<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Nusayrilik Nedir | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/nusayrilik-nedir/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Mon, 10 Nov 2008 10:14:38 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Nusayrilik &#8211; (Dünya Dinleri)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/nusayrilik-dunya-dinleri/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/nusayrilik-dunya-dinleri/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jan 2008 14:26:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya Dinleri]]></category>
		<category><![CDATA[İslamiyet]]></category>
		<category><![CDATA[Bütün Dinler]]></category>
		<category><![CDATA[Din]]></category>
		<category><![CDATA[Dinler]]></category>
		<category><![CDATA[Dinler Konu Anlatımı]]></category>
		<category><![CDATA[Dinlerin Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Geçmişteki Dinler]]></category>
		<category><![CDATA[Günümüzdeki Dinler]]></category>
		<category><![CDATA[Nusayriler]]></category>
		<category><![CDATA[Nusayrilik]]></category>
		<category><![CDATA[Nusayrilik Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Nusayrilik ve Nusayriler]]></category>
		<category><![CDATA[Ölü Dinler]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşayan Dinler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/nusayrilik-dunya-dinleri/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nusayrilik (Dünya Dinleri) Çoğunluğu Suriye&#8217;de yasayan aşırı bir Şiî-Batini fırkası. Bunlara günümüzde Numeyrîler ismi de verilmektedir. Nusayrî isminin ise geçmişte kalan bir isim olduğunu ve fırka kurucusuna nispeten bu ismin verildiğini ileri sürerler. Fırkanın ismini, kurucusu olan Muhammed b. Nusayri en-Nem iri’ye (270/883) nispeten aldığı bilinmektedir. Zaten itikadı fırkaların hemen hemen bir çoğunun kurucularına nispeten [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/nusayrilik-dunya-dinleri/">Nusayrilik – (Dünya Dinleri)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font face="Maiandra GD"><font color="#0099cc"><span style="font-size: 30pt; font-weight: 700"> Nusayrilik<br />
</span> </font><font color="#c0c0c0"><span style="font-size: 15pt; font-weight: 700"> (Dünya Dinleri)</span></font></font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Çoğunluğu Suriye&#8217;de yasayan  aşırı bir Şiî-Batini fırkası. Bunlara günümüzde Numeyrîler ismi de  verilmektedir. Nusayrî isminin ise geçmişte kalan bir isim olduğunu ve fırka  kurucusuna nispeten bu ismin verildiğini ileri sürerler. Fırkanın ismini,  kurucusu olan Muhammed b. Nusayri en-Nem iri’ye (270/883) nispeten aldığı  bilinmektedir. Zaten itikadı fırkaların hemen hemen bir çoğunun kurucularına  nispeten tanındıkları ve buna uygun isim aldıkları bilinen ve sik rastlanan bir  durumdur.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Batini karakterli fırkalarda ortak olarak görülen husus, bunların genel olarak  çift hayatları olmasıdır. Yani birisi, kendi içlerinde ve çevrelerinde  yasadıkları ve yaşattıkları hayat seyri, diğeri de toplum içinde yasamaları  itibariyle toplumsal hayatlarıdır. İste Nusayrilik de genel anlamda bu  özellikleri taşımakla birlikte, batini fırkalar arasında, önemli eserlerinden  bir kimsi elde edilebilmiş ve dolayısıyla görüşlerine vakıf olunabilmiş  fırkalardan birisi olma