<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Eski Çeçen Dini Hakkında Bilgi | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/eski-cecen-dini-hakkinda-bilgi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Fri, 21 Jun 2013 14:13:49 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Adige Dini &#8211; (Dünya Dinleri)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/adige-dini-dunya-dinleri/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/adige-dini-dunya-dinleri/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jan 2008 19:55:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya Dinleri]]></category>
		<category><![CDATA[İslamiyet]]></category>
		<category><![CDATA[Adige Dini]]></category>
		<category><![CDATA[Adige Dini Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Adyges]]></category>
		<category><![CDATA[Adyges Dini]]></category>
		<category><![CDATA[Bütün Dinler]]></category>
		<category><![CDATA[Çeçen]]></category>
		<category><![CDATA[Çeçen Dini]]></category>
		<category><![CDATA[Din]]></category>
		<category><![CDATA[Dinler]]></category>
		<category><![CDATA[Dinler Konu Anlatımı]]></category>
		<category><![CDATA[Dinlerin Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Çeçen Dini]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Çeçen Dini Hakkında Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Geçmişteki Dinler]]></category>
		<category><![CDATA[Günümüzdeki Dinler]]></category>
		<category><![CDATA[Ölü Dinler]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşayan Dinler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/adige-dini-dunya-dinleri/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Adige Dini (Dünya Dinleri) Adıgeler Kuzey Kafkasya halklarından olup, tarihin bilinen en eski devirlerinden günümüze kadar Kuzey Kafkasya&#8217;nm orta ve batı kesimlerinde yaşayan ve Adıge dilini konuşan otohkton halklardan birisidir. Batılılar onların ülkelerine Circassia, kendilerine de Circassien derler. Osmanlı kaynaklarında diğer Kafkas halkları ile birlikte Çerkes-Çerakis tabiri kullanılmaktadır. Araplar ise bunlara Şerkes-Şerakis adını verirler. &#160; [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/adige-dini-dunya-dinleri/">Adige Dini – (Dünya Dinleri)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font face="Maiandra GD"><font color="#0099cc"><span style="font-size: 30pt; font-weight: 700"> Adige Dini<br />
</span> </font><font color="#c0c0c0"><span style="font-size: 15pt; font-weight: 700"> (Dünya Dinleri)</span></font></font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Adıgeler Kuzey Kafkasya  halklarından olup, tarihin bilinen en eski devirlerinden günümüze kadar Kuzey  Kafkasya&#8217;nm orta ve batı kesimlerinde yaşayan ve Adıge dilini konuşan otohkton  halklardan birisidir. Batılılar onların ülkelerine Circassia, kendilerine de  Circassien derler. Osmanlı kaynaklarında diğer Kafkas halkları ile birlikte  Çerkes-Çerakis tabiri kullanılmaktadır. Araplar ise bunlara Şerkes-Şerakis adını  verirler.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Adıgeler bilinen en eski tarihleri içinde hiç bir zaman dinsiz bir dönem  geçirmemişlerdir. Tarih boyunca üç önemli dine mensup olmuşlardır. Bunlar eski  dinleri, Hıristiyanlık ve  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/islamiyet-sunnilik-dunya-dinleri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Müslüman</font></a>lıktır. Eski Adıge dini, üç ana grupta  incelenebilir. Birincisi  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/inanc/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">inanç</font></a>lar, ikincisi  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/ibadet/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">ibadet</font></a>ler, üçüncüsü de ahlaktır.  Bunların dışında büyü, sihir, tılsım, fal vb. batıl itikatlar ve  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Kutsal/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">kutsal</font></a>  tasavvuru içinde ele alınabilecek tabiattaki çeşitli varlıklarla ilgili kültleri  (dağ, ağaç vs.) sayabiliriz.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font style="font-size: 15pt" color="#ff0066" face="Maiandra GD"><strong> <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Tanri/" style="text-decoration: none"> <font color="#ff0066">Tanrı</font></a>  Tha<br />
</strong></font><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
Eski Adıge  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/inanc/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">inanç</font></a>larından en önemlisi hiç şüphesiz bütün dinlerde görülen Yüce  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Tanri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Tanrı</font></a> inancıdır. Adıgeler  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Tanri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Tanrı</font></a>&#8216;ya &#8220;Tha&#8221; ismini verirler. O kainatın  yaratıcısıdır, bütün mukadderat elindedir, kullarına acıyan, bağışlayan,  merhamet eden, sağlık veren ve aynı zamanda cezalandırandır. Tha&#8217;ya yüklenen bu  sıfatlar, tevhid inancının izlerini taşır. Adıge  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/inanc/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">inanç</font></a>larında Tha&#8217;nın dışında  başka  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Tanri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Tanrı</font></a>lar da mevcuttur. İkinci derecedeki  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Tanri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Tanrı</font></a>, Tha&#8217;nın insanları terbiye  vasıtası olan Yıldırım  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/ilah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">ilah</font></a>ı Şıble&#8217;dir. Bu ikisi dışında başka  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Tanri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Tanrı</font></a>lar da  görülür.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Ahiret,  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Cehennem/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">cennet</font></a>,  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Cehennem/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">cehennem</font></a>, ceza, mükafat, ruhun ölümsüzlüğü, yeniden dirilme,  melek, şeytan, cin eski Adıge  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/inanc/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">inanç</font></a>ları içinde yerini alır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"></font></p>
