<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Divan Siiri | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/divan-siiri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Tue, 02 Oct 2007 00:20:07 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Divan Şairinin Dilindeki Edebiyat Terimleri (Prof.Dr. Mine Mengi)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/divan-sairinin-dilindeki-edebiyat-terimleri-profdr-mine-mengi/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/divan-sairinin-dilindeki-edebiyat-terimleri-profdr-mine-mengi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Oct 2007 00:19:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türkoloji Makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türkoloji Makaleleri (Eski Türk Edebiyatı)]]></category>
		<category><![CDATA[Akademik]]></category>
		<category><![CDATA[Dil Sorunlari]]></category>
		<category><![CDATA[Dilbilim]]></category>
		<category><![CDATA[Divan Siiri]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat Terimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Turk Dili]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Mine Mengi]]></category>
		<category><![CDATA[Türk]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dili]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[Turkcemiz]]></category>
		<category><![CDATA[Türkoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Universite]]></category>
		<category><![CDATA[Yazi]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Turk Dili]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/divan-sairinin-dilindeki-edebiyat-terimleri-profdr-mine-mengi/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Divan Şairinin Dilindeki Edebiyat Terimleri (Prof.Dr. Mine Mengi)          Söze bir sözlüğün ön sözünden alıntı yaparak girelim: Mustafa Nihat Özön , Edebiyat ve Tenkid Sözlüğü adlı, zamanımızdan takriben yarım yüzyıl önce yayımlanmış olan eserinin ön sözünde, edebiyat terminolojimizin tarihiyle ilgili şu bilgiye yer verir: &#8220;Edebiyat-ı Cedide Batı anlamındaki tenkid üzerinde epey çalışmıştır. Tenkid tarihi çalışanlar, [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/divan-sairinin-dilindeki-edebiyat-terimleri-profdr-mine-mengi/">Divan Şairinin Dilindeki Edebiyat Terimleri (Prof.Dr. Mine Mengi)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font face="Maiandra GD"><font color="#3366ff"> <span style="font-size: 18pt; font-weight: 700">Divan Şairinin Dilindeki  Edebiyat Terimleri<br />
</span></font><font color="#ff6600"> <span style="font-size: 12pt; font-weight: 700">(Prof.Dr. Mine Mengi)</span></font></font></p>
<p class="Section1"> <font face="Arial"><strong>   <span style="font-size: 10pt">        </span></strong></font></p>
<p>  <font style="font-size: 10pt" face="Maiandra GD">Söze bir sözlüğün ön sözünden  alıntı yaparak girelim: Mustafa Nihat Özön</font><font face="Maiandra GD"><font size="2"> </font><font style="font-size: 10pt">, </font><em> <font style="font-size: 10pt">Edebiyat ve Tenkid Sözlüğü</font></em></font><font style="font-size: 10pt" face="Maiandra GD"> adlı,  zamanımızdan takriben yarım yüzyıl önce yayımlanmış olan eserinin ön sözünde,  edebiyat terminolojimizin tarihiyle ilgili şu bilgiye yer verir: &#8220;Edebiyat-ı  Cedide Batı anlamındaki tenkid üzerinde epey çalışmıştır. Tenkid tarihi  çalışanlar, üsluplar üzerine bazı önemli yazılar çevirdikleri gibi tenkid  örnekleri denecek şekilde bazı çevirmeler de yaptılar. Fakat bu işin tekniğinden  söz edilmiyor, terim diye bir şey düşünülmüyordu. Bu temel kurulmadıkça da  tenkid denen şey, temelsiz, köksüz bir söz kalabalığı sınırını aşamıyordu.&#8221;</font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/divan-sairinin-dilindeki-edebiyat-terimleri-profdr-mine-mengi/#_ftn1" name="_ftnref1"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-family: Maiandra GD"><font style="font-size: 10pt">[1]</font></span></span></a><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 10pt">  Mustafa N. Özön</span><font size="2"> </font></font> <font style="font-size: 10pt" face="Maiandra GD">, bu söyledikleriyle bize  öncelikle edebiyat çalışmaları açısından terimlerin önemini vurgulamaktadır.  Bunun yanı sıra, terimler üzerindeki çalışmaların, edebiyat inceleme, araştırma  ve eleştiri çalışmalarıyla birlikte başladığı ve terim konusundaki çalışmaların  geçmişinin pek eskilere gitmediği bilgisini verir. </font></p>
