<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Tureyis Destani | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/tureyis-destani/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Fri, 21 Oct 2016 11:40:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>İslamiyetin Kabulünden Önceki Türk Edebiyatı</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/islamiyetin-kabulunden-onceki-turk-edebiyati/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/islamiyetin-kabulunden-onceki-turk-edebiyati/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 Feb 2013 16:41:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İslamiyet Öncesi ve Geçiş Dönemi Türk Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Attila Destanı]]></category>
		<category><![CDATA[Bozkurt Destanı]]></category>
		<category><![CDATA[Destan (epope) nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Destan (Epope) Özellikleri nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[Doğal destanlar nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Ergenekon Destani]]></category>
		<category><![CDATA[Fiu destanı]]></category>
		<category><![CDATA[Göç destanı]]></category>
		<category><![CDATA[Hun Oğuz Destanları nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[İslamiyet öncesi Türk Destanları nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[islamiyet öncesi türk edebiyatı kaça ayrılır]]></category>
		<category><![CDATA[islamiyetin kabulünden önceki türk edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Kök Türk (Göktürk)Destanları nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[Oğuz Kağan Destanı]]></category>
		<category><![CDATA[Saka Destanı]]></category>
		<category><![CDATA[Sözlü edebiyat nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Tureyis Destani]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Edebiyatında Yapma Destanlar nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[Uygur Destanları nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[Yapma destanlar nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Yaratılış Destanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=27785</guid>

					<description><![CDATA[<p>[edebiyat_lys] İSLAMİYETİN KABULÜNDEN ÖNCEKİ TÜRK EDEBİYATI Türk edebiyatı uzun bir geçmişe sahiptir. Edebiyat tarihi, dönemlere ayrılırken keskin kültür değişimleri göz önüne alınmıştır. Bu sebeple İslamiyet öncesi Türk edebiyatı sözlü ve yazılı olmak üzere ikiye ayrılır. A. Sözlü Edebiyat Sözlü edebiyat, tarihin bilinmeyen zamanlarında başlamış ve günümüze kadar ulaşmıştır.Bu döneme &#8220;destan devri&#8221; de denir.Bu edebiyat döneminin [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/islamiyetin-kabulunden-onceki-turk-edebiyati/">İslamiyetin Kabulünden Önceki Türk Edebiyatı</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>[edebiyat_lys]</p>
<p><strong>İSLAMİYETİN KABULÜNDEN ÖNCEKİ TÜRK EDEBİYATI</strong><br />
Türk edebiyatı uzun bir geçmişe sahiptir. Edebiyat tarihi, dönemlere ayrılırken keskin kültür değişimleri göz önüne alınmıştır. Bu sebeple İslamiyet öncesi Türk edebiyatı sözlü ve yazılı olmak üzere ikiye ayrılır.</p>
<p><strong>A. Sözlü Edebiyat</strong><br />
Sözlü edebiyat, tarihin bilinmeyen zamanlarında başlamış ve günümüze kadar ulaşmıştır.Bu döneme &#8220;destan devri&#8221; de denir.Bu edebiyat döneminin en önemli türü şiirdir.Şiir, yüzyıllar boyunca sazla birlikte söylenmiş,edebi anlatımların<br />