<table style="border-collapse: collapse" align="left" border="0" bordercolor="#111111" cellpadding="0" cellspacing="0" height="250" width="250">
<tr>
<td height="267" width="173"><center><!--adsense#reklam_250x250--></center></td>
</tr>
</table>
<p align="justify"><font style="font-size: 15pt" color="#ff0066" face="Maiandra GD"><strong> İbadet figürleri<br />
</strong></font><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
Eski Adıge dininde  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/ibadet/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">ibadet</font></a> de önemli bir yer tutar. Adıge  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/ibadet/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">ibadet</font></a>leri dans ve  müzik eşliğinde bir takım figürler icra edilerek mabet olarak kullandıkları  &#8220;<a href="https://www.bilgicik.com/tag/Kutsal/" style="text-decoration: none"><font color="#000000">kutsal</font></a> koru&#8221;larda yapılırdı. İbadeti Thamade yönetirdi. Diğer dinlerde görülen  oruç, kurban, dua vb.  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/ibadet/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">ibadet</font></a>ler eski Adıgelerde de mevcuttu. Doğum ve ölüme çok  önem verilir, bu iki olayla ilgili yapılan törenler en önemli dini görevlerden  sayılırdı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bütün bunlar dünyadaki diğer benzer ilkel dinlerde olduğu gıbi dinin ilk  kaynağının  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/ilah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">ilah</font></a>i olduğu ve tek  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Tanri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Tanrı</font></a> inancından, çok  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Tanri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Tanrı</font></a> inancına geçildigi  şeklindeki tezi desteklemektedir. Çünkü eski Adıge  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/inanc/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">inanç</font></a>ların da Tha merkezi bir  konumdadır ve herşeyin yaratıcısıdır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"> <font style="font-size: 15pt; font-weight: 700" color="#ff0066" face="Maiandra GD"> Vı Abıgeba?<br />
</font><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
Adıgeler üstün ahlaka önem verirler. Adıgeliği insanlıkla bir tutarlardı. Birisi  yanlış ve hatalı bir iş yaptığında &#8220;Vı Adıgeba?&#8221; (Adıge değil misin?) derlerdi.  Ahlaki umdeler ferdi ve sosyal hayatın tamamını düzenleyen şifahi kanunlar  bütünü Khabze&#8217;nin içinde yer alırdı. Khabze  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Kutsal/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">kutsal</font></a> sayılır ve ona uymayanlar  Thamadeler kurultayı tarafından cezalandırılır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Adigelerin Başlıca  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Tanri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Tanrı</font></a>ları</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Şıble: Yıldırım  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Tanri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Tanrı</font></a>sı<br />
Tlepş: Ateş ve demir  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Tanri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Tanrı</font></a>sı<br />
Thağalace: Bereket  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Tanri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Tanrı</font></a>sı<br />
Mezitha: Orman ve avcıların  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Tanri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Tanrı</font></a>sı<br />
Wvatha: Gök  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Tanri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Tanrı</font></a>sı<br />
Amış: Hayvanların koruyucu  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Tanri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Tanrı</font></a>sı<br />
Debeç: Tlepş&#8217;in ustası<br />
Pakue Dame: Yaşlı, çirkin büyücü<br />
Dev nine: Tüm devlerin türedikleri çok yaşlı bir kadın<br />
Kotıj: Adalet  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Tanri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Tanrı</font></a>sı<br />
Premethaj: Ateş  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Tanri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Tanrı</font></a>sı<br />
Setenay Guaşe: Yemğazeş Guaşe&#8217;nin kızı, bilge, cesur ve güzel Nart annesi</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Doğa Güçlerini Simgeleyen  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Tanri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Tanrı</font></a>sal Varlıklar</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Psetha: Ruhlar  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Tanri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Tanrı</font></a>sı<br />
Sewıseres: Fırtına  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Tanri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Tanrı</font></a>sı<br />
Blewus: Yılan  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Tanri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Tanrı</font></a><br />
Merıse: Yılan  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Tanri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Tanrı</font></a>sı<br />
Psıtha: Sular  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Tanri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Tanrı</font></a>sı<br />
Aytes: İlkbahar  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Tanri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Tanrı</font></a>sı</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font style="font-size: 15pt" color="#ff0066" face="Maiandra GD"><strong>Nart  Destanları<br />
</strong></font><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
