<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sifali Su Keloglan Masallari | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/sifali-su-keloglan-masallari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Sat, 08 Dec 2007 14:51:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Şifalı Su &#8211; (Keloğlan Masalları)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/sifali-su-keloglan-masallari/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/sifali-su-keloglan-masallari/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 08 Dec 2007 14:51:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Masallar]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir Öykü Roman]]></category>
		<category><![CDATA[Keloglan]]></category>
		<category><![CDATA[Keloglan Masallari]]></category>
		<category><![CDATA[Masal]]></category>
		<category><![CDATA[Masal Okuma]]></category>
		<category><![CDATA[Sifali Su]]></category>
		<category><![CDATA[Sifali Su Keloglan Masallari]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Edebiyati Masallari Keloglan]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Edebiyatindaki Masallar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/sifali-su-keloglan-masallari/</guid>

					<description><![CDATA[<p>…Keloğlan Masalları… (Şifalı Su) Bir varmış, bir yokmuş. Köylerin birinde Keloğlan ile yaşlı anası varmış. Çok da fakir yaşantıları ile, bü­yük sıkıntı içindeymişler ama, gönülleri tok olduğu için, huzurluymuşlar. Aklı epey yavanmış Keloğlan&#8217;ın. Bu yüzden, annesinin verdiği işleri doğru dürüst göremez, çoğunlukla unutur, dolayısı ile de çok ağır sözler işitirmiş annesinden. Bir zaman gelmiş ki, [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/sifali-su-keloglan-masallari/">Şifalı Su – (Keloğlan Masalları)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><strong> <font color="#3366ff" face="Maiandra GD"> <span style="font-size: 18pt">…Keloğlan Masalları…<br />
</span></font> <font color="#ff9933" face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt">(Şifalı  Su)</span></font></strong></p>
<p align="center"> <img decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/masal/keloglan.jpg" alt="Keloğlan" align="left" height="143" width="150" /></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bir varmış, bir yokmuş.  Köylerin birinde Keloğlan ile yaşlı anası varmış. Çok da fakir yaşantıları ile,  bü­yük sıkıntı içindeymişler ama, gönülleri tok olduğu için, huzurluymuşlar.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Aklı epey yavanmış Keloğlan&#8217;ın.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Bu yüzden, annesinin verdiği işleri doğru dürüst göremez, çoğunlukla unutur,  dolayısı ile de çok ağır sözler işitirmiş annesinden.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Bir zaman gelmiş ki, artık evde yiyecek namına hiçbir şey kalmamış. Yaşlı kadın,  bir çare, bir çare derken, tavuklardan birini oğluna sattırmaya karar vermiş.  Zaten topu topu üç tavukları varmış.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Anası şöyle demiş:</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">&#8211; Aslan Keloğlanım, verdiğim her işi hemen unu­tan oğlanım, al şu tavuğu da,  götür pazara satıver. Evde yiyecek hiçbir şeyimiz kalmadı. Yeteri kadar öte­beri  al da gel.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Tavuğu alan Keloğlan, şen şakrak bir yürüyüşle, gitmiş pazara.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Birisi, kendisi gibi tavuk satarmış. Birkaç tane de tavuğu varmış. Keloğlan&#8217;ın  bir yere gitmesi gerekiyor­muş. Tek tavuğunu, bu adama emanet etmiş:</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">&#8211; Tavukçu emmi, benim işim çıktı. Az sonra döne­ceğim. Sakın ben gelmeden satma.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">&#8211; Tamam diye söylenmiş adam, yalnız, çok bek­leme derim sana.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Aceleyle uzaklaşıp giden Keloğlan, işini hemen görmüş ve tekrar tavuklarının  bulunduğu yere gelmiş. Fakat birden bire şaşırmış. Çünkü ne tavukçu, ne de  tavuklardan hiçbir eser yokmuş.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Keloğlan, anasına ne cevap vereceğini düşünme­ye başlamış. Neredeyse korkusundan  eve gidemez­miş. Ama başka da yapacağı ne olsunmuş? Dönmüş evine eli bomboş  olarak.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Tabii ne olmuş?<br />
</font></p>
<p><center><!--adsense#reklam_336x280--></center> <font face="Maiandra GD" size="2"><br />