özelliğini taşımaktadır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Nusayriliğin kurucusu IBM Nusayri, Şiî-Imamiyyenin onuncu imamı Ali en-Hakî’nin  hayatında onun tarafından gönderilmiş bir peygamber olduğunu iddia ediyor; onun  hakkında aşırı görüşler ileri sürerek tenasühten söz ediyordu. Onun ilahlığını  söylüyor ve haramları helal kılıyordu. Bir rivayete göre de, IBM Nusayri,  Imamiyyenin onbirinci imamı Hasan el-Askeri&#8217;nin (260-873) &#8220;Babai olduğunu ileri  sürmüş ve onun vefatıyla da oğlu Muhammed b. el-Hasan’ın mehdiliğini kabul  etmiştir (E.Ruhi Figlali, Çağımızda İtikadı İslam Mezhepleri, s. 143, en-Nevbahtî,  Firak us-Sima, nar. M.Sadik, Necef 1936, s. 193).</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"></font></p>
<table style="border-collapse: collapse" align="left" border="0" bordercolor="#111111" cellpadding="0" cellspacing="0" height="250" width="250">
<tr>
<td height="267" width="173"><center><!--adsense#reklam_250x250--></center></td>
</tr>
</table>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Genellikle Suriye bölgesinde yayilmis bulunan Nusayriler, Karmatilerin 291 (903)  yılında Suriye&#8217;yi ele geçirmesi üzerine, bir kimsi Suriye&#8217;de kalırken bir diğer  kimsi ise, Antakya civarına çekildiler. Özellikle Nusayrilik Hamdakilerin  Suriye&#8217;ye egemen olmasıyla bu dönemde büyük bir güç kazandılar. Zira Hamdaki  emirleri bu mezhebe girmiş ve yaygınlaşması için uğraşmışlardır. Selçuklular  döneminde Malazgirt savasını (463/1071) takiben de Nusayriler Antakya’yı ele  geçirmişlerdi. Frankların 492 (1098) yılında bölgeyi işgal etmeleri üzerine bir  süre onların hakimiyetleri altında kaldılar. Haçlı seferleri esnasında Haçlı  ordularına yardim etmiş ve Müslümanların aleyhinde Hıristiyanlara destek  olmuşlardı. Bundan dolayı Selahaddin Eyyubî tarafından cezalandırılmışlardır.  Ayni şekilde Memluklular aleyhinde Moğollara yardim ettikleri için Memluklu  Sultani Aybars’tan da baskı gönnüslerdi. Nusayriler, bölgede sırasıyla hüküm  süren, Selahaddin Eyyubî, Haçlılar, Ismaililer ve Mogollar&#8217;dan sonra Yavuz  Sultan Selim&#8217;in 922 (1516) yılındaki Mercidabik Zaferi ile Suriye&#8217;yi ele  geçirmesi ile daha sonraki devirlerde de ayni bölgede varlıklarını sürdürürler.  Nusayrilerin hemen hemen her devirde ve özellikle Osmanlı Döneminde varlıklarını  sürdürmelerindeki en önemli faktör, Osmanlı Devletinin, hükmü altındaki  bölgelerde her inanç ve ırktan olan kavimlere gösterdiği müsamaha anlayışı ve  tavrı gösterilmektedir. Zira Osmanlı Devleti, bu tavrını devletin bağlayıcı ve  birleştirici bir felsefesi olarak telakki etmekte idi. Zaman zaman Osmanlılara  karsı isyan etmelerine rağmen II. Abdülhamit onları resmen bir mezhebe olarak  kabul etmişti.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bugün Suriye&#8217;de çeşitli bölgelerde, Hatay, Tarsus, Adana, Fırat boyları ve  Lübnan&#8217;da yaygın olarak yerleşmiş bulunan Nusayrilerin şayisi bir kişim  araştırmacılara göre yaklaşık 325-400 bin kişi civarındadır (L.Massignon,  &#8220;Nusayriler&#8221; Maddesi, I.A.) Bir kişim araştırmacılara göre ise, yalnız Hatay  Bölgesi&#8217;nde yaklaşık yüz kırk dokuz bin Nusayri bulunmaktadır (Ahmet Turan, Leş  Nusayri de Turquie dans la Religion d&#8217;Hatay, Doctorat de III e cylcle Paris  1973, s. 21).