Çerkes mitolojisinin ana kaynağını oluşturan anlatımlara “Nart destanları” adı  verilir. Nart destanları sadece Çerkes değil, neredeyse tüm Kuzey Kafkasya  halklarının ortak ürünüdür. Nart destanları Adigeler (Çerkes) dışında  Karaçay-Malkar Türkleri, Abhaz-Abaza, Oset, Çeçen-İnguş ve Kumuk Türklerinin  folklorunda da yer alır. Adige ve Abhazların Nart destanları eski Yunan  mitolojisiyle benzerlikler gösterirken, Karaçay-Malkar Türklerinin destanları  eski  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-adinin-anlami-turk-ne-demektir/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Türk</font></a> mitolojisine yakındır. Gerçekte kuzey Kafkasya’da ya da Adige  toplumunda Nart adlı bir soyun olduğuna dair somut bir bilgi olmamasına rağmen,  Nartların Çerkesler ve Kuzey Kafkasya halklarının ortak olarak yarattıkları düş  gücü kahramanları olduğu günümüz Kafkasya araştırmacıları tarafından kabul  edilmektedir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Çerkes mitolojisinde baş  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Tanri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Tanrı</font></a>, evrenin yaratanı olarak tapınılan Tha’dır.  İnanışa göre, insanlara acıyan, onlara yardım eden, sağlık veren Tha dışında  daha çok doğa güçlerini simgeleyen yardımcı  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Tanri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Tanrı</font></a>lar vardır. Çerkes  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/inanc/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">inanç</font></a>larının  önemli bir kısmı diğer tüm coğrafyalarda olduğu gibi animizm (cancılık) ve  büyüye dayanırdı. Çerkesler suya, ateşe, bitkilere, ormanlara, kayalara, gök  gürültüsüne ve yıldırıma tapmışlardır. Adigeler  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/ibadet/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">ibadet</font></a>, dans ve müzik  eşliğindeki bu tapınma eylemlerini, tapınak olarak kullanılan “<a href="https://www.bilgicik.com/tag/Kutsal/" style="text-decoration: none"><font color="#000000">kutsal</font></a> koru”larda  yaparlardı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Töreni Tha-made isimli bir rahip yönetir, Khabze kurallarına uymayanlar Tha-made’ler  tarafından cezalandırılırdı. Tören sırasında Tha’ya yalvarılır, kurban kesme  törenleri yapılırdı. Törene huaho denilen, anlamı olmayan sözler ve yakarışlar  eşlik ederdi. Bu yakarış ve ağıtlar veba, çiçek, humma ve benzeri hastalıklardan  ve yeni doğan bebeklerin nazardan korunması amaçlıydı.<br />
</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
</font><font style="font-size: 15pt" color="#ff0066" face="Maiandra GD"><strong> Kafkas Prometheus’u<br />
</strong></font><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
Kafkasya mitolojisinde devler, kahramanlar ve büyücülerle ilgili hikâyeler  önemle yer alır. Kabardey bölgesinde derlenmiş ve Yunanlıların Prometheus  öyküsünü hatırlatan bir anlatıma göre; Elbruz dağlarının tepesinde, koni  biçiminde büyük bir taş bulunmaktadır. Burada, sakalları ayaklarına kadar uzanan  yaşlı bir adam oturur. Bütün vücudu kıllarla kaplı, uzayan el ve ayak tırnakları  bir kartal pençesine dönüşmüş ve gözleri akkor kömür gibi kıpkırmızıdır. Boğazı,  vücudu, elleri ve ayaklarından kalın bir zincire bağlıdır. Mitolojiye göre bu  yaşlı adam bir zamanlar büyük Tha’nın çok yakınında yaşarken kendisini devirip  yerine geçmek istemiş, yenilgiye uğradığında da kendini bu halde bulmuştur.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Yine rivayete göre kendisini görmeyi çok az kişi başarabilir, ikinci kez görme  girişiminde bulunanlar ise ölürdü. Çoğunlukla hareketsiz duran adam arada  bekçilerine şu soruyu sorarmış: “Dünyada hâlâ kamışlar ve koyunlar üremekte  midir?” Bekçilerin olumlu yanıt vermesi üzerine öfkelenirmiş, çünkü dünyada  kamışlar ve koyunlar ürediği sürece cezasının devam edeceğini bilirmiş.  Ümitsizliğe kapılarak kayayı parçalamak istediğinde ise yer sarsılır, bağlı  bulunduğu zincirler şimşek ve gök gürültüsü yaratır, nefesi fırtınalar oluşturur  ve göz yaşları Elbruz Dağı’nın eteğinde kaynayan ve köpürerek akan bir nehre  dönüşürmüş.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Nart destanlarında anlatılan kahramanların tamamına yakını erkeklerden oluşur.  Fakat bu destanlarda anlatılan bir kadın kahraman vardır ki, konumu ve sahip  olduğu özellikleri bakımından erkek kahramanların hepsini gölgede bırakır. Bu  kahraman, Setenay ya da tam adıyla Setenay Guaşe’dir. (6)</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Anaerkil kültle ilgili olduğu anlaşılan Setenay’ı “Ana  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Tanri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Tanrı</font></a>ça” olarak anlatan  bir metin şu ana kadar elimize geçmiş olmasa da, Çerkes mitolojisi Setenay’ı güç  durumlarda akıl danışılan bilge kişi olarak tanımlar. Setenay, Büyük Nart  Kurultayı’nın çözemediği toplumsal sorunları çözer. Doğan  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Cocuk/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">çocuk</font></a>lara isim koyar.  O yalnızca iyi bir eş ya da âşık olunan güzel bir kadın değildir, aynı zamanda  iyi bir ev sahibesidir, kahramanlara yol gösterir, öğütler verir, geleceği  görür. Nart destanlarında sık sık karşımıza çıkan diğer figür,  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Tanri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Tanrı</font></a> Tlepş’tir.  Önceleri ateş  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Tanri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Tanrı</font></a>sıyken zamanla demirci  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Tanri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Tanrı</font></a> rolü üstlenen Tlepş’in,  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Tanri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Tanrı</font></a>  olmasına rağmen Abazin metinlerinde Setenay’a akıl danışması ilginçtir. Bu  anlatılara göre, Setenay Tlepş’in esin kaynağıdır. Sık sık Tlepş’in  dökümhanesine gider, yararlı araçlar yapması için onu özendirir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Doğurmadığı oğlu Sosrıkua’ya annelik eder. (7) Aşıwa lehçesindeki Abazin  metinlerinde, demirci Tlepş’in dökümhanesi ayrıntıları ile anlatılır. Bu  anlatılar Çerkeslerin demire verdikleri önemi gösterir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Önceleri Tlepş’in örsü taştan, çekici ağaçtandır. Sık sık Tlepş’in dökümhanesine  uğrayan Setenay, yeni örs ve çekiç modelleri yapar. Tlepş de bu modellerden  yararlanarak örsü ve çekici demirden, çekicin sapını ağaçtan yapar. Yılan  yavrularının boyunlarını birbirinin üzerinden geçirerek uyuduklarını gören  Setenay, Tlepş’e ellerinin yanmaması için yapabileceği bir aracı esinler. Maşa  ya da kerpeten böylece Setenay tarafından icat edilir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Aşıwa lehçesindeki Abazin metinlerine göre, Setenay’ın büyüttüğü Sosrıkua,  Nartlara ateşi getiren kişidir. Rivayete göre, Sosrıkua devin kafasını uçurup  evinden ateşi kapar ve “Hey koca Nartlar, yürekleri ateşten Nartlar,  korkmayınız, canlanınız! İşte size gerçekten, gerçek ateşi getirdim,” diyerek  insanları  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Tanri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Tanrı</font></a>lar karşısında cesaretlendirmeye çalışır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Kabardey anlatımında, daha çok Tlepş’in insan tarafı üzerinde durulur: Bunlara  göre yaşlı demirci ustası Debeç’in körüğü geyik derisinden,körüğün kulpu  kızılcık ağacından, ocağı tan güneşinden, kömürü kuru dikendendir. Çekici  kıvılcımlar saçar. Demire güç yetirebilecek, ona şekil verecek kendisi gibi  güçlü bir çırak arayan Debeç’e başvuranTlepş kendisini “doğurmayan bir annenin  oğlu” olarak tanıtır ve demircilik sanatını sürdürmeyi amaçladığını söyler.  