<p><font style="font-size: 10pt" face="Maiandra GD">        Bugün dilimizde  kullandığımız edebiyat terimleri, üç ayrı kaynaktan gelmektedir. Söz konusu  terimlerin bir kısmı, ıstılahat-ı edebiyye</font><font face="Maiandra GD"><strong><font style="font-size: 10pt"> </font></strong><font style="font-size: 10pt">olarak  bilinen geçmişten günümüze yaşayabilmiş; -çoğu Arapça-Osmanlıca terimlerdir.  Eski dilden gelme terimlerle birlikte, günümüz edebiyat terimleri arasında, Batı  dillerinden dilimize geçmiş terimler vardır. Ayrıca, dilimizde çoğu Osmanlıca  terimlere karşılık olarak türetilmiş Türkçe terimler bulunmaktadır. Kısacası  bugün edebiyat incelemelerinde kullanılan bir hayli terim vardır. Cumhuriyet  dönemi terim çalışmalarının, yukarıda değinildiği gibi, çok eskilere gitmeyen  bir geçmişinin olmasına karşın, terimlerde belli bir sayısal çoğunluğa ulaşılmış  olması, aslında olumlu bir gelişme olarak değerlendirilebilir. Ancak günümüzde,  terimlerin kullanımındaki artışla birlikte, başka alanlarda olduğu gibi edebiyat  alanında da terimlerle ilgili bazı sorunların yaşandığı görülmektedir.</font></font></p>
<p><font style="font-size: 10pt" face="Maiandra GD">        </font></p>
<p><font style="font-size: 10pt" face="Maiandra GD">Günümüzde  kullandığımız edebiyat terimlerinin, Türkçe olanlarının yanı sıra önce Doğu  (Arapça), sonra Batı kaynaklı değişik dillerden geldiğini söyledik. Çoğu  Fransızca olan Batı kaynaklı terimlerin bir kısmı, dilimize girdikten sonra  Osmanlıca terimlere karşılık olarak, onların yerine kullanılmaya başlanmış;  böylece, eski terimlerin bir kısmı zaman içinde kullanımdaki önemini  yitirmiştir. Örneğin, Batı’dan belâgat karşılığı retorik (Fr. rhetorique);  bedi&#8217;yat ya da hikmet-i bedayi&#8217; karşılığı estetik (Fr. esthetic); şiir sanatı  karşılığı poetika; hayal karşılığı imaj (Fr. image); muaheze ve tenkit karşılığı  krıtik (Fr. ciritique) vb. girmiş ve kullanılmaya başlanmış; bunlardan bazıları  da daha sonra, Türkçe terimlerle karşılanmıştır. Hayal, imaj ve imge ya da  tenkit, krıtik ve eleştiri örneklerinde olduğu gibi&#8230; Bununla birlikte, sözünü  ettiğimiz Batı kaynaklı bu terimlerin, divan edebiyatı çalışmalarında, Osmanlıca  terimler aleyhine kullanıma girdiğini de söyleyemeyiz. Batı dillerinden alınmış  karşılıkları olan belâgat, hayal, tenkit, şiir sanatı gibi eski dilden gelme  terimler hâlâ ağırlıklı olarak kullanımdadır. </font></p>
<p><font style="font-size: 10pt" face="Maiandra GD">        Cumhuriyet döneminde,  Arapçadan dilimize geçmiş olan edebiyat terimlerinin -özellikle konumuz gereği  sözü edilen divan edebiyatı terimlerinin- yerlerini Batı kaynaklı terimlere  bırakması, bilindiği gibi Batı’ya açılmanın doğal sonucu olarak karşımıza çıkar.  Öte yandan, kültür değişimiyle birlikte gelen yeni çalışma, araştırma ve  inceleme konuları, yeni ihtiyaçlar, Batı dillerinden özellikle Fransızcadan  dilimize terim girmesine neden olmuştur. Örneğin, günümüzde eski edebiyat  çalışmalarının önemli bir kolu olan metin neşri, Arap kökenli Türk alfabesiyle  yazılmış eski metinlerin, Lâtin kökenli Türk alfabesine aktarılma işiyle ortaya  çıkmış; bir alfabeden ötekine aktarma, çevriyazı konusuyla birlikte, terim  konusunu da gündeme getirmiştir. Böylece dilimize, metin neşriyle bağlantılı  olarak transliterasyon, transkrıpsiyon, edisyon kritik (Fr. edition critique),  faksimile, varyant (Fr.variante), arkatip (Fr. archetype), aparat (İtl.  aparatta) gibi Batı kökenli terimler girmiştir. Tenkitli metin neşriyle ilgili  olarak örnek verdiğimiz söz konusu Batı kaynaklı terimlerin bir kısmı hâlâ,  Batı’dan geldikleri biçimleriyle kullanımlarını sürdürürken, bir kısmı da  günümüzde yerlerini sonradan türetilmiş Türkçe terimlere bırakmışlardır.  Örneğin, bugün transkripsiyon yerine daha çok çevriyazı, faksimile yerine ise  tıpkıbasım terimlerini kullanıyoruz. </font></p>
<p><font style="font-size: 10pt" face="Maiandra GD">        Metin neşrinin yanı  sıra, edebî tahlil ve tenkit ağırlıklı vb. edebiyat çalışmalarında da bugün Batı  kaynaklı terimler yer almaktadır&#8230; Tema ya da tem (Fr. theme), motif, leit  motif, form, figür, tip, karakter, sembol, alegori bu terimlerden hemen aklımıza  gelen bazıları&#8230; Ancak burada hemen parantez açalım ve genel olarak divan  edebiyatı çalışmalarında, Batı kaynaklı terim kullanımının henüz sorun teşkil  edecek boyutlarda olmadığını belirtelim. Ayrıca, transkripsiyon yerine  çevriyazı, faksimile yerine tıpkıbasım örneklerinde olduğu gibi bazı Batı  kökenli terimlerin, yerlerini Türkçelerine bırakmaları da sevindiricidir. Ancak  ileride, edebiyat terminolojimiz içerisinde bulunan Batı kökenli terimlerin  artışı hâlinde, yabancı terimlerle ilgili bazı sorunların yaşanabileceğini  tahmin etmek zor değildir. </font></p>
