya nüfus dağılışıyla ilişkili olarak belirtilmesi gereken belki de en önemli özellik, söz konusu dağılışın kolay açıklanamadığıdır. Nüfusun yoğun olduğu alanlarla seyrek olduğu alanlar arasında açık çelişkiler vardır. Merkezi ve Batı Avrupa&#8217;da ılıman iklim koşullarının yer aldığı kesimlerde tarım dışı ekonomik faaliyetlere bağlı yoğun nüfus topluluklarını değişik tarım sistemlerinin uygulandığı yerlerde de görmek mümkündür. Örneğin geçim türü tarım faaliyetlerinin geniş çapta egemen olduğu Çin ve Hindistan&#8217;da olduğu gibi, tarım faaliyetlerinin ileri bir teknikle entansif olarak yapıldığı Batı Avrupa ülkelerinde de yoğun nüfus toplulukları vardır. Her ne kadar topografya, doğal bitki örtüsünün çeşitliliğinin belirginleştirdiği toprak cinsi ve başka fiziksel elemanlar yerleşme koşullarında bölgesel ve yerel farklılıklar yaratıyorsa da, yeryüzünde yerleşme potansiyelini gösteren bir harita yapmak, kuşkusuz, hem güçtür hem de Pierre George’un l959) sözleriyle &#8220;biraz keyfi bir iş olur&#8221;. Aslında böyle bir harita gerçek nüfus dağılışı-yerleşme haritasından çok farklı olacaktır. Yerleşmeye elverişli alanlar içinde nüfusun dağılışı, yerleşmeye elverişsizlik özelliğiyle gerçek yerleşme arasındaki gözle görünür zıtlıklarıyla ve eşitsizlikleriyle şaşırtıcıdır. Yeryüzünde nüfusun yerleşmesi sürekli değildir ve yerleşme açısından düşük potansiyelli ya da potansiyel olmayan bölgelerin yarattığı nispi boşluklarla ayrılmış yoğun nüfuslu bölgelerden oluşur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">İnsanın özellikleriyle çevresel faktörler arasında dünya çapında bazı ilişkiler olduğu hâlâ kabul edilmekle birlikte, yakın zamanlarda, insanın özelliklerinin daha çok kültürel faktörlerle şekillendiği görüşü güçlenmiştir. Kuşkusuz, insanların yeryüzündeki dağılışını kısıtlayan bir faktör olarak iklim başta gelir. İnsan fizyonomisi dikkat çeker derecede fiziki çevreye uyum sağlayabilecek yapıdadır. Daha M.S.1500 yıllarında bile. yani insanın çevreye uyum sağlamak için birçok yeni teknik geliştirmeye başladığı ve yeni yeni ekonomik devrimlerin meydana geldiği devrede bile. insanın &#8220;ekümen&#8221;ı ya da &#8220;yerleşilebilir dünyası&#8221; şaşılacak derecede genişti ve büyük kısmı da şu yi da bu devrede ilkel grupların herhangi biri tarafından kullanılmıştı Gerçekten de, en dağınık biçimde de olsa, yüzeyin çok dik, drenajın kötü olduğu ya da çok kurak yerler dışında kalan, buzla kaplı olmayan her alan yerleşmiş durumdaydı. Aslında o zamanlardan beri yerleşmelerin yayılma alanlarında çok az genişleme olmuştur: Grönland kıyıları, Avrupa&#8217;da Alpler Kaliforniya ve Avustralya&#8217;nın kurak kesimleri gibi alanlarda devamlı yerleşmenin sınırları genişlemiş; Şili&#8217;nin kuzeyi, Alaska, Büyük Sahra&#8217;nın bazı kısımları ve Basra Körfezi&#8217;nin kurak kıyı kesimleri gibi yaşanması güç yerlerde madencilik faaliyetleri yüzünden yerleşmeler kurulmuştur. Ekümemn genişlemesini sağlayan insanların Izyolojik yapılarındaki esneklik deniz seviye sinden 5000 m&#8217;ye kadar olan alanlarda yaşayabilmesine de olanak sağlamaktadır. İnsanlar için en acil fizyolojik ihtiyaç oksijen olduğundan, daha üst sınırlarda, kısa süreli bile olsa, yaşayabilmek için özel bir eğitim ve oksijen takviyesi gereklidir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">İnsan yaşamı için diğer ihtiyaç yeterli derecede sıcaklıktır. Giyim ve barınak olmaksızın insan -5°C&#8217;de bir süre kaldığında ölür. Oldukça yüksek sıcaklıklara kısa bir süre dayanabilirse de, 40°C ve daha yüksek sıcaklık biraz uzun sürerse -nemlilik, rüzgâr ve gölgeye bağlı olarak- yine ölümle karşı karşıya kalınır. En uygun sıcaklıklar 10°C ile 30°C arasıdır. Kritik bir derece olan -50°C orta ve yukarı enlemler ile yüksek seviyelerde gerçekleşir. Gün ortası sıcaklığı ve yoğun güneş, birçok subtropikal alanda insanın dayanabileceğinin ötesindedir. Bununla birlikte, yaşama izin vermeyen sıcaklıklar dünyanın buzla kaplı olmayan hemen her yerinde bütün yıl boyunca vuku bulmazlar. Yaşamını sürdürmek için acil ihtiyaçları arasında içilebilir su ve gıda maddeleri de bulunmakla birlikte, insanın beslenme bakımından büyük bir dayanıklılığı vardır ve mutlak çöller dışında, insan, hemen her yerde dayanabilmektedir.</span></p>
<p><center><!--adsense#reklam_336x280--></center></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Buzullar, yürüyen kumullar, bazı bataklık türleri ve çok kayalık yüzeyler vb. araziler, özellikle teknik olanaklardan yoksun insanlar için yaşanılamayacak ortamlar olabilirler. Fakat bu yeryüzünün yalnızca küçük bir kısmı için söz konusudur. Ancak, buralar da bazı yeni tür faaliyetlerin (turizm ve rekreasyon) gelişmesine ortam oluşturabilmektedirler. Nüfus dağılışı üzerinde toprak türlerinin de etkisi olduğu öteden beri dikkati çekmiştir. Alüviyal topraklar ve delta toprakları genellikle tarım faaliyetlerine çok uygun oldukları için yoğun nüfus toplanmalarına sahne olurken, tarıma az elverişli olan podzol ve lateritlerin bulunduğu alanlar genellikle seyrek nüfusludurlar. Ancak, tarımsal teknolojideki gelişmeler, tarım-fiziksel koşullar ilişkisinde tarım lehine değişikliklere yol açmaktadırlar.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Dünya nüfus dağılışı, birçok yerde maden ve enerji kaynaklarının lokasyonundan da büyük ölçüde etkilenmektedir. Örneğin Batı Avrupa&#8217;nın nüfus dağılışı haritası, madun kömürü havzaları ve buna bağlı sanayi faaliyetinin yarattığı nüfus toplanma alanlarının dağılışını da yansıtmaktadır. Bir-k durumda bu eski madencilik merkezleri km:&#8217;de 1000 kişinin üzerinde yoğunluklara sahiptir. Güney Afrika&#8217;nın Rand kesimi, Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nin Appalaş kömür havzaları, Ukrayna&#8217;nın Doneç Havzası ve baş-ı. birçok alan yerel maden yataklarının işletilmesiyle bağlantılı nüfus toplanma alanlarına örneklerdir. Kuzey Kanada ve Avustralya&#8217;nın iç kesimleri gibi yerlerde madenlerin bulunuşu ekümenin sınırlarının çok ötesinde, küçük de olsa, yerleşme yerlerinin oluşmasına yol açmıştır. Ancak, bu etki pazarın talebi, sermaye, işgücünün elde edilebilirliği, ulaşım, üretim maliyeti gibi birbirine bağlı bir dizi faktöre dayandığından, söz konusu yerleşmelerin varoluşları da bu faktörler tarafından belirlenecektir. Yukarıda özetlenen fiziksel etkilerin, bu bakımdan, söz konusu alanın ekonomik, toplumsal ve siyasal koşullarıyla ilişkili olarak değerlendirilmesi gerekir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong><span style="font-size: 15pt;">2. Beşeri Faktörler:</span></strong> Büyük sanayi ve ilişkili ekonomik faaliyetler ortaya çıkana kadar iklim ve diğer fiziki coğrafya koşullarının etkisi altındaki tarım faaliyetleri nüfus dağılışının sınırlarını çiziyordu. Böylece, belirli bir alandaki nüfus dağılışını etkileyen beşeri faktörlerin başında o alandaki ekonomik faaliyetin türü ve ölçeğinin geldiği söylenebilir. Teknolojik ve ekonomik ilerlemelerle birlikte, ekonomik faaliyetin türü ve ölçeği nüfus yoğunluk ve dağılışının zaman içindeki değişiminin de sorumlusu olmuştur. Sanayi Devrimi öncesinde oldukça düzenli dağılmış olan tarımsal nüfus, sanayileşmeyle birlikte kömür havzaları, enerji kaynakları, ulaşım, haberleşme hatları ve limanlar tarafından kendilerine çekilmiştir. Sanayi Devrimiyle, yüzyıllar boyunca oluşmuş nüfus kalıbının yerini yoğun nüfus toplanmalarının yarattığı bir dağılış kalıbı alınıştır. Ekonomik faaliyetlerin daha da farklılaşması ve gittikçe karmaşıklaşmasının nüfus dağılışını da daha düzensizleştirdiği ve eşitsizleştirdiğini söylemek doğru olacaktır.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">Nüfus dağılışı üzerinde insanla ilgili faktörlerden göçlerin de büyük etkisi olduğu daha önce belirtilmişti. Özellikle kitlesel büyüklükte uluslararası göçler ve ülkelerin içinde gerçekleşen iç göçler bazen nüfusun yeniden dağılışına kadar götürebilmektedir. Tarihsel süreçler de, göçler gibi, nüfus dağılışının oluşmasında etkilidirler. Yeni yerleşme alanlarında yerleşme tarihi nüfus dağılışının bugünkü durumunu belirlemiştir. Örneğin Avustralya&#8217;da yerleşmenin dünyanın diğer yerlerine göre yeni oluşu, nüfusun birikerek yoğunlaşmasına (yoğunluk km2&#8217;de yalnızca 2.3&#8217;dür) ve ülkede nispeten düzenli bir kalıp oluşabilmesine olanak sağlamamıştır. Buna karşılık, Hindistan&#8217;daki yüksek nüfus yoğunluğu, burasının uzun bir uygarlık geçmişine sahip ve binlerce yıldır kullanılan bir alan olmasının da kısmen bir sonucudur. Ancak, uzun yerleşme tarihinin mutlaka yüksek nüfus yoğunluklarına sahip olunacağı anlamına gelmediğini de vurgulamak gerekir. Geçmişte dünyanın yoğun nüfuslu zengin olan bazı kesimlerinin şimdi çok seyrek nüfuslu alanlar oldukları da gözlemlenmektedir: Kuzey Afrika’nın bazı kısımları Mezopotamya ve Yukatan Yarımadası ve Doğu Sirilanka bunlara birkaç örnektir.</span></p>
