<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Köktürkçenin Söz Varlığı | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/kokturkcenin-soz-varligi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Thu, 16 May 2013 06:08:08 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Göktürkçenin Söz Varlığı</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/gokturkcenin-soz-varligi/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/gokturkcenin-soz-varligi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Nov 2009 00:08:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim Kalemimizden]]></category>
		<category><![CDATA[Dil]]></category>
		<category><![CDATA[Türkoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Çok Anlamlılık]]></category>
		<category><![CDATA[Eş Anlamlılık]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Türkçenin Söz Varlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Göktürk Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Göktürkçe]]></category>
		<category><![CDATA[Göktürkçede Atasözleri]]></category>
		<category><![CDATA[Göktürkçede Deyimler]]></category>
		<category><![CDATA[Göktürkçede İkilemeler]]></category>
		<category><![CDATA[Göktürkçedeki Söz Varlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Göktürkçenin Söz Varlığı]]></category>
		<category><![CDATA[İleri Öğeler]]></category>
		<category><![CDATA[Köktürkçenin Söz Varlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Koşutluk]]></category>
		<category><![CDATA[Soyut Kavramlardaki Zenginlik]]></category>
		<category><![CDATA[Soz Varligi]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dili]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[Yazıtlarda Edebi Sanatlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yazıtlardaki Deyimler]]></category>
		<category><![CDATA[Yazıtlardaki Dil Özellikleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=5248</guid>

					<description><![CDATA[<p>Göktürkçenin Söz Varlığı Türkçenin bilinen ilk yazılı kaynakları olan Orhun Yazıtları, Türk dilinin yaşını belirlemede hareket noktamızı oluşturan önemli belgelerdir. Yazıtlarda kullanılan dil, Türkçenin bengü taşlardan çok daha önce bir yazı diline sahip olduğunu göstermektedir. Çünkü abidelerdeki yazı dili, düzenli bir yapıya ve ciddi bir söz varlığına sahiptir. Orhun Yazıtları içinde önemli kabul edilen üç [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/gokturkcenin-soz-varligi/">Göktürkçenin Söz Varlığı</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 700; margin-bottom: 0cm;" align="center"><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="font-size: 25pt;"><span style="color: #00ccff;"> Göktürkçe</span><span style="color: #c0c0c0;">nin</span> <span style="color: #ff9933;">Söz</span> <span style="color: #00cc66;">Varlığı</span></span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;" align="justify"><img decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/yazi/tonyukuk-yazit.jpg" alt="Göktürkçenin Söz Varlığı" align="right" /><span style="font-family: Maiandra GD;">Türkçenin  bilinen ilk yazılı kaynakları olan  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/orhun-gokturk-abideleri/"> <span style="color: #000000;">Orhun Yazıtları</span></a>,  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Turk-Dili/"> <span style="color: #000000;">Türk dili</span></a>nin yaşını  belirlemede hareket noktamızı oluşturan önemli belgelerdir. Yazıtlarda  kullanılan dil,  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkcenin-tarihi-gelisimi-muharrem-ergin/"> <span style="color: #000000;">Türkçenin</span></a> bengü taşlardan çok daha önce bir yazı diline sahip  olduğunu göstermektedir. Çünkü abidelerdeki yazı dili, düzenli bir yapıya ve  ciddi bir söz varlığına sahiptir. </span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;" align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/orhun-gokturk-abideleri/"> <span style="color: #000000;">Orhun Yazıtları</span></a> içinde önemli kabul edilen üç büyük bengü