<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Dönem | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/donem/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Wed, 09 May 2018 14:02:50 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Hz. Muhammedin Çocukluk Dönemi</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/hz-muhammedin-cocukluk-donemi/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/hz-muhammedin-cocukluk-donemi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Sep 2007 12:43:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hz. Peygamber'in Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[İslamiyet]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[cocukluk]]></category>
		<category><![CDATA[Din]]></category>
		<category><![CDATA[Dönem]]></category>
		<category><![CDATA[Hayati]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. Muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[medine]]></category>
		<category><![CDATA[mekke]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[Resul]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/hz-muhammed%e2%80%99in-cocukluk-donemi/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hz. Muhammed’in Çocukluk Dönemi &#8221; Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik&#8221;. (el-Enbiyâ Sûresi, 107) l- HZ. MUHAMMED (S.A.S)&#8217;İN ÇOCUKLUK DÖNEMİ 1- DOĞUMU: Hz. Muhammed (s.a.s.) Milâddan sonra 571 senesi, Fil Yılı&#8217;nda, 12 Rebiülevvel (20 Nisan) pazartesi gecesi sabaha karşı, Mekke&#8217;nin doğusunda bulunan &#8220;Hâşimoğulları Mahallesi&#8221;nde, babasından kendisine mirâs kalan evde doğdu. Arapların takvim başı olarak [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/hz-muhammedin-cocukluk-donemi/">Hz. Muhammedin Çocukluk Dönemi</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="text-align: center" align="center"> <font color="#3366ff" size="3"> <span style="font-size: 18pt; font-family: Maiandra GD; font-weight: 700">Hz.  Muhammed’in Çocukluk Dönemi</span></font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: center" align="center"><font size="3"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"> </span></font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>&#8221; Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak  gönderdik&#8221;.<br />
(el-Enbiyâ Sûresi, 107)</strong> </font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>l- HZ. MUHAMMED (S.A.S)&#8217;İN ÇOCUKLUK  DÖNEMİ </strong><br />
<strong><br />
1- DOĞUMU: </strong><br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Hz. Muhammed (s.a.s.) Milâddan sonra 571  senesi, Fil Yılı&#8217;nda, 12 Rebiülevvel (20 Nisan) pazartesi gecesi sabaha karşı,  Mekke&#8217;nin doğusunda bulunan &#8220;Hâşimoğulları Mahallesi&#8221;nde, babasından kendisine  mirâs kalan evde doğdu. Arapların takvim başı olarak kullandıkları &#8220;Fil Vak&#8217;ası&#8221;,  Peygamberimiz (s.a.s.)&#8217;in doğumundan 52 gün kadar önce olmuştu.(18)<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Abdülmuttalib, torununun doğumu şerefine  verdiği ziyâfette çocuğun adını soranlara:<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">&#8220;Muhammed adını verdim. Dilerim ki, gökte Hakk,  yeryüzünde halk, O&#8217;nu hayırla yâdetsinler&#8230;&#8221; cevâbını verdi.<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Annesi de &#8220;Ahmed&#8221; dedi. (Muhammed, üstünlük ve  meziyetleri anılarak çok çok övülüp senâ edilen; Ahmed de Cenab-ı Hakk&#8217;ı yüce  sıfatları ile öven, hamdeden kimse demektir.(19) İslâm târihçileri,  Peygamberimiz (s.a.s.)&#8217;in doğduğu gece bir takım olağanüstü olayların meydana  geldiğini naklederler. O gece İran Kisrâsı (Hükümdarı)&#8217;nın Medâyin şehrindeki  sarayının 14 sütûnu yıkılmış, mecûsîlerin İran&#8217;da Istahrâbat şehrinde bin yıldan  beri yanmakta olan &#8220;ateşgede&#8221;leri sönmüş, Sâve (Taberiyye) gölü yere batmış, bin  yıldan beri kurumuş olan Semâve deresi&#8217;nin suları taşmış, mecûsîlerin büyük  bilgini Mûdibân korkunç bir rüya görmüş, Kâbe&#8217;deki putların yüz üstü  devrildikleri görülmüştü. Gerçekten O&#8217;nun doğması ile bütün dünyada hüküm  sürmekte olan cehâlet ve küfür ateşi sönmüş, putperestlik yıkılmış, zulmün  baskısı son bulmuştur.</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2"> </font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2"><strong>2- SOYU (NESEBİ) </strong><br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Peygamberimiz Hz.Muhammed (s.a.s.)&#8217;in babası,  Abdülmuttalib&#8217;in oğlu Abdullah; annesi ise Vehb&#8217;in kızı Âmine&#8217;dir. Babası  Abdullah, Kureyş Kabîlesinin Hâşimoğulları kolundan, annesi Âmine ise  Zühreoğulları kolundandır. Her ikisinin soyu, bir kaç batın yukarıda, &#8220;Kilâb&#8221;da  birleşmektedir. Her ikisi de Mekke&#8217;lidir.<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Peygamber (s.a.s.) Efendimiz, Hz.İbrâhim&#8217;in  büyük oğlu Hz. İsmâil&#8217;in neslindendir. Soyu Adnân&#8217;a kadar kesintisiz  bellidir.(20) Adnân ile Hz.İsmâil arasındaki batınların sayısında neseb  bilginleri ihtilâf etmişlerdir.(21)<br />
Peygamber (s.a.s.) Efendimizin soyu, çok temiz ve çok şerefli bir neseb  zinciridir. Bir hadisi şerifte Rasûl-i Ekrem Efendimiz:<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">&#8220;Ben devirden devire, (nesilden nesile,  âileden âileye) seçilerek intikal eden Âdemoğulları soylarının en temizinden  naklolundum, sonunda içinde bulunduğum &#8216;Hâşimoğulları&#8217; âilesinden neş&#8217;et ettim&#8221;,  buyurmuştur.(22)<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Diğer bir hadisi şerifte bu seçilme işi şöyle  anlatılmıştır.<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">&#8220;Allah, Hz İbrâhim&#8217;in oğullarından Hz.  İsmâil&#8217;i, İsmâiloğullarından Kinâneoğullarını, Kinâneoğullarından Kureyşi,  Kureyşden Hâşimoğul-larını, Hâşimoğullarından da beni seçmiştir.&#8221; (23)<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Bir başka hadis-i şerifinde de Rasûl�i Ekrem  Efendimiz şöyle buyurmuştur:<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">&#8220;Allah beni, dâima helâl babaların sulbünden,  temiz anaların rahmine naklederek, sonunda babamla annemden ızhâr etti.  Âdem&#8217;den, anne-babama gelinceye kadarki nesebim içinde nikâhsız birleşen  olmamıştır&#8221;. (24)<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Hz. Muhammed (s.a.s.)&#8217;in doğumundan iki ay  kadar önce babası Abdullah, Suriye seyâhatinden dönerken Yesrib (Medine)&#8217;de  hastalanarak 25 yaşında vefât etmiş ve orada defnedilmişti. Peygamberimiz  (s.a.s.)&#8217;e, babasından mirâs olarak beş deve, bir sürü koyun, doğduğu ev ve  künyesi Ümmü Eymen olan Habeşli Bereke adlı bir câriye kalmıştır.(25)</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2"> </font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2"><strong>3- HZ. MUHAMMED (S.A.S.) SÜT ANNE YANINDA </strong><br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Başlangıçta çocuğu (3 veya 7 gün) annesi Âmine  emzirdi.(26) Sütü yetmediği için, daha sonra amcası Ebû Leheb&#8217;in azatlı câriyesi  Süveybe tarafından emzirildi.(27)<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Fakat Hz. Muhammed (s.a.s.)&#8217;in devamlı süt  annesi Hevâzin Kabîlesinin Sa&#8217;doğlulları kolundan Halîme oldu.<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Mekke&#8217;nin havası ağır olduğu için, Mekkeliler  yeni doğan çocuklarını çölden gelen süt annelere verirlerdi. Çöl ikliminde  çocuklar hem daha gürbüz yetişiyor, hem de bozulmamış (fasih) Arapça  öğreniyorlardı. Hz. Muhammed (s.a.s.)&#8217;de bu âdete göre süt annesi Halîme&#8217;ye  verildi. Halîme, yetim bir çocuğu emzirmenin kârlı bir iş olmayacağı  düşüncesiyle, başlangıçta tereddüt göstermişse de, daha sonra bu çocuğun  evlerine uğur ve bereket getirdiğini görmüş ve O&#8217;nu öz çocuklarından daha çok  sevmiştir. Süt kardeşi Şeyma da bakımında annesine yardımcı olmuştur.(28)<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/peygamberimizin-hayati-hz-muhammedin-hayati/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Hz.Muhammed (s.a.s.)</font></a> süt annesi ve süt  kardeşleri ile sonraki yıllarda dâima ilgilenmiştir. Halîme kendisini ziyârete  geldiği zaman onu &#8220;anacığım&#8221; diyerek karşılamış, altına elbisesini yayarak,  saygı göstermiştir.(29)<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Hz. Muhammed (s.a.s.) dört yaşına kadar, süt  annesinin yanında çölde kaldı. Dört yaşında Halîme çocuğu Mekke&#8217;ye götürerek  annesine teslim etti. İslâm târihçileri, bu esnada &#8220;şakk-ı sadr&#8221; (göğüs açma)  olayının meydana geldiğini, çocukta görülen bu gibi olağanüstü hallerin  Halîme&#8217;yi endişelendirdiğini, bu yüzden çocuğu annesine teslime mecbûr kaldığını  naklederler.(30)</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2"> </font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2"><strong>4- MEDİNE ZİYÂRETİ </strong><br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Hz. Muhammed (s.a.s.) dört yaşından altı  yaşına kadar, öz annesi Âmine ile kaldı, O&#8217;nun şefkat ve ihtimâmı ile yetişip  büyüdü. Altı yaşında iken, babasının Medine&#8217;de bulunan kabrini ziyâret etmek  üzere, annesi ve sadık hizmetçileri Ümmü Eymen&#8217;le beraber Medine&#8217;ye gittiler.  Medine&#8217;deki akrabaları Neccâroğullarında bir ay kadar misâfir kaldılar. Dönüşte,  Medine&#8217;nin 23 mil güneyinde Ebvâ Köyü&#8217;nde Âmine hastalandı.(31) Henüz doğmadan  babasından yetim kalmış olan Hz. Muhammed (s.a.s.) altı yaşında iken annesinden  de öksüz kalıyordu. Bu acıyı bütün varlığı ile hisseden anne, oğlunu şefkat dolu  gözlerle süzdü. Bağrına basıp uzun uzun öptü. </font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Masûm yüzüne bakarak</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">&#8220;Her yeni eskiyecek, her fâni yok olup gidecek,<br />
Ben de öleceğim, fakat buna gam yemem,</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Namımı ebedi kılacak hayırlı bir halef bırakıyorum&#8230;&#8221; anlamına bir şiir  söyledi. Bu sözlerden sonra vefât etti.(32)<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Annesinin ölümünden sonra çocuğu Ümmü Eymen  Mekke&#8217;ye götürüp dedesi Abdülmuttalib&#8217;e teslim etti.<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Altı yaşından sekiz yaşına kadar, çocuğa  dedesi Abdülmuttalib baktı. Abdülmuttalib seksen yaşını geçmiş bir ihtiyârdı.  Peygamber (s.a.s.) Efendimiz sekiz yaşında iken dedesi de öldü. Ölürken, on oğlu  içinden Hz. Muhammed (s.a.s.) Efendimizin yetiştirilmesini, öz amcası Ebû  Tâlib&#8217;e bıraktı.(33/1)<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Yıllar sonra, Hicret&#8217;in 6&#8217;ıncı yılı Hudeybiye  Barışı dönüşünde Rasûlullah (s.a.s.) Efendimiz, annesinin kabrini ziyâret edip,  teessürle gözyaşı döktü.<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Annemin bana olan şefkatini hatırlayarak  ağladım, buyurdu. (33/2) </font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2"><strong>BİR GECE<br />
Ondört asır evvel, yine böyle bir geceydi,<br />
Kumdan, ayın ondördü bir Öksüz çıkıverdi!<br />
Lâkin, o ne hüsrândı ki: Hissetmedi gözler;<br />
Kaç bin senedir, halbuki bekleşmedelerdi!<br />
Nerden görecekler? Göremezlerdi tabiî<br />
Bir kerre, zuhûr ettiği çöl, en sapa yerdi.<br />
Bir kerre de, mâmûre-i dünyâ, o zamanlar.,<br />
Buhranlar içindeydi, bugünden de beterdi.<br />
Sırtlanları geçmişti beşer yırtıcılıkta;<br />
Dişsiz mi bir insan, onu kardeşleri yerdi!<br />
Fevzâ bütün âfâkına sarmıştı zemînin.<br />
Salgındı, bugün Şark&#8217;ı yıkan, tefrika derdi.<br />
Derken büyümüş, kırkına gelmişti ki Öksüz,<br />
Başlarda gezen kanlı ayaklar suya erdi!<br />
