<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Orman | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/orman/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Wed, 09 May 2018 13:24:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Ağaçların ve Ormanların Yararları  &#8211; (Performans ve Proje Ödevleri)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/agaclarin-ve-ormanlarin-yararlari-performans-ve-proje-odevleri/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/agaclarin-ve-ormanlarin-yararlari-performans-ve-proje-odevleri/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jan 2008 15:18:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Performans Ödevleri]]></category>
		<category><![CDATA[YKS - KPSS]]></category>
		<category><![CDATA[6. Sınıf Performans ve Proje Ödevleri]]></category>
		<category><![CDATA[7. Sınıf Performans ve Proje Ödevleri]]></category>
		<category><![CDATA[8. Sınıf Performans ve Proje Ödevleri]]></category>
		<category><![CDATA[Agac]]></category>
		<category><![CDATA[Ağaçlar]]></category>
		<category><![CDATA[Ağaçların Önemi]]></category>
		<category><![CDATA[Ağaçların Yararları]]></category>
		<category><![CDATA[Dil ve Anlatim]]></category>
		<category><![CDATA[Etkinlik Örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Fen ve Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Matematik Performans Ödevleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ödev]]></category>
		<category><![CDATA[ogrenci]]></category>
		<category><![CDATA[Orman]]></category>
		<category><![CDATA[Ormanların ve Ağaçların İnsanlar İçin Önemi]]></category>
		<category><![CDATA[Performans]]></category>
		<category><![CDATA[Performans Ödevleri Örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Performans ve Proje Ödevleri]]></category>
		<category><![CDATA[Proje]]></category>
		<category><![CDATA[Proje Ödevleri]]></category>
		<category><![CDATA[Projeler]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Tasarım]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe Performans Ödevleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=3711</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ağaçların ve Ormanların Yararları (Performans &#8211; Proje Ödevleri) Ağaçların önemi Ormancılıkta gerçek yatırım, ağaçlandırma ve ormanın tabii yoldan yenileme çalışmalarıdır. Vaktiyle 50 milyon hektar olduğu tahmin edilen orman sahalarımız, bugün 20.7 milyon hektara inmiş bulunmaktadır. Ancak ne yazık ki bu alanların % 52’si ağaçlandırmalarla prodüktif hale gelmeyi bekleyen bozuk orman sahası durumundadır. Bu saha, bütün [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/agaclarin-ve-ormanlarin-yararlari-performans-ve-proje-odevleri/">Ağaçların ve Ormanların Yararları  – (Performans ve Proje Ödevleri)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><strong> <span style="font-size: 25pt; font-family: Maiandra GD; color: #00ccff;">Ağaçların ve    Ormanların Yararları</span></strong><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong><span style="font-size: 25pt; color: #00ccff;"><br />
</span><span style="font-size: x-small; color: #ff9933;">(Performans &#8211; Proje Ödevleri)</span></strong></span></p>
<p align="center"><span style="font-family: Maiandra GD;"> <img decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/ogrenci.jpg" alt="" /></span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="font-size: 15pt; font-weight: 700;">Ağaçların    önemi<br />
</span><br />
Ormancılıkta gerçek yatırım, ağaçlandırma ve ormanın tabii yoldan yenileme    çalışmalarıdır. Vaktiyle 50 milyon hektar olduğu tahmin edilen orman    sahalarımız, bugün 20.7 milyon hektara inmiş bulunmaktadır. Ancak ne yazık ki    bu alanların % 52’si ağaçlandırmalarla prodüktif hale gelmeyi bekleyen bozuk    orman sahası durumundadır. Bu saha, bütün İsviçre ormanlarının 12 katına    eşittir. Bu verimsiz orman alanların ülke kalkınmasında ve hızla artan orman    ürünlerine olan ihtiyaçtan dolayı ağaçlandırmalar ile prodüktif hale    getirilmesi Türkiye ormancılığı ve Ülkemiz ekonomisi açısından büyük önem    taşımaktadır.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">Türkiye’de başta Karadeniz ve Akdeniz bölgelerimizin uygun    kesimleri ile Batı Anadolu, ormancılık açısından oldukça yüksek bir potansiyel    verime sahip bulunmaktadır. Ayrıca bu yörelerde, hızlı gelişen yerli ve    yabancı türler kullanılarak birim alandaki verimi artırmak mümkündür. Nitekim    sahil çamı ağaçlandırmalarında yapılan hasılat araştırmalarına göre; 1.bonitete    sahip bir hektardaki sahanın ortalama artımının 13,8 m3 yıl olduğu    saptanmıştır. Bu değer okaliptüste 30-32 m3’e kadar ulaşmaktadır. Türkiye’de    yapılan tespitler entansif (yoğun kültür metodu) yöntemlerle hızlı büyüyen    türlerin yetiştirilmesine uygun sahaların 1 milyon hektara ulaşabileceğini    ortaya koymuştur. Sadece bu alanların ağaçlandırılması ile yılda 10 milyon m3    hasılatın alınabileceği belirlenmiştir. Türkiye’de yıllık ortalama cari    artımın 22,1 milyon m3 olduğu dikkate alındığında bu değerin Ülke ekonomisine    yapacağı katkı daha iyi anlaşılmaktadır.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">Ekonomik ağaçlandırma çalışmalarının yanında toprak    korumaya, su dengesini sağlamaya veya rekreasyon ihtiyaçları karşılamaya    yönelik çok amaçlı diğer ağaçlandırmaları da dikkate alma zorunluluğu vardır.    Ağaçlandırma çalışmalarının erozyonu önleyici olmasının yanı sıra meskun    yerlerde rüzgar, gürültü ve toz etkilerini azaltması, büyük sanayi kentlerinde    havayı temizleyerek sağlığa katkı sağlaması da birer hizmet üretimidir.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">Türkiye’de yılda denizlere taşınan toprağın 500 milyon    tondan fazla olduğu ve bunun yılda 2 Milyon dekarlık bir tarım arazisinin    kaybı anlamına geldiği dikkate alınırsa sadece toprak koruma amacına yönelik    ağaçlandırmaların tarım arazilerine kazandıracağı imkanların ne kadar büyük    olacağı açıkça görülecektir. Bu sebeple ağaçlandırmalarda sadece odun    hammaddesi üretimi açısından kârlılığın kriter alınması günümüzde yetersiz    kalmaktadır. Ülkemizin % 86’sında; hafiften şiddetliye, aktif durumdaki mevcut    erozyonun, Ülkemiz toprağının elden çıkmadan ve enerji kaynağı olan    barajlarımızın siltasyonla dolmadan ağaçlandırmalar yoluyla durdurulması,    büyük önem arz etmektedir. Ülkemizde arazi yapısı dağlık ve oldukça da    engebelidir. Yüksek bölgelerde ormanlar ve meralar yer alırken taban    arazilerde tarım yapılmaktadır. Ağaçlandırma çalışmaları, genelde üst    havzalarda yapıldığından yağmur sularının yüzeysel akışa geçmesini yani sel ve    taşkınları önlemektedir. Bu fonksiyonu nedeniyle ağaçlandırma çalışmaları,    tarım topraklarımızın verimliliğini ve bu verimliliğin devamını emniyet altına    alan bir sigorta durumundadır.</span></p>
<table style="border-collapse: collapse; height: 250px;" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="250" align="left" bordercolor="#111111">
<tbody>
<tr>
<td width="173" height="267"><!--adsense#reklam_250x250--></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><span style="font-family: Maiandra GD;"> <strong><span style="font-size: 15pt;">DÜNYADA İLK AĞAÇLANDIRMA</span></strong></span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">Ağaçlandırmanın çok çeşitli tanımları vardır. En kısa ve    basit tanımı; insan eliyle orman oluşturmaktır. Daha geniş tanımı ise; insan    hayvan veya makine gücü ve bunlara monte edilmiş ekipmanlar (pulluk, riper,    tarak) ile toprağın işlenerek kırıntılı bir yapıya kavuşturulması ve bu    özelliklere kavuşturulan yerlere orman fidanlıklarında yetiştirilen fidanların    dikim mevsiminde (sonbahar, kış, ilkbahar) dikilmesi işlemine denir. Dikim    işlerini takiben 5-7 yıl süre ile yapılacak bakım ve koruma işlemleri    ağaçlandırma işlemlerinin devamı olarak kabul edilmektedir.</span></p>
<p>Ağaçlandırmaları;</p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">a) Üretim amaçlı ağaçlandırmalar,<br />
b) Toprak Muhafaza ve Hidrolojik amaçlı ağaçlandırmalar,<br />
c) Estetik ve Rekreasyon amaçlı ağaçlandırmalar olarak gruplandırmak    mümkündür.<br />
Bu çok yönlü ağaçlandırma çalışmalarından birini diğerine tercih etmek mümkün    değildir. Hatta çevre ve kent ağaçlandırmaları günümüz koşullarında insanımız    için daha da büyük önem kazanmıştır.<br />
Ağaçlandırma çalışmalarının tarihi XIV. yüzyılın ikinci yarısına uzanmaktadır.    1368 yılında Almanya’nın Nurnberg çevresinde çıkan orman yangını neticesi    yüzlerce hektar ormanın yok olduğu ve bu sahaların Çam, Ladin, Göknar    ekimleriyle ağaçlandırıldığı bildirilmektedir. Almanya’nın dışında İsviçre,    Fransa ve Avusturya ağaçlandırmanın dünyada öncülüğünü yapmışlardır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong> <span style="font-size: 15pt;">TÜRKİYE’DE  AĞAÇLANDIRMANIN BAŞLANGICI<br />