taş olan   <span style="color: #000000;">Kül Tigin</span>,  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/orhun-yazitlari-abideleri-eski-metin-ornekleri-bilge-kagan/"> <span style="color: #000000;">Bilge Kağan</span></a> ve <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/orhun-yazitlari-eski-metin-ornekleri-tonyukuk-abidesi/"> <span style="color: #000000;">Tonyukuk</span></a> yazıtlarında geçen  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/sozcuk-turleri/"> <span style="color: #000000;">sözcük</span></a> sayısı 6.000&#8217;e yakın olmakla birlikte; farklı sözcüklerin sayısı 840&#8217;tır. Bu 840  farklı sözcüğün 147 tanesi yer, kavim, kişi ve at  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/isim-ad/"> <span style="color: #000000;">isim</span></a>leridir. Bu özel adları da  çıkarırsak, üç büyük yazıtta tekrarlanmayan sözcük sayısının 693 olduğunu  söyleyebiliriz.</span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;" align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/orhun-gokturk-abideleri/"> <span style="color: #000000;">Göktürk Yazıtları</span></a>, çok sınırlı konular hakkında bize  bilgi vermektedir. Yazıtlarda genellikle askerlikle ilgili olayların  anlatılması, sınırlı bir söz varlığının kullanılmasını zorunlu kılmıştır. Bunun  için yazıtlarda belirlediğimiz yaklaşık 700 kelimelik bir söz varlığı, kuşkusuz  ki o dönemki Göktürkçenin bütün söz varlığını göstermemektedir. Çünkü <strong>Morris  Swadesh</strong> adlı dil bilimcinin, insan dillerinin en temel sözcükleri olarak  belirlediği 100 sözcüğün 36 tanesi bile,  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/gokturk-yazisini-ogrenme-kilavuzu/"> <span style="color: #000000;">Göktürkçe</span></a>de bulunduğu hâlde yazıtlarda  geçmemektedir.</span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;" align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">Morris Swadesh&#8217;in 100 temel kelime listesindeki “<em>ben,  ayak, kan, saç, bulut, taş, ateş, büyük, iyi, otur-, uyu-, öldür-</em>” gibi 64  sözcük, Orhun Yazıtları&#8217;nda geçmektedir. “<strong>Göz, kulak, dil ve boğaz</strong>” için  sözcüklere sahip olan bir dilin, “<strong>burun, ağız, diş ve tırnak</strong>” için hiçbir  sözcüğe sahip olmayabileceğini düşünmek, elbette yanlıştır. Bu sözcükler Türk  dilinin  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Soz-Varligi/"> <span style="color: #000000;">söz varlığı</span></a> içinde bulunduğu hâlde, yazıtlarda anlatılan olaylarda gerek  duyulmadığı için kullanılmamıştır.</span></p>
<p><center>[ad1]</center></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;" align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">Yazıtlardaki söz varlığı ögelerini, şu başlıklar  altında açıklayabiliriz:</span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;" align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="font-size: medium;"><strong>1. </strong> </span><span style="font-size: small;"><strong>Soyut Kavramlardaki Zenginlik:</strong></span> Yazıtlarda  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/gokturkler/"> <span style="color: #000000;">Göktürkler</span></a> çağındaki  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-adinin-anlami-turk-ne-demektir/"> <span style="color: #000000;">Türk</span></a> yaşantısını betimleyen somut kavramların  yanında, Türk ulusunun sevincini ve sıkıntılarını yansıtan soyut kavramların  kullanıldığını da görebiliriz. Örneğin karışıklık ve kargaşa durumunu anlatmak  için, yazıtlarda “<strong>bulgak</strong>”, “<strong>bulganç</strong>”ve “<strong>kamşag</strong>” sözcükleri  kullanılmıştır. “<strong>Beñgü</strong>” (ebedi), “<strong>ölgeli</strong>” (ölümlü, fani) ve “<strong>erdem</strong>”  (fazilet) gibi sözcükler de, yazıtlarda kullanılan soyut kavramlara örnektir.