<p align="center"><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD;"><strong><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="font-size: 15pt;"><span style="color: #808080;"><span lang="tr">|</span></span><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/performans-proje-odevleri/">»<span lang="tr"> “Performans Ödevleri” Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <span style="color: #808080;">|</span></span></span></span></strong></span></p>
<p align="center"><span style="font-size: 9pt;" lang="tr"><strong><span style="font-size: 10pt; color: #ff0000; font-family: Maiandra GD;">Not:</span><span style="font-size: 10pt; color: #808080; font-family: Maiandra GD;"> İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir…</span></strong></span><span style="font-family: Maiandra GD;"> </span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/nufusun-dagilisini-etkileyen-faktorler-performans-ve-proje-odevleri/">Nüfusun Dağılışını Etkileyen Faktörler – (Performans ve Proje Ödevleri)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/nufusun-dagilisini-etkileyen-faktorler-performans-ve-proje-odevleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>76</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Coğrafi Keşifler &#8211; (Performans &#8211; Proje Ödevleri)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/cografi-kesifler-performans-proje-odevleri/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/cografi-kesifler-performans-proje-odevleri/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jan 2008 18:58:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Performans Ödevleri]]></category>
		<category><![CDATA[YKS - KPSS]]></category>
		<category><![CDATA[6. Sınıf Performans ve Proje Ödevleri]]></category>
		<category><![CDATA[7. Sınıf Performans ve Proje Ödevleri]]></category>
		<category><![CDATA[8. Sınıf Performans ve Proje Ödevleri]]></category>
		<category><![CDATA[Coğrafi Keşifler]]></category>
		<category><![CDATA[Coğrafi Keşifler Ödevi]]></category>
		<category><![CDATA[Coğrafi Keşifler ve Sonuçları]]></category>
		<category><![CDATA[Coğrafi Keşiflerin Neden ve Sonuçları]]></category>
		<category><![CDATA[Coğrafi Keşiflerin Nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[Coğrafi Keşiflerin Osmanlıya Etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[Coğrafi Keşiflerin Sebepleri]]></category>
		<category><![CDATA[Coğrafi Keşiflerin Sonuçları]]></category>
		<category><![CDATA[Coğrafi Keşiflerin Türk Dünyası Üzerindeki Etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[Dil ve Anlatim]]></category>
		<category><![CDATA[Etkinlik Örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Fen ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Matematik Performans Ödevleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ödev]]></category>
		<category><![CDATA[ogrenci]]></category>
		<category><![CDATA[Performans]]></category>
		<category><![CDATA[Performans Ödevleri Örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Performans ve Proje Ödevleri]]></category>
		<category><![CDATA[Proje]]></category>
		<category><![CDATA[Proje Ödevleri]]></category>
		<category><![CDATA[Projeler]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Tasarım]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe Performans Ödevleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=3737</guid>

					<description><![CDATA[<p>Coğrafi Keşifler (Performans &#8211; Proje Ödevleri) Doğudan başlayan ticaret yolları yüzyıllarca Avrupa&#8217;nın çeşitli ihtiyaçlarını karşılamada can damarı olmuştur. Özellikle bunlardan en önemlileri olan İpek ve Baharat yollarının Osmanlı Devleti&#8217;nin eline geçmesi, Avrupalıları yeni yollar aramaya sevk etti. Orta Çağ&#8217;ın sonuna kadar dünyanın pek çok yeri bilinmiyordu. İşte bu yeni yollar arama girişimleri sırasında pek çok [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/cografi-kesifler-performans-proje-odevleri/">Coğrafi Keşifler – (Performans – Proje Ödevleri)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong><span style="font-size: 25pt; color: #00ccff;">Coğrafi Keşifler<br />
</span><span style="font-size: x-small; color: #ff9933;">(Performans &#8211; Proje Ödevleri)</span></strong></span></p>
<p align="center"><span style="font-family: Maiandra GD;"><img decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/ogrenci.jpg" alt="" /></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Doğudan başlayan ticaret yolları yüzyıllarca Avrupa&#8217;nın çeşitli ihtiyaçlarını karşılamada can damarı olmuştur. Özellikle bunlardan en önemlileri olan İpek ve Baharat yollarının Osmanlı Devleti&#8217;nin eline geçmesi, Avrupalıları yeni yollar aramaya sevk etti. Orta Çağ&#8217;ın sonuna kadar dünyanın pek çok yeri bilinmiyordu. İşte bu yeni yollar arama girişimleri sırasında pek çok yer ilk kez keşfedildi ve yeni ticaret yollan bulundu. Yeni Çağ&#8217;ın başlarında meydana gelen bu keşif olaylarına &#8220;Coğrafî Keşifler&#8221; adı verilir.</span></p>
<div><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong><span style="font-size: 15pt;">Nedenleri:<br />
</span></strong><br />
<strong>1) </strong>Bilimsel, teknik alandaki ilerlemeler<strong>a)</strong> Pusulanın sapma açısının hesaplanması</span></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>b)</strong> Gemicilik sanatında ilerleme</span></div>
<div><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>c) </strong>Coğrafya bilgisinde ilerleme</span></div>
<p><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>2)</strong> Doğu ülkelerinin zenginliği (Haçlı Seferleri ile Coğrafi Keşiflerin ortak nedenidir,)</span></p>
<p><strong>3)</strong> Cesur gemicilerin yetişmesi</p>
<p><strong>4) </strong>Avrupalıların dünyayı tanıma ve Hıristiyanlığı yayma amaçları</p>
<p><strong>5) </strong>Avrupalıların Hindistan!a ulaşmak için yeni yollar aramaları (ipek ve Baharat Yolları Türklerin elindeydi.)</p>
<p><strong>6) </strong>Kralların Coğrafi Keşifleri teşvik etmeleri .</p>
<p><strong><span style="font-size: 15pt;">Nedenleri ile ilgili biraz ayrıntıya inersek:<br />
</span></strong><br />
<strong>a. Ticaret yollarının Müslümanların eline geçmesi: </strong>Çin&#8217;den başlayan İpek Yolu, Hazar Denizi&#8217;nde iki kola ayrılıyor, kuzey kolu Kırım limanlarında son bulurken güney kolu Karadeniz kıyılarından İstanbul&#8217;a ulaşıyordu.</p>
<p>Diğer önemli bir yol olan Baharat Yolu ise Hindistan&#8217;dan başlıyor ve kuzeyde Suriye limanlarında, güneyde ise İskenderiye&#8217;de son buluyordu. Özellikle denizci İtalyan devletleri bu limanlardan aldıkları malları Avrupa&#8217;ya satıyorlardı. Bu yolların tamamının Osmanlı denetimine girmesi ve bir kaç el değiştiren malların pahalıya mal olması Avrupalıları yeni yollar aramaya sevketmiştir.</p>
<p><strong>b. Coğrafya bilgisinin ilerlemesi: </strong>Orta Çağ&#8217;da Avrupalıların dünya hakkındaki bilgileri çok azdı. Avrupalılar, dünyayı tepsi gibi düz zannediyorlardı. Ortasında Kudüs&#8217;ün bulunduğuna inandıkları dünyanın kuzeyi buzlarla, güneyi ise kaynar sularla kaplıydı. Batıda sonsuz bir deniz, doğuda da Kaf dağları (Kafkas dağları) nın bulunduğuna ve onun ötesinde cinlerin yaşadığına inanırlardı. Özellikle Haçlı Seferleri ve daha sonraki ilişkiler ve seyyahların gezi notlarının incelenmesi sonrasında, Avrupalıların dünya hakkındaki bilgileri artmış, boş inançlar yıkılmıştır.</p>
<p>Özellikle Venedikli seyyah Marco Polo doğu üzerine Çin&#8217;e kadar büyük bir seyahat yaptı (1271 &#8211; 1295). Bu seyahati sırasında yazdığı, doğu ülkelerinin hem zenginliklerini, hem de coğrafyasını anlattığı &#8220;Garibeler Kitabı&#8221; adlı eseri, Avrupalılar üzerinde büyük etkiler meydana getirmiştir.</p>
<p><strong>c. Pusulanın geliştirilmesi: </strong>İlk kez Çinliler tarafından icat edilen pusula, Haçlı Seferleri sırasında Avrupa&#8217;ya geçmiştir. Kristof Kolomb&#8217;un pusulanın sapma açısını düzeltmesiyle artık yönlerini kaybetme korkusundan kurtulan Avrupalılar, okyanuslara daha rahat ve korkusuzca açılmaya başladılar.</p>
<p><strong>d. Gemicilik sanatındaki ilerlemeler: </strong>Eskiden kullanılan kadırgaların geliştirilerek 30 metre uzunluğunda, üç direkli beş yelkenli ve okyanuslara daha dayanıklı Karavel tipi gemilerin yapılması okyanuslara açılmada insanların cesaretini artırdı.</p>
<p><strong>e. Efsane ve hurafelere inanmayan cesur gemicilerin yetişmesi: </strong>Orta Çağ&#8217;da Avrupalılar, Atlas okyanusunun içinde gemileri çeken çok büyük girdapların olduğu ve bu sularda dolaşan gemicilerin zenciye dönüşecekleri gibi hurafelere inanırlardı. Ancak doğu ile olan ilişkiler ve coğrafya bilgisinin ilerlemesi bu gibi inançların yıkılmasına neden olmuştur.</p>
<p><center><!--adsense#reklam_336x280--></center><br />
<strong>a. Ticaret yollarının Müslümanların eline geçmesi:</strong> Çin&#8217;den başlayan İpek Yolu, Hazar Denizi&#8217;nde iki kola ayrılıyor, kuzey kolu Kırım limanlarında son bulurken güney kolu Karadeniz kıyılarından İstanbul&#8217;a ulaşıyordu.</p>