Anası, bir güzel dayak atmış,</font><font face="Maiandra GD" size="2">Kara günler sürüp gidermiş. Ama, safmış ya bizim Keloğlan, öyle dert edindiği  yokmuş sefil sefil ya­şantılarını.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Yine anasından gelmiş şöyle bir öneri:</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">&#8211; Keloğlan, sana iyi bir iş bulmamız gerekir. Bir komşumuzun tarlası çok fazla.  Bir tanesini yancı ola­rak istesek, çalışır mısın?</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">&#8211; Hay hay anacığım, elimden geldiği kadar çalı­şırım.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Bunun üzerine tarla sahibi ile görüşmüş anası ve yancı olarak ekme iznini almış.  Hemen oğluna vermiş azık torbasını, doğru tarlaya göndermiş.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Günlerce çalışmış Keloğlan ve tarlayı bir. baştan bir başa sürmüş, tarla  sahibinin öküzleriyle. Buğdayı serpip üstünü topraklamış &#8230;</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Gel zaman git zaman aylar dönmüş hasat zama­nı gelmiş. Yine tek başına kalmış  kocaman tarlada. Terlere boğula boğula ekini biçmiş bir yere yığmış.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Akşam olmuş, evine dönmüş Keloğlan:</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">&#8211; Ana demiş, görevimi yaptım. Ekinleri biçtim, bir kenara yığdım.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Sinirlenmiş anası:</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">&#8211; Ah oğlum, sen de hiç akıl yok mu?</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Keloğlan “Olmaz mı ana, hem de çok&#8230;”</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Anası, “Oğlum, nerede sende akıl, hiç ekin biçilir de gece yüzü tarlada  bırakılır mı?</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">&#8211; Niye ana?</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">&#8211; Oğlum, saf oğlum, çalarlar çalarlar &#8230;</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Keloğlan, kendi kel kafasına bir şaplak atmış:</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">&#8211; Eyvah, hiç aklıma gelmedi. Hemen gidip alıp geleyim.<font color="#000000" face="Arial"><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkcenin-tarihi-gelisimi-muharrem-ergin/" alt="Türkçenin (Türk Dilinin) Tarihi Gelişimi" style="text-decoration: none"><font style="font-size: 1pt" color="#ffffff">Türkçenin Tarihi</font></a></font><font style="font-size: 1pt" color="#ffffff" face="Arial">, </font><font color="#000000"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/orhun-gokturk-abideleri/" style="text-decoration: none"> <font style="font-size: 1pt" color="#ffffff" face="Arial">Orhun Abideleri</font></a></font><font style="font-size: 1pt" color="#ffffff" face="Arial">, </font><font color="#000000" size="2"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/anlatim-bozukluklari/" style="text-decoration: none"> <font style="font-size: 1pt" color="#ffffff" face="Arial">Anlatım Bozuklukları</font></a></font><font style="font-size: 1pt" color="#ffffff" face="Arial" size="2">, </font> <font style="font-size: 1pt" color="#000000" face="Arial" size="2"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/cumlenin-ogeleri/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Cümlenin Öğeleri</font></a></font><font style="font-size: 1pt" color="#ffffff" face="Arial" size="2">, </font> <font style="font-size: 1pt" color="#000000" face="Arial" size="2"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/yazim-ve-noktalama/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Yazım ve Noktalama</font></a></font><font style="font-size: 1pt" color="#ffffff" face="Arial" size="2">, </font><font color="#000000" size="2"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkoloji-makaleleri/" alt="Türkoloji" style="text-decoration: none"> <font style="font-size: 1pt" color="#ffffff" face="Arial">Türkoloji Makaleleri</font></a></font><font style="font-size: 1pt" color="#ffffff" face="Arial" size="2">, </font><font color="#000000" face="comic sans ms" size="2"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/edebiyatin-tanimi-edebiyat-nedir/" style="text-decoration: none"> <font style="font-size: 1pt" color="#ffffff" face="Arial">Edebiyat Nedir?</font></a></font><font style="font-size: 1pt" color="#ffffff" face="Arial" size="2">, </font><font color="#000000" face="comic sans ms" size="2"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turklerin-kullandiklari-alfabeler-alfabelerimiz/" style="text-decoration: none"> <font style="font-size: 1pt" color="#ffffff" face="Arial">Alfabelerimiz</font></a></font><font style="font-size: 1pt" color="#ffffff" face="Arial" size="2">, </font><font color="#000000" face="comic sans ms" size="2"><font color="#000000" size="2"> <a href="http://atasozleri.bilgicik.com/" title="Atasözleri" style="text-decoration: none"> <font style="font-size: 1pt" color="#ffffff" face="Arial">Atasözleri</font></a></font><font style="font-size: 