<p><font style="font-size: 10pt" face="Maiandra GD">        Gelecekte yaşanacak  söz konusu sorunlardan biri; Batı kökenli terimlerin Türkçe terim türetimini  yavaşlatması, Türkçe terim kullanımını azaltması ihtimalidir. Batı kaynaklı  terim kullanımına ilişkin bugün yüz yüze olduğumuz önemli sorun ise, anlamı  açıkça bilinmeksizin, çağrıştırdıkları esas kavramlar öğrenilip anlaşılmaksızın  yabancı terimlerin kullanıma girmiş olmasıdır. Bu durumda, söz konusu yabancı  terimlerin kullanımı, kullananları, klişe, ezber söz kullanımına götürmekte,  terimler yerli yersiz, gerçek anlamları bilinmeksizin kullanılmaktadır. Gerçek  anlamlarının tam ve kesin olarak bilinememesi sonucu da yabancı terimler  gerektiği yer ve anlamda kullanılamamakta; terimlerin tanımları üzerinde birlik  sağlanamamakta; sözlüklerde biri ötekinden farklı, bazen biri diğeriyle çelişen  tanımlara rastlanmaktadır. Bu durum özellikle, benzer anlamlı ya da aralarında  anlam ilişkisi bulunan terimlerde görülmekte ve karışıklığa neden olmaktadır.</font></p>
<p><font style="font-size: 10pt" face="Maiandra GD">        Örneğin, edebiyat  çalışmalarında çok kullanılan konu, tema, tem terimlerine bakalım: Konu, bir  edebiyat terimi olarak, eski dildeki Arapça mevzu karşılığı kullanıma girmiştir.  Anılan terim kullanıma girdikten sonra, yanına Batı’dan gelen tema ya da tem  eklenmiş; her iki terim de dilimizde kullanılmaya başlanmıştır. Ancak, biri  Türkçe öteki Fransızca olan ve anlamca birbiriyle bağlantılı bu iki terimin  kullanımında bugün hâlâ tereddüt ve tutarsızlıklar vardır. Sözlükler, her iki  terimin tanımında yeterli açıklayıcı bilgi vermedikleri gibi, birlik içerisinde  de değildirler. Edebiyat terimleri sözlüklerinden birinde tema için; &#8220;Söz  konusu, ama asıl konu değil de onun bir ayrıntısı; açıklanan, belirtilen,  anlatılan olay, bir tasvirin tek bir yönü ve bölümü; özel anlamda, bir yazının  konusunu belli eden adı, başlığı”</font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/divan-sairinin-dilindeki-edebiyat-terimleri-profdr-mine-mengi/#_ftn2" name="_ftnref2"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-family: Maiandra GD"><font style="font-size: 10pt">[2]</font></span></span></a><span style="font-size: 10pt"><font face="Maiandra GD">  tanımı yapılmış ve konu bütün, tema ise konunun parçası ya da konu daha genel,  tema ise daha özel olarak verilmiştir. Başka bir sözlüğün tema tanımı ise  şöyledir: &#8220;Sözde ve yazıda işlenip geliştirilen bir düşünce veya görüş.  Özellikle manzume ve şiirlerde hakim olan ve karşısındakine aşılanmak için  işlenen, geliştirilen duygu. Temanın yapısını meydana çıkaran buluş, görüş,  düşünüş ve duygu bir eserin en belli başlı motifidir.&#8221;</font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/divan-sairinin-dilindeki-edebiyat-terimleri-profdr-mine-mengi/#_ftn3" name="_ftnref3"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-family: Maiandra GD">[3]</span></span></a><font face="Maiandra GD">  Bu tanımda ise konudan hiç söz edilmemekte ancak, bizim üzerinde durduğumuz konu  ve tema ilişkisine bir de motif ilişkisi eklenmektedir. Daha önce sözünü  ettiğimiz Mustafa Nihat Özön</font></span><font face="Maiandra GD" size="2"> </font><font style="font-size: 10pt" face="Maiandra GD">&#8216;ün <em>Sözlüğü</em>&#8216;nde  ise tema için; &#8220;Bir eserin veya açıklanan bir şeyin başlıca motifi. Yazıda  işlenen, geliştirilen bir buluş, bir görüş veya düşünüştür.”</font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/divan-sairinin-dilindeki-edebiyat-terimleri-profdr-mine-mengi/#_ftn4" name="_ftnref4"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-family: Maiandra GD"><font style="font-size: 10pt">[4]</font></span></span></a><span style="font-size: 10pt"><font face="Maiandra GD">  denilerek gene konuya hiç değinilmeksizin terimin motifle hatta ana fikirle  bağlantısına işaret edilmiştir. Başka bir kaynak da tema için; &#8220;Bir söylemde,  bir yapıtta işlenen ana konu, geliştirilen düşünce, bir yapıtta işlenen konu,  izlek&#8221;</font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/divan-sairinin-dilindeki-edebiyat-terimleri-profdr-mine-mengi/#_ftn5" name="_ftnref5"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-family: Maiandra GD">[5]</span></span></a><font face="Maiandra GD">  tanımını yaparak konu ile temayı hatta ana fikir ve temayı bir tutmuştur.  Kısacası, zamanımızın edebiyat terminolojisi içinde metin inceleme  çalışmalarının vazgeçilmez terimleri; konu, tem ya da tema ve hatta motifin  aklımızı karıştırmaktan öteye kesin olarak ne anlama geldiklerini, aralarındaki  farkı, sözlükler bize açıkça bildirememektedir. Son söylediklerimizi  toparlayacak olursak; bugün kullanımda olan Batı kökenli terimlerin, hiç değilse  bazılarının, esas ifade ettikleri anlamın ne olduğu bilinmeksizin  kullanıldıkları bir gerçektir. </font></span></p>
