<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Gercek | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/gercek/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Fri, 21 Jun 2013 14:19:52 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Mutlak Güzellik Var mıdır?</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/mutlak-guzellik-var-midir/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/mutlak-guzellik-var-midir/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Feb 2010 10:45:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim Kalemimizden]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Estetik]]></category>
		<category><![CDATA[Evrensel Güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[Gercek]]></category>
		<category><![CDATA[Guzel]]></category>
		<category><![CDATA[Güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[Kötü]]></category>
		<category><![CDATA[Mutlak Gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[Mutlak Güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[Mutlak Güzellik Var mıdır]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=5328</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mutlak Güzellik Var mıdır? Dünyada hem mutlak hem de göreceli varlık ve değerler bulunmaktadır. Mutlak değer ve varlıklar, tüm insanlığın kabul ettiği evrensel gerçekliklerdir. Göreceli varlık ve değerler ise, algılanışı insandan insana değişen kişisel kabullerden oluşmaktadır. Pozitif bilimler yoluyla incelenen mutlak gerçek, deneysel yollarla tüm insanlığa sunulan ve aksi bilimsel yollarla ortaya konulmadığı sürece evrensel [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/mutlak-guzellik-var-midir/">Mutlak Güzellik Var mıdır?</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><span style="font-size: 22pt; font-weight: 700; font-family: Maiandra GD;"> <span style="color: #00cc66;">Mutlak</span><span style="color: #ff3399;"> </span> <span style="color: #ff9933;">Güzellik</span> <span style="color: #ff66cc;">Var </span> <span style="color: #c0c0c0;">mıdır?</span></span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;"> <img decoding="async" style="margin: 5px;" src="https://www.bilgicik.com/resimler/yazi/guzellik.jpg" alt="" width="220" height="183" align="left" />Dünyada hem mutlak hem de göreceli  varlık ve değerler bulunmaktadır. Mutlak değer ve varlıklar, tüm insanlığın  kabul ettiği evrensel gerçekliklerdir. Göreceli varlık ve değerler ise,  algılanışı insandan insana değişen kişisel kabullerden oluşmaktadır. Pozitif  bilimler yoluyla incelenen  <span style="color: #000000;">mutlak</span> gerçek, deneysel yollarla tüm insanlığa  sunulan ve aksi bilimsel yollarla ortaya konulmadığı sürece evrensel bir  gerçeklik olarak var olacak bilgi ve duyumsayışları kapsamaktadır. Örneğin “<em>Dünya’nın  Güneş tarafından ısıtıldığı</em>” bilimin çağımızdaki gelişimi doğrultusunda  yapılan araştırma ve deneyler sonucunda elde edilmiş mutlak bir bilgidir. Bu  bilgi, bilimsel yollarla çürütülmediği takdirde tüm insanlık için evrensel  gerçeklik değerini taşıyacaktır. “<em>Güneş’in tan atımı zamanında dağların  ardından kızıl renge bürünen göğe yükselişi ile ortaya çıkan manzara</em>” ise,  mutlak bir gerçekliğin dışında göreceli bir değerdir.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">Kişilerdeki “<strong>estetik algı</strong>”  göreceli kabullerden biridir. Bir kişi için hiçbir anlam ifade etmeyen bir  varlık veya durum, başka biri için üzerinde saatlerce düşünülebilecek bir  çağrışımda bulunabilir. Bu durum, her insanın kendine özgü oluşuyla doğrudan  ilgilidir. Çünkü yaşantı farklılıkları, insanların dış dünyadaki varlık ve  olayları algılamalarını doğrudan etkilemektedir. Zaten insanların evreni  algılama, yorumlama ve duyumsama <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/nazim-bicimleri-turleri-sekilleri/"> <span style="color: #000000;">biçimleri</span></a>, bu yaşantılar sonucunda  oluşturdukları öz benliklerinin denetimi altında bulunmaktadır.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">Yaşamının belki de yarısını  hapishanede geçirmek zorunda kalan bir kişi için, pencerenin yanına oturup da  çayını yudumlarken dışarıda karın yağışını izlemek ne kadar yaşanılası ve güzel  bir duygudur kim bilir. Veya ömrünü dağların zirvelerine ulaşmakla geçiren bir  sporcunun Erciyes Dağı’na bakışı ile, sabahlara kadar o dağın eteklerine koyun  otlatmaya giden bir çobanın bakışı aynı mıdır? İçselleştirilmiş duygu ve  düşüncelerimizin yönlendirmesiyle algıladığımız evrenin aynı yüzünden bir kesit,  böylece kimi insanlar için huzur ve coşku ifade ediyorken; kimilerine ise hüzün  ve gözyaşı getirmektedir.</span></p>
<p><center>[ad1]</center></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Guzellik/"> <span style="color: #000000;">Güzellik</span></a> kavramı, estetik algı çerçevesinde  kişilerin varlık ve olaylara yüklediği bir değerdir. Benim için bir sonbahar  günü akşamüstü yağan yağmurun çıkardığı sese türkülerle eşlik edip, yol  arkadaşım olan yağmurla girdiğim muhabbette sırılsıklam olmak büyük bir zevkken;  aynı durum o anın yalnızca iliklerine kadar ıslanma durumuna odaklanmış bir  başkası için ahmaklık olarak algılanıyorsa, burada güzelliğin göreceli bir değer  olduğundan mutlaka söz etmeliyiz. Yağmur altında ıslanarak yürümekten zevk alma  duygusu da o anı bir saçmalık olarak algılayış da, o duruma insan tarafından  kazandırılmış bir değerdir. Bu açıdan insanlardaki güzellik algısının göreceli  olduğunu söylemek mümkündür.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">Yeryüzünde tüm insanların içtenlikle  benimseyebileceği mutlak bir <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Guzellik/"> <span style="color: #000000;">güzellik</span></a> olgusu yoktur. İçinde yetişilen  toplumun insanlara kazandırdığı bazı değerler, kişilerin dünyayı algılayışlarını  dar bir çerçeveye sıkıştırdığı gibi; bazen de onların daha geniş pencereden  bakabilmelerine olanak sağlar. Fakat her iki durumda da, insan kendi değer  yargılarına göre çevresindeki olay ve varlıkları yorumlar. Bunun için  etkileşimde bulunduğu sosyal ve doğal çevreyi kendi değerler süzgecinden  geçirerek algılayan insanlardan oluşan bu evrende, kendince düşünebilen insan  sayısı kadar estetik algı biçimi var olacaktır.