</span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;" align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="font-size: medium;"><strong>2. </strong> </span><span style="font-size: small;"><strong>Eş anlamlılık: </strong></span>Bir  dilin yabancı dillerden etkilenmeyen  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Soz-Varligi/"> <span style="color: #000000;">söz varlığı</span></a> içinde, bütünüyle aynı anlama  gelen birden fazla sözcüğün bulunamayacağı, dil biliminde benimsenen bir  ilkedir. Bugün “<strong>göndermek</strong>” ve “<strong>yollamak</strong>” gibi bütünüyle eşanlamlı  gibi görünen sözcüklerin  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Eski-Turkce/"> <span style="color: #000000;">Eski Türkçe</span></a>deki kullanımlarına baktığımızda, bu iki  sözcüğün aslında ayrı anlamları karşıladığını görürüz. Bugün eş anlamlı olarak  kullanılan bu sözcüklerin anlamları, zaman içinde birbirine yakınlaştığı için  bugün bütünüyle eş anlamlı olarak görülmektedir. Yazıtlarda “<strong>eksiksiz,  tümüyle</strong>” anlamına gelen “<strong>tüketi</strong>” ve “<strong>kalısız</strong>” sözcükleri ile “<strong>sevinmek</strong>”  kavramını karşılayan “<strong>ögirmek</strong>” ve “<strong>sebinmek</strong>” sözcükleri  kullanılmıştır. Bu durum, bu sözcüklerin bengü taşların yazıldığı tarihten çok  daha önceki bir dönemde ayrı anlamları içeriyorken, Orhun Yazıtları&#8217;nın  yazıldığı döneme gelinceye kadar anlamlarının yakınlaştığını düşündürmektedir.</span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;" align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="font-size: medium;"><strong>3. </strong> </span><span style="font-size: small;"><strong>Çok Anlamlılık:</strong></span> Herhangi bir dilde, bir sözcüğün birden çok anlamı karşılayabilmesi için, uzun  süre içinde değişik konulardaki yazılar ile bilim ve sanat yapıtlarında yer  alması ve böylece işlenmesi gerekmektedir. Yazıtlarda geçen “<strong>agı</strong>”  sözcüğü, temelde “<strong>ipekli kumaş</strong>” anlamına gelmektedir. Fakat zaman içinde  bu sözcük, “<strong>hediye, mal, hazine</strong>” anlamlarını da yüklenmiştir. “g<strong>öñül</strong>”,  “<strong>sab</strong>” ve “<span style="font-style: normal;"><strong>kiçig</strong></span>” gibi  sözcüklerde de, çok anlamlılık göze çarpmaktadır.</span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;" align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="font-size: medium;"><strong>4. </strong> </span><span style="font-size: small;"><strong>İleri Ögeler:</strong></span> Bu  kavram, bilinen en eski yazılı metinlerimizde, bir sözcüğün belirgin hâldeki  kökü tek başına geçmediği hâlde, bu kökten türemiş olduğu kabul edilen  sözcükleri karşılamak için kullanılmaktadır. Örneğin yazıtlarda “<strong>kabul etmek,  uygun görmek</strong>” anlamında kullanılan “<strong>taplamak</strong>” sözcüğünün kökü olarak  kabul edebileceğimiz “<strong>tap</strong>” sözcüğü, ancak yazıtlardan daha sonraki yazılı  metinlerde “<strong>istek, rıza, güç</strong>” gibi anlamlarla karşımıza çıkmaktadır.</span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;" align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="font-size: medium;"><strong>5. </strong> </span><span style="font-size: small;"><strong>İkilemeler:</strong></span> Yazıtlarda anlatımı güçlü ve etkili kılarak güzelleştirmek için eş, yakın ya da  karşıt anlamlı ikilemeler sıkça kullanılmıştır. “<strong>Açsık tosık</strong>” (açlık  tokluk), “<strong>arkış tirkiş</strong>” (kervan kafile), “<strong>eb bark</strong>” (ev bark), “<strong>iş  küç</strong>” (iş güç), “<strong>için taşın</strong>” (içini dışını) ve “<strong>tünli künli</strong>”  (geceli gündüzlü), yazıtlardaki söz varlığının ikilemeler açısından ne kadar  zengin olduğunu göstermektedir.</span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;" align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="font-size: medium;"><strong>6. </strong> </span><span style="font-size: small;"><strong>Deyimler:</strong></span> Orhun  Yazıtları&#8217;nın dili, deyimler açısından da oldukça zengindir. “<strong>Adak kamşat-</strong>”  (gerçek anlamda ayağı burkmak, mecaz anlamda şaşırtıp yanlış hareket etmek), “<strong>atı  küsi yok bol-</strong>” (adı sanı yok olmak), “<strong>ot sub kıl-</strong>” (ateş ile su gibi  birbirine düşman etmek) ve “<strong>uça bar-</strong>” (uçup gitmek, ölmek) gibi deyimler,  yazıtlardaki anlatımı güçlü ve etkili kılmak için kullanılmıştır.