<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kagit ve Baski Kesifler ve Buluslar | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/kagit-ve-baski-kesifler-ve-buluslar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Mon, 12 Mar 2018 13:33:07 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Kağıt ve Basım (Keşifler ve Buluşlar)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/kagit-ve-basim-kesifler-ve-buluslar/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/kagit-ve-basim-kesifler-ve-buluslar/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Nov 2007 09:36:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Karışık Başlıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Keşifler ve Buluşlar]]></category>
		<category><![CDATA[Baski]]></category>
		<category><![CDATA[Baski Makineleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bulus]]></category>
		<category><![CDATA[Buluslar]]></category>
		<category><![CDATA[catlar]]></category>
		<category><![CDATA[icat]]></category>
		<category><![CDATA[Kagidin Tarihcesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kagit]]></category>
		<category><![CDATA[Kagit Cesitleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kagit ve Baski]]></category>
		<category><![CDATA[Kagit ve Baski Kesifler ve Buluslar]]></category>
		<category><![CDATA[Kesif]]></category>
		<category><![CDATA[Kesifler]]></category>
		<category><![CDATA[Maddelerin Kesifleri]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihteki Kesifler ve Buluslar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/kagit-ve-basim-kesifler-ve-buluslar/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kağıt ve Basım (Keşifler ve Buluşlar) Ortaçağ, tekniğin doğuş çağıdır: Doğum uzun, güç ve acılı olmakla birlikte, sonları yaklaştıkça gelecek çağların uygarlığının temelini kuracak, en önemli üç icadın gerçekleştirildiğini görüyoruz. Bunlar, ortaçağın uygarlığa başlıca katkıları ve önemli çıkış noktaları olmuştur. Bu noktalardan yapılan üç atılım, toplumu modern çağın eşiğine getirivermiştir. &#160; Bu icatlardan birincisi, baskı [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/kagit-ve-basim-kesifler-ve-buluslar/">Kağıt ve Basım (Keşifler ve Buluşlar)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><strong> <font style="font-size: 22pt" color="#3366ff" face="Maiandra GD">Kağıt ve Basım</font></strong><font face="Maiandra GD"><strong><font color="#3366ff"><span style="font-size: 22pt"><br />
</span></font><font color="#ff6600"><span style="font-size: 15pt">(Keşifler ve  Buluşlar)</span></font></strong></font></p>
<p align="center"> <img decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/icatlar_ve_buluslar/kagit.jpg" alt="https://www.bilgicik.com/resimler/icatlar_ve_buluslar/kagit.jpg" align="left" height="162" width="120" /></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Ortaçağ, tekniğin doğuş  çağıdır: Doğum uzun, güç ve acılı olmakla birlikte, sonları yaklaştıkça gelecek  çağların uygarlığının temelini kuracak, en önemli üç icadın gerçekleştirildiğini  görüyoruz. Bunlar, ortaçağın uygarlığa başlıca katkıları ve önemli çıkış  noktaları olmuştur. Bu noktalardan yapılan üç atılım, toplumu modern çağın  eşiğine getirivermiştir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu icatlardan birincisi,  baskı dır. Gutenberg&#8217;den önce hazırlanmış bir kitaba  bakarsak bu icadın önemini daha iyi kavrayabiliriz: Madenden, deriden ya da  tahtadan yapılma iki levhanın arasına sıkıştırılmış kocaman bir şey&#8230; İçinde,  papazların aylarca çalışarak, büyük bir sabır ve sanatla meydana getirdikleri  bir teoloji ya da metafizik eserinin kopyası var. Görülüyor ki, kitap, o  çağlarda pahalı bir lüks eşyasıdır. En büyük kitaplıklarda bile birkaç yüzden  fazlasını bulmak imkânsızdır. Bunlardan birini Tıp Fakültesinden ödünç almak  isteyen Kral XI. Louis bile gümüşlerini rehin bırakmak zorunda kalmıştı. </font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">XIV. yüzyılın sonlarında, ansızın ortaya &#8220;Kylographie&#8221;ler çıkıverdi. Bunlar,  üzerlerine desenler oyulmuş tahtadan levhalardır ve bu desenlerden birçok sayıda  basılabilmektedir. Kaynağı ta uzaklarda, Çin&#8217;de olan, bu oyma desenli basma  resimlerin bazıları 947 yılından günümüze kadar kalmıştır. Konu, titizlikle  düzleştirilmiş