Tlepş dökümhanede demirlerle konuşur, onları istediği şekle sokar. Çalışırken  tıpkı ustası Debeç gibi aksamaktadır. Nart destanlarında anlatılan demirci  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Tanri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Tanrı</font></a>  Tlepş, pek çok özelliği ile Yunan panteonunda yer alan Anadolu kökenli  Hephaistos’a benzer.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bilindiği gibi Hephaistos da demirci  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Tanri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Tanrı</font></a>dır ve aksaktır.  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Tanri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Tanrı</font></a>lar ve  kahramanlar için aletler, saraylar yapar. Zeus’un karısı Hera’nın oğlu olmasına  rağmen, Hera tarafından tek başına ortaya çıkarılmıştır. Tlepş de öykülerde  kendini anlatırken, “doğurmayan ananın oğluyum” der. Aşıwa lehçesindeki Abazın  metinlerine göre, Setenay’ın büyüttüğü Sosrıkua (Nasren), Nartlara ateşi getiren  kişidir. Bazı kaynaklarda Sosriquo veya Sawsrikua olarak da geçen Sosrıkua’nın  adı da zaten “sıcak  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Cocuk/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">çocuk</font></a>”, “ateş saçan”, “yakan erkek  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Cocuk/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">çocuk</font></a>” anlamına  gelmektedir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Rivayete göre, Sosrıkua devin kafasını uçurup evinden ateşi kapar ve “Hey koca  Nartlar, yürekleri ateşten Nartlar, korkmayınız, canlanınız! İşte size  gerçekten, gerçek ateşi getirdim,” diyerek insanları  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Tanri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Tanrı</font></a>lar karşısında  cesaretlendirmeye çalışır. Aşkarıwva lehçesinde anlatılan Abazin metinlerinde  ise, yaşlı ve çirkin büyücü Pakue Dame, Nartların ateşini devlere geri verir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Dev, ateşi geri getirmeye dağlara giden Nasren’i, Pakue Dame’nin kışkırtmasıyla  Elbruz’a zincirleyip çiviler. Üzerine salınan kartal, Nasren’e gün boyu işkence  yapar, ciğerini gagalar. Güneş batınca yarayı kanadı ile sıvar, yara kapanır.  Güneş doğunca aynı işkence yeniden başlar. Nasren’i Peterez kurtaracaktır. (8)</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Çerkesler için büyücüler korkulan ve yarı  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Tanri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Tanrı</font></a> kişiliğe sahip varlıklardır.  Büyücüler kıtlık getirebilir, halkı cezalandırabilir. Adige-Kabardey  anlatımlarına göre, kahraman Wuezırmes bir kadının  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Cocuk/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">çocuk</font></a>ları aç olduğu halde  büyücü Pakue’ye yemek taşıdığını ve Nart halkının da Pakue’ye yiyecek, içecek ve  armağanlar götürdüğünü görür. Wuezırmes, Nartların keçi sakallı, korkak Pakue’yi  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Tanri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Tanrı</font></a> sayıp armağanlar vermelerini, ona hizmet etmelerini onuruna yediremez.  Nartlar ise Pakue’nin üstlerine bela yağdırmasından korkar. Wuezırmes’in annesi,  Setenay’ın annesi Yemğazeş Guaşe’ye gider ve Wuezırmes’in, Pakue’nin başını  uçurmaya niyetli olduğunu söyler. Yemğzeş Guaşe, Wuezırmes’e   <font color="#000000">baba</font>sından kalan  Beyaz Yele’yi yeraltı ahırından çıkarmasını, eyerini demir kolonu ile almasını  söyler ve siyah bir sandıkta da her şeyi biçen kılıcı bulacağını ekler.  Wuezırmes Pakue’ye gider, kılıcını çekip kafasını uçuracakken Pakue zıplayarak  uçar, göklere yükselip örümcek ağından bir ev yapar. Yarı  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Tanri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Tanrı</font></a> Pakue yağmur  yağmasını engeller, yeryüzündeki suları kurutur, ülkede kuraklı k başlar. Zor  durumda kalan Wuezırmes, Setenay’a koşar. Setenay, beyaz yeleli atın Alp  soyundan olduğunu, iyice ısındıktan sonra üç kez kamçı ile vurulduğunda  gökyüzüne uçacağını söyler. Wuezırmes, Pakue’nin örümcek evine ulaşır. Pakue’yi  oyuna getiren Wuezırmes kılı- cını çekip başını vurur. Yeryüzünde yedi hafta  kanlı yağmur yağar. Toprak eskisi gibi verimli olur, ekinler büyür, ağaçlar  meyve verir, yeryüzü yeşile bürünür, kadınlar doğurmaya başlar.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Adigeler için değişik nedenlerle yaptıkları dini törenler çok önemlidir.  Çerkesler kuraklık yıllarında Hantso Guaşe şarkısı ile yağmur duası yapar,  kaybolan hayvanların kurtlar tarafından parçalanmaması için özel sihirli sözler  demek olan Hapeşcıpkhe ile kurtların ağzını bağlamaya çalışırlardı. Bugün bu  gelenekler ve yağmur duaları İslami  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/inanc/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">inanç</font></a>la birleştirilmiştir ve bazı Arapça  dualar okunarak hâlâ uygulanmaktadır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Dramatize edilmiş bir diğer tören ise Çapşakue’dir. Yaralının veya hastanın  uyuması halinde canının onu terk edeceğine inanan Çerkesler ölümü ağır yaralının  veya hastanın yanından kovmak için odada bulunan değerli eşyaları çıkarırlar.  Odanın girişine, her gelenin birkaç kez çarpacağı biçimde saban demirleri  yerleştirilir, ziyaretçiler topluca gelip hastanın yanına girdiklerinde hep  birlikte yüksek sesle gürültü yaparlardı. Genç kızlar tören elbiselerini giyip  törene katılır, çeşitli dans ve şarkılarla hastanın uyumamasını sağlarlardı.  Bugün bu gelenek daha yumuşatılmış bir şekilde hâlâ görülür. Eski Adige ayinleri  ve sembolik törenleri arasında, dramatize edilmiş bir temsil olan Ajağafe keçi  dansının da önemli bir yeri vardır. Hayvancılık ve tarım takvimine bağlı olan  Adige hasat bayramları hayvan hareketlerini taklit eden Ajağafe oyunları ile  süslenir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Yazımızı, korkulan  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Tanri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Tanrı</font></a>lardan biri olan orman ve avcıların  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Tanri/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Tanrı</font></a>sı Mezitha’ya  adanan bir şarkı ile bitirelim:</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">“Senin adını anıyoruz Mezitha<br />