</span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;" align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="font-size: medium;"><strong>7. </strong> </span><span style="font-size: small;"><strong>Atasözleri:</strong></span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/orhun-gokturk-abideleri/"> <span style="color: #000000;">Orhun  Yazıtları</span></a>&#8216;nda Bilge Kağan, Türk ulusuna  <a style="text-decoration: none;" href="http://atasozleri.bilgicik.com/"> <span style="color: #000000;">atasözü</span></a> niteliğindeki şu cümleyle  seslenmektedir: “<em>Türük bodun tokurkak sen; açsık tosık ömez sen, bir todsar  açsık ömez sen.</em>” (Ey Türk milleti, sen çok tok gözlüsün; açlık tokluk  düşünmezsin, bir doyarsan bir daha açlığı düşünmezsin.) Bu ifade, Türk ulusunun  yaşam anlayışı üzerinde yapılmış bir çözümleme olduğu gibi, aynı zamanda buduna  karşı yapılmış bir uyarıdır. Türk ulusunun ezeli düşmanları olan Çinlilere karşı  Türk budununun nasıl bir tutum içerisinde olması gerektiği de yine  <a style="text-decoration: none;" href="http://atasozleri.bilgicik.com/"> <span style="color: #000000;">atasözü</span></a> niteliğindeki cümlelerle ifade edilmiştir.</span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;" align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="font-size: medium;"><strong>8. </strong> </span><span style="font-size: small;"><strong> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/soz-sanatlari-edebi-sanatlar/"> <span style="color: #000000;">Edebi Sanatlar</span></a>:</strong></span> Orhun Yazıtları&#8217;nda kullanılan dil incelendiğinde, “<strong>hitabet</strong>” sanatının  baskın biçimde kendisini hissettirdiği görülmektedir. Bilge Kağan&#8217;ın Kül Tigin  Yazıtı&#8217;nda; “<em>Ey TÜRK Ulusu! Üstte mavi gök çökmedikçe, altta yağız yer  delinmedikçe, senin ilini ve töreni kim bozabilir?</em>” ifadesiyle seslenişi,  anlam boyutunda estetik ve ahengin gelişmiş olduğunu göstermektedir. Bunun yanı  sıra yazıtlarda “<strong>benzetme</strong>” sanatı; “<em>Kangım kagan süsi böri teg ermiş,  yagısı kony teg ermiş.</em>” (Babam hakanın askerleri kurt gibi, düşmanları da  koyun gibiymiş.); “<em>Türgiş kaġan süsi Bolçuda otça borça kelti.</em>” (Türgiş  kağanının ordusu Bolçu&#8217;dan ateş gibi, bora gibi üzerimize geldi.) cümlelerinde  görüldüğü üzere sıkça kullanılmıştır.</span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;" align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="font-size: medium;"><strong>9. </strong> </span><span style="font-size: small;"><strong>Koşutluk:</strong></span> Orhun  Yazıtları&#8217;nda kullanılan dilin tipik bir özelliği olan koşutluk, eşit ögeli  birimlerden oluşan cümle parçalarını ifade etmektedir. “<em>Üze kök Tengri, asra  yagız yer</em>” veya “<em>Çıgany bodunug bay kıltım, az bodunug üküş kıltım.</em>”  gibi ifadelerde görüldüğü üzere, eşit ögeli birimlerle koşutluk sağlanarak  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/anlatim-bozukluklari/"> <span style="color: #000000;">anlatım</span></a> güçlü ve etkili kılınmıştır.</span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;" align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">Yukarıda sıralanan maddeler altında verilen bilgiler,  yazıtlar döneminde  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkcenin-tarihi-gelisimi-muharrem-ergin/"> <span style="color: #000000;">Türkçenin</span></a> gelişmiş bir “<strong>yazı</strong>” ve “<strong>yazın</strong>” diline  sahip olduğunu göstermeye yeterlidir. Bunun için Türk dilinin yalnızca “<strong>konuşma  dili</strong>” olarak kullanıldığı dönemi, yazıtlardan en aşağı 2000 yıl öncesinde  düşünmek gerekmektedir.</span></p>