bir levhaya işleniyor; sonra desen ya da yazının çevresindeki  tahta çelik kalemle oyuluyor ve geriye kalan kabartma kısımlar iyice  mürekkeplenip kağıda basılıyordu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">&#8216;Bu tekniği Avrupa&#8217;ya getirenlerin Türkler ya da Ruslar olduğu sanılıyor. XV.  yüzyılın başlarında, iyice yaygınlaşan bu yöntemle bir yandan kutsal resimlerin  bolca dağılması sağlanırken öte yandan da oyun kâğıtları basılıyordu. Oyun  kâğıtlarının kaynağı Hindistan olsa gerektir; bunlar, Avrupa&#8217;da görünür görünmez  kumarbaz kitlesini hemen sarmıştı. Bunlar, tahta gravürlerle basımı sayesinde  bollaşırca, fiyatları da büyük ölçüde düştü. Zamanla bu kâğıtların tek levhayla  değil de, biri resmi, öteki yanındaki yazıları taşıyan iki levha kullanılarak  basılması düşünüldü. Sonra yazıların satırlara, daha sonra da harflere bölünmesi  akıl edildi. Bütün bu olgular zincirleme olarak birbirini izler yani birinden  ötekine kolay geçilir sanılmamak; çünkü sadece hurufatı (basım harflerini) icat  etmek yetmez, bunları çabuk basmayı sağlayacak sistemi de kurmak gerekir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Baskının temel bulgusu olan hurufatın 1423&#8217;te gerçekleştirildiği, mucidinin de  kilise adamlarından ve çağının en önemli &#8220;kylografi&#8221; basımevlerinden birinin  sahibi Coster (1370-1440) olduğu sanılıyor. Tahtaya harfleri ilk oyan ve bunları  kelimeler ve cümleler yapmak üzere bitiştiren de Coster olsa gerektir. 1440&#8217;dan  çok önce bu yolla birçok kitaplarla Donatus&#8217;un &#8220;Latin Grameri&#8221;ni dizmiş ve  basmıştır. Sanıldığına göre, gelecek kuşakların Gutenberg adiyle tanıyacakları  Jean Gensfleich da onun çırakları arasındaydı. 1400&#8217;de Mayence&#8217;de doğan ve bir  yargıcın oğlu olan Gutenberg, ailesinin yoksul düşmesi üzerine bir zanaata  girmek zorunda kalınca kuyumculuğu seçmişti. Ama kısa süre sonra politikaya  fazlaca karıştığından, ülkesinden ayrılmak zorunda kaldı. Bir ara Coster&#8217;in  yanında çalışmış olduğu ve baskının toplum hayatında büyük bir devrim açacağını,  o çağlarda sezdiği, kuşku götürmez.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Gutenberg&#8217;i 1443-1444 yılları arasında Strasbourg&#8217;da görüyoruz. Harfleri  tahtadan değil, dökümle meydana getiriyor; bir yandan da ketenyağı ve is  karasıyla ilk baskı örneklerini hazırlıyordu. 1448&#8217;de, icadından yararlanmak ve  para kazanmak üzere Mayence&#8217;e döndü. İki yıl sonra, zengin bir burjuvadan  gerekli para yardımını sağlayarak Pierre Schaeffer&#8217;le birlikte işe koyuldu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Böylece baskı tekniği doğmuş oluyordu. Mayence&#8217;deki küçük atölyede kurşun ve  antimon bileşimi kullanılmaktaydı. Bundan böyle de dünyanın bütün dökümcüleri  hurufat imalinde bu bileşimi kullanacaklardır. O dönemde el presiyle sayfanın  iki yanına birden basılıyordu. Mizanpaj yönünden de belirli bir ilerleme  görülmüştü.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Uzman tarihçiler, Gutenberg&#8217;in ilk bastığı eserin bir astronomi takvimi olduğunu  kabul ederler (1447). Bastıklarının en tanınmışı, yalnız on iki tanesi günümüze  kadar gelen, iki sütun 36 satır ve 1282 sayfalık &#8220;İncil&#8221;dir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Gutenberg, 1467 ya da 1468&#8217;de öldüğünde, icadı baş döndürücü bir hızla  yayılmaktaydı. Önce İtalya&#8217;yı fethetti; 1464&#8217;de Roma yakınındaki Subiaco&#8217;da;  1470&#8217;de de Roma&#8217;da ilk basımevleri kuruldu. 1469&#8217;da onu Paris&#8217;le Fransa izledi.  Budapeşte ilk basımevine 1473&#8217;te, Oxford 1479&#8217;da kavuştular. Yüzyılın sonlarına  doğru sayısız Avrupa şehirlerindeki atölyelerde her boyutta sayısız &#8220;İncil&#8221;  basılmaktaydı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">İcat, tanıtılmış, kabul ettirilmişti; iş, bunu mükemmelleştirmeye kalıyordu.  