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">Dünyanın muhtelif bölgelerinde  yaşayan yoksul insanlara el uzatarak maddi &#8211; manevi yardım etmek, iyi niyetli  insanlar için “<em>çok güzel bir davranış</em>” olarak yorumlanacaktır. Fakat  maddeci dünya görüşünü benimseyen ve “<em>Herkes hak ettiği gibi yaşar.</em>”  düşüncesiyle hareket eden bazı kişiler için bu davranış gereksiz ve anlamsız  olarak algılanabilir. Denizin yüzlerce metre dibinde hiç kimsenin görmediği  canlı türlerini anlatan bir belgeselin, insanların içindeki keşfetme ve merak  etme duygusunu uyandıracağı için güzel bir görüntü olarak algılanması olasıdır.  Fakat kimilerince bu durum, zamanı boşa geçirmemize neden olacak korkunç bir  görüntü olarak yorumlanabilir. Her insana haz vereceğini, onda güzel duygular  uyandıracağını düşündüğümüz olay ve varlıklar bile, kişisel kabuller ölçüsünde  farklı biçimlerde algılanabilmektedir. İşte insanlar arasında güzellik  anlayışının böyle farklılık göstermesinin nedeni, herkesin olay ve varlıkları  kendi duygu, düşünce ve hayal dünyasına göre yorumlamasından kaynaklanmaktadır.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">Bazen gökte süzülen bir kuşun kanat  çırpışı, evlerin çatısından yükselen bacalar veya bunlara benzer sıradan  durumlar, hayallerimizde çok farklı şekillere girerek bizim için anlam kazanır.  Kimilerince her zaman karşılaşabileceğimiz, bakıp geçmemiz gereken durum ve  olaylar, algı ve duyumsayış ile yaşanılan zamanı anlamlandırma çabasına giren  kişiler için tasavvur edemeyeceğimiz ölçüde simgeler hâline gelebilir. Denizi  bir “<strong><a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/hakkimizda/"><span style="color: #000000;">bilgi  hazinesi</span></a></strong>”, aslanı “<strong>güç ve asalet</strong>”, kendi aralarında oyun  oynayan çocukları “<strong>geçmişe özlem</strong>”, gün batımı manzarasını “<strong>zamanın  değeri</strong>” ile özdeşleştiren anlayış, sıradan durumları madde ve durumun derin  yapısını ortaya çıkaran simgeler örüntüsü ile bir estetik algıya  dönüştürmektedir.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">İnsanların farklı güzellik  anlayışlarına sahip olmaları bir bakıma resim tablolarını yorumlamaya benzer.  Ressamın o tabloyu hangi ruh hâliyle ortaya koyduğunu, renklerin ve simgelerin  ne amaçla yan yana getirildiğini düşünürken, insanların estetik algıları yine  işin içine girer. Herkes kendince bir anlam çıkarır resimdeki üç beş çizgiden.  Çizgilerin oluşturduğu bütünü bazen hayallerimizde kurgular, kendimize  yaklaştırırız. Bazen alabildiğince soyutlaştırıp, derin anlamlar yükleriz resme.  İşte mutlak bir doğruyu, değeri veya güzelliği yansıtmayan bir tablo, onu  yorumlayan kişilerin hayal gücü oranında değer kazanır. Evrensel bir güzellik  olgusu olsaydı, o olguyu anlatan “<strong>güzel</strong>” bir tablo için tüm insanların  aynı yorumu yapıyor olması gerekirdi. Bugüne kadar tüm insanlarda aynı  çağrışımları yapacak, aynı duyguları uyandıracak bir tablo ortaya konulmadığına  göre, mutlak ve evrensel bir güzellikten bahsetmek mümkün değildir.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">Özetle kişilerin duygu, düşünce ve  hayal yapılarının farklı olması nedeniyle herkesin kendine özgü bir estetik  algısı bulunmaktadır. Bu nedenle evrendeki türlü varlık ve olaylar üzerinde,  estetik açıdan “<strong>güzel</strong>” veya “<strong>kötü</strong>” olarak kesin kanaatler ortaya  koymak mümkün değildir. Ayrıca insanların varlık ve olayları içinde bulundukları  hâle göre değerlendirmeleri de, mutlak bir güzelliğin var olamayışının  nedenlerinden biridir. Bu nedenle “<strong>güzellik</strong>” kavramı insanların duygu ve  hayal gücü ölçüsünde değer kazanan göreceli bir kabulü karşılamaktadır.</span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/mutlak-guzellik-var-midir/">Mutlak Güzellik Var mıdır?</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/mutlak-guzellik-var-midir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>6</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sanat ve Felsefe İlişkisi</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/sanat-ve-felsefe-iliskisi/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/sanat-ve-felsefe-iliskisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Feb 2010 09:25:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim Kalemimizden]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[Felsefe ile Sanat İlişkisi]]></category>
		<category><![CDATA[Felsefe ve Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Filozof]]></category>
		<category><![CDATA[Gercek]]></category>
		<category><![CDATA[Güzel Sanatlar]]></category>
		<category><![CDATA[İlişki]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat Felsefesi]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat ve Felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[Sanatçı]]></category>
		<category><![CDATA[Sanattaki Felsefe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=5324</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sanat ve Felsefe İlişkisi Sanat ve felsefe bazı yönleriyle birbirine uzak uğraşı alanları olarak görülüyorken, bir yandan da aralarında bazı ortaklıklar bulunması nedeniyle birbiriyle sıkı bir ilişki içerisindedir. Sanat ile felsefe arasındaki ortak ve ayrı yönleri belirlemede belki de bizim için hareket noktası oluşturacak düşünce, sanatın daha çok dış dünyadaki varlıkların insanlar üzerinde uyandırdığı duyguları [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/sanat-ve-felsefe-iliskisi/">Sanat ve Felsefe İlişkisi</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong><span style="font-size: 23pt; line-height: 115%;"> <span style="color: #ff6600;">Sanat</span> <span style="color: #c0c0c0;">ve</span> <span style="color: #00ccff;">Felsefe</span> <span style="color: #ff0066;">İlişkisi</span></span></strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"> <span style="font-size: 10pt; line-height: 115%;"> <img decoding="async" style="margin: 8px;" src="https://www.bilgicik.com/resimler/yazi/sanat-felsefe.jpg" alt="" width="220" height="220" align="left" /></span>Sanat ve felsefe bazı  yönleriyle birbirine uzak uğraşı alanları olarak görülüyorken, bir yandan da  aralarında bazı ortaklıklar bulunması nedeniyle birbiriyle sıkı bir ilişki  içerisindedir. Sanat ile felsefe arasındaki ortak ve ayrı yönleri belirlemede  belki de bizim için hareket noktası oluşturacak düşünce, sanatın daha çok dış  dünyadaki varlıkların insanlar üzerinde uyandırdığı duyguları anlatmaya  çalışması; felsefenin ise dış dünyadaki o varlıkların iç yapısına ulaşmaya  çalışarak, mantıksal düşünce ile daha soyut ve derin gerçeklere ulaşmaya  çalışmasıdır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Sanatçılar, daha çok gözle  görülen şekillerin insanlarda uyandırdığı duygusal heyecanı ve duygulardaki  sürükleyici hazları hissetmeye ve onları türlü yollarla ifade etmeye çalışırlar.  