<p><font style="font-size: 10pt" face="Maiandra GD">       Öte yandan, edebiyat  çalışması yapan araştırmacıların, özellikle akademisyenlerin, çoğunlukla kendi  bildikleri yabancı dilin terimlerini kullanarak, Batı kökenli terim kullanımında  karışıklığa neden oldukları görülmektedir. Böylece yukarıda belirtilen sorunlara  bir başkası daha eklenmektedir. Bugün kullandığımız edebiyat terimleri içinde  yer alan Batı kökenli terimler başta Fransızca olmak üzere Almanca, İngilizce  vb. Batı dillerinden dilimize girmiştir; girmektedir&#8230; İlişkiler paralelinde  Batı’dan terim alınması ve kullanımı sürecektir. Kaçınılmaz olan bu sürecin  olumsuz etkisini azaltmak için alınanlara karşılık Türkçe terim türetilmesi  dileğimizdir. Batı kaynaklı terimlerden sonra, şimdi de sözü eski terimlere ya  da daha doğrusu Arapça terimlere getirelim. Esasen, divan edebiyatı  çalışmalarında, kullanım yoğunluğu açısından çoğunlukta olmaları nedeniyle, bizi  en çok ilgilendiren terimler de söz konusu Arapça terimlerdir. </font></p>
<p><center><!--adsense#reklam_336x280--></center> <font face="Maiandra GD"> <font style="font-size: 10pt">        Öncelikle, eski edebiyat terminolojisinin  önemli bir kısmının, ait olduğu edebî kültürle birlikte unutularak geçmişte  kaldığını belirtelim. Şüphesiz bugün, eskiye göre daha sınırlı sayıda Osmanlıca  terim kullanmaktayız. Yaşayan eski terimlerin bir kısmı ise, kendi  dönemlerindeki anlamlarını ya da kullanım amaçlarını yitirmişlerdir. Günümüzün  Osmanlıca edebiyat terimleri arasında bugün kendi dönemindeki anlamından daha  farklı anlamda kullandığımız ve günümüzdeki terim anlamını ne zaman kazandığını  bilmediğimiz terimler bulunmaktadır. Günümüz dilindeki eski terimlerin, kendi  dönemlerindeki kullanımlarından daha farklı anlamda kullanışlarına hemen birkaç  örnek verelim: </font><em><font style="font-size: 10pt">Latîfî Tezkiresi</font></em><font size="2"> </font></font><font style="font-size: 10pt" face="Maiandra GD">&#8216;nden aldığımız;  &#8220;<em>Nazm-ı bedi&#8217;i ve nesr-i belîğ üzre Tazarrû&#8217;-nâme- nâm bir risâlesi ve  tezkîretü&#8217;l-evliyâ tesmiye olınur mensûr bir makâlesi vardur.</em>&#8221; </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/divan-sairinin-dilindeki-edebiyat-terimleri-profdr-mine-mengi/#_ftn6" name="_ftnref6"> <span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-family: Maiandra GD"> <font style="font-size: 10pt">[6]</font></span></span></a><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 10pt">  cümlesinde risale ve makale terimleri geçmektedir. Burada geçen risale ve makale  terimlerini Latîfî</span><font size="2"> </font></font> <font style="font-size: 10pt" face="Maiandra GD">; kitap, edebî eser  anlamlarında kullanmış; ancak makale, zaman içinde değişik anlamlar kazanmış;  kitap, edebî eser, anlamını kaybederek daha çok düşünce yazısı anlamında  kullanılır olmuştur. Ayrıca makalenin eskilerce muhtemelen kısa mesnevi</font><font face="Maiandra GD" size="2"> </font><font style="font-size: 10pt" face="Maiandra GD"> karşılığı küçük hikâye  anlamında kullanımı da vardır.</font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/divan-sairinin-dilindeki-edebiyat-terimleri-profdr-mine-mengi/#_ftn7" name="_ftnref7"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-family: Maiandra GD"><font style="font-size: 10pt">[7]</font></span></span></a><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 10pt">  Bugün, edebiyat terminolojisi içindeki nükte kelimesini, mizahla ilgili olarak,  şaka yollu mizahi söz anlamında kullanmaktayız. Oysa aşağıdaki örnek beyitlerde,  nüktenin daha başka anlamlarda kullanıldığını görüyoruz. Önce, 15. yy. divan  şairi Necâtî</span><font size="2"> </font></font> <font style="font-size: 10pt" face="Maiandra GD">&#8216;nin bir beytine bakalım: </font></p>
<p><font face="Maiandra GD"> <font style="font-size: 10pt">        </font><em><font style="font-size: 10pt">Seni  &#8216;ibâret-i levlâk nükte-i kudsi</font></em></font></p>