kuşaktan kuşağa ulaşmasını sağlamıştır.Dolayısıyla sözlü edebiyat geleneğinin en önemli öğesidir. Bu gelenek, yazılı edebiyatın yanında İslamiyetten sonra da devam ederek âşık edebiyatı geleneğini oluşturmuştur.İlk dönem şairleri, şiir söylemelerinin yanı sıra hastalıkları tedavi etmek,gelecekten haber vermek, yuğ törenlerini idare etmek gibi görevlere sahipti.Şiirler genellikle sığır, şölen, toy,yuğ adı verilen törenlerde halk tarafından hep bir ağızdan söylenirdi. Şiirlerin konusu, törenin içeriğine uygun olarak düzenlenir. Törenlerde şiirler ozan, baksı, şaman, kam adı verilen sanatçılar tarafından kopuz eşliğinde söylenir.Eski Türk şiirinde ölçü, Tükçenin yapısına en uygun olan “hece ölçüsü“, uyak da yarım uyaktır. Cinaslardan ve aliterasyonlardan da ahenk unsuru olarak yararlanılmıştır. Eski Türk şiirinin nazım şekli dörtlüklerden oluşmuştur. Ruh ve biçim bakımından yerli bir edebiyattır.Bu edebiyat, halkın ortak malıdır; yani edebi ürünlerin kim tarafından oluşturulduğu belli değildir.<strong>Bu dönemin ürünleri;</strong> koşuk, sav, sagu ve destandır.Koşuk = Aşk, doğa ve yiğitlik temaları üzerine söylenmiş lirik şiirlerdir. Bu şiirler &#8220;sıgır ve şölen&#8221; denen törenlerde okunurdu. Dörtlüklerden oluşup, hece ölçüsüyle kopuz eşliğinde söylenirdi.Sav = Bir düşünceyi ve nasihatı içeren özlü sözlerdir. Bugünkü atasözlerinin karşılığıdır. Sagu = Önemli veya halk tarafından sevilen bir kişinin ölümünden duyulan acıyı,onun yaptığı kahramanlık ve iyilikleri dile getiren şiirlerdir.Yuğ adı verilen cenaze törenlerinde okunurdu. En önemli örneklerinden biri Alp ErTunga Sagusu&#8217;dur. (Nazım biçimleri konusunda bu biçimler ayrıntılı olarak işlenmiştir.)</p>
<p><strong>Destan (Epope)</strong><br />
Konusunu tarihten alan, milletlerin din, erdem ve milli kahramanlık mecaralarını anlatan uzun manzum öykülerdir.Türk tarihi, destanın oluşumu için gerekli olan destan kahramanları ve kahramanlık olayları bakımından oldukça zengindir. Bu zenginliğin yansıması olarak pek çok destan meydana getirilmiştir. Ancak İslamiyet öncesi dönemde oluşan bu destanlar orijinal şekliyle bir bütün olarak günümüze kadar ulaşamamıştır. Bunlara başka milletlerin kaynaklarında özet halinde de rastlamaktayız. Bu eserlerin söylenildikleri dönem ile yazıya geçirildiği dönem arasında yüzyıllar süren zaman aralıkları vardır. Bu sebeple destanlar, söylenildikleri dönemin dil özelliklerini aynen koruyamamıştır. Türk destanlarında geçen olaylarla, tarihi olaylar paralel bir özellik taşır. Destanlardaki olağanüstülükleri çıkardığımız zaman tarihimize kaynak teşkil edebilecek bilgilere ulaşırız.<br />
<strong>Genel Özellikleri</strong><br />
*Kahramanları olağanüstü güçlere sahiptir.<br />
*Manzum olarak söylenir.<br />
*Ulusların kültürel özelliklerini yansıtır.<br />
*Yer ve zaman belirsizdir.<br />
*Masal motişeri taşır.</p>
<p><strong>Doğal ve yapma olmak üzere ikiye ayrılır:</strong><br />
<strong>a. Doğal Destanlar:</strong> Kuşaktan kuşağa aktarılan, toplumun kültürüyle biçimlenen ve sonradan bir ozan tarafından yazıya geçirilen &#8220;anonim&#8221; şiirlerdir.<br />
<strong>b. Yapta Destanlar:</strong> Toplumun yakın dönemine tanıklık eden bir olayın, bir ozan tarafından destan özelliklerine bağlı kalınarak yazılışıdır.</p>