Filozoflar ise daha genel ve soyut düşüncelerle uğraşarak, mantıksal boyutta  birbirine bağlı konuları öznel bir biçimde incelemeye çalışırlar. Bir gerçeğin  etrafında örülü çehredeki güzelliği bulan sanatçı, çehrenin altındaki gerçeğin  varlığını ve çözümlemesini yapmaya çalışan ise filozoftur.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Karlı dağların doruklarından  süzülerek gelen suların karıştığı coşkun bir akarsuyun kenarında kurulmuş olan  küçük bir evin günün ilk ışıklarıyla aydınlanan bahçesinde kendi hâlinde uğraşan  bir adamın varlığını tasavvur edelim. Bu manzara, bir ressam için görsel anlam  taşımaktadır ve ince ayrıntılarına kadar resmedilebilecek kadar değerli bir anı  ifade etmektedir. Fakat aynı durum karşısında, sanatçılığın gerektirdiği öznel  duyumsayış ve düşünüşten uzak biçimde manzarayı sorgulayan ve o görüntünün doğa  &#8211; insan etkileşimi içinde bizlere sunduğu gerçeği ortaya çıkarmaya çalışan kişi  filozof olacaktır.</span><center>[ad1]</center></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Sanat/"> <span style="color: #000000;">Sanat</span></a> evrendeki güzelliği, felsefe ise  güzelliğin ötesindeki gerçekliği ifade etmek için her ne kadar farklı yollar  kullanıyor gibi görünse de; özünde iki uğraş da sonuçta iletişimi sağlayan ortak  bir dilin parçalarını kullanmaktadır. Mesela yazarlar da, filozoflar da duygu &#8211;  düşüncelerini ifade etmek için sözcükleri kullanırlar. Bir filozofun sözcüklerle  anlatmaya çalıştığı bir konuyu resimleriyle anlatabilen bir ressam, duygularını  insanlara aktarabilmek için aslında dilin birbirine benzer birkaç farklı  yönünden birini kullanmıştır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Sanat, insanı baştan çıkaran  güzelliğin etkisiyle gerçekten uzaklaşan bir kişi tarafından oluşturuluyorken;  felsefe en dolgun <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/soz-sanatlari-edebi-sanatlar/"> <span style="color: #000000;">sanatlar</span></a>da bile bulunmayan zihinsel bir süreç  temelinde oluşur. Bu ifadeden sanatçının düşünceden tamamen soyutlanmış bir  biçimde, yalnızca duygularının etkisinde bir şeyler ortaya koyduğunu anlamamak  gerekir. Kuşkusuz <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Sanatci/"> <span style="color: #000000;">sanatçı</span></a> da eserindeki bütünlüğü (kompozisyonu)  kurgularken ciddi bir bilişsel süreçten geçer. Fakat buradaki temel ayrım,  sanatçının duygularını kurgularken; filozofun ise henüz bir fikre ulaşmaya  çalışırken düşünmesidir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Filozofların akıl yoluyla  kavrayış isteyen formüllere başvurmasına karşın, sanatçılar daha çok duyulara  yakından hitap eden taze şekiller yaratmaya çalışırlar. Felsefe, çoğu zaman  düşüncelerin duygular içindeki dağınıklığına yoğunlaşan sanatın bu çabasını  küçümser ve varlığın daha derin yapısındaki çözümlemelerle uğraşmaya çalışır.  Filozofların bu yolla ulaşmak istedikleri amaç, sanatçıların kurgulayarak  bizlere sundukları görünüşten oldukça uzak olan “<strong>ölümsüz varlığı</strong>”  bulmaktır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Sanatçılar ile filozoflar,  evreni bir bütün hâlinde yorumlama ve insanlarda zihinsel çağrışımlar  gerçekleştirme yönleriyle ortak bir çaba içerisindedirler. Bir sanatçı,  yeteneklerini ayrıntılar üzerinde harcayan bir işçi olmaktan çıktığında, varlığı  ve yaşamı bir filozof titizliğiyle algılar ve yorumlar. Filozoflar da sezişleri  ve düşüncelerini bir bütün hâlinde ifade edişleriyle sanatçının yaptığı “bütünü  algılama ve yorumlama” işini gerçekleştirirler. Felsefe, ulaştığı düşünce,  bilgi ve genellemeleri her ne kadar sanattakinden çok ayrı bir dille insanlığa  sunuyormuş gibi görünse de; sonuçta insanlarda aynı yönde çağrışımda bulunacak  bir edim içerisinde bulunmaktadır. Şair insanlığın varlığındaki anlamı bir şiir  ile ortaya koyuyorken; filozof varlığın ne olduğunu, ne zaman başladığını, niye  var olduğunu ve hatta var olup olmadığını sorgulayarak insanları yine aynı  bilişsel çağrışıma sürükler. Kaldı ki Eflâtun’un Socrates’e “<em>felsefenin çok  ince bir müzik olduğunu</em>” söylemesi, her ne kadar birbiri arasında derin bir  uyuşmazlık görünüyor gibiyse de aslında filozof ile sanatçının aynı işi farklı  biçimlerde yapıyor olduğuna da işaret etmektedir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Sanat ve felsefe, dürüst bir  biçimde yapıldığında sanatın felsefeyi veya felsefenin sanatı bir yana atması  mümkün değildir. Filozof evrende akılcı tutumu bulmaya çalışırken; sanatçı da  kendi küçük çabaları içinde, kullandığı malzeme elverdiği ölçüde yine aynı amaca  yönelir. İşte bu yönüyle akılcılığın canlı bir örneği olan sanat eseri, içindeki  bütün ögelerin kaynaşması ile filozofların ortaya koymak istedikleri düzene  erişmiş ve böylece felsefe ile ister istemez bir etkileşim hâline girmiştir.  