<p><font face="Maiandra GD"><em> <font style="font-size: 10pt">        Güneşden eyledi rûşen ne hâcet istidlâl</font></em><font style="font-size: 10pt"> </font></font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/divan-sairinin-dilindeki-edebiyat-terimleri-profdr-mine-mengi/#_ftn8" name="_ftnref8"> <span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-family: Maiandra GD"> <font style="font-size: 10pt">[8]</font></span></span></a><font style="font-size: 10pt" face="Maiandra GD"> </font></p>
<p><font style="font-size: 10pt" face="Maiandra GD">       Burada &#8220;nükte-i kudsi&#8221;  terkibindeki nükte doğrudan söz anlamında kullanılmıştır. Sünbülzade Vehbi ise,  aşağıdaki beytinde &#8220;ilm-i me&#8217;ani&#8221;yle bağlantısına işaret ederek nükteyi daha  değişik anlamda kullanır.  </font></p>
<p><font face="Maiandra GD"> <font style="font-size: 10pt">        </font><em><font style="font-size: 10pt">Evvelâ  &#8216;ilm-i me&#8217;ânîde maharet lâzım</font></em></font></p>
<p><em> <font style="font-size: 10pt" face="Maiandra GD">        Bilmeye nükte-i  ser-beste-i ma&#8217;nâ-yı suhen</font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/divan-sairinin-dilindeki-edebiyat-terimleri-profdr-mine-mengi/#_ftn9" name="_ftnref9"><span class="MsoFootnoteReference"><strong><span style="font-family: Maiandra GD"><font style="font-size: 10pt">[9]</font></span></strong></span></a></em></p>
<p><font face="Maiandra GD"> <font style="font-size: 10pt">       Burada geçen &#8220;nükte-i ser-beste-i ma&#8217;nâ-yı  suhen&#8221; terkibini, sözün ya da şiirin anlamının gizli inceliği diye  çevirdiğimizde, nükte; divan şiirinde yaygın kullanılan anlamıyla karşımıza  çıkar. Nüktenin eskilerce bilinen ve kullanılan söz konusu anlamı ise, herkesin  kavrayamayacağı cinsten olan ince anlam, kolay anlaşılamayan ancak erbabının  anlayabileceği ustaca, zekice söylenmiş sözdür. Nüktede az bulunurluk, zekice  söylenme, kolay anlaşılamama, güzel buluş, incelik esastır. Nef&#8217;î</font><font size="2"> </font></font><font style="font-size: 10pt" face="Maiandra GD">&#8216;nin şu beytinde  de nüktenin başka bir eski terimle, mazmunla olan bağlantısına işaret  edilmektedir. Söz konusu beyti verelim: </font></p>
<p><font face="Maiandra GD"> <font style="font-size: 10pt">        </font><em><font style="font-size: 10pt">Çeke  mazmûnunı fehm itmede bir nükte-şinâs</font></em></font></p>
<h1><font face="Maiandra GD"><font style="font-size: 10pt">        Ne kadar  dikkat ederse o kadar renc-i elîm</font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/divan-sairinin-dilindeki-edebiyat-terimleri-profdr-mine-mengi/#_ftn10" name="_ftnref10"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-style: normal"><font style="font-size: 10pt">[10]</font></span></span></a><font style="font-size: 10pt"> </font></font></h1>
<p><font style="font-size: 10pt" face="Maiandra GD">       Beyit, mazmunun ve  nüktenin, yani her iki terimin de anlamla, şairin, şiire ustaca yerleştirdiği,  kolayca bilinemeyen anlaşılamayan anlamla bağlantılı olduğunu bize ima  etmektedir. Ne var ki eski şairlerimizin, ma&#8217;na, mazmun ve nükte terimlerini sık  kullanmalarına ve terim olarak aralarındaki anlam benzerliğine işaret etmelerine  karşın aralarındaki belirleyici kesin anlam farklarının ne olduğunu bilmenin  artık bugün için kolay olmadığını da söyleyelim. </font></p>
<p><font face="Maiandra GD"><font style="font-size: 10pt">        Üslûp, bugün  olduğu gibi eski dilde de kullanılan bir edebiyat terimi&#8230; Gene </font><em> <font style="font-size: 10pt">Latîfî Tezkiresi</font></em><font size="2"> </font> <font style="font-size: 10pt">&#8216;ne giderek kelimenin eskiler tarafından nasıl  kullanıldığına bir örnek verelim: Tezkirede Şair Şeyhî&#8217; nin tanıtımında geçen; </font><em><font style="font-size: 10pt">&#8220;Üslûb-ı kasîde ve mesnevîde mümtâz ve  fâ&#8217;ikdür. Amma vâdî-i şi&#8217;r ve tarz-ı gazelde tavr-ı kudemâ ve üslûb-ı sâbıkdur.&#8221;</font></em></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/divan-sairinin-dilindeki-edebiyat-terimleri-profdr-mine-mengi/#_ftn11" name="_ftnref11"><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-family: Maiandra GD"><font style="font-size: 10pt">[11]</font></span></span></a><span style="font-size: 10pt"><font face="Maiandra GD">  cümlelerinde üslûpla birlikte, tarz ve tavr geçmektedir. İbarede geçen, üslub-ı  kaside ve mesnevi ile tarz-ı gazel terkiplerindeki üslûp ve tarz kelimeleri ile;  tavr-ı kudema ve üslub-ı sabık terkiplerindeki tavr ve üslûp buradaki  kullanımları itibariyle eşanlamlı oldukları izlenimini vermektedir. Öte yandan  burada geçmemekle birlikte üslûpla ilişkisinin olduğunu bildiğimiz eda hatta  beyanı da aynı grup içerisine almamız gerekir. Ancak, aralarında anlam ilişkisi  olduğunu bilmemize rağmen, bunların aralarındaki nüansı bilmek; aynı, benzer ya  da farklı anlamlar içerdiklerini anlamak hiç de kolay değildir. Eski metinlere  giderek, sabırla yapılacak bir çalışma bizce sorunun giderilmesinde yarar  sağlayabilir. </font></span></p>