Bir nefhada insanlığı kurtardı O Mâsum,<br />
Bir hamlede kayserleri, kisrâları serdi!<br />
Aczin ki, ezilmekti bütün hakkı, dirildi;<br />
Zulmün ki, zevâl aklına gelmezdi, geberdi!<br />
Âlemlere rahmetti, evet, şer�i mübîni,<br />
Şehbâlini, adl isteyenin yurduna gerdi.<br />
Dünya neye sâhipse, O&#8217;nun vergisidir hep;<br />
Medyûn O&#8217;na cem&#8217;iyyeti, medyûn O&#8217;na ferdi.<br />
Medyûndur O mâsûm&#8217;a bütün bir beşeriyyet&#8230;<br />
Yârab, bizi mahşerde bu ikrâr ile haşret.</strong></font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>Mehmed Âkif ERSOY</strong><br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Rasûlüllah (s.a.s.) 1 Rebiülevvel 11 H./27  Mayıs 632 M. târihine rastlayan Pazartesi günü öğleden sonra vefât etmiştir.  (Bkz. Tecrid Tercemesi,9/298 ve 11/5-6) Sahih hadislerde, Peygamber (s.a.s.)  Efendimiz&#8217;in 63 yaşında vefât ettiği belirtilmiştir (Bkz. Tecrid Tercemesi,  9/298, Hadis No. 1442 ve 11/33, Hadis No.1671)<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Rasûlüllah (s.a.s.)&#8217;in, Hz. Mâriye&#8217;den olan  oğlu İbrâhim&#8217;in vefât ettiği gün, güneş tutulmuştu. (Bkz. Buhârî, 2/29-30;  Tecrid Tercemesi, 3/428, Hadis No. 547) Mısır&#8217;lı Muhammed Felekî Paşa, yaptığı  hesaplama ve araştırma sonucu, bu tutulma olayının, Milâdi 632 yılının 7 Ocak  günü saat 8.30&#8217;a rastladığını tesbit etmiştir. <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/peygamberimizin-hayati-hz-muhammedin-hayati/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Rasûlüllah</font></a> (s.a.s.)&#8217;in vefâtı, 1 Rebiülevvel 11  H/27 Mayıs 632 M. Pazartesi günü olduğuna göre, Muhammed Felekî Paşa bu tarihten  63 kameri yıl geri giderek, Rasûlüllah (s.a.s.)&#8217;in doğumunun 9 Rebiülevvel/20  Nisan 571 veya 2 Rebiülevvel/13 Nisan 571 pazartesi olması gerektiği sonucuna  varmıştır. (Bkz. Asr-ı Saadet 1/191).</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Fetih Sûresinde bu ism&#8217;i şerif, ayrıca &#8220;Rasûlüllah&#8221;  olarak vasıflanmıştır. Saf Sûresinin 6. âyetinde ise:<br />
&#8220;Meryem oğlu İsâ: Ey İsrâiloğulları! Doğrusu ben, benden önce indirilen Tevrât&#8217;ı  tasdik edici, benden sonra gelecek ve adı Ahmed olacak bir peygemberi de  müjdeleyici olarak, Allah&#8217;ın size gönderilmiş bir peygemberiyim demişti&#8230;&#8221;  buyrulmuştur.<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Bu ayet-i celilede Hz. İsâ&#8217;nın, kendinden  sonra &#8220;Ahmed&#8221; adında bir peygamberin geleceğini müjdelediği bildirilmektedir.<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Bugün elimizde, Hz. İsâ&#8217;ya indirilen İncil&#8217;in  orjinal nüshası bulunmayıp, ondan çok sonraki târihlerde kaleme alınmış muharref  nüshalar bulunduğundan Hz. İsâ tarafından verilen bu müjdenin aslını bugünkü  İncillerde aynen bulmak mümkün olmamaktadır. Ancak Yunanca&#8217;dan Türkçe&#8217;ye  çevrilen Yuhanna İncili&#8217;nin 14. babı&#8217;nın 26 âyeti şöyledir:<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">&#8220;Baba&#8217;dan size göndereceğim &#8220;Tesellici&#8221;,  &#8220;Babadan çıkan hakikat Ruhu geldiği zaman benim için o şehâdet edecektir.&#8221;<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Burada geçen &#8220;Tesellici&#8221; kelimesi, İncilin  Yunancasında &#8220;Faraklit&#8221; dir. İncil&#8217;in eski Arapça tercemelerinde bu kelime &#8220;Hammâd&#8221;  veya &#8220;Hâmid&#8221; olarak terceme edilmiştir. Nitekim bir kısım Hıristiyan bilginleri  de bu kelimeyi &#8220;Hammâd, yani çok hamd eden kimse olarak açıklamışlardır ki aşağı  yukarı &#8220;Ahmed&#8221; anlamındadır.<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">İncil&#8217;deki &#8220;Faraklit&#8221; kelimesini &#8220;Tesellici&#8221;  diye terceme etmiş de olsalar, Hz. İsâ ile Hz. Muhammed (s.a.s.) arasında  bilinen bir peygamber bulunmadığına ve günümüze kadar da zuhûr etmediğine göre,  Hz. İsâ&#8217;nın gönderileceğini bildirdiği &#8220;Tesellici&#8221; veya &#8220;Faraklit&#8221; Rasûlüllah  (s.a.s.) den başka kim olabilir? (Bkz. Tecrid Tercemesi, 9/291-293, Hadis No:  1439 ve izâhı.)<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Buhârî&#8217;nin Cübeyr b. Mut&#8217;ım&#8217;den rivâyetine  göre, Hz. Peygamber (s.a.s)&#8217;in eski kutsal kitaplarda, eski ümmetlerce bilinen  üç adı daha vardır: Mâhi, Hâşir, Âkıb. Bu konuda şöyle buyurmuştur:<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">&#8220;Bana âit beş yüce isim vardır. Ben Muhammed  ve Ahmed&#8217;im. Ben Mâhi&#8217;yim, ki Allah benim (nübüvvetim)le küfrü izâle edecektir.  Ben Hâşir&#8217;im ki (kıyamet gününde) insanlar benim ardımdan haşrolunacaklardır.  Ben Âkib&#8217;im, Çünkü peygamberlerin sonuyum. (Buhârî 4/11;Tecrid Tercemesi, 9/291,  Hadis No: 1439; Müslim, 4/1827, Hadis No: 2354. Rasûlüllah (s.a.s.)&#8217;in diğer  isimleri için bkz. Tecrid Tercemesi, 9/291-294 ve 10/43)</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Annesinin nesebi de şöyledir: Vehb, Abdümenâf,  Zühre, Kilâb, Mürre&#8230; Görüldüğü üzere her iki tarafın nesebi Kilâb&#8217;da  birleşmektedir. (İbn Hişam, 1/115)</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2"><strong><br />
</strong>II- HZ. MUHAMMED (S.A.S.)&#8217;İN GENÇLİK DÖNEMİ<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2"><strong>1- EBÛ TÂLİB&#8217;İN HİMÂYESİ </strong><br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Peygamberimizin hayâtının sekiz yaşından  yirmibeş yaşına kadar olan dönemine &#8220;gençlik devresi&#8221; denilir. Bu devrede  Rasûlullah (s.a.s.) amcası Ebû Tâlib&#8217;in yanında, onun himâyesi altında  bulunmuştur.<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Ebû Tâlib, zeki ve âlicenâb bir zâtdı. Zengin  olmamakla beraber, asâleti ve âlicenâplığı sebebiyle herkesten saygı görüyordu.  Yeğeni Hz. Muhammed&#8217;i çok seviyor, hiç yanından ayırmıyordu.</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2"> </font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2"><strong>2- SEYÂHATLERi</strong><br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2"><strong>a) Şam Seyâhati </strong><br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Mekke iklimi zirâate elverişli olmadığından,  Mekkeliler ticâretle uğraşırlar, çocuklarını da ticârete alıştırırlardı. Ticâret  için kervanlarla, yazın Şam&#8217;a, kışın Yemen&#8217;e seyâhet ederlerdi. Ebû Tâlip de  diğer Mekkeliler gibi kervan ticâreti yapıyordu. Bir defasında Şam&#8217;a giderken,  Hz. Muhammed (s.a.s.)&#8217;e amcasından ayrılmak zor geldi; kendisini de yanında  götürmesini istedi. Ebû Tâlib çok sevdiği yeğenini kırmadı. O&#8217;nu da kafileyle  beraberinde götürdü. Bu esnâda henüz oniki yaşındaydı.<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Şam&#8217;ın 90 km. kadar güneyinde Busrâ (Eski Şam)  denilen kasabada &#8220;Bahîra&#8221; adında bir Hıristiyan râhibi vardı. Kasabaya uğrayan  kervanlarla hiç ilgilenmediği halde, Hz. Muhammed (s.a.s.)&#8217;in içinde bulunduğu  kervanı karşılayarak bütün kafileye bir ziyâfet verdi. Bahîra okuduğu kutsal  kitaplardan edindiği bilgilerle, Hz Muhammed (s.a.s.)&#8217;in simâsından, O&#8217;nun  istikbâlini sezmişti. O&#8217;nunla konuştu. Sorular sordu. Aldığı cevâplar, kanâatini  kuvvetlendirdi. Şam yolculuğunun bu çocuk için tehlikeli olacağını düşündü. Ebû  Tâlib&#8217;e:<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">-&#8220;Bu çocuk son Peygamber olacaktır. Şam  Yahûdîleri içinde O&#8217;nun alâmet ve vasıflarını bilen kâhinler vardır. Tanırlarsa,  ihânet ve kötülüklerinden korkulur. Bu çocuğu Şam&#8217;a götürmeyiniz&#8230;&#8221;dedi. Bu  sözler üzerine Ebû Tâlib Şam&#8217;a gitmekten vazgeçti. Alışverişini burada bitirip,  geri döndü.(34)<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Son Peygamberin geleceği ve O&#8217;nun bir çok  vasıfları Tevrât ve İncil&#8217;de bildirilmişti. Bu sebeple, Yahûdî ve Hristiyan  bilginleri, O&#8217;nun alâmetlerini ve vasıflarını biliyorlardı. Hicretten sonra  Müslüman olan Medineli Yahûdi âlimi Abdullah İbn Selâm&#8217;ın &#8220;Tevrat&#8217;ta Hz.  Muhammed (s.a.s.) ve Hz. İsa (a.s.)&#8217;ın sıfatları vardır&#8221; dediğini, &#8220;Kütüb-i  Sitte&#8221; denilen altı güvenilir hadis kitabından Tirmizi&#8217;nin es-Sünen&#8217;inde rivâyet  edilmiştir.&#8221;(35)<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2"><strong>Gülünç Bir İddiâ </strong><br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Hz. Muhammed (s.a.s.)&#8217;in 12 yaşında yaptığı bu  seyâhatta râhip Bahîra ile görüşmesini, bazı Hıristiyan yazarlar,  Hıristiyanlığın bir zaferi gibi göstermek istemişler, Peygamberimiz (s.a.s.)&#8217;in  bütün dinî esasları bu râhipten öğrendiğini iddia etmişlerdir.<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Bu iddia son derece gülünç ve tutarsızdır.  Oniki yaşındaki bir çocuğun, İslâm gibi mükemmel bir dinin esaslarını bir kaç  saatlik görüşme esnâsında öğrenmesi mümkün değildir. Bu râhip bu esasları  bilseydi, kendisi tebliğ ederdi. Eğer burada böyle bir konu konuşulsaydı,  kafilenin gözü önünde yapılan bu konuşma ağızdan ağıza yayılırdı.  Peygamberliğini ilân ettiği zaman inanmayanlar, &#8220;bunlar Bahîra&#8217;nın sözleri&#8221;  demezler miydi? Üstelik İslâmiyet, Hıristiyanların &#8220;teslis&#8221; (üçlü tanrı sistemi)  inancını tamâmen reddetmiş &#8220;Tevhid inancını&#8221; getirmiştir. Görüldüğü üzere, bu  iddia son derece çürük ve çirkin bir iftirâdan başka bir şey değildir.<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2"><strong>b) Yemen Seyâhati </strong><br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt" align="center"> <font face="Maiandra GD" size="2">Hz. Muhammed (s.a.s.) 17 yaşında iken de,  diğer bir ticâret kafilesi ile amcalarından Zübeyr ve Abbâs&#8217;la birlikte Yemen&#8217;e  gidip gelmiştir.(36)</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2"><strong>3- FİCÂR SAVAŞINA KATILMASI </strong><br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Müslümanlıktan önce (Câhiliyet Döneminde)  Araplar arasında iç savaşlar eksik olmazdı. Yalnızca &#8220;Eşhür-i hurum&#8221; denilen  dört ayda savaşmak haram sayılırdı. Bu dört ayda (Zilka&#8217;de, Zilhicce, Muharrem,  Receb) savaş yapılacak olursa fâcirane sayıldığı için buna &#8220;Ficâr Savaşı&#8221;  denirdi.<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Kureyş kabîlesi ile Hevâzin kabîlesi arasında  kan davası yüzünden bir savaş başlamış, dört yıl sürmüştü. Savaş, kan dökülmesi  haram olan aylarda da devâm ettiği için &#8220;Ficâr Savaşı&#8221; denildi.<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Peygamberimiz (s.a.s.) yirmi yaşlarında iken  bu savaşa amcaları ile birlikte katıldı. Fakat kimseye ok atmamış, kimsenin  kanını dökmemiştir. Sâdece karşı taraftan atılan okları toplayıp, amcalarına  vermiştir.(37)</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt" align="center"> <font face="Maiandra GD" size="2"><br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2"><strong>4- HILFU&#8217;L-FUDÛL CEMİYETİNDE ÜYELİĞİ </strong><br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Uzun süren Ficâr savaşı esnâsında Mekke&#8217;de  âsâyiş bozulmuş, can ve mal güvenliği kalmamıştı. Özellikle dışarıdan mal  getiren yabancıların malları yağmalanıyordu.<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Vâil oğlu Âs, Mekke&#8217;ye gelen Yemen&#8217;li bir  tâcirin bütün malını gasbetmiş, haksız olarak elinden almıştı. Yemen&#8217;li, Ebû  Kubeys dağına çıkarak uğradığı haksızlığa karşı, bütün kabîleleri yardıma  çağırdı. Yemenlinin bu feryâdı üzerine Peygamberimiz (s.a.s.)&#8217;in amcası Zübeyr,  Kureyşin bütün ileri gelenlerini çağırdı. Hâşimoğulları, Zühreoğulları,  Esedoğulları, Temimoğulları, Abdülluzzaoğulları, Zübeyrin dâvetine icâbet  ederek, Beni Temîm&#8217;den Cüd&#8217;ân oğlu Abdullah&#8217;ın evinde toplandılar.