</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">diğer bir çok itikadî fırkada olduğu gibi Nusayrilik de kendi arasında çeşitli  fırkalara ayrılmıştır. Bunlar genel olarak dört kola ayrılmışlardır ki, bunlar;  Haydariyle, Simaliyye (veya Semsiyle) Kilaziyye (veya Kameriyye) ve Gaybiyye&#8217;dir.  Ancak bunlar, esas itibariyle, Simafiyye ve Kibliyye olmak üzere iki ana kol  halinde yayginlik kazanmışlardır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Nusayrilerin itikadı görüşlerine gelince:</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">bunların görüşleri kısmen İslâm’dan kaynaklanmış olsa da ağırlıklı olarak batini  tevillere dayanmakta ve hatta zaman zaman Hıristiyan kültürünün etkisi  görülmektedir. Hüseyin b. Hamdan el-Hasbî’nin (346 veya 358/957 veya 968)  Kitâbül-Mecmu’u ile önce Nusayri iken daha sonra Hıristiyan olan Adanalı  Süleyman Efendi&#8217;nin Kitâbül-Bakürati&#8217;s-Süleymaniye fi Keşfi Esrâri&#8217;d-Diyânâti&#8217;n-Nusayriyye  isimli eserleri Nusayriliğin itikadı ile ilgili önemli bilgiler ihtiva ederler.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bir çok itikadı fırkada gördüğümüz gibi, fırkaların görüşlerini temel bazı  hususlar teşkil etmekte ve diğer görüşler bu görüsün etrafında odaklanmaktadır.  Nusayrilerin görüşlerinin temelini de Hz. Alinin ilahlaştırılması teşkil  etmektedir. Bundan dolayı Nusayriler Şia fırkaları arasında gulet kısmından  telakki edilmektedir. Bu fırkanın bütün kollarına göre Hz. Ali mabuttur,  tanrıdır. Yüce Allah için sayılan sıfat ve özellikler Hz. Ali için  sayılmaktadır. O nurun nurudur, ilahi zati itibariyle gizlidir. O manadır.  Görünüşte imam olmasına rağmen, batini cihetiyle O, Allah’tır. Buna göre onların  Sehadet kelimesi &#8220;Ben Ali&#8217;den baksa ilah bulunmadığına Sehadet ederim  &#8220;seklindedir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu anlayışa göre Ali, tanrıdır. Kendi ruhundan Muhammed&#8217;i, O da Selman-i  Farisî&#8217;yi yaratmıştır. Ali &#8220;mana&#8221;, Muhammed &#8220;isim&#8221;, Selman ise &#8220;rab”dir. Bu üçlü  A(aya), M (Mim) ve S (Sin) sembolleriyle ifade edilir. Bu üçlü sembolize sistemi  Süleyman Hasbi tarafından Hristiyanliktaki &#8220;Baba-Oğul-Ruhum-Kudüs&#8221; sistemiyle  açıklanır. Ayrıca Selman&#8217;dan sonra beş tane de eytam vardır ki, bunlar; Mikdad  b. el-Esved (Tabiat olaylari ve zelzeleyi yürütür), Ebû Zerril-Gifâril-Gifâri (Yildizlarin  hareketini idare eder), Abdullah b. Refaha (Canlıların hayatlarıyla uğraşır),  Osman b. Mazmun (Rızık ve hastalıklarla uğraşır) ve Kanber b. Kaban ed-Devrî  (Ruhları cesetlere gönderir). Bu beş eytam, ayni zamanda beş büyük yıldızdır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Tenasüh ve ruh göçüne inanırlar. Onlara göre, insanlar ilk kez semavi varlıklar  olarak yaratılmışlar; fakat düşüşlerinin bir sonucu olarak bu günkü sekilerlini  kabullenmek zorunda kalmışlardır. Sürekli tenasüh ve ruh göçü, insanların tekrar  semavi varlıklara dönmesiyle son bulacaktır. Yine Hz. Ali (r.a)&#8217;in Yildizlarin  prensi olduğunu ve güneş veya ay ile cisimlenmiş bulunduğuna inanırlar.