<p><font style="font-size: 10pt" face="Maiandra GD">        Günümüzde, aralarında  anlam ilişkisi olduğunu belirttiğimiz bu kelimelerden edebiyat çalışmalarında  terim olarak daha çok üslûp kullanılıyor. Batı’da başlı başına bir araştırma ve  uzmanlık alanı olan üslûp bilimi Batı’dan geldiği adıyla stilistik ise, günümüz  edebiyat çalışmaları açısından ayrı önem arz etmektedir. Bugün de terim olarak  kullandığımız üslûbu; bir edebî eser ya da metinde, anlamla anlatım bütünlüğü  içinde yazanın, başta dil olmak üzere estetik malzemeyi kendince kullanımı  olarak tanımlamak mümkün&#8230; Üslûp incelemesinin yer aldığı tesadüfen baktığımız  muhtelif divan edebiyatı çalışmalarında ise üslûp incelemesi &#8220;Dil ve Üslûp&#8221;  başlığı altında veriliyor. Ayrıca, &#8220;İfade ve Eda&#8221;, &#8220;Dil ve İfade&#8221;, &#8220;İfade, Dil  ve Üslûp&#8221;, &#8220;Eda ve Söylem&#8221; başlıklarının da kullanıldığını görmekteyiz Söz  konusu değişik başlıklar altında söylenenlerde ise kullanım birliği olmadığı  gibi verilenler de daha çok dil kullanımıyla ilgili bulunmaktadır. Kısacası eski  gelenekten günümüze gelen üslûbun henüz ne olduğu, ne anlama geldiği tam olarak  bilinememekte, üslûp incelemesinde ne yapılması gerektiği kesinlik  kazanamamaktadır. Muhtemelen, eski dönemde de terim olarak üslûptan ne  anlaşıldığı kesinlik kazanamamıştı. Klişe, kalıp söz olarak, eda, tarz, tavr vb.  birlikte ya da biri ötekinin yerine kullanılmaktaydı. Buradan,günümüzdeki bilgi  eksikliğinin nedenini gelenekteki eksiklikle bağlantılı olarak düşünmek  zorundayız görüşüne ulaşıyoruz. Ancak bu konuda da eski metinlere başvurmanın  gereğini tekrarlamakta yarar var.</font></p>
<p><font style="font-size: 10pt" face="Maiandra GD">       Buraya kadar  söylediklerimizi toparlayacak olursak; Batı kökenli ve Türkçe terimlerle  birlikte ağırlıklı olarak kullandığımız eski terimler edebiyat -özellikle divan  edebiyatı- çalışmaları açısından doğru ve yararlı kullanımdan uzaktır. Bunun  önemli nedenlerinden biri birçok terimin geçmişten günümüze anlam ya da kullanım  değişikliğine uğramış olmasıdır. Anlam ve kullanım değişikliğine uğradığını  söylediğimiz terimlerin, şüphesiz bizi öncelikle terim olarak kazandıkları  anlamlar ilgilendirmektedir. Bu durumda da terim anlamının dışında kelimenin  tarih içerisindeki farklı anlam ve kullanımları önemli olmaz diye düşünebiliriz.  Çünkü, dilin akışı içinde kelimelerin değişime uğramaları kaçınılmazdır. Ayrıca,  terimler, özel anlamlı ya da tek anlamlı kelimelerdir. Yan anlamları yoktur ya  da yan anlamlarına itibar edilmez. Ancak, eskiye yönelik çalışmalarda,  kullanılan terimlerin geçmişteki anlamını, anlamlarını bilmek, metin tahlili  çalışmalarıyla birlikte metne dayalı üslûp çalışmalarında da esastır. Üslûp  incelemesi için dönemin standart dilini, kelimelerin kendi dönemlerindeki  anlamlarını bilmek gerekir. Eski edebiyatımızla ilgilenenlerin eski terimlerle  ilgili olarak başvurdukları terimlerin çoğu ise, bu konuda tatmin edici bilgi  vermekten uzaktır. Bugün var olan hacimleri sınırlı birkaç divan edebiyatı  terimleri sözlüğünde daha çok ansiklopedik bilgi verilmektedir. Oysa  söylediklerimiz doğrultusunda, terimlerin semantik açıdan değerlendirilerek  verilmeleri daha yararlı olacaktır. </font></p>
<p><font style="font-size: 10pt" face="Maiandra GD">        Son olarak buraya  kadar söylediklerimize, divan şiirinde bugün bizim aynı, benzer ya da yakın  anlamlı olarak düşündüğümüz ve yukarıda örneklerini verdiğimiz terimlerin  yarattığı sorunu ekleyelim&#8230; Bunların eski metinlerde bazen birlikte, yan yana  kullanıldığı da vakidir. Benzer terimlerin birlikte kullanılma amaçlarının,  aradaki nüansı ifade etmek mi yoksa anlamı pekiştirmek mi olduğunu kestirmek  güçtür. Kısacası, bugün divan edebiyatı çalışmalarında kullandığımız terimlerin  çoğunun, eskiyle bağlantısından kaynaklanan sorunları bulunmaktadır. Elimizdeki  edebiyat terimleri sözlükleri ise söz konusu sorunları çözmekte yetersizdir.  