Aynı şekilde sanatın filozoflar tarafından dikkat çeken yanı; ahlâk, bilgi ve  gerçek üzerinde yorumlarda bulunmasıdır. Sanatın bu çabası, insanlığın duygu ve  düşünce yapısını doğal olarak etkilemiştir ve sanat bu yönüyle yaşamımızda  önemli bir yer tutmaktadır. İşte bu nedenle felsefe de ister istemez sanatı  içine alan bir uğraşı hâline gelmektedir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Sanat ve <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Felsefe/"> <span style="color: #000000;">felsefe</span></a> bu kadar iç içeyken, bazen felsefeciler  sanatı -özellikle de güzel <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/soz-sanatlari-edebi-sanatlar/"> <span style="color: #000000;">sanatları</span></a>&#8211; kabul etmeyerek, onların  insanlar üzerinde olumsuz etkiler yaptığına dikkat çekmişlerdir. Bu açıdan sanat  ile felsefe arasında oluşan ayrımın temelinde “<strong>ahlâk</strong>” sorununun var  olduğu söylenebilir. Filozoflar, ne zaman ruhu bedene üstün tutup, manevi  değerlere düşmüşlerse; işte o zaman güzel sanatlara kuşku ile bakmaya  başlamışlardır. Filozoflar, güzel sanatların insanlarda cinsel heyecanlar ve  duyusal tepkiler oluşturduğunu kabul ederek belli bir dönemde sanata karşı  çıkmışlardır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Felsefenin güzel sanatlara  karşı çıkmasına rağmen, sanattaki ahlâk boyutuyla ilgilenmesi, aslında bir  küçümseme ile süregelmiştir. Filozoflar, sanatçıların uğraştıkları küçük ve  önemsiz çabayı çözümlemeye çalışan bir tutuma sığınarak ahlâk ile ilgilenmeye  başlamışlardır. Felsefe bu çabasında, çoğu zaman metafiziğe veya mistikliğe  kaçmıştır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">“<strong>Gerçek</strong>” ilk bakışta  sanatçılar ve filozoflar tarafından farklı tanımlanmış gibi görünmektedir. <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Filozof/"> <span style="color: #000000;">Filozof</span></a>lar gerçeği kanıtlanabilir süreçler  olarak, mutlak bir olgunun tam ve şaşmaz anlamı olarak tanımlamışlardır. Fakat  felsefenin olgular hakkında ulaşmaya çalıştığı gerçeklik, şaşılacak biçimde  bütün formüllere karşı koymaktadır ve böylece “<strong>olgu</strong>” anlatılamaz bir  kavram olarak kalmaktadır. Dil, yaygın işleviyle yaşamımızda bildiğimiz,  tanıdığımız şeyleri ifade etmeye yarar; fakat bilinmeyen olguların ifade  edilmesinde gündelik veya bilimsel dil de bazen yetersiz kalır. İşte bu durumda  biraz başarıya ulaşmış bir “sanat dili” devreye girerek olguların  özelliklerini ve türlerini ifade etmeyi amaç edinir ve bunu başarır. İnsan  yaşamındaki gerçeklik bazen yalnızca sanat ile ifade edilebilmektedir. Çünkü  sanattaki dil, insanı farklı bir aleme çeker ve ona bilimsel yöntemlerle veya  deneylerle kanıtlanamayacak kadar değerli bir yaşantı ürününü yaşanırmışçasına  hissettirir, ifade eder. İşte bunu felsefenin formülleriyle, mantık ve sağduyu  ile açıklamaya çalışmak boşunadır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">“<em>Güzellik gerçektir,  gerçek ise güzellik.</em>” ifadesine varılacak bir ayrım da, sanat ile felsefenin  “<strong>gerçek</strong>” anlayışına dayanmaktadır. Çoğu zaman sanatçı ile filozofun  gerçeği aynı değildir. Sanatçı bir suyu, insanların duyularına hitap edecek söz  ve ifadelerle betimlerken; filozof aynı suya baktığında deneysel çözümlemeler  sonucunda ulaştığı mutlak gerçeği görecektir. Bu durumda filozofun ulaştığı  suyun kimyasal bileşimindeki “<strong>H2O</strong>” tanımlaması, bir sanatçı  için hiçbir şey ifade etmeyecek, sanattaki gerçekliği yansıtmada yetersiz ve  önemsiz kalacaktır. Burada “sanat dili” yeniden karşımıza çıkmaktadır.  Evrendeki bir varlığı veya olayı ifade etmede sanatçıların kullandığı dil,  filozoflar tarafından çoğu kez belirsiz ve anlamsız olarak kabul edilmiştir.  Çünkü sanat dili, bir laboratuar deneyinin sonuçlarını yansıtacak kadar bilimsel  veya mutlak ifadelerden oluşmamakta; sanatçının duyusal heyecanını  yansıtmaktadır. Fakat kabul edilmelidir ki sanatçının o dille ortaya koyduğu  eser, filozofların çalışmalarından çok daha mutlak ve somuttur.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Felsefenin sanatı varlığın  yalnızca “<strong>görünen yapısıyla</strong>” ilgilendiği için eleştirmesine karşın,  sanatçı bilim veya felsefenin uğraştığı “<strong>soyutluğu</strong>” da içine alan derin  bir uğraş içerisindedir. Somut nesne veya olaylardan hareket ettiği hâlde, bazen  felsefenin de açıklayamayacağı gerçekliklere ulaşan sanat; belki de  yaşamımızdaki bazı şeyleri açıklamada biricik araçtır. Ciddi bir <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/roman-ozetleri-turk-ve-dunya-edebiyatindan/"> <span style="color: #000000;">roman</span></a>ın içindeki kahramanlarla sürdürülen olay  örgüsüne bakıldığında, aslında çok güzel bir sosyolojik çözümleme olduğu  anlaşılacaktır. Bir ressamın çabası da yine bilimsel yöntemlerle ulaşılması  gereken genelleme (sentez) ve çözümleme (analiz) yapmaya yeterli  gelebilmektedir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Felsefe ile <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Sanat/"> <span style="color: #000000;">sanat</span></a> çalışmaları temelde iki bakımdan iç içe  girmektedir. Sanatçı, malzemesini alarak kendince bir şeyler yaratır, onları  kurgular ve düzenler. Filozof da aynı şekilde yaşantı ürünlerini kendi  yöntemleriyle çözümler, olguları sınıflandırır ve ilkelere ulaşır. Bu açıdan  malzemesi, çalışma yöntemi ve ulaşmaya çalıştığı amaçlar her ne kadar  birbirinden farklı gibi görünüyorsa da; sanat ile felsefe aslında iç içe geçmiş  iki ayrı çabadan ibaret olarak kabul edilmelidir.</span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/sanat-ve-felsefe-iliskisi/">Sanat ve Felsefe İlişkisi</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/sanat-ve-felsefe-iliskisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Söylentilerden Gerçeğe Dede Korkut (1) (Ahmet Özdemir)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/soylentilerden-gercege-dede-korkut-1-ahmet-ozdemir/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/soylentilerden-gercege-dede-korkut-1-ahmet-ozdemir/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Oct 2007 00:44:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türkoloji Makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türkoloji Makaleleri (Genel)]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Ozdemir]]></category>
		<category><![CDATA[Akademik]]></category>
		<category><![CDATA[Dede Korkut]]></category>
		<category><![CDATA[Dil Sorunlari]]></category>
		<category><![CDATA[Dilbilim]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Turk Dili]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gercek]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Soylenti]]></category>