<p><span style="font-weight: bold; font-size: 15pt;">2. Keşifler<br />
</span><br />
• Portekizli Bartelmi Dias Afrika&#8217;nın güney ucuna ulaşarak Ümit Burnu&#8217;nu buldu (1487).</p>
<p>• İspanyol asıllı Kristof Kolomb, İspanya&#8217;nın Palas limanından hareket edip Atlas Okyanusu&#8217;nu aşarak Amerika Kıtası&#8217;nı buldu (1492). Ancak burasını Hindistan zannettiğinden batısındaki Bahama takımadalarına Batı Hint Adaları, halkına da Hintliler adını verdi. Daha sonraları Amerika Kıtası&#8217;na üç sefer daha yaparak kıtanın orta ve güney kesimlerini de keşfetti. Ancak yeni bir kıta keşfettiğini anlayamadan öldü.</p>
<p>• Portekizli Vasko do Gama Ümit Burnu&#8217;nu dolaşarak Hindistan&#8217;a vardı (1498).</p>
<p>• Bu tarihten itibaren Portekizliler Hint Okyanusu&#8217;na hâkim olmaya başladılar. Böylece Hindistan&#8217;dan gelerek Süveyş&#8217;te sona eren Baharat Yolu yön değiştirerek Ümit Burnu Yolu hâline geldi ve Portekiz egemenliğine girdi. Bu gelişme Hint sularında Osmanlı &#8211; Portekiz mücadelesini başlatmıştır.</p>
<p>• Kristof Kolomb&#8217;un ölümünden kısa bir süre sonra İtalyan gemici Ameriko Vespuçi, Amerika&#8217;nın Hindistan değil yeni bir kıta olduğunu dünyaya ilân etti ve kıtaya onun adı verildi &#8220;Amerika&#8221; (1507).</p>
<p>• 1519&#8217;da Portekiz asıllı Macellan tarafından başlatılan batıya seyahat Del Kano tarafından tamamlanarak (1522) dünyanın yuvarlak olduğu ilk kez ispatlanmıştır.</p>
<p>• Başlangıçta Portekizliler ve İspanyollar tarafından başlatılan Coğrafî Keşifler, özellikle İngilizler, Fransızlar ve Hollandalılar tarafından tamamlanmıştır.</p>
<div><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong><span style="font-size: 15pt;">Coğrafi Keşifler&#8217;in sonuçları<br />
</span></strong><br />
• Hristiyanlık yayıldı. Buna karşılık dünyanın düz olduğu gibi pek çok yanlış bilgi aktaran din adamlarına olan güven azaldı.</span></div>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">• Keşfedilen yerlerde yetişen domates, vanilya, patates, tütün, kakao gibi bitki türleri ile Avrupalılar ilk kez tanıştı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">• Avrupalıların, keşfettikleri yerleri sömürgeleştirmesiyle Sömürgecilik Dönemi başladı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">• Keşifler, ticaret yollarının değişmesine neden oldu. Hint Deniz Yolu&#8217;nun bulunmasından ve Amerika&#8217;nın keşfinden sonra Akdeniz limanları ile Baharat ve İpek Yolu eski önemini kaybederken Hint Okyanusu kıyısındaki limanlar önem kazandı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">• Yeni keşfedilen ülkelerde bol miktarda bulunan altın ve gümüş gibi değerli madenler Avrupa&#8217;ya getirildi. Avrupa&#8217;da ticaretle uğraşan kişiler (Burjuva sınıfı) zenginleşti. Tüccarların, soyluların ellerinde bulunan toprakları satın almalarıyla soylular eski güçlerini kaybettiler.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">• Keşfedilen yerlere, özellikle Amerika&#8217;ya Avrupa&#8217;dan pek çok insan göç etti. Avrupa kültür ve uygarlığı yeni yayılma alanları buldu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">• Amerika&#8217;nın eski bir medeniyet merkezi olduğu öğrenildi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">• Zenginleşen Avrupalılar, kültür ve sanat hareketlerini desteklediler. Böylece, Avrupa&#8217;da Rönesans&#8217;ın doğmasına ortam hazırlamış oldu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">• Coğrafî Keşiflerle ticaret yollarının değişmesi sonucunda Osmanlı Devleti ekonomik yönden büyük gelir kaybına uğradı.</span></p>
<div><span style="font-family: Maiandra GD;">• Keşifler, dünya tarihinde önemli sosyal, siyasal, ekonomik ve dini değişikliklere neden olmuştur. Bu durum, keşiflerin evrensel yönünü ortaya koymaktadır.• Eski ticaret yolları değişti. Akdeniz, doğu -batı ticaretindeki önemini kaybetti. Baharat ve İpek Yolları önemini kaybetti. Bu durum Atlas Okyanusu Limanlarının önem kazanmasına neden olmuştur.</span></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">• Avrupalılar, yeni keşfedilen yerlerde sömürge imparatorlukları kurdular. Bu durum, keşfedilen ülkelerden Avrupa&#8217;ya altın ve gümüş başta olmak üzere bol miktarda hammadde götürülmesine neden olmuştur. Bu gelişmeler Avrupa&#8217;nın zenginleşmesini, hayat standartlarının yükselmesini ve Rönesans hareketlerinin gerçekleştirilmesini sağlamıştır.</span></div>
<div><span style="font-family: Maiandra GD;">• Ticaretle uğraşan burjuva sınıfı zenginleşmiş ve Avrupa ürünleri yeni pazarlar bulmuştur. Böylece daha sonraki yıllarda gerçekleşecek olan Sanayi Devrimi&#8217;ne ortam hazırlanmıştır.</span></div>
<p><span style="font-family: Maiandra GD;">• Keşfedilen yerlere Avrupa&#8217;dan göçler olmuş, bu durum Avrupa kültür ve medeniyetinin yayılmasını sağlamıştır.</span></p>
<p>• Hıristiyanlık, yeni ülkelere yayılmıştır. Ancak bazi bilimsel gerçeklerin ortaya çıkması sonucunda Hıristiyanların dini inançları zayıflamış, Kilise&#8217;ye güven sarsılmıştır.</p>
<p>• Dünyanın bazı yerleri, Avrupalılar tarafından tanınmış, yeni kültürler, canlılar ve ırklar ortaya çıkmıştır.</p>
<p><strong><span style="font-size: 15pt;">Coğrafi Keşiflerin Türk Dünyası Üzerindeki Etkileri<br />
</span></strong><br />
Coğrafi Keşifler, bütün insanlığı etkilemiştir. Bu yönüyle evrensel bir özelliğe sahiptir. Akdeniz Limanları, Coğrafya Keşifler sonucunda önemini kaybetti. Ancak 1869&#8217;da Süveyş Kanalı&#8217;nın Fransızlar tarafından açılmasıyla bu limanlar yeniden önem kazanmıştır.</p>
<p>Coğrafi Keşifler, Müslüman ülkeler açısından büyük zararlara neden olmuştur. İslam ülkeleri yoksullaşmış, Türkistan Hanlıkları giderek zayıflamış ve Ruslar karşısında gerilemiştir. Osmanlı İmparatorluğu, İpek ve Baharat Yollarına hakim olmasına rağmen yolların değişmesinden dolayı umduklarına ulaşamamıştır. Osmanlı İmparatorluğu, ticaret faaliyetlerini yeniden geliştirebilmek için Avrupalı devletlere kapitülasyonlar vermek zorunda kaldı.</p>
<p>Ayrıca Osmanlı topraklarında kervan yolları boyunca faaliyet gösteren halk ve zanaatkârlar işsiz kaldı. Bu durum, Osmanlı Devleti&#8217;nde ekonomik sıkıntılara ve Celali İsyanları&#8217;na zemin hazırlamıştır.</p>
<div><span style="font-family: Maiandra GD;">Osmanlı Devleti, Hint ticaret yolunun hakimiyeti için Portekizlilerle, Akdeniz hakimiyeti için de İspanyollarla mücadele etti. Endonezya&#8217;da savunma ve koruma savaşları yapan Osmanlı Devleti, Hıristiyan Avrupa karşısında &#8221;Doğu Kalkanı&#8221; haline geldi.</span></div>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<div><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong><br />
<span style="font-size: 15pt;">Keşiflerin Osmanlı devleti açısından önemi<br />
</span></strong><br />
Bu keşiflerle Osmanlının elinde bulunan İpek ve Baharat Yolu önemini kaybetmiş, yeni ticaret yolları bulunmuştur. Bu da Osmanlı Devleti&#8217;nin vergi gelirlerinin azalmasına yol açmıştır. Tüm bunlar Osmanlı Devletini maddi açıdan kötü etkilemiştir. Daha doğrusu; Osmanlı Devleti ve diğer müslüman devletler zarara uğrayıp, ellerindeki malların değerleri gitmiştir.Coğrafî Keşifler, bütün insanlığı etkilemiştir. Bu yönüyle evrensel bir özelliğe sahiptir. Akdeniz Limanları, Coğrafî Keşifler sonucunda önemini kaybetti. Ancak 1869&#8217;da Süveyş Kanalı&#8217;nın Fransızlar tarafından açılmasıyla bu limanlar yeniden önem kazanmıştır.</span></div>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Coğrafî Keşifler, Müslüman ülkeler açısından büyük zararlara neden olmuştur. İslam ülkeleri yoksullaşmış, Türkistan Hanlıkları giderek zayıflamış ve Ruslar karşısında gerilemiştir. Osmanlı İmparatorluğu, İpek ve Baharat Yollarına hakim olmasına rağmen yolların değişmesinden dolayı umduklarına ulaşamamıştır. Osmanlı İmparatorluğu, ticaret faaliyetlerini yeniden geliştirebilmek için Avrupalı devletlere kapitülasyonlar vermek zorunda kaldı.</span></div>
<p>&nbsp;</p>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Ayrıca Osmanlı topraklarında kervan yolları boyunca faaliyet gösteren halk ve zanaatkârlar işsiz kaldı. Bu durum, Osmanlı Devleti&#8217;nde ekonomik sıkıntılara ve Celali İsyanları&#8217;na zemin hazırlamıştır.</span></div>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD;"><strong><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="font-size: 15pt;"><span style="color: #808080;"><span lang="tr">|</span></span><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/performans-proje-odevleri/">»<span lang="tr"> “Performans Ödevleri” Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <span style="color: #808080;">|</span></span></span></span></strong></span></p>