Yeni hazırlanacak divan edebiyatı terimleri sözlüklerinin, önceki sözlüklerden  aktarma bilgiler vermekten çok, eski metinlerden yararlanılarak semantik temel  üzerine oturtulmaları halinde daha yararlı olacakları görüşündeyiz. Ayrıca eski  terimlerin Türkçeleştirilmesi çalışmaları da sürdürülmelidir. Türkçeleştirilen  terimlerin tutulup tutulmayacağını zaman gösterecektir. Edebî sanatlarla örneğin  benzetme sanatlarıyla ilgili türetilen; benzetme yönü, benzetme edatı, benzeyen,  benzetilen gibi bazı Türkçe terimler tutulmuştur ve bugün yaygın olarak  kullanılmaktadır. Artık edebî sanatlarla ilgili terim kullanımında, pek azımız  benzetme yönü yerine vech-i şebeh diyoruz. Buna karşın istiare karşılığı  türetilen iğretileme pek tutulmuş görünmüyor&#8230; Hüsn-i ta&#8217;lil karşılığı güzel  nedenleme, leff ü neşr karşılığı olarak yayma ve toplama, tecahül-i arifane  karşılığı bilmezden gelme gibi kullanımlar ise bugün için şahsi tercih ya da  kullanım olmanın ötesinde bir anlam ifade etmemektedir. Ancak çaba olarak  dikkate şayandır. Hem Doğu hem de Batı kaynaklı terimlerin Türkçeleştirilmesi  çaba ve çalışmalarının, terim türetme kuralları doğrultusunda sürdürülmesi  dileğimizi tekrarlayarak sözümüzü noktalıyoruz. </font></p>
<p><em> <font style="font-size: 10pt" face="Maiandra GD">I.Balıkesir Kültür  Araştırmaları Sempozyumu, Haziran 1998</font></em></p>
<hr align="justify" size="1" width="33%" />
<p id="ftn1">      <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/divan-sairinin-dilindeki-edebiyat-terimleri-profdr-mine-mengi/#_ftnref1" name="_ftn1">     <span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-family: Maiandra GD">     <font style="font-size: 10pt">[1]</font></span></span></a><font style="font-size: 10pt" face="Maiandra GD">      Mustafa Nihat Özön</font><font face="Maiandra GD"><font size="2"> </font>     <font style="font-size: 10pt">, </font><em><font style="font-size: 10pt">     Edebiyat ve Tenkid Sözlüğü</font></em></font><font style="font-size: 10pt" face="Maiandra GD">,      İst. 1954, s.IX </font></p>
<p id="ftn2">      <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/divan-sairinin-dilindeki-edebiyat-terimleri-profdr-mine-mengi/#_ftnref2" name="_ftn2">     <span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-family: Maiandra GD">     <font style="font-size: 10pt">[2]</font></span></span></a><font style="font-size: 10pt" face="Maiandra GD">      L.Sami Akalın</font><font face="Maiandra GD"><font size="2"> </font>     <font style="font-size: 10pt">, </font><em><font style="font-size: 10pt">     Edebiyat Terimleri Sözlüğü</font></em></font><font style="font-size: 10pt" face="Maiandra GD">,      İst.1984, s.280</font></p>
<p id="ftn3">      <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/divan-sairinin-dilindeki-edebiyat-terimleri-profdr-mine-mengi/#_ftnref3" name="_ftn3">     <span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-family: Maiandra GD">     <font style="font-size: 10pt">[3]</font></span></span></a><font style="font-size: 10pt" face="Maiandra GD">      Seyit Kemal Karaalioğlu</font><font face="Maiandra GD"><font style="font-size: 10pt">,     </font><em><font style="font-size: 10pt">Türkçe ve Edebiyat Sözlüğü</font></em><font size="2">     </font></font><font style="font-size: 10pt" face="Maiandra GD">, İst.1967,      s.165</font></p>
<p id="ftn4">      <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/divan-sairinin-dilindeki-edebiyat-terimleri-profdr-mine-mengi/#_ftnref4" name="_ftn4">     <span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-family: Maiandra GD">     <font style="font-size: 10pt">[4]</font></span></span></a><font style="font-size: 10pt" face="Maiandra GD">      Mustafa N.Özön</font><font face="Maiandra GD" size="2"> </font>     <font style="font-size: 10pt" face="Maiandra GD">. age., s.267</font></p>
<p id="ftn5">      <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/divan-sairinin-dilindeki-edebiyat-terimleri-profdr-mine-mengi/#_ftnref5" name="_ftn5">     <span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-family: Maiandra GD">     <font style="font-size: 10pt">[5]</font></span></span></a><font face="Maiandra GD"><font style="font-size: 10pt">     </font><em><font style="font-size: 10pt">Büyük Larousse Sözlük ve      Ansiklopedisi</font></em><font size="2"> </font></font>     <font style="font-size: 10pt" face="Maiandra GD">, XXII, İst.1986, s.11394</font></p>