<p style="font-weight: 700; margin-bottom: 0cm;" align="justify"><em> <span style="font-family: Maiandra GD;">Yavuz TANYERİ</span></em></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/gokturkcenin-soz-varligi/">Göktürkçenin Söz Varlığı</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/gokturkcenin-soz-varligi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>10</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk Dilinin Yaşı Sorunu</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/turk-dilinin-yasi-sorunu/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/turk-dilinin-yasi-sorunu/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 2009 23:48:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim Kalemimizden]]></category>
		<category><![CDATA[Dil]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[Türkoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Dogan Aksan]]></category>
		<category><![CDATA[İleri Öğeler]]></category>
		<category><![CDATA[Köktürkçenin Söz Varlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Orhun Yazıtlarının Söz Varlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Osman Nedim Tuna]]></category>
		<category><![CDATA[Soyut Kavramlar]]></category>
		<category><![CDATA[Soz Varligi]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dili]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dili Kaç Yaşındadır]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dilinin Yaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dilinin Yaşı Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dilinin Yaşı Sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe Kaç Yaşındadır]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçenin Yasi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçenin Yaşı Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçenin Yaşı Sorunu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=5189</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk Dilinin Yaşı Sorunu Türklük bilimi konuları içinde, birçok farklı görüşün ve tezin ileri sürüldüğü konulardan biri de Türkçenin kaç yaşında olduğudur. Ortaya atılan görüşler içinde, kuşkusuz dikkate değer olanlar vardır; fakat biz, bu alanda çok önemli bir gelişme sağlayarak Türkçenin tarihi gelişimi hakkında farklı bir ivme kazandırmayı başaran Osman Nedim Tuna&#8217;nın çalışmasını temele alarak, [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-dilinin-yasi-sorunu/">Türk Dilinin Yaşı Sorunu</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><strong> <span style="font-size: 22pt; font-family: Maiandra GD; color: #00ccff;">Türk Dilinin  Yaşı Sorunu</span></strong></p>
<p align="justify"><img decoding="async" src="https://farm4.static.flickr.com/3242/2726586332_4d51623e16.jpg?v=0" alt="" align="right" /><span style="font-family: Maiandra GD;">Türklük bilimi konuları içinde, birçok farklı görüşün ve  tezin ileri sürüldüğü konulardan biri de Türkçenin kaç yaşında olduğudur. Ortaya  atılan görüşler içinde, kuşkusuz dikkate değer olanlar vardır; fakat biz, bu  alanda çok önemli bir gelişme sağlayarak Türkçenin tarihi gelişimi hakkında  farklı bir ivme kazandırmayı başaran Osman Nedim Tuna&#8217;nın çalışmasını temele  alarak, siz değerli araştırmacılarımızı bilgilendirmeye çalışacağız.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">&#8220;Sümer ve Türk Dillerinin Tarihi İlgisi ve Türk Dili’nin Yaşı  Meselesi&#8221; adlı eserinde,  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/prof-dr-osman-nedim-tuna-hayati/"> <span style="color: #000000;">Prof. Dr. Osman Nedim Tuna</span></a>, 168 sözcükteki türlü ses  denklikleri çerçevesinde ele almakta ve &#8220;Sümerlerle Türkler arasında dil  bakımından tarihi bir ilgi bulunduğu konusu bu 168 sözcük ve gerekli  açıklamalarla kanıtlanmıştır.&#8221; demektedir. Bu konuya daha önce yayımladığım  &#8220;<a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkce-sumerce-iliskisi/"><span style="color: #000000;">Türkçe &#8211;  Sümerce İlişkisi</span></a>&#8221; adlı yazımda, bu konuya değinmiştim. Türk dilinin yaşı  hakkındaki çalışmalarıyla Tuna, yaptığı belirlemelerin sonucu olarak, &#8220;Bugün  yaşayan dünya dilleri arasında, en eski yazılı belgeye sahip olan dil,  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Turk-Dili/"> <span style="color: #000000;">Türk  Dili</span></a>’dir. Bunlar Sümerce tabletlerdeki alıntı sözcüklerdir.