		<category><![CDATA[Türk]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dili]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[Turkcemiz]]></category>
		<category><![CDATA[Türkoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Universite]]></category>
		<category><![CDATA[Yazi]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Turk Dili]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/soylentilerden-gercege-dede-korkut-1-ahmet-ozdemir/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Söylentilerden Gerçeğe Dede Korkut (1) (Ahmet Özdemir) Dede Korkut’un 570-632 yılları arasında, Peygamberimizin hayatta olduğu dönemde yaşadığı, bir başka anlatıma göre 250 yıl hayat sürdüğü, gelecekten haberler verdiği benzeri bilgiler birer söylenti, bir başka anlatımla rivayettir. Yine, Oğuzların Kayı veya Bayat boylarından geldiği, Kara Hoca’nın oğlu olduğu, İsak Peygamber’in soyundan geldiği, &#8220;kerem sahibi bir evliya&#8221; [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/soylentilerden-gercege-dede-korkut-1-ahmet-ozdemir/">Söylentilerden Gerçeğe Dede Korkut (1) (Ahmet Özdemir)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="text-align: center" align="center"> <font style="font-size: 22pt" color="#3366ff"> <span style="font-family: Maiandra GD; font-weight: 700">Söylentilerden Gerçeğe  Dede Korkut (1)</span></font></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height: 150%; text-align: center" align="center"> <font color="#ff0000"><strong> <span style="font-size: 15pt; line-height: 150%; font-family: Maiandra GD"> (Ahmet Özdemir)</span></strong></font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"></p>
<p></font></p>
<p><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 10pt; line-height: 150%">Dede  Korkut’un 570-632 yılları arasında, Peygamberimizin hayatta olduğu dönemde  yaşadığı, bir başka anlatıma göre 250 yıl hayat sürdüğü, gelecekten haberler  verdiği benzeri bilgiler birer söylenti, bir başka anlatımla </span></font> <span style="font-size: 10pt; line-height: 150%; font-family: Arial"><strong> <span style="font-family: Maiandra GD">rivayettir</span></strong></span><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 10pt; line-height: 150%">.  Yine, Oğuzların Kayı veya Bayat boylarından geldiği, Kara Hoca’nın oğlu olduğu,  İsak Peygamber’in soyundan geldiği, </span></font> <span style="font-size: 10pt; line-height: 150%; font-family: Arial"><strong> <span style="font-family: Maiandra GD">&#8220;kerem sahibi bir evliya&#8221; </span> </strong><font face="Maiandra GD"> <span style="font-size: 10pt; line-height: 150%">sayıldığı, Peygamberimizin  hayır duasını aldığı ve Oğuzlara İslâm dinini öğrettiği de günümüze kadar ulaşan  söylenti nitelikli bilgilerdir..</span></font></span><font face="Maiandra GD" size="2"> </font></p>
<p class="MsoNormal" style="background: white none repeat scroll 0% 50%; line-height: 150%; text-align: justify; -moz-background-clip: -moz-initial; -moz-background-origin: -moz-initial; -moz-background-inline-policy: -moz-initial"> <font face="Maiandra GD" size="2"> </font></p>
<p style="text-align: justify">&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify">
<p style="text-align: center">     <strong>     <span style="font-size: 10pt; line-height: 150%; font-family: Maiandra GD">     GÜNÜMÜZ GERÇEĞİ</span></strong><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
</font><font face="Maiandra GD">   <span style="font-size: 10pt; line-height: 150%">     </span></font>   <span style="font-size: 10pt; line-height: 150%; font-family: Arial"><strong>   <span style="font-family: Maiandra GD">&#8220;Ozanların Piri&#8221; </span></strong>   </span><font face="Maiandra GD">   <span style="font-size: 10pt; line-height: 150%">veya </span></font>   <span style="font-size: 10pt; line-height: 150%; font-family: Arial"><strong>   <span style="font-family: Maiandra GD">&#8220;Ozanların Başı&#8221; </span></strong>   <font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 10pt; line-height: 150%">   olarak da nitelenen Dede Korkut’la ilgili gerçek olan; nerede Türk varsa,    orada Dede Korkut’un olduğudur. Türklüğün ve Türk kültürünün sevdalısı Namık    Kemal Zeybek’in iki yıl önce Bayburt’ta söylediği gibi, </span></font><strong>   <span style="font-family: Maiandra GD">Korkut Ata’nın, Oğuz ve Kıpçakların    bir </span></strong></span><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
</font></p>
<p style="background: white none repeat scroll 0% 50%; line-height: 150%; -moz-background-clip: -moz-initial; -moz-background-origin: -moz-initial; -moz-background-inline-policy: -moz-initial" align="left"> <strong><span style="font-size: 10pt; line-height: 150%; font-family: Arial"> <strong><span style="font-family: Maiandra GD">arada yaşadığı dönemde yaşadığı,  Bayburt çevresinin O’nun yaşadığı veya &#8220;yeniden </span></strong></span> <font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 10pt; line-height: 150%"><br />
</span></font> <span style="font-size: 10pt; line-height: 150%; font-family: Arial"><strong> <span style="font-family: Maiandra GD">yaşadığı&#8221; bir bölge olduğudur. Yine  gerçek o ki, Dede Korkut, hayattayken Bayburt’ta </span></strong> <font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 10pt; line-height: 150%"><br />
</span></font><strong><span style="font-family: Maiandra GD">yaşamasa bile,  yüzyıllardan beri Bayburt’un maneviyat bahçesinde var olmasıdır. </span> </strong><font face="Maiandra GD"> <span style="font-size: 10pt; line-height: 150%"></p>
<p></span></font><strong><span style="font-family: Maiandra GD">     Yunus  Emre’nin, Sarı Saltuk’un, Nasrettin Hoca’nın, Karacaoğlan’ın birçok yerde </span> </strong><font face="Maiandra GD"> <span style="font-size: 10pt; line-height: 150%"><br />
</span></font><strong><span style="font-family: Maiandra GD">mezarının olduğu  gibi, Dede Korkut’un da mezarı, hem Kazakistan’da, hem Bayburt’un </span> </strong><font face="Maiandra GD"> <span style="font-size: 10pt; line-height: 150%"><br />