</span></strong><br />
Türkiye’de ağaçlandırma çalışmalarının önemi çok geç anlaşılmıştır. Fatih Sultan  Mehmet zamanında Halic’i dolmaktan kurtarmak için Haliç sırtlarında ağaçlandırma  yoluyla bazı tedbirlerin alındığı, Lâle devrinde İstanbul saray ve bahçelerinde  bazı dikimlerin yapıldığı 1717 ve 1739 tarihli fermanlardan öğrenilmektedir.  1892 yılında İstanbul Halkalı’da öğrenciler tarafından 20-25 dekârlık sahada  yaptıkları Halepçamı, Sedir, Karaçam, Mazı, Dişbudak dikimleri ilk kayda değer  ağaçlandırma çalışmalarıdır. 1916 da Tevfik Bey tarafından Kâğıthane Deresinde  Fıstıkçamı ağaçlandırması yapılmış, yakın zamana kadar bu ağaçlandırmalardan  kalıntılar tespit edilmiştir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Daha sonra 1916 da Hendek’te  Orman Ameliyat Mektebine bağlı fidanlık kurulması ağaçlandırma çalışmalarına  yeni bir boyut kazandırmıştır. 2. Dünya savaşından sonra Ankara Atatürk Çiftliği  ağaçlandırması, Yalova-Termal ağaçlandırmaları ile Tarsus-Karabucak Okaliptüs  Ormanı tesisi o tarihe kadar yapılan en büyük ağaçlandırma çalışmalarıdır.<br />
Cumhuriyet döneminden 1937 yılına kadar olan kısımda 1. Dünya ve onu takip eden  Kurtuluş Savaşlarının yorgunluğu, bilahare Cumhuriyet İlkelerinin millete mal  edilmesi, reformların süratle yapılması ve çok sınırlı mali olanaklar altında  ekonomik ve sosyal sorunların en kısa yoldan çözümlenmeye çalışılması nedenleri  ile orman ve ormancılık konularına ve bu arada ağaçlandırma çalışmalarına  yeterli ilgi gösterilememiş sadece, bu devrede genç Türkiye’nin ormancılık  politikası gayeleri fikren belirlenmiş olmasına rağmen, bunun yazılı hale  gelmesi ancak 1937 yılında mümkün olabilmiştir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Türkiye Cumhuriyeti Devleti,  1937 yılında yürürlüğe giden 3116 Sayılı Kanunla ağaçlandırma konusuyla  ilgilenmeye başlamıştır. Bu Kanunla başta Orman Teşkilatı olmak üzere bazı kamu  kurumları, tüzel ve özel kişiler ağaçlandırma yapmakla yükümlü kılınmış olmasına  rağmen uygulamalar 1955 yılına kadar düşük seviyelerde seyretmiştir. 1955  yılında yapılan “Türkiye Ağaçlandırma Teknik Kongresi”nde alınan kararlar, 1956  yılında çıkarılan 6831 Sayılı Orman Kanunu, 1963 yılından itibaren başlatılan  planlı dönem, 1969 yılında Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolu Genel Müdürlüğü’nün  kurulması ile birlikte planlara ve projelere dayalı ağaçlandırmalar geniş  alanlarda gittikçe artan bir tempoyla gerçekleştirilmeye başlanmıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong> <span style="font-size: 15pt;">BUGÜNE KADAR YAPILAN  AĞAÇLANDIRMA NEDİR?</span></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Orman amenajman planlarına  göre orman rejimi içindeki alanların, 10,7 milyon hektarı bozuk ve çok bozuk  niteliktedir. 1999 yılında güncelleştirilen tespitlere göre ülkemizde 2,4 milyon  hektar teknik yönden ağaçlandırmaya uygun saha bulunmaktadır.<br />
2001 yılı sonuna kadar 1 milyon 789 bin 144 hektar ağaçlandırma yapılmıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"> <span style="font-size: 15pt; font-weight: 700;"> AĞAÇLANDIRMA VE İSTİHDAM<br />
</span><br />
Ülkemizde mevcut 20080 adet orman köyünde 7 milyon 601 bin orman köylüsü  yaşamaktadır. % 40 oranındaki kırsal nüfusun, hemen hemen yarıya yakın kısmı  ormanlarla değişik biçim ve boyutlarda ilişki içerisindedir. Bu ilişkinin,  nedenleri, sonuçları tüm halkımızı ve geleceğimizi ilgilendirmektedir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Orman köylerinde yaşayan  insanların büyük bir kısmının az verimli yada verimsiz topraklarda yaşadığı  bilinmektedir. Bu kesimlerin alt yapı olanaklarından büyük ölçüde yoksun olduğu  bir gerçektir. Ayrıca bu insanların, Orman işçiliğinin dışında yapacak fazla bir  işleri de yoktur. Ülkemizde, Milli gelirden en düşük payı orman köylüleri  almaktadır. Bu durumun sonucu olarak, bu yörelerde iç göç devamlı olarak  gündemdedir. İç göç nedeniyle de kentlerimizde alt yapı hizmetleri ihtiyaca  yetmemekte ve bozuk kentleşme söz konusu olmaktadır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Orman köylerinde gerekli iş  alanlarının olmayışından ötürü ormanların büyük çoğunluğu üzerinde mevcut olan  sosyal baskı gün geçtikçe artan bir tempo ile varlığını hissettirmektedir.  Ülkemizde 1985-2000 yılları arasında yılda ortalama 80 bin ha. ağaçlandırma ve  erozyon kontrolu, 240 bin ha. mevcut ağaçlandırma ve erozyon kontrolu  çalışmalarının bakımları yapılmıştır. Ormancılıkta yılda ortalama 240 işgünü  çalışılacağı ve 1 ha. alanın insan gücü ile ağaçlandırılması için 90, makine  gücü ile ağaçlandırılması için 8 işgünü, 1 ha. alanın insan gücü ile bakımı için  34 işgünü çalışılacağı ve ağaçlandırma çalışmalarının % 80’inin insan gücü ile  yapıldığı düşünüldüğünde, söz konusu faaliyetlerde yaklaşık olarak 58,533 kişiye  bir yıl süreyle iş imkanı sağlandığı görülecektir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Ormanla iç içe ve ona muhtaç  olarak yaşayan orman köylülerinin ormana hasım değil, hısım olması için köylünün  ormandan elde ettiği faydaların daha yüksek düzeye çıkarılma çalışmalarına  mevcut yasalar doğrultusunda devam edilmektedir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong> <span style="font-size: 15pt;">AĞAÇLANDIRMADA  MEKANİZASYON<br />
</span></strong><br />
Ağaçlandırma çalışmaları için öncelikle fidanların dikileceği arazide toprağın  iyi işlenmesi gerekmektedir. Toprak işleme basit malzemeler kullanılarak insan  veya hayvan gücü ile yapılabildiği gibi özel geliştirilmiş ekipmanlardan  yararlanılarak makine gücü ile de yapılabilmektedir.<br />
Yurdumuzun büyük bir bölümü kurak ve yarı kurak iklim kuşağında yer aldığından  toprakta su depolanmasının artırılması ve dikilen fidanların kök gelişiminin  sağlanması maksadıyla topografyanın elverişli olduğu %0-40 meyil grubuna kadar  olan sahalarda, toprak işlemesinin makine ile yapılması bir başka deyişle  ağaçlandırmada mekanizasyona gidilmesi bitkinin büyümesi için büyük önem  taşımaktadır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong> <span style="font-size: 15pt;">AĞAÇLANDIRMA  ÇALIŞMALARINDA UYGULANAN YAKLAŞIMLAR<br />
</span></strong><br />
Ağaçlandırma çalışmalarında birinci gaye birim alandaki topraktan en yüksek odun  hasılatı almaktır.<br />
Bu gayeye ulaşmak için ağaçlandırma çalışmalarında; yetişme ortamı şartları iyi  olan ve özellikle yoğun kültür metotlarının uygulanabileceği sahalarda Hızlı  Gelişen Türlerle yapılacak dikimlere önem verilmektedir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Ağaçlandırma alanlarında  monokültürden kaçınmak için en az % 30 oranında yapraklı türlere yer  verilmektedir. Bu oranın sağlanmasında doğal yapraklı türlerin gelişme  özellikleri, yangına karşı dirençleri ve yetişme ortamı özellikleri dikkate  alınmakta, mevcut yapraklı türlerin muhafazası ve yeni yapraklı tür dikimi  suretiyle karışım sağlanmaktadır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Ağaçlandırma çalışmaları  sırasında doğal flora ve faunanın oluşturduğu ekosistemin korunması ve  geliştirilmesi amacına yönelik önlemler de alınmaktadır. Bu bağlamda; doğal  vejetasyon içerisindeki endemik (sadece Ülkemize veya o yöreye özgü) türler ile  Ihlamur, Kestane, Ardıç, Yabani Kiraz, Alıç, Üvez, Porsuk, Şimşir gibi türlerin  yanı sıra tıbbi ve aromatik özellik taşıyan türler de münferit veya gruplar  halinde muhafaza edilmektedir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Göl, gölet ve baraj  havzasındaki mevcut doğal türler aynen muhafaza edilmekte ve ıslah önlemleri  alınmaktadır. Ayrıca meyili yüksek olan alanlardaki doğal türler, cins ve  vasıflarına bakılmaksızın korunmaktadır. Dere içi yapraklı vejetasyonu olduğu  gibi muhafaza edilmektedir. Muhafaza edilen dere içi vejetasyonu içerisindeki  kuru ve dejenere olmuş bireyler sahadan uzaklaştırılarak mevcut türlerin  gelişmesine imkan tanınmaktadır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Orman köyleri civarındaki  ağaçlandırma çalışmalarında yeterli genişlikte tampon saha bırakılmaktadır. Bu  tampon sahalar gerektiğinde özel ağaçlandırmalara konu edilmekle birlikte,  yetişme muhiti şartlarının elverdiği ölçüde tali ürün veren ve yöre halkının  dikilmesini istediği Kestane, Ihlamur, Ceviz, Fıstıkçamı yada hızlı gelişen  Kavak, Akasya, Okaliptus vb. türlerle plantasyonlar yapılmaktadır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong> <span style="font-size: 15pt;">ORMAN YANGINLARI VE  AĞAÇLANDIRMA<br />
</span></strong><br />