<p style="text-align: center;"><span lang="tr" style="font-size: 9pt;"><strong><span style="font-size: 10pt; color: #ff0000; font-family: Maiandra GD;">Not:</span><span style="font-size: 10pt; color: #808080; font-family: Maiandra GD;"> İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir…</span></strong></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/cografi-kesifler-performans-proje-odevleri/">Coğrafi Keşifler – (Performans – Proje Ödevleri)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/cografi-kesifler-performans-proje-odevleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>195</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gelenek, Görenek ve Adetlerimiz &#8211; (Performans &#8211; Proje Ödevleri)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/gelenek-gorenek-ve-adetlerimiz-performans-proje-odevleri/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/gelenek-gorenek-ve-adetlerimiz-performans-proje-odevleri/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jan 2008 18:54:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Performans Ödevleri]]></category>
		<category><![CDATA[YKS - KPSS]]></category>
		<category><![CDATA[6. Sınıf Performans ve Proje Ödevleri]]></category>
		<category><![CDATA[7. Sınıf Performans ve Proje Ödevleri]]></category>
		<category><![CDATA[8. Sınıf Performans ve Proje Ödevleri]]></category>
		<category><![CDATA[Adet]]></category>
		<category><![CDATA[Adetlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Dil ve Anlatim]]></category>
		<category><![CDATA[Etkinlik Örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Fen ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Gelenek]]></category>
		<category><![CDATA[Gelenek Görenek ve Adetlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Geleneklerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Görenek]]></category>
		<category><![CDATA[Göreneklerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Matematik Performans Ödevleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ödev]]></category>
		<category><![CDATA[ogrenci]]></category>
		<category><![CDATA[Performans]]></category>
		<category><![CDATA[Performans Ödevleri Örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Performans ve Proje Ödevleri]]></category>
		<category><![CDATA[Proje]]></category>
		<category><![CDATA[Proje Ödevleri]]></category>
		<category><![CDATA[Projeler]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Tasarım]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe Performans Ödevleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=3734</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gelenek, Görenek ve Adetlerimiz (Performans &#8211; Proje Ödevleri) TOPLUM HAYATINDA gelenek, görenek ve adetlerin en güzel yansıdığı ve ortaya çıktığı ortamlar çeşitli törenler ve kutlama günleridir. Bunlar arasında düğünler, sünnet törenleri, Bayram törenleri, çocuk doğumu, çocukların okula başlaması yer almaktadır. Kıbrıs Türk toplumunun karakteristiklerinden biri de “Konuk Ağırlama” tarzıdır. Bu durum, tüm dünyada bilinen geleneksel [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/gelenek-gorenek-ve-adetlerimiz-performans-proje-odevleri/">Gelenek, Görenek ve Adetlerimiz – (Performans – Proje Ödevleri)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"> <strong><span style="font-size: 25pt; color: #00ccff; font-family: Maiandra GD;">Gelenek, Görenek ve Adetlerimiz</span></strong><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong><span style="font-size: 25pt; color: #00ccff;"><br />
</span><span style="font-size: x-small; color: #ff9933;">(Performans &#8211; Proje Ödevleri)</span></strong></span></p>
<p align="center"><span style="font-family: Maiandra GD;"><img decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/ogrenci.jpg" alt="" /></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">TOPLUM HAYATINDA gelenek, görenek ve adetlerin en güzel yansıdığı ve ortaya çıktığı ortamlar çeşitli törenler ve kutlama günleridir. Bunlar arasında düğünler, sünnet törenleri, Bayram törenleri, çocuk doğumu, çocukların okula başlaması yer almaktadır. Kıbrıs Türk toplumunun karakteristiklerinden biri de “Konuk Ağırlama” tarzıdır. Bu durum, tüm dünyada bilinen geleneksel Türk konukseverliğinin bir yansımasıdır. İkram yapılırken her zaman yaşlı kişilere öncelik tanınması adettendi. Kıbrıs insanı, ikramda önceliği daima kahveye vermiş, bunun yanı sıra şerbetler de tercih edilmişti. Bunlar arasında bal, gül, şeker, harup ve macun şerbetleri baştaydı. Çeşitli meyvelerden hazırlanan macun sunumu da ayrı bir zevkti<strong><span style="font-size: 15pt;">Halk Dansları<br />
</span></strong><br />
KIBRIS TÜRK HALKI, çeşitli etkinliklerde (düğün, kına gecesi, ekin kaldırma gibi) halk dansları oynamaktadır. Bu danslar genellikle Karşılamalar, Mendil Oyunları, Zeybekler, Kadın Oyunları, Dramatize Oyunlar ve Kasap Oyunları sırası izlenerek oynanılır. Karşılamalar, “Kadın ve Erkek Karşılamaları” olarak gruplandırılır. Kadınların oyunun temposu genellikle daha ağırdır. Karşılamalar dört kısımdan oluşmakta olup, dört ayrı ritme sahiptirler. Mendil oyunları veya sirtolar; orta hızda, neşeli ve erkekçe figürler içermektedir. Başlıca sirtolar olarak; Aziye sirtosu, İskele sirtosu, Karagözlü sirtosu, Kına sirtosu sayılabilir.</p>
<p><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="font-weight: 700; font-size: 15pt;">Geleneksel El Sanatları<br />
</span><br />
Yemeniler; Geçmişte yemenilerin kullanımı oldukça yaygın olup, çeşitli süslemeleriyle kadın dünyasının zenginliğini ortaya koymaktaydı. Kıbrıs’ta kullanılan yemeniler genelde tam kare biçiminde olup; önceleri sadece kenarlarına motif işlenir, iç kısımları sade bırakılırdı.Daha sonra yemenilere dal ve çiçek motifleri basılmaya başlandı. Günümüzde yemeni modern anlamda eşarp olarak gelenek başka bir düzlemde sürdürülmektedir.<br />
<center><!--adsense#reklam_336x280--></center><br />
</span></span></p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Lefkara İşi; Lefkara işi Kıbrıs’ta yapılan yerel el sanatlarının en önemlilerinden birisidir. İlk olarak, Lefkara köyünden çıktığı için bu adı almıştır. Lefkara işi 2 grupta toplanır; “Keten üzerine Lefkara işi” ve “İğne işi Lefkara”. İkisinin de işlemesi sırasında yastık kullanılır. Lefkara işi geçmiş dönemlerde halkın kendi kullanımı için yapılırken, sonraları ticari amaçlı olarak ve günümüzde özellikle turistik el işleri kapsamında yapılmaktadır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Hesap İşi; Bu iş daha çok Lapta ve Kazafana bölgesinde yaygın olarak yapılan bir el sanatı türüdür.<br />
İpek İşi; İpek Böceği kozalarından işlene ürünlerdir.<br />
Bitkisel Örücülük; Kendiliğinden yetişen veya kültürü yapılan bazı bitkilerin sapını, yapraklarını, ince dallarını ya olduğu gibi yada yararak ince şeritler haline getirdikten sonra çeşitli şekillerde değerlendirme işidir. Kıbrıs’ta örücülüğün en yaygın olduğu yerler Mesarya ve Karpaz bölgeleridir.<span style="font-weight: 700; font-size: 15pt;">Kuzey Kıbrıs Mutfağı<br />
</span><br />
KIBRIS MUTFAĞI, tarih boyunca değişik kültürlerden etkilenmiştir. Bu yüzden tamamen Kıbrıs’ a ait herhangi bir yemek yoktur. Fakat orijinlerinde yapılan ufak değişikliklerle Kıbrıslılar lezzetli yemekler yaratmayı başarmışlardır.Her yemek kendine özgü bir lezzet taşır, yemeğin pişirilmesi ve sunumu Kıbrıs insanın karakterini yansıtır. ‘ Molohiya ’ Arap orijinli bir yemek olmasına rağmen hazırlanışı lezzeti ve sunumu ile Kıbrıs lezzetine hitap eder.Bazı yemeklerin adı, hazırlanışı ve lezzeti bölgeden bölgeye farklılık gösterir. Kuzey Kıbrıs damak zevki olanların uğrak yeridir. Çeşitli sebze yemekleri, ızgaralar, hamur işleri, balık, çorbalar, kebaplar, lahmacun ve pideler Kıbrıs mutfağının sadece bir kısmıdır. Bir çok meze çeşidi, tatlılar, kekler, aparatif olarak yenilebileceği gibi ana yemeklerden sonra da yenilebilir. Yerel mutfağın dışında birçok restorantta Çin, İtalyan, Fransız ve Hint yemeklerini tadabilirsiniz.</p>
<p><strong>ÇORBALAR<br />
</strong><br />
Mercimek çorbası<br />
Tarhana çorbası<br />
Pirinç çorbası<br />
Erişte çorbası<br />
Sebze çorbası<br />
Humus çorbası<br />
Paça çorbası<br />
Tavuk çorbası<br />
Erişteli mercimek çorbası</p>
<p><strong>MEZELER<br />
</strong><br />
Humus<br />
Cacık<br />
Tahin<br />
Turşular<br />
Patates salatası<br />
Samarella<br />
Lahana ve yoğurt salatası<br />
Bakla salatası<br />
Kızarmış hellim<br />
Çakızdez<br />
Ahtabot<br />
Kalamar<br />
Gabbar<br />
Dil<br />
Beyin<br />
Pastırma</p>
<p><strong>PİLAVLAR<br />
</strong><br />
Pirinç pilavı<br />
Bulgur pilavı<br />
Mücendra pilavı<br />
Herse</p>
<p><strong>ANA YEMEKLER<br />
</strong><br />
Şeftali Kebabı<br />
Fırın Kebabı<br />
Şiş Kebabı<br />
Köfte<br />
Musakka<br />
Molehiya<br />
Bamya<br />
Yalancı Dolma<br />
Et Dolması<br />
Bumbar<br />
Pırasa<br />
Kuru fasulye<br />
Taze fasulye<br />
Kolokas<br />
Karnabahar<br />
Ispanak</p>
<p><strong>HAMUR İŞLERİ VE BÖREKLER<br />
</strong><br />
Tatar Böreği<br />
Pirohu<br />
Nor böreği<br />