</span></font><strong><span style="font-family: Maiandra GD">Masat köyündedir. </span></strong><font face="Maiandra GD"> <span style="font-size: 10pt; line-height: 150%"></p>
<p></span></font><strong><span style="font-family: Maiandra GD">     Çünkü, atalar  atası Korkut Ata, bütünüyle Türk atlasında doğmuş, Türklerin </span></strong> <font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 10pt; line-height: 150%"><br />
</span></font><strong><span style="font-family: Maiandra GD">gönüllerinde  yaşamış ve ve orada yatmaktadır. </span></strong><font face="Maiandra GD"> <span style="font-size: 10pt; line-height: 150%"></p>
<p></span></font><strong><span style="font-family: Maiandra GD">     Bayburt,</span></strong></span></strong><span style="font-size: 10pt; line-height: 150%; font-family: Arial"><span style="font-size: 10pt; line-height: 150%; font-family: Arial"><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 10pt; line-height: 150%">  Türklerin Anadolu’da en eski yerleşim bölgesidir. Selçuklular ve Osmanlılar  döneminde önemli bir kültür merkezidir. Bir çok bilim ve sanat adamı  yetiştirmiştir. Bayburtlu, bunların arasında Dede Korkut’u da saymaktadır.</p>
<p>Dede Korkut, dün olduğu gibi bugün de bütün canlılığıyla Bayburt’ta  yaşamaktadır. En yaygın öykülerden biri olan halk dilinde Beğ Böğrek’in </span> </font><span style="font-size: 10pt; line-height: 150%; font-family: Arial"> <strong><span style="font-family: Maiandra GD">(Bamsi Beyrek)</span></strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 10pt; line-height: 150%">  birçok varyantı Bayburt’ ta dilden dile günümüze ulaşmıştır. Hikayelerde Bayburt  , </span></font><strong><span style="font-family: Maiandra GD">“Parasarın  Bayburt Hisarı” </span></strong><font face="Maiandra GD"> <span style="font-size: 10pt; line-height: 150%">adıyla geçmektedir. Beğ Böyrek’  in mezarı Bayburt Kalesi’ndeki</span></font><strong><span style="font-family: Maiandra GD">  “Zindan”</span></strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 10pt; line-height: 150%">ın  karşısında Duduzar Tepesi’ndedir. </span></font></span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="background: white none repeat scroll 0% 50%; line-height: 150%; text-align: justify; -moz-background-clip: -moz-initial; -moz-background-origin: -moz-initial; -moz-background-inline-policy: -moz-initial"> <font face="Maiandra GD" size="2"> <center><!--adsense#reklam_336x280--></center></font></p>
<p style="text-align: center">   <strong>   <span style="font-size: 10pt; line-height: 150%; font-family: Maiandra GD">   DEDE KORKUT ÖYKÜLERİ VE MESAJI</span></strong><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
</font></p>
<p style="background: white none repeat scroll 0% 50%; line-height: 150%; -moz-background-clip: -moz-initial; -moz-background-origin: -moz-initial; -moz-background-inline-policy: -moz-initial" align="left"> <strong><span style="font-size: 10pt; line-height: 150%; font-family: Maiandra GD"><br />
</span></strong><font face="Maiandra GD"> <span style="font-size: 10pt; line-height: 150%">     </span></font> <span style="font-size: 10pt; line-height: 150%; font-family: Arial"><strong> <span style="font-family: Maiandra GD">Bugün için, yazıya geçirilirken konulan  adıyla, </span></strong></span><font face="Maiandra GD"> <span style="font-size: 10pt; line-height: 150%">Dede Korkut ala Lisan-i  Taife-i Oğuz Han, </span></font> <span style="font-size: 10pt; line-height: 150%; font-family: Arial"><strong> <span style="font-family: Maiandra GD">yani Oğuzların Diliyle Dede Korkut </span></strong><strong><strong><span style="font-family: Maiandra GD">Kitabı’</span></strong></strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 10pt; line-height: 150%">nda  yer alan on iki destan özellikli öyküde anlatılan olayların<br />
birer söylenti olduğunu öne sürebilirler.</span></font><strong><span style="font-family: Maiandra GD"> </span></strong><font face="Maiandra GD"> <span style="font-size: 10pt; line-height: 150%">Ancak, bu öykülerde, İslâm  öncesi ve sonrasında Türklerin yaşayışından, dilinden, tarihinden, edebiyatından  ve kültüründen yansımaların getirildiği, günümüze ayna tutulduğu gerçektir. Bir  başka gerçek, Dede Korkut öykülerinin, herkesin anlayabileceği arılıkta,  durulukta<br />
ve akıcılıkta bir Türkçe ile söylenmiş olmasıdır.</p>
<p>Dede Korkut’un Türk dünyasının bilge atası olduğuna söylenti  diyebilirsiniz, ama onun Türk toplumunun aile düzenini, eğitim yapısını,  davranış biçimlerini, niteliklerini, huylarını hasılı üstün ahlâk ve karakter  sağlamlığını anlattığı gerçektir.</p>
<p>Ulusumuzla özdeşleşmiş olan doğruluk, sözünde durmak, başta namus olmak  üzere kutsal bildiği değerler uğruna ölmek öykülerin ana temalarındandır. Bu  öykülerin verdiği mesajlar arasında, gençlerin ailesine, milletine ve devletine  bağlı, cesur, çalışkan, saygılı, sevgili, hoşgörülu ve mert olmaları yönündedir. </span></font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="background: white none repeat scroll 0% 50%; line-height: 150%; text-align: justify; -moz-background-clip: -moz-initial; -moz-background-origin: -moz-initial; -moz-background-inline-policy: -moz-initial"> <font face="Maiandra GD" size="2"> </font></p>
<p style="background: white none repeat scroll 0% 50%; line-height: 150%; -moz-background-clip: -moz-initial; -moz-background-origin: -moz-initial; -moz-background-inline-policy: -moz-initial" align="left"> <strong> <span style="font-size: 10pt; line-height: 150%; font-family: Maiandra GD"> ÜSTÜNLÜK YİĞİTLİKLE OLUR</span></strong><strong><span style="font-size: 10pt; line-height: 150%; font-family: Maiandra GD"></p>
<p></span></strong><font face="Maiandra GD"> <span style="font-size: 10pt; line-height: 150%">     Dede Korkut’un şahsına  yönelik yazılanlar ve söylenenler, elimizdeki verilere göre birer söylentidir.  Ancak, her hikayede ortaya çıkan ve on iki hikâyeyi birbirine bağlayan, öğüt  veren, eğiten, tenkit eden, sorunları çözen, hanlardan çobanlara kadar herkesin  saydığı, güvendiği, inandığı, </span></font> <span style="font-size: 10pt; line-height: 150%; font-family: Arial"><strong> <span style="font-family: Maiandra GD">bilge kişi </span></strong></span> <font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 10pt; line-height: 150%"> olduğu gerçektir.</p>