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Kendileri Ali&#8217;nin uluhiyetine inanmak ve onun yüceliğinin nimetine ermek  şerefine ulasan kişilerdir. Aliye inanan Nusayrilerin ruhla, hareket yoluyla  yıldızlar haline dönüşerek nurlar alemine yükselir. Nusayri olmayanların ruhları  ise, hayvan cesetlerine girer. Onlara göre kadınların ruhları yoktur. Şeytanlar  insanların günahlarından, kadınlar da şeytanların günahlarından  yaratılmışlardır. Bu bakımdan kadınlara onların mezheplerinin sırları  açıklanmaz. Bu taassuplarından ötürü Fâtima&#8217;nin ismini kullanmayıp, metinlerinde  bu kelimenin müzekkeri olan Fâtir&#8217;i kullanmayı tercih ederler. Ayrıca onlara  göre, diğer halifelerle birlikte bir kişim sahabe ile Muavine, Yezide ve Hacca  da şeytanin sembolleridir ve lanetlidirler.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Tanrı olarak kabul ettikleri Ali&#8217;nin bulunduğu yer konusunda iki gruba  ayrılırlar. Haydarilere göre Ali, göktedir. güneş Muhammed&#8217;i, ay da Selman’ı  temsil eder. Ali güneşte oturmaktadır. Bu yüzden bunlara &#8220;Semsiler&#8221; de  denilmektedir. İkinci kol olan Kilaziler&#8217;e göre ise Ali&#8217;nin yeri ay’dır. Bu  yüzden bunlara da &#8220;Kameriler&#8221; ismi verilmektedir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Onlara göre şarap, uluhiyetin sembolüdür. Bundan dolayı şarabi ve şarabin asli  olan üzüm asmalarını aşırı bir şekilde yüceltirler.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Islaman beş şartı ise söyle bir tevil esasına göre anlaşılır:</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">1. Sehadet: Nusayriliğe girişte yukarıda sözü edilen Sehadet kelimesi tekrar  edilir. Sonra da &#8220;Nusayri dininden, Cundebî görüsünden, Cunbulanî tarikatından,  Hasbî akidesinden, Cinli inancından, Meymunî fıkhından olduğuma Sehadet ederim&#8221;  seklindeki söz söylenir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">2. Namaz: Namaz sesle yapılan bir ibadet olup, sadece duadır. Namazın basında  &#8220;Ali, Muhammed ve Selman’ı yüceltiriz&#8221; demek, namazı eda etmek olarak anlaşılır.  Namaz Ali&#8217;ye açılan bir kalbin Niyazi olarak anlaşıldığından ferdi yapılır,  ancak, bayram ve mukaddes günlerde cemaat hafinde de yapılabilmektedir. Namazdan  önce abdest alınmaz. Namazın şartları beştir:</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">a) beş seçkini bilmek, Bunlar; Muhammed, Fâtir, Hasan, Hüseyin ve Muhsin&#8217;dir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">b) Gülmeden ve konuşmadan dua etmek,</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">c) namazı, Abbasi rengi olduğu için siyah takkesiz kılmak,</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">d) İbadeti başkaları görmeden gizli yapmak,</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">el namazı, &#8220;Ey Yüce, Büyük ve Arıların Efendisi Ali, bize merhamet et&#8221; diyerek  bitirmek.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Namazın şayisi yine beştir ve beş masuma tahsis edilmiştir. Namazda Mekke&#8217;ye  dönmek Sart değildir. Öğleye kadar günesin doğuş yönüne, öğleden sonra ise  batıya doğru yöneliniz.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">3. Oruç: Oruç, Resulullah&#8217;in babası Abdullah b. Abdulmuttalib&#8217;in sessizliğini  temsil eder. Buna göre Ramazan Abdullah, Kurban Hz. Muhammed&#8217;dir. Ramazan  günleri ise, Nusayrilerin kutsal kişilerini temsil eder.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">4. Zekat: Zekatın manası dini öğrenmek ve aktarmaktır. Her aile malî şartlarına  göre, şeyhe para vermek zorundadır. Bu zekat yerine geçer.