1pt" color="#ffffff" face="Arial" size="2">, </font><font color="#000000" size="2"> <a href="http://bulmaca.bilgicik.com/" style="text-decoration: none"> <font style="font-size: 1pt" color="#ffffff" face="Arial">Bulmacalar</font></a></font><font style="font-size: 1pt" color="#ffffff" face="Arial" size="2">, </font><font color="#000000" size="2"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/soz-sanatlari-edebi-sanatlar/" style="text-decoration: none"> <font style="font-size: 1pt" color="#ffffff" face="Arial">Edebi Sanatlar</font></a></font></font><font style="font-size: 1pt" color="#ffffff" face="comic sans ms">, </font> <font style="font-size: 1pt" color="#000000" face="Arial" size="2"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/sinav-sorulari/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Sınav Soruları</font></a></font><font style="font-size: 1pt" color="#ffffff" face="Arial" size="2">, </font> <font style="font-size: 1pt" color="#000000" face="Arial" size="2"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/sinav-sorulari/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Kpss</font></a><font style="font-size: 1pt" color="#ffffff" face="Arial" size="2">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/sinav-sorulari/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Oks</font></a><font style="font-size: 1pt" color="#ffffff" face="Arial" size="2">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/sinav-sorulari/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Öss</font></a><font style="font-size: 1pt" color="#ffffff" face="Arial" size="2">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/bunlari-biliyor-musunuz/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Bunları Biliyor musunuz?</font></a><font style="font-size: 1pt" color="#ffffff" face="Arial" size="2">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/ozlu-sozler/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Özlü Sözler</font></a><font style="font-size: 1pt" color="#ffffff" face="Arial" size="2">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/guzel-sozler/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Güzel Sözler</font></a><font style="font-size: 1pt" color="#ffffff" face="Arial" size="2">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com//" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Türkçe</font></a><font style="font-size: 1pt" color="#ffffff" face="Arial" size="2">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com//" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Edebiyat</font></a><font style="font-size: 1pt" color="#ffffff" face="Arial" size="2">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com//" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Masallar</font></a><font style="font-size: 1pt" color="#ffffff" face="Arial" size="2">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-destanlari/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Destanlar</font></a><font style="font-size: 1pt" color="#ffffff" face="Arial" size="2">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/ruya-tabirleri-astroloji/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Astroloji</font></a><font style="font-size: 1pt" color="#ffffff" face="Arial" size="2">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/roman-ozetleri-turk-ve-dunya-edebiyatindan/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Roman Özetleri</font></a></font></font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">&#8211; Hey Allah&#8217;ım. Oğlum, gece şimdi, gece. Ekin getirilmez bu karanlıkta, yarın  sabah gün doğmadan gidersin.”</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Sabah olur olmaz, daha gün doğmadan buğday tarlasına giden Keloğlan, gördüğü  durum karşısında çok üzülmüş. Çünkü, ekinler olduğu gibi götürülmüş. Neşesi  kaçmış, türkü bile söylemekten vazgeçmiş&#8230; Köyün içine girmiş, herkesin kapı  önlerini tek tek ba­kıp kontrol etmiş.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Birkaç kadın, Keloğlan&#8217;ın ne aradığını sormuşlar o da “ekinlerimi tarladan  çalmışlar, ben de bakıyo­rum” diye konuşmuş.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Kadınlardan biri, “Sen ne abuk sabuk bir oğlansın, utanmıyor mu­sun bizi  hırsızlıkla suçlamaya” diye bağırmış..</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/masallar/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Keloğlan</font></a>, “Hem suçlu, hem güçlüsünüz. Ekinimi çalanları biliyorsanız, söyleyin.  Bilmiyorsanız susun bari” diye çıkışmış.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Bunun üzerine, kadınlar ellerine geçirdikleri sopalarla Keloğlan’a başlamışlar  dayak atmaya. Keline keline vurmuş­lar Keloğlan’ın. Sonra da öldü diye  bırakmışlar. Bir zaman sonra, ken­dine gelen Keloğlan, üstünü başını silke silke  hem yürü­müş, hem ağlamış. En çok da anasından korkarmış.