<p>Hikayelerde destanlaşmış tarihi olaylar anlatılmıştır. Halkın </span> </font><span style="font-size: 10pt; line-height: 150%; font-family: Arial"> <strong><span style="font-family: Maiandra GD">ekonomik</span></strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 10pt; line-height: 150%">  durumuna, hayvancılıkla geçindiğine ilişkin bilgiler vardır. Kadından ve </span> </font><strong><strong><span style="font-family: Maiandra GD">kadın haklarından </span></strong></strong><font face="Maiandra GD"> <span style="font-size: 10pt; line-height: 150%">söz edilir. Kadın da hanlık  edebilmekte, evlenirken güçlü ve yiğit birini aramaktadır. Anlatılan olaylardan  çıkarılacak paylar vardır. Bunlara<br />
göre, Oğuzlarda üstünlük yiğitlikle olur. Gençlerin ad alabilmesi için yiğitlik  göstermesi gerekir. Yiğitlik gösteren delikanlıya Dede Korkut, </span></font> <strong><span style="font-family: Maiandra GD">“Boğaç”</span></strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 10pt; line-height: 150%">ta  olduğu gibi, ad verir. Oğuzlar işlerini kendileri yapamazsa küçük düşerler.  Üstünlüklerini kaybetmemek için yardım kabul etmezler. Bir örneği, Kazan Han’ın  kendisine yardımını engellemek için, çobanı ağaca bağlamasında görebiliriz.</p>
<p>Çıkarılacak paylar söylenti değil, her dönem geçerli olan gerçeğin  anlatımıdır. Yarınlar için de geçerlidir: Nedir bunlar? Ülkeye sahip çıkmanın,  Ekonomik gücün, eli açık olmanın, aç doyurmanın, yoksul donatmanın, dürüst  olmanın, konukseverliğin, iyi eş olmanın, iyi evlat yetiştirmenin, hüner ve  erdemin gereğidir. Dede Korkut destanlarının kahramanları, iyiliği ve doğruluğu  öğütler. Güçsüzlerin, çaresizlerin, her zaman yanındadır. Hile-hurda bilmezler,  tok sözlü, sözlerinin eridirler. Türk milletinin birlik ve beraberliğini, millî  dayanışmayı, el ele tutuşmayı telkin ederler</span></font></span></p>
<p class="MsoNormal" style="background: white none repeat scroll 0% 50%; line-height: 150%; text-align: justify; -moz-background-clip: -moz-initial; -moz-background-origin: -moz-initial; -moz-background-inline-policy: -moz-initial"> <font face="Maiandra GD" size="2"> </font></p>
<p style="text-align: center">   <strong>   <span style="font-size: 10pt; line-height: 150%; font-family: Maiandra GD">   YURDUN HER KÖŞESİNDE DEDE KORKUT YAŞIYOR</span></strong><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
</font></p>
<p style="background: white none repeat scroll 0% 50%; line-height: 150%; -moz-background-clip: -moz-initial; -moz-background-origin: -moz-initial; -moz-background-inline-policy: -moz-initial" align="left"> <font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 10pt; line-height: 150%"><br />
Günümüzde de Dede Korkut hikâyeleri çeşitli adlarla ve varyant  farklılıkları ile yaşamaktadır. </span></font> <span style="font-size: 10pt; line-height: 150%; font-family: Arial"><strong> <span style="font-family: Maiandra GD"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/prof-dr-ahmet-bican-ercilasun/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun</font></a></span></strong></span><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 10pt; line-height: 150%">’un  tespitine göre, bunlardan en yaygını Bamsı Beyrek boyunun Bey Böyrek adıyla  söylenen masallaşmış biçimidir. Bu masalın Azerbaycan’dan; Anadolu’nun Trabzon,  Bayburt, Erzurum, Erzincan, Urfa, Kilis, Kahraman Maraş, Sivas, Yozgat, Amasya,  Sinop, Bartın, Zonguldak, Kırşehir, Kayseri, Konya, Osmaniye, Afyon, Eskişehir,  Kütahya, İstanbul şehirlerinden derlenmiş varyantları vardır. Masalın 1791’de  yazıya geçirilmiş eksik bir varyantı ise Türk Dil Kurumu Kütüphanesinde  saklanmaktadır. Aynı masalın 1730-31 tarihli tam bir nüshası ise Mısır’da  bulunmuştur.</p>
<p>Masallaşmış olan ikinci boy Tepegöz boyudur. Bu masalın da Azerbaycan’dan;  Iğdır, Posof, Bayburt, Erzurum, Siirt, Yozgat, Kastamonu, Çorum, Çankırı,  Ankara, Konya, Aydın, İstanbul, Kırklareli şehirlerinden ve Dobruca’dan  derlenmiş varyantları bulunmaktadır. Deli Dumrul boyunun masallaşmış varyantları  ise Tokat, Konya, Antalya, Bolvadin ve Üsküp’ten derlenmiştir.</p>
<p>Ferruh Arsunar’ın 1962’de Gaziantep’ten yaptığı bir derlemede, Salur  Kazan’ın evinin yağmalandığı boyun bir özeti gibi olan masalda, kahramanlar  birbirine karışmış olmakla beraber, Türkmenistan’daki rivayetlerde olduğu gibi  temel konu aynıdır.</span></font></p>
<p style="background: white url('') repeat scroll 0% 50%; text-indent: 37.5pt; line-height: 150%; text-align: justify; margin-bottom: 15pt; -moz-background-clip: -moz-initial; -moz-background-origin: -moz-initial; -moz-background-inline-policy: -moz-initial">&nbsp;</p>
<p style="background: white url('') repeat scroll 0% 50%; text-indent: 37.5pt; line-height: 150%; text-align: justify; margin-bottom: 15pt; -moz-background-clip: -moz-initial; -moz-background-origin: -moz-initial; -moz-background-inline-policy: -moz-initial">&nbsp;</p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"> <span style="font-size: 15pt"><font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkoloji-makaleleri-genel/">»<span lang="tr">  “Türkoloji Mak. &#8211; Genel” Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span> </span></font></strong></p>
<p align="center"><span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir…</font></strong></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/soylentilerden-gercege-dede-korkut-1-ahmet-ozdemir/">Söylentilerden Gerçeğe Dede Korkut (1) (Ahmet Özdemir)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/soylentilerden-gercege-dede-korkut-1-ahmet-ozdemir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gerçek Zenginlik Sağlıktır (Skeç)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/gercek-zenginlik-sagliktir-skec/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/gercek-zenginlik-sagliktir-skec/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Sep 2007 19:26:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir Öykü Roman]]></category>
		<category><![CDATA[Skeçler]]></category>
		<category><![CDATA[Gercek]]></category>
		<category><![CDATA[Oyun]]></category>