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">5. Ziyaretler: Ziyaret yerleri çok önemlidir. Buralar beyaza boyanır ve ayni  zamanda ibadet yerleridir. Ziyaret yerleri ya su kenarlarında ya da ağaçlık  yerlerdedir. Bu anlayışları eski Fenikelilerden kalan bir inançtır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Nusayrilerde, şeyhler tabir edilen din islerini organize eden dört ayrı sınıf  vardır ki, bunlar onlara göre büyük önem arz etmektedir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bunları da sırasıyla söyle sıralayabiliriz;</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">A- Büyük Şeyh: Ali&#8217;nin yeryüzündeki gölgesi durumunda olup, geniş ve büyük bir  otoritesi vardır. İnsanüstü gücü bulunduğuna inanılır, bu yüzden büyük itibar  görür. Vazifesi, şeyh ve imam adaylarını seçmektir. Her bölgede ancak bir büyük  şeyh bulunur.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">B- Şeyh: Cemaatin manevi önderleri durumunda bulunan şeyhlerin sayıları çoktur  ve atalarının melekler olduğuna inanılır. Melekler onlara hulul etmiştir. Ahret  aleminde şefaat hakkına sahiptirler. Merasim ve ziyaretleri idare edip,  hastalara dua ederler, onlardan izinsiz doktora bile gidilmez. En güzel ve  zengin kızlarla evlenirler ve evleri herkese açıktır. Şeyh olabilmek için şeyh  ailesinden gelmek Sart olduğu gibi geniş bir kültüre de sahip olmak zorunludur.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">C- Nüvvab: Bir nevi şeyh yardımcısı durumundadırlar. Şeyh olabilmeleri büyük  şeyhin kararına bağlıdır. Bunun için geniş bir tecrübeden geçmesi gereklidir,  şeyh olabileceği kanaati oluşuğunda bir baksa bölgeye şeyh olarak atanır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">D- İmam: Daha alt tabakadan görevlilerdir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Nusayriliğe giriş bir kaç merhaleden oluşmaktadır. kadınlar bu mezhebe  giremezler. Erkekler ise mezhebe girmekle yükümlüdürler. giriş için, esas Sart  ana-babanin Nusayri olmasıdır. Erkek, sağlığı yerinde, 8-10 yasından büyük ve  ölümle karsı karsıya kalsa bile sır saklayabilecek kabiliyet ve olgunlukta olmak  da Nusayriliğe giriş için gerekli şartlardandır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Nusayriliğe giriş genel olarak üç merhaleden oluşmaktadır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">sırasıyla bu merhaleleri görmeye çalısalım;</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Birinci merhale: Mezhebe girecek yasa gelen çocuğu babası, güvendiği bir  nusayriye götürür ve ona tavassut etmesini ister. O şahıs onun manevi babası  haline gelerek onu iyice tanır. Çocuğun durumu hakkında şahitler ve şeyhin  huzurunda teminat alınır, çocuk eğer sır verirse öldürülür. Daha sonra o kişi  çocuğun eğitimini sağlar. Müslümanların gözünde iyi bir Müslüman intibası  bırakmak için namaz kılıp, oruç tutmasına özen göstermesi istenir. Zira bu  safhada o çocuk bir nevi ilk imtihandan geçmektedir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu ön hazırlık safhasından sonra çocuk, &#8220;Meşveret Cemiyeti&#8221; adi verilen bir  toplantıya alınır ki, bu toplantı şeyhin veya ileri gelen bir Nusayricin evinde  yapılır. Çocuk içeri alınır ve nefsini alçaltma, itaatkâr olmanın bir nişanesi  olarak, şeyhin ve orada bulunanların ayakkabılarını basına koyar. Uluhiyet  sembolü olan bir kadeh şarabi içtikten sonra, o, &#8220;Abdu&#8217;n-Nur&#8221; (Nurun