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Bir ihtiyar çıkmış karşısına. Bembeyaz sakalları varmış. Bir süre merhametli  bakışlarla Keloğlan&#8217;ı süz­müş, sonra şöyle söylemiş:</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">&#8211; A benim toy çocuğum, nedir derdin? Yara bere olmuş her tarafın. Anlatıver hele  güzel oğlan&#8230;</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Zaten, içini dökmek isteyen Keloğlan, bu fırsatı değerlendirmiş:</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">&#8211; Halim çok kötü Nur Dede, annem beni bekler evde, hiçbir şey kalmadı elde.  Şansım iyi gitmiyor. Pazara, tavuk götürüyorum çalıyorlar, ekin biçiyo­rum  aşırıyorlar, şaşırdım kaldım.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Nur yüzlü ihtiyar, şöyle konuşmuş, “Bundan sonra şunu yapacaksın toy oğlan. İki  tavuğunuzdan beyaz başlı olana ayda bir kere ‘Beyaz başlı tavuk, altın yumurtla  artık’ de. Yalnız, bu sırrı kimseye söyleme, bir de anan bilsin.”</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Teşekkür etmiş ve evine gitmiş Keloğlan.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Anasını daha kim durdurur, kim sakinleştirebilir? Küplere binen kadın, “Vah  benim aptal oğlum vah&#8230; Sen hiç akıllan­mayacak mısın “ demiş.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Eline geçirdiği bir odunla Keloğlan’ı kovalamaya başlamış, Keloğlan kaçmış,  anası kovalamış, evin etrafını tama­men dönmüşler. Çok yorulmuş anası ve  soluksuz düş­müş evin kapısına.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Keloğlan, bir yandan da şöyle konuşurmuş, “Vurup durma bana ana, yakında altın  verece­ğim sana, şimdi inanmayacaksın belki de, lakin göre­ceksin gelecek ay  geldiğinde”&#8230;</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Bu sözler kadını hiç tatmin etmemiş: “Hadi oradan, beni bir de kandırmaya  utanmıyor musun?”</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Keloğlan, ne dediyse de inandıramamış. Nur yüz­lü ihtiyarla olan konuşmasını da  anlatmış ama, anası, “Bu bir masal”, demiş. Neyse ağzım burnum derken, gelecek  ay olmuş.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Keloğlan&#8217;ın neşesi yerine gelmiş. Kümesin önüne var­mış, beyaz başı, tavuğu  yakalamış. “Beyaz başlı tavuk, altın yumurtla artık”, demiş. Beyaz başlı tavuk,  birkaç kere gıdaklamış ve on altın yumurtlamış. Anasının gözleri fal taşı gibi  açılmış, rüyalarda gezindiğini sanmış. Hep saflığından dolayı, işleri iyi  göremeyen Keloğlan&#8217;ı alıp kollarının arasına, öpüp sevmiş, sonra da şöyle demiş:</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">“Oy anasının akıllı oğlancığı, öpsün seni anacı­ğın. Artık fakirlik bitti.  Yalnız bunu kimseye söyleme, boş boğazlık etme”.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Sonra pazara koşmuş Keloğlan, istediği kadar yiyecek alıp dönmüş köyüne. Bir  sonraki ay gelmiş. Beyaz başlı tavuk yine on altın yumurtlamış. Böy­le birkaç  sene bolluk içinde yaşamışlar. Köyde İskender adında bir adam varmış.  Çeke­mezin, hasedin tekiymiş. Her nasılsa beyaz başlı tavu­ğun ayda bir kere  altın yumurtladığını öğrenmiş.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Birçok yöntem denemiş, utanmamış, sıkıIma­mış, tavuğu aşırmak için çok uğraşmış,  Fakat becere­memiş. Ya tavuk gıdaklamış, ya kocakarı birdenbire evin önüne  çıkmış veya Keloğlanla karşılaşmış&#8230; Ol­mamış işte. Düşünmüş taşınmış,  Keloğlan&#8217;ı kandırmaya karar vermiş. Günlerce Keloğlan&#8217;ı takip etmiş, en uygun  yerde yakalamış:</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">“Keloğlan, sana bir şey söylemek istiyorum”, de­miş.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">“Allah Allah, demiş Keloğlan, senin benimle ne işin ola ki İskender Emmi  hayrola”&#8230;</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">“Bir tavuğa ihtiyacım var”, diye belirtmiş isteğini. Keloğlan&#8217;ın çok tuhafına  gitmiş, gülmüş de. “Memlekette tavuk mu kalmadı emmi, var git işi­ne hele”,  diyerek bir de çıkışmış adama Keloğlan. Hemen ne cevap vereceğini düşünmüş  İskender. Bulmuş da:</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">&#8211; Beyaz başlı tavuklara bayılırım. O da sadece sende var.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">“Yani benim beyaz başlı tavuğumu mu istiyorsun?”</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">İskender, “Bedava istemiyorum, alacaksın paranı, vere­ceksin beyaz başlı  tavuğumu” demiş.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">“Bende satılık tavuk yok”, diye direnmiş Keloğlan. “Çok büyük para vereceğim  Keloğlan. Ananla yıllarca bolluk içinde yaşayacağınız kadar büyük pa­ra. Hadi,  yeter artık, daha da naz etme, kelini öpe­yim, gözünü seveyim, beyaz başlı  tavuğu göreyim” diye diretmiş İskender.