Kıymalı börek<br />
Ispanak böreği<br />
Kabak böreği<br />
Mantar böreği<br />
Zeytinli<br />
Hellimli<br />
Bidda<br />
Çörek<br />
Tahinli<br />
Pilavuna</p>
<p><strong>TATLILAR<br />
</strong><br />
Fırın Katmeri<br />
Samsı<br />
Tel kadayıfı<br />
Ekmek kadayıfı<br />
Şamişi<br />
Lokma<br />
Şammali<br />
Bişi<br />
Sucuk<br />
Köfter<br />
Paluze<br />
Golifa<br />
Simit helvası<br />
Erişteli sütlaç</p>
<p><strong>REÇELLER, MARMELATLAR VE KOMPOSTOLAR<br />
</strong><br />
Ceviz macunu<br />
Turunç macunu<br />
Bergamut macunu<br />
Ayva macunu<br />
Hurma macunu<br />
İncir macunu<br />
Karpuz Macunu<br />
Kabak macunu<br />
Alıç reçeli<br />
Çilek reçeli<br />
Portokal reçeli<br />
Erik reçeli<br />
Üzüm reçeli<br />
Şeftali Kompostosu<br />
Elma Kompostosu<br />
Armut Kompostosu<br />
Harup Pekmezi</p>
<p><strong>İÇECEKLER<br />
</strong><br />
Şerbet<br />
Limonata<br />
Ayran<br />
Zivaniya<br />
Şarap<br />
Rakı<br />
Brandy<br />
Bira<br />
Tarihçe</p>
<p><span style="font-family: Maiandra GD;"></p>
<p style="text-align: justify;">KIBRIS&#8217;IN bir ada oluşu türlerin zenginleşmesine engel olmuştur.Geçmiş yıllarda daha fazla sayı ve türde hayvanlar bulunduğu tahmin edilmektedir. Kıbrıs’ın ilk çağlarına ait buluntular göstermektedir ki, bir zamanlar Kıbrıs’ta filler ve hipopotamlar yaşamıştır. Yabani dağ koyunu, yaban domuzu, tavşan, tilki, kirpi ve İran türü küçük geyik de adanın kendi hayvanları arasında bulunmaktadır. Karpaz Milli Parkı&#8217;nda 250 civarında özgürce yaşayan Yabani Eşek bulunmaktadır.</p>
<p></span></span></p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD;"><strong><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="font-size: 15pt;"><span style="color: #808080;"><span lang="tr">|</span></span><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/performans-proje-odevleri/">»<span lang="tr"> “Performans Ödevleri” Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <span style="color: #808080;">|</span></span></span></span></strong></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: 9pt;" lang="tr"><strong><span style="font-size: 10pt; color: #ff0000; font-family: Maiandra GD;">Not:</span><span style="font-size: 10pt; color: #808080; font-family: Maiandra GD;"> İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir…</span></strong></span><span style="font-family: Maiandra GD;"> </span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/gelenek-gorenek-ve-adetlerimiz-performans-proje-odevleri/">Gelenek, Görenek ve Adetlerimiz – (Performans – Proje Ödevleri)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/gelenek-gorenek-ve-adetlerimiz-performans-proje-odevleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>18</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>21. Yüzyılda Küreselleşme &#8211; (Performans &#8211; Proje Ödevleri)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/21-yuzyilda-kuresellesme-performans-proje-odevleri/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/21-yuzyilda-kuresellesme-performans-proje-odevleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jan 2008 18:48:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Performans Ödevleri]]></category>
		<category><![CDATA[YKS - KPSS]]></category>
		<category><![CDATA[21. Yüzyılda Küreselleşme]]></category>
		<category><![CDATA[6. Sınıf Performans ve Proje Ödevleri]]></category>
		<category><![CDATA[7. Sınıf Performans ve Proje Ödevleri]]></category>
		<category><![CDATA[8. Sınıf Performans ve Proje Ödevleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dil ve Anlatim]]></category>
		<category><![CDATA[Etkinlik Örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Fen ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Global Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Globalleşme]]></category>
		<category><![CDATA[Globalleşme Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Globalleşmenin Etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[Küreselleşme]]></category>
		<category><![CDATA[Küreselleşme Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Küreselleşmenin Etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[Matematik Performans Ödevleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ödev]]></category>
		<category><![CDATA[ogrenci]]></category>
		<category><![CDATA[Performans]]></category>
		<category><![CDATA[Performans Ödevleri Örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Performans ve Proje Ödevleri]]></category>
		<category><![CDATA[Proje]]></category>
		<category><![CDATA[Proje Ödevleri]]></category>
		<category><![CDATA[Projeler]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Tasarım]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe Performans Ödevleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=3730</guid>

					<description><![CDATA[<p>21. Yüzyılda Küreselleşme (Performans &#8211; Proje Ödevleri) YENİ KÜRESEL DÜZENLEMELER ve ÇEVRE Merkez’deki iç çekişmeler ve Çevre’nin yeni ekonomik düzene uyumlaştırılması için yeni politikalar 1970’li yılların son çeyreğinden itibaren yürürlüğe girdi. Merkez’in her bir ayağı kendi sermayesine serbest alan açabilmek için kıyasıya savaş vermekte.1990’lı yıllarda bu savaşın kesin mağlubu şimdilik Rusya, biraz da Japonya.Merkez-içi çekişmelerden [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/21-yuzyilda-kuresellesme-performans-proje-odevleri/">21. Yüzyılda Küreselleşme – (Performans – Proje Ödevleri)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong><span style="font-size: 25pt; color: #00ccff;">21. Yüzyılda Küreselleşme<br />
</span><span style="font-size: x-small; color: #ff9933;">(Performans &#8211; Proje Ödevleri)</span></strong></span></p>
<p align="center"><span style="font-family: Maiandra GD;"><img decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/ogrenci.jpg" alt="" /></span></p>
<p align="justify">
<div style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong><span style="font-size: 15pt;">YENİ KÜRESEL DÜZENLEMELER ve ÇEVRE<br />
</span></strong><br />
Merkez’deki iç çekişmeler ve Çevre’nin yeni ekonomik düzene uyumlaştırılması için yeni politikalar 1970’li yılların son çeyreğinden itibaren yürürlüğe girdi. Merkez’in her bir ayağı kendi sermayesine serbest alan açabilmek için kıyasıya savaş vermekte.1990’lı yıllarda bu savaşın kesin mağlubu şimdilik Rusya, biraz da Japonya.Merkez-içi çekişmelerden ötürü ABD’nin başlattığı, GATT Uruguay Round görüşmelerinin ortaya çıkardığı yeni bir küresel düzen var artık. Sermayenin küreselleşmesine Çevre’yi içerebilmek, Merkez sermayesi açısından karlı yatırım alanına dönüştürebilmek ve çığ gibi büyüyen dış borçların ödenmesini garantilemek için getirilen yeni düzenlemeler; öyle ki, bu düzenlemeler hükümetlerin ekonomi politikası geliştirme özgürlüğünü neredeyse ortadan kaldırdı.</span></div>
<p><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong><span style="font-size: 15pt;">1.IMF ve DÜNYA BANKASI<br />
</span></strong><br />
<strong>1.Merkez’in Kararlara ve Kredilere Egemenliği<br />
</strong><br />
IMF Bretton Woods Para Sistemi’nin çöküşünü izleyerek; Dünya Bankası ise Avrupa’nın savaş yıkıntısını gidermesi sonrasında işlev değişimine girdiler. Önceleri programlarını birbirlerinden bağımsız olarak yürütüyorlardı. GOÜ uluslar arası bankalara olan borçlarını ödeyemez duruma düştükçe bu politika değişti. Böylece GOÜ karşısında birlikte hareket etme yoluna girdiler. Kardeş sayılmalarının nedeniyse kısa vadeli krediler yanında artık IMF orta vadeli kredi açma yoluna girerken, Dünya Bankası’nın da, uzun vadeli proje kredilerine ek olarak, reform yapan GOÜ’ye yapısal uyum amacıyla, CİB dengesi için orta vadeli program kredileri açmaya başlaması. Ayrıca, bunlardan birine üye olan ülke diğerine de üye olmuş sayılıyor.<br />
<center><!--adsense#reklam_336x280--></center><br />
IMF üyesi her ülkenin, Fon’a kota denilen bir payla katılması gerekir;bunun %25’i SDR(IMF tarafından yaratılan özel çekme hakları) veya SDR’nin birleşimine giren başlıca beş ülke parasından (ABD doları, Japonya yeni, Alman markı, İngiliz sterlini ve Fransız frangı), geri kalan %75’i de ülkenin kendi ulusal parasından oluşur. Her üyenin Fon’daki oy ağırlığı kendi kotasının büyüklüğüyle belirlenir. ABD, Japonya, AB ve Kanada birlikte oy ağırlığında neredeyse üçte iki paya sahiptir;geri kalan ülkelerin payı azınlıktadır.</p>
<p>Merkez verdiği kredilerin de kaynağıdır. Nedeni, IMF’nin olağan kredi kaynaklarının kendi çıkardığı SDR ve başlıca ülkelerin kotaları karşılığı yatırdığı paralarından oluşmasıdır;bu paralar da zaten SDR’nin bileşimine giren paralardır.</p>
<p>IMF’den kredi alma durumundaki GOÜ ne kadar güç durumdaysa, IMF’nin dayatma gücü o kadar artar; nedeni oy ağırlığı’na sahip üyelerinin sermayesini artan rizikolara karsı koruma zorunda olmasıdır.</p>
<div><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>2.Merkez Politikalarının Çevre’ye Dayatılması</strong></span></div>