<p><strong>İslamiyet Öncesi Türk Destanları</strong><br />
<strong>1. Yaratılış Destanı</strong><br />
19. yüzyılda Radloff tarafından Altay Türklerinden derlenmiştir.Destan, Türklerin yaratılış hakkındaki en eski inançlarını yansıtmaktadır.<br />
<strong>2. Saka Destanları</strong><br />
<strong>a. Alp Er Tunga Destanı</strong><br />
Alp Er Tunga, M.Ö 7. yüzyılda yaşamış, bütün Orta Asya&#8217;yı Kafkasya&#8217;yı Anadolu&#8217;yu, Suriye&#8217;yi, Mısır&#8217;ı fethetmiş büyük Saka hükümdarıdır. Destanda Alp Er Tunga&#8217;nın Türk–İran savaşlarında sergilediği kahramanlıklar anlatılır.<br />
<strong>b. fiu Destanı</strong><br />
M.Ö 327–330 yılları arasında Türklerin fiu adlı hükümdarıyla, Makodonyalı İskender&#8217;in çarpışmaları ve Türklerin doğuya çekilmeleri anlatılır. Söylenceye göre fiu&#8217;nun ordusu, İskender&#8217;in askerlerini yer yer yenilgiye uğratmıştır. İskender çekildikten sonra fiu, Balasagun&#8217;a gelerek orada kendi adıyla anılan bir kent kurmuştur.<br />
<strong>3. Hun – Oğuz Destanları</strong><br />
<strong>a. Oğuz Kağan Destanı</strong><br />
M.Ö. 209-174 yılları arasında yaşamış büyük Türk Hükümdarı Mete&#8217;nin hayatını anlatmaktadır.<br />
<strong>b. Attilâ Destanı</strong><br />
V. yüzyılda Avrupa topraklarında devlet kuran Batı Hun İmparatoru Attila&#8217;nın hayatı anlatılır.<br />
<strong>4. Kök Türk (Göktürk) Destanları</strong><br />
<strong>Birbirini tamamlayan iki parçadan oluşur:</strong><br />
<strong>a. Bozkurt Destanı</strong><br />
Göktürklerin &#8220;Asena&#8221; adlı bir dişi kurttan türedikleri anlatılır.Söylenceye göre Türkler, düşman ordusunun saldırısına uğramış,ve yok olmuştur.Sadece yaralı bir genç kalmıştır.Tanrı, bu yaralı genci kurtarmak için &#8220;Bozkurt&#8221; göndermiştir. Bozkurt, bu yaralı genci iyileştirmiş, onunla yakınlık kurmuş ve bu yakınlıktan birçok çocuk doğurmuştur.<br />
<strong>b. Ergenekon Destanı</strong><br />
Göktürklerin bir yenilgi sırasında Ergenekon adlı bir yere sığınmaları, burada çoğaldıktan sonra demir dağı eriterek Ergenekon&#8217;dan çıkmaları ve düşmanlarını yenmeleri anlatılır.<br />
<strong>5. Uygur Destanları</strong><br />
<strong>a. Türeyiş Destanı</strong><br />
Eski Hun hükümdarlarından birinin ancak bir &#8220;tanrı&#8221; ile evlenecek kadar güzel iki kızı olduğu ve Dokuz Oğuzların nasıl çoğaldıkları anlatılır.<br />
<strong>b. Göç Destanı</strong><br />
Kutlu bir kayanın Çinlilere verilmesiyle tılsım bozulur, felaketler başlar. Uygurların Ötüken bölgesinden güneybatı<br />
ya doğru tarım havzasına göç etmeleri anlatılır.<br />
<strong>UYARI:</strong><br />
Kırgızlara ait &#8220;Manas Destanı&#8221; da vardır. Radlof, Kırgız Türklerinin ağzından bu destanı derlemiştir. İslamiyetin<br />
kabulünden sonraki olayları da kapsamaktadır. Manas destanı bugün de resmi ve özel toplantılarda söylenmektedir.<br />
Dünyanın en uzun destanı kabul edilir.<br />
<strong>Türk Edebiyatında Yapma Destanlar</strong><br />
Ceyhun Atuf Kansu: Sakarya Meydan Savaşı<br />
Nazım Hikmet : Kuvay-ı Milliye<br />
Kayıkçı Kul Mustafa : Genç Osman Destanı<br />
Fazıl Hûsnû Dağlarca : Üç Şehitler Destanı,Çakırın Destanı İstanbul – Fetih Destanı İstiklâl Savaşı</p>
<p><strong>UYARI:</strong><br />
İslamiyet etkisinde oluşturulan destanlarımız da vardır: Battal Gazi Destanı, Köroğlu Destanı Danişmend Gazi Destanı, Timur Destanı Satuk Buğra Han Destanı&#8230;</p>