Bıyıkların kızıl alev<br />
Yakarılarımız da senin için<br />
Kızıl içki (kan) akıtıyoruz<br />
Cömertçe, bolca<br />
Bu ancak sana yaraşır<br />
Albir keçi kurban edildi senin için<br />
Genç ve doğurmamış bir kadın/Önünde diz çökmüş<br />
Ak elli<br />
Sen ki her şeyi bilen!<br />
Güçlü meşe uçlarını yere eğen!<br />
(…)<br />
Başını salladığında<br />
Ormanlar uğuldar/Eyvah!<br />
O anda vahşi hayvanlar inlerinde titrer<br />
Bütün yakarılarımız<br />
Mezitha içindir&#8230;”</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
</font><font style="font-size: 15pt" color="#ff0066" face="Maiandra GD"><strong>Eski  Adıge geleneklerine ve yaşamına ilişkin bazı bilgiler<br />
</strong></font><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
• Adıgeler &#8220;demokratik&#8221; ve &#8220;aristokratik&#8221; diye nitelendirilebilecek iki grupa  ayrılıyordu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu iki grup ve alt grupları arasında,ortak özellikler yanında farklılıklar da  vardı. Bu nedenle, her konuyu kapsayan ortak bir Adıge (Çerkes) özellik ya da  karakterinin bulunduğu söylenemez. Birbirine benzeyen özellikler, genellikle  büyüğe ve yaşlılara saygı, kız erkek görüşmesinin nişanlılık öncesinde serbest  olması, kızın kaçarak da evlenebilmesi, gelinin kocası ve diğer erkeklerle bir  süre konuşmaması, kocasıyla birlikte görünmemesi, birlikte yemek yememesi,kocası  gelmeden yatmaması, kendinden büyük aile bireyleri yanında oturmaması, vb.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">• Sınıfsal olarak,derebeyi topluluklarında,sözgelişi K&#8217;emguylarda,sıkı bir  kaynana (guaşe/?????) otoritesi vardır, gelin kaynanasından izinsiz bahçe dışına  adım bile atamazdı. Bu sıkı disiplin ve gelenek farklılıkları nedeniyle,  demokratik ve derebeyi toplulukları arasındaki evlenmeler de sınırlı düzeydeydi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">• Değişik özellikler, daha çok, iş yaşamı ve konuk ağırlama alanlarında  görülür.Aristokratik ya da derebeyi topluluklarında köle kadınlar tarlada  çalıştırılırken, özgür kadınlar, ev işleri dışında çalıştırılmazlardı, ayıp  sayılırdı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Aynı biçimde soylu sınıfı da kol gücü gerektiren işlerde çalışmazdı, soylular  için çalışmak, kendileri açısından aşağılayıcı ve ayıp bir uğraş sayılırdı. Ama  demokratik topluluklarda aksine bir görüş vardı, kadın-erkek herkes, en zengin  ve yönetici olanlar dahil, herkes tarlalarda çalışabilirdi. Örneğin, Şapsığlarda  konukluk süresinin bir hafta olduğu, ardından konuğun da ev halkından sayılarak,  ev halkı ile birlikte çalışması gerektiği anlayışı da vardı. Demokratik  topluluklarda çalışmamak ve tembellik ayıp sayılır, kınanırdı. İlkbahar  aylarında,1950&#8217;lere değin,nakaratlar biçiminde iş türküleri  söyleyerek,tarlalarda imece usulü (hafı/?????) ya da ödünç gün karşılığı mısır  çapalayan kalabalık Şapsığ ve Abadzeh topluluklarıyla sık sık karşılaşılabilirdi  (Düzce,Sakarya,Samsun,vb birçok yerde).O dönemler,serpme usulü mısır  ekiliyor,daha ileri bir teknik olan çizi (sıra) usulü mısır ekimi,Türkiye  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-adinin-anlami-turk-ne-demektir/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Türk</font></a>  ya da Adıge köylüleri tarafından henüz bilinmiyor,çapa işi için çok kişinin  birlikte kol gücü gerekiyordu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font style="font-size: 15pt" color="#ff0066" face="Maiandra GD"><strong>Konuk  ağırlama biçimleri,soylular ve köleler<br />
</strong></font><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
• Bütün Adıge toplulukları konukseverdir,evine gelen bir konuğu  ağırlar.Ancak,farklılıklar vardır.Örneğin,Kabartay ya da derebeylerine bağlı  köylüler,istemeseler de,bir angarya olarak derebeyinin konuklarını ağırlamak  zorundaydılar.Ayrıca konuk ağırlama yükümlülüğü bulunmayan köle nüfusu da  çoktu.Sonuç olarak,Kabartay geleneğinde,demokratik topluluklarda olduğu  gibi,tanımadığı ve karşılaştığı birini,evine konuk olarak &#8220;buyur etme usulü&#8221;  yoktur;bu nedenle,sözgelişi Kabartay&#8217;ın evine çağırılmadan girmek,bir emrivaki  yapmak ve ağırlamalarını istemek gerekir,o zaman konuk ağırlanır.Aksi takdirde,Kabartay  geleneğinin bu farkını bilmeyen,sözgelişi bir Abadzeh ya da Şapsığ&#8217;ın sokakta  kalması işten bile değildir.Başka bir yarı feodal topluluk olan K&#8217;emguylarda  ise,haberli olarak konuk olmak ve ziyaret makbuldür.Ama kendiliğinden kapıyı  açıp bahçeye giren her konuk ve ziyaretçi kabul edilip ağırlanır,ama bu geliş  biçimi şık bir geliş biçimi olarak algılanmaz.Vıbıhlarda ise her köyün bir ortak  konuk evi bulunur,akraba ve tanıdık kişiler dışındaki konuklar köy konuk evinde  ağırlanırdı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">• Kölelerin konuk ağırlama yükümlülükleri yoktu.Köle nüfusu fazla olan  topluluklarda geleneksel farklılıklar da oluşmuştur.Köle olmayan birinin,sözün  gelişi köle birine konuk olması olacak şey değildir,ayıplanmaya,dahası toplumdan  dışlanmaya da yol açabilirdi.Köle bir erkeğe kaçan köle olmayan bir kız ise,en  azından,çok ayıplanır,çoğunca ailesi,soyu ve akrabaları tarafından red  edilir,dahası köle gibisine aşağılanırdı.Bu tür feodal anlayışlar,zayıflamış da  olsa,Türkiye&#8217;de yer yer,varlığını halen sürdürmektedir.Yine de,köleler,Adıge  geleneğinin korumasından yararlanırlardı;demokratik topluluklarda azatlı  kölelerin köle kökenli oldukları yüzlerine vurulmaz,kendileri için ayağa  kalkılarak karşılama yapılırdı.Bir Adıge karşısında ayağa kalkmamak,o kişiyi  köle gibi aşağılamak anlamına gelirdi ve sonucu korkunç  olabilirdi.Ancak,derebeyleri,statü olarak alt düzeylerinde olan kişiler  karşısında ayağa kalkmazlardı.Demokratik topluluklarda,tam köle de olsa, zayıf  insanların ezilmelerine ve açıktan aşağılanmalarına izin verilmez,köle kızlarla  evlenilebilirdi.Bu tür örnekler Şapsığ ve Abadzehler arasında çoktu.Azatlı köle  erkeklerin,özellikle Şapsığlar arasında yalnız ve  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Cocuk/" style="text-decoration: none">çocuk</a>lu dul kadınlara içgüveyi  (tlekhehaj/??????????) olmaları da kabul görürdü.Köleler,feodal dönemde,en  çok,soyluların ve işbirlikçileri olan zengin köylülerin borç  alacağı,tutsaklık,vb nedenler karşılığı köleleştirdiği,sömürdüğü ve aşağıladığı  yoksul köylülerdir. Bunların  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Tanri/" style="text-decoration: none">Tanrı</a> tarafından &#8220;aşağı&#8221; bir soy ve &#8220;kirli&#8221; bir  kandan gelme olarak yaratıldıkları,mızmız,sürekli yakınan,köle damarı günde yedi  kez başına vuran,doyumsuz ve yüz verilmemesi gereken kişiler oldukları biçiminde  tipik bir soylu ideolojisi oluşturulmuştu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">• Derebeyi topluluklarında,soylu (pşı-verk) olanların,özellikle kadınlar  arasında,üstün bir &#8220;soylu ve temiz kan&#8221; (????1?;????????)  