<p><span style="font-family: Maiandra GD;"> </p>
<p></span></span></p>
<p align="justify">
<div><span style="font-family: Maiandra GD;">Çevre ülkesi dış kredi bulmakta zorlanıyorsa, IMF’nin taleplerini yerine getirmek kaydıyla IMF’den borçlanabilir. Eğer çevre ülkesinin kredi talebi kotasının sadece %25’ini oluşturan ilk dilimi kadarsa, ülkeye şartlar dayatılmaz,sadece ülkenin durumunu düzeltme taahüdünde bulunması yeter.Bunu aşan tutarlardaysa şartlar,ikinci %25’lik diliminde biraz daha ağır, son dilimdeyse en ağır düzeye çıkar. Ülkenin IMF ile destekleme anlaşması karşılığında ileri sürülen şartları kabul emesi gerekir. Bu şartların bir ayağı enflasyonun düşmesi, faiz hadlerinin yükselmesi için para arzının kısılmasını sağlayacak önlemlerden oluşur; küreselleşme dünyasına uyum sağlamak üzere ekonomiyi serbestleştirici, özelleştirmeyi hızlandırıcı şartlar eklenir. Diğer ayağı olan döviz fiyatına ilişkin önlemler ise,küreselleşme dünyasında daha önceki dönemin tam tersine dönmüş artık. IMF artık PARA KURULUNA geçilmesini yada yerli paranın dolar üzerinden değerinin sabitleştirilmesini dayatıyor. Dolar fiyatının sabitleşmesiyse, bir yandan yüksek faizin cazibesiyle giren ve yerli paraya çevrilen dış sermayenin, sırası geldiğinde tekrar dolara çevrilirken,yerli para biriminin devaüle edilmesi dolayısıyla kayba uğraması rizikosu ortadan kalkar;bir yandan içeride enflasyonun yükselttiği nominal faizler sayesinde giren sermaye, sabit dolar kuru üzerinden yerli paradan dolara çevrilirken,yüksek reel getiri sağlanmış olur.</span></div>
<p><span style="font-family: Maiandra GD;">Dünya Bankası’na gelince; 1980’li yıllarda dış borçlarını ödeyemez duruma düşmüş GOÜ’ye yapısal uyum politikalarını dayatırken,IMF ile işbirliği içinde davranmaya başladı;serbestleşme kapsamına alınan bütün öğeleri program kredilerinin koşulları olarak ileri sürmeye başladı. GOÜ’den tepki çekti. Banka’yı amaçları ve kullandığı yöntemleri geçirmeye sevketti. Dünya Bankası uygulamalarını yeniledi.</p>
<p>1994 ve sonrasında Dünya Bankası, yayımlarında, toplumda, refahın yaygınlık derecesi ya da yoksulluk kıstasları gibi konulara ilişkin çok sayıda göstergeyi içererek, küreselleşmenin insan boyutunu es geçmemeye özen gösterdi.</p>
<p><strong><span style="font-size: 15pt;">2.GATT’TAN DTÖ’YE<br />
</span></strong><br />
<strong>1.GATT’ın amacı, Kapsamı ve Sorunları<br />
</strong><br />
GATT, 2.Dünya Savaşı sonrasında kurulduğunda amacı sınai mamullerde korumacılığın üye ülkeler arası anlaşma yoluyla azaltılması ve dış ticarette en fazla kayırılan ülke ilkesinin geçerli kılınmasıydı.</p>
<p>Üye sayısı sınırlıydı;alınan kararları da daha çok Merkez’in kendi iç dengelerini sağlama amacına dönüktü. Kredi vermesi söz konusu olmadığı için, elinde IMF ve Dünya Bankası gibi kredi vermekten kaynaklanan gücü yoktu.</p>
<p>GATT’ın silik görünümü 1980’li yıllarda değişmeye başladı. Merkez-içi çatışmaların şiddetlenmesiyle acil yeni düzenlemeler gerekti. ABD yeni bir görüşme turu hareketini 1986’da GATT çerçevesinde başlattı. Bu görüşme turu GATT Urguay Round(GATT-UR) olarak anıldı ve 1993 sonunda tamamlandı. Merkez içi çekişmelerin yoğunlaştığı tarım ve hizmetler, sınai mamuller yanında ABD dayatmasıyla görüşmelere içerildi.</p>
<p>Merkez-içi çatışmaların en önemli konusu tarımdı. AB ve Japonya gıda maddeleri üretimine mali destek veriyor, AB ayrıca ihracata da destek vererek 1970’li yılların sonundan itibaren ihracat pazarlarında ABD’yi ikame etmeye başlamıştı, bu da tarım ürünleri dış ticaret hadlerini yarılayan etkenlerden biri oluştu. Oysa ABD genetik devrimin getirdiği yeni teknikleri tarıma uygulayıp dünya pazarlarını fethetmek istiyordu.</p>
<p><strong>2.GATT-UR’nin Getirdiği Yeni Kurallar<br />
</strong><br />
Sonuçta Merkez kendi içinde kozlarını eşite yakın biçimde paylaştı,ticaret savaşı belirli kurallarla sınırlandı. Hindistan Büyükelçisi Zutshi’nin deyimiyle ‘aldıklarından fazla vermek zorunda kaldılar.’</p>
<p>ABD yetkilileri Urguay Round görüşmelerinden en çok gelişmekte olan ülkelerin yararlanacağı savındaydı. Anlaşılmayan noktaysa, Merkez’in kozlarını paylaşmak için yedi yıl sürdürdüğü savaştan, üstelik kendisi için bir oldu bitti niteliğindeki anlaşmadan Çevre’nin nasıl en kazançlı grup olarak çıkmış olabileceğiydi. Nitekim yaşanan gerçekler Çevre’nin ciddi zararlara uğradığını gösterdi.</p>
<p>Yeni anlaşmayla neler getirildi?</p>
<p>Tarım ürünleri: Tarım pazarları ithalata açılacak: İthal yasakları, gönüllü ihracat kotaları, değişken gümrük resimleri gibi tarife dışı engeller, 1 temmuz 1995’e kadar aynı korumayı sağlayan gümrük vergilerine dönüştürülecek ve sonunda sırasıyla %36 ve %24 oranında indirilmiş olacak. İleriki yıllarda gümrük vergileri yükseltilemeyecek.</p>
<p>Böylece Uzakdoğu’nun pirinç ve et pazarları ABD ürünlerine açılırken, AB de pazarını pek çok üründe açmak zorunda kalacak. GOÜ de bunu izleyecek.</p>
<p>Mali desteklerin azalması sonucu tarım ürünlerinin fiyatları artacak; ürün ihracatçıları bu artıştan kazanırken ithalatçıları kaybedecek.</p>
<p>Dokuma-Giyim: 1 temmuz 1995’i izleyen on yıllık sürede kotalar kalkacak, gümrük vergileri azaltılacak. Eğer kotaların kalkması üzerine Merkez ihracatçıları Çevre’yi yeni teknoloji yaratarak ya da Uzakdoğu’nun yeni devleri üstün ticari becerileriyle hem Merkez’i hem diğer GOÜ’i pazar dışı bırakmazsa, kotaların kalkması Çevre açısından olumlu bir gelişme sayılabilirdi.</p>
<p>Diğer sınai mamuller: Merkez’in tarım araç gereçleri, tıbbi araç gereçler, ilaçlar, kağıt, oyuncak üzerinden aldığı gümrük vergileri tümüyle; elektronik ürünler üzerinden aldıkları %50-%100 arasında inecek. Çevre için böyle bir yükümlülük yok. Merkez’in daha çok kendi arasındaki ticarete konu olan bu ürünler, böylece serbestçe mübadele edilecek.</p>
<p>Mal ticaretinde Çevre’nin Merkez karşısında kazanç ve kaybının ne olduğunu anlatan en iyi gösterge Çevre’ye oranla Merkez’in gümrük indiriminden kazancının daha fazla olmasıdır.</p>
<p>Entelektüel haklar (patent ve telif hakları vb.): Bu hakların korunmaya alınması Merkez’in en büyük kazanç, Çevre’ninse en büyük kayıp alanı. Nedeni şu: GATT-UR Anlaşması’na dek GOÜ, Merkez’in buluşlarını çeşitli biçimlerde ele geçiriyor ve yeni teknoloji ürünü mallar alanında rakip olarak piyasaya çıkabiliyordu. Böylece teknolojiyi geliştirmenin maliyetine katlanmadıkları için bir maliyet avantajı sağlıyor. Bu avantaj yalnızca dünya pazarında rekabet gücü vermekle kalmıyor, iç pazarda da düşük ürün maliyeti geniş kitleyi tüketici konumuna getirebiliyordu.</p>
<p>Teknolojiyi yaratanlar çok uzun yıllar boyunca tekel gücünü elde tutabilecekleri için yeni ürünlerin fiyatı yüksek kalacak; tekel gücünü kıracak yeni firmalar ortaya çıkamayacak. Çevre bu alanda devre dışı kalacak ve bu yüksek fiyatlı ürünleri kullanmaktan başka seçeneği olmayacak.</p>
<p>3.GATTdonatılması, kararlar neredeyse hep ABD şirketleri lehine çıktığı içi, tahkim olgusunun ne anlama geldiğini gösterdi.</p>
<p>GATT-UR anlaşmasıyla Merkez’in tarım konusunda kendi çıkarıyla bağdaşmayan tavizleri vermeyeceği ortaya çıktı. Çevre’deki ülkelerde tarım desteklerinin sıfırlanmasında etkenlik, Dünya Bankası ve IMF’nin kredi koşulları devreye sokularak sağlanmaya başladı; bunu yerine getirmeyen Çevre ülkesi, artık ne birinin ne diğerinin kredilerine ulaşabiliyor.</p>
<p>GATT-UR’un tarım ayağı birkaç noktayı gün ışığına çıkardı. Birincisi 1990’lı yıllarda DTÖ’de Çevre’ye dayatılan politikalar için, IMF ve Dünya Bankası devreye sokularak tam bir kartelleşme yaratıldı. Çevre finansal krizlerin bunalımını yaşarken DTÖ’ye hayır diyemez durumda artık. İkincisi DTÖ’de uygulamalar güç haktır ilkesine göre işliyor. Ne AB na japonya konulan kuralları takıyor ama çevre uymak zorunda.</p>
<p><span style="font-weight: 700; font-size: 15pt;">4. ÇEVRE İÇİN YENİ MALİ DÜZENLEMELER<br />
</span><br />
1980’li yılların başında Çevre ülkeleri borç ödeyemez duruma gelmeleri uluslar arası bankaları zor duruma düşürmüştü. Bu devam ederse Çevre’nin ithalatı azalacak demekti. Rizikoyu sermaye için azaltan, karlılığını arttıran yeni bir düzenleme,bu ülkelerin para ve sermaye piyasalarının geliştirilmesi ve küreselleşmesi yoluyla olabilirdi. Faiz haddi ve döviz kuru, kamu denetiminden arındırıldı, Merkez sermayesinin etkisine sokuldu.</p>
<p>1980 öncesi yaşadığı krizlerde Çevre’ye IMF daima devalüasyon yap çağrısını tekrarlamıştı; devalüasyon yapmayana kredi vermiyordu.</p>
<p>Uluslar arası fonların bu rizikosunu azaltmak için IMF ve Dünya bankası, Çevre paralarının sabitleştirilmesi yolunda politikalar geliştirdiler. Bu politikaların en önemli öğesi kamu harcamaları kısılması yoluyla bütçe açığının küçültülmesidir. İkincisi ise sıkı para politikası ve yüksek reel faiz hadleridir. Bu yoldan fon girişlerini teşvikiyse,yerli parayı aşırı değerlendirir, ithalat patlar, ihracat geriler ve cari işlem açıklarıyla birlikte dış borçlar büyür.</p>