Ülkemiz Akdeniz iklim kuşağı içinde yer almakta olup orman yangınlarına en  hassas bölgeyi Muğla ve çevresi oluşturmaktadır. Bunu Antalya ve İzmir İlleri  izlemektedir. Ağaçlandırmaya konu yanan orman alanları, toprağın yabanlaşmasını  önlemek, uzun süre ağaçlandırılmadan bırakılması halinde orman-halk ilişkileri  açısından doğuracağı problemleri ortadan kaldırmak ve çeşitli amaçlarla bu  sahaya muhtemel tecavüzlerin önlenmesi amacıyla “Gelibolu Yarımadası Tarihi  Milli Parkı” örneğinde olduğu gibi yılı içerisinde ya da en geç takip eden yılda  kesinlikle ağaçlandırılmaktadır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Bölgenin yangına hassas olması  dikkate alınarak kurulacak ormanın yangına karşı dirençli olması hususunda  uygulama projesinde gerekli planlama yapılmıştır. Bu amaçla yangın alanının  topoğrafya ve hakim rüzgar yönü dikkate alınarak ağaçlandırma alanı 20-30 hektar  büyüklüğünde bölmeciklere ayrılmaktadır. Bu bölmecik sınırlarında tesis edilen  10-15 metre genişliğinde yangın koruma yollarının her iki tarafında 15-30 metre  genişliğinde yeşil bantlar oluşturulmakta, bu bantlarda Servi, Kıbrıs Akasyası,  Zakkum, gibi yangına dirençli türler kullanılmaktadır. Ayrıca dere içi  vejetasyonu geliştirilerek, dere vadilerinde uygun ekolojik koşulların olduğu  kısımlarda yörenin doğal türü kullanılarak geniş yapraklı şeritler teşkil  edilmekte, ibreli yapraklı karışımı sağlanarak ormanın yangına karşı direnci  artırılmaktadır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong> <span style="font-size: 15pt;">ORMANLARIMIZIN  VERİMİ VE TÜKETİMİMİZ<br />
</span></strong><br />
Yurdumuzda artan nüfus ve gelişen sanayi dolayısıyla, Devlet Orman  İşletmelerinin, elde edebildikleri odun hammaddesi ile kendileri dışındaki  sektörlerin takviyesi olmadan, ülkenin odun ihtiyacını karşılayacak durumda  olmadıkları bildirilmektedir. Yakacak odun üretimimizin yetersizliği çeşitli  endüstri kollarında sıkıntı yaratmaktadır. Bu sıkıntı gelişen kağıt sanayii ve  konut yapımı dolayısıyla hızla büyüme işaretleri vermektedir. Örneğin bugün  selüloz ve kağıt sanayiine ayrılan miktar bu sanayide hızla artan odun  hammaddesi ihtiyacını artık karşılayamamakta ve bugün SEKA ithalata yeniden  başlamış bulunmaktadır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Ağaçlandırma alanlarındaki  potansiyel gücümüzü tam olarak değerlendirmemiz halinde, ihtiyacımız dışında  üretimimizin artan miktarını ihraç olanakları da kolaylıkla doğacaktır. Zira  Türkiye ormanca çok fakir olan Ortadoğu, Yakındoğu ve Kuzey Afrika’ya çok yakın  bir konumda bulunmaktadır. Bu avantajlı durumumuz nedeniyle bu ülkelere daha  uzak olan yörelere kıyasla, çok daha ucuz fiyatlarla ve büyük ölçüde orman ürünü  ihraç etmek mümkün olacaktır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong> <span style="font-size: 15pt;">DÜNYADA İLK  AĞAÇLANDIRMA<br />
</span></strong><br />
Ağaçlandırmanın çok çeşitli tanımları vardır. En kısa ve basit tanımı; insan  eliyle orman oluşturmaktır. Daha geniş tanımı ise; insan hayvan veya makine gücü  ve bunlara monte edilmiş ekipmanlar (pulluk, riper, tarak) ile toprağın  işlenerek kırıntılı bir yapıya kavuşturulması ve bu özelliklere kavuşturulan  yerlere orman fidanlıklarında yetiştirilen fidanların dikim mevsiminde  (sonbahar, kış, ilkbahar) dikilmesi işlemine denir. Dikim işlerini takiben 5-7  yıl süre ile yapılacak bakım ve koruma işlemleri ağaçlandırma işlemlerinin  devamı olarak kabul edilmektedir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Ağaçlandırmaları;</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">a. Üretim amaçlı  ağaçlandırmalar,<br />
b. Toprak Muhafaza ve Hidrolojik amaçlı ağaçlandırmalar,<br />
c. Estetik ve Rekreasyon amaçlı ağaçlandırmalar olarak gruplandırmak mümkündür.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Bu çok yönlü ağaçlandırma  çalışmalarından birini diğerine tercih etmek mümkün değildir. Hatta çevre ve  kent ağaçlandırmaları günümüz koşullarında insanımız için daha da büyük önem  kazanmıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Ağaçlandırma çalışmalarının  tarihi XIV. yüzyılın ikinci yarısına uzanmaktadır. 1368 yılında Almanya’nın  Nurnberg çevresinde çıkan orman yangını neticesi yüzlerce hektar ormanın yok  olduğu ve bu sahaların Çam, Ladin, Göknar ekimleriyle ağaçlandırıldığı  bildirilmektedir. Almanya’nın dışında İsviçre, Fransa ve Avusturya  ağaçlandırmanın dünyada öncülüğünü yapmışlardır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong> <span style="font-size: 15pt;">TÜRKİYE’DE  AĞAÇLANDIRMANIN BAŞLANGICI<br />
</span></strong><br />
Türkiye’de ağaçlandırma çalışmalarının önemi çok geç anlaşılmıştır. Fatih Sultan  Mehmet zamanında Halic’i dolmaktan kurtarmak için Haliç sırtlarında ağaçlandırma  yoluyla bazı tedbirlerin alındığı, Lâle devrinde İstanbul saray ve bahçelerinde  bazı dikimlerin yapıldığı 1717 ve 1739 tarihli fermanlardan öğrenilmektedir.  1892 yılında İstanbul Halkalı’da öğrenciler tarafından 20-25 dekârlık sahada  yaptıkları Halepçamı, Sedir, Karaçam, Mazı, Dişbudak dikimleri ilk kayda değer  ağaçlandırma çalışmalarıdır. 1916 da Tevfik Bey tarafından Kâğıthane Deresinde  Fıstıkçamı ağaçlandırması yapılmış, yakın zamana kadar bu ağaçlandırmalardan  kalıntılar tespit edilmiştir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Daha sonra 1916 da Hendek’te  Orman Ameliyat Mektebine bağlı fidanlık kurulması ağaçlandırma çalışmalarına  yeni bir boyut kazandırmıştır. 2. Dünya savaşından sonra Ankara Atatürk Çiftliği  ağaçlandırması, Yalova-Termal ağaçlandırmaları ile Tarsus-Karabucak Okaliptüs  Ormanı tesisi o tarihe kadar yapılan en büyük ağaçlandırma çalışmalarıdır.  Cumhuriyet döneminden 1937 yılına kadar olan kısımda 1. Dünya ve onu takip eden  Kurtuluş Savaşlarının yorgunluğu, bilahare Cumhuriyet İlkelerinin millete mal  edilmesi, reformların süratle yapılması ve çok sınırlı mali olanaklar altında  ekonomik ve sosyal sorunların en kısa yoldan çözümlenmeye çalışılması nedenleri  ile orman ve ormancılık konularına ve bu arada ağaçlandırma çalışmalarına  yeterli ilgi gösterilememiş sadece, bu devrede genç Türkiye’nin ormancılık  politikası gayeleri fikren belirlenmiş olmasına rağmen, bunun yazılı hale  gelmesi ancak 1937 yılında mümkün olabilmiştir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Türkiye Cumhuriyeti Devleti,  1937 yılında yürürlüğe giden 3116 Sayılı Kanunla ağaçlandırma konusuyla  ilgilenmeye başlamıştır. Bu Kanunla başta Orman Teşkilatı olmak üzere bazı kamu  kurumları, tüzel ve özel kişiler ağaçlandırma yapmakla yükümlü kılınmış olmasına  rağmen uygulamalar 1955 yılına kadar düşük seviyelerde seyretmiştir. 1955  yılında yapılan “Türkiye Ağaçlandırma Teknik Kongresi”nde alınan kararlar, 1956  yılında çıkarılan 6831 Sayılı Orman Kanunu, 1963 yılından itibaren başlatılan  planlı dönem, 1969 yılında Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolu Genel Müdürlüğü’nün  kurulması ile birlikte planlara ve projelere dayalı ağaçlandırmalar geniş  alanlarda gittikçe artan bir tempoyla gerçekleştirilmeye başlanmıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong> <span style="font-size: 15pt;">BUGÜNE KADAR YAPILAN  AĞAÇLANDIRMA NEDİR?</span></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Orman amenajman planlarına  göre orman rejimi içindeki alanların, 10,7 milyon hektarı bozuk ve çok bozuk  niteliktedir. 1999 yılında güncelleştirilen tespitlere göre ülkemizde 2,4 milyon  hektar teknik yönden ağaçlandırmaya uygun saha bulunmaktadır.<br />
2001 yılı sonuna kadar 1 milyon 789 bin 144 hektar ağaçlandırma yapılmıştır.<br />
</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"> <span style="font-size: 15pt; font-weight: 700;"> Ağaçların Faydaları<br />
</span><br />
Ağaçlar sadece erozyonu önlemekle kalmayıp; Su düzenini sağlamakta, su  kaynaklarını beslemekte, hava nemini düzenlemekte, havadaki tozları yere  indirmekte ve küresel ısınmayı , ses kirliğini, barajların toprakla dolmasını  önlemektedir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Yüz ağaca orman diyemeyiz.  Çünkü orman dememiz için binlerce, onbinlerce ağaç olmalıdır. Bir evin önünde  yirmi ağaç varsa sel gibi felaketlerde o eve hiçbir şey olmaz. Çünkü ağaçlar  toprağı kökleriyle tutar. Bazı insanlar piknik yapınca ormanda ateş yakarlar.  Ormanda kurumuş otlar olduğu için otlar tutuşur yangın çıkar.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Ormanları yakmamalıyız. Çünkü insanlar ormandaki  ağaçların altında dinlenirler. Ağaçlar doğaya verdikleri oksijenle doğayı temiz  tutarlar. Tusunamiye karşı insanları korurlar. Ağaçları kesmeyelim. Yaşlı ve  hasta olanları keselim ki öteki ağaçlara zarar vermesinler. İmkanımız oldukça  yeni ağaçlar dikelim. Küçük çocuklarımıza da ağaç dikmelerini, ağaçların  dallarını kırmamalarını, ormanları yakmamalarını söyleyelim. Bizim köyde orman  olmadığı için her yıl su basıyor. Ağaçlar ve ormanlar olmasaydı başka köylere  şehirlere de su basacaktı.</span></p>
<p align="center"><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD;"><strong> <span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="font-size: 15pt;"><span style="color: #808080;"> <span lang="tr">|</span></span><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/performans-proje-odevleri/">»<span lang="tr"> “Performans Ödevleri” Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <span style="color: #808080;">|</span></span></span></span></strong></span></p>