taşıdıklarına,özellikle soylu kızların tükürüklerinin (1????) ve dualarının  &#8220;şifa verici&#8221; (ezeğu/1??????) olduğuna inanılırdı.Bu tür feodal  inanışlar,1950&#8217;li yıllara değin,Türkiye&#8217;de hala yaygındı.Soylu kızlar,sözgelişi  Besleneylerde hastalara götürülür,tükürükleri şifa niyetine yaralara ya da  hastalara sürülür,dua ettirilirdi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"> <font style="font-size: 15pt; font-weight: 700" color="#ff0066" face="Maiandra GD"> Ceza verme biçimleri<br />
</font><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
Adıgelerde,derebeyi toplulukları dışında,yani demokratik topluluklarda,çok özel  durumlar dışında,ölüm cezası yoktu.En ağır ceza,ölümden de kötü bir ceza olan  toplumdan dışlanma ya da kovulma,yani bir tür aforoz cezasıydı.Böyle bir kişi  ile,o topluluk ya da başka bir topluluk içinden hiç kimse konuşmaz ve onu yanına  sokmazdı,&#8221;ünü&#8221; de hızla bütün bir ülkeye yayılır,bu tür cezalı kişiler,sonunda  ve çoğunlukla intihar etmek ya da bir soyluya köle (vıneut) olmayı kabul etmek  zorunda kalırdı,bu arada,en küçük bir olayda, yeni efendisi tarafından  burdurularak satılabilirdi de. Aristokratik topluluklarda derebeylerinin  kölelerini öldürebilmeleri yanında,köle olmayanların da,işledikleri suçlar  nedeniyle kovulması,köle (vıneut/???1??;ev hizmetleri kölesi)  yapılması,satılması,sözgelişi Rus hükümetince yasaklanmadan önce,derebeylerince  öldürülmesi durumları da görülebiliyordu.Yargılama ile verilen ölüm  cezaları,genellikle &#8220;psıkhadze&#8221; (????????),yani taş bağlanıp suda b<a href="https://www.bilgicik.com/tag/Ogul/" style="text-decoration: none"><font color="#000000">oğul</font></a>ma,  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/peygamberimizin-hayati-hz-muhammedin-hayati/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Muhammed</font></a> Emin&#8217;in kurdurduğu şeriat mahkemelerince verilen ölüm cezaları  da, çoğunlukla kurşuna dizilme biçiminde yerine getirilirdi.Adıgelerde geleneksel  anlamda hapishane yoktu,cezalar çalışma ya da maddi bir bedel karşılığı yerine  getirilirdi.Ancak,casuslara ve düşmanla işbirliği yapanlara karşı en ağır  cezalar uygulanırdı,ama yine de,işkenceye ve aleni aşağılamaya izin  verilmezdi.Rus tutsaklara bile işkence yapılmazdı.Bu nedenle çok sayıda Rus eri  firar edip Adıgelere sığınıyordu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">• Feodal topluluklar arasında,feodal iç bölünmeler nedeniyle,dayanışma  zayıftı;ama Abadzeh ve Şapsığ gibi,Meotlar döneminden kalma bir arkaik  demokrasisi bulunan topluluklar çok sıkı bir dayanışma içindeydiler,bu nedenle  bunlar,yapılan dış saldırılara sert ve toplu karşılık verirlerdi,düşman da  işbirlikçiler bulamaz ve sonunda çekilmek zorunda kalırdı.Natuhay,Şapsığ,Hak&#8217;uç,Vıbıh  ve Abadzehler&#8217;de egemenlik &#8220;feqotl&#8221; (kendi başına buyruk kişi) denilen,efendisiz  ve eşit haklı özgür bireylerden oluşan halka aitti.Yarı feodal toplulukların &#8220;fekotl&#8221;  (??????1;Kabartayca: ????????1) kesimi ise,efendili,yani derebeylerine bağlı  idi,ama fekotl&#8217;lar ,isterlerse efendilerini terk edebilir,serbestçe başka  yerlere yerleşebilirlerdi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">• Adıgeler arasında,özellikle derebeyi toplulukları içinde sert bir kan gütme  geleneği ve karşılıklı öldürmeler yaşanırdı.Ayrıca yoksul köylüler ile  derebeyleri arasında sık sık çatışmalar olurdu.Adıge halk ozanı Tsığo Tevçoj&#8217;un  (??????? ?????) &#8220;Pşı-verk zav&#8221; (Derebeyi Savaşı) adlı şiirsel destanı ve ünlü  yazar İshak Meşbaş&#8217;ın &#8220;Bzıyqo zav&#8221; (Bzıyko Savaşı;Türkçesi &#8220;Bitmeyen  Umutlar&#8221;,Ankara,1994) adlı romanı bu tür konuları işlemektedirler.<br />
</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
</font><font style="font-size: 15pt" color="#ff0066" face="Maiandra GD"><strong> Mülkiyet anlayışı<br />
</strong></font><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
• Özel mülkiyet yanında,köy meraları,orman ve su kaynakları gibi mallar üzerinde  ortak toplum mülkiyeti vardı.Miras konusunda ise,Şapsığlar ve köleler (pşıtlı/????1?)  kadına erkek ile eşit miras hakkı (ç&#8217;en/?1??) tanırken,feodal topluluklar ile  Abadzeh ve Vıbıhlar tanımıyorlardı. Köleler üzerinde de sahiplerinin özel  mülkiyet hakkı vardı.Özellikle en alt düzey köleler (vıneut) toplantı ya da  ziyafetlerde ayakta,elleri üstüste ve sessizce kapı kenarında hizmete hazır  bekletilirlerdi.Özgürlüğünü bir bedel karşılığı satın alan kölelere,&#8221;azatlı  köle&#8221; (pşıtlı şhaşefıj/????1? ???????????) denirdi,bunlar özgür köylü (feqotl/??????1)  haklarına sahip olsalar da,yine de,eskiden köle oldukları bilinir ve kendilerine  mesafe konurdu.Çok sıkı bir soy ve şecere takibi vardı.Kölelerin ve yabancıların  yanında şifreli bir dil (uerqıbze/????????) kullanılırdı.Kölelerin &#8220;vıneut&#8221;  (???1??;ev,kapıkulu köle,yani mülksüz ya da mal olan köle) denilen kesimi,Adıge  geleneğinden en az yararlanan kölelerden oluşurdu ve bunlar satılabilirdi.&#8221;Pşıtlı&#8221;  (????1?;derebeyinin adamı) ya da &#8220;hatıvel&#8221; (???????) denilen toprak kölelerinin  (serfler) ise ,özel mülkiyeti ve hukuku bulunur,bunlar satılmazdı;ama  efendilerinin tarlalarında çalışır,hayvanlarına bakar,angarya hizmetleri  görür,kazançlarının ve kızları için aldıkları başlık bedellerinin (vase/????)  bir bölümünü efendilerine verir ve efendilerini terk edemezlerdi;köleleri itaat  altında tutan katı kural ve sert yaptırımlar vardı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Demokratik bir toplum sayılmalarına ve soylu sınıfı bulunmamasına karşın,Vıbıhlar  arasında,bir veriye göre tüm nüfusun dörtte biri oranında bir köle nüfusu da  vardı.Bu nedenle Vıbıhlar arasında,köle emeği sayesinde çalışmadan geçinen ve &#8220;Kuaşkha&#8221;  denen, yönetimde de etkili olan,köle sahibi ve sömürücü bir zengin köylü zümresi  bulunuyordu.