<p>GOÜ arasında büyük fon hareketlerine tanık olan gelişen piyasalar 1980’lerin sonundan bu yana peş peşe mali krizler yaşar oldu. Bu dönemde neredeyse dört katına çıktığı görülen dış borçların artışının bir kaynağı bu süreçtir işte.</p>
<p><span style="font-weight: 700; font-size: 15pt;">5. ÇEVRE’NİN ARTAN GÖRELİ GERİLİĞİ VE KÜLTÜREL AYRIMCILIK<br />
</span><br />
<strong>1.Gelir düşerken artan dış borçlar<br />
</strong><br />
Çin ve Hindistan dışındaki DGÜ ve alt-orta gelirli ülkeler de kişi başına yıllık ortalama gelir artışı, 1960-79 arasında pozitif rakamken 1985-95 arasında negatif rakamlara dönüşmüş. Buna karşılık 1960-79 arasındaki kişi başına yıllık gelir artış hızını tutmasalar da, merkez yeni ekonomik düzenin devreye girdiği 1985-95 arasında en yüksek oranı tutturabilmiş.</p>
<p>İşleyen serbest piyasa mekanizması, Çevre ‘ den Merkez’ e, başta dış borçların faizi ve Merkez sermayesine ilişkin karları aktarmak yoluyla Çevre’ nin yatırım kaynaklarını öyle kurutuyor ki, özel sermaye girişlerinin büyüme yaratması olanağını ortadan kaldırıyor. Ayrıca dış borçlanma, artan mali işlem talebinden kaynaklanıyor. Öyleyse gelir artışı yaratmayan bu borçların faizleri ve taksitleri nasıl ödenecek?</p>
<p>Yeni gelişen Çevre sermaye piyasalarındaki spekülatif oyunlar teşvik edilerek pompalanan sermaye kazançlarını dış sermaye Merkez&#8217;’ aktarırken Çevre yatırım yapamıyor, büyüyemiyor.</p>
<p><strong>2. Çevre’ ye Kültürel Dışlama<br />
</strong><br />
Dış borçların büyüdüğü bir ortamda Merkez Çevre karşısında kültürel ayrımcılığı benimser. Kültürel ayrımcılığın ekonomik yaptırımlara batı tarafından alet edildiğinin göstergesi insan hakları ilkeleridir. AB, Türkiye’ yi tam üye adayları listesine almak istemiyor veya kredileri askıya almak istiyorsa, insan hakları ihlali bunun gerekçesi oluyor. Çünkü Çevre buna uymuyor varsayımı var.</p>
<p>Merkez Çevre’ ye ayırım yapmakla yetinmedi 1990 ‘ lı yıllarda yeni dünya düzeni ile Çevre’ yi tam denetimi altına aldı. Yani bir Çevre ülkesi Merkez’ in çıkarlarını tehdit etmeye kalktığında karşısında tek vücut olarak bütün Merkezi bulacaktı. BM yeni siyasal düzende hizaya getirilmesi gereken Çevre’ ye karşı Merkez’ in örgütlenmesi ne aracılık etmeye başladı.</p>
<p><strong><span style="font-size: 15pt;">6. BÜYÜYEN ÇELİŞKİLERLE KÜRESELLEŞME<br />
</span></strong><br />
Her yandan seslerin yükseldiği bir küreselleşme sürecinin nereye varacağını kestirmek kolay değil. Eğer iki dev boyutlu ABD tekelinin desteyi ile yola çıkan DTÖ toplantısı başta dünya egemeni ABD’ nin kendi içinden gelen tepkileri dolayısıyla gerçekleşmiyorsa, dünya Ekonomik Forumu toplantısında küreselleşmeye ilişkin sorgulamalar olduysa ve The Economist dergisi dünya üretiminin % 54’ ünü gerçekleştiren ve çoğu dev boyutlu ÇUŞ’ un şeytan gibi tehdit edici olarak görüldüğünü yansıtıyorsa bir şeyler değişecek demektir.</p>
<p><strong>SERMAYE HAREKETLERİNİN SERBESTLEŞMESİ, FİNANSAL KAPİTAL ve MALİ KRİZLER<br />
</strong><br />
Son on yılda semaya hareketlerinin serbestleşmesini üç boyutuyla incelemek gerekir. Birincisi akışkan fonlar halinde mali piyasalar arasında hareket eden kısa vadeli parasal sermaye; ikincisi gittiği ülkede fiziksel yatırım yapan istihdamı ve üretim kapasitesini genişleten dolaysız yabancı sermaye. Üçüncüsü özelleştirilen KİT’leri satın almak ya da borsada özel/tüzel şirketlerin en az % 51 hissesini ele geçirmek yoluyla, getirdiği parasal fonları üretime yönlendireceği varsayılan dolaysız yatırımlar. Küreselleşme, bu değişik biçimleriyle sermayenin ülke sınırlarını aşan hareketlerini devlet denetiminden arındırarak serbestleşmeyi kapsar.</p>
<p><strong><span style="font-size: 15pt;">SERMAYENİN KÜRESELLEŞMESİNE GEÇİŞ<br />
</span></strong><br />
<strong>Yeni Bir Olay mı?<br />
</strong><br />
19. yüzyılda kapitalizmin mal ihracından sonra ulaştığı aşamayı sermaye ihracı aşaması olarak tanımlarlar. Bu süreç Birinci Dünya Savaşıyla son bulmuş. 1920’lerde kısa süren bir deneme 1929’da krizle noktalandı; yeniden eyleme geçmesi, 1980 sonrasında mali piyasaların giderek serbestleşmesini ve 1987’de New York Borsası’nın çöküşünü izledi.</p>
<p>Bugün sermaye hareketlerini uyaran tek yenilik özelleştirmedir. 19. Yüzyılda uluslar arası yatırıma alt-yapıya şirketler imtiyaz sözleşmeleri ile yapıyorlardı. Küreselleşme bunu geri getirdi. Ama varolanı ele geçirmek için de özelleştirmeyi icat etti.</p>
<p><strong>2) Kar Hadleri ve Küreselleşme<br />
</strong><br />
1980’li yılların başından itibaren Çevre paraları teker teker konvertible oldu, konvertible olurken ödemeler bilançosu sermaye hareketlerinin serbestleştirilmiş olması şartı getirildi; mali piyasaların tam serbestleştirilmesi hedeflendi. Çevre’ye küreselleşme son moda, kaçınılmaz bir olgu diye sunuldu. Böylece 1980’li yılların başından itibaren Batı Avrupa’da ve Doğu Blok’u, Uzakdoğu ve Güneydoğu Asya, Türkiye, özelleştirme-küreselleşme sürecine katıldı.</p>
<p>1970’li yılların sonuna kadar başta Batı Avrupa olmak üzere Merkez’de sermaye hareketleri çok kısıtlıydı. ABD bile sermaye çıkışını bir ara vergilendiriyordu. Bu uygulamalarda amaç sermayenin yurt dışı yerine yurt içinde yatırım yaparak istihdama ve büyümeye katkıda bulunmasıydı. Ancak artık içerde düşen kar hadlerinin dünya çapındaki olanaklardan yararlanarak arttırılması, sermayenin küreselleşmesini gerektiriyor.</p>
<p>Son 25 yılda sermayenin kar haddinin en hızlı artış gösterdiği ülke ABD’dir; milli gelirde sermaye payının en büyük paya yükseldiği ülkelerse Almanya, Fransa ve İtalya’dır. Japonya’da kar haddi ise, dünyayı fethedeceği kuşkusunu ABD’de yarattığı 1980’li yıllardan itibaren hızla düşerken, İngiltere her dönem en düşük kar hadleri ile sonunculuğu hep korumuştur.</p>
<p>1980’li yıllarda mali piyasalar serbestleşirken Merkez 1984-89 arası gelişti ve kendi sermayesine talebi arttı. 1987’de ABD’de New York borsası çökmüştür; bunu 1990’da Tokyo Borsası’nda çöküş ve diğer Merkez piyasaları izledi. Oysa Çevre piyasaları aynı çöküşü yaşamamıştı. Öyleyse rizikoyu azaltmak açısından, Çevre sermaye piyasalarına yatırım çok faydalı olabilirdi. Nitekim, 1987’de denetim-müdahale kaldırıldı, böylece Çevre sermaye piyasalarına özel yatırımlar birden sıçradı.</p>
<p>Merkez’deki durgunluğun gerisinde yatan olay: Veri olan koşullarda yatırımların miktarı arttıkça kar haddi giderek azalır, bu da yatırımları ve büyümeyi sınırlar. Kar haddi azalışına karşı çözüm, GOÜ’nün pazarlarını genişletmek ve bu ülkelere sermayenin giriş çıkış serbestliğini sağlamaktır. Böylece; yerli para aşırı değerlenirken de ithalat kapasiteleri genişler, ithalat kapasiteleri genişlerken, ihracatı arttırarak Merkez’in pazarlarını fazla zorlamazlar.</p>
<p>Karlılığı arttırmanın en etkin yollarından biri de teknolojik değişmedir. Günümüzde teknolojik değişmenin niteliği Merkez şirketlerinin birbirlerinin pazarına yatırım yapma yoluyla karlılığın arttırılabileceği koşulları getirmiştir.</p>
<p><strong><span style="font-size: 15pt;">SERMAYENİN KÜRESELLEŞME BİÇİMLERİ ve KOŞULLARI<br />
</span></strong><br />
<strong>Dolaysız Yatırımlar<br />
</strong><br />
Sermaye birkaç biçimde küreselleşiyor: Biri, çokuluslulaşma yoluyla şirketlerin dış ülkelerde dolaysız yatırım yaparken artık küresel düzeyde kar planları yapmaları. 1980’li yıllardaki serbestleşme sürecine kadar dolaysız dış yatırımlar ciddi kısıtlamalara tabidi: Ülkelerin çoğunluğu bazı kesimlerinde yatırımları dış sermayeye kapalı tutuyor, bazen ancak yeni teknoloji getirene kapılar açılıyordu vb. 1980’deki özgürleşme sürecinde koşullar en az düzeye indirildi</p>
<p>ÇUŞ’un GOÜ’ye yatırım yap*malarının çeşitli nedenleri var: Bir kere ,emek-yoğun mallar için işçi haklarının daha kısıtlı fakat işçilerin beceri düzeyinin yüksek olduğu ülkeleri tercih ediyorlar. İkincisi 1980’li yıllarda yükselen doğayı koruma akımını getirdiği yükler: doğayı çok kirleten sanayiler yasal kısıtlaması olmayan ya da az olan GOÜ’ye taşınmaya başladı. Üçüncüsü, geçmişte yüksek gümrük duvarlarını aşamayan Merkez şirketleri eskiyen teknolojili donanımı bu korunmuş pazarlara taşıyor.</p>
<p>Getirilen serbestleşme, böylece Merkez’in yeni karlılık durumuna uygun Çevre ortamını hazırladı. ABD’de borsa krizini izleyen yıllarda GOÜ’ye dolaysız dış yatırımlarını hızla arttığını, 1987’de 10 milyar dolardan, 1995’de 90.3 milyar dolara fırladığını göstermekte.</p>
<p>Ancak dolaysız yatırımların büyük kısmı Merkez’in içinde, sanayileşmiş-bilgi çağına geçmiş ekonomilerin kendi aralarında gerçekleşir. 1996’da Dünya Bankası kayıtlarına göre GOÜ’de dolaysız yatırımlar 108.8 milyara çıkarken, Merkez’de 195.9 milyar düzeyindeydi.</p>
<p>Dünyada kişi başına en çok dış yatırım yapan ve dış yatırım alan ülke İngiltere. ABD ikinci sırada yer alır. İngiltere’nin öncülüğüne iki iç sorunu neden gösterilir: Büyüme hızı 1990’lı yıllarda AB ortalamasının üstüne çıkmış olsa da uzun yıllar durgun kaldı; aynı şekilde yakın geçmişte işçi sendikalarının güçlü ücret talebi baskıları semayenin kar haddini içeride düşürdü, sermaye dışarı göçtü. Dışardan büyük sermaye girişinin nedeni ise,AB’de yabancı sermayeye en hoş görülü davranan birkaç ülkeden birinin İngiltere olması.</p>