Büyük basımcılar sırayla sahneye girmeye başladılar: 1490&#8217;da Aide Manuce,  Venedik&#8217;te 1504&#8217;te Henri Estienne, Paris&#8217;te; 1555&#8217;te Christophe Plantin  Anvers&#8217;de; 1587&#8217;de Louis Elzevir, Leyde&#8217;de&#8230; Ancak Gutenberg&#8217;in kullandığı  &#8220;gotik&#8221; harfler yerine 1464&#8217;te &#8220;romen&#8221; harfleri; 1500&#8217;de de &#8220;italik&#8221;ler  kullanılmaya başlandı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu büyük icadın paha biçilmez sonuçlarını sayıp dökmeye gerek var mı? İlk ağızda  felsefe eserleri ve kutsal kitaplar yayımlanmış; ucuzluğu ve küçük hacmi  yüzünden herkesin kitap sahibi olabilmesi, böylece her düzeyde ve zekâda insanın  okuyabilmesi, eleştirebilmesi sağlanmıştı. Bu, insanı doruğa yükseltme amacını  güden kendine özgü bir uygarlığın hareket noktası oldu. </font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p><center><!--adsense#reklam_336x280--></center></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>KÂĞIT </strong></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Basım tekniği, cahillikle mücadelede ve uygarlık yolunda ilerlemede eşsiz bir  silah oldu. Gutenberg&#8217;den kırk yıl sonra, Nurenberg&#8217;de yirmi dört preslik, yüz  işçinin ve ayrıca &#8216;musahhih&#8217;lerle ciltçilerin çalıştığı bir basımevi kuruldu.  Ancak, yeterli miktarda kâğıtla desteklenmemiş olsaydı, bu basımevi kurulamaz ya  da devam edemezdi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Az önce sözünü ettiğimiz ikinci büyük ilerleme, &#8220;<a href="https://www.bilgicik.com/yazi/kagit-kesifler-ve-buluslar/" style="text-decoration: none"><font color="#000000">kâğıt</font></a>&#8221; tır. Kâğıt da Çin&#8217;den  geliyordu ve yeni bir icat değildi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Eskilerin yazı gereci olarak değişik maddeler denemiş olduklarını biliyoruz.  Mısırlılar &#8220;Papirüs&#8221; adını verdikleri bir tür kamışın gövdesini kurdele gibi  kesmişler; bunları bizim kontrplakları yapıştırdığımız gibi yapıştırarak uzun  bantlar meydana getirmişler ve üzerlerine hiyeroglif (resim yazısı) yazmışlardı.  Mezopotamyalılar da, kil tabletlerden yararlanırlar, bunların üzerine çivi  yazısı yazarlardı. Çinliler, yazıya önce tahta levhaları oyarak başladılarsa da  giderek kalemi bırakıp fırçayı tercih ettiler. Sonra, sanatçılara özgü bir  incelikle ipekli kumaşlar üzerine &#8220;ideogram&#8221;lar (bir fikri harflerle değil resim  ya da o düşünceyle ilgili işaretlerle yazma sistemi, ideograf: Bu resim ya da  işaretlerden, biri.) çizmeye başladılar.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Çinlileri yazmak için başka bir madde aramaya yönelten, kullandıkları maddenin  çok pahalı oluşuydu her halde. Öte yandan Uzak Doğu keçenin de vatanıdır ve keçe  yapımı kumaştan önce başlamıştır, öyle ki, üstünde fırçayla yazı yazılmasına  elverişli bir çeşit keçe imal etmeyi düşünmelerine şaşmamak gerekir. Görevine  &#8220;Tarım Bakanlığı&#8221; diyebileceğimiz Tsay-Lun, 105 yılında bu alandaki  araştırmalar&#8221; geniş çapta destekledi. İpek kalıntılarını lime lime ettirip suda  bıraktırdı. Böylece, bir tür hamur elde edildi. Sonra bu sulu hamur, sepetten  yapılmış bir kalburun içine konulup süzüldü. Kalburda kalan lifli madde,  kâğıttı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Tsay-Lun çalışmaları sürdürdü ve daha ucuz bir hammadde, sözgelişi bambu ya da  incir ağacı denenmeye başlandı; kalbur da geliştirildi. Denemelerin gizli  tutulması emredilmiş olmakla birlikte, bu teknik kısa sürede duyuldu. Bunun  üzerine 751&#8217;de Çinli kâğıt işçileri tutuklanıp Semerkant&#8217;a sürgün edilince,  orada hammaddesi keten ya da kenevir olan kâğıt imal etmeye başladılar. Bir  çeyrek yüzyıl sonra, kâğıt tekniğinin sırrı Bağdat&#8217;ın, sonra da Şam&#8217;ın yolunu  tuttu ve buralarda da kâğıt fabrikaları kuruldu. Araplar yoluyla yayılarak Fas&#8217;a  ve 1145&#8217;te İspanya&#8217;ya vardı. Fransa&#8217;da ilk &#8220;kâğıt değirmeni&#8221; 1190&#8217;da Herault&#8217;da  dönmeye başladı. Bunu ırmak boylarında (Auvergne, Troyes, Floransa) başka  değirmenler izledi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Avrupalılar, bu alanda büyük yenilikler getirdiler. Hamurlarını tahtadan değil,  keten ve pamuklu kumaşları parça parça ederek elde ediyorlardı. Yazılarını  fırçayla değil, kaz tüyüyle yazdıklarından, elde edilen kâğıdı -direncini  çoğaltmak için- jelatine batırıyorlardı. Bir direnç sayesinde, Gutenberg maden  hurufat pres kullanabilmişti.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Tabii kâğıt, hayvan derisinden yapılan ve çok pahalı olan parşömeni (bu kelime  Bergama şehrinin adından gelmektedir. &#8220;Tirşe&#8221;de denilir. Bugünkü &#8220;parşömen  kâğıdı&#8221; ile karıştırılmamalıdır.) hemen gözden düşürdü. Yeni sanayi, basımın  yaygınlaşmasıyla ilerledi. Hem öylesine ilerledi ki, kısa zaman sonra hammadde  sıkıntısı çekilmeye başlandı. Yün işe yaramadığından, mısır kutnusuna (öbür adı  &#8220;dimi&#8221;. Sıkı dokunmuş bir çeşit pamuk bez.) başvurmak gerekti. Ancak öte yandan  halkın bir kısmı zenginleştiğinden, çamaşır ihtiyacı da artmış; bu yüzden  pamuklu kumaşta da büyük imalât artışı olmuştu. Moda, bilimin yaygınlaşmasına  hizmet ediyordu&#8230;</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<hr align="justify" />