&#8221;Başlıca ihracat köle kızlardan oluşuyordu ve bunlar haremler için  Osmanlı&#8217;ya götürülüyorlardı&#8221;.Vıbıh kuaşkhalar Çerkesya&#8217;nın en zengin  kişilerinden olduklarından,yoksul bölgelerde yaşayan Abadzeh,Ciget ve Abhazlar  gibi kendi kölelerini değil,Abadzehler&#8217;den ve diğerlerinden satın aldıkları  köleleri,gerekli eğitimleri de vererek Osmanlı esir tüccarlarına satarlardı.Asıl  köle ihracatı ise,nüfusunun onda biri köle olan Abadzeh bölgesinin köle  tüccarları tarafından doğrudan ya da Vıbıhlar aracılığıyla Vıbıh limanları  üzerinden Türkiye&#8217;ye yapılıyordu (L.İ.Lavrov,Vubıkh&#8217;lar Hakkında Etnografik Bir  Araştırma,Kafkasya Gerçeği Der.,sayı 8,Samsun,1992,s.46-59).Abadzeh bölgesinde  Şhaguaşe Irmağı (Byelaya) sol yakasında ve bugünkü AC&#8217;nin Maykopski rayonunun  Kamennomostski beldesi yakınlarındaki bir yerde büyük bir Abadzeh Köle Pazarı  bulunuyordu.Bu arada Vıbıh zenginler (kuaşkha&#8217;lar),özel olarak eğittikleri çok  güzel köle kızlarını ise,yüksek para ve armağanlar karşılığı Osmanlı haremlerine  (özellikle Saray&#8217;a) gönderiyorlardı.Nitekim son dönem Osmanlı padişahlarının  çoğu,bu tür Vıbıh köle (cariye) kadınlardan doğmadır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">• Nezaket kuralları ve onur anlayışı</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">• Özellikle demokratik topluluklarda kadına çok değer verilir,sözgelişi yük  taşıyan kadının yükü hemen alınıp taşınır,kavga eden iki erkek,araya bir kadının  girmesiyle kavgayı bırakırdı,vb.Bir atlı yolda giden bir yaşlıya yetiştiğinde ya  da karşılaştığında,atından iner,yaşlıya atına binmesini teklif eder,sol  tarafından ve daha geriden atı elinde yaya olarak yürür,yaşlının yinelenen  teşekkür ve ricaları üzerine onu geçer ve bir süre,daha hızlı tempoda ve yaya  olarak yoluna devam edip uzaklaştıktan sonra atına binerdi.Yaya giden genç de  benzeri kurallara uyar,yaşlıyı izinsiz geçmezdi.Damat,karısının köyüne  yaklaştığında atından iner,atı elinde yürüyerek köye girerdi.Yeni damat,ilk  ziyaretinde,eşinin ailesinden olan ve evde bulunan küçüklerin bile elini  öper,büyüklerin karşısında asla oturmaz ve konuşmazdı,damada refakat eden  arkadaşı konuşur,ama büyüklerin karşısında asla oturmazdı.Böylece karısına,onun  yakınlarına ve köylülerine duyduğu saygıyı göstermiş  olurdu.Evlenmeler,genellikle karşılıklı anlaşmaya dayanırdı,kural (khabze) dışı  olduğundan,asla akraba evliliği yapılmazdı.Akrabalar birbirlerini geniş bir  ailenin üyeleri,yani kardeş görürlerdi.Bu nedenle akraba evliliğinden  kaynaklanma sakatlıklar ve delilik Adıgelerde yok denecek kadar azdır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">• Köyün saygın gençleri birbirleriyle ve köyün kızları ile kardeş sayılırdı.Bu  gençler köyün kızlarını at sırtında ve beraberlerinde başka köylerdeki düğün ve  eğlentilere götürebilirlerdi.En ufak bir sorunla karşılaşılmazdı,aksi takdirde  kişinin hayatı söner,soyu da lekelenmiş olurdu.Özellikle demokratik  topluluklarda bir kız istemediği ile evlendirilmezdi.Yeni gelin büyükleri  karşısında oturmaz,konuşmaz,yemek yemez,elleri üstüste ve sessizce kapı  kenarında hizmete hazır bekler,sırtını büyüklerine çevirmez,geri geri çekilip  odadan çıkardı,o denli de saygı ve sevgi görür,kendisine asla iş buyurulmaz,ezilmez  ve azarlanmazdı.Gelin sonraları da çocuğunu gezdirmez ve yaşlı erkekler  karşısında çocuğuyla birlikte görünmezdi.Çocuğa nine ya da evin başka kadınları  bakardı.Kocası da,herkes uyuduktan sonra odasına,karısının yanına sessizce ve  görünmeden girer,gün ağarmadan aynı biçimde,gerekirse pencereden dışarı  çıkardı.Kadın da kocası ile birlikte kalkar,akşamdan kalmış işleri sessizce  bitirmeye çalışırdı.Bahçeyi dolaşır,kalmış çöpler varsa,belli etmeden eğilip  kaldırırdı.Son derece temizlik ve nezaket kuralları geçerliydi.Karı koca  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Cocuk/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">çocuk</font></a>ları oluncaya dek konuşmazlardı.Gelin odasına leğune (???????) denir ve  buraya gelinin kadın yakınları dışında kimse girmezdi.Gelin odasında,ateş  yakılan ve su ısıtılan bir ocak,ocağın yanında gece banyo alınan,ardından yatak  ve yorganların konduğu bir dolap bulunurdu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">• Hiç kimse kendisini övmez,övmeyi başkalarına bırakır,kendilerini övenler de  gizlice alaykonusu olur,itibar aşınımına uğrarlardı.Bunun gibi adeta sayısız  görgü kuralı vardı ve bu kuralları çiğneyenler saygınlıklarını  yitirirlerdi.Saygın ya da kişilikli olana büyük bir değer verilirdi.Soylu ya da  değil,kişinin saygınlığını yitirmesi,özellikle yüz kızartıcı bir suç  işlemesi,silinmez bir leke oluşturur,dahası şarkılara da konu olabilir,&#8217;ünü&#8217;  bütün Adıge ülkelerine yayılabilirdi.Bir yönüyle,Adıge olmak,zor bir şeydi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">• Bir Adıge için aşağılanmak en onur kırıcı şeydi.Geleneklere saygısızlık  göstermek, yalancılık,korkaklık ve özellikle savaştan kaçmak,en onur kırıcı  davranışlardandı.M.Y. Lermontov&#8217;un savaş alanından korkup kaçan bir Çerkes  gencini konu edinen &#8220;Savaş Kaçağı&#8221; ya da &#8220;Harun&#8221; öyküsündeki tiplemesi bu  aşağılanmayı ve sonucunu çarpıcı bir biçimde sergilemektedir (bk.Harun,&#8221;Kafkasya  Kül.Der.&#8221;,sayı 22,Ankara,1969).</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">• Abadzeh ve Şapsığ gibi topluluklarda ve batılı diğer Çerkes  topluluklarında,karşılaşılan kişiler,gelenek ve nezaket kuralları  gereği,selamlaşmadan hemen sonra,&#8221;Buyur&#8221; (????????) denilerek,özellikle  Abadzehlerde,konuk olması için eve davet edilirlerdi.Yaşlılar bir başına yemek  yemeyi sevmez,çoğunca bir başkası çağırılıp onunla yerdi.Her varlıklı evin &#8220;haç&#8217;eş&#8221;  (x???1??) denilen bir konuk odası ya da ayrı bir küçük evi olurdu.Bir aile bütün  bir servetini bir konuk ziyafetinde harcayabilir, konuğa, saygınlığı ölçüsüne  göre,o denli büyük önem verilirdi.Toplum içi yardımlaşma ve paylaşmanın yaygın  ve gelişmiş olması nedeniyle,düşkün insanlar ve dilencilerle karşılaşılmazdı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Adıgeler boza (??????,????????) ve benzerleri dışında alkollü içki  kullanmazlardı.