<p id="ftn6">      <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/divan-sairinin-dilindeki-edebiyat-terimleri-profdr-mine-mengi/#_ftnref6" name="_ftn6">     <span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-family: Maiandra GD">     <font style="font-size: 10pt">[6]</font></span></span></a><font face="Maiandra GD"><font style="font-size: 10pt">      Latîfî</font><font size="2"> </font><font style="font-size: 10pt">, </font>     <em><font style="font-size: 10pt">Tezkire-i Latîfî</font></em><font size="2">     </font><em><font style="font-size: 10pt">,</font></em><font style="font-size: 10pt">      Der Saadet 1314, s.193</font></font></p>
<p id="ftn7">      <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/divan-sairinin-dilindeki-edebiyat-terimleri-profdr-mine-mengi/#_ftnref7" name="_ftn7">     <span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-family: Maiandra GD">     <font style="font-size: 10pt">[7]</font></span></span></a><font face="Maiandra GD"><font style="font-size: 10pt">     </font><em><font style="font-size: 10pt">Nâbî Dîvânı</font></em><font size="2">     </font><em><font style="font-size: 10pt">,</font></em><font style="font-size: 10pt">      haz. Ali Fuat Bilkan</font><font size="2"> </font></font>     <font style="font-size: 10pt" face="Maiandra GD">, Makale der Şân-ı Hakîm      Senâyî vb., MEB Yay., I, Ank. 1997, s.434,443</font></p>
<p id="ftn8">      <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/divan-sairinin-dilindeki-edebiyat-terimleri-profdr-mine-mengi/#_ftnref8" name="_ftn8">     <span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-family: Maiandra GD">     <font style="font-size: 10pt">[8]</font></span></span></a><font face="Maiandra GD"><font style="font-size: 10pt">     </font><em><font style="font-size: 10pt">Necâtî Beg Dîvânı</font></em><font size="2">     </font></font><font style="font-size: 10pt" face="Maiandra GD">, haz.      A.N.Tarlan</font><font face="Maiandra GD" size="2"> </font>     <font style="font-size: 10pt" face="Maiandra GD">, Akçağ Yay., Ank.1992,s.      45 </font></p>
<p id="ftn9">      <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/divan-sairinin-dilindeki-edebiyat-terimleri-profdr-mine-mengi/#_ftnref9" name="_ftn9">     <span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-family: Maiandra GD">     <font style="font-size: 10pt">[9]</font></span></span></a><font style="font-size: 10pt" face="Maiandra GD">      Cem Dilçin</font><font face="Maiandra GD"><font size="2"> </font>     <font style="font-size: 10pt">, </font><em><font style="font-size: 10pt">     Örneklerle Türk Şiir Bilgisi,</font></em><font style="font-size: 10pt"> TDK      Yay., Ank. 1993, s. 145</font></font></p>
<p id="ftn10">      <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/divan-sairinin-dilindeki-edebiyat-terimleri-profdr-mine-mengi/#_ftnref10" name="_ftn10">     <span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-family: Maiandra GD">     <font style="font-size: 10pt">[10]</font></span></span></a><font face="Maiandra GD"><em><font style="font-size: 10pt">      Nef’î Dîvânı, </font></em><font style="font-size: 10pt">haz.Metin Akkuş</font><font size="2">     </font></font><font style="font-size: 10pt" face="Maiandra GD">, Akçağ      Yay., Ank. 1993, s. 66</font></p>
<p id="ftn11">      <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/divan-sairinin-dilindeki-edebiyat-terimleri-profdr-mine-mengi/#_ftnref11" name="_ftn11">     <span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-family: Maiandra GD">     <font style="font-size: 10pt">[11]</font></span></span></a><font face="Maiandra GD"><em><font style="font-size: 10pt">     </font></em><font style="font-size: 10pt">Latîfî</font><font size="2">     </font></font><font style="font-size: 10pt" face="Maiandra GD">, age.,s.216</font>      <font style="font-size: 10pt" face="Maiandra GD">Kaynak: Divan Şiiri      Yazıları, 1.Baskı, Akçağ Yay., Ankara 2000, s.13-21</font></p>
<p align="center">&nbsp;</p>
<p align="center">&nbsp;</p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkoloji-makaleleri-eski-turk-edebiyati/">»<span lang="tr">  “Türkoloji Mak. &#8211; Es. Türk Ed.” Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span> </span></font></strong></p>
<p align="center"><span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir…</font></strong></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/divan-sairinin-dilindeki-edebiyat-terimleri-profdr-mine-mengi/">Divan Şairinin Dilindeki Edebiyat Terimleri (Prof.Dr. Mine Mengi)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/divan-sairinin-dilindeki-edebiyat-terimleri-profdr-mine-mengi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