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Fakat, Keloğlan&#8217;ın hoşuna gitmiş, çok para lafı. Bayağı meraklanmış, hem de  sormuş, “Para, çok para dediğin ne kadar İskender Emmi? Uzatmayalım, pazarlık  yapmışlar, bir tavuk fiyatı­nın 400 katı para karşılığı, Keloğlan, beyaz başlı  ta­vuğu anasından gizli olarak adama vermiş. Birkaç gündür beyaz başlı tavuğu  göremeyen Ke­loğlan&#8217;ın anası, feryadı basmış. Oraya bakmış bula­mamış, buraya  bakmış görememiş, siniri tepesine çık­mış.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">“Ah Keloğlan, vah Keloğlan, kara günler kapıda oğlan, beyaz başlı tavuk nerede?  Acaba tilki mi kapıp götürdü? Keloğlan gerçeği söylemiş. “Oldu bir kere ana”,  demiş. Sattım bir kere. Hem de 400 tavuk parası aldım. Belini tuta tuta bir sopa  kapmış yaşlı kadın, Keloğlan&#8217;ın peşine düşmüş. Ahıra girmiş Keloğlan, ardın­dan  anası. Dört dönmüşler. Kadının feri kesilmiş, so­payı bırakmış. Olduğu yere  devrilmiş. Keloğlan, anasına çok acımış, İskender Emmisine gıcık kapmış, o  hırsla evden kaçmış, gide gide köy dışına çıkmış. içli içli ağlamış&#8230; Derken,  Nur Dede, karşısına çıkmış.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">“Ah toy evladım, ne var yine? Nedendir böyle iç­li içli dertlenişin? Dök derdini  bana, bir çözüm bula­yım sana”.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Dökmüş içini Nur Dede&#8217;ye, “Şansım bir türlü yüzüme gülmüyor Nur Dede. Anam  ağlıyor evde, bakamaz oldum yüzüne. Kendi­me değil, yaşlı anama acıyorum, yaptım  bir kere ha­ta, binip gideceğim buralardan yağız bir ata”. Çok acımış Keloğlan&#8217;a  Nur Dede. “Anan için bir yol daha göstereceğim sana. Sizin evin aşağısında, bir  su gözesi var. Çok şifaIı bir sudur, haberin ola. İnce (verem) ve taun (veba)  hastalığına çok iyi ge­lir. Su satarak anana bakarsın. Yalnız, bu kere akıllı  ol, kimseye bahsetme.”</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Böyle demiş adam ve bir anda kaybolmuş. Keloğlan, koşa koşa eve gelmiş. “Ana,  kurban ana, bir müjdem var sana. Oralı olmamış anası.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">“Yine canımı sıkma be Keloğlan. Senin müjden­den ne olur? Bu saflık sende  olduktan sonra, ne desen boş &#8230;</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Keloğlan, “Öyle deme ana, bu sefer kimseye söylemeyece­ğim” demiş. Anası,  “Neymiş? Hadi gevezelik etme de söyle şu müj­de dediğin şeyi”.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Başlamış anlatmaya oğlu. “Bizim şu aşağıda bir su gözesi var ya ana, işte o su  çok şifalıymış, ince hastalık ve tauna iyi gelirmiş. Kova kova satacağım,  evimizi istediğin yiyeceklerle do/duracağım.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Kadının hoşuna gitmiş:</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">“Bu kere olsun ağzını sıkı tut. Hadi bekleme, ilk siftahını bu gün yap. eşeği  ahırdan çıkar, güğümleri doldur kovalarla pazarda sat.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Keloğlan, eşeğinin yuları elinde, inmiş suyun gö­züne. Kapları doldurmuş,  yürümüş gitmiş pazara. Herkes kendisine gülermiş. &#8220;Bu aptal çocuğun yapma­dığı  iş bir bu kaldıydı”, demişler. Keloğlan, tellal gibi başlamış bağırmaya: “Duyduk  duymadık demeyin, Keloğlan suyunu deneyin, toundan, inceden kurtulun!”</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Halk bir anda başına toplanmış. Biri sataşmış, “Kimi kandırıyorsun sen? Hiç su  satılır mı? Nerede görülmüş bu?”</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Keloğlan, adamı duymamış bile, ilan etmeye de­vam etmiş. Kasaba&#8217;nın Kadısı  oradan geçermiş, Keloğlan&#8217;ın nidasını duyunca, yanına yaklaşıp demiş ki, “Halkı  kandırmaktan dolayı, seni cezalandırırım Keloğlan. Hadi, pılını pırtını topla ve  köyüne dön. Keloğlan, “Denemesi bedava Kadı Efendi”, demiş. “İstersen, bir tas  iç”.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Ahalinin gözleri, ikisinin de üzerindeymiş. Baka­lım bu işin sonu nereye  varacakmış?</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Kadı: “Yok yahu” demiş, “önce sen iç bakalım, hem ben göreyim, hem de ahali. Ne  bilelim, belki zehirli su sa­tacaksın. Hadi dikle tası kafana”.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Kadı madı dinlememiş Keloğlan, patavatsızca karşılık vermiş. “Oldu mu Kadı  Efendi. Biz, insanları kandıracak kadar kötü müyüz? Hem ben, ne inceden, ne de  taundan şikayetçi­yim. Ne diye içeyim ki?”.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Herkes kıkır kıkır gülerken, Kadının tepesi atmış, “Böyle ağzına geldiği gibi  konuşma Keloğlan. Bana edebinle konuş. Kim söyledi sana bu suyun şifalı  olduğunu? Kendin hekim misin? Aklın bu işlere er­mez senin. Bu insanların  sağlığı da benden sorulur”.