&#8221; biçiminde çok  önemli bir yargıya varmıştır.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">Tuna, söz konusu eserinde Türklerin  M.Ö. 3500’lerde Türkiye’nin doğusunda bulunduklarını ve Türk Dili’nin  zamanımızdan 5500 yıl önce ayrı ve iki kollu bir dil olarak yayıldığını iddia  etmekte ve &#8220;Eğer doğuştan Sümerlerle temasa geldikleri zamana kadarki çözülme  hızı sabitse, İlk Türkçe veya Ana Türkçenin muazzam bir zaman önce yaşamış  olması gerekir. Türk Dili’nin arkeoloji araştırmalarından hareketle ileri  sürdüğüm yaşı 8500’dür.&#8221; demektedir. Tuna&#8217;ya göre Türklerin ana yurdu da, bu  konudaki yaygın görüş olan Tanrı Dağları ve çevresi değil; Anadolu&#8217;nun  doğusudur. Eğer <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turklerin-ana-yurdu/"> <span style="color: #000000;">Türkler</span></a>, Sümerlerle bir bağlantı  kurabilmişlerse, bunu coğrafi yakınlık olarak da aramak gerektiğini düşünen  Tuna, böylece Türklerin ana yurdu hakkında da üzerinde nice çalışmalar  yapılabilecek bir konu ortaya atmıştır. Osman Nedim Tuna’nın dışında, birçok dil  bilimci  <span style="color: #000000;">Türkçe</span> ile Sümerce arasındaki  benzerliklere dikkat çekmiştir. Ünlü Kazak bilgini Olcas Süleyman’ın &#8220;<strong>Az İ Ya</strong>&#8221;  adlı eseri de bu konuda adı anılması gereken eserlerdendir.</span></p>
<p><center>[ad1]</center></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">Bir dilin zenginliği, onun eskiliği, sürekliliği, edebiyat ve  bilim dili oluşuyla söz konusu edilebilir. Doğal bir gelişme sürecinden geçmiş  ve anormal sayılabilecek herhangi bir durum yaşanmamışsa, eski ve sürekli yazılı  metinlere sahip olan dillerin, gelişmiş, oturmuş, zengin diller olması gerekir.  Türk yazı dilinin ilk metinleri olarak bilinen Göktürk Yazıtları’nda belirlenen  &#8220;<strong>kavram alanı &#8211; sözcük ailesi ilişkileri</strong>&#8220;, soyut kavramların kullanılışı,  oturmuş, düzenli bir işleyişin varlığı, bu dilin uzun bir süre işlenmiş olduğunu  göstermektedir. Dolayısıyla  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/resit-rahmeti-arat-biyografi-hayati-kim-kimdir/"> <span style="color: #000000;">Reşit Rahmeti Arat</span></a>, Türk Dili’nin yaşı için &#8220;en  azından bugüne dek geçen zaman kadar geriye&#8221; götürmek gerektiğini söylemiştir.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/prof-dr-dogan-aksan/"> <span style="color: #000000;">Doğan Aksan</span></a>, &#8220;Türkiye Türkçesinin Dünü, Bugünü, Yarını&#8221; adlı  eserinde,  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/orhun-gokturk-abideleri/"> <span style="color: #000000;">Orhun Yazıtları</span></a>’nda görülen soyut kavramlardaki zenginliği, eşanlamlı  öğelerin kullanılışını, çokanlamlılığa sahip oluşu, ileri öğelerin  kullanılışını, anlam olaylarının görülmesini, söz sanatlarına yer verilmesini ve  genel anlatım özelliklerini dikkate alarak bir değerlendirme yapmış ve söz  konusu metinlerin dilinin çok işlenmiş, eski bir yazı dili olması gerektiği  sonucuna varmıştır. Böylece Doğan Aksan, Türkçenin  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/orhun-gokturk-abideleri/"> <span style="color: #000000;">Orhun Yazıtları</span></a>&#8216;ndan çok daha  önce var olan; fakat yazılı belgelerle takip edilemediği için &#8220;<strong>karanlık dönem</strong>&#8221;  olarak adlandırılan döneminin, birkaç yüzyıldan çok daha önceye götürülebileceği  sonucuna varmıştır. Aksan, vardığı sonuçları şöyle ifade etmektedir:</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">&#8220;<a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turklerin-ana-yurdu/"><span style="color: #000000;">Türkler</span></a>de  o dönemde yerleşik bir yazı sistemi ve bu sistemi kullanan, hitabet kurallarını  bilen, hatta <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/soz-sanatlari-edebi-sanatlar/"> <span style="color: #000000;">sanat</span></a>lı anlatıma yönelen, eğitimli bir  zümrenin bulunduğu anlaşılmaktadır.