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>  Wikipedia Bilgisi:</strong> Kâğıt, hamur haline  getirilmiş, çeşitli nebati (bitkisel) maddelerden yapılan, üzerine yazı yazılan,  ince, kuru yaprak. İnce bitki liflerinin keçeleşmesi ile meydana gelen bugünkü  kağıdın ilk olarak M.S. 1. yüzyılda Çin&#8217;de yapıldığı sanılmaktadır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">İnsanoğlunun hayatının bir parçası olan yazı, daha önceleri, düz konik, taş ve  ağaç gövdeleri ile killi topraktan yapılmış yazı levhaları üzerine  yazılmaktaydı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>Kağıdın Tarihçesi<br />
</strong><br />
Aslında M.Ö. 4000 yıllarında Mısır&#8217;da bulunan Cyperius (papirüs) denilen  bitkinin sapı uygun boyutlarda kesilip bir tahta üzerine dizilip, sulu vaziyette  tokmaklanarak bir çeşit kağıt üretilmekdeydi. Yapılışı ve özelliği bakımından  bugünkü kağıttan farklı olmakla beraber,  <font color="#000000">kağıt</font> ismi bu papirüs kağıdından kalmıştır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Papirüsle beraber, çeşitli hayvan derilerinden yapılan pergament (parşumen)  kağıdı da tarih boyunca kullanılmıştır. Parşumen, bugün bile kullanılan, yazı  yazmaya ve resim yapmaya çok elverişli, uzun ömürlü bir kağıt çeşididir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Kağıt, ilim ve kültürün yayılıp gelişmesinde çok büyük bir rol oynamıştır.ve ilk  para mantığının birşeyler satın alma, değiş tokuş gibi parasal şeylerin  başlangıcı olmustur.. Yazma, taşıma ve muhafazasındaki kolaylıklar, herhangi bir  yerdeki ilim ve bilginin çok kısa bir zamanda dünyanın her tarafına kolayca  yayılmasını temin etmiş, böylece bugünkü medeniyete ulaşılmasının başlıca  vasıtalarından birisi olmuştur. Bugünkü dünyada kağıt, en başta gelen sanayi  mamüllerinden biridir ve günlük hayatta en çok ihtiyaç duyulan maddelerden  biridir. İlmi çalışmalar, eğitim ve öğretim müesseseleri, her türlü basın, yayın  faaliyetlerinin yanısıra para basımında, ambalaj işlerinde, mutfakta ve daha  pekçok yerde kağıt kullanılmaktadır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Eskiden kağıt üretimi az yapıldığı için, dünyanın her yerinde kıymetli  tutulurdu. Sonradan üretimin bollaşması ve yaygınlaşması ile eski itibarını  kaybetti. Ancak son yıllarda kağıt yapımında kullanılan hammaddenin tükenmeye  yüz tutması, artan maliyetler ve diğer sebeplerle günden güne kıymetlenmektedir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Kağıdın kimin tarafından bulunduğu bugün kesin bilinmemektedir. Ancak bugünkü  kağıt hamuru ile elde edilen kağıdın ilk modeli milattan sonra 105&#8217;te Çin&#8217;de  Ts&#8217;ai Lun adında bir saray görevlisi tarafından yapıldığı kabul edilmektedir.  Ts&#8217;ai Lun Ağaç kabukları, bez parçaları ve diğer lifli malzemeleri özlü ve  yumuşak bir hamur haline gelinceye kadar dövüp, elde ettiği hamuru geniş bir  tekne içinde suyla karıştırarak ilk mekanik odun hamurunu elde etti. Daha sonra  gözenekli bir kalıbı, hamurun içine daldırılıp yukarıya kaldırıldığında, su  gözeneklerden süzülerek aşağıya akıyor, kalıbın yüzeyinde lifli bir tabaka  kalıyordu. Bu tabaka kalıp üzerinden alınıp kurutulduğunda ve üzeinden el yapımı  silindirlerle ilkel kalenderlemeden sonra kullanıma hazır hale  geliyordu.Keşfinden bugüne kadar 2000 yıl geçmiştir. Orta Asya&#8217;da yapılan  araştırma ve kazılarda, üçüncü ve yedinci yüzyıllar arasında kullanılan  kağıtların dut ağacı kabukları, kendir, kenevir ve pamuktan yapılmış olduğu  anlaşılmıştır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Kağıt, Çin&#8217;den, Orta Asya&#8217;ya oradan da İran&#8217;a geçti. 751 senesinde yapılan Talas  Meydan Muharebesinden sonra, Çin&#8217;den alınan esirlerden kağıt yapımı öğrenildi.  