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Sonra seni hapse atarım bak.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Saf oğlanın saflığı gitmiş, aksiliği gelmiş üstüne. “Peki sen doktor musun Kadı  Efendi” diye söy­lenmeye devam etmiş. “Nereden biliyorsun bu suyun hastalıklara  iyi gelmediğini. iftira atma bana, beddua ederim sana”.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Kadı, kadılığını gösterip demiş ki, “Bu dediğin doğrudur. Öyle ya, ben hekim  değilim. En iyisi ince veya taundan mustarip birini bulup ona içirelim suyu.”</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Olacak ya, hemen bir ince (verem) hastası öne çıkmış. “Verin bana bir tas su”  demiş. “Verin de içeyim”.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Ölmüş koyun kurttan korkar mı? Ahali, daha bir merak girdabına girmiş. Hasta  olan bir kadınmış. Bir de yalvarmış. Keloğlan, bir tas suyu içirmiş kadına. Bir  dikleyişte suyu içmiş. Birdenbire öyle bir iştaha gelmiş ki, he­men bir şeyler  yemek istemiş. Bu nedenle, şöyle ko­nuşmuş: “Bana somun somun ekmek getirin.  Karnım aç, çok aç. Hepsini yiyeceğim, hepsini”.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Biri koşmuş fırına bir çuval dolusu somun ekmek alıp hemen dönmüş, hasta kadın,  bir anda dört somu­nu yemiş. Bir tas su daha içmiş, dört somun daha in­dirmiş  midesine.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Bir anda, kadının yüzü canlanmış, sanki verem­den eser kalmamış. Herkes,  Keloğlan&#8217;a hayran hay­ran bakarmış. Şöyle şeyler konuşurlarmış:</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">“Ummadığın taş, baş yarar. Keloğlanı gördünüz mü? Meğer, ne marifetleri varmış.  Yaşlı bir kadının kel kafalı oğlu deyip gülerdik, ama meğer neymiş be”.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Ahali, şimdi Kadı&#8217;nın ne diyeceğini merak eder­miş. Gayet memnun ve rahat bir  sesle: “Seni hepimiz adına kutluyoruz Keloğlan” demiş Kadı. “Büyük bir hizmet  yapacaksın artık. Bütün mem­leketlerde nam yapacaksın. Hem bütün bunlardan  başka, büyük sevap alacaksın. Bütün ahali senden su alabilir. Hadi kolay gelsin”  demiş ve gitmiş.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Suyun tamamını satan Keloğlan, eşeğini yiyecek­lerle yüklemiş dönmüş köyüne.  Yolda pek neşeli oldu­ğunu gören köylüler, takılmışlar. “Hayrola Keloğlan. Suyu  ne yaptın? Keloğlan, “Döktüm”, demiş, “kızdım döktüm”.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Fakat eşeğin sırtında bir sürü yiyecek olduğu için, birisi ciddi ciddi öğrenmek  istemiş, gerçeği ve sormuş: “Bizimle kafa bulma Keloğlan, peki bunca yiye­ceği  neyle aldın?”</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">“Şimdi ben ne söylesem, bana inanmayacaksınız. Ne diye konuşayım?”</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">“Yahu, ağzın mı eskir, söylesen” demiş bir baş­kası. “Gidin pazara, görürsünüz  satmış mıyım, satma­mış mıyım suyu” dedikten sonra, türkü çağıra çağıra devam  etmiş yoluna.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Annesi, suyu satıp bir eşek yükü yiyecekle gelen oğlunu görünce, mutluluk  gözyaşları dökmüş. Düş gördüğünü sanmış. Oğluna sarılıp öpüp koklamış. Dualar  etmiş. Günlerden beri ocakta yemek pişmezmiş. Bu yüz­den pek kederliymiş  kadıncağız. Hemen, hasta haline bile aldırmadan yemek pişirmiş. Böyle bir  zamanlar geçmiş aradan. Kıskanç ve ahlaksız adam İskender, bu kez şifalı suya  dikmiş gözünü. Keloğlan&#8217;ı yalnız bir yerde dur­durup, “Suyu bana satar mısın”  diye sormuş. Fakat, bu sefer, anasının da Nur Dede&#8217;nin de söz­lerini unutmamış  Keloğlan. içten pazarlıklı olarak şöy­le cevap vermiş: “Bu kereki pazarlığımız  kolay olmayacak, ama anlaşabilirsek, suyu satmayı düşünebilirim”.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Keyifli bir kahkaha patlatmış İskender. İnanama­mış duyduklarına. Şöyle demiş:  “Hey be Keloğlan, aslansın sen, dünyalarda bir tanesin. Borcumu söyle, anlaşmayı  yapalım”.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Keloğlan, ciddi ciddi demiş ki, “iki deve yükü altın getir, suyu gözesiyle,  kayna­ğıyla birlikte al”.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">İskender şok olmuş, sanki gözleri donmuş. Ağzını burnunu eğip bükmüş: “Bana  bak”, diye bağırmış Keloğlan&#8217;a. “O ka­dar altını, ben değil padişahlar bile zor  bulur.”</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">“Sen bilirsin öyleyse İskender Emmi. Madem pa­ran yok, öyleyse tabanları yağla  da çek git” diye, sanki dalgasını geçmiş Keloğlan.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Sinirinden deliye dönen İskender: “Ben sana gösteririm”, deyip uzaklaşmış.  Aynını anlatmış anasına Keloğlan. Yaşlı kadın İskender&#8217;i çok iyi tanırmış.  