<p align="center"><span style="font-size: 9pt;" lang="tr"><strong> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD; color: #ff0000;">Not:</span><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD; color: #808080;"> İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir…</span></strong></span><span style="font-family: Maiandra GD;"> </span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/agaclarin-ve-ormanlarin-yararlari-performans-ve-proje-odevleri/">Ağaçların ve Ormanların Yararları  – (Performans ve Proje Ödevleri)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/agaclarin-ve-ormanlarin-yararlari-performans-ve-proje-odevleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>33</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Orman Haftası (Belirli Gün ve Haftalar)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/orman-haftasi-belirli-gun-ve-haftalar/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/orman-haftasi-belirli-gun-ve-haftalar/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 18 Nov 2007 00:04:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belirli Gün ve Haftalar]]></category>
		<category><![CDATA[Dosyalar]]></category>
		<category><![CDATA[Belirli Gunler]]></category>
		<category><![CDATA[Belirli Haftalar]]></category>
		<category><![CDATA[Egitsel Kollar]]></category>
		<category><![CDATA[Ogrenci Kollari]]></category>
		<category><![CDATA[Orman]]></category>
		<category><![CDATA[Orman Haftasi]]></category>
		<category><![CDATA[Orman Haftasi Belirli Gunler ve Haftalar]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Kulupler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/orman-haftasi-belirli-gun-ve-haftalar/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Orman Haftası (Belirli Gün ve Haftalar) Orman; hayvanların barındığı, çeşitli bitkilerin bulunduğu sık ağaç topluluklarıdır. Ormanda büyük ağaçlar, ağaççıklar, mantarlar, otlar, yüzlerce, binlerce bitki bir arada bulunur. Çam, sedir, köknar, ladin, ardıç, meşe, dişbudak, kayın, gürgen belli başlı orman ağaçlarıdır. Ağaçlar ya kendiliğinden yetişir, ya da insanların ormana diktiği fidanlardan oluşur. Ormanın küçüğüne, ağaçların seyrek [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/orman-haftasi-belirli-gun-ve-haftalar/">Orman Haftası (Belirli Gün ve Haftalar)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font face="Maiandra GD"><strong><font color="#3366ff" size="5"> Orman Haftası<br />
</font><font style="font-size: 15pt" color="#ff6600">(Belirli Gün ve Haftalar)</font></strong></font></p>
<p align="center"> <img decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/belirli_gun_ve_haftalar.jpg" alt="https://www.bilgicik.com/resimler/belirli_gun_ve_haftalar.jpg" height="109" width="170" /></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"><strong><br />
Orman</strong>; hayvanların barındığı, çeşitli bitkilerin bulunduğu sık ağaç  topluluklarıdır. Ormanda büyük ağaçlar, ağaççıklar, mantarlar, otlar, yüzlerce,  binlerce bitki bir arada bulunur. Çam, sedir, köknar, ladin, ardıç, meşe,  dişbudak, kayın, gürgen belli başlı orman ağaçlarıdır.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Ağaçlar ya kendiliğinden yetişir, ya da insanların ormana diktiği fidanlardan  oluşur. Ormanın küçüğüne, ağaçların seyrek olduğu yerlere koru denir.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Eskiden yeryüzünün büyük bir bölümü ormanlarla kaplıydı. insanların  bilgisizlikleri nedeniyle yok edilen ormanların yerini bozkırlar, çoraklaşan  topraklar, çöller aldı.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">İnsanlar her zaman ağaca ve ağaçtan yapılan çeşitli araç ve gereçlere gereksinme  duymuşlardır. Ormanlar, ağaçlar, toprağın nemli kalmasını sağlar. Toprak  kaymasını (erozyonu) önler, selleri durdurur. Ormanlar yörenin iklimim etkiler,  yağmur yağmasını sağlar. Çok sıcakları, şiddetli soğukları önler. Ormanlar aynı  zamanda av hayvanlarının barınağıdır.</font></p>
<table style="border-collapse: collapse" align="left" border="0" bordercolor="#111111" cellpadding="0" cellspacing="0" height="240" width="124">
<tr>
<td height="267" width="173"><center><!--adsense#reklam_120x240--></center></td>
</tr>
</table>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/belirli-gun-ve-haftalar/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Ormanlar</font></a> bir ülkenin doğal güzellik ve zenginlik kaynağıdır. Öte yandan  kullandığımız araç ve gereçlerin çoğu ağaçlardan yapılır. Evimiz, önümüzdeki  masa, oturduğumuz sandalye, elimizdeki kalem, defterimiz, yaktığımız odun hep  ağaç ürünleridir. Ayrıca ağaçlar endüstrinin birçok kollarında, boya sanayiinde,  ilaç yapımında kullanılır.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Bize bu kadar yarar sağlayan, ülke ekonomisinde önemli yeri olan ormanları  korumalıyız. Ağaç dikip, yeni ormanlar yetiştirilmesine yardımcı olmalıyız.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Ormanlara en büyük zarar insanlardan gelir, insanlar orman işletmelerinden izin  almadan, çıra yapmak, reçine çıkarmak için ağaçları yaralarlar. Tarla açmak,  yerleşim yeri kurmak, hayvanlara otlak yeri açmak için ormanları yok ederler.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Ateşin söndürülmeden bırakılması sigaranın söndürülmeden atılması, koskoca bir  orman alanının yanıp kül olmasına neden olur. Yanan ormanın yerine yenisinin  yetiştirilmesine bir insanın ömrü yetmez.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Zararlı böcekler, kemirici hayvanlar, özellikle keçiler, ağacın yeni süren dal  ve yapraklarını yiyerek ormanlara zarar verirler. Ormanlara zarar vermek, ceza  yasalarımıza göre suçtur. Orman suçları bağışlanmaz suçlardandır.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Ülkemizde ormanların korunması, ağaçlandırma işleri cumhuriyet yönetiminin  ilanından sonra ele alındı. Tarım ve Orman Bakanlığı kuruldu. Her ilde valiler  başkanlığında orman yetiştirilmesi için bir kurul vardır. Bu kurul yörede  ormanların korunması ve yeni ormanlar yetiştirilmesi için kararlar alır ve  uygular. Her yıl Mart ayı içinde bir haftayı Orman Haftası olarak duyurur.  Haftanın bir günü Ağaç Bayramı olarak kutlanır. Uygun alanlar ağaçlandırılır.  Yeni ormanların yetiştirilmesi için çalışmalar yapılır.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Ormanların korunması, çevremizin ağaçlandırılması hem yurdumuzun, hem de  dünyamızın önemli bir sorunudur. Bu nedenle 21 Mart Dünya Orman Günü olarak her  yıl kutlanmaktadır.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Bizler de çevremizdeki ağaçların dallarım kırmayanın, fidanları sarsmayalım.  Ağaçları zararlı hayvanlardan koruyalım. Yeni fidanlar dikelim. Bu  etkinliklerimizi yaşam boyu sürdürelim.</font></p>
<p><strong><font face="Maiandra GD" size="2">Özlem ÖZTUĞ</font></strong></p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/belirli-gun-ve-haftalar/">»<span lang="tr">  “Belirli Gün ve Haftalar” Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span><br />
</span></font></strong></p>
<p align="center"><span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/orman-haftasi-belirli-gun-ve-haftalar/">Orman Haftası (Belirli Gün ve Haftalar)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/orman-haftasi-belirli-gun-ve-haftalar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>24</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kurbağacık (Masal)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/kurbagacik-masal/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/kurbagacik-masal/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 15 Sep 2007 10:27:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir Öykü Roman]]></category>
		<category><![CDATA[Bir varmis]]></category>
		<category><![CDATA[cocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Kurbaga]]></category>
		<category><![CDATA[Masal]]></category>
		<category><![CDATA[Orman]]></category>
		<category><![CDATA[Roman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/kurbagacik-masal/</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8230;Kurbağacık&#8230; Ormanlık bir bölgede bulunan bir su birikintisinde yaşamakta olan kurbağacık hiç arkadaşı olmadığından yakınıyordu. Bu kurbağacık vaktinin çoğunu su birikintisinde yüzerek geçiriyor, bazen de sudan çıkıp, çimenlerin üstünde zıplayarak geziniyordu. Her gün bir önceki günün tıpatıp benzeriydi.Her gün aynı şey, hep aynı şeyler. Bitmek tükenmek bilmeyen bir tekdüzelik kurbağacığı canından bezdirmişti. Kurbağacık bir gün [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/kurbagacik-masal/">Kurbağacık (Masal)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"> <font color="#3366ff" face="Maiandra GD"><strong><span style="font-size: 22pt"> &#8230;Kurbağacık&#8230;</span></strong></font></p>