&#8221;Mekke&#8217;de  zulmü önlemeğe yerli-yabancı hiç kimseye karşı haksızlık ettirmemeğe&#8221; karar  verdiler. Haksızlığa uğrayan kimselere yardım edeceklerine yemin ettiler. </font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Yemenlinin hakkını Âs&#8217;tan alıp geri verdiler.  Mekke&#8217;de âsâyişi yoluna koydular.<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Vaktiyle, Cürhümîler zamanında Fadl b. Hâris,,  Fudayl b. Vedâa ve Mufaddal b. Fedâle isimlerinde üç kabîle başkanı, kabîleleri  ile toplanarak,&#8221;Mekke&#8217;de zulme meydan vermeyeceğiz, zayıfların hakkını adâlet  üzere alacağız&#8230;&#8221;(38) diye yemin etmişlerdi. Onların bu yeminlerine &#8220;Hılfu&#8217;l-fudûl&#8221;  (Fadılllar yemini) denilmişti. Cüd&#8217;ân oğlu Abdullah&#8217;ın evinde aynı konuda  yapılan yemine de bu sebeple &#8220;Hılfu&#8217;l-fudûl&#8221; denildi.<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Peygamberimiz (s.a.s.) 20 yaşında iken bu  toplantıda amcaları ile beraber üye olarak bulundu. Bu cemiyetin çalışmalarından  son derece memnun kaldığını Peygamberliğinden sonra: &#8220;İslâm&#8217;da da böyle bir  cemiyete cağrılsam, yine icâbet ederim&#8221;, sözleriyle ifâde etmiştir.(39)</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: center; text-indent: 35.4pt" align="center"> <font face="Maiandra GD" size="2"> </font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">III- HZ. MUHAMMED (S.A.S.)&#8217;İN EVLİLİK DÖNEMİ<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2"><strong>1- TİCÂRET HAYÂTI </strong><br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Bütün Mekke&#8217;liler gibi Hz. Muhammed (s.a.s.)  de amcasıyle birlikte ticâret yapıyordu. Gerek çocukluğunda, gerekse ticâret  hayâtında, dürüstlüğü ile tanınmıştı. Sözünde durmadığı, yalan söylediği,  başkalarına zarar verecek bir davranışta bulunduğu, bir kimseyi incittiği asla  görülmemiş; dürüstlüğü dillere destan olmuştu. Bu yüzden Mekke&#8217;liler O&#8217;na  &#8220;el-Emîn&#8221; (her konuda güvenilir kişi) diyorlardı. O&#8217;nun bu yüksek ahlâkını  öğrenen Kureyşin zengin kadınlarından Hatice, kendisine sermâye vererek ticâret  ortaklığı teklif etti. Böylece Peygamber (s.a.s.) ile Hatice arasında ticâret  ortaklığı başladı.</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2"><strong>2- HZ. HATİCE İLE EVLENMESİ </strong><br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Kureyşin Esed oğulları kolundan Huveylid kızı  Hatice zeki, dirâyetli, şeref ve asâlet sâhibi, 39-40 yaşlarında zengin ve güzel  bir hanımdı. Daha önce iki defa evlenmiş ve dul kalmıştı. Kureyşin ileri  gelenlerinden pek çok isteyenler olmuş, fakat hiç biri ile evlenmemişti.  Güvendiği kimselere sermâye vererek ticâret ortaklığı yapıyor, böylece servetini  artırıyordu. Yüksek ahlâk ve âli-cenâblığı sebebiyle, kendisine Müslümanlıktan  önce &#8220;Tâhire&#8221; denildiği gibi, sonra da &#8220;Haticetü&#8217;l-Kübra&#8221; denilmiştir.<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Hz. Hatice bir ticâret kafilesiyle  Peygamberimiz (s.a.s.)&#8217;i Şam&#8217;a gönderdi. Kölesi Meysere&#8217;yi de hizmetine verdi.  Fakat Hz. Peygamber (s.a.s.) Şam&#8217;a kadar gitmedi; malları Busra&#8217;da satarak geri  döndü. Çünkü Bahîra&#8217;nın ölümünden sonra yerine geçen Râhip Nestûra da, Hz.  Muhammed (s.a.s.)&#8217;in Şam&#8217;a gitmesini uygun bulmamıştı.(40)<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Üç ay kadar sonra, Hz. Muhammed (s.a.s.)  beklenilenin çok üzerinde kazanç elde ederek döndü. Hz. Hatice, bu büyük insanın  emniyet, dürüstlük ve gayretine hayran oldu. Daha sonra araya vasıtalar girdi;  evlenmeleri kararlaştırıldı. Bu esnâda Hz.Muhammed (s.a.s.) 25, Hz Hatice ise 40  yaşlarındaydı.(41)<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Nikâh, Hatice&#8217;nin amcazâdesi, Varaka oğlu  Nevfel tarafından Hz. Hatice&#8217;nin evinde kıyıldı. Ebû Tâlib ile Varaka birer  hitâbede bulunarak, her iki âilenin üstünlük ve meziyetlerini dile  getirdiler.(42) Esâsen, Hz. Peygamber (s.a.s.) ile Hz. Hatice&#8217;nin nesebleri  Kusayy&#8217;da birleşir. Hz. Hatice&#8217;ye 20 dişi deve mehir verildi.(43) Nikâhtan sonra  develer kesilerek dâvetlilere ziyâfet çekildi.<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Evlenmelerinden sonra, Hz. Muhammed (s.a.s.),  Hz. Hatice&#8217;nin evine geçti. Örnek ve mutlu bir âile yuvası kurdular. Hz. Hatice,  Hz. Muhammed (s.a.s.)&#8217;e derin bir saygı ve sevgi ile bağlıydı. Peygamberliğinden  önce olduğu gibi, Peygamberlik devrinde de en büyük yardımcısı oldu. Yüksek ve  eşsiz ruhlu bir hanım olduğunu gösterdi.<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Peygamberimiz (s.a.s.)&#8217;de ondan son derece  memnundu. O devirde çok evlilik âdet olduğu ve bir çok teklifler aldığı ve  aralarında yaş farkı da bulunduğu halde, onun üzerine evlenmedi; ölümünden sonra  da onu hep hayırla andı.</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: center; text-indent: 35.4pt" align="center"> <font face="Maiandra GD" size="2"> </font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2"><strong>3- HZ. PEYGAMBER (S.A.S)&#8217;İN ÇOCUKLARI </strong><br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Peygamberimiz (s.a.s.)&#8217;in Hz. Hatice&#8217;den ikisi  erkek, dördü kız olmak üzere sırasıyla, Kaasım, Zeyneb, Rukiyye, Ümmü Gülsüm,  Fâtıma ve Abdullah adlarında altı çocuğu oldu. Arablarda ilk çocuğun adı ile  künyelendirme âdet olduğundan Hz.Peygamber (s.a.s.)&#8217;e de &#8220;Ebü&#8217;l-Kaasım&#8221; denildi.  Kaasım ile Abdullah küçük yaşta öldüler. Kızları büyüdüler. Fakat Fâtıma&#8217;dan  başka hepsi de babalarından önce vefât ettiler. Yalnız Fâtıma, Peygamber  (s.a.s.)&#8217;in vefâtından sonra altı ay daha yaşadı.<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Rasûl-i Ekrem (s.a.s), kızlarının en büyüğü  Zeyneb&#8217;i Ebu&#8217;l-Âs ile evlendirdi. Ebü&#8217;l Âs, Müslüman olmadığı için, Zeyneb&#8217;in  hicretine izin vermemişti. Bedir Savaşında esir düştü. Zeyneb&#8217;i Medine&#8217;ye  göndermek şartı ile serbest bırakıldı. Daha sonra Müslüman olarak Medine&#8217;ye  geldi. Zeyneb&#8217;i tekrar aldı.(44)<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Rukiyye ile Ümmü Gülsüm&#8217;ü, amcası Ebû Leheb&#8217;in  oğullarından Utbe ve Uteybe ile evlendirmişti. İslâmiyetten sonra Ebû Leheb, Hz.  Peygamber (s.a.s.)&#8217;e olan düşmanlığı sebebiyle oğullarına eşlerini boşamaları  için baskı yaptı. Onlar boşadıktan sonra, Rasûlullah (s.a.s.) Rukiyye&#8217;yi Hz.  Osman&#8217;la evlendirdi. Rukiyye&#8217;nin ölümünden sonra da Ümmü Gülsüm&#8217;ü nikâhladı. Bu  yüzden Hz. Osman&#8217;a &#8220;iki nûr sâhibi&#8221; anlamına &#8220;Zi&#8217;n-nûreyn&#8221; denildi.<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">En küçük kızı Fâtıma&#8217;yı ise Hz. Ali ile  evlendirdi. Hasan ve Hüseyin, Hz. Fâtıma&#8217;nın çocuklarıdır. Rasûl-i Ekrem  (s.a.s.)&#8217;in nesli, Hz. Fâtıma ile devâm etmiştir.<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt" align="center"> <font face="Maiandra GD" size="2">Peygamberimiz (s.a.s.)&#8217;in Mısırlı eşi  Mâriye&#8217;den de İbrâhim adlı bir oğlu olmuş, fakat Hicretin 10&#8217;uncu yılında henüz  iki yaşına girmeden ölmüştür.</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: center; text-indent: 35.4pt" align="center"> <font face="Maiandra GD" size="2"><br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2"><strong>4- KÂBE&#8217;NİN TÂMİRİNDE HAKEMLİĞİ (605 M.) </strong><br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Hz. İbrâhim ve Hz. İsmâil tarafından yapılmış  olan Kâbe, geçen uzun asırlar içinde yağmur ve sel suları ile harabolmuş, tâmir  edilmesi gerekmişti.<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Kureyşliler, Kâbe binasını yıkarak, yeniden  yapmaya karar verdiler. Yardımlar toplandı, gerekli malzeme temin edildi. Hz.  İbrâhim&#8217;in yaptığı temele kadar yıkarak, duvarları yeniden örmeğe başladılar.  Ancak; &#8220;Hacer-i Esved&#8221;i yerine koyma sırası gelince anlaşamadılar. Kureyş&#8217;in  bütün kolları, bu şerefin kendilerine âit olmasını istiyordu. Anlaşmazlık dört  gün sürdü, kan dökülmek üzereydi ki,(45) Kureyş&#8217;in en ihtiyarı Ebû Ümeyye veya  Huzeyfe b. Muğîre&#8221;Harem kapısından ilk girecek zâtın hakem yapılarak, onun  vereceği karara uyulmasını&#8221; teklif etti.(46) Bu teklif kabul edildi. Az sonra  kapıdan Hz. Muhammed (s.a.s) girmişti. Buna o kadar sevindiler ki, &#8220;el-Emîn,  el-Emîn, O&#8217;nun hakemliğine râzıyız&#8230;&#8221; diye bağrıştılar.Yanlarına gelince,  durumu anlattılar.<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Hz. Muhammed (s.a.s.), üzerine Hacer-i Esved-i  koyduğu yaygının uçlarını Kureyşin ulularına tutturdu; hep berâber, konulacağı  yere kadar taşıdılar. Hz. Peygamber (s.a.s.)&#8217;de taşı alıp yerine yerleştirdi.  Anlaşmazlığın bu şekilde çözümlenmesi herkesi memnûn etti. Böylece büyük bir  felâket önlenmiş oldu.(47)<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Bu olay, <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/peygamberimizin-hayati-hz-muhammedin-hayati/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Hz. Muhammed (s.a.s.)</font></a>&#8216;in zekâ ve dirâyeti  yanında, O&#8217;nun Mekkeliler arasındaki sonsuz itibâr ve güvenini de  göstermektedir. Bu esnâda Rasûl-i Ekrem (s.a.s.) 35 yaşında idi.<br />
</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt"> <font face="Maiandra GD" size="2">Kâbe&#8217;nin tâmirinde Hz. Peygamber (s.a.s.) de  bizzât çalışmış, taş taşımış, hatta bu yüzden omuzları yara olmuştu. Bir defa,  amcası Abbâs&#8217;ın sözüne uyarak, taş acıtmasın diye elbisesini omuzuna  topladığında vücûdu açılıverince baygın halde yere düşmüştü. Rasûlullah (s.a.s.)  o andan sonra hiç üryân görülmemiştir.(48)</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt">&nbsp;</p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"> <span style="font-size: 15pt"><font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/peygamberimizin-hayati-hz-muhammedin-hayati/">»<span lang="tr">  “Peygamberimizin Hayatı” Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span></span></font></strong></p>
<p align="center">&nbsp;</p>
<p align="center"> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/hz-muhammedin-cocukluk-donemi/">Hz. Muhammedin Çocukluk Dönemi</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/hz-muhammedin-cocukluk-donemi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>177</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dağları Bekleyen Kız (Esat Mahmut Karakurt)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/daglari-bekleyen-kiz-roman-ozeti-esat-mahmut-karakurt/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/daglari-bekleyen-kiz-roman-ozeti-esat-mahmut-karakurt/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Sep 2007 12:29:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Roman Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir Öykü Roman]]></category>
		<category><![CDATA[Beklemek]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Dag]]></category>
		<category><![CDATA[Ders]]></category>
		<category><![CDATA[Dönem]]></category>
		<category><![CDATA[Esat Mahmut Karakurt]]></category>
		<category><![CDATA[Karakter]]></category>
		<category><![CDATA[Kiz]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[Ozet]]></category>
		<category><![CDATA[Roman]]></category>
		<category><![CDATA[Roman Ozeti]]></category>
		<category><![CDATA[Sahis]]></category>
		<category><![CDATA[Türk]]></category>