Bundan sonra, su gözesini her akşam beklemesini tembihle­miş, oğluna.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">O günden sonra, Keloğlan, her gece suyun göze­sini beklemeye başlamış. İlk  zamanlar, kimseler gelip gitmemiş. Ama bir akşam, İskender, usul usul suyun  gözesi­ne doğru yaklaşırken Keloğlan, dikkatle kendisine ba­karmış. Hemen  tanımış tabii Keloğlan bu kıskanç ada­mı. Şimdilik dokunmamayı yeğlemiş. Belki  bir iki kez gelir, su alıp gider ve bir daha da gelmek istemez di­ye düşünmüş.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Hakikaten, İskender, yanında getirdiği su kapları­nı doldurmuş, bir tas su içmiş  ve geldiği gibi sessizce dönüp gitmiş &#8230;</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Anası ikide bir herhangi bir durum, bir tehlike olup olmadığını sorunca, “Ben  varken evvel Allah, kimse yanaşamaz, şifa­lı suya ana” der, kahramanlık  edalarına bürünürmüş ama, artık, bundan sonra böyle demesi pek mümkün olmamış.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Çünkü, İskender bir hainlik daha yapmış. Rengi öteki normal sulara benzemediği  için şifalı sudan doldurduğu kapların içine, bayıltan otunun to­humundan atmış.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Köyün kapılarını tek tek dolaşarak, suyun çok kö­tü olduğunu, içildiğinde  bayılttığını ve bir hafta bo­yunca tesirinin geçmediğini söylemiş. Bir de  yanında taşıdığı o şifalı suyu göstererek, “İşte insanlara şifalı diye sattığı  suyun aslı. Var­sa cesareti olan buyursun içsin”, diyerek, ne kadar doğru  söylediğini güya ortaya koymuş.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Kim cesaret edebilir ki, böyle bayıltıcı bir tesiri ol­duğu söylenen suyu  içmeye? Hileci İskender bir taktik daha bulmuş. Hemen bir köpek bulup getirmiş.  Suyu içen köpek, saniyesinde bayılıp devrilmiş. Bunu gören köylüler, insanlara  büyük bir iyilik yapmış olmak için, çıkmışlar civar mahalle ve köylere, tek tek  uyarmışlar insanları. “Keloğlan&#8217;ın sattığı suyu sakın içmeyin. Yoksa,  bayılırsınız. Bir hafta kendinize gelemezsiniz, belki de ölürsünüz. Aman ha,  dostlar, köylüler, aman”.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Oldukça kurnaz olan İskender, bununla da kalma­mış, gitmiş, şifalı sudan epey  almış ve halka şunu ilan etmiş: “Ey ahali! Duyduk duymadık demeyin, İskender  suyu için. Şi­fayı görün”.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Halk, yine şüphe içindeymiş.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Bunu gören İskender şişine şişine, kendisinden ga­yet emin bir vaziyette bir  kova suyu o kocaman mide­sine akıtmış.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Tabii, halk, daha durur mu? Kovalarla, kazanlarla su almışlar İskender&#8217;den.  Bizim saf Keloğlan ise, kalakalmış orta yerde. Kimseye laf anlatamamış.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Anası: “Bundan sonra, daha dikkatli ol oğlum, nasıl oluyor da sen bu adamı  göremiyorsun, aklım almıyor. Ah, gençliğim olaydı da, o İskender denen kurnaz  til­kiyi tepeleyeydim” diyerek, üzüntüsünü belirtmiş.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Olaya çok sinirlenen Keloğlan, bu adama hak et­tiği dersi vermenin zamanı  geldiğine inanmış ve bir yol yöntem aramış.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Hırsından deliye dönmüş.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Nihayet, kurnazca bir plan gelmiş aklına ve he­men uygulamış. Başka bir yerden  aldığı birkaç kova suyun içine zehir koyan Keloğlan, şifalı, suyun yanına koymuş  kovaları. Şifalı suyun ağzını da kocaman bir taşla örtmüş ve yakınlarda bir yere  gizlenmiş.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Az sonra, İskender gelmiş. Birden şaşırmış, üzülüp de kahrolmuş. Zaten çok  susamışmış. Hemen kovalardan birini ağzına diklemiş. içmiş epey. Ama, bir şeyler  olmuş ve yere yıkılmış. Bir daha da kalkamamış.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Keloğlan, adamın ölüp ölmediğini adamakıllı an­lamak için gelmiş başucuna,  bakmış ki, ölüp gitmiş. &#8220;Oooh, demiş, hak ettiğin cezayı buldun &#8220;.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Keyifli keyifli evine dönmüş. Anası sormuş: “Niye hemen geldin Keloğlan?”</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">“İşini bitirdim ana” diye konuşmuş Keloğlan.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">“Kimin işini Keloğlan, sen nelerden söz ediyorsun?”</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">“O alçak adam kendi tuzağına kendi düştü, ze­hirli sudan içti ana”.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">“Hemen saklan oğlum”, demiş anası, “seni gelip bulurlar sonra”.