<p align="left"> <img fetchpriority="high" decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/masal/kurbaga_prens.jpg" align="right" height="329" width="257" /><font face="Maiandra GD" size="2">Ormanlık  bir bölgede bulunan bir su birikintisinde yaşamakta olan kurbağacık hiç arkadaşı  olmadığından yakınıyordu. Bu kurbağacık vaktinin çoğunu su birikintisinde  yüzerek geçiriyor, bazen de sudan çıkıp, çimenlerin üstünde zıplayarak  geziniyordu. Her gün bir önceki günün tıpatıp benzeriydi.Her gün aynı şey, hep  aynı şeyler. Bitmek tükenmek bilmeyen bir tekdüzelik kurbağacığı canından  bezdirmişti. Kurbağacık bir gün kızdı kendine:</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">“ Sanki bütün ömrünü bu su birikintisinde geçirmeye pek meraklısın.. Dünya senin  zannettiğin kadarcık mı sanki? Dünya bu kadar küçücük mü sanki? Neden  kurtarmazsın kendini buradan, çekip gitmezsin buralardan? Eğer sen bu yaşadığın  su birikintisine dünya diyorsan, bil ki, sen bu dünyanın değil, bambaşka  dünyaların kurbağasısın..Şunu hiç aklından çıkarma: Arzuladığın yaşama ancak bu  su birikintisinden uzaklaşarak kavuşacaksın..”</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Kurbağacık hemen o anda kararını verdi. Buradan ayrılarak yola çıkacak, gideceği  yerlerde kendine arkadaş arayacaktı. Kurbağacık ormanda günlerce yol aldı. Artık  ormanın sık ağaçları seyrekleşmiş, küçük bir düzlüğe çıkmıştı.Birden yerde  parlak bir şey gördü.Bu da neydi böyle? Parlak şeye baktığında çok şaşırdı.  Bunun içinde bir kurbağa vardı ve o kurbağa da kendisine bakıyordu. Geriye  dönüp, bir taşın arkasına saklandı. İlk şaşkınlığı geçtikten sonra bu parlak  şeyin çok ince olduğunu ve içinde kurbağa falan olamayacağını anladı. O zaman  durum apaçık ortadaydı: Parlak şey ayna olmalıydı ve aynada kendini görmüştü.  Kurbağacık aynayı alarak yakındaki bir ağacın kenarına kenarına yasladı. Aynanın  karşısına geçerek türlü şaklabanlıklar yapmaya başladı. Bazen iki ayağı üstünde  doğruluyor,bazen zıplıyor, bazen de derin nefes alıp göğsünü, yanaklarını  şişirerek aynadaki aksini seyrediyordu. Bu hareketlerin içinde en hoşuna giden,  aynada kendini iri görmek olmuştu. Gittikçe daha derin nefes alarak daha iri  gözükmeye başladı. Sonunda, öyle bir an geldi ki, kurbağacık yusyuvarlak oldu ve  ayaklarının yerden kesilip yükselmeye başladığını fark etti.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/masallar/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Kurbağacık</font></a> hiç bozuntuya vermedi. Yerden on  metre kadar yükselince ağzından biraz hava bıraktı. Daha fazla yükselmek  gereksizdi.Her işte her şey seviye seviyeydi. Seviyesinin dozunu tam olarak  ayarlamalıydı. Bir kuş değildi ki o, çırpsın kanatlarını, yükselsin gökyüzüne,  uçsun uçabildiğince..Nereden baksan bir küçük kurbağacıktı. Olmaz denirdi,  kurbağalar uçamaz denirdi, hayal gibiydi ama gerçekti. Uçuyordu işte. Kurbağacık  şöyle bir etrafına bakındı. Yön tayini yaptı. Ormandan gelmiş, şu tarafa  gidecekti. Sağ ön ayağını gideceği tarafa doğru mihaniki bir hareketle uzattı.  Hayret!..Gitmek istediği tarafa dönüvermişti. Döndü iyi de hala havada  hareketsiz duruyordu. Birden suda arka ayaklarını ileri gitmek için kullandığını  hatırladı. Arka ayaklarını yavaş yavaş göğsüne çekti, geriye doğru bıraktı,  çekti, bıraktı. Düşündüğü tastamam olmuştu. İlerleyebiliyordu. Artık canının  istediği kadar gidip, istediği yerde de aşağı inebilecekti.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Kurbağacık bir süre uçtuktan sonra bir dere kenarında boylu boyunca uzanmış  yatmakta olan yaşlı kurbağayı fark etti. ‘ Mutlaka bir rahatsızlığı vardır yaşlı  kurbağanın ‘ diye düşündü.<br />
‘ Çünkü hiçbir kurbağa böylesine açıkta yatmaz. Eğer yatarsa bu onun tehlikelere  davetiye çıkartması anlamına gelir. İnip bakayım nesi varmış yaşlı kurbağanın. ‘</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Yaşlı kurbağanın düşüp kaldığı bu çayırlık bir mesire yeriydi. İnsanlar günlük  güneşlik yaz günlerinde hafta sonlarını burada geçirirler, piknik yaparlardı.  Bir kendini bilmez yanında getirdiği şişenin içindekini içmiş, giderken de atmış  şişeyi kırmıştı. İşte yaşlı kurbağa önündeki bu kırık şişenin bir parçasına  basınca ayağından yaralanmış ve canının çok acımasına dayanamayarak bayılmıştı.  Yaşlı kurbağa kendine geldikten sonra olanları kurbağacığa anlattı ve yardım  etmesini istedi.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Kurbağacık:</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">“ Efendim, böyle bir durumla daha önce hiç karşılaşmadım. O cam parçasının  ayağınızın altından çıkarılması lazım. Ben bunu başaramam.Gelirken görmüştüm. Az  ilerde dere kıyısında iki çocuk balık tutuyordu. Gidip onları çağırayım, size  yardım ederler herhalde “ dedikten sonra zıplayarak uzaklaştı.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Kurbağacık çocukların yanına geldiğinde:</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">“ Lütfen yardım eder misiniz? Yaşlı bir kurbağa ayağından yaralanmış az ilerde  yatıyor. Ne olur benimle gelin ona yardın edin , onu kurtarın. İyilik yapmak  sevaptır. Haydi çocuklar, lütfen kalkın, benimle gelin “ dedi.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Kurbağacığın yalvarmasına dayanamayan çocuklar, oltalarını sudan çıkarıp bir  kenara koydular ve kurbağacığın peşine takıldılar. Biraz sonra yaşlı kurbağanın  ayağındaki cam parçası çıkarılmış ve yaralı yer temiz bir bezle sarılmıştı.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Çocuklar gittikten sonra kurbağacık yaşlı kurbağaya destek oldu ve onu kuytu bir  yere götürdü. Burada yaşlı kurbağa, kurbağacığa yaptığı yardımlardan dolayı  teşekkür ettikten sonra:</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">“ Nedense böylesine karşılık beklemeden yapılan iyilikler, yardımlar pek nadir  oluyor. Nedense herkes bir başkası bana kötülük yapmadan ben ondan önce davranıp  ona bir kötülük yapayım, ilk ben vurayım diyerek kesinlikle hiç bitmeyecek bir  yarışı sürdürüyorlar. Gelin bu anlamsız kötülük yarışından vazgeçin, gelin  kardeş olalım, elele tutuşalım, mutluluğa koşalım<br />
diyerek seslensem ben şimdi tüm canlılara acaba beni dinlerler mi? Hep kötülük  görmekten, hep üzülmekten, hep ağlamaktan bıktım artık “ diyerek sözlerini  tamamladı ve ağlamaya başladı. Yaşlı kurbağanın ağlaması kurbağacığın  silkinmesine sebep oldu.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">“Dur ağlama artık yaşlı kurbağa, sil gözyaşlarını. Bundan sonra ikimiz eş kardeş  sayılırız. Demek ki bir kötülük yarışı yapılıyor ve herkes bu yarışı önde  bitirme gayreti içinde. Buna karşın ben de şu andan itibaren iyilik yarışını  başlatıyorum. Yakında dünya turuna çıkacağım ve tüm canlılara iyiliği anlatarak  onların da iyilik yarışına katılmalarını sağlayacağım. İyilik bayrağı sonsuza  dek gönderde dalgalanacaktır. “</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Kurbağacık kendine çok güveniyordu. Neden derseniz, çünkü güçlü bir kozu vardı.  Ne çabuk unuttunuz, uçabiliyordu ya. Kıtalararası yolculuk onun için hiçten bile  değildi.</font></p>
<p align="right"> <font face="Maiandra GD" size="2"><br />
<em>Serdar Yıldırım </em></font></p>
<p align="right">&nbsp;</p>
<p align="right">&nbsp;</p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/masallar/">»<span lang="tr">  Masallar Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span></span></font></strong></p>
<p align="center">&nbsp;</p>
<p align="center"> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 10pt"><br />
</span></font></strong></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/kurbagacik-masal/">Kurbağacık (Masal)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/kurbagacik-masal/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>4</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Orman Perisinin Gülleri (Masal)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/orman-perisinin-gulleri-masal/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/orman-perisinin-gulleri-masal/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 15 Sep 2007 10:21:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir Öykü Roman]]></category>
		<category><![CDATA[cocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Gul]]></category>
		<category><![CDATA[Masal]]></category>
		<category><![CDATA[Orman]]></category>
		<category><![CDATA[Peri]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/orman-perisinin-gulleri-masal/</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8230;Orman Perisinin Gülleri&#8230; Yemyeşil ağaçlarla kaplı ormanın birinde genç bir peri yaşarmış. Bu peri çiçeklerden en çok gülleri severmiş. Evinin bahçesinde renk renk güller yetiştirirmiş. Bu güller o kadar taze ve güzellermiş ki gören herkes perinin güllerine hayran kalırmış. Peri de güllerini çok sever, her sabah onları hem sular hem de onlarla konuşurmuş. Genç peri [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/orman-perisinin-gulleri-masal/">Orman Perisinin Gülleri (Masal)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"> <font color="#3366ff" face="Maiandra GD"><strong><span style="font-size: 22pt"> &#8230;Orman Perisinin Gülleri&#8230;</span></strong></font></p>