Çin&#8217;in dışında ilk defa Semerkand&#8217;da kağıt yapım merkezi kuruldu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Yakın Doğuda ilk defa Abbasi hükümdarı Harun Reşid zamanında 754 senesinde  Bağdat&#8217;ta kurulmuştur. Batı alemi ise Müslümanlardan 400 yıl gibi uzun bir zaman  sonra yine Müslümanlar sayesinde kağıdın varlığından haberdar oldular. Bundan  sonra Şam, Trablusşam, Yergen ve Mısır&#8217;da kağıt fabrikaları kurulmuştur.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Kuzey Afrika&#8217;nın Müslümanlar tarafından fethedilmesi ve daha sonra İspanya&#8217;ya  geçilmesi üzerine, kağıt fabrikaları da oraya taşınmıştır. Müslümanlar  tarafından kurulması ve Avrupa&#8217;nın ilk kağıt fabrikası olması bakımından bu  fabrikalar çok önemlidir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Böylece Çin&#8217;de binlerce yıl önce imalatına başlanan kağıt, zamanla daha yeni  metodlarla üretilmiş ve 18. yüzyılda Fransa&#8217;da ilk defa kağıt makinası  yapılmıştır. Kağıt makinalarında da sürekli olarak teknolojik gelişmelere  paralel olarak değişiklikler olmuş ve bugünkü çok motorlu tahrik sistemli,  Hamurun kesafet (yoğunluk), sıcaklık, pH, gramaj ve rutubet gibi özelliklerini  kontrol altında tutabilen otomatik kağıt makinaları ortaya çıkmıştır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>Türkiye&#8217;de kâğıt üretimi<br />
</strong><br />
Türkiye&#8217;de de dünyadaki gelişmelere paralel olarak kağıt sanayii sürekli bir  ilerleme göstermiştir. Osmanlılar, kağıt ihtiyaçlarını doğudan temin  ediyorlardı. Evliya Çelebi&#8217;nin Seyahatname adlı eserinden,İstanbul&#8217;da Bizans&#8217;tan  kalma bir kağıt fabrikasının, Kağıthane semtinde bulunduğu öğrenilmiştir. Üçüncü  Sultan Selim Han zamanında, küçük de olsa bir kağıt fabrikası yapılmış, fakat  daha sonra üretimin çok pahalıya mal olması sebebiyle fabrika kapatılmıştır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">İlk kağıt fabrikası 1744 yılında Yalova&#8217;da kurulmuştur. İbrahim Müteferrika  tarafından ilk Türk matbaasının kurulmasıyla artan kağıt ihtiyacını temin etmek  için, Yalova&#8217;da kağıt fabrikasının yapılmasına karar verildi. Bu fabrikada  birçok cins kağıt imal edildi. Sultan Birinci Mahmud Han bu fabrikadan çok  memnun oldu. Kur&#8217;an-ı kerim ve diğer İslami kitapları çoğaltmak gayesiyle başka  kağıt fabrikalarının da yapılmasını istedi. Fakat su azlığı, su yollarının  bozulması ve Avrupa kağıtlarının rekabeti yüzünden, Yalova Kağıt Fabrikası  kapandı. Osmanlı Devleti zamanında kurulan uzun ömürlü fabrika Beykoz Kağıt  Fabrikasıdır. 1804&#8217;te hizmete açılan bu kağıt fabrikasında İngiliz ve Flemenk  kağıtları kalitesinde kağıt yapmak istenmiştir. Bilahare dışarıdan kağıt  getirmek daha ekonomik olmuş, yabancı devletler kağıtlarını maliyetin altında,  zararına Türkiye&#8217;ye satmak suretiyle kağıt sanayisi baltalamışlardır. Neticede  Beykoz Fabrikası da kapanmıştır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">İzmir Kağıt Fabrikasının temeli ise 1844&#8217;te atıldı. Fabrikanın buhar kuvvetiyle  çalıştırılması kararlaştırılmıştı. Bu fabrika bir süre devletin kağıt ihtiyacını  karşılayabilmiştir. Yine Avrupa&#8217;nın çeşitli oyunları neticesinde kapanmaya  mahkum olmuştur.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Hamidiye Kâğıt Fabrikası, Osmanlı Devleti döneminde kurulan son kağıt  fabrikamızdır. Sultan İkinci Abdülhamid Han, Hamidiye Kağıt Fabrikasını kurmakla  Serkarın Osman Beyi vazifelendirmiştir. Fabrikanın yeri olarak Beykoz&#8217;da, Kır  Mevkii ve Hünkar İskelesi seçilmiştir. Osman Beyin oğlu Ali Cevat Beyin 42  dönümlük yeri de satın alınarak genişletilmiştir. Bu fabrika İstanbul ve  Londra&#8217;da şubeleri olan Hamidiye Kağıt Fabrikası veya Ottoman Paper  Manifacturing Company Limited adıyla kurulan şirket tarafından idare ediliyordu.  Şirketin çıkardığı hisse senetleri satılmadı. Masson Scott firması bir müddet bu  fabrikayı çalıştırdı. Şirket (Hamidiye Kağıt Fabrikası), borcunu ödemeyince  mahkeme kararıyla Masson Scott firmasına devredildi. Bilhahare bu firma da 1912  yılında hisse senetlerini satışa çıkardı. Hamidiye, şirketi tekrar satın aldı.  Fakat o sırada Birinci Dünya Savaşı çıkınca İngiliz personeli memleketine döndü.  Osmanlı Devletinin savaştan yenik çıkması üzerine galip devletler kağıt  fabrikasını dağıttılar.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>Cumhuriyet döneminde ilk kâğıt fabrikaları<br />