<p>[edebiyat_lys]</p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/islamiyetin-kabulunden-onceki-turk-edebiyati/">İslamiyetin Kabulünden Önceki Türk Edebiyatı</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/islamiyetin-kabulunden-onceki-turk-edebiyati/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türeyiş Destanı</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/tureyis-destani/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/tureyis-destani/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Sep 2007 00:59:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir Öykü Roman]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Destanları]]></category>
		<category><![CDATA[Bozkurt]]></category>
		<category><![CDATA[Destan]]></category>
		<category><![CDATA[Kurt]]></category>
		<category><![CDATA[Tureyis Destani]]></category>
		<category><![CDATA[Türk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/tureyis-destani/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türeyiş Destanı Eski Hun beylerinden birinin çok güzel iki kızı vardı. Bu bey kızları ile ancak Tanrıların evlenebileceğini düşünüyordu. Bu sebeble ülkesinin kuzey tarafında yüksek bir kule yaptırarak iki güzel kızını Tanrılarla evlenmek üzere buraya yerleştirdi. Bir süre sonra kuleye gelen bir kurdun Tanrı olduğu düşüncesiyle kızlar bu kurtla evlendiler. Bu evlenmeden doğan Dokuz Oğuzların [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/tureyis-destani/">Türeyiş Destanı</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><strong><span style="font-size: 22pt; color: #0099ff; font-family: 'Maiandra GD';">Türeyiş Destanı</span></strong></p>
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Eski Hun beylerinden birinin çok güzel iki kızı vardı. Bu bey kızları ile ancak Tanrıların evlenebileceğini düşünüyordu. Bu sebeble ülkesinin kuzey tarafında yüksek bir kule yaptırarak iki güzel kızını Tanrılarla evlenmek üzere buraya yerleştirdi.</span></p>
<p><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Bir süre sonra kuleye gelen bir kurdun Tanrı olduğu düşüncesiyle kızlar bu kurtla evlendiler. Bu evlenmeden doğan Dokuz Oğuzların sesi kurt sesine benzerdi. Göç Destanı Uygurların yurdunda &#8220;Hulin&#8221; isimli bir dağ vardı. Bu dağdan Tuğla ve Selenge isimli iki ırmak çıkardı. Bir gece oradaki bir ağacın üzerine gökten ilâhi bir ışık indi. iki ırmak arasında yaşayan halk bunu dikkatle izlediler. Ağacın gövdesinde şişkinlik oluştu, ilâhi ışık dokuz ay on gün şişkinlik üzerinde durdu. Ağacın gövdesi yarıldı ve içinden beş çocuk göründü. Bu ülkenin halkı bu çocukları büyüttü. En küçükleri olan Buğu Han büyüyünce hükümdar oldu. Ülke zengin halk mutlu oldu. Çok zaman geçti. Yuluğ Tiğin isimli bir prens hükümdar oldu.<br />
</span> <img decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/Turk_destanlari/tureyis_destani.jpg" alt="Danişmend name" width="141" height="209" align="right" /></p>