<p align="center"> <img decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/masal/orman_perisinin_gulleri.jpg" alt="https://www.bilgicik.com/resimler/masal/orman_perisinin_gulleri.jpg" height="147" width="250" /></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Yemyeşil ağaçlarla kaplı  ormanın birinde genç bir peri yaşarmış. Bu peri çiçeklerden en çok gülleri  severmiş. Evinin bahçesinde renk renk güller yetiştirirmiş. Bu güller o kadar  taze ve güzellermiş ki gören herkes perinin güllerine hayran kalırmış. </font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/masallar/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Peri</font></a> de güllerini çok sever, her sabah onları  hem sular hem de onlarla konuşurmuş. Genç peri gülleriyle çok mutluymuş, ama onu  üzen bir durum varmış. Peri güllerini çok sevdiği için onların solmalarına  dayanamazmış. Güllerin bir süre sonra solması çok doğalmış, fakat genç peri  güllerinin solmasına çok üzülüyor, güllerinin hep ilk günkü gibi taze ve diri  kalmalarını istiyormuş. Kendi kendine “güllerim hep böyle güzel kalsa! O zaman  hiç mutsuz olmam.” diyormuş. Bir sabah çiçeklerini yine sularken perinin  dikkatini sarı renkte bir gül tomurcuğu çekmiş. Bu tomurcuk da diğer gül  tomurcukları gibi pek güzelmiş. Fakat rengi diğerlerinden apayrıymış. Çok daha  güzel ve değişik bir tondaymış tomurcuğun rengi. Bu yüzden, genç peri sarı  tomurcuğa daha özenli bakmaya başlamış. </font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Her sabah ona “küçük sarı  tomurcuk büyüyecek, kocaman güzel bir gül olacak” diye güzel sözler söylüyormuş.  Tomurcuk da bunu anlıyormuş gibi günden güne daha da güzelleşerek büyümüş.  Kocaman bir gül olduğunda ise bahçedeki diğer güllerin arasında tıpkı  gökyüzündeki güneş gibi ışıldıyormuş. O kadar güzelmiş ki onu görenler sarı güle  bakmaya doyamıyorlarmış. Peri de bunun farkındaymış ve çok mutluymuş. Fakat sarı  gülün de bir gün solacağını bildiği için, içten içe bir üzüntü duyuyormuş.  Aradan bir gün geçmiş, bir hafta geçmiş, bir ay geçmiş. Bu süre içinde bahçedeki  bütün güller solmuş, yerlerini yeni tomurcuklara bırakmışlar: güzel, sarı gül  dışında! Bir ay geçmesine rağmen sarı gül solmamış, benzersiz güzelliğinden  hiçbir şey kaybetmemiş. Peri ilk başta bu işe çok şaşırmış fakat yine de  sevinçliymiş. Çünkü güllerinin en güzeli solmamışmış. </font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">İyi yürekli peri, her gün  onu evinin penceresinden seyrediyor, onu özenle suluyor, ona güzel sözler  söylüyormuş. Gel zaman git zaman; peri, bu işten sıkılmaya başlamış. Sarı gül  hiç solmuyormuş, fakat bu periye artık mutluluk vermemeye başlamış. Çünkü peri  sarı güle dair hiçbir umut taşımıyormuş içinde. Önceden gülleri solduğu vakit,  yeni tomurcukların ne zaman çıkacağını merak ederek onlarla sabırla ilgilenir,  umutla güllerinin açılacağı zamanı beklermiş. </font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Fakat şimdi sarı gül hiç  solmadığı için böyle düşünceleri kalmamış. Bu da periyi bir zaman sonra mutsuz  etmiş. Yetiştirdiği güllerinin solmamasını isteyerek ne kadar yanlış düşündüğünü  anlamış. Her şeyi doğal haliyle sevmek en güzeliymiş. Bu yüzden o günden sonra  orman perisi, doğadaki her şeyi olduğu gibi kabul etmeye karar vermiş. Orman  perisi uzun yıllar, bahçesinde yetiştirdiği güllerle beraber evinde mutlu bir  hayat sürmüş.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="right"><em><font face="Maiandra GD" size="2">Özge KURT</font></em></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/masallar/">»<span lang="tr">  Masallar Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span></span></font></strong></p>
<p align="center">&nbsp;</p>
<p align="center"> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 10pt"><br />
</span></font></strong></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/orman-perisinin-gulleri-masal/">Orman Perisinin Gülleri (Masal)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/orman-perisinin-gulleri-masal/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>15</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yoksul Oduncu (Masal)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/yoksul-oduncu-masal/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/yoksul-oduncu-masal/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 15 Sep 2007 00:56:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir Öykü Roman]]></category>
		<category><![CDATA[Agac]]></category>
		<category><![CDATA[Anne]]></category>
		<category><![CDATA[cocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[is]]></category>
		<category><![CDATA[Masal]]></category>
		<category><![CDATA[Oduncu]]></category>
		<category><![CDATA[Orman]]></category>
		<category><![CDATA[Oyku]]></category>
		<category><![CDATA[Yoksul]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/yoksul-oduncu-masal/</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8230;Yoksul Oduncu&#8230; Yoksul bir oduncu, ıssız bir ormanın kıyısındaki küçük bir kulübede karısı ve üç kızıyla birlikte oturuyormuş. Bir sabah yine işine giderken karısına demiş ki &#8220;Bugün öğle yemeğimi büyük kızla ormana gönder. Çünkü öğleye kadar işimi bitiremeyeceğim. Kız yolunu şaşırmasın diye yanıma bir torba darı alıp yollara serpeceğim.&#8221; Güneş ormanın tepesine kadar yükselince, kız [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/yoksul-oduncu-masal/">Yoksul Oduncu (Masal)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"> <font color="#3366ff" face="Maiandra GD"><strong><span style="font-size: 22pt"> &#8230;Yoksul Oduncu&#8230;</span></strong></font></p>
<p align="center"> <img decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/masal/yoksul_oduncu.jpg" alt="https://www.bilgicik.com/resimler/masal/yoksul_oduncu.jpg" align="right" /></p>
<p align="justify"> <font face="Maiandra GD" size="2">Yoksul bir oduncu, ıssız bir ormanın  kıyısındaki küçük bir kulübede karısı ve üç kızıyla birlikte oturuyormuş. Bir  sabah yine işine giderken karısına demiş ki &#8220;Bugün öğle yemeğimi büyük kızla  ormana gönder. Çünkü öğleye kadar işimi bitiremeyeceğim. Kız yolunu şaşırmasın  diye yanıma bir torba darı alıp yollara serpeceğim.&#8221; Güneş ormanın tepesine  kadar yükselince, kız bir tas çorbayla yola çıkmış. Fakat ormanlarda, kırlarda  uçuşan serçeler, çayır kuşları, ispinozlar, kara tavuklar, kanaryalar darı  tanelerini çoktan toplayıp yemişlermiş. Bu yüzden kız yolu bulamamış. Gün  batıncaya, gece oluncaya kadar sağ ve esen dolaşıp durmuş. Gecenin karanlıkları  içinde ağaçlar uğulduyor, baykuşlar ötüyormuş. Kızın içine bir korku girmeye  başlamış. O sırada uzakta, ağaçların arasında parıldayan bir ışık görmüş. &#8220;Orada  insanlar olsa gerek. Bunlar beni gece yanlarında misafir ederler&#8221; diye düşünmüş;  ışığa doğru ilerlemiş. Çok geçmeden bir evin önüne varmış. Pencerelerinde ışık  görünüyormuş. </font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"> <font face="Maiandra GD" size="2">Kız kapıyı çalmış. İçeriden boğuk bir ses  &#8220;gel&#8221; diye bağırmış. Kız evin karanlık taşlığına girmiş. Odanın kapısını vurmuş.  Aynı ses &#8220;girsene içeri&#8221; demiş. Kız kapıyı açtığı zaman saçı sakalı bembeyaz bir  adamın masanın başında oturduğunu görmüş. Adam yüzünü iki eliyle kapamışmış. Ak  sakalı masanın üzerinden yere kadar uzanıyormuş. Sobanın yanında üç hayvan  uzanmış, yatıyormuş: küçük bir horoz, mini bir tavuk, alaca tüylü bir inek.. Kız  başından geçenleri yaşlı adama anlatmış. Geceyi geçirmek için ondan bir yer  istemiş. Adam hayvanlara seslenmiş &#8220;güzel tavuk, güzel horoz, alacalı güzel  inek! Ne dersiniz buna siz? &#8221; Hayvanlar hep bir ağızdan &#8220;bizce uygun&#8221; demişler.  Yaşlı adam kıza dönerek &#8220;burada her şeyden bol bol var! Haydi ocağa git, bize  akşam yemeği pişir&#8221; demiş. Kız mutfakta ne aradıysa bulmuş. </font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"> <font face="Maiandra GD" size="2">Güzel bir yemek pişirmiş, ama hayvanları hiç  düşünmemiş. Doldurduğu tabakları sofraya getirip koymuş. Ak saçlı adamın yanına  oturmuş, karnını tıka basa doyurduktan sonra &#8220;o kadar yorgunum ki demiş, uzanıp  uyuyacağım yatak nerde? &#8221; Hayvanlar seslenmişler &#8220;onunla yedin içtin bizleri  düşünmedin. Geceyi nerede geçirirsen geçir! Bunun üzerine yaşlı adam &#8220;haydi  merdivenden yukarı çık. Orada iki yataklı bir oda göreceksin. O yatakları  düzelt, beyaz keten çarşaflarını yay. Biraz sonra ben de gelip yatarım&#8221; demiş.  