		<category><![CDATA[Saglik]]></category>
		<category><![CDATA[Skec]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Zenginlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/gercek-zenginlik-sagliktir-skec/</guid>

					<description><![CDATA[<p>…Skeçler… Gerçek Zenginlik Sağlıktır ÖĞRETMEN: Çocuklaar! Piknik sona erdi. Hava kararmak üzere&#8230; Toparlanın okula yetişmeniz lazım. ALİ: Biz hazırız öğretmenim. ÖĞRETMEN: Haydi bakalım, geldiğimiz yoldan geriye dönüyoruz&#8230; VELİ: Öğretmenim şuraya bakın! Ne kadar güzel bir köşk burası&#8230; ÖĞRETMEN: Aaa! Gerçekteeen! Harika bir ev bu! Kimin acaba çocuklar? CAN: Bilmem&#8230;. Ama keşke bu evin sahibinin oğlu [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/gercek-zenginlik-sagliktir-skec/">Gerçek Zenginlik Sağlıktır (Skeç)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="text-align: center" align="center"> <span style="font-size: 28pt; font-family: 'Maiandra GD'; color: #333399"> …Skeçler…</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: center" align="center"> <span style="font-size: 18pt; font-family: 'Maiandra GD'; color: black"> Gerçek Zenginlik Sağlıktır</span></p>
<p style="margin: 5pt 18.75pt; text-align: left"><font size="3"><strong> <span style="font-size: 10pt; font-family: 'Comic Sans MS'">ÖĞRETMEN: </span></strong></font> <span style="font-size: 10pt; font-family: 'Comic Sans MS'">Çocuklaar!  Piknik sona erdi. Hava kararmak üzere&#8230; Toparlanın okula yetişmeniz lazım.<br />
<strong>ALİ: </strong>Biz hazırız öğretmenim.<br />
<strong>ÖĞRETMEN: </strong>Haydi bakalım, geldiğimiz yoldan geriye dönüyoruz&#8230;<br />
<strong>VELİ: </strong>Öğretmenim şuraya bakın! Ne kadar güzel bir köşk burası&#8230;<br />
<strong>ÖĞRETMEN: </strong>Aaa! Gerçekteeen! Harika bir ev bu! Kimin acaba çocuklar?<br />
<strong>CAN: </strong>Bilmem&#8230;. Ama keşke bu evin sahibinin oğlu olsaydım&#8230;<br />
<strong>ÖĞRETMEN: </strong>Niye?<br />
<strong>CAN: </strong>Niye mi? Baksanıza, boğaz manzaralı, yem yeşil bahçesi olan  olağanüstü bir ev bu.<br />
Kimbilir içinde neler neler vardır.<br />
<strong>ÖĞRETMEN: </strong>Eğer sen bu evin sahibinin oğlu olsaydın neler yapardın?<br />
<strong>CAN:</strong> Sizleri evime davet ederdim.<br />
<strong>ALİ:</strong> Öğretmenim ne olur şu evin bahçesine bir girelim.<br />
<strong>ÖĞRETMEN: </strong>Niye, ama geç kalıyoruz çocuklar.<br />
<strong>VELİ: </strong>Ne olur öğretmenim! Hemen geri çıkarız.<br />
<strong>ÖĞRETMEN:</strong> İzinsiz olmaz. Bir bakalım kim var içeride?<br />
<strong>ALİ:</strong> Öğretmenim bakın orada bir kadın var.<br />
<strong>ÖĞRETMEN: </strong>Evet gördüm. Heey! Bakar mısınız?<br />
<strong>BAKICI: </strong>Buyrun, ne istemiştiniz?<br />
<strong>ÖĞRETMEN: </strong>Şeey! Ben öğretmenim. Bunlarda Gümüş İlköğretim Okulu  öğrencileri. Sınıfça buraya<br />
pikniğe gelmiştik. Dönerken bu köşkü gördük. Kime ait olduğunu merak ettik. Bu  köşk<br />
kimin acaba?<br />
<strong>BAKICI: </strong>Bu köşk ülkemizin en zengin insanına ait.<br />
<strong>CAN:</strong> Öğretmenim orada bir çocuk var. Tekerlekli sandalyede  oturuyor.<br />
<strong>BAKICI: </strong>Bir dakika onu buraya getireyim.<br />
<strong>ALİ:</strong> Aa! Çocuk hasta galiba.<br />
<strong>BAKICI: </strong>Bu çocuk da bu köşkün sahibinin oğlu. Gördüğünüz gibi  tekerlekli sandalyeye mahkum. Bende onun bakıcısıyım.<br />
<strong>ÖĞRETMEN: </strong>Yaa! Demek bu çocuk bu köşkün sahibinin oğlu ha..  Çocuklar! Az önce &#8220;Keşke bu köşkün sahibinin oğlu olsaydım.&#8221; diyen kimdi?<br />
<strong>CAN: </strong>Şey bendim öğretmenim&#8230;<br />
<strong>ÖĞRETMEN: </strong>Şimdi ne düşünüyorsun?<br />
<strong>CAN: </strong>Şeey, ne diyeceğimi bilemiyorum&#8230;<br />
<strong>ÖĞRETMEN: </strong>Bakın çocuklar zenginlik sandığınız gibi mal ve varlık  yönünden her şeye sahip olmak<br />
değildir. Gerçek zenginlik gönülle olur. Eğer gönlünüz huzur doluysa siz  dünyanın en<br />
zengin insanısınız demektir.<br />
<strong>ALİ: </strong>Nasıl yani öğretmenim?<br />
<strong>VELİ:</strong> Gönlün huzur dolu olması ne demek öğretmenim.<br />
<strong>CAN:</strong> Gerçek zenginlik nedir öğretmenim?<br />
<strong>ÖĞRETMEN:</strong> Çocuklar, sizler hepiniz aslında milyardersiniz. Örneğin  sen çocuğum, sana 100 milyar<br />
verseler gözlerini satarmısın?<br />
<strong>ALİ:</strong> Hayır, kesinlikle satmam. Gözlerim olmadıktan sonra parayı ne  yapayım?<br />
<strong>ÖĞRETMEN: </strong>Ya kalbini 100 milyara satar mısın?<br />
<strong>ALİ: </strong>Olur mu öğretmenim? Kalbim olmazsa ben nasıl yaşarım?<br />
<strong>ÖĞRETMEN: </strong>Peki sana 500 milyar verseler bir ayağını satar mıydm?<br />
<strong>VELİ: </strong>Hayır&#8230;<br />
<strong>ÖĞRETMEN: </strong>Peki 500 milyara bir kolunu satar mısın?<br />
<strong>VELİ: </strong>Hayır&#8230;<br />
<strong>ÖĞRETMEN:</strong> Gördüğünüz gibi hiç biriniz milyarlarca paraya rağmen bir organınızı bile satmıyorsunuz. Demek ki bu organlarınızın değeri çok çok fazla. Örneğin çok çok zengin olan bir insan ölmek üzereyken, birazcık daha yaşamak için, bütün servetini vermeye razı olur. Yani anlıyacağınız önemli olan sağlıktır. Sağlık ve huzur! Nice insanlar vardır ki, servet içinde yüzüyorlar, ama mutsuzlar!<br />
<strong>CAN: </strong>Teşekkür ediyorum öğretmenim. Bana gerçek zenginliğin ne  olduğunu gösterdiniz.<br />
Demek ki ben çok çok zengin bir insanmışım.<br />
(Cengiz Tan &#8211; Yürek Hikayeleri´nden Uyarlanmıştır.)</span></p>
<p style="margin: 5pt 18.75pt; text-align: left">&nbsp;</p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/skecler-skec-ornekleri/">»<span lang="tr">  Skeçler Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span><br />
</span></font></strong></p>
<p align="center"> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 10pt"><br />
</span></font></strong></p>
<p style="margin: 5pt 18.75pt; text-align: left">&nbsp;</p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/gercek-zenginlik-sagliktir-skec/">Gerçek Zenginlik Sağlıktır (Skeç)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/gercek-zenginlik-sagliktir-skec/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>31</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