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Keloğlan: “Kim bilecek ana” demiş, “boş ver sen, nasıl olsa benim suyumun  zehirli olduğunu söylemiyor muydu? Kör mü gözü, içmeseymiş der insanlar &#8230;</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Neyse&#8230;</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Kara haber, yerde durmazmış.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">İskender&#8217;in, Keloğlan Suyu içerek zehirlenip öldü­ğü haberi, bütün civar  köylerde ve kasabada duyul­muş. Bütün halk şaşırmış, &#8220;ucuz kurtulduk&#8221; diye  söylenmiş herkes. Bu olay, Kadı&#8217;ya kadar ulaşmış. Zaten, bir sürü şikayet  gelmiş. Hemen tutup sorgusuz sualsiz hapse atmış Keloğ­lan&#8217;ı.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Dünyadaki tek varlığı Keloğlan&#8217;ının hapse atılma­sından sonra, hayli üzülen  yaşlı kadın, işin peşini bı­rakmamış. Öyle etmiş, böyle yapmış, çıkmış Kadı&#8217;nın  huzuruna. Ama büyük bir azar işitmiş Kadı&#8217;dan:</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">“Hem suçlu, hem güçlü pozu yapma be kadın bana. Senin oğlun katil katil. İdamı  gerekir ama, yaşı kurtarmıyor. Hadi çekil git, mahkemeyi de boşu boşu­na işgal  etme”.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Kadın, oturmuş olduğu yere, başlamış hüngür hüngür ağlamaya.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Kadı, başına bir iş olmaktan korkmuş:</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">“Söyle, diye bağırmış, söyle be ihtiyar kadın, ne söyleyeceksen”.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Haklı olduğundan adı kadar emin bulunan kadın­cağız, şunları söylemiş: “Suçsuz  benim oğlum, karıncayı bile öldüremez o. Çıkart ne olur Kadı Efendi oğlumu  hapisten, yoksa atarım kendimi şu merdivenden &#8230;</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Öfkesi katlanmış Kadı&#8217;nın:” Be hey kadın! Suçu sabittir Keloğlanın. Cezası  hapistir zehirli su satanın. Var git işine”.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Kadın, kararlı kararlı söylenmiş: “İsterseniz suyu kontrol ettirin Kadı Efendi.  Ben ve oğlum, her gün o sudan içtik, niye zehirlenmedik. Yalan mı söylüyorum  sana? Hadi, artık acı bana, yol ver, çıksın Keloğlan&#8217;a”.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Kadı, kadının bu sözlerinden sonra biraz düşün­müş:</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">“Akla uygundur bu dediğin ihtiyar kadın. Suyu kontrol ettireceğim. Eğer zehirli  çıkarsa, oğlunu idam ettireceğim gibi, seni de zindanlarda çürüteceğim, haberin  olsun”.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Yaşlı kadın: “Boynum kıldan incedir Kadı Efendi” diye konuş­muş.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Kadı, hemen bir su uzmanı bulmuş, suyu yerinde kontrol ettirmiş.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Uzman: “Kadı Efendi, demiş, su gayet sağlıklı ve hem de şifalıdır. Kim  söylemişse yalan söylemiştir, raporu bu­dur”.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Kadı, daha fazla ve daha derin bir araştırma yap­madan Keloğlan&#8217;ı hapse attığı  için çok üzülmüş. Bir emirle, Keloğlan&#8217;ı hapisten salıvermiş. Bir de tellal  çıkartıp bağırttırmış: “Ey ahali, duyduk duymadık demeyin, Keloğlan, hapisten  çıkarılmıştır. Suyunun sağlıklı. ve dahi şifalı olduğu anlaşılmıştır.  Veremliler, vebalılar, koşun, Ke­loğlan&#8217;ın şifalı suyunu bulun!”</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Bu haber üzerine çok mutlu olan anası, sevinç gözyaşları dökmüş. Allah&#8217;a, bu  beladan kurtardığı için şükürler etmiş.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">O günden sonra Keloğlan&#8217;ın müşterisi o kadar ço­ğalmış ki, paraları ne  yapacaklarını şaşırmış.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Artık, parası olmayanlara bedava su dağıtmaya başlamış. Böylece, hak yerini  bulmuş. Keloğlan ile anası, çok mutlu olmuş ve bolluk bir hayat sürmüş.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Darısı mı? isteyenlerin başına.</font></p>
<p><em><font face="Maiandra GD" size="2">(En Güzel Keloğlan Masalları, Emel İpek,  Papatya Yayınları) </font></em></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"> <span style="font-size: 15pt"><font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/keloglan-masallari/">»<span lang="tr">  &#8220;Keloğlan  Masalları&#8221; Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span></span></font></strong></p>
<p align="center"> <span lang="tr"><strong><font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir…</font></strong></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/sifali-su-keloglan-masallari/">Şifalı Su – (Keloğlan Masalları)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/sifali-su-keloglan-masallari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>37</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