</strong><br />
Cumhuriyet döneminde ilk kâğıt fabrikasının temeli İzmit&#8217;te 14 Ağustos 1934&#8217;te  atıldı ve fabrika 1936 yılında işletmeye açıldı. Bu fabrikaya 1944 yılında  ikinci kağıt selüloz fabrikası, 1945&#8217;te Klor Alkali Fabrikası ilave edildi.  1954&#8217;te de üçüncü kağıt fabrikası kuruldu. 1957&#8217;den sonra eski makineler  değiştirildi. 1960 yılında dördüncü, 1961&#8217;de beşinci kağıt fabrikası kuruldu.  1955 senesine kadar Sümerbank Kağıt ve Karton Fabrikası ismi ile çalıştıktan  sonra İzmit Selüloz Sanayii Müessesesi adı verildi. Bilahare, 1955&#8217;te çıkarılan  bir kanunla Sümerbank&#8217;tan ayrılıp Türkiye Selüloz ve Kağıt Fabrikaları İşletmesi  Genel Müdürlüğü (SEKA) adı ile iktisadi bir devlet kuruluşu oldu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>SEKA<br />
</strong><br />
İzmit&#8217;te SEKA&#8217;ya bağlı yedi kağıt ve karton fabrikasının yanısıra, Mekanik Odun  Hamuru Tesisleri, Oluklu Mukavva, Odun Selülozu Fabrikası, Saman Selülozu  Fabrikası, Klor Alkali Fabrikası, kuvvet santralı, su tesisleri ve atölyeler  vardır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">SEKA&#8217;nın Zonguldak-Çaycuma kuruluşu 1970&#8217;te işletmeye açılmıştır. Burada kraft  selülozu, kraft kağıdı ve yarı kimyevi selüloz imal edilmektedir.  Giresun-Aksu&#8217;daki mekanik odun hamuru ve gazete kağıdı tesisi ile 1971&#8217;de açılan  Muğla-Dalaman&#8217;daki tesisler de SEKA&#8217;ya bağlıdır. Dalaman&#8217;daki tesiste sülfat ve  viskoz selülozu, tabii kağıt ve karton imal edilmektedir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">SEKA&#8217;ya bağlı diğer tesis ve müesseseler de 1975&#8217;ten sonra hizmete açılan Afyon  Beyaz Saman Selülozu Tesisi, Balıkesir Selüloz Kağıt Tesisleri. Antalya Kraft  Selülozu ve Kraft Kağıdı Tesisleri, Akdeniz (İçel), Kastamonu, Bolu  müesseseleridir. 1936 yılında 10.000 ton olan kağıt üretimimiz, 1992 yılında  932.000 tona ulaşmıştır. Bu miktarın yarısını SEKA üretmekte, diğer yarısını da  özel sektör üretmektedir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>Kâğıt çeşitleri<br />
</strong><br />
Hayatın her safhasında çok çeşitli maksatlarla kullanılan kağıt, ağırlığına  (gramajına), kullanılan hamurun cinsine, dolayısıyle yırtılma ve patlama  mukavemetine ve buna benzer diğer özelliklerine göre çeşitli sınıflara  ayrılabilir. Fakat genel hatları ile şu şekilde tasnif etmek mümkündür:</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">1. Yazı tabı kâğıtları (1, 2 ve 3. hamur kâğıtlar, ofset kâğıdı, aydınger kâğıdı  vb.),<br />
2. Sargılık kâğıtlar,<br />
3. Kraft torba veya çimento torba kâğıdı,<br />
4. Temizlik kâğıtları ve hijyenik kâğıtlar,<br />
5. İnce özel kâğıtlar (sigara kâğıdı vb.),<br />
6. Oluklu mukavva kâğıtları (kraft yüzey kağıdı, atık kağıt yüzey kağıdı, oluklu  katı kağıdı),<br />
7. Kartonlar.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bir başka sınıflandırma ise:</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">1. Kültürel kâğıtlar,<br />
2. Endüstriyel kâğıtlar şeklinde olabilir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>Kâğıdın hammaddesi<br />
</strong><br />
Kâğıdın ana hammaddesi odundur. Kâğıtlık odun, mobilya vs. üretiminde kullanılan  odundan düşük, yakacak olarak kullanılan odundan daha yüksek kalite  seviyesindedir. Bu odun da, ya iğne yapraklı (çam vb. yumuşak) ağaçlardan veya  yapraklı (meşe vb. sert) ağaçlardan elde edilir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Aslında memleketin orman kaynaklarının tüketiminde kağıt sanayii, orman ürünleri  sanayii ve yakacaktan sonra üçüncü sırayı işgal etmekle beraber, ormanın  yetişmesinin çok zaman alması dikkate alınırsa, sadece kağıt sanayii bile,  ormancılığa gereken önem verilmezse, bir memleketin orman kaynaklarını kısa  zamanda tüketebilecektir. Bundan dolayı bütün dünyada kağıt sanayii, odun  dışındaki kaynaklara her geçen gün daha süratle yönelmektedir. Bunlar arasında  yıllık bitkiler olarak bilinen saman, kamış, kendir-kenevir ile tütün, ayçiçeği  vb. bitkilerin sapları sayılabilir. Çok çeşitli olan bu bitkiler arasından  şimdiye kadar sadece saman, kamış ve kendir ekonomik kullanım seviyesine  erişebilmişlerdir. Genellikle diğerlerinin toplanması ve stoklanması ekonomik  gözükmemektedir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>Kâğıtların geri dönüşümü<br />