İçki,sonradan Tatar,Rus,<a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-adinin-anlami-turk-ne-demektir/" style="text-decoration: none"><font color="#000000">Türk</font></a>,vb gibi başka toplumlardan  alınmıştır.Ancak,günümüzde Diasporanın aksine,Kafkasya&#8217;daki Adıgeler  arasında,özellikle Sovyetler döneminde içki kullanımının yaygınlaştığı,içki  yüzünden kızların ürkütüldüğü,kızların ve ailelerin Adıge erkeklerine olan eski  güvenlerini yitirdikleri,geleneksel halk danslarına kadın katılımının ise çok  azaldığı,folklor ekipleri dışındaki geleneksel halk oyunlarının (?????), eskiden  seferlerde ve köleler arasında uygulandığı gibi,&#8221;Hugegu&#8221; (????????;erkek erkeğe  dans) biçimine dönüştüğü,geleneksel anlamda kız ve erkeklerin birbirlerinden  hayli uzaklaştıkları görülmektedir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">• Her ikisi de demokratik toplum üyesi olmakla birlikte,sözgelişi bir Abadzeh  ile Şapsığ arasında da farklılıklar vardı.Örneğin,bekar bir Abadzeh  delikanlısının bir bebeği kucağına alıp gezdirmesi,&#8221;<a href="https://www.bilgicik.com/tag/Cocuk/" style="text-decoration: none"><font color="#000000">çocuk</font></a> bakıcısı oldu&#8221;  biçiminde ayıplanırken,Şapsığ ve Vıbıhlarda tam tersi geçerliydi,yeğenler,akraba  ya da tanıdık  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Cocuk/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">çocuk</font></a>ları kucakta gezdirilebilirdi.Abadzeh ketum ve kendi çevresi  dışındakilere karşı mesafeli dururken,Şapsığ daha açık fikirli olabilirdi.  Şapsığlar kendi halinde,tarım,hayvancılık ve balıkçılıkla geçinen,aile ve  akrabaları çerçevesinde kalan,politikayla pek ilgilenmeyen kimseler iken,Vıbıh  ve Kabartaylar içinden politikacılar ve usta diplomatlar yetişmiştir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Köleler her yerde aşağılanırken,örneğin Şapsığlar arasında kölelik kurumu  yoktu,vb (Ayrıca bk.Jebağı Baj,&#8221;Çerkesya&#8217;da Sosyal  Yaşayış-Adetler&#8221;,Ankara,1969;&#8221;Kafkasya Kül.Der.&#8221;,sayı 39-42,Ankara, 1973).</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">• Demokratik topluluklar barışçıydılar,ırk ve din ayırımını bilmeyen,herkesi  kendileri gibi dürüst sanan saf kimseler idiler.Bu saflıkları,bazı güç  odaklarınca zaman zaman,olumsuz anlamda kullanılabilmiştir:1840&#8217;da Osmanlı ve  İngiliz ajanlarına,vb kanıp yardım geleceği düşüncesiyle Rus askeri  hatlarına,bazıları 10-15 bin kişiyi bulan kalabalıklar biçiminde genel bir  saldırı yapılması ve karşılığında büyük bir zayiat verilmesi,moral  çöküşü;isyanlarla hırpalanan ve Çerkeslerin Balkanlar&#8217;dan çıkarılmasının resmen  görüşüldüğü bir ortamda,1878 öncesinde,çökmekte olan Osmanlı yönetimi adına  Balkanlar&#8217;da para karşılığı gönüllü milis gücü yazılma, Balkanlar&#8217;daki  Hıristiyan toplulukların,Rus ve Avrupa&#8217;nın düşmanlığını Çerkes toplumu üzerine  çekme;1920&#8217;de,güçlenen TBMM yönetimi karşıtı Biga,Adapazarı,Düzce ve Yozgat  ayaklanmalarına katılma,vb.Ama,yine de,kirli ve yüz kızartıcı (fuhuş ve  uyuşturucu kaçakçılığı gibi) işleri benimsemez,genellikle insana insan olduğu  için değer verir,işkenceden ve insanı aşağılamaktan kaçınır;özsavunma dışında da  hiç kimseye saldırmazlardı: Örneğin,1838&#8217;de Tuapse&#8217;ye çıkartma yapan Ruslarla  Şapsığların çarpışmalarını bir köşede resmeden ve daha sonra Osmanlı Saray  ressamı da olan s<a href="https://www.bilgicik.com/tag/ilah/" style="text-decoration: none"><font color="#000000">ilah</font></a>sız Rus ressamı İ.K.Ayvazovski&#8217;ye (1817-1900)  dokunmamış,tabloya bakmakla yetinmişlerdi (bk.Şapsugiya gazetesi,No.1). </font></p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/dunya-dinleri/">»<span lang="tr">  &#8220;Dünya Dinleri&#8221; Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span></span></font></strong></p>
<p align="center"> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, &#8220;www.dunyadinleri.com&#8221;dan alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></p>
<p align="center"> <strong><font color="#808080" face="Arial"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/dunya-dinleri/" style="text-decoration: none"> <font style="font-size: 8pt" color="#ffffff">Dünya Dinleri</font></a></font><font style="font-size: 8pt" color="#ffffff" face="Arial">, </font><font color="#808080"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/dunya-dinleri/" style="text-decoration: none"> <font style="font-size: 8pt" color="#ffffff" face="Arial">Bütün Dinler</font></a></font><font style="font-size: 8pt" color="#ffffff" face="Arial">, </font><font color="#808080"> <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Din/" style="text-decoration: none"> <font style="font-size: 8pt" color="#ffffff" face="Arial">Din</font></a></font><font style="font-size: 8pt" color="#ffffff" face="Arial">, </font><font color="#808080" face="Maiandra GD"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/islamiyet-dunya-dinleri/" style="text-decoration: none"> <font style="font-size: 8pt" color="#ffffff" face="Arial">İslamiyet</font></a></font><font color="#808080" face="Maiandra GD" size="2"><font style="font-size: 8pt" color="#ffffff" face="Arial">, </font><font color="#808080" face="Maiandra GD"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/hristiyanlik-dunya-dinleri/" style="text-decoration: none"> <font style="font-size: 8pt" color="#ffffff" face="Arial">Hristiyanlık</font></a><font style="font-size: 8pt" color="#ffffff" face="Arial">, </font><font color="#808080"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/alevilik-dunya-dinleri/" style="text-decoration: none"> <font style="font-size: 8pt" color="#ffffff" face="Arial">Alevilik</font></a></font><font style="font-size: 8pt" color="#ffffff" face="Arial">, </font><font color="#808080"> <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Sunnilik/" style="text-decoration: none"> <font style="font-size: 8pt" color="#ffffff" face="Arial">Sünnilik</font></a></font><font style="font-size: 8pt" color="#ffffff" face="Arial">, </font><font color="#808080"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/budizm-dunya-dinleri/" style="text-decoration: none"> <font style="font-size: 8pt" color="#ffffff" face="Arial">Budizm</font></a></font><font style="font-size: 8pt" color="#ffffff" face="Arial">, </font><font color="#808080"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/musevilik-dunya-dinleri/" style="text-decoration: none"> <font style="font-size: 8pt" color="#ffffff" face="Arial">Musevilik</font></a></font></font></font></strong></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/adige-dini-dunya-dinleri/">Adige Dini – (Dünya Dinleri)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/adige-dini-dunya-dinleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