Kız yukarı çıkmış. Yatakları düzeltip çarşaflarını yaydıktan sonra, yaşlı adamı  beklemeden, bunlardan birinin içine girip uzanmış. Bir süre sonra ak saçlı adam  gelmiş. Elindeki ışığı kızın yüzüne tutmuş. Başını sallamış. Kızın derin uykuda  olduğunu görünce döşemedeki kapağı açmış. Kızı, odanın altındaki mahzene  indirmiş.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Akşam üstü ortalık kararırken oduncu evine dönmüş. Kendisini bütün gün aç  bıraktığı için karısına çıkışmaya başlamış. Kadın &#8220;benim suçum yok. Kız yemeği  alarak çıkıp gitmişti&#8230; Herhalde yolunu şaşırmış olacak..Sabahleyin dönüp  gelir.&#8221; Oduncu güneş doğmadan kalkmış. Yine ormana gidecekmiş. Bugün de öğle  yemeğini ortanca kızın getirmesini tembih etmiş: &#8220;Yanıma bir torba mercimek  alıyorum. Taneleri darınınkinden iridir. </font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"> <font face="Maiandra GD" size="2">Kız bunları daha iyi görür, yolunu şaşırmaz!&#8221;  Öğle üzeri kız yemeği alıp yola çıkmış. Fakat mercimekler ortada yokmuş. <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/masallar/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Orman</font></a>daki kuşlar bunları da, dünkü gibi, yiyip  bitirmişlermiş. Kızcağız bütün gün ormanda dolaşıp durmuş. Akşam olunca o da  yaşlı adamın evine varmış. İçeri alınmış. Yiyecek bir şeyle, yatacak bir yer  istemiş. Ak saçlı adam yine hayvanlara sormuş. &#8220;Güzel tavuk, güzel horoz,  alacalı güzel inek! Ne dersiniz buna siz?&#8221; Hayvanlar aynı yanıtı vermişler  &#8220;bizce uygun&#8221; demişler. Bundan sonra her şey bir gün önceki gibi olmuş: Kız  güzel yemekler pişirmiş. Yaşlı adamla birlikte yemiş, içmiş; fakat hayvanları  düşünmemiş. Yatacağı yeri sorunca hayvanlar &#8220;onunla yedin içtin..Bizleri  düşünmedin.. Geceyi nerde geçirirsen geçir!&#8221; Kız uykuya dalınca yaşlı adam  gelmiş. Kafasını sallayarak kızı seyretmiş. Onu da mahzene indirmiş.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p><center><!--adsense#reklam_336x280--></center><br />
<font face="Maiandra GD" size="2"> Üçüncü gün sabah oduncu karısına demiş ki bugün bana yemeği küçük kızla gönder!  Bu çocuk her zaman usludur, söz dinler. Herhalde dosdoğru yoluna gidecek, öbür  haylaz kardeşleri gibi ormanda dolaşıp durmayacak!&#8221; Fakat annesi bu kızını da  göndermek istemiyormuş. &#8220;En sevgili yavrumu da mı yitireyim?&#8221; demiş. Adam da  &#8220;merak etme, kız yolunu şaşırmaz! Bu kez bezelye götüreceğim. Yollara  serpeceğim. Bunlar mercimekten daha iridirler. Ona yolu gösterirler.&#8221; Fakat kız  kolunda bir sepetle yola çıktığı zaman kuşlar bezelyeleri yiyip bitirmişlermiş.  Kızcağız nereye gideceğini şaşırmış. Üzüntü içindeymiş. Babasının acıkacağını,  yiyecek bir şey bulamayacağını, gecikirse anneciğinin merak edeceğini  düşünüyormuş. Sonunda ortalık kararınca uzaktaki ışığı görmüş. Ormandaki evin  yanına varmış. </font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"> <font face="Maiandra GD" size="2">Geceyi orada geçirmesini güler yüzle rica  etmiş. Ak sakallı adam yine hayvanlara sormuş &#8220;güzel tavuk; güzel horoz, alacalı  güzel inek! Ne dersiniz buna siz.?&#8221; Onlar da bir ağızdan &#8220;bizce uygun&#8221; demişler!  Bunun üzerine kız, önünde hayvanların yattığı sobaya doğru gitmiş. Tavukla  horozun parlak tüylerini okşamış. Alaca ineğin alnını hafif hafif kaşımış. Yaşlı  adamın isteği üzerine güzel bir çorba pişirmiş. Tasa koymuş. Sofraya getirmiş.  Sonra &#8220;ben karnımı doyururken bu hayvancıklara hiçbir şey yok mu? Dışarıda her  şeyden bol bol var. Önce onlara yiyecek getireyim&#8221; demiş. Dışarı çıkmış; arpa  getirerek tavukla horozun önüne serpmiş. İneğe de bir kucak dolusu güzel kokulu  saman vermiş: &#8220;Afiyetle yiyin sevgili hayvanlar! Susadığınız zaman içersiniz  diye size serin su da getireyim&#8221; demiş. Bir kova su getirmiş. <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/masallar/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Tavukla horoz</font></a> hemen kovanın kıyısına  sıçramışlar, gagalarını suya daldırmışlar; sonra kafalarını havaya kaldırmışlar.  Böylece su içmeye başlamışlar. Alaca inek de bu sudan kana kana içmiş. </font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"> <font face="Maiandra GD" size="2">Hayvanlar yemlerini yiyince kız, yaşlı adamın  yanına giderek sofraya oturmuş. Ondan artan yemekleri yemiş. Çok geçmeden  tavukla horoz başlarını kanatları arasına sokmaya başlamışlar. Alaca inek de  gözlerini kapamış. Bunun üzerine kız &#8220;artık ben de dinlenmeliyim&#8221; demiş. Kız  merdivenlerden çıkmış, yatağı düzeltmiş, tertemiz örtüler örtmüş. İşi bitince  yaşlı adam gelmiş, yataklardan birine yatmış. Ak sakalı ayaklarına kadar  uzanıyormuş. Kız ikinci yatağa girmiş, duasını etmiş, uykuya dalmış. Küçük kız  gece yarısına kadar rahat bir uyku uyumuş. Fakat ondan sonra evin içinde bir  karışıklık olmuş. Evin köşe bucağından gıcırtılar, çıtırtılar duyuluyormuş.  Kapılar kendiliğinden açılıyor, duvarlar yumruklanıyormuş. Tavanın kirişleri  yerlerinden fırlayacaklarmış gibi büyük bir gürültü olmuş. Az sonra daha güçlü  bir çatırtı duyulmuş. Bu kez de evin damı çöker gibi olmuş. Sonunda her yanı  yine sessizlik kaplamış. Keza hiçbir şey olmamış. Yattığı yerden kımıldanmamış,  yine uykuya dalmış.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Sabahleyin ortalık aydınlandıktan sonra uyandığı zaman bir de ne görsün? Kendisi  büyük bir salonun ortasında yatıyormuş. Kız sanki bir saraydaymış. Duvarlarda  yeşil ipekten fon üzerinde altından çiçekler fışkırıyormuş. Yatak fil  dişindenmiş. Üstündeki yorgan kırmızı kadifedenmiş. Yanındaki bir sandalyenin  üzerinde incilerle işlenmiş bir çift terlik duruyormuş. Kız bunları düşte  gördüğünü sanmış. Fakat içeriye çok şık giyinmiş üç uşak girmiş. Ne gibi  buyrukları olduğunu sormuşlar. Kız &#8220;gidin, şimdi yataktan kalkacağım, yaşlı  adama çorba pişireceğim. Güzel tavukla güzel horoza, alacalı güzel ineğe de yem  vereceğim.&#8221; </font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"> <font face="Maiandra GD" size="2">Kız yaşlı adamın kalktığını sanıyormuş. Onun  yatağına bakmış. Fakat yatakta yaşlı adamın yerine yabancı bir erkek yatıyormuş.  Dikkatle bakınca bu adamın hem genç, hem de güzel olduğunu görmüş. Adam uyanmış.  Yatakta doğrulmuş &#8220;ben bir prensim demiş, kötü bir cadı beni ak saçlı, ak  sakallı bir yaşlı kılığına sokarak ormanda yaşamaya zorlamıştı.Bir tavuk, bir  horoz ve alacalı bir inek kılığında üç uşaktan başka hiç kimse benim yanıma  gelemiyordu. Eski durumuma dönmem için yalnızca insanlara değil; hayvanlara da  iyilik etmeyi seven, temiz yürekli bir kızın yanıma gelmesi gerekti. İşte bu kız  sen oldun. Cadının yaptığı tılsım, bu gece yarısı senin yardımınla bozuldu. Eski  orman kulübesi yeniden sarayıma dönüştü.&#8221;</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Yataktan kalkınca prens üç uşağını kızın ana-babasına yollamış. Onları düğüne  çağırmış. Bu sırada kız &#8220;ama benim öbür kız kardeşlerim nerede?&#8221; diye sormuş.  Oğlan yanıt vermiş: &#8220;Onları mahzene kilitledim. Sabahleyin ormana  götürülecekler. Kötü huylarını düzeltinceye, zavallı hayvanları aç  bırakmayıncaya kadar bir kömürcüye hizmetçilik edecekler!&#8230;&#8221;</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/masallar/">»<span lang="tr">  Masallar Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span></span></font></strong></p>
<p align="center">&nbsp;</p>
<p align="center"> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 10pt"><br />
</span></font></strong></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/yoksul-oduncu-masal/">Yoksul Oduncu (Masal)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/yoksul-oduncu-masal/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>16</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kırmızı Başlıklı Kız (Masal)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/kirmizi-baslikli-kiz-masal/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/kirmizi-baslikli-kiz-masal/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 15 Sep 2007 00:41:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir Öykü Roman]]></category>
		<category><![CDATA[Baslik]]></category>
		<category><![CDATA[cocuk]]></category>
		<category><![CDATA[gece]]></category>
		<category><![CDATA[Hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[Kirmizi]]></category>
		<category><![CDATA[Kiz]]></category>
		<category><![CDATA[Kurt]]></category>
		<category><![CDATA[Masal]]></category>
		<category><![CDATA[Orman]]></category>