</strong><br />
Diğer önemli bir hammadde eski kağıttır. Eski ve atık kağıtlar, ucuz bir  hammadde olarak görünmekteyse de kullanılan baskı mürekkebi ve kağıdın yapısına  bağlı olarak mürekkep çıkarma işlemi, özellikle yazı tabı kağıtları yapımında en  önemli problemi teşkil etmektedir. Bu kabil eski kağıttan, mürekkebi  çıkarılmadan, halen yaygın şekilde kullanılan gri karton üretimi yapılmaktadır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>Yardımcı hammaddeler<br />
</strong><br />
Bunlar dolgu maddeleri, boyar maddeler ve kağıdı yapıştırıcı maddeler olarak üç  bölümde mütalaa edilebilir:</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Dolgu maddeleri, liflerden meydana gelen ve girintili çıkıntılı bir durumda olan  kağıt yüzeyine lifler arasındaki boşlukları doldurarak, daha düzgün bir şekil  vermek maksadıyla kullanılır. Bunun yanında mürekkebin dağılmasını önleyerek,  daha iyi emilmesini sağlar. Kağıdın parlaklığını arttırır. Kağıdın yumuşaklığını  da olumlu yönde etkiler.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Diğer yandan lifler arası bağlantıyı zayıflattıklarından kağıdın kopma,  yırtılma, çift katlama ve patlama direncini zayıflatırlar. Kağıt makinasına  hamur verilirken, eleğin üzerinden akan hamurun üst tarafında daha çok  tutunduklarından, kağıtta iki yüzlülük meydana getirebilirler. Kağıdın  yapışmasına menfi tesirleri vardır. Kağıt üzerinde zayıf tutunmaları halinde  silme sırasında leke ve kirlenmeye, yıpranmaya sebeb olurlar.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Fazla oranda kullanılmaları işletmeci açısından kağıdın maliyetini düşürücü bir  unsur olarak görülebilirse de, sayılan mahzurları da dikkate alınarak ancak  belirli bir oranda dolgu maddesi kağıt hamuruna ilave olunabilir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Baryum sülfat, kalsiyum sülfat (CaSO4) vb. dolgu maddeleri içinde daha çok  yaygın olarak kaolen (bir çeşit kil) kullanılmaktadır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Kağıda istenen rengin verilebilmesi için yeterli miktarda boyar madde (sentetik  boyalar veya pigmentler) kullanılır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Çeşitli kağıtların (özellikle baskı, para ve harita kağıtları gibi) su ve  mürekkep gibi sıvı maddelere karşı dayanıklı olmaları istenir. Bu maksatla  kağıdın iç yapıştırmasını sağlamak için kağıt hamuruna, lifler süspanse  haldeyken, önce belli oranda kolofan ilave edilir. Daha sonra kolofanın lifler  üzerinde çökmesini sağlamak için şap katılır. Çam ağaçlarından elde edilen  reçine, % 80 oranında kolofan ihtiva etmektedir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>Kâğıt yapımı<br />
</strong><br />
Kağıt imalatı yapan fabrikaları; kağıt hamuru fabrikaları -bugün selüloz  fabrikaları olarak bilinmektedir ve <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/kagit-kesifler-ve-buluslar/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">kağıt</font></a> fabrikaları olarak ikiye ayırmak  mümkündür. Ancak bugün kağıt fabrikaları hem kağıt hem de hamur üretimi yapan  entegre tesisler olarak kurulmaktadır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Hamur üretim bölümünde çeşitli metodlarla sözkonusu hammaddelerden kağıt hamuru  üretilir. Üretilen hamur ya sulu halde uygun karışımlar ile doğrudan doğruya  kağıt makinasına verilir veya suyu alınarak yoğunlaştırılmış halde stoklanır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Başlıca kağıt hamuru (selüloz) üretim yöntemleri</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>Mekanik hamur<br />
</strong><br />