		<category><![CDATA[Turk Edebiyati]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçülük]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/daglari-bekleyen-kiz-roman-ozeti-esat-mahmut-karakurt/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dağları Bekleyen Kız &#160; &#160; &#160; (Esat Mahmut Karakurt) &#160; &#160; Konu Milli Mücadele içinde geçen yaşanması zor aşklar ve vatan sevgisi. &#160; &#160; &#160; &#160; Özet Karaköse vilayetinin bir kasabası ve bir askeri hava alanı. Nöbetçi başçavuş, Binbaşı İhsan’a göreve giden uçakların geri döndüğünü haber eder. Yalnız on uçak olan filo dokuz uçakla geri [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/daglari-bekleyen-kiz-roman-ozeti-esat-mahmut-karakurt/">Dağları Bekleyen Kız (Esat Mahmut Karakurt)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center"> <strong> <span style="font-size: 28pt; color: #333399; font-family: 'Maiandra GD'"> Dağları Bekleyen Kız</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center"> <strong> <span style="font-size: 22pt; color: teal; font-family: 'Maiandra GD'">(Esat  Mahmut Karakurt)</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt"> <span style="font-size: 22pt; font-family: 'Maiandra GD'"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center"> <strong> <span style="font-size: 20pt; color: gray; font-family: 'Maiandra GD'">Konu</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD; color: gray"> <font color="#000000">Milli Mücadele içinde geçen yaşanması zor aşklar ve vatan  sevgisi.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center"> <strong> <span style="font-size: 20pt; color: gray; font-family: 'Maiandra GD'"> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center"> <strong> <span style="font-size: 20pt; color: gray; font-family: 'Maiandra GD'">Özet<br />
</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> Karaköse vilayetinin bir kasabası ve bir askeri hava alanı. Nöbetçi başçavuş, Binbaşı İhsan’a göreve giden uçakların geri döndüğünü haber eder. Yalnız on uçak olan filo dokuz uçakla geri döner. Yzb. Nuri,<span>  </span>Mülazım Celal Bey’in uçağının filodan ayrılıp intahar saldırısı yaptığını söylerler. Yzb. Nuri sözünü bitirmeden celal Beyin uçağı havada beliri verir. Mülazım Celal ağır yaralı olarak uçaktan çıkarılır ve gönül rahatlığı ile son sözlerini söyler. Etrafına toplanan subaylar arasından mülazım ismail’e annesini ve kız kardeşini emanet edip,vefeat eder.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> <span>        </span>Defin işlemleri sırasında filo geriye kalan dokuz uçağıyla yeni bir görev alır. Zor bir uçuştan sonra filo tekrar döner; ama mülazım Servet göğsünden yaralanmıştır. Bnb. İhsan yanına Yzb.Nuri ve Mülazım Adnan’I yanına alarak Mülazım Servet’I ziyarete gider. Servet yerli halktan Mahmut Efendinin einde kalmaktadır ve evin kızı Nermine’ye aşıktır. Servet Adnn’a Nermine’den bahseder, isterse Mahmut Efendi’nin evinde kalabileceğini, ama Nermineye yaralıolduğunu söylememesini telkin eder.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> <span>        </span>Mülazım Adnan bir askerin rehberliğinde Nermine’nin evine gider. Nermine Adnan’ın söylediklerine inanamaz, Servet’in görev sırasında şehit düştüğünü zanneder.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> <span>        </span>Aradan üçhafta geçer Mülazım Servet iyileşir ve Nermine ile nişanlanır. İleriki günlerin birinde bir uçus sırasında servetin uçağı düşman makineli tüfekleri tarafından taranır, servet ağır yaralanır ve sonraki günlerde vefat eder.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> <span>        </span>Ağrı dağı eteklerinde konuşlanmış olan eşkiya sinsilesini imha etmek için bir bombardıman planlanır; ancak öncelikle bombardıman için gerekli istihbaratların toplanması gerekiyordur. Bu zor görev için en uygun kişi Mülayim Adnan seçilir. Bir sis bulutu arasında düz bir araziye iniş yapan uçaktan iner ve zor görevi için yola koyulur.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> <span>        </span>Birkaç saatlik bir yürüyüşten sonra Adnan bir eşkiyaya rastlar ve şeyhin nerede olduğunu bir derdinin anlatacağını söyler. Bir hindlik sezmiyen eşkiya Adnan’I doğruca eşkiyabaşının yanına götürür. Yolda<span>  </span>Adnan tanıdık bir yüze rastlar, evet o yüz yıllar önce öldüğünü zannettikleri Ahmet Ast.sb’a aittir. Ahmet yıllar önce esir edilmiş fakat bir türlü kaçamayı başaramamıştır.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-indent: 36pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000">Bu süre zarfında düşman mühimmat ve silahların sayısın ezberlemiş ve çeşitli dokümanlar ele geçirmiştir. Adnan ve Ahmet bir plan yapı oradan kaçmak isterler. Ahmet mülazım Adnan’ın yanına gerekli evrak ve haritaları çaldıktan sonra ertesi gün gelecektir. Ancak bir kaç gün geçmesine rağmen Ahmet gelmez Adnan bu durumu tehlikeli görür ve kendisini almaya gelen uçağa binmek için yola koyulur.<span>     </span>Kendisini almaya gelen uçağı gören eşkiyalar Adnan’a seslenmeye  başlarlar.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-indent: 36pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-indent: 36pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-indent: 36pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-indent: 36pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> Uçağa ateş etmek için mitralyözlerin başındaki eşkiyalar yardım isterler , bir an için Adnan şok olur ama sonradan farkına varır ki onu bir eşkiya sanmaktadırlar. Adnan beylik tabancasını çıkarır ve mitralyözün başında bulunan bir erkek eşkiyayı öldürür ;fakat mitralyözün başındaki diğer kadın eşkıyayı öldüremez.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-indent: 36pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-indent: 36pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> <span>        </span>Bir müddet sonra iki Türk subayı ve Şeyhin kızı olduğu sanılan bir kız farkında olmadan derin bir sohbete başlarlar. Adnan’a konuşlandıkları yerler ve silahları hakkında çok önemli bilgiler verir.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> <span>        </span>Ertesi sabay Adnan planladığı gibi düz araziye inen uçakla gideceğini şeyhinkızı zeynep’e bildirir. Zeynep onun gitmesini istemediğini o giderse yapamayacağını söyler. Ardından Zeynep’Ie aramaya gelen eşkiyalar Adnan’I görür ve Zeynep ardından Adnan’ın bir casus bir Türk subayı olduğunu haykırmaya başlar.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> <span>        </span>Şakiler Ahmet başçavuşu karargâhtan evrak çalarken yakaladıklarını ve öldürdüklerini açıklarlar. Şimdi Ahmet’in neden gelmediği açığa kavuşur. Türk uçakları günlük bombardımanlarına başlarlar. Bu arada şakiler can telaşına düşerler, bu fırsatı değerlendiren Zeynep, Adnan’ın ellerini çözer. Ardından kamptan kaçmayı başarır. Ahmet Başçavuş ve Zeynep’ten elde ettiği çok önemli bilgilerle komutanlar tarafından bir harekat planı hazırlanır.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-indent: 36pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> Şeyhin kampı yerle bir edilir ve bazı şakiler rehin alınır rehinler arasında Zeynep’te vardır. Yaralı olan Zeynep tedavi görmesi için hastahaneye kaldırılır. Zeynep bütün bu bilgilei vermesine rağmen bir haindir, üstelik Servet’in uçağını o düşürmüştür. Olup bitenleri hastahanede öğrenir ve çok üzülür.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-indent: 36pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-indent: 36pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-indent: 36pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-indent: 36pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> Adnan’a Nermine ile konuşmak istediğini söyler. Nermine ertesi gün gelir ve Zeynep ona Servet’I kendisinin vurmadığını, onu yanlış değerlendirdiklerini söyler. Nermine ile beraber kucaklaşıp ağlarlar. Hain olarak görülsede verdiği harita ve bilgiler sayesinde kamp dağıtılmış ve artın yeni nişanlıların mutsuz olmasını engellemiştir.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-indent: 36pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-indent: 36pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-indent: 36pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> <span>        </span>Adnan ile Zeynep Erzurum’a gitmeye kara verirler ancak iki süngülü asker onlara yaklaşır ve zeynep’in tutuklanması için emir olduğunu söyler. Zeynep yargılanır; fakat savcı idam isteminde bulunur. Yargıç ise verdiği bilgilerin yaraılığı, yzb. Adnan’I kurtarması ve pişmalığı nedeniyle beraatine kara verir.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p><center><!--adsense#reklam_336x280--></center></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center"> <strong><br />
<font color="#808080" face="Maiandra GD" size="5">Ana Fikir</font></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD; color: gray"> <font color="#000000">Her ne olursa olsun önce vatanı sevnek, vatan için  herhangi bir fedakarlıktan kaçınmamak gerekir.</font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center"> <strong><span style="font-size: 12pt; font-family: Maiandra GD; color: gray"> </span><span style="font-size: 20pt; color: gray; font-family: 'Maiandra GD'"> Şahıslar ve Olaylar</span></strong></p>
<p><span style="font-size: 20pt; color: gray; font-family: 'Maiandra GD'"> <span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <font color="#000000"><strong><u> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD">Mülazım Adnan:</span></u></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><strong> </strong>Konuşması ve tavırları ile met, cesur ve vazifaşinas bir Türk plotudur.</span></font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#000000"> <u><strong>Şeyh Fuat: </strong></u>Devlete baş kaldıran bir asi olup Zeynep’in babasıdır. </font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <font color="#000000"><u> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD; font-weight: 700"> Zeynep:</span></u><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD">  Eşkiya başının kızı ve Adnan’a aşık bir genç kızdır. </span></font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <font color="#000000"><u> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD; font-weight: 700">Ahmet  Astsubay:</span></u><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"> Bir  vesile ile eşkiyaların olduğu bölgeye gelmiş ve bir daha geri çıkamamış,  vatanperver bir türk evladıdır.</span></font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <font color="#000000"><strong><u> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD">Mülazım Servet:</span></u></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><strong> </strong>İki kere yaralanan ve son yaralanmasında vefeat eden,Nermine’in nişanlısı  olan bir Türk subayı.</span></font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <font color="#000000"><u> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD; font-weight: 700"> Nermine:</span></u><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD">  Mülazım Servet’in nişanlısı ve insani değerleriçok yüksek olan bir kadın.</span></font></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center" align="center"> <strong> <span style="font-size: 20pt; color: gray; font-family: 'Maiandra GD'">Yazar  Hakkında Bilgi</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"><strong>ESAT MAHMUT  KARAKURT</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD"> <strong style="font-weight: 400">Esat Mahmut Karakurt, birbiri ardına yazdığı aşk ve macera konulu romanlarıyla, yaşadığı dönemin en çok okunan yazarlarından biriydi. 1902 İstanbul doğumlu yazarın, iyi bir eğitim aldığını görüyoruz. 1924 yılında Diş Hekimliği Okulunu, 1930 yılında ise Hukuk Fakültesini bitiren yazar, gazetecilik, öğretmenlik, milletvekilliği ve senatörlük görevlerinde bulunduktan sonra, 1977 yılında bir beyin kanaması sonucunda aramızdan ayrıldı.</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/roman-ozetleri-turk-ve-dunya-edebiyatindan/">»<span lang="tr">  Roman Özetleri Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span></span></font></strong></p>