<p><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Çinlilerle çok savaştı. Bu savaşlara son vermek için Oğlu Galı Tigini bir Çin prensesi ile evlendirmeğe karar verdi. Çinliler , prensese karşılık hükümdardan Tanrı dağının eteğindeki Kutlu Dağ adını taşıyan kayayı istediler. Gali Tigin kayayı verdi. Çinliler kayayı götürmek için kayanın etrafında ateş yaktılar, kaya kızınca üzerine sirke döktüler. Ufak parçalara ayrılan kayayı arabalara koyarak Çin&#8217;e taşıdılar. Memleketteki bütün kuşlar, hayvanlar kendi dilleriyle bu kayanın gidişine ağladılar. Bundan yedi gün sonra da Gali Tigin öldü. Kıtlık ve kuraklık oldu .Yurtlarını bırakarak göç etmek zorunda kaldılar.</span></p>
<p><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Buraya kadar kısaca tanıtmağa çalıştığımız Türklerin ilk dönem edebî eserleri olan Yaratılış, Alp Er Tunga, şu, Oğuz Kağan, Ergenekon, Türeyiş ve Göç destanları bugünkü bütün Türk Cumhuriyet ve Topluluklarının ortak destanları olarak kabul edilmektedir.</span></p>
<p><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Büyük bir ihtimalle XV. yüzyılda yazıya geçirildiği kabul edilen &#8220;Dede Korkut Hikâyeleri&#8221; nin Hun-Oğuz Destan dâiresinden ayrılmış destan parçası olduğu görüşü oldukça yaygındır.</span></p>
<p><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Dede Korkut Hikâyeleri ve bu hikâyelerin hem anlatıcısı hem de kahramanlarından biri olan Dede Korkut bütün Türk dünyasında ortak olarak tanınan sözlü ve yazılı gelenekte yaşatılan önemli eserlerden biridir. Türklerin X. yüzyılda büyük kitleler halinde islâmiyeti kabul etmelerinden ve Oğuzların büyük bir bölümünün batıya bugünkü Anadolu topraklarına göçmelerinden sonra gerek Orta Asyada gerek Anadolu , Balkanlar ve Orta Doğuda, Türkler farklı siyasî birlikler içinde yaşamışlardır. X. yüzyıldan sonra teşekkül eden destanlardan Köroğlu dışındakiler Türk topluluk ve guruplarının iletişimleri ölçüsünde yaygınlaşmıştır. Köroğlu destanı XVI. yüzyılda Anadolu&#8217;da teşekkül etmiş ve hemen hemen bütün Türk dünyası tarafından benimsenmiş ve çeşitlenerek yaşatılmaktadır.</span></p>
<p><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">İslâmiyetin Kabulünden Sonraki Türk Destanları Karahanlı hükümdarı Satuk Buğra Han X. yüzyılda islâmiyeti resmen devlet dini olarak kabul etmiştir. islâmiyetten sonra ilk teşekkül eden destan da bu hükümdarın islâmiyeti kabul ve yaymak için yaptığı mücadelelerin efsanelerle zenginleştirilerek anlatımıyla doğmuştur. Bu destanın bir elyazmasında bulunan metni kısaca şöyle özetlenebilir. </span></p>
<p align="justify">
<p align="center"><strong><span style="font-family: 'Maiandra GD';"><span style="font-size: 15pt;"> <span style="color: #808080;"><span lang="tr">|</span></span><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-destanlari/">»<span lang="tr"> Türk Destanları Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <span style="color: #808080;">|</span></span><br />
</span></span></strong></p>
<p align="center"><span lang="tr"><strong> <span style="font-size: 10pt; color: #ff0000; font-family: 'Maiandra GD';">Not:</span><span style="font-size: 10pt; color: #808080; font-family: 'Maiandra GD';"> İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</span></strong></span><strong><span style="font-family: 'Maiandra GD';"><span style="font-size: 10pt;"><br />
</span></span></strong></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/tureyis-destani/">Türeyiş Destanı</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/tureyis-destani/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>25</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