kulu) adini  alır. Bu arada a(ayin), m(mim), s(sin) harfleri, manaları anlatılmadan bir mühür  seklinde tekrar ettirilir, tekrar el ve ayaklar öpülür. Sonunda da bu merasimin  ay, gün ve senesi kaydedilir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">İkinci merhale: İlk merhaleden kırk gün sonra yapılan bu toplantının adi &#8220;Melik  Cemiyeti&#8221;dir. Çok zengin ve görkemli bir toplantıdır. Nakibe, çocuğa tekrar bir  kadeh içki sunar ve a(ayin), m(mim), s(sin) harflerinin sırrını öğreterek  bunları her gün 500 defa tekrar etmesini emreder. Bu arada &#8220;Kitâbül-Mecmu&#8221; dan  da bazı bölümler kendisine öğretilir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Üçüncü merhale: Bu ikinciden daha görkemlidir. Nusayriliğe giren çocuk eğer  ileri gelen bir aileden veya şeyh ailesinden birisi ise ikinciden yedi ay, eğer  haladan birisi ise dokuz ay sonra icra edilir. geniş bir salonda yapılan bu  merasim bir hayli kurallara bağlıdır. Salonda ortada büyük şeyhi temsilen bir  imam oturur, sağında nakibe, solunda ise necim vardır. Bu sekil ayni zamanda  a(ayin), m(mim), s(sin) harflerini yani Ali, Muhammed ve Selman üçlüsünü temsil  etmektedir. Nakibin sağında da havarileri temsilen on iki kişi bulunur. Necibin  solunda ise yirmi dört kişi yer almaktadır. Bu kişiler Kitâbül-Mecmu&#8217;un beş defa  tekrar edildiğine şahitlik ederler. Merasimin basında imam tekrar, sır  saklayacağına dair söz ister, havariler de onun sözüne şahitlik ederler. Bu  sırada on iki havari önlerindeki on iki bardaktan birer yudum içki alırlar, aday  da alır ve böylece uluhiyete erilmiş olur.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Nusayrilere göre kutsal kabul edilen bayram ve merasimler şunlardır:</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">1. Fite (Ramazan) 2. Adhâ (Kurban) 3. Gadir (18 Zilhicce; Hz. Peygamberin Hz.  Ali&#8217;yi imam tayin ettiğine inanılan gün) 4. Mubahale (21 Zilhicce, Necranli  Hristiyanlarla Hz. Muhammed arasındaki lânetleşme olayı) 5. Firak (29 Zilhicce;  Hz. Peygamberin Medine&#8217;ye hicret ettiği gece Hz. Ali&#8217;nin O&#8217;nun yatağına yatması)  6. Süre (10 Muharrem; Nusayrilere göre Hz. Hüseyin, Kerbela&#8217;da ölmemiş, Hz. Isa  gibi göğe çekilmiştir). 7. 9 Rebiulevvel (Hz. Ömer&#8217;in sehim edildiği gün) 8. 15  Saban (Selman’ın ölümü) 9. Nevruz ve Mihriban bayramları 10. 24/25 Aralık gecesi  Hz. İsa’nın doğumu ve &#8220;son yemek&#8221; ayini.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Onlar bayramlarda özellikle uluhiyetin sağlanması için şarap içer ve buhur  yakarlar. Onlara göre bu hareket bir uluhiyet göstergesidir. Zira şarap  kutsaldır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Nusayriler, burada görüldüğü üzere, kendilerince kutsal kabul ettikleri bir  takim bayram ve merasimlere çok bağlıdırlar ve bunları dikkatlice icra ederler.  