<p align="center">&nbsp;</p>
<p align="center"> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: justify">&nbsp;</p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/daglari-bekleyen-kiz-roman-ozeti-esat-mahmut-karakurt/">Dağları Bekleyen Kız (Esat Mahmut Karakurt)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/daglari-bekleyen-kiz-roman-ozeti-esat-mahmut-karakurt/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>3</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İslamiyetten Önceki Türk Edebiyatı</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/islamiyetten-onceki-turk-edebiyati/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/islamiyetten-onceki-turk-edebiyati/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Sep 2007 01:10:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Edebiyatı Dönemleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dönem]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Metin]]></category>
		<category><![CDATA[Göktürk]]></category>
		<category><![CDATA[Islam Öncesi Türk Edebiyati]]></category>
		<category><![CDATA[Islamiyet Öncesi Türk Edebiyati]]></category>
		<category><![CDATA[Islamiyet Öncesi Yazili ve Sözlü Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Islamiyetten Önceki Türk Edebiyati]]></category>
		<category><![CDATA[Islamiyetten Önceki Türk Edebiyatinin Genel 
Özellikle]]></category>
		<category><![CDATA[Konu Anlatimi]]></category>
		<category><![CDATA[Sözlü Edebiyat Gelenegi]]></category>
		<category><![CDATA[Türk]]></category>
		<category><![CDATA[Turk Edebiyati]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[Ulusal Türk Destanlari]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/islamiyetten-onceki-turk-edebiyati/</guid>

					<description><![CDATA[<p>İslamiyetten Önceki Türk Edebiyatı A. Sözlü Edebiyat Destan, koşuk, sagu, atasözleri (savlar) bu dönem ürünleridir. Koşuklarda aşk ve doğa, sagularda ölüm, destanlar da ise kahramanlık konuları işlenmiştir. Bunlarda nazım birimi dörtlük, ölçü ise hece ölçüsüdür. Ulusal Türk Destanları Saka Türklerinin Destanları: Alp Er Tunga Destanı ve Şu Destanı. Hun Türklerinin Destanı: Oğuz Destanı (Oğuz Kağan [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/islamiyetten-onceki-turk-edebiyati/">İslamiyetten Önceki Türk Edebiyatı</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font color="#3366ff"><strong> <span style="font-size: 16pt; font-family: Maiandra GD">İslamiyetten Önceki  Türk Edebiyatı</span></strong></font></p>
<p align="justify"><font color="#3366ff"><strong> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD">A. Sözlü Edebiyat </span></strong></font></p>
<p><font face="Maiandra GD"><font size="2">Destan, koşuk, sagu, atasözleri  (savlar) bu dönem ürünleridir. Koşuklarda aşk ve doğa, sagularda ölüm, destanlar  da ise kahramanlık konuları işlenmiştir. Bunlarda nazım birimi dörtlük, ölçü ise  hece ölçüsüdür.<br />
</font><font color="#3366ff"><font size="2"><br />
</font><strong><font size="2">Ulusal Türk Destanları</font></strong></font></font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Saka Türklerinin Destanları: Alp Er Tunga  Destanı ve Şu Destanı.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Hun Türklerinin Destanı: Oğuz Destanı (Oğuz  Kağan Destanı).</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Göktürklerin Destanları: Bozkurt Destanı,  Ergenekon Destanı.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Uygur Türklerinin Destanları: Türeyiş  Destanı, Göç Destanı.</font></p>
<p><font color="#3366ff" face="Maiandra GD" size="2"><strong>B. Yazılı Edebiyat</strong> </font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Türklere ait en eski metinler 8. yy.  ürünleri olan Göktürk Yazıtları’dır. Bu yazıtlar ilk olarak 1893 yılında  Danimarkalı bilgin Thomsen tarafından okunmuştur. Bu dönemde Göktürkçe ve  Uygurca kullanılmıştır.</font></p>
<p><font size="2"><font face="Maiandra GD"> İslamiyetten önceki yazılı edebiyatımızın ve bugünkü Türk Dilinin &#8211; Edebiyatının  temelini oluşturan &#8220;<strong>Orhun Abideleri</strong>&#8221; hakkında daha ayrıntılı bilgi almak için, </font><span style="font-family: Maiandra GD; font-weight: 700"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/orhun-gokturk-abideleri/" style="text-decoration: none"> <font color="#3366ff">buraya</font></a> </span></font> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD">dokunun&#8230;</span></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><font color="#ff6600"><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/islamiyet-oncesi-turk-edebiyati-turkce-edebiyat-testler-sorular-oks-lgs-oss-kpss-icin/"><font color="#ff6600">»<span lang="tr">  Bu konuyla ilgili test çöz! </span>«</font></a></font></span></font><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span></strong></p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-edebiyati-donemleri/">»<span lang="tr">  T. Edebiyatı Dön. Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span></span></font></strong></p>
<p align="center"><span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></p>
<p align="center">&nbsp;</p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/islamiyetten-onceki-turk-edebiyati/">İslamiyetten Önceki Türk Edebiyatı</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/islamiyetten-onceki-turk-edebiyati/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>43</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2. Edebiyat-ı Cedide (Servet-i Fünun)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/2-edebiyat-i-cedide-servet-i-funun-1896-1901/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/2-edebiyat-i-cedide-servet-i-funun-1896-1901/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Sep 2007 00:53:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Edebiyatı Dönemleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dönem]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat Donemleri]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyati Cedide]]></category>
		<category><![CDATA[Konu Anlatimi]]></category>
		<category><![CDATA[Serveti Funun]]></category>
		<category><![CDATA[Serveti Fünun Dönemi Edebiyati]]></category>
		<category><![CDATA[Serveti Fünun Dönemi Türk Edebiyati]]></category>
		<category><![CDATA[Serveti Fünun Edebiyatinin Genel Özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Serveti Fünun Genel Özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Serveti Fünun Konu Anlatimi]]></category>
		<category><![CDATA[Serveti Fünun Sair ve Yazarlari]]></category>
		<category><![CDATA[Serveti Fünun Sanatçilari]]></category>
		<category><![CDATA[Serveti Fünun Siiri]]></category>
		<category><![CDATA[Serveti Fünun Temsilcileri]]></category>
		<category><![CDATA[Turk Edebiyati]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/2-edebiyat-i-cedide-servet-i-funun-1896-1901/</guid>

					<description><![CDATA[<p>2. Edebiyat-ı Cedide (Servet-i Fünun) (1896-1901) &#160; Servet-i Fünun, daha önce Ahmet İhsan tarafından çıkarılan bir fen dergisidir. Recaizade, 1895 sonlarında derginin başına Tevfik Fikret’i getirir. Tanzimat’la birlikte başlayan edebiyati Avrupa ruhu ve teknigi içinde yenileştirme hareketi, 1896-1901 yillari arasinda, Servet-i Fünun dergisi etrafinda, Recaizade önderliginde toplanan yeni nesille ikinci bir hamle yapmiştir. Bu bölümden [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/2-edebiyat-i-cedide-servet-i-funun-1896-1901/">2. Edebiyat-ı Cedide (Servet-i Fünun)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font color="#3366ff"><strong> <span style="font-size: 15pt; font-family: Maiandra GD">2. Edebiyat-ı Cedide  (Servet-i Fünun) (1896-1901)</span></strong></font><span style="font-size: 15pt; font-family: Maiandra GD"><font color="#3366ff"> </font></span></p>
<p align="justify"> <span style="font-size: 10pt; font-family: 'Comic Sans MS'"><br />
</span></p>
<p align="center">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 10pt">Servet-i Fünun,  daha önce Ahmet İhsan tarafından çıkarılan bir fen dergisidir. Recaizade, 1895  sonlarında derginin başına Tevfik Fikret’i getirir. Tanzimat’la birlikte  başlayan edebiyati Avrupa ruhu ve teknigi içinde yenileştirme hareketi,  1896-1901 yillari arasinda, Servet-i Fünun dergisi etrafinda, Recaizade  önderliginde toplanan yeni nesille ikinci bir hamle yapmiştir.</span></font></p>
<p><center></p>
<table style="border-collapse: collapse" border="2" bordercolor="#c0c0c0" cellpadding="0" cellspacing="0" height="1" width="469">
<tr>
<td height="1" width="469">
<p align="center"><font face="Comic Sans MS">     <span style="font-size: 8pt; font-weight: 700">          <font color="#c0c0c0">Bu bölümden tam yararlanmak için aşağıdaki sayfalar      size yardımcı olabilir:</font></span></font></p>
<p><center></p>
<table style="border-collapse: collapse" border="1" bordercolor="#c0c0c0" cellpadding="0" cellspacing="0" height="18" width="461">
<tr>
<td height="18" width="224"><strong><span lang="en">         <font style="font-size: 9pt" color="#0099cc" face="Comic Sans MS">»         </font></span></strong><font color="#0099cc" face="Comic Sans MS">         <span style="font-size: 9pt; font-weight: 700">         <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/servet-i-funun-doneminin-genel-ozellikleri-servet-i-funun/" style="text-decoration: none">         <font color="#0099cc">Servet-i Fünun Genel Özellikleri</font></a></span></font></td>
<td height="18" width="235"><strong><span lang="en">         <font style="font-size: 9pt" color="#0099cc" face="Comic Sans MS">»         </font></span></strong><font color="#0099cc" face="Comic Sans MS">         <span style="font-size: 9pt; font-weight: 700">         <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/servet-i-funun-donemi-gelismeleri-servet-i-funun/" style="text-decoration: none">         <font color="#0099cc">Servet-i Fünun Dönemi Gelişmeleri</font></a></span></font></td>
</tr>
<tr>
<td height="18" width="224"><strong><span lang="en">         <font style="font-size: 9pt" color="#0099cc" face="Comic Sans MS">»         </font></span></strong><font color="#0099cc" face="Comic Sans MS">         <span style="font-size: 9pt; font-weight: 700">         <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/servet-i-funun-doneminin-onemli-temsilcileri/" style="text-decoration: none">         <font color="#0099cc">Servet-i Fünun Önemli Temsilcileri</font></a></span></font></td>
<td height="18" width="235"><strong><span lang="en">         <font style="font-size: 9pt" color="#0099cc" face="Comic Sans MS">»         </font></span></strong><font color="#0099cc" face="Comic Sans MS">         <span style="font-size: 9pt; font-weight: 700">         <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/servet-i-funun-doneminin-disindaki-bagimsiz-sanatcilar-servet-i-funun/" style="text-decoration: none">         <font color="#0099cc">Servet-i Fünun Dışındaki Bağımsızlar</font></a></span></font></td>
</tr>
</table>
<p></center></td>
</tr>
</table>