		<category><![CDATA[Uyku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/kirmizi-baslikli-kiz-masal/</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8230;Kırmızı Başlıklı Kız&#8230; Bir zamanlar küçük bir kız varmış. Annesi ona üzerinde kırmızı başlığı olan bir pelerin almış. Kız bu pelerini çok seviyormuş ve nereye gitse onu giyiyormuş. Bu nedenle de herkes ona Kırmızı Başlıklı Kız diyormuş. Bir gün “Kırmızı Başlıklı Kız!” diye seslenmiş kızın annesi. “Büyükannen hâlâ hasta. Hadi giyin de, ona yaptığım şu [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/kirmizi-baslikli-kiz-masal/">Kırmızı Başlıklı Kız (Masal)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"> <font color="#3366ff" face="Maiandra GD"><strong><span style="font-size: 22pt"> &#8230;Kırmızı Başlıklı Kız&#8230;</span></strong></font></p>
<p align="center"> <font face="Maiandra GD" size="2"> <img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/masal/kirmizi_baslikli;kiz.jpg" alt="https://www.bilgicik.com/resimler/masal/kirmizi_baslikli%3bkiz.jpg" align="left" height="231" width="220" /></font></p>
<p align="justify"> <font face="Maiandra GD" size="2">Bir zamanlar küçük bir kız varmış. Annesi ona  üzerinde kırmızı başlığı olan bir pelerin almış. Kız bu pelerini çok seviyormuş  ve nereye gitse onu giyiyormuş. Bu nedenle de herkes ona Kırmızı Başlıklı Kız  diyormuş. Bir gün “Kırmızı Başlıklı Kız!” diye seslenmiş kızın annesi.  “Büyükannen hâlâ hasta. Hadi giyin de, ona yaptığım şu çöreği götür.” Kırmızı  Başlıklı Kız da elbisesini giymiş, üzerine kırmızı başlıklı pelerinini geçirmiş,  başlığı çenesinin altında sıkıca bağlamış ve yola çıkmış.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">“Tavşan Ormanı’ndaki yoldan ayrılma sakın!” diye seslenmiş annesi arkasından.  (Ormanın adı Tavşan Ormanıymış, ama içinde uzun zamandır bir tek tavşan bile  yokmuş &#8211; neden olmadığını birazdan öğreneceksiniz.) “Ayrılmam anne,” demiş  Kırmızı Başlıkıl Kız. Tam ormana girmiş, birkaç adım atmış ki, çalılıkların  arasından bir ses duymuş. Yola birden bir kurt fırlamış. Kırmızı Başlıkıl Kız  korkusundan az kalsın elindeki sepeti düşürüyormuş. Fakat kurt hiç de öyle  düşmanca görünmüyormuş. “Nereye böyle küçük kız?” diye sormuş kurt.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">“Büyükanneme gidiyorum,” demiş Kırmızı Başlıklı Kız. “Tavşan Ormanı’nın  sonundaki ilk ev. Büyükannemin sağlığı pek iyi değil. Bu arada adım ‘küçük kız’  değil, ‘Kırmızı Başlıklı Kız.’ ” “Özür dilerim,” demiş kurt. “Bilmiyordum. Bak  sana ne diyeceğim. Ben bir koşu gidip Büyükannene senin yolda olduğunu haber  vereyim. Yalnız sakın yolda oyalanayım falan deme, olur mu? Başına bir şey  gelmesini istemeyiz, öyle değil mi?” Kurt oradan hemen sıvışmış! Çünkü  yakınlarda bir oduncu dolaşıyormuş. Eğer kızı hemen orada yerse, oduncunun kızın  yardımına koşacağını biliyormuş. Kırmızı başlıklı Kız, çiçek toplayarak,  kelebeklerin peşinden koşarak, kuş seslerini dinleyerek yolda ağır ağır  ilerlerken kurt kestirmeden Büyükanne’nin evine varmış, kapıyı çalmış.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">“Kim o?” diye seslenmiş içeriden yaşlı kadın. Kurt sesini değiştirerek, “Benim,  Kırmızı Başlıkıl Kız,” demiş. “Çayın yanında yemen için sana çörek getirdim.”  “Kapı açık güzelim,” diye seslenmiş Büyükanne. Kurt hemen içeri dalmış. Öyle  açmış ki! Günlerdir hiçbir şey yememiş. Bu yüzden Büyükanne’yi çiğnemeden bir  lokmada yutuvermiş. Biraz sonra Kırmızı Başlıkıl Kız Büyükanne’nin kapısını  çalmış.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">“Kim o?” diye seslenmiş kurt yumuşak bir sesle.<br />
“Benim, <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/kirmizi-baslikli-kiz-masal/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Kırmızı Başlıklı Kız</font></a>.”<br />
“Kapı açık güzelim,” diye seslenmiş <a href="https://www.bilgicik.com/tag/kurt/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">kurt</font></a>. “İçeri girebilirsin.”</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Kırmızı Başlıklı Kız bir an için tereddüt etmiş. ‘Büyükannemin sesi ne kadar da  garip böyle?’ diye düşünmüş. Sonra büyükannesinin hasta olduğu gelmiş aklına ve  kapının mandalını kaldırıp açarak içeri girmiş. Kurt, Büyükanne’nin geceliğini  giymiş, onun başlığını ve gözlüğünü takmış yatakta yatıyormuş. Yorganı boğazına  kadar çekmiş, içerisi karanlık olsun ve suratı fark edilmesin diye de perdeleri  iyice kapamış.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">“Elindekileri oraya bırak da yanıma gel canım,” demiş <a href="https://www.bilgicik.com/tag/bozkurt/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">kurt</font></a>.<br />
Kırmızı Başlıkıl Kız çöreği yatağın yanındik küçük masanın üzerine koymuş, ama  hemen kurdun yanına gitmemiş. Çünkü Büyükannesi bir tuhaf görünüyormuş.<br />
“Kolların neden bu kadar büyük Büyükanne?”<br />
“Seni daha iyi kucaklamak için!” demiş kurt.<br />
“Kulakların neden büyük, peki?”<br />
“Seni daha iyi duyabilmek için!” demiş kurt.<br />
“Gözlerin neden kocaman, peki?”<br />
“Seni daha iyi görebilmek için,” demiş kurt.<br />
“Dişlerin neden sivri peki?”<br />
“Seni daha iyi yiyebilmek için,” demiş kurt.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bunu söyledikten sonra kurt artık daha fazla kendine engel olamamış ve yorganı  bir tarafa atarak yataktan fırladığı gibi Kırmızı Başlıklı Kız’ı bir lokmada  yutuvermiş. Sonra da karnı doyduğu için keyfi yerine gelmiş ve uykuya dalmış.  Ama ne var ki kurt çok kötü horluyormuş. Evin önünden geçen bir avcı onun  horultularını duymuş. Büyükanne’ye kötü bir şey mi oldu acaba, diyerek kulübeden  içeri girmiş. İçeri girer girmez de orada neler olduğunu hemen anlamış.  “Aylardır senin peşindeyim pis yaratık,” diye bağırmış avcı ve kurdun kafasına  elindeki baltanın sapıyla vurmuş. Sonra da önce Kırmızı Başlıkıl Kız’ı, sonra da  Büyükanne’yi dikkatle kurtun içinden çıkarmış. İkisi de sapasağlammış.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Büyükanne, <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/masallar/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Kırmızı Başlıklı Kız</font></a>’ın ona getirdiği çöreği  afiyetle yemiş. Kırmızı Başlıkıl Kız büyükannesine bir daha hiçbir kurdun sözüne  kanmayacağına dair söz vermiş. Eve dönerken tavşanların saklandıkları yerlerden  çıktıklarını görmüş. Tavşan Ormanı yine eskisi gibi tavşanlarla dolu bir orman  haline gelmiş.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/masallar/">»<span lang="tr">  Masallar Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span></span></font></strong></p>
<p align="center">&nbsp;</p>
<p align="center"> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 10pt"><br />
</span></font></strong></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/kirmizi-baslikli-kiz-masal/">Kırmızı Başlıklı Kız (Masal)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/kirmizi-baslikli-kiz-masal/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>31</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Atatürk&#8217;ün Sesli Görüntüsü</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/ataturkun-ataturk-orman-ciftligindeki-sesli-goruntusu/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/ataturkun-ataturk-orman-ciftligindeki-sesli-goruntusu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Sep 2007 21:48:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosyalar]]></category>
		<category><![CDATA[Görüntüler]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Ciftlik]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[Goruntu]]></category>
		<category><![CDATA[Orman]]></category>
		<category><![CDATA[Ses]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/ataturkun-ataturk-orman-ciftligindeki-sesli-goruntusu/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Atatürk&#8217;ün Atatürk Orman Çiftliğindeki Sesli Görüntüsü &#124;» “Görüntüler” Sayfasına Dön! « &#124; Not: İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir… &#160;</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/ataturkun-ataturk-orman-ciftligindeki-sesli-goruntusu/">Atatürk’ün Sesli Görüntüsü</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Atatürk&#8217;ün Atatürk Orman Çiftliğindeki Sesli Görüntüsü</p>
<p align="center"><strong><span style="font-family: 'Maiandra GD';"><span style="font-size: 15pt;"><span style="color: #808080;"><span lang="tr">|</span></span><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/category/dosyalar/goruntuler/">»<span lang="tr"> “Görüntüler” Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <span style="color: #808080;">|</span></span><br />
</span></span></strong><span lang="tr"><strong> <span style="font-size: 10pt; color: #ff0000; font-family: 'Maiandra GD';"><br />
Not: </span> <span style="font-size: 10pt; color: #808080; font-family: 'Maiandra GD';">İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir… </span></strong></span></p>
<p>&nbsp;</p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/ataturkun-ataturk-orman-ciftligindeki-sesli-goruntusu/">Atatürk’ün Sesli Görüntüsü</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/ataturkun-ataturk-orman-ciftligindeki-sesli-goruntusu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