Zira bir çok batıl fırkada görüldüğü gibi, onlar kendi otorite ve ağırlıklarını  ancak bu şekildeki resmi ve görkemli merasimlerle ve mensupları huzurundaki söz  vermelerle sağlamaktadırlar. Yani bunun ancak ve ancak kolektif surla  sağlanabileceği kanaatindedirler. kolektif şuur, bir bakıma oldukça önemli ve  zaman zaman da kullanılması lüzumludur. Ancak, bunun bir taassup ve hedef  seklinde kullanılması yanlış kanaat ve izlenimlere götürmektedir. Iskamda da bir  takim merasim ve kolektif sura götüren vesileler vardır, fakat bunların hiç  birisinde esas itibariyle bir aşırılık gözlenmediği gibi daima itidal tavsiye ve  tasvibe edilmiştir. Ayrıca akil ve mantık ölçüleri hiç bir sekil ve surette  ihmal edilmemiştir. Önemli olan da budur ve bu tür merasimlere taassup ve  ifrat-tefritin karışmamasıdır. Ve bu tür merasimlerin hiç bir şekilde hedef ve  amaç olarak görülmemesidir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Nusayrilerin buraya kadar anlatılan inanış, davranış, hal ve hareketleri  dikkatlice izlenip göz önüne alındığında, bu mezhebin söz konusu bölgelerde  zaman süreci içinde hüküm süren eski dinler ve inanışlardan, özellikle  totemcilikten, Sabi ilik’ten, Mecusîlikten, Musevilik ve Hristiyanliktan ve  ilkel inanışlardan oldukça büyük oranda etkilendiğini görmek ve müşahede etmek  mümkündür. Bu inanış biçimi ve tezahürleri ayni zamanda Bâtınilik perdesi ile de  örtülerek bir gizlilik içinde, takdim edilmiştir. Zira, sözü edilen tutarsız  görüş ve inanç biçimleri ancak bu şekilde idame ettirilebilmiştir. Dikkat  edilirse mezhebe ilk girenden, ilk alınan söz, sır saklama hususudur.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Su ana kadar inançlarını özetlemeye çalıştığımız Nusayriler, aslında inançlarını  son derece gizli tutarlar. Öyle ki, büyük bir çoğunluğu inançların tamamı ve  sırları hakkında bilgi sahibi olamazlar. Bu, ancak seçkin bir zümreye aittir.  Öğretiler uzun bir üyeliğe kabul süreci içinde öğretilir. Bu, ancak uygun  görülen 19 yasına basmış erkekler için baslar. Sırlarını, başkalarına açma  korkusuyla kadınlara öğretmedikleri gibi, kadınlar ayinlere de katılamazlar.  üyeliğe kabul töreni masonların üyeliğe kabul törenlerine şaşırtıcı bir biçimde  benzemektedir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Nusayrilere Fransız işgalcileri Eylül 1920&#8217;de Alevî ismini verdiler. Böylece Hz.  Ali (r.a)&#8217;Nil ismini kullanarak İslami yıkmak daha kolay olacaktı. dolayısıyla o  günden bu güne Alevî ismiyle çağrılmayı tercih ettiler. İran’daki Bahailer ve  Pakistan&#8217;daki Kadiyâniler gibi Nusayriler de emperyalistlerin çikarlari  doğrultusunda kendilerine düsen rolü layıkıyla oynamışlar ve bu gün Suriye&#8217;de bu  rollerini oynamaya devam etmektedirler.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu gün Suriye bu insanlar tarafından idare edilmekte olup, tarih boyunca  Müslümanları devamlı katletmişlerdir. Sadece 1982 yılında Hama şehrinde  gerçekleştirdikleri katliamda otuz bin sivil insan şehit olmuştur.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Sonuç olarak; gerçekte bir mezhep gibi görünmesine rağmen Nusayrilik, ne  Hristiyanlikla, ne Yahudilikle, ne de İslam ile ilgisi olmayan; gerek inanç,  gerekse ibadet yöntemleriyle ayrı bir din olarak ortaya çıkmaktadır. bunların  kâfir, müşrik, mülhide olduklarında bütün Ehil-i sünnet ve Şia uleması ittifak  etmiştir. Hatta IBM Teymiyye, bunların kestiklerinin yenilemeyeceğini,  kadınlarının nikâh edilemeyeceğini söyledikten sonra; mürtet olduklarından Cizye  ödemekle hayat hakkına sahip olamayacaklarını bildirmektedir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Nusayrilik bu tepkiyi görmesine rağmen bir ara Lübnan&#8217;daki Imamiye mezhebi  mensupları tarafından Şiî bir mezhep olarak kabul edildi. Nusayrîler Suriye  haklinin dörtte biri olmalarına rağmen 1971&#8217;den beri ülke yönetimine hakim  olmuşlardır. Böylelikle yirmi yıldır bütün ülke diktatör hafız Esas tarafından  baskı altında tutulmaktadır.</font></p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/dunya-dinleri/">»<span lang="tr">  &#8220;Dünya Dinleri&#8221; Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span></span></font></strong></p>