<p></center></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu nesli Ali Ekrem, Cenap Şahabettin,  Süleyman Nazif, Mehmet Rauf, Tevfik Fikret, Hüseyin Cahit, Ahmet Hikmet, Faik  Ali, Celâl Sahir, Hüseyin Suat oluşturur. Sonradan Halit Ziya da bu gruba  katilmiştir. Dönem, 2. Abdülhamit’in istibdat dönemidir. Dönemin bu özelliği  sebebiyle edebiyatçılar içe dönük davranmış, kişisel konuları, içliliği, aşkı,  karamsarlığı, hayal kırıklığını, tabiat güzelliklerini, melânkoliyi ve üzüntüyü  işlemişler; toplumsal sorunlara değinmemişlerdir. Adeta yüksek zümre edebiyatı  gibidir. Bunda Recaizade’nin büyük etkisi vardır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Servet-i Fünuncu ve Edebiyat-ı Cedideciler  denilen grup, Fransız edebiyatının özelliklerini büyük ölçüde Türk edebiyatına  adapte etmeye çalışmışlardır. Fransız realizmi örnek alınmıştır. Tanzimat  döneminde başlayan ve benimsenen, dildeki yabancı unsurları ayıklayarak sade  Türkçe&#8217;ye geçiş hareketi bu devirde durmuş, Arapça ve Farsça kelimelere yeniden  itibar edilmeye başlanmıştır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Tanzimatçıların birinci dönem sanatçıları,  sanat toplum içindir prensibini benimserken, Servet-i Fünuncular ise Tanzimat’ın  ikinci dönemindeki gibi sanat sanat içindir prensibi ile hareket etmişlerdir.  Topluluğun üslûbu süslü ve sanatlı; ruh ve ifade tarzı ise Avrupai&#8217;dir. Şiirde  aruz vezni kullanılmakla birlikte, nazım şekillerinde ve konularda büyük  yenilikler yapılmıştır. nazmı nesre yaklaştırmışlar, beyit bütünlüğü yerine konu  bütünlüğünü esas almışlardır. Bir cümle birkaç dizede/beyitte tamamlanabilir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Fransız şiirinden alınan sone ve terza-rima  gibi şekiller ve serbest müstezat çokça kullanılmıştır. Kafiyede kulak kafiyesi  benimsenmiştir. Romanda ve hikâyede batılı anlamda başarılı örnekler  verilmiştir. Romanda tahlile ve teferruata yer verilmiş, modern kısa hikayenin  ilk örnekleri bu dönemde şekillenmiştir. Roman ve hikâyede olaylar ve kişiler  tamamen İstanbul&#8217;a, seçkin tabakaya aittir. Romanda realizmden, şiirde parnasizm  ve sembolizmden etkilenmişlerdir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu dönemde gazetenin yerini dergiler  almıştır: Servet-i Fünun, Malûmat, Mektep, Mütalâa, Hazine-i Fünun, Resimli  Gazete&#8230;</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Şiir, roman, hikâye, tiyatro, tenkit ve  hatırat türlerinde başarılı eserler veren Servet-i Fünun temsilcilerinin en  tanınmışları, Şiirde Tevfik Fikret, Cenap Şehabettin, Süleyman Nazif; Roman ve  hikâyede Halit Ziya Uşaklıgil, Mehmet Rauf, Hüseyin Cahit Yalçın, Ahmet Hikmet  Müftüoğlu&#8217;dur.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Servet-i Fünun edebiyatına katılmayarak  gene batılı anlayışla eserler verenler arasında Ahmet Rasim hatırat türü ile,  Hüseyin Rahmi Gürpınar İstanbul&#8217;u anlatan romanları ile yeni Türk edebiyatını  desteklemişlerdir. Servet-i Fünun dergisinin 1901’de kapatılmasıyla topluluk da  dağılır.<br />
</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p><center>[ad#reklam_336x280]</center></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 10pt"><br />
<font color="#3366ff"><strong>Dönemin Sanatçıları</strong></font></span></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><font color="#3366ff"><strong>Tevfik Fikret  (1867-1915):</strong> </font>Recaizade ve Hamit’in tesiriyle batılı şiire  yönelmiştir. Servet-i Fünun’un şiirdeki en önemli temsilcisidir. Ilk şiirlerinde  ferdî konulari (aşk, acima, hayal kirikligi&#8230;) işler topluluktan ayri yazdigi  şiirlerde toplumsal konulara yönelir. Bu anlayişla yazdigi şiirlerinde temalar,  hürriyet, medeniyet, insanlik, bilim, fen ve tekniktir. Sis, Halûk’un Vedaı,  Tarih-i Kadim, Halûk’un Amentüsü adlı şiirlerinde bu konuları işler. Sanatının  bu ikinci döneminde dinlere de cephe alır, kutsal olan her şeye karşı çıkar,  hatta İstanbul&#8217;a dahi küfreder (Sis).</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Fikret, aruzu Türkçeye başarıyla  uygulamıştır. Serbest müstezadı geliştirerek serbestçe kullanmıştır. İlk dönemde  dili oldukça ağırdır. Şiiri düz yazıya yaklaştırmıştır. Ahenge büyük önem verir.  Şiirlerinde şekil bakımından parnasizmin etkisi görülür. “Şermin”, onun çocuklar  için ve heceyle yazdığı şiirlerden oluşan bir eseridir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Eserleri: Rübab-ı Şikeste, Halûk’un  Defteri, Rübabın Cevabı, Tarih-i Kadim, Doksanbeşe Doğru</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><font color="#3366ff"><strong>Cenap Şahabettin  (1870-1934):</strong></font> Servet-i Fünun’un Tevfik Fikret’ten sonra en önemli  şairidir. Asil meslegi doktorluktur. Ihtisas için gittigi Fransa’da tıptan çok  şiirle ilgilenerek sembolizmi yakından takip etmiş ve bu akımdan etkilenmiştir.  Şiirde kelimeleri müzikal değerlere göre seçerek kullanır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Dili oldukça ağırdır. Bilinmeyen Arapça ve  Farsça kelime ve tamlamalar kullanır. Duygu ve hayal yüklü tamlamalar kurar.  Serbest müstezadı çok kullanmıştır. Aynı şiirde birden fazla aruz kalıbı  kullanmıştır. Aşk ve tabiat değişmez konularıdır. Sanatı, sanat, hatta güzellik  için yapmıştır. Bolca semboller kullanmış, tabiatla iç dünyanın kompozisyonunu  çizmiştir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Düz yazıları da vardır: Hac Yolunda, onun  gezi yazısıdır.<br />
Suriye Mektupları ve Avrupa Mektupları da gezi türündedir.<br />
Diğer nesirleri:<br />
Evrak-ı Eyyam, Nesr-i Harp, Nesr-i Sulh, Tiryaki Sözleri (kendi vecizeleri)<br />
Tiyatro eserleri: yalan (dram), Körebe (komedi)</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><font color="#3366ff"><strong>Halit Ziya  Uşaklıgil (1867-1945):</strong></font> Servet-i Fünun’un roman ve hikâyede en ünlü  edebiyatçısıdır. Süslü, sanatlı ve ağır bir dili ve üslûbu vardır. Batılı  anlamdaki ilk romanları yazmıştır. Realizmden etkilenmiştir. Romanlarında aydın  kişileri anlatır. Mai ve Siyah’taki Ahmet Cemil, Servet-i Fünun sanatçısının  temsilcisidir. Kahramanları yaşadıkları çevreye uygun anlatır ve ruh  tahlillerine önem verir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Hikâyelerinde Anadolu hayatına ve köy ve  kasaba yaşayışına, romanlarında yalnız İstanbul&#8217;a yer verir. Anı ve mensur şiir  türünde eserleri de vardır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Romanları:<font color="#3366ff"> </font>Mai  ve Siyah, Aşk-ı Memnu, Kırık Hayatlar, bir Ölünün Defteri, Ferdi ve Şürekası,  Sefile&#8230;<br />
Hikâyeleri: İzmir Hikâyeleri, hikâye-i Sevda, Kadın Pençesi, Onu Beklerken, Aşka  Dair&#8230;<br />
Hatıraları: Saray ve Ötesi, Kırk Yıl, Bir Acı Hikâye</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><font color="#3366ff"><strong>Mehmet Rauf  (1875-1931):</strong></font> Servet-i Fünun romanının ikinci önemli ismidir. Roman,  hikâye ve tiyatro türünde eserleri vardır. Romantik duyguları, hayalleri ve  aşkları işlemiştir. Sosyal hayata pek yer vermemiştir. Arzu, ihtiras ve aşk  maceraları temel konularıdır. Romanlarında psikolojik tahlillere önem vermiştir.  Dili sadedir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">En önemli eseri Eylül’dür. Roman  edebiyatımızdaki ilk psikolojik roman olarak bilinir. Konusu yasak aşktır. Şahıs  sayısı azdır. Psikolojik tahliller başarılıdır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Romanları: Eylül, Ferda-yı Garam, Genç Kız  Kalbi, Define, Son Yıldız, Kan Damlası.<br />
Hikâyeleri: Son Emel, Bir Aşkın Tarihi, Üç Hikâye, Hanımlar Arasında, Menekşe.  “Siyah İnciler” ise mensur şiirlerinden oluşur. </font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><font color="#ff6600"><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/servet-i-funun-ve-fecr-i-ati-edebiyati-turkce-edebiyat-testler-sorular-oks-lgs-oss-kpss-icin/"><font color="#ff6600">»<span lang="tr">  Bu konuyla ilgili test çöz! </span>«</font></a></font></span></font><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span></strong></p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/serveti-funun/">»<span lang="tr">  “Servet-i Fünun Edebiyatı” Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span></span></font></strong></p>
<p align="center"> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir…</font></strong></span></p>
<p align="center"> <font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Times New Roman"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-edebiyati-donemleri/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Edebiyat</font></a></font><font style="font-size: 10pt" color="#ffffff" face="Times New Roman">, </font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Times New Roman"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-edebiyati-donemleri/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Türk Edebiyatı</font></a><font style="font-size: 10pt" color="#ffffff" face="Times New Roman">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/divan-edebiyati/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Divan Edebiyatı</font></a><font style="font-size: 10pt" color="#ffffff" face="Times New Roman">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/halk-edebiyati/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Halk Edebiyatı</font></a><font style="font-size: 10pt" color="#ffffff" face="Times New Roman">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/tanzimat-edebiyati/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Tanzimat Edebiyatı</font></a><font style="font-size: 10pt" color="#ffffff" face="Times New Roman">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/milli-edebiyat/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Milli Edebiyat</font></a><font style="font-size: 10pt" color="#ffffff" face="Times New Roman">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Serveti-Funun/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Servet-i Fünun</font></a><font style="font-size: 10pt" color="#ffffff" face="Times New Roman">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Fecri-Ati/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Fecr-i Ati</font></a><font style="font-size: 10pt" color="#ffffff" face="Times New Roman">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Edebiyat/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Edebiyat</font></a><font style="font-size: 10pt" color="#ffffff" face="Times New Roman">, </font> <font color="#ffffff">Türkçe</font></font></p>
<p align="center">&nbsp;</p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/2-edebiyat-i-cedide-servet-i-funun-1896-1901/">2. Edebiyat-ı Cedide (Servet-i Fünun)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/2-edebiyat-i-cedide-servet-i-funun-1896-1901/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>58</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>4. Millî Edebiyat Akımı</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/4-milli-edebiyat-akimi/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/4-milli-edebiyat-akimi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Sep 2007 00:45:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Edebiyatı Dönemleri]]></category>
		<category><![CDATA[Akim]]></category>
		<category><![CDATA[Dönem]]></category>
		<category><![CDATA[Edebi Akımlar]]></category>
		<category><![CDATA[Konu Anlatimi]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Edebiyat Akimi]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Edebiyat Akimi Türk Edebiyati]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Edebiyat Dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Edebiyat Dönemi Genel Özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Edebiyat Dönemi Sanatçilari]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Edebiyat Dönemi Yazar ve Sairler]]></category>
		<category><![CDATA[Turk Edebiyati]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçülük]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/4-milli-edebiyat-akimi/</guid>