Genellikle meşe gibi bazı yapraklı ağaçların dışında ağaçlar 1-1,5 m boylarda  kesilerek, gerekiyorsa nemlendirildikten sonra, taşlı liflendirici denilen bir  makinada liflerine ayrılarak lif su karışımı süspansiyonu elde edilir. Kirlilik  yaratacak maddeleri ve büyü kıymıkları ayırmak için muhtelif eleklerden  geçirildikten sonra,  <font color="#000000">kağıt</font> makinası hamur hazırlama kısmına veya  kesafeti arttırılarak özel havuzlarda depolanır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Tomrukların makinaya verildiği bölmelerine göre, zinciri veya pistonlu olarak  ayrılabilir. Pistonlular ise kendi içinde tek cepli ve çok cepli gibi  tasarımları mevcut. Tomruk, basınç uygulanarak dönen bir taşa bastırılır,  yaklaşık 1,5 m çapı olan taş suni taştır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">İşlem çok basit olmakla beraber, çıkan hamurun kalitesini kontrol altında tutma  zorluğu, işlemin en büyük dezavantajını teşkil etmektedir. Bir ton mekanik hamur  üretebilmek için 2,33 m³ kabuğu soyulmuş oduna (verim %98), 10-15 m³ temiz suya  ve 800-1500 kWh elektrik enerjisine ihtiyaç vardır. Ayrıca bu hamurla her tür  kağıdı üretmek mümkün değildir. Daha çok rengin ve fiziksel direncin daha az  önemli olduğu ve hacimliliğin önemli olduğu kağıt türlerinin yapımında  kullanılmaktadır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>Rafinör mekanik hamuru<br />
</strong><br />
Bu yöntemde de kimyasal madde kullanılmaz, ağaç yongaları diskli rafinörlerde  liflerine ayırarak, hamur üretimi yapılmaktadır. Odun, ya tomruk halinde  fabrikaya gelmekte ve yongalanmakta veya yongalanmış veya kereste fabrikalarının  talaşı olarak gelmekte ve rafinörlere verilmekte.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Hamurun kalitesi taş mekanik hamurdan daha iyi (% 50-% 100) olmakla beraber bu  üstünlük % 50 daha fazla elektrik enerjisi harcanarak sağlanır (ton başına  1200-2200 kWh). Buna karşılık, testere talaşı gibi çok daha ucuz odun hammaddesi  kullanılabilmektedir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>Termomekanik hamur<br />
</strong><br />
Rafinör mekanik hamur usulünden farklı olarak odun yongalarının rafinöre  girmeden önce buharla ön işlem uygulayarak yumuşatılmasıdır. Bundan dolayı  liflendirme işleminde lifler daha az hasar görerek daha iyi nitelikte bir hamur  elde edilebilir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>Kimyasal hamur (selüloz)<br />
</strong><br />
Yarı kimyasal hamur üretim yöntemleri olmakla bereber birçok kimyasal hamur  üretim yöntemi bulunmaktadır. Bunlardan en yaygın olarak kullanılan sülfat (kraft)  yöntemidir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Sülfat işleminde hazırlanan her türlü yonga esas olarak alkali ve sodyum sülfit  çözeltisi içerisinde 160-170°C&#8217;de 2-3 saat pişirilir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Çözelti tekrar kullanılmak üzere kurulan geri kazanma üniteleri ile geri  kazanılır. İşlem güçlü hamur üretimi için uygun ise de yeterli teknoloji  seviyesinde olmayan ve kimyasal madde tedarikinde güçlükleri bulunan  memleketlerde problemler çıkarmaktadır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Gazete kağıtları % 100 oranında mekanik rafinör, termomekanik veya kimyasal  termomekanik hamurdan yapılabilirse de çeşitli bakımlardan bir miktar (% 10-20  civarında) sülfat prosesi ile imal edilmiş selüloz katılması uygun  görülmektedir. Dergi kağıtlarında mekanik hamur % 60 &#8211; % 100 oranında  kullanılmaktadır. Kaliteli baskı kağıtları ise % 100 kimyasal hamurdan imal  edilmektedir (I hamur). Oluklu mukavva ve çimento torba kağıtlarında genellikle  mukavemeti yüksek sülfat hamur kullanılmaktadır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Önceki kısımlarda bahsedilen hammaddelerden, anlatılan metodlarla elde edilen  kağıt hamuru (selüloz), hamur hazırlama bölümünde işlem gördükten sonra dolgu,  boyar vb. katkı maddeleri ilave edildikten sonra kağıt makinasına verilmektedir.  Kağıt makinasına ço düşük kesafette (yaklaşık %1-1,5) verilen hamur çeşitli  kademelerden geçerek suyu uzaklaştırılır, bunlar şekillendirme, presleme,  kurutma ve gerekirse yüzey basınça düzgünleştirme veya kaplama aşamalarıdır.  Üretilen kağıt makinenin genişliğinde olan bir tampon adı verlen ruloya sarılır.  Bu kağıt kesilerek bobin veya tabaka haline getirilir ve kullanıma sunulur.</font></p>
<p align="center"><span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/kesifler-ve-buluslar/">»<span lang="tr">  &#8220;Keşifler ve Buluşlar&#8221; Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span></span></font></strong></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/kagit-ve-basim-kesifler-ve-buluslar/">Kağıt ve Basım (Keşifler ve Buluşlar)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/kagit-ve-basim-kesifler-ve-buluslar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