<p align="center"> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, &#8220;www.dunyadinleri.com&#8221;dan alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></p>
<p align="center"> <strong><font color="#808080" face="Arial"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/dunya-dinleri/" style="text-decoration: none"> <font style="font-size: 8pt" color="#ffffff">Dünya Dinleri</font></a></font><font style="font-size: 8pt" color="#ffffff" face="Arial">, </font><font color="#808080"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/dunya-dinleri/" style="text-decoration: none"> <font style="font-size: 8pt" color="#ffffff" face="Arial">Bütün Dinler</font></a></font><font style="font-size: 8pt" color="#ffffff" face="Arial">, </font><font color="#808080"> <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Din/" style="text-decoration: none"> <font style="font-size: 8pt" color="#ffffff" face="Arial">Din</font></a></font><font style="font-size: 8pt" color="#ffffff" face="Arial">, </font><font color="#808080" face="Maiandra GD"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/islamiyet-dunya-dinleri/" style="text-decoration: none"> <font style="font-size: 8pt" color="#ffffff" face="Arial">İslamiyet</font></a></font><font color="#808080" face="Maiandra GD" size="2"><font style="font-size: 8pt" color="#ffffff" face="Arial">, </font><font color="#808080" face="Maiandra GD"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/hristiyanlik-dunya-dinleri/" style="text-decoration: none"> <font style="font-size: 8pt" color="#ffffff" face="Arial">Hristiyanlık</font></a><font style="font-size: 8pt" color="#ffffff" face="Arial">, </font><font color="#808080"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/alevilik-dunya-dinleri/" style="text-decoration: none"> <font style="font-size: 8pt" color="#ffffff" face="Arial">Alevilik</font></a></font><font style="font-size: 8pt" color="#ffffff" face="Arial">, </font><font color="#808080"> <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Sunnilik/" style="text-decoration: none"> <font style="font-size: 8pt" color="#ffffff" face="Arial">Sünnilik</font></a></font><font style="font-size: 8pt" color="#ffffff" face="Arial">, </font><font color="#808080"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/budizm-dunya-dinleri/" style="text-decoration: none"> <font style="font-size: 8pt" color="#ffffff" face="Arial">Budizm</font></a></font><font style="font-size: 8pt" color="#ffffff" face="Arial">, </font><font color="#808080"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/musevilik-dunya-dinleri/" style="text-decoration: none"> <font style="font-size: 8pt" color="#ffffff" face="Arial">Musevilik</font></a></font></font></font></strong></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/nusayrilik-dunya-dinleri/">Nusayrilik – (Dünya Dinleri)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/nusayrilik-dunya-dinleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>5</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