					<description><![CDATA[<p>4. Millî Edebiyat Akımı &#160; Modern Türk Edebiyatını yaratma amacıyla kurulan Tanzimat, Servet-i Fünun ve Fecr-i Âtî toplulukları büyük hamleler yapmakla beraber ruhta büyük ölçüde Fransız sanatına bağlı, dil ve üslûpta Osmanlıcayı sürdüren, millî kimlik ve kişiliğe ulaşamamış bir edebiyat vücuda getirmişlerdir. &#160; Osmanlı İmparatorluğu’nun dağılışı sırasında, Türk aydınlarının büyük bir bölümü, ümmete bağlı Osmanlıcılığın [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/4-milli-edebiyat-akimi/">4. Millî Edebiyat Akımı</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font color="#3366ff"><strong> <span style="font-size: 15pt; font-family: Maiandra GD">4. Millî Edebiyat Akımı</span></strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> </span></font></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 10pt"> Modern Türk Edebiyatını yaratma amacıyla kurulan Tanzimat, Servet-i Fünun ve  Fecr-i Âtî toplulukları büyük hamleler yapmakla beraber ruhta büyük ölçüde  Fransız sanatına bağlı, dil ve üslûpta Osmanlıcayı sürdüren, millî kimlik ve  kişiliğe ulaşamamış bir edebiyat vücuda getirmişlerdir.</span></font></p>
<p align="center">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Osmanlı İmparatorluğu’nun dağılışı  sırasında, Türk aydınlarının büyük bir bölümü, ümmete bağlı Osmanlıcılığın terk  edilerek milliyetçiliğin benimsenmesinin, memleketin geleceği için gerekli  olduğuna inanıyorlardı. Bu inanç sonucunda Türkçülük ve Milliyetçilik akımları  doğmuş, her sahada millî kimlik arayışları başlamıştır.</font></p>
<p><center></p>
<table style="border-collapse: collapse" border="2" bordercolor="#c0c0c0" cellpadding="0" cellspacing="0" height="1" width="469">
<tr>
<td height="1" width="469">
<p align="center"><font face="Comic Sans MS">     <span style="font-size: 8pt; font-weight: 700">          <font color="#c0c0c0">Bu bölümden tam yararlanmak için aşağıdaki sayfalar      size yardımcı olabilir:</font></span></font></p>
<p><center></p>
<table style="border-collapse: collapse" border="1" bordercolor="#c0c0c0" cellpadding="0" cellspacing="0" height="18" width="461">
<tr>
<td height="18" width="209"><strong><span lang="en">         <font style="font-size: 9pt" color="#0099cc" face="Comic Sans MS">»         </font></span></strong><font face="Comic Sans MS">         <span style="font-size: 9pt; font-weight: 700">         <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/milli-edebiyat-donemi-gelismeleri-milli-edebiyat/" style="text-decoration: none">         <font color="#0099cc">Milli Edebiyat Dönemi Gelişmeleri</font></a></span></font></td>
<td height="18" width="250"><strong><span lang="en">         <font style="font-size: 9pt" color="#0099cc" face="Comic Sans MS">»         </font></span></strong><font face="Comic Sans MS">         <span style="font-size: 9pt; font-weight: 700">         <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/milli-edebiyat-donemi-onemli-temsilcileri-milli-edebiyat/" style="text-decoration: none">         <font color="#0099cc">Milli Edebiyat Dönemi Önemli Temsilcileri</font></a></span></font></td>
</tr>
</table>
<p></center></td>
</tr>
</table>
<p></center></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Türk dili, Türk vezni, Türk zevki ve  kültürü ile millî konuları, millî ülküleri işleyen Türk edebiyatı ihtiyacı ve  özlemi sonucunda 1911-1923 yılları arasında Millî Edebiyat akımı var olmuştur.  Türk milletine mensup olma şuuru, tarih içinde devamlılık düşüncesi, olduğu gibi  kalarak batılılaşma inancı, 1911-1923 yılları arasındaki akımın temelleridir. Bu  dönemin bariz özelliği, Türk romantizminin edebî tezahürlerini göstermesidir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Cumhuriyet’in kuruluşunu hazirlayan  milliyetçilik ideolojisi içinde dogan Milli Edebiyat akimi Cumhuriyet’in ilk  yıllarında en olgun eserlerini verdi. Cumhuriyet rejimi ve bu devirde meydana  getirilen sosyal ve iktisadî müesseseler üstünde başlarında büyük Türk sosyoloğu  ve düşünürü Ziya Gökalp&#8217;in bulunduğu Türkçü ve Milliyetçi münevver zümre etkili  oldu. Gökalp&#8217;in Türkiye ve Türkler için şekillendirdiği düşünceler başta Atatürk  olmak üzere, Cumhuriyeti kuran birinci neslin dünya görüşünün kaynağını teşkil  etti. Halka ulaşabilmek ve onunla bütünleşebilmek için onun dilini kullanmak  gerektiğine inanan bu nesil yazarları, eserlerinde konuşma dilini kullandılar.  Halk dilini kullanırken gençlik yıllarında hayran oldukları Edebiyat-ı Cedide  (Yeni Edebiyat) yazarlarının ince zevkini günlük dile aktardılar.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">1911 yılında Selânik’te çıkarılmaya  başlanan Genç Kalemler dergisinde başladı bu çalışmalar. Bir kısmı daha sonra  Cumhuriyet dönemi yazar ve şairleri arasında da yer alan bu edebiyatın  temsilcilerinin en önemlileri, Ziya Gökalp, Ömer Seyfettin (öncü), Mehmet Emin  Yurdakul, Ali Canip (öncü), Yusuf Ziya Ortaç, Faruk Nafiz Çamlıbel, Enis Behiç  Koryürek, Kemalettin Kamu, Aka Gündüz, Refik Halit Karay, Reşat Nuri<br />
Güntekin, Yakup Kadri, Halide Edik Adıvar, Hamdullah Suphi, Ahmet Hikmet  Müftüoğlu, Necip Fazıl Kısakürek, Fuat Köprülü, Halide Nusret Zorlutuna, Şükûfe  Nihal, Peyami Safa, Ahmet Hamdi Tanpınar&#8217;dır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Milli Edebiyat akımının özellikleri,  Cumhuriyet’in ilk on yılının da bir özeti<br />
olmaktadır. Bu çerçeve içerisinde, Milli Edebiyat akımının ilkeleri de şu<br />
şekilde belirtilebilir: Dilde yalınlık (en mühim prensip), Türkçe karşılığı olan  Arapça ve Farsça kelimelerin atılması. Yalın (süssüz, sanatsız, özentisiz) bir  dille yazma; İstanbul Türkçesini kullanma.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">**Halk edebiyatı şiir biçimlerinden  yararlanma<br />
**Hece ölçüsü<br />
**Konu seçiminde yerlilik<br />
**Konularını hayattan, ülke şartlarından seçme<br />
**Millî kaynaklara yönelme</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">İslâmcı, Osmanlıcı, gelenekçi görüşlere  sahip yazarlardan bireysel eğilimli yazarlara kadar tüm edebiyatçılara açık bir  bütünlük mevcuttur. Çünkü artık söz konusu olan Millî Edebiyat akımı kavramı  değil, Millî Edebiyat dönemidir. Bu akım dilde ve duyuşta 1911-1915 dönemi  milliyetçilik fikirlerinin ön plânda olduğu roman, hikâye, tiyatro eseri ve  şiirler verilmesini sağlamıştır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Başlangıçta Fecr-i Âtî roman ve hikâyecisi  olan Yakup Kadri Karaosmanoğlu ve Refik Halit Karay, gerçek kişiliklerini Millî  Edebiyat akımı içerisinde göstermişlerdir. Fecr-i Âtî topluluğu dışında kalan,  İstiklâl Marşı şairi Mehmet Âkif Ersoy ve Yahya Kemal Beyatlı, kendi şiir  anlayışlarına göre eserler veren ve daha sonra Millî Edebiyat akımına katılan  şairlerdir. Gerek Mehmet Âkif Ersoy gerekse Yahya Kemal Beyatlı, şiir dili ile  konuşma dili arasındaki uzlaşmayı sağlamışlar, Türk diline zor uyan aruzun  engellerini ortadan kaldırıp, yaşayan Türkçe ile başarılı şiirler yazmışlardır. </font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p><center><!--adsense#reklam_336x280--></center><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 10pt"><font color="#3366ff"><strong>Dönemin Sanatçıları</strong></font><font color="#3366ff"><strong>Ömer Seyfettin (1884-1920)</strong>:</font> Son devir Türk hikâyeciliğinin en  önemli isimlerindendir. Yeni Lisan hareketinin savunucularındandır. Amacı millî  şuuru kuvvetlendirmek, toplum hayatındaki aksak yönleri ortaya çıkarmaktır.</p>
<p>Konularını gerçek hayattan alır. Bu sebeple hikâyeleri realist özellik taşır.  Konuları genellikle tarihî olaylar, çocukluk hatıraları ve yaşanan günlük  olaylardır. Aşk konusunu da bu hikâyelerinde işler. Kahramanlık, hikâyelerinin  önemli konularındandır. Bazı eserlerinde sosyal hayattaki gülünç özellikleri  karikatürize eder. Türklerin Balkanlar’da uğradıkları zulümleri de konu  edinmiştir. Dili oldukça sadedir ve yalındır. Kurguları oldukça başarılıdır.</p>
<p>Hikâyeleri: Eshab-ı Kehf’imiz, Harem, Efruz Bey, Yalnız Efe, Yüksek Ökçeler,  Gizli Mabet, Beyaz Lâle, Bomba, Bahar ve Kelebekler,</p>
<p><font color="#3366ff"><strong>Ziya Gökalp (1876-1924)</strong>:</font> Türkçülük  cereyanını bir sisteme bağlayan fikir adamı ve bu sistemi eserlerinde işleyen  bir sanatçıdır.Türk milletinin din, dil, ahlâk, edebiyat yönünden aynı kültürle  yetişmiş kişilerden oluştuğuna inanan Gökalp, eserleriyle Türk milliyetçiliğinin  sınırlarını belirlemiş, millî edebiyatın da fikir yönüyle temellerini  oluşturmuştur. Onun Türkçülük anlayışı, dil, edebiyat, din, iktisat, güzel  sanatlar ve siyaset alanlarını kapsar. Turancılık ideolojisini de savunmuştur.</p>
<p>Edebiyatı, bu fikirlerini yaymak için bir araç olarak kullanmıştır. Sanat yapma  kaygısı yoktur. Şiir ve nesir alanında eserleri vardır. Destan, masal ve  makaleler de yazmıştır. Dile önem vermiştir. Eserlerini sade bir dille  yazmıştır. Türk dilinin gelişmesi yolunda çaba harcamıştır. Türkçe karşılıkları  olan Arapça ve Farsça kelimelerin atılmasından, Türkçeleşmiş kelimelerin de  artık Türkçe sayılmasından yanadır. Ona göre millî vezin hece veznidir.</p>
<p>Şiirleri: Kızıl Elma, Altın Işık, Yeni Hayat</p>
<p>Fikrî Eserleri: Türk Medeniyeti Tarihi, Türk Töresi, Türkçülüğün Esasları,  Türkleşmek-Muasırlaşmak-İslâmlaşmak, Malta Mektupları.</p>
<p><font color="#3366ff"><strong>Ali Canip Yönten (1887-1967):</strong></font> Daha önce Fecr-i  Âtî’de yer alan sanatçı, daha sonra millî edebiyat akımının öncülüğünü yapmış,  Ömer Seyfettin’le birlikte çıkardıkları Genç Kalemler dergisinde baş yazarlık  yapmıştır. Yeni Lisan hareketinin savunucularındandır. Şiirlerinin hece vezniyle  ve sade bir dille yazmıştır. Şiirlerinin bir kısmını Geçtiğim Yol adı altında  yayımlamıştır. Sonraları şiiri bırakıp edebiyat incelemeleri yapmıştır.</p>
<p><font color="#3366ff"><strong>Fuat Köprülü (1890-1966): </strong></font>Edebiyat tarihi ve  tarih araştırmacısıdır. Türk edebiyatını dönemlere ayıran, bilimsel yöntemlerle  inceleyen ilk araştırmacıdır.</p>
<p>Eserleri: Türk Edebiyatında İlk Mutasavvıflar, Türk Edebiyatı Tarihi, Türk Saz  Şairleri, Türk Dili ve Edebiyatı Hakkında Araştırmalar.</p>
<p><font color="#3366ff"><strong>Mehmet Emin Yurdakul (1869-1944)</strong>: </font>Halkçılık  ve milliyetçilik düşüncesini şiirlerinde işlemiştir. Şahsî duygulara ve tabiata  pek rastlanmaz. Şiirleri sosyal faydaya yöneliktir ve didaktiktir. Bu yüzden bir  kuruluk göze çarpar. Hece veznini ve batı edebiyatı nazım şekillerini  kullanmıştır. Dilinin tamamen sade olduğu söylenemez.</p>
<p>Şiirleri:<font color="#3366ff"><strong> </strong></font>Türk Sazı, Ey Türk Uyan, Tan  Sesleri, Ordunun Destanı, Turana Doğru.</p>
<p><font color="#3366ff"><strong>Reşat Nuri Güntekin (1889-1956):</strong></font> Millî  edebiyat akımından etkilenen sanatçılardandır. Şöhretini Çalıkuşu romanıyla  kazanmıştır. Birçok eserinde Anadolu’yu, Anadolu hayatını ve insanını, batıl  inançları, yanlış batılılaşmayı, insanımızın bilime ve eğitime ihtiyacını  işlemiştir. Mizah öğesine de yer vermiştir. Romanlarında güçlü gözlemciliğine  dayanan bir realizm ve canlı bir üslûp vardır. Psikolojik tahlillerde de  başarılıdır. Eserlerinde konuşma dili hâkimdir. Roman, hikâye, tiyatro ve gezi  yazısı türünde eserleri vardır.</p>
<p>Romanları: Çalıkuşu, Gizli El, Dudaktan Kalbe, Acımak, Eski Hastalık, Akşam  Güneşi, Yaprak Dökümü , Damga, Miskinler Tekkesi</p>
<p></span></font><br />
<font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 10pt"> Hikâyeleri: Eski Ahbap, Tanrı Misafiri, Sönmüş Yıldızlar, Boyunduruk </span></font><br />
<font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 10pt"> Gezi Yazıları: Anadolu Notları </span></font><br />