<p>ABD ile Japonya arasında önemli bir sürtüşme noktası, ABD’nin Japon sermayesine kapılarını açtığı halde, Japonya’nın pazarını ABD ve diğer ülkeler kaynaklı sermayeye kapalı tutması.</p>
<p>Merkez ile Çevre arasında çok önemli bir fark var: Merkez, dolaysız sermaye ihracatçısı ,yani girenden çok dışarı çıkış var. Merkez iç yatırımlarda rizikonun düşüklüğü, satın alma gücü yüksekliğinin sağladığı geniş Pazar, yeni işletme teknikleri vb. bu yatırımların karlılığını yükselttiği ölçüde, ÇUŞ’un bu pazarlara yönelmesine yol açmakta.</p>
<p>ABD için 1988-92 yılları, geri kalan Merkez içinse 1990 sonrası büyük depresyon’dan bu yana yaşanan en yoğun kriz yılları oldu. Yani dolaysız yatırımlarda küreselleşmenin ivme kazanması, kaynağını, kısıtlamaların kalkması kadar Merkez’deki durgunluktan aldı; tabi, Berlin Duvar’nın yıkılması ve SSCB’nin dağılmasının yarattığı fırsatlar buna eklendi.</p>
<p>Dış yatırım Çevre’ye geldiğinde ise kar haddini düşürmek dışında sorunlar ortaya çıkabiliyor. Bunların başında aynı lana oligopolist rekabet gereği yabancı yatırım yığıldığında, üretim kaynakları kullanımındaki çarpılmalar gelir. Bu, özellikle otomotiv kesimi için geçerli.</p>
<p><strong>2) Kısa Vadeli Parasal Sermaye ve Mali Krizler<br />
</strong><br />
Dışsal mali serbestleşme, a) yurt sakinlerinin dış piyasadan serbestçe borçlanmasını ve yurt sakini olmayanların serbestçe iç mali piyasalarda plasman yapabilmesini sağlar; b) yurt sakinleri dışarı serbestçe sermaye transfer edip yabancı varlık kalemlerini tutabilir,yurt sakini olmayanlar da aynı şekilde iç mali piyasalardan borçlanabilir; c) yurt içinde sakinler yabancı paralar üzerinden serbestçe tüm işlemleri yapabilirler.</p>
<p>Bu üç öğeden ilk ikisi ödemeler bilançosunun sermaye hesabı serbestleşmesinin gereğidir; üçüncü ise, ilk ikisiyle birlikte mali serbestleşmeyi oluşturur.1970’li yıllarda birçok Çevre ülkesinde a ile başlayan serbestleşme Merkezle birlikte 1980’li yıllarda diğer ikisiyle tamamlandı.</p>
<p>Portfolyo yatırımları son yıllarda ivme kazanan bir olgu. Bunlar da büyük ölçüde Merkez’in kendi arasında. Özelleştirme ise, İngiltere ve eski doğu Almanya ile Rusya dışında, Merkez’le sınırlı kaldı bugüne dek.</p>
<p>Merkez’de faiz hadleri 1990’lı yıllarda düşük kaldığı için gözde olan finansal yatırımlar, orta gelirli Çevre’deki sermaye piyasalarında oldu.; rizikolar daha yüksek olsa da döviz kuru-faiz haddi ayarlamasıyla getiri oranı inanılmaz düzeylere varıyor. Ancak dolaysız yatırımlar gıbı burada da yoğunlaşma aynı bölgelerde.</p>
<p><strong>3) Faiz Arbitrajı ve Mali Krizler<br />
</strong><br />
Çevre’ye portfolyo yatırımları 1987 öncesinde neredeyse sıfırken 1987 sonrasında patladı. Patlayan portfolyo yatırımları 1994’e kadar Arjantin, Brezilya, Güney Kore, Meksika ve Türkiye’ye gidiyordu. Ancak Güney Kore dışındakiler 1994’te birbiri ardına krize girdiler.</p>
<p>Sermaye bir kere bu ülkelere, kamu açıklarının iç borçlanmayla karşılanması durumunda, faiz-arbitrajından kar etmek için geliyor.</p>
<p>Cari işlem açıklarının büyümesi ise devalüasyon beklentisiyle rizikoyu arttırırken, mali krizlere kapıyı açar. Kısa vadeli dış borçlar artarken, döviz rezervlerinin, dolayısıyla ödeme gücünün azalması, uluslar arası rating kurumlarının borç güvenilirliği derecesi düşünmesine yol açar. Böylece kriz hazırlanır. Bu tablo ekonominin nasıl çarpıklaştığının ortaya koyar: GSMH artışı çok istikrarsızdır.</p>
<p>Yaşanan Asya krizine rağmen IMF istikrar programlarında yine ülke parasının dış değerini sabitleştirmeyi şart koşuyor. Hatta döviz fiyatını sabitleştirip ülkeye giren fonların rizikosunu düşürmek ve karlılığını arttırmak amacıyla getirilen Para Kurulu denilen ve Merkez Bankasıyla ticari bankalrın para-kredi yaratma gücünü sıfırlayıp para arzını %100 döviz rezervelerine bağlayan bir sistem mevcut.</p>
<p><strong>4)Spekülatif Fon Akımları ve Mali Krizler<br />
</strong><br />
Spekülasyonların üç özelliği var: Birincisi, spekülatif çıkışların bir noktada çöküşle sonuçlanması. İkincisi kazanılanlar karşısında kaybedenlerin bulunması, toplamda spekülasyonla hiçbir gelir yaratılmaması. Reel üretim kesimlerinde sermayenin kar haddi düştüğünde, her nesne üzerinde spekülasyonların yoğunluk kazanması, fonlara talep yaratması.</p>
<p>Bu süreçte mekanizma şöyle işler:Önce, reel üretim kesimlerinde sermayenin kar haddi düşer, yatırımlar için fon talebi azalır. Bu kez atıl kalan fonların getiri sağlayacağı yeni alanlarda spekülasyonla getiriyi yükseltme çabaları başlar; sermaye piyasalarında hisse senetleri, döviz piyasaları ve diğerleri bunun başlıca alanlarıdır.</p>
<p>Kısacası sermaye girişlerinde krize götüren süreç sadece faiz arbitrajı değildir, aynı zamanda spekülatif faaliyetlerle de beslenir, öyle ki sonuçta krizin patlamasını sermaye girişlerinin yarattığı genişleme süreci hazırlamış olur</p>
<p><strong>5)Kara Para Aklanması ve Mali Krizler<br />
</strong><br />
Sermaye hareketlerinin serbestleşmesi, gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkelerde, kayıt dışı denilen ekonominin büyümesiyle birlikte gitmekte. Kayıt dışı ekonomi önem kazanmaya başladı. Merkez ülkelerinde, kayıt dışı ekonominin GSMH’nin %10’u civarında kaldığını göstermekte. GOÜ’deyse özellikle uyuşturucu ticaretine katılanlarda,bunun oranının %20-40 arasında değişebildiği anlaşıldı.</p>
<p>Kayıt dışı ekonominin bir bölümü kayıt içi firmaların vergi kaçırmak, sosyal sigorta primi ödememek,ücretini düşük gösterme gibi yaygın uygulamalarla ilgili.</p>
<p>Uyuşturucu ticaretinin yılda 300-500 milyar dolara vardığı söylendiğine göre, dünya’da dolaşan fonlar arasında küçümsenemeyecek tutarların kara para niteliği taşıdığı açık. Kara para ise yasal ticari kanallara girebilmek için mutlaka aklanmak zorunda.</p>
<p>Sınır ötesi kısa vadeli parasal sermaye hareketleri işte bu kara parayı aklamanın bir aracına dönüştü.</p>
<p><strong><span style="font-size: 15pt;">FİNANSAL SERBESTLEŞMENİN ÇEVRE’DE ve MERKEZ’DE GETİRİSİ<br />
</span></strong><br />
<strong>Çevre Hükümetleri Ne Kazanıyor?<br />
</strong><br />
Kısa vadeli parasal sermaye hareketleri krizlerin nedeni olabiliyorsa, hükümetler bunu önlemek amacıyla politikaları niçin devreye sokmuyor?</p>
<p>Bunun bir nedeni, orta gelirli Çevre ülkelerinin artık resmi dış yardımlardan yararlanamaması. Diğer nedeni ülkeye bol dış kaynak girişi sürerken ekonominin rahatlaması; çünkü krediler genişliyor; iç tasarruf oranı düşerken ithal mallarına dayalı bir tüketim furyası yaşanıyor; vergi almaya başvurmak gerekmeden hükümetler dı borç yoluyla kamu harcamalarını genişletebiliyor.</p>
<div><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Merkez’in İstikrarsızlığı Dış Dünya’ya Transferi ve Dış Dünya’dan Kaynak Aktarımı </strong></span></div>
<p><span style="font-family: Maiandra GD;"> </p>
<p></span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Günümüz dünyasında büyük sermaye ihracatçısı olduğu bilinen birkaç ülke büyürken diğerleri peş peşe kriz yaşamakta. Merkez’in kaynak aktarımının kaynağı ise tefecilik. Eğer kendi ülkenizde %3-5 gibi getiri sağlayacak mali sermayeye ihtiyacının şiddeti dolayısıyle döviz kurunu sabitleştirme ve para arzını kısma yolunda dayatıp size %50 getiri sağlayan pazarlar yaratabiliyorsanız, kaynak aktarımı çok kolaylaşır. Yani Çevre’de biri krize girince Merkez’den birilerinin söz konusu ülkede çağdaş bir yağmaya girişmesi çok kolaylaşmakta: Tayland’ta Japonya gibi. Yani kaynak aktarımı salt yüksek getirili tahvil ve bono satın almakla bitmiyor bunun çeşitli yolları var.</span></p>
<p align="center"><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD;"><strong><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="font-size: 15pt;"><span style="color: #808080;"><span lang="tr">|</span></span><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/performans-proje-odevleri/">»<span lang="tr"> “Performans Ödevleri” Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <span style="color: #808080;">|</span></span></span></span></strong></span></p>
<p align="center"><span style="font-size: 9pt;" lang="tr"><strong><span style="font-size: 10pt; color: #ff0000; font-family: Maiandra GD;">Not:</span><span style="font-size: 10pt; color: #808080; font-family: Maiandra GD;"> İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir…</span></strong></span><span style="font-family: Maiandra GD;"> </span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/21-yuzyilda-kuresellesme-performans-proje-odevleri/">21. Yüzyılda Küreselleşme – (Performans – Proje Ödevleri)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/21-yuzyilda-kuresellesme-performans-proje-odevleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