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">Yenisey Yazıtları’nda görülen  sözcükler <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/orhun-gokturk-abideleri/"> <span style="color: #000000;">Orhun Yazıtları</span></a>’ndaki sözvarlığı,  Türkçenin hemen o dönemde oluşmuş bir dil olmadığını, çeşitli gelişmeler ve  anlam olaylarıyla çok daha eskiye, birkaç bin yıl öncesine uzanan gelişmiş bir  dil niteliği taşıdığını göstermektedir. Kısıtlı metinler olmalarına karşın  yazıtlar, Türkçenin soyutlama gücünü ortaya koymakta, kimi Avrupalı bilginlerin  görüşlerinin tersine, çok eski ve gelişmiş bir dilin ürünlerini sergilemektedir.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">Gerek düz yazı içindeki ölçülü,  uyaklı anlatım, gerek etkileyici söylemler oluşturan yinelemeler ve karşıt  kavramların kullanılışı, gerekse söz savaşlarından yararlanılmış olması, zengin  ve soyut kavramlara da sahip bir yazı dili karşısında bulunduğumuzu  göstermektedir.&#8221;</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/prof-dr-osman-nedim-tuna-hayati/"> <span style="color: #000000;">Osman Nedim Tuna</span></a>’nın &#8220;<em>Bugün ya</em>ş<em>ayan dünya dilleri arasında  en eski yazılı metne sahip dil Türk dilidir.</em>&#8221; şeklindeki belirlemelerini ve  iddiasını bir yana bırakıp Türkçenin ilk yazılı metinlerini M.S. 7. yüzyılın  sonu olarak kabul etsek bile, Türk Dili bugün &#8220;<a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/edebiyatin-tanimi-edebiyat-nedir/"><span style="color: #000000;">edebiyat</span></a> ve bilim dili&#8221; olarak  kabul edilen birçok dünya dilinden daha esi bir yazılı metne sahip bir dil  durumdadır. Ural-Altay dil ailesi içinde Türkçeden daha eski yazılı metne sahip  bir dil bulunmadığı gibi, Yunan-Latin dillerini hariç tutarsak, Avrupa’da da  bugün Türkçeden daha &#8220;eski yazılı metne&#8221; sahip herhangi bir dil yoktur.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">Bu konu üzerinde çalışma yapan  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkluk-bilginizi-sinayin/"> <span style="color: #000000;">Türklük</span></a> bilimcilerin, dikkate  değer çalışmalarından şu sonuca varabiliriz: Türk dilinin en eski yazılı  metinleri olan  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/orhun-gokturk-abideleri/"> <span style="color: #000000;">Orhun Yazıtları</span></a>,  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkcenin-tarihi-gelisimi-muharrem-ergin/"> <span style="color: #000000;">Türkçe</span></a>nin yaşını belirleyebilmek için yeterli  değildir. Yazıtlar, ancak bizim dikili taşlardan çok daha öncesinde bir Türk  yazı dilinin var olduğu gibi genel bir yargıya varmamızı sağlayabilir.  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/prof-dr-osman-nedim-tuna-hayati/"> <span style="color: #000000;">Osman  Nedim Tuna</span></a>&#8216;nın yaptığı çalışma ile,  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkce-sumerce-iliskisi/"> <span style="color: #000000;">Sümerce</span></a>deki Türkçe sözcüklerin artık tüm dil  bilimciler tarafından kabul edilmesiyle, Türk dilinin yaşını hesaplarken  yalnızca Orhun Yazıtları&#8217;na bağlı kalmışlığımız ortadan kalkmıştır. Çok daha  eski metinler üzerinden tahmin yürütme olanağı bulduğumuz için Türkçenin en  aşağı 8.500 yıllık bir geçmişinden bahsedebilir ve ayrıntılı dil bilimsel  çalışmaların verimi olarak, bugün yaşayan diller arasında, Türkçenin dünyanın en  eski dili olduğunu ileri sürebiliriz.</span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-dilinin-yasi-sorunu/">Türk Dilinin Yaşı Sorunu</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/turk-dilinin-yasi-sorunu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>14</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