<font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 10pt"> Tiyatroları: Yaprak Dökümü, Eski Rüya, Hançer, Balıkesir Muhasebecisi, Eski  Borç, Gözdağı </span></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><font color="#ff6600"><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/milli-edebiyat-donemi-turkce-edebiyat-testler-sorular-oks-lgs-oss-kpss-icin/"><font color="#ff6600">»<span lang="tr">  Bu konuyla ilgili test çöz! </span>«</font></a></font></span></font><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span></strong></p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/milli-edebiyat-donemi/">»<span lang="tr">  “Milli Edebiyat Dönemi” Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span></span></font></strong></p>
<p align="center"> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir…</font></strong></span></p>
<p align="center"> <font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Times New Roman"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-edebiyati-donemleri/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Edebiyat</font></a></font><font style="font-size: 10pt" color="#ffffff" face="Times New Roman">, </font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Times New Roman"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-edebiyati-donemleri/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Türk Edebiyatı</font></a><font style="font-size: 10pt" color="#ffffff" face="Times New Roman">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/divan-edebiyati/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Divan Edebiyatı</font></a><font style="font-size: 10pt" color="#ffffff" face="Times New Roman">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/halk-edebiyati/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Halk Edebiyatı</font></a><font style="font-size: 10pt" color="#ffffff" face="Times New Roman">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/tanzimat-edebiyati/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Tanzimat Edebiyatı</font></a><font style="font-size: 10pt" color="#ffffff" face="Times New Roman">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/milli-edebiyat/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Milli Edebiyat</font></a><font style="font-size: 10pt" color="#ffffff" face="Times New Roman">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Serveti-Funun/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Servet-i Fünun</font></a><font style="font-size: 10pt" color="#ffffff" face="Times New Roman">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Fecri-Ati/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Fecr-i Ati</font></a><font style="font-size: 10pt" color="#ffffff" face="Times New Roman">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Edebiyat/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Edebiyat</font></a><font style="font-size: 10pt" color="#ffffff" face="Times New Roman">, </font><font color="#ffffff">Türkçe</font></font></p>
<p align="center">&nbsp;</p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/4-milli-edebiyat-akimi/">4. Millî Edebiyat Akımı</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/4-milli-edebiyat-akimi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>16</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaratımsız dönem ve İkinci Yeni</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/yaratimsiz-donem-ve-ikinci-yeni/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/yaratimsiz-donem-ve-ikinci-yeni/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 09 Sep 2007 21:25:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edebi Akımlar]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Dönem]]></category>
		<category><![CDATA[ikinci Yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/yaratimsiz-donem-ve-ikinci-yeni/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaratımsız dönem ve İkinci Yeni 1950’lerde toplumsal yapıda kimi değişimlerin belirginleştiği görülür. II. Dünya Savaşı, tek parti yönetiminin baskısı, toplumsal gelişimindeki dengesizlik sınıfsal çatışmayı körüklemiş, çok partili döneme geçiş iktidar değişimiyle sonuçlanmıştır. Oysa görünürde halkın oyuyla değişen iktidar, aslında savaş sırasında güçlenen ticaret kesimindeki kentsoylular sınıfıyla büyük toprak sahiplerini temsil edenlerin eline geçmiştir. Nitekim 1950’den [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/yaratimsiz-donem-ve-ikinci-yeni/">Yaratımsız dönem ve İkinci Yeni</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font color="#3366ff"> <span style="font-size: 15pt; font-family: Comic Sans MS"><strong> <span style="font-family: Maiandra GD">Yaratımsız dönem ve İkinci Yeni</span></strong></span></font><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"><font color="#3366ff"> </font></span></font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 10pt">        1950’lerde toplumsal yapıda kimi değişimlerin belirginleştiği görülür. II.  Dünya Savaşı, tek parti yönetiminin baskısı, toplumsal gelişimindeki dengesizlik  sınıfsal çatışmayı körüklemiş, çok partili döneme geçiş iktidar değişimiyle  sonuçlanmıştır. Oysa görünürde halkın oyuyla değişen iktidar, aslında savaş  sırasında güçlenen ticaret kesimindeki kentsoylular sınıfıyla büyük toprak  sahiplerini temsil edenlerin eline geçmiştir. Nitekim 1950’den başlayarak  ekonomik alanda devletin geriye çekildiği, özel girişime destek olduğu görülür.  Ayrıca dış krediye dayalı bir kalkınma biçimi gerçekleştirilmek istenir. Bu, bir  yandan kısa sürede, özellikle tarımsal üretimin ve ulusal gelirin artmasına yol  açarken, bir yandan da anamalcı (kapitalist) ilişkilerin gelişmesine, dış  borçların birikmesine neden olur. Dış bağlaşmaların ve sağlıksız toplumsal  gelişimin, iktidarı, siyasal, düşünsel, kültürel alanlarda özgürlüklerin  kısılmasına, baskıya götürmesi ise doğaldır. Demokrasi yanlısı güçlerin,  aydınların desteğiyle iktidar olan Demokrat Parti de, daha iktidarının ilk  yıllarında yalnız toplumculara değil, bütün ilerici güçlere karşı bir tutum  takınır. Köy Enstitülerini kapatır. Ardından, Kore Savaşı’nın yarattığı ortamdan  yararlanarak toplumcuları ezer. CHP’de kurtulamaz bu sindirme eyleminden. Gidiş,  &#8220;dikensiz gül bahçesi&#8221;nedir.</span></font></p>
<p><font face="Maiandra GD">Dönemin şiir ortamını ise Mehmet Doğan şöyle betimler:<br />
&#8220;1954-55 yılları sanat dergileri araştırıcı bir gözle tarandığında şiirin  belirli bir şekilde zayıfladığı görülecektir. Orhan Veli’nin daha 1949’da genç  şairlerin ilgisini çektiği tehlike elle tutulur bir gerçeğe dönüşmüş; şiir  deyince yalnız küçük olayların, yalnız alelade bir dille anlatılması akla gelir  olmuş, basitlik, aleladelik şiirin ölçüsü olmuştur. Dergi sayfalarını Garip  akımının sıradan kopyaları doldurmuştur. Coşkusuz, cansız, renksiz, bütün gücü  üç beş dize içine sıkıştırdığı bir espride olan fıkramsı şiirler. Korkunç  şekilde birbirlerine benzerler hepsi de. Şair kişilikleri nerdeyse silinmiştir  ortalıktan. İmzalar olmasa hangi şiir kimindir tanınamaz. Bazan hiç şiirsiz  çıktığı görülür bir derginin.&#8221;<br />
İşte Muzaffer Erdost’un &#8220;İkinci Yeni&#8221; akımı adını taktığı şiir akımı bu  ortamda, Garip’e tepki olarak belirir. İlk ürünler Yeditepe dergisinde  (1954-1955), Pazar Postası’nda (1956) yayımlanır. Cemal Süreya, İlhan Berk, Edip  Cansever, Turgut Uyar, Sezai Karakoç, Ece Ayhan, Tevfik Akdağ, Ülkü Tamer akımın  bellibaşlı adlarıdır. Oktay Rifat da Perçemli Sokak’ı (1956) çıkararak yeni  arayışlara katılır. Aynı yıllarda, özellikle Pazar Postası’nda yeni şiir  anlayışını savunan yazılar görülür. Ozanlar dışında, Muzaffer Erdost akımın  kuramcısı görünümündedir.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD">Kısaca özetlemek gerekirse, İkinci Yeni, Garip’in tam tersi bir noktadan  yola çıkar. Söyleyişteki rahatlığın yerine şiir dilini zorlamayı, anlaşılırlık  yerine anlamca kapalılığı, somuta karşılık soyutlamayı getirir. Halk şiirine  sırt çevrilir. Öteyandan dize anlayışına, sözcüklerle oynamaya yönelinerek eski  şiirle zayıf da olsa bağlantı kurulur. İkinci Yeniciler için önce biçim gelir.  Cemal Süreya bunu şöyle belirtir: 2Biz şiir salt biçimdir, demiyoruz, belki en  çok biçimdir diyoruz. Bunu belirtebilmek için de soyut bir metodla diğer her şey  aynı kaldığı takdirde biçimin beklenebilir değişmelerini arıyoruz. Biçimi  önemsiyoruz. Bunu da gerekli buluyoruz.&#8221; (Pazar Postası, s. 41, 1958).</font></p>
<p><font face="Maiandra GD">İkinci Yeni’nin çıkışında gerçeküstücülüğün etkin olduğu biliniyor. Andre  Breton’un gerçeküstücülük tanımını anımsayalım: &#8220;Sürrealizm: Sözle, yazıyla, ya  da başka bir biçimle düşüncenin gerçek işleyişini ortaya koymak için  yararlanılan katkısız bir ruhsal otomatizm. Aklın ve her türlü ahlaksal ve  estetik kaygının denetimi dışında, düşüncenin belirlenmesi&#8230; Sürrealizm,  düşüncenin çıkar gözetmez oyununa, rüyanın sınırsız gücüne ve bugüne değin  önemsenmemiş bulunan belli çağrışım biçimlerinin üstün bir gerçekliği olduğuna  inanır.&#8221;<br />
Usu boşlayan, daha doğrusu usun mantıksal işleyişine sırt çeviren bu  anlayış İkinci Yeni’nin belirgin özelliklerindendir. Başlangıçta Garipçilerin  çıkışı da gerçeküstücülüğün izlerini taşır; ama İkinci Yeniciler  gerçeküstücülüğü daha bilinçli benimserler. Gerçeküstücülerin bilinç dışına  yönelişlerini, çağrışımlarla zenginleşen imgeciliklerini, düş, fantezi ve alay  öğelerinden yararlanışlarını ustaca değerlendirirler. Harfçiliğin (lettrisme)  etkisini taşıyan örnekleri ise biçimsel arayışların ürünü saymak gerekir.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD">İkinci Yeni bir kaçış şiiri midir? Siyasal ortam düşünüldüğünde, evet.  Ama yaşanılan toplumsal durum göz önüne alındığında, bireyin toplumla  çatışmasının, yabancılaşmanın; yerleşik değerlerin bireyi bunaltmasının ve dış  dünyayla, insanlarla kurulan ilişkilerin yozlaşmasının İkinci Yeni’yi beslediği  söylenemez mi? Çağdaş düşünce akımlarıyla (varoluşçuluk gibi) beslenen İkinci  Yeni deviniminin siyasal eylemi dışlaması, gerici bir sanat akımı olarak  damgalanması için yeterli midir? Kaldı ki, her akımın çıkışında ve gelişim  sürecinde rastlanan aşırı örnekler, öykünmecilerin, yenilik için yenilik ardında  koşanların yoz ürünleri de o akımı olumsuzlaşmanın nedeni olmaz.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD">Nitekim 1960’tan sonra İkinci Yeni akımı da, kendi içinde biçimsel  aşırılıklardan arınarak, yeni imgelere, dize işçiliğine dayanan ve şiirsel bir  yapı kurmayı amaçlayan arayışlarla gelişimini sürdürdü. İkinci Yenicilerin uzak  çağrışımlar yaratmaya yönelik, şiire özgü bir dil oluşturma çabaları genelde  Türk şiirini de etkiledi. Anlamsızlık değil, yeni anlamlar yakalamaktı artık  amaç.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD">1965’lere gelinirken, Yön dergisinde Nazım Hikmet’in şiirlerinin çıkması,  1936’dan beri basılmaları yasaklanmış kitaplarının birbiri ardına yayımlanmaya  başlaması. İkinci Yeni akımının sonu oldu. Akımın bellibaşlı adları toplumsal  özlere açılarak yeni bileşimler ardındaydılar zaten. Yeniden gündeme gelen  toplumcu şiir, geçirilen bütün deneyleri özümseyerek, kaldığı yerden değil,  gelinen yerden yeni bir gelişim sürecine girdi.</font></p>
<p class="MsoNormal" align="justify">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="center"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/edebi-akimlar/">»<span lang="tr">  Edebi Akımlar Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span></span></font></strong></p>
<p class="MsoNormal" align="center">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="center"> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></p>
<p class="MsoNormal" align="center">&nbsp;</p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/yaratimsiz-donem-ve-ikinci-yeni/">Yaratımsız dönem ve İkinci Yeni</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/yaratimsiz-donem-ve-ikinci-yeni/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
